Yerel Haberler
Eskişehir
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:42 OEDAŞ’ın yeni Genel Müdürü Dr. Necmi Odyakmaz oldu Elektrik dağıtım şirketi OEDAŞ’ta üst düzey bir atama gerçekleşti. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı, EPDK gibi kamu kurumlarında ve enerji sektöründe uzun yıllardır önemli görevler üstlenen Dr. Necmi Odyakmaz, OEDAŞ’ın yeni Genel Müdürü oldu. Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak’ta yaklaşık 3 milyon kişiye elektrik dağıtım hizmeti sağlayan Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ’nin (OEDAŞ) Genel Müdürlüğü görevine Dr. Necmi Odyakmaz atandı. Kariyeri boyunca kamu kurumları ve enerji sektöründe üst düzey sorumluluklar üstlenen Odyakmaz, OEDAŞ’ın beş ildeki elektrik dağıtım operasyonları, şebeke yatırımları, hizmet kalitesi, müşteri memnuniyeti, kurumsal gelişim, Ar-Ge, dijitalleşme, inovasyon ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarına liderlik edecek. Dr. Necmi Odyakmaz kimdir Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden mezun olan Dr. Necmi Odyakmaz, yine ekonomi alanında New York Üniversitesi’nde yüksek lisans, Hacettepe Üniversitesi’nde ise doktorasını yaptı. Kariyerine 1996 yılında Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı’nda başlayan Odyakmaz, 2003-2007 yılları arasında Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu’nda (EPDK) Enerji Uzmanı olarak çalıştı. Kamudaki deneyimlerinin ardından özel sektöre geçen Dr. Odyakmaz, 2007-2013 döneminde E.ON Enerji’de Ekonomik Değerlendirme ve Regülasyon bölümlerinin yöneticiliğini yaptı. 2013-2019 yılları arasında Enerjisa bünyesinde sırasıyla Regülasyon Müdürlüğü, Kurumsal İlişkiler Direktörlüğü ve Müşteri Teknik Hizmetleri, Regülasyon ve Yeni İş Geliştirme Direktörlüğü görevlerini üstlendi. 2019-2025 yılları arasında ise Sakarya Elektrik Dağıtım (SEDAŞ) şirketinin CEO’luk görevini yürüttü.
’Toplumsal Katkı Faaliyetleri Birim Temsilcileri Bilgilendirme Toplantısı’ düzenlendi
07 Şubat 2025 Cuma - 14:37 ’Toplumsal Katkı Faaliyetleri Birim Temsilcileri Bilgilendirme Toplantısı’ düzenlendi Anadolu Üniversitesi Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü tarafından ’Toplumsal Katkı Faaliyetleri Bilgilendirme Toplantısı’ Öğrenci Merkezi Nasreddin Hoca Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşma yapan Kalite Koordinatörü Prof. Dr. Deniz Taşcı, Anadolu Üniversitesi’nin sağladığı toplumsal katkılar göz önünde bulundurulduğunda öncü bir üniversite olduğunu söyledi. Prof. Dr. Taşçı, "Bu toplumsal çalışmaların sistematik olarak kayda geçirilerek daha görünür hale gelmesi sağlanmalı. Zaten var olan ve toplumsal katkıya dönüşen faaliyetlerimizin boyutlarının belirlenmesi, veri olarak izlenmesi ve şu anda birimlerde hazırlanmakta olan birim iç değerlendirme raporlarına girmesi bizim için çok önemli. Toplumsal katkı kavramı içinde doğrudan üretilen toplumsal katkı faaliyetleri gibi eğitim öğretim faaliyetlerinin dolaylı olarak toplumsal katkı faaliyeti olarak ortaya çıkan çalışmalarımız ve araştırma geliştirme süreçlerinde toplumsal katkıya dönüşen çalışmalarımız var. Amacımız çalışmalarımızın ölçülebilir, izlenebilir olması ve çok daha önemlisi sürdürülebilir hale getirilebilmesi" dedi. "Üniversitemizdeki toplumsal katkıyla ilgili mevcut durum değerlendirmesi yapacağız" Toplumsal katkı yaklaşımının ifade edildiği ve üniversitede toplumsal katkıya dönüşen faaliyetlerin değinildiği toplantıda konuşan, Toplumsal Katkı Koordinatörü Doç. Dr. Hale Gamze Ağalar, "Üniversitemizdeki toplumsal katkı üreten akademik ve idari tüm birimlerimizde belirlemiş olduğumuz toplumsal katkı birim temsilcilerimiz ve birim kalite komisyonlarına yönelik düzenlemiş olduğumuz eğitim toplantımızda üniversitemizdeki toplumsal katkının ne durumda olduğuyla ilgili mevcut durum değerlendirmesi yapacağız. Üniversitemizdeki farklı alanlarda yapılan etkinliklerin hangilerinin toplumsal katkı olduğu ve bunların kriterleri hakkında konuşup ilgili örnekler paylaşacağız" ifadelerini kullandı. "Toplumsal sorunlara müdahale etme gücünü üniversitenin etkileşim içinde olduğu topluluklardan alıyoruz" Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarıyla uyumlu faaliyetlerin önemine vurgu yapan Toplumsal Katkı Koordinatör Yardımcısı Doç. Dr. Meltem Özten Anay ise, şunları söyledi: "Toplum katılımı, paydaşların katılımı ile toplumsal problemlere çözüm üretme gücünü aslında biz ilişkilendiğimiz topluluklardan alıyoruz. Böylece problemlere daha yakından bakarak paydaş geri bildirimlerine dayalı pratik çözümler geliştirebilir hale geliyoruz. Üniversitemizde yapılan pek çok akademik faaliyetin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına olan katkılarını AVESİS üzerinden görebiliyoruz. Üniversitemizde yapılan faaliyetler dikkate alındığında nitelikli eğitim, sağlık ve kaliteli yaşam, sanayi yenilikçilik ve altyapı, sürdürülebilir şehirler ve topluluklar, amaçlar için ortaklıklar amaçlarına odaklandığımız verisi ortaya çıkmıştır. Üniversite olarak yoğunlaştığımız Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları bunlar görünüyor. Öncelikli olarak bunlar üzerinden planlar geliştirebiliriz." "Yapmak istediğimiz çalışmaları görünür kılmak" Toplumsal Katkı Koordinatör Yardımcısı Öğr. Gör. Dr. Rabia Taş, "Üniversitelerdeki yürütülen projelerde bazı verileri takip edemiyoruz. Bizim yapmak istediğimiz bu çalışmaları takip edip kaydederek daha görünür hale getirmek. Toplumsal katkının içinde araştırma-geliştirme, iş birlikleri ve kulüplerin yaptığı faaliyetler gibi dış paydaşların sürece dahil edildiği pek çok çalışma var" kaydetti. Toplantı’, akademik ve idari birimlerinin temsilcileriyle birlikte karşılıklı fikir alışverişi ve soru cevap kısmı ile sona erdi. Programa Anadolu Üniversitesi Kalite Koordinatörü Prof. Dr. Deniz Taşcı, Toplumsal Katkı Koordinatörü Doç. Dr. Hale Gamze Ağalar, Koordinatör Yardımcıları Doç. Dr. Meltem Özten Anay ve Öğr. Gör. Dr. Rabia Taş, Kurumsal İletişim Koordinatörü Doç. Dr. Serhat Koca, Öğrenci Kulüpleri Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Seda Sökmen başta olmak üzere Anadolu Üniversitesi akademik ve idari birimlerinden temsilciler katıldı.
Vali Aksoy sigarayı bırakan vatandaşları tebrik etti
07 Şubat 2025 Cuma - 12:40 Vali Aksoy sigarayı bırakan vatandaşları tebrik etti Vali Hüseyin Aksoy, geçen yıl 3 bin 200 civarında vatandaşın sigarayı bırakmak üzere bu polikliniklere müracaat ettiğini ve yüzde 25’i aşan bir oranda sigarayı bırakma başarısı yakalandığını söyledi. Valilik himayesinde ’9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü’ kapsamında, Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalarla sigarayı bırakan vatandaşlara teşekkür belgesi verildi. Sigarayı bırakmak için koydukları iradeden dolayı kendilerini kutlamak istediğini ifade eden Vali Aksoy, yaptığı açıklamada; "Sağlıklı yaşam için sigaradan uzak durmak oldukça önemli bir karar ve bunu hayata geçiren vatandaşlarımızı tebrik ediyorum. Sigaradan uzak durma konusunda şehir olarak önemli çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Sigarayı bırakmak isteyenler için 9 ayrı polikliniğimiz Eskişehir’de faaliyetini sürdürüyor. Geçtiğimiz yıl 3 bin 200 civarında vatandaşımız sigarayı bırakmak üzere bu polikliniklere müracaat etti. Yapılan çalışmalar sonucunda yüzde 25’i aşan bir oranda sigarayı bırakma başarısı yakalandı. Bu noktada görev alan bütün sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Bu kararlılığı ortaya koyup sigarayı bırakan bütün vatandaşlarımızı kutluyorum. İlk müracaatında bunu başaramayan ama sonrasında mutlaka irade göstererek sigarayı bırakma konusunda kararlı bir tutum sergileyeceğine inandığımız vatandaşlarımızı da yeniden bu kliniklere müracaat etmeye davet ediyorum. Sağlıklı yaşam için sigaradan uzak durmak oldukça önemlidir. Bu anlamda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum ve herkese sigarasız günler diliyorum." dedi. Sigarayı bırakan vatandaşlara belgelerini takdim eden Vali Aksoy, merkezde bulunan poliklinikleri gezerek çalışmalar hakkında bilgi aldı.
‘Fitoterapi’ modern tıpta yerini almaya başlayan bir alan oldu
07 Şubat 2025 Cuma - 12:16 ‘Fitoterapi’ modern tıpta yerini almaya başlayan bir alan oldu Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Altıntaş, ‘Fitoterapi’nin, köklü geçmişi ve bilimsel temellere dayanan verileri ile modern tıpta yerini almaya başlayan bir alan olduğunu belirtti. Altıntaş, son yıllarda fitoterapiye olan ilginin artmasıyla birlikte, bilgi kirliliğinin de giderek yaygınlaştığına işaret etti. Prof. Dr. Altıntaş, Eskişehir Türk Ocağı’nda düzenlenen "Olmaya Devlet Cihanda Bir Nefes Sıhhat Gibi: Fitoterapi, Söylenceler-Gerçekler "konulu sohbet toplantısına katıldı. Burada yaptığı konuşmada, ‘Fitoterapi’ köklü geçmişi ve bilimsel temellere dayanan verileri ile modern tıpta yerini almaya başlayan bir alan olduğunu anlatan Altıntaş, "Halk arasında sıkça dile getirilen ancak bilimsel olarak doğrulanmamış bitkisel tedavi yöntemlerine dair yanlış bilgilerle alan uzmanlarının çalışmaları birbirine karıştırılmaması gerekir. Özellikle tıbbi tedavi yerine geçmediği, ancak doğru kullanıldığında destekleyici olarak büyük faydalar sağlayabileceği bilinmelidir" dedi. Bitkilerle ilgili yanlış bilinenler Altıntaş, son yıllarda fitoterapiye olan ilginin artmasıyla birlikte, bilgi kirliliğinin de giderek yaygınlaştığına işaret etti. İnternette ve geleneksel kanallarda sıkça karşılaşılan "Bitkisel olan her şey zararsızdır" veya "Doğal tedaviler ilaçlardan daha güvenlidir" gibi yanlış bilgilerin halk sağlığı açısından ciddi riskler barındırdığını vurguladı. Prof. Dr. Ayhan Altıntaş, bu tür yanlış bilgilerin sağlık üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerine dikkat çekerken, bilimsel araştırmalarla desteklenen doğru fitoterapi uygulamalarının nasıl olması gerektiğini paylaştı. Yanlış bilgi de, yanlış bitki de öldürür Bunun yanı sıra, tıbbi çayların sağlık üzerindeki etkileri, doğru bitki seçimi, hazırlanış yöntemleri ve doz ayarlamaları gibi konular da konuklara izah edildi. Bitkisel çayların gelişigüzel tüketilmesi yerine, bilinçli bir şekilde kullanılması gerektiğinin altını çizilip, özellikle bazı bitkilerin fazla tüketildiğinde toksik etkiler oluşturabileceği veya ilaçlarla etkileşime girebileceği konularında bilgiler verildi. Konukların soruları ve Şube Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal’ın şükran beratı takdimi ile sohbet sona erdi.
‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli İzleme ve Değerlendirme Çalışmaları’ Eskişehir’de başladı
07 Şubat 2025 Cuma - 11:52 ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli İzleme ve Değerlendirme Çalışmaları’ Eskişehir’de başladı Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürü Sinan Aydın, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli İzleme Değerlendirme komisyonu öğretmenleri ve değerlendirilmesi yapılacak okulların müdürleri ile Eskişehir Öğretmenevi’nde bir araya geldi. Millî Eğitim Bakanlığı’nın yeni eğitim programında, sonuç yerine süreç odaklı ölçme değerlendirme yaklaşımı benimsendiğini aktaran İl Millî Eğitim Müdürü Sinan Aydın, bu yaklaşımla, ölçme değerlendirme uygulamalarında tanılayıcı, biçimlendirici ve düzey belirleyici değerlendirme yöntemleri arasında denge sağlandığını ifade ederek komisyonlarda görevli öğretmenlere başarılar diledi. Uygulamaların yapılacağı okulların müdürleri ve komisyonlarda görevli öğretmenler, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde uygulanacak olan öğretim programlarının izlenmesi ve değerlendirilmesine yönelik görüşlerini paylaştılar. Saha görüşlerinin doğrudan alınması hedefleniyor Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde 2024-2025 eğitim öğretim yılından itibaren öğretim programlarının izlenmesi ve değerlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütülmesi planlandı. Öğretim programlarının uygunluğunu, etkililiğini sürdürülebilirliğini ve etkilerini izleme değerlendirme amacıyla Türkiye’nin çeşitli coğrafi ve sosyo-ekonomik yapısını yansıtan içerisinde Eskişehir’in de yer aldığı temel eğitimde 19, ortaöğretimde 20 il belirlendi. Bu illerde görevlendirilen öğretmenlerce izleme çalışmalarının yürütüleceği Seyitgazi Cevizli İlkokulu, Çifteler Fatih İlkokulu, Cengiz Topel İlkokulu, Şehit Ali Gaffar Okan Ortaokulu, Mahmudiye Ortaokulu, Eskişehir Anadolu Lisesi, Eskişehir Atatürk Güzel Sanatlar Lisesi, Eskişehir Fatih Fen Lisesi, Fadime Sarar Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi ile Gazi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde doğrudan görüşme ve ders gözlemlerinin yapılması, öğretim programlarının ve ders kitaplarının uygulanabilirliğinin belirlenmesine yönelik saha görüşlerinin doğrudan alınması hedeflendi.
’Kılıçlı Yemin’ teğmenleri masum değil
07 Şubat 2025 Cuma - 10:23 ’Kılıçlı Yemin’ teğmenleri masum değil Eskişehir’in ilk Büyükşehir Belediye Başkanı Aydın Arat ile birlikte 1963 darbesinde Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilenler arasında yer alan Adnan Ercan, kılıçlı yemin töreni sonrası ihraç edilen teğmenler ile ilgili olarak "Ben bunu masum olarak görmüyorum. Hatta ihraçtan başka yargılanmalılar da" dedi. Merhum Başkan Aydın Arat ile birlikte 1994 - 1998 yıllarında Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nde Genel Sekreterliği yapan Adnan Ercan, 1963 ihtilali döneminde yaşananları anlattı. Askeri Ortaokul’da Aydın Arat’la beraber okuduklarını söyleyen Ercan, "Askeri Ortaokul, Askeri Lise ve Harp Okulu olmak üzere 8 sene okuduk. Tam subay olacakken 1963 ihtilali oldu. O ihtilal sebebi ile harp okulundan ayrıldık. Bizim hiçbir suçumuz, günahımız yokken 5 buçuk ay hapis yattık, yargılandık ve beraat ettik. Beraattan sonra o gün hava değişiminde olan, harp okulunda hastanede olan, okulda olan olmayan, raporlu olan bin 459 kişi okul disiplinsizliğe uymama sebebiyle ihraç ettiler. O zaman İsmet İnönü Başbakandı" dedi. "Fetullahcılara ve ordunun içerisindeki ihtilal heveslilerini hareketlendirmekten başka bir şey değil" Son yaşanan kılıçlı yemin töreni sonrası TSK’dan ihraç edilen teğmenler ile ilgili konuyu değerlendiren Ercan, "Bugün diğer subaylara baktığımız zaman harp okulunda bize uygulanan sistemin aynısına uygulamaları lazım. Askeriyenin kendisine ait bir sistemi var. Bugün 5 subayında yaptığı olay bana göre çok yanlış. Bu Fetullahcılara ve ordunun içerisindeki ihtilal heveslilerini hareketlendirmekten başka bir şey değil. Ben bunu masum olarak görmüyorum. Hatta ihraçtan başka yargılanmalılar da. Bizim bir yerlere müracaat edip de hakkımızı arama gibi bir imkânımız yoktu. O zaman askeri mahkeme vardı. Gerçi şimdi de ordunun kendisine göre bir sistemi ve disiplini var. Türkiye Fetullahcılardan, PKK’lılardan ve ihtilalcilerden kendisini yeni kurtarırken bu 5 subayın yaptığı olay bana göre ihtilalci düşünen subaylara ışık tutmaktan başka bir işe yaramıyor. Bana göre onları harekete geçirmek için yapılan bir eylem" diye anlattı.
Hurda malzemeler ve çapa motoru ile yaptığı araç saatte 100 kilometre hıza ulaşıyor
07 Şubat 2025 Cuma - 09:58 Hurda malzemeler ve çapa motoru ile yaptığı araç saatte 100 kilometre hıza ulaşıyor Hurda malzemelerden yaptığı şasinin üzerine 420 cc 15 beygir gücünde ve saatte 100 kilometre hız yapabilen çapa motorunu sabitleyen Eskişehirli lise öğrencisi, tasarladığı araç ile görenlerin dikkatini çekiyor. Tepebaşı Mahallesi Sazova Mahallesi’nde yaşayan 17 aşındaki meslek lisesi öğrencisi Alp Kuzey Özsoy, otomobillere ve araç motorlarına ilgi duyuyor. Uzun zamandır araç yapmayı ve onu kullanmayı hayal eden Özsoy, meslek lisesinden öğrendikleri ve internetten araştırmaları sonucunda bir go kart aracı yapamaya karar verdi. Hurda malzemelerden kaynak yaparak oluşturduğu şasi üzerin 420 cc 15 beygir gücünde ve saatte 100 kilometre hız yapabilen çapa motorunu sabitleyen Özsoy, hayalini kurduğu araç için sipariş ettiği özel lastikler ve direksiyonu taktıktan sonra deneme sürüşüne çıktı. Test sürüşünden sonra eksiklikleri araç tamamlandı. Daha büyük bir araç yapmayı planlıyor Boya işlemlerinden sonra genellikle trafiğe kapalı alanlarda aracını kullanan Alp Kuzey Özsoy, adeta yolların tozunu attırıyor. Oldukça hızlı olan aracı görenler oldukça şaşırırken, Özsoy aracını daha da geliştirmeyi planlıyor. İleride kaynak eğitimi de almak isteyen 17 yaşındaki Alp Özsoy’un, bir sonraki hedefi ise daha büyük ve gelişmiş araç tasarlamak. "Saatte 100 kilometre hıza kadar çıkabilen bir motor" Küçüklüğünden bu yana araç yapmayı hayal eden ve sonunda amacına ulaşan lise öğrencisi Alp Kuzey Özsoy, "11-12 yaşından beri bu tarz şeylerle uğraşıyorum. Eskiden tahtayla başladım, sonrasında kendimi biraz daha geliştirip şasiler yapmaya başladım. Başlarda kaynak bilgim hiç yoktu, bu arabanın üzerinde çalışırken kaynak yapmayı da öğrendim. Elimden geldiğince yapmaya çalıştım, başarılı olduğumu da düşünüyorum. Bana yardım eden ve destek olan herkese çok teşekkür ederim. Bu aracı 6 ay gibi bir sürede yaptım. Ama genel olarak 2023’ün Temmuz ayından bu yana uğraşıyorum diyebilirim, o süreçte toplam 4 tane yaptım. İlk iki aracın motoru küçüktü, bu seferkinde 15 beygir 420 cc gücünde motor kullandım. Saatte 100 kilometre hıza kadar çıkabilen bir motor. Hepsini hurdacıdan topladım. Gittim aradım, çoğu parçayı sora sora buldum, tekerlekleri de internetten sipariş ettim" dedi. "Satmam için 50-60 bin arasında teklifler aldım" Aracını trafiğe kapalı alanda kullanan Alp Kuzey Özsoy, görenlerin tepkileri hakkında da öyle konuştu: "Görenler tabii ki çok şaşırıyor, ’bu nasıl bir araba’, ’bu arabayı sen mi yaptın’ diyorlar. Ben de onlara tarif ediyorum, yapım sürecini anlatıyorum. Aracı trafiğe kapalı alanlarda kullanıyorum, trafiğe kesinlikle çıkmıyorum. Kask takıyorum, kemerim de var. Yollardan, ara sokaklardan çıkarken mutlaka etrafımı kontrol ediyorum. Bu araca ilk başta 30-40 bin lira gibi bir rakam teklif ettiler. Sonra geçen sene burada bir ralli yarışı olmuştu, aracı oraya götürmüştüm. Orada da isteyenler oldu, tabii daha fazla rakam teklif ettiler 50-60 bin arasında. Ama bu tamamen el emeği göz nuru olduğu için satmamaya karar verdim, satmak istemiyorum." "İlk başladığımda kimse bana güvenmiyordu" Bir sonraki hedefinin daha da büyük bir araç yapmak olduğunu dile getiren Özsoy, "Bundan sonraki projelerimi daha çok geliştirmeyi düşünüyorum, daha büyük araç yapmayı planlıyorum. Kafamda amortisörlü ve salıncaklı bir tasarım var, daha 2 kişilik ve dağ aracı olacak şekilde. İlerde standart bir şasi yapıp bunu mahallede ve köylerde sunmayı düşünüyorum. Kendi araçlarımı yapıp satacağım, ana mesleğimin de kaynakçılık olmasını istiyorum. Şimdi Elektrik-Elektronik Endüstriyel Bakım okuyorum ve kaynakçılık üzerine de eğitim alacağım. Bu işi yapmaya ilk başladığımda kimse bana güvenmiyordu, bana ’sen daha 15-16 yaşında çocuksun’ diyorlardı. Ben kimseyi dinlemedim, söylenenleri de hiç kafaya takmadım. O yüzden hayalleriniz varsa pes etmeyin, devam edin, o hayalinizin peşinden koşun. Ben yaptım, herkes yapabilir" diye konuştu.