Yerel Haberler
Antalya
ALKÜ’nün gelişimi 2026 Asya üniversite sıralamalarında yerini aldı 28 Nisan 2026 Salı - 20:22:37 Times Higher Education tarafından yayımlanan 2026 Asya Üniversite Sıralamalarında Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Asya genelinde 801+ bandında yer aldı. Üniversitenin genel skoru 14.7-23.2 aralığında hesaplandı. ALKÜ; Uluslararasılaşmada 27.2, Araştırma Kalitesinde 22.3, Eğitimde 19.8, Sanayi İş Birliğinde 16.4, Araştırma Ortamında 12.6 oranında yer aldı. ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, elde edilen sonuçların üniversitenin doğru bir gelişim çizgisinde ilerlediğini gösterdiğini söyledi. Rektör Türkdoğan, "THE 2026 Asya sıralamalarında elde ettiğimiz bu tablo, üniversitemizin sahip olduğu potansiyeli ve doğru yolda ilerlediğini açıkça ortaya koyuyor. Özellikle uluslararasılaşma, araştırma kalitesi ve eğitim alanlarında ortaya çıkan veriler bizler için son derece önemli. Amacımız; bu güçlü temeli daha ileriye taşıyarak üniversitemizi hem ulusal hem de uluslararası sıralamalarda üst basamaklara çıkarmaktır. Bu doğrultuda araştırma, inovasyon ve uluslararası iş birliklerini daha da güçlendirmek için kararlılıkla çalışıyoruz. Önümüzdeki süreçte akademik üretkenliğimizi artırarak, nitelikli eğitim anlayışımızı geliştirerek ve sektörle olan iş birliklerimizi daha da derinleştirerek sürdürülebilir bir başarı grafiği yakalamayı hedefliyoruz. Üniversitemizin gelişimine katkı sağlayan ALKÜ ailesine ve tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum" dedi.
28 Nisan 2026 Salı - 17:10 Başkan Erdem: "Alanya’nın tarımsal potansiyelini daha ileriye taşımak için çalışıyoruz" Alanya Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ALTSO) Nisan ayı olağan meclis toplantısı düzenlendi. Meclis Başkanı Mehmet Kural başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya Antalya Defterdarı İlhan Karayılan da misafir olarak katılarak meclis üyeleriyle bir araya geldi. Toplantıda konuşan ALTSO Başkanı Eray Erdem, Nisan ayı faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Alanya’nın değerlerini tanıtmaya devam ediyoruz" Alanya’nın coğrafi işaretli ürünlerinin ve yerel değerlerinin tanıtımına büyük önem verdiklerini ifade eden Başkan Erdem, "YÖREX Yöresel Ürünler Fuarı’nda Alanya’mızı birlik ve beraberlik içerisinde başarıyla tanıttık. Ayrıca Alanya keçiboynuzu için Avrupa Birliği coğrafi işaret başvurusunu gerçekleştirerek hem bölgemiz hem de ürünümüz adına tarihi bir adım attık" dedi. "Tarım sektörünü güçlendirmeye yönelik adımlar attık" Tarım alanında üreticilere yönelik çalışmalara da değinen Başkan Erdem, "Keçiboynuzu yetiştiriciliğine yönelik eğitim programları düzenleyerek üreticilerimize doğru dikim, bakım ve verimlilik teknikleri hakkında kapsamlı bilgiler aktardık. Bununla birlikte fidan dağıtım töreniyle üretimin yaygınlaşmasına katkı sağladık. Alanya’nın tarımsal potansiyelini daha ileriye taşımak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu. "İş dünyamızın finansmana erişimi önceliğimiz" Ekonomi ve finans alanındaki gelişmelere de değinen Başkan Erdem, "Turizm ve ihracat sektörlerimize yönelik destek taleplerimizi ilgili kurumlara ilettik ve bu girişimlerimizin karşılık bulmasından memnuniyet duyduk. Açıklanan kredi destekleri, iş dünyamızın finansmana erişimini kolaylaştıracaktır. Ayrıca bankacılık sektörü temsilcileriyle yaptığımız görüşmelerde üyelerimizin beklenti ve sorunlarını doğrudan iletme fırsatı bulduk" ifadelerini kullandı. "Alanya’nın geleceği için ortak akılla çalışıyoruz" Nisan ayı boyunca farklı alanlarda yürütülen çalışmalara da değinen Başkan Erdem, "Ulusal ve uluslararası iş birliklerinden çevresel sürdürülebilirlik projelerine, turizmden spora kadar geniş bir yelpazede önemli toplantı ve organizasyonlara katıldık. Vefa turizmi programı, Mavi Akdeniz Projesi ve spor turizmine yönelik planlamalarla Alanya’mızın kalkınmasına katkı sunmaya devam ediyoruz. Tüm bu çalışmaları ortak akıl anlayışıyla sürdürüyoruz" dedi. Defterdar Karayılan’dan iş dünyasıyla iş birliği vurgusu Toplantıya katılan Antalya Defterdarı İlhan Karayılan da meclis üyelerine hitap ederek, kamu ile iş dünyası arasındaki güçlü iletişimin önemine dikkat çekti. Defterdar Karayılan, meclis üyelerinden gelen soruları da yanıtlayarak, ev sahipliği için Başkan Erdem’e teşekkür etti. Başkan Erdem ise şunları söyledi: "Defterdarımızın katılımı bizler için son derece kıymetlidir. Kamu-özel sektör iş birliğinin güçlenmesi, üyelerimizin yaşadığı sorunların daha hızlı çözülmesi ve sağlıklı bir ekonomik yapı oluşturulması açısından büyük önem taşımaktadır" dedi.
28 Nisan 2026 Salı - 14:36 Onkoloji uzmanından sosyal medya kürlerine uyarı: "Masum görülen bitkilerin içinde birçok kimyasal var" Türk Tıbbi Onkoloji Derneğince Antalya’da düzenlenen 13. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi’nde konuşan Dernek Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut, kanser hastalarının geleneksel, bitkisel ve sosyal medyada sıkça karşılaşılan kür, krem ve benzeri ürünleri doktorlarına danışmadan kullanmamaları gerektiğini belirterek, "Biz hastalarımızın zarar görmesini istemediğimiz için, ömrümüzü adadığımız bu insanların saçının teline zarar gelmemesi için bu ürünleri güvenli bulmuyoruz. O yüzden doktorlarına danışmadan, bu işte uzmanlığı olmayan herhangi bir kişinin sözüyle ya da yaptığı uygulamalarla hareket etmesinler" dedi. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği tarafından bu yıl 13’üncüsü düzenlenen "Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi", Antalya’nın Serik ilçesi Belek Turizm Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongre için Antalya’da bulunan Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut, İhlas Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, geleneksel ve bitkisel ürünler ile sosyal medyada sıkça gündeme gelen kür, krem ve benzeri uygulamaların kanser hastaları üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kanser hastalarının tedavi sürecinde bilimsel kanıtı olmayan ürünlere yönelmesinin ciddi riskler taşıyabileceğine dikkat çeken Karabulut, hekimlerin bu tür uygulamalara yaklaşımının "karşı çıkmak" olarak değil, "güvenli bulmamak" olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. "Kanser hastalarının hayatlarını kurtarmak için ömrümüzü adadık" Prof. Dr. Bülent Karabulut, kanser hastalarının yaşamlarını kurtarmak ve onları konforlu bir şekilde yaşatmak için çalıştıklarını vurgulayarak, "Biz kanser hastalarının hayatlarını kurtarmak, onları konforlu yaşatmak için hayatımızı adadık. Onlara iyi gelebilecek herhangi bir şeye karşı çıkmayız. Doktorların bu işe karşı olduğu yönündeki yaklaşıma kesinlikle halkımız inanmasın. Biz bu ürünleri güvenli bulmuyoruz. Basit bir örnek vereyim. Evinize giderken ağacın kenarında iki tane mantar buldunuz. Evinize gidip bu mantarı kavurup yemezsiniz herhalde. O da bitki, o da bir gıda ama ölebilirsiniz" diye konuştu. "Bitkileri masum gibi görüyoruz ama içinde birçok kimyasal var" Bazı bitkilerin yanlış kullanımında ölümcül sonuçlar doğurabileceğini belirten Karabulut, zakkum örneği üzerinden uyarısını sürdürdü. Karabulut, "Zakkum senelerce bu ülkede gündeme geldi. İnsanlar bunun ekstresinden belki de öldü. Çünkü bizim geleneksel dilimizde ‘zıkkım ye’ diye bir laf vardır, o zakkumdan gelir. Bunun birazcık dozunu kaçırırsanız insan ölebilir. Biz aslında bitkileri masum gibi görüyoruz ama onların içinde birçok kimyasal var. Bu nedenle güvenli bulmuyoruz" dedi. Bir maddenin kanser hücresini öldürmesinin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Karabulut, laboratuvar düzeyindeki bazı sonuçların doğrudan hastalarda güvenle kullanılabileceği anlamına gelmediğine dikkat çekerek, "Bir şeyin kanser hücresini öldürmesi yetmiyor. ‘İspatlandı’ denilen şeylerin de çoğu hücresel düzeyde. Ama bunun zararlı olmadığını da göstermek lazım" ifadelerini kullandı. "İlaçla etkileşiyor mu, yan etkiyi artırıyor mu, etkisini azaltıyor mu" Kanser tedavilerinin hekim kontrolünde ve belirli riskler gözetilerek yürütüldüğünü söyleyen Karabulut, kanıtlanmamış ürünlerin bu sürece dahil edilmesinin hastalar açısından tehlikeli olabileceğini belirterek, "Biz zaten yeterince riski olan tedaviler yaparken, kanıtlanmamış, kanser hücresiyle ya da ilaçla nasıl etkileştiği bilinmeyen; ilacın yan etkisini artırıyor mu, etkisini azaltıyor mu ya da kanser hücresini besliyor mu gibi birçok güvenlik verisine sahip olmayan bir şeyi hastalarımıza uygulamayız" konuştu. "Bu işte uzmanlığı olmayan kişilerin sözüyle hareket etmesinler" Karabulut, kanser hastalarının tedavi sürecinde hekimlerinden habersiz herhangi bir kür, krem, bitkisel ürün ya da sosyal medyada önerilen uygulamaya yönelmemesi gerektiğini belirterek, "Biz hastalarımızın zarar görmesini istemediğimiz için, ömrümüzü adadığımız bu insanların saçının teline zarar gelmemesi için bu ürünleri güvenli bulmuyoruz. O yüzden doktorlarına danışmadan, onlara bilgi vermeden, kesinlikle bu işte uzmanlığı olmayan herhangi bir kişinin sözüyle ya da yaptığı uygulamalarla hareket etmesinler" ifadelerini kullandı.
100. Yıl Bulvarı’nda altı etaplı çalışmanın üçüncü etabı tamamlandı
16 Şubat 2026 Pazartesi - 12:36 100. Yıl Bulvarı’nda altı etaplı çalışmanın üçüncü etabı tamamlandı Antalya Büyükşehir Belediyesi, altyapı çalışmalarından dolayı deforme olan 100.Yıl Bulvarı’nı etap etap sıcak asfalt ile kaplama çalışmalarını sürdürüyor. Anafartalar Caddesi (Güllük) ile Turgut Reis Caddesi arasındaki kalan yolun eski asfaltı sökülerek, yeni sıcak asfalt ile kaplandı. Antalya Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı, 100. Yıl Bulvarı’nda zamanla yıpranan ve altyapı kurum ve kuruluşlarının çalışmalarından dolayı deforme olan bölümlerinde başlattığı 6 etaplık iyileştirme çalışmalarının 3. etabını gerçekleştirdi. 15 Şubat Pazar günü yapılan çalışmalar ile 100. Yıl Bulvarı’nın ( şehir merkezi istikametinden Konyaaltı gidiş yönü) Anafartalar Caddesi (Güllük) ile Turgut Reis Caddesi arasında kalan bölümü sabah 07.00 itibariyle trafiğe kapatarak eski ve yıpranmış asfaltın sökümü yapıldı. 80 personel ve 45 iş makinesinin yoğun çalışma temposu ile 3. etap sıcak asfalt serimi kısa sürede tamamladı. 100. Yılda 2 bin 600 metre yol asfalt ile kaplandı 100. Yıl Bulvarı’nda birinci, ikinci ve üçüncü etap ile birlikte şu ana kadar toplam 2 bin 600 metrelik yol asfaltlanarak daha konforlu ve güvenli hale getirildi. Sıcak asfalt çalışmaları ile birlikte ASAT ekipleri de Güllük Kavşağı çevresinde yer alan rögar ve yağmur tahliye ızgaralarının değişim, onarım ve bakımlarını yaptı. Pazar günü 07.00’de trafiğe kapatılan yol çalışmaları gece 02.00’de tamamlanarak bu sabah yeniden trafiğe açıldı. 6 etapta tamamlanacak 100. Yıl Bulvarı’ndaki yenileme çalışmaları ile Antalya’nın nefesini tazelediklerini belirten Antalya Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanı Serdar Oruç Gün, "Toplamda 6 etap olarak planladığımız çalışmalarımızın 3. etabını gerçekleştirdik. Trafiğin yoğun olduğu ana arterlerde sürdürdüğümüz çalışmalarla Antalya’mızın çehresini değiştirmeye trafik akışını rahatlatmaya devam edeceğiz. Bu süreçte vatandaşlarımızın sabırlarından dolayı çok teşekkür ederiz" dedi.
Alanya’da şiddetli yağış sonrası heyelan oluştu, yol çöktü
16 Şubat 2026 Pazartesi - 12:32 Alanya’da şiddetli yağış sonrası heyelan oluştu, yol çöktü Alanya’da etkili olan aşırı yağışların ardından toprak kayması ve yol çökmesi meydana geldi. Toprak kayması ve yol çökmesi havadan dron ile görüntülenirken mahalle sakinleri Devlet Su İşleri ve belediyeye dilekçe verdiklerini, ancak istinat duvarı yapılmadığını söyledi. Olayda şans eseri yaralanan olmadı. Olay, Çıplaklı Mahallesi 70111. Sokak’ta çay kenarında bulunan yolda yaşandı. Bölgede etkisini artıran sağanak yağış sonrası dere kenarındaki toprak suya doyarak yumuşadı. Zeminin taşıma gücünü kaybetmesi sonucu yolun çay tarafında kayma meydana geldi. Kısa sürede asfalt kaplama çökerken, yolda derin yarıklar oluştu. Drone ile havadan görüntülendi Meydana gelen toprak kayması ve yol çökmesi havadan drone ile görüntülendi. Görüntülerde, yolun çay tarafındaki bölümünün tamamen çöktüğü, toprağın aşağı doğru kaydığı ve asfaltın askıda kaldığı net şekilde görüldü. Çökme nedeniyle yol trafiğe kapatılırken, çevrede güvenlik önlemleri alındı. ‘’Bina sakinleri korku içinde’’ Bina yönetiminde olan Mehmet Altınışık ‘’Yolumuz aşırı yağışlardan dolayı kayma meydana geldi. Daha öncede kaymıştı. DSİ ve Belediye’ye dilekçelerimizi verdik. Ama mağduruz. Buraya bir istinat duvarı yapılmadı. Aşırı yağışlardan dolayı bu duruma geldik. Binada 46 dairemiz var. Herkes mağdur durumda halen burası trafiğe açık. Bir önlem alınmadı. Bina sakinleri korku içinde evimiz kayacak mı diye. Trafiğe kapatılıp gerekli önlemlerin alınmasını istiyoruz’’ dedi.
Serebral palsi hastası genç sporla hayata tutundu
16 Şubat 2026 Pazartesi - 11:59 Serebral palsi hastası genç sporla hayata tutundu Antalya’da yaşayan serebral palsi hastası genç, gönül verdiği fitness sporunda madalya peşinde koşuyor. Antalya’da 26 yaşındaki Abdülkerim Sait, tekerlekli sandalyeye bağımlı yaşamına rağmen fitness sporuna olan tutkusu ve azmiyle dikkat çekiyor. Serebral palsi hastası olan Sait, hem sosyal medyada fitness üzerine videolar çekiyor hem de yarışmalara hazırlanarak dereceler elde etmeyi hedefliyor. Abdülkerim Sait hayatının kolay olmadığını ancak güçlü olmak zorunda olduğunu belirterek, fitness ile tanışma sürecini ve yaşadığı değişimi anlattı. 2013 yılından bu yana sporun hayatında olduğunu ifade eden Sait, asıl dönüşümün 2018 yılında başladığını söyledi. Bu tarihten itibaren kendisini daha fazla geliştirmeye karar verdiğini belirten Sait, yarışmalara katılma hedefinin devam ettiğini belirtti. 2019 yılında katıldığı bir fitness yarışmasında üçüncü olduğunu dile getiren Sait, o dönem fiziksel olarak bugünkü seviyesinde olmadığını ancak kendisini denemek istediğini söyledi. Yarışmaya katılma kararının hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Sait, yeniden yarışarak derece elde etmeyi hedeflediğini ifade etti. Serebral palsi hastalığının iki yaşından sonra fark edildiğini aktaran Sait, "Hastalığım Serebral palsi diye geçiyor. 2 yaşından sonra belli oluyor. Bu çocuk niye yürüyemiyor diye fark ediliyor" dedi. Hastalığın hayatını zorlaştırdığını ancak hiçbir zaman vazgeçmediğini vurgulayan Sait, sporun hem fiziksel hem de mental olarak kendisine büyük güç verdiğini söyledi. Tekerlekli sandalyeye bağımlı olmak çok zor Fitness sporuna başlama sürecini anlatan Sait, "Fitness üzerinde videolar çekiyorum, hayatımda tekerlekli sandalyeye bağımlı olmak çok zor bir şey ve güçlü olmak zorundasınız ben de onun için yarışmanın ve bunun içindeyim ama 2018 yılında başladım. 2013 yılından beri varım ama bu tür değişimi, kendimi büyütmeye şimdi başladım" dedi. "Engelli erkekler vücut yarışmasında üçüncü oldum" 2018 yılında spora başladığını belirten Sait, katıldığı engelli engelli erkekler vücut geliştirme yarışmasında elde ettiği dereceyi ve yeni hedefini şöyle anlattı: "Tamamıyla 2018 yılından itibaren başladım. 2019’da engelli erkekler vücut geliştirme yarışmasına katıldım ve orada üçüncü oldum. Şimdi bir yarışmaya daha katılmak istiyorum ve orada da dereceye girmek istiyorum." Fitness sporuna gönül verdiğini belirten Sait, yarışmalara katılma isteğinin devam ettiğini ve kendisini geliştirmeye kararlı olduğunu da sözlerine ekledi.
Kepez Türkülerin ezgilerinde buluştu
16 Şubat 2026 Pazartesi - 11:45 Kepez Türkülerin ezgilerinde buluştu Anadolu’nun yüzyıllardır dilden dile aktarılan ezgileri, Kepez’de aynı sahnede yankılandı. Şef Tayfun Akgün yönetimindeki Türk Halk Müziği Korosu, Doğu Anadolu’dan Akdeniz’e, İç Anadolu’dan Güneydoğu’ya uzanan en güzel türküleri sanatseverlerle buluşturdu. Kepez Belediyesi’nin kültür ve sanata verdiği önem bir kez daha sahneye taşındı. Şef Tayfun Akgün yönetimdeki Türk Halk Müziği Konseri, Erdem Beyazıt Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Koro, Anadolu’nun dört bir yanından derlenen ezgileri başarıyla seslendirerek dinleyicilere unutulmaz bir müzik şöleni sundu. Konser boyunca salonu dolduran müzik severler, Türk halk müziğinin sevilen eserlerine hep bir ağızdan eşlik etti. İki bölümden oluşan konserde, Türk halk müziğinin eşsiz 21 eseri seslendirildi. "Yarim Yarim", "Hacel Obası", "Dağlar İğdeli Yarim", "Sarı Gelin", "Evlerin Önü Handır" ve "Has Gelin" gibi gönüllere dokunan türküler izleyicilerden büyük alkış aldı. Anadolu’nun farklı yörelerinden derlenen eserler, hem duygusal hem de coşkulu anlar yaşattı. Gece sonunda sahneye çıkarak emeği geçenlere teşekkür eden Kepez Belediyesi Başkan Vekili Ahmet Paksoy, Başkan Mesut Kocagöz’ün sevgi ve selamlarını ileterek, Kepez’de kültür ve sanat etkinliklerine büyük önem verdiklerini dile getirdi. Bu tür organizasyonların ilçe sakinlerini bir araya getirdiğini, toplumsal birlik ve beraberliği güçlendirdiğini ifade etti.
Uzm. Dr. Ayşe Yener Güçlü: "Dünya çapında yetişkinlerin yüzde 23’üne kadar kronik bel ağrısı vardır"
16 Şubat 2026 Pazartesi - 10:14 Uzm. Dr. Ayşe Yener Güçlü: "Dünya çapında yetişkinlerin yüzde 23’üne kadar kronik bel ağrısı vardır" Dünya çapında yetişkinlerin yüzde 23’üne kadar kronik bel ağrısı olduğuna dikkati çeken Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uzm. Dr. Ayşe Yener Güçlü, "Neredeyse herkes hayatının bir noktasında bel ağrısı yaşar. Ağrı hafiften şiddetliye kadar değişebilir. Çoğu kişi için geçicidir. Ancak uzun süreli bel ağrısı da yaygındır" dedi. Bel ağrısı, modern yaşamın en yaygın sağlık sorunlarının başında geliyor. Günlük hayatı zorlaştıran hatta bazı durumlarda imkânsız hale getirebilen bel ağrıları, çoğu zaman basit bir kas zorlanmasından kaynaklansa da ciddi hastalıkların da habercisi olabiliyor. Uzmanlar, uzun süren ve şiddeti artan ağrılarda vakit kaybetmeden bir hekime başvurulması gerektiği uyarısında bulunuyor. Memorial Antalya Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uzm. Dr. Ayşe Yener Güçlü, bel ağrısına ilişkin merak edilenleri anlattı. "Günlük yaşamı imkansız hale getirebilir" Uz. Dr. Ayşe Yener Güçlü, "Neredeyse herkes hayatının bir noktasında bel ağrısı yaşar. Ağrı hafiften şiddetliye kadar değişebilir. Çoğu kişi için geçicidir. Ancak uzun süreli bel ağrısı da yaygındır. Dünya çapında yetişkinlerin yüzde 23’üne kadar kronik bel ağrısı vardır. Aşırı durumlarda bel ağrısı yürümeyi, uyumayı, çalışmayı veya günlük aktiviteleri yapmayı zorlaştırabilir veya imkansız hale getirebilir. Bel zorlanması ve duruş bozuklukları bel kaslarına, bağlarına ve eklemlerine hasar vererek ağrıya yol açar. Bu tür bel ağrıları fiziksel aktivite ile şiddetlenir, istirahatle hafifler" dedi. "Bel ağrısı birçok hastalığın habercisi olabilir" Bel ağrısının farklı nedenlere bağlı gelişebileceğini belirten Güçlü, "Bel ağrısı omurganın veya sırtın lomber bölgesini etkiler. Birçok farklı yaralanma ve durumdan kaynaklanabilir. Çoğu zaman, neden sırttaki kas veya tendonlarda oluşan bir yaralanmadır. Ancak bazen bel ağrısı bazı hastalıkların habercisi olabilir. Tüberküloz, brusella gibi hastalıklarla kemik erimesi (osteoporoz), kireçlenme, başka bir organdan yayılmış ya da omurganın kendisinden kaynaklanan kanserler de bel ağrısına neden olabilir. Aynı zamanda mide, karaciğer, böbrek gibi organ rahatsızlıklarının bel bölgesine yayılmasından kaynaklanan bel ağrıları da söz konusu olabilir. Bazı bel ağrıları ise psikolojik kaynaklıdır" diye konuştu. "Bel ağrılarının yalnızca yüzde 5’i bel fıtığından kaynaklanır" Hastaların genellikle bel ağrısını bel fıtığı ile ilişkilendirdiğini ifade eden Güçlü, "Bel fıtığında hissedilen ağrı yavaş yavaş gelişen, yaygın, batıcı, hareketle artan, istirahatle azalan, belde ve etkilenen sinir kökünün anatomik dağılımına uygun olarak bacağa yayılan bir ağrıdır. Ağrı, öne eğilme veya arkaya dönme gibi ters bir hareket sonrası ani olarak başlayabilir. En küçük bir hareketle şiddetlenip, kilitlenme veya bel tutulmasına yol açar. Oturmakla, ayakta durmakla, öksürmekle, ıkınmakla, araba kullanmakla artar. Bel ağrılarının yalnızca yüzde 5’i bel fıtığı kaynaklıdır. Bazen bel fıtığı, bel ağrısı ile değil, basılan sinir köküne bağlı olarak topuk ağrısı, bacakta uyuşma, karıncalanma, güçsüzlük gibi şikâyetler ile belirgin hale gelebilir" ifadelerini kullandı. "Günlük yaşamda belinizi koruyun" Güçlü, bel sağlığını korumak için, "Ağırlığı, yükü vücudunuza eşit olarak paylaştırdıktan sonra taşıyın. Yerden cismi alırken dizlerinizi kırın ve çömelerek alın, belden eğilmeyin. Yüksek topuklu veya topuksuz ayakkabı giymeyin. Ayakkabılarınızın topuklarının yüksekliği normal, ökçeleri yumuşak olsun. Yüksek bir yere bir eşya koyarken ya da alırken ayağınızın altına yükseltici koyun, uzanmayın. Aşırı kilo almaktan kaçının. Otomobil kullanırken, koltuk belinizi desteklesin. Uzun yola çıkarken, belinizi ince bir yastıkla destekleyin. Omurganın fizyolojik kıvrımlarına uyum gösterebilen, ortopedik yatakları tercih edin. Kalça ve dizler hafifçe bükülü, karna çekilmiş olacak şekilde, yan pozisyonda yatarak uyumakla bele binen yükü en aza indirirsiniz. Bilgisayarda çalışırken başınız dik, beliniz ve kalçanızın arka kısmı destekli olmalıdır. Ekranı tam karşıdan görebilecek pozisyonda bulunmalı, kollarınız rahat, ön kol ve bilekleriniz aynı çizgi üzerinde yere paralel olmalı. Ayaklarınızı altına bir basamak ile desteklenmelidir" dedi. Spor ve egzersiz uyarısı Güçlü, "Herhangi bir bel rahatsızlığı geçirdiyseniz jimnastik, golf, tenis, güreş, boks, judo, halter, futbol, basketbol gibi sporlardan uzak durun. Bunların yerine yürüme ya da yüzme gibi sporları tercih edin. Herhangi bir bel rahatsızlığı geçirmiş ve iyileşmişseniz, uzman doktorunuzun önerdiği egzersizleri aksatmadan yapın. Egzersiz sonrasında şiddetli ve 15 dakikadan fazla süren bir rahatsızlık ortaya çıkarsa mutlaka bir uzman doktora danışın" ifadelerini kullandı.