Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
MHP Genel Başkanı Bahçeli, Ülkücü Şehitler Anıtı’nı ziyaret etti
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:59:14
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Ülkücü Şehitleri Anma Günü" dolayısıyla Ankara’nın Kızılcahamam ilçesindeki Ülkücü Şehitler Anıtı’nı ziyaret etti. Bahçeli, "Ülkücü için makam hakkı verilecek bir emanettir" dedi. ’Ülkücü Şehitleri Anma Günü’ dolayısıyla Kızılcahamam’a gelen MHP lideri Bahçeli, Ülkücü Şehitler Anıtı’nı ziyaret etti. Çok sayıda partili tarafından karşılanan Bahçeli, dua ettikten sonra Ülkücü Şehitler Anıtı’na kırmızı karanfil bıraktı. Burada bir konuşma gerçekleştiren ve sözlerine ülkücü şehitleri rahmetle, minnetle, hürmetle yad ederek başlayan Devlet Bahçeli, "Her yılın 27 Mayıs’ında Ülkücü Şehitler Anıtı’nda gerçekleştirdiğimiz bu cem; toprağa verdiği yol arkadaşlarına bitmek bilmeyen bir hicran duyan ülküdaşlarımızın ve görmeden sevdiği şehit ağabeylerinin acılarını gönüllerinde saklayan genç kardeşlerimizin aynı duada birleştiği, aynı sancağın gölgesinde sadakat ve şuur tazelediği mübarek bir hatırlayış meclisidir. 27 Mayıs; şehitlerimizin aziz hatırası karşısında nefsimizi hesaba çektiğimiz, bugün oturduğumuz makamların, üstlendiğimiz vazifelerin, taşıdığımız unvanların ardında nasıl büyük bedeller, nasıl ağır çileler, nasıl mübarek fedakârlıklar bulunduğunu yeniden hatırladığımız kutlu bir muhasebe günüdür" diye konuştu. "Ülkücü için makam hakkı verilecek bir emanettir" Ülkücülüğün sorumluluklarından bahseden Bahçeli, "Bilinmelidir, Milliyetçi Hareket Partisi’nin başkanlık divanından ilçe başkanlıklarına; milletvekilliği sorumluluğundan Ülkü Ocaklarımızdaki orta öğretimli genç kardeşlerimizin masa başkanlıklarına kadar bu hareketin her kademesi; şehitlerimizin kanı, dava büyüklerimizin alın teri, taş medreselilerimizin çektikleri ıstıraplar üzerine kuruludur. Bundan dolayı ülkücü için makam, hakkı verilecek bir emanettir. Milliyetçi-Ülkücü Hareket içinde alınan her görev, bir gösteriş payesi değil; hesabı önce Allah’a, sonrasında ise aziz milletimize ve hatıralarıyla mukaddes şehitlerimize verilecek ağır bir mesuliyettir. Bu ağır mesuliyetin altında ezilmeyişimiz, istikametimizin şahsi hesaplara değil; İ’la-yı Kelimetullah davasına, Nizam-ı Alem ülküsüne ve Türk milletinin ebedi istiklal iradesine dayanmasındandır. Çünkü davamız dualıdır, himaye edenimiz Allah’tır" ifadelerini kullandı. "Şehitlerimiz, bedeni fani alemden çekilmiş olsa da adıyla ve hatıralarıyla nesillerin yoluna kandil olmaktadır" Şehadetin, inançlarında tükeniş değil, diriliş olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Şehitlerimiz, Hakk’ın yoluna kuvvet olan, emrine şahitlik eden, son nefesiyle imanını tasdik eden, davasını nefsinin üstüne çıkaran kahramanlardır. Şehitlerimiz; batılın, zulmün ve zilletin karşısında dağ gibi duruşu ve dosdoğru yaşayışıyla hepimize örnek olan; dünya sürgününden ayrılıp ebediyete seferiyle Peygamber Efendimize komşu olma duasını taşıyan yiğitlerdir. Şehitlerimiz, bedeni fani alemden çekilmiş olsa da adıyla ve hatıralarıyla nesillerin yoluna kandil olmaktadır. Şehitlerimizin toprağın altındaki sükutu, nice nutuktan daha gür; yoklukları, aramızdaki nice varlıktan daha diridir. Zira onlar, lütuf ve keremle sevindirilen; arkalarından gelecek dava arkadaşlarına korkuya ve hüzne burada yer bulunmadığını müjdelemektedir. Bu müjde bugün saflarımızı sıklaştırmakta, imanımızı tazelemekte, irademizi metinleştirmektedir. Geride kalanlarımızın omuzlarına miras, gönüllerine miyar, yokuşlu yollarına mihver, karanlık zamanlarda ise mukaddes bir meşale olarak parlamaktadır. Ülkücü şehitlerimiz de böyledir. Duruşlarıyla gencecik ömürlerini aşan, binlerce genç kardeşimizin yüreğinde taşan, ocaklarımızda dua dua çoğalan, emanetleriyle nesilden nesle büyüyen iman erlerimiz, davaya hasredilmiş bir varlığın, aziz milletimize vakfedilmiş bir iradenin abideleşmiş isimleridir" ifadelerine yer verdi. "Bir ülkü peşinde, bir Turan düşünde şehadet şerbetini içtiler" Ülkücü şehitlerin birçok yarım kalan hikayesi olduğuna vurgu yapan Bahçeli, "Kimi üniversite koridorlarında, kimi öğrenci yurtlarında, kimi sokak başlarında, kimi zindan karanlıklarında, kimi darağacının gölgesinde imtihan edildi. Lakin her biri celladın urganına, hainin kurşununa, namerdin pususuna tebessümle yürüdü. Bir ülkü peşinde, bir Turan düşünde şehadet şerbetini içtiler. Can verdiler de canan bildikleri Türk-İslam davasını şahsi ikbal masalarında bozdurmadılar. Ülkücü şehitlerimiz; delikanlı düşlerinden, ana kucağından, baba ocağından, evlat sıcaklığından, kurulamamış yuvalarından, alınamamış diplomalarından geçtiler; dünyalık ne varsa ellerinin tersiyle ittiler, musalla taşını düğün meydanı saydılar. Ölümün soğuk nefesi puslu havaları sararken ürkenler ülkücü şehitlerimiz değildi. Ülkücü şehitlerimiz idam sehpalarına gülerek yürürken şehitlerimizin imanları karşısında küçülen, zulümlerini korkuyla büyüten o kahpe düzenin sahiplerinin dizleri titrerdi. Azrail’in nefesi enselerinde hissedilirken dahi kendi canını değil yanındaki dava arkadaşını düşünen; ’Önce beni asın, o benim acıma dayanamaz’ diyerek cellatlara dahi sıra nizamı veren ülkücü şehitlerimizin baş eğmeyen iradesi, Hareket’imizin tarihine altın harflerle yazılmış en mübarek satırlardır. Bunun içindir ki ülkücü şehitlerimiz; al bayrağımız ne zaman dalgalansa, üç hilalli sancağımız ne zaman gökleri kaplasa, ezanımız ne zaman gür sesle okunsa, nerede bir ülkücü Türk gencinin gözleri şehit ağabeyleri için dolsa orada yeniden hayat bulacaktır" açıklamasında bulundu. "Şehitler kervanımızın her halkasıyla bir ölsek de bin dirileceğimizi bir kez daha buradan haykırıyorum" "Ülkücü şehitlerimiz, Milliyetçi Hareket Partisi’nin fırtınalara rağmen değişmeyen dik duruşunda ve Ülkü Ocakları’nın sönmeyen ateşinde daima yaşayacaktır" diyen Bahçeli, "İlk ülkücü şehidimiz Ruhi Kılıçkıran’dan şehit Bakanımız Gün Sazak’a, Mustafa Pehlivanoğlu’ndan Cevdet Karakaş’a, Yusuf İmamoğlu’ndan Dursun Önkuzu’ya, Fikri Arıkan’dan Cengiz Baktemur’a, Ahmet Kerse’den son ülkücü şehidimiz Fırat Yılmaz Çakıroğlu’na kadar uzanan şehitler kervanımızın her halkasıyla bir ölsek de bin dirileceğimizi bir kez daha buradan haykırıyorum" diye konuştu. "Türk birliği mefkuremize, Türk milliyetçiliğinin son kalesi sıfatıyla ilelebet sahip çıkacağız" Ülkücülerin çetin zamanların, sarp yokuşların, çakıllı yolların, dar geçitlerin, sisli gecelerin yılmaz ve sarsılmaz yolcular olduğunu ifade eden Bahçeli şöyle devam etti: "Nefsini rafa kaldırmış, menfaatlere yüz çevirmiş, korkularını ardında bırakmış dava adamlarıdır. Güce yaslanmayan, istikbal kollamayan, secdeden başka hiçbir yerde alnını yere değdirmeyen bahadırlardır. Yağızlıklarını lafla değil, hayatlarıyla ispat eden; sadakatlerini kalabalık laflarla değil hainin karşısında değişmeyen karakterleriyle gösteren; kamera karşılarında değil mücadelede saf tutanlar ülkücülerdir. İşte bu nedenle ülkücülük, bir ömür taşınacak en yüce şereftir. Şehadet ise o şerefin ebediyetle taçlanmış halidir. Şehitlerimizin huzurunda bir kez daha ilan ediyorum. Milliyetçi Hareket Partisi olarak milletimizin birlik ve beraberliğini, dirlik ve düzenini, milli beka ve maneviyatımızı son nefesimize dek gözeteceğiz. ’Devlet-i ebed müddet’ şiarımıza, Türk birliği mefkuremize, Türk milliyetçiliğinin son kalesi sıfatıyla ilelebet sahip çıkacağız. Bugün aziz şehitlerimizin manevi huzurunda başımız mahzun, gönlümüz müsterih, irademiz işte burada dava arkadaşlarımızla müstahkemdir. Mahzunuz; çünkü nice dava arkadaşımızı kara toprağa emanet ettik. Müsterihiz; çünkü onların her biri tertemiz yaşadı, şahidiz. Müstahkemiz; çünkü asenasıyla, bozkurduyla, kundaktaki bebeğinden ak saçlısına dek burada ve onların bıraktığı sancağa omuz vermek için dimdik ayaktayız. Sözlerime son verirken başta merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey olmak üzere; 27 Mayıs 1980’de menfur bir suikast sonucu şehit edilen merhum Gün Sazak Bey’i, 12 Eylül zulmünde darağaçlarına gönderilen ülkücü şehitlerimizle birlikte münferit tarihlerde Türk-İslam ülküsü uğruna toprağa düşen bütün dava şehitlerimizi hasretle ve vefayla anıyorum. Şehitlerimizin ruhları şad, makamları ali, emanetleri ebediyen aziz olsun. Ne mutlu ülküsünü şahsiyetinin özü sayanlara."
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:54
Özgür Özel döneminde CHP’ye tahsis edildiği iddia edilen iki araç "Haram parayla alınmıştır" yazısıyla sergilendi
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla Özgür Özel yönetimi döneminde kullanıldığı iddia edilen 2 lüks araç, üzerinde "Haram parayla alınmıştır" yazısıyla parti genel merkezinin bahçesinde sergilendi. Satışa çıkarılan araçlardan birinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının itirafçısı Aziz İhsan Aktaş’ın parasıyla alındığı, diğerinin ise daha önce partiden ihraç edilen eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’a ait olduğu öne sürüldü.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:21
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu partililerle ve koruma ekibiyle bayramlaştı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partililerle ve koruma ekibiyle bayramlaştı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kurban Bayramı’nın ilk günü ikinci kez konutunun bahçesine indi. Kılıçdaroğlu, burada partililerle ve koruma ekibiyle bayramlaşarak, sohbet etti.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:53
Başkan Çetin’den muhtarlara Kurban Bayramı ziyareti
Kurban Bayramı münasebetiyle mahalle muhtarlarını ziyaret ederek bayramlarını kutlayan Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, ziyaretlerde mahallelerin ihtiyaçları, belediye çalışmaları hakkında muhtarlarla kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, Kurban Bayramı dolayısıyla mahalle muhtarlarını ziyaret ederek bayramlarını kutladı. Gün boyu süren ziyaret programında mahalle muhtarlarıyla tek tek bir araya gelen Başkan Ertuğrul Çetin, hem bayram tebriğinde bulundu hem de mahallelerin ihtiyaçları, devam eden çalışmalar ve vatandaşların talepleri hakkında görüş alışverişinde bulundu. "Bayramlar; birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, kardeşlik duygularımızı pekiştiren çok özel günlerdir" Muhtarların vatandaşlarla belediye arasında önemli bir köprü görevi üstlendiğini ifade eden Başkan Çetin, "Bayramlar; birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, kardeşlik duygularımızı pekiştiren çok özel günlerdir. Bizler de bu anlamlı günlerde mahalle muhtarlarımızı ziyaret ederek hem bayramlarını kutlamak hem de mahallelerimizin durumu hakkında istişarelerde bulunmak istedik. Muhtarlarımız vatandaşlarımızın taleplerini en iyi bilen, mahallelerimizin nabzını tutan önemli temsilcilerimizdir. Hep birlikte el ele vererek ilçemizi daha güzel yarınlara taşımak için çalışıyoruz. Kurban Bayramı’nın başta ilçemiz olmak üzere ülkemize sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum" dedi. Muhtarlar ise ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirerek Başkan Ertuğrul Çetin’e teşekkür etti. Bayramda gerçekleştirilen ziyaretlerin moral ve motivasyon açısından anlamlı olduğunu belirten muhtarlar, mahallelere yönelik hizmetlerden dolayı da memnuniyetlerini ifade etti.
06 Şubat 2026 Cuma - 15:12
Sözleşmeli eğitim personeli olarak görev yapmak isteyen adayların başvuruları, 9-13 Şubat’ta alınacak
Milli Eğitim Akademisi bünyesinde kurulan eğitim ve uygulama merkezlerinde sözleşmeli eğitim personeli olarak görev yapmak isteyen adayların başvuruları, 9-13 Şubat 2026 tarihleri arasında alınacağı açıklandı. Milli Eğitim Akademisi bünyesinde, 7 ilde ve 12 merkezde açılan eğitim ve uygulama merkezlerinde görev yapmak ve akademinin eğitim faaliyetlerini yürütmek üzere ‘Milli Eğitim Akademisi Sözleşmeli Eğitim Personeli Yönetmeliği’ hükümleri çerçevesinde eğitim personeli istihdamına ilişkin kılavuz yayımlandı. Kılavuza göre, sözleşmeli eğitim personeli pozisyonlarına; Yükseköğretim Personel Kanunu’na tabi öğretim üyesi kadrolarında görev yapıyor olmak kaydıyla profesör, doçent veya doktor öğretim üyesi ünvanına sahip olanlar ile Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarında görev yapıyor olmak kaydıyla doktora veya daha üst akademik ünvana sahip olan öğretmen ve diğer personel, öğretmen olarak görev yapanlardan uzman öğretmen veya başöğretmen ünvanına sahip olanlar başvuruda bulunabileceği belirtildi. Başvurular 9-13 Şubat’ta Başvuru şartlarını taşıyan adayların, 9-13 Şubat 2026 tarihleri arasında https://mebakbis.meb.gov.tr/basvuru adresi üzerinden e-Devlet kullanıcı adı ve şifreleriyle giriş yaparak başvuru yapabileceği açıklandı. Başvuruda bulunan adayların, doktora mezuniyetlerine/öğretmenlik alanlarına göre durumlarına uygun eğitim ve uygulama merkezlerinden birini tercih edebileceği ifade edildi. Yükseköğretim Personel Kanunu’na tabi öğretim üyesi kadrolarından başvuruda bulunan adaylardan istihdam edilecek olanlar, Kurul tarafından teklif edilenler arasından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin onayı ile belirlenecek. Sonuçlar 27 Şubat’ta Sonuçlar 27 Şubat 2026 tarihinde Bakanlığın internet sitesinde ilan edileceği, Bakanlık kadrolarından başvuranların yerleştirme sonuçlarının ise 25 Mart’ta açıklanacağı belirtildi. Bakanlık kadrolarından başvuruda bulunanların değerlendirilmeleri, Milli Eğitim Akademisi Sözleşmeli Eğitim Personeli Yönetmeliği’nde yer alan ‘Eğitim Personeli Değerlendirme Formu’ üzerinden değerlendirme komisyonlarınca 16-18 Şubat 2026 tarihleri arasında yapılacak. Değerlendirme sonuçları, 19 Şubat 2026 tarihinde Bakanlığın internet sitesinde ilan edileceğinin altı çizilirken, değerlendirme sonrası oluşan puan üstünlüğüne göre kontenjanın üç katı aday sözlü sınava alınacağı vurgulandı. Sözlü sınav sonuçları ise 11 Mart 2026 tarihinde ilan edilecek. Sözlü sınav puanı üstünlüğüne göre adaylar tercihleri doğrultusunda yerleştirilecek. Yerleştirme sonuçları 25 Mart 2026 tarihinde Bakanlığın internet sitesinden duyurulacak.
06 Şubat 2026 Cuma - 15:11
Bakan Memişoğlu: "Acımız ilk günkü gibi derin, birliğimiz ilk günkü gibi güçlü"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 6 Şubat depremlerine ilişkin, "Acımız ilk günkü gibi derin, birliğimiz ilk günkü gibi güçlü. O günden bugüne aziz milletimizle birlikte tek yürek olduk" dedi. Bakan Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda asrın felaketinin üzerinden 3 yıl geçtiğine dikkati çekerek, "Acımız ilk günkü gibi derin, birliğimiz ilk günkü gibi güçlü. O günden bugüne aziz milletimizle birlikte tek yürek olduk. Dayanışma ruhuyla bu büyük felaketin karşısında; insanlığın, merhametin ve fedakârlığın en güçlü örneklerini sergiledik. Bir yandan yaralarımızı sararken, diğer yandan azimle ve umutla şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmak için var gücümüzle çalıştık. Bugün, asrın inşasını asrın birlikteliğiyle kararlılıkla sürdürüyoruz. 6 Şubat depremlerinde kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, geride kalan vatandaşlarımıza sabır diliyorum" ifadelerini kullandı.
06 Şubat 2026 Cuma - 15:05
MEB: "Deprem sonrası 14 bin 202 dersliğin yapımı tamamlandı, 655 okul ve 8 bin 648 dersliğin yapımı sürüyor"
Milli Eğitim Bakanlığı, 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerde bin 295 okul ve 9 bin 799 sınıfın kullanılamaz hale geldiğini belirterek, yaklaşık 72 milyar lira tutarında 915 proje ile 14 bin 202 dersliğin yapımının tamamlandığını, 655 okul ve 8 bin 648 dersliğin yapımı ile orta hasarlı 70 okul, 2 bin 352 dersliğin güçlendirme çalışmalarının ise devam ettiğini açıkladı. Milli Eğitim Bakanlığı, 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerin oluşturduğu yıkımı gidermek ve eğitim hizmetlerini yeniden yapılandırmak amacıyla bölgede yürütülen faaliyetleri anlatan "Asrın Gayreti: Maarifin İyileştirici Gücü" adlı bir rapor yayımladı. Merkez ve taşra teşkilatlarının görüş ve önerileri doğrultusunda hazırlanan raporda, Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası öğrenci ve öğretmenlerin desteklenmesi, eğitim öğretim faaliyetlerinin yeniden düzenlenmesi ve eğitime erişimin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğü ve yürütülmeye devam edildiği belirtildi. 161 sayfalık raporda, depremden doğrudan etkilenen Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illerinde merkez ve taşra teşkilatları tarafından gerçekleştirilen yardım faaliyetlerine yer verildi. "Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremler, milletçe yaşadığımız en ağır sınavlardan biri olmuştur" Rapora ilişkin açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve ’asrın felaketi’ olarak hafızalara kazınan depremler, milletçe yaşadığımız en ağır sınavlardan biri olmuştur. Ancak bu zorlu süreç, aynı zamanda devlet ve millet dayanışmasının gücünü, birlik ve beraberlik ruhunun bütünlüğünü bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir. Depremin ilk anlarından itibaren devletin tüm imkanları seferber edilmiş, aziz milletimiz de gönülden ve karşılıksız bir dayanışma iradesiyle yaraları sarmak için omuz omuza vermiştir. Milletimizin gösterdiği bu yüksek feraset ve fedakarlık sayesinde insanlık tarihinin en büyük afetlerinden birinin altından daha da güçlenerek kalkmayı başardık. Yaşadığımız bu büyük felaketi, çıkardığımız dersler ve geleceğimize duyduğumuz güvenle daha güçlü bir yeniden yapılanma ve hamle sürecinin vesilesi hâline getirdik. Milli Eğitim Bakanlığı olarak bu süreçte eğitim hizmetlerinin sürekliliğini sağlamak ve evlatlarımızın güvenli ortamlarda eğitim öğretimlerine devam edebilmesini temin etmek, en temel önceliğimiz olmuştur. Bakanlığımız teşkilatlarının eş güdümüyle yürütülen çalışmalar kapsamında ayni ve nakdi yardımlar başta olmak üzere çok yönlü destek mekanizmaları hayata geçirilmiş; eğitim sistemimizin yalnızca bugünü değil, geleceği de güvence altına alınmıştır" ifadelerine yer verdi. Yardım faaliyetleri ile 15 milyon 726 bin 420 kişiye ulaşıldı Raporda illere göre ‘Eğitim Materyali, Eğitsel ve Psikososyal Destekler, Eğitim Programlarını Destekleyici Çalışmalar, Yer Değişikliği ve İlk Atama, Yapım ve Onarım Destekleri, Taşıma Hizmetlerine Yönelik Destekler, Beslenme Destekleri, Gıda Dışı İhtiyaçlara Yönelik Destekler, Teknolojik Materyal ve Altyapı Destekleri, Arama Kurtarma Çalışmaları; Gıda ve Beslenme Destekleri, Gıda Dışı İhtiyaca Yönelik Destekler, Barınma Destekleri, Eğitsel Çalışmalar ve Psikososyal Destek, Personel Görevlendirmeleri’ başlıkları altında gerçekleştirilen faaliyetler değerlendirildi. Rapora göre Bakanlık merkez teşkilatı tarafından yürütülen yardım faaliyetleri kapsamında toplam 15 milyon 726 bin 420 kişiye ulaşıldığı, bu süreçte sağlanan ayni ve nakdi yardımların toplam tutarının günümüz değeriyle yaklaşık 170 milyar lira olduğu belirtildi. Bakanlık taşra teşkilatları aracılığıyla gerçekleştirilen yardım faaliyetleri kapsamında ise 59 milyon 798 bin 717 kişiye destek sağlanarak, günümüz değeriyle yaklaşık 14 milyar liralık ayni ve nakdi yardım yapıldığı kaydedildi. 2 bin 352 dersliği güçlendirme çalışmaları sürüyor 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen deprem felaketinden önce eğitim öğretim faaliyetlerinin 11 bin 567 okul ve 119 bin 200 sınıfta yürütüldüğü belirtilen raporda, deprem felaketi sonrasında 10 bin 272 okul, 109 bin 401 sınıfın hasarsız veya az hasarlı olduğu, bin 295 okul ve 9 bin 799 sınıfın ise kullanılamaz hale geldiği ifade edildi. Bu illerde yaklaşık 72 milyar lira tutarında 915 proje ile 14 bin 202 dersliğin yapımının tamamlandığı aktarılan raporda, az hasarlı yaklaşık 85 bin dersliğin onarıldığı, orta hasarlı 233 okul ve 2 bin 965 dersliğin ise güçlendirildiğinin altı çizildi. Ayrıca halihazırda 655 okul ve 8 bin 648 dersliğin yapımı ile orta hasarlı 70 okul, 2 bin 352 dersliğin güçlendirme çalışmalarının devam ettiği belirtildi.
06 Şubat 2026 Cuma - 14:52
Uzmanından uyarı: "Uyku, ihmal edilebilecek bir alışkanlık değildir. Korunması gereken temel bir sağlık yatırımıdır"
Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. M. Zülküf Önal, "Uyku rutininin bozulması; sık uyanmaya, hormonal ve metabolik strese, hatta inflamasyona neden olabilir. Uyku, ihmal edilebilecek bir alışkanlık değildir. Korunması gereken temel bir sağlık yatırımıdır" dedi. Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. M. Zülküf Önal, kaliteli ve zamanında olan uykunun birey sağlığına yararı olduğunu belirtti. Özellikle gençler arasında biyolojik saat ile sosyal saat arasındaki uyumsuzluğun bir davranış biçimine dönüştüğüne dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. M. Zülküf Önal, bu durumun ‘sosyal jet lag’e yol açarak beyin bağlantısallığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabildiğini vurguladı. Uykunun beynin bakım, onarım ve yeniden kalibrasyon dönemi olduğunu belirten Önal, özellikle gençlerde beyin ağları ve bilişim ile ilişkisine vurgu yaparak, biyolojik saat ile sosyal saat uyumsuzluğu olarak tanımlanan ‘sosyal jet lag’in oluşturacağı sorunları masaya yatırdı. "Uykunun beyni yapısal olarak koruduğu birçok çalışmada gösterilmiştir" Kalitesiz ve zamansız uykunun birçok zarara neden olduğunu belirten Önal, "Uykunun telafisi ve depolanması söz konusu değildir. Uyku sırasında beyin sıvı dinamikleri değişerek beyin lenfatik sistemi üzerinden metabolik atıkların uzaklaştırılmasına destek olur. Uyku bölünmesi veya azalması durumunda, hafıza merkezi olan amigdala bölgesi ile beyinin ön kısmı arasındaki bağlantının kontrolü bozulur. Bu da kaygı ve huzursuzluğa neden olur. Uzun vadede ise ‘sağlıklı uyku örüntüsü’ olduğu takdirde, uykunun beyni yapısal olarak koruduğu ve daha düşük demans riskiyle ilişkilendirildiği birçok çalışmada gösterilmiştir. Bunların başında REM uyku davranış bozukluğu gelir. Bu kişiler rüyayı yaşarlar; yatakta şiddetli hareket eder, bağırabilirler. Hatta yanlarında yatan kişilere fiziksel olarak zarar dahi verebilirler" ifadelerine yer verdi. "Hipertansiyonla birlikte uykululuk varsa uyku apnesi söz konusu olabilir" Bir diğer dikkat edilmesi gereken durumun da gündüz vakitlerinde çok uyumak olduğunu ifade eden Önal, "Dikkat edilmesi gereken başka bir durum ise aşırı gündüz uykululuğu ile birlikte görülebilen, bilinç kaybı olmaksızın anlık felç hali, canlı rüyalar denilen uyanıkken rüya görme durumu, hipnagojik halüsinasyon ve uyku paralizisidir. Uyanıkken hiç hareket edememek narkolepsi spektrumu olarak kabul edilir. Uyku sırasında yeni başlayan istemsiz ‘stereotipik’ hareketler, dil ısırma ve derin uyku hali nokturnal epilepsi ihtimalini düşündürmelidir. Şiddetli huzursuz bacak sendromu/PLMS ile birlikte demir eksikliği bulguları bir arada olabilir. Sabah baş ağrısı, tanıklı apne ve horlama, gece sık sık tuvalet ihtiyacı için uyanma ve bu hastalar, bazen yalnızca unutkanlık yakınması ile doktora başvurabilirler" cümlelerine yer verdi. "İyi uyku yalnızca süre ile ilgili değildir" Uyku rutininin bozulması durumunda vücudun zamanla ters tepki vermesinin muhtemel olduğunu açıklayan Önal, sözlerini şöyle sürdürdü: "İyi uyku yalnızca süre ile ilgili değildir. Süre, süreklilik, zamanlama ve gündüz işlevselliğinin bileşimidir. Kısa süreli uyku, gün içinde uykululuk, dikkat ve muhakeme işlemleme hızında yavaşlama, duygu durum bozuklukları ve metabolik etkilerle kendini gösterir. Uyku bölünmesi, sık uyanma, toplam süresi yeterli olsa bile bilgi işlemleme hızı, dikkat ve yürütücü işlevler üzerinde ertesi gün olumsuz etkilere yol açabilir. Sık uyanmaya neden olan sorunların birçoğu tedavi edilebilir. Uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu, uykuda uygunsuz hareket bozuklukları, kaygı bozuklukları hatta alkol kullanımı mutlaka ele alınmalıdır. Uyku rutininin bozulması; sık uyanmaya, hormonal ve metabolik strese, hatta inflamasyona neden olabilir. Uyku, ihmal edilebilecek bir alışkanlık değil, korunması gereken temel bir sağlık yatırımıdır."
06 Şubat 2026 Cuma - 14:29
Erzincan'da 4,9 büyüklüğünde deprem
Erzincan’ın Kemah ilçesinde 4,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
06 Şubat 2026 Cuma - 13:57
‘Haberimiz Olsun Projesi’ kapsamında genç öğrenciler ekran karşısına çıkıyor
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından oluşturulan, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen ‘Haberimiz Olsun’ projesi, öğrencilerin katılımıyla yayın hayatına başladı. MEB tarafından oluşturulan ‘Haberimiz Olsun’ projesi, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonu doğrultusunda insanı merkeze alan, değer odaklı ve bütüncül eğitim anlayışını esas alarak öğrencilerin aktif katılımıyla hazırlanan haber bültenleri aracılığıyla; eğitim politikaları, stratejik hedefler, yürütülen projeler ile Türkiye’den ve dünyadan güncel gelişmeler hakkında doğru, şeffaf ve anlaşılır bilgi akışını sağlamayı amaçlıyor. Proje; öğrencilerin iletişim, medya okuryazarlığı ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirmeyi, öğrenme sürecine etkin biçimde katılmalarını desteklemeyi ve kamuoyunun MEB faaliyetlerine güvenilir, güncel ve erişilebilir kanallar aracılığıyla ulaşmasını sağlamayı hedeflediği belirtildi. Bu doğrultuda proje, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin eğitimde anlam ve kimlik inşasına odaklanan yaklaşımına paralel olarak; Bakanlığın vizyonunu kamuoyuyla düzenli, doğru ve bütüncül biçimde paylaşan kalıcı bir kurumsal iletişim modeli oluşturmayı amaçladığı ifade edildi. EBA, TRT EBA ve EBA Youtube’da yayınlanıyor ‘Haberimiz Olsun’ projesi, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda merkez ve taşra teşkilatı ile eğitim kurumlarının aktif katılımıyla ulusal ölçekte yürütülüyor. Öğrenciler tarafından hazırlanacak olan haber bültenleri, 5 Ocak 2026 Pazartesi günü 07.00 itibarıyla EBA platformu ile EBA YouTube sayfasında, 11.15 itibarıyla da TRT EBA kanalı üzerinden yayın hayatına başladı. "Meslek eğitim stüdyolarında çocuklarımızı yetiştiriyoruz" ‘Haberimiz Olsun’ projesini Batıkent Şevket Evliyagil Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yöneten Gazetecilik bölümü öğretmeni Tuğrul Culfa, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında beceri temelli eğitimi ve genel hatlarıyla öğrenciyi merkeze alan uygulamalarla birlikte, meslek eğitim stüdyolarında çocuklarımızı yetiştiriyoruz. Verdiğimiz teorik eğitimler çocuklarımız için bir uygulama eğitimi oluyor. Çocuklarımız hem teorik eğitimi alıyor, hem sahada bir haberin yazımından kurgu aşamasına, sunumundan yayın aşamasına kadar bütün her şeyini uygulayarak öğrenmiş oluyor. Öğrenciyi merkeze alan bir eğitim modeli. Bu anlamıyla çocuklarımızın da sahaya çıkmadan önce genel hatlarıyla her şeyi öğrenen ve sektöre hazır hale getiren bir uygulama. Bu anlamıyla öğrencilere çok önemli bir katkısının olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. "Bakanlığımız bize çok iyi imkanlar sağladı" Batıkent Şevket Evliyagil Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Gazetecilik bölümü öğrencisi Hasan Göktuğ Koşar ise, bu projenin kendilerine büyük fayda sağladığını, ilerleyen mesleki hayatlarında daha fazla etkisini göreceklerini vurgulayarak, "İmkanlarımız çok iyi. Öğretmenlerimize, bize bu göreve layık gördükleri için teşekkür ederim. Işık olsun, ses olsun, kamera olsun, bakanlığımız bize çok iyi imkanlar sağladı. Bunlar bizim işimizi çok kolaylaştırıyor. Sabah hazırlıklara başlıyoruz. Kameralar, kartlar, bataryalar, sesler ve ışıkları hazırlıyoruz. Ondan sonrasında öğrenciler geliyor. Onları kayıt altına alıp sonra kurgu aşamasına geçiyoruz" şeklinde konuştu. "Programın bize pratik yapma katkısı var" Batıkent Şevket Evliyagil Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Gazetecilik bölümü öğrencisi Azra Tazer ise, bu projenin kendilerine büyük fırsatlar sunduğunu ifade ederek, "Haberimiz Olsun programı, bölümüm de gazetecilik olduğu için gazetecilikte öğrendiğim çoğu şeyi burada pratik yapmamı sağlıyor. Burada pratik yapmak eğlenceli oluyor. Çünkü hem kamera arkasında hem de kamera önünde arkadaşlarımız var. Bu şekilde çok daha rahat bir çalışma ortamı sağlıyoruz ve ülkenin dört bir yanından gelen güzel haberleri sunmak da bizim için bir gurur kaynağı oluyor. Programın gazetecilik alanında bize pratik yaptırma katkısı var. Bize çok güzel bir alan sağlandı, güzel bir stüdyomuz var" ifadelerine yer verdi.
06 Şubat 2026 Cuma - 13:54
Bakan Fidan, Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos ile bir araya geldi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos ile bir araya geldi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos ile Ankara’da bir araya geldi.
06 Şubat 2026 Cuma - 13:45
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Depreme dirençli kentler, güvenli yapılar dışında bir seçeneğimiz yok"
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "TOBB olarak depremden etkilenen illerimiz için başlattığımız ‘Türk İş Dünyası Konut Seferberliği Kampanyası’ kapsamında bin kalıcı konut projemiz tamamlanmak üzere" dedi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümü dolayısıyla paylaşım yaptı. Hisarcıklıoğlu, deprem gerçeğinin unutulmaması gerektiğine dikkati çekerek, "Hiçbir sözün merhem olmadığı yürek yakan görüntülere şahitlik ettik. Hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. Ülkemizdeki deprem gerçeğini unutmayalım. Aynı acıları yeniden yaşamamak için; depreme dirençli kentler, güvenli yapılar dışında bir seçeneğimiz yok" ifadelerini kullandı. "Bin kalıcı konut projemiz tamamlanmak üzere" TOBB olarak depremden etkilenen vatandaşlar için başlattıkları konut projesinin tamamlanmak üzere olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, "TOBB olarak depremden etkilenen illerimiz için başlattığımız ‘Türk İş Dünyası Konut Seferberliği Kampanyası’ kapsamında bin kalıcı konut projemiz tamamlanmak üzere. Malatya, Kahramanmaraş, Hatay Antakya ve İskenderun’da bulunan 750 konutun kuraları Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından noter huzurunda çekildi. Adıyaman’daki 250 konutun kuraları ise yakında çekilecek. Her zaman milletimizin yanındayız. Rabbim, ülkemizi ve milletimizi tüm afetlerden korusun" açıklamasında bulundu.
06 Şubat 2026 Cuma - 13:05
SSB Başkanı Görgün: "GHOST’un amacı geleceği şekillendirmeye aday teknolojileri belirlemektir"
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı (SSB) tarafından düzenlenen ‘Geleceğin Harekat Ortamını Şekillendirecek Teknolojiler (GHOST) yarışması ödül töreninde konuşan SSB Başkanı Haluk Görgün, "GHOST’un amacı geleceği şekillendirmeye aday teknolojileri belirlemek ve yatırım yapılması gereken savunma teknolojilerini işaret etmektir" dedi. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı (SSB) tarafından ‘Geleceğin Harekat Ortamını Şekillendirecek Teknolojiler (GHOST)’ yarışması düzenlendi. Kamu, savunma sanayii ve akademi iş birliğiyle bu yıl ikincisi düzenlenen yarışmaya yapılan toplam 118 başvuru, SSB tarafından oluşturulan hakem heyeti tarafından değerlendirildi. Yapılan değerlendirmede ilk 10’a giren senaryolar hakem heyeti tarafından belirlendi. "GHOST’un amacı geleceği şekillendirmeye aday teknolojileri belirlemek" Ödül töreninde konuşan SSB Başkanı Haluk Görgün, Türkiye’nin stratejik aklını ve teknoloji üretme iradesini aynı çatı altında buluşturan çok kıymetli bir birlikteliği yaşadıklarını ifade etti. Güvenlik ortamının hızla değiştiğini ve tehditlerin çok boyutlu hale geldiğini kaydeden Görgün, "Bu noktada GHOST’un amacı geleceği şekillendirmeye aday teknolojileri belirlemek, yatırım yapılması gereken savunma teknolojilerini işaret etmek ve bugüne kadar yeterince görünürlük kazanmamış yeni teknoloji ile konseptleri ekosistemin gündemine taşımaktır" diye konuştu. "Yarışmada 2050’li yıllarda kullanılacak teknolojileri tasvir edecek en iyi senaryolar seçildi" Görgün, GHOST faaliyetinin ilkini 2023 yılında düzenlediklerini hatırlatarak, "Ortaya çıkan sonuçlar ve ekosistemde ürettiği sinerji, 2025 yılında ikinci senaryo yarışmasının yapılmasına güçlü bir zemin oluşturdu. Bu ikinci yarışmada, 2050’li yılların harekât ortamını ve kullanılacak teknolojileri tasvir edecek en iyi senaryolar seçildi. 2050’ye giderken; harekâtın dili, ölçeği ve hızı dönüşüyor. Kara, deniz ve havanın yanında uzay, siber alan ve elektromanyetik spektrum giderek daha belirleyici bir ağırlık kazanıyor. Bu yeni dönemde üstünlüğü; yalnız platformlar değil, platformların birbirleriyle kurduğu güvenli bağlar, karar süreçlerini hızlandıran zekâ katmanları ve sahayı bütüncül gören sistemler belirleyecek. Bu nedenle, GHOST senaryolarını yalnızca bir gelecek tasviri olarak ele almıyoruz; bu senaryoları, ülkemizin gelecek yetkinliklerini inşa eden stratejik bir araç olarak görüyoruz" açıklamasında bulundu. GHOST çerçevesinde gelen senaryoları Türk Silahlı Kuvvetleri’nden, üniversitelerden ve savunma sanayi ekosisteminden uzmanların katkı sunduğu, çoklu değerlendirme esasına dayalı bir süreçle incelediklerinin altını çizen Görgün, süreç boyunca tarafsızlığı güçlendiren adil, tutarlı ve izlenebilir bir değerlendirme zemini oluşturduklarını sözlerine ekledi. Yarışma sonrasında geleceğin teknolojilerini belirlemeye yönelik olarak SSB koordinasyonunda TSK, savunma sanayii firmaları, araştırma kurumları ve üniversite temsilcilerinin katılımıyla GHOST Çalıştayı yapıldığını aktaran Görgün, çalıştay kapsamında savunma sanayini doğrudan ilgilendiren teknoloji yol haritalarında yer alması gereken konu başlıklarının netleştiğini açıkladı. Görgün, toplam 11 başlıkta yol haritasının belirlendiğini kaydederek, konular birbirini tamamlayan bir bütünlük içinde ele alındığında Türkiye’ye sistemik üstünlük sağlayacak güçlü bir teknoloji omurgası oluşturacağını dile getirdi. "Savunma sanayiinde kalıcılığı sağlayan unsur, insan kaynağının ve güvenlik yaklaşımının eş zamanlı güçlenmesidir" Görgün, GHOST’un en kıymetli çıktılarından birini ekosistemin aynı hedef etrafında aynı dili konuşmasını sağlaması olduğunu vurgulayarak, "Yarışma ve çalıştay süreçlerinde Başkanlığımız personeli, TSK mensupları, akademisyenlerimiz ve sanayi temsilcilerimiz aynı masalarda çalıştı; aynı sorunlara birlikte baktı; aynı gelecek resmini birlikte netleştirdi. Bu birliktelik teknoloji üretmenin ötesinde, yetkinlik üretmeyi de beraberinde getirmektedir. Çünkü savunma sanayiinde kalıcılığı sağlayan unsur ürünle birlikte insan kaynağının, süreç disiplininin, test ve doğrulama kültürünün, güvenlik yaklaşımının ve kurumsal sürekliliğin eş zamanlı güçlenmesidir. Bugün ödül alan senaryolar, bu ortak aklın somut çıktılarıdır" değerlendirmesinde bulundu. "GHOST’un kalıcı bir platform olarak daha da büyümesini temenni ediyorum" Yarışmalara katılan tüm proje sahiplerine ve onları destekleyen savunma sanayii temsilcilerine teşekkür eden Görgün, "GHOST’un ülkemizin teknoloji yol haritasına yön veren, yeni OTAĞ temalarını besleyen ve stratejik hazırlığımızı güçlendiren kalıcı bir platform olarak daha da büyümesini temenni ediyorum" dedi. Program, dereceye giren proje sahiplerine ödüllerinin verilmesiyle son buldu.
06 Şubat 2026 Cuma - 12:23
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Acar: "Devletimiz, şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmak için canla başla çalışmalarını sürdürmüştür"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar, "Devletimiz, afetin ilk anından itibaren tüm imkânlarıyla sahada olmuş; şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmak için canla başla çalışmalarını sürdürmüştür. Rabbim milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Tanıtım ve Medya Başkanı Acar, 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümünde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Asrın felaketinin üzerinden 3 yıl geçti. 6 Şubat’ın ardından geçen zamana rağmen yaşanan acılar ve bıraktığı derin izler hafızalarımızdaki yerini koruyor. Bu ağır imtihanda hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyor; geride kalan ailelerimize sabır diliyorum. Devletimiz, afetin ilk anından itibaren tüm imkânlarıyla sahada olmuş; şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmak için canla başla çalışmalarını sürdürmüştür. Bugün de aynı anlayışıyla milletimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Rabbim milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın" ifadelerine yer verdi.
06 Şubat 2026 Cuma - 11:58
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Al Sani ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede bölgesel gelişmeler ele alındı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Al Sani ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede bölgesel gelişmeler ele alındı.
06 Şubat 2026 Cuma - 11:53
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Avrupa Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Komiseri Kos ile görüştü
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Avrupa Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos ve beraberindeki heyetle bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Avrupa Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Komiseri Kos ve beraberindeki heyetle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde görüştü. Yılmaz, sosyal medya hesabından görüşmeye ilişkin yaptığı paylaşımda, "Görüşmede Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik niteliğini, güvenilir ve adil bir genişleme politikasının önemini ve ilişkilerimizde somut ilerleme ihtiyacını ele aldık. AB’ye tam üyelik süreci, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize serbestisi ve yüksek düzeyli diyalog mekanizmalarının yeniden canlandırılması konularında atılacak somut adımlar; dar başlıklara sıkıştırılamayacak kadar önemli olan Türkiye-AB ilişkileri açısından hayati öneme sahiptir. Karşılıklı çıkar ve ortak sorumluluk anlayışıyla eşitlik, liyakat ve kapsayıcılık temelinde ilerleyen güçlü bir Türkiye-AB perspektifinin mümkün olduğuna inanıyoruz. Yapıcı diyalog ve iş birliği için Kos ve heyetine teşekkür ediyorum" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder