Yerel Haberler
Antalya
19 Mart 2026 Perşembe - 18:05 Antalya’daki rüşvet ve yolsuzluk davasında tahliye edilen 3 sanık yeniden hakim karşısında Antalya’daki rüşvet ve yolsuzluk davasında tahliye kararı verilen Mehmet Okan Kaya, Fazlı Ateş ve İlker Arslan hakkında savcılığın itirazı üzerine üst mahkeme tarafından yeniden yakalama ve tutuklama kararı çıkarıldı. Hakim karşısına çıkan sanıklardan Mehmet Okan Kaya ile İlker Arslan hakkında "konutu terk etmeme" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi, Fazlı Ateş ise yeniden tutuklandı. Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamenin Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilmesinin ardından başlayan yargılamada, aralarında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu sanıklar hakim karşısına çıkmıştı. Davanın ara kararında tutuklu sanıklar Mehmet Okan Kaya, Fazlı Ateş ve İlker Arslan’ın tahliyesine karar verilmiş, Cumhuriyet Savcılığı ise bu karara itiraz etmişti. Üst mahkeme tahliye kararını kaldırdı Savcılığın itirazını değerlendiren üst mahkeme, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği tahliye kararını kaldırarak Mehmet Okan Kaya, Fazlı Ateş ve İlker Arslan hakkında yeniden yakalama ve tutuklama kararı verdi. Kararın ardından üç sanık hakkında yakalama işlemi başlatıldı. Antalya Adliyesi’ne getirilen Mehmet Okan Kaya, Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Mahkeme, Kaya hakkındaki tutuklama talebini reddederek, "konutu terk etmeme" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi. Hakkında yeniden yakalama kararı çıkarılan İlker Arslan, Burdur Adliyesi’nden SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı. Mahkeme, Arslan hakkındaki tutuklama talebini reddederek "konutu terk etmeme" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti. Fazlı Ateş yeniden tutuklandı Yeniden yakalama kararı verilen sanıklardan Fazlı Ateş de Antalya Adliyesi’nde hakim karşısına çıktı. Mahkeme, Ateş’in tutuklanmasına karar verdi.
19 Mart 2026 Perşembe - 16:05 Antalya’da kadavradan organ bağışı emekli öğretmene bayram sevinci yaşattı Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde kadavradan böbrek nakli yapılan emekli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Muharrem Yeğenoğlu, 10 yıl süren bekleyişin ardından sağlığına kavuştu. Yeğenoğlu, "Bu Allah’ın bir lütfu. Herkese organ bağışında bulunmalarını tavsiye ediyorum" diyerek yaşadığı mutluluğu paylaştı. Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesinde yaşayan 67 yaşındaki emekli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Muharrem Yeğenoğlu, 10 yıldır mücadele ettiği böbrek yetmezliği hastalığından Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Merkezi’nde gerçekleştirilen nakil ile kurtuldu. Yaklaşık 9 yıldır organ nakli bekleme listesinde bulunan Yeğenoğlu’na Ramazan Bayramı öncesinde uygun kadavradan böbrek bulundu. Başarılı geçen operasyonun ardından sağlığına kavuşan Yeğenoğlu, Ramazan Bayramı öncesi gelen nakille bayram sevincini ikiye katladı. "10 yıldır nakil bekliyordum" Organ nakli sürecini paylaşan Yeğenoğlu, "Kadavradan nakil oldum ve şu anda taburcu oldum. Sıhhat, sağlığım iyi. Bu sıhhat sağlığımın iyiliğinde emeği geçen bütün hocalarıma teşekkür ediyorum. Ben 10 yıldır nakil bekliyordum, diyalize giriyordum. Diyaliz kolay bir şey değil. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeniyim. Şimdi ben önce böbreğini bana veren kardeşimin ahirete intikal ettiğini biliyorum. O aileye büyük bir sabır diliyorum. İnşallah böbreğini veren kardeşim de ahirette bunun sevabını bol bol alacak. Çünkü bir cana can kattı. Hayatta en güzel şey bu" dedi. "Organ nakli caiz" Organ naklinin caiz olduğunun altını çizen Yeğenoğlu, "Organ nakli yapılıyor, caiz. Çünkü insan vefat ettiği zaman ruh Allah’a gidiyor. Beden çürüyor toprakta. Onun için insanlarımız biraz korku içerisindeler. Hiç korkuya gerek yok. Rahat rahat organlarını bağışlayabilirler. Vatandaş zannediyor ki organlarımı ölmeden alıyorlar. Hayır, öyle bir şey yok. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra bütün doktorlarımız bunun üzerinde duruyorlar. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra artık organ nakli yapılıyor. Kadavra bu şekilde yapılıyor. Onun için korkuya gerek yok" diye konuştu. "Yeniden doğdum" Nakil sonrası adeta yeniden doğduğuna vurgu yapan Yeğenoğlu, "Bir cana can katmak kadar hayatta en sevimli olan nedir ki acaba? Değil mi? Bir insana en büyük iyiliklerin iyiliği yani. Ben bundan dolayı kardeşlerime, ülkemizdeki bütün vatandaşlara hiç çekinmeden, rahatlıkla sıkıntıda olan kardeşlerine yardım edebilmeleri için organ bağışında bulunmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü biz 10 yıldır böbrek bekliyorduk. Şimdi ben yeniden doğdum. Yeniden bir hayata kavuştum. Dünyada en büyük iyilik bu. Çekinmeden kardeşlerimiz rahatlıkla organ nakli yapabilirler. Zaten hocalarımız bunu televizyonlarda anlatıyorlar. Diyanet İşleri Başkanlığı hutbelerinde, vaazlarında organ bağışının caiz olduğunu ve iyi bir şey olduğunu, cana can kattığını, yeniden bir hayata kavuşturduklarını kürsülerde söylüyorlar. Vatandaşımızı bilgilendirmeye çalışıyorlar" dedi. "Yaşantım sınırlıydı" Organ nakli öncesinde yaşantısının sınırlı olduğunu söyleyen Yeğenoğlu, "Yaşantımız sınırlıydı. Ama şimdi biraz daha rahatlayacağız. Çok diyet yapıyordum, yemem içmem azdı. Tuzsuz yiyorduk. Şimdi daha rahat hareket edeceğim. İnsanlarla daha iyi bir diyalog kuracağım. İç içe olacağız. Bu şekilde dediğim gibi ikinci bir hayatım olmaya başladı. Çok memnunum, çok huzurluyum. Allah razı olsun hepinizden" şeklinde konuştu. "Büyük bir bayram hediyesi oldu" Bağışlanan böbreğin kendisi için büyük bir bayram hediyesi olduğuna değinen Yeğenoğlu, "Ben diyorum ki bu Allah’ın bir lütfu. Allah’ın bana verdiği bir lütuf, bereket. Onun için bütün kardeşlerime organ naklinde bulunmalarını tavsiye ediyorum. Bundan büyük mutluluk olmaz diyorum. Korkmasınlar. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra hocalarımız karar veriyor. Öyle halkın anlattığı efsanelere bakmayalım. Gerçekten bu benim için büyük bir bayram hediyesi oldu. Şimdi böbreği bana nasip olan kardeşimi bilmiyorum, görmedim, tanımadım ama bana bir hayat verdi. Bundan daha büyük sevap olur mu? Onun için insanlarımız dünyada sevap kazanmak istiyorsa, kendisinden sonraki insanlara faydalı olmak ve onun da sevabını kazanmak istiyorlarsa lütfen organlarını bağışlasınlar" ifadelerini kullandı.
Babasının mezarını ziyaretten dönerken geçirdiği kazada hayatını kaybetti
30 Ekim 2025 Perşembe - 16:33 Babasının mezarını ziyaretten dönerken geçirdiği kazada hayatını kaybetti Antalya’da 32 yaşındaki motosiklet sürücüsü genç babasının kabrini ziyaret ettikten sonra dönüş yolunda geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti. Kaza, dün öğlen saatlerinde Aksu ilçesi Fettahlı Mahallesi Kurşunlu Kent Mezarlığı yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Deniz Uysal (32) isimli motosiklet sürücüsü genç öğlen saatlerinde Kurşunlu Mezarlığı’nda bulunan babasının kabrini ziyaret etmek üzere şehir merkezinde bulunan ikametinden yola çıktı. Motosikleti ile Kurşunlu Kent Mezarlığı’na gelen ve burada babasının mezarını ziyaret eden Uysal ardından şehir merkezine dönüşe geçti. Viraj dönüşünde feci kaza Deniz Uysal, dönüş yolunda Kurşunlu Şelalesi’ni geçtikten sonraki virajda motosikletin kontrolünü kaybetti. İddiaya göre yola savrularak sürüklenmeye başlayan ve kaskı başından çıkan Uysal, karşı yönden gelmekte olan plaka ve sürücüsü öğrenilemeyen otomobille çarpıştı. Ardından genç sürücü arkadan gelen ve plakası ile sürücüsü öğrenilemeyen başka bir araç çarptı. Kanlar içerisinde yerde kalan Uysal’ın hareketsiz şekilde yattığını gören vatandaşlar 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istedi. İhbarla olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edilirken, vatandaşlar tarafından aracın altından çıkartılan Deniz Uysal, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Uysal kaldırıldığı hastanede doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Annesi ayakta durmakta zorlandı Savcılık ve Jandarma ekiplerinin olay yerindeki incelemesinin ardından Uysal’ın cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Adli Tıp Kurumu’nda ki işlemlerinin ardından Deniz Uysal’ın cenazesi yakınları tarafından teslim alınırken, genç motosiklet sürücüsü için Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Konuksever Cemevi’nde cenaze töreni düzenlendi. Uysal için cenaze törenine yakınları ve arkadaşları katılırken, annesinin ayakta durmakta zorlandığı görüldü. Gözyaşları içinde oğlunu son yolculuğuna uğurlayan acılı anneyi yakınları teselli ederken, Uysal’ın cenazesi törenin ardından toprağa verilmek üzere Kurşunlu Mezarlığı’na götürüldü. (RB-
Alanya Emekli Kahvesi’ne emeklilerden ilgi
30 Ekim 2025 Perşembe - 14:27 Alanya Emekli Kahvesi’ne emeklilerden ilgi Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Alanya Mahmutlar Mahallesi’nde hizmete açtığı Emekliler Kahvesi, emeklilerden yoğun ilgi görüyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, emekli vatandaşlara yönelik hayata geçirdiği Emekliler Kahveleri’ne bir yenisini de Alanya Mahmutlar’a ekledi. Emekli vatandaşların konforlu bir ortamda kaliteli vakit geçirerek sosyalleşmelerini sağlayan Emekliler Kahvesi, Alanya’da da beğeni aldı. Çay eşliğinde keyifli sohbetler Emekli Kahvesi’nde buluşarak çay eşliğinde sohbet etme ve sosyalleşme imkânı bulan emekliler, sunulan hizmetlerden ücretsiz şekilde faydalanıyor. Emekli nüfusunun yoğun olduğu Mahmutlar Mahallesi’nde yeni bir cazibe alanı oluşturan Emekliler Kahvesi vatandaşlardan da tam not alıyor. Büyükşehir belediyesinin her fırsatta emeklilerin yanında olmasını çok anlamlı ve memnuniyet verici olduğunu belirten emekliler projenin örnek bir çalışma olduğunu söyledi. "Emeklilerimizin fikirlerine değer veriyoruz" Alanya Mahmutlar Emekliler Kahvesi hakkında bilgi veren Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Alanya Sorumlusu Can Baysal, "Alanya’mıza kazandırdığımız Emekliler Kahve’mizde her gün yüzlerce vatandaşımızı ağırlıyoruz. Haftanın yedi günü saat 10.00’dan akşam 19.00’a kadar hizmet veriyoruz. Emeklilerimiz yoğun bir ilgi gösteriyor. Onların bu güzel ortamda sosyalleşmesini hedefliyoruz. Emeklilerimizin hayatın içerisinde aktif bir şekilde yer almasını sağlıyoruz" dedi. "Siyaset üstü bir mekan" Emekliler Kahvesi’nin Alanya’ya kazandırılmasından memnuniyet duyduklarını belirten emekli Meryem Utlu, "Eşimle sürekli dikkatimizi çeken bir mekandı. Oturalım bir çay içelim dedim. Çaylarımızın parasını ödemek istedik ücretsiz olduğunu bilmiyorduk şaşırdık. Buranın güzelliği insanlara siyaset üstü bir ortam sunması olmuş. Halka dönük halka hizmet eden bir anlayışla hizmet sunuluyor" şeklinde konuştu. "Yeni arkadaşlıklar ediniyoruz" Emekli Fatma Doğan ise, "Emekli Kahve’mizden çok memnunum. Burada çok güzel bir ortam var. Birçok insanla tanıştık. Sosyalleşebileceğimiz bir yer burası. Çayın ücretsiz olduğunu öğrendiğimde ben de çok şaşırmıştım. Çok iyi düşünülmüş bir hizmet" diye konuştu.
Halk Ekmek’teki görüntüler yargıya taşındı
30 Ekim 2025 Perşembe - 14:02 Halk Ekmek’teki görüntüler yargıya taşındı Antalya’da Halk Ekmek fabrikasında çalışanların ekmek teknesine ayakla bastığı, yerden un toplayarak üretim yaptığı görüntülerin gündeme gelmesinin ardından konuşan EKDAĞ Genel Müdürü Ahmet Aydın, "Bu görüntüler 2023’e dayanıyor. Olayı, CİMER’e yapılan şikayet sonrası öğrendik, konu yargı aşamasında" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı EKDAĞ A.Ş.’nin Genel Müdürü Ahmet Aydın, Halk Ekmek Fabrikası’nda basın bilgilendirme toplantısı düzenledi. Aydın, üretim kapasitesi ile kuruma ilişkin bilgiler verdi, daha önce gündeme gelen görüntüler hakkında detaylı açıklamalarda bulundu. Halk Ekmek’in 2022 yılında yeniden Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulduğunu belirten Aydın, "Normalde günde 50 bin kapasitemiz var. Antalya genelinde 85 aktif büfemizde satış yapıyoruz. 200 gram ekmek 10 TL. Normal fırınlarla farkımız 5 TL" diyerek, glutensiz ekmek için de Meydankavağı Mahallesi’nde ayrı bir fırın planladıklarını söyledi. "Görüntüleri CİMER şikayetiyle öğrendik, yargıda" Skandal görüntülerle ilgili bilgi veren Aydın, olayı gizleyen personeli işaret ederek şunları söyledi: "Bu yapılan iş 2023’lere dayanıyor. Burada çalışan personelimiz daha önceki yıllarda kendilerince o günün şartlarında oyun oynamışlar. Bir tanesi tazminat almak için yanındaki arkadaşlarına psikolojik baskı yapıyor. "Tazminat almam lazım, çıkmam lazım işten" diyor. Biz zaten sürekli denetim halindeyiz, ikisi de bizimle şu anda çalışmıyor. Haziran’ın 20’sinde işten çıkarıldı. Bu sebeple değil, böyle bir şey olduğunu da bilmiyorduk biz. Sürekli ortamı bozduğu için, arkadaşlarına psikolojik baskı yaptığı için işine son verdik. Olayı, CİMER şikayetiyle öğrendik. Kendi ismini gizlemiş ama en altına ismini yazmayı da unutmamış. CİMER şikayeti gizli, en alt kısmına da kendi ismini yazmış ilgili arkadaş. O görüntüdeki kişi de bizzat kendisi. Zaten Ağustos’un 25’inde yargıya taşımıştım. Bu bir kurum. Gıda ile ilgileniyoruz. Antalya’ya ve halka karşı sorumluluğumuz var. Taviz veremeyiz." "Üretimde süreç otomatik, bu görüntüler keyfi bir davranış" Aydın, görüntülerin mevcut üretim sürecini yansıtmadığını belirterek şöyle konuştu: "Biz Türk milleti olarak yolda gördüğümüz ekmeği bile duvara kaldıran insanlarız. Kaldı ki burası halk ekmek. Unun elenmesinden yoğurulmasına kadar süreç otomatik. Bu yapılan tamamen disiplinsizlik. Yanındaki arkadaşına ‘tazminat için’ psikolojik baskı yapan birinin keyfi davranışı." Videoyu çeken diğer çalışanın 17 yaşında olduğunu ifade eden Aydın, "Korkup daha sonra fırın müdürüne itiraf etti. Onu da disiplinsizliği nedeniyle işten çıkarmıştık, böyle bir çekim yaptığını biz daha sonra öğrendik" dedi. Aydın, tesisin sürekli denetlendiğini vurgulayarak, "Her tarafta kamera var. Kişisel veriler nedeniyle web siteme koyamıyorum, yoksa tüm tesisleri gösteririm" ifadelerini kullandı. Aydın, toplantı sonunda basın mensuplarına ekmek yapım sürecini aktarmak için ekmek fabrikasını gezdirdi.
ATB Başkanı Ali Çandır: "Nar üretimi beklentinin yüzde 25 altında, ancak kalite ve ihracat açısından başarılıdır"
30 Ekim 2025 Perşembe - 13:51 ATB Başkanı Ali Çandır: "Nar üretimi beklentinin yüzde 25 altında, ancak kalite ve ihracat açısından başarılıdır" Antalya Ticaret Borsası Ekim Ayı Meclis Toplantısında tarım, ülke ve kent ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, "Nar üretimi beklentinin yüzde 25 altında, ancak kalite ve ihracat açısından başarılıdır" dedi. Antalya Ticaret Borsası (ATB) Ekim Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB Meclis Salonu’nda yapıldı. Başkan Çandır konuşmasına 29 Ekim Cumhuriyet’in kuruluşunun 102. yıldönümünü kutlayarak başladı. Çandır, "Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde kurulan Cumhuriyet, emeğin, üretimin ve alın terinin en yüce değer kabul edildiği bir yaşam biçimidir. Bu topraklarda üreten çiftçimiz, ürününe değer katan tüccarımız ve ihracatla ülkemizin refahına katkı sunan girişimcimiz, Cumhuriyet ekonomisinin temel gücüdür. Antalya Ticaret Borsası olarak üretimden ticarete uzanan zincirin her halkasında sürdürülebilirliği güçlendirmeyi, emeği yüceltmeyi ve adil bir ekonomik düzeni desteklemeyi görev biliyoruz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da aynı inanç ve kararlılıkla çalışarak, üretimle, ticaretle ve alın teriyle büyüyen bir Türkiye için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm silah arkadaşlarını, şehit ve gazilerimizi minnet ve saygıyla anıyor, Cumhuriyetimizin 102. yılını kutluyorum" diye konuştu. "Ticarette zorlu dönem" Dünya ticaretinin zorlu bir dönemden geçtiğini kaydeden Ali Çandır, "Son 25 yılda günlük popülist siyasetin ticarete bu kadar hakim olduğu dönem az sayıda olmuştur. Dünyanın gelişmiş ülke politikacılarının kurup kurallarını belirlediği Dünya Ticaret Örgütü gibi kurumların işleyişi, tamamen keyfi şekilde, tersine çevrilmektedir. Bunu yapanlar da kuralları koyan ülkeler olunca arada bizim gibi ülkeler ticarette ciddi boyutta zorlanmaktadır" dedi. "Döviz kuru rekabeti geriletti" Son beş yıldır yurtiçi maliyetlerin döviz fiyatlarından en az iki kat hızlı arttığına dikkat çeken Çandır, bunun ihracatta fiyat rekabetinde gerilemeye ve pazarda tutunma zorluklarına neden olduğunu kaydetti. Eylül ayı verilerinin bu tabloyu açık biçimde gösterdiğini söyleyen Çandır, "Türkiye ihracatı aylık yüzde 2,8, yıllık yüzde 4,7 artarken, Antalya ihracatı aylık yüzde 8,6, yıllık yüzde 3,5 azalmıştır. Tarım ihracatı ülke genelinde aylık yüzde 0,9, yıllık yüzde 0,1 azalırken, Antalya’da aylık yüzde 15,7, yıllık yüzde 0,5 düşmüştür. Yaş meyve-sebze ihracatı ise ülkemizde aylık yüzde 10,2, yıllık yüzde 7,2, Antalya’da ise aylık yüzde 27,8, yıllık yüzde 2,5 oranında azalmıştır. Bu veriler, ihracatı standarda dayalı ürünlerle yapılan kentimizin, ülke ortalamasının dahi gerisine düştüğünü göstermektedir. İhracattaki bu düşüşün iki temel nedeni vardır; yurtiçi maliyet artışları ile döviz kuru arasındaki dengesizlik ve küresel piyasalarda artan keyfi korumacılık uygulamaları. İthalatımız ise bunun tam tersi konumundadır ve kontrolsüz bir şekilde artmaktadır" ifadelerini kullandı. "Dünya ticareti daralıyor" 2022 yılındaki 32 trilyon dolarlık dünya ticaret hacmi rekor olarak tarihe geçerken 2025 yılında bu rakamın 25 trilyon dolar civarında beklendiğini kaydeden Çandır, "Keyfi tarifelerin ve aşırı korumacılığın dünya ticaretinde oluşturduğu tahribatın en hafif boyutu olan bu durumun sürdürülebilirliği bulunmamaktadır. 2000’li yılların ilk 20 yılında hakim olan küreselleşme ve nispi ticaret serbestlikleri en çok gelişmekte olan ülkelere yaramıştı. Öyle ki, dünya ekonomisinde Kuzey Atlantik Paktı ağırlıklı yapı yerini Pasifik Paktı bir yapıya bırakmaya başlamıştı. Bu dönemden en çok yararlanan ekonomiler başta Çin olmak üzere Hindistan, Singapur, Vietnam, Endonezya ve Malezya gibi ülkeler olurken biz benzer bir hamleyi gösteremedik. Şimdilerde görünen odur ki, belirli bir dönem dünya; daha az ve daha zorlu ticaret ile ülke içi ağırlıklı büyüme stratejilerine dönmüş durumdadır. Ülkemiz ve kentimiz ekonomisini bu dönüşün oluşturacağı kolaycı ithalat dalgasından korumak için akılcı politikalar üretmek zorundayız" diye konuştu. "Ekonomide düşük performans" Antalya’nın 2025 yılı Eylül itibarıyla ekonomide ülke ortalamasının altında bir performans gösterdiğini belirten Çandır, "Kurulan şirket sayısı Türkiye’de yüzde 4,7, kentimizde yüzde 16,6 azalmıştır. Protestolu senet tutarı ülkemizde yüzde 54, Antalya’da yüzde 104 artmıştır. Karşılıksız çek tutarı ülkemizde yüzde 28, kentimizde yüzde 16 artmıştır. Çekle işlem hacmi ülkemizde yüzde 10 artarken, Antalya’da yüzde 7 azalmıştır. Kredi kullanımı ülkemizde yüzde 42, kentimizde yüzde 50 artmıştır. Ticari kredilerde artış ülkemizde yüzde 35, kentimizde yüzde 61, tarımsal kredilerde ise ülkemizde yüzde 51, kentimizde yüzde 54 olmuştur" dedi. "Ekim yoğun geçti" Antalya Ticaret Borsası olarak Ekim ayında yoğun bir tempoyla çalıştıklarını söyleyen Çandır, "Coğrafi işaretlerden enerji verimliliğine, Berry Forum’dan kesme çiçek analiz toplantısına kadar birçok etkinlikte mevcut durumumuzu ve geleceğimizi değerlendirdik. Coğrafi işaretli ürünler, ülkemiz için önemli bir fırsattır. Üreticilerin tescile uygun üretim yapması, etkin denetim mekanizmaları ve üretici bilincinin güçlenmesiyle bu alanda kısa sürede güçlü bir pazar oluşturabiliriz. Berry sektörü hızla büyümektedir. Çilek, maviyemiş, ahududu ve böğürtlen gibi ürünlerde Avrupa, Orta Doğu ve Körfez ülkeleri önemli pazarlar sunmaktadır. Enerji verimliliği artık yalnızca enerji üretimi değil, enerjiyi ölçmek, izlemek, azaltmak ve geri kazanmak anlamına gelen bir yönetim anlayışıdır. Kesme çiçek sektöründe ise artan maliyetler, ihracat pazarlarında yaşanan sıkıntılar, finansmana ve araziye erişimdeki zorluklar gündeme gelmiştir" ifadelerini kullandı. "Tarım liseleri nitelikli insan kaynağı oluşturacak" Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan "Tarım Sektörüne Yönelik Mesleki ve Teknik Eğitim İş Birliği Protokolü" ile tarım sektöründeki nitelikli insan kaynağı açığının kapatılmasının hedeflendiğini anlatan Çandır, "Bu kapsamda, tarım alanında eğitim veren 30 meslek lisesi, bulundukları illerdeki ticaret borsalarıyla eşleştirilecektir. Böylece öğrenciler teorik bilginin yanında uygulamalı üretim deneyimi kazanacaktır. Bu önemli çalışmaya öncülük eden TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’na, Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin’e ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Antalya olarak biz de bu çalışmaya katkı vereceğiz. Gençlerimizin üretime katıldığı, bilgiyi pratiğe dönüştürdüğü bir eğitim modelini yerleştirmeyi amaçlıyoruz" şeklinde konuştu. "Narda yüzde 25 rekolte kaybı" Antalya’da nar, elma, armut, zeytin, yaş sebze ve kesme çiçekte üretimin devam ettiğini belirten Çandır, "Nar üretimi beklentinin yüzde 25 altında, ancak kalite ve ihracat açısından başarılıdır. Armut ve elmada don nedeniyle rekolte yüzde 60 düşmüştür. Zeytinde rekolte beklentinin üçte biri oranında düşük olup 55 bin ton zeytin, 8 bin ton zeytinyağı tahmini yapılmaktadır. Tüm üreticilerimize ve üyelerimize bereketli bir üretim sezonu diliyorum" dedi. Mecliste üyeler, sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Kısa filmler, belgeseller ve sinema okulları öğrenci filmleri; Türk sinemasının genç yüzünü beyazperdeye taşıdı
30 Ekim 2025 Perşembe - 12:51 Kısa filmler, belgeseller ve sinema okulları öğrenci filmleri; Türk sinemasının genç yüzünü beyazperdeye taşıdı Altın Portakal bugün her türden ve her konudan filmlerle festival şenliğinin resmini sundu. Kısa filmler, belgeseller ve sinema okulları öğrenci filmleri; Türk sinemasının genç yüzünü beyazperdeye taşıdı. 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde bugün her türden, her konudan, her açıdan filmlerle tam bir festival keyfi yaşandı. Atatürk Kültür Merkezi (AKM), Aspendos ve Perge salonlarıyla, sinemanın her rengini kucakladı. "Gerçek diye bir şey yok; algılarımız var" Otokurmaca hikâyeleriyle tanınan bir yazar hakkında çekilen belgesel şeklinde başlayıp önce kamera arkası çekimlerine, sonra da bir kurmacaya dönüşen ilginç yapısıyla dikkat çeken "The Making of Michale Petite", festivalde Ulusal Belgesel Yarışması kapsamında seyirciyle buluştu. Gösterimin ardından gerçekleşen söyleşiye; yönetmen Feyyaz Yıldırım, yapımcı Ferahnaz Ör ve ortak yapımcı Melda Çınar katıldı. Yönetmen, projeyi en baştan böyle tasarlamadığını ancak tesadüflerin şekillendirdiğini söyledi. Böyle bir projenin büyük cesaret gerektirdiği yönündeki yoruma ise "Benim bir projenin peşinde koşmam için projenin beni heyecanlandırması ve farklı bir şey yaptığımı hissettirmesi gerekiyor. Bu da zaten risk alarak yapılabilen bir şey. O yüzden ben en başından motiveydim" cevabını verdi. Yapımcı Ferahnaz Ör ise proje sürecinde yaşanan heyecanın, riskten değil ‘hep birlikte iş çıkarma’ heyecanından kaynaklandığını dile getirdi. Filmdeki bakışın, kendi günlük hayatı içinde bir karşılığı olup olmadığı şeklindeki soruyu da Yıldırım şöyle cevapladı: "Bütün bir hayatı kurmaca olarak görüyorum aslında. Bir gerçeklik yok sadece bizim oluşturduğumuz küçük gerçeklikler var. Daha somut gidecek olursak günlük yaşantımızdan bir hikâye yazarken veya günlük tutarken bile kendimizi, olduğundan farklı yazıyoruz; bize yansımasını yazıyoruz. Somut bir gerçeklik yok; her şeyin bize yansıması ve bizim onu algılayış biçimimiz var." "Sizi rahatsız edebildiysem memnun olurum" Türkiye’nin ilk kadın gazetecisi Sabiha Sertel’in yeğeni Nur Deriş’in, "Roman Gibi" adlı kitabı okuyup hayran kaldığı Sabiha Sertel’in, dedesinin kız kardeşi olduğunu öğrenmesinden hareketle Sertel’in zorlu hayatını ele alan "Roman Gibi", Ulusal Belgesel Yarışması kapsamında AKM Perge Salonu’nda seyirci karşısına çıktı. Gösterimden sonra yönetmen Tayfun Belet ve Nur Deriş, seyircilerin sorularını cevapladı. Belet, "Bu film, 50-60 yaşındaki insanların yurt dışına gitmek zorunda bırakıldığını ve Türkiye’nin bu kadar önemli değerlerinin gidip oralarda ölmeyi beklediğini anlatıyor. Bu yüzden sizi rahatsız etmek istedim; rahatsız olduysanız memnun olurum" diye konuştu. Nur Deriş ise Sabiha Sertel’in, eşi Zekeriya Sertel ile birlikte yayınladığı Tan Gazetesi’ne yönelik baskın olayı üzerinden ifade özgürlüğünün bugününü yorumlanması istenince şunları söyledi: "Cumhuriyet’i bu kadar desteklemiş Serteller’in başına gelenler; çok güzel düşüncelerle, özgürlük, eşitlik gibi fikirlerle kurulmuş bu cumhuriyette ve aynı zamanda bu cumhuriyetin taşıdığı çocukluk hastalıklarının da sürdüğü bir dönemde yaşanıyor. Bu çocukluk hastalıkları bir türlü tedavi edilemiyor. Bir türlü demokrasiyi sindiremiyor bu ülke" dedi. "Nilgün Marmara’nın dilinin peşine düştük" Cezmi Ersöz ve Haydar Ergülen gibi isimlerin de katkıda bulunduğu "Nilgün" belgeseli, objektifini Türk edebiyatının en özgün kalemlerinden Nilgün Marmara’nın hayatına çeviriyor. Ulusal Belgesel Yarışması’ndaki filmin gösteriminin ardından yönetmen Tolga Oskar, yapımcı Beyazıt Yüksekdam, sanat yönetmeni Ebrarnur Altın ve görüntü yönetmeni Atakan Demirbozan seyircilerin sorularını cevapladı. Marmara üzerine uzun süre araştırmalarda bulunduklarını söyleyen Oskar, "Dilin imkanlarını yetkin bir biçimde kullandığı ve kelimelerin yerlerini değiştirerek semantik bir yapı oluşturduğundan dolayı bu işe başladık" dedi. Eserlerinden çok intiharından bahsedilen Marmara’yı, belgeselde de bu yönüyle konumlandırmaktan kaçındıklarını belirten Atakan Demibozan ise "Bunu dramatikleştirmemek için başta daha yalın bir dil kullandık. İntihara odaklanmaktan ziyade onun yaşamına, nasıl biri olduğuna dikkat ettiğimiz bir çerçeveye yaklaştırmak istedik ve görsel dünyamızı da bunun üzerine kurduk" diye konuştu. Kısa Film 2. Seçkisi AKM Perge’deydi Ulusal Kısa Film Yarışması’ndaki filmlerden oluşan ikinci seçki, AKM Perge Salonu’nda seyirci karşısına çıktı. "Giderayak" filminden yönetmen Nuh Lalbay, yönetmen yardımcıları Burak Lalbay ve Nesli Özalp ile oyuncular Atilla Acar, Vadi Cirik ve Bahadır Kaytan, gösterimin ardından soruları cevapladı. Filmde yardımcılığını da yapan oğlu Burak’ın aldığı "yurt dışına git, hayatını kurtar" tavsiyelerinden hareketle filmi yaptığını söyleyen Nuh Lalbay, "Ben filmde bu konuda bir sonuca varmaya çalışmadım sadece tartışmak istedim" dedi. "Akşam Yemeği" filmi ekibindense yönetmen Okan Akgün, yapımcı-senarist Suat Köçer, uygulayıcı yapımcı Hümam Özkara ve oyuncular Yağmur Ruken Kahraman, Berfin Taş ve Sefa Şenel; gösterimden sonra seyirci karşısındaydı. Suat Köçer, senaryoyu; 30’lu yaşlarında ve henüz evlenmediği için ailesinden baskı gören bir arkadaşının yaşadıklarından hareketle yazdığını belirtirken yönetmen Okan Akgün, şu an hikayenin uzun metraj halini tasarladığını duyurdu. "Defne" filminin; yönetmen Hamdi Furkan Yıldırım, yapımcılar M. Sait Dindar ve Faruk Ulusoy, görüntü yönetmeni Cemal Çimen ve oyuncular Gülşah Büktür ile Lidya Akkuş’tan oluşan ekibi de seyirciyle buluştu. Yönetmen; defnenin mitolojik hikayesine, Joseph Campbell’ın "Kahramanın Sonsuz Yolculuğu" kitabını okurken rastladığını, bunun üzerine bu filmi yapmaya karar verdiğini söyledi. Festivalin bu yıl hayata geçirdiği Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’ndaki filmlerden oluşan ikinci seçki de bugün AKM Aspendos Salonu’daydı. "Sazdan Örülen Hayat" filminin yönetmenleri Zeynep Aslı Yoncu ve Zübeyde Melek Algül, "Çukurova’nın Kara Ekmeği" filminin yönetmeni Onur Sürek, "Seni Görebilecek Miyim Anne?" filminin yönetmeni Hasan Hüseyin Korkmaz, "Tümseğin Uğultusu" filminin yönetmeni Abdurrahim Karabulut, "Köye Dönerken" filminin yönetmeni Musa Uysun gösterimlerin ardından düzenlenen söyleşilere katıldı.
Otomobile çarpan motosiklet sürücüsü havada takla atıp yere düştü
30 Ekim 2025 Perşembe - 12:38 Otomobile çarpan motosiklet sürücüsü havada takla atıp yere düştü Antalya’nın Manavgat ilçesinde motosiklet ile otomobilin kavşakta çarpışması sonucu meydana gelen kazada yabancı uyruklu motosiklet sürücüsü yaralanırken, motosikletin plakasız ve sürücünün ise ehliyetsiz olduğu, kaskının da bulunmadığı belirlendi. Sürücünün çarpışmanın etkisiyle takla atıp otomobilin diğer tarafına düştüğü anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Kaza, Manavgat ilçesi Remzi Güven Caddesi Bayır Mezarlığı istikametinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yabancı uyruklu Abdulhadı A. idaresindeki plakasız motosiklet, kavşakta Hüsnü O. yönetimindeki 07 BSR 392 plakalı otomobille çarpıştı. Kazada motosiklet sürücüsü Abdulhadı A. yaralandı. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaralı sürücüye ilk müdahaleyi yaptıktan sonra ambulansla hastaneye kaldırdı. Polis ekiplerinin yaptığı incelemede, motosiklet sürücüsünün ehliyetsiz olduğu, motosikletin şase ve motor numaralarının kazınmış olduğu ve plakasının bulunmadığı belirlendi. Kaza anı ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde kavşaktan yola çıkmaya hazırlanan otomobile çarpan motosiklet sürücüsünün çarpmanın etkisiyle havalanıp takla atarak otomobilin diğer tarafına düştüğü anlar kayda girdi. Polis ekipleri, kriminal inceleme sonuçlarına göre gerekli cezai işlemlerin uygulanacağını bildirdi.
Otomobile çarpan motosiklet sürücüsü havada takla atıp yere düştü: O anlar kamerada
30 Ekim 2025 Perşembe - 12:31 Otomobile çarpan motosiklet sürücüsü havada takla atıp yere düştü: O anlar kamerada Antalya’nın Manavgat ilçesinde motosiklet ile otomobilin kavşakta çarpışması sonucu meydana gelen kazada yabancı uyruklu motosiklet sürücüsü yaralanırken, motosikletin plakasız ve sürücünün ise ehliyetsiz olduğu, kaskının da bulunmadığı belirlendi.Sürücünün çapışmanın etkisiyle takla atıp otomobilin diğer tarafına düştüğü anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Kaza, Manavgat ilçesi Remzi Güven Caddesi Bayır Mezarlığı istikametinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yabancı uyruklu Abdulhadı A. idaresindeki plakasız motosiklet, kavşakta Hüsnü O. yönetimindeki 07 BSR 392 plakalı otomobille çarpıştı. Kazada motosiklet sürücüsü Abdulhadı A. yaralandı. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaralı sürücüye ilk müdahaleyi yaptıktan sonra ambulansla hastaneye kaldırdı. Polis ekiplerinin yaptığı incelemede, motosiklet sürücüsünün ehliyetsiz olduğu, motosikletin şase ve motor numaralarının kazınmış olduğu ve plakasının bulunmadığı belirlendi. Kaza anı ise güvenlik kamerasına yansıdı.Görüntülerde kavşaktan yola çıkmaya hazırlanan otomobile çarpan motosiklet sürücüsünün çarpmanın etkisiyle havalanıp takla atarak otomobilin diğer tarafına düştüğü anlar kayda girdi. Polis ekipleri, kriminal inceleme sonuçlarına göre gerekli cezai işlemlerin uygulanacağını bildirdi. (AK-
Antalya Teknokent Caretta Demoday’de girişimciler yatırımcılarla buluştu
30 Ekim 2025 Perşembe - 12:26 Antalya Teknokent Caretta Demoday’de girişimciler yatırımcılarla buluştu Antalya Teknokent Caretta Startup Demoday etkinliğinde, yenilikçi girişimler, yatırımcılarla bir araya geldi. Girişimciler, projelerini yatırımcılara sunarak fikirlerini geliştirme, iş birliği kurma ve yatırım alma fırsatı buldu. Etkinlik, yenilikçi projelerin ticarileşmesine katkı sağlayarak Antalya’nın girişimcilik ekosistemine yeni bir ivme kazandırdı. Antalya Teknokent’in girişimcilik faaliyetleri kapsamında düzenlenen DemoDay etkinliğinde, farklı sektörlerde faaliyet gösteren girişimler projelerini yatırımcılara sundu. Etkinlikte Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz, Fark Labs Proje Koordinatörü Duygu Kayaalp An, Albaraka Portföy İş Geliştirme Müdürü Ahmet Yasin Acar, Arz Portföy Yatırım Analisti Furkan Ankaralı, Ansiad Girişimcilik Çalışma Masası Başkanı Işık Yargın, PlayGate Ventures Yatırım Ekibi’nden Mehmet Ali Akkın ve Abdullah Keleş ile Melek Yatırımcı Musa Taşkın, yazılım, tarım, sağlık, enerji ve sürdürülebilirlik gibi alanlarda geliştirilen projeleri iş modeli, yenilikçi yaklaşım ve yatırım potansiyeli açısından değerlendirdi. Sunumların ardından gerçekleştirilen birebir görüşmelerde, yatırımcılar ile girişimciler oluşabilecek iş birlikleri, büyüme stratejileri ve yatırım süreçleri hakkında detaylı fikir alışverişinde bulundu. "Girişimcilik ekosistemine katkı sağlayan bir buluşma" Etkinlikte konuşan Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz, girişimcilik ekosisteminin gelişimine büyük önem verdiklerini vurgulayarak, "Antalya Teknokent olarak girişimcilerimizin yatırımcılarla doğrudan buluşabileceği, fikirlerini paylaşabileceği ve potansiyel iş birlikleri oluşturabileceği ortamlar hazırlamak bizim için büyük önem taşıyor. DemoDay etkinliği hem girişimcilerimizin görünürlük kazanmasına hem de yenilikçi fikirlerin yatırım desteğiyle büyümesine imkân tanıyor. Amacımız, girişimcilerimizi destekleyerek Antalya’yı güçlü bir inovasyon merkezi haline getirmek." ifadelerini kullandı. Etkinlik boyunca yatırımcılar, girişimcilere projelerini daha sürdürülebilir hâle getirebilmeleri için deneyimlerini aktardı. Girişimciler ise aldıkları geri bildirimlerle projelerini geliştirme ve iş modellerini güçlendirme fırsatı yakaladı. "Antalya’nın girişimcilik ekosistemine değer katıyor" Antalya Teknokent Caretta Startup Demoday, Antalya Teknokent’in bölgesel girişimcilik ekosistemini geliştirmeye yönelik çalışmalarının önemli bir parçası olarak dikkat çekti. Etkinlik, girişimciler ile yatırımcılar arasında kalıcı iş birliklerinin kurulmasına zemin hazırlarken, yenilikçi fikirlerin hayata geçirilmesine katkı sundu. Antalya Teknokent, girişimcilerin ticarileşme süreçlerini desteklemeye, yatırımcılarla buluşmalarını ve bölgedeki yenilik odaklı projeleri güçlendirmeye devam edecek.