Yerel Haberler
Eskişehir
TÜİK, Kültürel Miras İstatistikleri 2024 Raporunu yayımladı
05 Eylül 2025 Cuma - 14:39 TÜİK, Kültürel Miras İstatistikleri 2024 Raporunu yayımladı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2024 yılı verileri, Eskişehir’in zengin kültürel mirasını ortaya koyuyor. Şehir, koruma altındaki bin 682 kültür varlığı ve özel müzelerin yüksek ziyaretçi sayılarıyla turizmde öne çıkmaya devam ediyor. Şehirdeki taşınmaz kültür varlıklarının envanteri ve müze ziyaretçi sayıları incelendiğinde, Eskişehir’in tarihi ve sanatsal dokusunun hem yerli hem de yabancı turistler için önemli bir çekim merkezi olduğu görülüyor. Koruma altındaki binden fazla eseri ve özellikle özel müzelerin yakaladığı yüksek ziyaretçi sayılarıyla Eskişehir, kültürel turizmde öne çıkan şehirlerden biri haline geldi. Eskişehir’de koruma altındaki kültür varlıkları TÜİK 2024 yılı verilerine göre, Türkiye genelinde 127 bin 205 taşınmaz kültür varlığı koruma altına alındı ve 26 bin 127 sit alanı tescil edildi. Bu varlıkların büyük bölümü sivil mimarlık örnekleri ve arkeolojik sit alanları oluşturdu. Eskişehir ise taşınmaz kültür varlıkları envanterinde toplam bin 682 eserle öne çıkıyor. Şehirdeki varlıkların bin 81’i sivil mimarlık örneği olarak kaydedilirken, 154’ü dini, 157’si ise endüstriyel ve ticari yapı olarak listelendi. Eskişehir’de ayrıca 76 idari yapı, 144 kültürel yapı, 3 şehitlik ve mezarlık ile 2 anıt ve abide de koruma altında bulunuyor. Şehirdeki sit alanı sayısı ise 895 olarak belirlendi. Bu alanların 868’i arkeolojik, 22’si tarihi, 4’ü kentsel ve 1’i kentsel arkeolojik sit alanı olarak kayıtlara geçti. Eskişehir’de müze ziyaretleri ve eser envanteri Eskişehir, 2024 yılında müze ve ören yerlerine olan ilgisiyle dikkat çekti. Kentte sadece 1 tane Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı müze ve 2 ören yeri olmasına rağmen toplamda ve 20 bin 80 eseriyle 2024 yılında 40 bin 614 ziyaretçiyi ağırladı. Özel müzeler ise Eskişehir’in ziyaretçi profilinde önemli bir rol oynadı. Şehirdeki 16 özel müze, toplam 3 bin 284 eseri sergileyerek 1 milyon 445 bin 585 ziyaretçiye ulaştı. Eskişehir müze ve ören yerlerinde ziyaretçi hareketliliği Türkiye genelinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı müze ve ören yerleri 31 milyona yakın ziyaretçi ağırladı. Bu ziyaretçilerin büyük bir kısmı ücretli mekanları tercih ederken, ülke genelinde yaklaşık 6 milyon Müze Kart satışı gerçekleşti. Eskişehir, 2024 yılında müze ve ören yerlerine olan ilgiyle dikkat çekti. Bakanlığa bağlı mekanları ziyaret eden toplam 40 bin 614 kişinin neredeyse yarısı, ücretli girişleri tercih etti. Şehirdeki ziyaretçilerin 20 bin 241’i biletli giriş yaparken, 20 bin 373’ü ücretsiz yerleri gezdi. Müze Kartı satışları da Eskişehir’deki kültürel etkinliklere olan ilginin bir göstergesi oldu. 2024 yılında kentte 9 bine yakın Müze Kart satışı gerçekleştirildi. Bu veriler, Eskişehir’in müze ve ören yerlerinin hem yerel halk hem de turistler için popüler yerler olduğunu ortaya koyuyor.
Adalar’da Halk Sağlığı Haftası etkinlikleri
05 Eylül 2025 Cuma - 14:21 Adalar’da Halk Sağlığı Haftası etkinlikleri Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kutlanan 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası kapsamında Adalar Mevkii’nde kurulan sağlık stantları, vatandaşların ilgisini çekiyor. Etkinlikler, özellikle gençler, çocuklar, yaşlılar ve kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşların dikkatini topluyor ve adeta ilgi odağı hâline geliyor. Stantlar, farklı yaş gruplarına sağlık bilincini aktarmak için düzenlenen interaktif etkinliklerle donatıldı. Etkinlik alanında bilgilendirme ve katılım gerçekleştiriliyor Kurulan stantlarda sağlık çalışanları, vatandaşlara birebir bilgilendirme yaptı, soruları yanıtladı ve sağlıklı yaşamı destekleyen broşür ile materyaller dağıttı. Kanser taramaları, tütünle mücadele, obeziteyle mücadele, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite, organ bağışı ve dijital bağımlılık gibi konularda düzenlenen etkinlikler, vatandaşların günlük yaşamlarında uygulayabilecekleri pratik önerilerle desteklendi. Katılımcılar, etkinlikler sırasında çeşitli ölçüm ve testlere katılarak kendi sağlık durumları hakkında bilgi aldı. Farklı temalarla sağlık bilincini güçlendiriliyor Etkinlikler, Sağlıklı Hayat Merkezleri, Dijital Bağımlılık, Fiziksel Aktivite ve Beslenme, Aile Hekimleri ve Çocuklar Sağlık Elçisi temalarıyla devam ediyor. Vatandaşlar, sağlıklı yaşam danışmanlığı alıyor, obezite ve sigara bırakma takibi hakkında bilgilendiriliyor, dijital bağımlılık ve ekran süresinin sınırlandırılmasıyla ilgili öneriler öğreniyor. Düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenme konusunda uygulamalı bilgilendirmeler yapılıyor. Aile hekimlerinin sunduğu hizmetler tanıtılıyor ve çocuklar, oyun ve etkinliklerle sağlık bilinci kazanıyor. Vatandaşlara geri bildirim yapılıyor Etkinlikler boyunca vatandaşların ilgisi yüksek oluyor. Özellikle interaktif aktiviteler, ölçüm stantları ve broşürlerle desteklenen bilgilendirmeler, katılımcılar tarafından beğeni topluyor. Sağlık çalışanları her yaş grubuna özel bilgilendirme yaparak toplumun farklı kesimlerine sağlıklı yaşamın önemi hakkında farkındalık kazandırıyor. Hedef sağlık bilincini güçlendirmek Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, Halk Sağlığı Haftası kapsamında düzenlenen etkinliklerle, bireylerin sağlık sorumluluğunu üstlenmesini, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını güçlendirmesini ve toplum genelinde sağlık bilincinin yaygınlaşmasını sağlamayı sürdürüyor. Etkinlikler, hem bireylerin hem de toplumun sağlıklı yaşam bilincinin artmasına katkı sağlıyor ve sağlık farkındalığının güçlenmesine önemli bir zemin oluşturuyor.
Dünya Odalar Yarışması’nda ESO’nun başarısı
05 Eylül 2025 Cuma - 11:41 Dünya Odalar Yarışması’nda ESO’nun başarısı Eskişehir Sanayi Odası (ESO), Avustralya’da düzenlenen ve 100’ün üzerinde ülkeden Odaların, 1000’den fazla delegenin katıldığı Dünya Odalar Yarışması finallerinde ESO, dünyanın en iyi ilk üç odasından biri seçildi. Elde edilen bu önemli derece, Eskişehir’in yanı sıra Türkiye adına da uluslararası platformda gurur verici bir başarı olarak kayıtlara geçti. Dünya genelinde Odaların en prestijli organizasyonu kabul edilen yarışmada alınan bu sonuç, ESO’nun vizyoner çalışmalarıyla oluşturduğu güçlü ekosistemin uluslararası düzeyde takdir gördüğünü ortaya koydu. ESO Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş, yarışma sonrası yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Dünyadaki tüm Odalar için en üst lig olarak kabul edilen Dünya Odalar Yarışması’nda Eskişehir’i ve ülkemizi temsil etmenin gururunu yaşıyoruz. Bu ödül, Odamızın yenilikçi vizyonunun, üyelerimizden aldığımız gücün ve çalışanlarımızın özverili emeklerinin uluslararası alanda taçlanmış halidir. Böyle bir ödüle layık görülmek bizler için onur olduğu kadar daha büyük sorumluluk da yüklüyor. Yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve toplumsal dönüşüm alanlarında yürüttüğümüz çalışmalar hız kesmeden devam edecek. Üyelerimizle birlikte Eskişehir’i ve ülkemizi küresel ölçekte daha ileriye taşımak için var gücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz." Eskişehir Sanayi Odası’nın bu başarısı, şehrin sanayi vizyonunu dünyaya tanıtırken, ESO’nun önümüzdeki dönemde de uluslararası projelerde daha güçlü bir şekilde yer alacağının göstergesi oldu. ESO, elde edilen bu dereceyle birlikte Eskişehir’in küresel marka değerini artırma yolunda önemli bir adım daha atmış oldu. Tüm Üyelerimize ve çalışanlarımıza bize göstermiş oldukları destek ve güvenden dolayı teşekkür ediyoruz.
13 yıllık minyatür ustalığını İstanbul’dan Eskişehir’e taşıdı
05 Eylül 2025 Cuma - 11:23 13 yıllık minyatür ustalığını İstanbul’dan Eskişehir’e taşıdı Yaşamının büyük bir kısmını İstanbul’da geçiren ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Mühendisliği mezunu olan Bora Uluyol, 13 yıl önce başladığı minyatür serüvenini Eskişehir’e taşıdı. Şu anda atölyesini de açtığı bu şehirde çalışmalarına devam eden Uluyol, geleneksel minyatürlerin yanı sıra kendi özgün tasarımlarını da hayata geçiriyor. Piri Reis’in gemilerinden Binbir Gece Masalları’na, Cezeri’nin makinelerinden Kitab-ı Bahriye’ye kadar pek çok farklı konuda eser üreten sanatçı, aynı zamanda lamba gibi aksesuarların üzerine de minyatürler işleyerek sanatını daha geniş bir alana taşıyor. "Birçok alanda minyatür çalışması yapıyorum" Çalışmalarıyla ilgili bilgiler paylaşan Bora Uluyol, "Çalışmalarımın bir kısmı geleneksel. Geleneksel dediğimiz zaman eski el yazmalarında olan minyatürlerin yorumlarını yapıyoruz. Fanlame’den yorumlar var. Kitab-ı Bahriye’den yorumlar var. Kitab-ül Hiyel’den yorumlar var. Piri Reis’in gemilerini çalıştım. Binbir Gece Masalları çalıştım. Cezer’in makinalarıyla ilgili çalışmalar var. Bir de benim kendi tasarımlarım var. Yine Minyatür tekniği kullanarak, başka tasarımlar yaparak ilerliyoruz. Biraz daha aksesuara yönelik çalışmalar da yapmaya başladık. Lambaların üzerine Minyatürler çalıştım. Onları da sergiliyoruz atölyemizde" şeklinde aktardı. "Kağıtlarımı Hindistan’dan getirtiyorum" Minyatür sanatını icra edebilmek için gerekli malzemelerden bahseden Bora Uluyol,"Öncelikle bizim geleneksel iş çalışırken kağıdımız çok önemli. Kağıtları özenle seçiyoruz. Kağıtlarımızın murakka ve aherli olması lazım. Yani muhallebiyle birbirine yapıştırılıp, daha sonra tabaka olarak üst üste bindirilmesi gerekiyor. Kağıtlarımı Hindistan’daki çok eski bir atölyeden özel olarak getirtiyorum. Genel olarak kullandığımız malzeme ise sulu boya, akrilik ve ezma altındır" dedi. "Yabancı turistler daha fazla ilgi gösteriyor" Dükkanına gelen yabancı turistlerin büyük bir ilgisi olduğunu belirten minyatür sanatçısı sözlerine şöyle devam etti: "Doğrusunu söylemek gerekirse yabancıların ilgisi daha fazla. Ama Türkler içerisinde de tabii ilgilenenler oluyor. Gelen misafirlerimiz önce bir şaşırıyorlar. Kimse dolaşırken karşılarına galeri gibi bir yer çıkmasını beklemiyor. Yabancıların bir kısmı gerçekten çok ilgili, minyatürler ile ilgili bilgi almak istiyor. Sorular soruyorlar. Bir kısmı dolaşıp çıkıyorlar. Yani bu kişiye göre değişen bir durum. Ama yabancılar tabii geleneksel bir iş olduğu için çok daha fazla ilgi gösteriyor." "Bu sanat aceleye gelmez" Minyatür sanatını yapabilmek için gerekli meziyetlerin en başında sabır olduğunu vurgulayan Uluyol, "Ciddi bir eğitim almadan güzel işler başaramayacağın, çok teknik gerektiren bir sanat. Fazlasıyla emek ve vakit harcamak gerekiyor. Bu işi kendi başıma yapmaya başladıktan bir ay sonra eğitim almadan yapılamayacağını fark ettim. Daha sonrasında Mimar Sinan’dan mezun, geleneksel sanat ile ilgilenen iki hoca ile iletişime geçtim ve onlarla çalışmaya başladım. Minyatür, diğer resim dallarıyla kıyaslandığında bitiş süreleri çok daha uzun olan bir sanat türüdür. Detay çalıştığın ve tekniğinin farklı olduğu için büyük bir sabır gerektiriyor. Bunun dışında bir de yavaş şekilde çalışmak lazım. Bu sanat aceleye gelmez. Yavaş yavaş yapılır" dedi. "Fiyat belirlemek en zor şey" Eserlerin fiyatlarının nasıl belirlendiği ve paha biçmenin kendisi için çok zor olduğunu anlatan sanatı, "Buradaki eserlerin her birinin farklı bir fiyatı var. En zor şey fiyat koymak. Genelde detaylarına göre değerlendiririm. Yani yapılan işin detayı fiyatını belirlemekteki en önemli kriterdir. Ne kadar fazla detay varsa fiyatı da o ölçüde artıyor. Özellikle fiyatları insanların alabileceği seviyede tutmaya çalışıyorum. Mesela Kruz gemisinden çıkartılmış bir lambanın üzerine çalışılmış Preveze Deniz Savaşı tasviri. Oval bir lamba olduğu için zor bir çalışmadır. Cam üzerinde çalışmakta işi zorlaştıran başka bir etmen. Bu yüzden fiyatı en yüksek olan eserim bu lamba" diye vurguladı. "Çocukları minyatürle tanıştırdım" Son olarak sanatseverler ile çok sayıda atölye yaptıklarını aktaran sanatçı sözlerini şöyle noktaladı: "Her yaştan insanla keyifli atölyeler gerçekleştirdim. Çocuklarla yaptığım atölyelerde onları minyatürle tanıştırdım. Burada dersler versem de eğer minyatürü gerçekten öğrenmek istiyorsanız ya Güzel Sanatlar Fakültesine gitmeli ya da uzmanlarından detaylıca eğitim almalısınız çünkü bu uzun bir yolculuktur. Bir eser yapmak iki seneyi bulabilir. Ben atölye derslerimde öncelikle eskizi yapıyor sonrasında konturları çekiyor ve ders için kullanılmak üzere çizimimi hazırlıyorum. Öğrencilerime bunun üzerinde boyama tekniklerini öğretiyorum."
Anadolu Üniversitesi Özel Yetenek Sınavları tamamlandı
05 Eylül 2025 Cuma - 10:05 Anadolu Üniversitesi Özel Yetenek Sınavları tamamlandı Anadolu Üniversitesi 2025-2026 akademik yılı için düzenlenen Özel Yetenek Sınavları başarıyla tamamlandı. Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF), Devlet Konservatuvarı ve Engelliler Entegre Yüksekokulu (EEYO) sınavlarına öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. 2247 aday GSF özel yetenek sınavlarına girdi Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi sınavları Yunus Emre Kampüsü’nün farklı noktalarında gerçekleştirildi. Bu yıl Çizgi Film ve Animasyon Bölümüne 1181, Grafik Sanatlar Bölümüne 843, Resim Bölümüne 984, Heykel Bölümüne 428, Seramik Bölümüne 295, Baskı Sanatları Bölümüne 189 ve Cam Bölümüne 118 aday başvurdu. Toplamda 2247 adayın katıldığı sınavlar sonucunda 192 öğrenci GSF’de öğrenim görmeye hak kazandı. Bu yıl ilk öğrencilerini YKS 2025 yerleştirme sonuçlarına göre Sayısal Puan türünden kabul etmeye başlayan Dijital Oyun Tasarımı Bölümünün ise tüm kontenjanları doldu. Devlet Konservatuvarı’na 1524 aday başvurdu Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı da özel yetenek sınavlarında yoğun başvuru aldı. Sahne Sanatları Bölümü Tiyatro Anasanat Dalı’na 858 başvuru yapılırken, sınavlar sonucunda 9 öğrenci kesin kayıt hakkı kazandı. Opera Anasanat Dalı’na ise 181 aday başvurdu, 10 öğrenci asil olarak belirlendi. Müzik Bölümü’nde Piyano Anasanat Dalı- Gitar Sanat Dalları’na 51 başvuru gerçekleşirken, 8 öğrenci kesin kayıt hakkı kazandı. Üflemeli ve Vurmalı Çalgılar Anasanat Dalı’na 21 başvuru sonucunda 4 öğrenci, Yaylı Çalgılar Anasanat Dalı’na 24 başvuru sonucunda 4 öğrenci öğrenim hakkı elde etti. Çalgı Yapımı ve Onarımı Bölümü’ne 37 aday başvururken 6 öğrenci, Müzikoloji Bölümü’ne 141 başvuru sonucunda 9 öğrenci, Türk Müziği Bölümü’ne ise 211 başvuru arasından 9 öğrenci öğrenim görmeye hak kazandı. EEYO’da özel kontenjan Anadolu Üniversitesi EEYO, işitme kayıplı öğrenciler için özel eğitim destekli mesleki eğitim sunan bir birim olarak, bu yıl da Özel Yetenek Sınavı ile öğrenci kabul etti. Yüksekokulun kontenjanları özel gereksinimli öğrencilerin ihtiyaçlarına göre 11 öğrenci ile sınırlı tutuldu. 2025-2026 öğretim yılı özel yetenek sınavlarına işitme kayıplı 11 öğrenci başvururken, Grafik Sanatlar Anasanat Dalı’na 4, Seramik Anasanat Dalı’na 3 öğrenci kesin kayıt yaptırmaya hak kazandı. Merkezi yerleştirme ile öğrencilerini kabul eden EEYO Mimarlık ve Şehir Planlama Bölümü-Yapı Ressamlığı Önlisans Programı ve Bilgisayar Kullanımı Bölümü-Bilgisayar Operatörlüğü Önlisans Programında ise bütün kontenjanlar doldu. Yetenek sınavlarında birincilere özel sanat desteği Güzel Sanatlar Fakültesi, Devlet Konservatuvarı ve Engelliler Entegre Yüksekokulu’nda özel yetenek sınavlarında bölüm birincisi olan öğrencilere, Venedik Bienali, Berlin Filarmoni Orkestrası Konseri gibi uluslararası sanat organizasyonlarına katılım için 30.000 TL’ye kadar destek veriliyor. Ayrıca öğrenciler, üniversite yemekhanelerinden üç öğün ücretsiz yararlanma hakkına sahip oluyor. Eğitimi Destekleme Vakfı (EDEV) iş birliğiyle yürütülen bu kapsamlı burs programı sayesinde, Anadolu Üniversitesi’ne yüksek başarı sıralamalarıyla yerleşen veya yetenek sınavlarında öne çıkan öğrenciler, maddi kaygılardan uzak, daha verimli ve üretken bir üniversite hayatı yaşayabiliyor. Anadolu Üniversitesi, sanat, müzik ve özel eğitim alanlarında uyguladığı özel yetenek sınavlarıyla nitelikli öğrencileri bünyesine katarken, aynı zamanda kültür, sanat ve toplumsal kapsayıcılığa katkı sağlamayı sürdürüyor.
Vatandaşlar bu yaz en çok temizlik ve parti malzemelerini tercih etti
05 Eylül 2025 Cuma - 09:53 Vatandaşlar bu yaz en çok temizlik ve parti malzemelerini tercih etti Eskişehir’de züccaciye olan Cengiz Kurutepe, yaz boyu en fazla temizlik ve parti malzemesi sattığını belirtti. Vatandaşlar kış aylarından soğuklardan dolayı yapamadığı temizlik işleri ve parti organizasyonları için yaz aylarını fırsat bildi. Züccaciye dükkanındaki bin çeşit ürün arasından en çok tercih edilen ürünler temizlik ve parti malzemeleri oldu. Uzun yıllardır züccaciyelik yapan Cengiz Kurutepe, insanların evlerini, arabalarını ve sokaklarını temizlemek için bol bol temizlik malzemesi alırken, doğum günü ve parti malzemelerinin satışlarında ise büyük bir patlama olduğunu aktardı. "Talep ettik, ama temin edemedik" Yaz aylarında hangi ürünlerin talep gördüğünü aktaran Cengiz Kurutepe, "Bin çeşit ürün arasında en fazla sattığımız ürünler temizlik malzemeleri. İnsanlar evlerini, arabalarını, sokaklarını temizlemek için bol bol deterjan alıyor. Kağıt ürünleri ve kozmetik ürünler, özellikle bayanlar için kozmetik satışlarımız da oldukça iyi. Ayrıca doğum günü ve parti malzemeleri satışlarında büyük bir patlama yaşandı. Kış aylarında satışlar fazla olmuyor, ama yazın insanlar daha fazla sosyal aktivite yaptığı için satışlar artıyor. Bazı ürünlerde beklemediğimiz talep oldu, yetiştiremedik. Hatta piyasada ve toptancılarda bile bulamadık. Doğum günlerinde en çok kapı süsleri kullanılıyor. Kapı süsleri bitmişti, piyasada da tükenmişti, bir türlü bulamadık. Talep ettik, ama temin edemedik" dedi. "Elektronik ürünler elimizde kaldı" Temizlik ve parti malzemelerin aksinde bazı ürünlerin ise elinde kaldığını aktaran Kurutepe, "Bazı ürünler ise elimizde kaldı. Mesela elektronik ürünler; radyo, güneş enerjili lambalar gibi. Bunlar için alıcı bekliyor, ama satılmıyor. Nasip işi, yapacak bir şey yok. Binlerce ürünümüz var. En çok parti malzemeleri sattı. Ardından temizlik ürünleri; deterjanlar, çamaşır makinesi malzemeleri, araba yıkama ürünleri, ev temizlik ürünleri. Yazın bunlar çok gidiyor, çünkü talep artıyor. Kışın insanlar daha az iş güçle uğraşıyor, ama yazın işler yoğun, bu yüzden deterjan satışları yükseliyor. Ekonomik durumlar nedeniyle insanlar 10-15 tane deterjan almıyor, genelde 1-2 tane alıyor. Ama büyük temizlik yapan yerler, mesela iş yerleri, 15-20 tane alabiliyor" şeklinde konuştu.
Elektrikli bisiklet ile servis yapan çaycı hem vakitten hem de maliyetten tasarruf ediyor
05 Eylül 2025 Cuma - 09:52 Elektrikli bisiklet ile servis yapan çaycı hem vakitten hem de maliyetten tasarruf ediyor Eskişehir’de elektrik bisiklet ile servis yapan çaycı Sebahattin Güler’in hem vakitten hem de maliyetten tasarruf etmesini sağlayan akılcı çözümü müşteri memnuniyetini artırıyor. Bir fabrikadan emekli olan Sebahattin Güler, yaklaşık 3 sene önce eşi Zekiye Güler ile birlikte Mustafa Kemal Paşa mahallesi Cengiz sokak üzerinde çay evi açtı. Kendi işini kolaylaştırmak amacıyla bisikleti ile servise başlayan Güler, bir süre sonra bu yöntemin kendisini yorduğunu fark etti. Çevresindeki vatandaşların önerisi üzerine elektrikli bisiklet alan Güler, ilginç görüntü oluşturan akılcı çözümü ile işlerine hız kazandırdı. Günlük ortalama 800 bardak çay sattıklarını ve 5 dakika içerisinde yaklaşık 10 farklı dükkana gidebildiğini söyleyen esnaf, hızlı ve sıcak bir şekilde siparişleri götürülen müşterilerin bu durumdan memnun olduğunu ifade etti. Önceden 2 elemanlarının bulunduğu dile getiren Sebahattin Güler, şimdi ise sadece eşiyle birlikte çalıştıklarını ve kendi imkanlarıyla tüm siparişlere yetişebildiklerini belirtti. "Geçen seneye kadar eleman çalıştırıyorduk, şimdi karı-koca kendimiz çalışıyoruz" Elektrikli bisiklet ile nasıl servis yapmaya başladığını anlatan Sebahattin Güler, "İlk önce bisikletle servis yapıyordum. Bisiklet beni yormaya başladı. Esnaf arkadaşlar elektrikli bisiklet almamı önerdi. Ben de elektrikli bisiklet alıp işimi kolaylaştırdım. Geçen seneye kadar eleman çalıştırıyorduk, şimdi karı-koca kendimiz çalışıyoruz. Zaten dükkanı eşimin üzerine açtım. Önceden 2 eleman ile birlikte çalışıyorduk. Oğlan da bazen yardıma geliyordu. Yani toplam 4 kişiydik. Aylık 25-30 bin lira işçi masrafını çıkardık. Bisikletle 2 dakikada vardığım yere şimdi 1 dakikada varıyorum. Diğer esnafa da vakit ayırıyorum, onlara da gidebiliyorum. 5 dakikada aşağı yukarı 10 esnafa ulaşıyoruz. Günlük ortalama 700-800 çay satıyoruz. Oralet ve kahve gibi içecekler hariç. Esnaf hızdan memnunlar. Bize, ’Usta, ne çabuk getirdin. Daha yeni söyledik, telefonu kapatmadık, hemen geldin!’ diyorlar. Biz esnafa, adeta amme hizmeti yapıyoruz. Bazen kayıp düştüğümüz de oluyor. Şimdi kış ayına gireceğiz. Bakalım, ilk defa bir kış mevsiminde bu şekilde çalışacağız. Tüm zorluklara rağmen yağmur, kış demeden çalışıyoruz" dedi. "Adeta jet gibi gidip geliyor, telefonu kapattıktan 2 dakika sonra çay kapında" Sebahattin Güler’in ’dükkanın patronu’ olarak nitelendirdiği eşi Zekiye Güler ise, şunları söyledi: "Bu şekilde dağıtım daha rahat oluyor. Yaya şekilde gidip gelmekten iyidir. Bizim esnaf sayımız çok, yerleri dağınık. O yüzden bisikletle anca yetişiyoruz. Dükkanı eşimle beraber işletiyoruz, yaklaşık 3 yıldır bu işi yapıyoruz. Patron benim, eşim yardımcı oluyor. Emekli olduğu için destek veriyor. İşler çok yoğun ama yaptığımız işten mutluyuz. Bisikletle servise başladıktan sonra elemanları çıkardık. Eşim, elektrikli bisikletle daha hızlı gidip geldiği için elemana gerek kalmadı. 2 elemanın yapacağı işi şimdi kendisi yapabiliyor. Müşterilerimiz memnun çünkü çayları soğumadan gidiyor. Hele kış günlerinde, yürüyerek gidince uzak mesafelerde sorun oluyordu. Aslında normal bisikletle başladık, bu sene elektrikli bisiklet aldık. Onunla adeta jet gibi gidip geliyor. Ondan sonra müşteri memnuniyeti arttı. Siparişlerimiz genelde telefonla geliyor. Telefonu kapattığında 2 dakika sonra çay kapında."
’Yükseköğretimde V. İnsan Kaynakları Yönetimi Çalıştayı’ düzenlendi
05 Eylül 2025 Cuma - 09:26 ’Yükseköğretimde V. İnsan Kaynakları Yönetimi Çalıştayı’ düzenlendi Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde 29 farklı şehirden 65 insan kaynakları yöneticisinin katılımıyla ’Yükseköğretimde V. İnsan Kaynakları Yönetimi Çalıştayı’ gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Personel Daire Başkanlığı düzenlediği program, Öğrenci Merkezi Nasrettin Hoca Salonu’nda başladı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, üniversitenin öğrenci memnuniyeti açısından anketlere göre Türkiye’de kampüs anlamında en memnun olunan üniversiteler arasında yer aldığına dikkat çekti. Rektör Adıgüzel, "Öğrencinin memnuniyeti, çalışanın memnuniyeti eğitim öğretime en güzel şekilde dönüş sağlıyor. Personel Daire Başkanlığımız böyle anlamlı bir çalıştay yapmak istediğinde, bunu yapmaktan memnuniyet duyacağımızı dile getirdim. Çalıştayın adı ’İnsan Kaynakları’, fakat belki de olması gereken ’İnsan Kıymetleri’. Yasal düzenleme yapmanın ne kadar zor olduğunu, bugünkü düzenlenen çalıştay bizlere gösteriyor. Bu tür çalıştayların en büyük katkısı, farklı sorunlara karşı geliştirilen çözüm yollarında zihinsel birlikteliğe katkı sağlaması. Kimi arkadaşlarımız, aynı yönetmeliğe sahip olmamıza rağmen, çözümsüz görünen durumlara pratik zekâları ile tereyağından kıl çeker gibi çözebiliyor. Kimi arkadaşlarımız ise mevzuat gereği diyerek, yolu çıkmaz hale getirebiliyorlar. Hepimiz aynı mevzuata bakıp farklı algılayabiliyoruz. Bu tür çalıştaylar ile farklı bakış açıları kazanabiliyoruz. Çözüm geliştirici fırsatlar nasıl yakalanır, bunları inceleme fırsatı yakalıyoruz. İstişare ile ortaya çıkan fikirlerden daha iyisi yoktur. Dolayısıyla her fikrimizi konuşarak, paylaşarak, istişare ederek, birlikte düşünerek yapmamız gerektiğine inanıyorum. Bizim üniversite olarak çözüm metodumuz; istişare yaparak, konuşarak, yasalara uygun olacak şekilde orta yolu bularak gerçekleşiyor" dedi. "AÖF bürolarına dair süreci iyi yöneterek başarıya ulaştık" Rektör Adıgüzel, AÖF bürolarının kapatılması ve bu bürolarda çalışan personelin istihdamına yönelik olarak, "Göreve başladığımda, AÖF büroları ile ilgili bir karar aldık. Türkiye’deki 81 ildeki 94 büronun kapatılmasına karar verildi. Yaklaşık 500 çalışanımız vardı. Bu 500’e yakın çalışanı Eskişehir’e davet ettik. En zor gözüken durum buydu ve biz bu zor durumu çözebilmek için yasal düzenleme yapma yoluna başvurduk. Bir torba yasa önerisinde bulunduk. Bu torba yasa içeriğinde, üniversite personelimizin merkeze çekilmeden bütün illerde nasıl değerlendirileceği noktasında bir çalışma yapılması yer alıyordu. Bu bizim için kolay bir yolculuk değildi. 9 ay süresince adım adım işlenen bir süreçti ve sonunda başarıya ulaşıldı. Süreci iyi yöneterek, beklediğimiz kadar tepki almadan, önceden daha memnun olacakları bir durum oluşturuldu. Sürecin sonunda, herkesin kendi bulunduğu ilde, kendi istediği kurumda ve ikametgâhına en uygun konumda istihdam edilmelerini sağladık. Bu süreçte, Akademik Personel Prensipler Genel Müdürlüğü başta olmak üzere, akademik ve idari personelimize, bürolarımızda görev yapan arkadaşlarımız ve onların aileleri adına teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "En başarılının yanı sıra en mutlu üniversite olmayı hedefliyoruz" Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, konuşmasına şöyle devam etti: "Burası bir üniversite ve bizim işimiz gücümüz, burada bulunma sebebimiz insan. Bu yalnızca idari personel için değil, akademik personel ve yöneticiler için de değişmez bir gerçek. Bu yüzden aldığımız kararlarda en merkeze koymamız gereken hususun insan olması gerekiyor. İnsanın çalıştığı yerde memnun, huzurlu, mutmain bir şekilde çalıştığında nasıl olduğunu, nasıl olması gerektiğini araştırmak gerektiğini ve bunu yapmanın bizim görevimiz olduğunu aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. Bir işi görürken mevzuat tabii ki önemlidir ama yaptığımız değişikliğin sonunda insana maddi manevi nasıl zarar vereceğini de göz önünde bulundurarak aksiyon almamız gerekiyor. Bu yüzden sözlerime başlarken, Türkiye’nin en iyi, en başarılı üniversitesi olarak değil, en mutlu ve memnuniyeti yüksek üniversite olarak başladım." "Yöneticiler doğruluktan ve adaletten ayrılmamalıdır" Sendikalarla olan görüşmelerine değinen Rektör Adıgüzel, "Oradaki arkadaşlarımızla olan müzakerelerimizde de işçinin, memurun hakkını karşımdakilerden daha az savunmam beklenemez. Fakat yasalar sendikacılarla beraber çalışmamızı gerektiriyor. Bu şekilde hep birlikte daha iyisini yapmaya çalışıyoruz. Biz yöneticilerin üstüne düşen, öfkeyle yanlış hareket etmemeye çalışmaktır. Doğruluktan ve adaletten ayrılmamak, siyasi olarak bir kişiyi ötekileştirip toptan herkesi yargılamamaktır. Dolayısıyla bizim kaynağımız ve işimiz insan olduğundan, bugünkü bu çalıştayın tüm oturumlarından sonra güzel sonuçlar çıkacağına inanıyorum. Bu güzel sonuçların raporlarını da muhataplarına ve ilgililerine ulaştırmak bizim görevimiz. YÖK’e bağlı kurumlar olarak önceliğimiz, üniversitelerimizin sorunlarını ve çözüm önerilerini sunarken, kanunu hazırlayan başta YÖK olmak üzere, talepte bulunabileceğimiz kurumlara bunları sunmak. Yasal olarak düzenlemelere ihtiyaç varsa, bu oturumlarda bunların da konuşulacağına inanıyorum" diyerek sözlerini sonlandırdı. "Kamu kaynaklarının etkin kullanılması için projeler üretiyoruz" Anadolu Üniversitesi Personel Dairesi Başkanlığı olarak idari personel eliyle ilk defa bir çalıştay düzenlendiğinin altını çizen Personel Daire Başkanı Dilara Özgür, "Anadolu Üniversitesi Personel Daire Başkanlığı ailesi olarak, ekip arkadaşlarımla birlikte belirlediğimiz çalışma mottomuz; günlük yoğun iş akışının dışında, kendi görev alanımızla ilgili konularda üniversitemize fayda sağlayabilecek ‘Bugün ne yaptım, daha iyi ne yapabilirim ve nasıl geliştirebilirim?’ bakış açısıyla hep birlikte çalışmaktır. Bu çerçevede, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımı amacıyla farklı fikir ve projeler üretip, Rektörümüz Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’in desteğiyle bunları geliştirmenin mutluluğunu yaşıyor, aynı zamanda bu desteğin gücünü de hissediyoruz. İdari ve işçi personel alımlarının, akademik kadrolara başvurmanın ve personel ilişik kesme işlemlerinin çevrimiçi olarak gerçekleştirilmesi gibi projeleri hayata geçirdik. Bunların haricinde, personel norm kadro çalışması ile Türkiye’de ilk olan ‘Personel Isı Haritası’ geliştirildi ve en kısa sürede kullanıma sunulacaktır. Hâlihazırda 2 adet BAP ve bir patent başvurusuyla hizmetlerimize devam etmekte; üniversitemiz personeline daha yararlı olma çabası içerisindeyiz" dedi. "Akademik ve idari insan kaynağına dair konular irdelenecek" Personel Daire Başkanı Özgür, konuşmasının devamında çalıştayın ayrıntılarına dair şu bilgileri paylaştı: "Oturumlarda akademik ve idari insan kaynağına dair konular irdelenecek. Son oturumda ise diğer üniversitelerin uygulamaları ve bu uygulamalara ilişkin neler yapıldığı konusunda fikir alışverişinde bulunulacaktır. Daha önceki 4 çalıştayımız Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Hizmetler Genel Müdürlüğü ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na iletilmiş, bu görüşmeler sonucunda mevzuat değişikliklerine dair sonuçlar alınmıştır. Bu da bizlere daha çok güç vererek, konulara daha fazla eğilmemize vesile olmuştur." ’Değerlendirme ve Üniversitelerdeki Uygulama Örnekleri’ başlıklı kapanış oturumu yapıldı Açılış konuşmalarının ardından Yükseköğretimde V. İnsan Kaynakları Yönetimi Çalıştayı’nın 1’inci oturumuna Kırıkkale Üniversitesi Personel Daire Başkanı Murat Hanay başkanlık etti. "İdari personel ile ilgili konular" başlıklı ilk oturumda Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Şube Müdürü Sayime Kılıçarslan, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Personel Daire Başkanı Hüseyin Özkan, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Personel Daire Başkanı Hülya Ayvaz Camcı ve Necmettin Erbakan Üniversitesi Şube Müdürü Rıdvan Işık konuşmacı olarak yer aldı. Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen çalıştay, Anadolu Üniversitesi Personel Daire Başkanı Dilara Özgür başkanlığında ’Değerlendirme ve Üniversitelerdeki Uygulama Örnekleri’ başlıklı kapanış oturumu ile sona erdi.