Yerel Haberler
Adana
Rasim Ozan Kütahyalı eşinin düşük yapabileceğini söyleyerek serbest bırakılmasını istedi 17 Mayıs 2026 Pazar - 22:09:48 Adana merkezli yasa dışı bahis ve kara para aklama operasyonunda gözaltına alınan gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın emniyette verdiği ifade ortaya çıktı. Kredi kartı borçlarını çevirebilmek için PERPA’daki bazı kişilerle çalıştığını söyleyen Kütahyalı, hamile eşi ve ikiz kızlarının yaşadığı psikolojik yıkımı anlatarak, suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde yaklaşık 4 saat ifade veren gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’ya etkin pişmanlık hükümlerinin anlatıldığı öğrenildi. Kütahyalı’nın ise örgüt üyesi olmadığını savunarak, etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediğini söylediği öğrenildi. İfadesinde operasyonun doğru olduğunu düşündüğünü belirten Kütahyalı, "Bütün bildiklerimi ve yaşadıklarımı anlatacağım. Nezarette kaldığım şahıslarla yaptığım görüşmeler sonucunda bu operasyonun çok doğru ve isabetli bir karar olduğunu düşünüyorum" dedi. Mal varlığı ve banka hesapları soruldu Emniyetteki sorgusunda mal varlığına ilişkin soruları da yanıtlayan Kütahyalı, üzerine kayıtlı çeşitli araçlar bulunduğunu, İstanbul Sarıyer’de bir daire, Üsküdar Çengelköy’de yüzde 50 hisseli dubleks konut ve İzmir’de bir apartman dairesinin bulunduğunu belirtti. Kütahyalı, çok sayıda bankada hesabı olduğunu ancak bunları rutin bankacılık işlemleri için kullandığını, kripto para borsalarında ise hesabı olmadığını söyleyerek, "Bu işlemlere tamamen yabancıyım" dedi. Soruşturma kapsamında dosyada yer alan yüzlerce ismin kendisine okunduğu belirtilen Kütahyalı, listede yalnızca B.Ö.’yü tanıdığını, onun da yakın arkadaşının oğlu olduğunu, diğer isimlerle bağlantısı olmadığını savundu. MASAK raporlarında milyonluk para transferleri Soruşturmanın en dikkat çekici bölümlerinden birinin MASAK raporları olduğu belirtildi. Raporlarda yasa dışı bahis organizasyonlarında kullanıldığı değerlendirilen bazı hesaplardan Kütahyalı’nın hesaplarına milyonlarca liralık transfer yapıldığı ifade edildi. Özellikle B.E. isimli şüpheliyle bağlantılı hesaplardan toplam 4 milyon 684 bin lira aktarıldığının tespit edildiği kaydedildi. Ayrıca M.G., G.Y., A.Y.T., L.B. ve B.A. isimli kişilerden gelen para hareketlerinin de dosyada yer aldığı, toplam işlem hacminin 17 milyon lirayı geçtiğinin değerlendirildiği belirtildi. Kütahyalı ise, söz konusu para hareketlerini ekonomik sıkıntılar nedeniyle yaptığını savundu. 2017-2020 yılları arasında televizyon ekranlarından uzak kaldığını ve gelirinin ciddi şekilde düştüğünü belirten Kütahyalı, kredi kartı borçlarını çevirebilmek için İstanbul PERPA’daki bazı finans çevreleriyle çalıştığını söyledi. İfadesinde kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı esnaflarla çalıştığını anlatan Kütahyalı, "Kredi kartımdan para çekiliyor, komisyon düşülerek hesabıma aktarılıyordu. Gelen para bana ait paraydı. Kesinlikle başka kişilere veya ödeme kuruluşlarına ait değildi. Çok sayıda işlem yapıldığı için rakam yüksek görünmektedir" dedi. Elektronik ödeme kuruluşları üzerinden 35 milyon liralık hareket MASAK analizlerinde Kütahyalı’nın hesaplarına çeşitli elektronik ödeme kuruluşları üzerinden toplam 35 milyon 201 bin lira giriş yapıldığının belirlendiği ifade edildi. Sipay, Elekse, FZYPay, Birleşik Ödeme ve Paladyum Elektronik Para üzerinden 192 işlem gerçekleştirildiğinin raporlara yansıdığı öğrenildi. Kütahyalı ifadesinde, söz konusu işlemlerin kredi kartı borçlarını çevirmek amacıyla yapılan işlemler olduğunu savunarak, "Bu ödeme kuruluşlarını tanımıyorum. Bu kuruluşların ne iş yaptığını nezarethanede diğer şüphelilerden öğrendim" dedi. 46 milyon liralık para trafiği Dosyada en dikkat çeken başlıklardan birinin de B.Ö. ile olan yüksek hacimli para trafiği olduğu belirtildi. MASAK raporlarına göre Kütahyalı ile B.Ö. arasında yaklaşık 46 milyon liralık işlem hacmi bulunduğu ifade edildi. Ayrıca Ç.Ö., Ş.K., P.A. ve bazı yakın akrabalarıyla da yoğun para hareketlerinin tespit edildiği öğrenildi. Kütahyalı ise bu transferlerin yatırım amaçlı olduğunu savundu. Yakın arkadaşının yönlendirmesiyle kur korumalı mevduat ve ticari kredi sistemi üzerinden yatırım yaptığını anlatan Kütahyalı, arkadaşına güvendiği için para transferi gerçekleştirdiğini söyledi. Annesi Ş.K. ile yapılan transferlerin aile içi para hareketleri olduğunu belirten Kütahyalı, eşi P.A.’ya yapılan para transferlerinin de ailevi nedenlerden kaynaklandığını ifade etti. U.Z.’ye gönderilen paraların ise Maltepe’deki ev satışına ilişkin olduğunu söyleyen Kütahyalı, yeğeni S.Ö. adına hesap açtırdığını kabul ederek, bunu ise bir bankanın yüksek faiz kampanyasından yararlanmak amacıyla yaptığını söyledi. "Bahis oynamadım" savunması İfade dosyasında L.B., Atlantik Global Bilişim, Paladyum Elektronik Para ve çeşitli yazılım şirketleriyle yapılan milyonlarca liralık transferlerin de yer aldığı belirtildi. Bazı transferlerin "elektronik ürün bedeli", "cari hesap" ve "üye işyeri çekimi" açıklamalarıyla gerçekleştirildiği ifade edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca yasa dışı bahis organizasyonlarının kullandığı öne sürülen panel sistemlerine ilişkin teknik analizlerin de bulunduğu öğrenildi. Emniyet birimlerinin suç örgütünün elektronik ödeme kuruluşları, sanal POS sistemleri ve paravan şirketler aracılığıyla kara para aklama ağı kurulduğunu değerlendirdiği belirtildi. Kütahyalı’nın ise ifadesinin tamamında suç örgütüyle bağlantısı olmadığını savunduğu kaydedildi. Kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı kişilerle çalıştığını anlatan Kütahyalı, "Ben sadece hesabıma yatması gereken parayla ilgilendim. Kimden geldiğine bakmadım" dedi. Hayatı boyunca resmi ya da gayriresmi hiçbir bahis oynamadığını savunan Kütahyalı, "Tüm hayatım araştırılsın, bahis ve kumarın izine rastlanmaz" ifadelerini kullandı. İfadesinin devamında hamile eşi ve 12 yaşındaki ikiz kızlarının süreç nedeniyle psikolojik olarak yıprandığını söyleyen Kütahyalı, "Hayatta hatalarım oldu ama gözaltına alınmama neden olan suçlamaların hiçbirini işlemedim" dedi. Kütahyalı, eşinin düşük yapabileceğini söyleyerek serbest bırakılmasını talep etti.
17 Mayıs 2026 Pazar - 21:36 Kütahyalı eşinin hamile olduğunu düşük yapabileceğini söyleyerek serbest bırakılmasını istedi Adana merkezli yasa dışı bahis ve kara para aklama operasyonunda gözaltına alınan gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın emniyette verdiği ifade ortaya çıktı. Kredi kartı borçlarını çevirebilmek için PERPA’daki bazı kişilerle çalıştığını savunan Kütahyalı, hamile eşi ve ikiz kızlarının yaşadığı psikolojik yıkımı anlatarak suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde yaklaşık 4 saat ifade veren Kütahyalı’ya etkin pişmanlık hükümlerinin anlatıldığı öğrenildi. Kütahyalı’nın ise örgüt üyesi olmadığını savunarak etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediğini söylediği belirtildi. İfadesinde operasyonun doğru olduğunu düşündüğünü belirten Kütahyalı’nın, "Bütün bildiklerimi ve yaşadıklarımı anlatacağım. Nezarette kaldığım şahıslarla yaptığım görüşmeler sonucunda bu operasyonun çok doğru ve isabetli bir karar olduğunu düşünüyorum" dediği öğrenildi. Mal varlığı ve banka hesapları soruldu Emniyetteki sorgusunda mal varlığına ilişkin soruları da yanıtlayan Kütahyalı’nın üzerine kayıtlı çeşitli araçları bulunduğunu söylediği, İstanbul Sarıyer’de bir daire, Üsküdar Çengelköy’de yüzde 50 hisseli dubleks konut ve İzmir’de bir apartman dairesinin bulunduğunu belirtti. Kütahyalı’nın çok sayıda bankada hesabı olduğunu ancak bunları rutin bankacılık işlemleri için kullandığını, kripto para borsalarında ise hesabı olmadığını açıklayarak, "Bu işlemlere tamamen yabancıyım" dediği ifade edildi. Soruşturma kapsamında dosyada yer alan yüzlerce ismin kendisine okunduğu belirtilen Kütahyalı’nın, listede yalnızca B.Ö.’yü tanıdığını, onu da yakın arkadaşının oğlu olduğu söyledi. Diğer isimlerle bağlantısı olmadığını savundu. MASAK raporlarında milyonluk para transferleri Soruşturmanın en dikkat çekici bölümlerinden birinin MASAK raporları olduğu belirtildi. Raporlarda yasa dışı bahis organizasyonlarında kullanıldığı değerlendirilen bazı hesaplardan Kütahyalı’nın hesaplarına milyonlarca liralık transfer yapıldığı ifade edildi. Özellikle B.E. isimli şüpheliyle bağlantılı hesaplardan toplam 4 milyon 684 bin lira aktarıldığının tespit edildiği kaydedildi. Ayrıca M.G., G.Y., A.Y.T., L.B. ve B.A. isimli kişilerden gelen para hareketlerinin de dosyada yer aldığı, toplam işlem hacminin 17 milyon lirayı geçtiğinin değerlendirildiği belirtildi. Kütahyalı ise söz konusu para hareketlerini ekonomik sıkıntılar nedeniyle yaptığını savundu. 2017-2020 yılları arasında televizyon ekranlarından uzak kaldığını ve gelirinin ciddi şekilde düştüğünü belirten Kütahyalı’nın, kredi kartı borçlarını çevirebilmek için İstanbul PERPA’daki bazı finans çevreleriyle çalıştığını anlattığı öğrenildi. İfadesinde, kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı esnaflarla çalıştığını anlatan Kütahyalı’nın, "Kredi kartımdan para çekiliyor, komisyon düşülerek hesabıma aktarılıyordu. Gelen para bana ait paraydı. Kesinlikle başka kişilere veya ödeme kuruluşlarına ait değildi. Çok sayıda işlem yapıldığı için rakam yüksek görünmektedir" dediği belirtildi. Elektronik ödeme kuruluşlarından 35 milyon liralık hareket MASAK analizlerinde Kütahyalı’nın hesaplarına çeşitli elektronik ödeme kuruluşları üzerinden toplam 35 milyon 201 bin lira giriş yapıldığının belirlendiği ifade edildi. Sipay, Elekse, FZYPay, Birleşik Ödeme ve Paladyum Elektronik Para üzerinden 192 işlem gerçekleştirildiğinin raporlara yansıdığı öğrenildi. Kütahyalı’nın ifadesinde, söz konusu işlemlerin kredi kartı borçlarını çevirmek amacıyla yapılan işlemler olduğunu savunduğu kaydedildi. Kütahyalı’nın, "Bu ödeme kuruluşlarını tanımıyorum. Bu kuruluşların ne iş yaptığını nezarethanede diğer şüphelilerden öğrendim" dediği öğrenildi. 46 milyon liralık para trafiği Dosyada en dikkat çeken başlıklardan birinin de B.Ö. ile olan yüksek hacimli para trafiği olduğu belirtildi. MASAK raporlarına göre Kütahyalı ile B.Ö. arasında yaklaşık 46 milyon liralık işlem hacmi bulunduğu ifade edildi. Ayrıca Ç.Ö., Ş.K., P.A. ve bazı yakın akrabalarıyla da yoğun para hareketlerinin tespit edildiği öğrenildi. Kütahyalı’nın ise bu transferlerin yatırım amaçlı olduğunu savunduğu belirtildi. Yakın arkadaşının yönlendirmesiyle kur korumalı mevduat ve ticari kredi sistemi üzerinden yatırım yaptığını anlatan Kütahyalı’nın, arkadaşına güvendiği için para transferi gerçekleştirdiğini söylediği kaydedildi. Annesi Ş.K. ile yapılan transferlerin aile içi para hareketleri olduğunu belirten Kütahyalı’nın, eşi P.A.’ya yapılan para transferlerinin de ailevi nedenlerden kaynaklandığını ifade ettiği öğrenildi. U.Z.’ye gönderilen paraların ise Maltepe’deki ev satışına ilişkin olduğunu söylediği belirtildi. Öte yandan Kütahyalı’nın yeğeni S.Ö. adına hesap açtırdığını kabul ettiği, bunu ise bir bankanın yüksek faiz kampanyasından yararlanmak amacıyla yaptığını söylediği öğrenildi. "Bahis oynamadım" savunması İfade dosyasında L.B., Atlantik Global Bilişim, Paladyum Elektronik Para ve çeşitli yazılım şirketleriyle yapılan milyonlarca liralık transferlerin de yer aldığı belirtildi. Bazı transferlerin "elektronik ürün bedeli", "cari hesap" ve "üye işyeri çekimi" açıklamalarıyla gerçekleştirildiği ifade edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca yasa dışı bahis organizasyonlarının kullandığı öne sürülen panel sistemlerine ilişkin teknik analizlerin de bulunduğu öğrenildi. Emniyet birimlerinin, suç örgütünün elektronik ödeme kuruluşları, sanal POS sistemleri ve paravan şirketler aracılığıyla kara para aklama ağı kurduğunu değerlendirdiği belirtildi. Kütahyalı’nın ise ifadesinin tamamında suç örgütüyle bağlantısı olmadığını savunduğu kaydedildi. Kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı kişilerle çalıştığını anlatan Kütahyalı’nın, "Ben sadece hesabıma yatması gereken parayla ilgilendim. Kimden geldiğine bakmadım" dediği öğrenildi. Hayatı boyunca resmi ya da gayriresmi hiçbir bahis oynamadığını savunan Kütahyalı’nın, "Tüm hayatım araştırılsın, bahis ve kumarın izine rastlanmaz" ifadelerini kullandığı belirtildi. İfadesinin devamında hamile eşi ve 12 yaşındaki ikiz kızlarının süreç nedeniyle psikolojik olarak yıprandığını söylediği öğrenilen Kütahyalı’nın, "Hayatta hatalarım oldu ama gözaltına alınmama neden olan suçlamaların hiçbirini işlemedim" dediği kaydedildi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 16:05 Öğretmenlerin resen atamaları mahkeme tarafından iptal edildi Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, norm kadro fazlası öğretmenlerin iradeleri dışında resen atamalara itirazı üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi ve Adana 3. İdare Mahkemesi işlemleri iptal etti. Norm kadro fazlası oldukları gerekçesiyle, aile bütünlükleri ve mazeretleri göz ardı edilerek kilometrelerce uzaklıktaki ilçelere atanan öğretmenler için, Eğitim-Bir-Sen hukuk mücadelesi başlattı. Eğitim-Bir-Sen’in başvurusu üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, yürütmesi durdurulan genelge hükümlerinin dayanak alınarak bazı öğretmenlerin resen atamadan muaf tutulmasının, atama sıralamasını ve tercihlerini doğrudan etkileyeceğini belirterek idarenin atama işlemlerini hukuka aykırı buldu. Öte yandan, Adana 3. İdare Mahkemesi ise zorunlu yer değiştirmeye tabi polis memuru eşi olan bir öğretmenin, norm kadro gerekçesiyle aile birliğini bozacak şekilde resen atanmasını Anayasa’nın aile birliğini koruyan ilkesine aykırı bularak iptal etti. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, yargı kararlarının sendikanın haklılığını bir kez daha kanıtladığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz aylarda kazandığımız davaların ardından bu hafta da yeni iptal kararlarıyla üyelerimizin hakkını teslim almanın gururunu yaşıyoruz. Genel Başkanımız Sayın Ali Yalçın’ın her platformda dile getirdiği gibi, resen atama bir çözüm yöntemi değil, başlı başına bir mağduriyet kaynağıdır. Öğretmenlerimizin aile düzenini, küçük yaştaki çocuklarının durumunu ve çalışma şevkini hiçe sayan bu dayatmalara yargı bir kez daha geçit vermemiştir. Eğitim-Bir-Sen olarak bu mağduriyetin sonuna kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz." Eğitim-Bir-Sen’in sadece bir tepki mercii değil, aynı zamanda çözüm ve hak arama kapısı olduğunu vurgulayan Sarıgeçili, şubelerinin hukuk komisyonuna dikkat çekerek, "Şubemiz bünyesindeki hukuk komisyonumuz, üyelerimizin hak kaybına uğramaması için dosyaları titizlikle inceliyor ve tamamen ücretsiz bir hukuki kalkan sağlıyor. Kazandığımız bu son davalar, sadece bu öğretmenlerimizin değil, hakkı gasp edilen tüm eğitim camiasının ortak zaferidir. Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi olarak, tek bir üyemizin dahi haksızlığa uğramasına sessiz kalmayacağız" dedi.
Adana’da turfanda karpuz hasadı başladı
10 Mayıs 2024 Cuma - 09:06 Adana’da turfanda karpuz hasadı başladı Türkiye’nin en önemli karpuz üretim merkezlerinden Adana’da tescilli turfanda karpuz hasadı başladı. Tarlada kilosu 11-12 liradan satılan karpuzlar, kamyonlara yüklenerek Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Ülke genelinde üretilen 4 milyon ton karpuzun yüzde 25’ini karşılayan kentte turfanda karpuz hasadı, deniz kıyısındaki Karataş ilçesi Kapı Mahallesi’nde başladı. Kentte yaklaşık 105 bin dekar üzerine ekilen karpuzda bu yıl 700 bin ton verim beklendiği bildirildi. Tarlada kilosu 11-12 liradan satılan karpuz, iç piyasanın yanı sıra Romanya, Bulgaristan, Yunanistan ve Rusya’ya da ihraç ediliyor. “1 dönüme 4-5 ton verim alınıyor” Hasat sırasında İhlas Haber Ajansı’na konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, “Dünyada Çin’den sonra en fazla karpuz üretimi Adana’da yapılıyor. Karpuz hasat olgunluğuna ulaştı. Şu anda karpuz tarlada 10-12 lira arasında değişiyor. Şu anda yurt dışı kapıları açık ancak turfanda karpuz verimi biraz az. Şu an 1 dönüme 4-5 ton arasında verim alınıyor. Ovada hasat başlayınca rekolte 8-9 tona ulaşacak” ifadelerini kullandı. Çiftçinin dönüme maliyetinin 35 bin lira olduğunu anlatan Doğan, “Fiyatlar şu anda gayet iyi. Kilogramda çiftçiye maliyeti 9-9 buçuk lira. Çiftçimiz 11-12 liranın altında karpuzu sattığında para kazanamaz. Haziran ayının başında ovada hasat başlayacak ve hasat bollaşacak” dedi. “Karpuz olgunluğa erişmeden hasat edilmemeli” Ham karpuz timlerinin tarlalarda gezip denetim yaptığına dikkat çeken Doğan, daha sonra şunları söyledi: “Çiftçimiz karpuzunu hasat etmeden önce ilçe tarım müdürlüklerine müracaat edecek ve onayını aldıktan sonra hasat yapacak. Ham karpuz timleri, ham karpuzların piyasaya girmesini engelleyecek. Şu anda Adana karpuzumuz tadı, rengi, kokusu ve aromasıyla ünlü bir karpuz. Bu yıl geçen seneye oranla ekim alanı arttı. Çitçimiz karpuzdan para kazanınca ekim alanı arttı. Havalar çok aşırı sıcak gitmezse karpuz fiyatları böyle devam edecek. Çiftçimiz bu sene de para kazanırsa eğer ekim alanı artacaktır. Ham karpuz kırılmazsa eğer fiyatlar düşmez. Karpuz hasat olgunluğuna erişmeden hasat edilmemeli. Çiftçi ve tüccarlar buna dikkat etmeli.”
Adana’da sanayiciler dijital dönüşüm ve inovasyon için buluştu
09 Mayıs 2024 Perşembe - 15:31 Adana’da sanayiciler dijital dönüşüm ve inovasyon için buluştu Adana Sanayi Odası Sanayi Kampüsü ev sahipliğinde bir fuarcılık firması ve dernek iş birliğinde ‘Dijital OSB Buluşmaları 2024 Adana’ etkinliği gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç, günümüzün dinamik iş dünyasında önemli değişikliklerin yaşandığını ve bu değişime ayak uydurmanın şart olduğunu vurguladı. Geçmişte ürün fiyatlarını belirlerken maliyet odaklı yaklaşımların yeterli olduğunu belirten Kıvanç, artık fiyatı tüketicinin belirlediği bir dünyada yaşadığımızı ifade etti. Ürünlerin sadece maliyet ve kar üzerinden değil, müşteri talepleri ve çevresel faktörler göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kıvanç, son olarak iş dünyasında inovasyonun ve dijitalleşmenin önemine dikkat çekerek, değişen dünyaya uyum sağlamanın ve verimliliği artırmanın önemli olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Biz buraya Sanayi Kampüsü diyoruz. Bu kampüs bünyesinde sanayicimizin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde; Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi (Model Fabrika), Yenilik Merkezi, Enerji Verimliliği Merkezi, Mesleki Eğitim ve Belgelendirme Merkezi, Su Verimliliği Merkezini hayata geçirmiş bulunmaktayız. İhtiyaca göre de merkezimizin faaliyetlerini çeşitlendirip kapasitesini artıracağız. Her biri iş dünyamıza büyük katkılar sağlayan ve geleceğe yönelik önemli adımlar atmamıza vesile olacak merkezlerdir. Bu sürecin olmazsa olmazı yalın ve dijital dönüşümdür. İşte tamda bu noktada bu merkezilerimizden alınan eğitim ve danışmanlık hizmetleri ön plana çıkıyor. Bu hizmetler sayesinde sanayicimiz ilave bir yatırım yapmadan mevcut makine parkları ile üretim süreçlerini verimli hale getiriyor. Verimliliklerini minimum yüzde 10 ile 20 oranında artırarak israfı azaltıyor." Açılış konuşmalarının ardından gün boyunca süren etkinlikte, Logosoft distiribütörlük destek faaliyetleri, Microsoft copilot, Sap Busıness One şirketlere getireceği faydalar, Honeywell endüstriyel otomasyon, endüstride verimlilik çözümleri, elektrifikasyon ve hareket bölümü, endüstriyel verimlilik çözümleri, robotik ve imalat otomasyonu bölümü, geleceğin fabrikaları - yeni teknolojiler ve ürünler, endüstriyel işletmelerde enerji verimliliği ve karbon ayak izi, tasarımdan imalata yüzde 70’e varan maliyet tasarrufu, MCS otomasyon, imalat işletmelerinde akıllı üretim teknolojileri, model fabrika ve öğren dönüş programı, akıllı üretim hatlarında kullanılan robotik otomasyon ve yapay zeka uygulamaları konularında sunumlar gerçekleştirildi.
Yüreğir Belediye Başkanı Demirçalı: "İlçemize bahar geldi"
09 Mayıs 2024 Perşembe - 12:13 Yüreğir Belediye Başkanı Demirçalı: "İlçemize bahar geldi" Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, ilçeye bahar geldiğini söyleyerek, "Bunda Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeydan Karalar’ında büyük bir desteği var" dedi. Demirçalı, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ı makamında ağırladı. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Başkan Demirçalı’ya hayırlı olsun dileklerini ileterek, başarılar diledi. 31 Mart Mahalli İdareler Seçiminde halkın büyük sevgisini kazanarak göreve başlayan Demirçalı, Karalar’ı ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek, nazik ziyaretinden dolayı teşekkür etti. Geleceğe dönük ortak çalışmalar hakkında görüş alışverişinde bulunulan ziyarette Demirçalı, Başkan Karalar ile Yüreğir’e güzel hizmetler kazandıracaklarını ve hizmet odaklı çalışacaklarını dile getirerek; “İlçemize bahar geldi. Sizin de çok büyük emekleriniz var. Bugüne kadar desteğinizi bizden hiç esirgemediniz. Yüreğir halkı ve kendi adıma şükranlarımı sunuyorum. Hep birlikte daha yaşanabilir bir Yüreğir daha güzel bir Adana için tüm gayretimizle çalışacağız. Şehrimiz için birlikte çalışmaya, Adana Büyükşehir Belediyemizin desteğiyle, tüm gücümüzle halkımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Belediyemize, Yüreğir’e hoş geldiniz, şeref verdiniz” dedi. Yüreğir’in Adana’nın ikinci büyük ilçesi olduğunu belirten Karalar ise Demirçalı ile işbirliği içerisinde çalışarak Yüreğir’e çok daha güzel hizmetler sunacaklarını kaydetti. Başkan Demirçalı’yı tebrik eden Başkan Karalar; “Size ve çalışma arkadaşlarınıza başarılar diliyorum. Yüreğir Belediyesi’ne her türlü desteği vereceğimizi, her zaman yanında olacağımızı Yüreğir halkının bilmesini isteriz. Şundan emin olabilirsiniz, yapacağımız işbirliği ile bütün zorluklar çok daha rahat aşılacak. Bundan hiçbir endişeniz olmasın. Bu anlamda, moralinizi ve enerjinizi yüksek tutun. Ben, belediyemle ve ekip arkadaşlarımla beraber her zaman yanı başınızda olacağım. Yüreğir halkı çok daha güzel hizmetler alacak.” diye konuştu. Ziyaret, günün anısına hatıra fotoğrafı çekimi ve karşılıklı hediyelerin takdim edilmesi ile son buldu.
Bahar yorgunluğuyla baş etmek için 6 öneri
09 Mayıs 2024 Perşembe - 11:43 Bahar yorgunluğuyla baş etmek için 6 öneri Baharla beraber değişmeye başlayan gece-gündüz süreleri ve iklim şartları ile beraber vücudumuzun yeni oluşan şartlara uyum sağlamaya çalıştığını ifade eden Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meriç Zeydan, ‘bahar yorgunluğu’ olarak tanımlanan bu dönemde yaşanması muhtemel fiziksel ve psikolojik değişimlerle baş edebilmek için yapılabilecekleri anlattı. Bahar aylarında sıklıkla, yorgunluk hissi, halsizlik, isteksizlik ve baş ağrısı gibi şikâyetlerden yakınırız. Eğer tıbbi olarak bu durumun altında yatan başka hastalıklar yoksa, bahar yorgunluğu sizin de kapınızı çalışmış olabilir. Bu can sıkıcı durumdan kurtulmak içinse bazı basit davranış değişiklikleri sergilemek gerekebiliyor. Baharla beraber değişmeye başlayan gece-gündüz süreleri ve iklim şartları ile beraber vücudumuzun yeni oluşan şartlara uyum sağlamaya çalıştığını anlatan Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meriç Zeydan, ‘bahar yorgunluğu’ olarak tanımlanan bu dönemde yaşanması muhtemel fiziksel ve psikolojik değişimlerle baş edebilmek için yapılabilecekleri şöyle sıraladı: "Uyku düzeninize özen gösterin Sadece bedenimizin değil zihnimizin de dinlendiği en önemli zaman dilimi olan uyku, genel sağlığımız için önemli bir ihtiyaç olarak biliniyor. Uykusuzluk ve düzensiz uyku kendinizi yorgun hissetmenize yol açarken düzenli uyku saatleri ise gün içerisinde daha dinç hissetmenize yardımcı olacaktır. Bu nedenle yatma ve kalma saatlerinizi düzenleyerek geceleri 6-8 saat uyumaya çalışın. Beslenmenize dikkat edin Güne başlarken Akdeniz tipi olarak da adlandırılan ve yumurta, zeytin, beyaz peynir, domates, bol yeşillik ve salatalık gibi besinlerden oluşan kahvaltınızı ihmal etmeyin. Doğal yollardan C vitamini almaya özen gösterin. Bunun yanı sıra gün içerisinde susamayı beklemeden en az 2 buçuk ila 3 litre su tüketin, kafein tüketiminizi ise sınırlandırın. Güne gevşeme hareketleri ile başlayın Kış aylarında kısmen hareketsiz kalan vücudunuza esneklik kazandırmak için yoga ve pilates en ideal tercihler arasında geliyor. Bunun için özellikle sabah güneşinden faydalanarak yapacağınız esneme ve gevşeme hareketleri vücudunuzun güne zinde başlamasını sağlarken aynı zamanda kışın yoksun kaldığınız D vitamini almanıza da yardımcı olacaktır. Açık havadan faydalanın Egzersiz yapmanın belki en keyifli yollarından biri de açık havada bahçe ve tamirat gibi işlerle uğraşmak. Yapılan bazı araştırmalar bahçede ortalama bir saat çalışmanın 5-6 kilometre yol yürümeye eşdeğer olduğuna işaret ediyor. Açık havada yapılan bu tarz işler, vücuda esneklik ve direnç kazandırırken aynı zamanda gerginlik ve kaygıyı azaltarak psikolojik olarak da bireye fayda sağlıyor. Yürüyüş yapmayı ihmal etmeyin Kendi kendinize yapabileceğiniz en faydalı aktivitelerden biri yürüyüş. Bu nedenle vücudunuzun kaybettiği tempoyu tekrar kazanmak için kış aylarında soğuk ve yağışlı havalar nedeniyle ara verilen yürüyüşlere tekrar başlamanın tam zamanı diyebiliriz. Haftanın en az 5 günü, orta ve hızlı tempo ile yaklaşık 45 dakika yapılacak yürüyüşler, hem kalp-damar sağlığınızı koruyacak hem kan şekerinizi dengede tutmanızı sağlayacak hem de yaza fit girmenize yardım edecektir. Ancak tempolu yürüyüşe başlamadan önce herhangi bir sakatlık sorunu yaşamamak için 5 dakikalık ısınma ve hafif esneme-germe egzersizleri yapmaya da özen gösterin. Hafta sonu şehirden uzaklaşın Bahar yorgunluğu, yoğun çalışma temposu ile birleştiğinde iyice çekilmez bir hal alıyor. Bu durumu aşmanın yollarından biri de kısa bir tatile çıkmak veya kamp yapmak. Bunun için hafta sonuna özel aileniz veya arkadaşlarınız ile birlikte 2 günlük bir tatil planlayın ama bu tatile iş götürmeyin. Bu süre zarfında ise sadece miskin bir şekilde yatmak yerine, gittiğiniz yerde görülecek ne varsa yürüyerek ya da bisiklet kiralayarak keşfetmeye çalışın. Bu şekilde hem kendinizi daha dinç hissedecek hem de kalp-damar sağlığınıza fayda sağlamış olacaksınız."
Ceyhan’da belediyeye hibe edilen tarihi ’Güleçyüz Konak’ restore edilip sosyal tesis olarak kullanılacak
09 Mayıs 2024 Perşembe - 11:12 Ceyhan’da belediyeye hibe edilen tarihi ’Güleçyüz Konak’ restore edilip sosyal tesis olarak kullanılacak Ceydan’da 1940 yılında inşa edilen en eski konaklardan ’Güleçyüz Konak’, Ceyhan Belediyesi’ne hibe edildi. Belediye tarafından restore edilecek olan konak, sosyal tesis olarak Ceyhanlı vatandaşların hizmetine sunulacak. Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, söz verdiği hizmetleri gerçekleştirmek için gece gündüz çalışmalarına devam ediyor. Ceyhan halkının desteğini alarak hizmetlerine emin adımlarla yürüyen başkan Aydar’a, bir destek de ilçenin köklü ailelerinden Güleçyüz ailesi tarafından geldi. Ceyhan’daki en eski konağın sahibi Sami Güleçyüz, ’Güleçyüz Konağı’nı belediyeye hibe etti. Atatürk Mahallesi’nde bulunan ve Ceyhan’ın en eski konaklarından olan tarihi Güleçyüz Konağı, restore edilerek Ceyhan halkının hizmetine sosyal tesis olarak sunulacak. Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Güleçyüz ailesine teşekkür ederek, “2019 yılında konağın bulunduğu alanı yeniden imar edip rekreasyon alanına çevirdiğimizde bu konakla ilgili düşüncelerimiz vardı. Bu konağı restore edip Ceyhan Belediyesi tarafından güzel bir sosyal tesis haline getireceğiz ve Ceyhanlıların kullanımına açacağız. Bu konağa, bu değerlere ve bu kültüre sahip çıkacağız. Sami Güleçyüz, sağ olsun bizim bu hayallerimizi gerçekleştirmemize vesile olup konağı ücretsiz bize hibe etti. Ceyhan halkı adına kendilerine teşekkür ediyorum" dedi. Sami Güleçyüz ise konağın 1940’lı yılların başından dedesi tarafından inşa ettirildiğini belirterek, "1956 yılında ben bu konakta doğdum. 68 yıldır ikametim bu konakta. Böyle bir değerin Ceyhan’a kazandırılması için sayın başkanın dinamik ve fikirlerinden yararlanarak, kurumsal kimliği olan Ceyhan Belediyesi’ne teslim etmekten mutluluk duyuyorum" ifadelerini kullandı.
Kızını taciz ettiğini öne sürdüğü genci öldüren baba tutuklandı
09 Mayıs 2024 Perşembe - 10:08 Kızını taciz ettiğini öne sürdüğü genci öldüren baba tutuklandı Adana’da kızını taciz ettiğini öne sürdüğü 19 yaşındaki genci öldüren baba tutuklandı. Olay, 7 Mayıs günü saat 22.00 sıralarında Yüreğir ilçesi Sarıçam Mahallesi’nde meydana geldi. 19 yaşındaki İ.A., aynı mahallede oturan sevgilisi Arda Demirci’den (19) bir süre önce ayrıldı. Çift arasında çıkan kavgada İ.A.’nın babası Mehmet A. (54), evden aldığı av tüfeğiyle Demirci’ye ateş açtı. Göğsüne isabet eden saçmalarla ağır yaralanan Demirci yere yığılırken, şüpheli ise olay yerinden kaçtı. Ambulansla hastaneye kaldırılan genç, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Mehmet A. daha sonra cinayette kullandığı tüfekle birlikte polise teslim oldu. Babanın ifadesinde, kızının ayrılmak istemesi üzerine Demirci’nin durumu kabullenemeyip, “Elimde fotoğrafların var. Beni terk edersen seni rezil ederim” diyerek şantaj yaptığını, kızlarının durumu anlatması üzerine eşi M.A. ile birlikte Demirci ile görüşerek kızlarını rahat bırakmasını istediklerini söylediği öğrenildi. Demirci’nin ise bu teklifi reddedip, şantajını sürdürdüğü öne sürüldü. "Bize küfretti, kaldıramadım" Cinayet Büro Amirliği’ne götürülen Mehmet A. ifadesinde, “Bizi küfrederek evinden kovdu. Eve geldiğimde sinirim çok bozulmuştu. Kafamı dağıtmak için maç izlemek istedim. O sırada sokaktan geçerken evimin önünde durup bize yönelik küfretti. Bu durumu daha fazla kaldıramadım. Keşke böyle olmasaydı” dedi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Mehmet A., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Tescilli ‘Adana hasır örgü bileklik’ geçmişi geleceğe taşıyor
09 Mayıs 2024 Perşembe - 10:00 Tescilli ‘Adana hasır örgü bileklik’ geçmişi geleceğe taşıyor Adana Olgunlaşma Enstitüsü bünyesindeki kuyumculuk atölyesindeki ustalar, tasarladıkları ürünlerle Türk kültürünü gelecek kuşaklara aktarıyor. Enstitü bünyesinde tescilli bin 600 üründen biri olan gümüşten yapılan ‘Adana hasır örgü bileklik’ de ustaların elinde sanat eserine dönüşüyor. Adana Olgunlaşma Enstitüsü’nde Kuyumculuk Teknolojisi Alanı’nda ustalardan oluşan ekip, Türk kültürünü günümüze taşıyarak yaptıkları eserleri gelecek kuşaklara aktarıyor. Kuyumculuk atölyesinde, kilimlerden bile ilham alınan desenler, takılara yansıtılırken gümüşten yapılan Adana hasır örgü bileklik gibi birçok tescilli ürünler ön plana çıkıyor. Adana Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Seher Coşkun, Adana Olgunlaşma Enstitüsü’nün prestijli bir kurum olduğunu kaydederek, “Şu an Türk kültürünün yaşatılması, gelecek kuşaklara aktarılması için aslına uygun olarak üretimler yapan bir kurum halini aldık. Aynı zamanda döner sermayeli bir kurumuz. Ülke ekonomisine ve burada çalışan ustalarımızın, buradaki eğitim alan öğrencilerimizin de aile ekonomilerine katkıda bulunuyoruz böylece. Kendini sürekli yenileyen alanların bir tanesi olan kuyumculuk alanında geçmişi günümüze taşıyan, günümüzden gelecek kuşaklara aslına bağlı kalarak aktarabileceğimiz güzel ürünlerimiz var burada. Mesela bunlar Matrakçı Nasuh’un minyatürlerinden esinlenerek hazırlanan bir Belgrad seferine konu alan bir ürün olurken aynı zamanda da Adana’ya ait olan Adanalı kuyumculuk ustaları tarafından yapılan Adana hasır örgü bir bileklikte olabiliyor” dedi. “Adana hasır örgü bileklik tescilli ürünümüz” Coşkun, Adana hasır örgü bilekliğin tescilli ürünlerinden bir tanesi olduğunu belirterek, “Şu an bin 600 tescilli ürünümüz var. Tescilli ürünlerimizden bir tanesi de Adana hasır örgü bileklik. Hasır örgüden dolma kalemde üretiyoruz. Gümüşle yapıyoruz bunları. Yine kilim desenlerimizi takılara taşıyoruz. Onların motiflerinden ilham alıyoruz. Bunların kalıcı olmasını sağlıyoruz. Kuyumculuk atölyemizde gelecek kuşaklara aslına uygun çalışmalar yapılıyor” diye konuştu. Atölyelerde üretilen ürünlerimizin hepsinin satış amaçlı yapılmadığını ifade eden Seher Coşkun, “Tema çalışmalarımız var. Araştırmalar üzerine oturtulmuş çalışmalar. Bunlar arşivlerde gelecek kuşaklara aktarılması için arşivleniyor. Sadece arşivlenmekle kalmayıp hem ana binamızda hem de Tepebağ Kültür Sanat Merkezimizde ki sergi salonumuzda bunlar Adanalıların ve Adana’yı gezen turistlerimizin beğenisine sunuluyor” şeklinde konuştu.
Tescilli ‘Adana hasır örgü bileklik’ geçmişi geleceğe taşıyor
09 Mayıs 2024 Perşembe - 09:58 Tescilli ‘Adana hasır örgü bileklik’ geçmişi geleceğe taşıyor Adana Olgunlaşma Enstitüsü bünyesindeki kuyumculuk atölyesindeki ustalar, Türk kültürünü, gelecek kuşaklara tasarladıkları ürünleri aktarıyor. Enstitü bünyesinde tescilli bin 600 üründen biri olan gümüşten yapılan ‘Adana hasır örgü bileklik’ de ustaların elinde sanat eserine dönüşüyor. Adana Olgunlaşma Enstitüsü’nde Kuyumculuk Teknolojisi Alanı’nda ustalardan oluşan ekip, Türk kültürünü günümüze taşıyarak yaptıkları eserleri gelecek kuşaklara aktarıyor. Kuyumculuk atölyesinde, kilimlerden bile ilham alınan desenler, takılara yansıtılırken gümüşten yapılan Adana hasır örgü bileklik gibi birçok tescilli ürünler ön plana çıkıyor. Adana Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Seher Coşkun, Adana Olgunlaşma Enstitüsü’nün prestijli bir kurum olduğunu kaydederek, “Şu an Türk kültürünün yaşatılması, gelecek kuşaklara aktarılması için aslına uygun olarak üretimler yapan bir kurum halini aldık. Aynı zamanda döner sermayeli bir kurumuz. Ülke ekonomisine ve burada çalışan ustalarımızın, buradaki eğitim alan öğrencilerimizin de aile ekonomilerine katkıda bulunuyoruz böylece. Kendini sürekli yenileyen alanların bir tanesi olan kuyumculuk alanında geçmişi günümüze taşıyan, günümüzden gelecek kuşaklara aslına bağlı kalarak aktarabileceğimiz güzel ürünlerimiz var burada. Mesela bunlar Matrakçı Nasuh’un minyatürlerinden esinlenerek hazırlanan bir Belgrad seferine konu alan bir ürün olurken aynı zamanda da Adana’ya ait olan Adanalı kuyumculuk ustaları tarafından yapılan Adana hasır örgü bir bileklikte olabiliyor” dedi. “Adana hasır örgü bileklik tescilli ürünümüz” Coşkun, Adana hasır örgü bilekliğin tescilli ürünlerinden bir tanesi olduğunu belirterek, “Şu an bin 600 tescilli ürünümüz var. Tescilli ürünlerimizden bir tanesi de Adana hasır örgü bileklik. Hasır örgüden dolma kalemde üretiyoruz. Gümüşle yapıyoruz bunları. Yine kilim desenlerimizi takılara taşıyoruz. Onların motiflerinden ilham alıyoruz. Bunların kalıcı olmasını sağlıyoruz. Kuyumculuk atölyemizde gelecek kuşaklara aslına uygun çalışmalar yapılıyor” diye konuştu. Atölyelerde üretilen ürünlerimizin hepsinin satış amaçlı yapılmadığını ifade eden Seher Coşkun, “Tema çalışmalarımız var. Araştırmalar üzerine oturtulmuş çalışmalar. Bunlar arşivlerde gelecek kuşaklara aktarılması için arşivleniyor. Sadece arşivlenmekle kalmayıp hem ana binamızda hem de Tepebağ Kültür Sanat Merkezimizde ki sergi salonumuzda bunlar Adanalıların ve Adana’yı gezen turistlerimizin beğenisine sunuluyor” şeklinde konuştu. (ELF-FKE-