Yerel Haberler
Antalya
18 Nisan 2026 Cumartesi - 21:24 Akdeniz Belediyecilik Proje Yarışması’nda Antalya Büyükşehir Belediyesine iki ödül Antalya Büyükşehir Belediyesi, 10. Akdeniz Belediyecilik Proje Yarışması’ndan iki ödülle döndü. Büyükşehir Belediyesi, "Dirençli İlk Yeşil Alan Modeli: Konyaaltı Sahili 2. Etap Projesi" ile Peyzaj Planlama, Tasarım ve Uygulama kategorisinde; "Orman Yangınlarının Önlenmesine Yönelik Çalışmalar Projesi" ile Çevre Koruma ve Altyapı kategorisinde Dr. Burhanettin Onat Anı Ödülü’ne layık görüldü. Akdeniz Belediyeler Birliği (AKBB) belediye hizmetlerinin niteliğinin artırılması, kentlilik bilincinin güçlendirilmesi ve belediye projelerinin desteklenmesi amacıyla bu yıl Akdeniz Belediyecilik Proje Yarışması’nın 10’uncusunu gerçekleştirdi. 10. Akdeniz Belediyecilik Proje Yarışması’nda 5 kategoride 22 farklı belediyeden 72 proje değerlendirildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi, Çevre Koruma ve Alt Yapı Çalışmaları Kategorisinde ‘Orman Yangınlarının Önlenmesine Yönelik Çalışmalar Projesi’ ile Burhanettin Onat Anı Ödülüne, Peyzaj Planlama, Tasarım ve Uygulama Projeleri Kategorisinde ‘İklime Dirençli İlk Yeşil alan Modeli; Konyaaltı Sahili 2.Etap Projesi’ ile ödüle layık görüldü. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, ödülü CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı’nın elinden aldı. Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, iki ödül almanın haklı gururunu yaşadıklarını belirterek, "Kentimizi daha dirençli, daha yaşanabilir hale getirmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Özdemir, emeğin değer bulduğu ve yerel yönetim anlayışının geleceğe taşındığı bir tören olduğunu belirterek, "Bizler, şehirlerimizin sokaklarında, mahallelerinde, vatandaşlarımızın günlük hayatına doğrudan temas eden hizmetleri üretiyoruz. Bu yüzden diyoruz ki, belediyecilik sadece taş üstüne taş koymak, yol yapmak ya da altyapı kurmak değildir. Belediyecilik, bir şehrin ruhuna dokunmaktır. İnsanın yaşam kalitesini yükseltmek, o şehrin kimliğini koruyarak yarınlara miras bırakmaktır. Bu ödüle emek verenler kadar bunu görüp değerlendiren jüride çok kıymetli. Hepinize emekleri için çok teşekkür ediyorum. Bu ödülü Antalya Büyükşehir Belediyemiz ve en çokta Muhittin Başkanımız adına alıyorum" dedi.
Başkan Uysal’dan yaşlı dostu kent vurgusu
26 Mart 2026 Perşembe - 10:53 Başkan Uysal’dan yaşlı dostu kent vurgusu Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte, "Kimsenin yalnız olmadığı bir kent" hedefini yineleyerek, yaşlı dostu kent vizyonuna dikkat çekti. Muratpaşa Belediyesinin Aydın Kanza Sanat Galerisi’nde Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında düzenlediği sergi ve panayır, çok sayıda sivil toplum kuruluşunu aynı çatı altında buluşturdu. Etkinlikte Türkiye Alzheimer Derneği, ANSAN Antalya Sanatçılar Derneği, Ubuntu Gönüllüleri, Falezya Bonsai Penjing Atölyesi Üretken ve Bilge Yaşlılar Bonsai Çalışma Grubu, Üretken Bilge Yaşlılar Derneği, 07 Engel Tanımayanlar Spor Kulübü ve Türkiye Emekliler Derneği Antalya Şubesi stant açtı. Serginin en dikkat çeken çalışmaları arasında bonsai eserleri yer aldı. Çalışmalar, doğayı galeri ortamına taşıyarak sergiye yeşil bir atmosfer kattı. Antalya’nın özgün bitki örtüsünü yansıtan "Antalya’nın Doğal Yüzü" isimli çalışma ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Başkan Uysal, burada yaptığı konuşmada özellikle Turunç Masa hizmeti sayesinde yaşlıların günün her saatinde belediyeye ulaşıp taleplerini iletebildiklerini ifade ederek, "Hayatın her alanında onların yanında olmaya çalışıyoruz. Farklı platformlarda bir araya geliyor, bağlarımızı canlı tutuyoruz" dedi. Muratpaşa’nın "yaşlı dostu kent" ilan edildiğinin altını çizen Başkan Uysal, yaşlanmanın getirdiği sosyal, ekonomik ve psikolojik sorunların farkında olduklarını ve bu alanda çalışmaları ekonomik şartlar elverdiği sürece her daim sürdüreceklerini dile getirdi. Başkan Uysal’ın konuşmasının ardından müzik konseri gerçekleştirildi. Etkinliğe katılan dernekler, Başkan Uysal’a teşekkür belgeleri ve hediyeler takdim etti. Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında Aydın Kanza Sanat Galerisi’nde düzenlenen sergi ve panayır 27 Mart Cuma gününe dek 11.00-17.00 saatleri arasında ziyarete açık olacak. Program kapsamında her gün saat 13.00’te canlı müzik konseri, 14.00’te ise konferans düzenlenecek. Ayrıca, Muratpaşa Belediyesi Yaşlıevleri üyelerinin hazırladığı "Anadolu’dan Toroslara" isimli Türk Halk Müziği Konseri, 30 Mart Pazartesi günü saat 20.00’de Muratpaşa Belediyesi Kültür Salonu’nda sanatseverlerle buluşacak.
Yanan evden 4 yaşındaki yeğenini çıkarmak isterken yaralandı
26 Mart 2026 Perşembe - 10:38 Yanan evden 4 yaşındaki yeğenini çıkarmak isterken yaralandı Antalya’nın Serik ilçesinde 2 katlı evin zemin katında çıkan yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile kısa sürede söndürülürken, olay anında içeride bulunan 4 yaşındaki yeğenini dışarı çıkarmak isteyen bir kişi hafif yaralandı. Yangın, saat 08.30 sıralarında Serik İlçesi Merkez mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2 katlı bir ikametin zemin katında yangın çıktı. Daireden çıkan dumanları gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı ekiplerin kısa sürede müdahale ettiği yangın 1 saatlik çalışma sonucu söndürüldü. Yangında evin bir odası tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Yangın sırasında dairede bulunan Nigar Bostan, 4 yaşındaki yeğenini kurtarmaya çalışırken ellerinden hafif yaralandı. Yeğenini kurtarmak isterken elleri yandı Yaralı Bostan olay yerine gelen sağlık ekiplerince ayakta tedavi edildi. Yangın anında apartmanın üst katta balkonda ikamet eden Atalay Sargın, "Balkonda oturuyordum. Dumanların çıktığını görüp aşağı indim. Kapıyı açtım çocukları dışarıya zor çıkardım. İçeriye tekrar giremedim. İtfaiyeyi aradım, sonra damat geldi. İtfaiye ekipleri geldi müdahale etti. Bir yaralı var buna da şükür" dedi. Yangının 4 yaşındaki çocuğun kibritle oynadığı sırada yattığı yorganın tutuşması sonucu çıktığı iddia edildi.
Bahçesinde Boeing 737 eğitim uçağı ve F-4 Phantom ile geleceğin havacılarını yetiştiren lise
26 Mart 2026 Perşembe - 10:33 Bahçesinde Boeing 737 eğitim uçağı ve F-4 Phantom ile geleceğin havacılarını yetiştiren lise Antalya’nın Aksu ilçesinde faaliyet gösteren Aksu Uçak Bakım Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, sahip olduğu teknik altyapı kadar öğrencilerin geliştirdiği projelerle de dikkat çekiyor. Türkiye’nin ilk tematik havacılık liselerinden biri olan okulda, Boeing 737 eğitim uçağından F-4 Phantom’a, ileri düzey atölyelerden aviyonik eğitim imkanlarına kadar birçok donanım bir arada bulunuyor. Yaklaşık 300 öğrencinin eğitim gördüğü okul, havacılık alanında sunduğu uygulamalı eğitim modeliyle öne çıkıyor. Öğrenciler öğrendiklerini, okul bahçesine yerleştirilen dev "Boeing 737-400 Classic" tipi eski yolcu uçağının tüm bakım onarım işlerini uçak içerisinde ve dışında verilen derslerle pekiştiriyorlar. Boeing 737-400 tipi dev uçak, iniş takımları kırıldığı için ıskartaya çıkmış ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun da araya girmesiyle 2019 yılında Aksu Uçak Bakım Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine getirilmişti. Okulun bahçesine taşınan uçağa, 8 aylık çalışmayla, kütüphane, müze ve mini sinema salonu kuruldu. Okul sıralarında anlatılan dersler Zamanın Dışişleri Bakanı Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’nun açılışını yaptığı uçak üzerinde 5 öğretmenin verdiği uygulamalı derslerle 40 dakikalık süre içerisinde 15’er kişilik gruplar halinde öğrencilere tek tek anlatılıyor. Okul bahçesinde bulunan F-4 Phantom ise 2020 yılında Hava Kuvvetleri Komutanlığı Eskişehir 1. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı tarafından bağışlandı. "Biz bu konuda iddialıyız" Okulda incelemelerde bulunan İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, okulun 2016 yılında açıldığını belirterek, "Türkiye’de ilk açılan bu anlamdaki okullarımızdan bir tanesi, şu anda yaptığı eğitimle de Türkiye’deki en iyi lisemiz diyebiliriz. Biz bu konuda iddialıyız. Bu iddiamızdan vazgeçmiyoruz" dedi. Eriş, okulun yalnızca eğitim anlayışıyla değil, teknik altyapısıyla da dikkat çektiğini ifade ederek, "Boeing uçağımız var, maket olmayan bir uçak. Yine Türk Silahlı Kuvvetlerimizin envanterinde kullanılmış ama emekliye ayrılmış bir F-4 Phantom uçağımız var" sözleriyle okulun uygulamalı eğitim imkanlarına işaret etti. Okulun uçak bakımı ve aviyonik eğitimi açısından kapsamlı imkanlara sahip olduğunu vurgulayan Eriş, "Çocuklarımızın bu anlamda eğitimlerini en iyi şekilde alabilmeleri adına her türlü olanağı sağlamaya çalışıyoruz. İnşallah daha iyi yerlere de getireceğiz. Okulumuzda uluslararası yarışmalara katılacak projelerimiz de var. Çocuklarımızın bu becerileri, bu kabiliyetleri geleceğe dair umutlarımızı artırıyor" dedi. Okulun sunduğu imkanlar projelere yansıyor Okul Müdürü Haldun Çevik de okulun yıllar içinde güçlü bir eğitim merkezine dönüştüğünü belirterek, önceki dönem Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’nun katkılarıyla Boeing yolcu uçağı, T-67-8000 ve F-4 Phantom’un okula kazandırıldığını, zengin atölyeler ve Avrupa staj imkanlarıyla okulun öğrenciler için önemli bir merkez haline geldiğini söyledi. Çevik, "Okulumuz, bir öğrencinin bu konuda yetişebileceği tüm donanımlara sahip" diyerek, okulun aynı zamanda havacılık sektörüne öğrenci yönlendiren bir yapıda olduğunu ifade etti. Öğrenciler, hayallerini anlattı Okulda eğitim gören öğrenciler, 3D baskı teknolojisiyle geliştirdikleri uçak projelerinin aşamalarını, projelerin teknik yönlerini, okulun sağladığı imkanları ve havacılık alanında kurdukları gelecek hayallerini anlattı. Öğrencilerin üzerinde çalıştığı projeler arasında ulaşılması güç bölgelerde su kalitesini ölçebilen drone, yangınlara erken müdahale etmeyi amaçlayan sabit kanatlı insansız hava aracı, çiftçilere destek sunmayı hedefleyen toprak analiz robotu ve yarışmalara hazırlanan 3D baskı uçak yer alıyor. 3D yazıcıdan çıkan uçak yarışmaya hazırlanıyor MEB Robot Yarışması’na hazırlanan 5 kişilik ekipte yer alan Çınar Bala, yaklaşık 1 ay önce çalışmaya başladıklarını belirterek, ilk aşamada tasarım üzerinde çalıştıklarını anlattı. Ardından bu tasarıma uygun filament temin ettiklerini ve okul bünyesindeki 3D yazıcılarda uçağın tüm parçalarının baskısını aldıklarını söyleyen Bala, daha sonra yeni motor ve yeni pil sistemiyle projeyi tamamladıklarını ifade etti. Projede 3000 mAh 6S pil kullandıklarını belirten Bala, motorun uçağı rahatlıkla taşıyabilecek güçte olduğunu söyledi. Menzili artırmak ve havada bağlantı kopmasını önlemek amacıyla anten sisteminde de düzenlemeye gittiklerini aktaran Bala, uçağın tamamen fonksiyonel hale geldiğini ve uçuş testini hafta sonuna kadar yapmayı planladıklarını kaydetti. Hazırlık sınıfında okuduğunu belirten Bala, projeyi bir başlangıç olarak gördüklerini ifade ederek, ilerleyen yıllarda daha büyük uçaklar ve otonom İHA’lar geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Bala, "İlk hedefimiz, Türk gençleri olarak vatanımıza layık bireyler olarak yetişebilmek. Sonrasında ise daha büyük projeler üretmek istiyoruz" dedi. "Bu okulu kazanacağım diye hedef koydum" 9. sınıf öğrencisi Ömer Miraç Turgut ise ortaokul yıllarında okul gezisi için kampüse geldiklerini, o gün gördüğü imkanların ardından bu okulu hedefi haline getirdiğini anlattı. Turgut, düzenli çalışarak okulu kazanmak için çaba gösterdiğini belirterek, "Şu anda çok şükür kazandım. Okulun imkanlarından çok memnunum. Beni çok cezbetti açıkçası" dedi. Asya Gök de Kastamonu’dan Antalya’ya bu okul için geldiğini belirterek, okulun hem sosyal hem de akademik açıdan kendilerini geliştirdiğini söyledi. Uçak bakım alanında eğitim alırken aynı zamanda akademik yönden de desteklendiklerini ifade eden Gök, burada yapılan çalışmaların öğrencilerin özgeçmişine önemli katkı sunduğunu belirtti. Gelecekte İTÜ’de uçak mühendisliği okumak istediğini söyleyen Gök, doktorasını ise Münih Teknik Üniversitesi’nde yapmayı hedeflediğini dile getirdi. Ahmet Bahadır Biçer de okulun imkanlarının her açıdan çok üst düzeyde olduğunu belirterek, öğretmenlerin ve okul yönetiminin öğrencileri her konuda desteklediğini söyledi. Biçer, havacılık alanına duyduğu ilgi ile okulun sunduğu güçlü imkanların tercihinde belirleyici olduğunu ifade etti. Deprem bölgesinden geldi, hedefini gökyüzünde kurdu Kahramanmaraş’tan gelen depremzede 9. sınıf öğrencisi Nisanur Özdemir ise gökyüzüne duyduğu ilgiyi, "Küçüklüğümden beri gökyüzüne büyük bir hayranlık duyuyorum. Mavi semaya karşı içimde güçlü bir sevgi var. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘İstikbal göklerdedir’ sözü doğrultusunda, onun izinden giden Türk gençleri olmaya gayret ediyoruz. Proje sürecinde kendimizi sürekli geliştirmeyi amaçladık. Bu bizim ilk yılımız. Şimdiden bunları ortaya koyabiliyorsak, ilerleyen yıllarda çok daha iyi işler başarabileceğimize inanıyoruz. Ben Kahramanmaraş’tan, deprem bölgesinden geliyorum. Burada bize sunulan imkanlar ve önümüze konulan örnekler gerçekten çok değerli. Haldun Hocamızın bizimle sürekli ilgilenmesi de benim için çok kıymetli. Uzak bir şehirden geldiğim için kendisini burada bir baba gibi görüyorum" sözleriyle anlattı. Ulaşılamayan noktalardaki suyu analiz eden dron 10. sınıf öğrencisi Ahmet Sinan, erişilmesi güç bölgelerdeki su kaynaklarının kalitesini ölçmek amacıyla tasarladıkları dron sistemini anlatarak, "Bu proje ulaşamadığımız yerlerde göllerde, denizlerde ya da dağın tepesinde oluşan krater göllerinde suyun katı atık, pH ve alkali değerlerini ölçmemizi sağlıyor ve bu bilgileri anlık olarak bize aktarıyor" dedi. Sinan, projenin tamamen okulda el yapımı olarak üretildiğini belirterek, sistemin uzun süre otonom uçuş yapabilen, yüksek menzilli ve geliştirilmeye açık bir dron olduğunu söyledi. Manavgat yangınlarından sonra geliştirilen müdahale uçağı Umut Bitlisli ile Efe Uysal da yangınlara erken müdahale etmeyi amaçlayan sabit kanatlı insansız hava aracı projeleri hakkında bilgi verdi. Bitlisli, "Uçağımızın amacı bir ormanda ya da küçük bir işletmede yangın çıktığında, itfaiye aracı gelmeden önce hızlı şekilde müdahale edebilmek" dedi. Projenin çıkış noktasının Manavgat yangınları olduğunu anlatan Bitlisli, yaklaşık 1 yıldır tasarım üzerinde çalıştıklarını, şu anda prototip ve test aşamasında olduklarını söyledi. Uysal ise projeyi, yangınlara erken müdahale imkanı sağlayan ve 2 ila 3 yangın topu taşıma kapasitesine sahip sabit kanatlı uçak olarak tanımladı. Çiftçiye destek verecek toprak analiz robotu Öğrenci Ömer Miraç Turgut tarafından geliştirilen toprak analiz robotu da okulda yürütülen projeler arasında yer aldı. Turgut, topraktaki nem, iletkenlik, sıcaklık, fosfat, potasyum ve azot gibi değerleri ölçerek verimliliği yüzdelik olarak ortaya koyacak bir sistem üzerinde çalıştıklarını anlattı. Robotun çiftçilere destek sunabilecek şekilde tasarlandığını belirten Turgut, projeyi MEB Robot Yarışması için hazırladıklarını söyledi. 30 kişilik takım uluslararası yarışmaya hazırlanıyor Okulun robotik takımında yer alan Alara Erkan ise geçen yıl mayıs ayında kurulan ekibin uluslararası liseler arası robotik yarışmasına hazırlandığını söyledi. Erkan, takımın 30 kişiden oluştuğunu, ocak ayından bu yana çalışmalarını sürdürdüğünü ve yarışmaya katılım için gereken yaklaşık 6 bin dolarlık ücreti sponsor desteğiyle tamamladıklarını belirtti. Geliştirdikleri robotun top toplama ve atma görevi üzerine kurulduğunu söyleyen Erkan, üç hafta sonra Ankara’daki ilk yarışmaya katılacaklarını ifade etti.
Şehit yakınları ve gaziler sanatla buluştu
26 Mart 2026 Perşembe - 09:58 Şehit yakınları ve gaziler sanatla buluştu Antalya’da şehit yakınları, gaziler ve gazi aileleri tarafından hazırlanan resim sergisi, düzenlenen törenle sanatseverlere kapılarını açtı. Program kapsamında sahne alan koro, seslendirdiği türkülerle izleyenlerin beğenisini topladı. Programın başlangıcında, şehit yakınları ve gazilerin el emeğiyle hazırladığı resim sergisi için tören düzenlendi. Vali Yardımcısı Mustafa Hulusi Arat, İl Müdürü Galip Sökmen ve beraberindeki protokol üyeleri, dualar eşliğinde açılış kurdelesini keserek sergiyi ziyarete açtı. Kurdele kesiminin ardından protokol üyeleri ve davetliler, kahramanların ve emanetlerinin fırçasından çıkan eserleri tek tek inceleyerek bilgi aldı. Eserler büyük beğeni topladı Sergide özellikle Gazi Mustafa Kemal Atatürk portreleri, Çanakkale savaşlarını simgeleyen çalışmalar ve Türk bayrağı temalı tablolar dikkat çekti. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği sergi, katılımcılardan tam not aldı. "Yaklaşık 3- 4 aylık kısa bir sürede bu kıymetli eserleri sizlerin beğenisine sunduk" Etkinlikte konuşan İl Müdürü Galip Sökmen, projenin Bakanlık talimatıyla hayata geçirildiğini belirterek "Sergimizin hazırlanma sürecinde şehit eşimiz Seher Demirkıran hocamızdan büyük destek aldık. Yaklaşık 3- 4 aylık kısa bir sürede bu kıymetli eserleri sizlerin beğenisine sunduk. Ayrıca Büyükşehir Belediyemizin katkılarıyla, Melek hocamızın yönetiminde kurumumuzda görev yapan mesai arkadaşlarımızdan oluşan bir koro kurduk" İfadelerini kullandı. Sergi açılışının ardından sahne alan Ay Yıldız Türk Halk Müziği Korosu, salonu dolduranlara unutulmaz bir müzik ziyafeti sundu. Şef Melek Yıldız yönetimindeki koro, Anadolu’nun dört bir yanından derlenen türküleri seslendirdi. İzleyicilerin büyük beğenisini kazanan konser, alkışlarla sona erdi. Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinesinde Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu’nda düzenlenen programa; Antalya Vali Yardımcısı Mustafa Hulusi Arat, Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Galip Sökmen, protokol üyeleri, şehit yakınları, gaziler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Alanya’da ULAR ameliyatıyla zorlu tümörde bağırsak devamlılığı korundu
25 Mart 2026 Çarşamba - 14:15 Alanya’da ULAR ameliyatıyla zorlu tümörde bağırsak devamlılığı korundu Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde önemli bir başarıya imza atıldı. Hastanede görevli Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Tamer Akay ve ekibi, hastanede ilk kez uygulanan Ultra Low Anterior Rezeksiyon (ULAR) operasyonuyla anal kanala çok yakın tümörlerde dahi bağırsak devamlılığını korumayı başardı. Alanya’da yaşayan 65 yaşındaki Şaban Görgülü, makatta ağrı şikâyetiyle Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. Hastanede görevli Hastanede görevli Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Tamer Akay tarafından yapılan fizik muayene ve görüntüleme sonucunda anal kanala yalnızca 2 cm mesafede tümöral kitle tespit edildi. Görgülü, multidisipliner bir yaklaşımla, farklı branşlardaki hekimlerin görüş ve önerileri doğrultusunda tedavi altına alındı. Onkoloji uzmanları tarafından uygulanan neoadjuvan tedavi sayesinde tümör geriletildi ve anal kanala olan mesafe 4 cm’ye kadar çıkarıldı. Bu kritik sürecin ardından hastanın onayı alınarak Dr. Öğretim Üyesi Tamer Akay ve hastanede görevli Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ramazan Serdar Arslan tarafından Ultra Low Anterior Rezeksiyon (ULAR) operasyonu gerçekleştirildi. Söz konusu operasyon; kalın bağırsağın makata yakın son bölümünde yerleşen kanserlerin tedavisinde kullanılan, bağırsak devamlılığını koruyan ve stoma (torba) ihtiyacını en aza indirmeyi amaçlayan ileri bir cerrahi yöntem olarak öne çıkıyor. Tür ameliyatları hastanemizde başarıyla gerçekleştiriyoruz Hastanede ilk kez uygulanan ve başarıyla tamamlanan operasyon hakkında bilgi veren Dr. Öğretim Üyesi Tamer Akay, "Hekim arkadaşım Dr. Öğretim Üyesi Arslan ile birlikte yaptığımız ULAR yöntemi; özellikle rektumun alt kısmında, son 5-6 cm’de yerleşen ve dış sfinkter kaslarına yayılmamış tümörlerde uygulanır. Bu teknik sayesinde anüs ve dış sfinkter kasları korunabilmekte, hastaların bağırsak kontrolü büyük ölçüde devam etmektedir. Bu tür zorlu vakalarda en önemli hedef yalnızca kanserli dokunun tamamen çıkarılması değil aynı zamanda hastanın yaşam kalitesinin korunmasıdır. Özellikle anal kanala çok yakın tümörlerde; doğru hasta seçimi, uygun cerrahi teknik ve multidisipliner yaklaşım sayesinde kalıcı kolostomiye gerek kalmadan hastanın yaşam kalitesi korunarak başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir" diye konuştu. İleri cerrahi teknikler ve ekip çalışmasının kanser tedavisinde kritik rol oynadığını vurgulayan Akay, "Ekibimizle birlikte bu tür ameliyatları hastanemizde başarıyla gerçekleştiriyoruz. Hastamız Şaban Görgülü‘nün ameliyatı da başarılı geçti. Takipleri hastanemiz tarafından sürdürülecektir" ifadesini kullandı.
ATB Başkanı Çandır: " Emperyalist fırsat saldırıları enerjiden tarıma her şeyi etkiledi"
25 Mart 2026 Çarşamba - 14:08 ATB Başkanı Çandır: " Emperyalist fırsat saldırıları enerjiden tarıma her şeyi etkiledi" Antalya Ticaret Borsası (ATB) Mart Ayı Meclis toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi ve bölgesel gelişmelerin ülke ve Antalya’ya etkileriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgede çıkan savaştan duyduğu kaygıyı dile getiren Başkan Ali Çandır, savaşın bir an önce sona erdirilmesini diledi. Çandır, "Ortadoğu’da başlatılan emperyalist fırsat savaşının ortaya çıkardığı insani ve çevresel yıkımı kaygıyla izliyoruz. Savaşın bir an önce sona ermesi ve sorunların diplomasiyle çözülmesi en büyük dileğimizdir. Çünkü savaşın bedeli, ekonomik tablolarla değil, insan hayatında ve doğada açtığı derin yaralarla ölçülmektedir. Bu savaş ne İran’ın nükleer güç olmasını engellemeye yöneliktir ne de güvenlik ve özgürlük kaygılarıyla ilgilidir. İran’ın nükleer güç olmaması yönündeki müzakereler anlaşma yoluna girmişken aniden başlatılan saldırılar, esas amacın ne olduğunu bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Bir aya yaklaşan savaş, taraflara kaybettirmekle kalmamış aynı zamanda dünyaya da bedel ödetmeye başlamıştır" dedi. "Yurtta sulh, cihanda sulh" vurgusu Başkan Çandır, savaşa karşı ülkelerin farklı stratejik yaklaşımlar gösterdiğini belirtirken, Türkiye’nin dengeli duruşunun önemini vurguladı. Çandır, "Kimi ülkeler daha sabırlı ve planlı adımlar atıyor, kimi risk yönetimi ve güç dengesi üzerinden ilerliyor, kimi de mevcut durumu fırsat bilip uzun vadeli nüfuz ve alan hâkimiyeti kurmaya odaklanıyor. Ülkemizin ise dengeli bir duruş sergilediğini görüyoruz. Diplomasiyle yürütülen barış girişimlerinin kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesinin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz" şeklinde konuştu. "Enerjiden tarıma her şeyi etkiledi" Savaşın artık siyasi ya da askeri bir mesele olmanın ötesine geçtiğini, enerji piyasalarından ticaret hatlarına, gıda sistemlerinden tarımsal üretime kadar uzanan çok boyutlu bir olumsuz etki alanına sahip olduğuna dikkat çeken Çandır, "Coğrafi konumumuz gereği ülkemiz de bu gelişmelerden doğrudan etkilenmektedir. Tarım, turizm ve ticaret kenti Antalya’mız ise şiddeti hisseden şehirlerin başında gelmektedir" diye konuştu. Hürmüz Boğazı çevresindeki risklerin tarım sektörü açısından üç temel gerçeği ortaya koyduğunu kaydeden Çandır, "Birincisi maliyet gerçeğidir. İkincisi tedarik güvenliğidir. Üçüncüsü ise sahip olunan potansiyeldir" ifadelerini kullandı. "Antalya kimyevi gübre tüketiminde 8. sırada" Enerji fiyatlarındaki artışın mazottan gübreye kadar tüm girdileri doğrudan yükselttiğini, Antalya tarımının bu artışlardan çok fazla etkilendiğini belirten Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "Antalya’dan örnek verecek olursam; 2025 verilerine göre 181 bin tonluk kimyevi gübre tüketimiyle Türkiye’de 8. sıradayız. Fakat birim alanda en yoğun ve nitelikli gübre kullanan illerin başında geliyoruz. Gübre başta olmak üzere mazot ve diğer girdi maliyetlerindeki şiddetli artışlar, zayıflayan rekabet gücümüzü felç etme riski taşımaktadır. Ancak her zaman belirttiğim gibi tarım, yalnızca bir sektör değildir; gıda güvenliğidir, ekonomik dayanıklılıktır, stratejik güçtür. Dolayısıyla tarımsal faaliyetlerle ilgili değer zincirinin mutlaka korunması ve geliştirilmesi hayati bir önem taşımaktadır. Bu kapsamda alınacak kararlar ve uygulamalar sektörümüzün dayanıklılığını artıracaktır. Örneğin ürede gümrük vergisinin sıfırlanması, azotlu gübre ihracatına getirilen kısıtlamalar ve amonyum nitrat satışına izin verilmesi yerinde adımlardır. Bunun yanında finansman imkânlarının güçlendirilmesi ve tarımın stratejik bir alan olarak ele alınması büyük önem taşımaktadır." "Üretici tarım girdilerindeki artışı taşıyacak güçte değil" Türkiye’nin enerji, gübre, zirai ilaç, yem ve diğer temel tarım girdilerinin hammaddelerinde de önemli ölçüde dışa bağımlı olduğunu vurgulayan Başkan Ali Çandır, "Bu durum sektörümüzü kırılgan hale getirmektedir. Yüksek maliyetler altında üretimde kalmaya çalışan üreticimiz, savaşın tetiklediği girdi fiyatlarındaki artışı taşıyacak güçte değildir. Bu nedenle tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için acil ve somut adımlar atılmalıdır. Tarımsal üretimde maliyet baskısını azaltmak için mevcut destekleme anlayışını yeniden değerlendirmek zorundayız" dedi. "Tarımda zaman kaybının telafisi yok" Tedarik güvenliğindeki sıkıntıya dikkat çeken Çandır, "Enerji ve lojistikte yaşanan her aksama girdilere erişimi ve mal sevkiyatını zorlaştırmaktadır. Oysaki tarımda zaman kaybının telafisi yoktur. Girdi zamanında gelmezse üretim aksar, verim düşer ve mal sevkiyatı zorlaşır" şeklinde konuştu. Çandır, Avrupa Birliği (AB) için geleceğin üretim ve ticaret politikasının tedarik güvenliği olduğunu işaret ederken, şunları söyledi: "AB’nin tedarik zincirlerini güvenilir ortaklar üzerinden yeniden kurma amacına yönelik hazırladığı ‘Made in EU’ düzenlemesinde ülkemizin yer alması önemlidir. Bu konuda büyük bir çaba sarf eden Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Ancak diğer taraftan AB dış ticareti ve gümrük tarifelerini standartlarla belirlemeye ve sürdürülebilir üretim kriterlerine uyumu korumaya odaklanan bu temel politikanın potansiyel kadar riskler de barındırdığını unutmamalıyız. En büyük risk, ilave maliyet artışlarıdır. Bunu aşmamızın yolu doğru yatırım hamlelerinden geçmektedir. Yani acilen yapmamız gereken iş ve yatırım ortamını iyileştirmektir. Çünkü ‘Made in EU’ kapsamında olmak ülkemizin üretim ve ihracat kapasitesini geliştirecektir." "Navlun maliyetleri ticareti zayıflatır" Bölgesel ticaret akışının zayıfladığı dönemlerde Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesiyle mevcut ve yeni pazarlarda öne çıkan bir ülke olduğunu belirten Çandır, "Antalya ise örtü altı üretim ve ihracat gücüyle böyle dönemlerde önemli roller üstlenmiştir. Ancak artan navlun maliyetleri ihracatta rekabet gücümüzü ciddi şekilde zayıflatmaktadır. Bu alanda maliyetleri dengeleyecek ve ihracatçıyı koruyacak önlemler gecikmeden alınmalıdır. Unutmayalım ki; maliyet yükü hafifletilmeden hiçbir potansiyel, kalıcı kazanca dönüşemez" diye konuştu. Turizm kaygısı Dünya ve Türkiye’de turizm sektöründe savaş kaygısının hakim olduğunu kaydeden Çandır, "Bu kaygıyı gidermek için güven algısını güçlendirecek tanıtım ve stratejiler gecikmeden devreye alınmalıdır" ifadelerini kullandı. Tarım 25 yılda 8 kez küçüldü ATB Başkanı Ali Çandır, 2025 yılı gayri safi yurt içi hasıla verilerini de değerlendirdi. Tarım sektörünün son 25 yılda üçüncü kez yılın tüm çeyreklerinde küçüldüğünü belirten Çandır, "Sektörümüz yılı yüzde 8,8 daralma ile kapatmıştır. Bu tabloyu yalnızca kuraklık ya da don ile açıklamak doğru olmaz. Çünkü tarım, son 25 yılda 8 kez küçülmüş; ortalama her 3 yılda bir daralma yaşamıştır. Bu artık geçici değil, yapısal bir sorundur. Aynı dönemde genel ekonomimiz yıllık ortalama yüzde 4,9 büyürken, tarım yalnızca yüzde 2,5 büyüyebilmiştir. Yani sektör olarak yarı hızda ilerlemişiz. Bu fark, zamanla sektörümüzü zayıflatmış ve atalete sürüklemiştir. Bu tespitlerimizi ve 2025 yılının tarım açısından iyi geçmediğini yıl boyunca rakamlar ve gerçekleşmelerle paylaşmıştım. Sonuç olarak çözüm; tarımı esastan ve kapsayıcı bir yaklaşımla yeniden ele almaktır" dedi. Antalya daha dirençli 2026 yılının Ocak ve Şubat aylarına ilişkin ekonomik verileri değerlendiren Başkan Çandır, Antalya’nın ülke ekonomisine oranla nispi olarak daha dirençli bir görünüm sergilediğini ifade etti. Başkan Çandır, şu bilgileri paylaştı: "Çekle işlem hacmindeki artış ülkemiz ortalamasının iki katından fazla artarken, karşılıksız çek hacmindeki artış ülke ortalamasının yarısında kalmıştır. Toplam kredilerde Türkiye’de yüzde 44 artış görülürken Antalya’da yüzde 56, ticari kredilerde yüzde 45’e karşılık yüzde 63 artış yaşanmıştır. Tarımsal kredilerde ise ülke genelinde yüzde 41, kentimizde yüzde 39 artış gerçekleşmiştir. İhracatta ise daha güçlü bir tablo söz konusudur. Türkiye genelinde toplam ihracat yüzde 0,8 daralırken, Antalya’da yüzde 18 artmıştır. Tarımsal ihracatta ise Türkiye yüzde 0,7 gerilerken, kentimiz yüzde 19,4 artış sağlamıştır. Özetle, yılın ilk iki ayında Antalya, ülke ortalamasının üzerinde bir performans ortaya koymuştur. Bu ivmenin gelecek aylarda da korunması için iş dünyası olarak çalışmaya devam edeceğiz." "Suyu koruyamazsak rekabet gücümüz kaybolur" Antalya Ticaret Borsası’nın 2026 yılı temasını ‘su’ olarak belirlediğini hatırlatan Başkan Ali Çandır, "Son tarım gündem programımızda da konumuz ‘su’ oldu. Programa konuk olan hocamızın özellikle yer altı kaynaklarını kast ederek çok net bir tespitini sizlerle paylaşmak isterim ‘Bugün kullandığımız su aslında torunlarımızın suyu’. Bu söz tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin doğrudan su yönetimine bağlı hale geldiğinin en çarpıcı halidir. Acilen suyu merkeze alan, verimliliği artıran ve her damlayı koruyan bir üretim anlayışına geçmek zorundayız. Aksi halde yalnızca rekabet gücümüzü değil, geleceğimizi de kaybederiz" diye konuştu. Yürürlüğe giren 2026-2035 dönemi Ulusal Su Planı’na da dikkat çeken Başkan Çandır, "Ulusal Su Planı da su meselesinin artık ertelenebilir bir konu olmadığını açıkça ortaya koymuştur. Plan, suyu koruyan, verimli kullanan ve gelecek nesillere aktaran bir üretim anlayışına geçişin yol haritası niteliğindedir. Ancak esas olan bu planı kağıt üzerinde bırakmamak ve sahada uygulayabilmektir" dedi. YÖREX heyecanı başlıyor Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB’un desteğiyle 2010 yılında başlatılan Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX ile yerel değerleri ekonomiye kazandırdıklarını anlatan Ali Çandır, "Bu yıl 22-26 Nisan tarihlerinde düzenleyeceğimiz YÖREX’te her zaman olduğu gibi, üreticilerimizi, kooperatiflerimizi, oda ve borsalarımızı, kalkınma ajanslarımızı, zincir marketleri ve e-ticaret platformlarını bir kez daha bir araya getiriyoruz. Ürünlerine katma değer oluşturmak ve ekonomiye kazandırmak isteyen herkesi YÖREX’te yer almaya davet ediyoruz. Tüm hemşerilerimizi ve misafirlerimizi 5 gün boyunca 10.00-20.30 saatleri arasında ANFAŞ Fuar Alanı’na bekliyoruz" diye konuştu. Çandır, üretimin sürdüğü, suyun korunduğu, barışın güçlendiği bir gelecek dileyerek konuşmasını tamamladı. Mecliste üyeler, sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.