Yerel Haberler
İstanbul
Bakan Kacır: "Avrupa’nın savunma sanayiinde ihtiyaç duyduğu çözüm ortağı Türkiye" 05 Mayıs 2026 Salı - 13:55:57 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, savunma sanayi ürünlerinde yüzde 80 dışa bağımlı olan Avrupa ülkeleri için Türkiye’nin bir çözüm ortağı olabileceğini belirterek, "Sektörümüz, Avrupa savunma ekosisteminin ihtiyaç duyduğu çözümleri sağlayabilecek konumdadır. Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliğine eşsiz katkılar sunabileceği gerçeğini görmezden gelmek isteyenler, Türkiye’nin yükselişini yavaşlatamaz fakat Avrupa’nın teknolojik ihtiyaçlarını karşılamakta zafiyet yaşamasına neden olurlar. Türkiye’nin dışarıda tutulduğu herhangi bir program, Avrupa’yı telafisi güç stratejik kayıplarla baş başa bırakacaktır" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nın açılışında konuştu. Dünyada amansız bir mücadele yaşandığına dikkat çeken Bakan Kacır, "Ne yazık ki 2. Dünya Savaşı sonrasında barışı koruma umutlarıyla inşa edilen küresel düzen, dünyanın dört bir yanından şiddetlenen çatışmalar karşısında vaat ettiği huzur, güvenlik ve istikrarı sağlayamıyor. Meşru hak arama zeminlerinin zayıfladığı bu ortamda uzlaşmazlık aktörleri diplomasi yerine güç kullanımını daha fazla tercih ediyor. Uzun yıllardır savunma harcamalarını kısan, başka ülkelerin oluşturduğu güvenlik şemsiyesine kayıtsız itimat eden ülkeler, yapay huzur ikliminin bedelini ağır biçimde ödüyor. Teknolojide yaşanan gelişmelerle birlikte değişen ve dönüşen tehdit karakterleri, güvenlik rekabetini klasik harp sahalarının çok daha ötesine taşıyor. Artık bir ülkenin güvenlik kapasitesi yalnızca kara sınırlarını, hava sahasını, deniz yetki alanlarını koruma gücüyle değil, siber alanda dijital altyapılarda ve uzayda kurduğu teknolojik hakimiyetle de ölçülüyor. Bu yeni gerçeklik karşısında ülkeler caydırıcılıklarını arttırmak için çok daha yüksek maliyetleri göze alıyor. Küresel savunma harcamaları son on yılda yüzde 41 artarak 2.9 trilyon dolara ulaştı. Hız kesmeyen jeopolitik gerilimler bu artışın yükselerek devam edeceğine işaret ediyor. Ancak bilinmelidir ki savunmaya ayrılan devasa bütçeler güvenlik hedeflerini teminat altına almak için tek başına yeterli değildir. AR-GE ile, altyapılarıyla, seri üretim kabiliyetleri ve insan kaynağıyla bütüncül bir savunma sanayii kurmak tam bağımsızlığın ve yüksek caydırıcılığın vazgeçilmez şartıdır" dedi. Türkiye’nin dünyada az sayıda ülkede bulunan bir savunma sanayi ekosistemine sahip olduğunu belirten Bakan Kacır, "Bugün dünyada satılan her üç asgari insansız hava aracının ikisini Türk firmalarımız üretiyor. Kendi savaş gemisini geliştiren 10 ülkeden biriyiz. Savunma sanayii gibi uzun soluklu bir alanda yalnızca son iki yılda hanemize eklediğimiz kazanımlar, teknolojide ulaştığımız seviyeyi ortaya koyuyor. Bu dönemde 5. nesil savaş uçağımız Kaan, gökyüzü ile buluştu. Bayraktar TB3 kısa pistli gemilere iniş kalkış yapmayı başaran ilk insansız hava aracı olarak dünya havacılık tarihine geçti. Hava-hava füzelerimiz Gökdoğan ve Bozdoğan ile dünyada bu teknolojiye sahip sayılı ülkeler arasına girdik" dedi. "Avrupa’nın savunma sanayiinde ihtiyaç duyduğu çözüm ortağı Türkiye" Türkiye’nin Avrupa ülkeleri için savunma sanayiinde bir çözüm ortağı olabileceğini vurgulayan Bakan Kacır, "Savunma ürünlerinde yüzde 80 dışa bağımlı olan ve güvenlik tehditleri karşısında savunma kapasitesini tahkim etmeye yönelen Avrupa’nın ihtiyaç duyduğu çözüm ortağının Türkiye olduğunu bu vesileyle ifade etmek isterim. Sektörümüz; sahada oyun değiştirici rolü kanıtlanmış, yüksek teknoloji odaklı ve maliyet etkin geniş bir ürün portföyüyle Avrupa savunma ekosisteminin ihtiyaç duyduğu çözümleri sağlayabilecek konumdadır. Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliğine eşsiz katkılar sunabileceği gerçeğini görmezden gelmek isteyenler, Türkiye’nin yükselişini yavaşlatamaz fakat Avrupa’nın teknolojik ihtiyaçlarını karşılamakta zafiyet yaşamasına neden olurlar. Türkiye’nin dışarıda tutulduğu herhangi bir program, Avrupa’yı telafisi güç stratejik kayıplarla baş başa bırakacaktır. Avrupa’daki karar vericiler, miyop yaklaşımlara teslim olmadan, vizyoner bir perspektifle Türkiye ile çok daha sıkı bir iş birliğine bir an evvel yönelmelidir. NATO standartlarında üretim altyapımız; Türk savunma sanayi ürünlerinin müttefik ülkelerin platformlarına hızla entegre edilebilmesine imkân tanıyor" ifadelerini kullandı. "Sanayi alanlarımızın büyüklüğünü mevcut 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkaracak Sanayi Alanları Master Planı’nı hazırladık" Türkiye’nin yapılan yatırımlar ve teşviklerle küresel üretimin merkez üslerinden biri haline geldiğini, sanayinin Anadolu’nun tamamına daha dengeli bir şekilde yayılması için kapsamlı adımlar attıklarını vurgulayan Bakan Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sanayimizin gelecek 30 yılına ışık tutacak, planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü mevcut 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkaracak Sanayi Alanları Master Planı’nı hazırladık. Mega endüstriyel bölgeler olarak kurguladığımız yeni sanayi alanlarıyla beraber, savunma sanayi üretimimizi geniş bir coğrafya yayacağız, Anadolu’da yeni savunma sanayii kümelenmeleri oluşturacağız. Tabi savunma sanayiinde geliştirilen kabiliyetlerin sivil alanlara aktarılması, yüksek teknoloji odaklı kalkınmamız açısından büyük önem taşıyor. Ancak bunun kadar öncelikli ve önemli gördüğümüz bir husus, sivil sanayimizdeki bilgi ve tecrübe birikiminin savunma sanayiimize kazandırılmasıdır. Savunma sanayimizin yükselişini hızlandırmak için üretim ve Ar-ge süreçlerine yeni bir bakış getirmeliyiz. Otomotiv ve mobiliteden bilişime, telekomünikasyondan sivil havacılık ve uzaya, enerjiden malzeme ve kimyaya, elektronikten makineye, sağlık ve biyoteknolojiden tekstile farklı sektörlerin sağladığı kabiliyetleri bu doğrultuda değerlendirmek arzusundayız. Üretim tecrübesine ve kapasitesine sahip olduğumuz bu alanlardaki yetkinliklerimizin savunma sanayiimize aktarılması; sektörümüz için daha hızlı prototipleme, daha çevik ürün geliştirme, Ar-Ge süreçlerini daha kısa sürede tamamlama, seri üretime daha hızlı geçiş anlamına geliyor. Daha açık ifadeyle. Tüm imalat süreçlerinde daha hızlı ve daha yüksek adetlerde üretim yapmanın yollarını, yöntemlerini hızla keşfetmeliyiz. Ve halihazırda Ankara ve İstanbul’da yoğunlaşmış savunma sanayii kümelenmelerini Anadolu’nun güçlü üretim merkezlerinde hızla çoğaltmalıyız."
05 Mayıs 2026 Salı - 13:49 Bakan Yumaklı: "Suyun verimli, akılcı ve sürdürülebilir kullanımına önem veriyoruz" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Su stresi altında bir ülke olarak; suyun verimli, akılcı ve sürdürülebilir kullanımına önem veriyoruz. ’Suda sıfır kayıp’ ilkesiyle, kentsel, endüstriyel ve tarımsal su kullanımında yürütülen bu seferberlik, yalnızca bir kampanya değil; bir zihniyet dönüşümüdür. Amacımız; ’her damlanın hesabını yapan bir toplum bilinci’ oluşturmaktır" dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen 5. İstanbul Uluslararası Su Forumu, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda başladı. "İnovasyondan Eyleme: Su Dirençliliğini Güçlendirmek" ana temasıyla gerçekleştirilen programın açılış töreninde konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Bu forumun temasını ’Su Direncini Güçlendirmek: İnovasyon Eylemi’ olarak belirledik. Peki neden bu tema? Çünkü artık teorik tartışmaların, iyi niyet beyanlarının ötesine geçme vaktimiz geldi. Yapay zekadan uzaktan algılamaya, dijital teknolojilerden yeni finansman modellerine kadar elimizdeki tüm yenilikçi araçları, sahada uygulanabilir politikalara dönüştürmek zorundayız. Forum ile, su dirençliliği ve verimliliğine ulaşmak için deneyimlerin, iyi uygulamaların ve yenilikçi yaklaşımların paylaşılacağı yüksek düzeyli bir platform oluşturmayı hedefledik. Forum süresince ele alacağımız konular; finansmandan ’Tek Su -Tek Sağlık’ yaklaşımına, su diplomasisinden enerji-gıda-ekosistem ilişkisine kadar, suyun tüm disiplinlerle olan kopmaz bağını yansıtıyor" dedi. "Su verimliliğindeki asıl başarının, tarımsal üretimdeki dönüşümle mümkün olduğunu biliyoruz" Bakan Yumaklı, su verimliliğindeki asıl başarının, tarımsal üretimdeki dönüşümle mümkün olduğunu söyleyerek, "Su stresi altında bir ülke olarak; suyun verimli, akılcı ve sürdürülebilir kullanımına önem veriyoruz. Bu bilinçle, Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde ’Su Verimliliği Seferberliğini’ başlattık. ’Suda sıfır kayıp’ ilkesiyle, kentsel, endüstriyel ve tarımsal su kullanımında yürütülen bu seferberlik, yalnızca bir kampanya değil; bir zihniyet dönüşümüdür. Amacımız; ’her damlanın hesabını yapan bir toplum bilinci’ oluşturmaktır. Su verimliliğindeki asıl başarının, tarımsal üretimdeki dönüşümle mümkün olduğunu biliyoruz" diye konuştu. "Her bölgenin su kapasitesine uygun ürünleri çiftçilerimizle birlikte belirliyoruz" Her bölgenin su kapasitesine uygun ürünleri çiftçilerle birlikte belirlediklerini, aşırı su tüketen ürünlerin kurak havzalarda ekilmesi yerine, su dostu ürünleri teşvik ettiklerine değinen Bakan Yumaklı, "Bu kapsamda, suya göre ürün planlaması, kuraklığa dayanıklı bitki türlerinin yaygınlaştırılması, erken uyarı sistemleri ve uydu tabanlı izleme, veri temelli sulama planları gibi yenilikçi uygulamaları hayata geçiriyoruz. Her bölgenin su kapasitesine uygun ürünleri, çiftçilerimizle birlikte belirliyor, aşırı su tüketen ürünlerin kurak havzalarda ekilmesi yerine, su dostu ürünleri teşvik ediyoruz. Dijital teknolojiler, sensör sistemleri, uzaktan algılama ve büyük veri analitiği sayesinde, suyun kaynaktan kullanıcıya kadar tüm döngüsünü anlık olarak izleyebiliyoruz. Bu imkanlar; kayıp-kaçakların azaltılmasını, su kalitesinin sürekli izlenmesini ve kuraklık ile taşkın risklerinin erken tahminini mümkün kılıyor. Tarımda uydu verileri ve yapay zeka destekli karar sistemleri, sulama verimliliğini önemli ölçüde artırırken, sanayi ve şehirlerde dijital izleme altyapıları, kaynak kullanımını daha verimli hale getiriyor. Bu dönüşümün yaygınlaştırılması için sonuç odaklı finansman modelleri, güçlü kamu-özel sektör iş birlikleri, veri standartlarının oluşturulması ve teknik kapasitenin geliştirilmesi kritik önemdedir. Bu süreç yalnızca teknolojiyle değil; kurumsal kapasite, doğru finansman ve güçlü iş birliği ile başarıya ulaşabilir. Bu kapsamda, forumdaki oturumlarda, su yönetiminde dijital dönüşümün tüm boyutlarını birlikte ele alarak, uygulanabilir politika ve çözüm önerileri geliştirmeyi hedefliyoruz. Burada gerçekleştireceğimiz fikir alışverişlerinin, "her damladan azami fayda" anlayışının benimsenmesi ve su verimliliğinin yalnızca bir politika değil, toplumsal bir kültür haline gelmesine vesile olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu. "İklim değişikliği; özellikle Akdeniz ve Orta Doğu’da, su kaynaklarının kalitesi ve miktarına etki ediyor" İklim değişikliğinin özellikle Akdeniz ve Orta Doğu’da, su kaynaklarının kalitesi ve miktarına etki ettiğini, atık su altyapısı üzerinde de ek baskı oluşturduğunu belirten Bakan Yumaklı, "Şüphesiz ki su, sınırları aşmaktadır. Türkiye olarak biz, suyun, ülkeleri ve insanları ayırdığına değil, birleştirdiğine yürekten inanıyoruz. İklim değişikliği; özellikle Akdeniz ve Orta Doğu’da, su kaynaklarının kalitesi ve miktarına etki ediyor, atık su altyapısı üzerinde de ek baskı oluşturuyor. Bu nedenle, bölgemizde istikrarın sağlanmasına, ekonomik kalkınmaya ve refahın artırılmasına büyük önem veriyoruz. Bu anlamda, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ’Daha adil bir dünya mümkün’ ilkesine uygun olarak politikalarımızı şekillendiriyoruz. Komşularımızla suyun hakça, makul ve etkin kullanılması esasıyla, diyaloğumuzu ve işbirliğimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Sınıraşan havzalarımızda, su kaynaklarının korunması ve kullanılması için, karşılıklı fayda esasıyla, bilgi, deneyim ve teknoloji transferi gerçekleştiriyor ve ortak teknik projeler geliştiriyoruz. 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşılması için, Afrika’daki ve dünyanın farklı bölgelerindeki çok sayıda ülkeye, su sektöründe mali ve teknik destek sağlıyoruz. Bu vesileyle, su sorunları ve krizler karşısında, ortak bir sorumluluğu paylaştığımızı ve beraber harekete geçmemiz gerektiğini bir kez daha vurgulamak isterim" ifadelerini kullandı. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, dünyanın dört bir yanından 9 bakan, 8 bakan yardımcısı başta olmak üzere su uzmanları, akademisyenler, kamu ile özel sektör temsilcileri katıldı.
05 Mayıs 2026 Salı - 13:38 Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "sürdürülebilir savunma sanayii"ne vurgu yaptı Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Rusya-Ukrayna Savaşı ile ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan savaş, bölgesel ve küresel güvenlik mimarisini derinden etkilediğini belirterek, "Bu kaotik ortamda kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; tüm gelişmeleri yakından ve çok boyutlu bir şekilde takip etmekte, savunma ve güvenliğimizi sağlamak için hiçbir ihtimali göz ardı etmeden gerekli tüm önlemleri kararlılıkla almaktadır. Bu kritik dönemde şu gerçek artık net bir şekilde görülmüştür. Yalnızca güncel askeri hareketliliğe odaklanmak yeterli değildir. Karşı karşıya olduğumuz tablo; dünya güvenlik mimarisini, caydırıcılık dengesini ve askeri doktrinleri yeniden şekillendirme potansiyeline sahiptir. Modern savaş doktrininin en gelişmiş harp teknolojileriyle harmanlandığı bu yeni nesil konsept; bizlere her zaman hazır ve etkin bir orduya sahip olmanın yanı sıra bu orduyu destekleyecek güçlü ve sürdürülebilir bir savunma sanayii ekosisteminin varlığının da ne denli hayati olduğunu kanıtlamıştır" dedi. SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı kapılarını ziyaretçilere açtı. Yerli ve milli ürünler vitrine çıktığı fuarın açılışına Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi, Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Savunma Sanayi Başkanı Haluk Görgün, SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ve çok sayıda ziyaretçi katıldı. Programda Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de bir konuşma yaptı. Küresel güvenlik ortamının belirsizleştiği, çatışma ve savaşların pek çok coğrafyada aynı anda vuku bulduğu, hassas bir dönemden geçildiğini belirten Bakan Güler, "Özellikle son dönemde tanıklık ettiğimiz ve bölgemizi doğrudan etkileyen Rusya-Ukrayna Savaşı ile ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan savaş, bölgesel ve küresel güvenlik mimarisini derinden etkilemiştir. Yakın dönemde meydana gelen bu çatışma ve savaşlar güvenlik doktrininde bizlere çok kritik veriler sunarken sorumluluklarımızı da bir o kadar artırmıştır. Bu kaotik ortamda kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; tüm gelişmeleri yakından ve çok boyutlu bir şekilde takip etmekte, savunma ve güvenliğimizi sağlamak için hiçbir ihtimali göz ardı etmeden gerekli tüm önlemleri kararlılıkla almaktadır. Bu kritik dönemde şu gerçek artık net bir şekilde görülmüştür. Yalnızca güncel askeri hareketliliğe odaklanmak yeterli değildir. Karşı karşıya olduğumuz tablo; dünya güvenlik mimarisini, caydırıcılık dengesini ve askeri doktrinleri yeniden şekillendirme potansiyeline sahiptir. Modern savaş doktrininin en gelişmiş harp teknolojileriyle harmanlandığı bu yeni nesil konsept; bizlere her zaman hazır ve etkin bir orduya sahip olmanın yanı sıra bu orduyu destekleyecek güçlü ve sürdürülebilir bir savunma sanayii ekosisteminin varlığının da ne denli hayati olduğunu kanıtlamıştır" dedi. Bakan Güler’den Çelik Kubbe vurgusu 1980’li yıllara kadar savunma sanayii alanında büyük ölçüde tedarikçi olan Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vizyoner liderliğinde ortaya konulan kararlı politikalar ve doğru yatırımlar sayesinde artık kendi sistemlerini tasarlayan, üreten ve ihraç eden bir ülke olduğunu belirten Bakan Güler, "Bu gelişim vizyonuyla; kara platformlarımızda modern teknolojileriyle donatılmış araçlarımız sahada yüksek hareket kabiliyeti sergilerken, denizlerimizde ise milli gemilerimiz ve insansız deniz araçlarımızla hak ve menfaatlerimiz kararlılıkta korunmaktadır. Tüm bunların yanında Türk savunma sanayinin asıl büyük devrimi, dünyada harp doktrinlerini yeniden yazdıran, gökyüzünün yeni hakimleri olan insansız hava araçlarımızla gerçekleşmiştir. Bugün İHA, SİHA ve stratejik seviyedeki TİHA teknolojilerimiz; sahip oldukları yapay zeka, hassas vuruş gücü ve yüksek irtifa kabiliyetleriyle küresel ölçekte etkiler oluşturmuş özellikle de Türk mühendisliğinin neleri başarabileceğini tüm dünyaya en çarpıcı şekilde göstermiştir. İnsansız sistemlerde ulaştığımız bu mümtaz seviye hava savunma stratejilerimizde de bizi çok daha ileri bir safhaya taşıma yoluna sokmuştur. Gök vatanımızı koruma irademizin en somut yansıması olan Çelik Kubbe bütünleşik hava savunma sistemimiz de bu stratejik aklı yansıtmaktadır. Hava savunma sistemlerimizin birbirleriyle tam bir uyum içinde çalışacağı bu yapı Türkiye’nin teknolojiye istikamet veren bir aktör haline gelme yolunda emin adımlarla ilerlediğinin de ispatıdır" diye konuştu. "Türkiye müttefiklerine silah sistemleriyle birlikte teknoloji ve sürdürülebilir bir güvenlik ekonomisi sunmaktadır" Türk savunma sanayii ürünlerinin bugün sadece kataloglarda değil dünyanın en zorlu çatışma bölgelerinde de kendini ispat etmiş sistemler olduğunu ifade eden Bakan Güler, "NATO standartlarında geliştirdiğimiz milli hassas güdümlü mühimmatlarımız, yabancı muadillerine göre sunduğu düşük maliyet avantajıyla orduların askeri kabiliyetlerini doğrudan artırmaktadır. Ekonomik maliyetin asimetrik bir silah haline geldiği bu çağda Türkiye; müttefiklerine silah sistemleriyle birlikte teknoloji ve sürdürülebilir bir güvenlik ekonomisi de sunmaktadır. Gururla söylemeliyim ki bu büyük dönüşüm Türkiye’nin yeni nesil harp anlayışlarını şekillendiren bir stratejik merkez haline gelmesini sağlamıştır. Bir zamanlar sınırlı ölçüde takip edebildiğimiz teknolojilerde bugün fikri mülkiyeti bize ait özgün ve yüksek katma değerli çözümler ortaya koymaktayız. SAHA EXPO gibi platformlar bu özgün çözümlerin uluslararası pazarda hak ettiği yeri bulması ve stratejik ortaklıkların kurulması için benzersiz bir zemin teşkil etmektedir" dedi. "Türkiye sadece kendi sınırlarında değil bölgesel ve küresel barışı da tahkim eden en önemli unsurlardan biri olmayı sürdürecektir" Bu çağda yerinde saymanın, geride kalmak olduğunu belirten Bakan Güler, "Dolayısıyla asimetrik tehditlere karşı hazırlıklı olmak adına İHA ve SİHA teknolojileri, otonom deniz ve kara platformları ile uzay ve siber savaş elektronik harp alanlarındaki imkan ve kabiliyetlerimizi daha üst seviyelere en hızlı şekilde taşıma gayretlerimizi artırmalıyız. Gerçek şu ki bugünün ve geleceğin dünyasında güç merkezi teknolojiyi öncü bir şekilde üretip daha yeni buluşlara imza atanlarda olacaktır. Bu bilinçle bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da başta Savunma Sanayii Başkanlığımız olmak üzere tüm paydaşlarımızla uyum içerisinde, etkin, verimli ve koordinasyona dayalı çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Çok iyi biliyoruz ki Türkiye; ordusu ve savunma sanayii ile ne kadar güçlü olursa, yarınlarımız da bir o kadar güvenli olacaktır. Diplomasi ve güvenlik politikalarımızı askeri yeteneklerle entegre ederek, uluslararası iş birliklerimizi de güçlendirmeye devam edeceğiz. Böylece Türkiye sadece kendi sınırlarında değil bölgesel ve küresel barışı da tahkim eden en önemli unsurlardan biri olmayı sürdürecektir" ifadelerini kullandı.
Başkan Bingöl 2 sene önce söz vermişti: Tuzla’ya 5 yeni nesil kafe kazandırıldı
06 Nisan 2026 Pazartesi - 11:50 Başkan Bingöl 2 sene önce söz vermişti: Tuzla’ya 5 yeni nesil kafe kazandırıldı Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl, göreve gelişinin ikinci yıl dönümünde sosyal medya hesabından yayımladığı video ile seçim döneminde verdiği sözlerin hayata geçirildiğini duyurdu. Paylaşımda, genç bir vatandaşla seçim öncesinde yapılan sohbet ve sonrasında verilen sözlerin nasıl gerçeğe dönüştüğü yer aldı. Başkan Bingöl, paylaşımında "Tuzla’da gençlik ittifakını kurduk. Söz verdiğimiz gibi, Yeni Nesil Kafe konseptimizle Tuzla kazandı, Tuzla’nın gençleri kazandı" ifadelerini kullandı. Başkan Bingöl, 7 Şubat 2024 tarihinde vatandaşlarla gerçekleştirdiği bir buluşmada gençlere yönelik sosyal alanlar oluşturma hedefini dile getirmişti. Konuşmasında, "Biz bu gençlik ittifakını kuralım. Tuzla Belediyesi kafeleri açalım. Yeni sosyal alanlar oluşturalım. Bu çocuk, ucuz kahveyi Tuzla Belediyesi’nin kafesinde içsin" ifadelerini kullanmıştı. 11 ay sonra birlikte sipariş verdiler Bu sözler üzerine genç bir vatandaşın "Böyle bir şeyin yapılma ihtimali var mı acaba?" sorusuna "Tabii ki var" yanıtını veren Bingöl, yaklaşık 11 ay sonra açılan Tuzla Mekan’da aynı vatandaşla bir araya gelerek birlikte sipariş verdi. O anlarda Başkan Bingöl, seçim öncesi yapılan konuşmayı hatırlatarak, uygun fiyatlı ve nitelikli sosyal alanlar oluşturma sözünü yerine getirdiklerini vurguladı. Vatandaşlardan tam not Tuzla Mekan’lardan yararlanan vatandaşlar ise memnuniyetlerini dile getirdi. Bir öğrenci, "Kadıköy’de ders çalışıyormuşum gibi hissediyorum. Tuzla’nın daha çok güzelleşmesi beni mutlu etti" ifadelerini kullanırken, bir diğer vatandaş özellikle Şifa Mahallesi’nde böyle bir hizmetin eksikliğine dikkat çekerek memnuniyetini dile getirdi. Başka bir vatandaş ise, "Eskiden bu saatlerde bu kalabalığı göremezdiniz. Demek ki bir şeyler değişiyor" sözleriyle dönüşüme işaret etti. Bu kapsamda ilçeye kazandırılan "Tuzla Mekan" konseptli yeni nesil kafeler şu şekilde: Tuzla Mekan Şifa, Tuzla Mekan Postane, Tuzla Mekan Aydınlı, Tuzla Mekan İskele ve Tuzla Mekan Ayyıldız.
Maltepe’den tasarruflu hizmet dönemi sürüyor
06 Nisan 2026 Pazartesi - 11:48 Maltepe’den tasarruflu hizmet dönemi sürüyor Kamu kaynaklarını etkin ve verimli kullanan Maltepe Belediyesi zarar gören, kırılan ya da eskiyen malzemeleri yenileyip dönüştürdükten sonra yeniden Maltepelilerin hizmetine sunuyor. Bu kapsamda Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından çöp konteynerlerini onarıp yeniden kullanıma kazandırılırken, bu sayede hem tasarruf sağlandı hem de hizmet kalitesi arttı. Maltepe Belediyesi, kamu kaynaklarını etkin ve verimli kullanarak hizmet kalitesine artırıyor. Bu kapsamda Temizlik İşleri Müdürlüğü bünyesinde kurulan alanında uzman teknik ekip, ilçedeki hasarlı konteynerleri bakım, onarım ve boyama işlemlerinden geçirerek tekrar kazandırıyor. Böylece alım maliyetleri azaltılırken mevcut kaynaklardan maksimum verim elde ediliyor. Atölyelerde kapsamlı bakımdan geçirilen konteynerler neredeyse ilk günkü haline döndürülürken, küçük arızalara ise yerinde hızlı müdahale ediliyor. Çalışma sayesinde hem konteynerlerin kullanım ömrü uzatılıyor hem de çevre temizliği daha etkin hale getiriliyor. Belediye yetkilileri, uygulamanın güçlü bir tasarruf politikası olduğuna dikkat çekerken, vatandaşların da konteynerlerle ilgili taleplerini ileterek sürece katkı sağlamasının önemini vurguluyor. Maltepe Belediyesi, vatandaşların konteynerler ile ilgili talep ve önerilerini ilgili irtibat numarasından almaya devam ediyor.
Yurtiçi Kargo ‘Yılın En İyi Kargo Şirketi’ seçildi
06 Nisan 2026 Pazartesi - 11:31 Yurtiçi Kargo ‘Yılın En İyi Kargo Şirketi’ seçildi Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) öğrencilerinin oylarıyla belirlenen ‘Yıldız İş Dünyası Ödülleri’ sahiplerini buldu. Kargo sektöründe Yurtiçi Kargo, 15 binden fazla öğrencinin katılımıyla gerçekleşen ankette zirveye yerleşerek yılın en iyi kargo şirketi seçildi. Yıldız Teknik Üniversitesi Kalite ve Verimlilik Kulübü tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin en prestijli öğrenci ödüllerinden biri kabul edilen tören, iş ve sanat dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi. Gecenin sunuculuğunu, 2000’li yılların efsane dizisi Çocuklar Duymasın’da canlandırdığı "Havuç" karakteriyle hafızalara kazınan ve genç kuşağın sevdiği isimlerden biri olan Furkan Kızılay üstlendi. 15 bin öğrenci ‘Yurtiçi Kargo’ dedi Üniversite kampüsünde gerçekleştirilen ve 15 binden fazla YTÜ öğrencisinin dahil olduğu kapsamlı bir araştırma sonucunda; farklı sektörlerden markalar, "öğrenci memnuniyeti", "hizmet kalitesi" ve "marka algısı" gibi kriterlere göre değerlendirildi. Yurtiçi Kargo, ‘Yılın En İyi Kargo Şirketi’ ödülüne layık görüldü. Ödülü 18 bin kişilik Yurtiçi Kargo ailesi adına Ürün Marka ve Medya İlişkileri Grup Müdürü Sezgin Akar aldı. "Gençlerin güveni geleceğimizin teminatıdır" Ödül töreninin ardından konuya ilişkin kapsamlı bir basın açıklamasında bulunan Yurtiçi Kargo Genel Müdürü Fatih Önyol, Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından biri olan Yıldız Teknik Üniversitesi’nden ödül almanın kendileri için ifade ettiği anlamı şu sözlerle dile getirdi: "Türkiye’nin en parlak zihinlerinin, geleceğin mühendislerinin ve yöneticilerinin bulunduğu bir platformda üst üste en iyi seçilmek, bizim için sadece bir ödül değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluktur. Gençlerin dinamizmine ayak uydurmak ve onların beklentilerini karşılamak için teknoloji yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz." "Sektördeki öncü rolümüzü koruyacağız" Genel Müdür Fatih Önyol, şirketin gelecek vizyonuna dair yaptığı değerlendirmelerde, sektördeki başarının temel yolunun sürekli gelişim ve adaptasyondan geçtiğini vurguladı. Öğrencilerin ve genç neslin markaya olan güveninin, özellikle kullanıcı dostu dijital çözümler ve yüksek teslimat hızıyla doğru orantılı olduğunu belirten Önyol, akıllı teslimat sistemlerine yönelik yatırımların sektör standartlarını belirlemeye devam edeceğini ifade etti. 18 bin kişilik dev bir kadronun emeğiyle Türkiye’nin her noktasına ulaştıklarını hatırlatan Önyol, bu başarının arkasındaki en büyük gücün saha ve operasyon ekiplerinin özverisi olduğunun altını çizdi. Ayrıca, yeni nesil tüketicilerin çevre hassasiyetini de önemsediklerini dile getiren Önyol, sadece hıza değil, sürdürülebilir lojistik ve doğa dostu operasyonlara odaklanarak toplumsal faydayı gözeten bir büyüme stratejisi izlediklerini belirtti.
Aras Digital’den Avrupa’ya teknoloji ihracatı
06 Nisan 2026 Pazartesi - 11:28 Aras Digital’den Avrupa’ya teknoloji ihracatı Aras Digital tarafından geliştirilen teslimat yönetim sistemi Next Generation Transportation Management System (NESY), Avusturya Postanesi iştiraki olan 6 ülkede hayata geçirildi. Uluslararası ölçekte teknoloji ihraç eden bir yapıya dönüşen şirket, geliştirdiği modüler altyapı ile Avrupa’nın lojistik operasyonlarını tek bir dijital merkezden yönetmeye başladı. Aras Kargo’nun teknoloji iştiraki Aras Digital, global pazarlara teknoloji ihraç eden bir yapı olarak büyümesini yeni bir adımla sürdürdü. Bağlı bulunduğu Avusturya Postanesi iştiraklerine sağladığı çözümlerle küresel ölçekte değer oluşturan şirket, kuryelere en verimli rotayı sunarak yakıt ve zaman tasarrufu sağlayan, müşterilere ise canlı takip ve esnek teslimat imkanı tanıyan Aras Rotalama Platformu (ARP) gibi yenilikçi projelerin ardından NESY ile bu alandaki yetkinliğini bir üst seviyeye taşıdı. NESY 6 ülkede devreye alındı Yapılan açıklamaya göre, şirket tarafından uçtan uca geliştirilen yeni nesil teslimat yönetim sistemi olan NESY, 2025 sonu itibarıyla Slovakya, Slovenya, Bosna Hersek, Karadağ, Hırvatistan ve Sırbistan’da devreye alınarak Avusturya Postanesi grubunun bölgedeki tüm dağıtım operasyonlarının merkezi yönetim platformu haline geldi. NESY, paket teslimat operasyonlarının müşteri entegrasyonları, planlama, dağıtım, faturalandırma, gerçek zamanlı izleme ve raporlama süreçlerini tek bir platform altında birleştiren modüler ve ölçeklenebilir bir dijital altyapı sunuyor. Platform, farklı ülkelerde faaliyet gösteren iştiraklerin operasyonlarını standartlaştırılmış süreçler ve ortak veri yapıları üzerinden yönetilmesini sağlıyor. Veriden yapay zekaya uzanan stratejik altyapı Açıklamaya göre NESY, modüler ve ölçeklenebilir yapısıyla kargoculuk operasyonlarında yeni bir standart belirlerken; dağıtım, raporlama ve faturalandırma gibi tüm kritik süreçleri tek bir platform altında birleştirerek uçtan uca bir yönetim modeli sunuyor. Farklı ülkelerdeki iştiraklerin operasyonlarını standartlaştırılmış süreçler ve ortak veri modelleri üzerinden yöneten bu yapı, verileri uyumlu ve her noktada karşılaştırılabilir hale getirerek kurum genelinde ortak bir finansal ve operasyonel dil oluşturuyor. Bu stratejik altyapı sayesinde elde edilen veriler; rota optimizasyonu, operasyonel analitik ve yapay zeka destekli karar mekanizmaları için temel oluşturarak verimliliği en üst seviyeye taşıyor. Sistemin sunduğu kullanıcı dostu deneyim ise son kullanıcıların paketlerini gerçek zamanlı takip etmesine ve teslimat sürecini diledikleri gibi yönlendirmesine olanak tanıyor. 2026 yılı itibarıyla da Türkiye, Azerbaycan ve Bulgaristan gibi yeni ülke katılımlarıyla operasyon hacminin katlanarak artması hedefleniyor. "Teslimat yönetim sistemimiz NESY, verimlilik ve kullanıcı deneyimini merkeze alıyor" NESY ve Aras Digital’in vizyonuna dair açıklamalarda bulunan Aras Digital Genel Müdürü Kenan Cebeci, şunları söyledi: "Aras Digital olarak kurulduğumuz günden bu yana hedefimiz sadece Aras Kargo’nun ihtiyaçlarına cevap vermek değil, kargoculuk sektörünün geleceğini şekillendiren bir teknoloji merkezi olmaktı. Bugün geldiğimiz noktada, Avusturya Postanesi iştiraklerinin operasyonel faaliyetlerine uçtan uca teknolojik çözümler üreten ve uluslararası ölçekte teknoloji ihraç eden bir yapıya dönüştük. Teslimat yönetim sistemimiz NESY, farklı ülkelerdeki dağıtım operasyonlarını tek bir platform altında birleştirerek merkezi ve standart bir yönetim modeli sunuyor. Modüler ve ölçeklenebilir yapısıyla operasyonel süreçleri uçtan uca dijitalleştiren NESY, verimlilik ve kullanıcı deneyimini merkeze alırken; ortak veri modelleri sayesinde yapay zeka destekli karar mekanizmalarının da temelini oluşturuyor. Şu an NESY platformunu 6 ülkede hayata geçirdik 2026 yılında Türkiye, Azerbaycan ve Bulgaristan’da da devreye alarak bu ağı daha da büyütmeyi hedefliyoruz. Şirket olarak teknoloji odaklı yatırımlarımızla global pazarda dijital dönüşümün öncüsü olmaya devam edeceğiz."