Yerel Haberler
Yozgat
Muhtar Çetin, hayırseverler ve ihtiyaç sahipleri arasında köprü oldu 27 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:11:01 Yozgat’ın Sorgun ilçesi Osman Çavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin, Kurban Bayramı’nda başlattığı anlamlı dayanışma kampanyasıyla mahalle sakinlerinin takdirini topluyor. Muhtar Çetin, kurban kesen ancak paylarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırma imkanı bulamayan aileler ile mahalledeki dar gelirli aileleri bir araya getiren örnek bir projeye imza attı. Kurban etlerinin doğru kişilere, bozulmadan ulaştırılması için kolları sıvayan Osman Çavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin, muhtarlık bürosunun önüne derin dondurucu kurdu. Bayram temizliği ve yoğunluğu içinde kurban paylarını dağıtmaya vakit bulamayan ya da kime vereceğini bilemeyen hayırsever vatandaşlar, etlerini muhtarlığa getirerek bu dondurucuda güvenle muhafaza edilmesini sağlıyor. Toplanan kurban etleri, Muhtar Çetin tarafından titizlikle tasnif edildikten sonra yine kendisi tarafından dağıtıma çıkarılıyor. Mahalledeki ihtiyaç sahibi aileleri daha önceden belirleyen Çetin, kendi şahsi aracına yüklediği kurban paylarını kapı kapı dolaşarak ihtiyaç sahiplerine teslim ediyor. Ali Çetin, "4-5 yıldır bu uygulamayı yapıyorum. Bu bayramda yine devam edeceğiz. Hatta iki dolapla yapıyorum. Buradaki amacımız insanlar kurbanlarını kesiyor dağıtacak yer bulamadığı için biz de böyle ilanen eşe dosta söylüyoruz. Bize getirip gönlünce bırakıyorlar. Biz de kurban kesmeyenleri tespit edip oraya götürüyoruz. İnsanlar apartman hayatı çok olduğu için kurban kestiklerinde verecek yer bulamadıklarını söylüyor. Eskisi gibi müstakil evler de yok. Ben iyi kötü kurban kesemeyenleri tespit ediyorum. Tespit edemediklerim de bize ulaşıyor. O şekilde kendi aracımla teslim ediyorum. Mahalle sakinleri memnunlar. Birebir ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor. Bayramdan birkaç gün önce bile bu projemin olup olmadığını soranlar oldu" dedi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 08:50 Muhtar Çetin, hayırseverler ve ihtiyaç sahipleri arasında köprü oldu Yozgat’ın Sorgun ilçesi Osman Çavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin, Kurban Bayramı’nda başlattığı anlamlı dayanışma kampanyasıyla mahalle sakinlerinin takdirini topluyor. Muhtar Çetin, kurban kesen ancak paylarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırma imkanı bulamayan aileler ile mahalledeki dar gelirli aileleri bir araya getiren örnek bir projeye imza attı. Kurban etlerinin doğru kişilere, bozulmadan ulaştırılması için kolları sıvayan Osman Çavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin, muhtarlık bürosunun önüne derin dondurucu kurdu. Bayram temizliği ve yoğunluğu içinde kurban paylarını dağıtmaya vakit bulamayan ya da kime vereceğini bilemeyen hayırsever vatandaşlar, etlerini muhtarlığa getirerek bu dondurucuda güvenle muhafaza edilmesini sağlıyor. Toplanan kurban etleri, Muhtar Çetin tarafından titizlikle tasnif edildikten sonra yine kendisi tarafından dağıtıma çıkarılıyor. Mahalledeki ihtiyaç sahibi aileleri daha önceden belirleyen Çetin, kendi şahsi aracına yüklediği kurban paylarını kapı kapı dolaşarak ihtiyaç sahiplerine teslim ediyor. Ali Çetin, "4-5 yıldır bu uygulamayı yapıyorum. Bu bayramda yine devam edeceğiz. Hatta iki dolapla yapıyorum. Buradaki amacımız insanlar kurbanlarını kesiyor dağıtacak yer bulamadığı için biz de böyle ilanen eşe dosta söylüyoruz. Bize getirip gönlünce bırakıyorlar. Biz de kurban kesmeyenleri tespit edip oraya götürüyoruz. İnsanlar apartman hayatı çok olduğu için kurban kestiklerinde verecek yer bulamadıklarını söylüyor. Eskisi gibi müstakil evler de yok. Ben iyi kötü kurban kesemeyenleri tespit ediyorum. Tespit edemediklerim de bize ulaşıyor. O şekilde kendi aracımla teslim ediyorum. Mahalle sakinleri memnunlar. Birebir ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor. Bayramdan birkaç gün önce bile bu projemin olup olmadığını soranlar oldu" dedi. (EY-
Yozgat Milli Eğitim Müdürü Altınkaynak: "Öğrencileri yarış ortamına sürükleyici davranışlardan kaçınılmalı"
10 Şubat 2026 Salı - 13:15 Yozgat Milli Eğitim Müdürü Altınkaynak: "Öğrencileri yarış ortamına sürükleyici davranışlardan kaçınılmalı" Yozgat Milli Eğitim Müdürü İsmail Altınkaynak, kademeler arası geçiş sınavlarında öğrencileri yarış ortamına sürükleyici davranışlardan kaçınılması gerektiğini söyledi. Yozgat Milli Eğitim Müdürlüğü’nde Milli Eğitim Bakanlığı Bireysel Öğrenme Platformu (MEBİ) ve Ortaöğretim Genel Müdürlüğü Materyal (OGM) sistemleri değerlendirildi. Toplantıda sunum yapan Yozgat Milli Eğitim Müdürü İsmail Altınkaynak, öğrencilerin sınavlarda kolaylıkla kullanabileceği dijital ortamlardan bahsederek, Milli Eğitim Bakanlığı’nca ücretsiz dağıtılan kaynaklar dışındaki materyallerin okul kurumlarında kullandırılmaması ve bu uygulamalardan kaçınılması hakkındaki genelgeyi hatırlattı LGS, TYT ve AYT gibi kademeler arası geçiş sınavlarında öğrencileri yarış ortamına sürükleyici davranışlardan kaçınılması gerektiğini söyledi. Altınkaynak, MEBİ isimli bireysel öğrenme platformunun 80 bin 183 soru bulundurduğunu, 90’dan fazla deneme imkanı tanındığı, bin 584 konu anlatım videoları ve bin 293 adet ders notu bulunduğunu ifade etti. OGM Materyal’de ise 30 binden fazla çözümlü soru ve deneme sınavları bulunduğunu söyleyen Altınkaynak üç boyutlu kitapların da olduğunu belirtti. Dijital platformların tanıtılması aşamasında ise her okuldan birer müdür yardımcısı, bir rehber öğretmen ve bir bilişim teknolojileri öğretmeniyle deneme sınavlarının nasıl yapılacağının sistem üzerinden uygulamalı olarak anlatıldığı ise yapılan çalışmalar arasında gösterildi. Yetiştirilecek olan öğrencilerin bilgili, donanımlı öğrendiği bilgileri beceriye dönüştürmüş bireyler olmasını hedeflediklerini belirten Altınkaynak, "Biz işimizi de seviyoruz vatanımızı da seviyoruz ve görevimizi en iyi şekilde yapmanın gayreti içerisinde çalışıyoruz" dedi.
Kırgız aksakallıları otağ çadırında geçmişi yâd ediyor
08 Şubat 2026 Pazar - 11:25 Kırgız aksakallıları otağ çadırında geçmişi yâd ediyor Yozgat’ın Yenifakılı ilçesinde yaşayan Kırgız Türkleri, ata yadigârı kültürlerini yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla otağ çadırında bir araya geliyor. İlçede kurulan Kırgız otağında buluşan aksakallılar, geçmiş günleri yâd ederken genç kuşaklara kültürlerini anlatıyor. Yenifakılı’da yaşayan Kırgızlar, Pamir Yaylası’ndan başlayıp Pakistan üzerinden Türkiye’ye uzanan göç hikâyelerini otağ çadırında yapılan sohbetlerle paylaşıyor. Kırgız kültürünün simgelerinden biri olan otağ çadırında bir araya gelen yaşlılar, hem hatıralarını tazeliyor hem de kültürel değerleri yeni nesillere aktarıyor. "Pamir Yaylası’ndan 28 yaşında kaçtık" Kırgız aksakallılarından Abdulhakim Galip, Türkiye’ye geliş süreçlerini anlatarak yaşadıkları göç yolculuğunu şu sözlerle dile getirdi: "Biz Pamir Yaylası’ndan 28 yaşında kaçtık. Pakistan’a geldik. Pakistan’da da 2 sene kaldık. Orada da Allah’a razı olsun, Pakistan devleti de bize iyi baktı, iyi yaşadık. Ondan sonra biz Türkiye’ye bir tane dilekçe yazdık. Amerika’ya bir tane dilekçe yazdık. Bizim liderimiz Hacı Rahman Kul Han var idi. Onun liderliğinde bir gün bize haber geldi. İslamabad’a büyükelçiliğe çağırmış. Büyükelçiliğe gitmiş. Amerika’nın büyükelçiliğine gitse biz sizi kabul ettik. Alaska’ya götüreceğiz. Kabul oldunuz demiş." "Müslüman devlet ana vatanımız Türkiye’ye gidelim dedik" Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından da kabul edildiklerini ifade eden Galip, "Bize de telefon geldi. ’Siz Türkiye’ye mi Amerika’ya mı gideceksiniz’ diye sordular. Sonra aksakallar ve biz de toplandık. 5-10 kişi aksakallı vardı. Toplandık, dedik ki biz Müslüman devlet, ana vatanımız Türkiye’ye gidelim. Müslümanız, Amerika’ya gitsek çoluk çocuk ne olur ne olmaz diye biz karar verdik. Biz de o liderimize böyle haber verdik. Türkiye’yi kabul ettik. Biz de yazdırdık, çizdirdik. Allah razı olsun. Bizi de Türkiye getirdi. Biz geldiğimizde bir zahmet çekmedik. Allah razı olsun. Karagündüz dediğin yere yerleştirdi. Ondan sonra size yağ yaparız diye Erciş ilçesi Altındağ’a yerleştirdi. Orada iki kat ev yaptı. Aldı hayvan evi. Üstü de kendimiz oturacak yerimiz. Ondan sonra Allah’a çok şükür nüfusumuz çoğaldı. Bir zarar Türkiye’den görmedik. Her tarafa iş bulduk. Çocuklar, gençler her tarafa gitti İstanbul’da, Ankara’da. Allah’a şükür 4 binden fazla nüfusumuz oldu. O zaman geldiğimiz zamanda bin 780 nüfusumuz vardı" dedi. Kırgız aksakallılarından Ahmethan Timur ise otağ çadırının Kırgız kültüründeki yerini anlatarak şunları söyledi: "Buraya Kırgız otağı diyoruz. Kırgız memleketimizde aynı bu evde yaşıyorduk. Buraya geldik şimdi odalı daire yaşıyoruz. Pamir’de aynı bu otağda oturuyorduk. Kırgızca aksakallarımız vardı. Burada sohbet ettik. Burada ortada ateş yakıp burada yaşıyorduk. Şimdi de 20-30 tane Kırgız burada oturuyoruz Yenifakılı’da. Bazen toplanıp geliyoruz. Kırgız evinde oturup birbirimizle sohbet ediyoruz, istişare ediyoruz." Yenifakılı’da kurulan otağ çadırı, Kırgız Türklerinin kültürel mirasını yaşatırken, genç kuşakların tarihlerini ve geleneklerini öğrenmesine de katkı sağlıyor.
Kırgız Ak Sakallıları otağ çadırında geçmişi yad ediyor
08 Şubat 2026 Pazar - 11:04 Kırgız Ak Sakallıları otağ çadırında geçmişi yad ediyor Yozgat’ın Yenifakılı ilçesinde yaşayan Kırgız Türkleri, ata yadigârı kültürlerini yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla otağ çadırında bir araya geliyor. İlçede kurulan Kırgız otağında buluşan Ak Sakallılar, geçmiş günleri yad ederken genç kuşaklara kültürlerini anlatıyor. Yenifakılı’da yaşayan Kırgızlar, Pamir Yaylası’ndan başlayıp Pakistan üzerinden Türkiye’ye uzanan göç hikâyelerini otağ çadırında yapılan sohbetlerle paylaşıyor. Kırgız kültürünün simgelerinden biri olan otağ çadırında bir araya gelen yaşlılar, hem hatıralarını tazeliyor hem de kültürel değerleri yeni nesillere aktarıyor. "Pamir yaylasından 28 yaşında kaçtık" Kırgız Ak Sakallılarından Abdulhakim Galip, Türkiye’ye geliş süreçlerini anlatarak yaşadıkları göç yolculuğunu şu sözlerle dile getirdi: "Biz Pamir yaylasından 28 yaşında kaçtık. Pakistan’a geldik. Pakistan’da da 2 sene kaldık. Orada da Allah’a razı olsun, Pakistan devleti de bize iyi baktı, iyi yaşadık. Ondan sonra biz Türkiye’ye bir tane dilekçe yazdık. Amerika’ya bir tane dilekçe yazdık. Bizim liderimiz Hacı Rahman Kul Han var idi. Onun liderliğinde bir gün bize haber geldi. İslamabad’a büyük elçiliğe çağırmış. Büyük elçiliğe gitmiş. Amerika’nın büyük elçiliğine gitse biz sizi kabul ettik. Alaska’ya götüreceğiz. Kabul oldunuz demiş." "Müslüman devlet ana vatanımız Türkiye’ye gidelim dedik" Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından da kabul edildiklerini ifade eden Galip, "Bize de telefon geldi. Siz Türkiye’ye mi, Amerika’ya gideceksiniz diye sordular. Sonra aksakallar ve biz de toplandık. 5-10 kişi aksakallı vardı. Toplandık, dedik ki biz Müslüman devlet, ana vatanımız, Türkiye’ye gidelim. Müslümanız Amerika’ya gitsek çoluk çocuk ne olur ne olmaz diye biz karar verdik. Biz de o liderimiz böyle haber verdik. Türkiye’ni kabul ettik. Biz de yazdırdık, çizdirdik. Allah razı olsun. Bizi de Türkiye getirdi. Biz geldiğimizde bir zahmet çekmedik. Biz yine baktı iyi Allah razı olsun. Kara gündüz dediğin yere yerleştirdi. Ondan sonra size yağ yaparız diye Erciş ilçesi Altındağ’a yerleştirdi. Orada iki kat ev yaptı. Aldı hayvan evi. Üstü de kendimiz oturacak yerimiz. Ondan sonra Allah’a çok şükür nüfusumuz çoğaldı. Bir zarar Türkiye’den görmedik. Her tarafa iş bulduk. Çocuklar, gençler her tarafa gitti İstanbul’da, Ankara’da. Allah’a şükür 4 binden fazla nüfusumuz oldu. O zaman geldiğimiz zamanda bin 780 nüfusumuz vardı" dedi. Kırgız Ak Sakallılarından Ahmethan Timur ise otağ çadırının Kırgız kültüründeki yerini anlatarak şunları söyledi: "Buraya Kırgız otağı diyoruz. Kırgızca memleketimizde aynı bu evde yaşıyorduk. Burada geldik şimdi odalı daire yaşıyoruz. Pamir’de aynı bu otağda oturuyorduk. Kırgızca aksakallarımız vardı. Burada sohbet ettik. Burada ortada ateş yakıp burada yaşıyorduk. Şimdi de 20-30 tane Kırgız burada oturuyoruz Yenifakılı’da. Bazen toplanıp geliyoruz. Kırgız evinde oturup birbirimizle sohbet ediyoruz, istişare ediyoruz." Yenifakılı’da kurulan otağ çadırı, Kırgız Türklerinin kültürel mirasını yaşatırken, genç kuşakların tarihlerini ve geleneklerini öğrenmesine de katkı sağlıyor.
Geleceğin insansız hava aracını yapmak istiyorlar
07 Şubat 2026 Cumartesi - 12:38 Geleceğin insansız hava aracını yapmak istiyorlar Yozgat’ta yaşayan kardeşler hobi için aldıkları yazıcıyla hayallerine doğru adım adım ilerliyor. Yozgat Kınalı Hasan Ortaokulu öğrencisi olan Kaan ve Ceren Akgül kardeşler, ailelerinin boş zamanlarını değerlendirmesi için aldıkları yazıcıyla hem ders çalışıyor hem de ülkemizin savunma sanayisine katkı sağlayacak tasarımlar yapıyorlar. Ceren ve Kaan kardeşler, evde kullandıkları yazıcıyla okul projeleri, ödevler ve teknik çizimler üzerinde çalışıyor. Özellikle teknoloji ve tasarıma ilgi duyan Kaan ve Ceren, yaptıkları çizim ve çıktılarla savunma sanayisine katkı sunabilecek fikirler üretmeyi hedefliyor. Akgül kardeşler, yazıcıyı yalnızca ders materyali hazırlamak için değil, aynı zamanda hayal güçlerini somutlaştırmak için de kullanırken ileride bunu geliştirebilecekleri alanında eğitim almayı amaçlıyor. "İnsansız araçlar sayesinde şehit vermeyiz" İç organ modeli, kalemlik, stres küpü, anahtarlık gibi ürünler üreten kardeşler, insansız hava aracı üretimi de yaptı. İnsansız hava aracını elektrik aksamını bağlayarak projesini bir sonraki aşamaya taşımak istediğini belirten Kaan Akgül, "Hayalim insansız hava aracı yaparak ülkemize katkıda bulunmak. İnsansız araçlar sayesinde şehit vermeyiz. Bu çizimleri yaparken Selçuk Bayraktar’dan etkilendim ve onunla tanışmayı çok isterim. Bundan sonra uçabilecek uçaklar tasarlamayı istiyorum" dedi. "Yerli malı haftasında insansız hava aracı modellerini okuluma götürdüm" Yerli ve milli değerlerin önemsenmesi gerektiğini ifade eden Ceren Akgül, "Yerli malı haftasında ‘Kaan’, İHA, SİHA gibi tasarımları okuluma götürdüm. Selçuk Bayraktar’ın uçaklarından götürdüm. Arkadaşlarımın hepsinde bir merak uyandı. Türkiye’nin yerli malı haftasında yerli malına merak uyandı. Eskiden pek önemsemiyorlardı. Şimdi merakları arttı" ifadelerini kullandı. "Selçuk Bayraktar bizim için örnek" Anne Gülay Akgül, 3D yazıcı aldıktan sonra çocuklarının hayal dünyasının çok geliştiğini belirtti. Akgül, "Çocuklarım evdeki imkanlarla neler yapabileceklerini gördüler. Çocuklarımın vatanını milletini sevmeleri en başta önemli olan. Kurdukları hayaller çok hoşuma gidiyor. Selçuk Bayraktar bizim için en büyük örnek. Onun izinden gidebilirler. Derslerini yazıcıdan destek alarak çalışmaları çok hoşumuza gidiyor. İnsansız hava aracında belli bir yere kadar aşama kaydettik. Belli bir yerden sonra yapamadık ama bu yapamayacağımız anlamına gelmiyor. İnşallah üzerine daha da koyacağız" dedi. Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen Makbule Sargın ise çocukların 3D yazıcılarla yaptığı çalışmaların faydalı olduğunu belirtti. Sargın, "Derslerinde motive edici çalışmalar sağlamakta, başarılarını arttırmakta hem de ülkemizin geleceği olan milli savunma alanında, savunma sanayinde iha, siha gibi insansız hava araçları geliştirmelerinde küçük bir adım olmakta ve gelecekte de bu araçların yapılmasında, üretilmesinde ülkemizin savunmasında ileri düzeyde birer mühendis olmalarında katkı sağlayacaktır" şeklinde konuştu.