Yerel Haberler
Diyarbakır
26 Mayıs 2026 Salı - 14:12 Arefe gününde mezarlıklarda yoğunluk yaşandı Kurban Bayramı arefesinde vatandaşlar yakınlarının kabirlerini ziyaret etmek için mezarlıklara akın etti. Duaların edildiği, mezarların temizlenip çiçeklerle süslendiği mezarlıklarda yoğunluk oluştu. Kurban Bayramı arefesinde mezarlıklar ziyaretçilerle dolup taştı. Sabahın erken saatlerinden itibaren yakınlarının kabirlerini ziyaret eden vatandaşlar, mezarlıklarda dua edip Kur’an-ı Kerim okudu. Bazı vatandaşlar mezarları temizleyip çiçek bırakırken, bazıları da bayram öncesi yakınlarını anmanın hüznünü yaşadı. Mezarlıklarda oluşan yoğunluk nedeniyle girişlerde zaman zaman araç trafiği de meydana geldi. Vatandaşlar, her bayram öncesi olduğu gibi bu arefe gününde de vefat eden yakınlarını unutmadıklarını belirterek dua etmek için mezarlıklara geldiklerini söyledi. Mezarlık ziyaretine gelen vatandaşlardan Salih Çiftçi, kayınının rahmet ettiğini eşiyle birlikte mezarına geldiklerini söyledi. Çiftçi, "Erken geldik kalabalığa kalmayalım diye. Öğleden sonrada çınara gideceğiz ablamın ilk bayramıdır onun mezarına ziyaretine gideceğiz" dedi. Bir diğer vatandaş Hüseyin Akbudak ise çok üzücü bir durum olduğunu ifade etti. Akbudak, "Öğle ve akşama doğru çok kalabalık oluyor. Trafikte felç oluyor. O yüzden biz erken geldik. Kardeşim ve yeğenimin mezarına geldik. Depremde kaybetmiştik onları" ifadelerini kullandı.
26 Mayıs 2026 Salı - 14:01 Kasaplardan Kurban Bayramı öncesi ’acemilik’ uyarısı Kurban Bayramı yaklaşırken kasaplar, her yıl yaşanan yaralanmalara karşı kesicileri uyardı. Acemi kasapların en çok dikkatsizlik nedeniyle kendilerini kestiğini belirten ustalar, bıçakların keskin olması, hayvana eziyet edilmemesi ve hayvanın ayaklarının sıkıca tutulmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Kurban Bayramı öncesi hazırlıklar sürerken, Diyarbakır Yenişehir ilçesindeki hayvan pazarındaki kasaplar önemli uyarılarda bulundu. Her bayram çok sayıda kişinin kurban kesimi sırasında dikkatsizlik nedeniyle yaralandığını belirten kasap ustaları, özellikle acemi kasapların daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Kasaplar, kurban kesiminde kullanılacak bıçakların mutlaka keskin olması gerektiğini belirterek, kör bıçakların hem hayvana eziyet verdiğini hem de kazalara davetiye çıkardığını söyledi. Hayvanın kontrol altında tutulmasının önemine dikkat çeken ustalar, ayakların sağlam şekilde bağlanması ve kesim sırasında birkaç kişinin destek vermesi gerektiğini ifade etti. Kasaplar ayrıca, kurban kesiminin ehil kişiler tarafından yapılmasının hem dini kurallara hem de güvenlik açısından önemli olduğunu belirterek vatandaşlara dikkatli olmaları çağrısında bulundu. Kasap İslam Kaya, hayvanı yere yatırdıktan sonra tekbir çekilmesi gerektiğini ve hayvanın acı çekmemesi için tek seferde sivri bir bıçak ile hayvana eziyet edilmeden kesilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Meslektaşlarımdan ricam hayvana eziyet etmesinler. Bıçakları her zaman sivri olsun. Ayrıca hayvanı kesim alanına getirirken sürükleyerek getirmesinler, incitmesinler. Kesimden sonra etine dikkat etmesi lazım. Eğer siyah et ise hastalıklı hayvandır. Kurban sahibini uyarması lazım. Kesim yaparken hayvanın ayaklarına dikkat etmeleri lazım çok hareket etmemesi lazım. Kendileri de ellerine ve ayaklarına dikkat etmesi lazım. Kurbanı keserken sürekli odak noktası hayvan olması lazım. Hastaneler bol bol dikiş atıyor bugünlerde. Acemilerin kesim yapmaması lazım" dedi. Bir diğer usta İsmail Ersoy ise hayvanları dinin gerektirdiği usule göre kesmeye çalıştıklarını söyledi. Ersoy, "Bu hayvanlara eziyet etmek günahtır. Tedbirlerimizi alıyoruz ve hayvanımızı kesiyoruz. Parçalayıp, doğrayıp poşetlere koyuyoruz. Meslektaşlarıma önerim helal bir şekilde kessinler. Hayır yapan kadar biz de bu sevaba ortak oluyoruz eğer güzel kesersek. Bir diğer önerim ise bıçaktan mümkün mertebe ellerini ve ayaklarını uzak tutsunlar" ifadelerini kullandı.
Ergani’yi ihya edecek hazine, Makam Dağı yatırım bekliyor
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:27 Ergani’yi ihya edecek hazine, Makam Dağı yatırım bekliyor Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde bulunan Hz. Zülkifl Peygamber (Aleyhisselam)in makamının adını alan ‘Makam Dağı’ndaki sorunlar vatandaşların tepkisine neden oluyor. Vatandaşlar, bölgenin turizme kazandırılması için yapılacak çalışmaların ciddi anlamda turist çekeceğini dile getirdi. 2008 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilen ve öncesine göre bir nebze olsun iyileştirilen Makam Dağı’na, başta yol olmak üzere el atılmasını isteyen vatandaşlar, makam dışında yıkık bir manastır ve kayıp şehri de bünyesinde barındıran bölgeye yapılacak yatırım ile ilçeye ciddi ekonomik katkı sağlanacağını söyledi. Ergani ilçesine 5 kilometre mesafede bulunan, 1.515 metrelik rakımıyla ilçeye adeta tepeden kuş bakışı bakan seyir terası niteliğindeki Makam Dağı, Hz. Zülkifl Peygambere uzun yıllar yurt olmuş bir inanç merkezi. Geçmişte araçla ulaşımın adeta imkansız olduğu Makam Dağı, 18 yıl önce Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edildi. Yoluna yer yer parke yaşı döşenen, tehlikeli kavşaklara beton bariyer konulan Makam Dağı’na ulaşım, zaman içerisinde hava şartlarının etkisi ile yaşanan bozulmalar yüzünden özellikle yaz ve kış aylarında oldukça güç hale geldi. Restorasyondan bir süre sonra Kur’an-ı Kerim’de de adı geçen Hz. Zülkifl Peygamber’in makamının bulunduğu bu yerin, bakılıp korunmasını isteyen çevre halkı, uzun yıllar önce yapılan restorasyon çalışmalarının ardından özellikle yolların yeniden bozulduğunu ve kullanılamaz hale geldiğini ifade etti. "En önemli sorunumuz su olmaması" İşletmeci Kadri Ayık, turizm işletme mezunu olduğunu söyledi. Ayık, Makam Dağı’nın en önemli sorunun su olduğunu belirtti. Suyu tankerlerle getirdiklerini, ancak oldukça dik ve dar olan yollarda zorlandıklarını ifade eden Ayık, "Sorunun yerinde halledilmesi gerekir. Bu işi bilenler, dağda bulunan sarnıçlardan yararlanılarak su sorununun çözülebileceğini söylüyorlar. Belediye destek verirse buraları gül bahçesine çeviririz’’ dedi. "Seyir terası ve teleferik yapılması gerek" Ergani ilçesinin kuş bakışı göründüğü ‘Makam Dağı’na yapılacak bir seyir terasının turizme ciddi katkı sağlayacağını da savunun Ayık, yol sorununa değinerek "Yaz aylarında burası kalabalık oluyor. Ancak yol dar ve çok dik olduğundan arabalar sürekli hararet yapıp arızalanıyor. Bu da ulaşımı aksatıyor. Ulaşım sorununu teleferik ile çözmek mümkün. Böyle bir çözüm vatandaş açısından da çok güzel olur. Yetkililer çok gitti, geldi ama gündeme getirilen teleferik konusunda bir ilerleme maalesef sağlanamadı’’ ifadelerini kullandı. Enbiya ve Sad surelerinde ismi zikredilen Hz. Zülkifl, İslam alimleri tarafından peygamber olarak kabul ediliyor. 1883, 1890 ve 1900 tarihli Diyarbakır salnamelerinde, Hz. Zülkifl’in makamının Ergani’de bulunduğuna yer veriliyor. Hz. Zülkifl’in kabrinin Eğil’de olduğu bilinse de, Makam Dağı’nda olduğu da rivayet ediliyor. Dağın altında kayıp şehir iddiası Söz konusu bu dağ, geçmişte farklı dinlere de yurt olmuş. Kadri Ayık, Makamın hemen altında bulunan ‘Meryem Ana Manastırı’nın ise yıkıldığını ve neredeyse görünmeyecek hale geldiğini de ifade ederken şöyle dedi: "Bildiğimiz, burasının geçmişte dünyanın en büyük manastırlarından biri olduğu yönünde. Şimdilerde yıkıntı halde olan bu manastıra ait eski resimlerde 2 katlı ihtişamlı bir yer olduğu görülüyor zaten. Vatikan’ın elindeki kitaplarda burasının kayıp şehir olduğu bildiriliyor. Dağın altında 160 odalı bir şehir olduğu biliniyor. Daha yüksek olan kesimde Papazın evi olduğu bildirilen yer var, o da yıkılmış vaziyette. Buraların restorasyonunun yapılması turizm açısından ilçemize ve bölgeye çok büyük faydalar sağlayacaktır’’. Makam Dağı’na inanç turizmi kapsamında Hz. Zülkifl Peygamber’in makamını ziyaret etmek için gelenler dışında, uzun yıllardır kanser, sinir hastaları, çocuk sahibi olmak isteyenler ile kekemeliğe çare arayanlar tarafından şifa umuduyla geldiği bildirildi. Halk arasında bu ziyaretlerin en az 3 kez gerçekleşmesi gerektiği belirtiliyor.
Kocası tarafından 30 yerinden bıçaklandı, görümcesi şikayetini geri çekmesini istedi
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:03 Kocası tarafından 30 yerinden bıçaklandı, görümcesi şikayetini geri çekmesini istedi Diyarbakır’da eşi tarafından 30 yerinden bıçaklanan 40 yaşındaki iki çocuk annesi kadının görümcesi, iddiaya göre şikayetini geri çekmesini istedi. Mağdur kadının avukatı, müvekkilinin cezaevinde tutuklu olan kocası tarafından "Yarım kalan işimi tamamlayacağım" diyerek tehdit edildiğini de söyledi. Edinilen bilgiye göre, iki çocuk annesi F.D. (40), 13 Nisan’da 16 yıllık evli eşi M.Z.B. (58) tarafından apartman girişinde kendisini aldattığı gerekçesiyle 30 yerinden bıçaklandı. F.D., saldırı sonrası üç gün yoğun bakımda kaldı. Saldırgan tutuklu yargılanırken, zanlının kız kardeşi iddiaya göre F.D.’den şikayetini geri çekmesini istedi. F.D.’nin avukatı Türkan Gülistan Tekin, müvekkilinin 13 Nisan’da sabah 06.30 sularında nikahlı eşi tarafından vahşice 30 yerinden bıçaklandığını söyledi. Şahsın tutuklandığını belirten Tekin, soruşturma dosyasının halen devam etmekte olduğunu ifade etti. Dosyanın hızlı bir şekilde ilerlemesini talep ettiklerini aktaran Tekin, "Allah’tan müvekkilime karşı girişimde bulunulan bu durum ölümle sonuçlanmadı. Fakat yine adamın kastı müvekkilimi öldürmekti. Çünkü müvekkilimi 30 farklı yerinden bıçakladı. Olayı namus davasına çevirdi. Müvekkilim 30 yerinden bıçaklandı. Buna rağmen vuran şahsın ailesi müvekkilimi aramakta, şikayetinden vazgeçmesini istemektedirler. Müvekkilim kesinlikle vazgeçmeyecek. Bu şahsın güneş yüzü görmeyecek şekilde yargılanmasını istemekteyiz" dedi. Sonuna kadar bu konunun takipçisi olacaklarını vurgulayan avukat Tekin, "Dosyamız savcılıkta, henüz iddianame düzenlenmedi. Sadece müvekkilim ve şahsın ifadeleri dosyada mevcut. Herhangi bir gelişme yok. İddianamenin daha hızlı bir şekilde düzenlenmesini bekliyoruz. Somut delil olarak adamın HTS’lerini istedik. Yeni istedik, daha dosyaya gelmedi. Olayın işlendiği yer bina içi olduğu için kamera görüntüleri olmadığı için o görüntüler yok. Yalnız evin yanında market var, onun görüntülerini istedik. Bunlar toplandığı takdirde bütün gerçek ortaya çıkacak" diye konuştu. Şahsın müebbet ceza ile cezalandırılması gerektiğini söyleyen Tekin, "Şahıs daha düşük bir ceza alırsa çıkıp tekrardan müvekkili öldürmeye çalışacaktır. Cezaevinden farklı insanlara da "Yarım kalan işimi tamamlayacağım" diye haberler göndermiş. Müvekkil, hem kendi ailesi hem de adamın ailesi tarafından yalnız bırakıldı. Müvekkil, hatta öz kızı tarafından da yalnız bırakıldı. İlk aşamada müvekkilin 15 yaşındaki kızını ikna ettiler. Müvekkilin 15 yaşındaki kızı, annesinin aleyhine ifade verdi babasının cezaevinden çıkması için. Gelinen aşamada müvekkilimin kızı tekrar savcılığa gidip, tekrar dilekçe verdi" şeklinde konuştu.
15 tonluk bomba infilak ettirilmiş, 16 kişi ölmüştü: Dürümlü patlamasının üzerinden 10 yıl geçti, acılar geçmedi
12 Mayıs 2026 Salı - 22:26 15 tonluk bomba infilak ettirilmiş, 16 kişi ölmüştü: Dürümlü patlamasının üzerinden 10 yıl geçti, acılar geçmedi Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Dürümlü mezrasında terör örgütü PKK mensuplarınca kamyona yüklenen 15 tonluk patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybettiği olayın üzerinden 10 yıl geçti. Terör örgütü PKK mensupları, 12 Mayıs 2016 tarihinde Bingöl’ün Genç ilçesine bağlı Döşekkaya köyü yakınlarında yol çalışması yapan bir firmaya ait kamyonu gasp ederek yaklaşık 15 tonluk bombayı araca yüklemiş, bomba yüklü araç içindeki PKK’lılarla birlikte Sur ilçesine bağlı Tanışık Mahallesi’ne gelmişti. Köylülerin şüphelenmesi üzerine araçtaki PKK’lılar ile köylüler arasında tartışma yaşanmış, olayın ardından teröristler bomba yüklü kamyonu Dürümlü mezrasına doğru yönlendirmişti. Köylüler tarafından takibe alındıklarını ve kaçamayacaklarını anlayan teröristler 15 ton patlayıcı yüklü kamyonu infilak ettirmiş, olayda hepsi akraba olan 16 kişi ölmüş, 26 kişi de yaralanmıştı. Patlamanın üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen acılar ilk günkü tazeliğini koruyor. "Biz onları unutmayacağız" Patlamanın yıldönümünde mezarlık önünde açıklamalarda bulunan Çelebi Yaman, "Şehit ailesiyim. Burada bulunan şehitlerin tamamı benim kardeşim, kuzenlerim ve amcamdır. 12 Mayıs 2016’da terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen bombalı saldırıda hepsi şehit oldu. Bugün burada bulunmamızın sebebi onları unutmamak ve unutturmamaktır. Şehit ailelerinin sesi olan, her daim onların yanında bulunan ve onların sözüyle hareket eden Devlet Bahçeli’yi buradan saygıyla selamlıyor, teşekkürlerimi sunuyorum. Açmış olduğu bu yolda şehit aileleri olarak biz de destek vermeye devam edeceğiz, desteğimizi esirgemeyeceğiz. Söz konusu vatan ise biz her zaman vatanımızın ve devlet büyüklerimizin yanındayız. Bugün şehitlerimizin 10. yıl dönümü. Aradan sadece 10 yıl değil, 100 yıl da geçse biz onları unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi. "Değil 10 yıl, 10 bin yıl da geççe bu acı içimizden çıkmayacak" Olayda yakınlarını kaybeden Mehmet Yaman da, "Bu olayda ağabeyimi, babamı, amcamı ve dayılarımı kaybettim. Bugün olayın 10. yılı. Allah hepsine rahmet eylesin inşallah. Değil 10 yıl, 10 bin yıl geçse de bu acı içimizden çıkmayacak. Allah-u Teala bütün şehitlerimize rahmet eylesin inşallah. Bu çözüm süreciyle birlikte inşallah artık bu olaylar yaşanmaz. Umarım bir daha böyle acılar yaşanmaz. Bizim başımıza geldi, kimsenin başına gelmesin. Allah kimseye böyle bir acı yaşatmasın inşallah. Biz 16 şehit verdik. Allah-u Teala hepsine rahmet eylesin. Bu acı ne yapsak içimizden çıkmaz. Buradan Recep Tayyip Erdoğan’a ve Devlet Bahçeli’ye selamlarımızı gönderiyoruz. Bütün ailemizin selamı var. Allah hepinizden, devletimizden razı olsun" diye konuştu. "Yeni doğan çocuklar onların isimleri ile yaşıyor" Yakınlarını kaybeden Şahin Güler ise, "12 Mayıs 2016’da Tanışık köyünde terör örgütü PKK’nın saldırısı sonucunda 16 yakınımı kaybettim. Tamamı dayımlar ve dayım çocuklarıydı. Birlikte büyüdüğümüz insanlardı. Bugün üzerinden 10 yıl geçti ama acıları hala içimizde taze. Unutmadık, unutturmayacağız. Birçoğunun ismini çocuklarımıza verdik. Yeni doğan çocukların çoğunda bugün onların isimleri yaşıyor" şeklinde konuştu.
Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu başladı
12 Mayıs 2026 Salı - 22:14 Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu başladı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu, siyasetçiler, yerel yöneticiler, sivil toplum örgütleri ve uluslararası temsilcilerin katılımıyla başladı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen ve 16 Mayıs’a kadar sürecek olan Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’nun açılış töreni, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ali Emiri Konferans Salonu’nda düzenlendi. Açılışa, Büyükşehir Belediyesi Başkanı Serra Bucak, Başkan Yardımcısı Doğan Hatun, DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Barış Anneleri Meclisi, milletvekilleri, siyasi parti ve sivil toplum temsilcileri, uluslararası alanda faaliyet yürüten demokratik kitle örgütleri temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı. Forumda cemiyetin kutuplaşmadan kurtulması, demokratik çözüm, yerel yönetimlerin rolü ve Kürt meselesinin hukuk temelinde çözümü görüşüldü, kayyım politikaları, birlikte hayat, yerel demokrasi ve demokratik toplum başlıkları öne çıktı. Forumda ayrıca Amed’in "kalıcı ve onurlu barışın adresi" olduğu mesajı verildi. Forumun açılışında konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkanı Serra Bucak, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi olarak barış ve demokratik toplumu hep birlikte gerçekleştirme sürecine yerelden, yerel yönetimlerden güçlü bir ses ve yanıt vermeyi hedeflediklerini kaydetti. Bucak, "Bu çabamıza destek verdiğiniz için hepinize tek tek, ayrı ayrı çok teşekkür ediyoruz. Forumun çıktılarını elbette bizler de sizler gibi heyecanla bekliyoruz. Ve bu dayanışmanın daimi olmasını istiyoruz. Bizler bu barış sürecine, seçilmiş belediye başkanlarının görevlerine yeniden gönderilmesi olarak bakıyoruz. Ve bunun bir an evvel gerçekleşmesini ümit ediyor, bunu talep ediyoruz" dedi. Sivil toplum örgütlerine destekleri için teşekkür eden Başkan Bucak, "Her çalışmamızda yer alan, bizimle dayanışan, dayanışmalarını bizden esirgemeyen, bizden de dayanışma isteyen; gösterdikleri ilgi, alaka ve emeklerinden ötürü teşekkür ediyorum. Forum koordinasyonumuza içten teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu. Form katılımcıların konuşmalarıyla devam etti.
15 tonluk bomba infilak ettirilmiş, 16 kişi ölmüştü: Dürümlü patlamasının üzerinden 10 yıl geçti, acılar geçmedi
12 Mayıs 2026 Salı - 22:07 15 tonluk bomba infilak ettirilmiş, 16 kişi ölmüştü: Dürümlü patlamasının üzerinden 10 yıl geçti, acılar geçmedi Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Dürümlü mezrasında terör örgütü PKK mensuplarınca kamyona yüklenen 15 tonluk patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybettiği olayın üzerinden 10 yıl geçti. Terör örgütü PKK mensupları, 12 Mayıs 2016 tarihinde Bingöl’ün Genç ilçesine bağlı Döşekkaya köyü yakınlarında yol çalışması yapan bir firmaya ait kamyonu gasp ederek yaklaşık 15 tonluk bombayı araca yüklemiş, bomba yüklü araç içindeki PKK’lılarla birlikte Sur ilçesine bağlı Tanışık Mahallesi’ne gelmişti. Köylülerin şüphelenmesi üzerine araçtaki PKK’lılar ile köylüler arasında tartışma yaşanmış, olayın ardından teröristler bomba yüklü kamyonu Dürümlü mezrasına doğru yönlendirmişti. Köylüler tarafından takibe alındıklarını ve kaçamayacaklarını anlayan teröristler 15 ton patlayıcı yüklü kamyonu infilak ettirmiş, olayda hepsi akraba olan 16 kişi ölmüş, 26 kişi de yaralanmıştı. Patlamanın üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen acılar ilk günkü tazeliğini koruyor. ‘’Biz onları unutmayacağız’’ Patlamanın yıldönümünde mezarlık önünde açıklamalarda bulunan Çelebi Yaman, ‘’Şehit ailesiyim. Burada bulunan şehitlerin tamamı benim kardeşim, kuzenlerim ve amcamdır. 12 Mayıs 2016’da terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen bombalı saldırıda hepsi şehit oldu. Bugün burada bulunmamızın sebebi onları unutmamak ve unutturmamaktır. Şehit ailelerinin sesi olan, her daim onların yanında bulunan ve onların sözüyle hareket eden Devlet Bahçeli’yi buradan saygıyla selamlıyor, teşekkürlerimi sunuyorum. Açmış olduğu bu yolda şehit aileleri olarak biz de destek vermeye devam edeceğiz, desteğimizi esirgemeyeceğiz. Söz konusu vatan ise biz her zaman vatanımızın ve devlet büyüklerimizin yanındayız. Bugün şehitlerimizin 10. yıl dönümü. Aradan sadece 10 yıl değil, 100 yıl da geçse biz onları unutmayacağız, unutturmayacağız’’ dedi. ‘’Değil 10 yıl, 10 bin yıl da geççe bu acı içimizden çıkmayacak’’ Olayda yakınlarını kaybeden Mehmet Yaman da ‘’Bu olayda ağabeyimi, babamı, amcamı ve dayılarımı kaybettim. Bugün olayın 10. yılı. Allah hepsine rahmet eylesin inşallah. Değil 10 yıl, 10 bin yıl geçse de bu acı içimizden çıkmayacak. Allah-u Teala bütün şehitlerimize rahmet eylesin inşallah. Bu çözüm süreciyle birlikte inşallah artık bu olaylar yaşanmaz. Umarım bir daha böyle acılar yaşanmaz. Bizim başımıza geldi, kimsenin başına gelmesin. Allah kimseye böyle bir acı yaşatmasın inşallah. Biz 16 şehit verdik. Allah-u Teala hepsine rahmet eylesin. Bu acı ne yapsak içimizden çıkmaz. Buradan Recep Tayyip Erdoğan’a ve Devlet Bahçeli’ye selamlarımızı gönderiyoruz. Bütün ailemizin selamı var. Allah hepinizden, devletimizden razı olsun’’ diye konuştu. ‘’Yeni doğan çocuklar onların isimleri ile yaşıyor’’ Yakınlarını kaybeden Şahin Güler ise ‘’12 Mayıs 2016’da Tanışık köyünde terör örgütü PKK’nın saldırısı sonucunda 16 yakınımı kaybettim. Tamamı dayımlar ve dayım çocuklarıydı. Birlikte büyüdüğümüz insanlardı. Bugün üzerinden 10 yıl geçti ama acıları hala içimizde taze. Unutmadık, unutturmayacağız. Birçoğunun ismini çocuklarımıza verdik. Yeni doğan çocukların çoğunda bugün onların isimleri yaşıyor’’ şeklinde konuştu.