Yerel Haberler
Isparta
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:04 Huzurevi sakinleriyle gençler aynı masada buluştu Isparta’da hayata geçirilen ‘Kuşaklar Arası Miras Kutusu’ projesi kapsamında ilkokul öğrencileri, üniversiteliler ve huzurevi sakinleri bir araya gelerek birlikte vakit geçirip deneyimlerini paylaştı. Üç kuşağı ortak bir paydada buluşturan projede huzurevinde kalan yaşlı vatandaşlar duygusal anlar yaşadı. 10 yıldır huzurevinde kalan ve ilk defa böyle bir etkinliğe katılan Hamza Oskay, "Bu ortam bana gençliğimi hatırlattı, sanki torunlarımla vakit geçiriyormuş gibi hissettim" dedi. Isparta’da gerçekleştirilen ‘Kuşaklar Arası Miras Kutusu’ projesi, farklı yaş gruplarını aynı masa etrafında buluşturdu. Proje kapsamında ilkokul birinci sınıf öğrencileri, üniversite öğrencileri ve huzurevinde kalan yaşlılar bir araya gelerek ortak etkinliklerde yer aldı. Etkinlikte oluşturulan gruplarda her kuşaktan bir katılımcı yer aldı. Birlikte vakit geçiren katılımcılar, çeşitli atölye çalışmalarıyla hem üretim yaptı hem de birbirlerini daha yakından tanıma fırsatı buldu. Projenin temel amacının, üç kuşağı ortak bir paydada buluşturarak birlikte üretim yapmalarını sağlamak olduğu belirtildi. Etkinliklerde yalnızca ortaya çıkan ürünler değil, paylaşılan anılar, anlatılan hikâyeler ve kurulan bağlar ön plana çıktı. Bir masa etrafında paylaşılan anılar ve deneyimlerin, kültürel mirasın önemli bir parçası olduğuna dikkat çekilirken, çocuklar, gençler ve yaşlıların birbirlerinden çok şey öğrendiği ifade edildi. Özellikle gençler ve çocuklar, yaşlıların tecrübelerinden sabır ve sakinliği deneyimleme fırsatı buldu. Herkes birbirine bir miras bıraktı Etkinlik sonunda katılımcılar, maddi değil manevi bir mirasın paylaşıldığını vurguladı. Üç kuşağın bir araya gelerek geçirdiği zamanın, karşılıklı anlayış ve bağ kurma açısından önemli bir kazanım sağladığı ifade edildi. "Sanki torunlarımla vakit geçiriyormuş gibi hissettim" 10 yıldır huzurevinde kaldığını belirten 67 yaşındaki emekli kütüphaneci Hamza Oskay, "Ben tam 10 yıldır huzurevinde kalıyorum. Bugün gençlerle birlikte kutu boyama, esans, kolonya ve mum yapımı etkinliklerine katıldık, çok keyifli geçti. Bu ortam bana gençliğimi hatırlattı, sanki torunlarımla vakit geçiriyormuş gibi hissettim. Eskiden met, saklambaç ve dalya gibi oyunlar oynardık. Şimdiki gençlere tavsiyem, telefon ve bilgisayara fazla bağlı kalmamaları, kütüphaneye giderek kitaplardan araştırma yapmalarıdır. Çok memnun kaldım, bu tür etkinlikler devam etmeli." "Üç kuşağı bir araya getirerek ortak bir paydada buluşturduk" Doktora Öğretim Üyesi İkbal Demet Nane, " Projemizin temel amacı, üç kuşağı bir araya getirerek ortak bir paydada buluşmalarını ve birlikte üretim yapmalarını sağlamaktı. Bu projede yalnızca bir masa etrafında kozmetik ürünler üretmekten ziyade yaşlılarımızın bilgeliğinden, gençlerimizin cesareti ve teknolojiye olan hâkimiyetinden, çocuklarımızın ise samimiyeti ve sıcaklığından yararlanarak katılımcılara farklı bir deneyim sunmak istedik" şeklinde konuştu. "Katılımcılar birlikte konuşarak birbirine deneyimlerini aktardı" Gün boyunca önce miras kutularının boyandığını anlatan Nane, "Ardından oda kokusu, mum, kolonya ve krem atölyeleri gerçekleştirildi. Tüm çalışmalar öğrencilerimiz tarafından hazırlandı ve üçlü ekipler halinde yürütüldü. Her grupta bir huzurevi sakini, bir ilkokul öğrencisi ve bir üniversite öğrencisi yer aldı. Katılımcılar birlikte konuşarak, kokularını birlikte seçerek ve üretim sürecini birlikte deneyimleyerek ürünlerini hazırladı" ifadelerini kullandı. "Aslında bir toplumun mirası, onun kültürel birikimleridir" "Aslında bir toplumun mirası, onun kültürel birikimleridir" diyen Nane, "Bir masa etrafında paylaşılan anılar, anlatılan küçük hikâyeler ve deneyimler bu mirasın önemli bir parçasıdır. Bugün çocuklar, gençler ve yaşlılar birbirlerinden çok şey öğrendi. Özellikle gençler ve çocuklar, yaşlılarımızdan sabrı ve sakinliği deneyimledi. Hepimiz bugün birbirimize birer miras bıraktık" dedi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:53 Çöpe gidecek malzemeleri sanata dönüştüren emekli usta tarihi maketlerle yaşatıyor Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli kamu çalışanı Güner Ersöz, atık malzemeleri kullanarak yaptığı tarihi eser ve geleneksel ev maketleriyle kültürel mirası yaşatıyor. Emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı çalışmalarında Osmanlı evlerinden Anıtkabir’e kadar birçok eseri tasarlayan Ersöz, "Sıradaki büyük hedefim Ayasofya maketi yapmak. İnsanlarımızın sağda solda vakit geçirmek yerine bu tür uğraşlarla ilgilenmesinin vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere fayda sağlayacağına inanıyorum" dedi. Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı maket çalışmalarında atık malzemeleri adeta sanat eserine dönüştürüyor. Ticari bir kaygı taşımadan üretim yapan Ersöz, hazırladığı maketleri çevresindeki insanlara hediye ediyor. Emekliliğin ardından kendisine yeni bir uğraş arayan Ersöz, geri dönüşüm malzemelerini kullanarak tarihi eser ve geleneksel ev maketleri yapmaya başladı. Şişeler, karton koliler ve ayakkabı kutularından Osmanlı, Safranbolu ve Isparta evleri tasarlayan usta, amacının kültürel mirası yeni nesillere tanıtmak olduğunu, sıradaki büyük hedefinin ise Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin maketini yapmak olduğunu dile getirdi. "’Acaba ben bunu yapabilir miyim?’ dedim ve yapmaya başladım’’ Hobiyi kendine zaman ayırmanın bir yolu olarak gördüğünü anlatan Ersöz, ‘‘Amacım geri dönüşüm ve atık malzemelerden, hiçbir masraf yapmadan bir şeyler üretmek. Aynı zamanda eski eserlerimize, eski evlerimize ve Osmanlı eserlerimize sahip çıkmak istiyorum. Ben 62 yaşındayım. Emekli olduktan sonra kendimi bir boşlukta hissettim. Bu yüzden kendime bir meşgale bulmak istedim. Televizyonda yapılan bir çalışmayı gördüm. ’Acaba ben bunu yapabilir miyim?’ dedim ve yapmaya başladım’’ dedi. ‘‘Sevdiğim insanlara ücret almadan hediye ediyorum’’ Daha önce de ahşap işleriyle hobi olarak uğraştığını belirten Ersöz, ‘‘Zamanla düşündüm ki hiçbir masraf yapmadan bunu nasıl yapabilirim? Herhangi bir şeye zarar vermeden üretmek istedim. İlk aklıma gelen ise atık malzemeler oldu. Mesela kola şişeleri, marketlerde bulunan koliler, deterjan kutuları, ayakkabı kutuları gibi malzemeleri değerlendirmeye başladım. Ayakkabı kutularından eski evler, Isparta evleri, Safranbolu evleri, cumbalı evler yapıyorum. Çünkü artık zamanla bunlar kaybolmaya başladı. Ben de bunları yapıp yeni nesillere, gençlerimize göstermek istiyorum. Ayrıca sevdiğim insanlara da hiçbir ücret almadan hediye ediyorum. Şu anda yaptığım işin durumuna göre değişiyor ama bir Osmanlı fenerini veya bir evi bir günde ya da bir buçuk günde yapabiliyorum’’ ifadelerini kullandı. ‘‘İleride benden bir anı kalsın istiyorum’’ Kendisi için en değerli çalışmanın Anıtkabir projesi olduğunu vurgulayan Ersöz, ‘‘Onu yaptım ve benim için çok özel bir eser oldu. En güzelini yapmaya çalıştım ve başardığıma da inanıyorum. Genellikle elimdeki malzemeye göre düşünüyorum. Mesela bir kartondan veya bir koliden ne yapabilirim diye bakıyorum. Önce ebatlarını düşünüyorum, sonra ölçülerini kafamda hesaplayıp çiziyorum. Ardından maket bıçağı yardımıyla şekil veriyorum. Malzeme ne olursa olsun onun ölçülerine göre çalışıyorum. Şimdiye kadar sergi açmayı hiç düşünmedim. Genellikle sevdiğim insanlara, aile dostlarıma hediye ediyorum. İleride benden bir anı kalsın istiyorum. Bu yüzden herhangi bir sergi düşüncem olmadı’’ dedi. ‘‘İnşallah onları da yapmayı başarırım’’ Torununun bu konuda çok ilgili olduğunu ve el yeteneğinin de çok güzel olduğunu söyleyen Ersöz, "Maşallah, bazen ona da anlatıyorum. ’Bak şöyle yapacaksın, böyle yapacaksın’ diye gösteriyorum. Ayrıca apartmanda bir komşumuzun oğlu var, adı Mehmet. Şu anda ana sınıfına gidiyor. Okuldan geldiği zaman hemen yanıma geliyor, ’Dede, ne yapacağız? Hadi ev yapalım’ diyor. Ben de ona soruyorum, ’Ev yapmak için ne lazım? Kapısını mı yapalım, penceresini mi yapalım, kiremitini mi yapalım?’ Daha beş yaşında olmasına rağmen benim yönlendirmemle bir şeyler yapmaya çalışıyor. Tabii bazen yamuk yumuk oluyor ama yine de el yeteneği çok güzel ve başarılı. En çok yapmak istediğim eserler arasında İstanbul’daki Mimar Sinan eserleri, Edirne’deki cami ve özellikle Ayasofya Camii var. İnşallah şu ara onun üzerine kafamda projelerim var ve onu yapmayı çok düşünüyorum. Şu anda tasarım aşamasındalar. İnşallah onları da yapmayı başarırım. İnsanlarımızın sağda solda boş vakit geçirmek yerine böyle işlerle uğraşmasının vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere faydalı olacağına inanıyorum. Böyle şeyler öğretmekten çok mutlu oluyorum. Herkese de bu işleri tavsiye ederim’’ diye konuştu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:42 Çöpe gidecek malzemeleri sanata dönüştüren emekli usta tarihi maketlerle yaşatıyor Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli kamu çalışanı Güner Ersöz, atık malzemeleri kullanarak yaptığı tarihi eser ve geleneksel ev maketleriyle kültürel mirası yaşatıyor. Emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı çalışmalarında, Osmanlı evlerinden Anıtkabir’e kadar birçok eseri tasarlayan Ersöz, "Sıradaki büyük hedefim Ayasofya Camii maketi yapmak. İnsanlarımızın sağda solda vakit geçirmek yerine bu tür uğraşlarla ilgilenmesinin vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere fayda sağlayacağına inanıyorum" dedi. Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı maket çalışmalarında atık malzemeleri adeta sanat eserine dönüştürüyor. Ticari bir kaygı taşımadan üretim yapan Ersöz, hazırladığı maketleri çevresindeki insanlara hediye ediyor. Emekliliğin ardından kendisine yeni bir uğraş arayan Ersöz, geri dönüşüm malzemelerini kullanarak tarihi eser ve geleneksel ev maketleri yapmaya başladı. Şişeler, karton koliler ve ayakkabı kutularından Osmanlı, Safranbolu ve Isparta evleri tasarlayan usta, amacının kültürel mirası yeni nesillere tanıtmak olduğunu, sıradaki büyük hedefinin ise Ayasofya Camii maketi yapmak olduğunu dile getirdi. "Acaba ben bunu yapabilir miyim?" dedim ve yapmaya başladım’’ Boş zamanlarında vakit geçirmek için uğraştığı bu hobinin kendine zaman ayırmanın bir yolu olarak gören 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, ‘‘Amacım geri dönüşüm ve atık malzemelerden, hiçbir masraf yapmadan bir şeyler üretmek. Aynı zamanda eski eserlerimize, eski evlerimize ve Osmanlı eserlerimize sahip çıkmak istiyorum. Ben altmış iki yaşındayım. Emekli olduktan sonra kendimi bir boşlukta hissettim. Bu yüzden kendime bir meşgale bulmak istedim. Televizyonda yapılan bir çalışmayı gördüm. "Acaba ben bunu yapabilir miyim?" dedim ve yapmaya başladım’’ dedi. ‘‘Sevdiğim insanlara ücret almadan hediye ediyorum’’ Daha önce de ahşap işleriyle hobi olarak uğraştığını belirten Ersöz, ‘‘Zamanla düşündüm ki, hiçbir masraf yapmadan bunu nasıl yapabilirim? Herhangi bir şeye zarar vermeden üretmek istedim. İlk aklıma gelen ise atık malzemeler oldu. Mesela kola şişeleri, marketlerde bulunan koliler, deterjan kutuları, ayakkabı kutuları gibi malzemeleri değerlendirmeye başladım. Ayakkabı kutularından eski evler, Isparta evleri, Safranbolu evleri, cumbalı evler yapıyorum. Çünkü artık zamanla bunlar kaybolmaya başladı. Ben de bunları yapıp yeni nesillere, gençlerimize göstermek istiyorum. Ayrıca sevdiğim insanlara da hiçbir ücret almadan hediye ediyorum. Şu anda yaptığım işin durumuna göre değişiyor ama bir Osmanlı fenerini veya bir evi bir günde ya da bir buçuk günde yapabiliyorum’’ ifadelerini kullandı. ‘‘İleride benden bir anı kalsın istiyorum’’ Kendisi için en değerli çalışmasının Anıtkabir projesi olduğunu vurgulayan Ersöz, ‘‘Onu yaptım ve benim için çok özel bir eser oldu. En güzelini yapmaya çalıştım ve başardığıma da inanıyorum. Genellikle elimdeki malzemeye göre düşünüyorum. Mesela bir kartondan veya bir koliden ne yapabilirim diye bakıyorum. Önce ebatlarını düşünüyorum, sonra ölçülerini kafamda hesaplayıp çiziyorum. Ardından maket bıçağı yardımıyla şekil veriyorum. Malzeme ne olursa olsun, onun ölçülerine göre çalışıyorum. Şimdiye kadar sergi açmayı hiç düşünmedim. Genellikle sevdiğim insanlara, aile dostlarıma hediye ediyorum. İleride benden bir anı kalsın istiyorum. Bu yüzden herhangi bir sergi düşüncem olmadı’’ dedi. ‘‘İnşallah onları da yapmayı başarırım’’ Torununun bu konuda çok ilgili olduğunu ve el yeteneğinin de çok güzel olduğuna değinen Ersöz, ‘‘ Maşallah, bazen ona da anlatıyorum. "Bak şöyle yapacaksın, böyle yapacaksın" diye gösteriyorum. Ayrıca apartmanda bir komşumuzun oğlu var, adı Mehmet. Şu anda ana sınıfına gidiyor. Okuldan geldiği zaman hemen yanıma geliyor: "Dede, ne yapacağız? Hadi ev yapalım" diyor. Ben de ona soruyorum: "Ev yapmak için ne lazım? Kapısını mı yapalım, penceresini mi yapalım, kiremitini mi yapalım?" Daha beş yaşında olmasına rağmen benim yönlendirmemle bir şeyler yapmaya çalışıyor. Tabii bazen yamuk yumuk oluyor ama yine de el yeteneği çok güzel ve başarılı. En çok yapmak istediğim eserler arasında İstanbul’daki Mimar Sinan eserleri, Edirne’deki cami ve özellikle Ayasofya Camii var. İnşallah şu ara onun üzerine kafamda projelerim var ve onu yapmayı çok düşünüyorum. Şu anda tasarım aşamasındalar. İnşallah onları da yapmayı başarırım. İnsanlarımızın sağda solda boş vakit geçirmek yerine böyle işlerle uğraşmasının vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere faydalı olacağına inanıyorum. Böyle şeyler öğretmekten çok mutlu oluyorum. Herkese de bu işleri tavsiye ederim’’ diye konuştu. (FD-
İnşaat ustasının objektifinden kelebek avı
03 Şubat 2024 Cumartesi - 16:29 İnşaat ustasının objektifinden kelebek avı Isparta’da yaşayan 20 yıllık inşaat ustası Süleyman Erdeğer, hobi olarak 8 yıldır doğa fotoğrafı çekiyor. Erdeğer, Isparta’da yaşayan 169 kelebek türünün158 tanesini fotoğrafladığını söyleyerek insanlara inşaatçıyım dediğim zaman şaşırıyorlar dedi. Isparta’da 20 yıldır inşaatlarda boya ve montalama ustası olarak çalışan 45 yaşındaki Süleyman Erdeğer 2017 yılından beri hobi olarak doğa fotoğrafları çekiyor. Çocukluğundan beri fotoğraf çeken Erdeğer kelebekleri sevdiğini söyleyerek, özelliklere kelebek fotoğrafı çektiğini belirtti. Evli 2 çocuk babası olan Erdeğer inşaattan kalan boş vakitlerini sürekli doğada geçirerek fotoğraf çektiğini belirttiği konuşmasında “20 yıldır inşaatla uğraşıyorum. İnşaatta iç boya ve dış mantolama ustasıyım. Boş zamanlarımda kelebek fotoğrafı çekiyorum. Benim çocukluğumda eski pozlu makinalarda fotoğraf çekerdim bayramlarda, arkadaş ortamlarında. İlk başlarda yarı crop bir fotoğraf makinesi aldım bir defa kelebek çektim ve kelebeğin detayları çok hoşuma gitti. Hem de doğa gezilerini severdim sonra makro lens edindim makro lensle kelebekleri detaylandırmaya başladım” dedi. Mevsim nedeniyle kelebek haricinde yaban hayvanı ve kuşları da çektiğini söyleyen Erdeğer “Arazide dolaştığımız için yaban hayvanları da görüyorum ve yaban hayvanlarını da çekiyorum Bunun yanında kuş da çekiyorum. Yaklaşık 100’ün üzerinde kuş türü de var kuş da çektim. Kelebekler genel de yazın oluyor, kışın kelebeklerin olmadığı zamanlarda canımız sıkılmasın, vaktimizi boşa geçirmeyelim diye kuş fotoğrafı da çekiyorum. Kışın memeli hayvanlar da çekiyorum gördüğüm arazilerde bu şekilde devam ediyorum” dedi. “Isparta da 169 tane kelebek türü yaşıyor bunun 158 tanesini fotoğraflayabildim” Isparta haricinde çevre illere de giderek kelebek ve doğa fotoğrafı çektiğini vurgulayan Erdeğer, “Isparta da 169 tane kelebek türü yaşıyor bunun 158 tanesini fotoğraflayabildim. Çekemediğim diğer kelebekleri de çevre illerde çektim ama Isparta’da 158 tane kelebek fotoğraf çektim. Yaklaşık 100’ün üzerinde kuş fotoğrafım var diye biliyorum” dedi. “İnşaatçıyım dediğim zaman insanlar şaşırıyorlar” Fotoğrafçılık hobisinin genelde insanlar tarafından güzel karşılandığını söyleyen Erdeğer, “Benim yakın çevremdeki arkadaşlarım yıllardır fotoğrafla uğraştığım çekim yaptığımı biliyorlar o yüzden çok fazla farklı tepki olmuyor ama il dışından gelen arkadaşlarımız beni ilk defa tanıyan ve tanıştığımız arkadaşlar arasında konu genellikle fotoğraf olunca güzel sohbetimiz oluyor. Fotoğraf çekerken tanıştığım insanlar benim mesleğimi sorunca arkadaşlar inşaatçı, inşaat boyacısıyım, mantolama ustasıyım dediğim zaman biraz şaşırır haliyle tebrik ediyorlar. İnşaat ustası olup ta böyle bir hobimin olmasını güzel karşılayarak tebrik ediyorlar” şeklinde konuştu. “Isparta’da yaşayan kelebekleri kitap haline getirmek istiyorum” Erdeğer fotoğrafçılığının yanı sıra gelecek yıllarda çekmiş olduğu fotoğraflardan kitap çıkarmayı amaçladığını belirttiği konuşmasında “Isparta’da fotoğraf konusunda aktivitelerimiz oluyor. Isparta sanat ve fotoğraf derneğimiz var her hafta perşembe günleri fotoğrafçı arkadaşlarımızla dernekte sergi açarak sunum yapıyoruz ve fotoğrafla ilgilenen, seven herkesi davet ediyoruz. Serginin yanı sıra beni şöyle bir düşüncem var Isparta’da yaşayan kelebeklerin hemen hemen hepsini çektim. Çeşitlilik açısından az bir açığım var onları da tamamlayıp önümüzdeki yıllarda Isparta’da yaşayan kelebekleri bir kitap haline getirmek istiyorum. Dışardan gelen misafirlerimiz Türkiye genelindeki diğer fotoğrafçıların Isparta ile ilgili hemen ulaşabilecekleri bir bilgi olması için bir çektiğim kelebekleri hem görsel hem de bilgisini toplayacağım bir kitap çıkartmak istiyorum amacım bu şekilde” dedi.
Isparta 32 Spor: 1 Sarıyerspor: 0
31 Ocak 2024 Çarşamba - 23:53 Isparta 32 Spor: 1 Sarıyerspor: 0 0 devirerek play off yarışında önemli bir 3 puana imza attı. Maçtan Önemli Dakikalar: Dakika 7: Isparta 32 Spor atağında Mehmet Küçükdurmuş ceza sahası dışındaki Caner Koca’ya verdi. Caner’in ceza yayı üzerinden şutu üstten az farkla auta çıktı. Dakika 8: Isparta 32 Spor atağında ceza yayı üzerinde topla buluşan Mehmet Küçükdurmuş’un şutu az farkla auta çıktı. Dakika 45 (Gol): Isparta 32 Spor’un sol kanattan atağında Samet’in ortasına altı pas içerisinde gelişine vuran Alim’in volesi ağlarla buluştu: 0-1 Dakika 88: Sarıyer atağında sağ çaprazdan kaleciyle karşı karşıya kalan Saruhan’ın vuruşunu kaleci Alp Tutar güçlükle kurtardı. Isparta32spor aldığı bu galibiyetle puanını 39’a çıkartarak 6.sırada yer aldı. Konuk Sarıyerspor ise 23 puanla 15. Sırada bulunuyor. Isparta32spor 24. Hafta da deplasmanda Düzcespor ile karşılaşacak. Sarıyerspor ise kendi evinde Arnavutköy Belediyespor’u ağırlayacak. Stat: Isparta Atatürk Hakemler: Tarık Güldal, Muhammet Münir Dadı, Yusuf Şimşek Isparta 32 Spor: Alp Tutar, Yiğithan Güveli, Gürkan Başkan, Fırat Aras (Dk 46. İsmet Kavuştu), Samet Karakoç, Caner Koca, Mustafa Diler (Dk. 80 Cemal Kızılateş ), Abdulkerim Canlı, Mehmet Küçükdurmuş, Muhlis İstemi(Dk. 88 Ömer Çiçek), Alim Harlak (Dk. 54 Berat Satılmış) Sarıyerspor: Özkan Karabulut, Barış Başdaş, Uğur Can , Taha Dönmez , Osman Tarık Çamdal ,Süheyl Çetin, Hakan Özmert, Atakan Müjde (Dk. 46 Caner Doğan), Oğuz Çetinkaya (Dk.61 Emre Yeşilyurt), Ali Dere, Saruhan Fındıkcı Sarı Kart: Fırat Aras (Isparta32spor) Barış Başdaş (Sarıyerspor) Gol: Dk. 45 Alim Harlak