Yerel Haberler
Antalya
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:58 Huzurevi sakinlerine güvenli teknoloji eğitimi verildi Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Nexus Yazılım Geliştirme ve Proje Atölyesi öğrencileri, Yaşlılar Haftası ve yaklaşan bayram öncesinde Alanya Huzurevi’ne anlamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. Teknoloji ile toplumsal değerlerin bir araya getirildiği etkinlikte, huzurevi sakinlerine yönelik "Güvenli Teknoloji Eğitimi" verildi. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Nexus Yazılım Geliştirme ve Proje Atölyesi öğrencileri, Yaşlılar Haftası kapsamında Alanya Huzurevi sakinlerine "Güvenli Teknoloji Eğitimi" verdi. ALKÜ Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ALKUZEM) Müdürü Öğr. Gör. Dr. Mert Gülsoy danışmanlığında düzenlenen programa yaklaşık 20 mühendislik öğrencisi katıldı. Ziyaret kapsamında huzurevi yönetimiyle bir araya gelen Gülsoy, kurumun Programın devamında öğrenciler tarafından verilen eğitimlerde, teknolojinin günlük hayatı kolaylaştıran yönleri anlatıldı. Özellikle güvenli internet kullanımı, veri gizliliği ve şifre güvenliği gibi konular üzerinde durulurken, dijital ortamda karşılaşılabilecek risklere karşı alınması gereken önlemler detaylı şekilde aktarıldı. Dijital dolandırıcılığa karşı uyarı Son dönemde artış gösteren yapay zekâ destekli dolandırıcılık yöntemlerine de değinilen eğitimde, deepfake (yapay zeka ile gerçek gibi üretilmiş sahte video, görüntü, ses ve içerik) gibi teknolojilerle yapılan dolandırıcılıklara karşı dikkatli olunması gerektiği vurgulandı. Huzurevi sakinleri, anlatımları ilgiyle takip ederken merak ettikleri sorulara da yanıt buldu. Eğitim programının ardından öğrenciler ile huzurevi sakinleri arasında samimi sohbetler gerçekleştirildi. Ziyaret kapsamında yaşlılara kişisel bakım ve hijyen ürünlerinden oluşan hediyeler takdim edilerek bayram öncesi moral verildi. Gerçekleştirilen etkinlikle, üniversite öğrencilerinin sadece akademik değil, sosyal sorumluluk bilinciyle de hareket ettiği bir kez daha ortaya konuldu. Ziyaret, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:26 Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında üçüncü duruşma günü Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davada üçüncü duruşma günü başladı. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, önceki celselerde tutuklu ve tutuksuz yargılanan sanıkların savunmalarının alınmasının ardından, bugün de tutuksuz yargılanan sanıkların ifade işlemlerine devam ediliyor. Duruşmanın öğleden sonraki kısmında savcının mütalaa vereceği bekleniliyor. Bölge Adliye Mahkemesi toplantı salonunda görülen duruşmada, soruşturma kapsamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de aralarında bulunduğu 5’i tutuklu toplam 41 sanık yargılanıyor. İfade işlemleri üçüncü günde de sürüyor Davanın ilk gününde tutuklu sanıkların savunmaları alınırken, ikinci gün itibarıyla tutuksuz yargılanan sanıkların ifadelerine geçilmişti. Mahkeme heyeti, üçüncü duruşma gününde de tutuksuz sanıkların savunmalarını almaya devam ediyor. Sanıkların, haklarındaki suçlamalara ilişkin savunmalarının alındığı duruşmada, dosyada yer alan para transferleri, taşınmazlar, ruhsat ve iskan süreçleri ile çeşitli mali işlemlere ilişkin iddialar değerlendirilmeyi sürdürüyor. 41 sanık yargılanıyor Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıklar hakkında icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlamalarına yer veriliyor. Kapsamlı dosyada, belediyedeki bazı işlemler ve mali ilişkiler çerçevesinde, iskan ve ruhsat süreçlerinden seçim dönemine uzanan çeşitli iddialar da yer alıyor. Duruşma sürüyor Mahkeme heyetinin gün boyunca tutuksuz sanıkların savunmalarını almaya devam etmesi beklenirken, yargılamanın ilerleyen aşamalarında dosyadaki deliller ve tanık beyanlarının da ele alınacağı öğrenildi "Çorbada tuzun bulunsun" dedi zorlama olmadı 2024 Yılı yerel seçim propaganda çalışmaları kapsamında reklam firmasının yapmış olduğu işlere yönelik ödemeler için Muhittin Böcek’in oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve Serkan Temuçin aracılığıyla kendisinden fatura ödeme talebi bulunması eylemine ilişkin savunma yapan ve aylık 40 milyon TL aylık geliri olduğunu bildiren Tacir A.Y.: "Belli sektörlerde çeşitli iş kollarında iş yapıyoruz, bir kısmı ortaklıdır. Özellikle ortaklı olan şirketlerde icra kurulunda değilim. Özellikle bahsi geçen Finike dövizin kurucusuyum, 25 yıl önce icra kurulundan ayrıldım, 15 yıl önce yönetim kurulundan ayrıldım. Yaptığı işleri avukatlarıma devrettim, kendileri yapıyorlar. Dosyada adı geçenlerin çoğunu tanımam, adı geçenlerden Muhittin Böcek başkanı uzun yıllardır tanırım, oğlunu da lise çağlarından tanırım. Tanışıklığım vardır ama samimiyetim yok. Zeynep hanımın öz babasını gençlik yıllarından tanırım. Zeynep hanım ve Zuhal hanımı ilk kez burada gördüm. Bana isnat edilen suçların hiçbirini kabul etmiyorum. Burada yargılanıyorum, delil yok, şahit yok, yönetim kurulunda değilim, detaylara dair bilgim yok. Reklam firmasına yapılan ödeme, sadece seçimlerde yapılır, seçimlerde genelde HDP dışında tüm siyasi partilere yapabildiğim ölçüde destekte bulunurum. Seçim yardımıdır herhangi bir zorlama olmadı, ricada bulunuldu, ben de yardım ettim. Muhittin başkan aradı, "Çorbada tuzun bulunsun" dedi, bundan ibarettir Gökhan böceğin bizzat benden gelip yardım istediğini sanmıyorum, Muhittin başkan vasıtasıyla yardımda bulunmuşumdur ancak. Hiçbir zorlama yok, mağduriyetim ya da beklentim yoktur, her siyasiye yardım ederiz" dedi. Zeynep Kerimoğlu’na 80 milyon ödeme yapılmasına ilişkin eylem nedeniyle de savunma yan A.Y., "Finike dövizde yapılan işlemlerden benim haberim olmaz, Zeynep hanıma sorulsun benim hiçbir iletişimim olmamıştır, ortaklarım M.A. ve E.A. bilir. Ben büyük hissedarım, şirketin kurucusuyum" şeklinde konuştu. "Yıllık bilançomuz 1 milyar doların üzerindedir" Gökhan Böcek’in kurucusu olduğu döviz bürosunda gerçekleştirdiği işlemlere dair açıklamalarda bulunan A.Y., "Olaydan haberim yok, ne olduğunu bilmem. Gözaltından sonra araştırdım, bilgim yok., Benim bu olayda aracı olduğumu sanmıyorum. Avukatlarımı ararım, x kişiye yardımcı olun, beni mahcup etmeyin derim. Gökhan beyin beni aradığını sanmıyorum, ne işleri varsa beni tanıdıkları için döviz bürosuna gidip işlerini görebilirler. Bu süreçlerden önce de bu süreçte de büyükşehir belediyesinin işlerimde zorluk çıkardığı kanuna göre iş yaptıkları için doğrudur. B.Ç. ve M.Y.’yi tanımam, telefonları da yoktur, talimat verdiğim bilgisi doğru değildir. Finike dövizin yıllık bilançosu 1 milyar doların üzerindedir. S.E. ile gözaltında tanıştım, irtibatım yoktur. Türkiye’de Kapalıçarşı başta olmak üzere birçok kuyumcu ve döviz bürosunun altın işi yaptığı söylenir ama Finike Döviz çok kurumsal bir yerdir, altın işi yaptıklarını sanmıyorum. Bırakın kara parayı kayıt dışı bir işe tenezzül etmemiş bir kurumuz" ifadelerini kullandı. "Biz kullanılmışız" Tacir E.A. ise Finike Döviz’de gerçekleşen para transferleri eylemine yönelik şu ifadelere yer verdi: "Antalya’nın önde gelen firmalarındanız, işlem hacmimiz baya yüksektir. Bu olaydan anlaşılıyor ki, biz kullanılmışız. B.Ç. bizden döviz almak için Gökhan Böcek ile geldi, bizim hesabımızda işlem yapmak istediklerini söyledi. İmzaları aldık, paraları teslim ettik. Gökhan, M.Y.’nin Antalya’da iş yapacağını söyledi ve parayı verdik, gönderdik. M.Y.’yi ilk kez gördüğüm için daha sonra biz bu işlemi MASAK a bildirdik. Bu işlemin şüpheli olduğunu bilme şansımız yok, bu olaydan 15-20 gün sonra Gökhan Böcek eşinin döviz işlemi olacağını söyledi. Bankada o kadar müsaitliğimiz yoktu, 70 milyon TL‘lik işlemdi, döviz S.E.’nin iş yerine götürüldü, parayı Zeynep Kerimoğlu’nun hesabına ilettik. Bizim elemanlar ya da S.E.’nin elemanları göndermiş olabilir, hatırlamıyorum." "B.Ç., ‘parayı Gökhan’ın hesabına aktarın’ dedi" Yine döviz bürosu üzerinden Gökhan Böcek’in hesabına gönderilen transfere ilişkin savunmada bulunan E.A., "B.Ç.’nin Aralık ayında 55 milyon TL’lik işlemi vardı, bankadan geçeceklerini söylediler, tamam yardımcı oluruz dedik, imzalarını aldık, elden nakit aldım şeklinde yazdı. B.Ç. bir gün sonra gelemeyeceğim, parayı Gökhan’ın hesabına aktarın dedi, Gökhan’ın hesabına aktardık. Telefondan rica etti. 55 milyonluk işlemi ilk defa işlem yaptığımız için MASAK’a bildirdik. Bir gün sonraki olan işlemlerde yoktum, yurt dışındaydım" diye konuştu. Mustafa Gökhan Böcek’in kendisine getirmiş olduğu fiziki dövizin altın bozdurma pusulası düzenlenerek babası Muhittin Böcek’e gönderilmesine ilişkin talebi doğrultusunda gider pusulası düzenlediği eylemine ilişkin savunmasını sürdüren E.A., "İfade verirken başka unuttuğunuz olay var mı dediler, Muhitin Böcek olduğundan dolayı hatırladım. Çok zaman önceydi, U.K.Y.’ye yönlendirmiştim. Büyük ihtimal Gökhan Böcek geldi, Muhittin Böceğe ait olduğunu biliyorum, 700 bin TL gibi bir paraydı. Başka bir kuyumculuk firmasına yönlendirdim, işlemi tam olarak hatırlamıyorum. Altın bozdurma ya da döviz bozdurma işlemi olabilir, biz de bu yüzden altınla ilişkilendirilmiş olabiliriz" dedi. "Nasıl bir para kazanılsın ki bu para rüşvet parası olarak verilsin" Finike Döviz Bürosu yetkilisi tutuksuz yargılanan sanık M.A. ise para transferlerini belediye başkanının oğluna duydukları güven nedeniyle gerçekleştirdiklerini, akıllarına şüpheli bir durum gelmediğini belirterek, şöyle konuştu: "Tüm işlemler E.A. ve ben tarafından yapılmakta. Döviz bürosunda yetkiler bizdedir. İşlem hacmimiz çok yüksek değil aslında, 1 milyar dolar bir ciromuz oluyor. Kara para yada aksi durumlar için büromuzda bir kişiyi görevlendiririz, şüpheli işlemleri yapıldığında sistemimiz bize uyarı verir. Suçlamaları kabul etmiyorum. M.Y. ve B.Ç. isimli kişileri ilk kez gördük. Para banka üzerinden geldi. Bu paranın suç ya da rüşvet parası olduğunu bilmiyorduk. Şehrimizin belediye başkanının oğlu Gökhan Böcek, M.Y. ve B.Ç.’yi getirdi. M.Y., 80 milyon liralık döviz alımı istedi. Yatırım yapmak için Antalya’ya gelen bir iş adamı zannettik. Gökhan Böcek getirdiği için de güvendik. Biz bu işlemleri M.Y.’ye yaptık ve parasını teslim ettik. Halen bu paranın rüşvet parası olduğunu idrak edemiyorum, nasıl bir para kazanılsın ki bu para rüşvet parası olarak verilsin. Daha sonra Zeynep ve Gökhan geldiler. 70 milyon liralık bir döviz istediler. Bizim o gün hesabımızda 6-7 milyon lira vardı. S.E.’ye yönlendirdik. Bir iki gün içinde bu işlemi yapabileceklerini söylediler. Zeynep Kerimoğlu bizden altın faturası istemedi, dövizi banka hesabına istedi. Paradan şüphede duymadık". M.A. da verdiği ifadesinde M.Y. adlı şahsın parayı Gökhan Böcek’in hesabına aktarılmasını istediğini öne sürerek, "M.Y.’nin ortağı olarak Gökhan Böcek’le iş yerimize gelen B.Ç., 55 milyonluk döviz alacağını söyledi, yardım edebileceğimizi söyledik. 1 gün sonra hesabımıza para gönderdi, ‘Ben gelemiyorum, Gökhan’a verir misin’ dedi. Gökhan, iş yerine korumasıyla gelip parayı alarak gitti, 1 gün sonra Gökhan bey ve O.M iş yerimize geldi, 600 bin Euro döviz var, ev almak istiyoruz, yurt dışından getirirken beyan etmedikleri için altın olarak hesabına yatırılmasını istediler. Kara para olduğunu düşünmeden K.A.’yı arayarak, ‘Bu işi yapabilir misin’ dedik, K.A. ‘Yapabilirim’ dedi. Parayı kendisine attık, o da onların hesabına altın bozdurma işlemi olarak gönderdi. Biz tüm işlemleri belediye başkanının oğlu ve ailesi olduğu için güven duygusuyla yaptık. Bu yüksek miktardaki tüm işlemleri MASAK’a zaten şüpheli olarak bildirdik. Biz kullanılmış bir esnafmışız" dedi. "Bize gelen altınların hepsi fiziki" Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama eylemine ilişkin bir süre tutuklu kaldıktan sonra yargılanmasına tutuksuz olarak devam edilen sanık S.E. ise altın ithalatı ve ihracatı işlemleri yaptığını belirterek, "". TL karşılığı döviz yapmıyoruz. Kesinlikle döviz alımı yapılmadı. Yanımda çalışan T. Adlı şahıs beni aradı. Finike Döviz’in yönlendirdiğini söyleyerek altın işlemi olduğunu söyledi. Zeynep Kerimoğlu’nun hesabına 70 milyon liralık işlem yaptık. Bize döviz gelmedi, altın geldi. Bu işlemi de 2 gün de gerçekleştirdik. Biz esnaf arasında borç altın ya da nakit alırız. Ben Finike Döviz’den de aldım. T.A. ile cezaevinde tanıştık. 550 gram civarında bir altın götürdüğünü söyledi. Biz aldık parayı, M.K.’nın hesabına gönderdim. 5 Temmuz günü evdeydim. Muhittin Böcek’in gözaltına alındığını biliyorum. Finike Döviz’in sahipleri KOM’dan çıkınca beni aradılar. ‘Kusura bakma sizi de bu işe dahil ettik’ dedi. Ali Yılmaz’ın yapılan işlemlerden haberinin olmadığını düşünüyorum" dedi.
Antalya’da yükümlülerin topluma kazandırılmasında gönüllülere sertifika
06 Kasım 2025 Perşembe - 16:47 Antalya’da yükümlülerin topluma kazandırılmasında gönüllülere sertifika Antalya’da Denetimli Serbestlik Müdürlüğü bünyesinde gönüllü olarak görev yapan sosyal destek ekibine törenle sertifikaları verildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Antalya Adliyesi’nde gerçekleştirilen programa Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Yakup Ali Kahveci, Cumhuriyet Başsavcısı Vekili Adnan Tabar ve Antalya Denetimli Serbestlik Müdürü Necmi Sultani katıldı. Programda, şüpheli, sanık ya da yükümlülerin toplum içinde iyileştirilmesi ve yeniden topluma kazandırılması sürecinde gönüllü desteğinin kritik rol taşıdığı vurgulandı. Antalya Denetimli Serbestlik Müdürlüğü bünyesinde yürütülen eğitim, rehabilitasyon ve sosyal uyum faaliyetlerine gönüllü olarak destek veren sosyal hizmet uzmanları, psikologlar, polis memurları, avukatlar, rehber öğretmenler, iş ve meslek danışmanları, usta öğreticiler ve psikoloji öğrencileri gibi farklı alanlardan gönüllülere teşekkür edilerek, sertifikaları Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Yakup Ali Kahveci tarafından takdim edildi. "600 bin kişi denetimli serbestlik altında infaz görüyor" Başsavcı Kahveci, törende yaptığı konuşmada denetimli serbestliğin yanlış algılandığını belirterek şunları söyledi: "Denetimli serbestlik faaliyetleri kapsamında, ülke genelinde yaklaşık 600 bin kişi denetimli serbestlik altında infaz görüyor ve bu serbestlik altında çeşitli kamu görevlerinde çalışıyor. Eğitim faaliyetlerine, rehabilitasyon faaliyetlerine katılıyorlar. Toplumumuza kişilerin faydasının dokunması, suç işleyenlerin bu suçlardan arınması veya rehabilite edilmeleri, toplumsal hayata uyum sağlamalarının sağlanması maksadıyla yoğun şekilde yürüyen faaliyetlerimiz var. Aslında bu denetimli serbestlik vatandaşlarımız tarafından yanlış algılanabilir, bu bir serbestlik hali değildir. Uzmanlarımız eşliğinde hazırlayacakları denetim planları çerçevesinde kişinin yaşam şartına, çalışma durumuna göre planlanan bir program dahilinde işleyen bir infaz sistemi." Başsavcı Kahveci, infaz sürecinin cezaevi ile sınırlı olmadığını vurgulayarak, "Devletimizde herkesi cezaevine sokarak ıslah etme gibi bir amacın doğruya ulaştırmadığını aslında geçmiş tecrübelerden de tecrübe ettik. Denetimli Serbestlik, Avrupa’nın ve gelişmiş ülkelerin infaz rejiminde esas alan veya ıslahla ilgili çalışmaların temelinde bulunan bir sistem. Buradaki rehabilitasyon görüşmeleri, atölye çalışmaları, kamuya yararlı işte çalışmalar gibi en yoğun kullanılan sistemler üzerinden kişinin topluma karışmaya hazırlanması, ıslah olması, bir kez daha suç işlenmesinin önlenmesi amaçlanıyor. Vatandaşlarımıza belki çok doğru izahı yapılamıyor ama böyle güzel işlere de imza atıldığını bilinçlendirirsek, bu işin çok daha güzel amaçlara hizmet edeceğine inanıyoruz." "Toplumla birlikte bir infaz sistemi" Antalya Denetimli Serbestlik Müdürü Necmi Sultani, gönüllülerin sisteme kattığı vizyona dikkat çekerek şöyle konuştu: "Denetimli serbestlik toplumsal bir infaz sistemi. Toplumsal bir infaz sistemi olduğu için toplum içerisinde toplumla birlikte gerçekleşmesi anlam kazandıran bir infaz sistemi olacak. Bugün bu döneme kadar belki toplum içinde bir çalışma yaptık ama toplumla birlikte yapamadık. Bu kapsamda bugüne kadar yaptığınız tüm çalışmalar için çok teşekkür ediyoruz. Bundan sonra da çok güzel çalışmalar yapacağımıza eminim." "Gönüllü desteği, yükümlülere rehberlik sunuyor" Cumhuriyet Başsavcısı Vekili Adnan Tabar ise, "Gönüllü vatandaşlarımızın iyilik yapmaya niyetli arkadaşlarımızın da buna katkısından memnuniyet duyduğumuzu ifade etmek istiyoruz. Yükümlülerin daha iyi hazırlanması, sosyal yaşama tahliyelerinden sonra yoluna devam ederken engelle karşılaşmaması, bir nevi kendilerine abilik yapması, bazen koçluk yapması, bazen hiçbir şey yapmasa bile derdini dinlemesini amaçlıyoruz" dedi. "İnsanları doğru yola sevk etmek için çalışıyoruz" Bedensel engelli milli yüzücü ve gönüllü destekçi Sefa Yurtkölesi, süreçte edindiği deneyimi şu ifadelerle aktardı: "Bu noktada da gönüllü olmak istedim. Ve bu gerçekten çok olumlu karşılandı. Şu anda da toplumun her bireyini pozitif anlamda alanlarımızda, milletimize daha duyarlı bir şekilde kapsamak duyarlılığında onları almak istedik. Denetimli serbestlikte olan vatandaşlarımıza sosyal proje kapsamında konferanslar verdik. Bu noktada da insanlarımızı elimizden geldiğince doğru yola sevk etmeye çalıştık."
Rus uyruklu çiftin tartışması bıçaklı saldırıya döndü, o anlar güvenlik kamerasına yansıdı
06 Kasım 2025 Perşembe - 14:03 Rus uyruklu çiftin tartışması bıçaklı saldırıya döndü, o anlar güvenlik kamerasına yansıdı Antalya’nın Alanya ilçesinde boşanma aşamasında olan Rus uyruklu çift arasında yaşanan ve kadının bıçakla yaralanmasıyla sonuçlanan olayın güvenlik kameralı görüntüleri ortaya çıktı. Öfkeli Rus uyruklu kocanın yere yatırıp bıçakla saldırdığı anlarda çevredeki vatandaşların engel olma çabaları ve Rus kocanın direndiği anlar da kayda girdi Olay geçtiğimiz günlerde Mahmutlar Mahallesi’nde yaşandı. Edinilen bilgiye göre M.G. isimli Rus erkek ile boşanma aşamasında olduğu Rus uyruklu eşi A.G. arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. İddiaya göre tartışmanın büyümesi üzerine M.G., A.G.’yi vücudunun çeşitli yerlerinden bıçakla yaraladı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralı A.G., yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kadının hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Sokak ortasında bıçaklanan kadının görüntüsü güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde sokakta tartışan çift ve ardından M.G isimli Rus erkeğin kadını bıçakladığı anlar yer aldı. Olayı görüp kavgayı ayırmaya gelen bir vatandaşın çabası yeterli olmazken bir anda sayıları 4-5 kişiye ulaşan vatandaşın kadına yardım etme çabaları ve Rus kocanın direnip karşılık vermesi, müdahalelere rağmen kadını bıçaklamaya devam etmeye çalışması da kayda girdi. Gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen M.G isimli kişi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Rus uyruklu çiftin tartışması bıçaklı saldırıya döndü, o anlar güvenlik kamerasında
06 Kasım 2025 Perşembe - 13:52 Rus uyruklu çiftin tartışması bıçaklı saldırıya döndü, o anlar güvenlik kamerasında Antalya’nın Alanya ilçesinde boşanma aşamasında olan Rus uyruklu çift arasında yaşanan ve kadının bıçakla yaralanmasıyla sonuçlanan olayın güvenlik kameralı görüntüleri ortaya çıktı. Öfkeli Rus uyruklu kocanın yerde yatırıp bıçakla saldırdığı anlarda çevredeki vatandaşların engel olma çabaları ve Rus kocanın direndiği anlar da kayda girdi. Olay geçtiğimiz günlerde Mahmutlar Mahallesi’nde yaşandı. Edinilen bilgiye göre M.G. isimli Rus erkek ile boşanma aşamasında olduğu Rus uyruklu eşi A.G. arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. İddiaya göre tartışmanın büyümesi üzerine M.G., A.G.’yi vücudunun çeşitli yerlerinden bıçakla yaraladı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralı A.G., yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kadının hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Sokak ortasında bıçaklanan kadının görüntüsü güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde sokakta tartışan çift ve ardından M.G isimli Rus erkeğin kadını bıçakladığı anlar yer aldı. Olayı görüp kavgayı ayırmaya gelen bir vatandaşın çabası yeterli olmazken bir anda sayıları 4-5 kişiye ulaşan vatandaşın kadına yardım etme çabaları ve Rus kocanın direnip karşılık vermesi, müdahalelere rağmen kadını bıçaklamaya devam etmeye çalışması da kayda girdi. Gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen M.G isimli kişi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Biri ölümün ucunda, diğerleri manzara keyfinde
06 Kasım 2025 Perşembe - 13:28 Biri ölümün ucunda, diğerleri manzara keyfinde Antalya’da 30 metrelik falezlerin ucunda oturan adam, ekipleri alarma geçirdi. Kimseyi yanına yaklaştırmayıp sadece sağlık çalışanının yaklaşmasına müsade eden adam, 1 saatlik ikna çabası sonucu bulunduğu yerden güvenlik bölgeye alındı. İkna çabaları esnasında ise aynı bölgenin 15 metre uzaklığında ise 3 gencin manzara keyfi dikkat çekti. Olay, Muratpaşa ilçesi Konyaaltı Caddesi yakınında yer alan falezlerde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, yaklaşık 30 metrelik falezlerin ucunda oturan bir kişiyi görenler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar ardından olay yerine polis, sağlık, deniz polisi ve sahil güvenlik ekipleri sevk edildi. Belirtilen adrese gelen ekipleri yanına yanaştırmayan Harun A., bir süre boyunca oturduğu yerde gözyaşı döktü. Polis ekiplerinin ikna çabalarına aldırış etmeyen Harun A., intihara teşebbüs etmediğini belirtip ekiplerin gitmesini istedi. 15 metre uzaklıkta manzara keyfi Bu sırada Harun A.’nın bulunduğu alana yaklaşık 15 metre uzaklıkta bulunan 3 gencin ise bir sandalye ve taşlara oturup hem manzarayı hem de yaşanan olayı izlediği dikkat çekti. Durumu fark eden polis ekipleri gençleri bulunduğu yerden uzaklaştırdı. Sağlık ekibi ikna etti İkna çalışmaları sürerken paramedik bir sağlık çalışanı, Harun A.’nın yanına gitti. Sağlık çalışanı uzun süre dertleştiği Harun A.’yı yaklaşık 1 saat sonrası ikna edip güvenlik bölgeye oturmasını sağladı. Harun A., ifade için polis merkezine götürüldü.
Antalya’nın içme suyu güvenliği için 19 ilçede 264 farklı noktadan su analizi yapılıyor
06 Kasım 2025 Perşembe - 12:35 Antalya’nın içme suyu güvenliği için 19 ilçede 264 farklı noktadan su analizi yapılıyor Antalya Büyükşehir Belediyesi Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü (ASAT),kent genelinde temiz ve güvenli içme suyunu vatandaşla buluşturmak için 19 ilçede 264 farklı noktada haftalık ve aylık periyotlarda su analizi yapıyor. Kentin dört bir yanında vatandaşlara ulaştırılan içme suyunun kalitesini, bilimsel ölçüm ve analizlerle sürekli olarak kontrol ediyor. Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Su Kalite Kontrol Laboratuvarı, TÜRKAK (Türk Akreditasyon Kurumu) onaylı modern altyapısı ve uzman personeliyle, üretim tesislerinden okullara, camilerden konut bölgelerine kadar uzanan 264 farklı noktada haftalık ve aylık periyotlarla su numuneleri alarak analizler gerçekleştiriyor. Tüm incelemeler, T.C. Sağlık Bakanlığı’nın "İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmeliği" esas alınarak yapılıyor. Elde edilen fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik sonuçlar, Halk Sağlığı birimleriyle koordineli biçimde değerlendiriliyor. Dezenfeksiyon uygulaması ASAT, musluklara ulaşan suyun mikrobiyolojik açıdan güvenli olmasını sağlamak için şebekeye verilmeden önce bilimsel yöntemlerle dezenfeksiyon işlemi uyguluyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) standartlarına uygun şekilde sürdürülen bu işlemlerde, suyun klor seviyesi dağıtım noktalarında 0,2–0,5 ppm aralığında sabit tutuluyor. Böylelikle suyun içilebilirliği korunurken, halk sağlığı açısından da güçlü bir güvenlik kalkanı oluşturuluyor. ASAT denetimlerde, Antalya genelinde her hafta yüzlerce numune değerlendiriliyor. TÜRKAK tarafından 42 farklı parametrede akredite edilen analizler, suyun kaynağından musluğa kadar olan tüm aşamaları kapsıyor. Şeffaf bilgi paylaşımı ASAT, sadece suyu arıtmakla kalmıyor; aynı zamanda şeffaf veri paylaşımıyla da vatandaşın güvenini pekiştiriyor. Laboratuvarlarda yapılan analiz sonuçlarının özetleri, asat.gov.tr adresinde düzenli olarak yayımlanıyor. Vatandaşlar, kendi bölgelerine ait su verilerine kolayca ulaşarak içme suyunun kalitesi hakkında doğrudan bilgi edinebiliyor.
CW Enerji HIT-30 Desteğiyle Güneş Hücresi Teknolojisinde Türkiye’yi dünya sahnesine taşıdı
06 Kasım 2025 Perşembe - 12:20 CW Enerji HIT-30 Desteğiyle Güneş Hücresi Teknolojisinde Türkiye’yi dünya sahnesine taşıdı CW Enerji iştiraki CW SolarCell’in geliştirdiği TOPCon High Effiency güneş hücresiyle uluslararası arenada dikkat çeken bir başarı elde etti. Firmanın geliştirdiği güneş hücresi, dünyanın en prestijli fotovoltaik laboratuvarlarından biri olan Fraunhofer ISE tarafından test edilerek yüzde 25,03 verimlilik onayı alma başarısı gösterdi. Testler, IEC 60904 standartlarına uygun olarak, AAA sınıfı solar simülatör ve EA & ILAC uluslararası akreditasyon sistemleri çerçevesinde gerçekleştirildi. Elde edilen bu sonuç, Türkiye’nin güneş enerjisi teknolojilerinde ulaştığı seviyeyi tescillerken, CW Enerji’yi dünya ligine taşıyan önemli bir kilometre taşı oldu. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, bu başarının Türkiye’nin güneş teknolojilerinde geldiği noktayı tüm dünyaya gösterdiğini söyledi. Cumhurbaşkanlığı tarafından verilen Yüksek Teknoloji Yatırım Programı (HIT-30) kapsamında aldıkları destekle hayata geçirdikleri güneş hücresi üretim tesislerinin Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük tesisi konumunda bulunduğunu belirten Sarvan, "Hücre yatırımımızı aldığımız destekle hızlı bir şekilde devreye almamızın ardından Fraunhofer ISE test sonuçlarına göre %25 üzeri verimliliğe çıkarak Türkiye’yi dünya yarışına soktuk. Bu başarıda yerli üretimi ve teknolojik gelişimi teşvik eden HIT-30 programının büyük katkısı bulunuyor. Sağlanan bu destek yalnızca tesisin hayata geçmesini hızlandırmakla kalmadı, aynı zamanda ülkemizin yenilenebilir enerji alanındaki rekabet gücünü de önemli ölçüde artırdı. Bu sonuç, Cumhurbaşkanlığımızın yüksek teknolojiye dayalı üretim vizyonunun ne kadar güçlü ve yerinde bir strateji olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen bu vizyoner yaklaşım, Türkiye’nin sadece enerji alanında değil, teknoloji ve sanayi yatırımlarında da dünya sahnesinde söz sahibi bir ülke olmasının önünü açıyor. Bizler de CW Enerji olarak, bu vizyon doğrultusunda üretim gücümüzü artırarak ülkemizin hedeflerine katkı sağlamaktan büyük onur duyuyoruz" dedi. Türkiye’yi güneş hücresi teknolojilerinde resmi olarak dünya ligine taşıdık Sarvan, çalışmalarıyla Türkiye’nin enerji teknolojilerinde küresel ölçekte söz sahibi olmasını hedeflediklerini vurgulayarak, " Fraunhofer testlerindeki onay çabalarımızın uluslararası alanda da karşılık bulduğunun bir kanıtı. Bu başarı, Türkiye’nin yerli mühendislik gücüyle dünya standartlarında ürünler geliştirebileceğini gösteriyor. Bu sonuç ile Türkiye’yi güneş hücresi teknolojilerinde resmi olarak dünya ligine taşıdık. Amacımız ülkemizin enerji alanındaki rekabet gücünü kalıcı şekilde artırmak" diye konuştu. AR-GE çalışmaları kapsamında geliştirilen yeni nesil yüksek verimli güneş hücrelerinde yüzde 25’in üzerinde verim seviyesine ulaştıkları için mutlu ve gururlu olduklarını belirten Sarvan, bu hücreleri önümüzdeki günlerde tekrar Fraunhofer ISE’ye göndererek uluslararası sertifikasyon sürecinin başlatılacağını kaydetti.