Yerel Haberler
Antalya
06 Mart 2026 Cuma - 21:57 MÜSİAD Genel Başkanı Özdemir: "İnanıyoruz ki bu asrın merkezinde Türkiye yer alacaktır" Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir, küresel dengelerin değiştiğine dikkat çekerek, "Eski dünya düzeni yıkıldı, yenisi kuruluyor. Türkiye, bu yeni düzende söz sahibi ve oyun kurucu bir ülke olarak liderliğini sürdürecektir" dedi. MÜSİAD Antalya Şubesi tarafından düzenlenen geleneksel iftar programı, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerini bir araya getirdi. Programın açılış konuşmasını yapan MÜSİAD Antalya Şube Başkanı Yusuf Akgül, Ramazan ayının bereketini paylaşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Sektörel derinleşmenin önemine vurgu yapan Akgül, "Her sektör kendi meselelerini derinlemesine ele almalı ve çözüm önerilerini somutlaştırmalıdır" dedi. Akgül, "Kalıcı güç, yüzeysel adımlarla değil, derinlikli çalışmalarla oluşur. Bizler sadece üretmeyi değil, sahip çıkmayı da görev biliyoruz. Birlikte düşünen ve çalışan yapılar, geleceği izleyen değil, inşa eden yapılardır" ifadelerini kullandı. "MÜSİAD, ahilik kültürünün günümüzdeki temsilcisidir" MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir ise kurumun büyüklüğünü rakamlarla değil, taşıdığı "ruh" ile tanımladı. MÜSİAD’ın 15 bine yakın üyesi ve 3 milyona yakın istihdam katkısıyla dev bir teşkilat olduğunu belirten Özdemir, "MÜSİAD, 13. yüzyılın Ahilik teşkilatının günümüzdeki yansımasıdır. Bizim için insan kazanmak, para kazanmaktan önce gelir. Kazandığını kendinden değil, haktan bilen bir erdemlilik hareketiyiz" dedi. Dünyanın kritik bir eşikten geçtiğini ve güç dengelerinin yer değiştirdiğini ifade eden Özdemir, bölgedeki çatışmaların dönemsel bir krizden ziyade yeni bir sistemin ayak sesleri olduğunu savundu. Özdemir, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Etrafımızdaki coğrafya ateş çemberiyken ayakta kalan tek ülke Türkiye’dir. Eski dünya düzeni geride kaldı, yeni düzen henüz kurulmadı. Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu yeni düzenin kurulmasında aktif rol oynayan bir ülke konumundadır. Bu coğrafyanın en karanlık dönemlerinde liderliğe sahip çıkmak en büyük ödevimizdir. İnanıyoruz ki bu asrın merkezinde Türkiye yer alacaktır." İftar yemeği, yapılan duaların ve sektörel istişarelerin ardından sona erdi. MÜSİAD Antalya Şubesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen iftar programına MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, Antalya Şube Başkanı Yusuf Akgül ve çok sayıda davetli katıldı.
MÜSİAD Antalya Başkanı Akgül: "Üretim ve ihracatla güçlenen bir 2026 yılı bekliyoruz"
25 Aralık 2025 Perşembe - 15:00 MÜSİAD Antalya Başkanı Akgül: "Üretim ve ihracatla güçlenen bir 2026 yılı bekliyoruz" MÜSİAD Antalya Başkanı Yusuf Akgül, Antalya ekonomisinin 2026 yılına üretim ve ihracat odaklı daha güçlü bir yapıyla girmesini beklediklerini söyledi. Küresel ölçekte yaşanan ekonomik belirsizliklerin yerel ekonomiler üzerindeki etkilerinin hissedildiğini belirten Akgül, Antalya iş dünyasının bu süreci doğru politikalarla avantaja çevirebilecek potansiyele sahip olduğunu vurguladı. 2025 yılının Antalya açısından bir geçiş dönemi olduğuna dikkat çeken Yusuf Akgül, "Bu süreçte kısa vadeli tüketim odaklı yaklaşımların sınırları daha net görüldü. Verimlilik, katma değerli üretim ve sürdürülebilir büyüme artık kent ekonomimiz için temel hedefler haline geldi" dedi. Antalya’nın turizm, tarım, gıda ve hizmet sektörleriyle güçlü bir ekonomik çeşitliliğe sahip olduğunu ifade eden MÜSİAD Antalya Başkanı Yusuf Akgül, 2025 yılı boyunca turizmde yakalanan ivmenin, tarım ve gıda üretimi ile ihracatçı firmaların çalışmalarıyla desteklendiğini söyledi. Akgül, buna rağmen artan maliyetler, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve rekabet baskısının Antalya iş dünyasının en önemli sorunları arasında yer aldığını kaydetti. Antalya ekonomisinin yalnızca turizm sezonlarına bağlı kalmaması gerektiğini belirten Yusuf Akgül, "Hedefimiz; tarım-gıda sanayi, lojistik, ihracat ve katma değerli üretim alanlarında daha dirençli ve kalıcı bir ekonomik yapı oluşturmak. Şehrimizin üretim gücü ve girişimcilik kültürü bu dönüşüm için önemli bir avantaj" diye konuştu. 2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Akgül, dijitalleşme, enerji verimliliği ve yeşil dönüşümün Antalya’daki işletmeler için yeni fırsatlar sunduğunu ifade ederek, ihracatta mevcut pazarların yanı sıra farklı coğrafyalara açılmanın önemine dikkat çekti. MÜSİAD Antalya olarak kentin üretim gücünü ve ihracat potansiyelini artırmaya yönelik çalışmaları sürdüreceklerini belirten Yusuf Akgül, 2026 yılında üretim, yatırım ve ihracat ekseninde daha güçlü ve dirençli bir Antalya ekonomisinin inşa edileceğine inandıklarını söyledi.
Feryal öğretmenin eğitimden dünya sahnesine fitness başarısı
25 Aralık 2025 Perşembe - 14:42 Feryal öğretmenin eğitimden dünya sahnesine fitness başarısı Antalya’da yaşayan ve Burdur Bucak Milli Eğitim’de felsefe öğretmeni olarak görev yapan 43 yaşındaki Feryal Mine Mavi, hobi olarak başladığı fitnessta önemli başarılar elde etti. Mavi, Türkiye şampiyonasında master kategorisinde elde ettiği şampiyonluğun ardından Mr. Universe sahnesinde de şampiyonluklar yaşadı. Feryal Mine Mavi, Büyük Kadınlar -164 cm kategorisinde şampiyonluk ve overall, master kategorisinde ise şampiyonluk, overall ve IFBB Pro Card kazanarak kariyerinin zirvesine ulaştı. Son 3 yılda aldığı derecelerle adından söz ettiren 43 yaşındaki, 1 çocuk annesi Mavi, uluslararası alanda da dereceleriyle dikkat çekiyor. "Hayal edilebileceğim en üst noktaya ulaştım" Öğretmenlik mesleğinin çocukluk hayali olduğunu belirten Mavi, spora başlangıç sürecini şu sözlerle anlattı: "Öğretmen olmak benim çocukluk hayalimdi. Fitness önce bir hobi olarak başladı. Sonrasında ‘neden yarışmayayım’ dedim. 3 sene önce yarışmalara katılmaya karar verdim. 6 ay süren zorlu bir hazırlık sürecinin ardından Türkiye şampiyonasında ilk yarışmamda ikincilik elde ettim. Ardından birincilikler geldi. En son uluslararası prestijli bir yarışmada, benden 10 yaş küçük sporcuların yer aldığı organizasyonda hem kendi sıkletimin hem de büyük kadınlar kategorisinin şampiyonu oldum. Bu benim için hayal edilebilecek en üst noktaydı." "En büyük destek ailesinden" Öğretmenlik görevini sürdürürken yoğun antrenman ve diyet programlarını da aksatmadığını vurgulayan başarılı sporcu, en büyük destekçisinin 21 yaşındaki kızı olduğunu dile getirdi. Mavi, "Bu kararı ailemle birlikte aldım. Kızımı koçum olarak yanımda gezdiriyorum. Ailem beni çok destekliyor. Bu destek olmasa bu başarıları elde etmek çok zor olurdu" ifadelerini kullandı. "Hem güçlü hem zarif" Kadın olmanın hayatın birçok alanında sorumluluk gerektirdiğini söyleyen Feryal Mine Mavi, "Her şeyden önce bir kadın olmak dünyanın birçok derdini omuzlamak demek. Biz zaten hayatın birçok alanında şampiyonuz. Bir anne olarak gururla söylüyorum; bu görüntü bize yakışıyor, hem güçlü hem zarif" dedi. Günlük hayatta görünüşten dolayı dikkat çektiğini de aktaran Mavi, "Yaz aylarında kaslı yapı biraz şaşkınlık oluşturuyor, bakışlar üzerimizde oluyor" diye konuştu. Feryal Mine Mavi, 2026 yılında NPC Euro Masters yarışmasına katılarak buradan da dereceyle dönmeyi hedeflediğini açıkladı. Yusuf Yurdasiper: "Göğsümüzü kabarttı" Vücut Geliştirme ve Fitness Milli Takımı Antrenörü Zuhal Özkan Adıyaman ile çalışan Mavi’ye, IFBB Hakemi Yusuf Yurdasiper de destek verdi. Yurdasiper, "Salonumuzda antrenman konusunda destek olduk. Ulaştığı uluslararası başarı göğsümüzü kabarttı. Türkiye ve Avrupa’da aldığı derecelerle başarısını perçinledi" değerlendirmesinde bulundu.
Modern tesisler ile vahşi sulama ve kayıpların önüne geçiliyor
25 Aralık 2025 Perşembe - 12:06 Modern tesisler ile vahşi sulama ve kayıpların önüne geçiliyor Antalya Büyükşehir Belediyesi yerelden kalkınma hedefleri doğrultusunda çiftçilere tarımsal sulama desteği alt yapısını güçlendirmeye devam ediyor. Büyükşehir’in Antalya’ya kazandırdığı 26 tarımsal sulama tesisi ile 42 bin 900 dekar tarım arazisinin sulanmasına katkı sağlandı. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarımsal üretime katkı sunan proje ve yatırımlarına devam ediyor. 2019 ile 2025 yılları arasında kazandırılan 26 sulama tesisi ile Antalya’nın dört bir yanı modern sulama ağlarıyla örülüyor. 42 bin 900 dekar alanı suyla buluşturan tesisler ile on binlerce çiftçiye sulama desteği sağlandı. Antalya’nın suyunu koruyarak vahşi sulama ve su kayıplarının önüne geçen Büyükşehir Belediyesi, tarımsal sulamada yaşanan su kayıplarını en aza indirmek için çalışmalarını sürdürüyor. Çiftçilerin üretim imkanı ve çeşitliliği arttı Antalya’da kurulan modern kapalı devre sulama tesisleriyle su israfını önleyen Büyükşehir Belediyesi yerel üreticilerin alternatif ürünlere yönelmesine de imkan sağladı. Susuzluk nedeniyle arazilerinde ekim yapamayan ve susuzluğa dayanıklı arpa, buğday ve nohut gibi tahıl bitkilerini tercih eden çiftçiler, sulama tesisleriyle birlikte ekonomik değeri daha yüksek ürünleri tercih etmeye başladı. Arazilerinde meyveciliğe, turfandacılık ve örtü altı yetiştiriciliğe geçiş yapan üreticiler gelirlerini arttıracak ürünleri yetiştirmeye başladı. Bu süreçte Büyükşehir’in iklimi uygun bölgelerde ücretsiz dağıttığı aronya ve Antep fıstığı gibi yeni türlere de çiftçiler yoğun ilgi gösterdi. Büyükşehir üretime teşvik ediyor Ekilemeyen kurak arazileri suyla buluşturarak tarımda üretime teşviki, tersine göçü ve yerelden kalkınmayı destekleyen Büyükşehir Antalya’nın tarım ekonomisine de önemli bir katkı sağlıyor. Büyükşehir Belediyesi, sulama tesisi kurduğu bölgelerde sulama kooperatiflerinin kurulmasına öncülük ederek çiftçilere her alanda destek oluyor. Çiftçilerin daha verimli sulama yapabilmesi adına 2019 yılından bugüne kadar toplam 375 muhtarlık ve tarımsal sulama kooperatifine, 599 bin 109 metre sulama borusu, 316 adet sulama amaçlı vana, 7 adet motopomp, 86 adet sulama hidrantı desteği sağlandı. Bu desteklerden 12 bin 478 çiftçinin faydalandı.
Yeni yılın görünmeyen yüzü: İçsel yorgunluk ve yıl dönümü depresyonu
25 Aralık 2025 Perşembe - 11:30 Yeni yılın görünmeyen yüzü: İçsel yorgunluk ve yıl dönümü depresyonu Memorial Antalya Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uzm. Dr. Fatma Arkaz yeni yılın kişilerde hissettirdiği duygular hakkında bilgi verdi. Her yılın sonunda yeni bir yıla girerken aynı sahneler, takvim yaprakları değişiyor, sokaklar ışıklanıyor ve geri sayımlar yapılıyor. Ama birçok insan için yeni yıl beklenen ferahlığı getirmiyor. Aksine içten içe bir sıkışma, tarif edilmesi zor bir huzursuzluk ve hatta hüzün hissi beliriyor. Bu durum ’yıl dönümü depresyonu’ olarak adlandırılıyor ve çoğu zaman dile getirilmiyor. Çünkü yeni yıl mutlu olunması gereken bir dönem olarak algılanıyor. ’Yeni yıl, yeni umutlar’ söylemi o kadar güçlü oluyor ki, bu dönemde iyi hissetmemek adeta bir kusur gibi algılanıyor. Oysa ruh sağlığı açısından bakıldığında yılbaşının herkes için aynı duygusal karşılığı olması beklenmiyor. Memorial Antalya Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uzm. Dr. Fatma Arkaz yeni yılın kişilerde hissettirdiği duygular hakkında bilgi verdi. Yeni yıl bazıları için bir muhasebe zamanı iken bazıları için yük olabilir Uzm. Dr. Fatma Arkaz, "Takvim değişimleri insan zihni için sembolik eşiklerdir ve yeni yıl ise belki de bunların en güçlüsüdür. Geçmiş yıl ister istemez gözden geçirilir. Yapılanlar, yapılamayanlar, ertelenen hayaller, bu içsel muhasebe bazı kişilerde motive edici olabilirken, bazıları için oldukça ağır bir yük haline gelir. ’Geçen yıl nerede olmalıydım, bu yaşta hala neden buradayım, zaman benden hızlı mı geçiyor?’ Bu sorular özellikle zor bir yıl geçirmiş bireylerde, kendini yetersiz hissetme ve başarısızlık duygusunu derinleştirir. Oysa hayat takvim yılına sığmayacak kadar karmaşık ve inişli çıkışlıdır" dedi. Mutluluk baskısı göründüğünden daha yorucudur Yeni yıl döneminde yaşanan ruhsal zorlanmanın önemli bir nedeni de görünmez ama güçlü bir baskı olduğunu belirten Uzm. Dr. Fatma Arkaz, "Sosyal çevrede, reklamlarda ve özellikle sosyal medyada sürekli olarak neşeli, üretken ve umut dolu bir ruh hali idealize edilir. Bu tabloya bakıp kendini öyle hissetmeyen kişi, bir de suçluluk yaşamaya başlar. ’Herkes mutlu, bir ben mi böyleyim?’ düşüncesi sessizce zihne yerleşir. Oysa psikolojide biliyoruz ki bastırılan her duygu, başka bir yerden daha güçlü geri döner" şeklinde konuştu. Sosyal medya: Kutlamanın gölgede kalan yüzü Yeni yıl döneminde sosyal medya karşılaştırma ihtiyacını zirveye taşabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Arkaz, "Kalabalık sofralar, seyahatler, büyük hedefler ekranda görünen hayatlarla kendi yaşamını kıyaslamak çoğu zaman kişinin kendini eksik ve geride hissetmesine neden olur. Unutulan şey ise, sosyal medyada gördüğümüz şey hayatın tamamı değil, seçilmiş anların vitrini olduğudur. Ama duygular bu mantıksal bilgiyi her zaman dikkate almaz" diye konuştu. Yılbaşı sonrası sessiz kaygı oluşabilir Yılbaşı sonrasında da bir kaygının oluşabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Arkaz, "Yılbaşı geçtikten sonra ortaya çıkan bir hal vardır, ’Sebepsiz huzursuzluk’. Kutlamalar biter, gündelik hayat geri döner, işler, borçlar, sorumluluklar, belirsizlikler. Tüm bunlar yeni yılın ilk günlerinde yoğun bir kaygı hissi oluşturabilir. Bu durum çoğu zaman abartı olarak görülür. Oysa bu zihnin tekrar gerçeklikle temas kurma sürecidir ve oldukça yaygındır. Bu dönem özellikle yalnız yaşayanlar, yakın zamanda kayıp yaşamış olanlar, ekonomik ya da mesleki belirsizlik içindeki bireyler için daha zorlayıcı olabilir. Daha önce depresyon ya da kaygı bozukluğu yaşamış kişilerde ise belirtiler yeniden alevlenebilir. Bu nedenle yeni yıl hüznü ya da kaygısı yaşayan kişilere ’takılma’ ya da ’pozitif ol’ demek, çoğu zaman yarardan çok zarar verir" ifadelerini kullandı. Belki de sorun yeni yıl değil, kendimize yüklediklerimizdir Uzm. Dr. Fatma Arkaz son olarak, yeni yıl her şeyin bir gecede değişmesi gereken bir sınav olmadığını belirterek, "Hayatı sıfırlamak zorunda değiliz. Bazen sadece durmak, yorgunluğu fark etmek ve kendimize biraz daha şefkatli davranmak yeterlidir. Eğer bu dönemde yaşanan hüzün ve kaygı uzun sürüyor, günlük yaşamı zorlaştırıyor ve umutsuzluk hissi derinleşiyorsa, profesyonel destek almak bir zayıflık değil, ruhsal sağlığın doğal bir parçasıdır. Takvim değişti diye her şey değişmek zorunda değildir. Yeni yıl büyük kararların değil kendini anlamanın ve acele etmeden ilerlemenin zamanı da olabilir. Çünkü bazen en büyük başlangıç kendine biraz daha anlayış gösterebilmektir" dedi.
Kepez’de "Bir Nefes Ver Hayatıma" projesiyle özel bireylerin sosyal yaşamına yeni bir nefes
25 Aralık 2025 Perşembe - 11:06 Kepez’de "Bir Nefes Ver Hayatıma" projesiyle özel bireylerin sosyal yaşamına yeni bir nefes Kepez Belediyesi’nin özel bireylerin sosyal yaşama aktif katılımını artırmak amacıyla hayata geçirdiği, "Bir Nefes Ver Hayatıma" projesi kapsamında ilçenin dört bir yanında onlara özel spor ve sanat etkinlikleri düzenliyor. Spor aktiviteleri ile özel bireylerin kas gelişimi, denge ve koordinasyon becerileri desteklenirken, sanatsal etkinliklerle kendilerini ifade etmeleri ve iletişim becerilerini geliştirmeleri hedefleniyor. Kepez Belediyesi, özel bireylerin yaşam kalitesini yükseltmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Engelli Hizmetleri Koordinasyon Merkezi tarafından hayata geçirilen, "Bir Nefes Ver Hayatıma" projesiyle özel bireylere çok yönlü imkanlar sunuluyor. Proje kapsamında özel bireyler için planlanan sanat, spor ve sosyal destek etkinlikleri, 1 Aralık 2025 tarihi itibarıyla başladı. Tüm özel bireylere açık olarak düzenlenen programlar, bireylerin fiziksel gelişimlerini desteklemenin yanı sıra sosyal becerilerini artırmayı, sanatsal yönlerini ortaya çıkarmayı ve günlük yaşamda daha aktif bireyler olmalarına katkı sunmayı amaçlıyor. Alanında uzman eğitmenler eşliğinde yürütülen etkinlikler, özel bireylerin ihtiyaçlarına uygun şekilde planlanıyor. Spor etkinlikleri Özel bireylere yönelik spor etkinlikleri, haftanın belirli günlerinde farklı merkezlerde gerçekleştiriliyor. Pazartesi ve cuma günleri Turgut Özal Spor Salonu’nda düzenlenen spor çalışmalarıyla özel bireylerin kas gelişimi, denge ve koordinasyon becerileri destekleniyor. Salı, perşembe ve cumartesi günleri ise Adnan Menderes Kapalı Yüzme Havuzu’nda gerçekleştirilen yüzme etkinlikleriyle hem fiziksel güçlenme hem de suyla uyum becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Spor faaliyetleri, özel bireylerin özgüven kazanmalarına ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmelerine katkı sağlıyor. Sanat ve sosyal etkinlikler Sanat ve sosyal gelişimi destekleyen etkinlikler kapsamında, çarşamba günleri Mimar Sinan Akademi’de dans ve drama çalışmaları gerçekleştiriliyor. Grup halinde yapılan bu etkinlikler sayesinde özel bireylerin kendilerini ifade etmeleri, iletişim becerilerini geliştirmeleri ve sosyal hayata daha aktif katılım sağlamaları amaçlanıyor. Etkinliklere katılmak isteyen özel bireyler için kayıtlar Turgut Özal Spor Salonu’nda devam ediyor.