Son Dakika
|
Mersin’deki fabrika yangınında acı haber: 1 işçi hayatını kaybetti
Trump, 9 yıl aradan sonra tarihi zirve için Çin'de
Fransa'da kruvaziyer gemisinde 'norovirüs' şüphesi
Özkan Yalım’ın verdiği ek ifade ortaya çıktı: "Özgür Özel’e 1.2 milyon TL verdim"
Bakan Fidan, Belçikalı mevkidaşı Prevot ile bir araya geldi
Sel felaketinin boyutu gün ağarınca ortaya çıktı!
Bıçaklı saldırıya uğrayan taksici dehşet anlarını anlattı!
Niğde’de 27 öğrenci yedikleri yemekten rahatsızlandı
Emeklilerin bayram ikramiyelerinin hesaplara yatacağı tarih belli oldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Dünya Çiftçiler Günü Programı'nda açıklamalar
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Ekrem İmamoğlu'nun çocukluk arkadaşı Le Meridien Otel'deki görüntüsü hakkında "karşılaşma" savunması yaptı
Netanyahu’dan BAE’ye gizli ziyaret
Galatasaraylı futbolcu Torreira’ya saldıran şüpheli tutuklandı
Bakan Gürlek: "Ceza infaz sistemimizi insanı merkeze alan yaklaşımla güçlendirmeyi sürdürüyoruz"
Mersin’deki fabrika yangınında acı haber: 1 işçi hayatını kaybetti
Ateşte tavlanan emek: 45 yıldır kalaycılığı yaşatıyor
Bakan Fidan, Belçikalı mevkidaşı Prevot ile bir araya geldi
GÜNDEM
Vezirköprü MYO’dan çocuk ihmal ve istismarına karşı farkındalık sergisi
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 20:25:48
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Vezirköprü Meslek Yüksekokulu(MYO) Çocuk Bakımı ve Gençlik Hizmetleri Bölümü öğrencileri tarafından çocuk ihmal ve istismarına dikkat çekmek amacıyla farkındalık etkinliği düzenlendi. "Bir Çocuğun Hakkı, Herkesin Sorumluluğu" temasıyla bu yıl 6’ncısı gerçekleştirilen etkinlik, Öğretim Görevlisi Osman Senai Doğan koordinasyonunda Vezirköprü MYO’da yapıldı. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı 11 okuldan yaklaşık 160 öğrencinin yer aldığı etkinlikte, çocuklara ihmal ve istismara karşı bilinç kazandırmaya yönelik çalışmalar gerçekleştirildi. Etkinlik boyunca öğrencilere, karşılaşabilecekleri olumsuz durumlarda nasıl davranmaları gerektiği uygulamalı olarak anlatıldı. Çocuklara; "hayır" diyebilme, yardım isteme, güvenli alanlara yönelme ve yaşadıkları olayları güvendikleri kişilerle paylaşma konularında bilgilendirme yapıldı. Düzenlenen etkinliklerde öğrencilerin aktif katılım göstermesi dikkat çekti. Programa, İlçe Kaymakamı Özgür Kaya, Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Gülburun, Vezirköprü Meslek Yüksek Okulu Müdürü Afitap Özdelikara, İlçe Milli Eğitim Müdürü Resül Özata, Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Mehmet Uyar ile öğretmenler ve öğrenciler katıldı.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 20:23
Ümraniye’de çocuklardan atık malzemelerle renkli tasarımlar
Ümraniye Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlikte, ilkokul öğrencileri biriktirdikleri atık malzemelerden tasarladıkları kıyafetleri sergiledi. Sıfır atık bilincini yaygınlaştırmayı hedefleyen programda, çocukların geri dönüştürülebilir malzemelerle hazırladığı renkli tasarımlar büyük beğeni topladı. Ümraniye Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü, geri dönüşümün gücünü gözler önüne seren özel bir etkinliğe imza attı. Öğrencilerin biriktirdiği atık malzemelerle tasarladıkları kıyafetleri sergiledi. Plastik şişeler, eski gazeteler, kumaş parçaları ve çeşitli atık malzemelerden hazırlanan kıyafetler, öğrencilerin hayal gücüyle dikkat çekici çalışmalara dönüştü. Etkinlikte çocuklar hem çevre bilincini ortaya koydu hem de geri dönüşümün önemine dikkat çekti. "Geri Dönüşümle Büyüyen Nesiller" temasıyla gerçekleştirilen programda, sürdürülebilir yaşam ve sıfır atık bilincinin yaygınlaştırılması hedeflendi. Arif Nihat Asya İlkokulu öğrencilerinin hazırladığı çalışmalar büyük beğeni topladı. Ümraniye Belediyesi, düzenlediği etkinliklerle çevre dostu yaşam kültürünü yaygınlaştırmaya ve çocuklarda geri dönüşüm bilinci oluşturmaya devam ediyor.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 20:16
Muğla ile Çin’in Leshan kenti arasında dostluk köprüsü güçleniyor
Türkiye-Çin diplomatik ilişkilerinin 55’inci yılı kapsamında Muğla’yı ziyaret eden Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, iki ülke arasındaki iş birliğinin kültürden turizme, eğitimden teknolojiye kadar birçok alanda gelişeceğini vurguladı. Türkiye-Çin diplomatik ilişkilerinin 55. yıl dönümü vesilesiyle, Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin ve beraberindeki heyet Muğla’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret kapsamında düzenlenen "Muğla-Leshan Kardeş Şehir Fotoğraf Sergisi", iki medeniyetin yerel yönetimler düzeyindeki güçlü bağını gözler önüne serdi. Serginin açılışında konuşan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, binlerce yıllık iki medeniyetin kültür ve dostluk temelinde kurduğu bağı Muğla’dan geleceğe taşıdıklarını belirtti. İpek Yolu’nun sadece bir ticaret güzergahı değil, bir medeniyet hattı olduğunu vurgulayan Aras; "Artık şehirler, ülkeler arası ilişkilerin yalnızca izleyicisi değil; kültürel diplomasinin ve sürdürülebilir kalkınmanın en güçlü taşıyıcılarıdır. ’Dünya Kenti Muğla’ vizyonumuzla, uluslararası iş birliklerini protokol düzeyinden çıkarıp, eğitim, turizm, teknoloji ve dijital inovasyon gibi somut alanlara dönüştürmeyi hedefliyoruz" dedi. Başkan Aras, geçtiğimiz yıl Çin’in Sichuan Eyaleti’ne bağlı Leshan kenti ile imzalanan kardeş şehir protokolünün önemine dikkat çekerek, şu an bir daire başkanının ve yakında üç genç uzmanın eğitim ve kültürel temaslar için Çin’e gideceğini belirtti. Ayrıca, Çin vatandaşlarına yönelik vize muafiyeti uygulamasının Muğla turizmine büyük katkı sağlayacağını ifade etti. "Farklı medeniyetler diyalogla canlanıyor" Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Muğla’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Muğla’yı "Türkiye’nin dünyaya açılan parlak vitrini" olarak tanımladı. Leshan şehri ile Muğla arasındaki benzerliklere değinen Büyükelçi Xuebin; "Nisan 2025’te kurulan kardeş şehir ilişkisiyle iki şehir, karşılıklı iş birliğini yeni bir aşamaya taşımıştır. Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın stratejik rehberliğinde Çin-Türkiye ilişkileri derinleşmektedir. Vize muafiyeti ile halklarımız arasındaki dostluk yeni bir ivme kazanmıştır" dedi. Somut iş birliği ve gelecek projeler Törende, Muğla ile Leshan arasındaki iş birliğinin sadece iyi niyet mesajlarıyla sınırlı kalmadığı, tarım, akıllı şehir uygulamaları, iklim politikaları ve gençlik programları gibi tematik alanlarda genişleyeceği vurgulandı. 55. yıl vesilesiyle düzenlenen fotoğraf sergisi, davetliler tarafından ilgiyle incelenirken, iki ülke arasındaki dostluğun yerel yönetimler eliyle pekiştirilmesi hedefleniyor.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 20:05
Efeler Belediyesi personeli hayatını kaybetti
Efeler Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nde görev yapan greyder operatörü Barış Aydemir hayatını kaybetti. Aydın’ın Efeler ilçesinde yaşayan ve Efeler Belediyesi’nde greyder operatörü olarak görev yapan Barış Aydemir hayatını kaybetti. Aydemir’in ani ölümü ailesi ve sevenlerini yasa boğarken, Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin de başsağlığı mesajı yayımladı. Çalışma arkadaşlarını kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadıklarını ifade eden Başkan Yetişkin; "Belediyemizin Fen İşleri Müdürlüğü’nde görevli çalışma arkadaşımız Barış Aydemir’i kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Merhumun cenazesi yarın İlyasdere Camii’nde öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından İlyasdere Mezarlığı’na defnedilecektir. Barış kardeşime Allah’tan rahmet, başta kederli ailesi olmak üzere tüm sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyorum. Mekânı cennet olsun" dedi. Barış Aydemir’in cenazesi, yarın öğle namazının ardından İlyasdere Camii’nden kaldırılarak İlyasdere Mezarlığı’nda toprağa verilecek.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
10 Mayıs 2026 Pazar- 19:55
İznik Gölü’nde balıkçıların ağına tarihi gemi dümeni takıldı
2
10 Mayıs 2026 Pazar- 09:51
Ömrünü adadığı 3 engelli evladına gözü gibi bakıyor
3
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 12:37
Çanta, cüzdan derken yol kenarında buzdolabı bulundu
4
12 Mayıs 2026 Salı- 15:06
Sanayi esnafından örnek dayanışma: Mahmut Usta’yı yalnız bırakmadılar
5
12 Mayıs 2026 Salı- 10:22
Beykoz Kundura’da skandal "başörtüsü" iddiası: "Kızlarımı başörtülü görünce işime son verdiler"
23 Mart 2026 Pazartesi - 11:33
Başkan Büyükkılıç: "Bayramda 381 bin kişiye ücretsiz tramvay sağladık"
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Ramazan Bayramı boyunca tramvayların ücretsiz hizmet verdiğini açıklayarak, 3 günde 381 bin 21 vatandaşın bu imkândan faydalandığını duyurdu. Başkan Büyükkılıç, Ramazan Bayramı süresince hayata geçirilen ücretsiz tramvay uygulamasının vatandaşlardan yoğun ilgi gördüğünü açıkladı. Bayramın birlik ve beraberlik ruhuna uygun olarak planlanan uygulama kapsamında, şehir genelinde raylı sistem hatları üç gün boyunca ücretsiz hizmet verdi. 20, 21 ve 22 Mart günlerinde geçerli olan uygulama kapsamında, Kayseri Ulaşım A.Ş. marifetiyle toplam 381 bin 21 vatandaşın raylı sistem hatlarından ücretsiz yararlandığını kaydeden Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, "Hemşehrilerimizin bayram ziyaretlerini rahat, güvenli ve konforlu bir şekilde gerçekleştirmelerini sağladık. Emeği geçen tüm kardeşlerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum" dedi. Büyükşehir Belediyesi’nin bayram boyunca tüm birimleriyle sahada olduğunu vurgulayan Büyükkılıç, ulaşım hizmetlerinin yanı sıra zabıta denetimleri, mezarlık hizmetleri ve altyapı çalışmalarının da kesintisiz sürdürüldüğünü ifade etti. Vatandaşların huzurlu bir bayram geçirmesi için ekiplerin tam kadro görev yaptığını dile getiren Büyükkılıç, toplu ulaşımda seferlerin aksatılmadan devam ettiğini kaydetti. Kayserililer ise uygulamadan duydukları memnuniyeti dile getirerek, ücretsiz ulaşım hizmetinin bayram ziyaretlerini kolaylaştırdığını ve sosyal dayanışmaya katkı sunduğunu belirtti. Büyükşehir Belediyesi’nin örnek uygulaması, vatandaşlardan takdir topladı.
23 Mart 2026 Pazartesi - 11:31
Büyükşehirden Erciyes’te ‘Kökbörü Oyunları’ iş birliği
Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin paydaşlığında, Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu bünyesinde Erciyes Dağı ev sahipliğinde düzenlenecek ‘Kökbörü Oyunları Erciyes 2026’, 28 Mart’ta geleneksel atlı spor tutkunlarını bir araya getirecek. İç Anadolu’nun simge noktalarından Erciyes Dağı, 28 Mart 2026 tarihinde geleneksel sporların en heyecan verici organizasyonlarından birine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu bünyesinde düzenlenecek olan ‘Kökbörü Oyunları Erciyes 2026’, cesaret, güç ve dayanışmanın ön plana çıktığı mücadelelere sahne olacak. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Erciyes A.Ş. ve Spor A.Ş.’nin paydaş olduğu organizasyon ile ata sporu kökbörünün kadim kültürünü günümüze taşıyarak, spor tutkunlarına eşsiz bir atmosfer sunmayı hedefliyor. At üzerinde oynanan ve büyük fiziksel dayanıklılık gerektiren Türk dünyasının önemli oyunu kökbörü, rekabetin ve adrenalinin en üst seviyede yaşandığı geleneksel spor dalları arasında yer alıyor. Kökbörü Oyunları Erciyes 2026, tüm geleneksel atlı sporseverleri bu büyük heyecana ortak olmaya davet ediyor. Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde gerçekleştirilen bu tür organizasyonlar, Kayseri’nin spor alanındaki vizyonunu da güçlendiriyor. ACES Europe tarafından verilen "2024 Avrupa Spor Şehri" ünvanına layık görülen Kayseri Büyükşehir, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetiminde 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti adaylığı ile 2029 Dünya Spor Başkenti adaylığı sürecini de kararlılıkla sürdürüyor.
23 Mart 2026 Pazartesi - 11:29
Almanya’da iki genç müslümanlığı araştırıp İslamiyeti seçtiler
Kendileri araştırarak müslüman olan iki Alman genci, Ramazan bayramında Türk arkadaşları ile buluşmak için Bursa’ya geldiler. Çoşkulu bir Ramazan geçiren Alman gençlerinden yazılımcı Kilian Haerter (25) ve tasarımcı Danilo Spasojeviç (28) iki yıl önce ilgi duydukları İslamiyet’i araştırarak kendileri Kelime-i şehadeti öğrenip, söyleyerek müslümanlığı seçtiler. Kısa sürede duaları ezberleyerek günde 5 vakit namaz kılmaya başlayan gençler, Ramazan ayında Türk arkadaşları ile görüşmek ve bayramı çoşkulu kutlamak için Bursa’ya geldiler.
23 Mart 2026 Pazartesi - 11:24
Turistler bayramda unutulmaz gastronomi deneyimi yaşadı
Türkiye’nin gastronomi başkenti olan Gaziantep’te Ramazan Bayramı sofraları bu yıl da zengin menüleri ve köklü gelenekleriyle hem göze hem de mideye hitap etti. Gastronominin başkenti Gaziantep, bayram tatillerinde binlerce yerli ve yabancı turisti, tescilli eşsiz lezzetleriyle ağırlayarak yoğun bir gastronomi deneyim sunuyor. Kebaplar, baklavalar ve yuvalama gibi yöresel yemekler, ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılanıyor. Gaziantep ziyaretçi akınına uğradı Hem geleneksel esnaf sofralarıyla hem de modern restoranlarıyla lezzet tutkunlarının cazibe merkezi olmaya devam edan Gaziantep, bayramda ziyaretçi akınına uğradı. Tarihi ve kültürel mekanlarıyla yıl boyunca milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan Gaziantep, bayram tatilinde ziyaretçilerin uğrak noktalarından oldu. Kente gelen ziyaretçiler, dünyaca ünlü "Çingene Kızı" mozaiğinin sergilendiği Zeugma Mozaik Müzesi başta olmak üzere tarihi Bakırcılar Çarşısı, Almacı Pazarı, Gaziantep Kalesi ve hayvanat bahçesi gibi turistik noktaları ziyaret ettikten sonra lokanta, restoran ve baklavacıların yolunu tuttu. Ziyaretçiler unutulmaz bir gastronomi deneyimi yaşadı UNESCO tarafından gastronomi alanında "Fark Oluşturan Şehirler Ağı"na dahil edilmesinin ardından yemek kültürü uluslararası alanda daha fazla ilgi görmeye başlayan Gaziantep, özellikle bayram gibi özel günlerde binlerce yerli ve yabancı turistin akınına uğruyor. Zengin mutfağıyla ve tescilli lezzetli yemeklerinin yanı sıra baklava ve katmer gibi tatlılarıyla ziyaretçilerine unutulmaz bir gastronomi deneyimi yaşatan Gaziantep, bu bayramda da ziyaretçi rekoru kırdı. Yüzlerce çeşit yemeğiyle sofraların adeta bir lezzet şölenine dönüştüğü Gaziantep mutfağının simgesi haline gelen yemekler, her bayramda olduğu gibi Ramazan Bayramı’nda da sofraların vazgeçilmezleri arasında yer aldı. Ziyaretçiler zengin sofralar ve eşsiz lezzetlerle karşılaştı Ramazan Bayramı tatilinde kente gelen ziyaretçilerini birbirinden eşsiz tescilli lezzetleriyle doyuran ve ziyaretçilerine adeta yemek şöleni yaşatan Gaziantep’te restoran, lokanta ve baklavacılar ile yöresel ürünler satan işletmeler, bayramda ziyaretçilere zengin sofralar ve eşsiz lezzetler sundu. Bayramda geleneksel Gaziantep mutfağının zengin lezzetleriyle buluşarak unutulmaz bir gastronomi deneyimi yaşayan ziyaretçiler, Avrupa Birliği tarafından tescillenen Antep baklavası başta olmak üzere yaprak sarma, şöbiyet, midye baklava, katmer, beyran, kelle paça, içli köfte, dolma, yuvalama, ekşili köfte ve kebap gibi yüzlerce çeşit yemek ve tatlıya hayran kaldı. Lokanta, restoran ve baklavacılar doldu Bayram boyunca büyük çoğunluğu tam kapasite çalışan lokanta, restoran, kafe ve baklavacı gibi işletmeler, Gaziantep’in lezzetlerini tatmak isteyenlerle doldu. Antep fıstığı, kurutmalık, salça, baharat, pekmez ile fıstıklı muska, sucuk gibi onlarca yöresel ve doğal ürünlerin satıldığı tarihi Almacı Pazarı’ndaki işletmelerin dolup taştığı Gaziantep’te ziyaretçiler, kente ait lezzetleri yemekle yetinmedi, dönüş yolunda aldıkları ürünleri paketlerle memleketlerine götürdü. Turist yoğunluğu nedeniyle adeta çifte bayram yaşayan Gaziantep esnafı ise gözünü şimdiden Kurban Bayramı’na çevirdi. "Şehrimize gelen misafirleri en güzel şekilde ağırlıyoruz" Gaziantep’e olan ilgiden memnun kaldıklarını belirten baklava ustası Ömer Faruk Çiftçi, "Şehrimize gelen misafirleri en güzel şekilde ağırlıyoruz. Şehrimize gelen misafirler şehrin kültürünü merak ettiği için baklava başta olmak üzere diğer lezzetlerimizle hem kültürümüzü tanıtıyoruz hem de yaşatıyoruz. Şehrimize gelen misafirler baklavamızı, beyranımızı, ciğerimizi ve diğer yemeklerimizin tadına baktılar ve lezzetlerimizi çok beğendiklerinden dolayı da memleketlerine dönerken paket paket yanlarında götürüyorlar. Misafirlerimizin çoğunluğu Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen misafirlerimizdi. Ancak yurt dışından gelen misafirlerimizde yoğunluktaydı. Bizde şehrimize gelen yerli ve yabancı turistleri en güzel şekilde ağırlamaya çalışıyoruz" dedi. "Yerli ve yabancı turistler lezzete doydu" Bayram tatilinde Gaziantep’e gelen ziyaretçilerin kentin coğrafi işaretli tescilli yemeklerine hayran kaldığını belirten restoran işletmecisi Muhammed Köklü ise, "Gaziantep’imize gelen yerli ve yabancı misafirlerimize şehrimizin coğrafi işaretli yöresel yemeklerini tanıtmaktan ve tattırmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Gaziantep’imizin bayram yemeği olan yuvalama başta olmak üzere diğer yemekler büyük ilgi gördü" şeklinde konuştu. "Gaziantep’i ve lezzetlerini çok beğendik" Ziyaretçilerden Fırat Demirel de bayram tatili dolayısıyla ailecek Van’dan Gaziantep’e geldiklerini belirterek, "Sabah kahvaltısında beyran içtik ve gayet güzeldi. Gaziantep’in yemekleri, tatlıları ve tarihi mekanları gayet güzeldi. Gaziantep’i ve lezzetlerini çok beğendik. Özellikle Antep baklavasını çok beğendik. Gaziantep’e zaten isteyerek geldik. Gaziantep’e geldiğimiz için çok memnun kaldık" diye konuştu.
23 Mart 2026 Pazartesi - 11:17
Başkan Geçit: "Başarılı hizmetlerimizin temelinde alın teriniz var"
Ramazan Bayramı dolayısıyla Yeşilyurt Belediyesi personeliyle bayramlaşma programında bir araya gelen Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, "Biz büyük ve güçlü bir aileyiz. İlçemize hizmet yolunda büyük bir gayret ve fedakarlıkla görevlerini layıkıyla yerine getiren tüm personelimizin gösterdiği özveri ve emeği takdirle karşılıyorum. İlçemizin yeniden inşa sürecinde hayata geçirdiğimiz yatırımların başarılı bir şekilde ilerlemesinde personellerimizin büyük katkısı bulunmaktadır" şeklinde konuştu. Yeşilyurt Belediye Hizmet Binasında gerçekleşen Geleneksel Bayramlaşma Törenine, Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Yeşilyurt Belediye Başkan Yardımcıları, Birim Müdürleri ve belediye personelleri katıldı. "Yeşilyurt’un inşa ve ihyasına büyük katkılar sunuyorsunuz" Samimi ve sıcak bir atmosferde gerçekleşen programda, personellerle tek tek bayramlaşan Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof.Dr. İlhan Geçit, tüm çalışanların bayramını kutladı. Bayramların birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını güçlendirdiğine dikkat çeken Başkan Geçit, belediye çalışanlarının özverili çalışmalarının Yeşilyurt’un inşa ve ihya sürecine önemli katkılar sunduğunu ifade etti. "Gösterdiğiniz gayret ve fedakârlık takdire şayandır" Belediye personeline hitap eden Başkan Geçit, belediye hizmetlerinin bir ekip işi olduğunu vurgularken, vatandaşlara en iyi hizmetin sunulmasında personelin emeğinin büyük önem taşıdığını belirtti. Yeşilyurt Belediyesi olarak büyük ve güçlü bir aile olmanın gururunu yaşadıklarını dile getiren Başkan Geçit, "Yeşilyurt’a birlikte hizmet ettiğimiz siz kıymetli mesai arkadaşlarımızla bir ve beraber hareket etmekten çok büyük mutluluk duymaktayız. Vatandaşlarımıza en iyi ve en güzel hizmetleri ulaştırma yolunda büyük bir gayretle çalışan siz değerli mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum, gösterdiğiniz gayret ve fedakârlık takdire şayandır. Hep birlikte ortaya koyduğumuz emek, gayret ve fedakârlık sayesinde vatandaşlarımıza daha kaliteli hizmet sunmanın gururunu yaşıyoruz. Unutmayalım ki, yaptığımız her hizmette en büyük gücümüz sizlersiniz. Belediyemizin yatırımları ve hizmetlerindeki başarı seviyesinin yükselmesinde sizlerin emeği, gayreti ve samimiyeti çok büyüktür. Bu bilinçle, önümüzdeki dönemde de aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğimize yürekten inanıyorum. Tüm vatandaşlarımıza olduğu gibi sizlere de kapılarımız sonuna kadar açıktır, her türlü sıkıntınızın çözülmesinde bizler elimizden geleni yaptık, yapmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Bayramların birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının en güzel örneklerinin yaşandığı müstesna bir zaman dilimi olduğunun altını çizen Başkan Geçit, " Bugün ki bayramlaşma programında ortaya çıkan bu güzel tablo, büyük bir aile olduğumuzun açık bir göstergesidir. Bu duygu ve düşüncelerle, bayramın başta ülkemize, milletimize ve tüm İslam âlemine barış, huzur ve kardeşlik getirmesini temenni ediyorum. Hepinizin ve kıymetli aile mensuplarının bayramını bir kez daha kutluyor, sevdiklerinizle birlikte sağlıklı ve mutlu bir bayram geçirmenizi diliyorum. Hepinize çalışmalarınızda üstün başarılar dilerim" diye konuştu.
23 Mart 2026 Pazartesi - 11:16
Darıca’da yeni hükümet konağı ve belediye binası hizmete başladı
Darıca’da kamu kurumlarını tek çatı altında toplayan yeni hükümet konağı ve belediye hizmet binası projesi tamamlanarak hizmete açıldı. Darıca Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, 2008 yılında ilçe statüsü kazanan Darıca’da, dağınık haldeki kamu kurumlarının tek merkezden hizmet verebilmesi amacıyla İçişleri Bakanlığının desteğiyle hayata geçirilen kompleksin inşaat ve taşınma süreci sona erdi. Toplam 13 bin metrekarelik kullanım alanına sahip olan ve her biri 6 bin 500 metrekare büyüklüğünde iki ayrı binadan oluşan projede, 630 araç kapasiteli otopark da yer alıyor. Taşınma işlemlerinin tamamlanmasının ardından Darıca Belediyesi, yeni hizmet binasında vatandaşların işlemlerini gerçekleştirmeye başladı. Yeni hükümet konağı ve belediye hizmet binası, ilçede uzun yıllardır hissedilen kamu kurumlarının dağınıklığı sorununa son veriyor. Farklı noktalarda hizmet veren kurumların tek bir kompleks altında toplanmasıyla birlikte vatandaşlar işlemlerini daha hızlı ve kolay bir şekilde gerçekleştirebilecek. "Darıca’mıza yeni bir kimlik kazandırdık" Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, projeyle ilgili yaptığı açıklamada, Darıca’ya yeni bir ilçe kimliği kazandırdıklarını ifade ederek şöyle konuştu: "Darıca’mız 2008 yılında ilçe oldu ancak bu kimliği güçlü bir şekilde yansıtacak fiziki altyapıya ihtiyaç vardı. Seçim beyannamemizde söz verdiğimiz hükümet konağı ve belediye hizmet binası projemizi tamamlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu proje ile sadece yeni binalar kazandırmadık, aynı zamanda Darıca’mıza yeni bir kimlik kazandırdık. Vatandaşlarımızın kamu hizmetlerine daha hızlı ve kolay ulaşabilmesi için tüm kurumları tek çatı altında topladık. Modern, fonksiyonel ve Darıca’mıza yakışır bir kompleks inşa edildi. İnşallah yeni hizmet binamızda hemşehrilerimize en iyi şekilde hizmet vermeye başlayacağız. İlçemizin kurumsal kimliğine büyük katkı sunan projenin Darıca’ya kazandırılmasını sağlayan başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere İçişleri Bakanlığımıza AK Parti Kocaeli milletvekillerimize ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Büyükakın’a teşekkür ediyorum. Darıca’mıza hayırlı oldun."
23 Mart 2026 Pazartesi - 11:11
Ağrı Dağı eteklerinde kar depolama mesaisi
Ağrı Dağı eteklerindeki otlaklara çıkan Bulakbaşı Köyü sakinleri, otlaklarda su olmadığı için yaşanabilecek su sıkıntısına karşı karı depolayarak hayvanları için doğal su kaynağı oluşturuyor. Iğdır’a bağlı Bulakbaşı köyünde yaşayan besiciler, ilkbaharın gelmesiyle birlikte 15 gün sonra hayvanlarını Ağrı Dağı eteklerindeki yüksek rakımlı yaylalara çıkaracak. Bölgedeki köylüler, otlaklarda su olmadığı için yaşanabilecek su sıkıntısını önlemek amacıyla geleneksel bir yöntemle kar depoluyor. Kış boyunca yağan karı belirli alanlarda kazdıkları derin çukurlara naylonlar bırakarak bir araya getiren köylüler, havaların ısınmasıyla birlikte eriyen kar sularını hayvanlarının su ihtiyacını karşılamak için kullanıyor. Doğal şartlardan yararlanarak oluşturulan bu yöntem, özellikle su kaynaklarının sınırlı olduğu yaylalarda büyük önem taşıyor. Besiciler, her yıl benzer şekilde kar biriktirerek sezon boyunca su ihtiyacını karşılamaya çalıştıklarını belirterek, bu yöntemin hem pratik hem de maliyetsiz bir çözüm sunduğunu ifade ediyor. Ağrı Dağı eteklerinde sürdürülen bu geleneksel uygulama, bölge halkının zorlu coğrafi şartlara karşı geliştirdiği doğayla uyumlu yaşam biçiminin bir örneği olarak dikkat çekiyor. Köylülerden Emrah Kıyga, Ağrı Dağı eteklerindeki otlaklarda su olmadığı için bu yöntemi uyguladıklarını belirterek; "15-20 gün sonra hayvanlarımızı buraya getireceğiz. Burada bir su sıkıntımız var. Bu kar eriyor, bu eriyen kar suyunu hayvanlarımıza veriyoruz" dedi.
23 Mart 2026 Pazartesi - 11:08
Koçarlı’da bir günde 4 kişi hayatını kaybetti
Aydın’ın Koçarlı ilçesinde bir günde 4 ölüm yaşanırken, Koçarlı Belediyesi yaptığı paylaşımla hayatını kaybeden vatandaşların ailelerine başsağlığı diledi. Aydın’ın Koçarlı ilçesinde aynı gün içerisinde 4 vatandaşın hayatını kaybetmesi ilçede üzüntüye neden oldu. Koçarlı Belediyesi tarafından yapılan paylaşımda, vefat eden vatandaşların ailelerine başsağlığı dilekleri iletildi. Edinilen bilgilere göre Orta Mahalle’de Servet Yurtsever, Bıyıklı Mahallesi’nde Yaşar Çınar, Satılar Mahallesi’nde Hafız Selahattin Yiğit ve Kızılcabölük Mahallesi’nde Fatma Karakuş yaşamını yitirdi. İlçede peş peşe yaşanan vefat haberleri vatandaşları yasa boğarken, hayatını kaybedenlerin yakınları büyük üzüntü yaşadı. Koçarlı Belediyesi’nden Belediye Başkanı Özgür Arıcı adıyla yapılan açıklamada "Orta Mahalle’mizde Servet Yurtsever, Bıyıklı Mahalle’mizde Yaşar Çınar, Satılar Mahalle’mizde Hafız Selahattin Yiğit, Kızılcabölük Mahalle’mizde de Fatma Karakuş vefat etmiştir. Acınızı yürekten paylaşıyor, merhum ve merhumelerimizin ailesi ve sevenlerine başsağlığı dileklerimiz iletiyorum" ifadeleri yer aldı.
23 Mart 2026 Pazartesi - 10:56
Bir oğlunu kaybetti, diğer oğlu için yardım istiyor
2020 yılında 22 yaşındaki oğlunu kas hastalığından kaybeden baba, aynı hastalığın 7 aylıkken teşhis edildiği 9 yaşındaki diğer oğlu için mücadele veriyor. Oğlunun tedavisi için destek çağrısında bulunan baba, "Bir oğlumu bu hastalıktan kaybettim. Şimdi diğer oğlum da aynı hastalıkla mücadele ediyor. Onu da kaybetmek istemiyorum" dedi. Muş’tan Denizli’ye yerleşen Kerem Doğan’ın hayatı, oğullarına konulan kas erimesi hastalığı teşhisiyle değişti. Ailenin büyük oğlu Ferdi Doğan, uzun yıllar hastalıkla mücadele ettikten sonra 2020 yılında 22 yaşındayken hayatını kaybetti. Aynı hastalığın küçük oğlu Tugay Doğan’da da 7 aylıkken tespit edilmesi üzerine aile yeniden büyük bir mücadeleye başladı. Şu anda 9 yaşında olan Tugay Doğan’ın tedavisi ve ihtiyaçları için destek arayan baba Kerem Doğan, oğlunun yaşam mücadelesini sürdürebilmesi için yardım beklediklerini söyledi. "Bir oğlumu bu hastalıktan kaybettim" Bir oğlunu hastalık nedeniyle kaybetmenin acısını yaşadığını belirten Kerem Doğan, "Bir oğlumu bu hastalıktan kaybettim. Şimdi diğer oğlum Tugay da aynı hastalıkla mücadele ediyor. Onu da kaybetmek istemiyorum. Oğlumun yaşayabilmesi için herkesin desteğine ihtiyacımız var" dedi. "Tüm Türkiye’den kim olursa olsun bu hastalığa yakalanan herkese yardım edilsin" Herkesten destek istediklerini ifade eden baba Doğan, "Oğlumuz için kampanya başlattık. 4 aya yakındır geziyorum ve kampanya var ama daha yüzde 1 bile olmadı. Oğlum diyor ki ‘Ben okula gideceğim’. İlk başlarda okula gidiyordu ama sonrasında hastalığından dolayı yürüyemedi ve okulu bırakmak zorunda kaldı. Herkesten destek istiyoruz. Tüm Türkiye’den kim olursa olsun bu hastalığa yakalanan herkese yardım edilsin" diye konuştu. "Oğlumun hayalleri var ama yürüyemediği için yapamıyor" Oğlunun hayalleri olduğunu ve destek istediklerini belirten anne Filiz Doğan ise, "Ben bütün Türkiye’den destek istiyorum. Benim bir çocuğum vefat etti ve diğer çocuğumda kas erimesi hastası. Destek istiyoruz. Oğlum, okula gitmek, top oynamak, gezmek istiyor. Ama yürüyemediği için hiçbir şey yapamıyor. Çok üzülüyorum" ifadelerini kullandı.
23 Mart 2026 Pazartesi - 10:53
Gediz’in Yunuslar köyündeki şehitliği resmi statüye kavuştu
Kütahya’nın Gediz ilçesine bağlı Yunuslar köyü, Milli Mücadele yıllarının en çetin çatışmalarına sahne olan topraklarıyla, vatan savunmasının simgesi olmaya devam ediyor. Köy girişinde bulunan ve yıllardır köylülerin titizlikle koruduğu 61. Tümen 174. Alay Şehitliği, Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan incelemeler neticesinde 2023 yılında resmi şehitlik statüsüne dahil edildi. Araştırmacı-Tarihçi Yazar Hüseyin Göksal, uzun yıllar sürdürdüğü arşiv taramaları ve saha araştırmalarıyla bu kutsal mekanın hikayesini gün ışığına çıkardı. Göksal, şehitlikte yatan 7 askerin bizzat buraya defnedildiğini vurgulayarak şu bilgileri paylaştı: "Gediz genelindeki pek çok şehitlik temsili nitelikteyken, Yunuslar Köyü Şehitliği direkt kabirlerin bulunduğu bir mezarlıktır. Çocukluğumuzda her biri mezar yığını şeklinde belliydi. 2020 yılında Gediz Kaymakamlığı’nın desteğiyle bugünkü anıt görünümüne kavuştu. Burada yatan kahramanlar, 1920’li yıllarda Yunan işgaline karşı direnirken şehit düşen evlatlarımızdır." Şehitlikte yatan isimsiz kahramanlardan birinin hikayesi, bölgedeki sözlü tarih çalışmalarında sıkça karşımıza çıkıyor. Anlatılanlara göre; Gediz’in Kayaköy köyünden olan bir asker, vatani görevini yaparken hava değişimi (tebdili hava) izni alarak memleketine doğru yola çıkar. Geceyi geçirmek için Yunuslar köyündeki bir köy odasına misafir olur. Ancak durumu haber alan işgalci Yunan askerleri köyü basar. Asker olduğu anlaşılan vatan evladı, köy içinde şehit edilir ve naaşı köylüler tarafından şimdiki şehitlik alanına defnedilir. Bu hikaye hem Yunuslar hem de Kayaköy halkı tarafından nesilden nesile aktarılmaktadır. İstiklal Harbi döneminde Gediz ve çevresi, stratejik konumu nedeniyle büyük çarpışmalara sahne olmuştur. Özellikle 24 Ekim 1920 tarihinde başlayan Gediz Taarruzu sırasında, Yunuslar Köyü ile Yaylaköy arasında bulunan Derbent Boğazı, savunma hattının en kritik noktalarından biriydi. Yunuslar köyünde, Hüseyin Göksal’ın Genelkurmay arşivlerinden yaptığı tespitlere göre, sadece Derbent Boğazı mevkiinde yaşanan savaşlarda 128 askerimiz şehit düşerken, 61.Tümen 174.Alay birlikleri, Yunan birliklerinin ilerleyişini durdurmak ve iç bölgelere sızmayı engellemek için bu darboğazda cansiparane bir mücadele verdi. Gediz Muharebeleri, düzenli ordunun kuruluş sürecinde ve Batı Cephesi’ndeki stratejilerin belirlenmesinde önemli bir ders ve tecrübe noktası olmuştur. Yunuslar Köyü girişine dikilen "61. Tümen 174. Alay Şehitliği" tabelası, bölgenin tarihi önemini tescillerken, ziyaretçilere de bu kutsal toprakların hikayesini fısıldıyor. Köylülerin 1940’lı yıllardan bu yana büyük bir duyarlılıkla çevresini kapatıp koruduğu bu alan, artık devlet koruması altındaki resmi bir anıt mezar olarak gelecek nesillere taşınıyor.
23 Mart 2026 Pazartesi - 10:49
Geliştirdiği müzik temelli yöntem otizmde yüzde 25 oranında pozitif gelişim sağladı
Müzisyen ve akademisyen İlhan Uğur Yazar’ın, otizm tanısı konulan kızıyla iletişim kurmak için evde başlattığı müzik temelli çalışmalar, yüzde 25 oranında gelişim sağlayan "Bütüncül ve Etkileşimli Müzik Terapi (BEMÜTER)" adıyla akademik bir modele dönüştü. Müzik sayesinde sosyal hayata karışan genç kız ise konservatuvarı kazanarak büyük bir başarıya imza attı. İlhan Uğur Yazar’ın 1997 yılında dünyaya gelen kızına 1,5 yaşındayken otizm tanısı konulmasının ardından başlayan zorlu süreç, babanın müziği bir iletişim aracı olarak kullanmasıyla farklı bir boyuta taşındı. Ritim egzersizleri, ses tekrarları ve etkileşimli oyunlarla kızının müzikle bağ kurmasını sağlayan Yazar, bu sayede onun sosyalleşmesine ve iletişim becerilerini geliştirmesine katkıda bulundu. Zamanla okumayı öğrenen, Güzel Sanatlar Lisesi ve ardından konservatuvarı kazanan genç kız, TRT Gençlik Korolarında korist olarak görev alarak büyük bir başarı öyküsü yazdı. Kendi çocuğunda elde ettiği bu başarıyı diğer çocuklara da ulaştırmak isteyen Yazar, çalışmaları akademik bir zemine taşıdı. Geliştirilen "Bütüncül ve Etkileşimli Müzik Terapi (BEMÜTER)" modeli kapsamında, 5 otizmli öğrenci ve ailelerinin katılımıyla yürütülen 6 aylık bilimsel çalışmada, otizmli çocukların sosyal uyum ve iletişim becerilerinde yüzde 25 oranında gelişim gözlemlendi. "Kızım müzikle bağ kurmaya başladı" Kızının otizmli olduğunu öğrenince her şeyin değiştiğini aktaran İlhan Uğur Yazar, "Süreç, 1997’de kızımın doğumuyla başladı. Ancak otizmli olduğunu öğrendiğimizde her şey değişti. Çareler aramaya başladık, açıkçası çok zor bir süreçti. Ben de en iyi bildiğim şeyin müzik olduğunu düşündüm. Evde kızımla bolca vakit geçirmeye başladık, şarkılar söyledik. Kızım müzikle bir bağ kurmaya başladı. Bu bağ sayesinde onunla iletişimimiz güçlendi. Önce seslerle ve hecelerle karşılık vermeye başladı, ardından konuşmaya başladı. En iyi yaptığım şey müzikti; oyunlar oynadık, müzikal çalışmalar yaptık, notasyonlar ürettik. Bu süreçle birlikte kızım küçük küçük okumaya da başladı. Süreç, Güzel Sanatlar Lisesi’ni kazanması ve ardından konservatuvar okumasına kadar ilerledi" dedi. "Süreci iyi yönetenler avantaj sağlıyor" Doğru yöntemlerle süreci iyi yönetenlerin avantaj sağlayacağını belirten Yazar, "Biz 1,5 yaşına kadar hiçbir şey anlamadık. Ancak seslere tepki vermemesi, kendi etrafında dönmesi ve tekrarlayan hareketleri dikkat çekince bir uzmana başvurduk ve kızımızın otizmli olduğunu öğrendik. Sonrasında ne yapacağınızı bilemediğiniz bir süreç başlıyor. Doğru yöntemleri bulup bu süreci iyi yönetenler avantaj sağlıyor" diye konuştu. "Kızım sosyal hayata karışmış bir birey haline geldi" Kızının tam anlamıyla sosyal hayata karıştığını ifade eden İlhan Uğur Yazar, "Kızımda ‘Absolut kulak’ dediğimiz durum da var. TRT Gençlik Korolarında korist olarak bulundu. Şu anda sosyal hayata karışmış bir birey haline geldi. Tüm ailelerin bu konuda cesaretlenmesi lazım. Çocuklarıyla çok fazla ilgilenmeleri gerekiyor. Biraz abartmak lazım; yapılan en küçük şeyi bile çok değerli görüp ödüllendirmek onların gelişimi için büyük bir destek sağlıyor" diye konuştu. "Geniş kitlelere ulaşmasını istiyoruz" Yazar, kendi çocuğuyla başlayan sürecin zamanla akademik bir çalışmaya dönüştüğüne da dikkati çekerek, şöyle konuştu: "Kızımla başlayan bu süreçten sonra çok sayıda otizmli çocukla çalıştım. Piyano çaldık, şarkılar söyledik ve bunu müzik terapi olarak devam ettirdik. Akademik çalışmamızda 5 öğrenciyle yaklaşık 6 aylık bir süreç yürüttük ve aileleri de bu sürece dahil ettik. Bu çalışmanın sonunda otizm şiddetinde yaklaşık yüzde 25’lik bir azalma gözlemledik. Aynı zamanda çocukların iletişim becerilerinde ciddi bir gelişim olduğunu gördük. Bu sonuçların daha geniş kitlelere ulaşmasını istiyoruz." "Bu çalışma adeta bir hazineydi" Çalışmayı kitap haline getiren yayınevi sahibi Serkan Korkmaz ise elde edilen sonuçlara rağmen yöntemin yeterince geniş kitlelere ulaşmadığını söyledi. Korkmaz, "Otizm terapisi alanında yüzde 25’lik bir gelişme sağlayan bir çalışmanın toplumda bilinmemesi gerçekten büyük bir eksiklikti. Bu bilgi adeta bir hazineydi. Biz de bu nedenle çalışmayı kitaplaştırarak daha geniş kitlelere ulaştırmak istedik. Bu çalışmayı ‘BEMÜTER’ adıyla kitaplaştırdık. Bütüncül ve Etkileşimli Müzik Terapi yöntemiyle yürütülen 6 aylık süreçte otizm şiddetinde yüzde 25 azalma, iletişim ve bilişsel becerilerde gelişim elde edildi. Bu değerlendirmeler uluslararası ölçeklerle ve bağımsız uzmanlar tarafından yapıldı" ifadelerini kullandı.
23 Mart 2026 Pazartesi - 10:45
TÜHİD Başkanı İpek Özgüden Özen, İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde halkla ilişkilerin geleceğini anlattı
İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ), halkla ilişkiler alanının Türkiye’de ve dünyadaki dönüşümünün ele alındığı önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. İGÜ İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü tarafından düzenlenen "Türkiye’de ve Dünyada Halkla İlişkiler: Yerelden Küresele İletişimin Gücü" başlıklı etkinlik, 17 Mart Salı günü Mehmet Akif Ersoy Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) Yönetim Kurulu Başkanı İpek Özgüden Özen’in konuk konuşmacı olarak katıldığı etkinliğin moderatörlüğünü Doç. Dr. Sarp Bağcan üstlendi. Programa; İİSBF Dekanı Prof. Dr. Kenan Aydın, Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Özlem Tuğçe Keleş başta olmak üzere çok sayıda akademisyen, idari personel ve öğrenci katıldı. Etkinlikte halkla ilişkiler alanının dünyada ve Türkiye’de geçirdiği dönüşüm, iletişim yönetiminin kurumlar açısından artan stratejik rolü ve mesleğin geleceğine ilişkin yaklaşımlar ele alındı. "İletişim hayatın her alanını kuşatan bir unsur" Etkinliğin moderatörlüğünü üstlenen Doç. Dr. Sarp Bağcan, iletişimin bireylerden kurumlara kadar hayatın her alanını kapsayan temel bir unsur olduğuna dikkat çekerek, "İletişim, aslında hayatın her alanını kuşatan bir unsur. Çoğu zaman fark etmiyoruz ama iletişim adeta oksijen gibi, her yerde. Göremiyoruz ve onsuz yaşamamız mümkün değil. Televizyondan sosyal medyaya, açık hava reklamlarından gazetelere kadar pek çok araç üzerinden sürekli bir iletişim akışı içindeyiz. Kurumlar, şirketler, markalar, siyasi yapılar ve sivil toplum örgütleri de bu araçları kullanarak kimi zaman bizi müşteri, kimi zaman seçmen, kimi zaman da kamuoyunun bir parçası olarak görerek iletişim stratejileri geliştiriyor. İşte bu süreci tasarlayan ve yöneten alan halkla ilişkilerdir; başka bir ifadeyle iletişim yönetimidir." ifadelerini kullandı. "Halkla ilişkiler stratejik yönetimin ayrılmaz bir parçası" Etkinliğin konuk konuşmacısı İpek Özgüden Özen ise konuşmasında halkla ilişkiler alanının küresel ölçekte geçirdiği dönüşüme dikkat çekti: "Dünyada halkla ilişkiler, stratejik yönetimin ayrılmaz bir parçası olarak kabul ediliyor. Kurumlar yalnızca krizleri yönetmek veya marka bilinirliği sağlamak için değil, aynı zamanda toplum, çalışan ve paydaşlarla uzun vadeli güven ilişkisi kurmak için Halkla İlişkiler ve İletişim Yönetimini kullanıyor. Bu bağlamda Halkla İlişkiler Profesyonelleri veri analitiği, dijital iletişim, sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk projeleri gibi alanlarda da aktif rol üstleniyor." Konuşmasında iletişim liderliğinin kapsamına da değinen Özen, halkla ilişkilerin günümüzde stratejik bir disiplin hâline geldiğini vurgulayarak, "İyi iletişim lideri olmak; analitik düşünceyi özgün fikirlerle birleştirmek, insan odaklı yaklaşımı benimsemek, paydaşlarla güçlü bağlar kurmak ve toplumsal sorumlulukları gözetmek demektir. Halkla ilişkiler artık stratejik liderlik, toplumsal etki oluşturma ve güven yönetimi disiplini hâline gelmiştir. Kurumlar yalnızca ürün veya hizmetlerini değil, toplumun sorunlarına çözüm üreten projeleri, sürdürülebilir ve etik değerleri de iletiyor. Değişen müşteri ve jenerasyon beklentileri iletişimin merkezinde yer alıyor" ifadelerini kullandı. Akademi ve sektör iş birliğine vurgu Türkiye Halkla İlişkiler Derneği’nin (TÜHİD) sektörde üstlendiği role ve akademi ile kurulan iş birliklerinin önemine de değinen İpek Özgüden Özen; "TÜHİD, halkla ilişkiler mesleğinin Türkiye’deki standartlarını belirleyen, sektörün gelişimini destekleyen ve etik ilkeleri koruyan bir platform olarak öne çıkıyor. Akademi ile kurulan iş birliği, öğrencilerin gerçek dünyada deneyim kazanmasını ve sektörün genç yetenekleri yetiştirmesini sağlıyor. Bu iş birliği, hem mesleğin prestijini artırıyor hem de sektörün geleceğini güvence altına alıyor. Akademi ve sektör birlikte hareket ederek halkla ilişkilerin gücünü artırabilir, kurumların stratejik hedeflerine ulaşmasına ve toplumsal güvenin güçlenmesine katkıda bulunabiliriz." diyerek bu iş birliklerinin mesleğin gelişimi açısından önemli katkılar sunduğunu vurguladı. Halkla ilişkiler alanına ilişkin güncel yaklaşımların ve mesleğin geleceğine dair önemli değerlendirmelerin paylaşıldığı etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından gerçekleştirilen toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder