Yerel Haberler
Zonguldak
BEUN Hastanesinden kalp hastalarına umut; Kriyobalon Ablasyon yöntemi ilk kez Zonguldak’ta 17 Mart 2026 Salı - 18:43:31 Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Hastanesi, güçlü akademik kadrosu ve gelişmiş teknolojik altyapısıyla sağlık alanında önemli başarılara imza atmaya devam ediyor. Bu kapsamda kalp ritim bozukluklarının en yaygın türlerinden biri olan atrial fibrilasyonun tedavisinde kullanılan "Kriyobalon Ablasyon Yöntemi", Zonguldak’ta ilk kez BEUN Hastanesi Kardiyoloji Bölümü doktorları tarafından başarıyla uygulandı. Atrial fibrilasyon, kalbin üst odacıklarında oluşan düzensiz elektriksel aktiviteler sonucu ortaya çıkan ve çarpıntı, nefes darlığı, halsizlik gibi şikâyetlere yol açabilen yaygın bir ritim bozukluğu olarak biliniyor. Tedavi edilmediği durumlarda inme başta olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına neden olabilen bu rahatsızlık, modern kardiyoloji yöntemleriyle kontrol altına alınabiliyor. Zonguldak Bülent Ecevit Hastanesi Kardiyoloji Bölümü ve Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı akademisyenleri tarafından gerçekleştirilen Kriyobalon Ablasyon işlemi, minimal invaziv bir yöntem olarak dikkat çekiyor. İşlem sırasında kalpte ritim bozukluğuna neden olan odaklar, soğuk enerji kullanılarak izole ediliyor ve böylece kalbin normal ritmine dönmesi sağlanıyor. Bu yöntem sayesinde hastalarda ritim kontrolü sağlanırken yaşam kalitesinin de önemli ölçüde artırılması hedefleniyor. BEUN Hastanesinde başarıyla gerçekleştirilen bu işlem, Zonguldak’ta ilk kez uygulanması bakımından büyük önem taşıyor. Yüksek başarı oranı ve kısa işlem süresi ile öne çıkan kriyobalon ablasyon yöntemi sayesinde, uygun hastalar, mega şehirlerdeki ileri merkezlere gitmek zorunda kalmadan modern tedavi imkânlarına Zonguldak’ta ulaşabilecek. Bu gelişme, Batı Karadeniz Bölgesi’nde sağlık hizmetlerinin niteliğini artıran önemli bir adım olacak. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Üniversite Hastanesinde ilk kez gerçekleştirilen kriyobalon ablasyon işlemiyle ilgili yaptığı açıklamada şu sözleri dile getirdi: "Üniversite Hastanemiz, güçlü akademik kadrosu, nitelikli sağlık çalışanları ve gelişmiş teknolojik altyapısıyla sağlık alanında yenilikçi uygulamaları hayata geçirmeye devam etmektedir. Atrial fibrilasyon tedavisinde kullanılan kriyobalon ablasyon yönteminin Hastanemizde başarıyla uygulanması, bölgemizde sunulan sağlık hizmetlerinin niteliğini artıran son derece önemli ve gurur verici bir gelişmedir. Bu başarılı uygulamada emeği geçen Kardiyoloji Bölümümüzün kıymetli hekimleri başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Bilimsel bilgi birikimini modern tıbbi teknolojiyle bir araya getirerek hastalarımıza en güncel ve güvenilir tedavi imkânlarını sunan değerli sağlık kadromuz, Üniversite Hastanemizin sağlık alanındaki güçlü konumunu her geçen gün daha da pekiştirmektedir. Üniversite Hastanemizde gerçekleştirilen bu nitelikli girişim sayesinde, yalnızca Zonguldak’taki değil Batı Karadeniz Bölgesi’ndeki hastalarımız da büyük şehirlere gitme zorunluluğu duymadan ileri düzey tedavi hizmetlerine bulundukları bölgede ulaşabilme imkânına kavuşmaktadır. Bu vesileyle tedavi gören hastalarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, sağlık hizmeti almak üzere Hastanemize başvuracak tüm hastalarımıza Yüce Allah’tan acil şifalar diliyorum. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi, bölgenin sağlık üssü olma misyonuyla bilimsel gelişmeleri yakından takip ederek modern tıbbın sunduğu en ileri tedavi yöntemlerini vatandaşlarımızla buluşturmaya kararlılıkla devam edecektir."
17 Mart 2026 Salı - 12:10 BEUN’da Geleceğin Hekimleri Kariyer Günleri’nde buluştu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) ev sahipliğinde, Bülent Ecevit Tıp Öğrencileri Birliği tarafından düzenlenen Türk Tıp Öğrencileri Birliği (TurkMSIC) 11. Tıpta Kariyer Günleri, iki gün süren bilimsel ve mesleki paylaşımların ardından sona erdi. Sezai Karakoç Kültür Merkezinde düzenlenen etkinliğin açılış programına BEUN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Servet Karasu, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hande Aydemir ve Bülent Ecevit Tıp Öğrencileri Birliği Topluluk Danışmanı Prof. Dr. Suat Hayri Uğurbaş, akademik ve idari personel ile tıp fakültesi öğrencileri katıldı. Türkiye genelindeki tüm tıp fakültesi öğrencilerine açık olarak düzenlenen etkinlikte; Cerrahi Bilimler, Dahili Bilimler ve Temel Bilimler başta olmak üzere pek çok farklı alanda kariyer planlamasına yönelik oturumlar gerçekleştirildi. Alanında uzman akademisyenlerin deneyimlerini paylaştığı programda tıp fakültesi öğrencileri, oturum aralarında akademisyenlerle birebir görüşme fırsatı bularak mesleki gelişimleri hakkında önemli bilgiler edindi. Etkinliğin ilk gününde; BEUN Genel Cerrahi Ana Bilim Dalından Prof. Dr. Güldeniz Karadeniz Çakmak, BEUN İmmünoloji Ana Bilim Dalından Doç. Dr. İshak Özel Tekin, Karabük Üniversitesi Pediatrik Gastroenteroloji Ana Bilim Dalından Prof. Dr. Eylem Sevinç, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Anatomi Ana Bilim Dalından Prof. Dr. Ferruh Yücel ile Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim Dalından Prof. Dr. Kemal Uğurlu, mesleki tecrübelerini paylaşarak kariyer yolculuklarını anlattı ve öğrencilerin sorularını yanıtladı. Program kapsamında ayrıca 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla aynı gün bir Tıp Balosu düzenlendi. Etkinliğin ikinci gününde ise Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından Prof. Dr. Kenan Karbeyaz, BEUN Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalından Prof. Dr. Hilal Ayoğlu ile Pediatrik Kardiyoloji Ana Bilim Dalından Prof. Dr. Haşim Hüsrevşahi’nin katılımıyla gerçekleştirilen oturumlarda tıp öğrencileri, alanında uzman akademisyenlerle bir araya gelerek kariyer planlamalarına yönelik önemli bilgiler edindi. Programda ayrıca akran eğitimleri de gerçekleştirildi. Kapanış oturumunda Bülent Ecevit Tıp Öğrencileri Birliği, Ulusal Tıp Eğitimi Takımı ve 11. Tıpta Kariyer Günleri Proje Takımı tarafından etkinliğe verdikleri desteklerden dolayı başta BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere emeği geçen tüm kişi ve kurumlara teşekkür edildi. TurkMSIC 11. Tıpta Kariyer Günleri hakkında değerlendirmelerde bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, tıp öğrencilerinin mesleki gelişimlerine katkı sağlayan bu tür organizasyonların büyük önem taşıdığını belirterek şu sözleri dile getirdi: "Üniversitemiz ev sahipliğinde gerçekleştirilen TurkMSIC 11. Tıpta Kariyer Günleri gibi nitelikli programlar, genç hekim adaylarımızın mesleki ufuklarını genişletmeleri ve kariyer planlamalarını daha bilinçli bir şekilde yapmaları açısından son derece kıymetlidir. Alanında uzman akademisyenlerimizin bilgi ve tecrübelerini öğrencilerimizle paylaşmaları, geleceğin hekimlerinin meslek hayatlarına daha güçlü ve donanımlı bir şekilde hazırlanmalarına önemli katkı sağlamaktadır. Bu anlamlı etkinliğin düzenlenmesinde büyük emek ve gayret gösteren Bülent Ecevit Tıp Öğrencileri Birliği başta olmak üzere organizasyonda görev alan tüm öğrencilerimizi gönülden tebrik ediyorum. Üniversitemizin bilimsel, akademik ve sosyal yaşamına değer katan bu tür çalışmalar, öğrencilerimizin yalnızca akademik açıdan değil, aynı zamanda mesleki vizyon ve sorumluluk bilinci açısından da gelişimlerine önemli katkılar sunmaktadır. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak öğrencilerimizin bilimsel üretim, akademik gelişim ve mesleki kariyer yolculuklarında her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle etkinliğe katkı sunan tüm akademisyenlerimize teşekkür ediyor, tıp fakültesi öğrencilerimize eğitim hayatlarında ve meslek yaşamlarında üstün başarılar diliyorum." Bilimsel paylaşımın ve mesleki deneyim aktarımının ön plana çıktığı TurkMSIC 11. Tıpta Kariyer Günleri, iki gün boyunca gerçekleştirilen oturumlar ve kapanış programının ardından sona erdi.
Görenler şok oldu: 92 yaşındaki kadının midesinden ve bağırsaklarından 35 zeytin, 28 hurma çekirdeği ile 5 taş çıktı
16 Şubat 2025 Pazar - 14:48 Görenler şok oldu: 92 yaşındaki kadının midesinden ve bağırsaklarından 35 zeytin, 28 hurma çekirdeği ile 5 taş çıktı Zonguldak’ta midesinden ve bağırsaklarından 35 zeytin ve 28 hurma çekirdeği ile 5 adet taş çıkartılan 92 yaşındaki kadın sağlığına kavuştu. Karadeniz Ereğli ilçesinde 92 yaşındaki Şerife Ay, rahatsızlanarak ailesinin de yardımıyla hastaneye kaldırıldı. Kusma ve karın ağrısı şikayetleri yaşayan yaşlı kadın, buradan da Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Tomografisinde karın bölgesindeki bağırsaklarında ve midesinde yabancı cisimler tespit edilen Ay, kan değerlerinin yüksek seyretmesi üzerine acil olarak ameliyata alındı. BEUN Hastanesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Doktor Öğretim Üyesi İlhan Taşdöven tarafından ameliyat edilen yaşlı kadının bağırsağından 4 santimetre büyüklüğünde taş çıkartıldı. Söz konusu taşın bağırsağı deldiği ve çürümesine sebep olduğu tespit edildi. Ameliyatla bağırsağın çürüyen tarafı temizlenerek sağlıklı kısımları birbirine bağlandı. Ardından midesinde yapılan tespitlerde çok sayıda hurma ve zeytin çekirdeğinin yanı sıra taşlaşmış çekirdekler olduğu görüldü. İki saatlik ameliyatın ardından yaşlı kadının midesinden 28’i hurma, 35’i zeytin olmak üzere 63 çekirdek ve taşlaşmış 5 adet taş çıkartıldı. "Bu tür çekirdekleri yutmak sağlıklı değil, mide ve bağırsaklarda delinmeye sebep olabilir" Hastadan çok sayıda çekirdek çıkarttıklarını ifade eden Taşdöven, hurma, zeytin gibi çekirdeklerin mide tarafından sindirilemediğini hatta delinmelere bile sebebiyet verdiğinin altını çizerek şöyle dedi: "Hasta bize dış merkezden bağırsak tıkanması şikayetiyle gönderildi. Hastayı biz kabul ettiğimizde yapılan tahlillerinde, tomografisinde midesinde ve ince bağırsak içerisinde yabancı cisimler tespit ettik. Kan seviyeleri çok yüksekti. Ondan dolayı ve karın ağrısı olması sebebiyle hastamızı ameliyata aldık. İnce bağırsakta çok fazla taş tespit ettik. Bağırsağı çürüttüğünü gördük. Hatta deldiğini gördük. Çürüyen bağırsak kısımlarını çıkarttık. Yerine çürümeyen kısımları bağladık. Daha sonrasında midesinde de taşlar tespit ettik. Bunları da çıkarttık. Yaklaşık 5,5-6 santimetrelik taşları midesinden çıkarttık. Çok fazla sayıda gördüğümüzde hurma ve zeytin çekirdekleri olduğunu gördük. Bunların hepsini mide ve ince bağırsak içerisinden temizledik. Daha sonra hastamızın ameliyatını tamamladık. 5 günlük yoğun bakım takibinden sonra servise aldık. Sıvı gıdaya başladık. Hastamızın şu anda genel durumu iyi. Bu tür katı gıdalar, çekirdekler, taşlaşmış gıdalar hem bağırsak hem mide için zararlı. Bu tür çekirdekleri yutmak sağlıklı değil. Mide ve bağırsaklarda delinmeye sebep olabilir. O yüzden mümkün olduğunca çekirdekleri çıkartmayı tavsiye ediyoruz." 92 yaşındaki hastanın ameliyat sürecinin zorluğuna dikkat çeken Taşdöven, "92 yaşındaki bir hastanın bu tür ameliyatı kaldırabilmesi çok zor. Bu ameliyatları bu yaşta geçirmek ekstra rahatsızlıklar da olduğu için riskleri arttırıyor. Bu hasta ameliyat olmasaydı kaybedebilirdik" diye konuştu. "Kaç senedir yedim, bana zarar vereceğini düşünmüyordum" Uzun yıllar çekirdekleri zaman zaman farkında olmadan yuttuğunu anlatan Şerife Ay ise "Çekirdekleri hiç zorlanmadan yuttum. Aklım ermeden bazılarını yutmuş oldum. Oğlum götürüyordu ben yiyordum. Böyle olacağını bilmiyordum. Bana zarar vereceğini düşünmüyordum. Kaç senedir yedim onları. Yaşlanınca battı. Allah’a şükür karnımdan temizlendi. Bir daha çekirdek yutmam. Yapmam asla, elimi sürmem. Ben ne oldum, siz olmayın. Yemeyin derim. Ben ne oldum bu yaşta" ifadelerine yer verdi.
Çaycuma, İlk Ulusal Tenis Turnuvasına Ev Sahipliği Yaptı
15 Şubat 2025 Cumartesi - 21:58 Çaycuma, İlk Ulusal Tenis Turnuvasına Ev Sahipliği Yaptı Çaycuma’da, Türkiye Tenis Federasyonu tarafından düzenlenen Çaycuma Tios Cup Büyükler Kış Kupası Türkiye Serisi (2. Kategori) maçları büyük bir coşku ve heyecan içinde başladı. Çaycuma Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü Tenis Kortları’nda gerçekleştirilen turnuva, yerel sporun gelişimine büyük katkı sağladı. Turnuvaya, Türkiye’nin 15 farklı şehrinden 63 erkek ve 33 kadın sporcu tekler kategorisinde, 30 erkek ve 18 kadın sporcu ise çiftler kategorisinde mücadele etti. Çaycuma’nın ulusal düzeydeki ilk tenis turnuvası olması, turnuvaya olan ilgiyi artırdı ve bölgeye tenis severlerin akın etmesini sağladı. Maçlar, büyük bir heyecan içinde izleyiciler tarafından takip edildi. Final karşılaşmalarında ise izleyicilere unutulmaz anlar yaşatıldı. Turnuvanın final maçlarının ardından, ödül töreni düzenlendi. Zonguldak Ak Parti Milletvekili Ahmet Çolakoğlu, Kaymakam Adem Kaya ve Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı ödül törenine katılarak şampiyonları tebrik etti ve kupa takdiminde bulundu. Protokol üyeleri, sporcuları başarılarından dolayı kutladı. Çaycuma, bu turnuva ile tenis sporunun yayılmasına ve bölgedeki genç sporcuların daha fazla fırsat elde etmesine olanak sağladı. Turnuvanın düzenlenmesi, Çaycuma’nın spor alanındaki önemini artırırken, şehrin ulusal düzeydeki etkinliklere ev sahipliği yapma potansiyelini de gözler önüne serdi. Öte yandan turnuvada kazananlarda belli oldu. 14+ Tek Kadınlar - Asya Ay, Kayra Binbay. 14+ Tek Erkekler- Mert Zorluoğlu, Muzaffer Karakaya. Çift Kadınlar Kategorisi - Kayra Binbay-Asya Ay, Nilay Ferayi İnaltay-Naz Demir. Çift Erkekler - Kerem Sezer-Bartu Arslan Nihat Özsular-Habip Uygun."
Çaycuma’da sokak hayvanları için toplantı düzenlendi
15 Şubat 2025 Cumartesi - 10:38 Çaycuma’da sokak hayvanları için toplantı düzenlendi Zonguldak’ın Çaycuma İlçesinde Kaymakamı Adem Kaya başkanlığında, ilçe belediye başkanları ve ilgili kamu kurum ve kuruluş amirlerinin katılımıyla sokak hayvanları barınağı değerlendirme toplantısı düzenlendi. Toplantı, ilçedeki sokak hayvanlarının bakım ve barınma koşullarının iyileştirilmesi amacıyla gerçekleştirildi. Toplantıda, sokak hayvanlarının barınma ve bakım durumları detaylı bir şekilde ele alınarak, mevcut sorunlar masaya yatırıldı. İlgili yetkililer, sokak hayvanlarının yaşam alanlarının iyileştirilmesi, sağlıklarının korunması ve barınma koşullarının daha da geliştirilmesi için çözüm önerilerini tartıştı. Çaycuma İlçe Kaymakamı Adem Kaya, toplantının ardından yaptığı açıklamada, sokak hayvanlarının refahı için çalışmaların hızla devam edeceğini belirtti. Kaymakam Kaya, hayvanların yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik yeni projelerin hayata geçirilmesi için tüm kurumlarla işbirliği içinde olacaklarını vurguladı. Toplantıya katılan belediye başkanları ve kamu kurum yetkilileri, sokak hayvanlarına yönelik duyarlılığın artırılması gerektiğini ve ilçede sürdürülebilir bir çözüm için ortaklaşa adımlar atılmasının önemine dikkat çekti. Bu toplantının, sokak hayvanlarının yaşam haklarının daha iyi korunabilmesi için atılacak önemli bir adım olduğu ifade edildi.
Kontrolsüzce çevreye bırakılan etler "kist hidatik enfeksiyonunun’ yayılmasına neden oluyor
15 Şubat 2025 Cumartesi - 09:31 Kontrolsüzce çevreye bırakılan etler "kist hidatik enfeksiyonunun’ yayılmasına neden oluyor Zonguldak BEUN Hastanesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Füsun Cömert, kist hidatik enfeksiyonunun yayılmasında; kist olduğu bilinmeyen, kontrolsüz kesilen hayvanların etlerinin, iç organlarının çevreye atılması ya da köpeklere yiyecek olarak verilmesinin yanı sıra, özellikle Kurban Bayramı’nda kesilen hayvan organlarının yeterince derine gömülmemesi nedeniyle sahipsiz köpeklerin bunlara ulaşmasının önemli bir risk faktörü olduğunu vurguladı. Cömert, enfeksiyon ile mücadelenin tam anlamıyla gerçekleşebilmesi için köpeklerin yanı sıra başka kaynakların da etkili olduğu ve zincirin tüm basamaklarının birlikte değerlendirilerek kontrol altına alınması gerektiği belirtti. Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Füsun Cömert, kist hidatik hastalığının, hayvanlardan insana geçen bir enfeksiyon olduğuna dikkat çekti. Cömert, bu enfeksiyonun özellikle köpeklerden yayıldığını, ve insanlarda en çok karaciğer ve akciğer gibi organlarda kist oluşumuna yol açtığını ifade etti. İnsanlarda görülen enfeksiyon hastalıklarının yüzde 80’inin hayvanlardan insanlara bulaşan hastalıklar olduğunu anlatan Cömert, bu durumun önlenmesi için Türkiye Zoonotik Hastalıklar Milli Komitesi’nin oluşturulduğunun altını çizdi. Cömert, "Kist hidatik, Echinococcus granulosus tarafından oluşturulan ve en çok karaciğerde kist yapmasıyla karakterize bir enfeksiyon hastalığı. Hayvanlardan insana bulaştığını bildiğimiz bir enfeksiyon hastalığı. Aslında bugün insanlarda oluşan enfeksiyon hastalıklarının yüzde 80’i hayvanlardan insana bulaşan hastalıklar. Yeni tanımlanan ve eskiden beri uzun zamandır görülen enfeksiyon hastalıklarının kökeni hayvanlar. Tarım toplumuna geçilmesiyle insanın hayvancılıkla uğraşmasıyla hayvanların vücudunda bulunan birçok mikroorganizma insanların vücuduna geçerek insanlara adapte olmuştur. Halen olmaya devam etmektedir. Bu anlamda hayvanlardan insanlara hastalık geçmesini önlemek gibi bir durumumuz söz konusu. Bu durumda veteriner hekimlere de önemli görevler düşmekte. Bu anlamda sağlık kavramı önem kazanmış durumda. Ülkemizde de Tarım ve Orman Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı arasında yapılan protokol ile Türkiye Zoonotik Hastalıklar Milli Komitesi oluşturulmuş, yapılan planlamalar ile hayvanlarda hastalığın kontrolü ve böylece insan enfeksiyonunun önlenmesine çalışılmıştır" dedi. ’Kist hidatik parazitinin kaynağı köpekler’ Kist hidatik olarak bilinen hastalığın Echinococcus granulosus parazitinin oluşturduğunu anlatan Füsun Cömert, bu parazitin temel kaynağının köpekler olarak bilindiğinin altını çizdi. Parazitin larvaya dönüşmesiyle karaciğere ve akciğere geçerek enfeksiyon oluşturma durumunun söz konusu olduğunu belirten Cömert şöyle devam etti: "Bu bir parazital enfeksiyon hastalığı. Bu parazitin temel kaynağı, parazitin erişkin formunun konağı olmaları nedeniyle köpekler olarak biliniyor. Köpeğin bağırsağında bulunan erişkinlerin çıkardığı yumurtalar köpek dışkısı ile çevreye yayılmakta. Böyle olunca da köpekler enfeksiyonun yayılması için ana kaynak oluşturmakta. İnsanlar ve otlanarak beslenen otçul hayvanlar köpeklerin bağırsağından çıkan yumurtaları ağız yoluyla alarak enfekte oluyor. İnsanlarda ve otçullarda yumurta mideden geçerek, mide asidinin etkisiyle açılıyor ve bağırsakta larvaya çıkıyor, daha sonra bu larvanın bağırsak duvarı aracılığıyla kana geçiyor ve kan dolaşımı ile en sık karaciğere ve ikinci sıklıkla akciğere yerleşerek kist oluşumuna neden oluyor." ’Enfeksiyon zincirinde yapılacak kontroller hayati önem taşıyor’ Füsun Cömert, kist hidatik enfeksiyonunun yayılmasında, kontrolsüz kesim yapılan hayvan etlerinin doğru şekilde bertaraf edilmemesi ve köpeklerin ulaşabileceği şekilde dışarıda bırakılmasının önemli bir rol oynadığını belirtti. Cömert, bu tür uygulamaların enfeksiyonun köpeklerden insanlara geçişini kolaylaştırdığını ve zincirin tüm halkalarının birlikte değerlendirilerek enfeksiyonun kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı. Enfeksiyonun karaciğer ve akciğerin yanı sıra insan vücudunun farklı bölgelerindeki kaslara, beyine, kemiğe yerleşerek farklı türde de ortaya çıkabildiğinin altını çizen Cömert, şu ifadelere yer verdi: "Köpeğe bulaş bu kistleri ya da larvaları taşıyan etlerin yenilmesiyle oluşuyor. Burada da temel kaynağı aslında kontrolsüz kesim yapılan hayvanların, kist olduğu bilinmeyen etlerinin etrafa kontrolsüzce atılması yada bu hayvanlara yiyecek olarak verilmesi ya da özellikle Kurban Bayramlarında kontrolsüz kesilen hayvanların etlerinin çok iyi şekilde derine gömülmeden dışarıda sahipsiz olan köpeklerin ulaşımına imkan vermesinin önemi büyük. Asıl kaynak köpek gibi görülmekle birlikte köpeğin de bu enfeksiyonun sürecinin tamamlanması için başka kaynağa ihtiyacının olduğu ve dolayısıyla enfeksiyonun kontrolünde bu zincirin basamakların doğru değerlendirilerek hepsinin birlikte kontrolü gerekmektedir. Burada enfeksiyon zincirini iyi tanımak, bütün aşamaları birlikte kontrol etmek önemlidir." "Kistin patlaması, alerjik şok sendromuna ve ölüm riskine yol açabilir" Füsun Cömert, kist hidatik enfeksiyonunun yavaş gelişen bir klinik olduğunu ve yıllar içinde büyüyen kistin, özellikle safra kanallarına basınç yaparak tıkanmaya neden olabileceğini belirtti. Enfeksiyon uzun süre devam ettiğinde karaciğer yetmezliğine ya da kistin patlaması sonucu alerjik şok sendromuna yol açarak ölüm riski oluşturabileceğini ifade etti. Cömert, "Bu çok yavaş gelişen bir klinik. Yıllar içerisinde belli bir büyüklüğe ulaştığında o büyüklüğün sebep olduğu birtakım etkilerle hastayı bize getiriyor. Kitle etkisi oluşturuyor. Basınç yapıyor. Safra kanallarına yakın olarak yerleşirse, bu kanallara yaptığı basınç tıkanma sıklıklarına neden olabiliyor. Uzun süren enfeksiyonlarda karaciğer yetmezliğine ya da bu kistin patlaması sonrasında ki bu herhangi bir travmaya bağlı olarak gelişebilir, kistin içinde bulunan yüksek alerjen sıvının vücuda dağılmasıyla birlikte alerjik şok sendromu ile hastanın ölümüne neden olabiliyor" diye konuştu. "Kist hidatik yayılmasını engellemek için veteriner hekimlere kritik görev düşüyor" Füsun Cömert, 2005 yılı itibarıyla bildirimi zorunlu hastalıklar listesine alınan kist hidatik enfeksiyonunun, bildirimde yaşanan zorluklar nedeniyle verilerde tutarsızlıklar ortaya çıkardığını belirtti. Cömert, Türkiye’de enfeksiyonun sıklığının binde 5 ila 7 arasında değiştiğini ve Avrupa’da daha az görülen hastalığın Türkiye, Yunanistan, Afrika’nın kuzey kesimi, Güney Amerika ve Asya gibi bölgelerde endemik olarak daha yaygın olduğunu ifade etti. Hayvan kontrolünün yapılması, mezbahalarda veteriner kontrolünde hayvanların kesilmesi, atık etlerin dikkatli bertaraf edilmesi işlemlerinin yanı sıra aşılama uygulamalarının önemine dikkat çeken Cömert, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu enfeksiyon bildirimi zorunlu bir hastalık olmasına rağmen 2005 yılında bildirimi zorunlu hastalıklar listesine alınmış olmasına rağmen yine de bildirim konusunda problemler olması nedeniyle ülkemizde çok farklı veriler mevcut. Yapılan geniş çaplı çalışmalara da bakarak ülkemizdeki sıklığının ortalama binde 5 ila 6 yada yüzde 1 arasında değiştiği tahmin edilmekte. Bu çalışmalarda tanımlayıcı yöntemlere bağlı olarak belirlenen oranlarda değişiklikler olabilmekte. Genel olarak hayvan kontrolünün çok daha fazla yapıldığı Avrupa ülkelerinde çok az görülmesine rağmen Türkiye, Yunanistan, Afrika’nın kuzey kesimi, Güney Amerika, Asya ülkelerinde belli bir endemik yüzdelik olarak tanımlayabileceğimiz sıklıkta görülüyor. Bu nedenle hayvan kontrolünün yapılması, mezbahalarda veteriner kontrolünde hayvanların kesilmesi ve bunların organlarının uygun biçimde bertaraf edilmesi aynı zamanda aşılama uygulamalarının yapılmasına daha fazla önem verilmesi gerekiyor." Cömert, kist hidatik enfeksiyonunun tedavisinde ilaç ve cerrahinin birlikte kullanıldığını, ancak hangi tedavi yönteminin öncelikli olacağına hastanın durumuna göre karar verildiğini belirtti. Dünya Sağlık Örgütü’nün hastalığı ultrasonografik görüntülerle sınıflandırdığını ve buna göre hastaların tedavilerinin düzenlendiğin ifade etti. Cömert, "Hangi tedavinin daha ön planda ya da altın standart olarak tanımlandığı belirtilemiyor. Çünkü kist her kişide farklı şekilde olabiliyor. Genellikle ilaç tedavisi tek başına yeterli olmuyor. Cerrahi tedavi mi yada cerrahiden daha basit yöntemlerle mi tedavi edileceğine hastaya göre karar veriliyor" diye ifade etti. "Sahipsiz olan hayvanlara dokunduktan sonra elimizi dikkatli şekilde yıkamamız gerekiyor" Füsun Cömert, kist hidatik enfeksiyonuna karşı aşılama, düzenli taramalar ve veteriner kontrolünde hayvan kesimi gibi önlemlerin büyük önem taşıdığını vurguladı. Ayrıca, eğitici eğitimleri, bilgilendirme materyalleri ve Kurban Bayramlarında organ bertarafı ile ilgili farkındalık oluşturulması gerektiğini belirtti. Cömert, el hijyeninin önemine de değinerek, toprakla temas sonrası dikkatli el yıkamanın enfeksiyonun önlenmesinde kritik rol oynadığını ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı: "Aşılama tabii ki burada da değerlendirilebilecek bir seçenek. Parazitin larvasının vücuda yerleşmesini engellemek için hem köpeklerin hem de otçul hayvanların aşılanması; köpeklerin, insanların ve otçulların korunması açısından önemli. Onun dışında düzenli taramaların yapılması hayvan kesimlerinin veteriner kontrolünde olması, eğitimin verilmesi, hatta eğiticilerin eğitilmesi, farkındalık oluşturmak üzere posterler, afişler, bilgilendirme broşürlerinin hazırlanması, özellikle Kurban Bayramlarında hayvanların organlarının nasıl bertaraf edilmesi gerektiğiyle ilgili ön bilgilendirmelerin mutlaka yapılması gerekiyor. El hijyeni özellikle gerekiyor. Yumurtalar toprağa atılıyor, toprak bizim bu enfeksiyonu kazanmamız için en önemli kaynağı oluşturuyor. Dışarda sahipsiz olan hayvanlara dokunduktan sonra elimizi dikkatli şekilde yıkamamız ve el hijyeni konusunda toplumun belli bir seviyeye çıkartılması gerekiyor. Her şeyin başında olduğu gibi burada da eğitim önemli."
Vali Osman Hacıbektaşoğlu başkanlığında trafik güvenliği toplantısı gerçekleştirildi
14 Şubat 2025 Cuma - 15:38 Vali Osman Hacıbektaşoğlu başkanlığında trafik güvenliği toplantısı gerçekleştirildi Zonguldak’ta trafik güvenliğinin artırılması ve kazaların önlenmesine yönelik değerlendirmelerin yapıldığı toplantı, Vali Osman Hacıbektaşoğlu başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıya güvenlik birimlerinin yetkilileri ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı. Toplantıda, İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı tarafından il genelindeki trafik verileri, yaşanan kazalar ve alınan önlemlere ilişkin sunumlar yapıldı. Şehir merkezi ve kırsal bölgelerde meydana gelen önlenebilir kazalar, yaralanmalı ve ölümlü trafik olaylarının nedenleri ile trafik yoğunluğunun arttığı noktalar ele alınarak, alınabilecek tedbirler değerlendirildi. Trafik akışının düzenlenmesi ve yolların daha güvenli hale getirilmesi amacıyla, toplu taşıma, motosiklet, tarım araçları ve okul servislerine yönelik denetimler gözden geçirildi. Kış mevsimiyle birlikte kış lastiği denetimlerinin artırılması ve araçlarda kış lastiği kullanım zorunluluğuna uyumun sağlanması konuları ele alındı. Yaya güvenliğinin sağlanması ve yaya önceliği bilincinin artırılması, toplantının önemli gündem maddelerinden biri oldu. Özellikle yaya geçitlerinde sürücülerin dikkatinin artırılması, hız limitlerine uyumun sağlanması ve yayaların güvenli şekilde karşıdan karşıya geçebilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması konuları ele alındı. Bu kapsamda, yaya geçitlerinde denetimlerin artırılması, bilgilendirme kampanyalarının yaygınlaştırılması ve altyapı eksikliklerinin giderilmesi yönünde değerlendirmeler yapıldı. Trafik bilincinin artırılması kapsamında, çocuklara, öğrencilere, sürücülere ve kamu personeline yönelik farkındalık eğitimleri ve bilgilendirme seminerleri değerlendirildi. Bu eğitimlerin daha geniş kitlelere ulaştırılması ve trafik güvenliği konusunda farkındalığın artırılması için yürütülecek çalışmalar ele alındı. Toplantıda, trafik güvenliğinin sağlanmasına yönelik kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi, denetimlerin etkinliğinin artırılması ve kış aylarında meydana gelebilecek risklerin önlenmesi için alınması gereken tedbirler karara bağlandı. Ayrıca 2025 yılına ait trafik denetimleri verileri de paylaşıldı. 1 Ocak - 10 Şubat 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen trafik denetimlerinde 76 bin 853 araç kontrol edildi. Denetimler sonucunda 3 bin 283 sürücüye ceza kesildi ve 675 araç trafikten men edildi. Ayrıca, bin 88 okul servisi denetlendi ve bu araçlardan 25’ine cezai işlem uygulandı. Bin 101 ticari taksi denetimden geçerken, 124 taksiye cezai işlem yapıldı. Öte yandan, il genelinde 193 bin 108 araç ve 31 bin 802 motosiklet idari tescile alındı.