Yerel Haberler
Eskişehir
AK Parti İl Başkanı Albayrak: "Eskişehir için ortaya koyduğumuz vizyonun sınırlarına CHP zihniyetinin hayalleri bile yetişemez" 26 Şubat 2026 Perşembe - 22:10:52 AK Parti Eskişehir İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuşan İl Başkanı Gürhan Albayrak, "Eskişehir için ortaya koyduğumuz vizyonun sınırlarına CHP zihniyetinin hayalleri bile yetişemez" dedi. AK Parti Eskişehir İl Danışma Meclisi Toplantısı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Toplantıya, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı ve diğer parti üyeleri katılım gösterdi. Ayrıca toplantı esnasında konuşan Eskişehir AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak ve Başkan Yardımcısı Yazıcı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum gününü kutladı. Öte yandan Cumhuriyet Halk Partili belediyeleri eleştirerek, "Eskişehir için ortaya koyduğumuz vizyonun sınırlarına CHP zihniyetinin hayalleri bile yetişemez" diye kaydetti. Ayrıca toplantı sonrasında Dede Korkut Parkı’nda yapılan iftar yemeğine katılan Yazıcı ve Albayrak, oruçlarını vatandaşlar ile birlikte açtı. "Çözüm üretmek yerine "Pazar günü arabayı kullanmayın" demek Eskişehir’e haksızlıktır" Toplantıda konuşan Albayrak, "CHP’li belediyeler ne yapıyor, Şehrin trafiğini, altyapısını, kronikleşmiş sorunlarını çözmek yerine adına "Arabasız Pazar" dedikleri bir projeyle vatandaşın karşısına çıkıyorlar. Caddelere diktikleri yüzlerce duba yetmediği gibi üzerine bir de caddeleri trafiğe kapatma furyasını başlattılar. Vatandaşın trafik çilesinden sıdkı sıyrılmışken çözüm üretmek yerine ’Pazar günü arabayı kullanmayın’ diyerek vizyonculuk oynamak Eskişehir’e haksızlıktır. Bu sorunu çözmek değil, sorun yokmuş gibi yapmaktır. Diğer taraftan şehrin kıymetli noktalarında katsız ve sadece kırk araçlık otopark zeminlerine beton döküp tabela asarak otoparkçılık oynuyorlar. Kamu kaynağını plansız ve verimsiz işlerle çarçur ediyorlar. İşte bizim ’mış gibi belediyecilik’ dediğimiz tam da budur. Sorunu çözmüyorlar, sadece çözüyormuş gibi görünüyorlar. Değerli hemşehrilerim, bu mış gibi belediyecilik örneklerini uzun zamandır anlatıyorum. Bakınız, mesafeye göre Türkiye’nin en pahalı ulaşımı Eskişehir’de. Suya her ay otomatik olarak zam yapılıyor. Daha da vahimi, sözde sosyal belediyecilik anlayışıyla yardımlaşmanın ve dayanışmanın zirve yaptığı Ramazan ayında ulaşımdan suya, övündükleri kent lokantalarına kadar her şeye zam yaptılar. Sonra da çıkıp sanki büyük bir lütufmuş gibi ayın yirmi altısında ’incik boncuğa indirim yaptık’ diyerek müjde veriyorlar. Akıl alır gibi değil. Vatandaşa suyu ve ulaşımı pahalıya sunup, kent lokantasındaki yemeğe Ramazan’ın hemen öncesinde zam yapıp ayın bir günü sembolik indirimlerle göz boyayamazsınız. Eskişehirli hemşehrilerimiz bu samimiyetsizliği görmektedir. Biz AK Parti olarak gerçek hizmetin reklamla değil icraatla olduğunu anlatmaya devam edeceğiz. Gerçek hizmet reklamla değil, somut icraatlarla olur. Algı belediyeciliğiyle günü kurtarma derdinde olanlara inat biz Eskişehir’imizin geleceğini inşa etmeye, şehrimize kalıcı eserler bırakmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Eskişehir’imize kazandırdığımız yatırım tutarı 380 milyar TL’yi aşmış durumdadır" Albayrak, "Kıymetli arkadaşlarım, son yirmi üç yılda Eskişehir’imize kazandırdığımız toplam yatırım tutarı 380 milyar TL’yi aşmış durumdadır. Bu rakam sadece bir istatistik değil; şehrimizin her bir köşesine dokunan, hemşehrilerimizin hayat standartlarını yükselten bir vizyonun sonucudur. Geçtiğimiz gün DSİ Genel Müdürümüz Mehmet Akif Balta’nın da duyurduğu üzere özellikle tarım ve su yönetimi alanında Eskişehir’in çehresini değiştirdik. Otuz üç nokta sekiz milyar lira değerindeki DSİ yatırımlarımızla toprağımıza bereket, çiftçimize kazanç olduk. Şehrimizi limanlara bağlama hususu elli yıllık bir hayaldi; maşallah çalışmalar sıkıntısız bir şekilde sonlanmak üzere. Ayrıca şunu da belirtmekte fayda var; Kuzey Çevre Yolu’nda sona yaklaşmış durumdayız. Milletvekillerimizle birlikte Ulaştırma Bakanımızla defalarca bu konuyu görüştük. Şu an bir sıkıntı görünmüyor; ihaleye çıkılması eli kulağında diyebiliriz. İhale sürecinin ardından yaklaşık üç yıl içerisinde çevre yolunun tamamlanması planlanıyor. Bunu da duyurmuş olalım. Öte yandan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın yirmi dört yıllık süreçte Eskişehir’e sağladığı yüz yirmi beş milyar TL’lik dev yatırımı kalem kalem inceleyecek olursak; karayoluna otuz dokuz milyar, demiryoluna seksen üç milyar, havayoluna bir milyar, haberleşmeye ise bir buçuk milyar TL yatırım yapıldı. Buradan tüm hemşehrilerimize bir müjdeyi daha paylaşmak istiyorum. Çifteler Sakarbaşı; iş bilmez yerel yönetim anlayışının ve CHP’li belediyeciliğin yaptığı yanlış hamleler sonucu maalesef eski ihtişamını kaybetmişti. Alanı gezdiğimizde içimizi acıtır bir haldeydi. Ancak biz Sakarbaşı siyaset üstü bir meseledir diyerek sessiz kalmadık. DSİ’nin müdahalesiyle Sakarbaşı’nı bu atıl görüntüsünden kurtarıyoruz. Nasipse bir aya kadar alanı ziyaret edecek ve Sakarbaşı’nın eski hali kadar güzel, halkımıza yakışır bir çehreye büründüğünü hep birlikte görmüş olacağız" dedi. "Eskişehir’e en güçlü desteği vermeye, gece gündüz çalışmaya söz veriyoruz" "Gördüğünüz gibi bizim Eskişehir için ortaya koyduğumuz vizyonun sınırlarına CHP zihniyetinin hayalleri bile yetişemez" diyen Albayrak, "Biz bu şehrin elli yılını, yüz yılını planlarken karşımızda hala belediyeciliği sadece reklam ve algı yönetimi sanan bir ciddiyetsizlik var. Buradan açıkça ifade ediyorum; CHP’li yerel yönetimler bu şehri bir oyalama merkezi haline getirmekten vazgeçmelidir. Şehri yönetmek çiçekle, böcekle ya da sosyal medyadaki PR çalışmalarıyla olmaz. Şehir yönetmek dertlenmek ister, liyakat ister, en önemlisi de ciddiyet ister. Bir heyecanımızı paylaşmak istiyorum. Bugün yirmi altı Şubat; milletimizin umudu, mazlumların gür sesi, bu kutlu davanın mimarı Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum günü. Rabbim ömrünü bereketli, yolunu her daim açık eylesin. Bizler onun çizdiği bu yolda Eskişehir’den en güçlü desteği vermeye, gece gündüz çalışmaya söz veriyoruz" diye konuştu. "Genel Başkanımızın siz değerli kardeşlerime olan sevgi dolu selamlarını getirdim" Toplantıda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı şu ifadeleri kullandı: "Ayrıca İl Başkanımız hatırlattı; bugün Sayın Cumhurbaşkanımızın doğum günü. Biz gelenek halinde Merkez Yürütme Kurulu olarak kendisinin doğum gününü kutlarız. Bugün de saat ikide böyle bir program vardı ama ben buradaki program dolayısıyla katılamadım. Ancak Genel Başkanımızın siz değerli kardeşlerime olan sevgi dolu selamlarını getirdim. Ben 2007 yılında AK Parti’de yöneticiyken yaşadığımız bir olayı hatırlatmak isterim. Kapatma davasındaki gerekçelerden bir tanesi, Ramazan ayında Ankara Gençlik Kollarımızın kurduğu iftar çadırının üzerine asılan "Hoş geldin Ya Şehri Ramazan" ibaresiydi. Yargıtay Başsavcılığı bu davranışın laikliğe aykırı bir fiil olduğu iddiasıyla kapatma gerekçeleri arasında buna yer vermişti. Kardeşlerim, böyle bir şey olabilir mi? Laiklik, din ve vicdan özgürlüğünün güvencesidir. Kavramlara doğru anlam yükleyecek ve doğru yerde kullanacaksınız. Kavramları bahane ederek milleti sindirmek, din ve vicdan özgürlüğünün gereğini yapmasına engel olmak kabul edilebilir değildir. Bu anlamda; bizi var eden değerlerimizi, Ahmet Yesevi’nin, Yunus Emre’nin, Hacı Bektaş-ı Veli’nin, Mevlana’nın bu topraklara ektiği ve nesilden nesile devreden bu değerleri gözetmek hepimizin boynunun borcudur. İnanç değerlerimizle o kadar bütünleşmişiz ki Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi orduya "Peygamber Ocağı", askere "Mehmetçik" deriz. Bu kadar bütünleşmiş değerleri kurumlardan sıyırmak amacıyla, okullarda Ramazan’a uygun ritüeller gerçekleştirilmesine karşı yine laiklik kisvesi altında hortlayanları gördük. Bunlarda esas olan hak ve özgürlüktür. İnsanın özgürlüğü, hak ve hukukunun korunması için elbette hep birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu ülke seksen altı milyonun her birinindir. En büyük zenginliğimiz kardeşliğimizdir."
Ressamı depremde tuttuğu fırça hayata bağladı
05 Şubat 2026 Perşembe - 12:44 Ressamı depremde tuttuğu fırça hayata bağladı Hatay depremine resim yaparken yakalanan ve asrın felaketinde komşularını kaybeden, felaketin ardından Eskişehir’de göç eden 50 yaşındaki ressam Ayten Cömert, "Depreme resim yaparken yakalandım. O resim fırçası beni hayata bağladı diyebilirim" dedi.Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerde 11 ilde büyük yıkım ve akabinde can kayıpları yaşanmıştı. Depremin üzerinden yaklaşık 3 yıl geçmesine rağmen sarsıntı anı ve yaşanan kargaşa, o bölgede yaşamış olan vatandaşların hala zihninde dün gibi canlı kalıyor. Bölgedeki yıkımdan dolayı başka illere taşınan vatandaşlar, yeni düzenlerini kurdular. Diğer iller gibi Eskişehir’e de göç eden depremzedeler burada hayatlarını sürdürüyor. Onlardan biri olan 50 yaşındaki 3 çocuk annesi Ayten Cömert, Hatay’ın Antakya ilçesinde saat 04.17’de resim yaparken asrın felaketine yakalandı. Depremde oturduğu site enkaza dönen Cömert’in komşularının çoğu ikinci sarsıntıda hayatını kaybetti.Resim yapmak depremzede için daha anlamlıDepremden 1 yıl sonra eşini de kaybeden Ayten Cömert, o anları anlatırken yaşadığı acı ve korku gözlerinden net bir şekilde okunuyor. Enkazdan yaptığı tabloları çıkaran Cömert, sarsıntı da zarar gören resimlerini halen saklıyor. Deprem anında tuttuğu fırçadan dolayı ailesini erkenden uyandırarak evlerini terk etmelerine vesile oldu. Resim yapmanın kendisi için depremden sonra ayrı bir anlamı olduğuna değinen Cömert, duygu ve düşüncelerini tuvale dökmeye devam ediyor."Resim yaparken yakalandık ve gerçekten çok kötüydü"Konuyla alakalı konuşan depremzede Ayten Cömert, "Depreme resim yaparken yakalandım. O sırada sergiye hazırlanıyorduk, büyük bir tuval yapıyordum. Konusu şuydu; harman kaldıran bir kadın, çok güzel ve büyük bir resimdi. O an, ’Hocam kızmadan tablodaki kadının yüzünü bir düzelteyim,’ dedim. Vallahi, ’Sabaha kadar uyuyamasam da olur,’ diyordum çünkü ertesi gün çok yoğun çalışacaktık, sergi çalışmalarına başlamıştık. Yoğun bir şekilde çalışıyorduk ve vaktimiz kısıtlıydı. Biz enkaz altında kalmadık ama ev çok fena haldeydi, yani sağ çıktık diyelim. Ama ablam burada, o enkazdan çıktı. Zaten bütün mahallemiz yıkıldı. Oturduğum yerin tamamı gitti; sadece bizim binamız ve yanındaki bahçeli ev ayakta kaldı. Oturduğumuz site dört binalıktı; üç binası yıkıldı, bizimki daha sağlam yapılmış. İçime bir şey mi doğdu nedir, bir türlü yatamadım, uyuyamadım. Gençler de ayaktaydı, ’Çocuklar, bir kahve yapın,’ dedim. Üst komşumuzun oğlu da bizdeydi, ’Aaa Ayten Teyze, uyumamışsın,’ dediler. ’Yok, uyumadım’ dedim, çünkü elimde bir iş vardı, bunu bitirmem lazımdı. Uykum gelse de o gün uyumayı düşünmüyordum ama içimde garip hisler vardı tabii ki. Evet, resim yaparken, kahve içerken yakalandık ve gerçekten çok kötüydü. Asırların felaketi, ben eşimi depremden sonra kaybettim. Ailesinden kayıplar olunca o da hastalandı; rahmetli zaten hastaydı, bir yıl sonra vefat etti. Eşim öleli iki yıl oldu. Sitemizin dışındaki binalarda, apartmanlarda çok ölüm oldu. Belki bir gün önceden selamlaşıp merhabalaşmışımdır o insanlarla. O betonların altından sadece seslenebiliyorsun, ’Abi, hocam’ diye sesler geliyordu. Çocukları geliyor; ’Baba, baba kurtarın kızımı,’ diye bağırıyorlardı. O çok beyefendi bir adamdı, çok üzüldüm. Sekiz on yaşlarında ufak çocuklar vardı, başlarını okşadım, ailece hepsi öldü" dedi."Bundan sonraki hayatımda tek gayem resim yapmak"Depreme uyanık yakalanmasına vesile olan resim ve tuttuğu fırça hakkında da konuşan 50 yaşındaki ressam Ayten Cömert, "Yani her fırçayı tuttuğumda o günü hatırlıyorum. Zaten çok kötü günler yaşadım. Resim, mutsuz ve hüzünlü hayatıma bir güzellik getirdi. Zaten resim yapmayı çok seviyorum; bu şekilde üzerimdeki yükü atmaya çalıştım ve benim için iyi oldu. Kimin emeği geçmişse sağ olsun. Ayşe Ünlüce hanımefendi sergimizin açılışını yaptı, çok güzel anlar yaşadık. Bizi destekleyen herkese çok teşekkürler; harika bir sergimiz oldu, satış da yaptık. Tabii ki satışlarımızın gelirini öğrencilere vakfettim; Hatay’dan gelen üniversite öğrencilerine bağışladım. O resim fırçası beni hayata bağladı diyebilirim. Bundan sonrası için zaten tek gayem bu; çocuklarım büyüdü, en küçüğü 25 yaşında olan ikizlerim, abileri daha da büyük. Bundan sonraki hayatımda tek gayem resim yapmak ve öğrencilerimize, gençlerimize destek vermek" diye konuştu.
TEI Havacılık Teknisyen Okulu’nun üçüncü sezonu başladı
05 Şubat 2026 Perşembe - 11:20 TEI Havacılık Teknisyen Okulu’nun üçüncü sezonu başladı Türkiye’nin havacılık motorlarındaki lider şirketi TEI’nin, geleceğin teknisyenlerini yetiştirmeyi amaçlayan programı TEI Havacılık Teknisyen Okulu, TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit’in açılış dersiyle üçüncü sezonuna başladı. Eskişehir Valiliği himayesinde ve Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen TEI Havacılık Teknisyen Okulu’nun açılış dersi için gerçekleştirilen törene; TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit, Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürü Sinan Aydın, İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve TEI yetkilileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Tören kapsamında öğrencilere seslenen Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürü Sinan Aydın, mesleki eğitimin önemine vurgu yapmanın yanı sıra, savunma sanayi alanındaki millî projeler için çalışmanın aynı zamanda vatana hizmet olduğunun altını çizdi. Son olarak bu alandaki destekleri nedeniyle TEI’ye teşekkürlerini sunan Aydın, yeni dönemde öğrencilere başarılar diledi. Programın açılış dersi TEI 101’de öğrencilerle bir araya gelen TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit, yerli ve millî savunma sanayi teknolojilerinin önemini anlatırken, TEI’nin faaliyetlerini ve Türkiye’nin millî havacılık motorları serüvenini katılımcılarla paylaştı. 11 hafta sürecek TEI Havacılık Teknisyen Okulu’nda havacılık ve savunma sanayi sektöründe yer alan üretim ve imalat alanlarıyla ilgili teknik dersler yer alıyor. Okul öncesi eğitimden lisansüstü eğitime kadar, her seviyede eğitim çalışmalarını desteklemeye devam eden TEI, 2024 yılında hayata geçirdiği TEI Havacılık Teknisyen Okulu ile meslek liseli öğrencilerin sektöre dair teknik bilgi ve becerilerini artırmanın yanı sıra, Eskişehir’in istihdamına da destek olmayı hedefliyor.
Ressamı depremde elinde tuttuğu fırça hayata bağladı
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:19 Ressamı depremde elinde tuttuğu fırça hayata bağladı Hatay depremine resim yaparken yakalanan ve asrın felaketinde komşularını kaybeden, felaketin ardından Eskişehir’de göç eden 50 yaşındaki ressam Ayten Cömert, "Depreme resim yaparken yakalandım. O resim fırçası beni hayata bağladı diyebilirim" dedi. 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde 11 ilde büyük yıkım ve can kayıpları yaşanmıştı. Depremin üzerinden yaklaşık 3 yıl geçmesine rağmen sarsıntı anı ve yaşanan kargaşa, o bölgede yaşamış olan vatandaşların zihninde dün gibi canlı. Bölgedeki yıkımdan dolayı başka illere taşınan vatandaşlar, yeni düzenlerini kurdular. Diğer iller gibi Eskişehir’e de göç eden depremzedeler burada hayatlarını sürdürüyor. Onlardan biri olan 50 yaşındaki 3 çocuk annesi Ayten Cömert, Hatay’ın Antakya ilçesinde saat 04.17’de resim yaparken asrın felaketine yakalandı. Depremde oturduğu site enkaza dönen Cömert’in komşularının çoğu ikinci sarsıntıda hayatını kaybetti. Resim yapmak depremzede için daha anlamlı Depremden 1 yıl sonra eşini de kaybeden Ayten Cömert o anları anlatırken yaşadığı acı ve korku gözlerinden net bir şekilde okunuyor. Enkazdan yaptığı tabloları çıkaran Cömert, sarsıntı da zarar gören resimlerini halen saklıyor. Deprem anında tuttuğu fırçadan dolayı ailesini erkenden uyandırarak evlerini terk etmelerine vesile oldu. Resim yapmanın kendisi için depremden sonra ayrı bir anlamı olduğuna değinen Cömert, duygu ve düşüncelerini tuvale dökmeye devam ediyor. "Resim yaparken yakalandık ve gerçekten çok kötüydü" Konuyla alakalı konuşan depremzede Ayten Cömert, "Depreme resim yaparken yakalandım. O sırada sergiye hazırlanıyorduk, büyük bir tuval yapıyordum. Konusu şuydu; harman kaldıran bir kadın, çok güzel ve büyük bir resimdi. O an, ’Hocam kızmadan tablodaki kadının yüzünü bir düzelteyim,’ dedim. Vallahi, ’Sabaha kadar uyuyamasam da olur’ diyordum çünkü ertesi gün çok yoğun çalışacaktık, sergi çalışmalarına başlamıştık. Yoğun bir şekilde çalışıyorduk ve vaktimiz kısıtlıydı. Biz enkaz altında kalmadık ama ev çok fena haldeydi yani sağ çıktık diyelim. Ama ablam burada, o enkazdan çıktı. Zaten bütün mahallemiz yıkıldı. Oturduğum yerin tamamı gitti; sadece bizim binamız ve yanındaki bahçeli ev ayakta kaldı. Oturduğumuz site dört binalıktı; üç binası yıkıldı, bizimki daha sağlam yapılmış. İçime bir şey mi doğdu nedir, bir türlü yatamadım, uyuyamadım. Gençler de ayaktaydı, ’Çocuklar, bir kahve yapın,’ dedim. Üst komşumuzun oğlu da bizdeydi, ’Aaa Ayten Teyze, uyumamışsın’ dediler. ’Yok, uyumadım’ dedim, çünkü elimde bir iş vardı, bunu bitirmem lazımdı. Uykum gelse de o gün uyumayı düşünmüyordum ama içimde garip hisler vardı tabii ki. Evet, resim yaparken, kahve içerken yakalandık ve gerçekten çok kötüydü. Eşimi depremden sonra kaybettim. Ailesinden kayıplar olunca o da hastalandı; rahmetli zaten hastaydı, 1 yıl sonra vefat etti. Eşim öleli 2 yıl oldu. Sitemizin dışındaki binalarda, apartmanlarda çok ölüm oldu. Belki bir gün önceden selamlaşıp merhabalaşmışımdır o insanlarla. O betonların altından sadece seslenebiliyorsun, ’Abi, hocam’ diye sesler geliyordu. Çocukları geliyor; ’Baba, baba kurtarın’ diye bağırıyorlardı. O çok beyefendi bir adamdı, çok üzüldüm. 8-10 yaşlarında ufak çocuklar vardı, başlarını okşadım, ailece hepsi öldü" dedi. "Bundan sonraki hayatımda tek gayem resim yapmak" Depreme uyanık yakalanmasına vesile olan resim ve tuttuğu fırça hakkında da konuşan ressam Ayten Cömert, "Yani her fırçayı tuttuğumda o günü hatırlıyorum. Zaten çok kötü günler yaşadım. Resim, mutsuz ve hüzünlü hayatıma bir güzellik getirdi. Zaten resim yapmayı çok seviyorum; bu şekilde üzerimdeki yükü atmaya çalıştım ve benim için iyi oldu. Kimin emeği geçmişse sağ olsun. Ayşe Ünlüce hanımefendi sergimizin açılışını yaptı, çok güzel anlar yaşadık. Bizi destekleyen herkese çok teşekkürler; harika bir sergimiz oldu, satış da yaptık. Tabii ki satışlarımızın gelirini öğrencilere vakfettim; Hatay’dan gelen üniversite öğrencilerine bağışladım. O resim fırçası beni hayata bağladı diyebilirim. Bundan sonrası için zaten tek gayem bu; çocuklarım büyüdü, en küçüğü 25 yaşında olan ikizlerim, abileri daha da büyük. Bundan sonraki hayatımda tek gayem resim yapmak ve öğrencilerimize, gençlerimize destek vermek" diye konuştu.
Eskişehir’de asayiş suçları aydınlatılma oranında yüzde 94,3’lük başarı
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:09 Eskişehir’de asayiş suçları aydınlatılma oranında yüzde 94,3’lük başarı Eskişehir’de 2026 yılı ocak ayında meydana gelen 2 bin 726 asayiş olayının 2 bin 570’i aydınlatılarak yüzde 94,3’lük başarı sağlandığı açıklandı. İl genelinde polis ve jandarma sorumluluk bölgesinde meydana gelen asayiş ve güvenlik olaylarının değerlendirilmesi amacıyla Mülki İdare Amirleri, Emniyet ve Jandarma birimleri ve ilgili kurum amirlerinin katılımlarıyla ’Asayiş ve Koordinasyon Toplantısı’ gerçekleştirildi. Toplantıda genel güvenlik, asayiş, uyuşturucu ile mücadele, kaçakçılık, düzensiz göçmenler ile mücadele, terör, trafik, aranan şahıslar, okul çevresi ve okul servislerindeki denetimler, dilenciliğin önlenmesine yönelik çalışmalar ele alındı. Ayrıca, Eskişehir’in daha huzurlu ve güvenli bir şehir olması için alınan tedbirler, yürütülen faaliyetler ve elde edilen başarılar hakkında genel değerlendirme yapıldı. Asayiş suçları aydınlatılma oranında yüzde 94,3’lük başarı Paylaşılan bilgilere göre; 2026 yılı ocak ayında il genelinde 2 bin 726 asayiş olayı meydana gelirken, 2 bin 228 kişi yakalanıp, 70 kişi tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Meydana gelen 2 bin 726 olayın 2 bin 570’i aydınlatılmış olup, yüzde 94,3’lük başarı sağlandı. Asayiş olayları neticesinde ocak ayında 34 av tüfeği, 28 tabanca ve 21 kurusıkı tabanca ele geçirildi. 21 düzensiz göçmenle ilgili gerekli işlemler yapıldı İl genelinde bulunan 4 Mobil Göç Aracı ile çalışmalar sonucunda; 5 bin 478 sorgu yapılıp, 5 bin 455 yabancının yasal kalış hakkı olduğu tespit edildi. Sorgular sonucunda 21 düzensiz göçmen Geri Gönderme Merkezlerine sevk edildi. Kolluk kuvvetleri kaçakçılara göz açtırmadı Kaçakçılık suçları ile ilgili olarak 27 olayda 34 şüpheli şahıs yakalanırken, 3 şahıs ise adli kontrol kararı ile serbest bırakılmıştır. Çalışmalar sonucunda 889 paket sigara, 7 milyon 666 bin 680 adet makaron, 455 adet elektronik sigara, 5 bin 921 adet emtia (eşya), 386 kilogram tütün, 120 şişe alkol, 10 litre etil alkol, 45 adet puro, 4 adet elektronik sigara sarma makinesi, 9 bin 700 adet sahte 200 TL’lik banknot, 1 adet ekskavatör, 5 adet muhtelif kazı malzemesi ele geçirildi. Terör örgütleriyle bağlantılı şahıslara işlem uygulandı PKK/KCK Terör Örgütü kapsamında 2 şahıs hakkında adli işlem yapıldı. Dini İstismar Eden Terör Örgütleri kapsamında 4 şahıs yakalanırken, 3’ü tutuklandı. FETÖ/PYD Terör Örgütü kapsamında 1 şahıs tutuklanırken, 1 şahsa da adli işlem uygulandı. Uyuşturucuyla ilgili 372 şüpheli yakalandı, narkotik maddeler ele geçirildi Narkotik suçları ile ilgili olarak 274 olayda 372 şüpheli şahıs yakalanırken, 28 şahıs tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Ayrıca, narkotik suçlarından aranması olan 14 şahıs yakalandı. Çalışmalar sonucunda 1 kilo 755 gram esrar, 1 kilo 106 gram bonzai, 1 kilo 583 gram metamfetamin, 11,30 gram eroin, 6 bin 392 adet uyuşturucu hap, 50 adet extacy ve 103,17 gram kokain ele geçirilerek muhafaza altına alındı. Trafikte 115 bin 731 araç sorgulandı Ocak ayı içerisinde 182 yaralamalı, 290 maddi hasarlı olmak üzere toplam 474 trafik kazası meydana geldi. Gerçekleşen 2 ölümlü kazada toplam 4 vatandaş vefat etti. Kazalarda 255 vatandaş da yaralandı. Öte yandan yapılan denetimlerde ise 115 bin 731 araç sorgulanırken, bin 72 araç trafikten men edilip, toplamda 62 bin 924 cezai işlem uygulandı. Ayrıca, 2 bin 330 motosiklet denetlenip, 125 motosiklet trafikten men edildi ve bin 206 adet cezai işlem uygulandı. Aranan şahıslarla ilgili 125 bin 860 şahsa kimlik sorgusu yapıldı 2026 yılı Ocak ayında ilimiz genelinde hapis cezası olan şahıslara yönelik çalışmalarda 125 bin 860 şahıs sorgulandı. Bu sorgulamalarda 0-5 yıl arası hapis cezası olan 182 aranan şahıs, 5-10 yıl arası hapis cezası olan 33 aranan şahıs, 10 yıl ve üzeri hapis cezası olan 17 aranan şahıs dâhil olmak üzere çeşitli suçlardan aranması olan toplam 232 şahıs yakalanarak adli mercilere teslim edildi.
Ressamı depremde tuttuğu fırça hayata bağladı
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:04 Ressamı depremde tuttuğu fırça hayata bağladı Hatay depremine resim yaparken yakalanan ve asrın felaketinde komşularını kaybeden, felaketin ardından Eskişehir’de göç eden 50 yaşındaki ressam Ayten Cömert, "Depreme resim yaparken yakalandım. O resim fırçası beni hayata bağladı diyebilirim" dedi. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerde 11 ilde büyük yıkım ve akabinde can kayıpları yaşanmıştı. Depremin üzerinden yaklaşık 3 yıl geçmesine rağmen sarsıntı anı ve yaşanan kargaşa, o bölgede yaşamış olan vatandaşların hala zihninde dün gibi canlı kalıyor. Bölgedeki yıkımdan dolayı başka illere taşınan vatandaşlar, yeni düzenlerini kurdular. Diğer iller gibi Eskişehir’e de göç eden depremzedeler burada hayatlarını sürdürüyor. Onlardan biri olan 50 yaşındaki 3 çocuk annesi Ayten Cömert, Hatay’ın Antakya ilçesinde saat 04.17’de resim yaparken asrın felaketine yakalandı. Depremde oturduğu site enkaza dönen Cömert’in komşularının çoğu ikinci sarsıntıda hayatını kaybetti. Resim yapmak depremzede için daha anlamlı Depremden 1 yıl sonra eşini de kaybeden Ayten Cömert, o anları anlatırken yaşadığı acı ve korku gözlerinden net bir şekilde okunuyor. Enkazdan yaptığı tabloları çıkaran Cömert, sarsıntı da zarar gören resimlerini halen saklıyor. Deprem anında tuttuğu fırçadan dolayı ailesini erkenden uyandırarak evlerini terk etmelerine vesile oldu. Resim yapmanın kendisi için depremden sonra ayrı bir anlamı olduğuna değinen Cömert, duygu ve düşüncelerini tuvale dökmeye devam ediyor. "Resim yaparken yakalandık ve gerçekten çok kötüydü" Konuyla alakalı konuşan depremzede Ayten Cömert, "Depreme resim yaparken yakalandım. O sırada sergiye hazırlanıyorduk, büyük bir tuval yapıyordum. Konusu şuydu; harman kaldıran bir kadın, çok güzel ve büyük bir resimdi. O an, ’Hocam kızmadan tablodaki kadının yüzünü bir düzelteyim,’ dedim. Vallahi, ’Sabaha kadar uyuyamasam da olur,’ diyordum çünkü ertesi gün çok yoğun çalışacaktık, sergi çalışmalarına başlamıştık. Yoğun bir şekilde çalışıyorduk ve vaktimiz kısıtlıydı. Biz enkaz altında kalmadık ama ev çok fena haldeydi, yani sağ çıktık diyelim. Ama ablam burada, o enkazdan çıktı. Zaten bütün mahallemiz yıkıldı. Oturduğum yerin tamamı gitti; sadece bizim binamız ve yanındaki bahçeli ev ayakta kaldı. Oturduğumuz site dört binalıktı; üç binası yıkıldı, bizimki daha sağlam yapılmış. İçime bir şey mi doğdu nedir, bir türlü yatamadım, uyuyamadım. Gençler de ayaktaydı, ’Çocuklar, bir kahve yapın,’ dedim. Üst komşumuzun oğlu da bizdeydi, ’Aaa Ayten Teyze, uyumamışsın,’ dediler. ’Yok, uyumadım’ dedim, çünkü elimde bir iş vardı, bunu bitirmem lazımdı. Uykum gelse de o gün uyumayı düşünmüyordum ama içimde garip hisler vardı tabii ki. Evet, resim yaparken, kahve içerken yakalandık ve gerçekten çok kötüydü. Asırların felaketi, ben eşimi depremden sonra kaybettim. Ailesinden kayıplar olunca o da hastalandı; rahmetli zaten hastaydı, bir yıl sonra vefat etti. Eşim öleli iki yıl oldu. Sitemizin dışındaki binalarda, apartmanlarda çok ölüm oldu. Belki bir gün önceden selamlaşıp merhabalaşmışımdır o insanlarla. O betonların altından sadece seslenebiliyorsun, ’Abi, hocam’ diye sesler geliyordu. Çocukları geliyor; ’Baba, baba kurtarın kızımı,’ diye bağırıyorlardı. O çok beyefendi bir adamdı, çok üzüldüm. Sekiz on yaşlarında ufak çocuklar vardı, başlarını okşadım, ailece hepsi öldü" dedi. "Bundan sonraki hayatımda tek gayem resim yapmak" Depreme uyanık yakalanmasına vesile olan resim ve tuttuğu fırça hakkında da konuşan 50 yaşındaki ressam Ayten Cömert, "Yani her fırçayı tuttuğumda o günü hatırlıyorum. Zaten çok kötü günler yaşadım. Resim, mutsuz ve hüzünlü hayatıma bir güzellik getirdi. Zaten resim yapmayı çok seviyorum; bu şekilde üzerimdeki yükü atmaya çalıştım ve benim için iyi oldu. Kimin emeği geçmişse sağ olsun. Ayşe Ünlüce hanımefendi sergimizin açılışını yaptı, çok güzel anlar yaşadık. Bizi destekleyen herkese çok teşekkürler; harika bir sergimiz oldu, satış da yaptık. Tabii ki satışlarımızın gelirini öğrencilere vakfettim; Hatay’dan gelen üniversite öğrencilerine bağışladım. O resim fırçası beni hayata bağladı diyebilirim. Bundan sonrası için zaten tek gayem bu; çocuklarım büyüdü, en küçüğü 25 yaşında olan ikizlerim, abileri daha da büyük. Bundan sonraki hayatımda tek gayem resim yapmak ve öğrencilerimize, gençlerimize destek vermek" diye konuştu. (BT-Y)