Yerel Haberler
Burdur
Burdur’da 1 Haziran - 1 Kasım tarihleri arasında ormanlık alanlara girişler yasaklandı
29 Mayıs 2025 Perşembe - 13:22 Burdur’da 1 Haziran - 1 Kasım tarihleri arasında ormanlık alanlara girişler yasaklandı Burdur’da orman yangınlarının önlenmesi amacıyla 1 Haziran-1 Kasım 2025 tarihleri arasında ormanlık alanlara girişlerin yetkili makamların iznine tabi tutulduğu açıklandı. Burdur Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte hava sıcaklıklarında artış ve kuraklık nedeniyle yangın riskinin yükseldiği belirtildi. Ormanlık alanlarda insan ve araç hareketliliğinin artması sonucu kasten ya da kusurlu davranışlarla orman yangınlarının çıkabileceği değerlendirildiği için, il sınırları dahilindeki ormanlık ve kırsal alanlarda çıkabilecek yangınları önlemek amacıyla gerekli tedbirlerin alınmasının milli servetimiz olan ormanları korumak için zorunlu olduğu vurgulandı. Açıklamada, 6831 Sayılı Orman Kanunu, 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu, 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu ve Burdur İli Orman Yangınlarıyla Mücadele Komisyonu kararları ile İçişleri Bakanlığı genelgesi doğrultusunda 1 Haziran - 1 Kasım 2025 tarihleri arasında ormanlık alanlara girişlerin sadece yetkili makam izniyle mümkün olduğu bildirildi. Ek listede yer alan orman parkları, tabiat parkları ve günübirlik kontrollü alanlar dışındaki ormanlık alanlara, görevliler, izinli arıcılar ve çobanlar dışında girişler yasaklandı. Ormanlık alanlarda piknik, kamp ve ateş yakmak yasak Açıklamada orman parkları, milli parklar ve tabiat parkları içerisindeki piknik ve mesire alanları ile günübirlik kontrollü alanlar haricindeki ormanlık alanlarda 1 Haziran - 1 Kasım tarihleri arasında mangal ve ateş yakmanın, mahalli mülki amirden izin almadan etkinlik, piknik yapmak, çadır kurmak, kamp yapmak ve konaklamanın yasak olduğu duyuruldu. Vatandaşların sadece kendilerine tahsis edilen piknik ve mesire alanlarından gerekli önlemleri alarak faydalanabilecekleri, bu alanlarda ateş yakmaksızın piknik yapılabileceği ve çöplerin bırakılmaması konusunda görevliler ve işletme sahiplerince sık sık uyarılar yapılacağı belirtildi. Ormanlık ve orman kenarlarında yanıcı, parlayıcı, patlayıcı, tutuşturucu atıklar ile inşaat ve cam gibi malzemelerin bırakılması kesinlikle yasaklandı. Ayrıca, turizm tesisleri, çadır kamp alanları ve piknik alanlarında havai fişek, dilek balonu, parlayıcı ve patlayıcı maddelerin kullanımı da mahalli mülki amirin özel izni olmadan yasaklandı. Yangına karşı birçok kurum sorumluluk üstlendi Orman civarındaki tesislerin, sanayi kuruluşlarının ve yerleşim yerlerinin yangın söndürme ekipleri kuracaklarını ve ormanlık alan ile tesis arasında koruma bandı oluşturacaklarını belirtildi. Bu konuda denetimlerin Orman Bölge Müdürlüğü, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ve belediyeler tarafından yapılacağı ifade edildi. Karayolu güzergahlarında seyir ve park halindeki araçlardan kaynaklanabilecek yangın riskine karşı, araçlardan sigara, cam eşya, çöp gibi yangına sebep olabilecek malzemelerin atılması yasaklandı ve bu tür atıkların belirli aralıklarla temizleneceği açıklandı. Belediyelerden orman içi ve kenarındaki çöp toplama ve depolama alanları çevresinde koruma bandı oluşturarak yangına karşı gerekli tedbirleri almaları ve yangın riskine karşı iş makinelerini (dozer, loder, kepçe) hazır bulundurmaları istendi. Enerji nakil hatlarının ve trafo merkezlerinin yapım ve bakımının ilgili kuruluşlar tarafından zamanında ve eksiksiz yapılması, yangın riskine karşı her türlü tedbirin alınması ve gerektiğinde yetkililerce talep edilmesi durumunda enerji kesintisi uygulanması gerektiği belirtildi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, İlçe Tarım Müdürlükleri ve Ziraat Odası Başkanlıklarının çiftçilere ve üreticilere tarımsal alanlardaki yasaklar ve yangın riski konusunda bilgilendirme toplantıları yapacakları, kritik günlerde ise SMS yoluyla uyarılar gönderecekleri ifade edildi. Valilik, Kaymakamlıklar ve Orman Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda kolluk kuvvetleri, milli parklar görevlileri ve diğer yetkililerin yangın riski olan bölgelerde devriye faaliyetlerini artıracakları; ormanlık alanların gece gündüz kontrol edileceği; riskli bölgelerde fotokapan, drone, Plaka Tanıma Sistemi ve Kent Güvenlik Yönetim Sistemi kullanılarak etkin gözetim sağlanacağı duyuruldu. Özellikle Ağlasun ve Bucak ilçeleri arasındaki Isparta-Antalya karayolu (Dereboğazı Havzası) bölgesinin riskli alan olarak değerlendirildiği, burada resmi ve sivil devriyelerin sıklaştırılacağı bildirildi. Yangın meydana gelmesi durumunda, Valilik ve Kaymakamlıkların emriyle tüm kamu ve özel sektör imkanlarının kullanılarak etkili müdahale yapılacağı belirtildi. Kurallara uymayanlara idari ve adli yaptırım Yasaklara uymayanlar hakkında 6831 Sayılı Orman Kanunu, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerine göre idari ve adli işlemler uygulanacağı açıklandı. Burdur genelinde piknik yapılabilecek alanlar Burdur Valiliği, piknik yapılabilecek orman parkları ve mesire alanlarını da belirtti. Bu alanlar arasında Burdur Belediyesi Alyazmalım Mesire Alanı, Ağlasun Ateşgül Konaklamasız Orman Parkı, Yeşilova Salda Gölü Tabiat Parkı, Kemer Asarcık Konaklamasız Orman Parkı, Burdur Serenler Tepesi Tabiat Parkı, Karamanlı Sarımsaklıoluk Konaklamasız Orman Parkı, Altınyayla 15 Temmuz Şehitleri ve Gazileri Konaklamasız Orman Parkı, Gölhisar Kibriya Konaklamasız Orman Parkı, Gölhisar Böğrüdelik Konaklamasız Orman Parkı, Bucak Oğuzhan Konaklamasız Orman Parkı, Bucak Millet Ormanı Konaklamasız Orman Parkı ve Bucak Kocaaliler Çınar Kontrollü Piknik Alanından oluşuyor.
Restoranda kurşun yağdırdı, "Benden sürekli haraç istedi, tehdit etti, çok pişmanım" dedi
29 Mayıs 2025 Perşembe - 12:06 Restoranda kurşun yağdırdı, "Benden sürekli haraç istedi, tehdit etti, çok pişmanım" dedi Burdur’da restoranda karşılaştığı husumetlisini silahla vurarak öldürmekten tutuklanan sanığın yargılanmasına başlandı. Duruşmada sanık öldürdüğü kişinin kendisinden uzun süredir haraç istediğini, tehdit ve baskı altında kaldığını öne sürerken, maktulün ailesi ise olayın bir plan dahilinde gerçekleştiğini belirterek en ağır cezayı talep etti. Hüseyin Mete’yi (42) kasten öldürmek suçundan tutuklanan Ramazan Uçar, Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada hakim karşısına çıktı. Duruşmaya sanık Uçar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemleri (SEGBİS) ile bağlanırken, maktulün annesi Sevilay Mete, babası Nihat Mete, kız kardeşi Nilgün Mete ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. "Silahımı çaldı, para istedi, tehdit etti" Sanık Ramazan Uçar, mahkemedeki savunmasında Hüseyin Mete ile daha önceden ne samimiyetinin ne de husumetinin olduğunu belirterek, olaydan yaklaşık bir hafta önce arkadaşlarıyla birlikte gittikleri mekânda Hüseyin ile tanıştığını, herhangi bir sorun yaşanmadığını aktardı. Uçar, ancak sonrasında Hüseyin ve Ömür’ün ortadan kaybolduğunu, kendilerini yarım saat bekledikten sonra sinirlenip mekandan çıktığını, bu sırada Ömür ve Hüseyin’in arabayla gelerek kendisini almak istediklerini ancak sinirli olduğu için binmediğini, silahını da mekana girerken arabada bıraktığı için orada kaldığını ve Mete’nin silahı çaldığını öğrendiğini belirtti. Uçar, Hüseyin Mete’nin kendisinden 15 bin, sonra 50 bin, ardından 60 bin TL haraç istediğini, sürekli arayıp ailesine yönelik tehditlerde bulunduğunu belirterek, "Kendi silahının mermisini yersin, eşinin çalıştığı yeri biliyorum" gibi sözlerle kendisini ve ailesini tehdit ettiğini iddia etti. Mete’nin kendisini geceleri sürekli arayarak 60 bin TL istediğini de söyleyen Uçar, "Ruhsatlı silahımı aldığı için savcılığa suç duyurusunda bulunmaya giderken Hüseyin Ömür’ü aradı, silahı geri vereceğini söyledi. Ancak köye döndüğümüzde Hüseyin bizi tehdit etti, ’Buradan sağ çıkamazsınız’ dedi. Ömür korktu, ağladı. Parayı vereceğimize söz verince bıraktı. Ömür, devlet memuru olduğu için ’Parayı verip kurtulacağız’ dedi. Bankadan para çekip Hüseyin’e verdik. Tanımadığımız biri silahı getirdi. Hüseyin, ‘Ömür cezasını çekti, sıra sende, 50 bin TL vereceksin’ dedi. Ben köyde kahvehane işletiyorum, o günkü bin 200 TL hasılatımı da aldı. Sonra benden haftalık 2 bin TL ceza parası alacağını söyledi ve silahı bana verdi" dedi. "Olay günü panikledim, ateş ettim" Olay günü yaşananları da anlatan Uçar, "Sanayide alkol aldıktan sonra olayın yaşandığı mekana gittim. Hüseyin Mete daha önce sürekli beni arayarak para soruyordu, bıktığım için engelledim. Mekâna girdiğimde içeride kimse yoktu, tedirgindim. Hesabı ödeyip kalkmayı düşünüyordum. İkinci bardağımı içerken Hüseyin geldi, önce girişte bir masaya oturdu, sonra yanıma geçti. Bana selam verdi, ben almadım. ’Neden selamımı almadın? Beni engellemişsin, seni bulamayacağımı sandın, attığın her adımdan haberim var’ dedi. Ona kızgındım, muhatap olmadım. ’Burada yiyip içeceğim, hesabı sen ödeyeceksin, silahına mı güveniyorsun? Yoksa evde bana sıkardın’ dedi. Çok sinirlendim ve silahı belime dayadım ama sonra vazgeçtim. Hüseyin silahı fark ederek ’Kameraya dua et, hesabını dışarıda keseceğim’ dedi. Bu tehditler ve küfürler yüzünden psikolojim bozuldu, sonra bir el ateş ettim. Hüseyin üzerime gelince panikledim, korktum. Kaç el ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Mekândan çıktım, kaçmayı düşündüm. Silahı ağacın altına gömdüm. Daha sonra polise teslim oldum ve silahın yerini gösterdim. Benden önce haraç istememişti. Olaydan dolayı çok üzgünüm, pişmanım. Takdir mahkemenindir" diye konuştu. Hüseyin Mete’nin babası Nihat Mete ise, "Ramazan olayın öncesinde etrafındakilere mekanda Hüseyin’i öldüreceğini anlatmış. Sanığın bu olayı tasarlayarak gerçekleştirdiğini düşünüyorum. En üst sınırdan cezalandırılmasını talep ediyorum" dedi. Hüseyin Mete’nin annesi Sevilay Mete, "Silah olayını duyduğumda oğluma çok kızdım. ‘Bana yanlış yaptılar’ dedi. Silahı sahiplenmek için almadığını, Ramazan’ın mekan sahibini vurmayı düşündüğünü, o yüzden aldığını, para istemediğini söyledi. Sanık bu olayı tasarlayarak yapmıştır" diyerek en üst cezayı almasını talep etti. Hüseyin Mete’nin kız kardeşi Nilgün Mete de, "Ağabeyim bana telefonda olayları anlatmıştı. Ramazan mekanlarda ağabeyimin adını kullanıp yiyip, içip, borç yapmış. Ağabeyim bu konuyu konuşurken aralarında arbede çıkmış. Ramazan’ın ondan sonra mekan sahibi ile arasında husumet olmuş. Ramazan mekan sahibinden özür dilemiş ama mekan sahibi kabul etmemiş. Sonra Ramazan arabadan silahı istemiş. O sırada çıkan arbedede ağabeyim silahı almış, ’Silah taşımayı öğrendiğinde silahı benden alırsın’ demiş. Ağabeyim para istememiş. Ramazan silahı geri alabilmek için ağabeyime 10 bin lira para teklif etmiş. Ağabeyim Ramazan’ın mekanlarda kendisini sorduğunu, aradığını söylemişti. Sanık bu olayı tasarlayarak gerçekleştirmiştir. En yüksek şekilde cezalandırılmasını talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Tanıkların dinlenmesinin ardından kısa bir ara veren mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Olay, 31 Ekim 2024 tarihinde saat 21.00 sıralarında Burdur merkez Sinan Mahallesi’ndeki bir restoranda meydana geldi. İddialara göre aralarında geçmişten gelen husumet bulunan Ramazan Uçar (36) ve Hüseyin Mete (42) aynı mekânda karşılaştı. Ramazan Uçar, Hüseyin Mete’nin bulunduğu masaya yakın bir yere oturduktan kısa süre sonra yanında taşıdığı tabanca ile Mete’ye 6 el ateş etti ve olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yapılan kontrollerde Hüseyin Mete’nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekipleri, kaçan zanlıyı kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Uçar, çıkarıldığı mahkemece "kasten öldürme suçundan" tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında Uçar hakkında tasarlayarak kasten adam öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle dava açıldı.
Restoranda görüp kurşun yağdırdı, "Benden sürekli haraç istedi, tehdit etti, çok pişmanım" dedi
29 Mayıs 2025 Perşembe - 11:41 Restoranda görüp kurşun yağdırdı, "Benden sürekli haraç istedi, tehdit etti, çok pişmanım" dedi Burdur’da bir restoranda karşılaştığı husumetlisini silahla vurarak öldüren Ramazan Uçar,’ın yargılanmasına başlandı. Olay anının restorandaki güvenlik kamerası tarafından da saniye saniye kaydedildiği cinayetle ilgili zanlı ilk duruşmasında verdiği ifadede, öldürdüğü Hüseyin Mete’nin kendisinden uzun süredir haraç istediğini, tehdit ve baskı altında kaldığını öne sürdü. Hayatını kaybeden Mete’nin ailesi ise olayın bir plan dahilinde gerçekleştiğini belirterek en ağır cezayı talep etti. Olay, 31 Ekim 2024 tarihinde saat 21.00 sıralarında Burdur merkez Sinan Mahallesi’ndeki bir restoranda meydana geldi. İddialara göre aralarında geçmişten gelen husumet bulunan Ramazan Uçar (36) ve Hüseyin Mete (42), aynı mekânda karşılaştı. Ramazan Uçar, Hüseyin Mete’nin bulunduğu masaya yakın bir yere oturduktan kısa süre sonra yanında taşıdığı tabanca ile Mete’ye 6 el ateş etti ve olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yapılan kontrollerde Hüseyin Mete’nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekipleri, kaçan zanlıyı kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Uçar, çıkarıldığı mahkemece "kasten öldürme suçundan" tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında hakkında tasarlayarak kasten adam öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılan Ramazan Uçar’ın yargılandığı ilk duruşma Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Sanık Uçar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemleri (SEGBİS) ile bağlanırken maktulün annesi Sevilay Mete, babası Nihat Mete, kız kardeşi Nilgün Mete ve taraf avukatları hazır bulundu. "Silahımı çaldı, para istedi, tehdit etti" Ramazan Uçar mahkemedeki savunmasında Hüseyin Mete ile daha önceden ne samimiyetinin ne de husumetinin olduğunu belirterek Olaydan yaklaşık bir hafta önce arkadaşlarıyla birlikte gittikleri mekânda Hüseyin ile tanıştığını, herhangi bir sorun yaşanmadığını aktardı. Ancak sonrasında bir süre sonra Hüseyin ve Ömür’ün ortadan kaybolduğunu kendilerini yarım saat kadar bekledikten sonra sinirlenip mekandan çıktığını bu sıra da Ömür ve Hüseyin’in arabayla gelerek kendisini almak istediklerini ancak sinirli olduğu için binmediğini, silahını da mekana girerken arabada bıraktığı için orada kaldığını ve Mete’nin silahı çaldığını öğrendiğini belirtti. Uçar, Hüseyin Mete’nin kendisinden 15 bin, sonra 50 bin, ardından 60 bin TL haraç istediğini, sürekli arayıp ailesine yönelik tehditlerde bulunduğunu ileri sürdü "Kendi silahının mermisini yersin, eşinin çalıştığı yeri biliyorum" gibi sözlerle kendisini ve ailesini tehdit ettiğini iddia etti. Mete’nin kendisini geceleri sürekli arayarak 60 bin TL istediğini de söyleyen Uçar; "Ruhsatlı silahımı aldığı için savcılığa suç duyurusunda bulunmaya giderken Hüseyin Ömür’ü aradı, silahı geri vereceğini söyledi. Ancak köye döndüğümüzde Hüseyin bizi tehdit etti, "Buradan sağ çıkamazsınız" dedi. Ömür korktu, ağladı. Parayı vereceğimize söz verince bıraktı. Ömür, devlet memuru olduğu için Parayı verip kurtulacağız" dedi. Bankadan para çekip Hüseyin’e verdik. Tanımadığımız biri silahı getirdi. Hüseyin, ‘Ömür cezasını çekti, sıra sende, 50 bin TL vereceksin’ dedi. Ben köyde kahvehane işletiyorum, o günkü bin 200 TL hasılatımı da aldı. Sonra benden haftalık 2 bin TL ceza parası alacağını söyledi ve silahı bana verdi." dedi. "Olay günü panikledim, ateş ettim" Olay günü yaşananları da anlatan Uçar, "Sanayide alkol aldıktan sonra olayın yaşandığı mekana gittim. Hüseyin Mete daha önce sürekli beni arayarak para soruyordu, bıktığım için engelledim. Mekâna girdiğimde içeride kimse yoktu, tedirgindim. Hesabı ödeyip kalkmayı düşünüyordum. İkinci bardağımı içerken Hüseyin geldi, önce girişte bir masaya oturdu, sonra yanıma geçti. Bana selam verdi, ben almadım. "Neden selamımı almadın? Beni engellemişsin, seni bulamayacağımı sandın, attığın her adımdan haberim var" dedi. Ona kızgındım, muhatap olmadım. "Burada yiyip içeceğim, hesabı sen ödeyeceksin, silahına mı güveniyorsun? Yoksa evde bana sıkardın" dedi. Çok sinirlendim ve silahı belime dayadım ama sonra vazgeçtim. Hüseyin silahı fark ederek "Kameraya dua et, hesabını dışarıda keseceğim" dedi. Bu tehditler ve küfürler yüzünden psikolojim bozuldu. Sonra bir el ateş ettim. Hüseyin üzerime gelince panikledim, korktum. Kaç el ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Mekândan çıktım, kaçmayı düşündüm. Silahı ağacın altına gömdüm. Daha sonra polise teslim oldum ve silahın yerini gösterdim. Benden önce haraç istememişti. Olaydan dolayı çok üzgünüm, pişmanım. Takdir mahkemenindir. sözlerini sarf etti. Hüseyin Mete’nin babası Nihat Mete ise, Ramazan olayın öncesinde etrafındakilere mekanda Hüseyin’i öldüreceğini anlatmış. Sanığın bu olayı tasarlayarak gerçekleştirdiğini düşünüyorum. En üst sınırdan cezalandırılmasını talep ediyorum" dedi. Hüseyin Mete’nin annesi Sevilay Mete, ise "Silah olayını duyduğumda oğluma çok kızdım. ‘Bana yanlış yaptılar’ dedi. Silahı sahiplenmek için almadığını, Ramazan’ın mekan sahibini vurmayı düşündüğünü o yüzden aldığını, para istemediğini söyledi. Sanık bu olayı tasarlayarak yapmıştır." diyerek en üst cezayı almasını talep etti. Hüseyin Mete’nin kız kardeşi Nilgün Mete ise "Abim bana telefonda olayları anlatmıştı. Ramazan mekanlarda abimin adını kullanıp yiyip, içip, borç yapmış. Abim bu konuyu konuşurken aralarında arbede çıkmış. Ramazan’ın ondan sonra mekan sahibi ile arasında husumet olmuş. Ramazan mekan sahibinden özür dilemiş ama mekan sahibi kabul etmemiş. Sonra Ramazan arabadan silahı istemiş. O sırada çıkan arbedede abim silahı almış. "Silah taşımayı öğrendiğinde silahı benden alırsın" demiş. Abim para istememiş. Ramazan silahı geri alabilmek içim abime 10 bin lira para teklif etmiş. Abim Ramazan’ın mekanlarda kendisini sorduğunu, aradığını söylemişti. Sanık bu olayı tasarlayarak gerçekleştirmiştir. En yüksek şekilde cezalandırılmasını talep ediyorum." ifadesinde bulundu. Tanıkların dinlenmesinin ardından kısa bir ara veren mahkeme heyeti sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. (SK-
Evrakla değil, parayla ikamet: Rüşvet operasyonunda 2 tutuklama
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 10:41 Evrakla değil, parayla ikamet: Rüşvet operasyonunda 2 tutuklama Burdur’da İl Göç İdaresi’nde görevli bir memur ile yabancı şahısları bu memura yönlendirdiği belirlenen bir kişi, rüşvet operasyonu kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Operasyonda 1 milyon 200 bin TL’lik rüşvet ağı deşifre edilirken, çok sayıda dijital materyal ve yüklü miktarda döviz ile altın ele geçirildi. Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen titiz çalışmada, Burdur İl Göç İdaresi’nde görev yapan A.D. isimli bir memurun, ilde ikamet etmeyen yabancı uyruklu şahıslara usulsüz şekilde ikamet izni düzenlediği ortaya çıkarıldı. Soruşturma kapsamında, A.D.’nin söz konusu yabancıları S.A.K. isimli şahıs aracılığıyla temin ettiği ve işlem karşılığında rüşvet aldığı belirlendi. 19 Mayıs tarihinde düzenlenen operasyonlarda memur A.D., aracı S.A.K. ile birlikte rüşvet verdikleri değerlendirilen D.Ü., B.A.K. ve A.A. gözaltına alındı. Şüphelilerin ikametlerinde ve araçlarında yapılan aramalarda 39,9 gram altın, 6 bin 200 TL nakit para, 5 bin 730 Amerikan doları ile çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Emniyet birimlerince yapılan hesaplamalarda, 4 aylık süre içerisinde yaklaşık 1 milyon 200 bin TL tutarında rüşvet alındığı tespit edildi. Şüphelilerin banka hesaplarına bloke konulurken, rüşvetle elde edildiği değerlendirilen bir araca da el konuldu. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden A.D. ve S.A.K. çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken diğer 3 şüpheli şahıs ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Üstün yetenekli öğrenciler Bilim Fuarında projeleriyle göz doldurdu
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 10:40 Üstün yetenekli öğrenciler Bilim Fuarında projeleriyle göz doldurdu Burdur’un Gölhisar ilçesinde düzenlenen TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı, üstün yetenekli öğrencilerin yıl boyunca hazırladığı özgün projelerle büyük beğeni topladı. Robotik uygulamalardan çevre dostu tasarımlara, biyoloji deneylerinden yazılım projelerine kadar birçok alanda sergilenen çalışmalar, katılımcılardan tam not aldı. Fuara Gölhisar Kaymakamı Emre Çifci, Belediye Başkanı İbrahim Sertbaş, İlçe Milli Eğitim Müdürü Bilal Kavçakar, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda veli katıldı. Yoğun katılımın gözlendiği etkinlikte, öğrenciler hem teorik bilgilerini pratiğe dönüştürme hem de bilimsel düşünce becerilerini sergileme fırsatı buldu. Açılış konuşmasında, Prof. Dr. Sevgi Kurtulmuş Bilim ve Sanat Merkezi’nin müdürü Mustafa Tosun, bilimsel etkinliklerin öğrencilerin gelişiminde önemli rol oynadığını belirterek, "Bu fuar sayesinde öğrencilerimiz, öğrenme süreçlerini somut projelere dönüştürüyor, araştırma ve üretimi birebir deneyimliyor. Emek veren tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyorum" dedi. Etkinliğin koordinasyonunda görev alan müdür yardımcısı Ahmet Fatih Erdem ve proje yürütücüsü rehber öğretmen Hatice Süslü Tıraka başta olmak üzere, fuarın hazırlanmasında emeği geçen tüm eğitimciler teşekkür aldı. Bilim fuarında öne çıkan projeler arasında enerji tasarrufu sağlayan sistemler, geri dönüşüm temalı çözümler, yazılım ve yapay zekâ uygulamaları da yer aldı. Katılımcılar, öğrencilerin yaşlarına rağmen sergiledikleri bilimsel yaklaşım ve üretici fikirlerinden büyük etkilendiklerini ifade etti. Etkinlik, öğrencilerin bilimsel düşünmeye teşvik edilmesi ve topluma faydalı bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlanması açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.
Burdur TOBB Anadolu Lisesi Korosu uluslararası festivallerden ödüllerle döndü
28 Mayıs 2025 Çarşamba - 10:34 Burdur TOBB Anadolu Lisesi Korosu uluslararası festivallerden ödüllerle döndü Burdur TOBB Anadolu Lisesi Çoksesli Korosu, Müzik Öğretmeni Nebihan Onaç yönetiminde katıldığı ulusal ve uluslararası festivallerde kazandığı ödüllerle büyük bir başarıya imza attı. İstanbul’da düzenlenen 10. SANSEV İstanbul Uluslararası Çoksesli Korolar Festivali ve Denizli’de gerçekleşen 4. Korofest Denizli Korolar Festivalinde sahne alan koro, toplamda dört önemli ödül kazandı. İstanbul’da iki prestijli ödül 8-11 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen 10. SANSEV İstanbul Uluslararası Çoksesli Korolar Festivali’nde sahne alan TOBB Anadolu Lisesi Çoksesli Korosu, 96 koro arasından sıyrılarak, festivalin prestijli ödüllerinden Müzikalitede Başarı Ödülü’nün sahibi oldu. Ayrıca, değerlendirme kurulunun yalnızca 11 koroya layık gördüğü özel ödüllerden biri olan "Mete Sakpınar Jüri Özel Ödülü" de Burdur ekibine verildi. Koronun ses uyumu, yorum gücü ve sahne hâkimiyeti uluslararası düzeyde takdir toplarken, Burdur’u başarıyla temsil etmenin gururu yaşandı. Denizli’de de çifte başarı 14-16 Mayıs tarihleri arasında Denizli’de gerçekleştirilen 4. Korofest Denizli Korolar Festivaline de katılan Burdur TOBB Anadolu Lisesi Çoksesli Korosu, burada da Entonasyon Ödülü ve Homojenlik ve Koro Tınısı Ödülü olmak üzere iki ödül birden kazandı. Zengin repertuvarı ve yüksek düzeyde sahne performansı ile değerlendirme kurulundan tam not alan koro, hem jüriden hem de seyircilerden büyük alkış topladı. Final konseri 11 Haziran’da Yıl boyunca birçok etkinlikte sahne alarak hem okulunu hem de Burdur’u temsil eden TOBB Anadolu Lisesi Çoksesli Korosu, eğitim-öğretim yılını 11 Haziran’da düzenlenecek olan "Seslerle Yarına – Burdur Okul Koroları Buluşması" etkinliğindeki final konseriyle tamamlayacak.
Burdur’da kardeşini av tüfeği ile öldüren sanığa müebbet hapis cezası
27 Mayıs 2025 Salı - 14:08 Burdur’da kardeşini av tüfeği ile öldüren sanığa müebbet hapis cezası Burdur’un Halıcılar köyünde bir şahsın keçi ağılında tüfekle vurulmuş halde bulunmasına ilişkin 1’i tutuklu 3 kardeşin yargılandığı davanın karar duruşmasında tutuklu sanık müebbet hapis cezasına çarptırılırken tutuksuz yargılanan sanık kardeşler beraat etti. 22 Şubat 2024 tarihinde Burdur merkeze bağlı Halıcılar köyüne yaklaşık 3 kilometre uzaklıktaki dağlık alanda bulunan keçi ağılında Cihan K. (44) tüfekle vurulmuş halde bulundu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Cihan K.’nin hayatını kaybettiğini belirledi. Jandarma ekipleri tarafından yapılan çalışmalar sonrasında gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen olayın şüphelilerinden baba Ahmet K. (80) ile maktulün kardeşlerinden Ferhat K.(27) adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, cinayeti işlediğini itiraf eden Ahmet K.(36) tutuklanarak Burdur E Tipi Kapalı Cezaevine gönderildi. Daha sonra maktulün diğer kardeşi Doğan K.’de(34) gözaltına alınarak çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Cinayetle ilgili hazırlanan iddianamede baba Ahmet K. hakkında takipsizlik kararı verilirken, kardeşler Doğan K. ve Ferhat K.’nin tutuksuz, Ahmet K.’nin ise tutuklu olarak "beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak durumda olan kardeşe karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmaları talep edildi. Ağabeyleri Cihan K.’yi öldürdükleri iddiası ile yargılanan tutuklu sanık Ahmet K. ve tutuksuz sanıklar Doğan K. (34) ve Ferhat K.’nin yargılandığı davanın karar duruşması bugün 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tutuklu sanık Ahmet K. ile tutuksuz yargılanan sanıklar Doğan K., Ferhat K. ve avukatları ile sanık ve maktulün babası Ahmet K. ile annesi Alime K. hazır bulundu. Sanık Ahmet K.’nın avukatı mütalaaya katılmadıklarını beyan ederek müvekkilinin sürekli cinsel tacize uğradığını ve bu olayları detaylarına kadar anlattığını ve normal bir erkeğin başına gelmeyen bir olayı bu kadar detaylı kurgulayamayacağını belirterek beraatini mahkeme aksi kanaatte ise adli kontrol hükümlerinin uygulanmasını talep etti. Sanıklar ise önceki beyanlarını tekrar ettiklerini ve beraatlerini talep ettiler. Duruşmaya kısa bir ara veren mahkeme heyeti ise tutuksuz yargılanan sanıklar Doğan K. ve Ferhat K.’nın beraatine tutuklu yargılanan sanık Ahmet K. müebbet hapis cezasına çarptırıldı, sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmamasına karar verildi.