Yerel Haberler
Erzincan
EBYÜ ev sahipliğinde “Yükseköğretimde Kalite Kültürü ve Akreditasyon” konferansı gerçekleştirildi
25 Temmuz 2023 Salı - 19:01 EBYÜ ev sahipliğinde “Yükseköğretimde Kalite Kültürü ve Akreditasyon” konferansı gerçekleştirildi Dünya Akreditasyon Günü amacıyla “Yükseköğretimde Kalite Kültürü ve Akreditasyon” konulu konferans, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Prof. Dr. Erdoğan Büyük Kasap Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “Yükseköğretimde Kalite Kültürü ve Akreditasyon” konulu konferansa Yüksek Öğretim Kalite Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Mustafa Çufalı, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Ercan Ekinci, Prof. Dr. Adem Başıbüyük, Prof. Dr. Çağrı Çırak, ilgili fakülte dekanları ve üniversitenin akreditasyon derneklerinin temsilcileri katıldı.Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından üniversite tanıtımının yer aldığı kısa filmin sunumuyla başlayan konferans programı Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Levent Ünlü, Öğretim Görevlisi İlhan Akdeniz ve Ceren Sarıkaya’nın hazırladığı müzik dinletisi ile devam etti.Dünya Akreditasyon Günü kapsamında YÖKAK Kalite Elçisi ve Akreditasyon Elçileri Kulübü Üyesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü 2. sınıf öğrencisi Esra İnan “Akredite olan bir bölümün öğrencisi olarak kalite kavramının eğitim başta olmak üzere hayatımızın her alanında önemli bir yere sahip olduğunu düşünüyorum. Yazılmamışsa yapılmamıştır, kaydedilmemişse kaybolmuştur anlayışı ile kalite ve akreditasyon konularında bizleri hem teorik hem de pratik çalışmalarımızda aydınlatan değerli hocalarımıza teşekkür ediyorum” diyerek konuşmasını sonlandırdı.Konferansın açılış konuşmasını yapan Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Akreditasyon Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Nadiye Özer, kurumsal yapısı ile kalite güvence sistemini geliştirime, kurumsal ve program akreditasyonuna teşvik etmede itici bir güç olan Yüksek Öğretim Kalite Kuruluna ve YÖKAK Başkan Vekili Prof. Dr. Mustafa Çufalı’ya şükranlarını ileterek konuşmasına başladı.Dekan Özer daha sonra, “Kalite güvence sistemini güçlendirme de bir araç olan program akreditasyonu için çıktığımız yolculukta her zaman bize güç veren Rektörümüz Prof. Dr. Akın Levent başta olmak üzere Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Ercan Ekinci, Prof. Dr. Adem Başıbüyük, Prof. Dr. Çağrı Çırak ve Genel Sekreterimiz Doç. Dr. Mehmet Cihat Özgenel’e teşekkürü bir borç biliriz” dedi. Kalitenin uzun soluklu bir yol olduğunu ifade eden Dekan Özer, katılımcılara teşekkür ederek konuşmasını sonlandırdı.Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nin kalite konusunda yaptığı çalışmaları anlatmak üzere konuşmasına başlayan Rektör Yardımcısı ve Kalite Koordinatörü Prof. Dr. Ali Ercan Ekinci, üniversitenin Anadolu da bir dünya üniversitesi olma öz ülküsüne sadık kalarak 2015 yılından bu zamana kadar Kalite Komisyonu ve Strateji Geliştirme Daire Başkanlığının yaptığı çalışmaları aktardı. EBYÜ’nün 2018 yılında YÖKAK tarafından Kurumsal Dış Değerlendirme Programına dahil edilmesinin ardından değerlendirme takımı tarafından hazırlanan Kurumsal Geri Bildirim Raporu doğrultusunda yapılan iyileştirme çalışmalarından bahseden Rektör Yardımcısı Ekinci, üniversitenin 2021 yılında YÖKAK tarafından Kurumsal İzleme Programına dahil edildiğini ve 2023 yılında da üniversite senatosu tarafından alınan kararla Kurumsal Akreditasyon Programına başvurunun yapıldığını belirterek nihai sonucun da yakın bir zamanda açıklanacağını ifade etti. Kalite konusunda yapılan çalışmalarda emeği olan üniversitenin akademik ve idari personellerine de teşekkürlerini ileten Rektör Yardımcısı Ekinci katılımcılara teşekkürlerini ileterek konuşmasını sonlandırdı.Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent ise Dünya Akreditasyon Günü’nde üniversitenin düzenlemiş olduğu konferansa katılım gösteren Yüksek Öğretim Kalite Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Mustafa Çufalı’ya teşekkürlerini iletti. Rektör Levent, YÖKAK Kalite Elçisi ve Akreditasyon Elçileri Kulübü Üyesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü 2. sınıf öğrencisi Esra İnan’ın konuşması sırasında yaşadığı heyecana ithafen “Üniversitemizin akademik ve idari personeliyle beraber öğrencilerimizin de yaşadığı heyecanı görmek kalite konusunda olumlu işler yaptığımızın göstergesidir” dedi.Kaliteye ulaşmada EBYÜ’nün tüm birimlerinin senkronize bir şekilde çalıştığını ifade eden Rektör Levent, YÖKAK’ın belirlemiş olduğu standartlar konusunda üniversitenin ilgili birimleri olarak oldukça titiz ve hassas bir çalışma içerisinde olunduğunu belirtti. Üniversite bünyesinde akredite olan tüm fakülte ve programlara teşekkürlerini ileten Rektör Levent, YÖKAK Başkan Vekili Prof. Dr. Mustafa Çufalı’ya katılımlarından dolayı hediye takdiminde bulunarak konuşmasını sonlandırdı.Konferans çerçevesinde üniversitede bulunan Yüksek Öğretim Kalite Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Mustafa Çufalı, konuşmasında ilk olarak YÖKAK Kalite Elçisi ve Akreditasyon Elçileri Kulübü Üyesi öğrencimizin “yazılmamışsa yapılmamıştır, kaydedilmemişse kaybolmuştur” söyleminin kalite için anahtar bir ifade olduğunu belirtti.Başkan Vekili Çufalı, Yüksek Öğretimde Kalite ve Akreditasyon, YÖKAK’a kısa bir bakış, YÖKAK Değerlendirme Süreçleri ve üniversitelerin durumu hakkında genel bir sunum yaptı. Kaliteye ulaşma konusunda iyi bir lider, etkileşimli bir yönetişim, güçlü organizasyon ve süreklilik konularının önemine değinen Başkan Vekili Çufalı, genç üniversiteler arasında yer alan Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinin beş sene gibi kısa bir sürede Kurumsal Akreditasyon Programına başvurabilecek donanıma sahip olmasının büyük bir başarı olduğunu ifade etti. Üniversitelerin değerlendirme süreçlerine ve olgunluk puanları hakkında önemli detaylar aktaran Başkan Vekili Çufalı, konferansın düzenlenmesinde emeği geçen Rektör Prof. Dr. Akın Levent ve akreditasyon derneklerinin temsilcilerine teşekkürlerini ileterek konuşmasını sonlandırdı.Konuşmaların ardından Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nde program akreditasyonuna öncülük eden ve Yüksek Öğretim Kalite Kurulu tarafından yetkilendirilmiş akreditasyon derneklerinin değerlendirmesi sonrası 2022-2023 eğitim öğretim yılı bahar döneminde akredite olan bölümlere belgeleri takdim edildi.Eczacılık Fakültesi Program Akreditasyon Belgesini Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Öztekin Algül, Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Program Akreditasyon Belgesini Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nadiye Özer, Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Program Akreditasyon Belgesini Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mücahit Kağan ile Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ragıp Özpolat, Eğitim Fakültesi Resim İş Eğitimi Anabilim Dalı Program Akreditasyon Belgesini Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Selma Taşkesen, Eğitim Fakültesi Sınıf Eğitimi Anabilim Dalı Program Akreditasyon Belgesini Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Şükran Calp ve Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı Program Akreditasyon Belgesini Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. İhsan Ünlü, akreditasyon belgelerini alarak konferans sona erdi.Konferansın ardından “Akreditasyonun Eğitimin İyileştirme Sürecine Katkısı” paneli düzenlendi. Panel moderatörü ve Hemşirelik Eğitim Programları Akreditasyon Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gülseren Kocaman’ın moderatörlüğünde düzenlenen program, konuşmacılar Prof. Dr. Dilek Özmen, Prof. Dr. Seçkin Özden ve Prof. Dr. Dinçay Köksal’ın sunumlarının ardından sona erdi.
Gazete ve dergi sayısı yüzde 9,2 azaldı
25 Temmuz 2023 Salı - 13:36 Gazete ve dergi sayısı yüzde 9,2 azaldı Gazete ve dergi sayısı, 2022 yılında 2021 yılına göre yüzde 9,2 azalarak 4 bin 48 oldu. Bu yayınların yüzde 53,9’unu dergiler oluşturdu.TÜİK 2022 yılına ait Yazılı Medya ve Uluslararası Standart Kitap Numarası İstatistiklerini paylaştı. Buna göre, Gazete ve dergi sayısı, 2022 yılında 2021 yılına göre yüzde 9,2 azalarak 4 bin 48 oldu. Bu yayınların yüzde 53,9’unu dergiler oluşturdu.Gazete ve dergilerin yıllık tirajı yüzde 8,3 azaldıGazete ve dergilerin tirajı, 2022 yılında 2021 yılına göre yüzde 8,3 azaldı. Ülkemizde 2022 yılında yayımlanan gazete ve dergilerin yıllık toplam tirajı 848 milyon 365 bin 241 olup tirajın yüzde 95,4’ünü gazeteler oluşturdu.Dergilerin yüzde 20,9’u aylık yayımlandıGazetelerin yüzde 28,1’i haftada iki-altı gün arası, yüzde 25,8’i haftalık, yüzde 19,7’si aylık olarak yayımlandı. Dergilerin ise yüzde 21,3’ü üç aylık, yüzde 20,9’u aylık, yüzde 17,2’si altı aylık olarak yayımlandı. Gazetelerin yıllık tirajının yüzde 88,2’sini günlük, yüzde 7,9’unu haftada iki-altı gün arası, yüzde 2,6’sını haftalık olarak yayımlanan gazeteler, dergilerin ise yıllık tirajının yüzde 64,8’ini aylık, yüzde 12,1’ini üç aylık, yüzde 10,3’ünü iki aylık, yüzde 4,8’ini haftalık yayımlanan dergiler oluşturdu.Dergilerin yüzde 17,6’sı sektörel/mesleki içerikli yayın yaptıYayınlanan dergilerin yüzde 17,6’sı sektörel/mesleki, yüzde 14,0’ı akademik, yüzde 8,6’sı edebiyat/tarih içerikli yayın yaparken gazetelerin yüzde 90,8’i siyasi/haber/güncel, yüzde 2,1’i yerel yönetim, yüzde 1,6’sı sektörel/mesleki içerikli yayımlandı.Resmi ilan ve reklam bedelleri yüzde 56,1 arttıBasın İlan Kurumunun idari kayıtlarından elde edilen bilgilere göre 2022 yılında ilan sahiplerinin mevzuat hükümleri istikâmetinde gazetelerde yayınlattığı icra, ihale, tebligat ve personel alımı gibi resmi ilanları ile bu kurumların gazete ve dergilerde yayınlattığı resmi reklamlarının toplam bedeli önceki yıla göre yüzde 56,1 artarak 956 milyon 063 bin 833 TL oldu.Türkiye’de 2022 yılında 69 bin 211 kitap yayımlandıYayımlanan materyallerin sayısı 2022 yılında, 2021 yılına göre yüzde 4,1 azalarak 83 bin 653 oldu. Yayıncılar tarafından 2022 yılında; 69 bin 211 kitap, 377 elektronik kitap (DVD, VCD, CD), 13 bin 246 web tabanlı elektronik kitap, 559 konuşan kitap (çevrim içi, kaset, CD, DVD) ve 260 diğer olmak üzere toplam 83 bin 653 materyal için ISBN alındı. Satılan kitap bandrolü sayısı 2022 yılında, 2021 yılına göre yüzde 13,3 azalarak 380 milyon 296 bin 402 adet oldu.Yayınların yüzde 24,2’si eğitim konusunda gerçekleştirildiYayınlar konularına göre incelendiğinde 2022 yılında yayımlanan materyallerin yüzde 24,2’si eğitim, yüzde 19,9’u yetişkin kurgu edebiyat, yüzde 20,7’si akademik, yüzde 15,7’si yetişkin kültür, yüzde 14,0’ı çocuk ve ilk gençlik, yüzde 5,4’ü ise inanç konulu olarak yayımlandı.
Kur’an kursunda eğitim gören çocuklara polis ekiplerinden dolandırıcılık uyarısı
25 Temmuz 2023 Salı - 10:15 Kur’an kursunda eğitim gören çocuklara polis ekiplerinden dolandırıcılık uyarısı Erzincan İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri, Kur’an kursunda eğitim gören çocuklara telefon ve sosyal medya aracılığıyla yapılan dolandırıcılık üzerine uyarıda bulundu.Kent merkezinde bulunan Erzincan İl Müftülüğüne bağlı Saliha Hatun camiinde cami görevlileri tarafından hayırsever vatandaşların katkılarıyla öğrencilere her gün çeşitli ikramlar eşliğinde Kur’an-ı Kerim ve Temel Dini Bilgiler dersleri verilmeye devam ediyor. Devam eden dini eğitimlerin yanında İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri de çalışmalarına devam ediyor. Bu çerçevede, çocuk ve gençlerin suça sürüklenmesinin önlenmesi, zararlı alışkanlıklardan korunması, eğitim ve öğretimin güvenli bir şekilde sürdürülebilmesi maksadıyla düzenlenen seminerde, korunmaya muhtaç olan, ihmal ve istismara maruz kalan, bulunan, evden veya kurumdan kaçan, mülteci, refakatsiz, sokakta yaşayan, sokakta çalıştırılan, oturduğu yeri haber vermekten aciz, hakkında koruma, ıslah ve/veya tedavi tedbiri alınan, suça maruz kalan, suç işlediği şüphesi altında bulunan, kimliği tespit edilemeyen çocuklara yönelik olarak polis tarafından yürütülen hizmetler çocukların anlayacağı şekilde ve yaş düzeyine uygun bir biçimde anlatılırken, gerçekleştirilen eğitimde telefon ve sosyal medya aracılığıyla yapılan dolandırıcılık üzerine uyarı ve bilgilendirmede bulunuldu.
Erzincan emniyeti rütbe terfi töreni düzenledi
25 Temmuz 2023 Salı - 10:14 Erzincan emniyeti rütbe terfi töreni düzenledi Erzincan emniyetinde bir üst rütbeye terfi eden 33 polis yeni rütbelerini taktı.Erzincan Emniyet Müdürlüğü, Polisevi Sosyal Tesislerinde düzenlenen programda Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek ve Merkez Değerlendirme Kurulu kararı ile bir üst rütbeye terfi eden 33 polis yeni rütbelerini taktı.Erzincan İl Emniyet Müdürü Kenan Kurt rütbe terfi töreninde yaptığı konuşmada, “Bugün burada mutlu bir anı paylaşıyoruz. Zira terfiler meslek hayatımızda bizleri motive eden, çalışma aşkımızı perçinleyen imkânlardır. Her terfi aynı zamanda yeni görev ve sorumluluklar anlamına geliyor. Bu bir anlamda personelin cesaretlendirilmesi, iş bölümü, yeni teşkilatlanma, kurum içi disiplinin sağlanması ve bu teşkilatın büyük güçlük ve fedakârlıklar ile yürütülen bir teşkilat olduğunu göz önüne aldığımızda geleceğe daha iyi hazırlanmasında en önemli uygulamadan bir tanesi olduğunu biliyoruz. Bu görevi yerine getirirken ailemizden, özel hayatımızdan birçok fedakârlık yapmaktayız. Bizlere başarılı çalışma ortamı sağlayan ailelerimize, eşlerimize, bizlere verdikleri destek ve güvenden dolayı ayrıca teşekkür ediyorum.Bilmenizi isterim ki rütbe demek sorumluluk demektir. Her rütbe yükselişi vatandaşımıza, milletimize ve ülkemize karşı olan sorumluluğumuzda artışlar meydana getirmektedir. Asayişin, düzenin ve adaletin sağlanması için gündüzünü gecesine katarak çalışıp, bir üst rütbeye terfi eden emniyet müdürü, emniyet amiri ve komiser arkadaşlarımı tebrik ediyorum, Allah hayırlı etsin. Tayin olan arkadaşlara da yeni görev yerlerinde başarılar diliyorum. Arkadaşlarımızın bu yeni rütbeleriyle de başarılı hizmetler yapacaklarına inanıyorum. Aileleriyle ve çocuklarıyla hayırlı uzun ömürler diliyorum” dedi.Rütbe terfi programı, İl Emniyet Müdürü Kenan Kurt ve müdür yardımcıları tarafından bir üst rütbeyi takmaya hak kazanan personellere rütbelerinin takılması ve hatıra fotoğrafının çekilmesi ile sona erdi.
Erzincanlı güreşçi çıktığı ilk resmi maçta Türkiye ikincisi oldu
25 Temmuz 2023 Salı - 10:14 Erzincanlı güreşçi çıktığı ilk resmi maçta Türkiye ikincisi oldu Türkiye Güreş Federasyonu tarafından düzenlenen Seyit Hışırlı U11-U13 Grekoromen Türkiye Güreş Şampiyonasında Erzincanlı güreşçi Ulubey Sarıçiçek, çıktığı ilk resmi müsabakasında Türkiye ikincisi oldu.Seyit Hışırlı U11-U13 Grekoromen Türkiye Güreş Şampiyonası Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ile Şanlıurfa Valiliğinin ev sahipliğinde 11 Nisan Spor Salonunda yapıldı. 850 sporcunun minderde kıyasıya mücadele verdiği grekoromen güreş şampiyonası zevkli ve çekişmeli maçlara sahne oldu.Şampiyonaya Erzincan Gençlik Spor Kulübünden katılan Ulubey Sarıçiçek, 3 rakibini yenerek final maçı yapmaya hak kazandı. Finalde Samsunlu rakibine 5-4 yenilen Sarıçiçek Türkiye ikincisi oldu.Antrenörleri Erol Demir, Serdar Aydemir ve Mehmet Çetin nezaretinde şampiyonaya hazırlanan Ulubey Sarıçiçek’in bu başarısı Erzincan’da takdirle karşılandı.Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde güreş antrenörü olan Erol Demir yaptığı konuşmada, “Güreş antrenmanlarımıza her gün devam ediyoruz. 12-18 yaş grupları arasında sporcularımızı çalıştırıyoruz. Yakın tarihte de Şanlıurfa’ya müsabakalara gittik. 11-13 yaş grubunun grekoromen güreş müsabakası Türkiye şampiyonasıydı. Sporcularımızdan Ulubey Sarıçiçek Türkiye 2’ncisi oldu. İlk defa katılmıştı, Türkiye şampiyonasına. İlk resmi müsabakasında Türkiye 2’nciliği elde etti. Erzincan adına güzel bir başarıya imza attı. Antrenmanlarımız disiplinli bir şekilde devam ediyor” dedi.Profesyonel güreş sporcusu olan, Ulubey Sarıçiçek’in babası aynı zamanda Erzincanlı işadamı Serhat Sarıçiçek ise, oğlunun her zaman destekçisi olacağını ifade ederek, “Ben de yaklaşık 20 yıldır güreş sporunu içerisindeyim. En büyük hayalim oğlumun da güreşçi olmasıydı. Küçüklüğünde de güreşe ilgili olduğunu hissettik ve geçen yıldan beri aktif olarak antrenmanlara başlattık. 1 yıldır da düzenli ve istikrarlı bir şekilde çalıştı. 1 yılını tamamladıktan sonra da Şanlıurfa ilinde yapılan U 11-13 Türkiye Grekoromen Güreş Şampiyonasında 44 kiloda Ulubey Sarıçiçek çok güzel maçlar çıkararak Türkiye 2’ncisi oldu. Şimdi seneye olacak maçlara hazırlanmaya başladılar. Gençlik Spor İl Müdürlüğü’nün burada eğitimleri çok güzel. Güreşe ve güreşçiye sahip çıkıyorlar. Ulubey de kendine inanıyor, biz de ona güveniyoruz” diye konuştu.Ulubey Sarıçiçek de, hedefinin Türk Bayrağı’nı dünyada dalgalandırmak olduğunu söyleyerek, “10 yaşında güreşe başladım. 11 yaşındayım. Babam sayesinde güreşe başladım. Küçük yaşımdan beri güreşe ilgi duyuyorum. Çıktığım ilk resmi maçta Türkiye 2’ncisi oldum. Şanlıurfa’da U 11 U 13’de derece yaptım, Türkiye 2’ncisi oldum. İnşallah bir sonra ki yıllarda da Avrupa’da olimpiyatlarda ve dünyada derece yapmayı planlıyorum. Türk Bayrağı’nı göklerde dalgalandırmayı düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Tıkalı burun, bebeğinizi uyutmaz
24 Temmuz 2023 Pazartesi - 14:18 Tıkalı burun, bebeğinizi uyutmaz Burnu tıkalı bebeğin beslenirken genzinden hırıltılı sesler gelebildiğini söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı, "Bebek zorlandığı için terleyip kızarabilir. Yine gece uykusu sırasında rahat nefes alamayan bebek sık sık uyanır. Huzursuz olur, ağlar. Piyasada burundaki sümükleri çekmek için ağızla kullanılan aspiratörlerden aileler kaçınmalı." dedi.Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeliz Öz, özellikle kış aylarında bebek ve çocuklarda burun tıkanıklığı şikayetinin sıkça görüldüğüne değinerek aileleri ulardı. Dr. Öz, nefes almayı zorlaştıran bir durum olan burun tıkanıklığının tek başına bile gece uykusunu bozduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Burnu tıkanan bebek, eğer anne sütü veya biberonla besleniyorsa, beslenmeye başladığında ağızdan nefes alamayacağından ve burnu da tıkalı olduğundan anne memesini veya biberonu sık sık bırakma eğiliminde olur. Beslenirken burun ve genizden hırıltılı sesler gelebilir. Bebek zorlandığı için terleyip kızarabilir. Sonunda sinirlenip beslenmeyi erken de kesebilir. Yine gece uykusu sırasında rahat nefes alamayan bebek sık sık uyanır. Huzursuz olur, ağlar.""Boğaz kurumasına neden olur"Daha büyük çocukların burunlarının tıkandığını kendilerinin ifade ettiğini vurgulayan Dr. Öz, "Beslenmelerinde fazla zorluk olmasa da, gece uykuda ağızları açık uyudukları için boğazları kurur. Bazen sık sık uyanıp su içme ihtiyacı hissederler. Kalitesiz bir uyku oluşur." dedi.Dr. Öz, burun tıkanıklığının en sık nedeninin soğuk algınlığı olduğuna işaret ederek şöyle devam etti: "Bunun dışında alerjik nezle, geniz etinin büyümesi ve bazen de buruna yabancı cisim sokulması burun tıkanıklığına neden olan diğer nedenlerdir. Nezlede burun tıkanıklığına genellikle saydam akıntı, hapşırma, öksürme ve bazen hafif ateş eşlik eder. 7-10 gün içinde kendiliğinden geriler ve iyileşir. Alerjik nezlede ise yukarıdaki belirtilere ek olarak burunda kaşıntı ve yoğun hapşırık bulunur. Genellikle mevsim geçişleri ve baharda polen zamanı artma görülür." ifadelerini kullandı."3 yaş sonrası geniz eti büyümesine dikkat"Dr. Öz, geniz eti büyümesi durumlarında burun tıkanıklığının gece ve gündüz sürekli halde olduğuna dikkati çekerek, şu bilgileri verdi: "Çocuk gündüz bile nefes alabilmek için ağzı açık durur. Genellikle 3 yaş sonrası geniz eti büyümesi tanısı konulabilmekle birlikte bazen daha küçük bebek ve çocuklarda da geniz eti büyümesi tespit edilebilir. Özellikle uykuda horlama, ağzı açık uyuma, terleme, sağa sola dönerek huzursuz uyuma tipiktir. Çok aşırı tıkayıcı durumlarda uykuda nefes durması bile oluşabilir. KBB doktoru tarafından yapılan muayene ile geniz etinin tıkayıcılığına bakılır. Solunum yollarını tam kapatıcı etlerde operasyon kararı alınır. Yabancı cisim kaçmaları genellikle tek taraflıdır. Burunda tek taraflı tıkanma, kötü kokulu ve iltihaplı akıntı yapması yabancı cisim için tipiktir. KBB hekimince cisim çıkarılır.""Burun aspiratöründen kaçının"Burun tıkanıklığında her yaş için fizyolojik serum ve deniz (okyanus) suyu adıyla satılan ürünlerin rahatlıkla kullanılabileceğine değinen Dr. Öz, şu değerlendirmede bulundu: "Büyük çocuklarda ilaç da içeren damla ve spreyler kısa süreliğine tedaviye eklenebilir. Tıkanıklığın sebebine uygun damla ve spreyler doktor kontrolünce verilir. Evde alınabilecek önlemler ise soğuk buhar veren nem cihazları ile bebek/çocuğun yattığı odanın nemlendirilmesi, yastık veya yatak başına uçucu doğal burun açıcı yağlardan damlatılması veya en basitinden bir kuru soğanın bıçakla bölünüp başucuna konması söylenebilir. Piyasada burundaki sümükleri çekmek için ağızla kullanılan aspiratörler özellikle çok kuvvetli çekme basıncı uygulandığında orta kulakta negatif basınç oluşturarak kulağa sıvı çekilmesine ve kulak enfeksiyonuna yol açabileceğinden dolayı kullanılmaması önerilir."
Aşırı terleme bir hastalığın habercisi olabilir
24 Temmuz 2023 Pazartesi - 14:18 Aşırı terleme bir hastalığın habercisi olabilir Uzmanlar, aşırı terlemenin altta yatan bir hastalığa bağlı olabileceği gibi, tamamen sağlıklı bireylerde hiçbir neden yokken de ortaya çıkabileceğini söyledi.Afrika sıcakları yurdu etkisi altına aldı. Sıcaklıkların birçok noktada 40 dereceyi aşacağı uyarısı yapılırken, sıcaklar aşırı terleme (hiperhidroz) yaşayan kişilerin kabusu olabiliyor. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Serdar Özkan, bazı kişilerde görülen aşırı terleme hakkında bilgiler verdi. Aşırı terlemenin (Hiperhidrozis), normalinden daha fazla ter salgılanması anlamına geldiği anlatan Op. Dr. Serdar Özkan, "Aşırı terleme günün tamamında olabileceği gibi, ara ara veya beklenmedik zamanlarda da gerçekleşebilir. Altta yatan bir hastalığa bağlı gelişen aşırı terleme genellikle yaygın terleme olarak görülmektedir. Bu nedenle, bu tip aşırı terleme durumuna ’genel hiperhidrozis’ adı verilmektedir. Bu duruma en sık neden olan hastalıklar veya durumlar; guatr, şeker hastalığı, kan şekeri düzensizliği, menopoz, infeksiyonlar, kalp yetmezliği, solunum yetmezliği, şişmanlık ve alkolizmdir. Genel hiperhidrozisin tedavisi altta yatan hastalığın ya da durumun tedavisi ile gerçekleşmektedir. Tedavide bunun dışında bir yöntem (ameliyat vs) uygun değildir" dedi.Bölgesel aşırı terlemede ise altta yatan bir hastalığa bağlı olmadan sağlıklı olarak tanımlanan kişilerde özellikle el, ayak, koltuk altı ve yüzde görülebileceğini vurgulayan Dr. Serdar Özkan, "Kontrolsüz aşırı terleme ile karakterize bir tablodur. En önemli özelliği ortam sıcaklığından bağımsız olarak stres, egzersiz, heyecanlanma durumlarında terleme miktarının artmasıdır. Bu kişilerde hiçbir tetikleyici faktör olmaksızın da aşırı terleme olabilmektedir. Kuru bir el hiçbir neden yokken, saniyeler içinde sırılsıklam olabilmektedir. Uyku sırasında terlemenin olmaması ve terleme olmasına rağmen ter kokusu olmaması tipiktir" ifadelerini kullandı."Aşırı terlemeyi durdurabilecek operasyonlar yapılmaktadır"Bölgesel aşırı terlemenin sıklıkla 20 yaş öncesinde ortaya çıktığını belirten Dr. Özkan, "Aşırı terleme rahatsızlığı bulunan bireyler sosyal hayata girmekte, diğer insanlarla sağlıklı iletişim kurmakta zorlanabilmekte, mesleki hayatlarında mağdur olabilmektedir. En sık olarak aşırı el terlemesi mağdurları karşımıza çıkmaktadır. Öğrenci, öğretmen, mühendis, avukat, güvenlik güçleri gibi birçok meslek gurubu mensubu bu sınıfta toplanabilir. Yine koltuk altı ve yüz terlemesi nedeni ile daha çok ’beyaz yakalı’ olarak tabir edilen meslek üyeleri ile karşılaşmaktayız. Günümüzde aşırı terlemeyi durdurabilecek çözüm odaklı operasyonlar yapılmaktadır" diye konuştu.
Muayene ve tedavi harcamaları hanelerin yüzde 7,3’üne çok yük getirdi
24 Temmuz 2023 Pazartesi - 14:18 Muayene ve tedavi harcamaları hanelerin yüzde 7,3’üne çok yük getirdi TÜİK araştırmalarına göre, hanelerin yüzde 7,3’üne doktor muayene ve tedavi harcamalarının çok yük getirdiği, yüzde 36,1’ine biraz yük getirdiği, yüzde 47,7’sine ise yük getirmeği görüldü.Diş muayene ve tedavi harcamaları hanelerin yüzde 5,5’ine çok, yüzde 25,8’ine biraz yük getirirken yüzde 32,2’sine yük getirmedi. İlaç harcamaları ise hanelerin yüzde 5,9’una çok, yüzde 37,3’üne biraz yük getirdi. Hanelerin yüzde 50,8’i ilaç harcamalarının yük getirmediğini belirtti.Son 12 ay içerisinde hanelerin yüzde 9,0’ı muayene veya tedavi, yüzde 36,6’sı diş muayenesi veya tedavisi, yüzde 6,0’ı ilaç harcaması yapmadı.En yüksek yüzde 20’lik gelir grubundaki hanelerin yüzde 32,8’inde diş muayenesi harcaması olmadıDoktor muayene ve tedavi ile ilaç için harcama yapmama durumunun hanelerin gelir gruplarından çok etkilenmediği görüldü. Diş muayene ve tedavisine ilk (en düşük) yüzde 20’lik gelir grubunda olanların yüzde 51,9’unun, ikinci yüzde 20’lik gelir grubunun yüzde 44,8’inin, üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun yüzde 40,6’sının, dördüncü yüzde 20’lik gelir grubunun yüzde 36,9’unun, beşinci (en yüksek) gelir grubunun ise yüzde 32,8’inin harcama yapmadığı görüldü.En düşük yüzde 20’lik gelir grubundaki hanelerin yüzde 49,1’ine doktor muayene ve tedavi, yüzde 27,8’ine diş muayene ve tedavi, yüzde 52,2’sine ise ilaç harcamaları yük getirdi. En yüksek yüzde 20’lik gelir grubundaki hanelerin yüzde 60,4’ü doktor muayene ve tedavi, yüzde 41,1’i diş muayene ve tedavi, yüzde 65,7’si ilaç harcamalarının yük getirmediğini belirtti.