Yerel Haberler
Eskişehir
Sağlık ekipleri hava yolu tıkanıklığı ve temel yaşam desteğini uygulamalı anlattı 18 Mart 2026 Çarşamba - 12:30:37 Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri, vatandaşların yoğun olduğu bir alışveriş merkezinde kurdukları stantla ilk yardım uygulamaları hakkında bilgilendirme yaptı. Maketler üzerinde uygulamalı eğitim veren ekipler, doğru müdahalenin hayat kurtardığına dikkat çekti. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkanlığına bağlı Acil Sağlık Hizmetleri Birimi, toplumda ilk yardım bilincini artırmak amacıyla çalışma başlattı. Kentteki bir alışveriş merkezinde kurulan bilgilendirme standında; hava yolu tıkanıklıkları, kanamalar ve temel yaşam desteği gibi kritik konularda vatandaşlara detaylı bilgiler verildi. Özellikle acil durumlarda saniyelerin önemine vurgu yapan sağlık personeli, doğru bilinen yanlışlara karşı da uyarılarda bulundu. Maketler üzerinde uygulamalı eğitim verildi Etkinlik kapsamında kurulan stantta sadece teorik bilgi verilmekle kalınmadı, aynı zamanda pratik gösterimler de yapıldı. Sağlık ekipleri, Temel Yaşam Desteği (TYD) ve Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazı kullanımı hakkında materyaller üzerinde uygulamalı gösterim sundu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, hava yolu tıkanıklığı yaşayan birine yapılacak müdahaleler maketler eşliğinde anlatıldı. Broşür ve afişlerle farkındalık artırıldı Eğitimlerin yanı sıra, konuyla ilgili hazırlanan bilgilendirici afişler ve el broşürleri de vatandaşlara dağıtıldı. Toplumun her kesiminde ilk yardım farkındalığının artmasını amaçlayan Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, benzer bilgilendirme faaliyetlerinin devam edeceğini belirtti. Alışverişe gelen vatandaşlar ise, günlük hayatta her an karşılaşılabilecek kazalara karşı bu tür eğitimlerin çok faydalı olduğunu ifade ederek ekiplere teşekkür etti.
Türkiye 2035 yılında nadir toprak elementleri konusunda söz sahibi ülkeler arasında yer alabilir
22 Ekim 2025 Çarşamba - 16:56 Türkiye 2035 yılında nadir toprak elementleri konusunda söz sahibi ülkeler arasında yer alabilir Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nden (ESOGÜ) Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Sendir, doğru adımlar atılması halinde 2035 yılında nadir toprak elementleri konusunda Türkiye’nin söz sahibi ülkeler arasında yer alabileceğini belirtti. ESOGÜ Mühendislik-Mimarlık Fakültesi, Jeoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Sendir, Türkiye’nin, nadir toprak elementlerinde Çin’den sonra dünyanın ikinci büyük rezervine sahip olduğunu hatırlattı. Eskişehir Beylikova’da keşfedilen 694 milyon tonluk rezerve sahip yatağın Çin’den sonra ikinci büyük yatak konumunda olduğunu anlatan Sendir, "Uluslararası standartlarda rezerv hesaplama, gelişmiş saflaştırma ve metalik alaşım tesislerinin kurulması ve ardından çevre dostu üretim ve geri dönüşüm tesislerinin kurulması gibi adımlar doğru atılırsa 2035 yılında söz sahibi ülkeler arasında yer almamız muhtemeldir" diye konuştu. "Artan talebe karşın sınırlı arz, nadir toprak elementlerini küresel ölçekte rekabetin merkezine yerleştiriyor" Nadir toprak elementleri olarak sınıflandırılan grubun lantanitler grubu elementler ile bu elemente kimyasal olarak benzerlik gösteren itriyum ve skandiyum elementlerini kapsayan geniş bir element grubu olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Sendir, bu elementlerin cep telefonlarından rüzgar tribünlerine, savunma sanayine kadar bir çok aklanda kullanıldığını ifade etti. Geniş kullanım alanları nedeniyle rezerv sahalarının jeopolitik bir önem taşıdığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Sendir, artan talebe karşın sınırlı arzın, nadir toprak elementlerini küresel ölçekte rekabetin merkezine yerleştirdiğini vurguladı. "ABD ile Ukrayna arasındaki iş birliği Çin’in tekelini kırma bakımından önemlidir" Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Sendir, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: "Bu alanda dünya lideri Çin’dir. 800 milyon tonluk rezervi ile İç Moğolistan’daki yatağı dünyanın en büyük nadir toprak elementleri yatağıdır. Üretim kapasitesi olarak dünyanın yüzde 60’ına sahip, işleme kapasitesi olarak da dünyanın yüzde 90’lık kısmına hakimdir. Bu verilerle hem lisanslama hem de rekabeti arttırma ve fiyatı belirleme konusunda tek ülkedir. Buna karşılık ABD, Kanada, Avustralya ve Hindistan gibi ülkeler yeni rezerv alanları bularak rekabet etmeye çalışmaktadırlar. Son zamanlarda ABD ile Ukrayna arasındaki iş birliği Çin’in tekelini kırma bakımından önemlidir. Nadir toprak elementleri yeşil enerji dönüşümünde de çok önemlidir. Savunma sanayinde de çokça kullanılmaktadır. Örneğin F-35 savaş uçaklarında 400 kg’dan fazla, nükleer denizaltılarda ise tonlarca nadir toprak elementi kullanılmaktadır. Ülkemizin de son yıllarda savunma sanayine yaptığı yatırımlar dikkate alındığında kendi yataklarımızın bulunması son derece büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda Eskişehir Beylikova’da keşfedilen 694 milyon tonluk rezerve sahip yatağımız, Çin’den sonra ikinci büyük yatak durumundadır. Pilot tesis kurulduğunda 570 bin tonluk üretim bir üretim ve saflaştırma gerçekleşecektir. Bu, sadece üretici olmaktan çıkıp katma değer üreten bir ülke konumuna gelmemizde son derece önemlidir. Bu potansiyele sahip ülkemizin katma değer üreten bir ülke konumuna gelmesi için bir dizi çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar uluslararası standartlarda rezerv hesaplama, gelişmiş saflaştırma ve metalik alaşım tesislerinin kurulması daha sonra çevre dostu üretim ve geri dönüşüm tesislerinin kurulmasıdır. Enerji alanında rüzgar türbinleri ve elektrik motorlarında kullanılanan kalıcı mıknatıslar, yeşil enerji dönüşümleri için çok önemli konumdadır. Ülkemiz açısından da yenilenebilir enerji kaynakları potansiyelimize uygun olarak bu mıknatısların üretilmesi son derece önemlidir. Ülkemiz rezerv sahibi bir ülkeden katma değer üreten bir ülkeye geçme yolunda önemli adımlar atmaktadır. 2035 yılına gelindiğinde, söz konusu adımlar doğru atıldığında söz sahibi ülkeler arasına gireceğimiz muhtemeldir."
Anadolu Üniversitesi’nde Esra Kayıkçı Kuartet dinleyicilerle buluştu
22 Ekim 2025 Çarşamba - 15:48 Anadolu Üniversitesi’nde Esra Kayıkçı Kuartet dinleyicilerle buluştu Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, "5. Uluslararası Piyano Günleri" etkinlikleri kapsamında Esra Kayıkçı Kuartet’i ağırladı. Caz severlerin yoğun ilgi gösterdiği konserde, Kuartet Esra Kayıkçı’nın kendine ait eserlerinin yanı sıra caz klasiklerinden seçkileri de seslendirdi. Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü, Piyano Anasanat Dalı tarafından düzenlenen "5. Uluslararası Piyano Günleri Esra Kayıkçı Kuartet" caz akşamı, caz severlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinlik, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Koral Çalgan Salonunda yapıldı. Caz akşamında vokal ve kontrbasta Esra Kayıkçı, gitarda Hakan Kamalı, piyanoda Ülkem Özsezen, davulda ise Görkem Efe yer aldı. Etkinliğe, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müdür Yardımcıları Doç. Dr. Erdal Uludağ, Doç. Elif Özbek ve Piyano Anasanat Dalı Başkanı Prof. Oytun Eren de katıldı. Kayıkçı’nın kendi besteleri sahnedeydi "5. Uluslararası Piyano Günleri Esra Kayıkçı Kuartet" caz akşamında, Esra Kayıkçı’nın söz ve müziği kendisine ait olan "Hani", "Bul Beni", "Buradayım", "Masalcı", "Rüyalar Olmasa", "Rüzgarla Dön", "Seslen Bana", "Yollar" gibi eserlerin yanı sıra, yine Esra Kayıkçı’ya ait "Ay Işığı" ve "Bozgun Hatıra" adlı eserler de müzikseverlerle buluşturuldu. Ayrıca, "Embraceable You" ve "Take Five" gibi caz klasiklerinden de örnekler sunuldu. Etkinlik, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü Piyano Anasanat Dalı Başkanı Prof. Oytun Eren’nin katılımları için Esra Kayıkçı, Hakan Kamalı, Ülkem Özsezen ve Görkem Efe’ye teşekkür belgesi ve çiçek takdimi ile son buldu.
Eskişehir’in trafik problemi daha da büyüyecek
22 Ekim 2025 Çarşamba - 11:29 Eskişehir’in trafik problemi daha da büyüyecek Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Ulaştırma Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Karacasu, Eskişehir’deki trafik problemleri ile ilgili olarak "5 Sene sonra biz bunun belki de 10 katı daha büyük problemler yaşayacağız. Bizim bir an önce 2015 yılındaki Ulaşım Master Planı’nda öngörülen senaryoları uygulamamız gerekiyor" diye belirtti. Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan Prof. Dr. Karacasu, trafiği etkileyen faktörlerin, insan, araç, çevre ve yol olduğunu anlattı. Günümüzde çok gelişmiş yollar yapıldığını, saatte 300-40 kilometre yol yapan araçlarda da bir gelişme olduğunu anlatan Karacasu, "Ama buradaki sıkıntı şu, ne kadar araçları geliştirdiysek, yollarımızı geliştirecek, insanların eğitim seviyesinde, özellikle trafik eğitimi seviyesinde belli bir yükselme kaydedilmedik. En basit örnektir, ışıklara 30 metre kala park edilmemesi gerekiyor trafik kurallarına göre. Biz oraları park ediyoruz. İki araçlık yere direkt park etmeye çalışıyoruz. İnsanların trafikteki bilgisizliği veyahut da karşıdakilerine saygılarını göstermemesi sonucunda bu tür problemler oluyor tabii ki" dedi. Eskişehir için 2002 yılında bir Ulaşım Master Planı yapıldığını anlatan Prof. Dr Murat Karacasu, "Bizim üniversitemizle birlikte, dışarı İstanbul’dan bir üniversiteyle birlikte biz ana ulaşım master planını yaptık. 2015 yılında da bu ana ulaşım master planı da yenilendi. Tabi ki yerel yönetimlerin bu ulaşımla ilgili bazı yatırımları devletten onaylayabilmesi için 5, bilemediniz en geç 10 yıl içerisinde bu ulaşım master planlarının yenilenmesi gerekiyor. Eskişehir’de de yenilenme vakti geldi. Tabi ki biz bu 2002 ve 2015’teki ulaşım master planlarını atacak mıyız? Çok güzel bir veri toplandı o zaman Eskişehir’de ve de oradaki verilere göre Eskişehir’de ulaşım sorunlarının çözülmesine yönelik olarak senaryolar da üretilmişti. Ancak oradaki bazı elde edilen sonuçların uygulanmaması veyahut da senaryoların birden değişmesi buradaki bazı ulaşım planlarını yetersiz kılıyor. Bu ulaşım planlarında örneğin Atatürk Caddesi ile Yunus Emre Caddesi en problemli caddelerimiz tek yön olması öngörülüyordu. Biz hala bu Yunus Emre Caddesi ve Atatürk Caddesi’ndeki tek yön uygulamasını yapamadık. Zaten vatandaşlar da o konuda bayağı bir sıkıntılı. Bizim bir an önce 2015 yılındaki Ulaşım Master Planında öngörülen senaryoları uygulamamız gerekiyor" diye anlattı. "5 Sene sonra biz bunun belki de 10 katı daha büyük problemler yaşayacağız" Karacasu, "Tabi bu noktada bazı senaryolar da tümden değişti. Örneğin Şehir Hastanesi kuruldu. Bunun yanında Batı Kentte çok büyük bir gelişme oldu. Söğütönü tarafında büyük bir gelişme oldu. Esentepe’nin arka tarafına doğru büyük gelişmeler var. Nüfus artıyor, araç sayısı artıyor. Bu da beraberinde bazı trafik kanıtları gibi sorunları da beraberinde getirecektir tabii ki. Bazı inşaatla ilgili teknik yetersizlikler, biraz da mali yetersizliklerden dolayı bizim dört tane önemli kavşağımızda katlı köprülü kavşak yapılması gerekiyordu. Bunlardan bir tanesi Atatürk Bulvarı’ndaki Ali Fuat Güven’le kesişimindeki yer, Odunpazarı’ndaki yer, Adliye’nin önü ve de Sanayi’nin oradaki kısım. Bunların kesinlikle ve kesinlikle katlı köprülü kavşak haline getirilmesi gerekiyordu. Önceden dönen döşenmiş altyapıdaki elektrik hatları, telefon hatları falan bu tür sorunlarda olabiliyor mu? Olabiliyor. Bu teknik yetersizlikler bir de mali yetersizliklerden dolayı işin açıkçası bunlar başarılamadı. Eğer ki biz geçmiş önemimizdeki 5 yıl içerisinde bunları katlı köprülü kavşak haline getiremezsek eskide çok daha büyük trafik problemleri elbette ki yaşayacağız. Çünkü eskilerdeki yaklaşık otomobil sahipliği binde 400, yeni yüzde 40 civarında. Bu Türkiye ortalamasının üzerinde. Biz daha problemleri henüz yaşamadık. Halk arasında pazarlar biraz trafikte yoğunluk meydana geliyor. Sabah ve akşam pik saatlerinde trafikte yoğunluklar meydana geliyor dönülüyor. Ama bir 5 sene sonra biz bunun belki de on katı daha büyük problemler yaşayacağız. Biraz önce de söylediğiniz gibi özellikle o dört tane kavşakta katlı köprülü kavşak haline getirilmesi gerekiyor. Ama tünel olarak geçmek zor. Büyük ihtimalle köprülü kavşak haline geçmemiz gerekiyor. "Bir an önce Organize Sanayi Bölgesi için bir aile sistem veyahut da metrobüs sistemine geçmemiz gerekiyor" Prof. Dr Murat Karacasu, Eskişehir’in aslında büyük fırsatları kaçırdığını anlatarak, şunları söyledi; "Sultandere diye bir yer vardı. O fırsatı kaçırdık. Bir de Batı kent vardı. Sıfırdan inşa edilmiş bölgelerdi bunlar. O fırsatı kaçırdık. Şimdi Söğütönü fırsatı kaçtı. Aslında normal bir ulaştırma planı olması gerekiyor. Önce yollar yapılır. Bu yolların arasında siz binalarınızı inşa edersiniz. Veya bir de Land Use dediğimiz alan kullanımı var. Siz bir Batı Kenti oluşturuyorsunuz. Eğer oradaki yollarımızı zamanında yapsaydık, insanların kendi sosyo-kültürel bankacılık işlemleri, örneğin eğlence merkezi, eğer onun içerisinde çözebilseydik, insanları şehir merkezine getirmezdik. Bir de en büyük olayımız şu. Organize Sanayi Bölgesi bizim doğu tarafımızda, Ankara tarafında, ama Batı kent, Söğütönü, TOKİ’lerin olduğu yerde tam tersi bunun batı kısmında. Biz her gün 200 bin yolcuyu Batı kent tarafında alıp Organize Sanayiye taşımayı düşünüyoruz. Düşünün ki bu 200 bin yolculuk Sultandere tarafında olsaydı, Teksan tarafında yeni bir yerleşim merkezinde olsaydı, oradan sadece karşıya geçiyor olsaydı, o servislerin, o özel otomobillerin hiçbiri şehir merkezindeki çevre yolu dediğimiz kısmı geçmeyecekti. Büyük bir problem oluşmayacaktı. Bizim bir an önce Organize Sanayi Bölgesi için bir aile sistem veyahut da metrobüs sistemine geçmemiz gerekiyor. Ve de Organize Sanayinin karşı tarafında ve hatta Organize Sanayi tarafında İmişşehir bölgesinde yeni yerleşim merkezleri 1-1, 2-1, 3-1 gerekirse özel yaşam alanlarıyla oradaki insanlara, ’Orada yaşayın, oradaki fabrikalarda işiniz görülsün’ dememiz gerekiyor."
Yüzlerce yıllık kağıt ve madeni paralar tezgahta alıcılarını bekliyor
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:41 Yüzlerce yıllık kağıt ve madeni paralar tezgahta alıcılarını bekliyor Eskişehir’de 5 liradan 5 bin liraya kadar fiyatlarla antika pazarında tezgahlarda yerini alan Osmanlı dönemi başta olmak üzere birçok ülkeye ait metal ve kağıt paralar her yaştan koleksiyonerlerin ilgisini çekiyor. Para koleksiyonculuğu ile uğraşan vatandaşlar 1800’lü yıllara kadar uzanan antika paraları biriktiriyorlar. Hem Osmanlı döneminden hem de yabancı ülkelerden olan paralar sadece koleksiyonerler tarafından değil vatandaşlar tarafından da ilgi görüyor. Bu işe hobi olarak başlamak isteyen her yaştan insan kendi bütçesine göre 5 TL’den 5 bin TL’ye kadar olan antika paralar ile koleksiyonlara ilk adımlarını atabiliyorlar. Eskişehir’in Yenibağlar mahallesinde kurulan antika pazarında 100 yıllık dede mesleğini devam ettiren Ali Ulvi Büyükkıdan, kızı ile birlikte satış yaparken 7’den 70’e her yaştan vatandaşın standlarına ilgi gösterdiklerini belirtti. Büyükkıdan para koleksiyonculuğu hakkında, "54 senedir ben koleksiyonerim. Nümismatik hem filateli, yani para ve pul koleksiyonu yapıyordum. Daha sonra bunları alıp satmaya başladım. 1,5 senedir de bu antika pazarında tezgâh açıyoruz. Kızımla birlikte satış yapıyoruz. Osmanlı’dan itibaren bir de yabancı paralar var. İngiliz paraları, nümismatikte malum. Yeraltı hariç, çünkü yeraltı yasak. Diğerlerinin hepsini, elimize geçenleri topladık. Pul ile ilgili olarak Filateli Servisi’ne kayıtlı üyeydim. Oradan 25 sene boyunca alım yaptım. Daha sonra filateliyi bıraktım. İş yerimi kapattıktan sonra ’Ne yapayım bunları, satayım, torunlar devam ettirmek isterse ettirsin’ dedim" diye anlattı. "Tezgâhımızda 5 lirayla 5 bin lira arasında paralarımız var" Ayrıca koleksiyonunun değerlerinden bahseden Büyükkıdan, "1800’lerin paraları var, evet 250 yıllık paralar mevcut. Şu anda tezgâhımızda 5 lirayla 5 bin lira arasında paralarımız var. Pullar da aynı şekilde 5 lirayla bin lira arasında değişiyor. Osmanlı pulları var mesela. Dediğiniz gibi onlar da 1800’lerin, 1900’lerin döneminden. Genelde üniversite öğrencilerimiz ve koleksiyoner olanlar geliyor. Bir de babalarıyla birlikte gelen gençler var. Benim 8-10 tane sürekli müşterim var. Yani yeniden yetişen bir nesil de var, biz onlara yardımcı oluyoruz. Yani 7’den 70’e müşterim var benim. Bizim dedemiz zaten çerçiciydi, yani seyyar satıcı. Dedemizin 50 yıllık bir çerçiciliği vardı. Şu anda yaptığımız işi dededen kalma olarak, yaklaşık 100 yıldır sürdürüyoruz" şeklinde konuştu.