Yerel Haberler
Erzincan
"Ormanın hayaleti" vaşak ailesi Refahiye’de havadan görüntülendi 04 Mart 2026 Çarşamba - 14:18:11 Nesli tükenme tehlikesi altında olan, kedigiller familyasına ait bir tür olan ve ormanın hayaleti olarak bilinen vaşak, çift olarak Erzincan’ın Refahiye ilçesine bağlı Kırkbulak köyü civarında karlı arazide Ozan Türkmen tarafından drone ile görüntülendi. Refahiye ilçesi Kırkbulak köyü civarında nesli tükenme tehdidi altında olduğu için Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) kırmızı listesinde yer alan vaşak ailesi havadan görüntülendi. Ozan Türkmen tarafından karlı arazide drone ile kayıt altına alınan vaşak ailesi bir süre sonra gözden kayboldu. Refahiye ilçesine bağlı Kırkbulak köyünde yaşayan, uzun süredir bölgenin doğal yaşamını ve köy hayatını fotoğraf ve videolarla kayıt altına alan Ozan Türkmen, özellikle kış aylarında ağır hava şartlarının etkili olduğu bölgede bu kez nadir görülen bir yaban hayvan türünü görüntülemeyi başardı. Türkmen’in kaydettiği ve turkmen_ozan_ kullanıcı adıyla sosyal medya platformu instagram hesabından paylaştığı video kısa sürede büyük ilgi gördü. Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) kriterlerine göre bazı bölgelerde popülasyonu azalan ve Türkiye’de "kesin korunacak türler" arasında yer alan vaşaklar, genellikle insanlardan uzak, dağlık ve ormanlık alanlarda yaşamlarını sürdürüyor.
Pazarlarda salçalık biber hareketliliği
23 Eylül 2025 Salı - 07:17 Pazarlarda salçalık biber hareketliliği Erzincan’da Eylül ayı ile birlikte haftanın belirli günü kurulan pazarlar da vatandaşlar kendi elleriyle yapmayı tercih ettikleri kışlık turşu ve salça için alışverişe başladı. Erzincanlı vatandaşlar, hazır satın almak yerine kendi elleriyle yapmayı tercih etmesiyle salçalık ve turşuluk biber satın almak için pazarın yolunu tutuyorlar. Pazarda satın alınan biberler, kadınlar tarafından evlerde ayıklanarak salçaya ve turşuluklara dönüştürülüyor. Kışa hazırlık yapmak isteyen vatandaşlar, son haftalarda turşu kurma telaşına düştü. Turşuluk, konservelik ve salçalık ihtiyacını gidermek pazarlara giden vatandaşlar, ihtiyaçları doğrultusunda alış veriş yapıyorlar. Uzun süredir pazarcılık yapan Recep Onur, sonbahar ayının gelmesiyle turşuluk ve salçalık ürünlerin yapımında artış olduğunu kaydederek; "Güz ayının gelmesiyle turşuluk başladı. Vatandaşlarımız doğal ürünler tüketmek istediği için kendi ihtiyaçlarını önceden hazırlayıp kış ayı boyunca da tüketiyorlar. Fiyatlarımız ise uygundur. Bir ay sonra Erzincan’ın yerli ürünü bittikten son pazarda fiyatlarda yükselmeler olacaktır. Sattığımız ürünler gayet iyi. Turşuluk ürünlerde de acur, turşuluk salatalık, biber çeşitleri, tarla domatesi, kornişon salata bunların satışı oluyor" diye konuştu. Erzincan’ın Ulalar Mahallesinde kış hazırlıklarını sürdüren Zeynep Taştan ise kış mevsiminde tüketmek amacıyla turşu, salça ve bu tür yiyeceklerin yapımına başladıklarını söyledi. Taştan, kış hazırlıklarının başında turşunun geldiğini belirterek, bu geleneğin yıllar öncesine dayandığını ifade etti. Yaz mevsiminin ardından hazırlanan kışlık yiyeceklerin, aynı zamanda aile ekonomisine de katkı sağladığını vurgulayan Zeynep Taştan, "Yöremizde yapılan pekmez, reçel ve turşu kışın marketlerde çok yüksek fiyatlarla satılmaktadır. Biz ev hanımları bu tür yiyeceklerimizi kendimiz hazırlayarak yüksek bedel ödemeden almak zorunda kalmıyor, aile ekonomimize de bir bakıma katkı sağlamış oluyoruz. Hazırladığımız yiyeceklerin büyük bir bölümünü de kendi bağ ve bahçelerimizden temin ediyoruz" dedi.
Mevsim geçişlerinde ruh haline iyi gelecek 8 altın öneri
22 Eylül 2025 Pazartesi - 09:11 Mevsim geçişlerinde ruh haline iyi gelecek 8 altın öneri Soğuk ve kasvetli havaların depresyona yol açabileceğini belirten Psikolog İrem Kırım, mevsim değişikliklerinin insanların uyku düzenini, iştahını, motivasyonunu, sosyal yaşantısını, hayattan beklentilerini kısacası hem bedensel hem ruhsal sağlığını olumlu ya da olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. Havanın sıcak-soğuk dengesinin insanların adaptasyon sürecini olumsuz etkileyerek psikolojik sorunlara yol açabildiğini söyleyen Psikolog İrem Kırım, ruhsal sorunlara daha çok kış aylarında rastlanıldığı, güneş ışığından az yararlanan Kuzey ülkelerinde daha sık depresyon görüldüğünü vurguladı. Psikolog Kırım, "Hastalığın seyri genelde sonbahar ve kış aylarında artarken aşırı yeme eğilimi, buna bağlı kilo artışı ve beraberinde enerji kaybı, aşırı uyuma isteği, fiziksel görüntüden şikâyetler gibi durumlar da geliyor. Sosyalleşmeden uzaklaşma, nedeni belirsiz bedensel yakınmalarla birlikte kişilerde depresif duygulanımlar görülebiliyor. İlkbahar yaz aylarında ise depresif ruh halinden çıkılarak nispeten artan enerjiyle hareketlilikte artış gözlemleniyor. Kadınlarda depresif ruh hali görülme oranı erkeklere göre daha fazla kabul ediliyor" dedi. "Yalnız kalma isteği oluşabilir" Depresyondan hemen hemen herkesin etkilenebileceğini söyleyen Psikolog Kırım, mevsimsel depresyon belirtileri hakkında şu bilgileri paylaştı: "Sabahları zor uyanıyorsanız veya uyandığınızda yorgun kalkıyorsanız, aşırı yemek yeme isteğiniz varsa, kilo almaya başladıysanız, uyuma isteğinizde artış yaşanıyorsa, enerjinizde düşme, bitkinlik hissiniz varsa bunlar başlıca mevsimsel depresyon belirtileri arasındadır. Yine konsantre olmakta zorluk yaşıyorsanız, sosyal aktivitelerden ve çevrenizdekilerden uzaklaşmak istiyorsanız, eskisi kadar hayattan zevk alamıyor, umutsuzluğa kapılıyorsanız ve bunları en az ardışık 2 yıldır her mevsim geçişlerinde yaşıyor ve ilkbahar, yaz aylarında düzeliyorsanız, mevsimsel depresyon geçiriyor olma ihtimaliniz oldukça yüksektir." "Kilo memnuniyetsizliği depresyonu tetikleyebilir" Mevsimsel depresyonun üç temel nedeni olduğunu söyleyen Psikolog Kırım, "Mevsimsel Depresyonun İlk olarak birçok canlıda bulunan kış uykusuna benzerliği ve evrimsel bağlantısı olduğu dikkat çekmiştir. İnsanlarda da, hayvanlarda olduğu gibi enerjilerinde düşme, kilo alımı, yağdan zengin yiyecek yeme ihtiyacı, uykulu hissetme görülebilir. Bu durum insanlardaki sosyal hayatı bozduğu için depresif duygulanıma neden olabilir, ağır psikiyatrik sorunları beraberinde getirebilir. İkinci dikkat çeken durum ise, gözün günlük ve mevsimsel ışık değişikliklerini merkezi sinir sistemine iletme özelliğinin bozulması ve yeteri duyarlılıkta beyne iletilemeyince adaptasyonun bozulmasıyla gelen duygu durum bozukluklarıdır. Işık tedavisi etkili yöntemlerden biri olarak bulunmuştur. Son olarak ise, güneş ışığı sayesinde melatonin denilen bir madde beyinde serotonini uyarıyor ve serotonin de (halk arasında mutluluk hormonu) mutlu olmamızda fayda sağlıyor. Güneş ışığının az görüldüğü zamanlarda serotonin miktarı azalır, uyku döngüsü etkilenir ve buna bağlı olarak depresif duygulanımlar görülmeye başlar" ifadelerini kullandı. Mevsim geçişlerinde ruh halinize iyi gelecek 8 altın öneri Mevsimsel duygu durum değişikliklerine karşı kişinin neler yapabileceğine dair açıklamalarda bulunan Psikolog Kırım, mevsim geçişlerinde bireyin ruh haline iyi gelebilecek tavsiyeleri şöyle sıraladı: "Güneşe çıkmak kendinizi iyi hissetmenize yardımcı olur, kapalı ortamlarda kalmayın, sabahları yarım saat yürüyüş yapmak ya da hava almak halsizliğinize iyi gelebilir. Düzenli bir uyku, doğanın değişimine ayak uydurmak için gereklidir. Televizyon, tablet, telefon gibi elektronik cihazlardan uzak durmak uykuya geçişi kolaylaştırır. Odanızın iyi havalanmış olmasına, yatak ve yastığınızın uyumanıza uygun olmasına özen gösterin. Özel bir spor yapmanıza gerek yok, açık havada yürümek haftada en az 2-3 kez 20-30 dakika kadar bile olsa kaslarınızda salınan hormonlar sayesinde mutlu olmanızda fayda sağlayacaktır. Yürüyüşe vakit ayıramıyorsanız alışverişe, işe, yürüyerek gidebilir; merdivenlerden çıkmayı tercih edebilirsiniz. Sağlıklı ve dengeli beslenmeye özen gösterin. Bu dönemde duygusal yeme ihtiyacınız artış gösterebilir, sıkıldıkça kendinizi buzdolabının önünde abur cubur ararken bulabilirsiniz. İşlenmiş hazır gıdalardan ve karbonhidrattan zengin yiyeceklerden uzak durmaya çalışın. Bir süre sonra alacağınız kiloların sizi daha da mutsuz yapacağını unutmayın. Düzenli diyetisyen kontrollerinize gidin ve duygusal yeme ihtiyacınız varsa bir psikologdan destek isteyin. Sosyal ilişkilerinize ve çevrenize özen gösterin. Sevdiğiniz insanlarla olun, sevdiğiniz mekânlara gitmeye çalışın. Mümkün oldukça eve kapanmayın, açık ve ferah yerleri tercih edin, kendinize ve arkadaşlarınıza vakit ayırın. Mutlaka hobiler edinin, sevdiğiniz etkinlikleri takip edin ve katılın. Sizi strese sokacak ortamlardan ve insanlardan uzak durun. Tüm sorunlarınızı aynı anda çözmeye çalışmayın. Bir önem sırası oluşturun ve baş etme becerileri ve stratejileri geliştirin. Ruh ve bedenin bir bütün olarak ele alındığı meditatif yoga, nefes egzersizleri gibi etkinliklerle farkındalık ve gevşemenizi sağlayın. Hastalığın tedavisinde birçok farklı tedavi ve terapi teknikleri vardır. Baş etmekte zorluk çektiğinizde ve günlük yaşantınızı olumsuz etkilediğinde uzmanlardan yardım talep etmekte gecikmeyin. Psikoterapi, antidepresanlar ve ışık tedavisi hastalığın seyrini değiştirecek önemli tedavi teknikleridir."
Aktarlarda sonbahar hareketliliği
22 Eylül 2025 Pazartesi - 08:38 Aktarlarda sonbahar hareketliliği Kış aylarının habercisi sonbaharın gelmesiyle birlikte soğuk algınlığı ve gribe karşı önlem almak isteyen vatandaşlar aktarları ziyaret ediyor. Sonbahar mevsiminin gelmesiyle birlikte Erzincan’da ki aktarlarda hareketlilik yaşanmaya başladı. Kış aylarına sayılı günler kala vatandaşlar çareyi aktarlarda arıyor. Özellikle soğuk algınlığı, öksürük ve grip gibi hastalıklara bitkisel çözümler arayan vatandaşlar ıhlamur, zencefil, zerdeçal, havlıcan, hatmi çiçeği, tarçın, narçiçeği, ada çayını en çok tercih ediyor. Sonbaharın gelmesiyle birlikte mevsim değişikliğine bağlı hastalıklar baş gösterirken, vatandaşlar da bu durumu doğal yolla atlatabilmek için aktarlarda yoğunluk oluşturuyor. Mevsim geçişlerinde satılan bitkiler hakkında bilgiler veren Aktarcı Özer Hanoğlu, "Havaların soğuması ile birlikte insanların vücut direnci ortama uygunluk sağlayamıyor. Bu dönemlerde vatandaşlarımız antibiyotik ilaçlara ihtiyaç duyduğu gibi, doğal ürünlere de ihtiyaç duyabiliyor. Ihlamur, zencefil, zerdeçal, havlıcan, hatmi çiçeği, tarçın, nar çiçeği ve ada çayı gibi daha birçok bitkiye başvuruyor. Şu an işlerimizde yavaş yavaş bir hareketlilik yaşanmaya başlandı. Mevsimsel geçişler, insanların savunma sistemlerinin en düşük olduğu zamandır. Özellikle gündüz ve gece sıcaklık farkının fazla olması hastalıkların daha sık görüldüğü gösteriyor. Bu yüzden de halsizlik, kırgınlık, yorgunluk ve uyku problemleri ortaya çıkar. Özellikle grip, nezle ve buna bağlı soğuk algınlığı oluşuyor. Bizim için sezon açıldı diyebiliriz" dedi. "En çok zencefil, tarçın ve ıhlamur satılıyor" Soğuyan havaların, hastalıkları da beraberinde getirdiğini ifade eden Hanoğlu, "Zayıf olan bağışıklık sistemini güçlendirmek ve soğuk algınlığına faydalı olduğu içi zencefil, adaçayı ve ıhlamurun en çok satılan bitkilerdir. Diğer adı narçiçeği olan hibiskusun bağışıklık sistemini güçlendirmesi ve koruyucu olması sebebiyle özellikle kış aylarında, her gün bir bardak içilmesini öneriyoruz" diye konuştu. "Ihlamurun faydaları" Ihlamur çayının düzenli tüketimi sonucu birlikte mevsim geçişlerinde ve kış aylarında hastalıklara karşı koruyucu bir etkisi gözlenebilir. Soğuk algınlığını ve gribal enfeksiyonu tedavi edici etkidedir. Öksürüğe neden olan bakterilerin vücuttan uzaklaştırılmasını sağlar, bununla birlikte öksürük yumuşatıcı ve kesici etkisi vardır. Boğazı yumuşatarak boğaz tahrişinin ve ağrısının azalmasına yardımcı olur. İdrar sökücü etkisiyle karaciğer ve safra rahatsızlıklarını iyileştirici etkisi vardır. Terlemeyi sağlayarak enfeksiyonlara karşı savaşçı özelliktedir. Vücut direncini artırır, stresi ve yorgunluğu azaltır. "Zencefilin faydaları" Zencefil, her yaşta soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklarla ve enfeksiyonlarla savaşmak için reçete edilmiştir. Vücudu sıcak tutmak için çay şeklinde kullanılabilir. Çay, bir diaphoretik gibi davranır ve terlemeyi artırarak toksinleri vücuttan atar. Sindirim sürecini kolaylaştırıcı etkisi olduğu keşfedilmiştir. Yemekten sonra yükselen şeker seviyeleri, midenin içeriğinin doğal boşalma oranını azaltmasına neden olabilir. Zencefildeki gingerol gibi organik bileşikler, meme kanseri ve diğer birçok kanser türlerinin önlenmesine yardımcı olur. Ayrıca kolorektal kansere yol açabilen kolonda karsinojenik aktivitenin önlenmesine yardımcı olur. Parkinson ve Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıkların başlangıcını, azaltarak geciktirdiği bilinmektedir. Bu zararlı faktörlerin yaşa bağlı bilişsel gerilemede etkili olduğu biliniyor. Bu nedenle zencefil, güçlü besleyicileriyle beyin hasarı riskini azaltır ve hafızanız bozulmadan kalır.