Yerel Haberler
Denizli
DSO Başkanı Kasapoğlu; "Reel sektör çoklu maliyet baskısı altında" 05 Mayıs 2026 Salı - 12:34:47 Denizli Sanayi Odası (DSO) Mayıs Ayı Meclis Toplantısı’nda küresel ekonomik gelişmelerin imalat sanayisine etkileri ele alındı. Enerji maliyetleri, ihracat şartları ve finansmana erişim başta olmak üzere sanayicilerin karşı karşıya olduğu sorunlar Meclis gündeminde yer aldı. DSO Mayıs Ayı Meclis Toplantısı, DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu başkanlığında DSO Hizmet binasında gerçekleştirildi. Toplantıya konuk olarak Denizli Orman Bölge Müdürü Ahmet Köle katıldı. Toplantının açılışında konuşan DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu, Güney Kore ve Çin ziyaretlerinden edindiği bilgileri Meclis Üyeleriyle paylaşarak küresel sanayideki dönüşüme dikkat çekti. Bu ülkelerin hızlı, kaliteli ve teknoloji odaklı üretimi tüm ölçeklerde bir kültür haline getirdiğini vurgulayan Konyalıoğlu, fuar organizasyonlarındaki güçlü yapıları, planlı sanayi politikaları ve gelişmiş lojistik kabiliyetleriyle rekabette önemli avantaj sağladıklarını ifade etti. Konyalıoğlu, Denizli sanayisinin de bu dönüşümü doğru okuyarak katma değerli ve yenilikçi üretime odaklanması gerektiğini vurguladı. Toplantının devamında kürsüye gelen DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, konuşmasında Türkiye ekonomisindeki güncel gelişmeleri ve sanayicinin karşı karşıya olduğu temel sorunları değerlendirdi. Bu çerçevede Kasapoğlu, Türkiye ekonomisinde sanayisizleşme patikasının giderek belirginleştiğine dikkat çekerek mevcut enflasyonla mücadele programının reel sektör üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu ifade etti. "Reel sektör çoklu maliyet baskısı altında, enerji, faiz ve jeopolitik riskler kıskacı derinleşiyor" Küresel ekonomik gelişmelere değinen Başkan Kasapoğlu, "Bugün enerji maliyetleri, yüksek faiz, jeopolitik riskler, zayıflayan talep ve daralan finansman şartlarıyla aynı anda mücadele ediyoruz. Uluslararası Para Fonu Nisan 2026 Dünya Ekonomik Görünümü raporuna göre, küresel büyüme 2026 yılında yüzde 3,1, 2027’de ise yüzde 3,2 olarak gerçekleşecek. Özellikle Orta Doğu’daki savaş, küresel büyümeyi ve enflasyonla mücadeleyi doğrudan tehdit eden bir unsur olarak görünüyor. Enerji arzına yönelik olumsuz gelişmeler tüm dünyanın ekonomik dengelerini doğrudan etkiliyor. Savaş öncesinde 65-70 dolar civarında seyreden Brent petrolün varil fiyatı son üç ayda %63, son bir yılda %77 artışla 110 dolar seviyesine yaklaşmış durumda. Bu gelişmelerin enflasyonist ortamı besleme endişelerini beraberinde getirdiğini söylemek yanlış olmaz. Sanayici açısından bu tablo, doğrudan üretim maliyetlerine yansıyan yeni bir baskı alanı anlamına geliyor. Enerji fiyatlarındaki her artış birim maliyetleri yükseltiyor, fiyatlama gücünü zayıflatıyor ve uluslararası rekabetçiliği zorluyor." dedi. Kasapoğlu: "Sanayici döviz borcuyla değil, üretim gücüyle büyümelidir" Sanayicinin artan maliyet baskısı altında üretimini sürdürdüğünü, buna karşılık ihracat pazarlarındaki daralma ve döviz gelirlerindeki herhangi gerilemeyle birlikte kur şoku riskinin daha da belirgin hale geldiğini belirten Başkan Kasapoğlu, mevcut şartların sanayiciyi döviz borcuna dayalı bir yapıya zorladığını ifade etti. Kasapoğlu, "sanayici döviz borcuyla değil, üretim gücüyle büyümelidir" diyerek büyüme modelinin yeniden düşünülmesi gerektiğini vurguladı. Kur riskine teslim olmuş bilançoların ne yatırımı taşıyabileceğini ne de üretimi büyütebileceğini dile getiren Kasapoğlu, çözümün sanayiciyi döviz borcuna mecbur bırakmayan, uygun maliyetli ve erişilebilir Türk lirası kredi imkânlarının artırıldığı ve kur riskinden korunma araçlarının daha etkin kullanıldığı bir finansman yapısının kurulması olduğunu söyledi. Kasapoğlu, ithal ara malı bağımlılığının da azaltılmasına yönelik üretim politikalarının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. "Küresel Pazarlarda tutunma mücadelesi artıyor" İhracat tarafında kur hareketlerinin maliyet artışlarını yeterince karşılayamamasının kâr marjlarını ciddi biçimde daralttığını belirten Kasapoğlu, birçok firmanın artık büyümeden çok mevcut pazardaki varlığını korumaya odaklandığını, işletmelerin zararına ihracat yapmak zorunda kaldığını ifade etti. Avrupa Birliği’nin sınırda karbon düzenlemeleri, sürdürülebilirlik raporlama yükümlülükleri ve tedarik zinciri denetimleri gibi yeni kuralların da bu tabloya eklendiğini vurgulayan Kasapoğlu, ihracatın artık kurallara uyum ve iklim politikalarıyla da şekillenen çok katmanlı bir rekabet alanına dönüştüğünü vurguladı. "Mesele artık pazara girmek değil, pazarda kalabilmektir" ifadesiyle bu dönüşümü özetleyen Kasapoğlu, dayanıklılık, uyum ve finansmana erişimin bugün her zamankinden daha belirleyici hale geldiğini belirtti. Merkez Bankasının Döviz Dönüşüm Desteği uygulamasının süre uzatımı kararına da değinen Kasapoğlu, "Reel sektörün beklentisi, bu düzenlemenin çok daha uzun vadeli ve daha güçlü bir çerçevede sürdürülmesi yönündedir" ifadesini kullandı. "Oyunun kuralı maç başladıktan sonra değişmemelidir" Başkan Kasapoğlu, enerji alanında yapılan yeni düzenlemelere de değinerek lisanssız elektrik üretiminde aylık mahsuplaşma yerine saatlik mahsuplaşma uygulamasının yatırım planlamalarını zorlaştırdığını, nakit akışı ve geri dönüş süreleri açısından belirsizlik oluşturduğunu söyledi. Kasapoğlu, "Oyunun kuralı, maç başladıktan sonra değişmemelidir. Bu nedenle saatlik mahsuplaşma uygulamasının sanayimizin üretim gerçekleri, yatırım güvenliği ve ülkemizin yenilenebilir enerji hedefleri doğrultusunda yeniden gözden geçirilmesini; mahsuplaşmanın aylık bazda ve doğrudan kWh üzerinden yapılmasına imkân sağlayacak daha öngörülebilir bir yapının oluşturulmasını önemli buluyoruz." dedi. "İstihdam sanayiden uzaklaşıyorsa, ekonomi üretimden uzaklaşıyor demektir" Türkiye ve Denizli’ye ilişkin istihdam verilerini Meclis Üyeleriyle paylaşan Kasapoğlu, "Ücretli çalışan verileri, istihdam kompozisyonunu net biçimde ortaya koymaktadır. 2026 Şubat itibarıyla sanayi sektöründe istihdam yıllık bazda yüzde 3,2 gerilerken, özellikle emek yoğun alanlarda kayıplar daha belirgin hale geldi. Buna karşılık inşaat ve hizmet sektörlerindeki artış, istihdamın üretimden ziyade daha düşük katma değerli alanlara kaydığını gösteriyor. Denizli örneğinde tekstil ve giyim gibi sanayinin omurgasını oluşturan sektörlerdeki sert istihdam kaybı, üretim gücündeki erozyonu somut biçimde ortaya koymaktadır. Bizim meselemiz, istihdamın niteliğidir. Nerede, nasıl ve hangi sektörlerde istihdam oluşturduğumuzdur. Eğer sanayide istihdam kaybediyorsak, eğer ana sektörlerimiz güç kaybediyorsa, bugün gördüğümüz iyileşmeler kalıcı olmayacaktır." yorumunda bulundu. Kasapoğlu’ndan sanayide güven ve öngörülebilirlik vurgusu Sanayicinin ancak öngörülebilir bir ortamda yatırım yapabildiğini, yatırımın ise büyümenin temelini oluşturduğunu söyleyen Kasapoğlu, "İçinden geçtiğimiz dönem, sanayicinin dayanıklılığını sınayan sıradan bir dalgalanma değil; yönümüzü yeniden tayin etmemizi gerektiren bir eşiktir. Bu nedenle ihtiyaç duyduğumuz şey; geçici rahatlama sağlayan adımlar değil, güven veren, öngörülebilirliği tesis eden ve üretimi merkeze alan güçlü bir politika çerçevesidir. Sanayici önünü görebildiği ölçüde yatırım yapar, yatırım yaptığı ölçüde büyüme mümkün olur.Üretim varsa istihdam vardır, ihracat vardır, daha fazla refah vardır. Üretim yoksa, geri kalan her şey tartışmalıdır" sözleriyle konuşmasını tamamladı. Denizli Orman Bölge Müdürlüğü faaliyetleri DSO Meclisinde görüşüldü DSO’nun Mayıs Ayı meclis toplantısına konuk olarak katılan Denizli Orman Bölge Müdürü Ahmet Köle, Bölge Müdürlüğünün Denizli’deki faaliyetlerine ilişkin sunum gerçekleştirdi. Köle, yürütülen projeler ve planlanan çalışmalar hakkında meclis üyelerini bilgilendirirken özellikle ağaçlandırma, orman bakımı ve yangınla mücadele kapsamında yapılan çalışmalara dikkat çekti. Orman varlığının korunması ve geliştirilmesine yönelik faaliyetlerin sürdüğünü ifade eden Köle, yeşil alanların artırılması ve doğal kaynakların gelecek nesillere aktarılması için çalışmaların aralıksız devam ettiğini vurguladı. Toplantı Meclis Üyelerinden gelen soruların Köle tarafından yanıtlanmasıyla son buldu.
05 Mayıs 2026 Salı - 10:42 Nikfer Bezinin son ustalarından Ümmühan Apalı vefat etti Denizli’nin Tavas ilçesine bağlı Nikfer Mahallesi’nde, yedi asırlık dokuma geleneğinin son temsilcilerinden olan Ümmühan Apalı hayatını kaybetti. Yüzyıllardır süregelen ve bölgenin simgesi haline gelen Nikfer bezinin son 2 ustasından birisi olan Ümmühan Apalı, 87 yaşında yaşamını yitirdi. İki çocuk ve dört torun sahibi olan Apalı, doğup büyüdüğü Nikfer Mahallesi’nde toprağa verildi. Yaklaşık 700 yıllık geçmişe sahip Nikfer bezi, tamamen pamuktan üretilen ve dört mevsim kullanım özelliğiyle bilinen özel bir dokuma türüydü. Yazın serin, kışın sıcak tutmasıyla öne çıkan bu kumaş; geçmişte elbiseden ayakkabıya, şapkadan bel kuşağına kadar pek çok alanda kullanılıyordu. Rivayetlere göre Kanuni Sultan Süleyman bile Rodos seferi sırasında dayanıklılığı nedeniyle bu bezden yelken yaptırmıştı. Bu geleneği sonuna kadar yaşatan 2 kişiden birisi ise Ümmühan Apalı olmuştu. Henüz 10 yaşındayken annesinden öğrendiği dokumacılığı 77 yıl boyunca sürdüren Apalı, 1800’lü yıllardan kalma ahşap tezgâhında üretim yapmaya devam ediyordu. Kendi pamuğunu çıkrıkta eğirip ip haline getiren, ardından bu ipleri masuraya sararak dokuma sürecini baştan sona tek başına gerçekleştiren Apalı, büyük bir emeğin ürünü olan bu kumaşı üretmek için haftalar harcıyordu. Ancak tüm çabalarına rağmen bu zanaatı devredecek bir çırak bulamamıştı.
Başkan Çavuşolu’ndan yeni eğitim öğretin yılı mesajı
08 Eylül 2024 Pazar - 19:45 Başkan Çavuşolu’ndan yeni eğitim öğretin yılı mesajı Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, 2024-2025 eğitim-öğretim döneminin başlaması dolayısıyla bir mesaj yayımladı. 2024-2025 eğitim-öğretim döneminin başlaması dolayısıyla bir mesaj yayımlayan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, ilk ders zilinin çalması ile birlikte kent genelinde 822 okulda 201 bine yakın öğrencinin ders başı yapacağını kaydetti. Yeni eğitim-öğretim yılının heyecan ve mutluluğunu hep birlikte yaşadıklarını ifade eden Başkan Çavuşoğlu, “Sevgili çocuklar ve gençler şunu sakın unutmayın eğitim-öğretim hayatınız boyunca kazanacağınız her bilgi ve donanım aydınlık yarınlarımızı belirlemenizde önemli rol oynayacaktır. Bu nedenle derslerinize iyi çalışın, sizlere bilgi ve ışığı ile yön verecek öğretmenlerinize sımsıkı sarılın” ifadelerini kullandı. Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bu güzel Cumhuriyeti kurarken hiçbir zaman kendilerini düşünmediğini işaret eden Başkan Çavuşoğlu, şunları kaydetti: “Sizler de onlar gibi ‘ben’ değil ‘biz’ diyerek bu güzel ülkemizi çağdaş uygarlıkların da ötesine taşıyacak, akla ve bilime dayalı daha uygar ve müreffeh bir ülke inşa edeceksiniz. Bizlerde bu yolda sizlerin en güçlü şekilde yanınızda durarak eğitim hayatınız boyunca elimizden gelen desteği vereceğiz ve hep birlikte mutlu ve huzurlu bir Denizli ve Türkiye inşa edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle 2024-2025 eğitim-öğretim yılının başarılı geçmesini temenni ediyor, velilerimize, öğretmenlerimize ve tüm eğitim camiasına sevgi ve saygılarımı sunuyorum” dedi.
DTO Başkanı Erdoğan; “Denizli’de 402 Yabancı ortak firma var”
08 Eylül 2024 Pazar - 18:40 DTO Başkanı Erdoğan; “Denizli’de 402 Yabancı ortak firma var” Denizli Ticaret Odası’nın (DTO) meclis toplantısında DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, şehirdeki yabancı sermayeli firmaların 402’ye yükseldiğini açıkladı. Başkan Erdoğan, “Bunlar arasında, Almanlarla ortaklık 82 firma ile ilk sırada. 66 firma ile İranlı ortaklar ikinci sırada. 402 firmanın toplam yabancı sermaye tutarı ise 422 milyon TL’ye yaklaştı” dedi. DTO Meclisi’nin eylül ayına dair olağan toplantısı, DTO Meclis Başkanı Salih Sarıkaya’nın yönetiminde gerçekleştirildi. Meclis gündeminin okunması ve görüşülmesinin sonrasında DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, ticaret ve ekonomideki gidişata dair değerlendirmeleri ile güncel sektörel verilerin de yer aldığı bir konuşma yaparak meclis üyelerine seslendi. DTO, 22 bin 112 üyeye ulaştı DTO Başkanı Erdoğan, Denizli’de geçen ay 5, yılın ilk 8 ayında ise 22 yabancı sermayeli şirket daha kurulduğunu duyurdu. Başkan Erdoğan, “Yabancı sermayeli firmalarımız 402’ye yükseldi. Bunlar arasında Almanlarla ortaklık 82 firma ile ilk sırada. 66 firma ile İranlı ortaklar ikinci sırada. 57 farklı ülkeden gelen yabancı yatırımcıların şehrimizdeki girişimlerindeki sermaye oranları yüzde 62,08; yabancı sermaye tutarı ise 421 milyon 680 bin 230 TL. Ayrıca Denizli Ticaret Odamıza geçen ay 149 üye daha kaydettik. 40 firmamız ise kaydını sildirdi. 19 firmamız da tasfiye sürecine girdi. 1 Eylül itibarıyla 22 bin 112 üyeye ulaştık. Yılbaşından bu yana odamıza bin 58 üye kazandırdık. Hepsi sizlerin de yoğun çalışmaları ve gayretleri sayesindedir, teşekkür eder artarak devamını dilerim” dedi. DTO Başkanı Erdoğan ayrıca, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi’nin verilerine bakıldığında, temmuzda bir önceki aya göre Denizli’de ibrazında ödenen çek sayısının yüzde 134,75, çek tutarının da yüzde 98,77 arttığının görüldüğünü söyledi. Konuşmasında sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısının haziranda yıllık bazda yüzde 3,4 arttığına dikkat çeken Başkan Erdoğan, “Yılın ilk 7 ayında İŞKUR’da kayıtlı açık iş sayısının yaklaşık yüzde 1 arttığı görüldü. Açık işlerin tamamına yakını, özel sektörümüzden geldi. En çok açık iş; turizm ve otelcilik elemanı, özel güvenlik görevlisi ile garsonluk olarak kayda geçti. Bu arada, sektörel güven endeksinin geçen ay bir önceki aya kıyasla hizmet sektöründe yüzde 2 azaldığını, perakende ticaret sektörü ile inşaat sektöründe ise yüzde 1 civarında arttığını da hatırlatmak isterim” dedi. “Enflasyon muhasebesi için yaptığımız çağrımız cevapsız kalmadı” Başkan Erdoğan, kamuoyunda enflasyon muhasebesi olarak da bilinen enflasyon düzeltmesiyle ilgili, uzun bir süredir titiz bir şekilde çalıştıklarını da belirtti. Başkan Erdoğan, “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğimizin nezdinde ve siyasilerimizle yazışmalarımız, görüşmelerimiz ile çok sayıda girişimimiz oldu. Bu temaslarımızda ‘Enflasyon muhasebesi, yılda bir kere yapılmalı ve ilave vergi etkisi olmamalıdır. Vergi matrahını gerçeklikten uzaklaştıracak şekilde artırmamalıdır; ilave vergi çıkartmamalıdır. Yapılacak düzeltme, KOBİ’lerimizi ‘faaliyetten doğmayan kâr’ üzerinden ortaya çıkacak bir vergi yüküyle karşı karşıya bırakmamalıdır. KOBİ’lerimizin, gelirleri yerine ‘yatırımlarından’ vergi verir hale gelmeleri önlenmelidir! aksi bir uygulama halinde, şirketler de söz konusu yeni yatırımlarını askıya alabilirler. Yatırım yapmış ve satış geliri henüz oluşmayan bir şirketten, vergi tahakkuk ettirilmemelidir. Bu tür bir uygulama, vergide adalete uymaz. Satış geliri olmayan, yatırıma konu faturası bulunmayan bir firma, enflasyon düzeltmesi hesaplaması sonrası çıkacak bir vergiyi, neyle ve nasıl ödeyebilir?’ dedik. Bu konuyu, basında da sıkça gündeme getirdik; üyelerimizi mağdur etmeyecek bir düzenleme ve uygulama istedik. Çağrımız, cevapsız kalmadı. 2023’ün sonu itibarıyla brüt satışları 50 milyon liranın altında olan işletmeler, 2024’ün ikinci ve üçüncü geçici vergi dönemlerinde, enflasyon düzeltmesi kapsamından çıkarıldı” diye konuştu. Fas, Mısır ve İspanya’ya ihracatta artış var DTO Başkanı Uğur Erdoğan, konuşmasında Denizli’nin güncel ihracat ve ithalat rakamlarına da yer verdi. Yılın ilk 8 ayındaki Denizli ihracatının 2 milyar 870 bin 419 dolar olduğunu ve Denizlili ihracatçıların geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,4’lik bir artışa ulaştıklarını vurgulayan Başkan Erdoğan, “Son 12 aylık ihracatımız ise bir önceki yıla yakın bir değere ulaştı; 4 milyar 255 bin 409 dolar oldu. İhracatımızda ilk 5 ülke sırasıyla İngiltere, ABD, Almanya, İtalya ve Hollanda. Geçen ay geçen yılın aynı ayıyla kıyasladığımızda ilk 10’da yer alıcılarımızdan Fas’a olan ihracatımız yüzde 20,49; Mısır’a olan ihracatımız yüzde 20,04; İspanya’ya ihracatımız da yüzde 19,51 oranında artarak dikkat çekti. Bu başarıda emeği olan herkesi, tüm işletmelerimizi kutluyor ve başarılarının artarak devamını diliyorum. Temmuzda aylık ithalatımız 161 milyon 656 bin dolardı. Bir önceki aya göre yüzde 2,37 arttı. Son 12 aylık ithalatımız ise 2 milyar 1 milyon 397 bin dolar. Yılın ilk 7 ayına baktığımızda ithalatımızda ilk 5 ülke sırasıyla Rusya, Özbekistan, Kazakistan, Bulgaristan ve Çin oldu” dedi. Meclis toplantısında, Cezaevlerinden Sorumlu Cumhuriyet Savcısı Hasan Dönmez ile Denizli Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürü İbrahim Soydan, çalışmaları ve hükümlülerin iş gücüne kazandırılmasına yönelik kurslarıyla atölye imkanları hakkında, meclis üyelerini ayrıntılı bilgilendirip sorularını cevapladılar ve destek beklediklerini dile getirdiler.
Vali Coşkun’un yeni eğitim öğretim yılı mesajı
08 Eylül 2024 Pazar - 16:16 Vali Coşkun’un yeni eğitim öğretim yılı mesajı Denizli Valisi Ömer Faruk Coskun, 2024 ile 2025 eğitim ve öğretim yılının başlamasıyla ilgili mesaj yayımladı. Vali Coskun, öğrencilerin çağın gereklerine uygun, milli ve manevi değerlere sahip bireyler olarak yetişmelerinin, devlet ve milletin geleceği açısından en önemli unsur olduğunu belirtti. Eğitim kurumlarının ve eğitimcilerin üzerine büyük görev ve sorumluluk düştüğüne ve geleceği şekillendirecek olan eğitim sürecinin olduğunu belirten Vali Coskun, “Bilginin günden güne katlanarak çoğaldığı günümüz dünyasında, öğrencilerimizin çağın gereklerine uygun, yerli, milli ve manevi değerleri özümsemiş bireyler olarak yetişmeleri, devlet ve milletimizin geleceğini belirleyen en önemli husustur. Bu süreçte eğitim kurumlarımızın ve eğitimcilerimizin üzerine çok büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir. Evlatlarımızın geleceğini şekillendiren eğitim sürecinin, sadece birey için değil, toplumumuzun geleceği için de büyük bir önem arz ettiği aşikardır” dedi. Öğretmenlere seslenen Vali Çoşkun, öğretmenlerin sevgi ve sabırla çocukların eğitimine yön vermelerinin, başarının temel taşını oluşturduğunu belirtti. Vali Coşkun, “Sizlerin çocuklarımıza karşı sorumluluklarınızın bilincinde, sevgiyle hareket etmeniz, karşılıklı fikir alış-verişine önem vermeniz elbette ki eğitimdeki başarının da temelini oluşturmaktadır. Dünyanın en zor ama bir o kadar da özel görevini üstlenen siz değerli öğretmenlerimizin, insan yetiştirirken içerisinde bulunduğunuz şartlar ne olursa olsun, sevgi ve sabır yönünden cömert davranacağınıza olan inancımız tamdır” şeklinde konuştu. “Sizler bizim geleceğimizin teminatı, milletimizin umudusunuz” Öğrenciler hakkında geleceğin teminatı ve milletin umudu olduğunu belirten Vali Coşkun, “Sizler bizim geleceğimizin teminatı, milletimizin umudusunuz. Eminim ki sizler, sizi en iyi şekilde yetiştirmek için çabalayan öğretmenlerinizin ve ailelerinizin emeğini boşa çıkarmayacaksınız. En büyük dostunuzun güzel ahlak, en güçlü silahınızın bilgi ve en büyük düşmanınızın da tembellik, cehalet olduğunu asla unutmamalısınız” dedi. “En değerli varlıklarımız şüphesiz ki çocuklarımızdır” Velilere de seslenen, çocukların yanlış kişilerden ve ortamlardan uzak tutulması gerektiğini belirterek sözlerine devam eden Vali Coşkun, “En değerli varlıklarımız şüphesiz ki çocuklarımızdır. Onları yanlış kişi ve ortamlardan uzak tutmak, milli ve manevi değerlerimizi özümsemiş bir şekilde yetiştirmek, öğretmenlerimiz kadar sizlerin de vazifesidir. Onların sırdaşı, dostu ve örneği sizlersiniz. Yavrularımızın kültür ve medeniyetimizi özümsemiş bireyler olmalarında en önemli sorumluluk sizlerin omuzundadır” ifadelerini kullandı. Sözlerini yeni eğitim öğretim yılında öğrencilere, ailelerine ve öğretmenlere hayırlı olmasını dileyen Vali Coşkun, “Bu duygu ve düşüncelerle, 2024 2025 eğitim-öğretim yılının başta sevgili öğrencilerimize, ailelerine, saygıdeğer öğretmenlerimize ve tüm eğitim camiasına hayırlı olmasını diliyor; eğitim öğretimin tüm paydaşlarına başarı dileklerimle selam ve saygılarımı sunuyorum” dedi.
Depremzede genç kadın, yardım için gittiği eşinin dükkanında kaportacı oldu
08 Eylül 2024 Pazar - 10:03 Depremzede genç kadın, yardım için gittiği eşinin dükkanında kaportacı oldu Kahramanmaraş depreminde evini ve yakınlarını kaybeden genç kadın, yerleştiği Denizli’de yuva kurdu. Yardım için eşinin dükkanına gelip gitmeye başlayan kadın, meslek öğrenip tercih edilen bir kaportacı oldu. 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen yüzyılın afetinde evini ve yakınlarını kaybeden Nur Banu Arpacı, yeni bir yaşam umuduyla Denizli’ye yerleşti. Burada tanıştığı Fatih Arpacı ile yuva kuran genç kadın, eşine yardım için yeni açtıkları kaporta tamirhanesine gidip gelmeye başladı. Mesleğe merak salan Arpacı, eşinin de desteğiyle kısa sürede kaportacılığı öğrendi. Küçük tamiratlarla başladığı yolculuğunda kalifiye bir eleman haline gelen depremzede, kadın titizliği sayesinde tercih edilen bir kaportacı oldu. Zaman zaman iş yerine gelen müşterilerinin garipsediği Arpacı, ilerlettiği mesleki becerisiyle takdir topladı. Eşiyle açtıkları dükkanın sürecini anlatan ve işletmede yaptıkları işleri belirten Nur Banu Arpacı, “Kahramanmaraş’tan depremden sonra buraya geldim. O dönemlerde eşimle yeni tanışmıştık. Ardından geçen yıl evlenmeye karar verdik. Beraber dükkan açmaya karar verdik. Eşim bu süreçte beni devamlı destekledi. Sonra ben onun sayesinde cesaret aldım. Bir şeyler öğrenmeye başladıktan sonra beraber dükkan açtık. Dükkanı benim üzerime açtık. Eşim zaten bu işlere merakı vardı. Biz ayrıyeten arabaların içindeki ahşap kaplamayı ve ahşap direksiyonda yapıyoruz. Normalde bu Ankara ve Bursa arasında yapılan bir şeymiş. Biz de Denizli’de de olsun diye burada da yapmaya başladık” dedi. “İlk başta, ‘Bu bir erkek mesleği, kadın için çok ağır nasıl yapabileceksin. Bedenin kaldırmaz’ dediler” Vergi dairesine dükkanı açmak için gittiğinde ilk başta inanmayıp defalarca kez maliyecilerin geldiğini belirten Nur Banu Arpacı, “Vergi dairesine ilk gittiğimde tepki almıştım açıkçası. Vergi dairesinden evrak almaya gitmiştim ama genellikle erkek mesleği olarak bakıldığı için defalarca kez sormuşlardı. Yaklaşık 3-4 kere geldiler. Her geldiklerinde burada zımpara yapıyorduk. İnanmadılar ilk başta. İlk gittiğimde de bana şunu demişlerdi ‘Bu bir erkek mesleği, kadın için çok ağır nasıl yapabileceksin. Bedenin kaldırmaz’ dediler. Ben de o zaman habersiz bir şekilde ’gelin kendiniz de görün’ dedim. Sonrasında da habersiz bir şekilde geldiler. Geldiklerinde de çalışıyorduk, not aldılar. Her geldiklerinde fotoğraf çektiler, video çektiler. Bu mesleği de ilerletmeyi düşünüyorum. Bu meslekte ustalık belgesi de almak istiyorum. Sanayi de erkek çalışan çok kişi var. Onlar Basit Usul biz Deftere Tabi olduğumuz için biraz dikkat çekiyoruz. Yolda soruyorlar ne işle uğraşıyorsun diyorlar, ben de kendi mesleğimi söylüyorum. Şu anda yoğunluk çok fazla. İl dışından ve yurt dışından da gelen müşterilerimiz var” ifadelerinde bulundu. “Müşteriler dükkana geldiklerinde, karşılarında beni görünce hayrete düşüyor” Kadınların bu alanda daha da cesaretli olması gerektiğini ve dükkana gelen müşteriler karşısında kendisini görünce hayrete düştüklerini belirten Nur Banu Arpacı, “Kadınların cesaretli olmasını isterim. Bu işi ilk başladığımızda dükkana geldiklerinde ve beni gördüklerinde tuhaf karşılıyorlardı. Dükkanda çalışan bir kadın tuhaflarına gidiyordu. Kız arkadaşlarım vardı, onlar da beni devamlı desteklediler. Hatta ’biz de gelelim ve kadınlar gördüklerinde daha da cesaretlenir’ dediler. Kadınların birçok şeyi yapabildiğine inandırmak istiyoruz. Bence böyle işlerin kadınlarda daha da yayılması gerekiyor. Çünkü ben yaparken çok zevk alıyorum” dedi. “Ailemde sanayide çalışırken tepki göstermişlerdi” İlk etapta ailesinin de tepki gösterdiği ama sonrasında işi olan merakından sonra desteklediklerini belirten Nur Banu Arpacı, “Hayallerim var. Bu işi büyütmek istiyorum. Şu anda arabaların içine yaptığımız ahşap kaplamalarımız ve ahşap direksiyonlarımızla ilerletiyoruz. Bu mesleği herkese tavsiye ederim. Ailem de ilk başta tepki göstermişlerdi. İşte ‘Ne işin var dükkanda’ diyorlardı. Ama şu anda hiçbir şey demiyorlar. Onlar da şu an destekliyorlar” şeklinde konuştu. “Kaptanlığı bırakıp Denizli’ye iş kurmaya geldiğimde eşimle tanışmıştım” Kaptanlığı bırakıp kendi işini kurmak için Denizli’ye geldiği esnada eşiyle tanışıp birlikte dükkan açtıklarını söyleyen Fatih Arpacı ise, “Ben Marmaris’te yaşıyordum. Eski işim kaptanlık aslında. Sonrasında Denizli’ye taşındım. İşi kurmak için buraya geldiğimde eşimle tanışmıştık. Eşimle yardım gruplarında tanışmıştık. Bu mesleğe aşinalığım vardı eskiden. Kendim bir şeyler izleyerek, okuyarak 2 sene içinde daha da çok kavradım. Şu anda Denizli’de kaliteli bir şekilde çalışmaya devam ediyoruz” dedi. “Kimisi alışık olmadığı için tuhafına gidiyor, kimisi de destekliyor” Dükkana gelen müşterilerin hayrete düştüğünü ve kimisi alışık olmadığı için tuhafını gittiği belirten Fatih Arpacı, “Önce garipsemiştim, yapamaz, heves ediyordur, geçici bir şeydir diyordum. Sonradan bir şeyler yapmaya başladı, işte de eli yatkındı. Zamanla alışıyor. İşin için bir sürü teknik detay olmasına rağmen güzel yapıyor. Kendini ilerlettiği için dükkanı onun üzerine açmaya karar verdik. Müşteriler ilk başta şaşırıyorlar. Kimisi alışık olmadığı için tuhafına gidiyor, kimisi de destekliyor. Genellikle işi yaptığını görünce hayretle izliyor genellikle” dedi.
İtfaiyeci adaylarının alevlerle mücadelesi göz dolduruyor
07 Eylül 2024 Cumartesi - 13:59 İtfaiyeci adaylarının alevlerle mücadelesi göz dolduruyor Denizli Büyükşehir Belediyesinin itfaiye teşkilatını güçlendirmek için aldığı 3’ü kadın 24 itfaiyeci adayı alevler arasında geçen eğitimden başarıyla çıktı. Eğitimin tamamlanmasının ardından Büyükşehir’in yeni ateş savaşçıları kentteki 42 istasyonda vatandaşların can ve malını korumak için nöbet tutacak. Denizli merkez ve 19 ilçesindeki 42 ayrı istasyonda vatandaşların can ve malını korumak için gece gündüz nöbet tutan Denizli Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi, teşkilatı daha da güçlendirmek için aldığı 3’ü kadın, 24 itfaiyeci adayının eğitimlerini sürdürüyor. Denizli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Eğitim Merkezi’nde devam eden programda adaylara yönelik spor, dayanıklılık ve performans testleri ile ani gelişen olaylara en hızlı müdahale yöntemleriyle itfaiye eğitim simülasyonu uygulanıyor. Dar alan geçişi, denge yürüyüşü, el koordinasyonu, engelli geçiş, yangın arama kurtarma, trafik kazalarına müdahale, toplumsal travma teknikleri ve yönetimi, itfaiye ekipman kullanımı, solunum seti takma gibi birçok parkurdan başarıyla geçen itfaiyeci adayları özellikle kapalı alan yangınlarına müdahaleleri ile yürekleri ağza getiriyor. Alevlere adeta meydan okuyan erkek ve kadın itfaiyeci adayları göz dolduruyor. Toplam 2 ay sürecek eğitimi başarıyla tamamlayacak yeni ateş savaşçıları kentteki 42 istasyonda vatandaşların can ve malını korumak için nöbet tutacak. “Hiçbir kadının bu mesleği yapamayacağını düşünmüyorum” Eğitimde başarısıyla göz dolduran itfaiyeci adayı Ayşe Yılmazer, acil durum ve afet yönetimi bölümü mezunu olduğunu belirterek, itfaiyeci olmak için mesleki tüm yeterlilikleri yerine getirdiğini belirtti. İtfaiyeci olmayı çok istediğini kaydeden Yılmazer, “Zor şartlar altında çalışıyoruz. Ama hiçbir kadının bu mesleği yapamayacağını düşünmüyorum. İtfaiyecilik fiziksel ve zihinsel güç, vücut yatkınlığı ve sabır gerektiren bir meslek. Şu an zorlu şartlar altına eğitim görüyoruz. İnşallah hayalimdeki mesleğe kavuşacağım” dedi. Eğitimler tam gaz devam ediyor Akif Şibelik ise uzun süredir itfaiyeci olmak için çalıştığını belirterek, eğitimin fiziksel ve mental zorluklarla dolu olduğunu anlattı. Hem uygulamalı hem teorik olarak zorlu ve iyi bir eğitim süreci geçirdiklerini kaydeden Şibelik, eğitimin tamamlanmasının ardından göreve başlayacaklarını, vatandaşların imdadına koşmak için hazır olacaklarını belirtti. Ali Can Arda da şanlı mesleğe gönüllü olarak başvurduğunu anlatarak, “Bu mesleği severek yapıyorum. Eğitimlerimiz tam gaz devam ediyor. Zorlu süreçler bizi bekliyor ama takım olarak yılmadan devam ediyoruz” dedi. Tehlikeli ve zor şartlar altına halkın mal ve canını korumak için kendilerini bu mesleğe adadıklarını kaydeden Arda, Denizli’ye en faydalı şekilde hizmet vermek için çalışacaklarını sözlerine ekledi.
Sepet örerek sanatçı unvanı kazandı
07 Eylül 2024 Cumartesi - 13:04 Sepet örerek sanatçı unvanı kazandı Denizli’nin Çal ilçesinde babasından öğrendiği tekniklerle yıllardır sepet ören Muharrem Kaya, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "Yaşayan Sanatçı" unvanı verildi. Doğal malzemelerle yapılan el emeği sepetler büyük ilgi görüyor. Denizli’nin Çal İlçesine bağlı Akkent Mahallesi’nde babası Ahmet Kaya’dan öğrendiği tekniklerle 45 yıldır sepet ören ve mahallede de asırlardır süregelen sepet örme geleneğini yaşatan Muharrem Kaya’ya, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "Yaşayan Sanatçı" unvanı verildi. Çal ilçesine bağlı Akkent Mahallesi’nin 1960’taki isminin ‘Zeyve’ olduğunu bu yüzdende mahalle de örülen sepetlere ‘Zeyve Sepeti’ adının verildiğini anlatan Muharrem Kaya, “Sepetçiliği rahmetli babam Ahmet Kaya’dan öğrendim. 1980 li yıllarda Zeyve’de çok sayıda sepet, keter, kökün ustası vardı. Bunların çoğu rahmetli oldu şu anda bu işi yapan yok. Ben sepet örmeyi devam ettirmek istiyorum. Zeyve sepeti genelde hayıttan örülür. Bunun yanı sıra söyüt, karaağaç, dut gibi ağaçların sürgünlerinden de örülebilir. Bazı sepet ve keterlerde kamış ta kullanılır. Hayıt bitkisi sağlamlığı ve güzel kokusuyla tercih edilen bir malzemedir. Menderes Vadisi’nin çoğu yerinde yetişir. Biz bunları tabiattan toplarız ve sepetlerimizi öreriz. Sepet ve keterlerimizle genellikle üzüm taşırız. Plastik ve demir kelterlerin çıkmadığı yıllarda tamamıyla kelter- sepetler kullanılırdı. Günümüzde yine üzüm sepeti diye adlandırılan bu sepetler bağlarımızdan üzüm toplar geliriz. Tabi yumuşak sebze ve meyvelerin toplanıp taşınmasında güzel bir kaptır” dedi. Basit el aletleriyle yapıyor Doğadan toplanan malzemelerden sepet ve kelterin örülmesi için küçük el aletlerine ihtiyaç olduğunu anlatan Muharrem Kaya, “Zeyve sepeti örerken malzemeler: büyük bıçak, ortaboy bıçak, küçük bıçak, ağaç budama makası ve yargı kullanılır. Önce altlığından başlıyoruz. Altı için 6 çubuk kesiyoruz. Küçük bıçakla ortadan çukur açacağız. Kalın gördüklerimizi yaracağız ince çubukları yardığımız çubuğun içinden geçireceğiz. İnce çubukların ince taraflarını önce kullanacağız. Çubuğun birini alttan bir üstten alacağız. Sonra üstten sonra tekrar alttan iki tur dolayacağız. Bu dört Çubukta niye ilk fotoğrafta şimdi bütün çubukları örme işimiz bitti. Uçlarını kesiyoruz. Sepetin altı hazır” dedi Doğal malzemelerle el emeği sepetler Sepet ustası Muharrem Kaya, sepetleri doğadan elde ettiği melengiç, sarıca ayrık ve söğüt çubukları gibi tamamen doğal malzemeler kullanarak ördüğünü söyledi. Bir sepetin büyüklüğüne ve küçüklüğüne göre bir günde de örülebileceğini anlatan Kaya, “Ben genellikle doğadan elde ettiğim hayıt, dut karaağaç, çıtlık, söğüt ve kamış gibi doğal malzemeleri kullanarak ekmek sepetleri, üzüm sepetleri, yumurta sepetleri, dekoratif sepetler ve büyük sepetler, kelterler örüyorum. Her biri ayrı bir işçilik ve emek gerektiren bu sepetler, geleneksel Türk el sanatlarının yaşatılmasına katkı sağlıyor” dedi. Mesleğini öğretiyor Sepetçiliğin unutulmaması için gelecek kuşaklara aktarılması için talep gelmesi halinde halk eğitim müdürlüğü aracılığıyla kurslarda açtıklarını anlatan Muharrem Kaya, şöyle konuştu: “Sepetçilik bizde deden babadan gelir. Bu meslekle biz yıllardır uğraştık. Hala uğraşmaya devam ediyoruz. Bu bilgilerin kaybolmaması için de halk eğitim aracılığıyla kurslar açtık. Öğrenciler yetiştirdim. Sepet örülecek malzemenin doğadan toplanmasından, sepet kelter örülmesine kadar her şeyi öğretiyorum. İnternet sitesi üzerinden de sepet örme eğitimleri veriyorum. Bu mesleğin kaybolmaması için araştırmalar yaptım. Kültür Bakanlığı tarafından sanatçı ünvanı verildiğini öğrendim. Videolarımla ördüğüm sepetlerin resimleriyle başvurdum. Kültür ve Turizm Bakanlığı bana ’Sanatçı’ kimliği verdi”