Yerel Haberler
Antalya
ATB Başkanı Çandır: "Savaştan en fazla olumsuz etkilenecek sektörlerin başında tarım geliyor" 29 Nisan 2026 Çarşamba - 13:28:47 Antalya Ticaret Borsası (ATB) Nisan Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB Toplantı Salonu’nda yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te ATB Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi ve Antalya ilgili ilgili değerlendirmelerde bulundu. Şubat ayından bu yana devam eden İran, ABD ve İsrail eksenindeki çatışmalarda binlerce masum insanın hayatını kaybettiğini belirten Çandır, "Son günlerde ateşkes söylemleri gündeme gelse de sahadaki gelişmeler, özellikle İsrail’in saldırılarını kesintisiz şekilde sürdürdüğünü göstermektedir. Suriye’nin ardından Lübnan’da da açık işgal girişimlerinin devam etmesi, bölgede emperyalist bir fırsatçılığın açık bir yansımasıdır. Yaşanmakta olan savaşın, abluka ve blokajların etkisiyle, belirsiz bir süre daha devam etme riskinin yüksek olduğunu görmekteyiz" dedi. Petrol fiyatı kaygısı İki aydır devam eden bu çatışmaların, yalnızca petrol maliyetleri açısından dünya ekonomisine 238 milyar dolarlık bir yük getirdiğine dikkat çeken Çandır, "Hepimizin bildiği gibi petrol fiyatlarındaki artışlar, ekonomide zincirleme etkiler oluşturur. İlk dalga petrol fiyatlarıdır; ardından gelen dalgalar ise çok daha geniş bir alanı etkiler. Son iki ayda bu etkinin yansımalarını yaşamaya başladık. Görünen o ki, savaş bugün sona erse dahi petrol piyasalarının eski dengesine dönmesi zaman alacaktır. Bu durum, dünya ekonomisinin kısa sürede toparlanmakta zorlanacağını, tarım ve turizm odaklı kentimiz ekonomisinin ise daha fazla etkileneceğini ortaya koymaktadır" diye konuştu. "Kredi ihtiyacı artıyor" İş dünyası için öz sermaye yetersizliğinin yapısal sorun olmaya devam ettiğini kaydeden Çandır, "Krediye erişim ihtiyacı da aynı ölçüde yapısaldır. Mevcut şartlarda zaten pahalı ve erişimi zor olan finansman imkânlarının, önümüzdeki dönemde daha da sınırlı hale gelmesi beklenmektedir. Turizm ve ihracat sektörlerine yönelik açıklanan 120 milyar TL’lik kredi paketi önemli olmakla birlikte, ihtiyacın çok daha yüksek olduğu açıktır" dedi. "En fazla tarım etkilendi" Savaştan en fazla olumsuz etkilenecek sektörlerin başında tarımın geldiğini kaydeden Çandır, gübre, yem, enerji ve lojistik başta olmak üzere tüm girdilerde hem tedarik zorlukları hem de ciddi maliyet artışları yaşandığını belirtti. Çandır, şunları kaydetti: "Sürekli dile getirdiğimiz gibi üreticimizin maliyetlerini bire bir fiyatlara yansıtma imkanının bulunmaması ise sorunu daha da derinleştirmektedir. Uzun süredir meclislerimizde ve çeşitli platformlarda tarımsal maliyet yapımızdaki bozulmaya dikkat çekiyoruz. Bu konu bizler için hayati önemdedir. Çünkü maliyet yapısındaki bu bozulma, üretim faaliyetlerimizi sürdürülemez hale getirmektedir. Özellikle girdi ve işçilik maliyetlerindeki artış, üretim üzerinde ağır bir baskı oluşturmaktadır. Bu dengesizlik faaliyetlerimizi yavaşlatan ve atalete uğratan bir tablo ortaya çıkarmaktadır. Tarımsal üretimin ve mevcut kapasitenin korunması için bu baskının azaltılması zorunludur." Savaşın Antalya’ya etkisi Antalya’nın ekonomisiyle ilgili değerlendirmede bulunan Ali Çandır, "Açıklanan son veriler, kentimizde yılın Ocak-Şubat aylarında gözlenen nispi hareketliliğin büyük ölçüde devam ettiğini göstermektedir. Savaşın olumsuz etkileri henüz tam anlamıyla hissedilmese de öncü göstergeler risk sinyallerini barındırmaktadır" dedi. Antalya için kurulan ve kapanan şirket sayıları ile protestolu senet ve karşılıksız çeklerdeki artışların dikkatle izlenmesi gerektiğini söyleyen Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "Özellikle borcuna sadakatiyle öne çıkan kentimiz iş dünyası açısından bu göstergelerdeki bozulma kaygı vericidir. Diğer taraftan ihracat performansımız, özellikle tarımsal ihracat tarafında, ülke ortalamasının üzerinde bir seyir izlemektedir. Bu durum, kentimizin üretim gücünü ve ticari kapasitesini açıkça ortaya koymaktadır. Önümüzdeki dönemde bu performansın korunabilmesi için gerekli tedbirler bugünden alınmalıdır. Örneğin; kurulan ve kapanan şirket sayılarında ülkemiz ortalamasından daha olumsuz bir tabloyla karşı karşıyayız. Kurulan şirket sayısı ülkemizde artarken, kentimizde yüzde 8,5 azalmıştır. Kapanan şirket sayısı ise ülkemiz geneline oranla yaklaşık 5 katı artmıştır. Protestolu senet tutarı ülkemizde yıllık yüzde 56 artarken, kentimizde bu artış yüzde 81’e ulaşmıştır. Karşılıksız çek tutarı ise ülke genelinde yüzde 175 artarken, kentimizde yüzde 300 gibi çok daha yüksek bir artış göstermiştir. Ticaret hacminin önemli öncü göstergelerinden biri olan çekle işlem hacmi, ülkemizde yıllık yüzde 88 artarken, kentimizde yüzde 130 artmıştır. Toplam kredi kullanımındaki artış ülkemiz genelinde yüzde 45 seviyesinde gerçekleşirken, kentimizde yüzde 58 olmuştur. Ticari krediler ülkemizde yüzde 45 artarken kentimizde yüzde 63 artmıştır. Tarımsal krediler ise ülkemizde yüzde 41 artarken kentimizde yüzde 39 artmıştır." "Antalya ihracatta ortalamanın üzerinde" Yılın ilk üç ayında ihracatın ülke genelinde yıllık yüzde 1,6 azalırken, Antalya’da yüzde 12 arttığına dikkat çeken Çandır, "Aylık bazda sınırlı bir gerileme görülse de yıllık artışın devam etmesi önemlidir. Tarımsal ihracatta ise ülkemizde yüzde 2,4’lük bir azalış yaşanırken, kentimizde yüzde 15’lik bir artış söz konusudur. Bu ihracat gerçekleşmeleri, yılın ilk çeyreğinde kentimizin genel olarak ülke ortalamasının üzerinde, güçlü bir performans sergilediğini açıkça göstermektedir. Küresel zorluklara rağmen üretmeye, ticaret yapmaya ve ihracatla ülkemize değer katmaya devam eden tüm üretici, tüccar ve ihracatçılarımıza teşekkür ediyorum" dedi. "Döviz dönüşüm desteği uzatılmalı" 30 Nisan 2026 tarihinde sona erecek Merkez Bankası döviz dönüşüm desteği uygulamasının kolaylaştırılmasını, destek oranının artırılmasını ve uygulama süresinin en az bir yıl uzatılmasını talep eden Başkan Çandır, "Ayrıca mevcut uygulamada şahıs firmalarının destekten yararlanamaması üyelerimizi mağdur etmektedir. Bu mağduriyetin de giderilmesini diliyoruz" dedi. Hisarcıklıoğlu iş dünyasının görüşlerini dile getirdi TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun konuşmacı olduğu 5. Antalya Diplomasi Forumu’na katıldığını hatırlatan Çandır, Hisarcıklıoğlu’nun "Küresel ve Ulusal Öncelikler Nasıl Dengelenir?" oturumunda iş dünyasının görüşlerini güçlü bir şekilde dile getirdiğini anlattı. Çandır, "Bu önemli organizasyonun Antalya’da gerçekleştirilmesini sağlayan önceki dönem Dışişleri Bakanımız ve Antalya Milletvekilimiz Mevlüt Çavuşoğlu’na ve Dışişleri Bakanlığı’mıza teşekkür ediyorum. Bu tür uluslararası buluşmalar, ülkemizin ve Antalya’mızın küresel gündemde daha fazla yer almasına; bilinirliğinin ve güvenilirliğinin artmasına önemli katkı sağlamaktadır" dedi. "YÖREX’te ticareti bağlantılar arttı" Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin desteğiyle düzenledikleri Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla bu yıl başarıyla gerçekleştirdiklerini söyleyen Çandır, "17 yıllık yolculuğumuzda 14. kez düzenlediğimiz fuarımız; üreticilerimizi, girişimcilerimizi ve alıcıları bir araya getirerek önemli iş birliklerine zemin hazırlamıştır" dedi. YÖREX’te yüz yüze görüşmeler yapılarak ticari bağlantılar kurulduğunu belirten Çandır, "Ticari bağlantılar fuarımızın en önemli kazanımları arasında yer almıştır. YÖREX’in gerçekleşmesinde emeği geçen tüm paydaşlarımıza, danışma kurulu üyelerimize, siz değerli meclis üyelerimize, çalışma arkadaşlarımıza ve kıymetli basın mensuplarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Tavşan yüreği zeytin için AB başvurusu Antalya Ticaret Borsası olarak, yerel değerleri korumak ve uluslararası alanda güçlendirmek amacıyla çalıştıklarını vurgulayan Başkan Ali Çandır, "Bu kapsamda, Antalya Tavşan Yüreği Zeytinimizin Avrupa Birliği coğrafi işaret başvurusunu; Valimiz Hulusi Şahin’in huzurunda, İl Tarım ve Orman Müdürümüz Sayın Şakir Fırat Erkal ile birlikte gerçekleştirdik. Dileğimiz Antalya Tavşan Yüreği Zeytini, Alanya Keçiboynuzu, Gazipaşa Çekirdeksiz Narı ve Manavgat Altın Susamının kısa sürede tescillenmesidir. Katkı sunan başta il tarım ve orman müdürlüğümüz olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. Food Fest daveti Antalya Büyükşehir Belediye’sinin öncülüğünde, Borsa ve diğer paydaşların desteğiyle bu yıl 8-10 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin Antalya’nın ve coğrafi işaretli ürünlerin tanıtımına ve gastronomi dünyasına katkı sağlayacağına inandığını ifade eden Çandır, festivale davette bulundu. Şiddete karşı önlem çağrısı Çandır, okullarda yaşanan şiddet olaylarından duyduğu üzüntüyü dile getirirken, "Hayatını kaybeden öğretmenimize ve evlatlarımıza Allah’tan rahmet; kederli ailelerine ve aziz milletimize baş sağlığı ve sabırlar diliyor, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Toplumumuzu derinden sarsan bu tür olayların bir daha yaşanmaması için toplumsal şiddetin önüne geçecek kalıcı ve etkili önlemlerin alınması büyük önem taşımaktadır" dedi. Başkan Ali Çandır, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın büyük coşkuyla kutlandığını belirtirken, "Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklarımıza armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mızı büyük bir coşkuyla kutladık. Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum" dedi. Meclis’te üyeler, sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 13:18 Kepez Belediye Başkanı Kocagöz’den hacı adaylarından dua talebi Kutsal topraklara gitmeye hazırlanan hacı adaylarını Varsak Yeni Camii’nde düzenlenen Kur’an-ı Kerim tilaveti programında ziyaret eden Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Arafat’ta ellerinizi semaya açtığınızda ülkemiz, milletimiz ve şehrimiz için lütfen dua edin" dedi. Hac ibadetini yerine getirmek üzere hazırlıklarını tamamlayan adaylar, Varsak Yeni Camii’nde düzenlenen Kur’an-ı Kerim tilaveti programında bir araya geldi. Kutsal topraklara gitmeye hazırlanan hacı adaylarını bu anlamlı ve manevi günde Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, ziyaret etti. Varsak Yeni Camii’nde düzenlenen programda, eller semaya açılarak dualar edildi, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle gönüller huzur buldu. Kutsal topraklara uğurlanacak hacı adayları için hayır ve selamet temennilerinde bulunuldu. Programda konuşan Başkan Kocagöz, hacı adaylarına kutsal topraklara selametle gidip, ibadetlerini tamamlayarak sağlık ve huzur içinde geri dönmeleri dileğinde bulundu. Hac ibadetinin manevi önemine değinen Başkan Kocagöz, "Allah’a daha da yakınlaşma yeri olan kutsal topraklara gidiyorsunuz. Bu kutsal topraklara gitmek demek sadece hac demek değil, aynı zamanda arınma demektir, sabır demektir, teslimiyet demektir" dedi. Lütfen ülkemiz ve milletimiz için dua edin Konuşması sırasında hacı adaylarından da bir ricada bulunan Başkan Kocagöz, "Kutsal topraklara gittiğinizde, Arafat’ta ellerinize semaya açtığınızda bu ülke için, bu şehir için, bu millet için, adalet için, sevgi için, her şeyin daha güzel olması için ve bizler için lütfen dua edin. Şimdiden Allah kabul etsin. Gidişiniz mübarek olsun. Hayırlı olsun" diye konuştu. Kepez Belediyesi tarafından bu anlamlı ve manevi günde hacı adaylarına lokma ikramında bulunuldu.
Metal çıkarmak için denize daldı, batmış tekneyi bulup kıyıya çıkardı
07 Temmuz 2025 Pazartesi - 10:15 Metal çıkarmak için denize daldı, batmış tekneyi bulup kıyıya çıkardı Konyaaltı Sahili’nde pandemi döneminde deniz altından atıkları çıkartmaya başlayan Erhan Uludağ, sahilde temizlik yaptığı sırada karşılaştığı manzara ile hayrete düştü. Uludağ, kıyıya birkaç metre mesafede batık halde karşılaştığı kayığı kıyıya çıkardı. Antalya’da ağır vasıta şoförlüğü yaparken pandemi döneminde başladığı ve tüpsüz dalış yaparak yaklaşık 5 yıldır denizden metal atık çıkaran Erhan Uludağ isimli vatandaş bu kez deniz dibinde karşılaştığı manzara ile şaşkına döndü. Palet ve gözlüğüyle tüpsüz dalış yaparak denizden çıkardığı metalleri geri dönüşüme veren Uludağ, hafta sonunda dalış yaptığı Konyaaltı Sahili’nde kıyıya yaklaşık 5-6 metre mesafede batmış ve ters dönmüş bir fiber balıkçı sandalı ile karşılaştı. Sahilde bulunan vatandaşların yardımıyla batık haldeki sandalı kıyıya çeken Uludağ, durumu yetkililere bildirdi. Bölgeye gelen ekipler batık teknenin sahibine ulaşmak için araştırma başlattı. Deniz dibinden bu kez tekne çıkardı Denizin altından metal, lastik gibi atıkları görmeye alışkın olduğunu ancak ilk kez böyle bir şeyle karşılaştığını söyleyen Erhan Uludağ, "Pandemide bu metal atıkları keşfettim ve çıkarmaya devam ediyorum. Bugün de tuhaf bir olayla karşılaştık, kıyıya yaklaşık 4-5 metre uzaklıkta böyle bir tekne buldum. Denize giren vatandaşlar için çapası çok tehlikeliydi. Vatandaşlarımızın ayağı veya herhangi bir yeri zarar gelmesin diye bunu dışarı aldık ve yetkililere haber verdik. Bizde şaşırdık, denizde böyle bir ters dönmüş bir tekneyi dışarıya çıkardık. Deniz dibinde aşırı şekilde metal atıklar ve kirlilik var" dedi. "Geçen sene deniz dibinden 85 ton metal atık çıkardım" 5 yıldır deniz dibinden atıkları çıkarmayı sürdürdüğünü belirten Uludağ, "Geçen sene deniz dibinden 85 ton metal atık çıkardım. Burası Antalya’nın en güzel sahili, gerçekten durum içler acısı. Suyun altında inanılmaz metal atıklar ve tehlikeli atıklar var. Benim gücüm yettiği kadar sosyal sorumlu projesi altında bu metalleri de geri dönüşüme kazandırıp hem doğamızı temizlemeye çalışıyorum. Denizimizi, sahilimizi lütfen temiz tutalım, duyarlı olalım. Denize bir şey atmayalım. Denizin üstü temiz, ama keşke altıda temiz olabilse. Aşırı şekilde tehlikeli metal atıklar var. Günlük 350-400 kiloya kadar atık çıkarıyorum" ifadelerini kullandı. "Farkındalık oluşturmak için çıkartıyorum" 5 yılda 200 tondan fazla atığı Konyaaltı Sahili’nden çıkardığını söyleyen Uludağ, "Beş sezonda 200 tonu fazlasıyla geçmiştir. Ben bunu sadece doğa ve kendim için değil, bir farkındalık oluşturmak için yapıyorum. Geri dönüşümü olan atıkları tesislere gönderiyorum. Denizden yaklaşık 200 ton metal atık çıkardım. Farkındalık olması için, doğa için bir şeyler yapmak isterim. Ayrıca buradan vatandaşlara da seslenmek istiyorum, kendinize bir iyilik yapın denize bir şey atmayın" şeklinde konuştu.
Antalya’nın Toros dağlarındaki doğal buzdolabı
07 Temmuz 2025 Pazartesi - 09:46 Antalya’nın Toros dağlarındaki doğal buzdolabı Sıcak yaz aylarını Antalya’nın Akseki ilçesi sınırlarındaki 1900 metre yüksekliğe sahip Çimi Yaylası’nda geçirenler, derinliği 40 metreyi bulan obrukları buzdolabı gibi kullanıyor. Havaların ısınmasıyla Çimi Yaylası’na çıkan yöre halkı, kış ayları gelinceye kadar yaşamlarını bölgede kurdukları barakalarda sürdürüyor. Çimi Yaylası Kuyu mevkiindeki obrukların en büyüğünün derinliği 40 metreyi buluyor. Kış aylarında yağan kar, yazın kavurucu sıcaklarında bile obruklardan kalkmıyor. Yaylada hayvanlarını otlatan çobanlar da yaylaya gelen vatandaşlara et ve süt ürünleri satıyor. Bu ürünleri alanlar, obrukları soğuk hava deposu gibi kullanıyor. Yaylacılar elektriğin olmadığı bu noktada gıdalarını sıcaklığın sıfır ile 5 derece arasında değiştiği derin obruklarda saklıyor. Bölgede yaşamını sürdürenler peynir, yoğurt ve tereyağı gibi gıdaları doğal serinliğin olduğu obruklarda aylarca bozulmadan muhafaza ediyor "Çocukluğumdan beri yaylaya çıkıyorum" Çocukluğundan beri her yıl yaz aylarında Manavgat ilçesinden gelip Akseki’nin 190 metre rakımlı Çimi Yaylası’na çıkan 72 yaşındaki Hasan Arıcı, yaylaya gelen vatandaşların obruğu yaz aylarında "soğuk hava deposu" gibi kullandığını, hayvanlardan elde edilen peynir, yağ, çökelek ve yoğurt gibi ürünlerini burada saklandığını anlattı. "80 hanede yaşayan insanlar kullanıyor" Kış aylarının şartlarına göre çoğu zaman obrukta eski ile yeni karın birbirine karıştığını ve hiçbir zaman bitmediğini dile getiren Arıcı, "Burada sıcaklık sıfırın altında. Toros Dağlarında Çimi Yaylası’nda yazın 80 hanede yaşayan insanlarımız peynir, yoğurt, çökelek gibi süt ürünlerini obrukta saklar. Yani burası bir soğuk hava deposu gibidir" dedi. Dağın zirvesinden itibaren 80 metre Obruğun bulunduğu yerin dağın zirvesinden itibaren yaklaşık 80-85 metre derinlikte olduğunu anlatan Arıcı, "Buranın derinliği tepeden itibaren 80-85 metre var. Obruğa bir metre genişliğinde daracık kayaların arasından inmeye başlıyorsun. Obruğa inen yerden itibaren yaklaşık 40 metre derinlik mevcuttur. Çoğu zaman kar eski kar ile yeni kar karışır. Bazı zamanlarda kar az yağarsa dibine ulaşır. Burası doğal buzdolabıdır. Yaylada yaşayan herkes buradan kar taşıyarak soğuk suyunu elde eder" diye konuştu. "Kimse, kimsenin ürününü almaz" Yaylada hayvancılıkla uğraşanlar peynirleri Mayıs ayından itibaren obruğa koymaya başladıklarını söyleyen Arıcı, "Mayıs ayından itibaren obruklara peynir ve yağlarımızı koymaya başlarız. Ekim, kasım ayına kadar burada durur. Yayladan dönerken herkes kendi peynirini yağını alır götürür. Kimse kimsenin peynirini, yağını almaz. Herkesin kendi malzemesi işaretlidir. Herkesin malı bellidir. Burada saklanan peynirin lezzeti tarif edilmez. Buradaki gelenek atalarımızdan kalan bir gelenektir. Asırlardır bu geleneğimiz devam ediyor" şeklinde konuştu. Akseki ilçesi Çimi Yaylası’na çıkan ve hayvancılıkla uğraşan Yörüklerden Bilal Arıcı, atalarından kalan geleneği sürdürerek ürettikleri peynirleri yaz aylarında sıcaklığı eksi 0-5 derece olan kar obruğunda sakladıklarını, mağarada saklanan peynirlerin daha lezzetli olduğunu ve bozulmadığını söyledi. "Organik soğuk hava deposu" Obruğun organik soğuk hava deposu olduğunu anlatan Arıcı "Bu kar obruğu kış ayında yağan karlar ile dolar. Yaz ayında yaylaya çıktığımızda yaylada elektrik olmadığı için bozulacak tüm gıdalarımızı burada saklarız. Bu deliklerin içerisinde bol miktarda peynir, yağ ve yoğurt saklanmaktadır. Sahibi ihtiyacı olunca buradan çıkarıp evine götürür" dedi. Arıcı, " Yaz ayında Antalya’da hava sıcaklığı 35- 40 derece iken burası bizim bulunduğumuz yerde sıfırın altına kadar inmektedir. Bu soğuklukta doğal peynir, yoğurt ve yağlarımızı saklamaktayız. Buzdolabı gibi kullanmaktayız" şeklinde konuştu. "En iyi peynir tuluma basılan peynir" En iyi peynirin tuluma basılan peynir olduğunu dikkat çeken Arıcı, "Tulum peyniri deriye basılır. Yaklaşık 3 ay kar obruğunda bekletilir. Daha sonra pazarlara götürerek pazarlarız. Eskiden atalarımız peynirleri bu şekilde deri tulumlara basarlardı. Şimdi ise bidonlara basıyoruz. Aslında tulum peynirinin lezzeti ve kalitesi çok daha farklıdır" diye konuştu. Manavgat ilçesinden nisan mayıs aylarında hava şartlarına göre yaylaya çıktıklarını anlatan Arıcı, "Yaylada keçilerimiz, koyunlarımız doğal ortamda beslenmektedirler. Keçilerden elde ettiğimiz sütten yayıklarda yağ çıkartırız. Ayrıca yine elde ettiğimiz sütten yaptığımız peynirleri ve yağları derinliği 35-40 metreyi bulan buz gibi kar obruğuna getiriyoruz. Burada üç dört ay gibi bir süre durduktan sonra yayla göçüne doğru peynirleri çıkararak pazara götürüyoruz" dedi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi önünde Başkan Böcek’e destek mitingi
06 Temmuz 2025 Pazar - 23:57 Antalya Büyükşehir Belediyesi önünde Başkan Böcek’e destek mitingi Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü "rüşvet" soruşturması kapsamında tutuklanmasının ardından belediye binası önünde "Antalya iradesine sahip çıkıyor" mitingi düzenlendi. Böcek’in cezaevinden yazdığı mektup kalabalığa okundu. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü "rüşvet" soruşturması kapsamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, dün sabah saatlerinde gözaltına alınıp savcılık ifadesinin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklanarak Döşemealtı L Tipi Cezaevi’ne gönderilmişti. Böcek’in tutuklanmasının ardından CHP Antalya İl Başkanlığı’nın çağrısı ile Antalya Büyükşehir Belediyesi önünde ‘Antalya iradesine sahip çıkıyor’ mitingi düzenlendi. Muhittin Böcek’in mektubu okundu Büyükşehir Belediyesi önünde toplanan kalabalığa ilk olarak Başkan Muhittin Böcek’in cezaevinden gönderdiği mektup okundu. Böcek mektubunda, "Ben Muhittin Böcek, sizin için, hep sizinle yol yürüyen Muhittin Böcek, 31 yıldır Antalya’ da bir çiçeğe, bir ağaca, bir kuşa, bir insana iyi gelebilmek için çalışan, mücadele eden, ne Antalya’nın ne de Antalyalıların başını eğecek hiçbir şey yapmamış tek amacı ayrısız, gayrısız, herkesin başkanı olmak için çalışan Muhittin Böcek. Tutsak edilmemize sebep olan sözde itirafçı, özde iftiracıların saldırıları benim siyasi hayatımda ilk değil ve biliyorum son da olmayacak. Antalya’yı tarihinde ilk kez üst üste iki kez sizlerin oylarıyla kazanan başkanınız olarak zaten hiçbir başarının cezasız kalmayacağını biliyordum" dedi. "Torosların ağaçları gibi dimdik duruyor ve özgürlüğüme kavuşacağım anı bekliyorum" Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek mektubunun devamında, "Buradan tüm belediye çalışanlarımıza sesleniyorum, ben yokken benim sesim olacak, ben yokken benim elim, kolum ayağım olacaksınız. Bugüne kadar bana herkesin başkanı dediniz. Ben de diyorumki ben dönene kadar her biriniz Antalya için çalışmaya devam edin, hiçbir eksik bırakmayın. Turizmin en yoğun olduğu bu dönemde misafirlerimiz ve vatandaşlarımız, Antalya’da yine en iyi belediyeciliği en güzel Akdeniz şehrini görsünler ve yaşasınlar sizlerin emeği ile. Ben Torosların sert esen rüzgarlarını bilirim, beni merak etmeyin, ben rüzgara karşı dik duran Torosların ağaçları gibi dimdik duruyor ve özgürlüğüme kavuşacağım anı bekliyorum" ifadelerini kullandı. Mitinge CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, CHP Antalya Milletvekilleri Aykut Kaya, Mustafa Erdem, Cavit Arı, Sururi Çorabatır, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Döşemealtı Belediye Başkanı Menderes Dal, Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım, Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, Akseki Belediye Başkanı İlkay Akca, Finike Belediye Başkanı Mustafa Geyikçi, Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul, Korkuteli Belediye Başkanı Saniye Caran, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, ilçe başkanları ve partililer katıldı.
Aslan’ın saldırısına uğrayan çiftçinin oğlu: "Babamın hayati tehlikesi yok"
06 Temmuz 2025 Pazar - 16:48 Aslan’ın saldırısına uğrayan çiftçinin oğlu: "Babamın hayati tehlikesi yok" Antalya’da gece saatlerinde hayvan parkından kaçan Zeus isimli erkek aslan, fıstık tarlasında uyuyan çiftçiye saldırdı. Vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan çiftçi Süleyman Kır, o anları cep telefonu kamerasına anlattı. Kır, "Biraz güçlü olmasaydım, şu anda bende belki de yoktum. Başka birisi olsa kendini savunamasa ölmüştü" dedi.Dün gece saat 03.30 sıralarında Manavgat’ın Ilıca Mahallesi D-400 Karayolu üzerinde bulunan hayvan parkında meydana gelen olayda Zeus isimli erkek aslanın kafesinden kaçtığı ihbarı üzerine Kumköy Jandarma Karakolu ve Manavgat Emniyet Müdürlüğü ekipleri alarma geçti. Kısa sürede bölgeye gelen ve aslanın izini sürmeye başlayan ekipler, aslanın kaçtığı parka 700-800 metre ileride bir otelin arka kısmından gelen boğuşma sesleri üzerine sesin geldiği noktayla gitti. Burada Zeus’un bir vatandaşa saldırdığını gören polis ve jandarma ekipleri, havaya ateş ederek aslanı uzaklaştırdı. Zeus isimli aslan, sabaha kadar izini kaybettirdi. Sabah saatlerinde ormanlık alanda yeniden izine rastlanan aslan için Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimi, Jandarma HAYDİ ekipleri ve Manavgat Belediyesi’ne ait iş makineleriyle geniş çaplı arama başlatıldı. Saat 11.30 sularında ormanda bulunan Zeus, uzun uğraşlar sonucunda vurularak itlaf edildi.Tarlasında uyuyan adama saldırdıAslanın saldırısına uğrayan kişinin uzun yıllardır bölgede çiftçilik ve hayvancılıkla geçimini sağlayan Süleyman Kır (53) ambulans olay yerine giremediği için kendi kamyonetinin kasasına konularak ambulansa ulaştırıldı. İlk müdahalesi Manavgat Devlet Hastanesi’nde yapılan Kır, buradan da doktor oğlu ile birlikte kendi araçları ile Antalya’ya geldi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne gelen Süleyman Kır, yolda aslanın kendisine saldırdığı anları cep telefonu kamerasına anlattı."Bin anda üzerime çöktü"Gece eşiyle birlikte fıstık bahçesini suladıktan sonra kamyonetin yanında uyuduklarını ve saldırının da bu sırada gerçekleştiği söyleyen Süleyman Kır, "Sabah 04.30 - 05.00 sıralarıydı, fıstık bahçesini sulamak için tarladaydık. Bir ses geldi. Üzerimdeki battaniyeyi kaldırdığımda aslan üzerime çöktü. Bayağı bir mücadele ettim boğuştuk. O sırada baldırımdan ısırdı, boynunu sıktım. O sırada kaçtı, 10 metre ilerde dikildi biraz. Kolluk kuvvetleri anons etmeye başladı. Yakınlardı ama vurmak istemediler" dedi."Kendimi savunmasam ölmüştüm"Yaşanan olayla ilgili sorumlulardan şikayetçi olacağını belirten Kır, "Çocuk parkı olmayacak yere hayvanat bahçesi yapıyorlar. Ne bir güvenlik var, ne bir şey var. Bunların sorumlusu kimse ruhsatı verenlerin hepsinden tek tek davacı olacağım. Mal sahibinden de davacı olacağım. Biraz güçlü olmasaydım, şu anda bende belki de yoktum. Başka birisi olsa kendini savunamasa ölmüştü. Kim verecek bunun hesabını. Kendi aracımızla Antalya’ya gidiyoruz. Hastaneden bir yatak dahi vermek istemediler. Şu halimle benden bir yatağı dahi sakındılar. Benim bu halim ney, ben yokta olabilirdim. 10 metreden silah sıktılar vuramadılar" ifadelerini kullandı."Babam hayatta olmayabilirdi"Aslan’ın saldırısı sonucu yaralanan Süleyman Kır’ın Elmalı Devlet Hastanesi’nde doktor olarak görev yapan oğlu Ahmet Kır ise, babasının canını zor kurtardığını söyleyerek, "Sabaha karşı tarladayken, aslanın saldırısına uğradı. Aslanla boğuşarak canını zor kurtardı. Şu anda hayati bir tehlikesi yok ama vücudunda derin yaraları mevcut. Şu anda babamın hastanede tedavisi ile uğraşıyoruz, ama cenazesi ile de uğraşabilirdik. Hukuken bu olayın peşinde olacağız" şeklinde konuştu.
Memur Sen Antalya İl Temsilcisi Miran: "Refah payı istiyoruz"
06 Temmuz 2025 Pazar - 15:03 Memur Sen Antalya İl Temsilcisi Miran: "Refah payı istiyoruz" Memur Sen Antalya İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, kamu görevlilerine ve emeklilerine yalnızca enflasyon farkının değil, refah payının da verilmesi ve ilave iyileştirmelerin yapılması gerektiğini söyledi. Memur Sen Antalya İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, TÜİK’in haziran ayı enflasyon verileri ve 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. 2025 yılı Haziran ayı enflasyon oranının yüzde 1,37, altı aylık enflasyonun ise yüzde 16,67 olarak açıklandığını, yüzde 10,07’luk enflasyon farkıyla birlikte kamu görevlileri ve emeklilerinin maaş/ücret artışının yüzde 15,57 olarak kayıtlara geçtiğini belirten Miran, "Bu oranlarla birlikte en düşük kamu görevlisi maaşı (bekar, sendikalı) 41 bin 120 TL’den 47 bin 520 TL’ye, en düşük kamu görevlisi emekli aylığı ise 19 bin 570 TL’den 22 bin 615 TL’ye yükseltildi. Sadece enflasyon farkıyla kayıplarımızın telafi edilmesi de mümkün değildir. Geçim derdinin arttığı, kira fiyatlarının uçtuğu, maaş ve ücretlerin yoksulluk sınırıyla açlık sınırı arasında sıkıştığı bir dönemde kamu görevlilerimize ve emeklilerimize refah payı verilmesi ve iyileştirme yapılması şart olmuştur" dedi. "Maaşlardaki kayıp hızı artarak devam ediyor" Henüz maaş ve ücretlere artış gelmeden temmuz ayından itibaren doğalgaza gelen zammın ve haziran ayı içerisinde piyasada yaşanan anlık değişimin enflasyon rakamlarına yansımasa da ceplere yansıdığını belirten Miran, açıklanan enflasyon rakamları ile sosyal hayatta yaşanan enflasyon arasındaki uçurumun bütün bireyler tarafından gün geçtikçe daha derinden hissedildiğini söyledi. Enflasyon artış hızı düşse de maaşlardaki kayıp hızının artarak devam ettiğini savunan Miran, 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri öncesinde kamu işvereninin makul tekliflerle masaya gelmesi gerektiğini söyledi. "8. Dönem Toplu Sözleşme milat olmalıdır" Miran, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kamu görevlilerimizin 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmesi ağustos ayında başlayacak. Kamu yöneticilerinin, personel sistemine yönelik karar alıcıların ve toplu sözleşme taraflarının sistemi düzeltmeye yönelik olumlu adımı artık atması gerekir. 8. Dönem Toplu Sözleşme, personel sistemindeki eksikliğin, yanlışların ve adaletsizliğin bitirilmesi için milat olmalıdır. Yetkili sendika olarak 8. Dönem Toplu Sözleşme masasına taşıyacağımız teklifleri hazırlamak üzere ‘Sahadan masaya talebiniz teklifimiz olsun’ anlayışıyla çalışmalarımızı başlattık. Kamu görevlisi ve emeklilerimizden 4 binden fazla talep Konfederasyonumuza ulaştı ve toplu sözleşme birimimiz çalışmalarını yaptı. Talepler ve talep edenler fazla, çünkü kamu görevlilerinin beklentileri ve sorunları fazla, masanın taraflarından da beklentiler aynı oranda fazladır. Memur-Sen olarak tekliflerimizi temmuz ayının son haftası açıklayacağız ve kamu işverenine ileteceğiz. Kamu işvereni de masaya ilk görüşmede teklifle gelmeli, masanın dışında yapmayı talep ettiği düzenlemeleri masaya getirmeli, etraflıca tartışmalı ve bütün tarafları mutlu edecek karara imza atmalıdır. Alın terinin hakkı eksiksiz verilmelidir. Özellikle 1. dereceye 3600 ek gösterge, gelir dağılımı adaletinin sağlanması, memurlara bayram ikramiyesi, Gelir Vergisi oranlarının sabitlenmesi, mühendis, teknik, idari ve akademik personelin ücretlerinin iyileştirilmesi, yardımcı hizmetler sınıfının GİH’e geçirilmesi, görev aylığı-emekli aylığı dengesinin kurulması, Aile Yılı’na ve kadın kamu görevlilerine yönelik beklentiler, engelli kamu görevlilerine yönelik sorumluluklarımız ve benzeri birçok konuda düzenleme yapılmalı, kamu işvereni geçiştirmenin değil masayı geliştirmenin tarafında olmalıdır. Kamu işçilerinin toplu iş sözleşmesi, çalışma hayatında barışı tesis edecek şekilde bir an önce tamamlanmalı, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun yetersiz kararı sonrasında maaş ve ücretler 2024 yılının birinci döneminde mart ayından, ikinci döneminde ekim ayından, 2025 yılında ise şubat ayından itibaren enflasyona yenilmiştir. Aynı senaryo ikinci dönemde de yaşanacaktır. Yüzde 5’lik artışın bu şartlarda kamu görevlisini koruması mümkün değildir."
Antalya Valiliği’nden hayvanat bahçesinden kaçan aslana ilişkin açıklama
06 Temmuz 2025 Pazar - 14:45 Antalya Valiliği’nden hayvanat bahçesinden kaçan aslana ilişkin açıklama Antalya’nın Manavgat ilçesindeki hayvanat bahçesinden kaçıp tarlada bekçilik yapan bir vatandaşa saldırdıktan sonra ormanlık alana kaçan aslanın vurularak itlaf edildiği ve olayla ilgili soruşturma başlatıldığı bildirildi. Antalya’nın Manavgat ilçesi Ilıca Mahallesi’nde bulunan hayvanat bahçesinden gece saat 03.21’de bir erkek aslan kaçtı. Hayvanat bahçesinden kaçan aslan, D-400 karayolu yakınlarında bir tarlada bekçilik yapan vatandaşa saldırarak yaraladı. Olayın ardından bölgeye sevk edilen hayvanat bahçesi yetkilileri, Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ile jandarma ekipleri, kaçan aslanın izini sürdü. Ekipler, hayvanın D-400 karayolu üzerinden ormanlık alana yöneldiğini tespit etti. Aslan burada yakalanarak etkisiz hale getirildi. Antalya Valiliği tarafından konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada, "Manavgat ilçemiz Ilıca Mahallesi’nde bulunan Land Of Lions Aslan Diyarı Hayvanat Bahçesi’nden 6 Temmuz Pazar günü saat 03.21 sıralarında bir adet aslan kaçmıştır. Kaçan aslan tarlada bekçilik yapan bir vatandaşımıza saldırmış ve şahıs hafif şekilde yaralanmıştır. Söz konusu aslanın en son D-400 karayolu üzerinde görülerek ormanlık alana yöneldiğinin tespit edilmesi üzerine kaçan aslanın hayvanat bahçesi, Milli Parklar Müdürlüğü ve jandarma ekiplerince koordineli bir şekilde etrafı çevrilmiş, çevre ve insanlar için tehlike arz etmesi nedeniyle kaçan aslanın sağ yakalanması mümkün olmamış olup, vurularak itlaf edilmiştir. Olayla ilgili olarak Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddelerine göre adli işlem ve 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ile Hayvanat Bahçelerinin ve Doğal Yaşam Parklarının Kuruluşu ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik kapsamında soruşturma başlatılmıştır" denildi.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in savcılık ifadesi ortaya çıktı
06 Temmuz 2025 Pazar - 13:24 Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in savcılık ifadesi ortaya çıktı Antalya’da yürütülen rüşvet soruşturması kapsamında tutuklanan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in, savcılık ifadesi ortaya çıktı. Böcek, savcılık ifadesinde suçlamaları reddetti. Eski gelinine alınan evle ve seçim çalışmaları için ödendiği iddia edilen araç giydirme masraflarıyla ilgisinin olmadığını söyleyen Böcek, "Bir ev için kimseye minnet edecek durumda değilim" dedi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen rüşvet soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in, savcılıkta verdiği ifade ortaya çıktı. Muhittin Böcek, eski gelini Z.K.’ye 30 milyon TL’lik bir konutun alındığı ve bu paranın iş insanı Y. Y. tarafından ödendiği iddiasına ilişkin bilgisinin olmadığını söyledi. Böcek, ayrıca 2024 yerel seçimleri öncesinde 8,5 milyon TL’lik araç giydirme faturasının da Y. Y. tarafından karşılandığına dair beyanları reddetti. "Ev alımını emniyette öğrendim" Oğlunun kısa süreli bir evlilik yaşadığı Z.K.’ye ait olduğu belirtilen evle ilgili bilgiyi emniyet ifadesinde öğrendiğini belirten Muhittin Böcek, "Oğluma sadece Z.K.’yi mağdur etmemesini söyledim. Ev alımı ve ödeme süreciyle ilgili hiçbir bilgiye sahip değilim. Ev için bir şahsa minnet edecek durumda da değilim" ifadelerini kullandı. "Seçim harcamalarını partim ve ben karşılıyoruz" 2024 seçimlerinden önce araç giydirme masraflarının Y. Y. tarafından karşılandığı yönündeki iddialara da değinen Böcek, "Benim bilgim dışında gelişmiş. Bu tür harcamalar için partimizin ve şahsımın gücü yeterlidir. Belediyeden ödeme yapılacağı endişesiyle oğlum üzerinden para talep edildiği iddiası gerçeği yansıtmamaktadır" dedi. "Oğlumun belediye ile ilgisi yok" Oğlunun belediye işlerine karıştığı ya da nüfuz kullandığı iddialarını kabul etmeyen Böcek, "Oğlumun ne resmi ne gayriresmi bir etkisi söz konusu değildir. Kendisinin belediye işlerine müdahil olması, ödeme yaptırması ya da maddi menfaat sağlaması mümkün değildir. Şu anda yurtdışında ailesiyle planlı bir seyahattedir, en kısa zamanda dönüp ifade verecektir" diye konuştu.