Yerel Haberler
Diyarbakır
26 Mayıs 2026 Salı - 14:12 Arefe gününde mezarlıklarda yoğunluk yaşandı Kurban Bayramı arefesinde vatandaşlar yakınlarının kabirlerini ziyaret etmek için mezarlıklara akın etti. Duaların edildiği, mezarların temizlenip çiçeklerle süslendiği mezarlıklarda yoğunluk oluştu. Kurban Bayramı arefesinde mezarlıklar ziyaretçilerle dolup taştı. Sabahın erken saatlerinden itibaren yakınlarının kabirlerini ziyaret eden vatandaşlar, mezarlıklarda dua edip Kur’an-ı Kerim okudu. Bazı vatandaşlar mezarları temizleyip çiçek bırakırken, bazıları da bayram öncesi yakınlarını anmanın hüznünü yaşadı. Mezarlıklarda oluşan yoğunluk nedeniyle girişlerde zaman zaman araç trafiği de meydana geldi. Vatandaşlar, her bayram öncesi olduğu gibi bu arefe gününde de vefat eden yakınlarını unutmadıklarını belirterek dua etmek için mezarlıklara geldiklerini söyledi. Mezarlık ziyaretine gelen vatandaşlardan Salih Çiftçi, kayınının rahmet ettiğini eşiyle birlikte mezarına geldiklerini söyledi. Çiftçi, "Erken geldik kalabalığa kalmayalım diye. Öğleden sonrada çınara gideceğiz ablamın ilk bayramıdır onun mezarına ziyaretine gideceğiz" dedi. Bir diğer vatandaş Hüseyin Akbudak ise çok üzücü bir durum olduğunu ifade etti. Akbudak, "Öğle ve akşama doğru çok kalabalık oluyor. Trafikte felç oluyor. O yüzden biz erken geldik. Kardeşim ve yeğenimin mezarına geldik. Depremde kaybetmiştik onları" ifadelerini kullandı.
26 Mayıs 2026 Salı - 14:01 Kasaplardan Kurban Bayramı öncesi ’acemilik’ uyarısı Kurban Bayramı yaklaşırken kasaplar, her yıl yaşanan yaralanmalara karşı kesicileri uyardı. Acemi kasapların en çok dikkatsizlik nedeniyle kendilerini kestiğini belirten ustalar, bıçakların keskin olması, hayvana eziyet edilmemesi ve hayvanın ayaklarının sıkıca tutulmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Kurban Bayramı öncesi hazırlıklar sürerken, Diyarbakır Yenişehir ilçesindeki hayvan pazarındaki kasaplar önemli uyarılarda bulundu. Her bayram çok sayıda kişinin kurban kesimi sırasında dikkatsizlik nedeniyle yaralandığını belirten kasap ustaları, özellikle acemi kasapların daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Kasaplar, kurban kesiminde kullanılacak bıçakların mutlaka keskin olması gerektiğini belirterek, kör bıçakların hem hayvana eziyet verdiğini hem de kazalara davetiye çıkardığını söyledi. Hayvanın kontrol altında tutulmasının önemine dikkat çeken ustalar, ayakların sağlam şekilde bağlanması ve kesim sırasında birkaç kişinin destek vermesi gerektiğini ifade etti. Kasaplar ayrıca, kurban kesiminin ehil kişiler tarafından yapılmasının hem dini kurallara hem de güvenlik açısından önemli olduğunu belirterek vatandaşlara dikkatli olmaları çağrısında bulundu. Kasap İslam Kaya, hayvanı yere yatırdıktan sonra tekbir çekilmesi gerektiğini ve hayvanın acı çekmemesi için tek seferde sivri bir bıçak ile hayvana eziyet edilmeden kesilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Meslektaşlarımdan ricam hayvana eziyet etmesinler. Bıçakları her zaman sivri olsun. Ayrıca hayvanı kesim alanına getirirken sürükleyerek getirmesinler, incitmesinler. Kesimden sonra etine dikkat etmesi lazım. Eğer siyah et ise hastalıklı hayvandır. Kurban sahibini uyarması lazım. Kesim yaparken hayvanın ayaklarına dikkat etmeleri lazım çok hareket etmemesi lazım. Kendileri de ellerine ve ayaklarına dikkat etmesi lazım. Kurbanı keserken sürekli odak noktası hayvan olması lazım. Hastaneler bol bol dikiş atıyor bugünlerde. Acemilerin kesim yapmaması lazım" dedi. Bir diğer usta İsmail Ersoy ise hayvanları dinin gerektirdiği usule göre kesmeye çalıştıklarını söyledi. Ersoy, "Bu hayvanlara eziyet etmek günahtır. Tedbirlerimizi alıyoruz ve hayvanımızı kesiyoruz. Parçalayıp, doğrayıp poşetlere koyuyoruz. Meslektaşlarıma önerim helal bir şekilde kessinler. Hayır yapan kadar biz de bu sevaba ortak oluyoruz eğer güzel kesersek. Bir diğer önerim ise bıçaktan mümkün mertebe ellerini ve ayaklarını uzak tutsunlar" ifadelerini kullandı.
Anneler Günü’nde cilt kanseri annenin sessiz çığlığı
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:31 Anneler Günü’nde cilt kanseri annenin sessiz çığlığı Yaklaşık 10 yıl önce yakalandığı cilt kanseri nedeniyle görme kabiliyetini yitiren Remziye Akgün, şiddet gördüğü eşinden boşandıktan sonra 4 kızıyla hayata tutunuyor. Yüksek maliyetli tedavisini karşılayamayan anne, kızlarına güçlü görünmek için hastalığını saklamaya çalışıyor. Anneler Günü yaklaşırken, Remziye Akgün’ün hikayesi fedakarlığın ve direncin en çarpıcı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 10 yıl önce cilt kanserine yakalanan Akgün, hastalığın ilerlemesi sonucu görme kabiliyetini kaybetti. Hayatındaki zorluklar bununla da sınırlı kalmadı. 8 yıl önce, uyuşturucu madde kullandığını ve kendisine şiddet uyguladığını belirttiği eşinden boşanarak 7, 8.5, 11 ve 13 yaşlarındaki 4 kızıyla birlikte yeni bir yaşam kurdu. Zorlu hayat mücadelesini tek başına sürdüren anne, çocuklarına hem annelik hem babalık yaparken, diğer yandan ağır bir hastalıkla mücadele ediyor. Tedavisi için kullanması gereken ve her biri yaklaşık 170 bin TL olan iğnelerden 5 ile 7 doz alması gereken Akgün, maddi imkansızlıklar nedeniyle bu tedaviye ulaşamıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 4 kızını devlet korumasındaki yuvalara yerleştirmek isterken, Akgün ve destekçisi ablası buna izin vermedi. Ablasının desteği ile çocuklarına bakan Akgün, vasi olarak ablasını gösterdi ve çocuklarını tekrardan yanına aldı. Tüm yaşadıklarına rağmen çocuklarına güçlü görünmeye çalışan Remziye Akgün, hastalığının etkilerini onlardan gizlemeye çalışıyor. "Onlar üzülmesin diye elimden geleni yapıyorum" diyen anne, Anneler Günü’nde en büyük isteğinin sağlığına kavuşarak kızlarıyla birlikte daha umut dolu bir hayat sürmek olduğunu söyledi. Akgün, "Yıllar önce şiddetli geçimsizlik vardı. Eşim madde bağımlısıydı. Maalesef birçok şiddet ve buna benzer psikolojik şiddet olsun, yeri gelir fiziki şiddet olsun çok kötü şeyler yaşadım. Bunun üzerine tabii gidecek bir evim de yoktu. Hırpalandık çoluk çocuğumla. Sığınma evinde, ev değişikliği, buna benzer birçok şey yaşadım. Üstüne bir de cilt kanseri hastasıyım. Xeroderma pigmentosum çok özel bir hastalık. Gözlerimi de kaybettim, 9 yıl oldu. Çoluk çocuğumla yaşam mücadelesi veriyorum. Maalesef omuzumdaki yük oldukça ağır. Bugünkü şartlarda dördüncü evre kanser hastasıyım ve ileri evredir. Hastalığım çok özel bir hastalık. Bazı hayırseverler tarafından birkaç dozu karşılandı. Ancak 2 yılın üzerine çıkacak şekilde benim bu tedaviyi görmem lazım. Kemoterapi, radyoterapi, cerrahi müdahaleler yapıldı. Fakat bu tip tedavi yöntemleriyle olacak gibi değil. Tek amacım, tek umudum, tek şeyim çoluk çocuğuma sağlıklı bir şekilde bakabilmek, onları büyütebilmek. Gözler görmese de yine de her türlü Rabbime şükürler olsun. Ben ve ablam şu an yanımda destekçim. Çocuklarımıza bir şekilde güzel şeyler yaşatmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Çocuklarının yuvaya konulmak istemesine çok üzüldüğünü ve ablasının fedakarlığını anlatan Akgün, 5 ile 7 doz arasındaki iğneyi kullanamadığı için cildinin kızlarının gözünün önünde eridiğini ve çocukları için çok üzüldüğünü, aslında kendisi için istemediğini çocuklarının üzülmesine dayanamadığını ifade ederek sözlerine şöyle devam etti: "Benim gözlerim görmüyor. Ve ben ileri evre hasta olduğum için sosyal hizmetler tarafından "Çocuklarınızı yuvaya almamız gerekiyor, yeteri derecede bakamıyorsunuz" dediler bana. Yaklaşık bir ay boyunca evrak düzenledik. Ancak ablamın vasi olması üzerine bu durduruldu. Allah’ıma şükürler olsun. Ben zaten yıllardır, yemin ettim, söz verdim. Ben eşimden ayrıldığım gün bile buna yemin ettim. Ben sürüne sürüne de olsa bu çocuklarıma her şekilde bakacağıma yemin ettim. Ve elhamdülillah ben onlara baktığımda gayet iyi düşünüyorum. Şimdi benim ilacı kullanmam gerekiyor. Fakat ben sosyal yardımla geçimimi sağlayan biriyim. Ne yazık ki görme engelli ve kanser hastası olduğum için de iş göremez haldeyim. Ancak her bir dozum 170 bin TL ve ben bunu karşılayamıyorum. İmkansız. 5-7 arası kullanmam gereken doz sayım vardır. Bunu bütün yüreğimle ve gönlümle söylüyorum. Allah rızası için güzel insanlardan, yüreği güzel insanlardan ben destek bekliyorum." Ömür Delal Varol ise, annesinin sağlıklı olmasını istediğini dile getirdi. Varol, "Annem bize çok iyi bakabiliyor. Her ihtiyacımızı karşılayabiliyor. Tek dileğimiz annemin iğnelerinin toplanması ve annemin sağlığına ulaşması" dedi.
Engelleri Aşan Sporcular DEPSAŞ Enerji ile ilham veriyor
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:41 Engelleri Aşan Sporcular DEPSAŞ Enerji ile ilham veriyor 10-16 Mayıs Dünya Engelliler Haftası kapsamında engelli sporcuların başarılarına dikkat çeken DEPSAŞ Enerji Spor Kulübü, 2026 yılında bilek güreşi, atletizm ve ampute futbol başta olmak üzere farklı branşlarda elde ettiği derecelerle adından söz ettirdi. Kulüp, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde gençleri spora yönlendirme misyonuyla hem Türk sporuna yeni yetenekler kazandırmayı hem de engelli bireylerin spor yoluyla toplumsal hayata daha güçlü katılımını desteklemeyi hedefliyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde gençleri spora yönlendirme ve farklı branşlarda yeni yeteneklerin yetişmesine katkı sunma hedefiyle çalışmalarını sürdüren DEPSAŞ Enerji Spor Kulübü, 2026 yılına önemli başarılarla başladı. Atletizmden bilek güreşine, ampute futboldan gençlik projelerine kadar birçok alanda faaliyet gösteren kulüp, 10-16 Mayıs Dünya Engelliler Haftası vesilesiyle engelli sporcuların azmini, başarısını ve toplumsal hayata kattığı değeri bir kez daha gündeme taşıdı. Bilek güreşinde Türkiye’nin zirvesinde DEPSAŞ Enerji Spor Kulübü, 2026 Türkiye Bilek Güreşi Şampiyonası’nda elde ettiği derecelerle önemli bir başarıya imza attı. Kulüp sporcuları, şampiyonada 18’i altın olmak üzere toplam 29 madalya kazanırken, bedensel engelliler kategorisinde mücadele eden erkek takımı ise Türkiye ikincisi oldu. DEPSAŞ Enerji Spor Kulübü sporcularının, Macaristan’da düzenlenecek Avrupa Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil etmesi bekleniyor. Ampute futbolda vefa ve mücadele aynı sahada Ampute Futbol Süper Ligi’nde mücadelesini sürdüren DEPSAŞ Enerji Ampute Futbol Takımı ise ligde başarıyla mücadele ederken, her maçta duygusal bir motivasyonla sahaya çıkıyor. Kulübün engelli sporlarına verdiği güçlü desteğin temsilcisi olan takım, geçtiğimiz Nisan ayında Sakarya’daki müsabaka sırasında kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden teknik direktörü Mustafa Bebe’nin anısını yaşatmaya devam ediyor. "Engelli sporcuların hikayelerini daha görünür kılmak istiyoruz" DEPSAŞ Enerji Spor Kulübü Başkanı Murat Karagüzel, kulübün elde ettiği başarıların planlı, programlı ve uzun vadeli bir çalışmanın sonucu olduğunu belirterek, sporun özellikle gençler ve engelli bireyler için dönüştürücü bir güce sahip olduğunu ifade etti. Karagüzel, "Hizmet bölgemiz olan Güneydoğu Anadolu’da başta engelli gençlerimizi spora yönlendirmek ve yeni sporcuların yetişmesine katkı sağlamak en büyük amaçlarımızdan biri. Kulübümüz faaliyetleriyle sadece bir farkındalık oluşturmayı değil aynı zamanda 365 gün süren bir yaşam biçimi de sunmaya çalışıyor. Bunun karşılığını da sporcularımızın başarılarıyla alıyoruz. Son olarak Türkiye Bilek Güreşi Şampiyonası’nda elde ettiğimiz başarılar, gençlerimizi teşvik etmek açısından çok kıymetli bir kazanım oldu. Bedensel engelli sporcularımızı tüm kategorilerde desteklemeye devam edeceğiz" dedi. 10-16 Mayıs Dünya Engelliler Haftası vesilesiyle engelli bireylerin sosyal hayata eşit ve güçlü katılımının önemine dikkat çeken DEPSAŞ Enerji Spor Kulübü, sporun engelleri aşan, insanları bir araya getiren ve yeni başarı hikâyeleri yazdıran gücünü desteklemeye devam ediyor.
Diyarbakır’a iki büyük sağlık müjdesi
08 Mayıs 2026 Cuma - 14:40 Diyarbakır’a iki büyük sağlık müjdesi Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Nurullah Okumuş, Diyarbakır’da düzenlenen IV. Pediatrik Kardiyak Yoğun Bakım Çalıştayında hem Çocuk Kalp Merkezi kapasite artışı hem de yapımı devam eden Diyarbakır Şehir Hastanesinde kurulacak modern Tüp Bebek Merkeziyle ilgili iki önemli müjde verdi. Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları Doğum ek binası bünyesinde hizmet veren Diyarbakır Çocuk Kalp Merkezinde gerçekleştirilen "IV. Pediatrik Kardiyak Yoğun Bakım Çalıştayı", Türkiye’nin dört bir yanından alanında uzman hekimleri bir araya getirdi. Çalıştayda pediatrik kardiyak yoğun bakım alanındaki güncel uygulamalar, hasta yönetimi ve bilimsel gelişmeler ele alındı. Programın açılışında konuşan Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Nurullah Okumuş, Diyarbakır için iki önemli sağlık yatırımının müjdesini verdi. Diyarbakır Çocuk Kalp Merkezinin bugün yalnızca Diyarbakır’a değil, tüm Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesine hizmet veren önemli bir merkez haline geldiğini belirten Okumuş, merkezin kapasitesinin artırılacağını açıkladı. Türkiye’de bulunan 23 çocuk kalp merkezinden biri olan Diyarbakır Çocuk Kalp Merkezinin en aktif merkezlerden biri olduğunu ifade eden Okumuş, mevcut fiziki kapasitenin artırılmasının bölge için çok önemli olduğunu dile getirdi. Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk ile gerçekleştirilen görüşmeler sonrası çocuk kardiyak yoğun bakım alanında yeni bir kapasite artışı planlandığını belirten Okumuş, yapılacak düzenlemeyle merkezin yaklaşık yüzde 50 oranında büyütüleceğini aktardı. Prof. Dr. Okumuş, "Diyarbakır’da çok güçlü ve çok aktif bir ekip var. Çok ciddi bir hasta yükü taşıyorlar. Sayın Bakanımızın destekleriyle burada çocuk kardiyak yoğun bakım kapasitesini artıracak önemli bir adım atıyoruz. Böylece çocuk hastalarımıza çok daha güçlü sağlık hizmeti sunacağız" dedi. Öte yandan, yapımı hızla devam eden ve yakın zamanda hizmete açılması planlanan Diyarbakır Şehir Hastanesi bünyesinde modern ve geniş kapsamlı bir tüp bebek merkezi kurulacağı da açıklandı. Yeni merkezin ileri teknoloji altyapısıyla planlandığını ifade eden Okumuş, şehir hastanesinde kurulacak yeni tüp bebek merkezinin mevcut kapasitenin çok üzerinde hizmet vereceğini belirtti. Çalıştay iki gün boyunca Türkiye’nin dört bir yanından gelen, çocuk kalp damar cerrahisi uzmanları, çocuk kardiyolojisi, yenidoğan uzmanları ve anestezi uzman hekimleri katılımıyla uygulamalı olarak Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kalp Merkezinde sürecek.
Diyarbakır’da 2. Zerzevan Cup lansmanı tarihi kalede gerçekleştirildi
08 Mayıs 2026 Cuma - 14:36 Diyarbakır’da 2. Zerzevan Cup lansmanı tarihi kalede gerçekleştirildi Diyarbakır’da bu yıl ikincisi düzenlenecek olan Zerzevan Cup 2026 Büyükler Bahar Kupası için geri sayım başladı. Türkiye’nin farklı kentlerinden sporcuları bir araya getirecek organizasyonun lansmanı, tarihi atmosferiyle dikkat çeken Zerzevan Kalesi’nde gerçekleştirildi. Tarih, spor ve turizmi aynı platformda buluşturan lansmanda Diyarbakır’ın son yıllarda yükselen spor ve kültür vizyonu ön plana çıktı. Dicle Elektrik Dağıtım AŞ sponsorluğunda 11-16 Mayıs 2026 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi kortlarında oynanacak olan 2. Zerzevan Cup Büyükler Bahar Kupası Türkiye Serisi müsabakalarına 49 kadın ve 100 erkek sporcu olmak üzere toplam 149 sporcu başvuruda bulundu. Türkiye’nin birçok ilinden sporcuların katılacağı turnuvada toplam ödül miktarının 1 milyon lirayı aştığı belirtildi. Vali Zorluoğlu: "Diyarbakır’da artık terör hadiseleri konuşulmuyor" Lansmana Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, Türkiye Tenis Federasyonu Başkanı Şafak Müderrisgil, Dicle Elektrik Genel Müdür Yardımcısı Nedim Tüzün, Zerzevan Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Aytaç Coşkun, Diyarbakır Gençlik ve Spor İl Müdürü Cenk Öztekin ile çok sayıda sporcu ve davetli katıldı. Vali Zorluoğlu, Diyarbakır’ın 40 yılı aşkın bir süre ekonomik, sosyal, kültürel manada hak ettiği ilerlemeyi terör problemi nedeniyle gerçekleştiremediğini söyleyerek, "Terör hadiseleri, güvenlik problemleri maalesef ekonomik kalkınmanın, tarımın, sanayinin önüne geçti. Fakat memnuniyetle ifade etmem gerekir ki artık o tatsız günler, acı günler elhamdülillah geride kaldı. Şimdi artık devletimizin etkin mücadelesi, vatandaşlarımızın desteği, Cumhurbaşkanımızın ’Terörsüz Türkiye’ vizyonuyla Diyarbakır’da artık terör hadiseleri çok şükür konuşulmuyor. Bugün içerisinde bulunduğumuz bu törenimizi, programımızı gerçekleştirdiğimiz Zerzevan Kalesi ile içerisindeki Mithras Tapınağı inşallah bu yıl içerisinde UNESCO tarafından kalıcı miras listesine alınacak. Bu manada Türkiye’den UNESCO’ya teklif edilen tek yer, bilebildiğim kadarıyla Zerzevan Kalesi. Haziran ayı içerisinde bunun istişareleri, toplantıları yapılacak. Temennimiz, 2026 yılı içerisinde bu sürecin tamamlanmasıdır. Tabii buranın da bu listeye alınmasıyla birlikte Diyarbakır, Türkiye’de UNESCO kalıcı miras listesinde en çok eseri bulunan şehirlerden biri haline gelmiş olacak. Türkiye’de genç nüfus bakımından 9. sıradayız. O nedenle sporun Diyarbakır’da ayrı bir anlamı var. Gençlerimizin spora kanalize edilmesi, yönlendirilmesi her bakımdan şehrimiz için kıymetlidir. Değerli Gençlik ve Spor Bakanımızla birlikte Diyarbakır’ın spor altyapısının geliştirilmesi, yeni spor tesislerinin Diyarbakır’da inşa edilmesi noktasında gayretle çalışıyoruz" dedi. Amedspor’un şampiyonluğuna da değinen Vali Zorluoğlu, "Güzel bir turnuva olacak. Şehir zaten çok mutlu. Amedspor, Süper Lig’e çıktı. Pazar günü de kutlamaları gerçekleşecek. Hem bu başarıdan dolayı şehir çok mutlu hem de turizm sezonu açıldı ve yavaş yavaş turistler şehre gelmeye başladı. İnsanlarımız keyifli, mutlu. İşte bu mutluluğa daha da katkı yapacak bir organizasyonu beraber gerçekleştiriyoruz. İnşallah önemli bir organizasyon olarak önümüzdeki yıllarda isminden daha da fazla bahsettirecek Zerzevan Kupası’nın ikincisini gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. Şafak Müderrisgil: "Umut ediyorum ki uluslararası turnuvaya dönüşecek" Türkiye Tenis Federasyonu Başkanı Şafak Müderrisgil de ikinci defa Diyarbakır’a geldiğini ifade ederek şunları söyledi: "Geçen sene açılışına gelmiştik. İkinci kez Zerzevan Kupası’nın burada oynanmasından duyduğumuz memnuniyeti özellikle belirtmek isterim. Ümit ediyorum ki bu ulusal turnuva da uluslararası bir turnuvaya dönüşecek. Bu kez dış turizme de açılacak. Çünkü tenis turizmi de önem verdiğimiz bir diğer başlık. Turnuva profiline şöyle bir baktım. Yaklaşık 150 sporcu katılıyor. Yüksek puanlı sporcular geliyor turnuvaya. 150 sporcunun 50’si kadın. 75’i Diyarbakır’dan, 75’i ise dışarıdan geliyor. Çeşitli illerimizden gelen sporcularımız var. Bu da sporun kültür alışverişi ve etkileşim açısından ne kadar değerli olduğunu, birleştirici gücünü anlatmaya başka bir örnek diyebiliriz." 2. Zerzevan Cup 2026 Büyükler Bahar Kupası ana sponsoru olan Dicle Elektrik Genel Müdür Yardımcısı Nedim Tüzün ise turnuvaya sponsor olmaktan duyduğu mutluluğu ve gururu paylaştı. Tüzün, "Bugün binlerce yıllık bir mirasın kalbinde, gençliği, enerjiyi ve umudu aynı sahada buluşturan özel bir organizasyonda, Zerzevan Kupası’nın 2026 yılındaki ikinci organizasyonunun ana sponsoru Dicle Elektrik adına sizlerle birlikte olmaktan duyduğumuz mutluluğu paylaşmak istiyorum. Bizler sadece Dicle Elektrik olarak, 6 ilde sürdürdüğümüz hizmetlerle enerji dağıtan bir kurum olarak kalmıyoruz. Aynı zamanda bu toprakların potansiyeline, insanına ve gençliğine yatırım yapan bir ufku da genişletiyoruz. Bu kapsamda bölgemizde özelleştirmeyi devraldığımız 2013 yılından bugüne kadar 70 milyar liranın üzerinde yatırım gerçekleştirdik. Yine önümüzdeki 5 yılda da 70 milyar TL’lik ek yatırımla bölgemize toplamda 140 milyar liralık bir yatırımı taşımayı hedefliyoruz. Bu yatırımların her biri sadece teknik bir gelişme olmanın ötesinde, bölgenin sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınmasına sunulan kalıcı bir katkı anlamına geliyor. Tarihiyle gurur duyduğumuz Diyarbakır’da, sporun enerjisini tarihle buluşturan bu turnuvayı; gençliğin, dayanışmanın ve gönül birliğinin bir ifadesi olarak görüyoruz. Bu doğrultuda Dicle Elektrik olarak, insana dokunan her alanda değer üretmeye devam ediyoruz" diye konuştu. Konuşmaların ardından plaket taktimi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından program sona erdi.
DicleFest Şanlıurfa için geri sayım başladı
08 Mayıs 2026 Cuma - 14:01 DicleFest Şanlıurfa için geri sayım başladı Dicle Elektrik, enerji, bilim, teknoloji ve eğlenceyi tek bir alanda buluşturan DicleFest Şanlıurfa için sayılı günler kaldı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde altı ilde sürdürülebilirlik odaklı elektrik dağıtım hizmeti veren Dicle Elektrik, enerjinin geleceğine dair farkındalığı artırmak ve çocuklar ile gençleri bilim, teknoloji ve verimlilik odağında üretmeye teşvik etmek amacıyla DicleFest’i bu kez Şanlıurfa’ya taşıyor. 14-17 Mayıs tarihleri arasında Topçu Meydanı’nda gerçekleştirilecek DicleFest Şanlıurfa, enerji deneyim alanlarından teknoloji tanıtımlarına, çocuklara yönelik etkinliklerden konserlere kadar geniş içerikleriyle ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. "Geleceğin enerjisini sen tasarla" DicleFest kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen proje yarışması "Geleceğin Enerjisini Sen Tasarla" temasıyla öğrencileri enerji, sürdürülebilirlik ve verimlilik alanlarında yenilikçi fikirler üretmeye davet etti. Batman, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak’tan yoğun ilgi gören yarışmada lise ve üniversite öğrencileri ekipler halinde yarışırken yapılan değerlendirmeler sonucunda 4 kategoride 14 proje finale kaldı. Finalist ekipler, festival boyunca 3 gün süreyle projelerini DicleFest alanında sergileyerek ziyaretçilerle buluşturacak. DicleFest yarışmaları yalnızca lise ve üniversite öğrencileriyle sınırlı kalmayacak. Festival kapsamında ilkokul öğrencilerinin katıldığı resim yarışması ile ortaokul öğrencilerine yönelik hikâye yarışmasının sonuçları da Şanlıurfa’da açıklanacak. Böylece çocuklar ve gençler enerji tasarrufu, verimlilik, sürdürülebilirlik ve çevre bilinci gibi konuları kendi hayal dünyaları ve üretkenlikleriyle yorumlama fırsatı bulacak. Şanlıurfa’da enerji, teknoloji ve festival coşkusu bir arada DicleFest Şanlıurfa, 14-17 Mayıs tarihleri arasında Topçu Meydanı’nda her yaştan ziyaretçiye açık olacak. Festival alanında enerji deneyim istasyonları, teknoloji tanıtımları, çocuklara ve gençlere yönelik interaktif etkinlikler, proje sergileri ve konserler yer alacak. Dicle Elektrik, DicleFest ile hizmet verdiği şehirlerde enerji bilincini artırmayı, gençlerin yenilikçi fikirlerini desteklemeyi ve toplumun tüm kesimlerini sürdürülebilir gelecek vizyonu etrafında buluşturmayı hedefliyor.
Glütensiz yaşama güvenilir destek
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:56 Glütensiz yaşama güvenilir destek Dünya Çölyak Günü kapsamında glütensiz beslenmeye dikkat çeken Sinangil Un, Türkiye’de paketli glütensiz un üretimini başlatan marka olarak çölyaklı bireylerin güvenilir ve ulaşılabilir ürüne erişimini destekliyor. 2006 yılından bu yana glütensiz un üretimi gerçekleştiren marka, unun yanı sıra glütensiz ekmek ve atıştırmalık ’Sinangil Gluten YOK’ ürünleriyle de çölyaklıların günlük yaşamını kolaylaştırıyor. Türkiye’nin önde gelen un markalarından Sinangil, glütensiz ürün çeşitleriyle bu ihtiyacı karşılarken, glütensiz yaşamı daha pratik hale getiren çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Sinangil Gluten YOK ürünleri yaygın perakende ve online satış kanallarının yanı sıra indirim marketleri de dahil olmak üzere farklı satış noktalarında tüketicilerle buluşuyor. Glütensiz ürünlere erişim temel bir ihtiyaç Dünya Çölyak Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan, şunları söyledi: "Çölyaklı bireyler için glütensiz ürün temel bir ihtiyaç niteliği taşıyor. Sinangil markamızla 2006 yılında Türkiye’de paketli glütensiz un üretimini başlatırken bu ihtiyacı merkeze alan bir adım attık. Bugün geldiğimiz noktada 20 yıllık deneyimimizle çölyaklıların güvenle tercih edebileceği, ulaşılabilir ve ekonomik ürünler sunmaya odaklanıyoruz. Bu ürünlerle evlerinde, okullarında, iş yerlerinde ve sosyal hayatlarında daha rahat hareket edebilmelerine katkı sağlıyoruz." "Çölyak farkındalığının artmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz" Sinangil, ürün yaklaşımının yanı sıra çölyak farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalara da destek veriyor. "Çölyaklı bireylerin mücadelesini kolaylaştırmak için yalnızca ürün geliştirmekle yetinemeyiz" diyen Hasan Abdullah Özkan, "Bu alanda farkındalığın artması, doğru bilginin yaygınlaşması ve glütensiz ürünlere erişimin hayatın doğal bir parçası haline gelmesi gerekiyor. Bu anlayışla geçtiğimiz yıllarda Çölyak Vakfı’yla birlikte Çölyak ve Glütensiz Yaşam Zirveleri gerçekleştirdik. Doktorlardan beslenme uzmanlarına, sivil toplum paydaşlarından sektör temsilcilerine kadar farklı alanlardan isimlerle çölyaklı bireylerin yaşamını kolaylaştıracak başlıkları ele aldık. Önümüzdeki dönemde Sinangil Gluten YOK ürünlerimizle glütensiz beslenme ihtiyacına yanıt verirken, STK iş birliklerimizle de doğru bilginin yaygınlaşmasına ve çölyak farkındalığının artmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’da 10 bin yabani ceviz ağacı aşıyla verimli hale getiriliyor
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:27 Diyarbakır’da 10 bin yabani ceviz ağacı aşıyla verimli hale getiriliyor Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, tarım yapılamayan engebeli alanlardaki yabani ceviz ağaçlarını üretime kazandırmak amacıyla 8 ilçede çalışma yürütüyor. Kalem aşısı uygulaması kapsamında yaklaşık 10 bin adet yabani ceviz ağaçları verimli hale getirilecek. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, hem meyvesi hem de yan ürünleriyle katma değeri oldukça yüksek, stratejik bir ürün olan cevizin bölgede yaygınlaştırılması için önemli bir çalışma başlattı. Tarım yapılamayan engebeli arazileri ekonomiye kazandırmak ve mevcut ağaçların çevreye olan faydasını artırmak amacıyla yürütülen projede, belirlenen noktalardaki meyve vermeyen yaklaşık 10 bin adet yabani ceviz ağacına kalem aşısı uygulanıyor. Ekonomik değerini sadece kuruyemiş olarak değil, sanayideki çok yönlü kullanımıyla da belirleyen cevizlerden verim almak isteyen çiftçileri desteklemek ve kentte daha taze, daha kaliteli ürünlerin üretimini sağlamak hedefiyle yürütülen çalışmalar; Çermik, Çüngüş, Hani, Dicle, Ergani, Lice, Kulp ve Silvan kırsal mahallelerinde gerçekleştiriliyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, hem meyvesi hem de kerestesiyle oldukça değerli, uzun ömürlü ve görkemli bir ağaç türü olan cevizden verim almak için zorlu arazi koşullarında, Lice ilçesine bağlı kırsal Saydamlı Mahallesi’nde 1457 rakımda aşılama işlemi yaptı. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, zorlu arazi ve iklim koşullarına rağmen bölgedeki tarımsal potansiyeli canlandırmak, doğal yaşamı güçlendirmek ve mevcut ağaçların verimliliğini artırmak amacıyla, meyve vermeyen yabani ağaçların uzman ekiplerin titiz operasyonlarıyla aşıladı Tarım yapılamayan dik ve engebeli yamaçlardaki ağaçları hedefleyen ekipler, geleneksel ancak hassasiyet gerektiren "kalem aşısı" yöntemini kullanıyor. Çalışmalar kapsamında, üzerinde 2-3 uyur göz bulunan sağlıklı aşı kalemleri özenle seçilerek anaç bitkilerle buluşturuluyor. Çalışmalara ilişkin bilgi veren Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli Ziraat Mühendisi Tahir Alan, vatandaşların talepleri doğrultusunda çalışmalar yürüttüklerini belirterek, "7-8 yaşındaki ceviz ağaçları verim vermiyor ve vatandaş bize gelip başvuruda bulundu. Biz de bunun üzerine gelip bu cevizleri, yerel çeşitlerimiz başta olmak üzere, iyi verim veren, vatandaşın tercih ettiği, bölgeye uyum gösteren ceviz ağaçlarıyla ve chandler (ince kabuklu ceviz) başta olmak üzere aşılıyoruz" dedi. Çermik, Çüngüş, Hani, Dicle, Ergani, Lice, Kulp ve Silvan başta olmak üzere hem fidan dağıttıklarını hem de aşılama yaptıklarını belirten Alan, yeşil kuşak olarak adlandırılan bölgede yetişen ender bitkilerin başında cevizin geldiğini kaydetti. Karasal iklime uyumundan dolayı ceviz ağacı üzerine çalışmalar yürüttüklerini aktaran Alan, "Cevizle halkın gelirini ve istihdamını artırmak amacıyla bu sene yaklaşık 7 bin ağacın aşısını yapıyoruz. Tabii bölgede binlerce daha aşısız ceviz ağacı var. Bunlar verim vermiyor ya da kör ceviz dediğimiz, içinden cevizin tanesini çıkarmaya çalıştığımızda çıkmayan ceviz çeşitleri. Biz onları aşılıyoruz, kalem aşısı yapıyoruz. Halkımızdan da yoğun talep var; her sene 8-10 bin civarında ağaca aşı yapıyoruz" diye konuştu. Doğayı koruyan ve gelecek nesillere daha yeşil bir çevre bırakmayı amaçlayan projenin devam edeceği bildirildi.