Yerel Haberler
Zonguldak
06 Nisan 2026 Pazartesi - 15:29 BEUN İş Birliğiyle Şehit Yakınları ve Gazilere Yönelik "Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı" başlatıldı Zonguldak’ta şehit yakını, gazi ve gazi yakınlarının sosyal hayata katılımlarının desteklenmesi ve sanatın iyileştirici gücünden faydalanılması amacıyla "Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı" başladı. Program kapsamında gerçekleştirilen ilk eğitim, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Gökçebey Mithat Mehmet Çanakcı Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Erdal Kara tarafından verildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü koordinesinde, Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile BEUN iş birliğinde 11 şehit ve gazi yakınına yönelik seramik kursu açıldı. İl Müdürlüğü hizmet binasında gerçekleştirilen ilk eğitime Zonguldak Vali Yardımcısı Fatih Baysal, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mehmet Türkmen Köse ve il müdürlüğü çalışanları katılım sağlayarak kursa hayırlı olsun ziyaretinde bulundu ve katılımcılarla bir araya geldi. Altı ay sürmesi planlanan kurs süresince eğitimler, BEUN Gökçebey Mithat Mehmet Çanakcı Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Erdal Kara tarafından yürütülecek olup katılımcıların sanat aracılığıyla kendilerini daha iyi ifade edebilmeleri ve özgüvenlerinin artırılması hedefleniyor. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, programa ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "Şehit yakınları ve gazilerimizin toplumsal yaşamda daha aktif yer almalarını desteklemek, onların kendilerini ifade edebilecekleri alanlar oluşturmak büyük önem taşımaktadır. Sanatın iyileştirici gücünü merkeze alan bu anlamlı programda paydaş olmaktan memnuniyet duyuyoruz. BEUN olarak, toplumsal sorumluluk anlayışımız doğrultusunda şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle programa öncülük eden başta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş’a ve bakanlığımıza şükranlarımı sunuyorum. Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğümüze, Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüze ve eğitimleri büyük bir özveriyle yürüten kıymetli akademisyenimize ise canıgönülden teşekkür ediyorum."
06 Nisan 2026 Pazartesi - 15:25 BEUN Fen Fakültesinden Büyük Başarı: Üç Program FEDEK Akreditasyonu ile Kalitesini Tescilledi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), eğitimde kalite odaklı yaklaşımını ulusal ve uluslararası düzeyde tescillemeye devam ediyor. BEUN Fen Fakültesi; bünyesinde yer alan Fizik, Kimya ile Moleküler Biyoloji ve Genetik lisans programları, "Fen, Edebiyat, Fen-Edebiyat, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakülteleri Öğretim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği" (FEDEK) tarafından akredite edilerek önemli bir başarıya imza attı. Gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirme süreçleri sonucunda; BEUN Fen Fakültesi Fizik Bölümü 22 Mart 2026 - 30 Eylül 2031 tarihleri arasında beş yıl süreyle, Kimya Bölümü 26 Mart 2026 - 30 Eylül 2029 tarihleri arasında üç yıl süreyle ve Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü ise 26 Mart 2026 - 30 Eylül 2027 tarihleri arasında bir yıl süreyle FEDEK akreditasyon sertifikası almaya hak kazandı. Elde edilen bu akreditasyonlar, BEUN’un eğitim-öğretim süreçlerinde kalite güvencesini esas alan yaklaşımının ve sürekli iyileştirme vizyonunun güçlü bir göstergesi olarak öne çıktı. Söz konusu başarı, üniversitenin öğrenci odaklı, çağın gerekliliklerine uygun ve uluslararası standartlarda eğitim sunma konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. Akredite edilen programlar, sahip oldukları nitelikli akademik kadro, güçlü altyapı, araştırma imkânları ve çağdaş eğitim anlayışıyla öğrencilerine yüksek standartlarda bir öğrenim ortamı sunarken; mezunların ulusal ve uluslararası düzeyde rekabet edebilirliğini de artırıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, üniversitenin akademik başarı grafiğinin her geçen gün yükseldiğini vurgulayarak şu ifadeleri dile getirdi: "Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak, eğitim-öğretim faaliyetlerimizde kaliteyi esas alan, sürdürülebilir gelişimi önceleyen bir anlayışla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Fen Fakültemiz bünyesinde yer alan Fizik, Kimya ile Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümlerimizin FEDEK tarafından akredite edilmesi, üniversitemizin akademik yetkinliğinin ve eğitim kalitesinin güçlü bir göstergesidir. Bu akreditasyonlar yalnızca birer belge değil; aynı zamanda öğrencilerimize sunduğumuz eğitimin ulusal ve uluslararası standartlara uygunluğunun, şeffaflığının ve sürekli iyileştirme esasına dayandığının da somut bir ifadesidir. Mezunlarımızın diplomalarının saygınlığını artıran bu süreçler, onların kariyer yolculuklarında önemli avantajlar sağlamaktadır. Yükseköğretim sistemimizin gelişimine yön veren Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar’a ve değerli YÖK ailesine; kalite güvencesi çalışmalarına sundukları katkılar dolayısıyla Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) Başkanımız Prof. Dr. Ümit Kocabıçak ve YÖKAK ailesine şükranlarımı sunuyorum. Bununla birlikte Üniversitemizde kalite kültürünün kurumsal bir yapıya kavuşmasında emeği geçen tüm akademik ve idari personelimize, sürece katkı sunan kıymetli öğrencilerimize ve değerlendirme süreçlerini titizlikle yürüten FEDEK yetkililerine teşekkür ediyorum. Bu başarıların artarak devam edeceğine yürekten inanıyor; üniversitemizi daha ileriye taşıyacak yeni akademik kazanımlar için çalışmalarımızı aynı azim ve kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."
06 Nisan 2026 Pazartesi - 15:23 Geleceğin Hava Ölçüm Teknolojisi Projesine TÜBİTAK’tan Destek Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), bilimsel araştırma ve uluslararası iş birliklerindeki başarılarına bir yenisini daha ekledi. BEUN Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü akademisyenlerinden Doç. Dr. Gülhan Ustabaş Kaya’nın yürütücülüğünü üstlendiği proje, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından 2515-COST Bilim ve Teknolojide Avrupa İşbirliği Programı kapsamında desteklenmeye layık görüldü. Avrupa çapında bilimsel iş birliklerini güçlendirmeyi amaçlayan COST Aksiyonu "International network for harmonization of atmospheric aerosol retrievals from ground based photometers (HARMONIA)-CA21119" çerçevesinde kabul edilen 125E938 numaralı proje, "Ortam Havasındaki Aerosollerin İnterferometrik Yöntemle Gerçek Zamanlı Saptanması için Prototip Cihaz Geliştirilmesi" başlığını taşıyor. Proje kapsamında, daha önce laboratuvar ortamında Ar-Ge çalışmaları tamamlanarak patenti alınmış olan Yanal Kesme Sayısal Holografi Mikroskopi sisteminin taşınabilir bir yapıya dönüştürülmesi hedefleniyor. Geliştirilecek bu prototip cihaz sayesinde, dış atmosfer koşullarında aerosol konsantrasyonu, havada kalma süresi ve aerosol optik derinlik (AOD) değişimleri gerçek zamanlı olarak analiz edilebilecek. Önerilen sistem, mevcut fotometrik ölçüm tekniklerine alternatif sunarak gece ve gündüz kesintisiz ölçüm imkânı sağlayacak. Aynı zamanda sanayi, çevre ve tıp alanlarında kullanılabilecek taşınabilir ve yüksek hassasiyetli bir cihazın literatüre kazandırılması hedefleniyor. Disiplinler Arası Önemli Bir Çalışma Projede Doç. Dr. Gülhan Ustabaş Kaya’ya; Harita Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Biyomedikal Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Rahime Seda Tığlı Aydın, Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Hakan Kaya, Tıp Fakültesi İmmünoloji Ana Bilim Dalından Doç. Dr. İshak Özel Tekin ve Çevre Mühendisliği Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Sefa Kocabaş araştırmacı olarak eşlik ediyor. Ayrıca Arş. Gör. Duygu Demircan ve doktora öğrencisi Fatemeh Ghasempour bursiyer olarak projede yer alıyor. Mühendislik ve tıp bilimlerini bir araya getiren bu güçlü kadro, projeyi disiplinler arası bir bakış açısıyla yürüterek bilim dünyasına yenilikçi bir katkı sunmayı hedefliyor. BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri dile getirdi: "Üniversitemiz akademisyenlerinin bilimsel üretim ve uluslararası projelerde elde ettiği kıymetli başarılar, yükseköğretimde nitelikli araştırma vizyonumuzun somut bir tezahürüdür. Doç. Dr. Gülhan Ustabaş Kaya Hocamızın yürütücülüğünü üstlendiği bu proje, yalnızca üniversitemiz adına değil, ülkemizin bilimsel gelişimi ve teknolojik ilerleyişi açısından da son derece önemli bir kazanımdır. Atmosferik aerosollerin gerçek zamanlı ve yüksek hassasiyetle ölçümünü mümkün kılacak bu yenilikçi sistemin geliştirilmesi; çevre, sağlık ve mühendislik alanlarında çok yönlü katkılar sağlayacak, ülkemizin bilimsel rekabet gücünü daha da ileriye taşıyacaktır. Disiplinler arası güçlü akademik kadromuzun yer aldığı bu proje, üniversitemizin araştırma kapasitesini ve bilimsel yetkinliğini uluslararası ölçekte bir kez daha ortaya koymaktadır. Bu duygu ve düşüncelerle yükseköğretim sistemimizin vizyoner gelişimine liderlik eden Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve Yükseköğretim Kurulu ailesine; yenilikçi bilimsel araştırmaları teşvik ederek bizleri her daim destekleyen TÜBİTAK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Orhan Aydın’a ve TÜBİTAK ailesine şükranlarımı sunuyorum. Projenin yürütücüsü Doç. Dr. Gülhan Ustabaş Kaya Hocamızı, projede emeği geçen tüm akademisyenlerimizi ve değerli doktora öğrencimizi canıgönülden tebrik ediyor, çalışmalarında üstün başarılar diliyorum."
Gelsenkirchen Horst Belediyesi’nden Alaplı Belediyesi’ne ziyaret
17 Mayıs 2024 Cuma - 19:37 Gelsenkirchen Horst Belediyesi’nden Alaplı Belediyesi’ne ziyaret Zonguldak’ın Alaplı Belediyesi ile kardeş Belediye olan Almanya Gelsenkirchen Horst ilçesi Belediye Başkanı Joachim Gill ve beraberindeki heyet Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin’i makamında ziyaret etti. Alman heyetini makamında ağırlayan Başkan Tekin; Almanya’nın Gelsenkirchen Horst ilçesi Belediyesi ile kardeş Belediye olmaktan mutluluk duyduklarını ifade ederek şöyle dedi: "Kardeş Belediyemiz Belediye Başkanı Sayın Joachim Gill ve değerli misafirlerimizi Alaplı’mızda ağırlamaktan dolayı son derece mutluyuz. İnşallah iki kardeş belediye olarak bu birlik ve beraberliğimiz uzun yıllar devam eder ve hem Alaplı’mız hem de Gelsenkirchen Horst Belediyemiz için hayırlara vesile olur. Kendilerinin bizleri ziyaretleri bizleri onurlandırmıştır. Kendilerine Alaplı’mıza ülkemize hoş geldiniz diyor, ziyaretlerinden dolayı kendilerine teşekkür ediyorum." Alaplı’ya geldikleri için son derece memnun ve heyecanlı olduklarını ifade eden Gelsenkirchen Horst ilçesi Belediye Başkanı Joachim Gill de "Değerli belediye başkanımız bizleri çok nazik ve çok güzel bir şekilde karşıladı. İnanın bu bizim için çok heyecan verici. Alaplı Belediyesi ile kardeş belediye olmak bizim için çok değerli. İki kardeş belediye olarak güzel ve başarılı çalışmalara imza atacağımıza inanıyorum" dedi. Başkan Alman misafirlerini makamında ağırladıktan sonra Alaplı Belediyesi Sosyal Tesislerinde yemekte bir araya geldi. Alaplı Belediyesi sosyal tesislerinde düzenlenen yemeğe Alaplı Kaymakamı Selçuk Köksal, Gümeli Belediye Başkanı Aytaç Tosun, Sivil Toplum Örgütü Başkanları, Belediye Meclis üyeleri ve Alaplı Belediyesi daire amirleri katıldı.
Engelli tiyatro topluluğundan Maden Müzesi’nde özel oyun
17 Mayıs 2024 Cuma - 12:02 Engelli tiyatro topluluğundan Maden Müzesi’nde özel oyun Zonguldak’ta engelli tiyatro topluluğu, Müzeler Günü dolayısıyla Zonguldak Maden Müzesi’nde özel gösterimde sahne aldı. Kilimli Gençlik Merkezi özel oyuncular tiyatro topluluğu, Müzeler Günü çerçevesinde Türkiye’nin ilk ve tek müzesi olan Maden Müzesi’nde “Safinaz’ın İzdivacı” oyununu sergiledi. Avrupa Endüstri Mirası Rotası üyesi olan müzedeki ziyaretçilere, engelli tiyatro topluluğunun performansı alkış aldı. Tiyatro yazarı ve yönetmeni Nuray Dibek tarafından oluşturulan topluluk; müzede sahne almanın heyecanını yaşadı. Maden Müzesi’nde oyun sergilemenin farklı bir çalışma olduğunu ve kendilerine katkı sağladığını anlatan Dibek, “Bir Zonguldaklı olarak Maden Müzesi’nde tiyatro gösterisi yaptığımız için çok mutluyuz. Farklı bir çalışma oldu. Farklı çalışmaların bizlere katkısı çok büyük. Kilimli Gençlik Merkezi özel oyuncular tiyatrosu olarak engelli bireylerden oluşan tiyatro ekibiyiz. Ve böylesi günlerde göz önünde olduğumuz zaman farklı çalışmalarla daha çok farkındalık oluşturuyoruz. Bu anlamda etkinlik bize çok katkı sağladı. Umarım sesimizi duyurabilmişizdir. İlgi umduğumuzdan daha iyiydi. Engelliler Haftası’na da denk geldiği için engelli bireylerden oluşan seyircilerimiz de vardı. Üniversite öğrencilerimiz, müzeye gelen ziyaretçilerimiz hep buradaydı. Bu tarz çalışmalarla göz önünde olmak istiyoruz. Ne kadar çok farkındalık oluşturursak engelleri o kadar aşarız diye düşünüyoruz. Git gide bu tür etkinlikler sayesinde toplumda yer aldığımızı düşünüyoruz” ifadelerine yer verdi. Dibek, müzenin hem Zonguldak hem de Türkiye için büyük bir önem taşıdığını aktararak kendilerine imkan sağlayarak etkinliği gerçekleştirmelerine destek olanlara teşekkür etti.
ZBEÜ Öğretim Görevlisi Dr. Gültekin Topaloğlu’na “En İyi Doktora Tezi” ödülü
17 Mayıs 2024 Cuma - 06:26 ZBEÜ Öğretim Görevlisi Dr. Gültekin Topaloğlu’na “En İyi Doktora Tezi” ödülü ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in katılımıyla Borsa İstanbul’da düzenlenen ödül töreninde Öğr. Gör. Dr. Gültekin Topaloğlu “En İyi Doktora Tezi” ödülünü aldı. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Gökçebey Mithat Çanakçı Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı ve öğretim görevlisi Dr. Gültekin Topaloğlu ZBEÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Fatih Bayramoğlu’nun danışmanlığında hazırladığı “Borsa İstanbul Şirketleri İçin Bir Kredi Derecelendirme Modeli Geliştirilmesi” başlıklı doktora teziyle İktisadi Araştırmalar Vakfı tarafından düzenlenen 18. Tez Ödülü etkinliğinde “En İyi Doktora Tezi” ödülüne layık görülerek düzenlenen törenle ödülünü aldı. Düzenlenen ödül töreninde konuşan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, sosyal bilimler alanında uygulamaya yönelik somut çıktıları olan bir doktora tezinin, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi tarafından iş ve akademi dünyasına armağan edilmiş olmasından ötürü büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade etti. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nin sosyal bilimler, mühendislik, fen bilimleri ve diğer bilim alanlarında elde ettiği başarıların bir tesadüf olmadığını belirten Rektör Özölçer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koymuş olduğu Türkiye Yüzyılı Vizyonu çerçevesinde yapılan planlamaların bu başarıların temeli olduğunu belirtti. Sözlerini, Türkiye Yüzyılı Vizyonu çerçevesinde Türkiye’nin uluslararası finans çevreleriyle etkileşiminde ve borçlanma maliyetlerinde önemli bir rol oynayan kredi derecelendirme konusu ile ilgili Türkiye’ye özgü bir derecelendirme modelinin bu tez vasıtasıyla üretilmiş olmasından duyduğu memnuniyeti belirterek sürdüren Özölçer, Dr. Gültekin Topaloğlu’nu ve tez danışmanı olan Prof. Dr. Mehmet Fatih Bayramoğlu’nu tebrik ederek kıymetli çalışmaları ve çabalarından ötürü kendilerine teşekkürlerini iletti. Ödülün sahibi Öğr. Gör. Dr. Gültekin Toplaoğlu ise almış olduğu ödülden ötürü mutlu olduğunu ifade ederek “Ödül töreninde Rektörümüzün yanımızda olması, sadece benim için değil, üniversitemiz bünyesindeki tüm akademisyenlerimiz için çok anlamlıdır. Çalıştığımızda, gayret ettiğimizde ve başardığımızda takdir edileceğine ilişkin somut bir gösterge ve motivasyon kaynağıdır. Bu nedenle Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşriflerinden ötürü çok teşekkür ediyorum.” ifadelerinde bulundu. Dr. Topaloğlu, ödül kapsamında verilen maddi desteği ise ZBEÜ Vakfı’na öğrenci bursu olarak kullanılmak üzere bağışladığını ifade etti.
Turan; “Bugün Rus Milliyetçiliğinin gelecek sevdası yeniden bir Bizans olmaktır”
16 Mayıs 2024 Perşembe - 14:55 Turan; “Bugün Rus Milliyetçiliğinin gelecek sevdası yeniden bir Bizans olmaktır” ZONGULDAK (İHA) – Zonguldak’ta sempozyumda konuşan Türk Tarih Kurumu Eski Başkanı Prof. Dr. Refik Turan, Rusya’nin yeniden bir Bizans olma sevdası olduğunu söylerken “Karadeniz, Akdeniz sevdası da onun bir parçasıdır. Suriye meselesinde Ruslar niye vardır dersek cevabı buradadır” dedi. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (ZBEÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi tarafından “Karadeniz İnsan ve Toplum Bilimleri Sempozyumu” gerçekleştirildi. Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde açılış töreni gerçekleştirilen sempozyuma, Türk Tarih Kurumu Eski Başkanı Prof. Dr. Refik Turan konuk olarak katıldı. Saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı’nın okunduğu sempozyumda konuşan düzenleme kurulu başkanı Doç. Dr. Yücel Namal, dünyada yaşanan hızlı değişim ve dönüşümün sorun çözme odaklı alternatif yaklaşımların disiplinler arası boyutta tartışılması gerekli kıldığını söyledi. Sempozyumun bu ilkeler ışığında farklı disiplinlerle ilgili çalışmaları tartışmak, bilimsel çıkarımlar elde etmek amacıyla düzenlendiğine dikkat çeken Namal şöyle dedi: “Günümüz şartları ve dünyada yaşanan hızlı değişim, dönüşüm, sosyal bilimlerde yenilikçi veya sorun çözme odaklı alternatif yaklaşımların disiplinler arası boyutta tartışılmasını gerekli kılmaktadır. Bu nedenle Türkiye Yüzyılı olacağına inandığımız bu asırda Atatürk’ün muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkma hedefi doğrultusunda üniversitemizde sosyal bilimler alanında kültür ana teması etrafında şekillenen Karadeniz İnsan ve Toplum Bilimleri Sempozyumu düzenlenmiştir. Bu ilkeler ışığında farklı disiplinlerle ilgili çalışmaları tartışmak ve yeni bilimsel çıkarımlar elde etmek amacıyla düzenlediğimiz sempozyumumuzda arkeolojiden, felsefeye, tarihten, edebiyata, sosyolojiye, psikolojiye kadar pek çok disiplinde alanında uzman araştırmacılarla ortak bir zeminde buluşma fırsatını bizlere sundu.” “Türkiye’nin kesişim yollarında durması ülkemizin Karadeniz’de üstlendiği rolün önemini ortaya koyuyor” İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Melih Geniş, Türkiye’nin Karadeniz’in en uzun kıyı şeridine sahip ülke olmasının, ulaşım ve ticaret yollarının kesişim noktasında olmasının Karadeniz’de üstlendiği rolün önemini ortaya koyduğunu söyledi. Geniş, Zonguldak’ın yerli ve yenilenebilir enerji payının arttırılmasında öneminin bir kez daha ortaya çıktığını ifade ederek şu ifadelere yer verdi: “Türkiye’nin Karadeniz’in en uzun kıyı şeridine sahip ülke olması, Karadeniz’de kıyısı bulunan ülkelerin sıcak denizlere inebilmeleri ve dünya ile deniz yolu vasıtasıyla ticaret yapabilmeleri, Türkiye’nin ulaşım ve ticaret yollarının kesişim yollarında durması ülkemizin Karadeniz’de üstlendiği rolün önemini ortaya koyuyor. Türkiye Yüzyılı süresince ülkemizin öncelikli hedefleri arasında milli enerji politikası çerçevesinde yerli ve yenilenebilir enerji payının arttırılmasının yer almasıyla bilhassa bölgemiz ve Zonguldak önemini bir kere daha ortaya koymuştur. Bu durum neticesiyle kamu otoritelerine kuruluşlarınaa, sektör ve kamu iş birliklerinin yanı sıra yüksek öğretim kurumlarının da bölgenin sosyal, kültürel, ekonomik değerlerin değişiminde rol oynayacak yeni politikaların geliştirilmesi noktasında önemli bir rol ve sorumluluklar düşmektedir. Sempozyum ile bölgenin sosyal ve kültürel anlamda gelişiminin desteklenerek toplumun işleyişine katkı sağlanması hedeflenmiştir.” “Necip milletimiz toplumsal ağına her hususta önem vermiştir” ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer de Türk Milleti’nin yaşam tarzı, geçmişi ve idealleriyle azmi göz önünde bulundurulduğunda dünya sahnesinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Özölçer, “Her toplum kendi iç dinamiklerinden hareketle geçmişten gelen kültürü, günceli takip ederek korumaya güzelleştirmeye zenginleştirmeye çalışır. Kadim milletimizin yaşam tarzı, geçmişi ve idealleriyle azmi göz önünde bulundurulduğunda dünya sahnesinde çok mühim bir yere sahip olduğu aşikardır. Tarih sahnesine çıktığı andan itibaren necip milletimiz; insanı yaşamın merkezine almış onu tanımaya çalışmış ve insanın potansiyelini sonuna kadar kullanması gerektiğini sosyal bilimlerin hemen tüm dallarıyla anlatmaya çalışmıştır. Kısacası toplumsal ağına her hususta önem vermiş edebiyat, psikoloji, tarih, felsefe, arkeoloji, sosyoloji gibi disiplinlerde hep çözüm odaklı bir yaklaşım sergilemiştir. Elbette bununla birlikte sadece insanı konu alan değerlere yönelmemiştir. Tabiata da olması gerektiği gibi davranmış, yeşili, toprağı, hayvanları, kısaca tüm doğayı benimsediği insanlık ülküsü çerçevesinde öncelemiştir” dedi. Zonguldak’ı çocuk yaşta çizim kitabındaki kömürü bulan Uzun Mehmet’in hikayesiyle tanıdığını anlatan Türk Tarih Kurumu Eski Başkanı Prof. Dr. Refik Turan, milli mücadele döneminde şehrin nefes borusu olduğunu ancak yeterince anlatılamadığını söyledi. “Milli mücadele yıllarında ne yazık ki Zonguldak’ın o yüzü çok fazla gösterilememiştir” Turan, Zonguldak’ın milli mücadele yıllarında önemli bir yere sahip olduğunun altını çizerek şöyle dedi: “Ülkemin pek çok yerini daha henüz tanımazken bilmezken Zonguldak ile o muhabbetli buluşmamı o kitapla sağladım. Daha sonraki yıllarda dünya tarihinin de gördüğü en kutsal mücadelelerden birisi olan milli mücadele yıllarında da ne yazık ki Zonguldak’ın o yüzü çok fazla gösterilmemiştir, görememiştir. Bunu belki biz tarihçilerin de bir kusuru vardır elbette. Ama ne yürekten ne gayretle destek verdiğini, katkı verdiğini yıllar sonra bazı araştırmalarımda da öğrendim. Anadolu hakikaten dört bir taraftan sarılmıştır. Doğu Cephesi vardır. Urfa, Antep, Antakya, Diyarbakır’a uzanan güney cephesi vardır. Akdeniz İtalyanlarla sarılmıştır. Batı’da Yunanlılar vardır, İngiliz armadası Çanakkale’den maalesef geçmiş, İstanbul’a gelmiş, çökmüştür. Sadece bir nefes borusu kalmıştır. İnebolu ve Zonguldak. İşte o nefes aldıran boru nefes aldıran yer olarak Zonguldak’a ayrı bir muhabbetim daha oldu. Daha da pekişti.” “Rus Milliyetçiliğinin gelecek sevdası yeniden bir Bizans olmaktır” Rusya’nın politikacılarından Vladimir Jirinovski’nin sözlerini hatırlatarak bugün Rusya’nın Suriye’deki varoluş gerekçesini anlatan Turan sözlerini şöyle tamamladı: “Rusların Vladimir Jirinovski adında bir politikacıları vardı. Renkli bir politikacı, genelde muhalefette oynuyor. Nasyonalist bir Rus politikacısı. Birgün gazetecilerden birisi röportaj yapmış. Sözünü de esirgemiyor. Türkiye’ye de birkaç sefer geldi. Diyor ki ‘Siz Türkler, dünyanın en suçlu, en kabahatli milletisiniz. Niçin denildiğinde, Orta Çağ’ın o zaman ki en büyük medeniyetini yıktınız. Daha bundan büyük kabahat olur mu? Hangi medeniyet deyince Bizans, Roma Medeniyeti’ni yıktınız’ diyor. Her büyük milletin bir gelecek sevdası, ideali vardır. Bugün Rus Milliyetçiliğinin de gelecek sevdası yeniden bir Bizans olmaktır. Hala o devam ediyor. Karadeniz, Akdeniz sevdası da onun bir parçasıdır. Suriye meselesinde Ruslar niye vardır dersek cevabı buradadır.”
Salih Demir: "(Ankaraspor-Nazilli Belediyespor maçı) Ben şike iddiası demiyorum, burada şike vardır"
16 Mayıs 2024 Perşembe - 13:59 Salih Demir: "(Ankaraspor-Nazilli Belediyespor maçı) Ben şike iddiası demiyorum, burada şike vardır" TFF 2. Lig’de Ankaraspor-Nazilli Belediyespor’un 0-0 berabere kaldığı müsabaka sonrası Zonguldak Kömürspor’ün alt lige düşmesi üzerine Zonguldak Kömürspor Kulüp Başkanı Salih Demir, "Ben şike iddiası demiyorum. Şike var diyorum. Bunlar hatır şikesi derler, para şikesi derler veya bahis oyunları için yapıldı derler. Onu bilmem. Şike şikedir" dedi. Zonguldak Kömürspor Kulüp Başkanı Salih Demir, Ankaraspor ile Nazilli Belediyespor arasında oynanan ve 0-0 sonuçlanan müsabakada şike olduğu iddiaları üzerine Türkiye Futbol Federasyonu’na seslendi. Bir otelde tribün liderleri ile basın toplantısı düzenleyen Demir, "TFF, ’Ankaraspor-Nazilli Belediyespor maçında şike var’ diye karar verirse bizim takımımız 2. Lig’de. Ancak yakın zamanda karar vermezse, sezon başladıktan sonra karar verirse hiçbir faydası olmaz. 3. Lig’de mücadele vermeye devam ederiz. Bizim 3. Lig’de futbol oynamamız bir kenara TFF’nin bu maçta şike var mı yok mu karar vermesi lazım. Türkiye’deki spor kanalları her hafta bunu gündeme getiriyor. Çünkü onlar da maçı izledikten sonra şike yok diyemezler. Ulusal yayın yapan spor kanalları şike iddiası diyor. Dava açılır diye. Ben şike iddiası demiyorum. Burada şike vardır. Yüzde bir değil, yüzde yüz şike vardır" dedi. TFF’nin hakem ve gözlemci raporları sonrası söz konusu maçta şike olduğuna dair karar vereceğine inandığını söyleyen Demir, "Zonguldak Valiliği izin verirse önümüzdeki pazar günü saat 15.00’de Madenci Anıtı’nda toplanarak üniversite kavşağına kadar yürümek istiyoruz" diye konuştu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bahis iddialarına yönelik takip yaptığını belirten Başkan Demir, "Cumhuriyet Başsavcılığı’nın takip etmesi uzun bir süre olacaktır. Bunun bu sene yansıması olacağını düşünmüyorum. Ama bunların da cezası varsa cezalarını da çekmesini istiyoruz. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na da dilekçemizi vermiş bulunuyoruz. Şu anda takip edilmektedir" ifadelerini kullandı.
17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü
16 Mayıs 2024 Perşembe - 12:57 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzman Doktor Ertuğrul Güner; 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla tansiyonun önemine vurgu yaptı. Hipertansiyonun kan basıncının olması gereken değerin üzerinde olmasıyla, karakterize, tedavi edilmediği taktirde ciddi sağlık sorunlarına yol açan kronik bir hastalık olduğunu söyleyen Güner; inme, kalp krizi gibi ölümcül durumlara yol açması nedeniyle yüksek risk faktörü olarak kabul edildiğini söyledi. Türkiye’de 2023 yılında yapılan bir çalışmada 15 yaş üzeri nüfustaki hipertansiyon sıklığının yüzde 18,3 olduğunu, sıklığın yaşla birlikte arttığının belirlendiğine dikkat çeken Güner; şöyle dedi: “Hipertansiyon tanısı, yapılan seri ölçümler neticesinde sistolik kan basıncının 140 mmHg’nın ve/veya diyastolik kan basıncının 90 mmHg’nin üzerinde olması halinde konur. Tek bir ölçüm ile elde edilen yüksek değer tanı için yeterli değildir. Hipertansiyon; inme, kalp krizi, kalp yetmezliği ve böbrek hasarı gibi ölümcül durumlara yol açması nedeniyle dünya genelindeki hastalık ve ölümlerin en önde gelen risk faktörü olarak kabul edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün yapmış olduğu çalışmalara göre dünya genelinde 1,3 milyar kişi hipertansiyon ile yaşamını sürdürmekte olup her yıl 30-70 yaş arasındaki yaklaşık 11 milyon kişi hipertansiyon nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Ülkemizde, 2023 yılında yapılan bir çalışmada 15 yaş üzerindeki nüfustaki hipertansiyon sıklığının yüzde18,3 olduğu ve sıklığın yaşla birlikte arttığı belirlenmiştir. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan 2022 yılı ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre de ülkemizde gerçekleşen ölümlerin yüzde 3,5’inden hipertansiyon sorumludur. Vakaların yüzde 95’inde hipertansiyona yol açan asıl neden tam olarak belirlenememiş olmakla birlikte altta yatan en sık nedenler arasında yüksek tuz ve yağ tüketimi, meyve ve sebzeden fakir diyet, aşırı kilo ya da obezite, yetersiz fiziksel aktivite, zararlı alkol kullanımı, tütün ve tütün ürünleri tüketimi ile stresin yer aldığı gösterilmiş; olumlu yaşam tarzı değişikliklerini içeren birincil koruma yönteminin hipertansiyondan kaynaklanan ilave hastalık ve ölümleri önlemede etkili olduğu ortaya konulmuştur. Hipertansiyonun erken teşhisi, etkili tedavisi ve düzenli aralıklarla izlenmesi, hastalıkla mücadelenin diğer basamaklarıdır. Buradan hareketle, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü’nün bu yılki teması “Hayatının Değerini Bil, Tansiyonunu Ölçtür, Sağlıklı ve Uzun Yaşa” olarak belirlenmiştir.” Sağlığın korunması, hipertansiyon nedeniyle ortaya çıkabilecek olumsuzluklardan korunmak için yapılması gerekenleri de sıralayan Ertuğrul Güner, “Hazırlanan kontrol programlarının etkili olabilmesi, hipertansiyondan kaynaklanan sakatlık ve ölümlerin önlenebilmesi için vatandaşlarımızı; kayıtlı oldukları aile hekimlerini düzenli olarak ziyaret etmeye, periyodik olarak tarama ve izlemlerini yaptırmaya, hastalıklarını klinik yönergelere uygun olarak tedavi ettirmeye, aile hekimlerinin gerekli gördüğü durumlarda da hastanelere başvurarak ileri tetkik ve tedavilerini yaptırmaya davet ediyoruz. Sağlığınıza sahip çıkın, sağlığınızı koruyun. Hipertansiyondan ya da hipertansiyon nedeniyle ortaya çıkabilecek olumsuz durumlardan korunmak için; Sağlıklı beslenin. Yeterli miktarda su için. Tuz tüketimini azaltın. Tütün, tütün ürünleri ve alkolden uzak durun. Hareket edin. Aile hekiminize başvurun, düzenli aralıklarla risk değerlendirmenizi yaptırın. Hipertansiyonunuz yoksa yılda bir kez, hipertansiyonunuz varsa düzenli olarak tansiyonunuzu ölçtürün. İlaçlarınızı düzenli olarak ve önerilen şekilde kullanın. Bu vesileyle, hayatınızın değerini bildiğiniz uzun ve sağlıklı bir yaşam dileriz” ifadelerine yer verdi.