Yerel Haberler
Erzurum
03 Nisan 2026 Cuma - 17:45 Erzurum’da "joker aday" operasyonu: 33 gözaltı Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında yapay zekayla kimlik fotoğrafını değiştirip joker adayları ehliyet sınavına sokanlara yönelik düzenlenen operasyonda 33 şüpheli gözaltına alındı. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında bir sürücü kursunda yazılı sınavda başarısız olan kursiyerlerin yerine "joker aday" olarak tabir edilen kişilerin sınava sokulmak suretiyle haksız menfaat temin edildiği tespit edildi. Yapılan çalışmalarda; şüphelilerin kursiyerlere ve joker adaylara ait fotoğrafları temin ederek yapay zeka yöntemleriyle birleştirdikleri ve bu suretle sahte kimlikler oluşturdukları belirlendi. Ayrıca sınav tarihlerine ilişkin HTS iletişim kayıtları ve BAZ kayıtlarının incelenmesi neticesinde; sınava girmesi gereken kursiyerlerin Erzurum ilinde bulunmadıkları, buna karşılık joker adayların sınav merkezlerinden BAZ sinyal verdikleri tespit edildi. Kursiyer adaylara ait imza ve yazı örnekleri ile sınav belgeleri üzerindeki imza ve yazıların, alınan kriminal inceleme raporlarıyla örtüşmediği tespit edildi. Elde edilen deliller doğrultusunda; 12 joker aday, 17 kursiyer ve sürücü kursu yetkililerinin de aralarında bulunduğu 5 şüpheli olmak üzere toplam 33 şüpheli hakkında, farklı illerle koordineli şekilde gözaltı kararı verildi. Ayrıca gözaltına alınan kursiyer adayların kimlik ve sürücü belgelerine el konuldu. Şüpheliler hakkında "resmî belgede sahtecilik" ve 6114 sayılı ÖSYM Kanununa muhalefet suçları kapsamında soruşturma işlemleri titizlikle devam ettiği belirtildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 17:02 Palandöken’de ekonomi zirvesi toplantısı Palandöken Ekonomi Zirvesi (PALEZ) tarafından gerçekleştirilecek ekonomi zirvesi programının lansman toplantısı yapıldı. Dedeman Palandöken Ski Lodge otelde 4-5 Nisan’da tarihleri arasında düzenlenecek olan Palandöken Ekonomi Zirvesi’ne Prof. Dr. Yusuf Kaplan, Prof. Dr. Cihat Yaycı, Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı ve Dr. İsrafil Kurulay sunum yapacak. Palez Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Yer ve Erzurum İl Başkanı Hilmi Yavilioğlu, iki gün sürecek programda zirvenin önemi, içeriği ve Erzurum’da düzenlenme amacı hakkında basın mensuplarını bilgilendirdi. Erzurum kıymeti bilinmeyen bir şehir Arez’in tanıtım toplantısında konuşan Prof. Dr. Yusuf Kaplan, Erzurum’un şu an stratejik değerinin gittikçe önem kazanmasına rağmen kıymeti bilinmeyen bir şehir olduğunu söyledi. Prof. Dr. Kaplan, "Erzurum, bütün Asya’nın içlerinden Avrupa’nın içlerine kadar güneyden, kuzeyden, doğudan, batıdan acayip bir şekilde tam bir medeniyetlerin buluşma noktası, kavşak noktası. Yani böyle bir özelliği var Erzurum’un. Maalesef şu an bu ifadeyi kullanmak zorundayım, gördüğüm manzara böyle bir manzara. Şu an yaşlanmış gibi duruyor. Çok yaşlı, bir şekilde emekliye ayrılmış, istifa etmiş, hayattan istifa etmiş, ölmek üzere can çekişiyormuş gibi bir izlenim var. Halbuki müthiş dinamizmi var" dedi. Bu dinamizmi harekete geçirecek üç sermeyeye ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Kaplan, şu ifadeleri kullandı: "Birincisi tabii ki kültürel sermaye. Yani Erzurum, medeniyetin kurucusu, konumlandırıcısı ve koruyucusu olan şehirler arasındadır. Ben Erzurum’un üç özelliğe de sahip olduğunu görüyorum. Şimdi bu üç özelliğinin de yavaş yavaş aşınmaya başladığını görüyoruz. Dolayısıyla müthiş bir dinamizm var. Bu dinamizmin kuvveden fiile dönüştürülmesi lazım. Kuvveden fiile dönüştürülebilmesi için üç sermayenin harekete geçilmesi lazım. Ülkeyi yöneten insanlar da Erzurum’un hak ettiği yerde olduğunu göstermeliler. Dolayısıyla kültürel açıdan kültürel sermayesi çok güçlü bir şehir. Bu sermayenin güncellenmesi lazım, update yapılması lazım. Buradan bizim bölgeye ve dünyaya kültür üretebildiğimiz bir şehre dönüşmesi lazım. İkincisi ekonomik sermaye. Yani gene bütün İpek Yolu dahil başta olmak üzere Hazar Havzası, Karadeniz Havzası, Basra Körfezi Havzası vs. Bütün medeniyetlerin gerçekten ekonomik olarak da kavşak noktası. Bu açıdan ekonomik dinamizmini harekete geçirmesi gerekiyor. O konuda ciddi projelerin geliştirmesi lazım. Hükümetin geliştirmesi lazım. Sivil toplum kuruluşlarının büyük ölçekte projelere imza atmaları lazım. Üçüncü olarak da insan sermayesi. Yaşlanmış bir şehir havası var. Yani işte dünyadan ele tek çekmiş gibi bir hali var. Halbuki bu karda, bu kışta, kıyamette dinamik olması lazım. Coğrafyanın verdiği stratejik konum, jeokültürel, jeokonomik ve dolayısıyla jeoantropolojik konumu aslında dinamik bir şehirle karşı karşıya olmamızı sağlayacak özellikler. O açıdan Erzurum. bütün bu saydığım özelliklerinden ötürü Erzurum ayağa kalkarsa bölgenin dolayısıyla Türkiye’nin ayağa kalkacağını söylüyorum. Kültürel olarak, entelektüel olarak, manevi olarak, dolayısıyla ekonomik olarak, insan sermayesini harekete geçirecek bölgeyi ve ülkeyi ayağa kaldıracak bir yolculuğun tohumları ekilebilir. Yani burası o anlamda Palandöken zirvesi bütün kültürlerin, medeniyetlerin, coğrafyaların buluştuğu, birbirleriyle konuştuğu, birbirleriyle alışveriş yaptığı, kültürel alışveriş, ekonomik alışveriş, entelektüel alışveriş yaptığı bir merkez, mekana dönüşür inşallah. Yani bu yolculuğun o açıdan ciddiye alınması gerektiğini düşünüyorum. Bu işe devletin de aynı zamanda sahip çıkması gerekiyor. Yoksa başka türlü yürümez. Yani Cumhurbaşkanlığının himayesine vesaire gitmesi lazım bu işin. Cumhurbaşkanlığı himayesinde giderse bölgeyi ayağa kaldırır. Türkiye’nin ekonomisine, kültürüne, sanatına ve dolayısıyla insan sermayesine aynı zamanda katkıda bulunur." Erzurum Türk’ün doğudaki kalkanı Daha sonra söz alan Prof. Dr. Cihat Yaycı ise Palandöken Ekonomik Zirvesi (Palez) grubunun gönüllü üyesi ve onursal başkanı olduğunu söyledi. Erzurum’un kendisi için çok kıymetli olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yaycı, "Erzurum Türkiye’nin Türk’ün doğudaki kalkanı ve milli mücadelenin başlatıldığı şehir. Cumhuriyet’in kuruluşunda bir yüksek güçlü sütun ve Atatürk’ün milli mücadeleye başlattığı şehir" dedi. Erzurum’un nüfuzunun azaldığını hatırlatan Yaycı konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bunun temel nedeni ekonomik zorluklar. Çalışma alanlarının kısıtlı olması ve kış koşulları nedeni ile giderlerin fazlalığı. Tarım ve hayvancılık çok önemli bu bölgede. Ancak insanlar hayvancılığı bırakıyorlar. Türkiye’nin şehirlerden kırsala göçe ihtiyacı var, kırsaldan şehirlere değil. Erzurum kimlikli bir şehirdir. Erzurum ordan burdan toplama bir şehir değil, kimliği olan bir şehirdir. Erzurum’un kendine has bir havası vardır, o havayı bozmamak lazım. Mavi vatanın kesişme noktası Erzurum’un mavi vatanla ilgisine gelince; aslında Erzurum için mavi vatan büyük bir şans. Yani hem tuzlu suyuyla hem deniziyle, hem tatlı suyuyla şans. Neden? Çünkü Türkistan bölgesine ve aşağıdaki Irak, Suriye bölgesine son derece yakın. Zengezur Koridoru’na bağlı. Zengezur Koridoru’nun asıl önemini arttıran şey şu; Hazar Denizi’nden Karadeniz’e bağlanmak.Ve bunun da düğün noktası Nahçıvan’dan sonra Erzurum. Yani Hazar Denizi bir mavi vatan parçası, Karadeniz bir mavi vatan parçası ve bunu ikisini birleştiren yer düğün noktası lojistik merkezi Erzurum. O nedenle mavi vatanla doğrudan iç içe bir yer. Zaten Erzurum deniz kıyısı sayılır literatürde. Neden? Erzurum’da şimdi kuş uçuşu gitseniz 50 km sonra denize gider. Yani tünellerin yapılması, bunların yapılması ve dolayısıyla ticaret deniz sayesinde gelişecek Erzurum’da. Çünkü limanlara bağlı, limanlara bağlantılı oluyor." Toplantıda önceki dönem Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı ve İstanbul Ticaret Üniversitesi öğretim üyesi Dr. İsrafil Kurulay da Palandöken Ekonomi Zirvesi’nin bölgeye katkı sunacağını dile getirdiler.
Atatürk Üniversitesi, Boston’da geleceğin bilim insanlarına kapı aralıyor
09 Mayıs 2025 Cuma - 11:52 Atatürk Üniversitesi, Boston’da geleceğin bilim insanlarına kapı aralıyor Atatürk Üniversitesi, uluslararası akademik iş birliklerini güçlendirmek amacıyla Amerika Birleşik Devletlerinde Atatürk Üniversitesi’ne özel düzenlenen önemli bir toplantıya katılacak. Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu başkanlığındaki seçkin bir heyet, 9 Mayıs 2025 Cuma günü saat 15.30’da (Boston saatiyle) Boston Üniversitesi Fotonik Merkezinde düzenlenecek etkinlikte yer alacak. Harvard Üniversitesi, MIT ve Boston Üniversiteleri başta olmak üzere çok sayıda akademisyen ve doktora öğrencisinin yer alacağı etkinlikte 100’ü aşkın katılımcının bulunması bekleniyor. Toplantının temel amacı ise Atatürk Üniversitesi tarafından hayata geçirilecek yeni burs ve akademik iş birliği programının tanıtımı olacak. Program kapsamında mühendislik, sağlık bilimleri ve sosyal bilimler alanlarında ABD’de doktora yapmak isteyen öğrencilere burs imkânı sağlanacak. Ayrıca araştırmacıların, en az üç ay süreyle ABD’de bilimsel eğitim ve akademik değişim programlarına katılmaları hedefleniyor. Atatürk Üniversitesi, bu program sayesinde ABD genelindeki üniversiteler, fakülteler ve araştırma laboratuvarlarıyla doğrudan bağlantılar kurarak, araştırmacılara ev sahipliği yapabilecek kurumlarla ilişkiler geliştirmeyi amaçlıyor. Boston, Massachusetts başta olmak üzere farklı eyaletlerden akademisyenlerin de davetli olduğu toplantı hibrit formatta online olarak düzenlenecek ve geniş bir katılım imkânı sunacak. Boston Üniversitesindeki bu buluşmayla birlikte iki ülke arasında bilimsel iş birliğinin güçlenmesi ve geleceğe dönük ortak projelerin temellerinin atılması bekleniyor.
Fen Lisesi Öğrencileri ETÜ’de düzenlenen sempozyumda buluştu
09 Mayıs 2025 Cuma - 10:03 Fen Lisesi Öğrencileri ETÜ’de düzenlenen sempozyumda buluştu Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Fen Fakültesi’nin öncülüğünde bu yıl ikincisi düzenlenen "Ulusal Fen Liseleri Sempozyumu", Türkiye’nin dört bir yanından gelen öğrenciler ve öğretmenlerin katılımıyla başladı. Liseler ile üniversiteler arasında köprü oluşturmak ve kurumlar arası etkileşimi teşvik etmek amacıyla ETÜ ev sahipliğinde bu yıl ikinci düzenlenen Fen Liseleri Sempozyumu’nun açılış programında ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Yakutiye Belediye Başkanı Dr. Mahmut Uçar, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ceren Sultan Elmalı, Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ümit İncekara, İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Yıldız, İlçe Milli Eğitim Müdürleri, akademisyenler, farklı şehirlerden gelen çok sayıda öğretmen ve öğrenci yer aldı. Programın açılışında konuşan Dekanı İncekara, sempozyumun üniversite-lise iş birliği açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek: "Geçtiğimiz yıl il düzeyinde başlattığımız bu organizasyonu bu yıl ulusal düzeye taşımaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bu, yalnızca niceliksel bir genişleme değil; aynı zamanda niteliksel bir dönüşümün de işaretidir. Fen liseleri, ülkemizin gelecekteki bilim insanlarını, mühendislerini ve akademisyenlerini yetiştiren en değerli kurumlardan biridir. Bizler üniversite olarak bu potansiyelin farkındayız ve bu genç zihinlerin bilimle daha erken yaşta tanışmalarını son derece önemsiyoruz. Öğrencilerimizin kendi projelerini üretmeleri, sunmaları ve tartışmaları onları sadece akademik anlamda değil, özgüven ve iletişim açısından da geliştirecek. Bu tür etkinlikler sayesinde gençler, bilimin heyecan verici dünyasına bir adım daha yaklaşacak" dedi. Dekan İncekara’nın ardından kürsüye çıkan Rektör Çakmak ise gençlerin bilimsel meraklarını ve araştırma ruhlarını desteklemenin üniversitelerin temel misyonlarından biri olduğunu ifade ederek: "Bugün burada ülkemizin dört bir yanından gelen, geleceğin bilim insanı adaylarıyla bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bilgiye ulaşmanın ve onu anlamlı bir şekilde kullanmanın en doğru yolu, erken yaşta bilimsel düşünceyle tanışmaktır. Erzurum Teknik Üniversitesi olarak, gençlerimizin akademik ilgilerini besleyen, onları sorgulayan, düşünen ve üreten bireyler haline getiren her türlü girişimin yanındayız. Sempozyumumuz, sadece bir sunum platformu değil; aynı zamanda fikirlerin, hayallerin ve bilimin buluştuğu bir ortamdır. Bu etkinlik sayesinde öğrencilerimiz yalnızca projelerini sergilemekle kalmıyor, aynı zamanda üniversite atmosferini soluyarak kendilerini geleceğe daha güçlü hazırlıyor. Onların bu yaşta gösterdiği ilgi ve çaba, bizleri ülkemizin bilimsel geleceği konusunda daha da umutlandırıyor" diye konuştu. İki gün sürecek sempozyumda 18 farklı ilden gelen fen lisesi öğrencileri yapay zekadan biyoteknolojiye, çevre sorunlarından bilimsel yeniliklere kadar birçok alanda kendi seçtikleri konularda sunumlar yaparak bilimsel iletişim becerilerini geliştirme imkanı bulacak. Ayrıca 100’ün üzerinde sözlü ve poster sunumunun gerçekleştirileceği sempozyumda öğrenciler çeşitli atölye çalışmaları, mesleki söyleşiler ve bilimsel etkinliklere katılma fırsatı yakalayacak.
Erzurum’da tarıma güçlü destek
09 Mayıs 2025 Cuma - 09:57 Erzurum’da tarıma güçlü destek Aziziye Yavuz Selim Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, DAP (Doğu Anadolu Projesi) desteğiyle kurduğu modern serasında bu yıl 190 bin adet kaliteli fide üreterek Erzurumlu çiftçilere önemli bir katkı sunuyor. Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’nin talimatları ve Aziziye Kaymakamı Muhammet Tugay’ın öncülüğünde yürütülen proje kapsamında iki yıldır sürdürülen üretim çalışmaları bu yıl meyvesini verdi. Domates, biber, patlıcan, kavun, karpuz, marul, brokoli ve daha birçok sebze çeşidinin fideleri, Erzurum’un tarım potansiyelini canlandıracak şekilde satışa sunuldu. Kaymakam Muhammet Tugay, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Dap desteği ile kurduğunuz serada tarım lisesi olarak fide üretiyoruz. Amacımız Erzurumlu çiftçinin fide ihtiyacını Erzurum’da karşılayabilmek. İki senedir üretim yapıyoruz, bu sene fidelerimiz çok güzel oldu. 190 bin fide ürettik" ifadelerini kullandı. Fideler, son teknoloji ile donatılmış seralarda, kaliteli hibrit tohumlardan yetiştirildi. Üretimin her aşaması Tarım Lisesi öğrencileri ve alan öğretmenleri tarafından yürütülüyor. Bu sayede öğrenciler hem uygulamalı eğitim alıyor hem de yerel tarıma aktif katkı sağlıyor. Fide Satışı Başladı Fidelerin satış fiyatları ise oldukça makul seviyede tutuldu. Domates, patlıcan, brokoli, biber çeşitleri ve salatalık gibi birçok fide 10 TL’den satışa sunulurken, marul fideleri ise 5 TL’den alıcı buluyor. Erzurum’da tarımın gelişmesi ve gençlerin üretime katılması adına büyük önem taşıyan bu proje, hem eğitimde hem de yerel kalkınmada örnek teşkil ediyor.
Rektör Hacımüftüoğlu’ndan ABD’de stratejik bilimsel temaslar: Önde gelen ABD üniversitesiyle ortaklık adımları
09 Mayıs 2025 Cuma - 09:52 Rektör Hacımüftüoğlu’ndan ABD’de stratejik bilimsel temaslar: Önde gelen ABD üniversitesiyle ortaklık adımları Atatürk Üniversitesi, uluslararası bilim diplomasisi kapsamında yürüttüğü temaslarla küresel ölçekte akademik iş birliklerini derinleştirmeye devam ediyor. Amerika Birleşik Devletlerine gerçekleştirilen akademik ziyaret programı çerçevesinde, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, bilimsel çalışmaları ve yöneticilik deneyimleriyle uluslararası alanda saygın bir yere sahip üç önemli akademisyenle bir araya geldi. University of Michigan’dan Prof. Dr. Joerg Lahann, University of Southern California’dan Prof. Dr. Paul Bogdan ve North Carolina State University’den Prof. Dr. Martin Thuo ile gerçekleştirilen görüşmelerde, yükseköğretim alanında kurumlar arası iş birliğini güçlendirmeye yönelik somut başlıklar ele alındı. Ortak bilimsel hedefler, Uluslararası projeler ve akademik hareketlilik konuşuldu Toplantılarda, özellikle bilimsel üretimin nitelik ve etki boyutunu artırmaya yönelik ortak araştırma projeleri, disiplinler arası iş birlikleri, ikili akademisyen ve öğrenci değişim programları, uluslararası burs ve fon kaynaklarının paylaşımı ve ortak laboratuvar ve merkez kurulumu gibi stratejik konular görüşüldü. Görüşmelerin en dikkat çekici yönlerinden biri, üniversiteler arası etkileşimin sadece öğrenci ve akademisyen hareketliliğiyle sınırlı kalmayıp, ortak teknoloji geliştirme, bilgi transferi ve ortak yayın politikaları gibi daha derin yapısal alanlara da yönelmesi oldu. Bu bağlamda, görüşülen akademisyenlerin liderlik ettiği araştırma merkezleri ve inovasyon projeleriyle Atatürk Üniversitesi arasında çok yönlü iş birliği alanları ortaya kondu. Rektör Hacımüftüoğlu: "Bilimsel gücümüzü küresel paydaşlarla birleştiriyoruz" Ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, uluslararası bilim çevreleriyle geliştirilen bu tür iş birliklerinin Türkiye’nin yükseköğretim vizyonuna da katkı sunduğunu belirterek: "Atatürk Üniversitesi olarak, bilimi sınırların ötesinde inşa etmenin gerekliliğine inanıyoruz. ABD’deki öncü üniversitelerle gerçekleştirdiğimiz bu temaslar; bilimsel ortaklıkların kurumsallaşması, araştırma projelerimizin uluslararası fonlarla desteklenmesi ve genç araştırmacılarımızın küresel akademik ortamlarda yetişmesi açısından büyük önem taşıyor. Bu görüşmelerde yalnızca iş birliklerini konuşmakla kalmadık, aynı zamanda Atatürk Üniversitesinin bilimsel vizyonunu, potansiyelini ve iş birliğine açık yönlerini detaylı bir biçimde aktardık" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Hacımüftüoğlu ayrıca, üniversitenin gelişen bilim altyapısını ve araştırma kapasitesini küresel akademik ağlarla entegre etmenin, gelecekte daha güçlü bir akademik kimlik inşası açısından hayati olduğunu vurguladı. Küresel akademik vizyonun bir parçası: Bilimde uluslararasılaşma Atatürk Üniversitesinin yürüttüğü bu stratejik temaslar, yalnızca ikili iş birlikleriyle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda bilimsel üretimin küresel dolaşımına entegre olmayı hedefleyen uzun vadeli bir vizyonun parçası olarak değerlendiriliyor. Özellikle yapay zekâ, sağlık teknolojileri, malzeme bilimi ve kompleks sistemler gibi öncelikli araştırma alanlarında ortak projeler geliştirilmesi bekleniyor. Bu kapsamda yapılan planlamaların, önümüzdeki dönemde somut akademik çıktılarla desteklenerek uluslararası araştırma konsorsiyumlarına katılım, ortak yayınlar, yeni nesil eğitim programları ve karşılıklı bilim insanı görevlendirmeleri ile genişletilmesi öngörülüyor.
Atatürk Üniversitesi ile Michigan Üniversitesi arasında akademik buluşma
09 Mayıs 2025 Cuma - 09:49 Atatürk Üniversitesi ile Michigan Üniversitesi arasında akademik buluşma Atatürk Üniversitesi, Amerika Birleşik Devletlerinde düzenlenen önemli bir bilimsel etkinlikte yer alarak küresel akademik iş birliklerini güçlendirme yönündeki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. Michigan Üniversitesi çatısı altında faaliyet gösteren Biointerfaces Institute ev sahipliğinde gerçekleştirilen "Nanoscale, Microscale, and Macroscale Networks in Brain Health Technologies Challenge" başlıklı toplantıya Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu katıldı. Michigan Üniversitesi yöneticisi ve dünyaca tanınmış bilim insanı Prof. Dr. Nicholas A. Kotov’un öncülüğünde düzenlenen etkinlikte, beyin sağlığına yönelik teknolojik yenilikler; nano, mikro ve makro ölçeklerdeki ağ yapılarının analizleri ve yapay zekâ destekli yeni yöntemler gibi güncel bilimsel başlıklar ele alındı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen sunumlarda; karmaşık ağların çözümlenmesine yönelik temsil öğrenme (representation learning), ileri modelleme teknikleri ve temel ağ ölçümleri gibi konularda önemli bilimsel paylaşımlar yapıldı. Katılımcılar, bu alandaki son gelişmeleri tartışma ve farklı akademik perspektiflerden beslenme imkânı buldu. Rektör Hacımüftüoğlu: "Bilimin Evrensel Dilini Konuşmaya Büyük Önem Veriyoruz" Toplantı kapsamında Atatürk Üniversitesinin bilimsel vizyonuna ve uluslararası iş birliği potansiyeline vurgu yapan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, şunları kaydetti: "Üniversite olarak, bilimin evrensel dilini konuşmaya ve uluslararası araştırma ağlarında yer almaya büyük önem veriyoruz. Michigan Üniversitesi gibi dünya çapında saygın kurumlarla aynı platformda bulunmak, akademik yetkinliğimizin bir göstergesi olduğu kadar, araştırmacılarımız için de değerli bir tecrübe alanı sunmaktadır. Bilimsel üretkenliğimizi küresel ölçekte artırmayı ve Atatürk Üniversitesini araştırma odaklı bir dünya üniversitesi haline getirmeyi hedefliyoruz." Atatürk Üniversitesi, bu ve benzeri etkinliklerle küresel bilimsel iş birliklerini pekiştirmeye, üniversite-sanayi ve üniversiteler arası ortaklıklara yeni kapılar aralamaya devam ediyor.
MESAM Başkanı Ergül: "Yabancı müziğe de telif ödeyecekler"
09 Mayıs 2025 Cuma - 09:40 MESAM Başkanı Ergül: "Yabancı müziğe de telif ödeyecekler" Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) Başkanı Recep Ergül, düğün salonları, kuaförler, mağazalar, restoranlar ve benzeri işletmelerin yabancı müzik için de telif ücreti ödeyeceklerini belirterek, "Özellikle düğün salonlarından alınacak telif bedelleri işletmecilerle tüketiciyi tedirgin edecek boyutta rakamlar değil. Boşuna yaygara koparılıyor. Hukukçularımız sahada ve tek tek işletmeleri ziyaret ediyor. Kanunun gereği neyse onu yapıyoruz" dedi. Erzurum Atatürk Üniversitesi Türk Musikisi Konservatuvarı’nda öğrenciler ile sanatçıların katıldığı "Türkiye’de Fikri Mülkiyetin Tarihçesi ve Günümüzdeki Durumu" konulu konferansta konuşan MESAM Başkanı Recep Ergül, telif haklarıyla ilgili düzenlemeyi değerlendirdi. Düğün salonları, kuaförler, mağazalar, restoranlar ve benzeri halka açık yerlerde müzik yayını yapılması durumunda telif hakkı ödenmesi zorunluluğu olduğunu vurgulayan Ergül, "Bizim önceliğimiz dijitaldi, onu çözdük. Radyo ve televizyonlarla ilgili eksik, aksayan şeyler vardı, o da çözüldü. Sırada da düğün salonları, kuaförler, güzellik merkezleri ve benzeri yerler var" diye konuştu. Ergül, telif ile ilgili kanuni düzenlemenin sanatı ve sanatçıyı korumayı hedeflediğini vurgulayarak, "Bir berber dükkânının ödeyeceği telif ücreti sadece günlük 16 lira. Bir tıraştan sonra çırağa bahşiş vermek istesek 16 lira vermeyiz herhalde, utanırız. 50 lira veririz hiç olmazsa. Bu ülkede sanatçılar hak ettikleri telifleri alsalar hiçbir şeye muhtaç olmazlar. Ülkemizde çok kıymetli eser sahibi bazı sanatçılar ya bir köşe başında ya da kirli, pasaklı bir huzurevinde can verdi. Bu gerçeği kimse göz ardı edemez" ifadelerini kullandı. "Düğün salonlarının öznesi müziktir, bedelini ödemek zorundalar" 1951’de kabul edilen 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 74 yıldır yürürlükte olduğunu hatırlatan Ergül, 1986’da kurulan MESAM’ın kurulma amacının 15 bin üyesinin ve 30 bin müzik eseri sahibinin telif hakkını savunmak, kanunun verdiği yetkiyi kullanmak olduğunu ifade ederek, "Kuaförlerin, güzellik merkezlerinin, hatta hastanelerin, hatta özel okulların ve düğün salonlarının, hele hele düğün salonlarının öznesi müziktir. Müzik olmadan bir şey yapılamaz. Bakın bu ülkenin müziği, sanatı zor durumda. Halk müziği derseniz oldukça zor durumda. Türk sanat müziği derseniz günümüz gençleri hiç bilmiyorlar. Peki bu müziğin devam edebilmesi için ne yapılması lazım? Batılı toplumlar 1886 yılında bunun adını koymuş; Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu. Türkiye 1951 yılında bu kanunu kabul etmiş, 74 yıldır yürürlükte. MESAM 1986 yılında kurulmuş ve o yıldan bugüne kadar bu faaliyetleri sürdürüyor. Sırayla gidiyoruz. Sıra düğün salonlarına ve kuaförlere, güzellik merkezlerine geldi. Biz nasıl elektrik, doğalgaz ve suya para ödüyorsak müziğe de bedelini vermemiz gerekir. Bazı çevreler bunun ek bir yük getireceğini dillendirmekte. Bu doğru bir bilgi değil. Halkımızı doğru şekilde bilgilendirmemiz gerek" şeklinde konuştu. "Sahada yüzlerce avukatımız var" Telif kanununun uygulama aşamasında bir berberin günlük ödeyeceği rakamın 16 lira olduğunu anlatan Ergül, "Bir güzellik merkezinin ödeyeceği rakam ise günlük 20-25 lira arasında. Bir düğün salonunun günlük ödeyeceği rakam 30-40 lira arasında. Yani dolayısıyla her salon bunu ödeyebilir. Düğün salonlarında canlı müzik icra ediliyor. Bunun tarifesine göre yapsak rakam çok daha fazla olacak. Ödeyemeyecekler, problem çıkacak. Herkes ödesin, sanatçı da kazansın. Çünkü bir şarkının yapım maliyeti nereden baksanız 300-500 bin lira arasında değişiyor. Peki nereden bulacakları bu parayı? Kaset de yok. Bir tek telif kalıyor geriye ve bizim de varlık sebebimiz bu. MESAM ilgili kanunla Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı bir kuruluş. Sahada yüzlerce avukatımız var. Kanun, Kültür ve Turizm Bakanı bu yetkiyi meslek birliğine vermiş. Diyor ki, git sanatçıların telifini topla, kendilerine ver ki yaşayabilsinler, müziğe devam edebilsinler" dedi. "Oda başkanları yaygara koparıyor" Sahada telif ile alakalı konuları denetleyebilecek yüzlerce hukukçuları olduğunu ve onların sürekli tespitte bulunduklarını anlatan Ergül, sözlerine şöyle devam etti: "Lisans sözleşmesi yoksa ihtar ediyorlar. Dinlememesi halinde mahkemeye veriyoruz maalesef. Bu konuda iki farklı ve yarı yarıya bir görüş var. İlki çok olumlu, diğeri de olumsuz. Olumsuz olan daha çok özellikle tüketicinin yani düğün salonları, kuaförler odalarının kopardığı yaygara. Doğru değil o. Toplumu doğru bilgilendirmek lazım, bilinçlendirmek lazım. Biz bu yüzde 50’yi ikna etmenin çabası içindeyiz." "Yabancı müzik çalmak da telife bağlı" Konu ile ilgili çalışmalar başladıktan sonra şu ana kadar 500’e yakın kuaför ve güzellik merkezi ile 400 civarında da düğün salonunun MESAM’a geldiğini söyleyen Ergül, "Onlar telifini ödüyor. Hepsiyle bire bir arkadaşlarımız görüşüyor. Hemen her gün çağrı merkezinden telefonlar gidiyor. Bir problem olması halinde hukukçularımız bizzat oraya gidip kendisine yasayı açıyor gösteriyor. Kullanımdan şu kadar, metrekare başına şu kadar tutar olduğunu kendisine söylüyor. Her türlü kolaylığı yapabileceğini söylüyor, ayrılıyor orada. Sanatçılar yüzde yüzü zaten yanımızda, arkamızda. Ve hepsi sosyal medyada da tepkilerini koyuyor. Bunun bir an önce düzelmesi gerektiği kanaatinde. MESAM 15 bin üyeye sahip bir kuruluş. Her gün aşağı yukarı onlarca kişi de başvuruyor. Yani eser sahibi, söz yazarı, besteci, aranjör. Tabii bu kimliklere haiz olup, aynı zamanda yorumcu kimliği olan da var. Ama sadece Türkiye’de değil, MESAM’ın 192 ülkeyle karşılıklı temsilcilik sözleşmesi var. Uluslararası bir kuruluşuz. MESAM, 192 ülke sanatçılarının müziği burada çalındığında yani o kuaför, güzellik merkezi vesaire, yabancı müzik çaldığında da telif ödeyecek. Çünkü yabancı haklarını da koruyoruz. Onlar da yaşadıkları ülkede bizim haklarımızı koruyorlar" ifadelerini kullandı. Konferansta söz alan Atatürk Üniversitesi Türk Mûsikîsi Devlet Konservatuvarı hocalarından Prof. Dr. Nesrin Feyzioğlu da MESAM’ın fikri mülkiyet ve telif haklarıyla ilgili çalışmalarını desteklediklerini söyledi.
Ehram, bez bebeklerle geleceğe taşınacak
09 Mayıs 2025 Cuma - 09:22 Ehram, bez bebeklerle geleceğe taşınacak Erzurum’un önemli kültürel değerlerinden birisi olan ve coğrafi işaret tescilli ehram dokuma kumaşı, bez bebek tasarımlarıyla gelecek kuşaklara aktarılarak yeni bir turizm değerine dönüştürülecek. Erzurum’un Tortum, Tekman ve Karayazı ilçeleri bu amaçla bir araya geldi ve "Ehram Bezi İle Kardeşliği Dokuyoruz Projesi"nde güç birliği yaptı. Erzurum’da geleneksel dokuma kumaşı olan ehram artık bez bebeklerinde farklı bir anlam ve güzellik kazanacak. Erzurum’un Tortum, Tekman ve Karayazı ilçeleri bu anlamda var olan güçlerini bir araya getirerek örnek çalışma yaptı. Tortum’da faaliyete geçirilen Kadınlar Çalışsın, Ehram ve Ehram Bez Bebek Üretilsin Projesi’ne yeni bir katkı sağlandı. Tortum Kaymakamlığı söz konusu projenin fikir babası olurken, Tortum Kadın Kooperatifi üretim ve satış ayağını, Tortum Meslek Yüksekokulu eğitim ayağını, Tekman Kaymakamlığı yün bulma ve yün yıkama, Karayazı Kaymakamlığı yün tarama ve ip yapımı, Tarım İl Müdürlüğü koyun yıkama ve koyun kırkma makinesi desteği aşamasını üstlendi. Bu arada Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nde Şehir Tanıtım Uzmanı olarak çalışan Canan Şimşek’de ilçeler arası yaptığı keşiflerle projeye de vesile oldu. Tortum Belediye Başkanı Muhammet Yiğider’in da ev sahipliğinde düzenlenen protokol imza töreninde; proje ile sıfır atık, sürdürebilir enerji, hammadde temini, atıl haldeki yüne katma değer katkısı ve özellikle kadın istihdamı konularında farkındalık oluşturulmasının hedeflendiği dile getirildi. Bebek üretilmesini içeren işbirliği protokolü Tortum Kaymakamı Fatih Bayram, Tekman Kaymakamı Hasan Raşit Taşkın, Karayazı Kaymakamı Onur Titiz, Tortum Belediye Başkanı Muammer Yiğider, Tortum MYO Müdürü Hayrunnisa Mazlumoğlu, Tortum Kadın Kooperatifi Başkanı Esra Kaplanoğlu, ilçe tarım müdürleri, ilçe halk eğitimi merkezi müdürleri, ilçe milli eğitim müdürlerinin katılımıyla imzalandı.
Palandöken’de vatandaş sordu, Başkan cevapladı
09 Mayıs 2025 Cuma - 09:22 Palandöken’de vatandaş sordu, Başkan cevapladı Erzurum’un Palandöken ilçesinde "Vatandaş Soruyor, Başkan Cevaplıyor" programı çerçevesinde AK Parti Erzurum İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu ve Palandöken Belediye Başkanı Muhammet Sunar, halkla bir araya geldi ve onların taleplerini ilk ağızdan dinleme fırsatı buldu. Palandöken Belediye Başkanı Muhammet Sunar, "Vatandaş Soruyor, Başkan Cevaplıyor" programı kapsamında vatandaşlarla bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade ederek, "AK Parti Erzurum İl Başkanımız Sayın İbrahim Küçükoğlu’nun moderatörlüğünde, İlçe Başkanımız Sayın Durmuş Kılıç ve teşkilat mensuplarımızın katılımıyla, Kayakyolu Palandöken Kent Meydanı’nda gerçekleştirdiğimiz "Vatandaş Soruyor, Başkan Cevaplıyor" programımız, hemşehrilerimizden büyük ilgi ve teveccüh gördü. Meydanı dolduran kıymetli komşularımızla samimi, sıcak ve verimli bir hasbihal gerçekleştirdik. Palandöken’imizin dünü, bugünü ve yarını üzerine fikir alışverişinde bulunduk, yapılan hizmetleri anlattık, komşularımızdan gelen soruları içtenlikle yanıtladık. AK Belediyeciliğin farkını ortaya koyan bu program, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla örtüşerek; birlikte yönetmenin, birlikte düşünmenin ve birlikte üretmenin toplumun hizmetinde en etkili yol olduğunu bir kez daha ispatladı. Katılan, katkı sunan, destek veren tüm komşularımıza şükranlarımızı sunuyor; Palandöken için hep birlikte daha güzel yarınlara yürümeye devam ediyoruz" şeklinde konuştu. "Dinleyen, anlayan ve birlikte çözüm üreten bir anlayış" AK Parti Erzurum İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu’da bu ve benzeri programlarda vatandaşların fikirleriyle, önerileriyle ve sorularıyla yol haritalarına yön verdiklerini ifade ederek, " İl Başkan Yardımcımız Sayın Halil Ergün, İl Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Faruk Yürekseven, Palandöken İlçe Başkanımız Sayın Durmuş Kılıç ve Palandöken Belediye Başkanımız Sayın Muhammet Sunar ile birlikte katıldığımız "Vatandaş Soruyor, Başkan Cevaplıyor" programında, hemşehrilerimizle buluştuk. AK Parti Belediyeciliğinin en güzel örneklerinden biri olan bu buluşmada; dinleyen, anlayan ve birlikte çözüm üreten bir anlayışı bir kez daha hep birlikte yaşadık. Çünkü biliyoruz ki milletimizin sözü başımızın tacıdır. Programa katılım sağlayarak fikirleriyle katkı sunan, görüş ve taleplerini bizlerle paylaşan tüm hemşehrilerimize gönülden teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Erzurum’da ‘Öğretmenlerin bakış açısıyla eğitimde öne çıkan konular’ çalıştayı
09 Mayıs 2025 Cuma - 09:15 Erzurum’da ‘Öğretmenlerin bakış açısıyla eğitimde öne çıkan konular’ çalıştayı Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü İzleme ve Değerlendirme Daire Başkanlığı tarafından 8-9 Mayıs 2025 tarihlerinde Samsun, Erzurum ve Gaziantep illerinde eş zamanlı olarak düzenlenen "Öğretmenlerin Bakış Açısıyla Eğitimde Öne Çıkan Konular" temalı bölgesel çalıştay, Aziziye Emel Çatal Anadolu Lisesi’ndeki açılış töreni ile başladı. Ortaöğretim Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Dr. Ufuk Dilekçi, İl Millî Eğitim Müdürü Yakup Yıldız, Aziziye İlçe Milli Eğitim Müdürü Nurullah Yavilioğlu, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcıları İsmail Yeşilyurt ve Orhan Beyazlı, Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Abdülkadir Kırbaş, Prof .Dr. Adnan Taşgın, Dr. Öğr. Üyesi Yekta Koşan, Dr. Öğr. Üyesi Sinan Akdağ, Erzurum’da bulunan Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri ve merkezi/yerel yerleştirme ile öğrenci alan Anadolu liselerinde görev yapan okul müdürleri ve öğretmenlerin katılımlarıyla gerçekleştirilen çalıştay, 8-9 Mayıs 2025 tarihlerinde iki gün süre ile devam edecek. Öğretmenlerin sahadaki deneyimlerinden yola çıkılarak eğitimde öne çıkan konulara yönelik çözüm önerileri geliştirmeyi ve iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılmasının amaçlandığı çalıştayda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde yer alan "Erdem-Değer-Eylem Çerçevesinin Okul İklimine Etkisi", "Disiplinler Arası Çalışmalar", "Becerilerin Ölçülmesi ve Değerlendirilmesi", "Ortaöğretim Kurumlarında Akran Zorbalığı" ve "Eğitimde Yapay Zekâ Kullanımı" başlıklı temalar ele alınacak.