Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İstanbul
’Depremle Unutmadıklarımız: Voleybolun Unutulmaz Evlatları’ projesi hayata geçiyor
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:41:47
Voleybolun Unutulmazları Derneği (VUD) tarafından hayata geçirilen proje kapsamında, depremde vefat eden voleybolcu çocuklar ve voleybol camiasının kıymetli üyelerinin hikayeleri özel bir ansiklopedide buluşacak. Voleybolun Unutulmazları Derneği tarafından, Samandağ Belediyesi ve AXA Sigorta desteğiyle hayata geçirilen ’Depremle Unutmadıklarımız: Voleybolun Unutulmaz Evlatları’ projesi, 6 Şubat 2023 depreminde yaşamını yitiren voleybolcu çocuklar ve voleybol camiasının kıymetli üyelerinin anısını yaşatmayı amaçlıyor. Tüm ülkeyi sarsan deprem felaketinde Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Malatya’da; geleceğe umutla hazırlanan genç voleybolcuların da bulunduğu sporcu, antrenör, hakem ve kulüp yöneticilerinden oluşan 56 voleybol emekçisi hayatını kaybetti. Voleybolun unutulmaz evlatları için bir vefa projesi Bu büyük acının ardından bir araya gelen eski milli voleybolcular tarafından kurulan Voleybolun Unutulmazları Derneği, kaybedilen isimleri ve yarım kalan hikayeleri gelecek nesillere aktarmak amacıyla kapsamlı sosyal sorumluluk projeleri geliştirdi. Bu çalışmaların en yeni halkası ise ’Voleybolun Unutulmaz Evlatları Depremle Unutmadıklarımız Anıt Parkı’ oldu. Samandağ’da Anıt Park açılacak Projenin ilk ayağı, 16 Mayıs 2026 tarihinde Samandağ’da hayata geçirilecek. Depremde hayatını kaybeden voleybolcu çocuklar ve voleybol emekçilerinin anısına açılacak parkta bu voleybolcuların isimlerini taşıyan anlamlı bir anıt duvar, voleybol sahaları, yine voleybol sevgisini simgeleyen bir heykel, sosyal alanlar, yürüyüş parkurları ve çocuk parkı yer alacak. Açılışta ve anma gününde depremde yaşamını yitiren genç sporcuların aileleriyle bir araya gelinecek, plaket ve ansiklopediler kendilerine armağan edilecek. Yaşayan sosyal ve sportif bir mekan olması planlanan parkta genç voleybolcular, VUD üyesi eski milli sporcularla birlikte o sahalarda ilk smaçlarını vuracak. Projenin ilerleyen süreçte Malatya, Adıyaman ve Kahramanmaraş’ta devam etmesi planlanıyor. Yarım kalan hikayeler ansiklopedide yaşayacak Projenin yayın ayağında ise tamamen gönüllü bir ekip tarafından hazırlanan 352 sayfalık ’Voleybolun Unutulmaz Evlatları’ ansiklopedisi bulunuyor. Eserde, depremde yaşamını yitiren voleybolcu çocuklar ve voleybol emekçilerinin aileleriyle iletişime geçilerek; hayat hikayeleri, anıları, hayalleri ve fotoğrafları bir araya getirildi. Her sayfa, yarım kalan hayatlara ve unutulmaması gereken anılara ışık tutuyor. Gülnur Özfer Görgün: "Unutmamak ve Unutturmamak Bizim Elimizde" Projenin nasıl ortaya çıktığını anlatan Voleybolun Unutulmazları Derneği Kurucusu Gülnur Özfer Görgün, "Deprem sonrası voleybol ailemizden gelen kayıp haberleri hepimizi derinden sarstı. O gençlerin isimlerini, hikayelerini ve anılarını yaşatmak zorunda olduğumuzu hissettik. ’Depremle Unutmadıklarımız: Voleybolun Unutulmaz Evlatları’ projesini de tam bu duyguyla hayata geçirdik. Bu çalışma yalnızca bir anma değil; vefa, dayanışma ve kolektif hafızayı geleceğe taşıma sorumluluğudur. Kaybettiklerimizi geri getiremeyiz ama onları unutmamak ve unutturmamak bizim elimizde. Bu proje, voleybol ailemizin yitirdiği evlatlarına bir vefa borcudur. Bu anlamlı projede yanımızda olan, katkıda bulunan, destek veren tüm kişi ve kurumlara teşekkür ederiz" diye konuştu.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:14
Torreira’ya saldırının ardından yaşanan kargaşa kamerada
İstanbul’da Galatasaray’ın Uruguaylı futbolcusu Lucas Torreira’ya düzenlenen yumruklu saldırının ardından olay yerinde yaşanan kargaşanın cep telefonu kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Galatasaray’ın Uruguaylı futbolcusu Lucas Torreira, dün akşam saatlerinde Beyoğlu Kasımpaşa’da bulunan bir alışveriş merkezinde Y. Y. adlı kişinin yumruklu saldırısına uğramıştı. Torreira’nın olayı hafif sıyrıklarla atlattığı öğrenilirken, yakalanan şüpheli gözaltına alınmıştı. Olayın ardından saldırıyı gerçekleştiren Y. Y., emniyetteki sorgusunun tamamlanmasının ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesine sevk edildi. Saldırının ardından alışveriş merkezinde yaşanan kargaşanın cep telefonu görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde etraftakilerin saldırgana tepki gösterdiği, yıldız futbolcunun ise olayın şokuyla adeta donup kaldığı görülüyor.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:11
Esenyurt’ta nefes kesen uyuşturucu operasyonu: 450 gram uyuşturucu ele geçirildi
Narkotik polisi, Esenyurt’ta "zula evi" olarak kullanılan iki adrese baskın düzenledi. Koçbaşlarıyla kapıları kırarak evlere giren ekipler, 450 gram uyuşturucu ve 2 adet ruhsatsız tabanca ele geçirildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Ekipleri, Avcılar ve Esenyurt’ta iki ayrı adresin uyuşturucu ticaretinde "zula evi" olarak kullanıldığını tespit etti. Teknik ve fiziki takip ardından operasyon için düğmeye basan ekipler, 10 Mayıs günü eş zamanlı baskınlar düzenledi. Koçbaşları kullanarak adreslere giren ekipler 1 şahsı gözaltına aldı. Evlerde yapılan aramalarda 170 parça halinde 400 gram esrar, 67 parça halinde 50 gram kokain, 2 adet hassas terazi, bin 25 TL uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen para, 2 adet ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Operasyonda gözaltına alınan M.E.T.(23) isimli şahıs emniyetteki işlemleri ardından adliyeye sevk edildi. Zanlı, adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakıldı.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:11
Torreira’ya saldırının ardından yaşanan kargaşa kamerada
İstanbul’da Galatasaray’ın Uruguaylı futbolcusu Lucas Torreira’ya düzenlenen yumruklu saldırının ardından olay yerinde yaşanan kargaşanın cep telefonu kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Galatasaray’ın Uruguaylı futbolcusu Lucas Torreira, dün akşam saatlerinde Beyoğlu Kasımpaşa’da bulunan bir alışveriş merkezinde Y. Y. adlı kişinin yumruklu saldırısına uğramıştı. Torreira’nın olayı hafif sıyrıklarla atlattığı öğrenilirken, yakalanan şüpheli gözaltına alınmıştı. Olayın ardından saldırıyı gerçekleştiren Y. Y., emniyetteki sorgusunun tamamlanmasının ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesine sevk edildi. Saldırının ardından alışveriş merkezinde yaşanan kargaşanın cep telefonu görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde etraftakilerin saldırgana tepki gösterdiği, yıldız futbolcunun ise olayın şokuyla adeta donup kaldığı görülüyor.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 11:20
Bağcılar’da polisi yaralanan şahıslar adliyeye sevk edildi
İstanbul’un Bağcılar ilçesinde bıçaklı kavga esnasında olaya müdahale etmeye çalışan iki polis memurunu yaralayan şahıslar adliyeye sevk edildi. Bağcılar ilçesi Kirazlı Mahallesi Cahit Sıtkı Caddesi üzerindeki boş arsada 5 Mart tarihinde saat 12.33 sıralarında bilinmeyen bir nedenle taraflar arasında bıçaklı kavga çıktı. Olay yerine polis ekiplerinin sevk edilmesi üzerine ekipler tarafları ayırmaya çalıştı. Şahıslara müdahale edildiği esnada M.A. isimli şüpheli şahıs, iki polis memurunu el ve bacaklarından yaraladı. Olay yerinden kaçmaya çalışan şüpheli şahıs yakalandı. Kavgaya taraf olan S B. (39), I.B. (36) isimli şahıslar ile M.A. (17) isimli şahıs gözaltına alındı. Üst aramalarında, 4 adet bıçak ele geçirildi. Emniyette işlemleri biten şahıslar bugün adliyeye sevk edildi.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 11:19
Sosyal medya devlerinin "temsilcilik" oyunu
Türkiye’de sosyal medya şirketlerine getirilen temsilcilik zorunluluğunun büyük ölçüde kağıt üzerinde kaldığı, dijital reklam gelirlerinin hızla artmasına rağmen bu gelirlerin yurt dışına aktarılması nedeniyle ciddi bir ekonomik kayıp ve cari açık oluştuğu uzmanlar tarafından değerlendiriliyor.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 11:10
Beşiktaş’ta yangında büyük çapta hasar gören lüks araçlar olay yerinden kaldırıldı
İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde gece saatlerinde araç kiralama şirketi önünde çıkan yangında lüks araçlar zarar gördü. Zarar gören araçlar çekicilerle olay yerinden kaldırıldı. Olay saat 04.30 sıralarında Beşiktaş ilçesi Balmumcu Mahallesi Barbaros Bulvarı üzerinde bulunan 4 katlı binanın giriş katında bulunan oto galeride meydana gelmiş, park halindeki lüks otomobilde başlayan yangın diğer 14 araca da sıçrayarak büyümüştü. İhbar üzerine olay yerinde gelen çok sayıda itfaiye ekibi, yangını yaklaşık 1 saatlik çalışması sonucunda söndürmüştü. Yangında 15 otomobil büyük ölçüde hasar almıştı. Olayda kundaklama şüphesi üzerinde durulurken, büyük çapta hasar gören araçlar çekicilerle otoparklara kaldırıldı.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 11:08
Sosyal medya devlerinin "temsilcilik" oyunu
Türkiye’de sosyal medya şirketlerine getirilen temsilcilik zorunluluğunun büyük ölçüde kağıt üzerinde kaldığı, dijital reklam gelirlerinin hızla artmasına rağmen bu gelirlerin yurt dışına aktarılması nedeniyle ciddi bir ekonomik kayıp ve cari açık oluştuğu uzmanlar tarafından değerlendiriliyor. Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık ile hukukçu Prof. Dr. Murat Volkan Dülger’in değerlendirmelerine göre, milyonlarca kullanıcıya ulaşan küresel platformların Türkiye’de gerçek anlamda ofis ve veri yapılanması kurmaması, hem hukuki süreçleri zorlaştırıyor hem de vergi kaybını büyütüyor. 2024 yılında 158 milyar TL olan dijital reklam harcamalarının 2025’te 200 milyar TL’ye yükselmesi, geleneksel medyanın gelir kaybını hızlandırırken, bu dev bütçenin önemli kısmının yurt dışı merkezli platformlara gitmesi Türkiye ekonomisinde ciddi bir katma değer kaybı ve cari açık baskısı oluşturuyor. Sosyal medya şirketlerinin Türkiye’deki varlığı "sembolik" kaldı Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, 2020 yılında yapılan yasal düzenlemeyle günlük erişimi 1 milyonu aşan sosyal medya platformlarına temsilcilik açma zorunluluğu getirildiğini hatırlatarak, bu yükümlülüğün pratikte karşılık bulmadığını ifade etti. Kırık, "Bu şirketler kağıt üzerinde temsilcilik açtı ancak Türkiye’de aktif, faal bir ofis yapısı oluşturulmadı. Mahkemeler bilgi talep ettiğinde verilen yanıt genelde ‘veriler yurt dışında’ şeklinde oluyor. Bu da temsilciliklerin işlevini ortadan kaldırıyor. Türkiye’de gerçek bir yapılanma olmadığı için hem hukuki süreçlerin sekteye uğradığını hem de ekonomik anlamda ciddi kayıplar yaşanıyor, özellikle vergi konusunda büyük bir açık oluşuyor" dedi. Reklam gelirleri katlanıyor, para yurt dışına gidiyor Dijitalleşmeyle birlikte reklam pastasının hızla büyüdüğüne dikkat çeken Kırık, "2024’te dijital reklamlara ayrılan pay 158 milyar TL iken, 2025’te bu rakam 200 milyar TL’ye çıktı. Her geçen yıl bu pastanın büyüdüğünü görüyoruz. Ancak bu gelirler büyük ölçüde yurt dışı merkezli platformlara gidiyor. Geleneksel medyanın pay kaybettiğini belirten Kırık, bu durumun istihdam kaybına ve yerli medya yapısının zayıflamasına yol açtığını söyledi. Vergi oranı düşüyor, risk büyüyor Dijital hizmet vergisindeki düşüşe de dikkat çeken Kırık, 2025’te yüzde 7,5 olan verginin 2026’da yüzde 5’e, 2027’de ise yüzde 2,5’e gerileyeceğini belirterek, "Bu durum Türkiye ekonomisi açısından ciddi bir kayıp. Gelir artarken vergi oranının düşmesi, cari açığı daha da derinleştirir" dedi. Platformların gelirlerini şeffaf şekilde açıklamadığını da ifade eden Kırık, açıklanan rakamların gerçeği yansıtmadığını ve gerçek hacmin çok daha büyük olabileceğini öne sürdü. Kırık ayrıca sosyal medya platformları üzerinden kara para aklama riskine de dikkat çekerek, bağış ve yayın destekleri üzerinden elde edilen gelirlerin kripto para aracılığıyla sistem dışına çıkarılabildiğini söyledi. "Temsilcilikler daha çok hukuki formalite" İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Volkan Dülger ise sosyal medya şirketlerinin Türkiye’deki temsilciliklerinin daha çok hukuki taleplere yanıt vermek amacıyla kurulduğunu belirtti. Dülger, "Bu yapılar gerçek anlamda bir şirket şubesi gibi değil. Daha çok avukatlar üzerinden yürüyen, sınırlı fonksiyona sahip yapılar. Vergi hukukuna göre kazancın elde edildiği yerde vergilendirilmesi gerekiyor. Türkiye’deki kullanıcıya ulaşarak gelir elde eden platformların burada vergilendirilmesi gerekir. Ancak uygulamada bu konuda ciddi bir açık olduğu görülüyor" ifadelerini kullandı. Influencer ekonomisi büyüyor, denetim tartışmalı Dülger, sosyal medya üzerinden yapılan reklamların e-ticaretin en önemli unsurlarından biri haline geldiğini belirterek, influencer ekonomisinin ciddi bir büyüklüğe ulaştığını söyledi. "Influencer’lar üzerinden yapılan reklamlar satışları doğrudan etkiliyor. Bu ciddi bir gelir kapısı. Ancak bu gelirlerin tamamının ne ölçüde vergilendirildiği tartışmalı" diyen Dülger, mevcut sistemin geleneksel medya ile dijital platformlar arasında eşitsizlik oluşturduğunu ifade etti. Türkiye için çifte risk: Medya daralıyor, cari açık büyüyor Uzmanlara göre, sosyal medya şirketlerinin Türkiye’de gerçek bir ekonomik ve hukuki varlık göstermemesi, bir yandan yerli medyanın küçülmesine neden olurken diğer yandan milyarlarca liralık reklam gelirinin yurt dışına çıkmasına yol açarak cari açığı artırıyor.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 11:08
Haydarpaşa açıklarında yanan tekne alevlere teslim oldu
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen tekne yedeklenerek marinaya çekildi.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 11:03
ING Türkiye’de üst düzey atama
ING Türkiye’de üst düzey bir atama gerçekleşti. ING Türkiye İletişim ve Marka Deneyimi Direktörlüğü’ne, marka yönetimi alanında önemli bir deneyime sahip olan Sinem Serdar atandı. ING Türkiye’de üst düzey bir atama gerçekleşti. Marka yönetimi alanında önemli bir deneyime sahip olan Sinem Serdar, 6 Nisan 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ING Türkiye İletişim ve Marka Deneyimi Direktörü olarak atandı. Serdar, yeni dönemde bankanın marka yönetimi ve iletişim çalışmalarına liderlik edecek. Açıklamaya göre, marka yönetimi, pazarlama iletişimi, müşteri deneyimi, veri analitiği ve CRM alanlarında 18 yılı aşkın ulusal ve uluslararası birikime sahip olan Sinem Serdar, Koç Özel Lisesi’nin ardından İstanbul Üniversitesi ve Middlesex University’de lisans, Galatasaray Üniversitesi’nde ise yüksek lisans eğitimini tamamladı. Kariyeri boyunca teknoloji, otomotiv, enerji ve perakende gibi farklı sektörlerde önemli liderlik görevleri üstlendi. Royal Dutch Shell’de Global Marka ve Pazarlama İletişim Lideri olarak görev yaptıktan sonra, Migros’ta Müşteri Deneyim Stratejileri ve Pazarlama İletişimi Direktörü rolünde, veri odaklı yaklaşımıyla marka gücü ve müşteri bağlılığını destekleyen çalışmalara liderlik etti.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 10:49
Renklerin diliyle farkındalık: Ayşegül’ün sergisi büyük ilgi gördü
Küçükçekmece’de Güzel Sanatlar Akademisi Engelsiz Sanat Eğitimi branşı öğrencisi Ayşegül Doğan’ın eserlerinden oluşan "Ayşegül" başlıklı sergi, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında sanatseverlerle buluştu. Küçükçekmece Belediyesi Güzel Sanatlar Akademisi Engelsiz Sanat Eğitimi branşı öğrencisi Ayşegül Doğan’ın eserlerinden oluşan "Ayşegül" başlıklı sergi, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında sanatseverlerle buluştu. Güzel Sanatlar Akademisi Performans Galerisi’nde açılan sergi, özel çocukların potansiyeline dikkat çekerken duygusal anlara da sahne oldu. 13 yaşındaki Ayşegül Doğan’ın üç yıllık sanat yolculuğunun ürünü olan eserler, ziyaretçilerden tam not aldı. Ayşegül’ün özgün çalışmalarından oluşan sergide; sanat tarihine iz bırakmış ressamların portrelerinin illüstrasyon yorumları sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Sergi alanında kullanılan puzzle parçaları ise "Hepimiz bir bütünün parçasıyız" mesajıyla otizmin simgesel anlatımına vurgu yaptı. "Her çocuk doğru destekle kendi ışığını ortaya çıkarır" Serginin açılışında konuşan Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, özel bireylerin toplumsal hayata katılımını önemsediklerini belirterek şunları söyledi: "Bugün burada sadece bir serginin açılışını yapmıyoruz; emeğin, sabrın ve sevginin görünür olduğu çok özel bir yolculuğa tanıklık ediyoruz. Ayşegül’ün eserleri bize bir gerçeği hatırlatıyor: Her çocuk özeldir ve doğru destekle kendi ışığını mutlaka ortaya çıkarır. Bizler Küçükçekmece Belediyesi olarak hiçbir çocuğun geride kalmadığı bir kent için çalışıyoruz. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz Bi’Mola Engelsiz Yaşam Merkezimizde çocuklarımız destekleniyor. Ailelerimiz de bir mola veriyor. Çünkü biliyoruz ki bir çocuğun hayatına dokunmak, bir ailenin hayatını değiştirmektir" Anne Işıl Doğan: "Otizm bir eksiklik değil, farklı bir bakış açısıdır" Sergide duygusal anlar yaşayan anne Işıl Doğan ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bugün burada sadece bir sergi için değil, bir yolculuğun kutlaması için bir aradayız. Otizm bir eksiklik değil, farklı bir bakış açısıdır. Burada gördüğünüz eserler, kızımın kelimelerle ifade edemediklerinin renklerle ortaya çıkmış halidir. Bu süreçte sabrı, sevgiyi ve umudu bana öğreten kızım Ayşegül ile gurur duyuyorum. Bize bu imkânı sunan başta Belediye Başkanımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" Eğitmen Nimet Erdoğan: "Sanat, çocukların dünyasını anlamamızı sağlıyor" Ayşegül’ün öğretmeni Nimet Erdoğan ise Engelsiz Sanat Eğitimi çalışmalarının önemine dikkat çektiği konuşmasında, "Engelsiz Sanat Eğitimi branşımızda 2021 yılından bu yana çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Her yıl Otizm Farkındalık Haftası kapsamında bir öğrencimizin sergisini düzenliyoruz. Bu yıl Ayşegül’ün üç yıllık emeğini hep birlikte görüyoruz. Ayşegül’ün çizgileri, detaylara verdiği önem ve kendine özgü anlatımı bizlere farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Öğrencilerimiz sayesinde dünyaya daha dikkatli ve daha duyarlı bakmayı öğreniyoruz" ifadelerine yer verdi. Özel bireylerin potansiyeline dikkat çeken sergi, 25 Nisan tarihine kadar ziyaret edilebilecek.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 10:44
"Kanser tedavisinde hedefe yönelik yaklaşımlar umut veriyor"
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Esra Kaytan Sağlam, kanser tedavisinde son yıllarda yaşanan bilimsel gelişmelerin, hastalara daha kişiselleştirilmiş ve etkili tedavi seçenekleri sunduğunu belirterek özellikle kişiselleştirilmiş tedavilerin onkoloji alanında önemli bir dönüşüm sağladığını ifade etti. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl dünya genelinde yaklaşık 20 milyon yeni kanser vakası görüldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Kaytan Sağlam, kanserin halen küresel ölçekte en önemli sağlık sorunlarından biri olduğunu söyledi. Türkiye’de de her yıl 200 binden fazla yeni kanser vakasının tanı aldığını belirten Prof. Dr. Kaytan Sağlam, erken tanı ve doğru tedavi planlamasının hayati önem taşıdığını vurguladı. "Hedefe yönelik tedaviler tümörün biyolojisini hedef alıyor" Kanser tedavisinde klasik yöntemlerin yanı sıra son yıllarda geliştirilen hedefe yönelik tedavilerin, tümör hücrelerinin biyolojik özelliklerini hedef aldığını belirten Prof. Dr. Esra Kaytan Sağlam, "Hedefe yönelik tedaviler kanser hücrelerinin büyümesini sağlayan belirli moleküler mekanizmalar üzerinde etkili olurken spesifik olarak tümör hücrelerini yok edebiliyor. Tümörün biyolojisini bilmek, patoloji ve genetik uzmanları yardımı ile moleküler düzeyde hastalığı tespit ederek ilgili molekülü bloke ederek hastalığın hızla kontrolünü sağlamak mümkün olmakta. Kanser tedavilerinde farklı disiplinlerdeki hekimlerin ortak akıl ve bir ekip ile tedaviyi üstlenmeleri hem daha az yan etki hem de daha etkili, hastalarımızı daha az yoran tedavileri beraberinde getirmiştir" dedi. "Kişiye özel tedavi dönemi güçleniyor" Onkolojide artık kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımının giderek daha fazla önem kazandığını ifade eden Prof. Dr. Kaytan Sağlam, hastaların genetik ve moleküler özelliklerinin tedavi planlamasında belirleyici olduğunu söyledi. Sağlam, "Her kanser aynı değildir. Aynı organda ortaya çıkan kanserlerde bile tümörün genetik yapısı farklı olabilir. Bu nedenle moleküler analizler ve biyobelirteçler sayesinde hangi hastanın hangi tedaviden daha fazla fayda göreceği belirlenebilmektedir. Bu yaklaşım, tedavi başarısını artırırken gereksiz tedavilerin de önüne geçebilir" ifadelerini kullandı. "Radyoterapi ile kombine tedaviler başarıyı artırabiliyor" Hedefe yönelik tedavilerin birçok hastada radyoterapi ve diğer tedavi yöntemleriyle birlikte uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Kaytan Sağlam, multidisipliner yaklaşımın önemine dikkat çekti. Kaytan Sağlam, "Kanser tedavisi artık tek bir yönteme dayanmıyor. Cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin uygun kombinasyonları hastaya özel olarak planlanıyor. Bu multidisipliner yaklaşım, özellikle ileri teknolojiye sahip radyoterapi yöntemleriyle birlikte uygulandığında tedavi başarısını önemli ölçüde artırabiliyor. Erken evre hastalıklarda küratif tedaviler daha ön planda cerrahi ve radyoterapi veya kemoterapi/hedefli tedaviler ve radyoterapi gibi farklı disiplinlerin ortak tedavileri ile uzun sağkalımlar ve kür oranları oluşturmaktadır. Bununla beraber ileri evre ve metastatik hastalıklar da son dönemlerde tümör konseylerinde tartışılarak kemo-immunoterapiler ile birlikte stereotaktik vücut radyoterapisi yöntemi ile dirençli odaklar tespit edilerek etkili (ablatif) doz belli bir noktada yoğunlaştırılabilmektedir. Bu şekilde hem hastanın etkili olan immunoterapisi veya hedefli tedavileri devam edebilmekte hem de bu tedavilere dirençli tümör odakları hızla yok edilebilmektedir" dedi. Radyoterapi teknolojilerindeki gelişmelere de değinen Kaytan Sağlam, "Radyoterapi uygulamalarında bilgisayar teknolojileri ile birleşerek görüntü kılavuzluğunda, tümör odaklarını daha net görerek yapılabilmesi metastatik odakların da daha etkili tedavi yapılabilmesine imkan sağlamıştır. Radyoterapi teknolojileri ile birlikte 5-6 haftalara uzayan tedaviler meme kanseri, prostat kanseri gibi pek çok tümörde daha kısa sürede tamamlanabilir hale gelmiştir. Bu hastaların uyumunu da arttırmıştır. Erken ve geç dönem izlemlerinde de yan etki profilinin tolerabıl olduğu ve artmadığı gözlemlenmiştir" diye konuştu. "Erken tanı ve düzenli kontroller hayati önem taşıyor" Kanserle mücadelede erken tanının hâlâ en önemli faktörlerden biri olduğunu vurgulayan Kaytan Sağlam, düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Kaytan Sağlam, "Kanser birçok türde erken evrede yakalandığında tedavi şansı oldukça yüksektir. Bu nedenle özellikle risk grubundaki bireylerin düzenli tarama programlarına katılması ve vücuttaki olağan dışı belirtileri ihmal etmemesi büyük önem taşır" dedi. Tarama programları ve aşılar kanserle mücadelede kritik rol oynuyor Meme kanseri taramalarının artmasıyla birlikte vakaların önemli bir bölümünün erken evrede yakalanabildiğini belirten Kaytan Sağlam, aynı hassasiyetin diğer kanser türlerinde de gösterilmesi gerektiğini söyledi. Kaytan Sağlam, "Meme kanseri taramalarının artması ve kadınların bu konudaki hassasiyetleri ile artık vakaların yüzde 75’i erken evre olarak görülmektedir. Aynı hassasiyeti erkeklerin de göstermesi prostat kanserlerinde de fark oluşturacaktır" dedi. Türkiye’de uygulanan tarama programlarına da değinen Kaytan Sağlam, "Yurdumuzda da tarama programları içinde kolonoskopi ve endoskopi bulunmaktadır. 45-50 yaş, herhangi bir şikayeti olmayan bireylerin endoskopi ve kolonoskopi yaptırması kanser sıklığında her iki cinste de 3. sırada sıklıkla görülen barsak tümörlerini çok erken yakalayarak hastalıktan kurtulmak mümkündür. Maalesef bu konuda kişilerin direnci barsak ve rektum tümör sıklığını düşürmememizde en önemli etkendir" ifadelerini kullandı. HPV aşısı kadınlarda yüzde 90’a ulaşmalı HPV aşısının önemine dikkat çeken Kaytan Sağlam, "Dünyada 160 ülkede günümüzde HPV aşıları ve aktif tarama programları etkin olarak yapılmaktadır. Serviks kanseri artık gelişmiş ülkelerde tamamen yok olmuş ve hiç yeni vaka görülmemekte iken yurdumuzda aşı karşıtlığı ve maddi sorunlar nedeniyle HPV aşısı yaptıran kişi sayısı çok azdır. Hatta tıp fakültesi öğrencileri arasında yaptığımız bir değerlendirmede de aşılanmış öğrencilerimizin yüzde 5 gibi çok düşük oranda olduğunu üzülerek tespit ettik" dedi. Kaytan Sağlam, yalnızca kadınların değil erkeklerin de aşılanmasının önemine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: "Sadece kız çocukların -kadınların aşılanması yüzde 90’lara ulaşmalı ki bu hastalık ortadan kaldırılabilsin. Eğer erkek ve kadınlar birlikte aşılanabilirse yüzde 60 bireyin aşılanması da epidemiyolojik olarak başarıyı birlikte getirecektir. Dolayısı ile erkekten kadına ve kadından erkeğe bulaşı önlemek ve hastalığı ortadan kaldırabilmek için her iki cinste de aşılanma yapılması önem arz etmektedir." Sağlıklı yaşam alışkanlıkları kanser riskini azaltabilir Kanserde genetik yatkınlığın tamamen ortadan kaldırılamayacağını belirten Kaytan Sağlam, yaşam tarzının hastalık riskini önemli ölçüde etkilediğini söyledi. Kaytan Sağlam, "Kanserdeki genetik yatkınlığın önüne geçmek mümkün olamamaktadır. Fakat beslenme şeklimizi düzenlemek, egzersiz yapmaya dikkat etmek, sigara vg bilinen risk faktörlerinde uzaklaşmak, rutin kontrollerimizi yaptırmak, aşılanmak gibi farkındalıklarımızın arttırılması ile kanser hastalığını yaşamımızı kısaltan bir hastalık olmaktan çıkarabilir ve daha uzun sağkalım sürelerini beraberinde getirebilir" dedi.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 10:40
Fenerbahçe Medicana Voleybol Takımları kampanya filmi yayınlandı
Fenerbahçe Kadın ve Erkek Voleybol Takımları isim ve sağlık sponsoru Medicana Sağlık Grubu, hazırladığı reklam filmini kamuoyuyla paylaştı. Medicana 17 farklı spor kulübüne, federasyona ve bireysel sporcuya verdiği sponsorluk desteğiyle spora katkı sunmayı sürdürüyor. Sponsorluk yatırımları yalnızca sosyal sorumluluk kapsamında değil, aynı zamanda geleceğe yönelik stratejik bir yaklaşım olarak ele alınıyor. Profesyonel liglerin yanı sıra gençlik turnuvaları, kadın sporcular ve amatör branşlara sağlanan destekle sporun toplumsal etkisinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün resmi sağlık sponsorluğu ve Fenerbahçe Kadın ve Erkek voleybol takımlarının isim ve sağlık sponsorluğunu üstlenen Medicana, yeni bir kampanya filmi hazırladı. Yeni kampanya filminde Fenerbahçe Spor Kulübü’nün sponsorluğunu vurgulayan Medicana, spordaki varlığını yalnızca görünürlükle sınırlı tutmayarak kalıcı değer üretmeyi ve gençlere ilham vermeyi hedefledi. Kampanya filmini oyuncu Nejat İşler’in sesiyle yayına sunan Medicana, Fenerbahçe voleybol takımları sponsorluğu için "Bizim adımız, ‘zafer benim’ diyenlerin göğsünde Birlikte nice zaferlere" mesajını ön plana çıkarıyor.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 10:20
Borsa haftaya yükselişle başladı
Borsa, haftaya yüzde 0,25’lik yükselişle başladı. Borsa İstanbul 100 (BIST) endeksi haftanın ilk iş gününe yüzde 0,25’lik yükselişle başladı. Endeks, 32,63 puanlık artışla 12.968,98 puan oldu. Açılışta bankacılık endeksi yüzde 0,36, holding endeksi 0,11 değer kazandı.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 10:13
Avcılar’da komşuların yumruklu sopalı kavgası
İstanbul’un Avcılar ilçesinde komşular arasında bilinmeyen bir nedenle yumruklu sopalı kavga çıktı. Yaşanan kavga anı cep telefonu kamerasına yansıdı.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 10:08
OMSAN otomotiv lojistiğindeki konumunu uluslararası sahada güçlendirdi
OYAK OMSAN Lojistik, Renault Slovenya-Romanya hattıyla Avrupa pazarında ölçekli büyüme dönemine girdiğini duyurdu. Otomotiv lojistiğindeki konumunu uluslararası sahada pekiştirdiğini duyuran şirket, yönünü Asya Pasifik bölgesine çevirdi. OYAK 2030 vizyonu doğrultusunda büyüme stratejisini hayata geçiren OMSAN Lojistik, uluslararası operasyon ağını yeni bir eşikle güçlendirdi. Şirket, Renault Fransa ile markanın bitmiş araçlarının Slovenya’dan Romanya’ya taşınmasına yönelik önemli bir anlaşmaya imza attı. Bu adımın OMSAN’ın yurt dışı taşımacılığında ulaştığı operasyonel olgunluğunu teyit ettiği belirtildi. Şirket Avrupa pazarında kalıcı büyüme hedefleri açısından kritik bir dönüm noktasını aşarken yönünü Asya Pasifik bölgesine çevirdi. "Anlaşma Avrupa’da derinleşmenin yansıması" Yapılan anlaşmayı değerlendiren Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, güçlü operasyonel kabiliyetini, organizasyonel disiplinini ve uluslararası kalite standartlarına uyumunu sahada kanıtlayan OMSAN’ın bölgesinde büyük üreticiler için güvenilir bir çözüm ortağı haline geldiğini bildirdi. Ergun Arıburnu, OMSAN Lojistik’in Renault Fransa ile yaptığı anlaşmayı yalnızca yeni bir hat ya da yeni bir operasyon olarak görmediklerini kaydetti. Arıburnu, tamamlanmış araçların Slovenya’dan Romanya’ya taşınmasına yönelik gelişmenin, yeni bir dönemin Avrupa koridorlarında derinleşme, yeni hatlarla ağını genişletme ve katma değeri yüksek sektörlerde uzun vadeli iş birlikleri kurma hedefinin somut bir yansıması olduğunu vurguladı. "Gelişme uluslararası alanda yetkinliğin tescili" Söz konusu anlaşmayı OMSAN’ın uluslararası ölçekte ulaştığı yetkinliğin bir tescili olarak gördüklerinin altını çizen Ergun Arıburnu, "Otomotiv lojistiği, hata payı olmayan, yüksek disiplin ve kusursuz planlama gerektiren bir alan. Renault gibi küresel bir markanın Avrupa hattında OMSAN’a güvenmesi, yıllardır sahada inşa ettiğimiz operasyon kültürünün doğal bir sonucudur" dedi. Avrupa’da kalıcı oyuncu olma stratejiyle hareket ettiklerini dile getiren Ergun Arıburnu, "Yüksek hacimli, zaman hassasiyeti yüksek ve kalite standartları son derece sıkı otomotiv lojistiği operasyonlarında elde edilen bu başarı, OMSAN’ın yalnızca taşıyan değil, planlayan, yöneten ve değer üreten bir lojistik oyuncusu olarak konumlandığını ortaya koyuyor" bilgisini verdi. "Globalde kalıcı bir güç haline gelmeyi hedefliyoruz" OMSAN’ı otomotiv lojistiğinde Avrupa ve yakın coğrafya ile birlikte global ölçekte kalıcı bir güç haline getirmeyi hedeflediklerine dikkat çeken Arıburnu şunları söyledi: "Slovenya - Romanya hattı bu yolculukta önemli bir eşik. Bundan sonra daha fazla hat, daha fazla ülke ve daha fazla katma değer üreten iş modeliyle yolumuza devam edeceğiz. Diğer taraftan yönümüzü Asya Pasifik’e çevireceğiz. OMSAN’ın büyümesi, sadece hacimle değil, kalite, güven ve sürdürülebilirlikle tanımlanacaktır."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder