Yerel Haberler
Adana
Adana’da koruyucu aileler ve çocukları iftarda buluştu 26 Şubat 2026 Perşembe - 22:15:32 Adana’da koruyucu aileler ve Sevgi Evleri’nde kalan çocuklar, Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu’nun (DAİMFED) düzenlediği geleneksel iftar yemeğinde bir araya geldi. DAİMFED’in 18’nci geleneksel iftar yemeği, kentteki bir otelde gerçekleştirildi. Programda konuşan DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, "2008 yılında başlattığımız ve bugün 18. yılına ulaşan bu programımız Adana’mızın, bölgemizin önem verdiği, özen gösterdiği bir etkinlik haline gelmiş. 18 yıl önce başladığımız bu yolculukta, yani 2008 yılında Türkiye koruyucu aile sayısına göre Adana’mız Türkiye 37. sırasındaydı. Bugün Türkiye 4’üncüsü olduk. Hedefimiz 2. sıraya yükselmek İstanbul’dan sonra. Çok kıymetli koruyucu ailelerimiz, sizler eli öpülesi, bizim için örnek simalarsınız. Sizi yürekten kutluyor, her daim yanınızda olduğumuzu bilmenizi istiyorum" ifadelerini kullandı. "Her gün büyüyen çok büyük bir aileyiz" Eski Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen ise Adana’nın koruyucu ailelikte önemli bir rol üstlendiğini anlatarak, "Adana çok şanslı çünkü ben şöyle görüyorum; burada 18.’sini yapıyoruz. Geçen sene de evlatlarımızla koruyucu ailelerimizi bir araya getirdik. Hep beraber çok güzel bir anı olarak kalmadı ve devam etti. Üstüne her gün gelişen, her gün büyüyen çok büyük bir aileyiz. Birtakım ülke için yapılan istatistiklerde nüfus artış oranlarının gerilemesi, genç nüfusumuzun artık eskisi kadar genç olmayışı; bütün bunlar tabii gerçekler. Ancak bunları tersine doğru çevirmek için çekirdek aileyi sağlam tutmamız lazım. Aile sağlam olursa toplum sağlam olur, toplum sağlam olursa ülke sağlam olur. Dolayısıyla burada DAİMFED’in senelerdir yapmış olduğu çalışma aslında sadece evlatlarımızla aileleri birleştirmek değil, ülkenin geleceğinin temellerini de sağlam bir şekilde atmak olmaktadır" diye konuştu. Adana Valisi Mustafa Yavuz, "Adana’nın plakası bir dolayısıyla Adana’ya yakışan bence birinci olmak olmalıdır. O açıdan sizlere inanıyoruz, sizler İstanbul’u da geride bırakıp birinciliğe adım adım ilerleyip yakışırsınız. Bizde şimdiden çalışmalarımıza başlamamız lazım. 371 koruyucu ailemiz bizim geleceğimiz olan gözbebeğimiz evlatlarımız, 484 evladımıza kucaklarını açtılar, yuvalarını açtılar, gönüllerini açtılar ve onları sımsıcak sarmaladılar" dedi. İftar sonrası animatörler, çocuklarla eğlenceli oyunlar oynadı. İftar programı, Hacivat ile Karagöz gösterisinin ardından son buldu.
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:19 Tapulu arazilerine yol yapılan vatandaşlar, yolu kapatınca bir kişi silah gösterip geçti Adana’da hissedarlar, tapulu arazilerinin kamulaştırılmadan kullanıldığını öne sürerek yolu kapattı. Eylem sırasında bir sürücünün silah gösterip yolu açması paniğe neden oldu. Merkez Sarıçam ilçesine bağlı Çarkıpare Mahallesi’nde, Çukurova Üniversitesi tarafından 413 hissedarı bulunan toplam 544 dönümlük tapulu araziyi kamulaştırılmadan kullanıldığını, arazinin bir bölümünün de Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından bulvar yapıldığını iddia eden vatandaşlar eylem yaptı. Hissedarlar, iş makinesi getirerek İlim Yolu Bulvarı’nı trafiğe kapattı. Yol ortasında duran hissedarlardan Fadime Köseler, belediyenin tapulu arazilerine yol yaptığını öne sürerek araçların geçişine izin vermedi. Bu sırada otomobiliyle gelen bir genç, yolun neden kapalı olduğunu sordu. Yolun açılmayacağı cevabını alan genç aracının arka koltuğundan çıkardığı tabancayı göstererek yolun açılmasını istedi. Bunun üzerine korkan iş makinası operatörü yolu açtı. Sürücünün geçmesinin ardından hissedarlar yolu yeniden kapattı. Yolun kapalı olması nedeniyle bölgede maddi hasarlı trafik kazaları meydana gelirken, hastası olduğunu söyleyen bazı vatandaşlar ile hissedarlar arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesini araya giren vatandaşlar önledi. Tepkilerin artması üzerine yol daha sonra yeniden trafiğe açıldı. "Üniversite arazinin metrekaresine 300 TL veriyor" Hissedarlardan Bayram Ballı, arazinin geçmişte kamulaştırıldığını ancak herhangi bir bedel ödenmediğini iddia ederek, "Zamanında burası istimlak edildiğinde bize herhangi bir ödeme yapılmadı. Şu anda mahkemelik durumdayız. Metrekare başına 300 TL teklif ediyorlar. Oysa buranın değeri 20 bin ile 30 bin TL arasında değişiyor. Bedavaya almaya çalışıyorlar" dedi. Hem arsa sahiplerinin hem de üniversitenin karşılıklı birbirinden şikayetçi olduğu ve konunun mahkeme aşamasında olduğu öğrenildi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:31 Demirçalı: "Belediyemizin tek kuruş borcu kalmamıştır" Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, yürütülen disiplinli ve planlı çalışmalar sonucunda, belediyenin ve iştiraki olan Yüreğir Personel Hizmetleri ve İmar Tic. A.Ş.’nin, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’na herhangi bir borcunun kalmadığını ifade etti. Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, belediyenin mali durumuna ilişkin açıklamada bulundu. Demirçalı, "Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren mali disiplini esas alan, şeffaf ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışı benimsedik. Titizlikle yürüttüğümüz çalışmalar, uyguladığımız tasarruf tedbirleri ve doğru kaynak yönetimi sayesinde bugün itibarıyla belediyemizin ve Yüreğir Personel Hizmetleri ve İmar Tic. A.Ş.’nin, maliyeye vadesi geçmiş tek kuruş borcu bulunmamaktadır" dedi. Elde edilen sonucun güçlü bir yönetim anlayışı ve ekip çalışmasının ürünü olduğunu vurgulayan Başkan Demirçalı, "Hemşehrilerimizin bize emanet ettiği kaynakları en verimli şekilde kullanmaya özen gösterdik. Hizmet üretirken mali dengeyi korumayı başardık. Bu tablo, Yüreğir’imiz adına önemli bir kazanımdır" dedi. Demirçalı, önümüzdeki süreçte de aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini belirterek, "Mali yapısı güçlü, hizmet kapasitesi yüksek bir belediye olarak Yüreğir’imize değer katmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarıyla sağlığa bütüncül yaklaşım
14 Ocak 2026 Çarşamba - 10:22 Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarıyla sağlığa bütüncül yaklaşım Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının modern tıpla birlikte kullanıldığında yaşam kalitesini artırdığını belirten Geleneksel ve Tamamlayıcı Tedavi Ünitesi Sorumlu Hekimi Uzman Dr. Zeynep Cengiz Süner, "Kişiye özel planlamalarla, güvenilir ellerde uygulandığında sağlığı kaybetmeden korunmasına yardımcı olur" dedi. Geleneksel ve Tamamlayıcı Tedavi Ünitesi Sorumlu Hekimi Uzman Dr. Zeynep Cengiz Süner, Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin, modern tıbbın yanında bilimsel temellere dayanan geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GETAT) uygulamalarıyla da hastaların yaşam kalitesini artırmayı hedeflediğine dikkat çekti. Dr. Süner, "GETAT modern tıbbın alternatifi değil, tamamlayıcısıdır. Bilimsel çalışmalarla etkinliği kanıtlanmış yöntemleri kapsar. Dünya Sağlık Örgütü de bu uygulamaları desteklemektedir. Amacımız, bütüncül bir yaklaşımla kişinin sağlığını korumak, yaşam kalitesini artırmak ve gerektiğinde tedaviye yardımcı olmaktır" ifadelerini kullandı. Türkiye’de GETAT alanındaki ilk düzenlemenin 1991 yılında yayımlanan Akupunktur Tedavi Yönetmeliği ile yapıldığını söyleyen Uzman Dr. Süner, "2012 yılında ise Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Daire Başkanlığı kurularak bu alandaki çalışmalar kurumsal bir yapıya kavuştu. Günümüzde ülkemizde 15 farklı GETAT uygulaması yasal çerçevede yürütülüyor. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde ise bu yöntemlerden özellikle ozon tedavisi, akupunktur ve mezoterapi uygulanıyor. Modern tıpta kullandığımız tedavilerin yanında, hastanın yaşam kalitesini artırmaya ve tedaviye destek olmaya yönelik uygulamalar yapıyoruz" şeklinde konuştu. Uygulamalarda güvenlik öncelikli GETAT yöntemlerinin çok geniş bir yelpazede kullanıldığını ve güvenli olduğunu belirten Dr. Süner, "En önemli nokta uygulamanın kim tarafından ve hangi şartlarda yapıldığıdır. Akupunktur, steril ve tek kullanımlık iğnelerle yapılan, herhangi bir kimyasal madde içermeyen bir uygulama. Örneğin, gebelik bulantısı ve kusması yaşayan bir kişide ağızdan ilaç alımı kısıtlı olabiliyor. Bu durumda akupunkturla, kimyasal madde vermeden hastaya destek olabiliyoruz. Ozon tedavisinde ise kanla işlem yapıyoruz, bu nedenle sterilizasyon ve doz ayarı çok önemli. Yanlış uygulamalar ciddi sağlık riskleri doğurabilir. Ozon tedavisinde hastanın kanı alınır, belirli dozda ozonla etkileştirilir ve tekrar hastaya verilir. Doğrudan ozon verilmez. Bu işlem sırasında amaç, ozonun başlattığı biyolojik reaksiyonlardan fayda sağlamaktır. Bu nedenle uygulamaların mutlaka hekim tarafından, uygun hastane şartlarında yapılması gerekir" diye konuştu. Sağlığı korumak tedavi kadar önemli Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının yalnızca hastalıkların tedavisinde değil, sağlığın korunmasında da önemli bir rol oynadığını kaydeden Dr. Süner, "Sağlık bir bütündür, sadece hastalıkları tedavi etmek değil, sağlığı korumak da çok önemlidir. GETAT yöntemleri modern tıpla birlikte kullanıldığında yaşam kalitesini artırır. Kişiye özel planlamalarla, güvenilir ellerde uygulandığında sağlığı kaybetmeden korunmasına yardımcı olur. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde, bilimsel temellere dayalı, güvenli ve bütüncül yaklaşımlarla hastalara modern tıbbın yanı sıra geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarıyla da hizmet veriyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.
Evde eğitimle derslerini aksatmıyor, polis olma hayali kuruyor
14 Ocak 2026 Çarşamba - 10:09 Evde eğitimle derslerini aksatmıyor, polis olma hayali kuruyor Adana’da bedensel yetersizliği nedeniyle okula gidemeyen 6. sınıf öğrencisi Mahmut Efe Denizdalan, evde eğitim hizmeti kapsamında evine gelen öğretmeni sayesinde eğitim hayatına devam ediyor. Denizdalan’ın hayali polis olmak. Merkez Yüreğir ilçesine bağlı Dervişler Mahallesinde yaşayan Mahmut Efe Denizdalan, bedensel yetersizliği nedeniyle okula gidemedi. Bu nedenle evde eğitim hizmetinden yararlanan Denizdalan’a öğretmeni Emircan Öğüt tarafından evinde birebir eğitim verilmeye başlandı. Evde eğitim sayesinde derslerini aksatmadan sürdüren Mahmut Efe, başarılı karnesiyle takdir belgesi almayı da başardı. "Bedensel engelli olduğu için evde eğitim alıyor" Evde eğitim hizmeti kapsamında Mahmut Efe’ye ders veren öğretmen Emircan Öğüt, uygulamanın önemine dikkat çekerek, "Burada Mahmut’a eğitim veriyoruz. Öğrencimiz bedensel yetersizliği olduğu için okul şartlarına uyum sağlayamıyor. Bu nedenle evde eğitim görmesi gerekiyor. Mahmut Efe oldukça istekli, ben de bu eğitimi vermekten çok keyif alıyorum. Bu şekilde çok fazla öğrenci var. Bu uygulama çok yararlı, eğitim almaları için elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Sınıf ortamında ders almaları daha uygun olur ancak elimizdeki imkânlarla bunu sağlayabiliyoruz. Bu şekilde verilen eğitim özel ders gibi oluyor" dedi. "Evde eğitim aldığım için çok mutluyum" Evde eğitim aldığı için çok mutlu olduğunu ifade eden Mahmut Efe ise, "Çok mutluyum, öğretmenimi çok seviyorum. Okuldan geri kalmadığım için her şeyi öğreniyorum. 6. sınıftayım, derslerim güzel, takdir belgesi aldım. Polis olmak istiyorum. Çünkü polislik mesleğini çok seviyorum" diye konuştu. "Ben okuyamadım oğlum okusun" Oğlunun eğitimine büyük önem verdiğini belirten baba Ahmet Denizdalan da, "Benim çocuğum DMD hastası. Hocalarımız çok iyi ilgileniyor. Böyle bir sistem olmasaydı eğitiminden geri kalacaktı. Kendi adını ve soyadını bile yazamayacaktı. Ben ilkokul mezunuyum. Durumumuz kötü olduğu için okuyamadım. O yüzden çocuğumun okumasını istiyorum. Çocuğuma her zaman ’sen bu gayretle gidersen ben seni sonuna kadar okutacağım’ diyorum. Okuyamadığım için pişmanım, keşke okuyabilseydim" ifadelerini kullandı.
Karla kaplanan orman ve yaylalardaki canlılara şefkat eli
14 Ocak 2026 Çarşamba - 10:06 Karla kaplanan orman ve yaylalardaki canlılara şefkat eli Adana’nın yüksek rakımlı bölgelerinde karla kaplanan yayla ve ormanlık alanlardaki canlılar için yem ve yiyecek bırakıldı. Feke Belediyesi ekipleri tarafından bin 600 rakımda Mansurlu Mahallesi’nde zorlu kış şartlarında doğadaki canlıları unutmadı. İlçenin en soğuk ve fazla kar yağışı alan bölgelerinden biri olan Mansurlu’da, doğada yaşayan hayvanlar ile bölgedeki köpekler için yem ve yiyecek bırakıldı. İlçede zorlu kış şartlarında yol açma çalışmaları ve ziyaretlerini sürdüren ekiplerin aynı zamanda doğadaki canlılar için besleme yapması gönüllere dokundu. Feke Belediyesi Personel Müdürü ve Koordinasyon Şefi Erkan Özen, "Feke Belediye Başkanımız Cömert Özen’in talimatlarıyla bugün Mansurlu Mahallemizde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sadece yol açma çalışması yapmıyoruz, aynı zamanda doğadaki kuşlar için yem ve ekmek bırakıyoruz. Doğada mahsur kalan köpeklerimiz ve ormandaki canlılar için besleme yapıyoruz. Burası eksi 20 dereceyi gören, yarım metre kar bulunan, soğuk ve kar fırtınasının etkili olduğu bir bölge. Doğadaki canlılarımızı korumak için belediyemiz ekipleriyle tüm bölgelerde yem ve yiyecek bırakmayı sürdürüyoruz" dedi. Mahalle sakinlerinden belediye encümen üyesi Osman Ayas ise, "Buraya yaz aylarında yaylacılar geliyor. Yaklaşık 20 bin nüfusa ulaşan bir yayla burası. Yaylalık olarak Uzun Göl ve Mansurlu Mahallemiz güzelliğiyle bilinir. Kışın burada kedi ve köpekler oluyor. Aynı zamanda orman örtüsü yoğun bir bölgeyiz. Belediye ekiplerimiz hem mahallemizdeki patili dostlarımız hem de bu zorlu kış şartlarında ormandaki canlılarımız için doğaya yiyecek bıraktı" diye konuştu.
Farklı şehirlerden gelip sahte kimlikle Adana’da kargo dolandırıcılığı yapmışlar: 2 tutuklama
14 Ocak 2026 Çarşamba - 09:59 Farklı şehirlerden gelip sahte kimlikle Adana’da kargo dolandırıcılığı yapmışlar: 2 tutuklama Farklı şehirlerde yaşayan ve Adana’da sahte kimlik kullanarak kargo dolandırıcılığı yapan 2 şüpheli, polis ekiplerinin çalışmasıyla yakalanarak tutuklandı. Zanlıların, internet üzerinden satışa çıkarılan cep telefonlarını, gönderi kodu ve sahte nüfus cüzdanı kullanarak teslim aldıkları ortaya çıktı. Rize’de yaşayan M.K., internetten 90 bin liraya satışa çıkardığı cep telefonunu, alıcıların isteği üzerine Adana’daki akrabası Ç.A.’ya kargoyla gönderdi. Kargo bilgilerini de paylaşan M.K. adına sahte kimlik hazırlayan şüpheliler, SMS ile gelen teslim kodunu alarak kargoyu sahte kimlikle teslim aldı. Olay, kargonun teslim edildiğine dair mesaj gelmesi sonrası ortaya çıktı. Benzer yöntemle 18 Aralık 2025’te Kayseri’de yaşayan R.A.’nın (38) 105 bin lira değerindeki telefonu da dolandırıcılık yoluyla alındı. Olaylarla ilgili İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, kargo şubesi ve çevresindeki yüzlerce kamerayı inceleyerek zanlıların Hatay’da yaşayan M.A. (26) ile Mersin’de yaşayan Y.T. (22) olduğunu tespit etti. 5 Ocak günü Hatay’dan Adana’ya gelen M.A., daha önceki bir dolandırıcılık olayından ele geçirdiği dizüstü bilgisayarı satmak isterken suçüstü yakalandı. M.A.’nın üzerinden A.K. (38) adına hazırlanan ancak M.A.’nın fotoğrafının bulunduğu sahte kimlik de çıktı. Diğer dolandırıcı Y.T. ise Mersin’de saklandığı adresinde yakalandı. Şüphelilerden M.A.’nın ifadesinde, "Kargoyla gönderilen cep telefonlarını ben teslim aldım. Bu olayları, beni yönlendiren ve telefonları satıp parasını gönderdiğim Y.T. organize etti" dediği öğrenildi. Diğer şüpheli Y.T.’nin ise, "M.A.’yı tanırım ama bana neden böyle bir iftira attığını anlamadım" diyerek kendini savunduğu öğrenildi. Adliyeye sevk edilen 2 şüpheli de nitelikli dolandırıcılık suçlarından tutuklandı.
Belediye su tahliyesi yerine yolu kapattı, yapım aşamasındaki yolu açtı
14 Ocak 2026 Çarşamba - 09:32 Belediye su tahliyesi yerine yolu kapattı, yapım aşamasındaki yolu açtı Adana’da belediyenin yağmur sonrası su birikintisi oluşan yolu kapatıp yapım aşamasındaki alternatif yolu trafiğe açması tepkilere neden oldu. Bozuk yolda ilerlemek zorunda kalan sürücüler araç hasarlarıyla karşı karşıya kaldı. Merkez Çukurova ilçesi 100. Yıl Mahallesi Yılmaz Güney Bulvarı’nda oluşan su birikintisi, tepkilere neden oldu. Büyükşehir belediyesinin suyu tahliye etmek yerine yolu trafiğe kapatıp, yapım aşamasındaki alternatif bulvarı açması vatandaşları mağdur etti. Patates tarlasına dönen yolda ilerlemek zorunda kalan sürücüler araç hasarlarıyla karşı karşıya kaldı. "Aracım bu yolda zarar gördü, 5 bin lira zararım oldu" Bozuk yol nedeniyle aracı zarar gören vatandaşlardan Bülent Koçmekan, yaşadıklarını anlattı. Koçmekan, söz konusu yolun yaklaşık 5 yıldır bu halde olduğunu belirterek, "Belediye yolu yapmak yerine kapatmayı tercih etti. Yaklaşık 40 santimetre su birikintisi olduğu için yol kapalı. Evimize gitmek için yan taraftaki bozuk yolu kullanmak zorunda kalıyoruz. Aracım bu yolda zarar gördü, yaklaşık 5 bin lira masrafım oldu" dedi. Mahalle muhtarının belediyeye başvuruda bulunduğunu ifade eden Koçmekan, belediyeden "yakın bir noktada yapılacak yeni yolla birlikte buranın da yapılacağı" yanıtını aldıklarını söyledi. Ancak bu sürecin en az 6 ay süreceğini belirten Koçmekan, "Biz bu süre boyunca bu şekilde mi gideceğiz? Buradan geçen her araç zarar görüyor" diyerek duruma tepki gösterdi.
Çatısı akan 201 yıllık camide kovalı önlem
13 Ocak 2026 Salı - 23:01 Çatısı akan 201 yıllık camide kovalı önlem Adana’da 201 yıllık camide, sağanak yağışın ardından tavandan su akarken imam, akıntının olduğu noktalara kovalar yerleştirerek önlem almaya çalıştı. Dönemin Adana Valisi Memiş Paşa tarafından Seyhan ilçesine bağlı Sarıyakup Mahallesi’nde 1825 yılında yaptırılan Memiş Paşa Camii halen vatandaşa hizmet ederken, yağışlı havalarda gelenleri zorda bırakıyor. Çatısından akan su nedeniyle cemaat namaz kılmakta güçlük çekiyor. İki yıldır bu camide görevli olduğu dile getiren imam Hüseyin Güzel, "İki yıldır ben akıntı olduğuna şahidim. Bundan önce de olduğunu söyleyenler var. Sistemde kiremit çatı olarak görünüyormuş ama zamanında sac olarak döşenmiş. Yağmur yağdığı aylarda böyle bir çile çekiliyor. Halılar da etkilenecek nem olacak" diye konuştu. "Caminin içi harap oluyor, namaz kılmak çok zorlaşıyor" Bölgede esnaflarından Remzi Arkın (79) ise, "Cami yağmur yağdığı zaman tavandan devamlı su akıyor. Namaz kılmak zorlaşıyor. Hemen hemen 4’te 3’ü ıslanıyor. Tavan bir türlü yapılmadı, yağmur yağdığı zaman gördüğünüz gibi halılar ıslanıyor. Namaz kılmak çok zor oluyor, halılar ıslanıyor. Yapılmaz diye bir şey bir şey yok. Caminin çatısı çinkodur, tuğla değildir. Biraz çatısı yapılsa, çok dikey yapılsa yağmur suyunu içeriye vermez. Düzgün yapılmış ama biraz eğilimli, şiddetli yağmur yağdığı zaman su alıyor. Yapılmazsa bu şekilde, caminin içi harap oluyor, namaz kılmak çok zorlaşıyor" dedi.