Yerel Haberler
Diyarbakır
27 Nisan 2026 Pazartesi - 16:13 Genç tasarımcılar usta isimle bir araya geldi Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi moda tasarım teknolojileri bölümü tarafından düzenlenen kariyer planlama programı kapsamında, moda dünyasının önemli isimlerinden Recep Demiray öğrencilerle buluştu. Moda tasarım öğretmeni Rümeysa Pekak, etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada, böyle anlamlı bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirtti. Pekak, ’’Bugün öğrencilerimizi, moda dünyasında ulusal ve uluslararası başarılarıyla öne çıkan çok değerli bir isimle buluşturmanın gururunu yaşıyoruz" dedi. Recep Demiray’ın yalnızca mesleki başarılarıyla değil, aynı zamanda alçakgönüllü kişiliği ve genç yeteneklere verdiği destekle de örnek bir isim olduğunu vurgulayan Pekak, bu buluşmanın öğrenciler için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu ifade etti. Gerçekleştirilen program kapsamında öğrenciler, sektör deneyimlerini birinci ağızdan dinleme fırsatı bulurken, kariyer planlamalarına yön verecek değerli bilgiler edindi. Etkinlik, öğrencilerin vizyonlarını geliştirmeyi, mesleki hedeflerini güçlendirmeyi ve moda tasarım alanına olan ilgilerini artırmayı amaçladı. Pekak, bu tür etkinliklerin öğrencilerin geleceğe daha donanımlı hazırlanmasına katkı sağladığını belirterek, programa katılım gösteren tüm davetlilere teşekkür etti.
Şehit ve gazi aileleri derneği Türk Polis Teşkilatı’nın 179. kuruluş yıl dönümünü kutladı
08 Nisan 2024 Pazartesi - 14:55 Şehit ve gazi aileleri derneği Türk Polis Teşkilatı’nın 179. kuruluş yıl dönümünü kutladı 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği, Türk Polis Teşkilatı’nın 179. kuruluş yıl dönümünü kutladı. 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 179. yıl dönümünde başta İçişleri Bakanı, Emniyet Genel Müdürü ve tüm emniyet mensuplarının bayramını kutladığını söyledi. Gerek yurt içinde, gerek yurt dışında verilen bütün görevleri layıkıyla yerine getiren polis teşkilatının çok zor şartlarda vazifelerini yerine getirdiğini, başta terör ve teröristlerle mücadelede, FETÖ ile mücadele olmak üzere, asayişin sağlanması, kaçakçılığın önlenmesi, trafik akışının sağlanması, halkın can ve mal güvenliğinin sağlanması ve daha birçok önemli görevi yürütmekte olan polis teşkilatının bu uğurda şehitler ve gaziler verdiğini belirten Gündüz, özellikle 15 Temmuz hain darbe girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasında, emniyet teşkilatının çok büyük katkısı olduğunu kaydetti. “Çok büyük fedakarlıklar ve kahramanlıklar gösteren emniyet teşkilatının mensupları ile ne kadar gurur duysak azdır” diyen Gündüz, “Bizler evlerimizde ailelerimizle, mutlu ve huzurlu yaşayalım diye kendi aileleri ve sevdiklerinden ayrı vakit geçirmek zorunda kalan bu fedakâr polislerimizin hakkını ödeyemeyiz. Yaptıkları görevler esnasında onlara yardımcı olmak hepimizin görevidir. Böylece onlara karşı bir nebzede olsa haklarımızı ödeyebiliriz. Bu vesilelerle bu kutsal vatan toprakları uğruna şehit olan başta emniyet teşkilatı mensupları olmak üzere, bütün şehitlerimize Allahtan rahmet diliyorum. Gazilerimize de sağlıklı ömürler diliyorum. Emniyet teşkilatımızın 179. kuruluş yıl dönümünün, polislerimize ve ailelerine huzur ve mutluluk getirmesini diliyorum” dedi.
Güneydoğu’da çiftçilerin elektrik borcu 27 milyara ulaştı
08 Nisan 2024 Pazartesi - 11:47 Güneydoğu’da çiftçilerin elektrik borcu 27 milyara ulaştı Dicle Elektrik; Şanlıurfa, Mardin, Diyarbakır, Batman, Şırnak ve Siirt’teki tarımsal sulama abonelerin elektrik borcunun 27 milyar liraya ulaştığını, 18 bin aboneye yeni sezon öncesi elektrik kesintisi uyarısında bulundu. Dicle Elektrik, dağıtım bölgesinde yıllık 23 milyar kWh olan toplam tüketimin yaklaşık 3’te birini kullanan ve ödenmemiş borçları 27 milyar TL’ye yaklaşan tarımsal sulama abonelerini, sulama sezonu başlamadan son kez uyardı. Dicle Elektrik’ten yapılan açıklamada, “İyi niyetle sunulan tüm imkânlara rağmen bu güne kadar borcunu ödememekte direnen tarımsal sulama abonelerimize, borcunu zamanında ödeyen abonelerimizin haklarını korumak adına, bu yıl kesinlikle elektrik verilmeyecektir” ifadelerine yer verildi. Dağıtım şirketi, geçtiğimiz yıl yaptığı açıklamayı yineleyerek enerji arz güvenliğini sağlamak ve borcunu ödeyen abonelerin haklarını korumak üzere gerekli tedbirlerin alınacağını hatırlattı. Şanlıurfa ve Mardin’deki 25 milyar TL borcu olan toplam 18 bin çiftçiye elektrik verilmeyecek Dicle Elektriğin, bölgedeki tarımsal sulamadan kaynaklı elektrik borçlarına ilişkin açıklamada, “Özelleşmenin gerçekleştiği 2013 yılından bu yana devam eden tarımsal sulama alanındaki tahsilat sorunu her geçen gün artarak büyüyor. Başta Şanlıurfa ve Mardinli çiftçilerimizden kaynaklı olmak üzere ödeme yapmayan tüm çiftçilerimizin elektrik borçları toplamda 27 miyar TL’ye ulaştı. Bu rakamın 25 milyar TL’si bu iki ilimizdeki tarımsal sulama abonelerimizin ödemediği borçlarından kaynaklanıyor. Şanlıurfa’daki 13 bin abonenin 15.5 milyar TL, Mardin’deki 5 bin abonenin ise 9.5 milyar TL tarımsal sulama kaynaklı borcu bulunuyor. Bölge illerinden Diyarbakır, Batman, Şırnak ve Siirt’teki tarımsal sulama abonelerinin elektrik borcu ise 2 milyar TL’ye yaklaşmış durumda” denildi. Güneydoğu, Türkiye toplamının yarısını kullanıyor Bölgedeki toplam elektrik tüketiminin 3’te birini kullanan tarımsal sulama abonelerinin yaklaşık 20 bin abonenin borçlu olduğunu hatırlatan yetkililer, kullanılan aşırı elektrik tüketiminin enerji arz güvenliğini ve kaliteli enerji dağıtımını tehlikeye düşürdüğünü yineledi. Aşırı elektrik tüketimin Türkiye toplamının yarısını oluşturduğuna yer verilen açıklamada, “Dağıtım bölgemizde kayıtlı 140 bin çiftçinin 65 bin kadarı sulu tarım yapıyor. Bölgedeki 9.8 milyon dönüm sulu tarım alanı bulunurken toplam sulamanın yüzde 79’u aşırı enerji tüketen motopomplarla gerçekleştiriliyor. Söz konusu tüketim ise Türkiye genelinde tarımsal alanda kullanılan elektriğin toplam tüketimin yarısına denk geliyor" ifadelerine yer verildi. Borçların ödenmesinde bugüne kadar sağlanan destekleri hatırlatan yetkililer, “Tarımsal faaliyet gösteren çiftçilerimizden borcu bulunan çok sayıda vatandaşımıza yönelik devletimizin sunduğu imkânlar ve şirketimizin destekleri karşılık bulmadı. Aralarında faizsiz ve 5 yıl geri ödemesiz kredi desteği, hasat bitiminde ödeme kolaylığı, borçtan gecikme bedeli alınmaması, borcun kişiye özgü yapılandırılması, üç zamanlı tarife geçiş kolaylığı gibi çok sayıda imkan oluşturulmasına rağmen, tarımsal faaliyetlerini sürdüren çiftçilerin çok büyük çoğunluğu ne yazık ki borcunu ödemedi” dedi. Dicle Elektrik dağıtım bölgesindeki borçlu tarımsal sulama aboneleri için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uygulanan ve 6 yıl devam eden destek 2023 yılı sonunda bitti. Yine Dicle Elektrik tarafından abonelere sunulan imkânlardan yararlanarak borçlarını ödemeleri için verdiği süre olan 31 Aralık 2023 geride kaldı. 2024’te borcunu ödemeyen aboneleri zor bir yılın beklediğini hatırlatan yetkililer bu yıl borçlu sulama abonelerine enerji verilmeyecek” şeklinde net açıklamada bulundu. Şirket ilaveten, başta Devlet Su İşlerine bağlı (DSİ) sulama birlikleri olmak üzere güvence bedeli yetersiz olan abonelere elektrik verilmeyeceğini de duyurdu. Borcunu ödeyene çiftçiler için ilk aşamada bin adet jeneratör tedarik edildi Şehir merkezlerinde Türkiye standardının üzerinde kaliteli enerji ortalamasını tutturan şirket, kırsal ve tarımsal sulama abonelerine yönelik önemli yatırımlara da imza atıyor. Bu yıl 10 milyar TL’yi aşkın bir yatırımı hayata geçirecek olan şirket, diğer yandan toplum odaklı çalışmalar gerçekleştiriyor. Borcunu zamanında ödeyen abonelere karşı tedbirlerini alan Dicle Elektrik, 25 ila 825 kVA gücünde ilk aşamada bin adet jeneratör tedarik etti. Üstelik nakliye ve yakıt da Dicle Elektrik şirketi tarafından karşılanacak.
Diyarbakır’da bayram için tatlı telaş
08 Nisan 2024 Pazartesi - 11:10 Diyarbakır’da bayram için tatlı telaş Ramazan Bayramına sayılı günler kala Diyarbakır’daki tatlıcılarda yoğunluk başladı. Tatlı üretiminin yapıldığı imalathanelerde siparişlerin yetişmesi için vardiyalar 25 gündür 3’e çıkarılarak hizmet sağlanıyor. Bayramlarda ikramlıkların vazgeçilmezi olan tatlı geleneği, günümüzde hala sürdürülüyor. Özellikle Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala, ülke genelinde olduğu gibi Diyarbakır’da da tatlı üretimi yapılan imalathanelerde yoğun mesai harcanıyor. Tatlı çeşitleri tezgahlarda yerini alırken, şehir içi ve şehir dışına da tatlı siparişini yetiştirmeye çalışan imalatçılar, bayram nedeniyle 25 gündür 3 vardiya şeklinde çalışıyor. Diyarbakır’da 39 yılı aşkın süredir tatlı sektöründe ün salan ve Türkiye’ye birçok farklı tat kazandıran Hacıbaba Pastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Elaldı, bayram yoğunluğu içerisinde ülkenin dört bir yanına tatlı gönderimi sağladıklarını belirtti. Elaldı, “Ramazan Bayramı için hazırlıklarımız son hız devam ediyor. Türkiye’nin dört bir noktasına göndereceğimiz ürünler şimdiden hazır. Özellikle bu ürünler; Hacıbaba’nın tescilli soğuk baklavası ve Diyarbakır’ımızın tescilli burma kadayıfı başta olmak üzere tatlı çeşitlerimizin şehir dışına gönderimini sağlıyoruz. Diyarbakır bölgesi gastronomi bölgesi olduğu için bayram denildiği zaman tatlı akla gelir. Bu yüzden hazırlıklarımızı yaptık ve müşterilerimizi bekliyoruz” dedi. Tatlısıyla dillere destan olan Gaziantep’ten bile siparişin olduğunu ifade eden Elaldı, “25 günden fazladır vardiyalı sistemle çalışıyoruz. Yoksa siparişler yetişemez. Türkiye’nin dört bir yanına tatlı siparişimiz var. Baklavanın şehri dedikleri Gaziantep’e bile tatlı gönderiyoruz. Biz Hacıbaba Pastaneleri olarak fahiş fiyata karşıyız. Bugün Türkiye’nin birçok noktasında baklavanın kilosu bin liraya satılırken biz Hacıbaba Pastaneleri olarak en iyisini en ucuza mantığıyla satışımızı yapıyoruz. Usta gözüyle gördüğüm baklavayı 900 liraya satıyorlar. Biz burada ondan da iyisini cevizli baklavayı 290 lira, fıstıklı baklavayı 400 liraya satıyoruz” diye konuştu.
Diyarbakır’da 9 kişinin öldüğü silahlı kavganın firarilerinden biri yakalandı
07 Nisan 2024 Pazar - 14:59 Diyarbakır’da 9 kişinin öldüğü silahlı kavganın firarilerinden biri yakalandı Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde 15 Haziran 2023’te arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıkan ve 9 kişinin hayatını kaybettiği, 2 kişinin yaralandığı silahlı kavgaya ilişkin firari sanıklardan biri yakalandı. Olaya ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca 11’i tutuklu, 11’i firari 31 şüpheli hakkında hazırlanan 151 sayfalık iddianame, 7. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT), dava kapsamındaki firari sanıklardan Ö.T.’nin Bismil ilçesinin kırsal Serçeler Mahallesi’nde olduğunu tespit etti. Belirlenen ikamete gerçekleştirilen operasyonda yakalanan Taş, jandarmadaki işlemlerinin ardından çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Geçen yıl 15 Haziran’da Bismil ilçesinin Serçeler Mahallesi’nde eskiye dayalı husumet ve arazi anlaşmazlığı sebebiyle Alyamaç ve Taş aileleri arasında çıkan silahlı kavgada Halil, Orhan, Serhat ve Mehmet Can Taş ile Mehmet Emin, Mehmet Selim, Ömer, Yunus ve Muhammet Alyamaç öldürülmüştü. İddianamede, 31 sanıktan 26’sı hakkında "tasarlayarak kasten öldürmek" suçundan 5’er kez ağırlaştırılmış müebbet, kavgaya müdahale eden güvenlik güçlerine yönelik açılan ateş nedeniyle de 9 kişiye yönelik "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan 117’şer yıldan 180 yıla kadar, 5 sanık hakkında ise "tasarlayarak kasten öldürmek" suçundan 4’er kez ağır ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile 26 kişiye karşı "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan 338’er yıldan 530 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
Türkiye’de uykuda solunum bozukluğu erkeklerde yüzde 4, kadınlarda yüzde 2
07 Nisan 2024 Pazar - 11:03 Türkiye’de uykuda solunum bozukluğu erkeklerde yüzde 4, kadınlarda yüzde 2 Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniği bünyesinde uyku laboratuvarı açıldı. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Levent Akyıldız, “Bakıldığında erkeklerde yüzde 4, kadınlarda yüzde 2 düzeyinde sıklığı olan bir hastalık tablosundan bahsediyoruz” dedi. Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Levent Akyıldız, hastanenin Göğüs Hastalıkları Kliniği bünyesinde uyku laboratuvarı açıldığını, toplam 3 yataktan müteşekkil bir laboratuvarın söz konusu olduğunu söyledi. İkisi polisomnografi adıyla anılan uyku testinin yapıldığı, kaydın değerlendirilerek tanısal işlemlerin yapılabildiği, üçüncüsü de ihtiyaç duyan hastalarda özelikle tedavide kullanılacak uygun cihazı saptayarak, cihazın kullanacağı basınç miktarını belirledikleri bir oda olduğunu belirten Dr. Akyıldız, uykuda solunum bozukluklarına doğru yaklaşabilmek için hastanede bu laboratuvarın oluşması, insanların bu hizmete ulaşımı sağlayabilmek bakımından önemli bir olanak olduğunu ifade etti. Uykunun, tıbbın görece yeni alanlarından bir tanesi olduğunu aktaran Dr. Akyıldız, şöyle konuştu: “Ülkede de, dünyada da 50-60 yıllık bir yolculuğundan söz etmek mümkün. Uyku da solunum bozuklukları az konuşulduğu, az akla geldiği için ihmal edilmesi nispeten kolay olmakla birlikte; zaman zaman haber bültenlerinde gece vakti oluşan bir trafik kazasını anlamlandırmakta güçlük çektiğinizde, uyuya kalmış sürücü örneğinde, aile yakınlarınızda horlaması olan bir insanın bu tablosunun bir şaka konusu haline geldiğinde veya gün içerisinde uyuya kalan, uyuklamaya yatkın insanlarımız, mesai arkadaşlarımız olduğunda dikkatimizi çeken bir başlık olabiliyor. Ama bakıldığında erkeklerde yüzde 4, kadınlarda yüzde 2 düzeyinde sıklığı olan bir hastalık tablosundan bahsediyoruz. Çünkü hayatımızın 3’te 1’i uykuda geçiyor.” Uyku bozukluğu neticelerinin bütün hayat boyunca hissedildiğini, yaşanıldığını ve uykuda yaşanan sağlık problemlerinin kardiyovasküler hastalıklar ve diğer hastalıklar olarak bütünüyle dönebildiğine dikkat çeken Dr. Akyıldız, “Özelikle erkeklerde 40’lı yaşlarda artan bir orandan söz etmek mümkün. 65 yaşından sonra pek bir artış görmüyoruz. Uykuda solunum bozukluğuyla ilgili 40 yaş ve üzerindeki erkeklerde 2-3 kat daha fazla. Kadınlar da özelikle menopozdan sonra oranın arttığını söylemek mümkün. Ama dediğim gibi uykuda solunum bozukluğu, pek çok hastalık tablosunu davet eden bir hadise. Bize en sık geliş nedeni horlama. Ama buna eşlik eden tanıklı apne dediğimiz, kişinin uyku arkadaşının gece özelikle solunumunun durduğunu, durakladığını ifade ediyor olması. Sabah başlangıçta sadece horlamasından şikayet edilen kişinin gitgide sabah güne başladığı vakit zinde, uykusunu almış dinç bir halde değil de, baş ağrısıyla, hafif sersem- sepelek diyebileceğimiz yoğun argın, mesaiye giderken güç bela yataktan kazınırcasına kalkma eğiliminde olması bu hastalığı düşündürebilecek öncü bulgular. Bunlar en sıkla gözlemleyebildiğimiz uykuda solunum bozuklukları tablosu belirtileridir. Uykuda solunum bozukluklarına müdahil olunmadığı vakit kişinin hayat kalitesini bozduğu kadar hayat beklentisini de azaltan, kısaltan bir hadise” dedi. “Bunun için ne yapılmalı? Bu kişide ön test babında solunum fonksiyon testi, kimi laboratuvar incelemeleriyle birlikte eşlik eden sağlık problemlerinin ne olduğu dikkat alınıyor” diyen Dr. Akyıldız, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunlar olduktan sonra da polisomnografi dediğimiz uyku testi diye anılan test yapılıp, kişide gerçekten anılan bu yakınmalar uykuda bir solunum bozukluğu gösteriyor mu?, kişinin horlamasına eşlik eden 10 saniyeyi aşan solunum duraksamaları, buna eşlik eden oksijenin düşmesi, kişinin adeta uykuda boğula hali yaşaması gibi hadiseler yaşanıyor mu bunlar tetkik ediliyor. Şu ana kadar aldığımız 4-5 olgumuz var. Bundan öncesinde de cihaz kalibrasyonlarının denendiği bir hazırlık dönemi yapılmıştı. Bu olgularda tanı konmasını takiben olgunun ağırlığına istinaden tedavi yaklaşımı belirleniyor. Tedavi yaklaşımında ya genel yaklaşımlar, ya da kişiye özgü yaklaşımlarla tedavi planlanıyor.” Özelikle depremden sonra toplumda uyku hijyeninin bozukluğuyla ilgili çok fazla sayıda insanın etkilendiğini söylemenin mümkün olduğunu kaydeden Dr. Akyıldız, “Bu sene özelikle Dünya Uyku Günü’nde uykuda eşitlik diye anılan, sağlığı eşitlikçi bir perspektifle irdeleyen tablonun uykuya yansıması sayabileceğimiz bir tema ön plandaydı. Uykuda eşitlik dediğimiz zaman tüm vatandaşlarımızın eşit, nitelikli bir uykuya ulaşabilmesini sağlayacak koşulları ifade edebiliyoruz” şeklinde konuştu.