Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Davul ve mani geleneği lise öğrencileri tarafından yaşatılıyor
21 Şubat 2026 Cumartesi - 00:20:14
Ankara’nın Beypazarı ilçesinde öğrenciler, davul ve mani etkinliği düzenledi. Beypazarı’nda bulunan Fatih Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, Ramazan ayının manevi atmosferini geleneksel değerlerle yaşatmak amacıyla okulda davul ve mani etkinliği düzenledi. Okul öğrencileri tarafından davul ve mani geleneğinin yaşatıldığı etkinlikte öğrenciler kültürel mirasa tanıklık ederek Ramazan’ın anlam ve önemini yakından hissetti.
20 Şubat 2026 Cuma - 23:56
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporu yayımlandı: "Türkiye Modeli’nin en kıymetli kazanımı sağlam zeminler üzerinde yükselecektir"
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin internet sitesinde, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporu yayımlandı. Raporda, "Milletin vicdanıyla, aklıyla ve irfanıyla yürüyen bu süreç, kalıcı sonuç üreterek; kardeşlik, birlik ve bütünleşme temelli bir vatandaşlık anlayışıyla güçlendiğinde, ‘Türkiye Modeli’nin en kıymetli kazanımı olan iç huzur, sağlam zeminler üzerinde yükselecektir" denildi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 18 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirdiği 21’inci toplantısında yapılan oylamada, nitelikli çoğunlukla kabul edilen komisyon raporu, TBMM’nin internet sitesinde yayımlandı. Yayımlanan raporun takdimini TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş kaleme aldı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmaları Türkiye Büyük Millet Meclisinin temsil gücü ve demokratik meşruiyeti içerisinde yürütülen, toplumsal barışın, birliğin ve milli dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik tarihi sorumluluğun bir yansımasıdır, ifadesidir. Halkımızın uzun yıllar boyunca ağır bedeller ödeyerek karşı karşıya kaldığı sorunlar, Gazi Meclisimizin yasa yapıcı ve denetleyici niteliğiyle ele alındığında kalıcı bir çözüm ufku kazanmaktadır" dedi. "Bugün terör meselesinde tarihi bir dönemden geçiyoruz" Terör meselesinde tarihi bir dönemden geçildiğini vurgulayan Kurtulmuş, meclisin üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz bir biçimde üstlendiğini vurguladı. Türkiye’nin terörden dolayı ödediği bedellerden bahseden Kurtulmuş, "Bugün terör meselesinde tarihi bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte milli iradenin tecelligahı olan Gazi Meclisimiz üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz bir biçimde üstlenmiştir. On yıllardır ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını tüketen ve ülke olarak ağır bedeller ödediğimiz terör eylemleri, kalkınma ufkunu daraltmış, sosyal bağları örselemiş ve siyaseti sadece güvenlik reflekslerine sıkıştırmıştı. Bölgemizde bugün yaşanan istikrarsızlık, adaletsizlik ve demokratikleşme sorunları emperyal müdahalelerin bıraktığı derin izlerin birer sonucudur. Bu müdahalelere bizim cevabımız ise daha fazla kardeşlik ve daha fazla bütünleşmedir" ifadelerini kullandı. "Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi hürmet ve minnetle yad ediyorum" Bölge istikrarı ve toplumsal barış için bu sürece emek veren herkese teşekkür eden Kurtulmuş, şunları kaydetti: "Milletimizin huzuru, bölgemizin istikrarı ve toplumsal barış ülküsü için sivil toplumda, siyasette ve halkımıza hizmetin farklı alanlarında emek veren her biri kıymetli insanlarımızı şükranla; ortak vatanımızın esenliği uğruna canını veren şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi hürmet ve minnetle yâd ediyorum. Aziz hatıraları; atacağımız her adımda, insan onuruna, adalete ve ortak geleceğimize karşı taşıdığımız sorumluluğu, hepimize daha güçlü biçimde hatırlatmaya devam edecektir." Komisyon çalışmaları Yayımlanan raporun ikinci kısmında komisyon çalışmalarından bahsedildi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda ele alınan "Terörsüz Türkiye" hedefinin, esasında dönemsel bir söylem ya da konjonktürel bir hamle değil, devlet politikası olduğu vurgulandı. Vatandaşların ortak geleceğini garanti altına alan bir yaklaşımın sonucu olduğu vurgulanan raporda, daha önce de bu sorunun çözümü çokça denenmiş fakat çeşitli nedenlerle sonuçlandırılamamış olduğu vurgulandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Başbakanlığı döneminde özellikle 2009 ve 2013 yıllarındaki çözüm gayretlerinde yürütme organı merkezli inisiyatifler belirleyici olduğuna dikkat çekilerek, geçmiş teşebbüslerde geniş tabanlı dinleme zeminini ve nitelikli çoğunlukla ortak kanaat üretecek kurumsal bir Meclis mekanizmasını işletmek mümkün olmadığı ifade edildi. Bu sürece katkı veren herkesin, bu memleketin mayasında kardeşlik olduğunu gösterdiği vurgulanan raporda, "Tüm bu kayıpların ötesinde en ağır bedel şüphesiz ki canla ödenmiştir. Manevi kayıplar unutulmaz acılarımızdır. Her biri ayrı bir ailenin ocağına düşen şehitlerimizin, her biri bir ömrü feda eden gazilerimizin acısı her daim tazedir. Canları pahasına bu vatanı savunan tüm kahramanlar, sürecin manevi mimarlarıdır. Bu istikamette atacağımız her adımda, onların emanetine sadakatle bağlı kalacağımızı ilan ediyoruz. İnanıyoruz ki bu sürece katkı veren herkes, bu memleketin mayasında kardeşlik olduğunu göstermiştir ve gösterecektir denildi. "Terörsüz Türkiye" hedefi Terörsüz Türkiye hedefinin detaylarından bahsedilen raporda, Terörsüz Türkiye hedefinin terörsüz bir bölge demek olduğu vurgulanarak, şunlar kaydedildi: "Bu hedef tam manası ile başarıya ulaştığında, Komisyon çalışmalarımız tüm yönleriyle, ‘Türkiye Modeli’ olarak literatüre geçecektir. Komisyonun çalışmaları, fesih ve örgütün silah bırakması yönünde oluşan kararın olgunlaşmasıyla birlikte, idari ve hukuki düzenlemelerin nasıl bir çerçeveye oturtulması gerektiği konusunu gündemine almıştır. Silahlı terör örgütünün varlığının sona erdirilmesinin güvenilir biçimde tespiti ile birlikte eş zamanlı olarak kamu düzeninin korunması, hak ve hürriyetlerin genişletilmesi, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi ve adalet duygusunun tahkimi gibi başlıca konular öncelikle ele alınacaktır. Komisyon; millet adına çözüme ulaştırılacak sorunların müzakeresi, üzerinde uzlaşılan teklif ve tavsiyelerin Türkiye Büyük Millet Meclisine iletilmesi ve bahse konu süreçlere millet adına vaziyet etmek için görev yapmıştır. Komisyonumuz, on yıllardır ülkemizin enerjisini tüketen ve kardeşi kardeşten uzaklaştırmaya çalışanların provoke ettiği bir meseleye yeni bir gözle bakma iradesinin yansımasıdır. Bu çerçevede Terörsüz Türkiye, esasında terörsüz bir bölge demektir. Bu hedef, aynı zamanda bölgenin barış ve esenliğine odaklı bir vizyon olarak tezahür etmiştir." Komisyonda dinlenen kişilerin mutabakat alanları Raporda komisyonda dinlenilen kişileri mutabakat alanları aktarıldı. Raporda ortak zemin, ayrıca toplumsal rıza ve sürecin toplumca sahiplenilmesi konusunda geniş bir mutabakat bulunduğunu, katılımcılık, şeffaflık ve kapsayıcılık ilkelerinin siyaset kurumu, sivil toplum ve akademi çevrelerince güçlü biçimde desteklendiğini ortaya koyduğu ifade edildi. Dile getirilen görüşlerde öne çıkan bir diğer husus, sürecin sadece güvenlik ve örgütün tasfiyesi ekseninde ele alınmaması gerektiğini vurgulayan bütüncül yaklaşım olduğu belirtilen raporda, "Demokratikleşme, eşit yurttaşlık, hak ve özgürlüklerin güvenceye alınması ile ekonomik kalkınma boyutlarının birlikte düşünülmesi beklenmektedir. Süreç boyunca sıklıkla işaret edilen bir diğer konu, hukuki düzenleme ihtiyacı, silah bırakma ve devamındaki sürecin yönetimi yanında hukuk devleti ve demokratikleşme başlıklarındaki talepler olmuştur. Uluslararası ve bölgesel boyutun önemi, iç huzurun güçlenmesiyle bölgesel istikrarın desteklenmesi ve küresel adalet arayışında Türkiye’nin siyasal ağırlığının artması perspektifiyle, ortak zeminin tamamlayıcı unsuru olarak öne çıkmaktadır" ifadelerine yer verildi. Terör örgütü PKK’nın kendisini feshetmesi ve silah bırakması Raporda, fesih ve silah bırakmanın istihbarat-güvenlik birimlerince sınırlar dışındaki durumlar dahil tespiti, kamuoyuna yapılan beyanlarla sınırlı bir alan olmadığına dikkat çekildi. Beyanların takip ve teyitle anlam kazanacağının aşikar olduğu belirtilen raporda, silah bırakmanın istihbarat ve güvenlik birimlerince tespiti, ölçülebilir kriterlerle icra edileceği ve bu tespitin, sahadaki doğrulama süreçleriyle desteklenerek kamu düzeni açısından öngörülebilirlik sağlayacağı ifade edildi. Sonuç ve değerlendirme Raporun sonuç ve değerlendirme bölümünde ise, milli iradenin denetim ve imkanlarının aynı zeminde buluşturan bir örneklik ortaya koyduğu vurgulanarak, "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu; Meclisin temsil gücünü, siyasetin çözüm üretme kapasitesini ve milli iradenin denetim imkânlarını aynı zeminde buluşturan bir örneklik ortaya koymuştur. Toplantılar boyunca oluşan müşterek kanaat, şiddet ve terörle mücadele yönteminin sadece güvenlik tedbirleriyle sınırlı kalmaması gerektiği yönündedir. Tam demokrasiye dayanan yurttaşlık bilincinin, eşitlik temelli kardeşliğin ve kurumsal şeffaflığın kalıcı huzur ve barışı mümkün kılacağı değerlendirilmektedir. Komisyon raporu, idari ve hukuki düzenlemeler için yol gösteren bir çerçeve ortaya koyarken, toplumla uyum adımlarının ertelenemez bir alan olduğunu hatırlatmaktadır. Siyasetin görevi, toplumun farklı seslerini ortak geleceğin dilinde buluşturmaktır" denildi. "Türkiye Modeli’nin en kıymetli kazanımı sağlam zeminler üzerinde yükselecektir" Türkiye Modeli’nin kıymetli kazanımlarından bahsedilen raporda, "Milletin vicdanıyla, aklıyla ve irfanıyla yürüyen bu süreç, kalıcı sonuç üreterek; kardeşlik, birlik ve bütünleşme temelli bir vatandaşlık anlayışıyla güçlendiğinde, ‘Türkiye Modeli’nin en kıymetli kazanımı olan iç huzur, sağlam zeminler üzerinde yükselecektir" ifadelerine yer verildi. "Komisyonumuz, Türkiye’nin barışla ve kardeşlikle güçleneceğini göstermiştir" Komisyonunun, Türkiye’nin barışla, bütünlükle, demokrasiyle ve kardeşlikle güçleneceğini gösterdiği belirtilen raporda, şunlar kaydedildi: "Demokratik, çoğulcu ve herkesin kendini ait hissettiği bir Türkiye’yi hep birlikte büyük bir çabayla inşa etmek için hakikatin göz ardı edilmediği, duyguların inkar edilmediği ve siyasetin çözüm üretme cesareti gösterdiği bir anlayışın benimsenmesi hayati önemdedir. Komisyonumuz, Türkiye’nin barışla, bütünlükle, demokrasiyle ve kardeşlikle güçleneceğini göstermiştir. Canları ve kanları pahasına vatanımız için hayatlarını hiçe sayan şehitlerimizin aziz hatırası ve gazilerimizin kardeşlik iradesi, milli bütünlüğümüzün sarsılmaz teminatıdır. Oluşan müşterek kanaat, sürecin kamu düzenini koruyan, hak ve hürriyetleri genişleten, toplumsal rızayı büyüten ve ortak geleceği kurumsal bir disiplin içinde taşıyan bir yol üzerinde ilerlemesi yönündedir. Bu rapor, çalışmaların ve gelen raporların tümünden süzülen birikimi ve ortak aklı, izleyen dönemde atılacak adımlara rehberlik edecek bir çerçeve hâlinde dikkatlere sunmaktadır. Bundan sonraki safhada, tespit ve takip mekanizmalarının öngörülebilirliği, idari ve hukuki düzenlemelerin açıklığı, toplumsal uyum adımlarının kapsayıcılığı ve Meclis denetiminin sürekliliği belirleyici olacaktır." Komisyon olarak yürütülen çalışmalar neticesinde hazırlanan öneri ve değerlendirmeleri içeren raporun kamuoyuna sunulduğu açıklanarak, "Komisyonun ortaya koyduğu yaklaşım, ortak gelecek hedefini ortak projelerle güçlendiren, bölgesel kalkınmayı hızlandıran, sosyal bağları onaran ve ayrıştırıcı senaryoların zeminini daraltan bir bütünleşme üretmeyi esas almaktadır. Böylelikle ortak gelecek hedefimiz, millî iradenin gözetiminde kurumsal teminat kazanacaktır. Türkiye Modeli, meşruiyet, istikrar ve toplumsal barış üreten bir çerçeveye dönüşecektir. Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu olarak yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde hazırlanan öneri ve değerlendirmelerimizi içeren raporumuz, yasa çalışmalarında esas alınmak üzere siyasi partilerin ve kamuoyunun takdirlerine saygıyla sunulmaktadır" denildi.
20 Şubat 2026 Cuma - 22:02
Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer, CHP’den ihraç edildi
Malatya Yazıhan ilçe Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer, Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) ihraç edildi. Malatya’nın Yazıhan ilçesinin Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer, CHP’den ihraç edildi. CHP Yüksek Disiplin Kurulu tarafından yapılan açıklamada, "Yüksek Disiplin Kurulumuzun 5 Şubat 2026 tarihli toplantısında Malatya Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer’in; Tüzüğün 68/1-b maddesinde belirtilen ‘partide aldıkları görev ve sorumlulukla ve üyelikle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunmak’, 68/1-d maddesinde belirtilen ‘partinin temel ilkelerine aykırı siyasal çalışmalara katkıda bulunmak’ ve 68/1-f maddesinde belirtilen ‘kurultay, kongre işlemlerinin tüzük ve yönetmelik kurallarına uygun olmasını engellemek, tüzüğe uygun itirazlar dışında her türlü engelleyici davranışta bulunmak’ eylemleri sabit görüldüğünden kesin çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına oy birliği ile karar verilmiştir" ifadelerine yer verildi.
20 Şubat 2026 Cuma - 21:10
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iftarda Kayacık ailesinin misafiri oldu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, iftarda Kayacık ailesinin misafir oldu.
19 Şubat 2026 Perşembe - 15:02
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu, Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Komutanı Grynkewich ile bir araya geldi
Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Komutanı (SACEUR) Orgeneral Alexus Grynkewich, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun resmi davetlisi olarak Türkiye’ye geldi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, resmi davetlisi olarak Türkiye’yi ziyaret eden Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Komutanı (SACEUR) Orgeneral Alexus Grynkewich’i Genelkurmay Başkanlığı’nda resmi törenle karşıladı. Daha sonra Orgeneral Grynkewich, Onur Kıtası’nı selamladı. Selamlamanın ardından Orgeneral Bayraktaroğlu, Grynkewich ve beraberindeki heyetle basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 14:25
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefi milletimizin her bir ferdi ve komşu ülkelerin geleceği içindir"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "‘Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefi milletimizin her bir ferdi ve komşu ülkelerin halkı olan her bir kardeşimizin geleceği içindir. Yüzyıllardan süzülen ve sadece milletimize yaslanan siyasi akılla ülkemizi ve bölgemizi terörden arındıracak irademizi daha da güçlendireceğiz" dedi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 14:08
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: "’Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge’ hedefi milletimizin her bir ferdi ve komşu ülkelerin halkı olan her bir kardeşimizin geleceği içindir."
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: "’Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge’ hedefi milletimizin her bir ferdi ve komşu ülkelerin halkı olan her bir kardeşimizin geleceği içindir."
19 Şubat 2026 Perşembe - 14:06
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: "Türkiye’yi ve bölgemizi terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaştırmak için siyasi olarak iç bütünlüğü olan ve sadece milletimize yaslanan çalışmalar yürütüyoruz."
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: "Türkiye’yi ve bölgemizi terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaştırmak için siyasi olarak iç bütünlüğü olan ve sadece milletimize yaslanan çalışmalar yürütüyoruz."
19 Şubat 2026 Perşembe - 12:47
Ramazan’ın ilk iftarı 81 ilde şehit yakınları ve gazilerle yapılacak
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda kurulacak ‘Büyük Aile Sofraları’ kapsamında Ramazan’ın ilk iftarı, 81 ilde şehit yakınları ve gazilerle yapılacak. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda Ramazan ayının ilk gününde Türkiye genelinde kurulacak ‘Büyük Aile Sofraları’ kapsamında şehit yakınları, gaziler ve gazi yakınları aynı sofrada bir araya gelecek. ‘Şehit yakınlarımız ve gazilerimizle büyük aile sofrası’ temasıyla 81 ilde eş zamanlı düzenlenecek iftar programına 41 binden fazla şehit yakını, gazi ve gazi yakınının katılması bekleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayının ilk iftarını Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde şehit yakınları, gaziler ve gazi yakınlarıyla birlikte yapacak. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şehit aileleri ve gazilere yönelik hassasiyetini her yıl Ramazan ayının ilk iftarını onlarla birlikte yaparak ortaya koyduğunu belirtti. Şehit yakınları, gaziler ve gazi yakınlarının Bakanlık politikalarının merkezinde yer aldığını vurgulayan Göktaş, istihdamdan sosyal desteklere, eğitimden ulaşıma kadar her alanda çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti. Bakan Göktaş, Ramazan’ın ilk gününde ülke genelinde gerçekleştirilecek iftar programının devletin vefa anlayışının ve milletin birlik ruhunun güçlü bir göstergesi olacağını kaydetti.
19 Şubat 2026 Perşembe - 12:44
Mavi vatanda sıkı denetim: 3 bin 115 yabancı bayraklı gemi denetlendi, 486 gemi seferden alıkonuldu
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "3 bin 115 yabancı bayraklı gemiye denetim gerçekleştirdik. Bu gemilerden 486’sı denetim uzmanlarımız tarafından sefere izin verilmeyerek tutuldu" dedi. Bakan Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından planlanan denetim faaliyetlerine ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Uraloğlu, "Uyguladığımız gemi denetim mekanizmaları denizlerimizde can, mal ve seyir emniyetini sağlanmasının yanı sıra deniz çevresinin korunmasında da belirleyici bir rol üstleniyor" ifadesini kullandı. Bakan Uraloğlu, denetim faaliyetleri sayesinde hem yabancı gemilerin hem de Türk gemilerinin teknik ve operasyonel standartlarının yükseltildiğini belirterek, bu çalışmaların Türkiye’yi yüksek standartlı gemilere sahip bayrak devletleri arasında konumlandırdığını kaydetti. "Türk bayrağı, Paris Mutabakat Zaptı Beyaz Listesi’ndeki güçlü konumunu bu yıl da sürdürdü" Paris Mutabakat Zaptı (MoU) ve diğer memorandumlar kapsamında gerçekleştirilen denetimlerin deniz ticareti açısından standart üstü gemiler için önemli kolaylıklar sağladığına dikkati çeken Uraloğlu, Türk gemilerinin 2008 yılından bu yana Paris MoU’nun en yüksek performans gösteren gemiler listesinde yer aldığını hatırlattı. Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türk bayrağı, Paris Mutabakat Zaptı Beyaz Listesi’ndeki güçlü konumunu bu yıl da sürdürdü. 2025’te 215 Türk bayraklı gemi, birçoğu Avrupa Birliği ülkesi olan Paris Mou ülkelerinde denetlendi. 5 gemi tutulurken, tutulma oranı yüzde 2,32 olarak kaydedildi. Bu oran Paris MoU genel ortalaması olan yüzde 4,03’ün yarısına yakındır. Bu çerçevede çok başarılı bir denetim periyodu geçirdik. 2025 yılı performanslarının da değerlendirileceği Paris MoU yıllık raporunda Türk bayrağımızın daha üst performans sırasında olmasını bekliyoruz." "Denizlerde emniyet seviyesini yükseltmek için risk odaklı denetim kapasitemizi sürekli geliştiriyoruz" Bakan Uraloğlu, uygulanan risk bazlı denetim yaklaşımı sayesinde gemilerin standartlarının daha da yukarı taşındığını belirterek, "Denizlerde emniyet seviyesini yükseltmek için risk odaklı denetim kapasitemizi sürekli geliştiriyoruz" dedi. Denizcilik Genel Müdürlüğü koordinasyonunda liman başkanlıklarınca Türk bayraklı gemilere uygulanan ön sörvey uygulamalarının bu süreçte önemli bir katkı sağladığını ifade eden Uraloğlu, "2025 yılında uluslararası sefer yapan 960 Türk bayraklı gemiye ön sörvey denetimi gerçekleştirdik" dedi. Uraloğlu, Türkiye’nin deniz ticaretinde küresel bir güç olduğunu, bu gücün önemli unsurlarından biri olan Türk gemi filosunun dünyanın neresinde olursa olsun desteklenmeye devam edildiğini vurguladı. "3 bin 115 yabancı bayraklı gemiye liman devleti denetimi gerçekleştirildi" Türkiye’nin yalnızca bir bayrak devleti değil, aynı zamanda sahip olduğu yük ve liman kapasitesiyle bölgenin en güçlü liman devletlerinden biri olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, bunun beraberinde önemli sorumluluklar getirdiğini ifade etti. Uraloğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Yapılan planlamalar doğrultusunda tarafı olduğumuz memorandumlar kapsamında 2025 yılında limanlarımıza uğrak yapan toplam 3 bin 115 yabancı bayraklı gemiye liman devleti denetimi gerçekleştirdik. Tespit edilen eksiklikler nedeniyle bu gemilerden 486’sı, gemide çalışma tecrübesine sahip denetim uzmanlarımız tarafından sefere izin verilmeyerek tutuldu. Bu rakamlar, bölgemizde en fazla gemi denetimi gerçekleştiren ülke konumunda olmamızı sağladı." Uraloğlu ayrıca, 2026 yılında denetimler için yeni yazılım sistemini ve gemi denetim risk değerlendirme modülünü de devreye alarak, deniz emniyetinden ödün vermeden deniz çevresini korumaya, denizcilikten en yüksek oranda kazanç elde ederek Türkiye’nin refah seviyesini artırmak için yeni stratejiler ve yatırımlar ile çalışmaya devam edeceklerini ifade etti. Bakan Uraloğlu, risk oluşturan gemilere yönelik başlatılan yoğunlaştırılmış liman devleti denetimlerinin mevzuat altyapısının oluşturularak Liman Devleti Denetimi Uygulama Yönetmeliği kapsamına alındığını belirterek, "2025 yılında Akdeniz MoU’da yapılan denetimlerin yüzde 42,7’si, Karadeniz MoU’da gerçekleştirilen denetimlerin ise yüzde 11,1’i ülkemiz limanlarında bu kapsamdaki gemilere yönelik yapıldı" ifadelerini kullandı. Denetimlerde standart altı gemilere odaklanılması nedeniyle tutulma oranlarının MoU ortalamalarının üzerinde gerçekleştiğini ifade eden Uraloğlu, "2025 yılında Akdeniz MoU genelinde tutulma oranı yüzde 7,3 iken Türkiye’de yüzde 14,3; Karadeniz MoU genelinde yüzde 6,7 iken Türkiye’de yüzde 21,3 olarak kaydedildi. Bu uygulama ile standart altı gemilerin denizlerimizde seyir, can, mal ve çevre emniyetini riske atmasının önlenmesini hedefliyoruz. Denetimleri kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. "2025 yılında 583 gemiye program dışı denetim gerçekleştirdik" Kabotaj sefer bölgesinde önemli ölçüde yük ve yolcu taşımacılığı yapıldığını belirten Bakan Uraloğlu, "Yalnızca uluslararası değil, ulusal sefer yapan Türk bayraklı gemilerde de standartların yükseltilmesi amacıyla 2025 yılında 583 gemiye program dışı denetim gerçekleştirdik" dedi. Uraloğlu ayrıca ulusal sefer yapan kuru yük gemilerine 2024 yılından itibaren yetkilendirilmiş klas kuruluşları aracılığıyla, yolcu ve araç taşımacılığı yapan gemilere ise 2025 yılının son çeyreğinden itibaren liman başkanlıkları marifetiyle durum değerlendirme denetimi yapılması uygulanmasına devam edildiğini belirtti. Uraloğlu, Türkiye’nin gelişen ticaret hacmine paralel olarak Türk denizciliğinin güçlenerek büyümeye devam ettiğini, denizlerde emniyet standartlarının artırılmasına yönelik tüm tedbirlerin kararlılıkla uygulanmasının sürdürüleceğini ifade etti.
19 Şubat 2026 Perşembe - 12:30
MSB: "TSK’nin Somali’deki varlığı ve sağladığı destekle etkin caydırıcılığını sürdürecektir"
Milli Savunma Bakanlığı, Somali’deki terörle mücadele ve Türk birliklerinin güvenliğine ilişkin, "Somali Milli Ordusu tarafından icra edilen terörle mücadele operasyonlarına azami destek vermeye devam etmekteyiz. TSK’nin Somali’deki varlığı ve sağladığı destekle etkin caydırıcılığını sürdürecektir" dedi. Milli Savunma Bakanlığı’nın haftalık basın bilgilendirme toplantısı, Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında düzenlendi. Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, basın toplantısında Türk Silahlı Kuvvetlerinin sınır içi ve sınır ötesi operasyonlarına ilişkin son verileri paylaştı. Aktürk, hafta içerisinde 10 PKK’lı teröristin daha teslim olduğunu bildirerek, "Beka ve güvenliğimize yönelen risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini sınırlarımızda ve ötesinde kararlılıkla sürdüren Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kesintisiz devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde 10 PKK’lı terörist daha teslim olmuş; böylece 1 Ocak’tan bugüne kadar teslim olan terörist sayısı 35’e ulaşmıştır" dedi. Operasyon bölgelerinde arama-tarama ve imha faaliyetlerinin sürdüğünü kaydeden Aktürk, "Mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmaları etkin şekilde icra edilmiştir" ifadelerini kullandı. "Menbiç’te tespit edilen tünel hatlarının yüzde 94’ü (457 km) başarıyla imha edilmiş" Suriye harekât alanlarındaki tünel imha faaliyetlerine değinen Aktürk, "Son bir haftada imha edilen 2 kilometre tünel ile birlikte Menbiç’te tespit edilen tünel hatlarının yüzde 94’ü (457 km) başarıyla imha edilmiş, böylece Suriye harekat alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 759 kilometre olmuştur" açıklamasında bulundu. Hudut güvenliğine ilişkin verileri de paylaşan Aktürk, hafta boyunca 12’si terör örgütü mensubu olmak üzere 176 kişinin yakalandığını belirterek, "1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 966 olmuş, engellenen bin 735 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 9 bin 714’e ulaşmıştır" dedi. Bu hafta Hakkâri hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde 21 kilo 566 gram uyuşturucu madde ele geçirildiğini aktaran Aktürk, "12 Şubat’ta Foça-Karaburun arasında battığı bildirilen düzensiz göçmen botunu kurtarma çalışmalarına Hava Kuvvetlerimize ait helikopter ile destek sağlanmıştır" diye konuştu. "NATO’nun güçlü, güvenilir ve etkin bir üyesi" TSK’nın uluslararası görev ve ikili ilişkiler kapsamındaki faaliyetlerine de değinen Aktürk, başta Kıbrıs, Azerbaycan, Libya, Somali, Katar, Bosna Hersek ve Kosova olmak üzere birçok ülkeye destek verildiğini söyledi. Aktürk, "Ülkemizin NATO’ya katılışının 74’üncü yıl dönümünü bir kez daha kutluyor, ittifaka katılımından bu yana üstlendiği tüm görevleri başarıyla yerine getiren ülkemizin NATO’nun güçlü, güvenilir ve etkin bir üyesi olarak Avrupa-Atlantik bölgesinin savunma ve güvenliğine bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da katkı sunmaya devam edeceğini vurguluyoruz" ifadelerini kullandı. Aktürk, NATO’nun 2026 yılındaki en geniş kapsamlı ve en yüksek katılımlı fiilî tatbikatı olan Steadfast Dart 2026’ya ilişkin, "8-25 Şubat tarihleri arasında Almanya’da icra edilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz yaklaşık 2 bin personel ile tatbikatta aktif olarak yer almakta; bu katılım Türkiye’nin stratejik intikal, hızlı kuvvet aktarımı ve sürdürülebilir lojistik idame kapasitesini somut biçimde ortaya koymaktadır" dedi. Tatbikatın deniz safhasının Deniz Kuvvetleri Komutanı tarafından TCG Anadolu’dan yerinde takip edildiğini aktaran Aktürk, "Yarın (20 Şubat) gerçekleştirilecek Seçkin Gözlemci Günü’ne Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile Kara Kuvvetleri Komutanımız Orgeneral Metin Tokel’in katılımı planlanmaktadır" dedi. Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria’ya yönelik kararını eleştirerek, "İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria’da egemenliğini dayatmayı ve yerleşim faaliyetlerini genişletmeyi amaçlayan son kararı uluslararası hukukun her hâliyle açık ihlalidir ve hükümsüzdür" dedi. "Baltık Denizi’nde TCG Anadolu’da konuşlu TB-3 S/İHA’mız ile iştirak edilmektedir" NATO görev grupları kapsamındaki faaliyetlere ilişkin bilgi veren Aktürk, NATO Daimi Mayın Karşı Tedbirleri Deniz Görev Grubu-2 görevi çerçevesinde bazı müttefik unsurların Aksaz’a, NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 görevi kapsamında ise Almanya Deniz Kuvvetlerine ait Elbe gemisinin İstanbul’a liman ziyareti gerçekleştireceğini belirtti. NATO Müttefik Hava Komutanlığınca yürütülen faaliyetlere de değinen Aktürk, "Artırılmış teyakkuz faaliyetleri bünyesinde yürütülmekte olan esnek caydırıcılık seçenekleri faaliyetine bugün ve yarın (19-20 Şubat) Baltık Denizi’nde TCG Anadolu’da konuşlu TB-3 S/İHA’mız ile iştirak edilmektedir. Söz konusu faaliyette TCG Anadolu da SİHA’mızla koordineli şekilde seyir icra etmektedir" dedi. Aktürk ayrıca 12 Şubat’ta Senegal Nehri’nde batan Senegal Deniz Kuvvetlerine ait bot için yürütülen arama-kurtarma çalışmalarına Türkiye’nin destek verdiğini belirterek, "Senegal makamlarının talebine istinaden 12-13 Şubat’ta deniz karakol uçağımız ile destek sağlanmıştır. Senegal’de bulunan deniz karakol uçağımız bugüne kadar 41 uçuş gerçekleştirmiştir" ifadelerini kullandı. Aktürk, Eurofighter Typhoon tedarik projesi kapsamında ise uçucu ve yer sınıfı personelin ilk eğitimlerine yönelik olarak 24-27 Şubat tarihleri arasında Birleşik Krallık Coningsby Hava Üs Komutanlığı’na çalışma ziyareti icra edeceğini bildirdi. "Entegrasyonun Suriye’nin üniter yapısını, tek devlet, tek ordu ilkesini güçlendirecek şekilde gerçekleşmesinden başka bir ihtimal söz konusu değildir" Milli Savunma Bakanlığınca yapılan açıklamada, Suriye, Somali ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Açıklamada, Suriye hükümeti ile SDG arasındaki entegrasyon sürecine ilişkin, "Suriye hükümeti ve SDG arasındaki entegrasyon sürecinin hızlı bir şekilde tamamlanmasını bekliyor, hâlihazırda sahadaki gelişmeleri yakından takip ederek ülkemizin menfaatleri doğrultusunda gerekli tüm tedbirleri alıyoruz. Entegrasyonun Suriye’nin üniter yapısını, tek devlet, tek ordu ilkesini güçlendirecek şekilde gerçekleşmesinden başka bir ihtimalin söz konusu olmadığını hatırlatıyoruz" denildi. "Somali’de güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik faaliyetlerimiz artarak devam etmektedir" Somali’deki son gelişmelere de değinilen açıklamada, "Uluslararası istikrara sunduğumuz katkılar kapsamında dost ülke Somali’de güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik eğitim, danışmanlık ve destek faaliyetlerimiz artarak devam etmektedir" ifadeleri kullanıldı. "TSK’nin Somali’deki varlığı ve sağladığı destekle etkin caydırıcılığını sürdürecektir"" Açıklamada ayrıca, "Sondaj faaliyetleri ve Somali’de inşa edilen ‘Uzay Limanı ve Test Atış Alanı’nın emniyetini sağlamaya, Somali Milli Ordusu tarafından icra edilen terörle mücadele operasyonlarına azami destek vermeye devam etmekteyiz. TSK’nin Somali’deki varlığı ve sağladığı destekle etkin caydırıcılığını sürdürecektir" değerlendirmesinde bulunuldu. "Uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilişkilerine aykırılık teşkil etmektedir" Yunanistan ile Chevron şirketi arasındaki anlaşmaya ilişkin olarak ise açıklamada, "Yunanistan’ın Girit’in güneyindeki hidrokarbon sahalarında tek taraflı olarak uluslararası şirketler ile yürüttüğü faaliyetler doğrudan ülkemizin deniz yetki alanlarını etkilememekle birlikte uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilişkilerine aykırılık teşkil etmektedir" denildi. Açıklamada, "Libya ile ülkemiz arasındaki 2019 tarihli Deniz Yetki Alanlarına İlişkin Mutabakat Muhtırası’na ve Libya’nın 27 Mayıs 2025 tarihinde Birleşmiş Milletler’e bildirdiği deniz yetki alanları hilafına yürütülmeye çalışılan bu hukuksuz faaliyetin karşısındayız. Yunanistan’ın bu tek taraflı ve hukuksuz faaliyetlerine karşı Libya makamlarının girişimlerde bulunması için gerekli desteği sağlamaya devam ediyoruz" ifadelerine yer verildi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 12:27
MSB'den SDG mesajı! "Entegrasyon sürecinin hızlı bir şekilde tamamlanmasını bekliyoruz"
Milli Savunma Bakanlığınca yapılan açıklamada, Suriye, Somali ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Açıklamada, Suriye hükümeti ile SDG arasındaki entegrasyon sürecine ilişkin, "Suriye hükümeti ve SDG arasındaki entegrasyon sürecinin hızlı bir şekilde tamamlanmasını bekliyoruz" denildi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 12:03
ATO’dan kuaför ve güzellik sektörü için makyaj eğitimi
Ankara Ticaret Odası (ATO) 43 Numaralı Kuaför Ve Güzellik Salonları Meslek Komitesi’nin organizasyonuyla, sektör çalışanlarının mesleki niteliğini arttırmaya yönelik makyaj eğitimi düzenlendi. Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, üyelerini eğitimden dijitalleşmeye, mesleki yeterlilikten yeni iş modellerine kadar her alanda desteklemeyi temel sorumluluk olarak gördüklerini ifade ederek, "Güçlü bir ekonomi, donanımlı meslek mensuplarıyla mümkün" dedi. Ankara Ticaret Odası 43 No’lu Kuaför ve Güzellik Salonları Meslek Komitesi tarafından düzenlenen ‘Makyaj Eğitimi Etkinliği’, ATO Duatepe Salonu’nda yapıldı. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran’ın açılış konuşmasını yaptığı etkinlikte, 43 No’lu Kuaför ve Güzellik Salonları Meslek Komitesi Başkanı Ömer Sarıoğlu ve Meclis Üyesi Zeynep Azeritürk de birer konuşma yaptı. ATO Başkanı Gürsel Baran, kuaför, güzellik ve bakım sektörünün estetik anlayış, el emeği ve güncel bilginin birleştiği dinamik bir alan olduğunu belirterek, "Bu alanda sürdürülebilir başarının yolu, nitelikli eğitimden, mesleki gelişimden ve değişime açık olmaktan geçiyor. Bugün başlatılan bu eğitim programı da tam olarak bu anlayışın bir ürünü" şeklinde konuştu. ATO olarak üyelerini her alanda desteklemeyi temel sorumluluk olarak gördüklerini ifade eden Baran, "Eğitimden dijitalleşmeye, mesleki yeterlilikten yeni iş modellerine kadar her alanda üyelerimizi desteklemeye devam ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki, güçlü bir ekonomi, donanımlı meslek mensuplarıyla mümkün" açıklamasında bulundu. Sektörde planlama önemli Kuaför ve güzellik sektöründe planlamanın önemine dikkat çeken Baran, kontrolsüz iş yeri açılışlarının haksız rekabete ve kayıt dışılığa neden olduğunu ifade etti. Baran, "Sektörde bölgesel yoğunluk gözetilmeden, kontrolsüz bir şekilde açılan işletmeler, haksız rekabet ve kayıt dışılığa neden oluyor" diye konuştu. Kuaför ve güzellik sektöründe kullanılan ürünlerin doğrudan insan sağlığıyla bağlantılı olduğunu kaydeden Baran, planlama ve denetim süreçlerinin güçlendirilmesi gerektiğini de kaydetti. "Gayemiz tüm üyelerimizi ATO çatısı altında bir araya getirmek" ATO 43 No’lu Kuaför ve Güzellik Salonları Meslek Komitesi Başkanı Ömer Sarıoğlu ise, Ankara Ticaret Odası çatısı altında ortak akıl anlayışıyla hareket ettiklerini belirterek, komite olarak sektör mensuplarının mesleki gelişimlerini sağlamaya yönelik eğitim ve organizasyonlar düzenlediklerini belirtti. ATO 43 No’lu Kuaför ve Güzellik Salonları Meslek Komitesi Meclis Üyesi Zeynep Azeritürk de yaptığı konuşmada, "Güzellik sektörü dışarıdan bakıldığında renklerden, fırçalardan ibaret gibi görünüyor. Oysa biz biliyoruz ki bu meslek sabrın, disiplinin, vizyonun eseridir" ifadelerini kullandı. Program, Derya Gökçetin’in uygulamalı makyaj eğitimi ile devam etti.
19 Şubat 2026 Perşembe - 11:26
Uzmanından uyarı: "Ramazan, bağışıklığı zayıflatan değil metabolik dengeyi destekleyen bir döneme dönüşebilir"
Uzm. Dr. Burak Bilbay, "Doğru planlanmış bir beslenme ve yaşam düzeniyle Ramazan, bağışıklığı zayıflatan değil, metabolik dengeyi destekleyen bir döneme dönüşebilir" dedi. Güven Çayyolu Tıp Merkezi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Burak Bilbay, kış mevsimine denk gelen Ramazan ayında bağışıklık sisteminin korunmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Oruç sürecinde vücutta bazı fizyolojik değişimlerin meydana geldiğini belirten Bilbay, "Metabolizma hızı yavaşlayabilir, kan şekeri dengesi farklılaşabilir ve uzun süreli susuzluk hücresel stresi artırabilir. Bu nedenle bağışıklık sistemi, metabolizma, vitamin düzeyleri (özellikle D vitamini, B12, demir) ve kronik hastalıklarla birlikte değerlendirilmelidir. Söz konusu vitamin ve minerallerin eksikliği halsizlik, enfeksiyonlara yatkınlık ve konsantrasyon düşüklüğü gibi sorunlara yol açabilir" ifadelerini kullandı. "Ramazan, bağışıklığı zayıflatan değil metabolik dengeyi destekleyen bir döneme dönüşebilir" Kış aylarında enfeksiyon riskinin arttığına dikkati çeken Bilbay, bağışıklık sistemini desteklemek için protein ağırlıklı ve dengeli beslenmenin, yeterli sıvı tüketiminin, mevsim sebze ve meyvelerinin tercih edilmesinin ve düzenli uyku alışkanlığının önem taşıdığını kaydetti. Özellikle diyabet, hipertansiyon veya tiroid hastalığı bulunan bireylerin Ramazan öncesinde hekim kontrolünden geçmesinin önerildiğini belirten Bilbay, "Doğru planlanmış bir beslenme ve yaşam düzeniyle Ramazan, bağışıklığı zayıflatan değil metabolik dengeyi destekleyen bir döneme dönüşebilir" açıklamasında bulundu.
19 Şubat 2026 Perşembe - 10:40
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tuncer: "Mimarlık Eğitimi Raporu hazırlayarak, Yükseköğretim Kurulu’na sunduk"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Sevilay Tuncer, "Sahadan, uygulamadan ve akademiden beslenen ortak aklın ürünü olan kapsamlı bir Mimarlık Eğitimi Raporu hazırlayarak, Yükseköğretim Kurulu’na sunduk" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Tuncer, başta sahadan olmak üzere uygulamadan ve akademiden beslenen kapsamlı bir Mimarlık Eğitimi Raporu hazırlayarak, Yükseköğretim Kurulu’na sunduklarını açıkladı. Mimarinin bir medeniyetin sanatla, tasarımla, kültürle, inançla, gelenekle ve mühendislikle taşa, toprağa, mekana somut yansıması olduğunu ifade eden Tuncer, "Nesilden nesile yalnızca bir yapı değil, bir hafıza aktarılır. Yüzyıllar boyunca ayakta kalan, yaşayan eserler adeta hücrelerinde zamanın tüm ruhunu taşır. Her bir eser tabiatla, çevreyle bütünün bir yapı taşıdır. Bizler de ülkemizin mimarlık alanındaki bilgi, birikim ile tecrübesini daha ileriye taşımak, üniversiteden mesleki uygulamaya kadar her aşamada mimarlık eğitiminin zamana, değişime, ihtiyaçlara uygun olarak gelişimi ve yenilenmesi sürecine katkı sunmak amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda AK Parti Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanlığı olarak mimar meslektaşlarımız, akademisyenlerimiz, öğrencilerimiz ve meslek grubumuzun faaliyet gösterdiği pek çok farklı alandan uzmanlarla gerçekleştirdiğimiz toplantılarla bir araya geldik" diye konuştu. "Mimarlık Eğitimi Raporu hazırlayarak, Yükseköğretim Kurulu’na sunduk" Tuncer, "Sahadan, uygulamadan ve akademiden beslenen ortak aklın ürünü olan kapsamlı bir Mimarlık Eğitimi Raporu hazırlayarak, Yükseköğretim Kurulu’na sunduk. Bu çalışmayla yükseköğretim için dönüştürücü bir vizyonu ortaya koyan Yükseköğretim Kurulu Stratejik Planı hedefleri ve ülkemizin 12. Kalkınma Planı’nda da yer alan mimarlık-mühendislik eğitiminin güncel gelişmelere uygun olarak gözden geçirilerek, niteliğin artırılması için devam eden çalışmalara katkı sunmayı amaçladık. Alanın tüm paydaşlarını sürece dahil ederek, mimarlık eğitiminin mevcut durumunu çok boyutlu olarak ele aldık ve çözüm odaklı öneriler geliştirdik. Ülkemizin deprem gerçeğiyle, kentsel dönüşümle birlikte dirençli ve güvenli şehirler için inşa çalışmaları aralıksız devam ediyor. Gerçekleştirdiğimiz bu çalışmayla en önemli amaçlarımızdan biri daha nitelikli eğitimle daha güçlü şehirler, daha güvenli yarınlar" dedi. "Ülkemiz mimarlığının aydınlık yarınları için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" Toplantıya dair konuşan Tuncer, "Toplantılarımızda meslektaşlarımızın eğitimde ve mesleki alanda bilgi ve tecrübelerinin ışığında eğitimin içeriği, niteliği, süresi, staj dönemi ve üniversite eğitimi sonrası aşamaları gibi farklı başlıklarda kapsamlı fikir alışverişlerinde bulunduk. Ayrıca gelişen teknolojiyle birlikte hem eğitimde hem mesleki uygulamada gerekli değişimlerle birlikte geleneksel ve yerel mimarlığa, yapı kültürümüz ve mesleki sorumluluk bilincinin daha da güçlendirilmesine dair de değerlendirmelerimizi paylaştık. Türkiye Yüzyılı yalnızca bir kalkınma hedefi değil; bir medeniyet iddiasıdır. Bu iddianın en somut, en görünür, en kalıcı ifadelerinden biri de mimarlıktır. Türkiye Yüzyılı’na yürürken mimarlarımızın ve mimarlık mesleği hedefiyle geleceğe hazırlanan genç arkadaşlarımızın, ecdadımızın ve medeniyetimizin izinde dünyaya ilham ve yüzyıllara miras olacak nice eserlere imza atacağına yürekten inanıyoruz. Gayemiz de, gayretimiz de bu yolda. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki büyük yürüyüşümüzde attığımız her adımda olduğu gibi ülkemiz mimarlığının aydınlık yarınları için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
19 Şubat 2026 Perşembe - 09:43
Ticaret Bakanlığı’nın ilk 45 günlük denetim bilançosu: 48 bin firma ve 5,6 milyon ürün denetlendi
Ticaret Bakanlığı tarafından yılın ilk 45 gününde yaklaşık 48 bin firma ve 5,6 milyon ürün denetlenirken, tespit edilen aykırılıklar için 506 milyon lira idari para cezası uygulandı. Ticaret Bakanlığı tarafından vatandaşların ekonomik refahını bozacak, iç piyasadaki istikrarlı seyri olumsuz etkileyecek ve tüketicilerin arz-talep dengesinde sarsıntı oluşturması muhtemel her türlü fiile karşı denetimler hız kesmeden sürdürülüyor. İç ticaret denetim birimlerince yılın ilk 45 gününde 48 bin 122 firma ve 5 milyon 683 bin 898 ürün denetlendi. Tespit edilen aykırılıklar nedeniyle yaklaşık 506 milyon lira idari para cezası uygulandı. Ticaret Bakanlığı’na bağlı Ticaret İl Müdürlüklerince yılın ilk 45 gününde gıda perakendeciliği sektörüne yönelik denetimlerde 29 bin 626 firma denetlendi. Yapılan kontrollerde 20 bin 79 ihlal tespit edildi ve toplam 80 milyon lira idari para cezası uygulandı. İstanbul’da gerçekleştirilen denetimlerde aykırılık tespit edilen 10 bin 847 ürüne yaklaşık 43 milyon lira ceza kesildi. Ayrıca Ankara’da 1 milyon 357 bin 149 adet ürün, İstanbul’da 885 bin 734 adet ürün ve Antalya’da 995 bin 882 ürün denetimden geçirildi. 237 milyon liranın üzerinde ceza Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü de, vatandaşların günlük hayatta taraf olduğu sözleşmeler ve haksız ticari uygulamalar kapsamında denetimlerini sürdürüyor. 2026 yılının ilk 45 gününde 7 bin 999 gerçek ve tüzel kişi denetlendi. Aykırı eylemi tespit edilen 330 kişiye toplam 237,7 milyon lira idari para cezası uygulandı. Bu kapsamda ön ödemeli konut satışları, abonelik ve mesafeli satış sözleşmeleri gibi alanlardaki aykırılıklardan dolayı 201 milyon lira, reklam ve haksız ticari uygulama denetimleri çerçevesinde 34,4 milyon lira, ürün güvenliği denetimlerinde ise 2,4 milyon lira ceza uygulandı. 10 binin üzerinde firma denetledi Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nce yılın ilk 45 gününde otomotiv, stokçuluk, emlak, kuyum, fahiş fiyat, haksız ticari uygulamalar ve ödeme süreleri kapsamında 10 bin 497 gerçek ve tüzel kişi denetlendi. Yapılan incelemelerde aykırı fiillerde bulunduğu tespit edilen bin 160 gerçek ve tüzel kişiye toplam 188,3 milyon lira idari para cezası kesildi. Denetimlerin sektörel dağılımında fahiş fiyat alanında 174,3 milyon lira, kuyum sektöründe 1,1 milyon lira, emlak sektöründe 7,5 milyon lira ve otomotiv sektöründe 158 bin lira ceza uygulandı. Ayrıca ticari elektronik ileti ve çalışma saatlerine ilişkin ihlaller nedeniyle 5,2 milyon lira idari para cezası tahakkuk ettirildi. 19 firmaya 2,9 milyar lira idari para cezası Piyasa dengesinin korunması amacıyla çalışmalarını yürüten Rekabet Kurumu, 2025 yılında 227 firmaya toplam 13,2 milyar lira ceza uygulamıştı. 2026 yılının ilk 45 gününde ise başta gıda endüstrisi, inşaat ve tarım-hayvancılık alanlarında faaliyet gösteren 19 firmaya toplamda 2,9 milyar lira idari para cezası uygulandı. Bakanlığın enflasyon, fahiş fiyat, stokçuluk ve haksız ticari eylemlerle mücadele ederek iç piyasa dengesini sağlamak ve tüketicilerin huzuru için çalışmaları titizlikle sürdürmeye devam edeceği belirtildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder