Yerel Haberler
İstanbul
21 Mart 2026 Cumartesi - 21:32 Nevruz Bayramı Bahçelievler’de coşkuyla kutlandı İstanbul Bahçelievler’de, baharın gelişini müjdeleyen Nevruz Bayramı coşkuyla karşılandı. Nevruz ateşi ve geleneksel etkinliklerin yer aldığı programda birlik, beraberlik ve kardeşlik duyguları paylaşıldı. Her yıl 21 Mart’ta yurdun dört bir yanında baharın gelişinin sembolü olarak kutlanan gece ile gündüzün eşitlendiği ilkbahar ekinoksu olarak bilinen 21 Mart Nevruz Anma Günü vesilesiyle düzenlenen Nevruz Bayramı, Bahçelievler’de coşkuyla kutlandı. Zafer Mahallesi’nde kurulan etkinlik alanında düzenlenen programa, Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır, ilçe protokolü, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar, basın mensupları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda, bayramın geleneklerinden olan nevruz ateşi de yakıldı. Katılımcılar baharın gelişini halay çekerek kutladı. Kutlamalar, birlik ve beraberlik mesajları eşliğinde renkli görüntülere sahne oldu. Bu yıl Nevruz Bayramı’nın Ramazan Bayramı’na denk gelmesiyle birlikte kutlamalarda çifte bayram havası yaşandı. "Orta Asya’dan beri kutlanan bir bayramımız" Programda yaptığı konuşmasında vatandaşların bayramını kutlayan ve ‘Sultan Nevruz’ isimli şiiri okuyan Başkan Bahadır, "Nevruz yeni gün demek gündüz ile gecenin eşitlendiği baharın temsilcisi, çiçeklerin açıldığı, tarihimizde Orta Asya’dan beri kutlanan bir bayramımız. Herkesin 21 Mart Nevruz Bayramını kutluyorum. Ramazan ayında içimizde hep bir hüzün vardı, mübarek Ramazan ayında Siyonist İsrail, Müslümanları birbirine kırdı. Müslüman İran, Müslüman Körfez ülkelerine saldırıyor, hamdolsun ülkemizde sorun yok Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında güçlü bir ülkeyiz. Türkiye Cumhuriyeti devletinde bizim için kimsenin siyasi görüşü önemli değil, ırkı mezhebi önemli değil, biz onları insan olarak görüyoruz. Bahçelievler’de 700 bin insan yaşıyor, hem vatandaşlarımıza hem de çalışanlarıma ayrım yapmam, yaptırmadım, yaptırmayacağız 7 yıldır bunun mücadelesini veriyorum bizim kapımız herkese açık" dedi. Başkan Hakan Bahadır’ın konuşmasının ardından kutlama programı, eğlenceli sahne performansları ile devam etti.
21 Mart 2026 Cumartesi - 21:28 Baharın habercisi Nevruz Bayramı Bahçelievler’de coşkuyla kutlandı İstanbul Bahçelievler’de, baharın gelişini müjdeleyen Nevruz Bayramı coşkuyla karşılandı. Nevruz ateşi ve geleneksel etkinliklerin yer aldığı programda birlik, beraberlik ve kardeşlik duyguları paylaşıldı. Her yıl 21 Mart’ta yurdun dört bir yanında baharın gelişinin sembolü olarak kutlanan gece ile gündüzün eşitlendiği ilkbahar ekinoksu olarak bilinen 21 Mart Nevruz Anma Günü vesilesiyle düzenlenen Nevruz Bayramı, Bahçelievler’de coşkuyla kutlandı. Zafer Mahallesi’nde kurulan etkinlik alanında düzenlenen programa, Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır, ilçe protokolü, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar, basın mensupları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda, bayramın geleneklerinden olan Nevruz ateşi de yakıldı. Katılımcılar Nevruz ateşi etrafında bir araya gelerek baharın gelişini halay çekerek kutladı. Kutlamalar, birlik ve beraberlik mesajları eşliğinde renkli görüntülere sahne oldu. Bu yıl Nevruz Bayramı’nın Ramazan Bayramı’na denk gelmesiyle birlikte kutlamalarda çifte bayram havası yaşandı. "Orta Asya’dan beri kutlanan bir bayramımız" Programda yaptığı konuşmasında vatandaşların bayramını kutlayan ve ‘Sultan Nevruz’ isimli şiiri okuyan Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır, "Nevruz yeni gün demek gündüz ile gecenin eşitlendiği baharın temsilcisi, çiçeklerin açıldığı, tarihimizde Orta Asya’dan beri kutlanan bir bayramımız. Herkesin 21 Mart Nevruz Bayramını kutluyorum. Ramazan ayında içimizde hep bir hüzün vardı, mübarek Ramazan ayında Siyonist İsrail, Müslümanları birbirine kırdı. Müslüman İran, Müslüman Körfez ülkelerine saldırıyor, hamdolsun ülkemizde sorun yok Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında güçlü bir ülkeyiz. Türkiye Cumhuriyeti devletinde bizim için kimsenin siyasi görüşü önemli değil, ırkı mezhebi önemli değil, biz onları insan olarak görüyoruz. Bahçelievler’de 700 bin insan yaşıyor, hem vatandaşlarımıza hem de çalışanlarıma ayrım yapmam, yaptırmadım, yaptırmayacağız 7 yıldır bunun mücadelesini veriyorum bizim kapımız herkese açık" dedi. Başkan Hakan Bahadır’ın konuşmasının ardından kutlama programı, eğlenceli sahne performansları ile devam etti.
Çatalca’da dere taşkını vatandaşları yıllardır mağdur ediyor
08 Şubat 2026 Pazar - 10:04 Çatalca’da dere taşkını vatandaşları yıllardır mağdur ediyor Çatalca’da kış aylarında taşan ve üzerinde o bölgede köprü bulunmayan dere nedeniyle mahalle sakinleri evlerine ulaşmakta zorlanıyor. Büyük risk alarak derenin üstündeki taşlara basarak karşıya geçmeye çalışan vatandaşlar, soruna çözüm bulunmasını istiyor. Çatalca Karamandere Mahallesi’nde, yağmur ve kar sularıyla seviyesi yükselen dere, mahalle sakinlerinin yaşamını olumsuz etkiliyor. Bölgede araç ve yaya geçişi için bir köprü bulunmaması, vatandaşların özellikle kış aylarında, derenin diğer tarafındaki evlerine geçişini zorlaştırıyor. Bölge sakinleri, daha önce derenin ortasına konulan büyük taşların üzerine basarak karşıya geçmeye çalışıyor, su seviyesinin yükseldiği dönemlerde evlerinin bulunduğu alanda mahsur kalıyor. Geçtiğimiz günlerde yaşanan kar yağışı sonrası dere yeniden taşarken, bazı vatandaşlar 5 gün boyunca karşıya geçemediğini söyledi. Mahallede yaşayan öğrenciler okula gitmekte güçlük çekerken, çocuklarını sırtında ya da kucağında taşıyarak karşıya geçirmeye çalışan vatandaşlar, yaşanan tehlike nedeniyle endişe duyuyor. Karamandere Mahallesi sakinleri, can güvenliklerinin tehlikede olduğunu belirterek, yetkililerden kalıcı bir çözüm ve köprü yapılmasını istiyor. "Araçların zaten geçmesi mümkün değil, biz çocukları genelde sırtımıza alıyoruz" Mahalle sakinlerinden Yavuz Eren, "19 yıldır mahalle sakini olduğunu ve sonbaharda su seviyesinin yükseldiğini belirterek, "Çocukların da okula başlama zamanları o zamanlara denk geldiği için burada çocuklar geçemiyorlar. Okula gitmek için de bu dereyi kullanmak zorunda kalıyoruz. Bazen çok büyük tehlikeler de atlatıyoruz. Maalesef çocukları kucağımıza götürdüğümüz için çocuklar da biz de düşebiliyoruz. Market alışverişlerimizi karşı tarafta komşularımız var, onların yardımlarıyla ip atarak temel gıdaları alabildik. Beş gün boyunca mahsur kaldık. Çocuklar okula da gidemediler. Biz de maalesef işe gidemedik. Araçların zaten geçmesi mümkün değil. Biz çocukları genelde sırtımıza alıyoruz. Tek tek geçirmeye çalışıyoruz. Okula gidebilmeleri için de buradan dereden geçmeleri yeterli değil. Bir de burada ormanın içerisinden yaklaşık bir kilometre ana asfalta yürümek zorunda kalıyorlar. Çünkü servis buraya kadar gelmiyor. Bakın mesela şu anda karşıdan geçmeye çalışan biri var. Çocukları kucağında. Nasıl geçeceğini düşünüyor şu anda. Gerçekten mağduruz. Basit bir köprü bile yapılabilse en azından, çok büyük bir köprüye de ihtiyacımız yok. Ufak bir köprü bile yapılsa en azından arabalarla geçemesek bile yürüyerek geçip temel ihtiyaçlarımızı karşılayabileceğiz" şeklinde konuştu. "Bir komşumuzun ayağı kırıldı" Merve Eren isimli vatandaş, "Bu böyle şu an su seviyesi inmiş hali. Hastaneye gidemiyoruz zaten. Ayrıyeten üç gündür de çocuğumu okula gönderemedim ben. Bugün daha yeni böyle bu şekilde su seviyesi indiği için okula gidebildi, o da zor şartlar altında. Geçenlerde bir komşumuzun ayağı kırıldı geçerken taştan kaydı düştü. O yüzden mağduriyetimiz var. Giderilmesini talep ediyoruz. Yani en azından bir köprü, araç geçişi olmasa bile yaya geçişi olan bir köprü bizi kurtarabilir" dedi. Mahalleli Veysel Özcan, "Buradaki mağduriyetimiz bu dereden dolayı, yağmur, yağış olduğu zaman bu dereden karşı tarafa geçemiyoruz. Ben emekliyim. Benim çocuğumun bir tanesi okula gidiyor. Okula gittiğinden dolayı çocuğumu buraya getiremiyorum. Dolayısıyla benim ailem de yanında kalmak zorunda kalıyor. O yüzden ben burada tek başıma kalıyorum, bir de kira veriyorum. Kendi evim var burada ama kira vermek zorunda kalıyorum, o da bizim her türlü mağduriyetimiz oluyor. Yol yok, köprü yok. Çocukları mecburiyetten göndermek zorunda kalıyoruz. Burada çok sıkıntılar yaşadık. Geçen sene ben bu suda az kalsın boğuluyordum. Şişme botlarla karşıya geçmeye çalıştık ekmeğimizi almak için su yükseldi ve şişme bot devrildi. Az kalsın boğuluyordum. En azından burada bir köprü yapılmasını istiyoruz" dedi. Ali Akyüz ise "Market alışverişinden geliyorum. Bu dereden biraz sonra geçmeye çalışacağım. Benim hastalarım var, bir türlü bu dereden karşıdan karşıya gelip geçemiyoruz. Yani Allah aşkına buraya bir köprü yapalım. Kaçıncı asırda yaşıyoruz? Bu bir rezillik. Dereden geçsem aracım gider. Geçen arkadaşımızın aracı uçtu buraya, dört gün suyun altında kaldı orada. Kendisini jandarma geldi kurtardı. Araç geçmez. Şimdi aldım üç günlük ihtiyacımı gidiyorum. Üç gün sonra tekrar getireceğim. Bu havaya bak. Belki üç gün sonra daha büyük yağmurlar yağacak" diye konuştu.
Yarım asrı aşan evlilikler gençlere örnek oldu
08 Şubat 2026 Pazar - 09:38 Yarım asrı aşan evlilikler gençlere örnek oldu Büyükçekmece’de düzenlenen programda, 50 yıl ve üzeri evli çiftler bir araya gelerek gençlere evlilikle ilgili tavsiyelerde bulundu. Programa katılan Osman Yurtkulu, "73 yaşındayım, 56 senedir evliyim. İyisiyle kötüsüyle şimdiye kadar bu evliliği sürdürdük. Hiçbir zaman için birbirimizi kırmadık. Bu evliliğin devamı da saygı, sevgidir" dedi. Büyükçekmece Kumburgaz Mahallesi’nde faaliyet gösteren bir dernek, 50 yıl ve üzeri evli kalan çiftler için anlamlı bir buluşma düzenledi. Programda, yarım asırdan fazla süredir evliliklerini sürdüren çiftler bir araya gelerek tecrübelerini paylaştı. Uzun yıllardır aynı yastığa baş koyan katılımcılar, evliliklerinde sevgi, saygı, sabır ve anlayışın en önemli unsurlar olduğunu vurguladı. Gençlere tavsiyelerde bulunan çiftler, iyi günde de kötü günde de birlikte hareket etmenin evliliği ayakta tuttuğunu ifade etti. Son yıllarda boşanma oranlarının artmasından duydukları üzüntüyü dile getiren katılımcılar, evliliğin emek, fedakârlık ve karşılıklı hoşgörüyle yürütülebileceğini belirterek küçük sorunların büyütülmemesi gerektiğini, konuşarak ve anlayışla her zorluğun aşılabileceğini aktardı. "Evliliğin devamı saygı, sevgidir" Programa katılan Osman Yurtkulu, "73 yaşındayım, 56 senedir evliyim. İyisiyle kötüsüyle şimdiye kadar bu evliliği sürdürdük. Hiçbir zaman için birbirimizi kırmadık. Bu evliliğin devamı da saygı, sevgidir. Şimdi günümüzdeki, boşanmalar hep şu yönden oluyor, bunlar hep hazırcı oluyor, biz kendimiz kazandık, kendimiz çalıştık, kendimiz bu hale geldik. Şimdikiler tabii ki araba, ev, yat, kat istiyorlar. O yönden boşanmalar oluyor. Onlarda pek saygı, sevgi, yeni çiftlerde yok zannediyorum. Birbirine sarılmalı, iyi günde kötü günde beraber olmaları lazım. Birbirlerinin yanında olmaları lazım" dedi. Osman Yurtkulu’nun eşi Medine Yurtkulu ise "Çok güzel geçti evliliğimiz Çok şükür, hiçbir kötülüğümüz olmadı, her zaman iyiydik iyi olduk, birbirimizi saydık sevdik. Çok şükür yalan konuşmadık. Sevgimiz, saygımız bu yaşa kadar gitti çok şükür. İyi olsunlar, birbirlerine saygıları olsun, büyüklerini küçüklerini bilsinler. Ömür boyu mutlu olsunlar" şeklinde konuştu. Adıgüzel Çalışkan isimli bir başka katılımcı ise, "78 yaşındayım, 58 yıl 20 gündür evliyim. Çok iyi geçti, maddi durumumuzun iyi olduğu zaman da oldu kötü olduğu zaman da oldu. Vara hamdettik, yoka da şükrettik. Elhamdülillah bugünlere kadar gelmiş bulunuyoruz. Boşanmalar konusuna gelince, boşanmalar çok çoğaldı. Ben şunu tavsiye ediyorum gençlerimize, bir insan varlığa şükrederse, yoksulluğa da şükrederse, elhamdülillah aşamayacağı hiçbir engel olmaz. Hep beraber gönül gönüle, sırt sırta verdiğimiz müddetçe aşılmayacak hiçbir engel olmaz" ifadelerini kullandı. "Sabah kahvaltısı yapmadan kocalarını işe göndermesinler" Katılımcı Cemal Rıza Türker ise, "1967 yılında evlendik. Görücü usulü evlendim. Hanımlar kocalarına hizmet etmiyorlar. Sabah kahvaltısı yapmadan kocalarını işe göndermesinler. Eve gelince güzel muamele yapsınlar. En fazla bundan oluyor. Görücü usulüyle evlenenlerin yüzde sekseninde hiçbir ayrılık yok. Sevip de ayrılanlara ben kızıyorum" dedi. Gülsüm Türker ise "Çok güzel bir evliliğimiz oldu. Çok mutluyum. Bu zamana kadar bizim gibi evli olan yoktur" diye konuştu.
Yarım asrı aşan evlilikler gençlere örnek oldu
08 Şubat 2026 Pazar - 09:24 Yarım asrı aşan evlilikler gençlere örnek oldu Büyükçekmece’de düzenlenen programda, 50 yıl ve üzeri evli çiftler bir araya gelerek gençlere evlilikle ilgili tavsiyelerde bulundu. Programa katılan Osman Yurtkulu, "73 yaşındayım, 56 senedir evliyim. İyisiyle kötüsüyle şimdiye kadar bu evliliği sürdürdük. Hiçbir zaman için birbirimizi kırmadık. Bu evliliğin devamı da saygı, sevgidir" dedi. Büyükçekmece Kumburgaz Mahallesi’nde faaliyet gösteren bir dernek, 50 yıl ve üzeri evli kalan çiftler için anlamlı bir buluşma düzenlendi. Programda, yarım asırdan fazla süredir evliliklerini sürdüren çiftler bir araya gelerek tecrübelerini paylaştı. Uzun yıllardır aynı yastığa baş koyan katılımcılar, evliliklerinde sevgi, saygı, sabır ve anlayışın en önemli unsurlar olduğunu vurguladı. Gençlere tavsiyelerde bulunan çiftler, iyi günde de kötü günde de birlikte hareket etmenin evliliği ayakta tuttuğunu ifade etti. Son yıllarda boşanma oranlarının artmasından duydukları üzüntüyü dile getiren katılımcılar, evliliğin emek, fedakârlık ve karşılıklı hoşgörüyle yürütülebileceğini belirterek küçük sorunların büyütülmemesi gerektiğini, konuşarak ve anlayışla her zorluğun aşılabileceğini aktardı. "Evliliğin devamı saygı, sevgidir" Programa katılan Osman Yurtkulu, "73 yaşındayım, 56 senedir evliyim. İyisiyle kötüsüyle şimdiye kadar bu evliliği sürdürdük. Hiçbir zaman için birbirimizi kırmadık. Bu evliliğin devamı da saygı, sevgidir. Şimdi günümüzdeki, boşanmalar hep şu yönden oluyor, bunlar hep hazırcı oluyor, biz kendimiz kazandık, kendimiz çalıştık, kendimiz bu hale geldik. Şimdikiler tabii ki araba, ev, yat, kat istiyorlar. O yönden boşanmalar oluyor. Onlarda pek saygı, sevgi, yeni çiftlerde yok zannediyorum. Birbirine sarılmalı, iyi günde kötü günde beraber olmaları lazım. Birbirlerinin yanında olmaları lazım" dedi. Osman Yurtkulu’nun eşi Medine Yurtkulu ise "Çok güzel geçti evliliğimiz Çok şükür, hiçbir kötülüğümüz olmadı, her zaman iyiydik iyi olduk, birbirimizi saydık sevdik. Çok şükür yalan konuşmadık. Sevgimiz, saygımız bu yaşa kadar gitti çok şükür. İyi olsunlar, birbirlerine saygıları olsun, büyüklerini küçüklerini bilsinler. Ömür boyu mutlu olsunlar" şeklinde konuştu. Adıgüzel Çalışkan isimli bir başka katılımcı ise " 78 yaşındayım, 58 yıl 20 gündür evliyim. Çok iyi geçti, maddi durumumuzun iyi olduğu zaman da oldu kötü olduğu zaman da oldu. Vara hamd ettik, yoka da şükür ettik. Elhamdülillah bugünlere kadar gelmiş bulunuyoruz. Boşanmalar konusuna gelince, boşanmalar çok çoğaldı. Ben şunu tavsiye ediyorum gençlerimize, bir insan varlığa şükrederse, yoksulluğa da şükrederse, elhamdülillah aşamayacağı hiçbir engel olmaz. Hep beraber gönül gönüle, sırt sırta verdiğimiz müddetçe aşılmayacak hiçbir engel olmaz" ifadelerini kullandı. "Sabah kahvaltısı yapmadan kocalarını işe göndermesinler" Katılımcı Cemal Rıza Türker, "1967 yılında evlendik. Görücü usulü evlendim. Hanımlar kocalarına hizmet etmiyorlar. Sabah kahvaltısı yapmadan kocalarını işe göndermesinler. Eve gelince güzel muamele yapsınlar. En fazla bundan oluyor. Görücü usulüyle evlenenler yüzde sekseninde hiçbir ayrılık yok. Sevip de ayrılanlara ben kızıyorum" dedi. Gülsüm Türker ise "Çok güzel bir evliliğimiz oldu. Çok mutluyum. Bu zamana kadar bizim gibi evli olan yoktur" şeklinde konuştu.
Yurtta hava durumu
08 Şubat 2026 Pazar - 09:13 Yurtta hava durumu Ülke genelinin parçalı ve çok bulutlu, Mersin ve Karaman hariç yurt genelinin aralıklı yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların genellikle yağmur ve sağanak, Doğu Anadolu’nun doğusu, Sivas, Bayburt, Bingöl ve Tunceli çevreleri ile Doğu Karadeniz’in yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor. Yağışların, Doğu Karadeniz kıyıları, Güneydoğu Anadolu’nun doğusu, İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Yalova, Bursa, Çanakkale, Aksaray, Niğde, Ordu, Hakkari, Bitlis, Bingöl, Muş ve Şırnak çevreleri ile Balıkesir’in kuzey kesimlerinde yer yer kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde doğu bölgelerde buzlanma ve don olayı bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunda yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmakta. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan tahminlere göre, hava sıcaklıkları kuzey ve iç kesimlerde biraz azalacak, ülke genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyredecek. Rüzgarın ise genellikle güney, Marmara ve Batı Karadeniz’de kuzey yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: Ankara: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı 12 İstanbul: Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı (Yağışların, öğle saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.) 12 İzmir: Parçalı ve çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde sağanak yağışlı 18 Adana: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak yağışlı 18 Antalya: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı 18 Samsun: Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı 12 Trabzon: Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı (Yağışların, öğle saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.) 12 Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu, yarın (Pazartesi) gece saatlerinde kar yağışlı 4 Diyarbakır: Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren yağmur ve sağanak yağışlı (Yağışların, yarın gece saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.) 14
Türkiye’nin en büyük 3. TBM’si görevini başarıyla tamamladı
07 Şubat 2026 Cumartesi - 23:21 Türkiye’nin en büyük 3. TBM’si görevini başarıyla tamamladı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sarıyer-Kilyos Tüneli Projesi için düzenlenen TBM Çıkış Töreni’nde yaptığı konuşmada, "Seyahat süresini 35 dakikadan sadece 5 dakikaya indireceğiz. Böylece zamandan 3,3 milyar lira, akaryakıttan 700 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 4 milyar lira tasarruf edeceğiz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sarıyer - Kilyos Tüneli Projesi için düzenlenen TBM Çıkış Töreni’ne katıldı. Törende Uraloğlu’nun yanı sıra projede emeği geçen çalışanlar ile protokol de yer aldı. Karayolları Genel Müdürlüğü’nce ilk kez kullanılan ’TBM’ makinesi tören alanında yeniden çalıştırıldı, dakikalar sonra kazı çalışmalarını tamamlayarak alkışlarla tünelin sonuna ulaşıldı. "Türkiye’nin en büyük 3.TBM’i kullanılarak büyük bir başarıya imza atıldı" Törende konuşan Bakan Uraloğlu, "Özellikle metro ve demiryolu tünellerinde sıkça kullandığımız TBM teknolojisini, Sarıyer-Kilyos Tüneli projesinde Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğunda ilk kez kullanıyoruz. Bu proje, karayolu tünellerinde tünel açma makinesinin ilk ve tek uyguladığı onemli bir adım olmakla birlikte, Avrasya Tüneli ve Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren Hattı Eşme - Salihli arasındaki T-1 Tüneli’nden sonra, burada 13,65 metrelik çapıyla Türkiye’nin en büyük 3.TBM’i kullanılarak büyük bir başarıya da imza atıldı. Çift tüp uzunluğu toplam 13 bin 715 metre olan tünelimizin yapımını en kısa sürede tamamlamak için Yeni Avusturya Tünel Açma, kısa adıyla ’NATM’ metodu, yani delme patlatma şeklinde ve TBM teknolojisi olmak üzere 2 yöntemi eş zamanlı uyguluyoruz. Bugün itibariyle de 2024 yılının Aralık ayında başladığımız TBM ile 4 bin 800 metrelik kazma çalışmasını bitirerek başarıyla tamamlamış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. "Projemizin tamamlanmasıyla İstanbul’un kuzeyindeki ulaşım kökten değişecek, şehrimizin altyapısı çok daha güçlenecektir" Çift tüp toplam uzunluğu 13 bin 715 metre olan tünelin 10 bin 833 metresini, yaklaşık yüzde 79’unu delmiş bulunduklarını belirten Bakan Uraloğlu, "Geri kalan 2 bin 882 metrelik kesimin açılmasını da NATM yöntemiyle sürdürüyoruz. Şu anda sahada 180 adet makine/ekipman ve 879 adet personel ile çalışmalara devam ediyoruz. İnşallah Sarıyer - Kilyos tünelimizin yapım çalışmalarını bu yıl tamamlama hedefiyle 7 gün 24 saat aralıksız sürdürüyoruz. Projemizin tamamlanmasıyla İstanbul’un kuzeyindeki ulaşım kökten değişecek, şehrimizin altyapısı çok daha güçlenecektir. Projemizle Maslak, Levent, Beşiktaş ve Büyükdere Caddesi gibi İstanbul’un en kalabalık, en canlı iş ve finans merkezleri, Sarıyer-Çayırbaşı Tüneli ve hemen akabindeki Sarıyer - Kilyos Tüneli vasıtasıyla doğrudan Kuzey Marmara Otoyolu’na bağlanabilecek, İstanbul Havalimanı ile İstanbul’un iş merkezleri arasındaki bağlantı hızlanacaktır" şeklinde konuştu. "Seyahat süresini 35 dakikadan sadece 5 dakikaya indireceğiz" Bakan Uraloğlu, "Projemiz sayesinde seyahat süresini 35 dakikadan sadece 5 dakikaya indireceğiz. Böylece zamandan 3,3 milyar lira, akaryakıttan 700 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 4 milyar lira tasarruf edeceğiz. Bu düşüncelerle Sarıyer-Kilyos tünelimizin yapım çalışmalarını yürüten ve TBM çalışmalarını başarıyla tamamlayarak projeyi bu aşamaya getiren işçisinden mühendisine tüm yüklenici firma ve Karayolları Genel Müdürlüğü çalışanlarına teşekkür ediyor, başarılarının devamını temenni ediyorum. Rabbim kazasız belasız tamamlamayı nasip etsin" ifadelerini kullandı.