Yerel Haberler
Eskişehir
19 Mart 2026 Perşembe - 15:41 Eskişehir esnafının yoğunluğu hızlandı Eskişehir’de Ramazan Bayramı öncesindeki son gün olan bugün çarşı ve pazarda alışveriş yoğunluğu zirveye ulaştı. Ramazan ayı boyunca yaşanan durgunluk, yerini adım atacak yer kalmayan sokaklara ve esnafın yoğun mesaisine bıraktı. ? On bir ayın sultanı Ramazan ayının son gününde Eskişehir sokakları bayram telaşıyla hareketlendi. Vatandaşların bayram hazırlıklarını son güne bırakmasıyla birlikte özellikle temizlik malzemeleri, ambalaj ve ikramlık ürünleri satan esnafın işleri katlandı. Eskişehir’de dükkan işleten Cengiz Kurutepe, bekledikleri o yoğun günün geldiğini belirterek, bayram öncesinin bereketiyle geldiğini ifade etti. "Bayram günü öncesi satışlar patladı" Ramazan ayı içerisindeki sakinliğin bugün dağıldığını belirten Cengiz Kurutepe, "Ramazan ayında biraz etkilenmiştik, genel olarak alışverişler düşmüştü. Poşet ve temizlik ürünleri satışlarımızda bir durgunluk vardı çünkü insanlar gündüzleri evlerinde dinlenmeyi tercih ediyordu. Ancak bugün bayram öncesi ve beklediğimiz o hareketlilik başladı. Sokaklardaki bu kalabalık doğrudan satış rakamlarımıza yansıyor" dedi. "İşlere yetişmekte zorlanıyoruz" Bayramın kapıya dayanmasıyla vatandaşların eksiklerini tamamlamak için dükkanlara akın ettiğini söyleyen Kurutepe, şu ifadeleri kullandı: "Vatandaşlarımızın bayram hazırlığı çarşıyı iyice hareketlendirdi. Şu an bayramdan bir gün öncesi olması sebebiyle yoğunluk zirve yapmış durumda. İnsanlar son hazırlıklarını tamamlıyor, temizlikler yapılıyor, bayram ikramları hazırlanıyor. Bu da bizim işlerimize büyük bir ivme kazandırdı. Her sene olduğu gibi yine bayrama bir gün kala işler açıldı. Şu an o kadar yoğun bir talep var ki, neredeyse gelen müşterilere ve işlere yetişemiyoruz. Esnafımız bu yoğunluktan dolayı yorulsa da bayrama mutlu ve huzurlu girecek."
19 Mart 2026 Perşembe - 15:32 Eskişehir Valiliği bayramlaşma programında birlik mesajı Eskişehir Valiliği tarafından düzenlenen geleneksel bayramlaşma töreninde il protokolü ve vatandaşlar bir araya geldi. Vali Erdinç Yılmaz, bayram sevincinin acıya dönüşmemesi için yola çıkacak sürücülere seslenerek, "Bayram Sensiz Olmaz; kurallara uyun, emniyet kemerinizi ihmal etmeyin" dedi. Ramazan Bayramı arifesinde düzenlenen programa; Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz’ın yanı sıra çeşitli protokol üyeleri katılım gösterdi. Bayramın birleştirici gücüne vurgu yapılan törende, Vali Yılmaz, "Kazasız, belasız, huzur dolu nice bayramlar diliyorum" diyerek tüm vatandaslarin bayramını kutladı. "Amacımız vatandaşlarımızın huzur içinde bir bayram geçirmesi" Törende konuşan Vali Erdinç Yılmaz, bayramların kırgınlıkların giderildiği ve kardeşlik ruhunun en üst seviyeye çıktığı günler olduğunu belirtti. Tüm hemşehrilerinin bayramını kutlayan Vali Yılmaz, "Allah bizi birlik, beraberlik, kardeşlik, huzur ve sağlık içinde nice bayramlara kavuştursun. Hemşehrilerimizin huzur, sağlık ve güven içinde bayramlarını yapabilmeleri için jandarmamız ve emniyetimiz sahada olacak. Bayram boyunca çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam edecek" ifadelerini kullandı. "Yağışlı havaya ve trafik kurallarına dikkat" Bayram tatili nedeniyle artan trafik yoğunluğuna ve hava şartlarına dikkat çeken Vali Yılmaz, sürücülere hayati uyarılarda bulundu. Bayramın acıya dönüşmemesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu: "Yola çıkacak hemşehrilerimize trafik kurallarına uymanın ve emniyet kemeri takmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Bayram boyunca hava şartlarının yağışlı olacağını göz önüne aldığımızda, çok daha dikkatli olmamız gerekmektedir. Kara yollarımızdaki standartlar her geçen yıl artsa da asıl önemli olan bizim kurallara uymamızdır. Gereğinden fazla hız yapılıyorsa kaza maalesef kaçınılmaz oluyor. Kazasız, belasız, huzur dolu nice bayramlar diliyorum." Protokol üyelerinin katılımıyla gerçekleşen bayramlaşma töreni, yapılan dualar ve iyi dileklerin ardından sona erdi.
Hurdaları aile mesleği olan balıkçılık figürlerine dönüştürüyor
16 Ekim 2025 Perşembe - 10:17 Hurdaları aile mesleği olan balıkçılık figürlerine dönüştürüyor Eskişehir’de ilhamını aile mesleği olan balıkçılıktan alan genç sanatçı metal parçalarla sanat eserleri üretiyor. Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü mezunu 22 yaşındaki Mücahit Diyar Arız, Tepebaşı ilçesi Uluönder Mahallesi’ndeki atölyesinde çocukluktan gelen sanat tutkusunu, eğitimini aldığı heykelle birleştiriyor. Sanat hayatına hurdalıkta bulduğu bir yığın kaşıkla başlayan ve esas ilhamını aile mesleği olan balıkçılıktan alan genç sanatçı, eserlerinde özellikle metal malzemeleri kullanıyor. Metali tercih etme nedenini, "Farklı malzemeleri bir araya getirme" mottosuna bağlayan sanatçı, sanayi ortamının sunduğu kolay malzeme erişimi ve rahat çalışma şartlarını avantaja çevirerek tutkusunu geliştirmeyi hedefliyor. "Farklı malzemeleri bir araya getirme fikri benim ilgimi çekiyor" Eserlerinde neden metali seçtiğinden bahseden Mücahit Diyar Arız, "Farklı malzemeleri bir araya getirme duygusu beni cezbetti. Bunu mermer veya ahşapta yapamayız. Şöyle açıklayayım, ben bir heykel ürettiğimde dünyanın her yerinden metal toplayıp bir araya da getirebilirim. Bu bir araya getirme fikri benim ilgimi çekiyor, hoşuma gidiyor. Heykel bölümünü kazandıktan sonra aslında okula başladığım gün dedim ki ’Tamam ben heykel okuyacağım, ben bu mesleği heykel üzerinden yürüteceğim.’ Böyle bir karar verdim" ifadelerini kullandı. "Malzemeyi komşudan alabiliyorum" Sanayinin metal sanatı için tam bir biçilmiş kaftan olduğundan ve burada çalışmanın kolaylığından bahseden Arız, "Her ne kadar da sanayinin bu bölgesi mermer ile ilgili olsa da metal bulmakta zorlanmıyorum. Malzemeye ulaşmam kolay oluyor. Örneğin bir tane aparatım eksik oluyor, komşudan alabiliyorum. Ayrıca sanayi ortamı olduğu için çıkardığım gürültü bir problem olmuyor. Daha rahat çalışabiliyorum. İş hayatım 10-11 yaşlarında başladı. Balıkçılık bizim aile mesleğimiz. Benim amcalarım da babam da balıkçıydı. Ben de küçüklükten beri onların yanında gide gele balıkçılık ile ilgili bir şeyler öğrendim. Ama işte o zamanlar balıkçılığı sanatla bağdaştıramadığım için balık benim için çok büyük bir şey değildi. Seviyordum, deniz her zaman beni etkiliyordu ama tam bir anlam ifade etmiyordu" diye konuştu. Bir yığın metalle başlayan sanat Okul yıllarında hurdalığa gittiğini ve orada malzeme topladığını anlatan Arız, "Okuldan hocam Selçuk Yılmaz ile beraber bir yığın metal bulmuştuk. Bana bu metallerden balık yapılabileceğini söylemişti. Hocam gibi çevremdeki diğer insanlar da aslında balık yapmamı bekliyordu. Metallerden balık yapmaya da ilk o zaman başladım. Metalle çalışmaya başladım, bir denedim ve sonra bir baktım ki dur durak gelmedi. Sevdiğim için ne kadar hızlı çalıştığımı fark ettim. Bu tutkumu geliştirmek ve çok daha iyi yerlere gelmek istiyorum" dedi.
Hurdaları aile mesleği olan balıkçılık figürlerine dönüştürüyor
16 Ekim 2025 Perşembe - 10:05 Hurdaları aile mesleği olan balıkçılık figürlerine dönüştürüyor Eskişehir’de yaşayan Mücahit Diyar Arız, aile mesleği olan balıkçılığı sanatsal bir ifadeye dönüştürerek, metal parçalarla sanat eserleri üretiyor. Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü mezunu 22 yaşındaki Mücahit Diyar Arız, Tepebaşı ilçesi Uluönder Mahallesi’ndeki atölyesinde çocukluktan gelen sanat tutkusunu, eğitimini aldığı heykelle birleştiriyor. Sanat hayatına hurdalıkta bulduğu bir yığın kaşıkla başlayan ve esas ilhamını aile mesleği olan balıkçılıktan alan genç sanatçı, eserlerinde özellikle metal malzemeleri kullanıyor. Arız, metali tercih etmesinin nedenini, "Farklı malzemeleri bir araya getirme" fikrinin kendisini cezbetmesiyle açıklıyor. Santçı, sanayi ortamının sunduğu kolay malzeme erişimi ve rahat çalışma şartlarını avantaja çevirerek tutkusunu geliştirmeyi hedefliyor. "Farklı malzemeleri bir araya getirme fikri benim ilgimi çekiyor" Eserlerinde neden metali seçtiğinden bahseden Mücahit Diyar Arız, "Farklı malzemeleri bir araya getirme duygusu beni cezbetti. Bunu mermer veya ahşapta yapamayız. Şöyle açıklayayım, ben bir heykel ürettiğimde dünyanın her yerinden metal toplayıp bir araya da getirebilirim. Bu bir araya getirme fikri benim ilgimi çekiyor, hoşuma gidiyor. Heykel Bölümünü kazandıktan sonra aslında okula başladığım gün dedim ki ’Tamam ben heykel okuyacağım, ben bu mesleği heykel üzerinden yürüteceğim.’ Böyle bir karar verdim" diye ifade etti. "Malzemeyi komşudan alabiliyorum" Sanayinin metal sanatı için tam bir biçilmiş kaftan olduğundan ve burada çalışmanın kolaylığından bahseden Arız, "Her ne kadar da sanayinin bu bölgesi mermer ile ilgili olsa da metal bulmakta zorlanmıyorum. Malzemeye ulaşmam kolay oluyor. Örneğin bir tane aparatım eksik oluyor, komşudan alabiliyorum. Ayrıca sanayi ortamı olduğu için çıkardığım gürültü bir problem olmuyor. Daha rahat çalışabiliyorum. İş hayatı da benim için 10-11 yaşlarımda falan başladı. Balıkçılık bizim aile mesleğimiz. Benim amcalarım da babam da balıkçıydı. Ben de küçüklükten beri onların yanında gide gele gide gele balıkçılık ile ilgili bir şeyler öğrendim. Ama işte o zamanlar balıkçılığı sanatla bağdaştıramadığım için balık benim için çok büyük bir şey değildi. Seviyordum, deniz her zaman beni etkiliyordu ama tam bir anlam ifade etmiyordu" diye belirtti. Bir yığın metalle başlayan sanat Bir gün okulla birlikte hurdalığa gittiğini ve orada malzeme topladığını anlatan Arız, "Okuldan hocam Selçuk Yılmaz ile beraber bir yığın metal bulmuştuk. Bana bu metallerden balık yapılabileceğini söylemişti. Hocam gibi çevremdeki diğer insanlar da aslında balık yapmamı bekliyordu. Metallerden balık yapmaya da ilk o zaman başladım. Metalle çalışmaya başladım, bir denedim ve sonra bir baktım ki dur durak gelmedi. Sevdiğim için ne kadar hızlı çalıştığımı fark ettim. Bu tutkumu geliştirmek ve çok daha iyi yerlere gelmek istiyorum" dedi. (YG-BT-
İletişim Buluşmaları’nın ilk etkinliğinde "İçerik Üreticisi Nasıl Olunur" konuşuldu
15 Ekim 2025 Çarşamba - 16:44 İletişim Buluşmaları’nın ilk etkinliğinde "İçerik Üreticisi Nasıl Olunur" konuşuldu Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’nin "İletişim Buluşmaları" etkinliğinin ilki, Şener Şen Kültür Salonu’nda gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü, İletişim Bilimleri Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Emrah Gülmez’in yaptığı ’Geleceğin iletişimcisi’ öğrencilerini, içerik üreticisi Tacettin Katip ile bir araya getiren etkinlikte, "İçerik Üreticisi Nasıl Olunur" konusu ele alındı. Influencer ve içerik üreticisi arasındaki farkın özellikle belirtildiği etkinlikte, kendi deneyimlediği ürünlerin daha çok ilgisini çektiği, influencer olarak paylaşacağı ürün ya da uygulamaları da buna göre seçtiğini ifade eden Tacettein Katip, Yours İstanbul Influencer Ajansı ile birlikte çalıştığını kaydetti. Ajansların influencerlarla tematik olarak çalıştıklarını, bu anlamda içerik üreticilerinin ve influencerların teknoloji, kozmetik, moda gibi konularda paylaşım ve tercihleri doğrultusunda seçildiğini vurguladı. "Bir dönem ’hayalet yazarlık’ yaptım" Katip, kendi içerik üreticisi olması sürecini şöyle anlattı: "Sosyal medyada fazla üretimim yoktu. Bir dönem ‘hayalet yazarlık’ yaptım. BKM’de metin yazarlığı yaptım. Kendim için çalışmaya karar verip bir dizi senaryosu yazdım. Kurgu yapmayı çok seviyordum. Telefonuma temel başlangıç seviyesinde bir kurgu programı indirmiştim. Telefonumun galerisinde paylaşmadığım ama çektiğim bir sürü video olduğunu fark ettim. O videoları kurguladım ve kendimce o zaman içinde bulunduğum ruh haline bağlı olarak, biraz depresif biraz ironik bir video ortaya çıkardım. Videoyu sosyal medyamda paylaştım ve takipçi sayım bir ayda 360 kişiden 100 bin kişiye çıktı." "Özgün ve yeni bir şey bulmak zor" Özgün ve yeni bir içerik bulmanın bu dönemde çok zor olduğunun altını çizen içerik üreticisi Tacettin Katip, sosyal medyada kullanıcıların içerikleri birbirleriyle paylaşırken genellikle özgünlüğe değil ilgilerini çekmelerine ve komik olmasına odaklandıklarını belirtti. Ajansın yönlendirmesiyle paylaştığı birçok yeniden uyarlama içeriğin de özgün olanlardan daha fazla izlendiğini ve paylaşıldığını sözlerine ekledi. Katip konuşmasının devamında, "Sosyal medya uygulamalarının algoritmaları yeniden uyarlama işlere daha çok önem veriyor. Fazla izlenme almak için bu tarz içerikler üretiyor ve paylaşıyoruz. Ama özgünlük ve biricikliğin değerinin, emeğin öneminin farkında olan bir insanım. Bu nedenle işi sürdürebilir kılmak için yaptığım içeriklerin yanında özgün işler oluşturmaya çalışmaya da devam ediyorum. Bana ait bu tarz içerikler beni de daha çok tatmin ediyor" ifadelerini kullandı. Öğrencilerden gelen soruları da cevaplayan Katip, gelişen teknolojinin içerik üretimini nasıl etkileyeceği üzerine düşüncelerini paylaştı ve yapay zekânın hatırı sayılır bir arşiv oluştuğunu, kendisinin de işlerinde yapay zekâdan zaman zaman yararlandığını belirtti. Tacettin Kâtip, yapay zekânın bu alanı tamamen domine edemeyeceğini, insanların her zaman insan hikayelerini, kendileriyle bağdaştırabildikleri insanları izlemeye ihtiyaç duyacağını düşündüğünü vurgulayarak konuşmasına son verdi.
Anadolu Üniversitesi öğrencileri TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması’ndan ödüllerle döndü
15 Ekim 2025 Çarşamba - 15:59 Anadolu Üniversitesi öğrencileri TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması’ndan ödüllerle döndü 2025 TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması’nda ödül kazananlar belli oldu. Bu kapsamda Anadolu Üniversitesi öğrencileri farklı dal ve kategorilerde ödüle layık görülerek önemli bir başarıya imza attı. Yarışma sonuçlarına göre Radyo Yayıncılığı Kategorisi Radyo Drama Dalında Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencisi Gonca Nur Yorgun birincilik, Görsel Yayıncılık Kategorisi Belgesel Film Dalında İletişim Bilimleri Fakültesi öğrencisi Ertürk Arda Aslankaya ikincilik, Dijital Yayıncılık Kategorisi Podcast Dalında ise İletişim Bilimleri Fakültesi öğrencileri Eylül Özipek ve Onur Kavalcıoğlu "TRT Özel Ödülü" kazandı. "Ödüller Üniversitemizin köklü birikimini yansıtıyor" Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, öğrencilerin elde ettiği başarıların üniversitenin iletişim alanındaki köklü birikimini ve eğitim kalitesini yansıttığını belirtti. Rektör Adıgüzel, "İletişim Bilimleri Fakültemiz öğrencilerinin ulusal ölçekte düzenlenen bu önemli yarışmada elde ettikleri dereceler hem fakültemizin hem de üniversitemizin gurur kaynağı olmuştur. Ayrıca kazanan öğrencilerimizden birinin Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencisi olması, Anadolu Üniversitesnin disiplinler arası yaklaşımlarla öğrencilerine sunduğu eğitimlerin, kendi alanları dışında da üretim yapabilmelerine imkan tanıdığını göstermektedir. Öğrencilerimizi ve onları yetiştiren değerli akademisyenlerimizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum" ifadelerini kullandı. "Ödül öğrencilerimizin mesleki donanımını ve yenilikçi potansiyelini kanıtlıyor" İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç ise yarışmada elde edilen derecelerin fakültenin uygulama temelli eğitim anlayışının bir sonucu olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Kılınç, "Öğrencilerimizin farklı alanlarda elde ettiği bu başarılar, fakültemizde verilen eğitimin niteliğini ve yenilikçi üretim ortamını bir kez daha ortaya koymuştur. Fakültemiz yalnızca teorik bilgiyle değil aynı zamanda öğrencilerin sahada deneyim kazandığı, üretim süreçlerinde aktif rol aldığı bir eğitim modeliyle öne çıkmaktadır. TRT gibi ulusal düzeyde saygın bir kuruluşun düzenlediği yarışmalarda elde edilen bu ödüller, öğrencilerimizin mesleki donanımını ve yenilikçi potansiyelini kanıtlar niteliktedir. Tüm öğrencilerimizi ve onlara rehberlik eden öğretim elemanlarımızı gönülden kutluyor, başarılarının gelecekteki profesyonel yaşamlarında da artarak devam edeceğine inanıyorum" dedi.
Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş:
15 Ekim 2025 Çarşamba - 15:54 Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş: Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesibaş Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan veriler üzerine, "İhracatımız geçen yıla göre yüzde 7,5 artarak 3,5 milyar doları aştı" dedi. Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, Türkiye’nin 2025 Eylül ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3 artışla 22,6 milyar dolar olurken, ithalat yüzde 8,8 artışla 29,5 milyar dolara ulaştı. Yılın ilk dokuz ayında ise ihracat yüzde 4,1 artışla 200,6 milyar dolar, ithalat ise yüzde 5,9 artışla 267,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir’de faaliyet gösteren firmaların Eylül ayında 447,9 milyon dolar ihracat yaptığını belirterek, "Ocak-Eylül döneminde ihracatımız geçen yıla göre yüzde 7,5 artarak 3,5 milyar doları aştı. Bu başarı, Eskişehir sanayicisinin üretim gücünün ve ihracat kabiliyetinin bir yansımasıdır" dedi. "İthalattaki yüksek artış bir risk" Kesikbaş, ihracat artışına rağmen ithalatın daha yüksek oranda yükseliş göstermesinin cari açık açısından risk oluşturduğunu vurgularken, "İthalattaki yüksek artış, üretimde kullanılan ara malı ve hammaddelerde dışa bağımlılığın devam ettiğini göstermekte. Ayrıca, iç talebin büyük ölçüde ithal ürünlerle karşılanması, cari açığın büyümesine ve döviz dengesinin bozulmasına yol açmakta. Üretim kapasitemizi artıracak, ithalata bağımlılığı azaltacak imalat yatırımlarına öncelik verilmelidir. Finansmana erişim şartlarını kolaylaştırılmalı, sanayicimizin uygun maliyetli kaynaklara ulaşması sağlanmalıdır" dedi. Kesikbaş ayrıca, yatırım ortamının daha öngörülebilir ve cazip hale getirilmesinin sanayinin dönüşümü açısından kritik olduğunu belirterek, "Eskişehir; yetişmiş insan gücü, teknik birikimi ve üretim kültürüyle Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sunmaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.
Tapu kadastro öğrencilerine kariyer dersi
15 Ekim 2025 Çarşamba - 14:52 Tapu kadastro öğrencilerine kariyer dersi Tapu Kadastro 17. Bölge Müdürü Sadık Yıldırım, Eskişehir’de tapu kadastro öğrencilerine kariyer dersi verdi. Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde düzenlenen eğitim programında konuşan Okul Müdürü Dr. S.Sırrı Kabadayı, "Sizleri Okulumuzda öğrencilerimizle birlikte görmekten çok mutluyuz. Vereceğiniz bilgilerle öğrencilerimize yeni ufuklar açacak, mesleklerine olan ilgi ve sevgilerinin artmasını sağlayacaksınız" dedi. "Sizler medeniyetin temel taşlarından birisi olan bir mesleği seçmiş durumdasınız" Tapu Kadastro 17. Bölge Müdürü Sadık Yıldırım, öğrencilere yaptığı konuşmadq, "Siz öğrencilerle birlikte olmak çok keyifli. Bugün öğrencilik yıllarımıza döndük. Bende Tapu Kadastro Meslek Lisesi öğrencisiydim. 1998 yılında mezun olduğumda Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’nde teknisyen olarak çalışmaya başladım. Daha sonra aldığım mühendislik eğitimi sonrası kontrol mühendisliği ve kadastro müdürlüğü görevlerinde bulundum. 1 yıldan bu yana Bölge Müdürü olarak görev yapmaktayım. Sizler medeniyetin temel taşlarından birisi olan bir mesleği seçmiş durumdasınız. Bu meslek hayatınızın tam merkezini oluşturuyor. Evler, yollar gibi bütün projelerin içinde kadastro var" ifadelerini kullandı. "Hiçbir zaman merakınızdan ödün vermeyin" Devletin en önemli kayıtlarının tapu ve nüfus kayıtları olduğunu vurgulayan Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti: "Bizler sizleri birlikte mesai arkadaşlığı yapacağımız gençler olarak görüyoruz. Hiçbir zaman merakınızdan ödün vermeyin. Merak sizi başarıya sevkadecektir. Günümüzün gelişen teknolojisi ile hayallerinizi gerçekleştirebilecek durumdasınız.Bu bakımdan teknolojiye ve gelişime açık olunuz. Başarının anahtarı budur. Günümüzde robotlarla, yapay zekalarla, uydularla çalışıyoruz. Mesleğiniz inanılmaz bir dönüşüm içindedir. Kurum olarak teknolojiye uyum gayreti içindeyiz. Kurum olarak sizlere iyi bir miras bırakmak için gece gündüz çalışıyoruz." "İşini en iyi yapan kişiler işe alımda tercih edilecektir" Tapu Kadastro Kontrol Mühendisi Fatih Işık da programda konuşma yaptı. 1990 yılında Yunus Emre Meslek Lisesi’nin harita-tapu kadastro bölümünden mezun olduktan sonra kadastro teknisyeni olarak işe başladığını anlatan Işık, çalışırken mühendisliği bitirdiğini belirtti. Işık, kendini en iyi şekilde geliştiren ve işini en iyi yapan kişilerin işe alımda tercih edileceğini ifade etti. Öğrencilere hediyeler dağıtıldı Konuşmaların sonunda, öğrencilerin sorduğu sorular cevaplandı. Müdür Kabadayı, günün anısına konuklara çiçek takdim ederek teşekkürlerini iletti. Tapu Kadastro Bölge Müdürü Sadık Yıldırım da tüm öğrencilere hediye verdi.
Mihalıççık’a yeni sağlık tesisi geliyor
15 Ekim 2025 Çarşamba - 13:31 Mihalıççık’a yeni sağlık tesisi geliyor Eskişehir’in Mihalıççık İlçesi’nde yapılması planlanan yeni sağlık tesisinin proje çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Yaklaşık 6 bin metrekare kapalı alana sahip olacak modern tesis; 20 nitelikli hasta odası, Toplum Sağlığı Merkezi (TSM), Aile Sağlığı Merkezi (ASM) ve 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu ile birlikte kapsamlı bir sağlık kompleksi olarak tasarlandığı belirtildi. Yeni yapının hem sağlık çalışanlarına daha etkin bir çalışma ortamı sunacak hem de vatandaşlarımızın tüm sağlık hizmetlerine tek merkezden ve kolay erişimle ulaşmasını sağlayacağı aktarıldı. Proje toplantısında detaylar masaya yatırıldı Yeni tesisin proje süreciyle ilgili kapsamlı bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda, projenin mimari planları, iç mekân düzenlemeleri ve birim yerleşimleri detaylı şekilde değerlendirildi. Toplantıya; Destek Hizmetleri Başkanı Erol Yılmaz, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanımız Op. Dr. Serkan Ceyhan, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkan Yardımcımız Uzm. Dr. Pakize Gözde Gök, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanımız Dr. Babur Mimtaş ve ilgili birim çalışanları katıldı. Çağdaş, erişilebilir ve çevre dostu Yeni tesisin hem işlevselliği hem de vatandaş odaklı hizmet anlayışıyla Mihalıççık’a uzun yıllar hizmet verecek modern bir yapı olacağı vurgulandı. Proje kapsamında enerji verimliliği, erişilebilirlik ve hasta konforunun öncelikli kriterler arasında yer aldığı bilgisi paylaşıldı Yeni tesis tamamlandığında Mihalıççık İlçesi’nin modern, fonksiyonel ve çevreci bir sağlık merkezine kavuşmuş olacağı mesajı verildi. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine en iyi şartlarda ulaşabilmesi için yatırımlarını sürdürdüklerini açıkladı.
Servisçi ve taksicilerin beklediği rapor UKOME’ye geliyor
15 Ekim 2025 Çarşamba - 13:30 Servisçi ve taksicilerin beklediği rapor UKOME’ye geliyor Osmangazi Üniversitesi Ulaştırma Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Karacasu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından istenen servis ve taksi plakalarının artışına yönelik raporun sonuna geldiklerini, ekim ayı sonunda teslim edileceğini söyledi. Buna göre servis ve taksi plakalarının artışlarının kasım ayı UKOME toplantısında artması bekleniyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Osmangazi Üniversitesi arasında imzalanan protokol sonrasında Ulaştırma Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Karacasu ve ekibi, yoğun bir çalışma içerisine girdi. Eskişehir’de minibüs, taksi ve servis hatları üzerinde çalışma yapan ekip, eksik plaka ve değişebilecek güzergahları belirledi. Konuyla ilgili bilgi veren Prof. Dr. Murat Karacasu, "Eskişehir göç alan bir şehir. Araç sayısı da kişi başına yüksek bir şehir. Şimdi toplu taşımada raylı sistemimiz var, belediyenin otobüsleri var. Tabii ki son zamanlarda da gündeme geldi bu minibüs, taksi ve servis olayları ne şekilde olacak diye. Bununla ilgili belediyemiz üniversitemize başvurdu. Çünkü çok mahkemelik olaylar vardı. Sağ olsun başkanımız da dedi ki en nihayetinde bu işi yapan Eskişehir’in yerli esnafıdır. Bu yerli esnafımızı mağdur etmeden ne şekilde bu problemi halledebiliriz diye bir konuşma geçti ve bu protokolü bağladı. Ulaştırma Anabilim Dalı olarak dört öğretim üyesi ve altımızdaki yirmi tane elemanla birlikte bütün planlarını yaptık. Öncelikle minibüslerin işi halledildi. Onların hatları ne olmalı, teker teker durak başkanlarıyla görüşüldü, oda başkanıyla görüşüldü. Ve de sivil toplum örgütlerine "belediyeden istekleriniz nedir, dolmuş, taksi, minibüs konusunda istekleriniz nedir" şeklinde sorular soruldu. Bunlar isteklerini bildirdiler. Mahalle muhtarlarına kadar indik, onların özel isteklerini aldık. Minibüs olayı bitti. Tabii ki halk arasında bir de bu servis, dolmuşların minibüse veya taksiye çevrilmesi konusu var. Bir defa dolmuşların taksiye çevrilmesi konusunda mahkeme kararı var. Ve de istinaf mahkemesine de gitmiş, oradan da geri dönmüş. Burada bir önümüz kesiliyor. Minibüslerin hatlarını halkın ihtiyaçlarına en güzel şekilde, siz nereyi bağlamak isterseniz, devlet hastanelerini, özel hastaneleri, okul merkezlerini, alışveriş merkezlerini birbirine bağlayacak şekilde hatlarımızı hallettik" dedi. "Servis sayısı ilk etapta bin, daha sonra 2 bin 500 artacak" Taksi ve servis plaka artışları hakkında da konuşan Karacasu, şunları söyledi: "Şimdi bu ayın sonuna kadar taksi ve servislerin sayısı kaldı. Tabii ki halk arasında da taksilerin yetmediğine dair birçok duyumlar da alıyoruz. Zaten 2015 ulaşım planına göre de taksi sayılarında artma meydana gelecek. 468 tane bir taksimiz var, bu yıllar öncesinde, 1960’lara dayanıyor bu sayı. Günümüze geldiğinde çok yetersiz kalıyor. Bu taksilerin sayısı artacak. Servisler konusunda dışarıdan alınan bu bahsettiğimiz sivil toplum örgütleri ve halktan aldığımız bilgiler, 2002 veya 2015 ulaşım master planının verileri ve de şu andaki yaptığımız sayımlara göre de bizim servis sayılarını kesinlikle ve kesinlikle artırmamız gerekiyor. Bu sayının da yaklaşık 900 ile bin arasında ilk aşamada, normalde eldeki rakamsal verilere göre 2 bin -2 bin 500’lere doğru çıkıyor. Biz burada hem servisçi esnafımızın hem de karşıdan olan öğrenci ve okulların, fabrikaların taleplerini de göz önünde bulundurarak bir sayı artışına gideceğiz. Bunun da tabii ki minimumu 800 ile binlerden başlayacak. Bir rapor bekleniyor. Bu rapor ne durumda, ne zaman iletilir? Bu raporda biz minibüs raporunu teslim ettik. Şu anda UKOME’ye gidilecek. Taksi ve servislerin raporu da bu ay sonunda teslim edeceğiz zaten. Bu ay sonunda hepsi bitmiş olacak. Şimdi Eskişehir’in kaldırması diye bir olan yok. Elde veriler var, talep var. Bu sayılar kesinlikle ve kesinlikle artacak. Bu tabii ki 100-200’ler gibi bir rakam değil. İlk aşamada 800 ile bin arasında, ikinci aşamada 2 bin 500 sayılarına doğru gidiyoruz. Tabii ki halk arasında bazen biz servisçi arkadaşları da dinledik. Dışarıdan çok büyük taleplerle büyük firmaların geldiği, ondan sonra bu sayıların artışının daha da esnafı mağdur edeceği konusunda endişeler var. Ama öğrencilerden de bir talep var. Çünkü belli bir rekabet ortamını sağlayacaksınız ama bu rekabet ortamı esnafı mağdur etmeyecek şekilde olmalı. Fakat karşı tarafta da öğrenciler var, işçiler var. Biz bunları da gözetmek zorundayız. Şu anda bakıyorsunuz ki 80-90 bin liralar gibi aylık servis ücretlerinden bahsediliyor. Bir de bunların kendi problemleri var, aslında içlerinde öz mal problemleri var. Burada müşterilerden aldıkları paranın asıl mal sahibine aktarılmasında bir sorun var işin açıkçası. Değilse sayı bin olmuş, 2 bin olmuş, 3 bin olmuş önemli değil. En iyi kim hizmet veriyorsa vatandaş ona yönelecektir. 3 ABC firması varsa hangisi iyi hizmet verecekse vatandaş ona yönelmek zorunda, ekonomisini de düşünmek zorunda. Ama ihtiyaç şu anda kesinlikle ve kesinlikle var. İlk aşamada bu senenin de bu ayın sonundaki verdiğimiz raporda da göreceksiniz, 800 veya bin civarında, ondan sonraki aşamada 2 bin - 2 bin 500’e çıkacağız. Bu normal, bizim verdiğimiz rapor UKOME’ye girer, oradan onaylanır, yürürlüğe konulur. Yani bir sonraki ayda belli olacak diyebiliriz."
Mükemmelliyetçi beklentiler estetik bağımlılığına yol açabiliyor
15 Ekim 2025 Çarşamba - 09:33 Mükemmelliyetçi beklentiler estetik bağımlılığına yol açabiliyor Acıbadem Eskişehir Hastanesi Estetik, Rekonstrüktif ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Mutluhan Temizsoy, sosyal medyanın etkisiyle estetik yaptıran erkek sayısının arttığını ve yaş sınırının düştüğünü belirtirken; sürekli yeni operasyon taleplerinin ciddi bir estetik bağımlılığı riski taşıdığını vurguladı. Dr. Mutluhan Temizsoy, Estetik cerrahideki hasta profilinin sosyal medya ile birlikte değiştiğini ifade etti. Artık erkeklerin de estetik ameliyatlar için yoğun başvuru yaptığını ve bu durumun sosyal medyanın popülerliğinin doğrudan bir sonucu olduğunu belirtti. Ayrıca Temizsoy, güzellik algısının değişmesiyle estetik yaptırma yaşının düştüğüne dikkat çekerek, özellikle mükemmeliyetçi beklentilerle başlayan sürecin, hastaların küçük deformiteler nedeniyle bile tekrar tekrar ameliyat olma isteği veya farklı vücut bölgelerine yönelme eğilimiyle "estetik bağımlılığına" ilerleyebileceği konusunda uyarılarda bulundu. "Estetik yaptıran erkeklerin sayısı artıyor" Artık erkeklerin de estetik ameliyat olduğuna dikkat çeken Dr. Mutluhan Temizsoy, "Bize başvuran hastalara baktığımız zaman, erkeklere nazaran kadınlar daha fazla estetik ameliyat olsa da son zamanlarda erkekler de estetik ameliyatlar için başvurmakta. Bunun başlıca sebeplerinden biri de sosyal medyanın günlük hayattaki popülerliğinin etkisi diyebiliriz" dedi. "Estetik yaptırma yaşı lise çağlarına kadar düşüyor" Sosyal medyanın etkisiyle estetik yaptırma yaşının ciddi derecede düştüğünden bahseden Mutluhan, "Normalde estetik ameliyat için kişinin reşit olması gerekiyor. Reşit olmayan, estetik ameliyat olma talebiyle de başvuran hastalarımız oluyor. Mesela kulak estetiği gibi. Kulak estetiği, okul çağında bazen sosyal problemlere sebep olabilmekte, çocuğun psikolojik gelişimlerini de olumsuz etkileyebilmekte. Bu tip durumlarda akran zorbalığının önüne geçmek için kulak estetiği gibi bir ameliyatı 18 yaşının altında yapabilmekteyiz" diye konuştu. "Ameliyata ihtiyaç olup olmadığını belirleyecek kişi hastanın kendisidir" Estetik ameliyatların gerekip gerekmediğini belirleyecek birinci kişinin hastanın kendisi olduğunu belirten Temizsoy, "Estetik ameliyatlar için tabi ki birinci karar hastaya ait. Bize başvuran hastalara ’Estetik gerekli mi, değil mi?’ şeklinde sorular gelebiliyor. Ancak gerekli olup olmadığına karar verecek kişi hastanın kendisidir. Bazı hastalarımız gerçeklerden biraz uzak ve biraz da takıntılı olabilecek şekilde mükemmeliyetçi bir beklenti içinde olabiliyorlar. Bu hastalar için psikolojik durumlarının hazır olmasını bekliyoruz. Beklemek çok doğru bir karar oluyor. Çünkü hastanın soru işaretlerini gidermek ve iyice emin olmasını sağlamak hastanın ameliyattan daha mutlu bir şekilde ayrılmasını sağlayabiliyor" şeklinde konuştu. "Estetik bağımlılığına yol açıyor" Dr. Mutluhan Temizsoy, estetik bağımlılığı ile ilgili son olarak şunları söyledi: "Bazı hastalarımız ameliyat olduktan sonra geçirdiği ameliyat bölgesiyle alakalı kafasında beliren soru işaretleri olabiliyor. Çok küçük deformiteler olsa da tekrar ameliyat olmak isteyebiliyor. Veya hasta bir burun ameliyatı oldu ve sonucunu beğendi. Bu sefer başka vücut bölgelerine doğru yönelip örneğin kulak ameliyatı ya da yüz germe ameliyatı gibi ameliyatlar olmayı talep edebiliyor ve bir noktadan sonra bu estetik bağımlılığına doğru ilerleyebiliyor."