Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Başıboş köpek mağdurları panelde buluştu
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:32:51
Ankara’da platformlar tarafından ‘Türkiye’de başıboş köpek sorunu’ paneli düzenlendi. Mağdurlar panelde buluştu. Ankara’da platformlar tarafından 5199 sayılı Kanun’un 2024 değişikliği sonrası uygulama sorunları, belediyelerin hukuki sorumlulukları, halk sağlığı ve güvenlik boyutu, bilimsel, idrai ve insan hakları perspektiflerinin ele alındığı ‘Türkiye’de başıboş köpek sorunu’ paneli düzenlendi. Etkinliğe, başıboş köpek mağdurları katıldı. "Köpek üretimi ve rehabilite edilmesi sıkı biçimde denetlenmelidir" Kısırlaştırma ve rehabilitasyon süreçlerinin etkin biçimde yürütülmesi gerektiğini söyleyen Ankara Sivil Toplum Platformu Dönem Sözcüsü Nevzat Öylek, "Köpek üretimi ve rehabilite edilmesi sıkı biçimde denetlenmelidir. Özellikle okul çevreleri, parklar, hastaneler ve ibadethaneler güvenli alanlar haline getirilmelidir. Yalnızca şehir güvenliği konusunda değil, toplumun kültürel ve vicdani meseleleri konusunda da sorumluluk almaya devam ediyoruz. Dün RTÜK önünde gerçekleştirdiğimiz basın açıklamasında ekranlar üzerinden toplumumuza yönelik kültür emperyalizmine aile yapısını hedef alan yayınlara ve toplumsal değerlerimizi aşındırmaya çalışan içeriklere ilişkin kaygımızı ifade ettik" diye konuştu. "Hastaneye götürülürken yavrum, ‘ölmeyeceğim değil mi baba?’ diye soruyordu" Yıllarca ‘bir kap mama bir kap su koy’ sloganlarıyla adeta beyninin yıkandığını ifade eden mağdur anne ise bir hayvandan insana böylesine bir zarar gelebileceğini asla düşünmediğini kaydederek, şöyle konuştu: "Ancak bu propagandanın arka planını sorgulamamanın bedeli bizim için çok ağır oldu. Sadece 3 buçuk dakika içinde varlığıyla içimi şükürlerle dolduran kızım, başıboş köpeklerin saldırısına uğradı. Kaçarken bir kamyonun altında kaldı ve bacağı koptu. Sizin haberlerde köpek saldırısı deyip geçtiğiniz o başlıklar bizim hayatımıza düşen birer ateş topuydu. Yanına vardığımda bana, ‘özür dilerim anneciğim köpekler saldırdı’ diyordu. Hastaneye götürülürken yaşam hevesiyle dolu olan yavrum, ‘ölmeyeceğim değil mi baba?’ diye soruyor, acısı dayanılmaz hale geldiğindeyse uyutun beni diye yalvarıyordu. Biz bu felaketin ortasında çaresizce beklerken sosyal medyada bir tokat gibi yüzümüze vurulan iftiralar başladı. Kızımın hep sokaklarda olduğu, köpekleri tahrik ettiği gibi asılsız yalanlar yayıldı. İftiralar, öyle ahlaksız bir boyuta ulaştı ki olayın FETÖ kurgusu olduğundan tutun iffetime, namusuma, şahsıma yönelik onur kırıcı saldırılara kadar her türlü haksızlığa uğradım. Evladımız canıyla uğraşırken biz aynı zamanda bu organize kötülükle uğraşmak zorunda kaldık." Programa, hukukçular, mağdurlar ve akademisyenler katıldı.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:21
Kızı başıboş köpek saldırısına uğrayan anne: "Hastaneye götürülürken yaşam hevesiyle dolu olan yavrum, ‘ölmeyeceğim değil mi baba?’ diye soruyor"
Ankara’da platformlar tarafından ‘Türkiye’de başıboş köpek sorunu’ paneli düzenlendi. Mağdurlar panelde buluştu. Ankara’da platformlar tarafından 5199 sayılı Kanun’un 2024 değişikliği sonrası uygulama sorunları, belediyelerin hukuki sorumlulukları, halk sağlığı ve güvenlik boyutu, bilimsel, idrai ve insan hakları perspektiflerinin ele alındığı ‘Türkiye’de başıboş köpek sorunu’ paneli düzenlendi. Etkinliğe, başıboş köpek mağdurları katıldı. "Köpek üretimi ve rehabilite edilmesi sıkı biçimde denetlenmelidir" Kısırlaştırma ve rehabilitasyon süreçlerinin etkin biçimde yürütülmesi gerektiğini söyleyen Ankara Sivil Toplum Platformu Dönem Sözcüsü Nevzat Öylek, "Köpek üretimi ve rehabilite edilmesi sıkı biçimde denetlenmelidir. Özellikle okul çevreleri, parklar, hastaneler ve ibadethaneler güvenli alanlar haline getirilmelidir. Yalnızca şehir güvenliği konusunda değil, toplumun kültürel ve vicdani meseleleri konusunda da sorumluluk almaya devam ediyoruz. Dün RTÜK önünde gerçekleştirdiğimiz basın açıklamasında ekranlar üzerinden toplumumuza yönelik kültür emperyalizmine aile yapısını hedef alan yayınlara ve toplumsal değerlerimizi aşındırmaya çalışan içeriklere ilişkin kaygımızı ifade ettik" diye konuştu. "Hastaneye götürülürken yavrum, ‘ölmeyeceğim değil mi baba?’ diye soruyordu" Yıllarca ‘bir kap mama bir kap su koy’ sloganlarıyla adeta beyninin yıkandığını ifade eden mağdur anne ise bir hayvandan insana böylesine bir zarar gelebileceğini asla düşünmediğini kaydederek, şöyle konuştu: "Ancak bu propagandanın arka planını sorgulamamanın bedeli bizim için çok ağır oldu. Sadece 3 buçuk dakika içinde varlığıyla içimi şükürlerle dolduran kızım, başıboş köpeklerin saldırısına uğradı. Kaçarken bir kamyonun altında kaldı ve bacağı koptu. Sizin haberlerde köpek saldırısı deyip geçtiğiniz o başlıklar bizim hayatımıza düşen birer ateş topuydu. Yanına vardığımda bana, ‘özür dilerim anneciğim köpekler saldırdı’ diyordu. Hastaneye götürülürken yaşam hevesiyle dolu olan yavrum, ‘ölmeyeceğim değil mi baba?’ diye soruyor, acısı dayanılmaz hale geldiğindeyse uyutun beni diye yalvarıyordu. Biz bu felaketin ortasında çaresizce beklerken sosyal medyada bir tokat gibi yüzümüze vurulan iftiralar başladı. Kızımın hep sokaklarda olduğu, köpekleri tahrik ettiği gibi asılsız yalanlar yayıldı. İftiralar, öyle ahlaksız bir boyuta ulaştı ki olayın FETÖ kurgusu olduğundan tutun iffetime, namusuma, şahsıma yönelik onur kırıcı saldırılara kadar her türlü haksızlığa uğradım. Evladımız canıyla uğraşırken biz aynı zamanda bu organize kötülükle uğraşmak zorunda kaldık." Programa, hukukçular, mağdurlar ve akademisyenler katıldı.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:15
Tonluk develer ve danalar görücüye çıktı: Kurban pazarının gözdesi develer oldu
Tonluk develer ve danalar Başkent’te görücüye çıktı, kurban pazarının gözdesi develer vatandaşların ilgisini çekti. Pursaklar ilçesinde Gümüşoluk Kurban Pazarı’nın açılışı gerçekleştirildi. Kurban Bayramı öncesi hizmete açılan modern tesiste tonluk danalar, büyükbaş ve küçükbaş hayvanların yanı sıra develer de vatandaşların ilgisini çekti. Türkiye’nin farklı şehirlerinden getirilen hayvanların yer aldığı pazarda, belediye ekipleri tarafından prova kesimi yapıldı. Aynı zamanda muhtemel kaçak hayvan durumları için Belediye Veteriner Hizmetlerinden görevli ekipler de hazırda bekliyor. "Deve kurban etmek isteyen hemşerilerimizi bu pazarı görmeye davet ediyoruz" Pursaklar’a inşa edilmiş olan modern kurban satış alanı ve kesim tesisini tanıtan Ertuğrul Çetin, "Burada çadır sistemi uygulamıyoruz. Şehir dışından gelen hayvanlarımız kontrol altında, betonarme yerlerde duruyorlar. Hem satıcıların hem de alıcıların huzur içinde rahat ederek alışveriş yapmalarını arzuluyoruz. Biz aslında buraya bir müze kurban satış alanı diyoruz. Tabii büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar var, alternatifler var. Her bütçeye göre ama bizden deve talebi de çok oluyordu. Genelde İç Anadolu çok deve kurban etmeye alışkın değil ama bizden talepler oluyordu. Biz de bu yıl tesisimize deve getirmiş olduk. Şimdiden de ilginin çok olduğunu görüyoruz. Satıcı arkadaşlarımız burada, satışlarının da iyi olduğunu söylüyor. Ömründe bir kez deve kurban etmek isteyen hemşerilerimizi bu pazarı görmeye ve alışveriş yapmaya davet ediyoruz" diye konuştu. "Gelemeyen vatandaşlarımız kamera sistemiyle canlı yayından kurbanlarını takip ediyorlar" Modern bir kesimhanenin olduğunu belirten Çetin, "Bayramın ilk günü, bayram namazından sonra kesimlerimiz başlıyor. Aynı zamanda kamera sistemiyle de gelemeyen yaşlılarımız veya o gün burada olamayanlar da kurbanlarını canlı yayında takip ediyorlar. Gelenlere ikramlarımız oluyor. Hem kurbanlarının başında duruyorlar hem dini vecibelerini en güzel şekilde yerine getiriyorlar hem de yorulmadan, zahmete de girmeden günü tamamlamış oluyorlar. Birazdan prova kesimi de yapacağız. Bunu önemsiyoruz. 1 yıl süreyle hem tesisimizin eksikliklerini görmek hem o gün orada görev alacak kasap arkadaşların el alışkanlıklarını da hareketlendirmek için de her yıl bu vakitlerde deneme kesimini de yapıyoruz" şeklinde konuştu. Pazarda yaklaşık 40 padok mevcut Ertuğrul Çetin, kurban pazarında yaklaşık 40 padok bulunduğunu, farklı şehirlerden getirilen büyükbaş ve küçükbaş hayvanların satışa sunulduğunu belirterek, deve satışlarının ise talebe göre devam edeceğini söyledi. "10 adet deveyle geldik, 7 devemizi sattık" İzmir’in Selçuk ilçesinden gelen, deden toruna bu işi yaptığını ve 2005 senesinde deve yetiştiriciliğine başladıklarını söyleyen Bulut Vergi, "10 adet deveyle geldik bu sene. Beklediğimizden daha büyük bir etkiyle karşılaştık. 7 devemizi sattık. 3 devemiz duruyor. Birine pazarlık yaptık. Aramızda 50 bin lira fiyat kaldı. Muhtemelen olur, 8’inci devemizi de satmış oluruz" "Bin 20 kilo vücut ağırlığına sahip deveyi 540 bin liraya verdik" Rekor kiloya sahip devenin satışına dair konuşan Bulut Vergi, "Bin 20 kilo vücut ağırlığına sahip, Ankara Pursaklar ilçesinde 7 kişilik bir aileye sattık. 540 bin lira fiyata verdik" ifadelerini kullandı. Develere büyük ilgi Bulut Vergi, çift hörgüçlü develerin ‘buğur’ olarak adlandırıldığını belirterek, develerin özellikle Akdeniz, Ege ve Marmara bölgelerinde yaygın olduğunu, Ankara’da ise vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştığını dile getirdi. Her yaştan vatandaşın develere ilgi gösterdiğini ifade eden Vergi, kurban pazarının belediye tarafından iyi şekilde organize edildiğini belirtti. Ayrıca, deve kesiminin büyükbaş hayvan kesiminden farklı olmadığını kaydetti. "Adı Paşa, 970 kilo" Yaklaşık 12 yaşından beri büyükbaş yetiştiriciliği yaptığını söyleyen Hamdi Sevdirmez, "Bunları buzağıdan büyüttüm. 3 yıldır bu hayvanlar bende. Bunun adı Paşa, 970 kilo bu tartılı. Alıcıları bekliyoruz. Kurban biraz sönük geçecek gibi geliyor. Çünkü bizim hayvanlarımız biraz ağır, kilolu. Onun için bekliyoruz" ifadelerine yer verdi. "Kurban zamanında kaçan danaları yakalıyoruz" Belediye Veteriner Hizmetlerine görevli olan ve kaçak danalar ekibinde olduğunu belirten Sıttık Barın, "Kurban zamanında kaçan danaları yakalıyoruz. Ücretsiz bir şekilde bayram boyunca hizmet veriyoruz. Geçen sene, arife ile birinci gün 36 tane yakaladık. Anestezi tüfeklerimiz var. Havalı çalışıyor. Herhangi bir danaya zararı yok. Ete karışan bir ilaç değil. Kandan karışan bir ilaç. Bir danaya da tek atımlık yetiyor. Deveninki farklı oluyor biraz. Deveyi tüfek sakinleştirmez, bayıltmaz da. Hayvanlarda anestezi ağırlığına göre değişiyor" dedi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:14
Ankara Valisi Canbolat: "Gençlerimizin köylerimizden uzaklaşması hepimizi düşündüren önemli bir mesele haline gelmiştir"
Ankara Valisi Yakup Canbolat "Köye Dönüş" projesi hakkında, "Haymanamızın kırsal mahallelerinde son yıllarda yaşanan nüfus azalması ve özellikle gençlerimizin köylerimizden uzaklaşması hepimizi düşündüren önemli bir mesele haline gelmiştir" dedi. Ankara’nın Haymana ilçesinde kırsal mahallelerin yeniden canlandırılması amacıyla hazırlanan "Köye Dönüş" projesi kapsamında, vatandaşlara kura usulüyle arsa dağıtımı yapıldı. Yaklaşık 3 milyon dönüm yüzölçümüne sahip ilçede nüfusun yıllar içinde ciddi oranda azaldığına dikkat çekilirken, özellikle genç nüfusun büyükşehirlere göç etmesiyle birçok köyde yaşamın durma noktasına geldiği belirtildi. Bir dönem köylerde pazarların kurulduğu, ilçeye her gün otobüs seferlerinin yapıldığı Haymana’da bugün birçok mahallede yaşlı nüfus dışında yaşayanların azaldığı ifade edildi. Proje kapsamında, köylerine dönmek isteyen vatandaşlar için planlı yerleşim alanları oluşturuldu. Hazine arazileri üzerinde yapılan çalışmalarda yollar, yeşil alanlar, sosyal donatı alanları, dere yatakları ve kurum görüşleri dikkate alınarak parseller hazırlandı. Vatandaşlara yaklaşık 1’er dönümlük arsalar kura yöntemiyle dağıtıldı. Aynı aileden başvuru yapan vatandaşların talepleri doğrultusunda yan yana parseller aldığı öğrenildi. Yetkililer, proje ile birlikte vatandaşların plansız şekilde mera ya da hazine arazilerini işgal ederek yapılaşmasının önüne geçilmesinin hedeflendiğini kaydedildi. "Gençlerimizin köylerimizden uzaklaşması hepimizi düşündüren önemli bir mesele haline gelmiştir" Köyden kente göçün gittikçe arttığını ve bu durumun olumsuzluklara yol açtığını belirten Canbolat, "Mahallelerimizin yeniden canlanmasına katkı sağlayacak çok kıymetli bir projenin mutluluğunu hep birlikte yaşamaktayız. Haymanamızın kırsal mahallelerinde son yıllarda yaşanan nüfus azalması ve özellikle gençlerimizin köylerimizden uzaklaşması hepimizi düşündüren önemli bir mesele haline gelmiştir. Bugün hayata geçirilen bu çalışma, vatandaşlarımızın kendi köylerinde planlı, düzenli ve güvenli şekilde yaşamalarını sürdürebilmeleri adına çok önemli bir adımdır. Haymana Kaymakamlığımızın koordinasyonunda yürütülen bu proje kapsamında yolları, sosyal alanları ve altyapısı planlanmış yerleşim alanları oluşturulmuş vatandaşlarımız kura usulüyle kendi parsellerine de kavuşmuştur. Kerpiçköyümüzde yaklaşık 280 dönümlük alanda yürütülen bu çalışma sonucunda 150 vatandaşımız tapularını almaya hak kazanmıştır. Ayrıca benzer çalışmaların ilçemizin diğer köylerinde sürdürülmesi bizleri memnun etmektedir. Bu proje sayesinde hem devletimiz kamu arazilerini planlı şekilde değerlendirmiş olacak hem de vatandaşlarımız için yeni yaşam alanları oluşturulacaktır" diye konuştu. "Yepyeni bir yaşam modelini ortaya koyuyoruz" Bu projenin diğer ilçelerdeki köylere de örnek olacağının altını çizen AK Parti Ankara Milletvekili Jülide Sarıeroğlu ise, "Haymana’da Kerpiç Mahallesindeki vatandaşlarımız bu projeden güçlü şekilde yararlanacaklar. Yepyeni bir yaşam modelini ortaya koyuyoruz. Hem köye dönüşleri geri sağlamış olacağız hem de yepyeni bir imar modelinin de ortaya konulacak. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde iktidara geldiğimiz ilk günden itibaren vatandaşlarımızın ihtiyaçları, talepleri ve beklentileri konusunda devletimiz bütün imkanları seferber ederek çalışmaya devam etti. İnşallah bundan sonra da çalışmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Düzenlenen program, tapuların vatandaşlara teslimi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 10:43
AK Partili Böhürler: "Hiçbir medya kurumunda başörtülü kadınların çalışması söz konusu dahi olamazdı"
AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler, 28 Şubat sürecinde medyada yaşananlara ilişkin "Hiçbir medya kurumunda başörtülü kadınların çalışması söz konusu dahi olamazdı" dedi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 10:40
AK Parti Genel Başkan Vekili Ala: "28 Şubat’ı özlemle ananlar istedikleri kadar eski günleri arasınlar"
AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, "28 Şubat’ı özlemle ananlar istedikleri kadar eski günleri arasınlar; Türkiye, özgürlükleri kısıtlayan değil, özgürlükleri genişleten bir anlayışla yoluna devam ediyor" dedi. AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, 28 Şubat darbesinin 29’uncu yıl dönümü çerçevesinde sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Ala, 28 Şubat sürecinin Türkiye’nin siyasi tarihine kara bir leke olarak geçtiğini belirterek, sürecin, milletin iradesine pranga vurmayı hedefleyen vesayet odaklarının en acımasız dönemlerinden biri olduğunun altını çizdi. Ala, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "O dönemde, ‘bin yıl sürecek’ denilen zulüm düzeni, sadece siyaseti değil, sokakta yaşayan insanımızın inancını, kıyafetini, vicdanını da hedef aldı. İşte tam da bu karanlık tablonun ortasında, Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve onun ardında yürüyen milyonlar dimdik ayakta durdu. Haksızlığa boyun eğilmedi, milletin iradesi vesayete teslim edilmedi. Ve o dirayetli duruş sayesinde, 28 Şubat’ın karanlık gölgesi 2010 yılında tarihin çöplüğüne gömüldü. Bin yıl sürecek denilen zulmü on yılda yıkan irade, işte budur. Din ve vicdan özgürlüğünün önündeki tüm engeller teker teker kaldırıldı. Çünkü bu millet, kendisine zincir vuranlara değil, zincirleri kıranlara inandı. 28 Şubat’ı özlemle ananlar istedikleri kadar eski günleri arasınlar; Türkiye, özgürlükleri kısıtlayan değil, özgürlükleri genişleten bir anlayışla yoluna devam ediyor." Gençlerin bugün özgürce okullarına gittiğini, kadınların başı dik bir şekilde iş hayatında yer aldığını ve inancını yaşamak isteyen hiç kimsenin önünde bir engel bulunmadığını ifade eden Ala, Türkiye’de artık, milletin iradesi hüküm sürdüğünü dile getirdi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 10:29
28 Şubat’ta dönemin Sincan Belediyesi çalışanı Öz: "4 kişilik koğuşta 11 kişi kaldık"
28 Şubat sürecinde Sincan Belediyesi’nde kamu görevlisi olarak çalıştığını belirten Selçuk Öz, "4 kişilik koğuşta 11 kişi kaldık. Oradaki şartlar da çok kötüydü. Bize tahsis edilen koğuş sular içerisindeydi. Yaşanacak bir hali yoktu" dedi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 10:27
Dijital geleceğin başucu kitabı: ‘Yapay Zeka Güvenliği’
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın yazılım uzmanlarından Şevval Çom, ‘Yapay Zeka Güvenliği’ isimli kitabı okurlarla buluştu. Yapay zeka sistemlerinin barındırdığı riskler ve bu risklere karşı geliştirilmesi gereken savunma stratejileri tek bir kaynakta toplandı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı yazılım uzmanlarından olan Şevval Çom tarafından kaleme alınan ve raflardaki yerini alan ‘Yapay Zeka Güvenliği’, kitabı okurlarla buluştu. İletişim Başkanlığı’nın ‘Herkes İçin Yapay Zeka Kılavuzu’ kitabında da yapay zeka güvenliği konusunu kaleme alan Çom, yeni basılan kitabında bu konuyu işliyor. İnternetin tarihi gelişiminden bugünün yapay zeka modellerine uzanan eserde, siber güvenliğin artık sadece yazılımsal bir konu olmadığı, model odaklı yeni bir disiplin haline geldiği vurgulanıyor. Kitapta; komut manipülasyonu, veri zehirlemesi ve düşmancıl saldırılar gibi güncel tehditlerin yanı sıra kuantum tehdidi ve model çöküşü gibi geleceğe dair kritik riskler de anlatılıyor.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 09:36
Palandöken: "Tarımsal analiz yapılıp bölge haritaları çıkarılmalı"
Tarımsal ürünler, et, bakliyat, meyve ve sebze olmak üzere gıda ürünlerindeki enflasyonu düşürmek için üretimin desteklenmesi gerektiğini söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Tarımsal analiz yapılıp bölge haritaları çıkarılmalı" dedi. Tarladan sofraya gelinceye kadar en önemli unsurun lojistik desteği olduğunu belirten Palandöken, "Lojistik destekleri yaptığınız zaman, üretim merkezinden, nihai tüketim merkezine veya sofranıza gelinceye kadarki aracıların fiyat artıranların önüne geçilmesi lazım. Yani taşımadaki zayiat yönünden ürünün muhafazasının zorluğu, araçların donanımlı olmamasından kaynaklanan maliyetlerin artması. Bireysel işletmelerde çiftçiye verilecek destekler, gübreler vs. özendirici olmalı. Bu bilinç yerleşmediği sürece de mücadele etmek çok zor. Evinin yanında maydanozunu, soğanını veya meyve ağacını yetiştirip belirli katkı sunacak kadar meyve almasını o şehirde onların satılmasıyla bir gelir elde etmesindeki kazancının yükseltilmesi lazım. Belirli yaş gruplarının buna teşvik edilmesi lazım" diye konuştu. Üreticinin kazancının artırma yollarının seçilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "Köyde yaşayan sayısı yüzde 20’lerde. Herkes şehirde daha sosyal yetkinliği olan bölgelere yerleşmiş. Yani kendi arazisinde kazanacağından daha az kazanmasına rağmen büyük şehirleri tercih ediyor. Onun için bireysel işletmelere ağırlık verilmeli. Yani insanların bir iki tane koyunu, beş olmasını sağlamalı. İneğinin, büyükbaş hayvanın muhafazasını ekilecek alanların girdilerinin tamamını destekleseniz enflasyondaki düşüşü sağlamış olacaksınız. Yani üretimdeki kazançlarını artırma yollarının seçilmesi lazım" ifadelerini kullandı. "Zeytin alanlarına sahip çıkalım" Vatandaşın en çok kırmızı et, beyaz et ve bakliyat fiyatlarından rahatsız olduğuna işaret eden Palandöken şunları kaydetti, "İnsanların rahatsızlığı en çok tüketimdeki fiyat farkının aralığı görülen kalemler. Onun için bunları mahallinde üretip en yakın oturdukları yere, yakın bölgelerde üretimi artırdığımız sürece bunlar ortadan kalkacak. Aynı şekilde ekim arazilerindeki ayçiçeği yağı, zeytin ağacı, zeytin yağı fiyatlarının yüksekliğinden millet şikayet ediyor ama maalesef buralar konuta açıldığı için bu verimlilikte insanlar yararlanması veyahut kardan daha ziyade yapmış olduğu emeğin karşılığını alamamasından kaynaklı bir haksız rekabetle karşı karşıya kalıyor." "Hal yasası ve perakende sektöründe düzenlemeler yapılmalı" Hal yasasındaki ve perakende sektöründeki düzenlemelerin birleştirilmesi gerektiğini söyleyen Palandöken, "Yeni bir düzenleme yapılması lazım. Hem hal yasasında hem de perakende sektöründeki düzenlemeler birleştirildiği zaman o bölgedeki harita çıkarıldığı zaman eminim ki artık fiyat yüksekliğinden şikayet son derece azalacak. Rekabet oluşacak. İnsanlar gördükçe bu karlılığı üretime hız verilecek. Üretim olmayan bir yerde bu kadar süratli bir şehirleşme ve tüketim olduğu sürece fiyatları regüle etmenin veya düşürmenin çaresi, polisiye tedbirlerle de mümkün değil" dedi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 09:34
Doğum sonrası yenilenmeye bütüncül yaklaşım: Anne estetiği
Hamilelik ve emzirme sürecinin vücutta bıraktığı değişimlerin tek bir bütünsel cerrahi planlama ile düzeltilebildiğini belirten Medicana Sağlık Grubu Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Demirhan Dal, toplumda ‘mommy makeover’ olarak bilinen anne estetiği hakkında merak edilenleri paylaştı. Doğum sonrası karın, meme ve vücut hatlarında oluşan değişimlerin tek bir anestezi altında gerçekleştirilen kombine estetik cerrahi uygulamalarla planlandığını belirten Medicana International Ankara Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Demirhan Dal, bu cerrahi planlamayla iyileşme sürecinin daha verimli yönetilebildiğini ve kadının kendisini fiziken ve ruhen iyi hissetmesine destek olmanın amaçlandığını söyledi. Dal, "Doğum sonrası en sık karşılaşılan sorunlar arasında karın kaslarında ayrışma, memelerde sarkma ve hacim kaybı ile bölgesel yağlanmalar yer alır. Anne estetiği ile gevşeyen karın bölgesi sıkılaştırılır ve karın duvarı güçlendirilir. Böylece yalnızca estetik bir iyileşme değil, duruş bozukluğuna bağlı bel ve karın ağrılarında da azalma sağlanabilir. Meme dikleştirme, küçültme ya da silikon protez uygulamaları ile daha dik ve doğal bir görünüm elde edilebilir. Liposuction sayesinde ise bel, basen ve karın yan bölgeleri şekillendirilerek daha orantılı bir vücut formu oluşturulur" ifadelerini kullandı. Kişiye özel planlanmalı Aynı anda tüm işlemlerin uygulanması iyileşme sürecine dair zaman yönetimi açısından avantaj sağlayabilse de her hasta için uygun olamayacağını belirten Dal, "Özellikle diyabet, hipertansiyon, kalp hastalığı gibi kronik rahatsızlıkları bulunan kişiler mutlaka detaylı bir sağlık değerlendirmesinden geçirilmelidir. Genel anestezi altında yapılan ve ortalama 4-6 saat sürebilen bu ameliyatlarda, hastanın genel sağlık durumu büyük önem taşır. Uzun süren cerrahiler anestezi risklerini artırabileceği gibi iyileşme sürecini de zorlaştırabilir. Bu nedenle bazı hastalarda işlemler iki aşamalı planlanabilir. Yoğun sigara kullanımı da yara iyileşmesini olumsuz etkileyebileceğinden ameliyat öncesi mutlaka hekimle paylaşılmalıdır" açıklamasında bulundu. Doğum sonrası hormonların dengelenmesi, meme dokusunun hacim değişikliklerinin tamamlanması ve karın bölgesinin toparlanması sonrası ameliyatın uygun olduğunun altını çizen Dal, "Daha kalıcı ve öngörülebilir sonuçlar elde edebilmek için ameliyatın doğumdan en az 6 ay sonra planlanması önerilir. Emzirme bittikten sonra ise en az 3-6 ay geçmesi beklenmelidir. Yakın zamanda yeniden gebelik planlayan kadınlara karın germe ve meme ameliyatları önerilmez. Çünkü yeni bir gebelikte karın kasları yeniden gevşeyebilir, meme hacmi değişebilir ve tekrar sarkma oluşabilir" diye konuştu. İyileşme süresi 2 hafta Dal, ameliyat sonrası iyileşme sürecine dair şu ifadeleri kullandı: "Sadece meme ameliyatı veya düşük hacimli liposuction uygulanan hastalarda genellikle 1 gece yatış yeterlidir. Karın germe ameliyatı eklenen hastalar ise çoğunlukla 2 gece hastanede takip edilir. İlk günlerde özellikle karın germe sonrası ağrı daha belirgin olabilir. Bu nedenle ağrı kontrolü sağlanmadan taburculuk önerilmez. Ortalama 1. haftada drenler alınır ve eriyen dikişler kullanıldığı için ayrıca dikiş alma işlemi gerekmez. Hastalar yaklaşık 2 hafta içinde günlük ve sosyal yaşamlarına büyük ölçüde dönebilir. 3. haftada seroma kontrolü, 3. ayda ise yara iyileşmesi ve iz değerlendirmesi yapılır. Uygun bakım ve düzenli kontrollerle iyileşme süreci genellikle kontrollü ve konforlu ilerler."
28 Şubat 2026 Cumartesi - 01:57
Bakan Gürlek: " İstanbul’da operasyon esnasında jandarmamıza ateş açılması devletimizin hukuk içinde sürdürdüğü kararlı mücadeleye yöneltilmiş açık bir saldırıdır"
Adalet Bakanı Akın Gürlek, "İstanbul’da uyuşturucuyla mücadele operasyonu esnasında kahraman jandarmamıza ateş açılması, devletimizin hukuk içinde sürdürdüğü kararlı mücadeleye yöneltilmiş açık bir saldırıdır" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul’da uyuşturucu operasyonu sırasında jandarmaya ateş açılması hakkında sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, "İstanbul’da uyuşturucuyla mücadele operasyonu esnasında kahraman jandarmamıza ateş açılması, devletimizin hukuk içinde sürdürdüğü kararlı mücadeleye yöneltilmiş açık bir saldırıdır. Görevi başındaki kamu görevlisine silah çekenler, adalet önünde hesap verecek; vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği her şart altında kararlılıkla korunacaktır. Uyuşturucuya, silahlı suç örgütlerine ve gençlerimizi hedef alan her türlü karanlık yapıya karşı mücadelemiz kesintisiz ve tavizsiz biçimde sürecektir. Bu vesileyle yaralanan Jandarma Uzman Çavuşumuza acil şifalar diliyor; Jandarmamızı ve JASAT ekiplerimizi cesaretleri ve fedakârlıkları için yürekten tebrik ediyorum" ifadelerine yer verdi.
27 Şubat 2026 Cuma - 23:05
AK Parti Ankara Milletvekili Baykoç: "Cumhur İttifakı Alparslan Türkeş’tir, Necmettin Erbakan’dır"
AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet Fethan Baykoç, "Cumhur İttifakı Alparslan Türkeş’tir, Necmettin Erbakan’dır. Cumhur İttifakı bugün Devlet Bahçeli’dir, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. Ankaralılar Derneği tarafından Ankara’nın Keçiören ilçesindeki Mevlana Spor Merkezi’nde iftar yemeği düzenlendi. Programda konuşan Ankaralılar Derneği Genel Başkanı Hilmi Yaman, "Sizlerle aynı gönül sofrasında buluşmanın büyük onurunu yaşıyoruz. Bu anlamlı programa ev sahipliği yaparak bizleri bir araya getiren Keçiören Belediye Başkanımız Mesut Özarslan’a gönülden teşekkür ediyorum. Ramazan ayı; birlik, beraberlik, paylaşma ve kardeşlik ayıdır" ifadelerini kullandı. Programda konuşan Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ise, "Dünyamız inanılmaz bir coğrafya değişikliğinden geçiyor, ülkemiz üzerinde oynanan oyunların haddi hesabı bulunmuyor. Yanı başımızda Suriye’sinden, Irak’ından, Kafkaslarına ve Balkanlarına kadar her yeri incelediğinizde Türk milletine olan tehdit açıkça görülmektedir. Bu tehditleri bizler daha öncesinde gördük, o tehditleri Dikmen sırtlarına Gazi Mustafa Kemal Atatürk geldiğinde de, Ankara’nın yiğit seğmenleri elinin tersiyle itip yerle yeksan ettiğini bu millet görmüştür" diye konuştu. Keçiören Belediye Başkanı’nın konuşmasının ardından konuşan AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet Fethan Baykoç ise, "Cumhur İttifakı, 1071’de Sultan Alparslan’dır, 1453’te Sultan Fatih’tir, 1923’te Mustafa Kemal’dir, Cumhur İttifakı Alparslan Türkeş’tir, Necmettin Erbakan’dır. Cumhur İttifakı bugün Devlet Bahçeli’dir, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır, Cumhur İttifakı sizlersiniz" ifadelerini kullandı. Programa; Ankaralılar Derneği Başkanı Hilmi Yaman, AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet Fethan Baykoç, MHP MYK Üyesi Mehmet Ali Tanvıverdi, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
27 Şubat 2026 Cuma - 22:03
"Sazan sarmalı" ile 13 milyonluk vurgun yapan 13 şüpheli tutuklandı
Ankara’da ilan sayfası üzerinden "sazan sarmalı" yöntemiyle 13 milyon liralık dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 16 şüpheliden 13’ü tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, Ankara’da bir vatandaş, internet sitesinde yer alan konut ilanını görerek ilandaki numara üzerinden şüphelilerle iletişime geçti. Telefonda görüştüğü kişinin yönlendirmesiyle tapu müdürlüğünde gerçek mal sahibiyle bir araya gelen müşteki, ortamın güven vermesi üzerine 13 milyon lirayı şüpheliler tarafından iletilen hesap numarasına gönderdi. Paranın gerçek satıcının hesabına ulaşmadığını fark eden mağdur, "sazan sarmalı" olarak bilinen dolandırıcılık yöntemiyle kandırıldığını anlayarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat etti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında talimat üzerine Ankara Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince olayla bağlantısı olduğu belirlenen 16 şüpheli, Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Hatay, Gaziantep, Bursa, Konya ve Şırnak’ta düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla gözaltına alındı. Şüphelilere ait banka hesaplarında yapılan incelemede, 2023 ve 2025 yılları arasında 220 milyon lira tutarında para trafiği olduğu anlaşıldı. Şüphelilerden 2’si emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, 14’ü Ankara Adliyesine getirildi. Soruşturmayı yürüten savcıya ifade veren şüpheliler, tutuklama talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince sorgulanan şüphelilerden 13’ü "nitelikli dolandırıcılık" suçundan tutuklanırken, 1 şüpheliyse adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
27 Şubat 2026 Cuma - 21:40
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: "KPSS’siz ve KPSS’li olmak üzere farklı kadrolarda personel alımı yapılacağına yönelik paylaşımlar asılsızdır"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, KPSS’siz ve KPSS’li olmak üzere farklı kadrolarda personel alımı yapılacağına yönelik paylaşımların asılsız olduğunu açıkladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bazı sosyal medya hesaplarında yer alan, Bakanlığımız tarafından KPSS’siz ve KPSS’li olmak üzere farklı kadrolarda personel alımı yapılacağına yönelik paylaşımlar asılsızdır. Personel alımlarıyla ilgili ilanlara resmi internet sitemiz ve sosyal medya hesaplarımız üzerinden ulaşabilirsiniz" ifadelerine yer verildi.
27 Şubat 2026 Cuma - 21:33
Bakan Çiftçi: "Şehirlerimizde, her bir vatandaşımızın huzur ve güveni bizim sorumluluğumuzdadır"
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Şehirlerimizde, sokaklarımızda, caddelerimizde her bir vatandaşımızın huzur ve güveni bizim sorumluluğumuzdadır. Bu huzur ve güven ortamını bozmaya çalışanlara asla fırsat vermeyeceğiz" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kırşehirli Dernekler Federasyonu tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Programda konuşan Bakan Çiftçi, "Anadolu dediğimiz zaman aklımıza vatan gelir, vatan dediğimiz zaman aklımıza ilim, irfan ve ahlak gelir. Kırşehir Anadolu’nun orta yerinde bir şehir olmanın ötesinde, medeniyetimizin ruhunu mayalayan, yetiştirdiği manevi şahsiyetlerle gönül dünyamızı inşa eden müstesna bir şehrimizdir. Kırşehir’in bağrından çıkan bozkırın tezenesi merhum Neşet Ertaş şöyle diyor; ‘Kalpten kalbe bir yol vardır. Gözünen görünmez sırdır.’ Bizim Kırşehirli kardeşlerimizle, Kamanlı kardeşlerimizle kalpten kalbe yolumuz var hamdolsun. İşte bugün bu organizasyonla görüyoruz ki, Gurbette sizlerin birliği, beraberliği ve kardeşliği, kalpten kalbe bir yol olmuştur" şeklinde konuştu. İçişleri Bakanlığı olarak en temel vazifelerinin milletin huzur, güvenlik ve kamu düzenini temin etmek olduğunu vurgulayan Bakan Çiftçi, "Bizlerde İçişleri Bakanlığı olarak en temel vazifemiz, aziz milletimizin huzurunu, güvenliğini ve kamu düzenini temin etmektir. Bir ülkenin istikrar içinde büyümesinin, kalkınmasının ve gelişmesinin olmazsa olmazı huzur ve güvenin tesis edilmiş olmasıdır. Terörle mücadeleden, asayişin sağlanmasına siber zorbalardan sokak çetelerine ve zehir tacirleriyle mücadeleye varıncaya kadar. Kamu düzeninin sağlanması noktasında muhterem Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 23 yılda çok büyük mesafeler katettik. Güvenlik güçlerimiz milletimizin huzuru için gece gündüz demeden fedakarca görev yapmaktadırlar" diye konuştu. Her vatandaşın huzur ve güveninin sorumlulukları olduğuna dikkati çeken Bakan Çiftçi, "Şehirlerimizde, sokaklarımızda, caddelerimizde her bir vatandaşımızın huzur ve güveni bizim sorumluluğumuzdadır. Bu huzur ve güven ortamını bozmaya çalışanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Ahilik geleneğinin ve Ahi Evran’ın mirasçıları olarak, sizlerin birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhu, adalete, dayanışmaya, ticari hayata sunduğunuz güçlü katkı huzur ve güvenin sağlanması noktasında büyük katkıya sahiptir. Üretimle, istihdamla ve yatırımla ülkemizin kalkınmasına verdiğiniz omuz bireysel bir başarı değil topyekün milletimizin başarısıdır. Allah varlığınızı ve sağlığınızı daim eylesin" ifadelerini kullandı "Türkiye Yüzyılı’nı müreffeh bir gelecek olarak inşa edeceğiz" Türkiye Yüzyılı hedefi doğrultusunda güvenli, huzurlu ve müreffeh bir gelecek olarak inşa edeceklerini ifade eden Bakan Çiftçi, "Büyük ve güçlü Türkiye hedefine ulaşmanın yolu; güç ile merhameti, kazanç ile ahlakı, devlet ile milleti aynı istikamette buluşturmaktan geçer. Bizler, milletimizin huzurunu korumaya, şehirlerimizi güvenli hale getirmeye, yatırım ortamını daha güçlü kılmaya, demokrasimizi ve kamu düzenimizi daha sağlam temellere oturtmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Sizlerin duası, desteği ve gayretiyle Türkiye Yüzyılı’nı; güvenli, huzurlu ve müreffeh bir gelecek olarak inşa edeceğiz" sözlerini söyledi. Programa, ayrıca Kırşehir Valisi Mustafa Sefa Demiryürek, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, milletvekilleri, siyasi partilerin temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
27 Şubat 2026 Cuma - 21:09
Bakan Uraloğlu: "15 yaşından küçük çocuklar sosyal paylaşım sitelerinde hesap açamayacak"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "15 Yaşından küçük çocuklar sosyal paylaşım sitelerinde hesap açamayacak, sadece yaşlarına uygun oyunlara erişim sağlayabilecek" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, haberleşme sektörü temsilcileriyle iftar programında bir araya geldi. Konuşmasında saniyede 20 gigabit veri aktarım hızı sunacak 5G teknolojisine değinen Bakan Uraloğlu, "Bildiğiniz üzere 23 Şubat 1994’te dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i aramasıyla başlayan bu yolculuk, analog araç telefonlarından dijital GSM çağının kapılarını açmıştı.1991’de 1G ile ilk adımlar atılmış,1994’te 2G ile sesli görüşme, veri iletimi ve sms mümkün kılınmış, 2009’da 3G ile veri ön plana çıkmış, 1 Nisan 2016’da 4,5G ile hızlar 10 kat artmıştı. Bugün ise 32 yılın ardından, saniyede 20 gigabit veri aktarım hızı sunacak 5G teknolojisine sayılı günler kalmasının gururunu ve sevincini yaşıyoruz. İnşallah 1 Nisan 2026’da ilk sinyali alacak ve milletçe bu yüksek hızı tecrübe edeceğiz. Hiç şüphesiz bu tarihi geçiş, sadece teknolojik bir sıçrama değil; iletişimden sanayiye, eğitimden sağlığa, ekonomiden toplumsal hayata kadar her alanda köklü bir dönüşümün habercisidir" dedi. "Bugün fiber optik ağ altyapımız 657 bin kilometreye, yani dünyanın çevresini 16 kez dolaşacak uzunluğa ulaştı" Türkiye’nin Avrupa’da ortalama aylık 494 dakika mobil kullanım süresiyle lider konumda olduğunu ifade eden Uraloğlu, "Cumhurbaşkanımız liderliğindeki AK Parti Hükümetlerinin kararlı vizyonu, sizlerin emekleri, özverisi ve iş birliği sayesinde Türkiye, dijital dönüşüm sürecinde önemli bir ivme yakaladı. 2002 yılında genişbant internet abonemiz yoktu ve fiber optik kablo uzunluğumuz 81 bin 304 kilometreydi. Bugün fiber optik ağ altyapımız 657 bin kilometreye, yani dünyanın çevresini 16 kez dolaşacak uzunluğa ulaştı. Genişbant internet abone sayımız 98,2 milyona, mobil abone sayımız ise yaklaşık 100 milyona yaklaştı. Mobil ve sabit hatlardan yaklaşık 82 milyar dakika konuşma trafiği gerçekleştiriyoruz; bu rakamlarla Avrupa’da ortalama aylık 494 dakika mobil kullanım süresiyle lider konumdayız. Bu yıl sonuna kadar, Fiber uzunluğumuzu yaklaşık 100 bin kilometre artırarak 750 bin kilometreye, Genişbant abone sayımızı 106 milyonun üstüne, Mobil abone sayımızı ise yaklaşık 102 milyona çıkarmayı hedefliyoruz. Yine diğer bir çarpıcı istatistiğimiz de internette geçirdiğimiz sürelerdir" açıklamalarında bulundu. "15 yaşından küçük çocuklar sosyal paylaşım sitelerinde hesap açamayacak" Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile birlikte yürütülen çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesinde sona gelindiğini belirten Uraloğlu, şu ifadelere yer verdi: "Ramazan ayının maneviyatını iliklerine kadar hissettiğimiz bu günlerde çocuklarımızı dijital dünyada da yalnız bırakmayalım. Bu mübarek Ramazan-ı Şerif’te, oruçla nefislerimizi terbiye ederken, gönüllerimizi Allah’ın rızasına açarken; evlatlarımızın masum ruhlarını da aynı hassasiyetle korumak boynumuzun borcudur. Zira Ramazan, sadece bedenen aç kalmak değil; kalben ve aklen de temizlenmektir. Ekranların cazibesi karşısında onların küçük kalplerini yapay zekanın ürettiği sahte gerçekliklere, yalan dolan içeriklere teslim etmemeliyiz. Yapay zeka gibi bir teknolojiyle çok daha gerçekçi hazırlanabilen içerikler karşısında bilinçli seçimler yapmayı öğretelim. Bu noktada zaten Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızla birlikte koordineli olarak çalıştığımız çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesinde de sona gelindi. İlerleyen günlerde kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulacak. Teklifle, 15 yaşından küçük çocuklar sosyal paylaşım sitelerinde hesap açamayacak, sadece yaşlarına uygun oyunlara erişim sağlayabilecek. Bu konuda kimlik doğrulama uygulamasına da geçilecek. Biz de bu hususta internet servis sağlayıcılarının, sosyal ağ platformlarının sorumluluklarını arttıracağız ve denetimleri daha da sıklaştıracağız. Evlatlarımızı korumaktan kimse bizi alıkoyamaz, koyamayacaktır." "TÜRKSAT 6A’nın ardından, şimdi de TÜRKSAT 7A için kolları sıvadık" Haberleşme uydularının hayatın her alanında kritik rol oynadığını vurgulayan Uraloğlu, "Uydu teknolojileri de bizim için bir bağımsızlık ve sürdürülebilirlik meselesidir. Haberleşme uyduları, bugün sadece yayıncılıkta değil; afet anlarında iletişimin kesintisiz devamından kamu hizmetlerinin hiçbir aksaklık olmadan sürdürülmesine, savunma altyapılarından tarımsal üretime kadar hayatın her alanında kritik rol oynamaktadır. Bildiğiniz üzere yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla ürettiğimiz ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A’yı geçtiğimiz yıl hizmete aldık. TÜRKSAT 6A’nın ardından, şimdi de TÜRKSAT 7A için kolları sıvadık. Biliyoruz ki bir ülkenin haberleşme sistemleri ne kadar kapsayıcı, hızlı ve dirençliyse; dijitalleşme kapasitesi de o ölçüde yüksektir. Bu anlayışla biz, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak yalnızca karayolları, havayolları, demiryolları ve limanlar inşa etmiyoruz; aynı zamanda bilgi otobanları kuruyoruz" diye konuştu. "Gerçekleştirdiğimiz 5G yetkilendirme ihalesi neticesinde 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde ettik" Uraloğlu, 5G teknolojisiyle birlikte uzaktan ameliyatlar gibi hayati sağlık müdahalelerin mümkün olacağını aktararak, "Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom’un rekabetiyle 16 Ekim 2025’te gerçekleştirdiğimiz 5G yetkilendirme ihalesi neticesinde 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde ettik. 1 Nisan’da ilk sinyalini alacağımız 5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her bir noktasında vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. 5G ile iletişim hızımız yaklaşık on kat artacak; kesintisiz ve daha güvenilir bir haberleşme imkanı sağlanacak. Bu teknolojiyle: Tam otonom sürüş ve akıllı yol uygulamaları, Uzaktan ameliyatlar gibi hayati sağlık müdahaleleri, Gerçek zamanlı veri aktarımıyla akıllı fabrikalar ve üretim optimizasyonu, Akıllı tarım uygulamalarıyla sürdürülebilir yüksek verimli üretim, Medyada 8K görüntü kalitesinde kesintisiz canlı yayınlar mümkün olacak" şeklinde konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder