Yerel Haberler
Diyarbakır
10 Nisan 2026 Cuma - 10:57 Diyarbakır Büyükşehir’den görme engelliler için yeni bir sesli kütüphane Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, görme engellilerin yazılı materyallere erişimini sağlamak ve hizmetleri eşit, bağımsız ve güvenli biçimde sunmak amacıyla yeni bir Sesli Kütüphane Projesi’ni hayata geçirdi. Sesli kitaplar, Braille baskılı materyaller ve modern teknolojilerle donatılan kütüphaneden yararlanan vatandaşlar, "Hayalimiz olan kütüphaneye kavuştuk" dediler. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, daha önce hayata geçirdiği sesli kütüphane hizmetlerini geliştirerek, görme engelli vatandaşların bilgiye erişimini daha kapsamlı ve nitelikli hale getiren yeni bir merkezi hizmete açtı. Önceki deneyimlerden elde edilen birikimle kurulan ve ileri teknolojik donanımlarla güçlendirilen Sesli Kütüphane, Braille materyallerden konuşan bilgisayarlara kadar geniş imkânlarıyla yalnızca bir okuma alanı değil, aynı zamanda eğitimde fırsat eşitliğini büyüten kapsayıcı bir yaşam alanı olarak öne çıkıyor. Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi Başkanlığının Yenişehir ilçesi Stad Millet Bahçesi’ndeki Amida Halk Kütüphanesi bünyesinde hayata geçirdiği Sesli Kütüphane Projesi’nin en dikkat çekici yönlerinden biri, görme engelli vatandaşları merkeze alarak onların günlük yaşamda karşılaştığı somut ihtiyaçlara odaklanması oldu. Yazılı metinlere sesli erişim sağlanırken, Braille okuma-yazma çalışmaları yapılabiliyor ve kabartma yazı üretimi gerçekleştirilebiliyor. Az gören vatandaşlar için ekran büyütme ve kontrast ayarlama gibi yardımcı teknolojiler de sunuluyor. Ayrıca kütüphane, deneyimli bir görme engelli personel koordinasyonu üstleniyor. Projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Engelli Şube Müdürü Emin Baran, hayata geçirilen birimin eşitlikçi politikaların bir sonucu olduğunu vurguladı. Baran, Braille dokümanlar, sesli kütüphane sistemi ve güçlü altyapı sayesinde görme engelli vatandaşların bilgiye bağımsız ve eşit şekilde ulaşabildiğini belirterek, "Bu tür çalışmaları ayrıcalık ya da lütuf olarak değil, kamusal sorumluluk olarak görüyoruz. Bu birimde total körlerin ve az görenlerin kullanabileceği teknolojiler bulunuyor" dedi. Baran, merkezin ilerleyen süreçte bilgisayar kurslarından Braille eğitimlerine kadar birçok programı içereceğini ifade ederek, Türkçe ve Kürtçe içeriklerle çok dilli hizmet sunulacağını kaydetti. Sesli Kütüphane sorumlusu Abdülmecit Yılmaz ise, merkezin donanımına ilişkin bilgi verdi. Yılmaz, "Konuşan bilgisayarlar, sesli ekran okuyucular, MP3 cihazları, doküman tarama sistemleri, Braille yazıcılar ve Braille ekranlar gibi donanımlarla kullanıcılarımıza geniş bir yelpazede destek sunuyoruz. Evinde bilgisayar imkânı olmayan arkadaşlarımız burada rahatça çalışabilecek, internette özgürce dolaşabilecek ve eğitimlerine devam edebilecek" diye konuştu. Kütüphaneden yararlanan üniversite öğrencisi Songül Uçu, merkezin önemine dikkat çekerek, "Hayatımız normal şartlar altında zaten zor. Bu tarz kütüphaneler bizim için çok önemli. Normal bir kitabı getiriyorsunuz ve size okuyor. Bilgisayarların konuşuyor olması, bastığınız harfi söylemesi çok büyük bir şey. Üniversitede sunum hazırlamamız gerekiyor. Bu yüzden bilgisayarı etkin kullanmak zorundayız. Buradaki bilgisayarların hepsi konuşuyor ve bu durum hayatımızı en azından okuma aşamasında bir nebze kolaylaştırıyor" dedi. 76 yaşındaki İsa Deniz ise geçmişte yaşadıkları zorlukları hatırlatarak, projenin önemini şu sözlerle dile getirdi: "Bunlar benim için adeta bir kurgu film gibi. Geçmişte çok sıkıntı çektik, bu imkânları hayal bile edemezdik. Bugün gelinen nokta gerçekten çok değerli. Tüm görme engellilere çağrıda bulunuyorum; bu kütüphaneye sahip çıkmalıyız, destek olmalıyız. Bu bizim hayalimizdi." Üniversite öğrencisi Pelşin Çelebi de özellikle eğitim sürecinde yaşadığı zorlukları anlatarak, "Türkiye’de görme engellilere yönelik eğitim imkânları özellikle lise döneminde çok sınırlı. Eğer o dönemde böyle bir kütüphane olsaydı çok daha rahat okuyabilirdim. Şu an burada bu materyallere erişebilmek çok güzel. Üniversitede eğitimimi daha iyi sürdürebileceğimi düşünüyorum" dedi. Sesli kütüphane hizmetinden yararlanmak isteyen vatandaşlar, engelli raporu ve kimlik fotokopisi ile başvuru yapabiliyor. Merkez, hafta içi her gün 08.00-17.00 saatleri arasında hizmet veriyor.
Diyarbakır’da baharla birlikte araç kiralamaya talep de arttı
26 Mart 2026 Perşembe - 09:50 Diyarbakır’da baharla birlikte araç kiralamaya talep de arttı Diyarbakır’da son dönemlerde artan ziyaretçi yoğunluğu, araç kiralama sektörünü hareketlendirdi. Firmalar taleplere yetişmekte zorlanıyor. Diyarbakır’da hem Ramazan Bayramı hem de Nevruz dolayısıyla farklı illerden gelen vatandaşlar araç kiralamaya yöneldi. Artan talep, araç kiralama işletmelerinde yoğunluğa neden oldu. Ocak ayında kış şartlarının sert geçmesiyle birlikte işlerinin durma noktasına geldiğini belirten esnaf, bayram döneminde ise tam tersine yoğunluk yaşadıklarını ve araç yetiştirmekte zorlandıklarını ifade etti. 6 yıldır araç kiralama işletmecisi olan Fırat Eser, özellikle yaz mevsimi dönemlerinde işlerinin daha yoğun olduğunu söyleyerek, "Ancak bu yıl ocak ayına oldukça kötü bir başlangıç yaptık. Ocak ayı beklenenden çok daha karlı geçti ve yaklaşık 15 gün boyunca karlar erimedi. Bu durum işlerimizin ciddi anlamda durgunlaşmasına neden oldu. Şubat ayı da benzer şekilde geçti. Hem kısa süreli kiralamalar hem de Ramazan ayının gelişi ve yağışlı hava şartları bu yıl işlerimizi olumsuz etkiledi. Mart ayıyla birlikte baharın gelmesi, Ramazan Bayramı ve Nevruz’un aynı döneme denk gelmesiyle işlerimiz yeniden açıldı. İki bayramın bir arada olması sektör açısından oldukça olumlu bir etki oluşturdu. Şu an bayram sonrası olmasına rağmen filomuzdaki tüm araçlar dolu ve hiçbir aracımız boşta değil. Yılbaşından bu yana bizimle iletişimde olan müşterilerimiz rezervasyonlarını önceden yaparak araçlarını sorunsuz şekilde teslim alıyor. Biz de tamamen rezervasyon sistemiyle çalışarak müşterilerimizin mağduriyet yaşamamasını sağlıyoruz" dedi. Araç kiralayacak vatandaşlara önemli tavsiyelerde bulunan Eser, şu ifadeleri kullandı: "Öncelikle mümkünse maksimum 3-4 yaşındaki araçları tercih etmeleri, güvenilir ve kurumsal firmalardan kiralama yapmaları büyük önem taşıyor. Ayrıca mutlaka kaskolu araç kiralanmasını öneriyoruz. Kaskosuz araçlar ciddi mağduriyetlere yol açabiliyor. Araç teslim alınırken video kaydı alınması, aracın mevcut durumunun kayıt altına alınması ve herhangi bir hasarın belgelenmesi oldukça önemli. Bunun yanı sıra araç çalıştırıldığında herhangi bir arıza lambasının yanıp yanmadığı da mutlaka kontrol edilmelidir. Filomuzda şu an 10 araç bulunuyor. Yaz aylarında artan talebe bağlı olarak araç sayımızı artırıyoruz, kış aylarında ise azaltıyoruz. Ayrıca emniyetin sağladığı KABİS sistemini aktif olarak kullanıyoruz. Tüm müşterilerimizi bu sisteme anlık olarak bildiriyoruz. Bu sayede hem müşteriler hem de biz güvence altına alınmış oluyoruz. Yazılan trafik cezaları doğrudan kiralayan kişinin e-devlet hesabına düşüyor. Önceki yıllarda cezalar bize geldiği için müşteriye ulaşmakta zorluk yaşıyorduk, ancak bu sistemle birlikte bu sorun büyük ölçüde ortadan kalktı. Araç kiralama fiyatlarımız ise aracın modeline, yaşına, markasına ve vites türüne göre değişiklik gösteriyor. Günlük kiralama ücretleri ortalama bin 500 lira ile 3 bin TL arasında değişiyor. Manuel ve otomatik araçlar arasında da fiyat farkı bulunuyor." Araç kiralayan müşterilerden Murat Yolcu ise güvenilir işletmelerden araç kiralamanın çok önemli olduğunu aktararak, "Merdiven altı diye tabir ettiğimiz yerlerden kesinlikle araç kiralamamayı öneriyorum. Kurumsal işletmelerde kiralanırsa daha sağlıklı olur. Ben memnun kaldım hiçbir sıkıntım olmadı. 3 günlük kiraladım aracı, bayram öncesi ve bayramda da 8 günlük kiralamıştım" ifadelerini kullandı.
Zerzevan Kalesi yağışlı havaya rağmen bayramda 13 bin kişi ağırladı
26 Mart 2026 Perşembe - 09:42 Zerzevan Kalesi yağışlı havaya rağmen bayramda 13 bin kişi ağırladı Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde, Roma İmparatorluğu döneminde "askeri yerleşim" olarak kullanılan, arkeolojik kazılarla geçmişe ışık tutan 3 bin yıllık Zerzevan Kalesi, 3 günlük bayram tatilinde yağışlı havaya rağmen 13 bin kişi ağırlarken, 35 kadın ise toprak altındaki tarihi yapıyı gün yüzüne çıkartıyor. Zerzevan Kalesi, Çınar ilçesi Diyarbakır-Mardin kara yolu üzerinde yer alıyor. Kazı - restorasyon çalışmaları Prof. Dr. Aytaç Coşkun’un başkanlığında 2014 yılında başladı. Roma’nın sınır garnizonu olan Zerzevan Kalesi’nin tarihi 3 bin yıl öncesine Asur Dönemine (MÖ 882-611) kadar gidiyor. Pers Döneminde de (MÖ 550-331) Kral Yolu üzerinde bulunan yerleşim alanı yol güvenliğinin sağlanması amacıyla kullanılmış. Buluntular, alanın Parth (MÖ 140-85), Geç Hellenistik ve Erken Roma Dönemlerinde MÖ 2. yüzyıldan MS 3. yüzyıla kadar kullanıldığına işaret ediyor. Roma Döneminde MS 3. yüzyılda Severuslar Döneminde (MS 198-235) asıl büyük askeri yerleşim inşa edildi. Yerleşimin surları ve yapıları Anastasios I (MS 491-518) ve Justinianos I (MS 527-565) dönemlerinde onarılarak, bazı yapılar ise yeniden inşa edilerek mevcut son haline getirildi. 639 yılında İslam ordularının fethine kadar yerleşim kesintisiz kullanılmış. Yeni başlayan çalışmalar ulusal ve uluslararası alanda büyük yankı uyandırmış, şu anda yerli ve yabancı turistlerin yoğun ziyaret ettiği bir ören yeri haline geldi. Dünyanın en iyi korunmuş askeri yerleşimde dünyanın en iyi korunmuş Mithras Kutsal Alanı ortaya çıkarıldı. Bu yapılar kompleksi Roma’nın doğu sınırındaki ilk kutsal alanı olarak biliniyor. Bin 200 metre uzunluğunda, 15-18 metre yüksekliğinde surlarla çevrelenmiş askeri yerleşimde, kamu yapılarının bulunduğu güney alanda, 24 metre yüksekliğinde gözetleme ve savunma kulesi (güney kule), kilise, yönetim binası, Arsenal, kaya sunağı gibi mimari kalıntılar yer alıyor. Kuzeyinde ise cadde-sokaklar ve konutlar takip ediyor. Konutların bulunduğu alanda aynı zamanda su sarnıçları, yeraltı kilisesi, yeraltı kutsal yapısı, dünyada bulunmuş son, Roma’nın doğu sınırındaki ilk Mithras kutsal alanı tespit edildi. Surların dışında ise yerleşime su sağlayan kanallar, sunu çanakları ve taş ocakları, nekropol alanında ise kaya mezarları ve tonozlu mezarlar dikkati çekiyor. Zerzevan Kalesinde hem yer üstü hem de büyük bir yer altı şehri bulunuyor. Zerzevan Kalesi ve Mithras Kutsal Alanı 2020 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesine girdi. Asıl liste için de çalışmalar Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Karacadağ Kalkınma Ajansı tarafından yürütülüyor. Yapının bu yıl Dünya Mirası olması planlanıyor. Tarihi yapı, yılda 400 bin yerli ve yabancı turist ağırlarken kale, 3 günlük bayram tatilinde ise yağışlı havaya rağmen 13 bin kişi ağırladı. Yapıya her geçen gün ziyaretçiler gelirken, kazı alanında ise 35 kadın, proje kapsamında tarihi yapıdaki eserleri gün yüzüne çıkartıyor. Kazı Başkanı Prof. Dr. Aytaç Coşkun, bu yıl ilk defa İŞKUR’un "İş Gücü Uyum Projesi" kapsamında 35 kadının Zerzevan Kalesinde çalıştığını söyledi. Bu kadınların yanı baştaki köylerden geldiğini belirten Kazı Başkanı Prof. Dr. Aytaç Coşkun, hem ilk olması hem de kadın istihdamı açısından projenin oldukça önemli olduğunu ifade etti. Coşkun, İŞKUR ve Çınar Kaymakamlığının ortaklaşa projesi olduğunu belirterek, "35 kadın, tarihe ışık tutuyor. Kadın istihdamı ülkemizde ve bölgemizde oldukça önemli. Hem iş gücü uyum programı, hem aldıkları eğitimler, bunula birlikte tabii ki tarihe ışık tutmaları, bununla birlikte yine ekonomik açıdan evlerine katkı sunmaları oldukça önemliydi. Zerzevan Kalesinin en hassas noktasında çalışıyorlar. Burası askerlerin ve sivillerin kaldığı konutlar. Aslında en çok arkeolojik bulgunun ortaya çıkarıldığı yerler. Oldukça hassas çalışılması gereken yerler. Şu an buraya kadın eli değdi" dedi. "Önümüzdeki yıldan itibaren 700 bin ziyaretçi bekliyoruz" Zerzevan Kalesinin yılda ortalama 400 bin kişinin ziyaret ettiği bir yer olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Coşkun, "Bu yıl ziyaretçi sayısının artmasını bekliyoruz. Bayramda bölgemiz yağışlıydı. Ama buna rağmen çok sayıda tur Zerzevan Kalesindeydi. Çünkü Zerzevan Kalesi birçok tur programında. Türkiye’nin her yerinden ve yurt dışından turlar Zerzevan Kalesini ziyaret etti. Önümüzdeki yıldan itibaren 700 bin ziyaretçi bekliyoruz. Bu sayı giderek artacak en az 1 milyona ulaşacağını düşünüyoruz. 3 günlük bayram sürecinde yaklaşık 13 bin kişi Zerzevan Kalesini ziyaret etti. Bu yoğun yağışa rağmen" diye konuştu. "Kadınlar her şeye meraklı, daha detaycıyız" Kazı ekibindeki kadınlardan Eylem Atan, Demirölçek köyünde oturduğunu, mahallede böyle bir işin sunulmasının kendileri için çok iyi olduğunu söyledi. Ailelerine katkıda bulunduklarını kaydeden Atan, "Ayaklarımızın üzerinde duruyoruz. Bu, bize mutluluk veriyor. Buranın tarihi yer açısından önemli bir yere sahip olduğunu biliyorduk. Ama bu kadarını bilmiyorduk. Kazı işleri başladıktan sonra daha çok ünlendi. Eserler bulundu, bu eserlerin bize de mutluluk heyecan veriyor. Ayrıca o döneme ait eserler bulabileceğimiz için biz de mutluyuz, heyecanlıyız. Kadınlar her şeye meraklı, daha detaycıyız. Çalışabilir miyiz dedik. Şimdi görüyoruz, hepimiz çalışıyoruz, yapabiliyoruz. Bazılarımız kazma ile kazıyor, kürek, mala ile kovalarımıza dolduruyoruz. O işlemeleri yaparken çok yavaş, çok detaylı bir şekilde yapıyoruz" şeklinde konuştu.
Diyarbakır’da baharla birlikte araç kiralamaya talep arttı
26 Mart 2026 Perşembe - 09:40 Diyarbakır’da baharla birlikte araç kiralamaya talep arttı Diyarbakır’da son dönemlerde artan ziyaretçi yoğunluğu, araç kiralama sektörünü hareketlendirdi. Firmalar taleplere yetişmekte zorlanıyor. Diyarbakır’da hem Ramazan Bayramı hem de Nevruz dolayısıyla farklı illerden gelen vatandaşlar araç kiralamaya yöneldi. Artan talep, araç kiralama işletmelerinde yoğunluğa neden oldu. Ocak ayında kış şartlarının sert geçmesiyle birlikte işlerinin durma noktasına geldiğini belirten esnaf, bayram döneminde ise tam tersine yoğunluk yaşadıklarını ve araç yetiştirmekte zorlandıklarını ifade etti. 6 yıldır araç kiralama işletmecisi olan Fırat Eser, özellikle yaz mevsimi dönemlerinde işlerinin daha yoğun olduğunu söyledi. Eser, "Ancak bu yıl ocak ayına oldukça kötü bir başlangıç yaptık. Ocak ayı beklenenden çok daha karlı geçti ve yaklaşık 15 gün boyunca karlar erimedi. Bu durum işlerimizin ciddi anlamda durgunlaşmasına neden oldu. Şubat ayı da benzer şekilde geçti. Hem kısa süreli kiralamalar hem de Ramazan ayının gelişi ve yağışlı hava şartları bu yıl işlerimizi olumsuz etkiledi. Mart ayıyla birlikte baharın gelmesi, Ramazan Bayramı ve Nevruz’un aynı döneme denk gelmesiyle işlerimiz yeniden açıldı. İki bayramın bir arada olması sektör açısından oldukça olumlu bir etki oluşturdu. Şu an bayram sonrası olmasına rağmen filomuzdaki tüm araçlar dolu ve hiçbir aracımız boşta değil. Yılbaşından bu yana bizimle iletişimde olan müşterilerimiz rezervasyonlarını önceden yaparak araçlarını sorunsuz şekilde teslim alıyor. Biz de tamamen rezervasyon sistemiyle çalışarak müşterilerimizin mağduriyet yaşamamasını sağlıyoruz" dedi. Araç kiralayacak vatandaşlara önemli tavsiyelerde bulunan Eser, şu ifadeleri kullandı: ‘’Öncelikle mümkünse maksimum 3-4 yaşındaki araçları tercih etmeleri, güvenilir ve kurumsal firmalardan kiralama yapmaları büyük önem taşıyor. Ayrıca mutlaka kaskolu araç kiralanmasını öneriyoruz. Kaskosuz araçlar ciddi mağduriyetlere yol açabiliyor. Araç teslim alınırken video kaydı alınması, aracın mevcut durumunun kayıt altına alınması ve herhangi bir hasarın belgelenmesi oldukça önemli. Bunun yanı sıra araç çalıştırıldığında herhangi bir arıza lambasının yanıp yanmadığı da mutlaka kontrol edilmelidir. Filomuzda şu an 10 araç bulunuyor. Yaz aylarında artan talebe bağlı olarak araç sayımızı artırıyoruz, kış aylarında ise azaltıyoruz. Ayrıca emniyetin sağladığı KABİS sistemini aktif olarak kullanıyoruz. Tüm müşterilerimizi bu sisteme anlık olarak bildiriyoruz. Bu sayede hem müşteriler hem de biz güvence altına alınmış oluyoruz. Yazılan trafik cezaları doğrudan kiralayan kişinin e-devlet hesabına düşüyor. Önceki yıllarda cezalar bize geldiği için müşteriye ulaşmakta zorluk yaşıyorduk, ancak bu sistemle birlikte bu sorun büyük ölçüde ortadan kalktı. Araç kiralama fiyatlarımız ise aracın modeline, yaşına, markasına ve vites türüne göre değişiklik gösteriyor. Günlük kiralama ücretleri ortalama bin 500 lira ile 3 bin TL arasında değişiyor. Manuel ve otomatik araçlar arasında da fiyat farkı bulunuyor." Araç kiralayan müşterilerden Murat Yolcu ise güvenilir işletmelerden araç kiralamanın çok önemli olduğunu aktardı. Yolcu, "Merdiven altı diye tabir ettiğimiz yerlerden kesinlikle araç kiralamamayı öneriyorum. Kurumsal işletmelerde kiralanırsa daha sağlıklı olur. Ben memnun kaldım hiçbir sıkıntım olmadı. 3 günlük kiraladım aracı, bayram öncesi ve bayramda da 8 günlük kiralamıştım" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’da ‘yasa dışı bahis ve sanal kumarla’ mücadelede hukuki süreç ele alındı
25 Mart 2026 Çarşamba - 17:09 Diyarbakır’da ‘yasa dışı bahis ve sanal kumarla’ mücadelede hukuki süreç ele alındı Diyarbakır Adliyesinde düzenlenen programda "yasa dışı bahis ve sanal kumarla" mücadelede hukuki süreç ele alındı. Diyarbakır Barosu ev sahipliğinde adliyede düzenlenen toplantıda konuşan Başsavcı Vekili Cemal Kurt, şans oyunları, kumarla mücadele eylem planı kapsamında belirtilen suçlar yönünde soruşturma ve kovuşturma dahil olmak üzere yargısal etkinin artırılması, uygulamada karşılaşan sorunların tespiti ve çözümü ile kolluk kuvvetleri ve adli merciler arasında koordinasyonun sağlanması, kurumlar arası iletişimin güçlendirilmesi, toplanacak delilerin yöntem ve usullerinin belirlenmesi, uygulama birliğinin sağlanması ve çözüm önerilerinin değerlendirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Başsavcı Vekili Kurt, günümüzde teknolojinin hayatımızda birçok kolaylık sağladığını gözlemlerken, ne yazık ki bu ilerlemenin olumsuz yönleri olduğunu, bireylerin ve toplumun aleyhine sonuç doğurabilecek tarzda kullanıldığını da yakından takip ettiklerini ifade etti. Başsavcı Vekili Kurt, "Uluslararası sorun haline gelen ve ülkenin en üst seviyede mücadele ettiği boyutlara ulaşan yasa dışı bahis ve kumar oyunları devletlerin ekonomik politikalarını olumsuz etkilemekte, vergi kayıplarına yol açmakta ve daha önemlisi ne yazık ki birçok vatandaşın istikballerini karartmak, aile bütünlüğünü ve huzurunu bozmakta, mahsum vaatlere inandırılarak tuzağa düşürülen genç kardeşlerimizin umutlarını ve geleceğini yok etmekte. Çok sayıda vatandaşımızı ekonomik zorluklara maruz bırakmakta ve bu buhrandan kurtulamayanların intihar etmesi, yahut bu amaçla başka bir suç işlemesine yol açarak birçok haneye acı düşürmekte, böylece toplum ve kamu düzenini bozmaktadır. Olumsuz etkileri saymakla bitmeyecek bu suçlarla etkin ve hızlı bir şekilde mücadele etme konusunda bizlere çok önemli sorumluluk ve görev düşmektedir. Bu doğrultuda vazifemizi en güzel şekilde yapmamız halinde birçok genç kardeşimizin istikbalinin yok edilmesine engel olacağımız gibi mağdur olan bireylerinde haklarını koruyarak suç ve suçluyla mücadelede başarılı bir yol kat etmiş ve kamu düzenin sürekliliğine hizmet etmiş olacağız" dedi. Diyarbakır Baro Başkanı Avukat Abdulkadir Güleç ise dijitalleşmenin baş döndürücü bir hızla ilerlediği günümüzde yasa dışı bahis, şans oyunları ve kumar faaliyetleri artık yalnızca bireysel bir sorun olmaktan çıkıp, ceza hukuku, idari düzenlemeler, finansal denetim ve uluslararası işbirliğini gerektiren çok katmanlı bir mesele haline geldiğine dikkat çekti. Güleç, bu toplantının, çok boyutlu mücadelenin ortak akılla yürütülmesi açısından son derece kıymetli olduğunu ifade ederek, "Sonuç olarak ifade etmek isterim ki, sanal ortamda yasadışı bahis ve kumarla mücadele yalnızca ceza hukuku açısından sürdürülebilecek bir mücadele değildir. Etkin bir politika, cezai yaptırımların yanı sıra finansal denetimi, teknolojik altyapıyı ve sosyal politikaları birlikte içermelidir" diye konuştu. Program, konuşmaların ardından basına kapalı sunumlarla devam etti. Programa Diyarbakır Cumhuriyet Başsavıcısı Erdal Kuruçay, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Tarık Hekimoğlu, Diyarbakır İl Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Ekizer, Diyarbakır Baro Başkanı Avukat Abdulkadir Güleç ile kolluk kuvvetleri müdürleri ve yargı mensupları katıldı.
Diyarbakır’da ‘yasa dışı bahis ve sanal kumarla’ mücadelede hukuki süreç ele alındı
25 Mart 2026 Çarşamba - 16:55 Diyarbakır’da ‘yasa dışı bahis ve sanal kumarla’ mücadelede hukuki süreç ele alındı Diyarbakır Adliyesinde "yasa dışı bahis ve sanal kumarla" mücadelede hukuki süreç ve kurumlar arası koordinasyonun sağlanması konuları ele alındı. Diyarbakır Barosu ev sahipliğinde adliyede düzenlenen toplantıya Diyarbakır Cumhuriyet Başsavıcısı Erdal Kuruçay, yargı mensuplar, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Tarık Hekimoğlu, Diyarbakır İl Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Ekizer, Diyarbakır Baro Başkanı Avukat Abdulkadir Güleç ve kolluk kuvvetlerinden müdürler katıldı. Başsavcı Vekili Cemal Kurt, yaptığı açılış konuşmasında, şans oyunları, kumarla mücadele eylem planı kapsamında belirtilen suçlar yönünde soruşturma ve kovuşturma dahil olmak üzere yargısal etkinin artırılması, uygulamada karşılaşan sorunların tespiti ve çözümü ile kolluk kuvvetleri ve adli merciler arasında koordinasyonun sağlanması, kurumlar arası iletişimin güçlendirilmesi, toplanacak delilerin yöntem ve usullerinin belirlenmesi, uygulama birliğinin sağlanması ve çözüm önerilerinin değerlendirilmesi hedeflenmekte olduğunu söyledi. Başsavcı Vekili Kurt, günümüz çağında teknolojinin gelmiş olduğu aşamanın hayatımızda birçok kolaylık sağladığını gözlemlerken, ne yazık ki bu ilerlemenin olumsuz yönleri olduğunu, bireylerin ve toplumun aleyhine sonuç doğurabilecek tarzda kullanıldığını da yakından takip ettiklerini ifade etti. Başsavcı Vekili Kurt, "Uluslararası sorun haline gelen ve ülkenin en üst seviyede mücadele ettiği boyutlara ulaşan yasa dışı bahis ve kumar oyunları devletlerin ekonomik politikalarını olumsuz etkilemekte, vergi kayıplarına yol açmakta ve daha önemlisi ne yazık ki birçok vatandaşın istikballerini karartmak, aile bütünlüğünü ve huzurunu bozmakta, mahsum vaatlere inandırılarak tuzağa düşürülen genç kardeşlerimizin umutlarını ve geleceğini yok etmekte. Çok sayıda vatandaşımızı ekonomik zorluklara maruz bırakmakta ve bu buhrandan kurtulamayanların intihar etmesi, yahut bu amaçla başka bir suç işlemesine yol açarak birçok haneye acı düşürmekte, böylece toplum ve kamu düzenini bozmaktadır. Olumsuz etkileri saymakla bitmeyecek bu suçlarla etkin ve hızlı bir şekilde mücadele etme konusunda bizlere çok önemli sorumluluk ve görev düşmektedir. Bu doğrultuda vazifemizi en güzel şekilde yapmamız halinde birçok genç kardeşimizin istikbalinin yok edilmesine engel olacağımız gibi mağdur olan bireylerinde haklarını koruyarak suç ve suçluyla mücadelede başarılı bir yol kat etmiş ve kamu düzenin sürekliliğine hizmet etmiş olacağız" dedi. Diyarbakır Baro Başkanı Avukat Abdulkadir Güleç ise dijitalleşmenin baş döndürücü bir hızla ilerlediği günümüzde yasa dışı bahis, şans oyunları ve kumar faaliyetleri artık yalnızca bireysel bir sorun olmaktan çıkmış, ceza hukuku, idari düzenlemeler, finansal denetim ve uluslararası işbirliğini gerektiren çok katmanlı bir mesele haline gelmiş olduğuna dikkat çekti. Güleç, burada gerçekleştirmiş oldukları toplantının, çok boyutlu mücadelenin ortak akılla yürütülmesi açısından son derece kıymetli olduğunu ifade ederek, "Sonuç olarak ifade etmek isterim ki, sanal ortamda yasadışı bahis ve kumarla mücadele yalnızca ceza hukuku açısından sürdürülebilecek bir mücadele değildir. Etkin bir politika, cezai yaptırımların yanı sıra finansal denetimi, teknolojik altyapıyı ve sosyal politikaları birlikte içermelidir" diye konuştu. Program, konuşmaların ardından basına kapalı sunumlarla devam etti.
Sıfır atık yaklaşımı Sümerpark’ta vatandaşlarla buluşacak
25 Mart 2026 Çarşamba - 10:33 Sıfır atık yaklaşımı Sümerpark’ta vatandaşlarla buluşacak Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında sıfır atık yaklaşımını yaygınlaştırmak amacıyla geri dönüşüm ve sürdürülebilir yaşam pratiklerini uygulamalı etkinliklerle vatandaşlarla buluşturacak. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı ile Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı öncülüğünde gerçekleştirilecek etkinliklerle, daha yaşanabilir bir kent hedefi doğrultusunda toplumsal bilincin açığa çıkmasının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda, her yıl 30 Martta kutlanan Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla Sümerpark Ortak Yaşam Alanında çeşitli etkinlikler hayata geçirilecek. Sabah saat 10.00’da başlayacak program, akşam 16.00’ya kadar devam edecek. Hava koşullarına bağlı olarak açık alanda kurulacak bilgilendirme çadırlarında vatandaşlara sıfır atık yaklaşımı ve sürdürülebilir yaşam pratikleri hakkında detaylı bilgiler sunulacak. Etkinlikler kapsamında ayrıca geri dönüşüm ve ileri dönüşüm atölyeleri, çevre bilincini artırmaya yönelik eğitimler ve katılımcıların aktif rol alabileceği uygulamalı çalışmalar düzenlenecek. Bu sayede, atıkların nasıl yeniden değerlendirilebileceği ve sıfır atık yaşam tarzının günlük hayata nasıl entegre edilebileceği konusunda bilincin açığa çıkması hedefleniyor.
Tüm bağırsakları ve midesi karın dışında doğdu, Diyarbakır’da sağlığına kavuştu
25 Mart 2026 Çarşamba - 10:01 Tüm bağırsakları ve midesi karın dışında doğdu, Diyarbakır’da sağlığına kavuştu Mardin’in Kızıltepe ilçesinde nadir görülen bir doğumsal anomali ile dünyaya gelen bebek, Diyarbakır’da gerçekleştirilen başarılı tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu. Tüm bağırsakları ve midesi karın dışında (gastroşizis) doğan bebek, doğumun hemen ardından acil müdahale kapsamında ambulansla Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesine sevk edildi. Hastaneye ulaştırılan bebek, zaman kaybedilmeden gece saatlerinde ameliyata alındı. Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Suat Çal tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyonun ardından bebek, Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde tedavi altına alındı. Yaklaşık bir ay süren titiz tedavi sürecinin ardından bebeğin genel sağlık durumunun iyiye gitmesi üzerine taburcu işlemleri gerçekleştirildi. Op. Dr. Çal, gastroşizisin doğumda karın duvarının tam gelişmemesi sonucu bağırsakların karın dışında bulunmasıyla ortaya çıkan ciddi bir tablo olduğunu belirterek, "Bu tür vakalarda en önemli unsur hızlı sevk ve erken cerrahi müdahaledir. Doğumdan hemen sonra yapılan doğru müdahale ve yoğun bakım süreci sayesinde bebeğimiz sağlığına kavuştu. Multidisipliner ekip çalışması bu başarıda büyük rol oynadı" dedi. Diyarbakır İl Sağlık Müdürümüz Uzm. Dr. Emre Asiltürk ise vaka sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "İlimizde sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve koordineli şekilde yürütülmesi sayesinde bu zorlu vaka da başarıyla sonuçlanmıştır. Sevk sürecinden ameliyata, yoğun bakım takibinden taburculuğa kadar emeği geçen tüm sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımızın en ileri düzeyde sağlık hizmetine erişimi için çalışmalarımız kararlılıkla devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Zorlu bir süreci başarıyla atlatan bebeğin sağlığına kavuşması, hem ailesine hem de sağlık çalışanlarına büyük mutluluk yaşattı. Yetkililer, bu tür vakalarda erken müdahale ve ekip koordinasyonunun hayati önem taşıdığını bir kez daha vurguladı.
DİKO Başkanı Sanal: ’’Altın uzun vadede yeniden toparlanarak yükseliş trendine girecek’’
25 Mart 2026 Çarşamba - 09:56 DİKO Başkanı Sanal: ’’Altın uzun vadede yeniden toparlanarak yükseliş trendine girecek’’ Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası (DİKO) Başkanı Özer Sanal, dalgalı halde seyreden altın piyasası hakkında yatırımcılara uyarılarda bulundu. Sanal, altının uzun vadede yeniden toparlanarak yükseliş trendine gireceğini belirtti. ABD-İsrail, İran arasında çıkan savaşın ardından son dönemlerde düşüş eğilimine giren altın, yatırımcısında paniği de beraberinde getirdi. Düşüş eğiliminin ardından kuyumcuların yolunu tutan vatandaşlar yatırımlarının ardından altının durumunu takip etmeyi sıklaştırdı. DİKO Başkanı Özer Sanal da altının son durumu ve beklenen tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sanal, "Altının temelinde küresel ekonomik gelişmeler yer almaktadır. Özellikle ABD Merkez Bankasının FED faiz artırma ihtimalinden dolayı altında düşüş yaşanıyor. Aynı zamanda Körfez bölgesinde yaşanan petrol sıkıntısı, ülkelerin enerjiye yönelmesinden dolayı altın düşüşte. Yine de altında toparlanma ve uzun vadede yükseliş olacaktır. Altın uzun vadede güvenli liman olarak her zaman özelliğini korumaktadır ve öyle kalacaktır. Ani satışlar yapılmasın, çünkü altın her an kendini toparlayıp yine eski seviyelerine ulaşabilir’’ dedi. Özer, vatandaşların kendilerine yöneltilen en sık sorulardan biri olan ’Altınımı satmalı mıyım, beklemeli miyim’ sorusuna şu cevabı verdi: ’’Beklesinler çünkü altın her zaman altındır. Altının bu zamana kadar düştüğünü, tepe taklak olduğunu kimse görmemiştir. Altın her zaman güvenli limandır. Yani altın yine yükselir. Eski yerini bulacaktır tekrardan. Jeopolitik sorunlardan dolayı şu anda altın düşüşte ama altın kendini toparlar."