Yerel Haberler
Antalya
Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında tanıklardan "altın" ve "Rolex" ifadeleri 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 19:15:49 Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanığın yargılandığı davada tanıklar dinlendi. Tanık Erhan Kantar iddianamede bahsi geçen Rolex saat alımına ilişkin, "Berkan Bey bana bir kredi kartı verdi. ‘Lara’da bir saat var, onu alıp gelirsin’ dedi" ifadelerini kullandı. Tanık Yavuz Can İmirgi ise Muhittin Böcek’e ait olduğunu emniyette öğrendiğini söylediği dairedeki proje çalışmasına ilişkin, "2 defa bir mekana giderek Berkan Genç’ten 1 milyon TL elden para aldım" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davanın görülmesine Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada, aralarında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanığın yargılandığı dosyada tanıkların ifadeleri alınmaya devam edildi. "Zeynep Kerimoğlu ile ilgili işlem hakkında hiçbir bilgim yok" Bir döviz bürosundan yapılan işlemle ilgili tanık olarak dinlenen İsmail Hilmi Şanlı, 25 yıldır döviz bürosunda çalıştığını belirterek, yüklü miktarda alım satım işlemlerine ilişkin bilgisi olmadığını söyledi. Şanlı, "Müşteri geldiği zaman altın isteyen olursa başka firmaya yönlendiririz. Yüklü miktarda alım satım olduğundan bilgim yok. Mustafa A. ve Erkan A. bizim işlerin başında durur. Bülent Ç.’yi tanımıyorum, hiç görmedim. Zeynep Kerimoğlu ile ilgili işlem hakkında hiçbir bilgim yok. Kasada hiç altın görmedim. Bir kuyumcu dükkanı ile döviz bürosunun ortaklığı var" ifadelerini kullandı. "Zuhal M.’ye 900 bin TL gönderdim" Gökhan Böcek’in eşi Zuhal Böcek’e araç alımına ilişkin tanık olarak dinlenen Erdem Eylem, 2023 yılının ocak ayında Çağrı Bey’in kendisinden vekalet çıkarmasını istediğini anlattı. Eylem, "2023 yılının ocak ayında Çağrı Bey benden vekalet çıkarmamı istedi, araç alış vekaleti çıkardım. Çağrı Bey’in vermiş olduğu 730 bin TL parayı aracı satan kişiye havale yaptım. Bir ay sonra bana aracı devredeceğini söyledi, 16. Notere yönlendirdi. Ben de gidip aracı devrettim. Verilen parayı Çağrı Bey’in hesabına gönderdim. Birkaç gün sonra Zuhal M.’ye para göndermemi istedi. Verdiği hesaba ben de 900 bin TL gönderdim" dedi. Eylem, ifadesinin devamında 2023 yılı mart ayında yaşanan para hareketine ve dükkanların gösterilmesi sürecine ilişkin de beyanda bulundu. Eylem, "2023 Mart ayında da Çağrı Bey, bir bankanın şubesinden para alacağımı söyledi. 7 milyon para aldım, 5 milyonunu Çağrı Bey’in hesabına gönderdim, 2 milyonunu kasaya koydum. Daha sonra 3 tane anahtar verdi, ‘Belediyeden birileri gelecek, 3 tane dükkan var onları göster’ dedi" ifadelerini kullanarak bir şirketten birilerinin geldiğini, kent lokantası yapacaklarını söylediğini ve dükkanlara baktığını söyledi. "554,5 gram altın karşılığı para yatırılması" Kuyumcu dükkanı aracılığıyla başka bir kuyumculuk dükkanı üzerinden altın alım satımı gibi gösterilerek, Muhittin Böcek’in kız arkadaşı M.K.’nın hesabına o günkü altın kuru üzerinden 554,5 gram altın karşılığı para yatırıldığı iddiasına ilişkin tanık İhsan Özkoç dinlendi. Özkoç, "Halil A. müşterimizdir. O gün de altın satmak için dükkanımıza gelmişti. Kasamız müsait olmadığı için başka bir dükkana yönlendirdik. Telefonla arıyoruz, fiyat soruyoruz, ‘550 gram altın var’ diyoruz. Uygunsa yanımızdaki çocukla altını gönderiyoruz. Altını gönderdik, 1 milyon 800 bin TL’ye karşılık geldiğini hatırlıyorum" diyerek Halil A.’nın vermiş olduğu IBAN numarasını belirtilen kuyumcu dükkanına gönderdiğini açıkladı. Saat alımı Rolex saat alımına ilişkin dinlenen tanık Erhan Kantar, Berkan Genç’in şoförü olduğunu ve plaj açıldığında plajda çalışmaya başladığını söyledi. Kantar, "Berkan Bey bana bir kredi kartı verdi. ‘Lara’da bir saat var, onu alıp gelirsin’ dedi. Lara’da Rolex mağazasına gidip Berkan Bey’in gönderdiğini söyledim. Kredi kartıyla ödeme yaptım, saati aldım. Daha sonra ‘Saati Ali Altun’a bırak’ dedi. Ben de saati Ali Bey’e bıraktım" ifadelerini kullandı. Kantar, olaydan birkaç gün sonra siyah bir poşet verildiğini de belirterek, "‘Bunu Serkan T. alacak’ dedi. 2 kat sonra geldi, ona poşeti verdim, alıp gitti. İçinde ne olduğunu bilmiyordum. İki hafta sonra Berkan Genç yine siyah poşet verdi, ‘Gelip alacaklar’ dedi. Berkan Bey’in gönderdiğini söyleyerek biri geldi, ona da o poşeti verdim" dedi. "Dairenin Muhittin Böcek’e ait olduğunu emniyette öğrendim" Muhittin Böcek’in evine yapılan tadilata ilişkin konuşan tanık Yavuz Can İmirgi, mimar olduğunu belirterek, bir daire için proje hazırlamasının istendiğini söyledi. İmirgi, "Mimarım, bir daire için proje hazırlamam istendi. Dairenin kime ait olduğunu bilmiyordum. Emniyette verdiğim ifadede dairenin Muhittin Böcek’e ait olduğunu öğrendim. Projenin gerçekleşme aşaması 2-3 ay sürdü. 2 defa Kupa Kızı adlı mekana giderek Berkan Genç’ten 1 milyon TL elden para aldım. Daha sonra 2 parça halinde 200 bin TL aldım. Serkan T. teyzemin oğlu olur. Ödemeye dair fatura almadım. Daire sahibiyle proje aşamasında hiç görüşmedim" diye konuştu. "Babamın talimatıyla bankadan para çekerek elden teslim ettim" Ekpa Sitesi’nden Muhittin Böcek’e 3 adet ve diğer belediye çalışanlarına maliyeti karşılığında 2 adet dükkan alınması eylemine ilişkin tanık Elvan Köysüren de beyanda bulundu. Köysüren, "Dükkanlarla ilgili işlerin içinde değilim. Bir dükkanla ilgili para transferim gerçekleşti. Belirtilen tarihlerde babam Sezgin Köysüren’in talimatıyla bankadan para çekerek elden Fırat Akyürek’e teslim ettim" dedi. "Oğlum Kaan evi üzerine aldı" İsmail E. tarafından Muhittin Böcek’e ait olduğu iddia edilen evi üzerine alması istenen tanık Cihangir Karbukan, İsmail E.’yi 20 yıldır tanıdığını ve kendisiyle birçok kez ticaret yaptığını söyledi. Karbukan, "2002 yılından beri Antalya’da bir şirketin sahibiyim. İsmail E.’yi 20 yıldır tanırım, kendisiyle birçok kez ticaret yapmıştık. Ankara’da iş seyahatindeyken, ‘Alacak verecek sıkıntısı olan bir yer var, bir süreliğine üzerine alır mısın?’ dedi. Ben de vaktimin olmadığını, oğlum Kaan Karbukan’a yönlendireceğimi söyledim. Kaan’ı arayıp bilgi verdim. Daha sonra oğlum Kaan üstüne aldı. Bir süre sonra İsmail beni arayarak Tuncay S.’nin evi Kaan’ın üzerinden devralacağını söyledi. Sonra da Tuncay S., Kaan’ın üzerinden evi devraldı" şeklinde konuştu. "Mimari projelerde benim imzamın olmasını istedi" Tutuksuz yargılanan Özlem Yıldız K.’nın eski çalıştığı iş yerinde mimar olduğunu belirterek, mimari projelerde kendi imzasının kullanılmasına ilişkin tanık Nilay Gizem Altay, beyanda bulundu. Altay, "Özlem Yıldız K. eski çalıştığım iş yerinde mimardı. Eşi belediyede çalıştığı için mimari projelerde benim imzamın olmasını istedi. Projelerden biri Demir Demir’e aitti, diğerlerini hatırlamıyorum" diye konuştu.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 17:53 Kepez’in Mayıs gündeminde 2025’in bütçe başarısı konuşuldu Kepez Belediyesi’nin 2025 yılı gelir bütçesi gerçekleşme oranı yüzde 104.43, gider bütçesinin gerçekleşme oranı yüzde 92.33, tasarruf tedbirlerine rağmen yatırım bütçesinin gerçekleşme oranının ise yüzde 85 olduğu açıklandı. Kepez Belediyesi Mayıs ayı olağan toplantısı, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz başkanlığında gerçekleştirildi. Mayıs ayı toplantısında 3 önerge olmak üzere toplamda 28 gündem maddesi görüşüldü. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan meclis toplantısının açılışında konuşan Başkan Kocagöz, "Bu memlekette iyiler de var, kötüler de. Bize düşen iyileri savunacağız. Kötülere siyaset yaptırmayacağız. Zaten biz bu yüzden siyaset yapıyoruz" diyerek, siyasetin de bir fedakarlık olduğunu söyledi. Başkan Kocagöz, "Bu memleketi ve vatanı hepimiz çok seviyoruz. Birbirimizin hatalarını kapatacağız, güzellikleri alarak büyüteceğiz" dedi. Mayıs ayında dolu dolu etkinlik Kepez’de Mayıs ayında yapılacak etkinliklere değinen Başkan Kocagöz, 7-8 Mayıs Otodrag, 9-10 Mayıs Motodrag, 9 Mayıs 2. Yöresel Glütensiz Lezzet Şenliği, 10 Mayıs’ta Engelsiz Festival, yine 10 Mayıs’ta Kızıllı Mahallesi’nde yapılacak Kırsala El Uzat Projesi etkinliklerine tüm Antalyalıları davet etti. Başkan Kocagöz, Kırsala El Uzat Projesi kapsamında belediyenin marangozdan elektrikçisine kadar herkesin orada olacağını ve bir dayanışma örneğinin sergileneceğini söyledi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı da kutlayan Başkan Kocagöz, 16 Mayıs’ta Kepez Kent Tiyatrosu’nun sahneleyeceği ‘Bandırma Vapuru’ adlı tiyatro gösterisine herkesi davet ederek, "Türkiye’de gündem olacak çok güzel bir oyun sergileyeceğiz" dedi. 2025 yılı bütçe başarısı Başkan Kocagöz’ün konuşmasının ardından meclis gündemine geçildi. Nisan Meclisinde alınan kararların görüşülmesi ve oylanmasının ardından Mayıs gündem maddeleri görüşüldü. 2025 yılı Taşınır Kesin Hesabı ile 2025 yılı Bütçe Kesin Hesabı, meclisin ikinci oturumunda oy birliğiyle kabul edildi. Başkan Kocagöz, 2025 yılı kesin hesap bütçesiyle ilgili şu açıklamayı yaptı: "Kesin Hesapla ilgili gelir bütçemiz 4 milyar 350 milyon lira öngörülmüştü. 4 milyar 543 milyon 737 bin olarak gerçekleşmiş. Yani yüzde 104.43 gerçekleşmiş. Bu yüzde 57 oranında tahsilatımızı artırmış bulunuyoruz. Gider Bütçemiz ise; 4 milyar 952 milyon öngörülmüş, 4 milyar 572 milyon olarak gerçekleşmiş. Gerçekleşme oranı yüzde 92.33’tür. Bu başarılı bir sonuçtur. Yatırım bütçemiz ise; 2025 yılı tasarruf tedbirlerinin uygulandığı bir yıldı biliyorsunuz. Buna rağmen 1 milyar 579 milyon 205 bin lira ödenek ayrılmış, bununda 1 milyar 341 milyon 737 bini gerçekleşmiş. Yani gerçekleşme oranı yüzde 85’tir tasarruf tedbirlerine rağmen 2 Nisan 2024’te devir aldığımız borç tutarı 1 milyar 226 milyon 448 bin 964 liraydı. Şu anda hiç borcumuz yok." Kepez’e 3 yeni semt evi Mayıs ayı meclisinde; Yenidoğan Mahallesi, Varsak Mahallesi ve Yenimahalle’de bulunan ve mülkiyeti Kepez Belediyesi’ne ait park alanlarına, hayırseverler tarafından semt evleri yapılması için Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’e yetki verildi. Kanal Mahallesi’nde mülkiyeti Kepez Belediyesi’ne ait olan çocuk bahçesi alanı içinde atıl olarak bulunan binanın Antalya İşitme Engelliler Spor Kulübü tarafından 10 yıllığına kullanılması oy birliğiyle kabul edildi. "Kimse mağdur olmamalı" Zafer Mahallesi’ndeki cumartesi pazarının tadilatı ile ilgili gündem maddesiyle ilgili Başkan Kocagöz, "Zafer Mahallesi’ndeki cumartesi pazarı 35 yıllık bir pazar Burayla ilgili bir yıkım kararı geldi. Çünkü buranın çatısı çürük ve biz burayı yıkmak zorundayız. Bunu yıkarken ne esnafımızın ne de vatandaşımızın mağdur olmaması gerekiyor. Pazar alanının yan tarafını asfaltladık. 552 esnafımızı mağdur etmeden burada hizmet vermelerini sağlayacağız" dedi. Belediye meclisine önerge ile sunulan bir başka gündem maddesi kararı ile de bu pazar alanıyla ilgili KEPTAŞ’a yetki verildi. Şehidin ismi Kepez’de yaşayacak Mayıs meclisinde; Çamlıca Mahallesi’ndeki sokağa ‘Şehit Mehmet Alan Sokak’ isminin verilmesi oy birliğiyle kabul edildi. Artvin ilinin Şavşat ilçesisnde, jöandarma er olarak vatani görevini yaparken 1982’de şehit düşen Mehmet Alan’ın adı, bu kararla artık Kepez’de yaşayacak. Kepez Belediye Meclisi’nde aynıca, Duacı Mahallesi 9000 sokakta Kent Ormanı içerisinde bulunan D Tipi Mesire alanının, Döşemealtı Sanayici ve İş Adamları Derneği ile Ortak hizmet projesi kapsamında değerlendirilmesi ve bu amaçla protokol yapılması için Başkan Kocagöz’e yetki verildi. Yaşlılık temalı kısa film yarışması düzenlenecek Meclis gündeminin 19. maddesinde ise, yaşlılık olgusuna dikkat çekildi. Yaşlı bireylerin yaşam deneyimlerini görünür kılmak ve kuşaklar arası anlayışı güçlendirmek amacıyla ‘Yaşlılık’ temalı Kurmaca ve Belgesel Kısa Film Yarışmasının düzenlenmesi konusu da meclis gündemine taşındı. 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nda paramedik olarak çalışan ve bir yıl önce 18 yaş altı 4 çocuk tarafından darp edilmesi sonucu genç yaşta hayatını kaybeden Hamit Aras’ın isminin, Kütükçü mahallesi 2975 sokak üzerindeki parka verilmesi konusu da meclis gündeminde yer aldı.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 17:13 Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tuncer tutuklandı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve suçtan elde edilen gelirin aklanması" suçları kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANSET’e yönelik yürütülen soruşturmada, hastanedeki tedavisinin ardından adliyeye sevk edilen Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer tutuklandı. Tuncer’in tutuklanmasıyla dosya kapsamında tutuklanan kişi sayısı 15’e yükseldi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANSET’e yönelik çalışma başlatılmıştı. Mülkiye başmüfettişi tarafından hazırlanan tevdi raporu ve emniyet birimlerince yapılan araştırmalar doğrultusunda ANSET tarafından gerçekleştirilen ihalelerde usulsüzlük yapıldığı tespit edilmişti. Soruşturma kapsamında ihalelerde yetkili olan kişiler ile aralarında suçtan elde edilen geliri aklama amacıyla para geçişleri tespit edilen şüpheliler hakkında işlem başlatılmıştı. Dosyada 113 milyon 426 bin TL kamu zararı tespit edilmişti. Şüphelilerin yakalanması ve suç unsurlarının ele geçirilmesine yönelik 30 Nisan tarihinde Antalya merkezli olmak üzere İstanbul, Ankara, İzmir, Muğla, Denizli ve Edirne’de eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Soruşturma kapsamında ilk etapta 34 kişi hakkında gözaltı kararı verilmiş, süreç içinde 1 kişinin daha gözaltına alınmasıyla dosya kapsamındaki kişi sayısı 35’e yükselmişti. Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 27’si, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmişti. Savcılık sorgusunun ardından 11 kişi serbest bırakılırken, sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 14’ü tutuklanmış, 2 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Cansel Tuncer de tutuklandı Operasyon kapsamında hakkında gözaltı kararı olan Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer, bugün hastanedeki tedavisinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Tuncer, savcılık işlemlerinin ardından çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince "kamu kurum ve kuruluşları ihalesine fesat karıştırmak, edimin ifasına fesat karıştırmak, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak" suçlarından tutuklandı. Tuncer’in tutuklanmasıyla soruşturma kapsamında tutuklanan kişi sayısı 15’e yükseldi. Dosya kapsamında 3 firari şüpheliyi yakalamak için çalışmaların devam ettiği, 2 kişinin ise cezaevinde bulunduğu öğrenildi.
Kepez Belediyesinden mahallelerde yangın ve afet farkındalık eğitimleri
26 Ocak 2026 Pazartesi - 12:00 Kepez Belediyesinden mahallelerde yangın ve afet farkındalık eğitimleri Kepez Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetim Müdürlüğü ile Orman Bölge Müdürlüğü iş birliğinde Odabaşı, Kirişçiler, Duacı ve Kızıllı mahallelerinde yangın ve afet farkındalık eğitimleri düzenlendi. Kepez Belediyesi, afetlere karşı bilinçli ve hazırlıklı bir toplum oluşturmak amacıyla mahallelerde yürüttüğü Afet Farkındalık Eğitimlerine aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda Odabaşı, Kirişçiler, Duacı ve Kızıllı mahallelerinde düzenlenen eğitim programlarıyla mahalle sakinleri afetlere karşı bilgilendirildi. Orman Bölge Müdürlüğü ile Kepez Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetim Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirilen eğitimler, mahallelerdeki sosyal alanlarda ve köy kahvelerinde vatandaşların yoğun katılımıyla yapıldı. Eğitimlerde, afet anlarında yaşanabilecek can ve mal kayıplarının en aza indirilmesinde toplumsal bilincin büyük önem taşıdığı vurgulandı. Uzman eğitmenler tarafından verilen eğitimlerde; muhtemel afetlere karşı hazırlıklı olmanın, afete dirençli bir toplum oluşturmanın ve toplumsal müdahale kapasitesini artırmanın gerekliliği anlatıldı. Özellikle orman yangınlarının önlenmesine yönelik alınması gereken tedbirler, yangınların çıkış nedenleri, önleyici uygulamalar ve yangın anında doğru müdahale yöntemleri katılımcılarla paylaşıldı. Acil durumların afete dönüşmemesi için erken önlem almanın ve başlangıç aşamasında yapılacak doğru müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekilirken, afet bilincine sahip bireylerin toplumsal dayanışmayı güçlendireceği ifade edildi.
Türkiye tohumda ithalatçı değil ihracatçı ülke konumuna yükseldi
26 Ocak 2026 Pazartesi - 11:54 Türkiye tohumda ithalatçı değil ihracatçı ülke konumuna yükseldi Tohumculuk sektörünün temsilcileri, Türkiye’nin dünyada hızla güçlenen bir tohum üreticisi ve ihracatçısı haline geldiğini belirterek, İsrail tohumuna bağımlılık iddialarının gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Antalya Ticaret Borsası ile Antalya Tarım Konseyi iş birliğinde hazırlanan Tarım Gündem Programının konukları Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Başkanı M. Kayhan Yıldırım ile Türkiye Tohumculuk Endüstrisi Derneği (TÜRKTED) Başkanı Burak Gönen oldu. ATB Basın Danışmanı Vahide Yanık’ın hazırlayıp sunduğu programda tohum ve tohumculuk sektörü konuşuldu. "İsrail tohumuna bağımlılık algısı bilgi kirliliği" Türkiye Tohumcular Birliği Başkanı M. Kayhan Yıldırım, tohumun tarımın başlangıç noktası olduğunu belirtirken, "Tohum bir ülke için milli güvenlik meselesidir. Tohumu üreten ülkeler tarımda özgürlüğünü ve gıda güvenliğini sağlamıştır" dedi. Ülkedeki tarım ürünlerinde "İsrail tohumuna bağımlı" olunduğuna ilişkin algının tamamen yersiz olduğunu kaydeden Yıldırım, "İsrail’den bizim ne ithalatımız ne de ihracatımız var. 1980-90’lı yıllarda hibrit tohumda İsrail firmalarının sebep olduğu dominant etkideki algı hala devam ediyor. Bu bilgi kirliliğidir. Türkiye bırakın İsrail’e tohumda bağımlılığı, tohum ihracatında önemli bir yere sahiptir" dedi. Sertifikalı tohum 1,3 milyon tona ulaştı Yerli tohumun stratejik önemine dikkat çeken Yıldırım, pandeminin ardından, gıdaya bağımlılığın ön palana çıktığı ve savaşların olduğu bir dünyada tohumun öneminin daha da anlaşıldığını söyledi. Türkiye’de 2002 yılında 145 bin ton olan sertifikalı tohum miktarının, 2024 yılında 1,3 milyon tona ulaştığını bildiren Kayhan Yıldırım, "2018’den beri ülkemiz gerçek bir tohum ihracatçısı pozisyonundadır. 2018’de tohumda ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 8 iken, 2024’te bu rakam yüzde 134’e çıkmıştır. Türkiye dünya pazarında önemli bir aktördür. Tohumda 70 milyar dolarlık dünya pazarının içerisinde, Türkiye 750 milyon dolar ile 11’inci sıradadır. Kamunun desteği, özel sektörün Ar-Ge çalışmalarıyla tohumda 1 milyar doları aşma hedefindeyiz. Tohumda dünyada ilk 5’i girmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. 14 bin 500 tescilli tohum Türkiye’nin 14 bin 500 tescilli tohum ürünü bulunduğuna dikkat çeken Kayhan Yıldırım, "Çeşitliliğimizin çok olması büyük avantaj. Sektörün talebi doğrultusunda raf ömrü uzun çeşitten, soğuğa dayanıklı çeşide kadar her türlü ıslah çalışmasını yapıp sektörün hizmetine sunabiliyoruz. Tarım milli meselesi, gıda güvenliğimizi garantiye almamız şart, tarım stratejik bir ürün. O nedenle tarıma öncelik verilmeli. Ekstra finans kaynakları, teşviklerle tarım desteklenmeli. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, ‘Köylü milletin efendisidir’ demiş, evet ‘çiftçi bu ülkenin ikinci ordusudur, milli güvenliğidir’. Kırsaldan başlayarak tarımı desteklemeliyiz" ifadelerini kullandı. Antalya, sebze tohumculuğunun başkenti Türkiye Tohum Endüstrisi Derneği Başkanı Burak Gönen, İsrail ile 2023-2024’ten sonra ithalat ve ihracatın tamamen kapandığını vurgularken, "İsrail’den ne ithalat, ne ihracat yapıyoruz" dedi. Tohumculuğun özel sektörün katkısıyla ivme kazandığını, Antalya’nın da bir üs haline geldiğini kaydeden Gönen, "Tarımın merkezi Antalya, tohumculuğun merkezi Antalya vasfını kazandı. Bir çok tohum firması 1984’ten itibaren Antalya’da kurulmaya başladı. Uluslararası tohum firmaları da Antalya’da şirketler, tesisler kurmaya, ortaklıklar oluşturmaya başladı. Sebze tohumculuğu alanında faaliyet gösteren firmaların yaklaşık yüzde 80’i Antalya merkezlidir. Antalya sebze tohumculuğunun başkenti haline geldi" diye konuştu. İklim krizine dayanıklı yeni nesil tohumlar TÜRKTED olarak tohumculuğun gelişmesi için vizyon ortaya koyduklarını söyleyen Burak Gönen, "Tohum firmaları olarak ıslaha çalışmalarımızı hastalık ve zararlılara karşı geliştiriyoruz. İklim krizinin olduğu şu dönemde birim alandan daha yüksek verimi alacağımız çeşitleri üretmemiz lazım. İklim değişikliğiyle birlikte hastalık ve zararlılar artıyor, çalışmalarımızı bu yönde sürdürüyoruz" şeklinde konuştu. Hedef: Tohumda dünyada ilk 5 2000’li yıllardan sonra çiftçinin sertifikalı tohuma yöneldiğini belirten Gönen, "Sertifikalı tohum demek yüzde 30 oranında verim artışı, hastalıktan ari çeşit kullanılması demek" dedi. 2024’te 1,3 milyon ton olan sertifikalı tohum miktarını 2030 yılında 1,5 tona çıkarma hedefinde olduklarını anlatan Gönen, "Sertifikalı tohum demek kaliteli tohum demek" dedi. Tohumda ihracatın da sertifikalı tohumdan geçtiğini belirten Burak Gönen, bir domatesin renginden, raf ömrüne kadar, bir salkımda kaç domatesten olacağına hangi hastalıklara dayanıklı olacağına kadar ıslah çalışmalarıyla belirlendiğine dikkat çekti. Gönen, Türkiye’nin tohum ticaretinde 11’inci sırada olan yerini 5’inci sıraya yükseltme hedefinde olduklarını söylerken, "Tarımda mevcut politikalar güçlendirilmeli. Güçlü adımlar atılmalı" diye konuştu. 2026 asya pasifik tohumculuk kongresi Antalya’da Asya Pasifik Tohumculuk Kongresi’nin 1-5 Aralık tarihlerinde Antalya’da yapılacağını belirten Gönen, Çin’de yapılan kongreye 1400 delege, Hindistan’da yapılan kongreye 600 civarında delege katıldığını, Antalya’daki kongreye 2 binin üzerinde katılımcı beklediklerini kaydetti. Gönen, "APSA 2026’ya rekor katılım bekliyoruz" dedi. Gönen, Tohumculuk Kongre’sinin ticarete ve teknolojik anlana olumlu yansıyacağını da sözlerine ekledi.
Antalya’da SGK denetiminde rüşvet iddiası: Eski il müdürü ve iki başmüfettiş ağır cezada yargılanacak
26 Ocak 2026 Pazartesi - 11:33 Antalya’da SGK denetiminde rüşvet iddiası: Eski il müdürü ve iki başmüfettiş ağır cezada yargılanacak Antalya’da denetlemeye gittikleri özel hastaneden 90 bin euro rüşvet aldıkları iddiasıyla suçüstü yakalanan eski Antalya SGK İl Müdürü ile iki SGK İş Başmüfettişi hakkında dava açıldı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame, Antalya Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından düzenlenen operasyonla suçüstü yapılırken, şüphelilerin denetimleri baskı unsuru haline getirerek özel hastanelerden rüşvet talep ettikleri iddia edildi. İddianameye göre, İş Başmüfettişleri Erdoğan Ö. ile Murat Ayhan B., 2025 yılı "Sağlık Sektörüne Yönelik Programlı Teftiş" kapsamında Antalya’da görevlendirildi. İki müfettişe, kentte faaliyet gösteren üç özel hastanenin denetim ve teftiş görevi verildi. "Hazırlıklı olun" mesajı ve zımni anlaşma iddiası Soruşturma kapsamında, müfettişler 9 Mayıs 2025’te daha önceden tanıdıkları, aynı zamanda sağlık alanında danışmanlık şirketi bulunan eski SGK Antalya İl Müdürü Selim E. ile irtibata geçti. Müfettişlerin denetleyecekleri hastanelerin isimlerini Selim E.’ye ileterek "hazırlıklı olmalarını" istedikleri, bu aşamada taraflar arasında zımni bir anlaşma yapıldığı değerlendirmesine yer verildi. İddianameye göre bu anlaşmayla, müfettişlerin denetim ve teftişi bilinçli şekilde zorlaştırarak "ölümü gösterecekleri", Selim E.’nin ise hastaneleri "hastalığa razı edeceği", yani kişisel menfaat karşılığında denetimleri sorunsuz şekilde sonuçlandıracağı öne sürüldü. Görevde olmayan iki hastaneye "yanlışlıkla" denetim İddianamede yer alan tespitlere göre, İş Başmüfettişi Erdoğan Ö., görev emirlerinde yer almayan ancak Selim E.’nin danışmanlığını yaptığı Özel Antalya Meydan Tıp Merkezi ile Özel Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gitti. Şüpheli müfettişin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nı arayarak bu iki hastaneye "yanlışlıkla" girdiklerini ve teftişe başladıklarını bildirdiği, ardından bu hastanelerin de resmi olarak görev kapsamına alındığı iddianamede yer aldı. "45-50 milyon TL ceza" baskısı iddiası İddianameye göre müfettişler, denetim yaptıkları hastanelerde resmi tutanak düzenlemeden, sözlü beyanlarla işverenleri baskı altına aldı, hastane yöneticilerine, eksikliklerin giderilmemesi halinde 45-50 milyon TL’ye varan idari para cezaları, SGK teşviklerinin iptali ve faaliyet durdurma riski bulunduğunun söylendiği iddia edildi. "40-40-40" pazarlığı Müfettişler adına hastane sahipleriyle pazarlık yapan Selim E., "40-40-40 olmak üzere toplamda 120 bin istiyorlar. 40 bin müfettişin biri, 40 bin müfettişin biri ve 40 bin de komisyon için" ifadelerini kullandı. Hastane sahiplerinin şikâyeti üzerine Antalya İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından teknik ve fiziki takip başlatıldı. 3 Temmuz 2025’te Selim E.’nin gittiği Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gizli kamera yerleştirildi. Aynı gün Selim E.’nin, hastane sahibinin odasında 90 bin euroyu poşet içerisinde teslim aldığı görüntülere yansıdı. Görüntülerde, işletme müdürü V.D.’nin, seri numaraları önceden alınmış parayı teslim ederken, "Şu 30 bin komisyon, şu 30 bin, her biri 30 bin Murat" dediği yer aldı. "Şüphelinin elindeki poşetten 90 bin euro çıktı" Paranın teslim edilmesinin ardından Selim E.’nin, aynı hastane içerisinde bulunan İş Başmüfettişi Murat Ayhan B.’yi arayarak, "Üstadım şimdi Hidayet Bey’in yanına geldim, emanetinizi aldım. Ben ofise doğru geçiyorum" dediği görüşme de iddianamede delil olarak yer aldı. Hastaneden ayrılan Selim E., aracına binmek üzereyken KOM ekipleri tarafından suçüstü yakalandı. Şüphelinin elindeki poşetten 90 bin euro çıktı. Selim E. ile İş Başmüfettişleri Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B., gözaltına alındıktan sonra 4 Temmuz 2025’te tutuklandı. Şüpheliler suçlamaları kabul etmedi İddianamede yer alan savunmalarda, sanıkların üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri görüldü. Eski SGK Antalya İl Müdürü Selim E., alınan paranın daha önceki danışmanlık alacağına karşılık olduğunu, rüşvet amacıyla alınmadığını savundu. İş Başmüfettişi Murat Ayhan B. ise, para talebiyle ilgisinin bulunmadığını, Selim E.’nin kendi adını kullanarak menfaat temin etmiş olabileceğini öne sürdü. İş Başmüfettişi Erdoğan Ö. de, söz konusu paradan bilgisinin olmadığını, adının bilgisi dışında kullanılmış olabileceğini ifade etti. Sanıklar, Antalya Ağır Ceza Mahkemesi’nde rüşvet almaya teşebbüs suçlamasıyla yargılanacak.
Başkan Güngör: "Manavgat, vergi tahsilatında Türkiye’ye örnek bir kent"
26 Ocak 2026 Pazartesi - 11:10 Başkan Güngör: "Manavgat, vergi tahsilatında Türkiye’ye örnek bir kent" MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, KURGAN ve Dijital Uygulamalar ile vergi denetimlerinde yeni dönem başlıklı toplantıda yaptığı konuşmada Manavgat’ın tahsilat gücü yüksek, Türkiye genelinde 52 ilden daha fazla vergi ödeyen örnek bir ilçe konumunda olduğunu söyledi. Antalya Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ile Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) iş birliğinde, Otogar Toplantı Salonu’nda "Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN) ve Dijital Uygulamalar ile Vergi Denetimlerinde Yeni Dönem" başlıklı bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, vergi denetimlerinde dijitalleşmeyle başlayan yeni dönemin uygulama detaylarını ve iş dünyasına yansımalarını ele almak üzere bir araya geldiklerini belirtti. Güngör, Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN) ile denetimlerin daha etkin yürütüldüğünü, kayıt dışılıkla mücadelenin güçlendiğini ve mükellefler açısından daha öngörülebilir ve şeffaf bir denetim sürecinin oluşturulduğunu söyledi. Manavgat’ın vergi tahsilatındaki yükselişi dikkat çekiyor Manavgat’ın tahsilat performansı ve kayıtlı mükellef yapısıyla istikrarlı bir tablo ortaya koyduğunu ifade eden Güngör, ilçede 2023 yılında 8 milyar 64 milyon TL, 2024 yılında 14 milyar 211 milyon TL, 2025 yılında ise 22 milyar 38 milyon TL vergi tahsilatı gerçekleştirildiğini açıkladı. Bu verilerin, Manavgat’ın vergisini düzenli ödeyen, tahsilat gücü yüksek, ticari disiplini gelişmiş ve ekonomik sorumluluk bilinci güçlü bir ilçe olduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi. Manavgat’ın ekonomik gücü ve yeni nesil vergi denetimi anlatıldı İş dünyasının mali yükümlülüklere gösterdiği hassasiyetin kayıtlı ekonomiyi güçlendirdiğini vurgulayan Güngör, bu yapının Manavgat’ı kamu maliyesi açısından örnek bir konuma taşıdığını, aynı zamanda yatırımcılar için güven veren ve istikrarlı bir iş ortamı sunduğunu kaydetti. Başkan Güngör, söz konusu tahsilat rakamlarının Manavgat’ı Türkiye genelinde 52 ilden daha fazla vergi ödeyen, ekonomik açıdan güçlü ve üst sıralarda yer alan bir ilçe konumunda olduğunu açıkça ortaya koyduğunu sözlerine ekledi. Antalya Vergi Denetim Kurulu Başkanı Emre Gök ile Vergi Denetim Kurulu Başkan Yardımcısı Çağrı Türkyılmaz’ın konuşmacı olarak katıldığı toplantıda, KURGAN ve dijital uygulamalar kapsamında vergi denetimlerinde başlayan yeni döneme ilişkin sunumlar yapıldı. Katılımcılara sistemin işleyişi ve denetim süreçleri hakkında bilgi verildi. Toplantı sonunda katılımcıların soruları da yanıtlandı.
Sami Uğurlu: "Çalışmamız gereken çok şey var"
25 Ocak 2026 Pazar - 21:05 Sami Uğurlu: "Çalışmamız gereken çok şey var" Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, çalışmaları gereken çok şeyin olduğunu söyledi. Trendyol Süper Lig’in 19. haftasında Antalyaspor, sahasında karşılaştığı Gençlerbirliği’ni 2-1 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, rakipleriyle oynanan her maçın kendileri için önemli olduğunun altını çizerek, "Kasımpaşa maçında alınan 1 puanın ne kadar değerli olduğunu aslında bu maç belirleyecekti. Çünkü direkt rakiplerimizle oynuyoruz. Deplasmanda oynadığımız maç sonrası yaptığımız açıklamada iyi başladığımızı söylemiştik. Bizim için alınan 1 puan çok değerliydi. Orada kaybetmiş olsaydık moral ve motivasyon olarak belki istediğimiz seviyeye çıkamayabilirdik" dedi. "Mücadele olarak ayakta kalan takımın kazanacağı bir maç oldu" Gençlerbirliği maçında oyundan çok mücadelenin ön planda olduğunu söyleyen Uğurlu, "O yüzden hem oyuncu değişikliklerini hem çıkardığımız 11’i çok iyi seçmek zorundaydık. Çünkü o değişiklikler bize maçı alacak motivasyonu verecekti. Oyun başlangıcında çok talihsiz bir gol yedik aslında, biraz da şans golü. Rakip de aynı şekilde pozisyon buldu sonrasında. Biz de pozisyonlar bulduk. Aslında biraz daha gel-gitli bir oyun oldu. Mücadele olarak ayakta kalan takımın kazanacağı bir maç haline geldi. Çok mücadele ettiler, oyuncu gurubu çok istekli, hem kendilerine hem arkadaşlarına inanıyorlar" ifadelerini kullandı. "Daha yolumuz var" Takımın fizik olarak iyiye gittiğini ancak oyunu yukarıya taşımaları gerektiğini belirten Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, "Taraftar gücünü arkamıza aldığımız zaman bu takım çok fazla mücadele edecek. Oyun anlamında çok eksiğimiz var. Bunu yukarı çıkarmamız gerekiyor. Fizik olarak da bu kadar kızsa sürede bu mücadeleye çıkabilmek çok kolay değil. Bu biraz özveri istiyor. Tabii bu özveriyi gösteren oyuncuların kazandığı bu maç, öz güven olarak da bize çok iyi şekilde dönecek. Çünkü uzun süredir içeride maç kaz anmayan, ilk yarı toplam 4 puan kazanan bir takım var. Buradan dönmek çok kolay değil. Özellikle geri düştükten sonra maçı çevirmek ciddi şekilde efor ve inanç istiyor. Bu inanç ve öz güven onlarda var. İstiyorlar, istediklerini gösteriyorlar da. Onların hepsini tek tek tebrik ediyorum. Ama yine söylüyorum geliştirmemiz gereken, çalışmamız gereken çok şey var. Bir defa oyunu çok yukarıya taşımamız gerekiyor. Çok daha sakin oynamamız gerekiyor. Rakip kaleye çok daha fazla inmemiz gerekiyor. Bu mücadele gücüyle oyunu birleştirdiğimizde daha farklı bir Antalyaspor izleyecek. Daha yolumuz var. Bu bir galibiyet bizim için çok değerli, çok önemli ve öz güven sağlayacak bir galibiyet. Tüm oyuncularımı tebrik ediyorum" dedi. "Her şey bir plan doğrultusunda" Zaman zaman oyuncuları farklı noktalarda oynatabildiğini söyleyen Uğurlu, "Samet çok fazla oynayan 90 dakika süre alan bir oyuncu değil. Kaldı ki kendi mevkii de değil. Oradaki mesafeler çok uzadığında yun oynamak çok kolay değil. Orada 65 dakika çok özverili ve istekli oynadı. Gözlemlediğimiz oyuncuları farklı mevkilerde deneyebiliyoruz. Oradaki dinamizm ve yapmış olduğu baskı. Bizim için çok önemli. Orta sahayı ve savunmayı rahatlatacak bir baskı. Samet’te tüm gücüyle orada oynadı. Çok iyi işler yaptı. 2 asist yaptı. Oyundan çıkmasa iyi gittiği bir dönemde performans olarak aşağıya düşebilirdi. Orada onun enerjisinden faydalanmak istedik. Belki istediğimiz seviyede değil ama o seviyeye gelecek. Biz her oyuncumuza tek tek çok fazla güveniyoruz. Maçtan sonra bunları kolay ama rakibin gel-git oyunundan sonra düşeceğini az çok tahmin ediyorduk. Samuel Balet’in ikinci oyuna girmesi ve o enerjisi, rakibinde 60’dan sonra oyundan düşmesi ile çok etkili oldu. Bunlar tamamen ekibin ve bizim yapmış olduğu plan doğrultusunda" şeklinde konuştu. "Trabzon maçı içinde en az hata ile oynamamız gereken maçlardan biri" Önümüzdeki hafta oynanacak Trabzonspor maçının kendileri için daha zor geçeceğini vurgulayan Sami Uğurlu, "Bu sadece bizim açımızdan baktığımızda 3 puan. Benim için en önemli olan şey, iç sahada kazanamamak. Geriye dönebilmek, bu mücadele bu istek aslında 3 puandan fazlası. Trabzon maçı bundan daha zor geçecek. Ama bizim Trabzon maçında bundan daha iyi olmamız gerekiyor. Daha çok üzerine koymamız gerekiyor. Belki daha fazla mücadele edeceğimiz bir maç olacak. Daha az hata yapmamız gereken bir maç olacak. Bu maçlar çok zor. İyi bir kadroya sahipler, ligin üçüncüsü, etkili oynuyorlar. Etkili oyuncuları var. O zaman kendi performansının da üzerine çıkman gerekiyor. Umarım oyuncularda kendi performanslarının üzerine çıkıp orada gereken mücadeleyi vereceğiz. Bunu daha öncede söyledim. Bizim takımlarımız mücadele etmek, yüksek tempoda hareketli oynamak zorunda. İşte o zamanda oynamasını beklediğin oyuncular oynamıyor, ama farklı oyuncularda oynayabiliyor. Bu biraz dediğim gibi efor, enerji, istek ve coşkuyla oyunu birleştirdiğinde farklı olacak. Trabzon maçı içinde en az hata ile oynamamız gereken maçlardan bir tanesi. Oradan alacağımız galibiyet önümüzü çok daha fazla açacaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Takım çok daha iyiye gidiyor" Takımın başına geldiği zaman seviyesinin çok düşük olduğunu belirten Uğurlu, "Net olarak konuşayım. Ben her zaman açık konuşuyorum. Her yerde açık konuşurum. Geldiğimde takımın seviyesi inanılmaz derecede kötüydü. Yani kötü demiyorum. İnanılmaz derecede kötüydü. Biz devre arasında bir hazırlık maçı oynadık. Burada birçok oyuncuyu denedik. Yani oradaki boşluk, bu hocalarla alakalı değil ama. İzinler, devre arası yani toplamda bir 15-20 günlük neredeyse bir boşluk, bu oyuncu için büyük handikap. Bir de bizim puan durumumuzdaki bir takım için çok büyük handikap. Geldiğimizden bu yana üç hafta oldu. Takım çok daha iyiye gidiyor. Başladığımızdan çok da yukarıda olduğunu söyleyebilirim. Ben öyle görüyorum. Mücadele gücü çok daha yukarıda. Tabii bunun çok daha yukarıya çıkması gerekiyor" açıklamasında bulundu. "Başarı sürdürülebilir olduktan sonra gerçek başarı oluyor" Maçtan önce oyuncuların galibiyet için inançlı olduğunu söyleyen Sami Uğurlu, "Antrenmanda hepsi çok çalışıyor. Çok istekliydi maça gelirken. Herkesin söylediği ’Hiç merak etmeyin hocam kazanacağız’. Kazanacaklarından çok eminlerdi, çok istediler. Çünkü o inançla geldiler. Soyunma odası da dahil burada maça çıkarken devre arası o kadar inançlılardı. Aklının ucundan bile geçirmediler. Galip geldiğin zaman soyunma odası keyifli, güzel oluyor. O anlardan birini yaşadık. Gerçekten çok mutlulardı. O bir geri dönüş diyebiliriz. Başarı sürdürülebilir olduktan sonra gerçek başarı oluyor. İşte bunu sürdürmek lazım. Daha çok çalışmak lazım. Daha çok istemek lazım. Dediğim gibi galip geldiğiniz zaman soyunma odaları çok keyifli ve güzel oluyor" şeklinde konuştu.
Metin Diyadin: "Hak etmediğimiz bir mağlubiyet aldık"
25 Ocak 2026 Pazar - 20:42 Metin Diyadin: "Hak etmediğimiz bir mağlubiyet aldık" Gençlerbirliği Teknik Direktörü Metin Diyadin, Antalyaspor karşısında mağlubiyeti hak etmediklerini belirterek, "Maç boyunca daha net pozisyonlara giren taraf bizdik ancak basit hatalardan kalemizde goller gördük" dedi. Gençlerbirliği, Trendyol Süper Lig’in 19. haftasında deplasmanda karşılaştığı Antalyaspor’a 2-1 mağlup oldu. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Gençlerbirliği Teknik Direktörü Metin Diyadin, karşılaşmaya iyi başladıklarını ancak yedikleri basit gollerin maçın sonucunu tayin ettiğini söyledi. Mücadeleye planladıkları gibi başladıklarını ve öne geçtiklerini ifade eden Diyadin, "Oyuna istediğimiz gibi başladık ve golü bulduk. İkinci golü de karşı karşıya pozisyonda kaçırdık. Antalyaspor’un en önemli silahının defans arkasına yapılan koşular olduğunu biliyorduk. Ancak ikinci yarıda yemememiz gereken goller yedik. Özellikle iki golün de kenar ortalardan gelmesi ve ikincisinin kesinlikle yenmemesi gereken bir gol olması bizi üzdü" diye konuştu. "Mağlubiyeti hak etmedik" Maçın genelinde daha net fırsatlar yakalayan tarafın kendileri olduğunu dile getiren tecrübeli teknik adam, "İkinci yarıda bir iki tane çok net pozisyonumuz var. En az 2-3 tane de final paslarında değerlendiremediğimiz anlar oldu. Oyunun geneline baktığımda kesinlikle hak etmediğimiz bir mağlubiyet aldığımızı düşünüyorum. Çok fazla pozisyon vermedik ama final paslarındaki tercihlerimiz sonucu etkiledi" ifadelerini kullandı. "Topa sahip olma alışkanlığımızı kazanmamız lazım" Ligin ikinci yarısının daha zorlu geçeceğine dikkat çeken Metin Diyadin, takımın oyun anlayışındaki gelişime de değinerek şunları söyledi: "Takımın genelinde bekleyip geçişleri hızlı yapma yönünde bir alışkanlık var. Bunu Trabzon ve Samsun maçlarında kırmıştık, bu doğru oyunu devam ettirmemiz gerekiyor. Bu tip maçlarda pozisyonları iyi değerlendirmek ve bu tarz basit golleri yememek gerekiyor. Ligin ikinci yarısı biraz daha duyguya dayalı oynanabiliyor. Topa sahip olma alışkanlığımızı tam anlamıyla kazanmamız lazım. Özellikle deplasmanlarda bu kimlik bizim için çok önemli olacak."
Trendyol Süper Lig: Antalyaspor: 2 - Gençlerbirliği: 1 (Maç sonucu)
25 Ocak 2026 Pazar - 19:11 Trendyol Süper Lig: Antalyaspor: 2 - Gençlerbirliği: 1 (Maç sonucu) Trendyol Süper Lig’in 19. haftasında Antalyaspor, sahasında karşılaştığı Gençlerbirliği’ni 2-1 mağlup etti. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 47. dakikada Hüseyin’in hatalı pasını iyi değerlendiren Koita, ceza sahası yayı solundaki Niang’a pasını aktardı. Topu kontrol eden Niang’ın sağ ayağıyla yaptığı vuruşta meşin yuvarlak direğin yanından az farkla dışarı gitti. 63. dakikada orta alanda topla buluşan Ballet’in sol kanattaki Samet’e aktardığı pas sonrası yapılan ortada, arka direkte iyi yükselen Van de Streek kafa vuruşuyla meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 1-2 74. dakikada Van de Streek’in pasıyla ceza sahası yayının solunda topla buluşan Ballet’in sol ayağıyla vuruşunda meşin yuvarlak üst direkten oyun alanına döndü. Stat: Corendon Airlines Park Antalya Hakemler: Reşat Onur Coşkunses, Murat Şener, Mert Bulut Antalyaspor: Cuesta, Bünyamin Balcı (Giannetti dk. 65),Veysel Sarı, Hüseyin Türkmen, Paal, Soner Dikmen, Safuri, Samet Karakoç (Doğukan Sinik dk. 64), Saric (Ceesay dk. 76) Storm (Ballet dk. 46) , Van de Streek (Bahadır Öztürk dk. 90+3) Yedekler: Abdullah Yiğiter, Cikiya, Hasan Yakup İlcin, Ensar Buğra Tivsiz, Boli Teknik Direktör: Sami Uğurlu Gençlerbirliği: Velho, Pereira, Goutas, Zuzek (Abdurrahim Dursun dk. 76), Kelven, Dele-Bashiru (Samed Onur dk. 87), Oğulcan Ulgun, Niang, Metehan Mimaroğlu (Dilhan Demir dk. 87), Tongya (Varesanovic dk. 78), Koita Yedekler: Erhan Erentürk, Hanousek, Arda Çağan Çelik, Martor, Ensar Kemaloğlu, Fıratcan Üzüm Teknik Direktör: Metin Diyadin Goller: Saric (dk. 26), Van de Streek (dk. 63) (Antalyaspor), Koita (dk. 13) (Gençlerbirliği) Sarı kartlar: Soner Dikmen, Van de Streek (Antalyaspor), Niang, Pereira, Abdurrahim Dursun (Gençlerbirliği)
Trendyol Süper Lig: Antalyaspor: 1 - Gençlerbirliği: 1 (İlk yarı)
25 Ocak 2026 Pazar - 17:58 Trendyol Süper Lig: Antalyaspor: 1 - Gençlerbirliği: 1 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig’in 19. haftasında Antalyaspor, sahasında Gençlerbirliği’ni ağırlıyor. Karşılaşmanın ilk yarısı 1-1’lik eşitlikle sonuçlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 1. dakikada Metehan Mirmaoğlu’nun ara pasıyla ceza sahası içerisinde kaleciyle karşı karşıya kalan Niang, yerde kaldı. Karşılaşmanın hakemi beyaz noktayı gösterdi. VAR’a davet edilen hakem Reşat Onur Coşkunses, penaltı kararını iptal edip, Niang’a kendisini aldatmaya yönelik hareketten sarı kart gösterdi. 10. dakikada ceza sahası sağ çaprazından içeriye giren Saric’in yerden şutunda top kalecide kaldı. 13. dakikada Tongya’nın ceza sahası sol çaprazdan vuruşunda top Koita’nın ayağına çarparak kalecinin üstünden ağlarla buluştu. 0-1 26. dakikada sol kanattan Samet Karakoç’un ortasında ceza sahası içinde Saric’in kafa vuruşunda meşin yuvarlak filelere gitti. 1-1 34. dakikada sağ kanatta Oğulcan Ülgün’ün, yerden ceza sahası dışına pasında Koita’nın gelişine şutunda top defansa da çarparak kale direğine yakın noktadan kornere gitti. Stat: Corendon Airlines Park Antalya Hakemler: Reşat Onur Coşkunses, Murat Şener, Mert Bulut Antalyaspor: Cuesta, Bünyamin Balcı, Veysel Sarı, Hüseyin Türkmen, Paal, Soner Dikmen, Safuri, Samet Karakoç, Saric, Storm, Van de Streek Yedekler: Abdullah Yiğiter, Bahadır Öztürk, Ballet, Cikiya, Hasan Yakup İlcin, Ceesay, Ensar Buğra Tivsiz, Giannetti, Doğukan Sinik, Boli Teknik Direktör: Sami Uğurlu Gençlerbirliği: Velho, Pereira, Goutas, Zuzek, Kelven, Dele-Bashiru, Oğulcan Ulgun, Niang, Metehan Mimaroğlu, Tongya, Koita Yedekler: Erhan Erentürk, Samed Onur, Dilhan Demir, Hanousek, Arda Çağan Çelik, Martor, Varesanovic, Ensar Kemaloğlu, Abdurrahim Dursun, Fıratcan Üzüm Teknik Direktör: Metin Diyadin Goller: Saric (dk. 26) (Antalyaspor), Koita (dk. 13) (Gençlerbirliği) Sarı kartlar: Niang, Pereira (Gençlerbirliği)