Yerel Haberler
Gaziantep
Hasan Altun’dan ’8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ mesajı 07 Mart 2026 Cumartesi - 13:23:14 Gaziantep Araban Ziraat Odası ve Sarımsak Üreticileri Birliği Başkanı Hasan Altun, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kutlama mesajı yayımladı. Hasan Altun mesajında, "Karşılıksız sevginin tükenmez kaynağı olan, şefkatini asla üzerimizden esirgemeyen, emekleri, sevgi dolu yürekleri, fedakarlıklarıyla dünyamızı güzelleştiren ve her daim umudumuzu yeşerten kadınlarımızın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü can-ı gönülden kutluyorum. Devletimizin kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ’Ey kahraman Türk kadını, sen omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın’ demek suretiyle Türk kadınını birçok dünya devletinden önce medeni ve siyasi haklara kavuşturarak, kadınlara verdiği önemi ve değeri göstermiştir. Bizler de üzerimize düşen sorumluluğun bilinciyle kadına şiddet meselesi başta olmak üzere mevcut sorunlarla kararlı biçimde mücadeleye devam edeceğimizi, kadınlarımızın hayat şartlarını daha da iyileştirmeye yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğimizi, kadınlarımızın her alanda varlık göstermeleri hususunda kendilerine destek olacağımızı özellikle vurgulamak istiyorum. Kıymetli Arabanlı hemşerilerim, biliyorum ki, varlığımızı borçlu olduğumuz Türk kadını yiğit, mert ve cesurdur. Bu toprakların vatan kılınması adına eşsiz mücadeleler vermiş, vatan, bayrak ve millet sevdasıyla yetiştirdikleri evlatlarını cepheye göndermekle kalmamış, bu uğurda gerektiğinde düşmana karşı kendileri savaşmışlardır. Türk kadını, Kurtuluş Savaşı’nın görünmez kahramanlarıdır. Türk kadını fedakâr, sevgi ve şefkat dolu anadır. Türk kadını vatanının istiklali uğruna, göklerde dalgalanan şanlı bayrağımızın aşkıyla mücadele eden, düşmana aman vermeyen Rahime Hatun’dur, Kara Fatma’dır, Şerife Bacı’dır, Onbaşı Halide Edip’tir. Türk milletine Atatürk’ü armağan eden Zübeyde Hanım’dır. Bu duygu ve düşüncelerimle en büyük saygıyı, en büyük selamı, en samimi anmayı hak eden, şehitlerimizin anneleri ve eşleri olmak üzere Arabanlı fedakar kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, sevgi ve saygıyla selamlıyorum’’ ifadelerine yer verdi.
07 Mart 2026 Cumartesi - 13:19 Arabanlı müteahhit Mehmet Kaya’da 8 Mart mesajı Gaziantep’in Araban ilçesinde inşaat sektöründe faaliyet gösteren Müteahhit Mehmet Kaya, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kutlama mesajı yayımladı. Arabanlı Müteahhit Mehmet Kaya mesajında, "Bugün, Türk aile yapısında ve hayatımızda yüzyıllardır süregelen bir değerle sonsuz sevgisi, özverisi ve fedakarlığı ile aile kurumunun mimarı olan en kıymetli yerde tuttuğumuz kadınlarımızın günüdür. Tarihimiz boyunca her alanda ön saflarda yer alan kadınlar, büyük Türk milletinin tarihinde ailenin ve toplumun her daim merkezinde olmuştur. Kurtuluş Savaşı’nda, vatan savunmasında cepheden cepheye koşan, bugün de mücadeleleri ve başarılarıyla ülkemizi daha ileri ve gelişmiş seviyelere taşımak için çaba sarf eden bütün Türk kadınlarıyla gurur duyuyoruz. ‘Cennet annelerin ayakları altındadır’ buyruğunu bizlere kılavuz kılan bir anlayışın mensupları olarak bugüne kadar kadınlara yönelik her türlü şiddetin, ayrımcılığın ve istismarın karşısında olduğumuz gibi bundan sonra da olmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle, yaşamımızın her anında varlıklarıyla onurlandığımız, özverinin, sevginin ve asaletin kaynağı olmuş, yürekleri vatan sevgisi ve merhamet dolu Arabanlı kadın hemşerilerim başta olmak üzere tüm Türk kadınlarının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum" ifadelerine yer verdi.
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:32 Japon gezgin Gaziantep’te müslüman oldu Japonya’dan bisikletiyle dünya turuna çıkan Japon vatandaşı Naoki Yabiki, Gaziantep’te bisikletinin arızalanması üzerine sığındığı camide ve şehirde gördüğü misafirperverlikten etkilenerek müslüman oldu. Bisikletiyle çıktığı yolculuk sırasında Gaziantep’te bisikleti arızalanan Japonyalı Naoki Yabiki, yardım istemek için Şehitkamil ilçesindeki Hacı Yasin Kaplan Camii’ne gitti. Arızalanan bisikleti tamir ettirilen ve geceyi de camide geçiren Yabiki, cami cemaatinin kendisine gösterdiği ilgiden memnun kaldı. Camide kaldığı süre boyunca müslümanların fedakarlığı, ilgisi, samimiyeti ve misafirperverliklerinden çok etkilenen Yabiki, Müslüman olmaya karar verdi. Camide müslümanların kendisine gösterdiği ilgi ve yardımlaşmanın kendisinde İslam’a karşı bir yakınlık oluşturduğunu belirten Yabiki, bu süreçte İslam’ı araştırdı ve daha yakından tanıma gereği hissetti. İhtida merasimi ile müslüman oldu Bu süreçte İslam dini hakkında daha fazla bilgi edinen ve müslüman olma kararını cami imam hatibi Mustafa Kılıç ile paylaşan Yabiki’nin kararı Gaziantep İl Müftülüğü yetkilerine bildirildi. Yabiki için Gaziantep İl Müftülüğünde ihtida merasimi gerçekleştirildi. Diyanet İşleri Başkanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürü Ensari Yentürk ve Gaziantep İl Müftüsü Mustafa Soykök’ün hazır bulunduğu merasimde Kur’an-ı Kerim okundu. İslam dini hakkında bilgi verilen Yabiki, Kur’an-ı Kerim okunduğu esnada duygu dolu anlar yaşadı. Müslüman oldu, "Muhammed Abdullah" ismini aldı Diyanet İşleri Başkanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürü Ensari Yentürk, Gaziantep İl Müftüsü Mustafa Soykök, İl Müftü yardımcıları, Şehitkamil ve Şahinbey ilçe müftülerinin şahitliğinde kelime-i şehadet getirerek Müslüman olan Yabiki, "Muhammed Abdullah" ismini aldı. Yapılan duanın ardından Japon vatandaşı Muhammed Abdullah’a Kur’an-ı Kerim ve çeşitli hediyeler verildi. "Müslümanların samimiyeti, misafirperverliği ve fedakarlıkları beni çok etkiledi" Kendisine destek olan herkese teşekkür eden Muhammed Abdullah, Gaziantep’te gördüğü sıcak ilgi ve misafirperverliği unutmayacağını ifade etti. Gördüğü ilgiden çok memnun kaldığını belirten Abdullah, "Gürcistan’dan Türkiye’ye bisikletle girdim ve bisikletle Gaziantep’e geldim. Yanımda sadece bir çadır vardı, gece uyurken çok üşüyordum. Bu nedenle şehirdeki insanlara, bugünlük kalabileceğim bir yer olup olmadığını sordum. Sonra beni bu camiye yönlendirdiler. Yatacak bir yer bulmak amacıyla camiye gittim, hocamızla tanıştım. Gaziantep halkı bana çok yardımcı oldu. Müslümanların samimiyeti, misafirperverliği ve fedakarlıkları beni çok etkiledi" dedi. "Namazlara iştirak ettim, insanların nezaketini ve iyiliğini yeniden gördüm" Kentte karşılaştığı ve kendisiyle ilgilenen herkesin çok nazik olmasından da etkilendiğini belirten Abdullah, "İnsanlara bir şeyler verme ve başkalarına yardım etme ruhlarının çok güçlü olduğunu düşündüm ve bunu öğrenmek istedim. Bu yüzden camide kalmama izin verdiler. Orada çeşitli etkinliklere katıldım, namazlara iştirak ettim. İnsanların nezaketini ve iyiliğini yeniden görmüş oldum. Bu yüzden bundan sonra da öğrenmeye ve araştırmaya devam etmek istiyorum" şeklinde konuştu. Muhammed Abdullah’ın bisikletle dünya turuna çıktığını belirten Hacı Yasin Kaplan Cami İmam Hatibi Mustafa Kılıç ise Muhammed Abdullah ile tanışma süreçlerini anlattı. Kılıç, "Muhammed Abdullah hem yorgun hem de bitkin bir halde bisikletiyle camiye geldi. Bisikletinde de bir arıza vardı. Kendisini yorgun görünce camide kalabileceğini söyledim. Kendisi sabah gidecekti, fakat ben kalmasını rica ettim. Cuma namazını görmesini istedim. Zaten etkilendiği için bugüne kadar kalmaya devam etti. Bu süreçte bizim ona sürekli yakınlık göstermemiz kendisini çok etkiledi" diye konuştu.
Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nın maskotu zürafa "Şakir" öldü
12 Aralık 2025 Cuma - 10:52 Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nın maskotu zürafa "Şakir" öldü Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nın maskotu olan ve uzun yıllar eş bulunamadığı için müzmin bekar olarak gündeme gelen "Şakir" isimli zürafa ileri yaşa bağlı çoklu organ yetmezliği nedeniyle 32 yaşında hayatını kaybetti. Uzun yıllar boyunca Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda yalnız yaşadığı için kamuoyunda ve halk arasında "müzmin bekar "olarak tanımlanan "Şakir" isimli zürafa, dünyanın farklı ülkelerinde yapılan arayışların ardından 10 yıl önce Kayseri’den getirilen "Selvi" isimli zürafa sayesinde yalnızlıktan kurtulmuştu. Hayvanat bahçesine getirildiğinde bir yaşında olan, uzun yıllar kendisine eş bulunamadığı için yalnız yaşayan ve "müzmin bekar Şakir" olarak anılmaya başlanılan erkek zürafa ile Kayseri’deki Hayvanat Bahçesi’nde yaklaşık 9 yıl önce dünyaya gelen ve bakıcıları tarafından "Selvi" ismi verilen dişi zürafa ile yalnızlıktan kurtulan "Şakir" isimli zürafa, hayatını kaybetmesiyle "Selvi" isimli eşini yalnız bıraktı. 23 yıl önce henüz 7 yaşındayken Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’na getirilen ve "Şakir" ismi verilen zürafa oldukça ileri bir yaşa ulaşmış ve son dönemlerinde ise geçirdiği rahatsızlıklar nedeniyle yapılan tüm tedavi ve müdahalelere rağmen ileri yaşa bağlı çoklu organ yetmezliği nedeniyle dün hayatını kaybetti. "Şakir" isimli zürafanın hayatını kaybetmesi başta Gaziantep halkı olmak üzere tüm hayvan severleri derinden üzdü. Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’na geldiği ilk günden beri ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılan "Şakir" özellikle çocuk ziyaretçilerden yoğun ilgisi görüyordu. Zürafa Şakir’in hayatını kaybetmesiyle ilgili Gaziantep Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamada, 2001 yılında Atatürk Orman Çiftliği’nden Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’na getirilen, uzun yıllar parkın ve kentin sevilen hayvanları arasında yer alan Şakir’in ileri yaşa bağlı çoklu organ yetmezliği nedeniyle 32 yaşında öldüğü bildirildi. Açıklamada, "Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nın simgelerinden biri olan zürafamız Şakir’i kaybettik. 2001 yılında Atatürk Orman Çiftliği’nden parkımıza getirilen ve uzun yıllar kentimizin en sevilen canlılarından biri olan Şakir, ileri yaşa bağlı çoklu organ yetmezliği nedeniyle 32 yaşında hayatını kaybetmiştir. Doğal yaşamında ortalama 17-18 yıl yaşayan zürafaların ömrü dikkate alındığında, Şakir oldukça ileri bir yaşa ulaşmış, son dönemlerinde ise veteriner hekimlerimizin özel bakım ve tedavi süreçleri titizlikle sürdürülmüştür. Hareket kabiliyeti yaşlılığa bağlı olarak azalmış olsa da, ekibimiz tüm destek uygulamalarını büyük bir özenle yürütmüştür. Şakir’in yıllar boyunca sağlıklı şekilde yaşamını sürdürebilmesi, Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nın uzman veteriner kadrosunun bilimsel yaklaşımı, düzenli kontrolleri ve özverili bakımları sayesinde mümkün olmuştur. Kentimizin hafızasında özel bir yeri olan Şakir’in kaybı, Gaziantep Doğal Yaşam Parkı ailesini derinden üzmüştür" denildi. Zürafa Şakir’in hayatını kaybetmesi en çok ise bakıcısı Ali Görgel’i üzdü. Bakıcı Ali Görgel ile Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nın maskotu olan Şakir arasında oluşan bağ, görenlerin ilgisini çekiyordu. Görgel ile Şakir arasındaki dostluk bağını görenler şaşkınlıklarını gizleyemiyordu. Şakir’e 20 yıldır bakıcılık yapan Görgel’in Şakir’e kuru incir vermesiyle başlayan yakınlaşma, zamanla sevgi ve dostluğa dönüşmüştü. Her gün "Şakir" ve "Selvi" isimli zürafaların tüm bakımlarını yapan ve yiyeceklerini hazırlayan Görgel, "çocuklarım" dediği zürafalara gözü gibi bakıyordu. Bakıcı Görgel, "Şakir" isimli zürafaya "oğlum" ve diye sesleniyordu. Parka geldikleri günden beri zürafaların bakıcılığını yapan Görgel ile Şakir ve Selvi’nin aralarındaki bağ İhlas Haber Ajansı’nın servis ettiği haber aracılığıyla haberlere konu olmuştu. "Şakir" ve "Selvi" isimli zürafalara bakıcılık yaptığı için çok mutlu olduğunu belirten Görgel, zürafaların çok sadık dost olduğunu ifade etmişti. "Şakir" isimli zürafaya 20 yıldır ve "Selvi" isimli zürafaya ise 9 yıldır bakıcılık yaptığını bildiren Görgel, zürafalar ile aralarında oluşan sevgi ve dostluğun yıllardır güzel bir şekilde devam ettiğini belirtmişti.
Binbir emekle yapılan ’Antep İşi Nakış’ UNESCO tarafından tescillendi
11 Aralık 2025 Perşembe - 15:57 Binbir emekle yapılan ’Antep İşi Nakış’ UNESCO tarafından tescillendi Gaziantep’te geçmişten günümüze kadar genç kızların çeyizlerinde kullanılan ve teli çekilebilen özel kumaşlar üzerine model işlenerek kenarı motiflerle süslenen Antep İşi Nakışı, UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne kaydedildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle yürütülen çalışmalar sonuç verdi. Gaziantep’te özellikle gelin çeyizlerinin vazgeçilmez el emeği olan Antep İşi Nakışı’nın gelecek kuşaklara aktarılması ve uluslararası bilinirliğinin artırılması yönünde atılan önemli adımlar sonucunda Antep İşi Nakışı’nı artık tüm dünya tanıyacak. Antep İşi Nakış ile Türkiye’nin UNESCO’daki somut olmayan kültürel miras unsuru sayısı 32’ye yükseldi Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen 20’inci UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Hükümetlerarası Komite Toplantısı’nda alınan kararla Antep İşi Nakışı’nın listeye kabul edilmesi kentte sevince neden oldu. Beyaz ve renkli kumaşlar üzerine beyaz iplikle uygulanan, ipliklerin çekilip kesilmesiyle farklı desen ile modellerin oluşturulduğu Antep İşi Nakışı’nın listeye dahil olmasıyla birlikte Türkiye’nin UNESCO’daki somut olmayan kültürel miras unsuru sayısı 32’ye yükseldi. Böylece Türkiye, dünyada en fazla miras unsuruna sahip 2’inci ülke konumunu korudu. Yapımı büyük emek ve dikkat isteyen, kadınlar tarafından bin bir emek ve zahmetle hazırlanan Antep İşi Nakışı, dünya çapında yer alacak. Antep İşi Nakışı ilmek ilmek bin bir emek ve zahmetle işleyen kadınların tescil sevinci Gaziantep’te çeyizlerin olmazsa olmazı Antep İşi Nakışı’nın korunarak gelecek kuşaklara aktarılması, dünyaya tanıtılması ve yenilikçi dokunuşlarla modern tasarımlarda yer alması en çok nakışı ilmek ilmek bin bir emek ve zahmetle işleyen kadınları sevindirdi. Antep İşi Nakışı’nın UNESCO tarafından tescillenmesi kentte sevince ve heyecana neden olurken genç kızların çeyizinin dünya genelinde tanınması en çok kızları için çeyiz hazırlayan kadınları mutlu etti. Geçmişte genç kızların çeyizinde bulunan nakış sanatı, geleceğe taşınacak Şahinbey Belediyesi’ne bağlı Bostancı Mektebi Kültür Evi’nde Antep İşi Nakış Sanatı kursuna katılan kadınlar, Antep İşi Nakışı’nın UNESCO tarafından tescillenmesinin mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdiler. Geçmişte genç kızların çeyizinde bulunan nakış sanatı günümüzde çanta, ayakkabı, tepsi ve elbiselere işlenmesiyle göz alıcı bir tasarım oluştururken, geçmişi geleceğe taşıyan Antep İşi Nakışı’nı kumaşların üzerine iğne ve iplikle sabır, emek ve ustalıkla işleyen kadınlar, Antep İşi Nakışı’nın dünya çapında tanıtılmasına katkı sunan herkese teşekkür ettiler. "Antep İşi Nakış, tek tek ve ilmek ilmek kumaşa işleniyor" Asırlardır kuşaktan kuşağa aktarılan Antep İşi Nakışı’nın hem zarif işçiliği hem de kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılımına sunduğu katkıyla öne çıkan önemli bir değer olduğuna dikkat çeken kurs eğitmeni Işık Sağıt, "Bu kursta kursiyerlerim var. Antep İşi Nakışı’nı öğretiyorum. Eğitimlerimiz gayet güzel gidiyor. Kursiyerlerimiz Antep İşi Nakışı yapıyorlar. Tepsiler, çantalar, ayakkabılar, kutnu kumaş üzerine nakış yapıyoruz. Teli kumaşlara çekiliyor, daha sonra dolaması yapılıyor. Her işlemi ayrı ayrı kursiyerler yapıyor. Çeken ayrı, dolayan ayrı ve gül yapan ayrıdır. Daha sonra ise kenarlarına katlama yapılıyor. Çok güzel ürünler ortaya çıkıyor. Antep İşi Nakışı gergahta yapıldığı için çok özel el sanatı ve iğneyle yapılıyor. Tek tek ve ilmek ilmek kumaşa işleniyor" dedi. "UNESCO’ya girdiğimiz için çok mutluyum" Kızının çeyizlerini Antep İşi Nakışı’ndan yaptığı ürünlerle hazırladığını belirten kursiyerlerden Arzu Ümerveklioğlu, "Senelerdir Antep İşi Nakışı yapıyorum. Severek, isteyerek ve zevkle yapıyorum. Çünkü çok emek isteyen ve meşakkatli bir iş. Sevmeseniz zevkle yapamazsınız. Çünkü çok değerli bir iş. Onun için çok mutluyum. Severek yapıyorum. UNESCO’ya girdiğimiz için çok mutluyum. Gaziantep’i böyle değerli kıldığı için UNESCO’ya da teşekkür ederim. Böyle güzelliklerin ve Gaziantep’imizin daha farklı şekillerde yöresel ürünlerle anılması bizi çok mutlu ediyor. Buraya geldiğim için çok mutluyum. Hem arkadaşlarımızla birbirimize terapi anlamında destek oluyoruz hem de el emeği ve göz nuru nakışlarımızı yapıyoruz. Bize böyle bir mekan sağladığı ve böyle öğretmenler gönderdiği için Şahinbey Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu’na da çok teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu. "UNESCO’nun değer vermesi bizi çok sevindirdi" Çocukluğundan bu yana Antep İşi Nakışı işlediğini belirten Hülya Yeşil ise, "Zaten çocukluğumdan beri Antep İşi Nakışı yapıyorum. Burada da değişik tekniklerle değişik modeller yapıyoruz. Çok mutluyuz ve Antep İşi Nakışı bizim için de çok değerli olduğu için UNESCO’nun değer vermesi bizi mutlu etti ve çok sevindik" diye konuştu.
Şahin’in girişimiyle el emeği göz nuru Antep İşi Nakışı UNESCO tarafından tescillendi
11 Aralık 2025 Perşembe - 14:28 Şahin’in girişimiyle el emeği göz nuru Antep İşi Nakışı UNESCO tarafından tescillendi Gaziantep Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen çalışmalar sonuç verdi. Antep İşi Nakışı, UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne resmen kaydedildi. Teli çekilebilen özel kumaşlar üzerine model işlenerek, kenarı motiflerle süslenen ve özellikle gelin çeyizlerinin vazgeçilmez el emeği olan Antep İşi Nakışı’nın gelecek kuşaklara aktarılması ve uluslararası bilinirliğinin artırılması yönünde önemli bir adım atıldı. Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen 20’nci UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Hükumetlerarası Komite Toplantısı’nda alınan kararla, Antep İşi Nakışı listeye kabul edildi. Toplantıya Başkan Şahin de katıldı Toplantıya katılan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Antep İşi Nakışı’nın listeye alınmasının ardından tebrikleri kabul etti. Hazırlanan dosyanın değerlendirme raporunda UNESCO, belgelerin detaylı, eksiksiz ve güçlü bir şekilde sunulduğunu vurgulayarak, yaşayan mirasın korunmasına yönelik çalışmalardan dolayı Türkiye’yi tebrik etti. Türkiye’nin somut olmayan kültürel miras unsuru sayısı 32’ye yükseldi Beyaz kumaş üzerine beyaz iplikle uygulanan, ipliklerin çekilip kesilmesiyle desenlerin oluşturulduğu Antep İşi Nakışı’nın listeye dahil olmasıyla birlikte Türkiye’nin UNESCO’daki somut olmayan kültürel miras unsuru sayısı 32’ye yükseldi. Böylece Türkiye, dünyada en fazla miras unsuruna sahip 2’nci ülke konumunu korudu. "Yerelden evrensele, gelenekten geleceğe bu önemli nakışımızı koruma altına alınmasından ziyadesiyle memnunuz" Yeni Delhi’de ki toplantıda konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep’in 12 bin yıllık tarihiyle bir medeniyet ve UNESCO şehri olduğunu vurgulayarak, "Antep İşi kültürel mirasın korunmasında, bir genç kızın çeyizindeki en önemli parçadır. Geleneksel Antep İşi’nin bir nakış olarak ne kadar önemli olduğunu kendi hayatımda yaşamış bir kardeşiniz, başkanınız olarak bugün bu tescilden ziyadesiyle ne kadar mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınması, kız çocukların okutulması, aile ekonomisinin güçlendirilmesi konusunda yerelden evrensele, gelenekten geleceğe bu önemli nakışımızı koruma altına alınmasından ziyadesiyle memnunuz" ifadelerini kullandı. "Antep İşi Nakışı, artık UNESCO’nun tescili ile kültürel miras olarak korunmuştur, geleceği aydınlatmıştır" Başkan Şahin konuşmasının devamında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ile birlikte Antep İşi Nakışı’nın geleceğe taşınması için eğitim kursları açtıklarını belirterek, "Anneden kıza, neneden toruna bu önemli nakışın geleceğe taşınması için sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte yoğun bir çalışma yürüttük. Geleceğe taşınması için çeyizi sandıktan çıkardık, tasarımlarımızı yaptık, kullanılabilir hale dönüştürdük. Bu UNESCO’nun bugün ki tescili ile genç kızlarımıza yeni imkanlar ve fırsatlar sunacağına, aile ekonomisini güçlendireceğine, 21’inci yüzyılın tasarım yüzyılı ile UNESCO’nun bu güzel eserleri geleceğe taşıyacağına inancım tamdır. Şahsım, şehrim ve ülkem adına bir ‘UNESCO Şehri’ olan Gaziantep’e bu verilen yeni imzanın bizi geleceğe taşıyacağına inanıyorum. Bu imza geleceğe atılmıştır. Antep İşi Nakışı, artık UNESCO’nun tescili ile kültürel miras olarak korunmuştur, geleceği aydınlatmıştır" diye konuştu.
Yılmaz, Mevlana Mahallesi’nde vatandaşlarla buluştu
11 Aralık 2025 Perşembe - 14:07 Yılmaz, Mevlana Mahallesi’nde vatandaşlarla buluştu Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Mevlana Mahallesi’nde vatandaşlarla bir araya geldi. Vatandaşların taleplerini birebir dinleyen Yılmaz, "Şehitkamil’in her noktasında halkımızın ihtiyaçlarına dokunan, yaşam kalitesini artıran projeleri hayata geçirmeye gayret ediyoruz" dedi. Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, halk buluşmaları kapsamında Mevlana Mahallesi’ni ziyaret etti. Yılmaz, başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, birim müdürleri de eşlik etti. Samimi bir ortamda gerçekleşen toplantıda, vatandaşlar mahallelerinde yaşadıkları sorunları dile getirirken, belediye ekiplerinin çalışmaları hakkında da fikir alışverişinde bulunuldu. Bizim için önemli olan vatandaşlarımızın memnuniyeti Başkan Yılmaz, toplantıda yaptığı konuşmada, Şehitkamil’in her mahallesine eşit hizmet götürme anlayışıyla hareket ettiklerini söyledi. Yılmaz, "Bizim için önemli olan, vatandaşlarımızın memnuniyetidir. Şehitkamil’in her noktasında halkımızın ihtiyaçlarına dokunan, yaşam kalitesini artıran projeleri hayata geçirmeye gayret ediyoruz. Mahallelerimizin sorunlarını en iyi, o mahallede yaşayan hemşehrilerimiz bilir. Bu nedenle sık sık bir araya gelerek, talepleri yerinde dinliyoruz. Halkımızın sesine kulak vermeye, Şehitkamil’in geleceğini birlikte inşa etmeye devam edeceğiz" diye konuştu. Başkan Yılmaz’a teşekkür Yılmaz, Mevlana Mahallesi’nde sürdürülen altyapı, yol düzenleme, park ve çevre düzenleme çalışmalarına ilişkin de bilgi verdi. Ayrıca, önümüzdeki dönemde mahalleye kazandırılması planlanan yeni sosyal tesis, yeşil alan ve spor alanı projelerinden de bahsetti. Mahalle muhtarları ve vatandaşlar ise, Başkan Yılmaz’a mahalleye gösterdiği ilgi ve çözüm odaklı yaklaşımı nedeniyle teşekkür etti. Vatandaşlar, belediye ekiplerinin son dönemdeki hızlı ve etkin çalışmalarından duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Kolorektal kanser, dünyada en yaygın üçüncü kanserdir
11 Aralık 2025 Perşembe - 12:33 Kolorektal kanser, dünyada en yaygın üçüncü kanserdir SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Ersin Borazan, kolorektal kanserin, tüm kanser vakalarının yaklaşık yüzde 10’unu oluşturan dünya çapında en yaygın üçüncü kanser olduğunu söyledi. "Dünyada kansere bağlı yaşam kayıplarında ikinci sırada yer alan kolorektal kanserin erken evrede ilk tedavisi cerrahidir" diyen Doç. Dr. Borazan, "Erken evre kolon ve rektum (Kalın bağırsak) kanseri bitişik organların, lenf düğümlerinin veya uzak organ tutulumu olmaksızın tamamen cerrahi olarak çıkarılabilen kolon kanseri olarak tanımlanabilir. Kolon ve rektum, kalın bağırsağın bütünüdür. Rektum, kalın bağırsağın anüse kadar olan son 15 cm’sidir" dedi. Kolon kanseri belirtileri Doç. Dr. Borazan kolon kanserinde en yaygın belirtileri bağırsak alışkanlıklarında değişiklik (Kabızlık vb.), karın ağrısı, bulantı, anemiye bağlı yorgunluk-halsizlik, siyah renkli veya kanlı dışkılama, kilo kaybı olarak sıraladı. Erken evrede görülebilecek şikayetler Erken evrede genel olarak belirgin bir şikayetin olmadığını belirten Doç. Dr. Borazan, bazen dışkıda gizli kan pozitifliği olabileceğini belirterek, "Bir kişide kolon kanseri risk faktörleri yoksa, 50 yaşından sonra tarama amaçlı kolonoskopi önerilmektedir" dedi. Kolon kanseri tanısı Kolon kanserinden şüphelendiğinde genellikle kolonoskopi ile anüsten girilerek tüm kalın bağırsağın içinin görüntülendiğini kaydeden Doç. Dr. Borazan, "Bu işlem anestezi altında güvenle uygulanmaktadır. Bir kanser dokusu görüldüğünde bunu doğrulamak için biyopsi yapılır. Kolon kanseri teşhis edildiğinde, bir sonraki adım evreleme yapmaktır. Evrelemenin amacı bir kanserin saldırganlığını ve yaygınlığını tanımlamak ve tedavi şeklini belirlemektir. Fiziksel muayenede kanser yayılımı belirtileri olabilir. Bilgisayarlı Tomografi (BT) taraması veya Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI) yapılması, PET görüntüleme, çevre ve uzak organlara yayılımı gösterebilir. Ameliyat sonrası patolojinin mikroskop altında incelenmesi ile yaygınlığı netlik kazanır" dedi. Kolon kanseri ameliyatları Erken evre kolon kanserinin ilk tedavisinin cerrahi olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Borazan, "Ameliyat sırasında kolon ve çevresindeki dokuların kanserli kısmı çıkarılır. Bu çevre doku içindeki lenf bezi düğümleri, kanserin kolonun ötesine yayılıp yayılmadığını belirlemek için patolojiye incelemeye gönderilir. Çoğu insanda, kolonun iki ucu, kanserli dokular çıkarıldıktan hemen sonra yeniden birbirine bağlanabilir. Bu yapılabilirse makat aracılığıyla normal dışkılamaya devam edilir. Diğer durumlarda, kolon ilk ameliyat sırasında yeniden birbirine bağlanamaz. Bu, cerrahın yeniden bağlantının başarısız olma ihtimalinin yüksek olduğunu düşündüğü veya iyileşmek için zamana ihtiyaç duyulduğu durumunda yapılır. Eğer bu gerçekleşirse, cerrah kolonu (ve bazen ince bağırsağı) karın duvarına ağızlaştırır (Ostomi). Bağırsak içeriğini toplamak için ostominin üzerine bir torba takılır. Ostomi genellikle geçicidir. Kolonun iki ucu genellikle kemoterapi tamamlandıktan sonra veya birkaç ay sonra yeniden bağlanabilir. Diğer durumlarda, kolostomiye kalıcı olarak ihtiyaç olacaktır" şeklinde konuştu. Sağlıklı bireylerde kolon kanseri taraması Rutin taramada dışkıda gizli kanın ve anemi durumlarında sebebin araştırılmasının önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Borazan, "Makattan kan gelmesi de üzerinde durulması gereken bir belirtidir. Bu tip şikayetlerde muhakkak hekime başvurmak gereklidir" ifadelerini kullandı. Kolon kanserinde genetik - Ailesel yatkınlık Kolon kanseri olan kişilerin ailelerinin de kolorektal kanser riski açısından bilinçli olması gerektiğine vurgu yapan Doç. Dr. Borazan, "60 yaşından önce kolorektal kanser veya polipler olan bir ebeveyne, kardeş ya da çocuğa sahipseniz ya da herhangi bir yaşta tanı konulan iki akrabanız varsa, kolon kanseri için daha erken taramaya (Ortalama 40 yaşından itibaren) başlamalısınız. Bazı genetik rahatsızlıklar kolon kanseri riskini artırır. En yaygın durumlar arasında Lynch Sendromu (Kalıtsal nonpolipoliz kolon kanseri) ile ailesel Adenomatöz Polipozis (FAP) sayılabilir. Kolon kanseriyle ilgili güçlü bir aile öyküsü varsa (İki veya daha yakın akraba), genetik danışmanlık ve ihtimal genetik test ihtiyacı doğabilir. Genetik test sonuçları sizin ve ailenizin tedaviye veya daha yakın gözetime ihtiyaç duyup duymadığınızı belirlemenize yardımcı olacaktır" diye konuştu.
Dr. Bihter Gürsel Al: "Çocuklarda grip hızla ilerleyebilir, erken müdahale hayati önem taşır."
11 Aralık 2025 Perşembe - 10:28 Dr. Bihter Gürsel Al: "Çocuklarda grip hızla ilerleyebilir, erken müdahale hayati önem taşır." Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Bihter Gürsel Al, bağışıklık sistemi yetişkinlere göre daha zayıf olan çocuklarda gribin hızlı ilerleyerek bronşit ve zatürre gibi ciddi tablolara dönüşebildiğini belirterek, korunma yolları ve tedavi süreci hakkında önemli bilgiler paylaştı. Dr. Bihter Gürsel Al, "Kış mevsimine girdiğimiz bu günlerde influenza (grip), özellikle çocuklarda ve bebeklerde en sık karşılaşılan enfeksiyonlardan biri haline geliyor" dedi. Dr. Bihter Gürsel Al, gribin bulaştırıcılığının genellikle ilk 24-72 saat içinde en yüksek seviyede olduğunu belirterek, "İnfluenza, aniden başlayan yüksek ateş, kuru öksürük, halsizlik, iştahsızlık ve vücut ağrılarıyla kendini gösterir. Küçük çocuklarda belirtiler daha ağır seyredebileceği için ailelerin dikkatli olması büyük önem taşır. Grip enfeksiyonu bazı durumlarda hızlı ilerleyebilir ve çocukların günlük yaşamını, uyku düzenini, hatta beslenmesini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle yüksek ateşin uzun sürmesi, öksürüğün artması veya çocuğun belirgin şekilde halsiz düşmesi durumlarında vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır. Çocuklarımızın sağlığı her şeyden önemli. Kış aylarında artan grip vakalarında hızlı değerlendirme ve doktor kontrolü hayati rol oynar" ifadelerini kullandı. "Gripten korunmak için küçük önlemler büyük fark oluşturur" Dr. Gürsel Al, "Kreş, okul ve diğer kalabalık alanların düzenli havalandırıldığından emin olun. Çocuğunuza öksürürken veya hapşırırken ağzını kapatmayı öğretin. Elleri sık sık sabunla yıkaması için teşvik edin. Grip sezonunda mümkün olduğunca kalabalık ortamlardan uzak tutun. Bağışıklığı güçlendirmek için C vitamini açısından zengin meyve ve sebzelerin tüketimini artırın. Gün içinde açık havada zaman geçirmesine özen gösterin" şeklinde konuştu. "Bebeklerde grip daha ciddi seyredebilir" Dr. Gürsel Al, özellikle 2 yaşından küçük bebeklerde influenza enfeksiyonunun daha ciddi komplikasyonlara yol açabileceğini vurgulayarak, "Bebeklerde görülen grip, bazı durumlarda zatürre gibi ağır hastalıklara dönüşebilir. Bebekte hırıltılı solunum, göğüste çekilme, nefes almada güçlük veya düşmeyen ateş varsa mutlaka vakit kaybetmeden uzman bir doktora başvurulmalıdır. Erken tanı ve doğru tedavi, ciddi hastalıkların önüne geçmede kritik önem taşır" diye konuştu.