Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Gaziantep
Nostaljik perde ve halıları sanat eserine dönüştürüyor
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:39:36
Gaziantep’te çocukluk döneminde başladığı resim çizme serüvenine farklı ve dikkat çeken bir boyut kazandıran ressam Ferhat Gümüş, nostaljik perde ve halıları tuval olarak kullanarak sanatına yenilik katıyor. Gaziantep’te yaşayan 25 yaşındaki ressam Ferhat Gümüş, bir zamanlar neredeyse her evde olan çiçek desenli perdeler ile eski halıların üzerine fırça ve sprey boyalarla portre çalışmalar yapıyor. Bir dönem evlerin pencerelerini süsleyen ve nostalji rüzgarları estiren perdelerin üzerine çeşitli portre ve figürler çizen genç ressamın yaptığı çalışmalar büyük beğeni topluyor. Hikayesi olan insanları çiziyor Özellikle 80’ler ve 90’ların simgesi olan yoğun çiçek desenli perdelere Gaziantep’in simgelerinden biri haline gelen "Çingene Kızı" başta olmak üzere hikayesi olan insanları çizen Gümüş, talep üzerine tarihi şahsiyetleri de halı ve perdelere çizerek onları sanatıyla ölümsüzleştiriyor. Eski dönemlerde pencereleri kapatmak amacıyla kullanılan ve üzerinde çeşitli motifler barındıran ağır duvar halıları ve perdeleri tuvale dönüştürerek, resimlerini modern sanatla buluşturuyor. Hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor Klasik resim anlayışının dışına çıkan, eski halı ve nostaljik perdeler üzerinde sanatsal çalışmalar yapan Gümüş, geleneksel ve çağdaş sanatı özel çalışmalarıyla buluşturarak hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor. "14 yıldır ressamlık yapıyorum" Eski halı ve nostaljik perdeleri tuvale dönüştürerek resimlerini modern sanatla buluşturduğunu ifade eden Gümüş, "14 yıldır ressamlık yapıyorum. Küçükken 62’den ya da 26’dan tavşan yapılıyordu. Evde ablam 62’den ve 26’dan tavşan yapmayı gösterdi ve bana çok enteresan gelmişti. Daha sonra bütün rakamlardan ve harflerden bir şeyler oluşturmaya çalıştım. Bir şeyleri buldukça da çok mutlu oldum. İnsanlar, ‘küçük yaşta bunu nasıl yaptın?’ diyerek hayretler içinde kalınca daha mutlu oldum. Resim çizmeye devam ettim ve kendimi geliştirmeye başladım. Üniversitede sadece teknik resim yapmayı görmüştüm. Mimari dekorasyon bölümünü okudum. Bölümde çamurla çömlek yapılıyordu ama beni çok tatmin etmedi. Daha çok resim yapmaya yöneldim. Teknik resimlerle ilerledim. Ondan sonra bir şirkette tasarımcı olarak çalıştım. Daha sonra eski halı ve perdelerin üzerine resim çizmeye başladım" dedi. "Eski hatıraları canlandırmayı seviyorum" Geleneksel ve nostaljik motiflerin toplum tarafından sevildiğini belirten Gümüş, "Eski halı ve perdeleri tuval olarak kullanmadan önce cadde ve sokaklardaki karalanmış duvarların üzerine çizimler yapmaya başladım. Duvarları kullanmamın sebebi duvarlarda insanların bıraktığı izlerden ötürü onları bir şekle çevirmek istedim. Bu şekilde kendimi geliştirdim. Daha sonra halı ve perdeleri kullandım. Perdelerde çocukluğumuzun popüler perdeleriydi. İnsanlar bu perdelere baktıkları zaman çocukluluğuna gidiyor ve hatıralarını hatırlıyorlar. Ben de eski hatıraları canlandırmak ve sanatımı yansıtmak için eski halı ve perde kullanıyorum" şeklinde konuştu. "Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum" Eski perde ve halıların üzerine hikayesi olan insanları ve yaşlı insanların yüzlerini çizmeyi sevdiğini dile getiren Gümüş, "Yaşlı insanların yüzlerindeki çizgilerin her biri bir hatıra ve halılardaki her bir desende de farklı bir hikaye olduğuna inanıyorum. İnsanlar bu halı ve perdeleri görünce çok mutlu oluyor. Ben de çok mutlu oluyorum. Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum. Yeni yaptığım bir perde de sokak sanatçılarının kendi imzaları var. Bunlar benim çok sevdiğim insanlar ve her birinden imzalarını aldım. Bu perde benim için tamamen özel bir perdedir. İki tane halım var. Birinde genç ve güzel bir kadın var. Diğerinde yaşlı, yüzünde bir hikaye barındıran ve baktıkça bir şey anlatmaya çalışıyormuş hissiyatı veren yaşlı bir kadın var. Her perdenin kendi hikayesi ve üzerindeki insanın da kendi ayrı hikayesi var. Bunlar birleştikçe ayrı bir bütün oluyorlar ve gözüme daha estetik geliyor. İnsanların bu perdelere ve halılara baktıkça kendinden bir anı bulmaları beni çok mutlu ediyor" diye konuştu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:36
Nostaljik perde ve halıları sanat eserine dönüştürüyor
Gaziantep’te çocukluk döneminde başladığı resim çizme serüvenine farklı ve dikkat çeken bir boyut kazandıran ressam Ferhat Gümüş, nostaljik perde ve halıları tuval olarak kullanarak sanatına yenilik katıyor. Gaziantep’te yaşayan 25 yaşındaki ressam Ferhat Gümüş, bir zamanlar neredeyse her evde olan çiçek desenli perdeler ile eski halıların üzerine fırça ve sprey boyalarla portre çalışmalar yapıyor. Bir dönem evlerin pencerelerini süsleyen ve nostalji rüzgarları estiren perdelerin üzerine çeşitli portre ve figürler çizen genç ressamın yaptığı çalışmalar büyük beğeni topluyor. Hikayesi olan insanları çiziyor Özellikle 80’ler ve 90’ların simgesi olan yoğun çiçek desenli perdelere Gaziantep’in simgelerinden biri haline gelen "Çingene Kızı" başta olmak üzere hikayesi olan insanları çizen Gümüş, talep üzerine tarihi şahsiyetleri de halı ve perdelere çizerek onları sanatıyla ölümsüzleştiriyor. Eski dönemlerde pencereleri kapatmak amacıyla kullanılan ve üzerinde çeşitli motifler barındıran ağır duvar halıları ve perdeleri tuvale dönüştürerek, resimlerini modern sanatla buluşturuyor. Hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor Klasik resim anlayışının dışına çıkan, eski halı ve nostaljik perdeler üzerinde sanatsal çalışmalar yapan Gümüş, geleneksel ve çağdaş sanatı özel çalışmalarıyla buluşturarak hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor. "14 yıldır ressamlık yapıyorum" Eski halı ve nostaljik perdeleri tuvale dönüştürerek resimlerini modern sanatla buluşturduğunu ifade eden Gümüş, "14 yıldır ressamlık yapıyorum. Küçükken 62’den ya da 26’dan tavşan yapılıyordu. Evde ablam 62’den ve 26’dan tavşan yapmayı gösterdi ve bana çok enteresan gelmişti. Daha sonra bütün rakamlardan ve harflerden bir şeyler oluşturmaya çalıştım. Bir şeyleri buldukça da çok mutlu oldum. İnsanlar, ‘küçük yaşta bunu nasıl yaptın?’ diyerek hayretler içinde kalınca daha mutlu oldum. Resim çizmeye devam ettim ve kendimi geliştirmeye başladım. Üniversitede sadece teknik resim yapmayı görmüştüm. Mimari dekorasyon bölümünü okudum. Bölümde çamurla çömlek yapılıyordu ama beni çok tatmin etmedi. Daha çok resim yapmaya yöneldim. Teknik resimlerle ilerledim. Ondan sonra bir şirkette tasarımcı olarak çalıştım. Daha sonra eski halı ve perdelerin üzerine resim çizmeye başladım" dedi. "Eski hatıraları canlandırmayı seviyorum" Geleneksel ve nostaljik motiflerin toplum tarafından sevildiğini belirten Gümüş, "Eski halı ve perdeleri tuval olarak kullanmadan önce cadde ve sokaklardaki karalanmış duvarların üzerine çizimler yapmaya başladım. Duvarları kullanmamın sebebi duvarlarda insanların bıraktığı izlerden ötürü onları bir şekle çevirmek istedim. Bu şekilde kendimi geliştirdim. Daha sonra halı ve perdeleri kullandım. Perdelerde çocukluğumuzun popüler perdeleriydi. İnsanlar bu perdelere baktıkları zaman çocukluluğuna gidiyor ve hatıralarını hatırlıyorlar. Ben de eski hatıraları canlandırmak ve sanatımı yansıtmak için eski halı ve perde kullanıyorum" şeklinde konuştu. "Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum" Eski perde ve halıların üzerine hikayesi olan insanları ve yaşlı insanların yüzlerini çizmeyi sevdiğini dile getiren Gümüş, "Yaşlı insanların yüzlerindeki çizgilerin her biri bir hatıra ve halılardaki her bir desende de farklı bir hikaye olduğuna inanıyorum. İnsanlar bu halı ve perdeleri görünce çok mutlu oluyor. Ben de çok mutlu oluyorum. Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum. Yeni yaptığım bir perde de sokak sanatçılarının kendi imzaları var. Bunlar benim çok sevdiğim insanlar ve her birinden imzalarını aldım. Bu perde benim için tamamen özel bir perdedir. İki tane halım var. Birinde genç ve güzel bir kadın var. Diğerinde yaşlı, yüzünde bir hikaye barındıran ve baktıkça bir şey anlatmaya çalışıyormuş hissiyatı veren yaşlı bir kadın var. Her perdenin kendi hikayesi ve üzerindeki insanın da kendi ayrı hikayesi var. Bunlar birleştikçe ayrı bir bütün oluyorlar ve gözüme daha estetik geliyor. İnsanların bu perdelere ve halılara baktıkça kendinden bir anı bulmaları beni çok mutlu ediyor" diye konuştu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:34
Dünyanın en eski kahvehanesi Gaziantep’te
Dünyanın faal olan en eski kahvehaneleri arasında yer alan, tarihiyle ve otantik yapısıyla Avrupa’daki birçok kafeyi de geride bırakan Gaziantep’teki 400 yıllık Tahmis Kahvesi, yerli ve yabancı turistlerin gözde mekanları arasında yer alıyor. 1635 yılında Türkmen ağası ve sancak beyi Mustafa ağa tarafından Gaziantep Mevlevihanesi’ne gelir getirmesi amacıyla yaptırılan tarihi Tahmis Kahvesi, dünyada bulunan en eski 8 kahvehane arasında yer alması nedeniyle büyük ilgi görüyor. 400 yıllık geçmişiyle ön plana çıkıyor İngiltere’nin ve Avrupa’nın en eski kafelerinden olan Queen’s Lane’den, Fransa’nın başkenti Paris’in en eski kafesi olan Cafe Procope’den, İtalya’nın başkenti Roma’daki Antıco Caffe’den ve Venedik’teki Caffe Florian’dan, Macaristan’ın başkenti Budapeşte’deki Ruszwurm’dan ve Mısır’ın başkenti Kahire’deki Groppi’den daha eski olan Tahmis Kahvesi, 400 yıllık geçmişiyle ön plana çıkıyor. Türkiye’nin ve Gaziantep’in en köklü kahvehane mekanlarından biri olan, 1635 yılından bu yana aynı yerde hizmet veren Tahmis Kahvesi, Osmanlı döneminden günümüze kadar uzanan tarihiyle öne çıkıyor. Kahveseverlerin uğrak noktası Avrupa Birliği (AB) tarafından coğrafi işaret tescili alan, kafeinsiz ve şifa deposu yöresel bir içecek olan menengiç kahvesi, Türk kahvesi ve çay, kahvehanede tatlı sohbetler eşliğinde yudumlanıyor. Özellikle de menengiç kahvesi ile ünlü olan kahvehane, geleneksel Türk kahvesi, damla sakızlı kahve ve diğer otantik lezzetleriyle de kahveseverlerin uğrak noktası olarak ön plana çıkıyor. Tarihi dokusu, otantik atmosferi ve yıllardır değişmeyen kalitesiyle kentte kahve kültürünü yaşatan en önemli mekanlardan biri olarak bilinen kahvehanenin ismi "kahvenin dövüldüğü yer" anlamına gelen Tahmis ismini taşıyor. Tarihi atmosferde menengiç, Türk kahvesi ve çay keyfi yaşamak isteyenler için vazgeçilmez adres olan kahvehane, yıl boyunca binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlıyor. İki katlı olan ve hatıralarla dolu bir yapı olarak da büyük ilgi gören kahvehane, "Gaziantep’in kalbi" olarak bilinen asırlık Bakırcılar Çarşısı, Almacı Pazarı ve Kültür Yolu üzerindeki tarihi han ve mekanların yanı başında yer alıyor. Ziyaretçiler, tarihi kahvehaneye hayran kalıyor Osmanlı’dan günümüze edebiyat söyleşilerinin, Hacivat-Karagöz oyunlarının yanı sıra esnaf, sanatkar, yerli ve yabancı turistlerin kahve ve çay eşliğinde koyu sohbetlerin yapıldığı mekan olan kahvehaneyi ziyaret edenler, kahvehaneye hayran kalıyor. Tahmis Kahvesi işletmecisi Mehmet Hilmi Bağcı, 1635 yılından beri hizmet veren Tahmis Kahvesi’nin dünyanın faal en eski kahvehane ve kafeleri arasında yer aldığını söyledi. "Gaziantep’in kültürünün ve nabzının attığı bir mekan" Yurt içinden ve yurt dışından Gaziantep’e gelen ziyaretçilerin 400 yıllık tarihi atmosferin zenginliğini keşfetmenin yanında eşsiz kahve lezzetini de tatma fırsatını bulduğunu belirten Bağcı, "Tarihi Tahmis Kahvesi 400 yıllık bir kahvehanedir. 1635’li yıllardan beri faaliyetine devam eden ve şu anda dünyanın faaliyette bulunan en eski kıraathanesi, kahvehanesi ve kafesi olarak da bilinen Tahmis Kahvesi, aynı zamanda menengiç kahvesiyle ünlüdür. Menengiç kahvesi Gaziantep’e gelen misafirlerimizin özellikle tercih ettiği bir kahve türüdür. Tarihi Tahmis Kahvesi ise Osmanlı döneminden günümüze edebiyat toplantılarının, Hacivat-Karagöz oyunlarının ve eski hikayelerin olduğu bir kültür merkezidir. Kahvemiz yurt dışından ve yurt içinden gelen misafirlerimizin özellikle ziyaret ettikleri, Gaziantep’in kültürünün ve nabzının attığı bir mekandır" dedi. "Kahvehanemize olan ilgi bizi mutlu ediyor" Tahmis Kahvesi’nin, kahve kültürünün çok yaygın olduğu Türkiye’deki ilk mekanlarından biri olduğunu belirten Bağcı, "Tahmis Kahvesi, Gaziantep’e gelen yerli ve yabancı turistlerin ‘Kültür Yolu’ olarak ziyaret ettikleri alanda yer alan ve misafirlerimizin oturup dinlendikleri bir mekandır. Onun için tarihi Tahmis Kahvesi, özellikle yapısıyla ve tarihiyle ilgi çekiyor. Misafirlerimiz özellikle kahvemizi görmek, gezmek, bu tarihi mekandan bir koku, bir mistik hava alabilmek için geliyorlar. Biz de bundan mutlu oluyoruz. Misafirlerimizi kahve içmeye, dinlenmeye ve tarihin içerisinden gelen bu havayı koklamaya bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Menengiç kahvesi çok güzeldi" Tarihi kahvehaneyi ve menengiç kahvesini çok beğendiğini belirten ziyaretçilerden Yıldız Turan ise, "Gastronomi şehri olduğu için Gaziantep’i turistik amaçlı gezmeye geldik. Menengiç kahvemizi içtik ve çok beğendik. Gaziantep zaten çok çok güzel bir şehir, menengiç kahvesi de çok güzeldi" şeklinde konuştu. "Hem kahvehaneyi hem de menengiç kahvesini beğendik" Malatya’dan Gaziantep’i gezmeye gelen Yunus Demir de, "Gaziantep’te tarihi Tahmis Kahvesi’nin olduğunu söylediler. Merak ettik, geldik ve kahvemizi içtik. Ben menengiç kahvesini çok sevmezdim ama buranın kahvesi oldukça güzeldi, beğendik. Kahve ortamı da çok güzel. Otantik bir havası ve tarihi bir dokusu var. Hem kahvehaneyi hem de menengiç kahvesini beğendik" diye konuştu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:08
Devrilen traktörün sürücüsü hayatını kaybetti
Gaziantep’te kontrolden çıkarak devrilen traktörün sürücüsü hayatını kaybetti. Kaza, önceki gün Şahinbey ilçesi kırsal Bekişli Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, tarlasını sürmek için yola çıkan Ali Polat’ın (74) kullandığı traktör, direksiyon hakimiyetinin kaybolması sonucu devrildi. Kaza sonrası sürücü Polat, traktörün altında kalarak ağır yaralandı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin kontrollerinde traktör sürücüsü Ali Polat’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Cenaze, olay yeri ve Gaziantep Adli Tıp Kurumu’nda tamamlanan işlemlerin ardından dün kırsal Bekişli Mahallesi’nde defnedildi. Kaza ile ilgili soruşturma sürüyor.
31 Ağustos 2024 Cumartesi - 14:02
Gaziantep ve Mersin’de dolandırıcılık operasyonu: 11 gözaltı
Gaziantep ve Mersin’de polis ekipleri tarafından eş zamanlı yapılan operasyonda 7 milyon 500 bin TL dolandırıcılık yaptığı tespit edilen 11 şüpheli yakalandı. Gaziantep Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri ve Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Gaziantep ve Mersin’de polis ekipleri tarafından eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda, 366 bin 750 TL, 2 bin 550 dolar 22 adet banka kartı, 24 adet cep telefonu, 1 adet laptop, 1 adet bilgisayar kasası ele geçirildi. Operasyonda 11 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınan 11 şüpheli hakkında yasal işlem başlatıldı.
31 Ağustos 2024 Cumartesi - 13:57
Şehitkamil’de 30 Ağustos coşkusu
Gaziantep’te 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında Şehitkamil Belediyesi tarafından binlerce kişinin katılımıyla fener alayı düzenlendi. Oyuncakistan Parkı’ndan başlayan fener alayında binlerce Gaziantepli Korupark’a kadar ellerinde fener ve Türk Bayrakları ile yürüdü. Vatandaşlar, Korupark’ta düzenlenen havai fişek ve müzik ile bayramı coşkuyla kutladı. Gaziantep’te 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 102. yıldönümü Şehitkâmil Belediyesi etkinlikleri ile dolu dolu geçti. 1 hafta süren kutlamamalarla Zafer Bayramı coşkusu kentte doyasıya yaşandı. Spordan kültürel etkinliklere birçok alanda çeşitli organizasyonlara vuran etkinliklere ev sahipliği yapan Şehitkâmil Belediyesi, unutulmaz bir 30 Ağustos yaşattı. Zafer Bayramı için yürüdüler Etkinlikler kapsamında 30 Ağustos’ta fener alayı düzenledi. Şehitkâmil Belediyesi tarafından düzenlenen fener alayına katılmak üzere kentin birçok ilçesinden binlerce kişi Oyuncakistan Parkı’na akın etti. Şehitkâmil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, CHP İl Başkanı Reis Reisoğlu, CHP Şehitkamil İlçe Başkanı Hurşit Yıldırım’ın da katılımıyla gerçekleşen fener alayında binlerce vatandaş ellerinde fenerler ve Türk Bayraklarıyla Oyuncakistan Parkı’ndan başlayıp Korupark’a kadar zaferin 102. yılı için yürüdü. “Bu vatan bizim” Korupark’ta sahneye çıkan Şehitkâmil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, binlerce vatandaşları selamlayarak, günün önemine dikkat çekti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e sahip çıkmanın her Türk gencinin boynunun borcu olduğunu söyleyen Yılmaz, “Ben Şehitkamil’in Belediye Başkanı Umut Yılmaz. Şehit Kamil, şehit olduysa Gazi Mustafa Kemal’in uğruna şehit olmuştur. Şahin Bey, Karayılan bu vatan uğruna şehit oldular. Biz gelince ezanlar susacak dediler. Ezan sustu mu? Bayrağımız indi mi? Vatan bölündü mü? O zaman hep birlikte yaşasın Gazi Mustafa Kemal diyoruz. Gazi Mustafa Kemal’in mirasına sahip çıkmak, buradaki her gencin boyunun borcu. Bu vatan bizim. Türk’ü, Kürt’ü, Alevi’si, Sünni’si ile bu vatan bizim. İçeride ve dışarıdan bizi bölmek isteyenlere bu görüntüyü verdiğiniz için hepinizin Allah’ına binlerce kez kurban olsun” dedi. “Bayramı kutlayarak geleceğinize sahip çıkıyorsunuz” 30 yıl aradan sona Gaziantep’in coşkulu bir 30 Ağustos Zafer Bayramı yaşadığını ifade eden Yılmaz, “ 30 yıl aradan sonra ne coşkulu bir bayram kutluyoruz değil mi? Özlemiştik bu kortejleri. Yapmadılar, inadına yapmadılar. Bu bayrağı şimdi Şehitkamil’den sallıyoruz ama yarın Şahinbey’de, Yavuzeli’nde, İslahiye’de, Nurdağı’nda ve Büyükşehir’de de sallayacağız. Gaziantep’in dağlarında bundan sonra çiçekler açacak. Hepinize çok teşekkür ediyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramı, bir askeri zafer değildir. Bir başkaldırıdır, geleceğe sahip çıkmaktır. Siz bugün bu bayramı kutlayarak, geleceğinize sahip çıkıyorsunuz. Bayramımız kutlu olsun. Hep beraber nice bayramlara inşallah” diye konuştu. Yılmaz’ın konuşmasının ardından Korupark’ta havai fişek gösterisi izleyenlere görsel şölen yaşattı. Vatandaşlar, müzik ile de Zafer Bayramı coşkusunu doyasıya yaşadı.
31 Ağustos 2024 Cumartesi - 12:05
Bina garajından şampiyonluğa uzanan başarı
Gaziantep’te amcaları Mahmut Kendirci’nin yönlendirmesiyle küçük yaşta bilek güreşiyle tanışan 15 yaşındaki milli bilek güreşçisi Ahmet Efe ve 19 yaşındaki Hamza Kendirci kardeşler, 4 yılda kariyerlerine Türkiye, Avrupa ve dünya şampiyonluğu sığdırdılar. Ahmet Efe ve Hamza Kendirci kardeşler, eski bilek güreşçisi olan 44 yaşındaki amcaları Mahmut Kendirci’nin tavsiyesiyle küçük yaşlarda bilek güreşi ile tanıştı. Bilek güreşi konusunda kendilerini geliştiren ve kariyerlerine şampiyonluk sığdırmak isteyen Kendirci kardeşler, Gaziantep’te ve Türkiye’de düzenlenen turnuvalara katılmaya başladı. Turnuvalarda önemli başarılar elde eden ve yeğenlerinin azimli olduğunu gören kendirci kardeşler için amcaları Mahmut Kendirci, binalarının altındaki 3 metrekarelik garajı kendi imkanları ile aldığı materyallerle eğitim alanına çevirdi. Eğitimlerinin yanı sıra akşamları da binalarının altındaki garajda müsabakalara hazırlanan Kendirci kardeşlerden Ahmet, branşında ilk müsabakasına 12 yaşında çıktı ve 13 yaşında da katıldığı dünya şampiyonasında 3’üncülük elde etti. Bileğindeki sakatlık nedeniyle 14 yaşında bir süre yarışmalara katılamayan ve bu yıl ise üst üste şampiyonluklar kazanan Ahmet, Slovakya’nın başkenti Bratislava’da 5-15 Mayıs’ta düzenlenen Avrupa Bilek Güreşi Şampiyonası’nda sağ kol ile 15-25 Ağustos’ta Moldova’nın başkenti Kişinev’de düzenlenen Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası’nda ise iki kolda altın kazanarak her iki organizasyonda da kürsünün ilk basamağına çıkmayı başardı. 6 yıl içerisinde birçok önemli başarıya imza atan Hamza Kendirci ise, 2021 ve 2022’de sağ ve sol kolda Türkiye şampiyonu, yine 2022’de sağ ve sol kolda dünya 3’üncüsü, 2024’te sağ kolda Avrupa 1’incisi ve sol kolda 2’inci, dünyada da sol kolda 3’üncü oldu. 2024’te farklı kategorilerde sağ kolda Türkiye 1’incisi ve 2’incisi olan Hamza Kendirci, Slovakya’nın başkenti Bratislava’da 5-15 Mayıs’ta düzenlenen Avrupa Bilek Güreşi Şampiyonası’nda sağ kolda şampiyon, 15-25 Ağustos’ta Moldova’nın başkenti Kişinev’de düzenlenen Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası’nda ise sol kolda 3’üncü olarak altın ve bronz madalya kazandı. "Bugünlere kolay gelmedik" Hamza’nın bilek güreşçisi olmak istediğini kendisine söylediğinde çok mutlu olduğunu belirten amca Mahmut Kendirci, uzun süredir verilen emeklerinin karşılığını aldıklarını ve yeğenlerinin daha önemli başarılar elde edeceklerini inandığını ifade ederek, "2018 yılında Ahmet ve Hamza, çok küçük yaşta antrenmana başladılar. Benim de zaten Avrupa ve dünya derecelerim var. Ben yeğenlerimi bu garajda çalıştırdım ve hiçbir zaman antrenmanlarımızı da aksatmadık. 2023’te Hamza dünyada 3’üncü oldu. Ahmet de geçen yıl sakatlığı nedeniyle bir sıkıntı oldu. Fakat biz çalışmalarımıza tekrar devam ettik. Bu yıl Avrupa ve dünya şampiyonasında ikisi de şampiyon oldu" dedi. "En büyük hayalim dünya şampiyonu olmaktı" En büyük hayali olan dünya şampiyonluğu hayalini gerçekleştirdiği için çok mutlu olduğunu belirten Milli bilek güreşçi Ahmet Efe Kendirci, amcasının da eski bilek güreşçisi olduğunu anlatan Ahmet Efe, "İlkokulda sürekli arkadaşlarımla bilek güreşi yapıyordum, daha sonra bilek güreşi sporuna başladım. Okulda hiç kimse beni yenemiyordu. 9 yaşında ilk önce okçuluk kursuna gidiyordum, 10 yaşında kung fu sporuna başladım ve 11 yaşında da bilek güreşine başladım. 4 yıl boyunca devam ettim. 15 yaşında dünya şampiyonu oldum. Şampiyon olunca Moldova’da bayrağımızı en tepelerde dalgalandırmak çok güzel bir duygu oldu ve çok mutlu oldum" şeklinde konuştu. "Şanlı bayrağımızı en tepelerde dalgalandırdık" Milli bilek güreşçi Hamza Kendirci de kardeşi ile birlikte bir yıl içerisinde hem Avrupa hem dünya hem de Türkiye Şampiyonası’nda birincilik elde ettiği için çok mutlu ve gururlu olduğunu söyledi. Elde ettikleri başarıları anlatan Kendirci, "2018 yılında bilek güreşine başladım. Amcama bu spora başlamak istediğimi söyledim, amcam da bu duruma sevindi ve garajda antrenmanlara başladık. 6 yıl boyunca bu garajda çalıştık ve yarışmalara katıldık. Her türlü zorluğa rağmen Türkiye şampiyonlukları yaşadık. Sakat kol ile Türkiye şampiyonluklarına katıldığım oldu. 2021 yılında hem gençler hem de büyükler kategorisinde Türkiye şampiyonu oldum. Kardeşimle birlikte Avrupa şampiyonasına gittik. İkimizde sağ kolda şampiyon olup sol kolda ikinci olduk. ardından dünya şampiyonası oldu, ben sol kolda üçüncü, kardeşim ise iki kolda da şampiyon oldu. Slovakya ve Moldova’da şanlı bayrağımızı en tepelerde dalgalandırmak çok büyük bir onur oldu. Amcam ve kardeşimle birlikte bu sporu yapmak çok güzel. Burada çok güzel antrenmanlar yapıyoruz" diye konuştu.
31 Ağustos 2024 Cumartesi - 10:03
Gaziantep’te uyuşturucu operasyonu: 1 gözaltı
Gaziantep’te jandarma ekipleri tarafından uyuşturucu ve uyarıcı madde ile mücadeleye yönelik yapılan operasyonda 1 şüpheli gözaltına alındı. Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı ekipleri ve Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uyuşturucu ve uyarıcı madde ile mücadeleye yönelik İslahiye ilçesinde H.K. isimli şahsın evinin bahçesine operasyon düzenledi. Operasyonda 1 kilogram 540 gram kubar esrar cinsi uyuşturucu madde, 16 kök kenevir bitkisi ele geçirildi. Gözaltına alınan H.K. isimli şüpheli şahıs hakkında yasal işlemler başlatıldı.
31 Ağustos 2024 Cumartesi - 10:03
SANKO Üniversitesi’nde büyük zaferin 102’nci yılı kutlandı
SANKO Üniversitesi’nde 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 102’nci yıl dönümü dolayısıyla tören düzenlendi. “Bir Fotoğrafın Öyküsü” konulu sunum yapan SANKO Üniversitesi Ortak Dersler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şahin A. Sırmalı, “Fotoğraflar, kurtuluş mücadelemizin önemini anlatan en doğrulanmış kanıtlardır” dedi. Savaş dönemini çekilen fotoğraflarla açıklayan Prof. Dr. Sırmalı, tarihe ışık tutabilecek birçok fotoğrafın da İzmir’in kurtuluşu sırasında kaçan Yunan askerlerinin çıkardığı yangında fotoğraf atölyesiyle birlikte yandığına dikkat çekti. Sunumda, esir düşen General Tripolis’in Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ile arasında geçen diyaloğa da değinen Prof. Dr. Sırmalı, konuşmasını şöyle sürdürdü: “General Tripolis ile yapılan bir röportajda, generalin ağzından şu cümleler döküldü. Atatürk beni mert bir askere yaraşır şekilde kabul etti. Teessür ve heyecan içindeydim. İnönü beni kendisine takdim etti. Gazi’nin bu esnadaki sözlerini hiç unutmayacağım: ‘Üzülmeyin General. Siz vazifenizi sonuna kadar yaptınız. Askerlikte mağlûp olmak da vardır. Napolyon da vaktiyle esir olmuştu. Size karşı büyük bir hürmet hissi besliyoruz. Burada kendinizi esir addetmemenizi rica ediyorum. Misafirimizsiniz. Yakında her şey düzelecektir. Buyurun, istirahat edin.’ Bu hadise tarih boyunca Türk Milleti’nin düşmanla asil bir şekilde savaştığının en güzel örneklerinden birisidir. Savaş döneminde şartlar çok ağırdı. Kazanmak hiç kolay olmadı. Ancak Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde bu millet nice şanlı zaferlere imza attı.” O dönemde “Niçin taarruz etmiyoruz”, “Ordumuz neden durduğu yerde çürütülüyor”, ”Gazi niçin cepheye gitmiyor”, “Bir insan hem TBMM Reisi hem de Başkomutan olabilir mi” sorularının yöneltildiğini anlatan Prof. Dr. Sırmalı, şöyle konuştu: “Başkomutan sorulara gizli oturumda şu yanıtı verdi: ‘Ordumuzun kararı taarruzdur. Ama bu taarruzu erteliyoruz. Sebebi, hazırlığımızı iyice tamamlamak için biraz daha zaman gerekmektedir. Yarım hazırlıkla, yarım tedbirle yapılacak taarruz hiç taarruz etmemekten çok daha kötüdür. Bu son vatan parçasını kurtarırken oluşan hırslarımızı, hislerimizi bir yana bırakarak ihtiyatlı olalım. Güçsüz ve korkak insanlar, herhangi bir felaket karşısında, milletin de uyuşukluğa düşmesine ve çekingen duruma gelmesine yol açarlar.’ Büyük Taarruz öncesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı planlar ve aldığı kararlar, kurtuluşa giden yolu belirledi.” Prof. Dr. Sırmalı, sözlerini şöyle tamamladı: “Büyük Önder’in şu tespitleri çok önemli; ‘Düşmana taarruz için üç vasıtanın yeterli olduğunu görmek gereğini duyuyorum. Birincisi milletin kendisidir. Milletin varlığı ve istiklali için gönlünde, vicdanında belirmiş olan istek ve emellerin sağlamlığıdır. İkincisi, milleti temsil eden meclisin göstereceği kararlılık ve yiğitliktir, üçüncüsü ise milletin silahlı evlatlarından oluşan ordumuzdur.’ Zaferin yol haritası budur. Bu zafer hepimizin zaferi, kutlu olsun.” SANKO Üniversitesi Hastanesi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen ve sunuculuğunu Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi Nisa Tuana Sarıoğlu’nun yaptığı törene, Rektör Prof. Dr. Güner Dağlı, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Metin Bayram, Genel Sekreter Dr. Yusuf Ziya Yıldırım, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Murat Akkın, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türkan Pasinlioğlu, Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ayşen Bayram, SANKO Üniversitesi Hastanesi Genel Müdürü Dr. Sermet Kileci, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.
31 Ağustos 2024 Cumartesi - 09:59
Gaziantep’te iş yerine ateş açan 3 şüpheli yakalandı
Gaziantep’te bir iş yerine pompalı tüfekle ateş açan 3 şüpheli yakalandı. Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri Şahinbey ilçesinde bir iş yerine ateş açan şüphelileri yakalamaya yönelik operasyon yaptı. Operasyonda 3 şüpheli olayda kullandıkları pompalı tüfekle birlikte yakalandı. Yakalanan 3 şüpheli hakkında yasal işlem başlatıldı.
30 Ağustos 2024 Cuma - 20:12
Gaziantep’te CHP’lilerden Haniye’nin posterine tepki
Gaziantep’te CHP milletvekilleri ve parti üyeleri, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları sırasında etkinlik alanında Filistinli politikacı İsmail Haniye’nin posterinin yer almasına tepki gösterdi. Gaziantep’te 30 Ağustos Zafer Bayramı, 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda gerçekleşen törenle kutlandı. Kutlamalar esnasında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekilleri ve parti üyeleri, Filistinli İsmail Haniye’nin alanda haftalardır asılı bulunan posterine tepki göstererek posterleri söktürdü.
30 Ağustos 2024 Cuma - 16:45
Yılmaz’dan fener alayına davet
Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, bugün 30 Ağustos kutlamalarında Atatürk’ün yok sayılmasına tepki göstererek, tüm Gazianteplileri saat 19.30’da başlayacak fener alayına davet etti. Yılmaz, “Tüm hemşehrilerimizi Atatürk’e ve onun emaneti Cumhuriyetimize sahip çıkmaya davet ediyorum” dedi. Şehitkâmil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, bugün 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda 30 Ağustos kutlamalarında yaşanan olaylara ilişkin bir açıklama yaptı. Yılmaz, 30 Ağustos’un sadece birilerinin değil, herkesin bayramı olduğunu ifade ederek, Şehitkâmil Belediyesi olarak bu önemli güne katkı sunacaklarını belirtti. “Haydi Gaziantep, haydi Şehitkamil Cumhuriyet’e ve Atatürk’e sahip çıkalım” Kutlamalar kapsamında bu akşam saat 19.30’da Oyuncakistan Parkı’ndan başlayıp Korupark’ta tamamlanacak fener alayına tüm Gazianteplileri davet eden Yılmaz, “Sevgili Gaziantepliler, bugün Demokrasi Meydanı’nda istenmeyen bir olayla karşı karşıya kaldık. Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramımız. Bu bayrama Şehitkâmil Belediyesi olarak sonuna kadar katkı sunacağız. Sizlerden bir ricamız var. Bu memleketin genci, emeklisi, doktoru, avukatı, işçisi kim var ise lütfen bayramına sahip çıksın. 30 Ağustos Bayramı, sadece birilerinin değil, hepimizin bayramı. Haydi Gaziantep, haydi Şehitkamil bizi bu akşam Oyuncakistan’da yalnız bırakma. Kortej yürüyüşümüzü Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün askerlerine yakışır bir şekilde yapalım. Sizleri bekliyorum” diye konuştu.
30 Ağustos 2024 Cuma - 16:19
Sarımsak’ta yağmurlama sistemi dönemi
Gaziantep’in Araban ilçesindeki Ardıl Barajı Sulama Birliği Başkanlığınca sarımsak üreticileriyle birlikte ürünün sulamalarının yağmurlama sistemi ile yapılacağı açıklandı. Araban ilçesi Ardıl Barajı Sulama Birliği Başkanı Yaşar Eylouşağı, Köklüce (Ardıl) kırsal Mahallesinde Araban Sarımsağı üreticileri ile bir araya gelerek, sarımsak sulamalarının yağmurlama sistemi ile yapılması kararı alındı.
30 Ağustos 2024 Cuma - 15:31
Gürültü çıkardığı için öldürülen çocuğun ölmeden önceki görüntüsü ortaya çıktı
Gaziantep’te gürültü yaptığı iddiasıyla mahalledeki manav tarafından pompalı tüfekle öldürülen 10 yaşındaki Emir Baki Bayındır’ın abisini ziyarete gittiği Kıbrıs’ta asker selamlama görüntüleri ortaya çıktı. Olay, Şahinbey ilçesi Güzelvadi Mahallesi’nde 26 Ağustos tarihinde akşam saatlerinde meydana geldi. İddiaya göre, 10 yaşındaki Emir Baki Bayındır aynı mahallede esnaflık yapan manav M.T. tarafından fazla ses yaptığı iddiasıyla pompalı tüfek ile vurularak ağır yaralandı. Çevredeki vatandaşlar tarafından hemen yakındaki özel bir hastaneye götürülen 10 yaşındaki çocuk, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Emir Baki Bayındır’ın cenazesi, Adli Tıp Kurumu morgundaki otopsi işlemlerinin ardından Yeşilkent Mezarlığı’nda toprağa verilirken katil zanlısı M.K. ise tutuklandı. Ses çıkardığı iddiasıyla öldürülen 10 yaşındaki Emir Baki Bayındır’ın öldürülmeden önceki görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde askerle yaptığı selamlama görüntüleri yer aldı.
30 Ağustos 2024 Cuma - 14:30
Araban’da 30 Ağustos Zafer Bayramı törenle kutlandı
Gaziantep’in Araban ilçesinde 30 Ağustos Zafer Bayramının 102’inci Yıldönümü düzenlenen törenle kutlandı. Araban Hükümet Konağı bahçesinde düzenlenen kutlama programı Atatürk Anıtına çelenk bırakması ile başladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, Araban Kaymakamı Özgür İşçimen’in makamında tebrikleri kabulünün ardından devam eden program ilçe merkezindeki mezarlık içerisinde bulunan Şehitlik ziyaret edildi. Şehitlikteki Arabanlı Şehitlerin kabirleri başında dualar okundu. Törene Araban Kaymakamı Özgür İşçimen, Şehit yakınları, Arabanlı gaziler, siyasi partilerin temsilcileri, kamu kurum amirleri, STK Başkanları ve vatandaşlar katıldı.
30 Ağustos 2024 Cuma - 11:42
Gaziantep’te Zafer Bayramı kutlandı
Gaziantep’te 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla İstasyon Meydanı’nda kutlama ve geçit töreni düzenlendi. 30 Ağustos Zafer Bayramı tüm yurtta coşkuyla kutlanırken Gaziantep’te de İstasyon Meydanı’nda kutlama ve geçit törenleri düzenlendi. Tören, öğrencilerin şiirleri, halk oyunu gösterisi ile askeri ve sivil hizmet araçlarının tören geçidinin ardından son buldu. Törene Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Garnizon Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Gaziantep milletvekilleri, vali yardımcıları ve kaymakamlar, siyasi parti temsilcileri, adli idari ve askeri erkan ile şehit ve gazi dernekleri, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar katıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder