Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
Antalya’da 130 bin çiçekle renkli rekabet
10 Mayıs 2026 Pazar - 10:28:10
Antalya’da Muratpaşa Belediyesi’nin bu yıl ikincisini düzenlediği Çiçek Desenleri Günleri’nde, 9 liseden öğrenciler 130 bin dal çiçek kullanarak en güzel deseni oluşturmak için yarıştı. 30 bin lira değerindeki birincilik ödülü ise güneş içerisine konumlandırılmış akrep figürüyle Antalya Anadolu Lisesi’nin oldu. Etkinlik, Antalya’nın Akdeniz’e uzandığı en uç noktalardan biri olan Ziya Gökalp Kent Parkı’nda düzenlendi. 9 liseden öğrencilerin en iyi çiçek desenini oluşturmak için yarıştığı etkinlikte, bu yıl belediyenin üretim tesislerinde özel olarak yetiştirilen 130 bin dal çiçek kullanıldı. Tagetes, karanfil, osteospermum, zinnia ve petunyaların oluşturduğu renk cümbüşü parkı adeta açık hava sanat galerisine dönüştürdü. 9 liseden kıyasıya rekabet Organizasyona bu yıl Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Güzel Sanatlar Lisesi, Metin-Nuran Çakallıklı Anadolu Lisesi, Akant Koleji, Bahçeşehir Koleji, Özel Renk Okulları Anadolu Lisesi, Antalya Barosu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Vizyoner Koleji, Antalya Anadolu Lisesi ve ODTÜ Gençlik Parkı öğrencileri, görsel sanatlar öğretmenleri eşliğinde katıldı. Öğrenciler iki gün boyunca birincilik elde edebilmek için kıyasıya mücadele etti. İlk etapta, önceden belirledikleri desen krokilerinin yer aldığı ahşap zemin üzerine toprak sererek çalışmalarının altyapısını oluşturdular. Çiçekleri kesme ve ayıklama işlemlerinden geçiren yarışmacılar, desen sınırlarını toprakla belirginleştirerek uygun renklerdeki çiçekleri sabitleyip çalışmalarını tamamladı. Belediye Başkanı Ümit Uysal, okulların çiçek desenlerini tek tek inceleyerek öğrencilerden çalışmalar hakkında bilgi aldı. Dereceye giren okullar belli oldu Çalışmaların tamamlanmasının ardından, 5 kişiden oluşan jürinin değerlendirmesi sonucunda güneş içerisine konumlandırılmış akrep figürüyle Antalya Anadolu Lisesi birinci oldu. Kuyruklu at figürüyle Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Güzel Sanatlar Lisesi ikinci olurken, Metin-Nuran Çakallıklı Anadolu Lisesi üçüncü sırayı aldı. Dereceye giren okullara ödüllerini Belediye Başkanı Ümit Uysal takdim etti. Başkan Uysal:" Şehrimizin güzelliklerini dünyayla buluşturmak istiyoruz" Ödül töreninde konuşan Başkan Uysal, Çiçek Desenleri Günleri’nin düzenlenme amacını, "Burada asıl yapmak istediğimiz şey, şehrimizin güzelliklerini doğanın harika ürünleri olan çiçeklerle birleştirerek, şehrimizin üretim kapasitesinin de altını çizip bunu dünyayla buluşturmak" sözleriyle açıkladı. Gençlerin aylardır bu etkinliğe hazırlandığını belirten Uysal, "Çocuklarımızı estetiğe, sanata, üretime, birlikte kolektif iş yapmaya ve takım ruhuna özendirmek için harika bir çalışma oldu" dedi. Antalya Anadolu Lisesi öğrencilerinden Asya Bengü Sağlam, hazırladıkları çiçek deseni hakkında şunları söyledi: "Antalya’mızın mitolojik tarihinde yer alan Pamfilya ve Likya krallıklarının sembolü olarak gösterilen akrebi temsil etmek istedik. Akrep, yenilgiye karşı koymayı ve rekabeti simgeliyor. Aynı zamanda Antalyaspor’un da sembolü. Çalışmamızda Antalya’nın denizine ve güneşine de yer verdik. Muratpaşa Belediyesi’nin bize bu fırsatı sunması çok değerli. Burada arkadaşlarımızla sosyalleştik, eğlendik ve çok güzel bir deneyim yaşadık." Çiçek Desenleri Günleri, ödül töreninin ardından Ersan Tay konseriyle sona erdi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 10:00
Antalyalı anne ömrünü Down sendromlu oğluna adadı: "O sağ olsun bana yeter"
Antalya’da yaşayan Esin Çam, 4 ay sonra 18 yaşına girecek Down sendromlu oğlu Emirhan Çam’ın elini 18 yıldır hiç bırakmadı. Oğluyla haftanın 5 günü etkinlikten etkinliğe koşan anne Çam, özel çocukların ailelerinin en büyük kaygısını dile getirerek, "18 yıldır hep çocuğumdayım ben. O sağ olsun bana yeter. En büyük hayalim Emir’in ayakta durması. Bütün özel çocukların ailesinin tek düşüncesi eminim ki bizden sonra ne olacak, onu düşünüyoruz. Biz ölürsek çocuklarımız ne olacak, bizim çocuklarımıza biz öldükten sonra sahip çıkılsın" dedi. Antalya’da yaşayan 47 yaşındaki Esin Çam’ın hayatı, yaklaşık 18 yıl önce dünyaya gelen oğlu Emirhan Çam ile bambaşka bir yöne döndü. Ağustos ayında 18 yaşına girecek Down sendromlu Emirhan için 18 yıldır hayatını oğlunun eğitimine, sağlığına ve sosyal yaşama katılmasına göre şekillendiren anne Çam, hem kendi mücadelesini hem de özel çocuk sahibi ailelerin ortak kaygısını anlattı. Oğlunu evden koparmadan, sosyal yaşamın içinde tutmak için haftanın 5 günü etkinliklere götüren Çam, "Her günümüzü dolu dolu yaşıyoruz" diyerek, özel çocuk sahibi ailelere de çocuklarının arkasında durmaları çağrısında bulundu. "10 ay kendimi eve kapattım" Oğlu Emirhan’ın doğumundan sonra Down sendromlu olduğunu öğrendiğini belirten Esin Çam, tanı sürecinin kendileri için zorlu başladığını anlattı. Emirhan’ın doğumdan sonra 3 gün kendisine verilmediğini ifade eden Çam, o süreçte bir şeylerin farklı olduğunu hissettiğini söyledi. Çam, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: "Emirhan yaklaşık 18 yıl önce doğdu. Down sendromlu olduğunu bilmiyorduk. Emirhan doğduktan sonra 3 gün bebeği yanıma vermediler. Vermedikleri ve ikinci doğumum olduğu için aksi bir şey olduğunu düşündüm. Daha sonra çocuk doktorumuz Down sendromlu olduğunu söyledi. Tabii ki bu süreç bizim için çok uzun bir süreç oldu. 10 ay kadar kendimi eve kapattım. Ne yapmam gerekli diye düşündüm. 10 ay sonra kendime, ‘Kendini bir silkele, kendine gel, bu çocuk senin çocuğun’ dedim. Ondan sonra hastane süreçlerimiz başladı." "Hayat çizgimizi Emirhan’a göre çizdik" Emirhan’ın kalbinde delik olduğunu, bu nedenle uzun süre hastane süreçleri yaşadıklarını kaydeden anne Çam, zamanla bütün yaşam düzenlerini oğluna göre kurduklarını söyledi. Emirhan’ın sağlık kontrolleri, özel eğitimi ve okul süreciyle birlikte aile olarak farklı bir hayat düzenine geçtiklerini belirten Çam, Bursa’dan Antalya’ya taşınma kararını da bu süreçte aldıklarını ifade etti. Çam, "Emirhan kalbi delik doğdu. Üfürme denildi, o kapatıldı. Sürekli hastanelerdeydim. Daha sonra Emirhan’a göre hayat çizgimizi çizdik. Hastaneler, okullar derken 18 yaşına girecek şu anda. Sürekli doktor kontrolleri altındaydık. Daha sonra eğitimine ağırlık verdim. Bursa’da doğdu zaten. Bursa’daki eğitimden sonra, ‘Biz burada nefes alamıyoruz, ortam değiştirelim’ dedik. Antalya’ya geldik. Antalya’da özel eğitimini verdik. Özel eğitime gidiyor, normal okuluna gidiyor. Yani hayatımızı ona göre yönlendirdik ve o şekilde de devam edecek" diye konuştu. "Onun bir gülümsemesi her şeyi değiştiriyor" Özel çocuk büyütmenin zorluklarına değinen Esin Çam, bu süreçte hem hastane yollarında hem de sosyal hayatta birçok güçlükle karşılaştıklarını dile getirdi. İnsanların bakışlarının ve davranışlarının zaman zaman kendilerini zorladığını anlatan Çam, tüm yorgunluğunu oğlunun bir gülümsemesiyle unuttuğunu söyledi. Anne Çam, "Zorluklarımız tabii ki oldu. Normal bir çocuğun büyümesiyle bizim çocuklarımızın büyümesi farklı. Bir ucun hep hastanede. Tabii ki insanların sana karşı davranışı farklı, senin onlara bakış açın değişiyor. Ama bilmiyorum, iyi ki de olmuş. Hayat mücadelemiz devam ediyor. 18 yıl zor bir süreçti. Önümüzde de ne olacağını bilmiyoruz. Ama sevgisi farklı, her şey farklı. Göğüs geriyorsun, yorgunluğunu atıyorsun. Onun sana bir gülümsemesi, ‘anne’ demesi her şeyi daha farklı yapıyor" ifadelerini kullandı. İlk dönemlerde psikolojik destek aldığını da anlatan Çam, "Ben ilk 10 ay eve kapandığımda psikologla görüştüm. Bana, ‘Seni dışlayanlar olacak, yargılayacaklar, önce sen kendin dik duracaksın’ dedi. Ben de doktorumu dinledim. İnsanları eledim. İyisini kötüsünü ayırdım. Çocuklarımıza karşı davranışlarına baktım" dedi. "18 yıldır çalışamıyorum, çocuğumun peşindeyim" Emirhan 6 aylıkken Antalya’ya geldiklerini belirten anne Esin Çam, bu süreçte hem zor insanlarla hem de merhametli, şefkatli kişilerle karşılaştıklarını söyledi. Çocuğu doğmadan önce tekstilde kesim dikim ustası olarak çalıştığını ifade eden Çam, Emirhan’ın doğumundan sonra iş hayatına devam edemediğini dile getirdi. Çam, "Normalde çalışıyordum. Kesim dikim ustasıyım, tekstilciyim. Çocuğum doğana kadar çalışıyordum. Hamilelik döneminde de çalıştım. Emekliliğime az bir süreç kaldı ama 18 yıldır çalışamıyorum. Neden? Çocuğumun peşindeyim. Kimseye güvenemiyorum. Bir şey olsa sana anlatır mı, anlatamaz mı? Bu sorunları yaşadığımız için zorluklarımız tabii ki çok oldu. Ama Allah güç kuvvet verdi. Bütün özel çocuklarımızın aileleri bunu yaşamıştır eminim. Her zorluğun bir kolaylığı oluyor" diye konuştu. "Okula bir gün bensiz gitmedi" Oğlunun peşinden 18 yıldır hiç ayrılmadığını söyleyen Esin Çam, Emirhan’ın okula bir gün bile yalnız gitmediğine dikkat çekti. Yağmurlu havalarda okul önünde şemsiyeyle beklediğini anlatan Çam, yaşadıkları zorluklara rağmen oğlunu sosyal hayatın içinde tutmak için büyük çaba gösterdiğini söyledi. Anne Çam, "18 yıldır peşinden hiç ayrılmadım. Okula bir gün bensiz gitmedi. Yağmurlu havada, şemsiyenin altında beklediğimi de biliyorum. Çok zorluklar yaşadık, hala da yerine göre yaşıyoruz. Haftanın 5 günü evde hiç durdurmuyorum. Hep aktif haldeyim" dedi. Anne-oğulun haftalık programı dolu dolu Emirhan’ın haftalık programını da anlatan Esin Çam, oğlunun devlet lisesine, özel eğitime, Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı’ndaki etkinliklere ve Engelsiz Kafe’ye gittiğini söyledi. Çam, haftanın tek boş günü olan cuma günlerini de artık "anne-oğul balık günü" olarak planladıklarını ifade etti. Çam, "Pazartesi günleri normal devlet lisesine, iş okuluna gidiyoruz. Salı günü öğleden önce ZİÇEV’de folklorumuz var, öğleden sonra Engelsiz Kafe’deyiz. Çarşamba günü yine folklordeyiz. Perşembe günü öğleye kadar normal devlet lisesinde, öğleden sonra ZİÇEV’de dersimiz var. Bir cuma günü boşluğumuz kalıyor, onu da planladık. Olta takımı alıp her cuma denize balık tutmaya gideceğiz. Oyuncak balık seti almıştım, leğene su koyup onunla oynuyordu. Baktım ki ilgisini çekiyor, bu yaz da bunu uygulayalım dedim. Cuma günü Anne-oğul balık günümüz olacak" ifadelerini kullandı. Yaz tatillerinde de Emirhan’ı farklı ortamlara götürdüğünü söyleyen Çam, "Büyüklerini ziyarete götürüyorum, şehir dışına çıkarıyorum. Alternatif etkinlikler olursa duyduğumda götürüyorum. Dolu dolu yaşatmak istiyorum. Her günümüzü dolu dolu yaşıyoruz" dedi. "Özel çocuklarınızı eve kapatmayın" Özel çocuk sahibi ailelere seslenen Esin Çam, çocukların sosyal yaşamdan koparılmaması gerektiğini vurguladı. Evde uzun süre hareketsiz kalmanın ve tablet kullanımının çocukları olumsuz etkilediğini belirten Çam, çocukların mutlaka etkinliklere, eğitimlere ve sosyal ortamlara yönlendirilmesi gerektiğini söyledi. Çam, "Her anneye, babaya diyorum ki özel çocuklarınızla dolu dolu zaman geçirin ve onların da bir işe yaradığını hissettirin. Haftanın 5 günü evde durdurmamaya çalışıyorum. Çünkü evde durduğu zaman tablet ağırlıklı oluyor. Tablet de Down sendromlular için tehlikeli, çünkü oturdukça iç organlarında rahatsızlık oluşuyor" diye konuştu. "Anne bak ben bunu yaptım dediğinde çok mutlu oluyorum" Emirhan’ın okulda el sanatları alanında eğitim aldığını belirten Esin Çam, oğlunun bileklik ve boncuk dizdiğini, taş döşeme çalışmaları yaptığını anlattı. Emirhan’ın kendi emeğiyle bir şeyler ortaya koymasının kendisi için büyük bir gurur olduğunu söyleyen Çam, oğlunun çabasının kendisine güç verdiğini ifade etti. Çam, "Lisemizde el sanatları, aşçılık ve tarım alanları var. Emirhan el sanatlarına uygun olduğu için bileklik, boncuk diziyorlar, taş döşeme yapıyorlar. Bu benim için çok büyük, çok gurur verici bir şey. Yoktan var etmek gibi diyebilirim. O yüzden her anne çocuğunun arkasında duracak. Çocuklarımızı kapatmamak lazım. Ne kadar mücadele edersek bize o kadar geri dönüyor. ‘Benim çocuğum böyle, ne yapabilirim, eve kapatayım’ dememek lazım. 18 senedir ben hep dışarıdayım, hep etkinliklerdeyim. Folklor, basketbol ne bulursam götürmeye çalışıyorum" diye konuştu. "En büyük hayalim Emir’in ayakta durması" Özel çocuk sahibi ailelerin ortak kaygısını da dile getiren Esin Çam, en büyük hayalinin Emirhan’ın kendi ayakları üzerinde durabilmesi olduğunu söyledi. Oğlunun verdiği mücadelenin kendisini daha çok mücadele etmeye ittiğini belirten Çam, özel çocukların ailelerinden sonra da korunup desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Çam, sözlerini şöyle tamamladı: "18 yıldır hep çocuğumdayım ben. O sağ olsun bana yeter. En büyük hayalim Emir’in ayakta durması. Oğlum el sanatlarına gidiyor. Okuldan çıktığı zaman, ‘Anne bak ben bunu yaptım’ dediğinde çok mutlu oluyorum. Biliyorum o da bir şeylerin çabasında, bir şeyler yapmak için mücadele veriyor. Benim oğlumun verdiği mücadelenin yanında ben daha çok mücadele veriyorum. Yeter ki ayakta dursun, kendini ifade etsin. Bütün özel çocukların ailesinin tek düşüncesi eminim ki bizden sonra ne olacak? Onu düşünüyoruz. Biz ölürsek çocuklarımız ne olacak, bizim çocuklarımıza biz öldükten sonra sahip çıkılsın."
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:54
Yaya geçidinde devrilerek sürüklendi
Antalya’nın Manavgat ilçesinde yaya geçidinde devrilerek sürüklenen motosikletin sürücüsü kazadan 4 saat sonra hastaneye gidince olay yerini terk etmekten 46 bin TL ceza yazılırken, ehliyetine 2 yıl el konuldu. Kaza anı ise bir işyerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Manavgat ilçesi İbrahim Sözen Caddesi’nde Sarı Köprü istikametine seyir halindeki Mustafa T.’nin kullandığı 07 BMZ 990 motosiklet yaya geçidine yaklaştığında refüjdeki yayaların karşıya geçmek için yola çıkacağını düşünerek frene bastı. Frene basması ile birlikte motosikletin kontrolünü kaybeden sürücü motosikletle birlikte devrilerek sürüklendi. Kaza anı güvenlik kamerasında Bir süre yerde kalan motosiklet sürücüsünün yardımına çevredeki vatandaşlar yetişirken, yerden kaldırılan sürücü motosikletine binerek yoluna devam etti. Kaza anı ise bir işyerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde motosiklet sürücüsünün yerde sürüklenmesi ve vatandaşların yardımına koştuğu anlar yer aldı. 46 bin TL ceza yedi, ehliyetine el konuldu Öte yandan, motosiklet kazası yapan sürücü Mustafa T. kazadan 4 saat sonra Manavgat Devlet hastanesine giderek kaza yaptığını ve yaralandığını belirtti. Trafik ekipleri tarafından yaralamalı kazanın ardından olay yerini terk etmek suçundan 46 bin TL para cezası uygulanırken sürücü belgesine 2 yıl el konuldu
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:49
Sosyal medyayı sallayan ikili: Anne ve 7,5 aylık kızı izleyenlerin yüzünde tebessüm bırakıyor
Antalya’nın Gündoğmuş ilçesinde yaşayan Elif Özer ile 7,5 aylık kızı Gökçe’nin günlük yaşamlarından paylaşılan görüntüler, sosyal medyada milyonlarca kişi tarafından izlendi. Anne-kızın samimi anları izleyenlerin yüzünde tebessüm oluşturuyor. Gündoğmuş ilçesinde yaşayan Elif Özer Küçük (30) ile Hüseyin Küçük çiftinin 7,5 aylık kızları Gökçe’nin gezmeyi seven halleri sosyal medyada gündem oldu. Anne Özer’in, eşine kızını göstermek amacıyla çektiği görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşmasının ardından videolar kısa sürede viral oldu. Küçük Gökçe’nin sürekli dışarı çıkmak istemesiyle kızını sırtına alan anne, yeni yerler keşfetmek için sürekli geziyor. Anne-kızın doğal halleri sosyal medyada milyonlarca kişi tarafından izlenip beğeni alıyor. "Aynı pozisyonda kalmak istemeyen bir bebek" Kızının sürekli hareket halinde olmak istediğini belirten anne Elif Özer, "Aynı pozisyonda kalmak istemeyen bir bebek. Onu sürekli gezdirmek ve yeni şeyler keşfetmek zorundayız. Bu yüzden de köye geldik. Havanın güzel olduğu günlerde sabah, öğle ve akşam dışarıya çıkarıyorum. Hiçbir anı kaçırmıyoruz" dedi. "Annelik insana doğduğu andan yüklenen bir şey" Anneliğin tarif edilmesi zor bir duygu olduğunu ifade eden Özer, Annelik insana doğduğu andan yüklenen bir şey. Onun ihtiyaçlarını anlayıp karşılık vermek durumunda kalıyorsunuz. Bu durumdan çok mutluyum. Kızımla inşallah daha güzel yerlere geliriz. Onunla birlikte güzel bir hayat yaşamayı istiyorum" diye konuştu.
13 Ocak 2026 Salı - 12:21
Uzm. Dr. Şengül Can Duman: "İki doz KKK aşısı yüzde 97 koruma sağlar"
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Şengül Can Duman, kızamık vakalarındaki artışla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Son dönemde tamamen önlenebilir bir hastalık olan kızamık yeniden yükselişe geçti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNICEF’in 2025 verilerine göre, Avrupa Bölgesi’nde 2024 yılında 127 bini aşkın kızamık vakası bildirildi ve bu sayı son 25 yılın en yüksek seviyesi oldu. Türkiye’de de önceki yıllara kıyasla vaka sayılarının belirgin şekilde arttığı belirtiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Şengül Can Duman, kızamık vakalarındaki artışla ilgili değerlendirmelerde bulundu. 5 yaş altı çocuklar risk altında Kızamığın havayoluyla bulaşan viral bir hastalık olduğunu belirten Uzm. Dr. Şengül Can Duman, "Enfekte bir kişi, ortalama 18 kişiye virüsü yayabilir. Belirtiler yüksek ateş, öksürük, burun akıntısı, gözlerde kızarıklık ve karakteristik döküntüyle başlar. Ancak asıl tehlike komplikasyonlardadır. Zatürre, beyin iltihabı (ensefalit) ve nadir olsa da ölümcül sonuçlar doğurabilir. Özellikle 5 yaş altı çocuklar ve bağışıklığı baskılanmış bireyler risk altındadır. DSÖ’ye göre, küresel olarak kızamık hâlâ çocuk ölümlerinin önde gelen nedenlerinden biridir" dedi. "Aşısız çocuklar salgının ana kaynağı" Kızamığın Türkiye’de yıllardır uygulanan aşılama programıyla önemli ölçüde kontrol altına alındığını hatırlatan Duman, "İki doz kızamık-kızamıkçık-kabakulak (KKK) aşısı sayesinde vaka sayıları tek hanelere kadar düşmüştür. Ancak pandemi sonrası aşı kapsama oranlarında yaşanan düşüş ve aşı tereddüdünün yayılması tabloyu değiştirmiştir. Pandemi sırasında yayılan yanlış bilgiler bu eğilimi körüklemiştir. Mitler; örneğin aşıların otizm yaptığı iddiası yıllardır çürütülmüş olsa da sosyal medya üzerinden hızla yayılmıştır. Sağlık Bakanlığı verileri, birinci doz aşı oranlarının yüzde 95 civarında olduğunu gösterse de, bölgesel eşitsizlikler ve eksik dozlar nedeniyle toplum bağışıklığı zayıflamaktadır. Aşısız veya eksik aşılı çocuklar salgının ana kaynağıdır. Ayrıca göç hareketleri ve uluslararası seyahatler ithal vakaları artırmaktadır" şeklinde konuştu. "Aşı karşıtlığı toplumsal sonuçlar doğuruyor" Aşı karşıtlığının yalnızca bireyleri değil tüm toplumu etkilediğini belirten Duman, "Toplum bağışıklığı için yüzde 95’in üzerinde kapsama gerekir; bu eşik altına düşüldüğünde virüs savunmasız gruplara sıçrar. Hastalık geçiren çocuklar zatürre veya ensefalitle hastaneye yatmaktadır. Uzmanlar, aşıların güvenli ve etkili olduğunu binlerce çalışma ile kanıtlamaktadır. İki doz KKK aşısı yüzde 97 koruma sağlar" ifadelerini kullandı. "Gelecek nesillerin kızamıkla tanışmaması bizim elimizde" Aşıların insanlık tarihindeki en büyük sağlık başarılarından biri olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Şengül Can Duman, "Bu salgın, aşıların değerini bir kez daha hatırlatmaktadır. Kızamık gibi yok edilebilir bir hastalığın geri dönmesine izin vermek sadece bireysel bir tercih değil, topluma karşı bir sorumluluk ihmalidir. Ebeveynler, çocuklarının aşı takvimini gözden geçirerek; sağlık çalışanları doğru bilgiyle tereddütleri gidererek; toplum ise dayanışmayla bu zinciri güçlendirerek harekete geçmelidir. Aşılar güvenlidir, etkilidir ve milyonlarca hayat kurtarmıştır. Gelecek nesillerin kızamıkla tanışmaması ailelerin elindedir" dedi.
13 Ocak 2026 Salı - 12:07
Antalya’nın yüksek kesimlerinde karla mücadele çalışması
Antalya’nın yüksek kesimlerinde etkili olan kar yağışı hayatı olumsuz etkiliyor. Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri kar yağışının etkili olduğu bölgelerde yoğun çalışma yapıyor. Büyükşehir ekipleri, Akseki İlçesi Sülek Yayla Yolu’nda mahsur kalan 4 vatandaşı kurtarırken, ekipler, kar ve heyelan nedeniyle greyder ve iş makineleriyle karla mücadele çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Antalya’nın yüksek kesimleri karla kaplandı. Yoğun kar yağışı sonrası görsel olarak seyri doyumsuz manzaralar oluşurken, ulaşımda yer yer aksamalar yaşanıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri kırsal yollarda heyelanla ve karla mücadele ediyor. Akseki’de kurtarma çalışması Kar yağışının etkili olduğu Akseki ilçesinde ise yayla yolunda kar ve buzlanmadan dolayı mahsur kalan vatandaşlar kurtarıldı. İhbar üzerine yola çıkan Antalya Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı Akseki Ekipleri, Alacabel Mevkii Sülek Yayla yolunda kar ve buzlanmadan dolayı mahsur kalan 4 vatandaşa ulaştı. Büyükşehir Belediyesi ekipleri yol açma çalışması yaparak aracı bulunduğu yerden kurtardı. Yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle araçlarının mahsur kaldığı ve yardım istediklerini belirten vatandaşlar Antalya Büyükşehir Belediyesi ve kurtarma ekibine teşekkür etti. Alanya’da kar ve heyelanla mücadele Antalya Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı Alanya ekipleri, hafta sonu başlayan ve yüksek kesimlerde etkisini hala sürdüren zorlu hava şartlarında ulaşımın aksamaması için yoğun bir şekilde çalışıyor. Taşatan bölgesinde yoğun kar yağışı nedeniyle ulaşımda zorluklar yaşanırken, Büyükşehir ekipleri gece gündüz çalışarak yolu açık tutmak için çabalıyor. Alanya Beldibi, Gündoğmuş, Köprülü ve Çaltı grup yollarında heyelan nedeniyle yollara düşen kaya ve toprak ekipler tarafından yapılan çalışma ile kaldırıldı ve yol trafiğe açıldı. Elmalı’da karla mücadele çalışması Elmalı’nın kırsal mahallelerinde de kar yağışı etkili oluyor. Yer yer 30 santimetreyi bulan kar yağışı nedeniyle vatandaşların ulaşımda mağduriyet yaşamaması için Büyükşehir ekipleri aralıksız çalışıyor. Elmalı ilçe merkezine uzak ve kırsal bölgede yer alan Macun ve Hacıyusuflar Mahallelerinde etkili olan kar yağışı sonrası yapılan çalışmalarla yollar yeniden ulaşıma açıldı.
13 Ocak 2026 Salı - 11:41
Yaşlı kadının pazarda kaybettiği cüzdanı bulup evinde teslim ettiler
Antalya’da Teomanpaşa Kapalı Semt Pazarı’nda alışveriş yapan 75 yaşındaki yaşlı kadının kaybettiği cüzdan, Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerince bulunarak sahibine evinde teslim edildi. Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Kepez ilçesi Teomanpaşa Mahallesi’nde yaşayan 75 yaşındaki Fatma Gürocak’ın kaybolan cüzdanını bulup kendisine teslim ederek örnek bir davranış sergiledi. İçerisinde nüfus cüzdanı, otobüs kartı ve bir miktar para bulunan cüzdan, Teomanpaşa Mahallesi cuma pazarında görevli zabıta ekipleri tarafından bulunarak muhafaza altına alındı. Zabıta ekipleri, önce cüzdanın pazar esnafına ait olup olmadığını belirlemek amacıyla esnafla tek tek görüştü. Pazarcı esnafı arasında cüzdan sahibinin bulunmaması üzerine, alışverişe gelen bir semt sakinine ait olabileceği ihtimali üzerinde duruldu. Cüzdanın yakın çevrede oturan bir vatandaşa ait olabileceği düşünülerek Teomanpaşa Mahallesi muhtarıyla irtibata geçildi. Mahalle Muhtarı Hüseyin Demir’in desteğiyle Fatma Gürocak’ın oturduğu adres tespit edildi. Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Teomanpaşa Mahallesi’nde 2220 Sokak’ta oturan Fatma teyzenin kapısını çaldı. Ekipler, "Fatma teyzem, kaybettiğin cüzdanını getirdik" diyerek içerisinde nüfus cüzdanı, otobüs kartı ve bir miktar para bulunan cüzdanı sahibine teslim etti. Yaşlı kadın da zabıta görevlilerine sarılarak, "Sağ olun evlatlarım, Allah sizden razı olsun" dedi. Fatma Gürocak, alışveriş için pazara gittiğini, bir süre sonra cüzdanının olmadığını fark ettiğini söyledi.
13 Ocak 2026 Salı - 11:41
Fırtınalı havada denizde can pazarı
Antalya’da fırtınalı havada denize giren 15 yaşlarındaki iki kız çocuğu, dalgaların arasında zor anlar yaşadı. Kıyıya dönmekte zorlanan ve boğulma tehlikesi geçiren çocuklarının yardımına çevredeki vatandaşlar koştu. Muratpaşa ilçesi Meltem Mahallesi Konyaaltı Sahili’nde dün yaşanan olayda isimleri öğrenilemeyen 15 yaşlarında 2 genç kız şiddetli rüzgar ve dalgalı denizde akıntının etkisiyle sürüklenmeye başladığını gören vatandaşlar tarafından kurtarıldı. Kızların yardım çığlıklarını duyan sahildeki vatandaşlar tereddüt etmeden kendilerini denize atarak boğulma tehlikesi geçiren kızların yardımına koştu. Can simidi atılan kızlar, çevredeki gençler tarafından dalgaların arasından kurtarılarak sahile çıkartıldı. Havanın soğuk olması nedeniyle bir hayli üşüdükleri görülen 2 genç kız için 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım istendi. İhbar ile olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, yapılan ilk kontrollerinin ardından sağlık durumları iyi olduğu öğrenilen genç kızlar kontrol amacıyla hastaneye götürüldü.
13 Ocak 2026 Salı - 11:36
Yörük Çalıştayları’nın sekizincisi "Yörüklerde Çocuklar ve Aksaçlılar" temasıyla düzenlenecek
Antalya Muratpaşa Belediyesi, Yörük kültürünü bilimsel ve kültürel boyutlarıyla ele alan Yörük Çalıştayları’nın sekizincisini, 17 Ocak Cumartesi günü gerçekleştiriyor. Bu yıl "Yörüklerde Çocuklar ve Aksaçlılar" temasıyla düzenlenecek çalıştay, Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde yapılacak. Çalıştay, saat 10.00’da Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ın açılış konuşmasıyla başlayacak. Açılışın ardından ilk oturum, Pamukkale Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turgut Tok’un moderatörlüğünde gerçekleştirilecek. Aksaçlılardan sözlü kültüre Birinci oturum, Prof. Dr. Turgut Tok’un "Oğuz Kültür Dünyasında Aksaçlılar" başlıklı sunumuyla açılacak. Oturumda Pamukkale Üniversitesi’nden Dr. Orhan Baldane "Dil ve Kültür Taşıyıcısı Olarak Türk Dünyasında Aksaçlılar", Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Gerontoloji Bölümü Kurucu Başkanı Prof. Dr. İsmail Tufan ise "Göçebelik, Yörükler ve Yaşlılık" başlıklı sunumuyla yer alacak. Biyomühendis, belgeselci ve yazar Hüseyin Çağlar İnce "Aksaçlılardan Çocuğa: Yörük Masallarının Hafızası" konusunu ele alırken, oturum kapsamında "Köse - Bir Yörük Tesellisi" adlı kısa film de izleyiciyle buluşacak. Çocuk-Aksaçlı bağı masaya yatırılıyor Çalıştayın ikinci oturumu, Akdeniz Üniversitesi Yörük Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Dr. İbrahim Bakır başkanlığında gerçekleştirilecek. Dr. Bakır, "Yörüklerde Aksaçlı-Çocuk İlişkilerinin Mekân Bağlamında Değerlendirilmesi" başlıklı sunumuyla katkı sunacak. Aynı oturumda Mimar Dr. Mukaddes Çırak Yılmaz "Çocuk ve Aksaçlı Arasındaki Bağı Güçlendirici Mevcut Uygulamalar", Pamukkale Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi’nden Dr. Mehmet Tolga Bakırtaş "Kıl Çadırdan Gökyüzüne: Obanın Küçük Mirasçıları ve Sözlü Gelenek", Geleneksel Yörük Oyunları Derleyicisi Sedat Çolak ise "Geleneksel Yörük Oyunları" başlıklı sunumlarıyla yer alacak. Serbest kürsüsü ve sergiler Çalıştay, Akdeniz Üniversitesi Yörük Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Fatih Uslu başkanlığında yapılacak "Yörük Beyleri Serbest Kürsüsü" ile sona erecek. Etkinlik kapsamında ayrıca Rabia Tokat’ın "Toprağın Hafızası: Keçilerin İzinde" başlıklı seramik sergisi ile Mustafa Gümüş’ün Yörük kültürünü yansıtan fotoğraf sergisi, Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde sanatseverlerin beğenisine sunulacak.
13 Ocak 2026 Salı - 11:13
Zeytinyağı kalite yarışması için son gün 15 Ocak
Antalya’nın kadim zeytin kültürünü ve zeytinyağı kalitesini öne çıkarmak amacıyla düzenlenen ’1. Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması’na başvurular 15 Ocak günü sona eriyor. Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü, Antalya Ticaret Borsası, Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü ve BATEM iş birliğiyle düzenlenen yarışma, üreticiyi teşvik etmeyi, bilgi ve bilinç düzeyini artırmayı, hatalı uygulamaları azaltmayı ve yüksek kaliteli zeytinyağı üretimini desteklemeyi hedefliyor. Dereceye girenlere ekipman desteği Yarışmada yer alacak zeytinyağları, tat, koku, meyvemsi, acılık ve yakıcılık dengesini içeren duygusal analiz ile serbest yağ asidi, polifenol değerini içeren kimyasal analiz kriterlerine göre jüri tarafından değerlendirilecek. Değerlendirme sonucunda en yüksek puanı alan zeytinyağlarına, Altın, Gümüş ve Bronz Madalya Beratları verilecek. Yarışmada dereceye girenlere, zeytin silkme makinesi, zeytin sıkım tankları, budama makası, eldiven, testere, bordo bulamacı gibi ekipmanlar hediye edilecek. Yarışmaya katılmak isteyen üreticiler, 15 Ocak gününe kadar numunelerini Antalya Tarım ve Orman İlçe Müdürlükleri’ne ulaştırabilecek. Yarışmada dereceye girenlere ödülü Side Antik Kenti’nde takdim edilecek. Yarışma öncesinde zeytinin tarihi gelişiminden ekonomisine kadar pek çok konunun ele alınacağı geniş kapsamlı çalıştay düzenlenecek. "Antalya zeytinde parlayan merkez" Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, zeytinin binlerce yıldır Akdeniz kültürünün ayrılmaz parçası olduğunu belirtirken, Pamfilya döneminden bu yana Antalya’nın zeytin ve zeytinyağı üretiminde öne çıkan bir bölge olduğunu kaydetti. Bereketin, sağlığın ve ölümsüzlüğün simgesi olan zeytinin aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu söyleyen Çandır, "Antalya, iklimi, bereketli toprakları ve bilinçli üreticileriyle yeniden zeytinciliğin parlayan merkezlerinden biri haline geliyor. Hedefimiz üreticimizin daha kaliteli ürünü üretmesi, tüccarın da kaliteli ürünleri pazara sunmasını sağlamaktır" dedi. Hedef zeytinde kalite ve rekolte Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal, dünyada zeytin ağaç varlığının yüzde 90’ının Akdeniz kıyısındaki ülkelerde yer aldığını belirtirken, Türkiye’nin zeytin üretiminin yaklaşık 4 milyon ton olduğunu bunun 77 bin tonunu Antalya’nın ürettiğini kaydetti. Erkal, dünya zeytinyağı üretiminin yaklaşık yüzde 15’ini 475 bin ton ile Türkiye’nin karşıladığına dikkat çekerken, Antalya’nın üretiminin ise 7 bin ton civarında olduğunu söyledi. Yarışma ile Antalya’nın verimli ve kaliteli zeytin üretimini artırmayı hedeflediklerini belirten Erkal, "Yarışmayla hasattan sofraya kadar üreticilerimizin yaptığı hatalı uygulamaları azaltmak, bilgi paylaşımını artırmak ve kaliteyi sürdürülebilir hale getirmek istiyoruz. Antalya’daki tüm üreticilerimizin bu yarışmaya katılarak ürünlerini ulusal ve uluslararası standartlarda değerlendirme fırsatı bulacağına inanıyoruz" dedi. "Zeytinyağı Antalya’nın simgesi olsun" Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürü Candemir Zoroğlu, zeytin ve zeytinyağının kültürel bir miras olduğunu vurguladı. Zoroğlu, yarışma ile zeytinyağının markalaşmasında önemli adım atılacağını söylerken, "Antalya’yı ziyaret eden yerli ve yabancı misafirlerin, kentten ayrılırken yanlarında götürebilecekleri, Antalya’yı hatırlatan en özel değerlerden biri zeytinyağıdır. Amacımız, zeytinyağını gastronomi turizminin ve yerel kimliğin ayrılmaz bir parçası haline getirmek, bu doğal değeri kentin simgeleri arasına taşımaktır" dedi.
13 Ocak 2026 Salı - 10:41
Tesla ile çarpışan motosikletteki 2 kişi metrelerce savruldu
Antalya'da otomobil ile motosiklet çarpışması sonucu meydana gelen kazada, motosikletli ile yolcu ağır yaralandı. Kaza anı ise çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.
13 Ocak 2026 Salı - 10:13
Antalya’da bin 825 rakımlı Alacabel’de kar yağışı başladı
Antalya’yı Konya’ya bağlayan Akseki-Seydişehir karayolunda dün başlayan yağış, öğle saatlerinde etkisini kaybetmişti. Ancak bin 825 metre rakıma sahip Alacabel’de hava sıcaklığının 5 dereceye düşmesiyle birlikte hafif yağmur, dün saat 23.00 sıralarında yeniden kar yağışına dönüştü. Kar yağışının, Akseki ilçesine bağlı Yarpuz Mahallesi yakınlarındaki Battıçıktı mevkiinde başladığı ve yaklaşık 10 kilometrelik alanda etkili olduğu bildirildi. Yağışın başlamasıyla birlikte teyakkuzda bulunan Karayolları Alacabel ekipleri, iş makineleriyle kar küreme ve buzlanmaya karşı tuzlama çalışmalarına başladı. Yetkililer, yolun şu an için trafiğe açık olduğunu ve herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığını belirterek, sürücülerden dikkatli olmalarını istedi. Karayolunu kullanacak vatandaşların, olması muhtemel buzlanmaya karşı tedbirli olmaları ve yanlarında zincir bulundurmaları gerektiği vurgulandı.
13 Ocak 2026 Salı - 09:58
Alanya’da kaçakçılığa jandarmadan çifte operasyon
Antalya’nın Alanya ilçesinde jandarma ekiplerince düzenlenen iki ayrı operasyonda, kaçak elektronik sigara, elektronik sigara kiti ve güneş gözlüğü ele geçirildi. Antalya İl Jandarma Komutanlığınca yürütülen çalışmalar kapsamında, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla, kaçakçılıkla mücadeleye yönelik yürütülen çalışmalarda farklı adreslerde aramalar gerçekleştirildi. Bu kapsamda, C.T.S. isimli bir işletmede 10 adet kaçak elektronik sigara, 115 adet elektronik sigara kiti, S.G.İ. isimli şüpheli şahsın ikametinde ve aracında yapılan aramalarda ise 6 bin 250 adet kaçak güneş gözlüğü ele geçirildi. Olaylarla ilgili olarak adli tahkikat başlatıldığı bildirildi.
13 Ocak 2026 Salı - 02:24
Antalya’da gecekondu yangını: 1 ölü, 1 yaralı
Antalya’da gecekondunun giriş katında çıkan yangında 1 kişi hayatını kaybetti, üst kattaki ev sahibi ise dumandan etkilenerek hastaneye kaldırıldı. Yangın, saat 23.45 sıralarında Muratpaşa ilçesi Yeşildere Mahallesi 2864 Sokak üzerinde bulunan gecekondunun giriş katında çıktı. Edinilen bilgiye göre, evden dumanların yükseldiğini gören çevredekiler durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine adrese polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Belirtilen adrese gelen itfaiye ekipleri evin bir odasında kanepenin yandığını tespit edip söndürme işlemi gerçekleştirdi. Yangında, kanepede uzanır vaziyetteki bir kişinin hareketsiz bir şekilde olduğu görüldü. Sağlık ekipleri, üzerinden kimlik çıkmayan şahsın hayatını kaybettiğini belirledi. Yangın nedeniyle üst katta yaşayan ev sahibi Ali H’nin de (67) dumandan etkilenip ambulansla hastaneye götürüldüğü ve tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından, çevredekilerin beyanına göre belirtilen adreste kiracı olarak yaşadığı belirtilen 60’lı yaşlardaki şahsın cenazesi, kimlik tespiti ve otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 23:04
Bıçaklı saldırıya uğrayan Azerbaycan Muaythai Federasyonu Başkanı Musayev: "Tehlike halen devam ediyor, hayatım her an tehdit altında"
Antalya’nın Kemer ilçesinde spor salonu önünde bıçaklı saldırıya uğrayan Azerbaycan Muaythai Federasyonu Başkanı Araz Musayev, saldırının "kiralık gruplar" tarafından planlandığını ileri sürerek, "Tehlike halen devam ediyor, hayatım her an tehdit altında" dedi. Antalya Adliyesi 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasında tutuklu sanıklar Eynulla B., Fuad B. ve Rashad S. ile tutuksuz yargılanan sanıklar Vugar A., Azer H. ve Elshan A. hazır bulundu. Müşteki ve sanık avukatlarının da katıldığı duruşmada mahkeme heyeti, önceki beyanların devam ettiğini tutanağa geçirerek, 3 tutuklu sanığın tutukluluk hallerinin sürmesine, tutuksuz sanıkların adli kontrol şartının devamına hükmetti. Mahkeme, dosyadaki eksiklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Azerbaycan Muaythai Federasyonu Başkanı Araz Musayev, duruşma sonrası yaptığı açıklamada Türkiye’ye gelmeden önce yaptıkları şikayetlere dikkat çekerek, "9 kez Dünya, 4 kez Avrupa şampiyonuyum ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı tarafından birçok ödül ve fahri fermanla onurlandırıldım. Buna rağmen Muaythai Federasyonu milli takımının Dünya Şampiyonası için Türkiye’ye gelmesi sırasında daha Azerbaycan’dan yola çıkarken bana karşı büyük bir tehlikenin varlığını gördük ve bu konuda şikâyetçi olduk" dedi. "Adli kontroldeki kişiler tehdit etmeye devam ediyor" Musayev, saldırıdan sonra tehditlerin sürdüğünü iddia ederek, "Hayatım halen her an tehlike altındadır, baskılar ve tehditler devam etmektedir. Adli kontrolle serbest bırakılan 3 kişi, soruşturma altında olmalarına rağmen açık şekilde tehditler savuruyor, güvenlik kameralarına mesaj bırakıyor ve korkutmalarına devam ediyorlar. Buna rağmen biz spor yolundan ayrılmıyoruz. Bugün Muaythai Federasyonu Başkanı olarak işlenen bu ağır suçun en kısa zamanda aydınlatılmasını ve suçluların gerekli cezayı almasını bekliyor ve buna inanıyoruz. Türkiye adaletinin doğru kararı vereceğine güveniyoruz" ifadelerini kullandı. Araz Musayev’in vekilleri ise, Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davayı takip ettiklerini ve dosyanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını vurguladı. Avukat Sevinç Hasanoğlu, "Kendisinin soruşturma aşamasından itibaren vekili olarak dosyasını takip ediyoruz ve sonuna kadar takip edeceğimizi belirtmek istiyoruz. Sanıkların da en ağır cezayı almaları yönünde çalışmalarımızı sürdürmekteyiz" dedi. Musayev’in sevilen, sayılan ve vatanperver biri olduğuna dikkat çeken avukatı Mehmed Said Gümüşbaş ise şöyle konuştu: "Kendisi Azerbaycan da dahil olmak üzere çok sevilen ve sayılan bir kişidir. Ancak yaşadığı hadisedeki mağduriyeti açık açık şunu göstermektedir ki böylesine sevilen, sayılan ve vatanperver bir kişiliğin böyle durumlara maruz kalması bir çekilememezlik sebebi yahut bir intikam sebebi olabilir."
12 Ocak 2026 Pazartesi - 22:26
Alanyaspor, Fatih Karagümrük maçı hazırlıklarını tamamladı
Corendon Alanyaspor, Ziraat Türkiye Kupası 2. haftasında yarın Fatih Karagümrük ile oynayacağı maçın hazırlıklarını tamamladı. Teknik Direktör Joao Pereira yönetiminde kulüp tesislerinde gerçekleştirilen antrenman, ısınma çalışmalarıyla başladı. Ardından antrenman, pas ve koordinasyon çalışmalarıyla devam etti. Turuncu-yeşilli ekipte idman, maçın taktik organizasyonları üzerinde yapılan çalışmalarla sona erdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder