Yerel Haberler
İstanbul
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel tutuklandı 22 Nisan 2026 Çarşamba - 07:00:09 Ataşehir Belediyesi’nde ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet alındığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu 19 şüpheli, Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Belediye Başkan Yardımcıları Birkan Birol Yıldız, Orhan Aydoğdu ve Oğuz Kaya ile ilgili birim amirleri ve personelinin ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet aldıkları yönündeki ihbarlar üzerine "rüşvet", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında şüphelilere ait MASAK raporları ve HTS kayıtları temin edildi. İskan ve yapı ruhsatı işlemlerinde rüşvet karşılığı işlem yapıldığı bulgusuna ulaşıldığı açıklanmıştı. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar neticesinde suçun unsurları ve organizasyon yapısı detaylı şekilde tespit edildi. İncelemelerde, Ataşehir Belediyesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren firmalardan yapı ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığında milyon dolarları bulan rüşvetler alındığı, bu süreçte ruhsat işlemlerinin rüşvet karşılığı gerçekleştirildiği belirlendi. Sabah saatlerinde aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu şüpheliler adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin savcılık işlemlerine tamamlandı. Soruşturma kapsamında sonradan yakalaması yapılan 2 şüpheli ile birlikte toplam 20 şüpheliden aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu 19 şüpheli, Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüpheli Nimet Karademir ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 02:27 Sahnede fenalaşan Müjdat Gezen hastaneye kaldırıldı Müjdat Gezen, bu akşam sahnelenmesi beklenen ’Gırgıriye Müzikali’ öncesinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Oyun başlamadan sahneyi net bir şekilde göremediğini belirten bir izleyicinin tepki göstermesi üzerine usta oyuncu Müjdat Gezen, "Madem bu kadar şikayet var, bu geceki oyunumuzu iptal ediyoruz" diyerek sahneyi terk etti ve kulise gitti. Gezen rahatsızlanarak hastaneye kaldırılırken, oyun iptal edildi. ’Gırgıriye Müzikali’nin, bu akşam izleyici ile buluşması bekleniyordu. İstanbul Kongre Merkezi’nde oyunu izlemeye gelen bir izleyici, sahneyi net göremediğini belirterek duruma tepki gösterdi. Bunun üzerine sahneye çıkarak açıklama yapan Müjdat Gezen, "Madem bu kadar şikâyet var, bu geceki oyunumuzu iptal ediyoruz" diyerek sahneyi terk etti ve kulise gitti. Sanatçının ekibi tarafından yapılan açıklamada, Gezen’in sağlık sorunu yaşadığı belirtilerek oyunun iptal edildiği duyuruldu. İzleyiciler için ilerleyen günlerde yeni bir temsil düzenleneceği bildirildi. Gırgıriye Ekibi’nden açıklama Yaşanan olayın ardından ’Gırgıriye’nin sanal medya hesaplarından yapılan açıklamada, "21 Nisan saat 20.30’da İstanbul Kongre Merkezi’nde sahnelenmekte olan Gırgıriye adlı tiyatro oyunumuz sırasında, sahneyi net şekilde göremediğini belirten bir izleyicinin sahneye çıkarak değerli sanatçımız Müjdat Gezen ile doğrudan münakaşaya girmesi halinde sahne düzeni bozulmuştur. Yaşanan bu beklenmedik ve üzücü olay sırasında Sayın Müjdat Gezen rahatsızlanmış; gelişmeler üzerine sanatçımızın sağlık durumu gözetilerek ve seyir güvenliğinin korunması amacıyla oyunun ertelenmesine karar verilmiştir" ifadelerine yer verildi.
21 Nisan 2026 Salı - 23:56 TBF Başkanı Hidayet Türkoğlu, FIBA Hall of Fame 2026 ödülünü aldı Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, FIBA tarafından FIBA Hall of Fame 2026 listesine dahil edilmesinin ardından düzenlenen törende ödülünü FIBA Başkanı Şeyh Saud Ali Al Thani’den teslim aldı. Almanya’nın başkenti Berlin’de bulunan Kraftwerk etkinlik alanında gerçekleştirilen özel törende Hidayet Türkoğlu, FIBA Hall of Fame ödülünü aldı. Bu onurla birlikte Türkoğlu, sporculuk kariyeri ve milli takım kimliği temel alınarak FIBA Hall of Fame’de yer alan ilk Türk sporcu oldu. FIBA Hall of Fame; basketbola uzun yıllar boyunca sahada, özellikle milli takım düzeyinde sunduğu katkılarla iz bırakan ve uluslararası basketbol kültürüne değer katan isimleri onurlandıran prestijli bir platform olarak öne çıkıyor. Gerçekleşen ödül töreninde TBF Başkanı Hidayet Türkoğlu’nun yanı sıra Sue Bird (ABD), Celine Dumerc (Fransa), Clarisse Machanguana (Mozambik), Dirk Nowitzki (Almanya), Ismenia Pauchard (Şili), Wang Zhizhi (Çin) ile başantrenör Ludwik Mietta-Mikolajewicz (Polonya) da ödüllerini aldı. Ödül Töreninde konuşan TBF Başkanı Hidayet Türkoğlu, "Bugün burada bulunmak benim için büyük bir onur ve aynı zamanda son derece duygusal bir an. Basketbol bana hayatım boyunca çok şey kazandırdı; ancak en değerlisi, ülkemi temsil etme ayrıcalığını yaşayabilmek oldu. Bu nedenle bu onuru yalnızca kendi adıma değil, Ay-yıldızlı formayı gururla taşımış tüm sporcular adına kabul ediyorum. Ayrıca böylesine değerli isimlerle birlikte Hall of Fame’e kabul edilmek benim için ayrı bir mutluluk ve gurur. Basketbol tarihine yön vermiş oyuncularla aynı sahnede yer almak, bu anı benim için çok daha anlamlı kılıyor. Bu kıymetli onur için FIBA’ya, Sayın Başkan’a, Sayın Genel Sekreter’e ve Hall of Fame Seçim Komitesi’ne içten teşekkürlerimi sunuyorum. FIBA, her zaman uluslararası basketbolun gerçek yuvası oldu. Farklı kültürleri bir araya getiren, karakter inşa eden ve sporculara sınırların ötesinde hayal kurma cesareti veren bir yapı. Benim yolculuğum Türkiye’de, hayalleri olan genç bir çocuk olarak başladı. Milli takım formasını ilk kez giydiğim anı hâlâ çok net hatırlıyorum. O an, basketbol benim için sadece bir oyun olmaktan çıktı; bir sorumluluğa dönüştü. Genç yaşta katıldığım organizasyonlar, hem oyuncu hem de birey olarak kimliğimi şekillendirdi. Disiplini, mücadeleyi ve kendinizden daha büyük bir amacı temsil etmenin ne demek olduğunu orada öğrendim. Ancak bu yolculuk beni ülke sınırlarının çok ötesine taşıdı. NBA’e adım atmak, sadece kişisel bir başarı değil; tamamen farklı bir dünyanın içine girmekti. NBA, beni her anlamda geliştirdi. Rekabet seviyesi, beklentiler ve her gün kendinizi yeniden kanıtlama gerekliliği Tüm bunlar sizi sadece daha iyi bir oyuncu değil, daha güçlü bir insan haline getiriyor. Orada, oyuna yön veren çok büyük oyuncularla aynı sahayı paylaşma fırsatı buldum. Ve en önemlisi, bir takımın parçası olmanın gerçek değerini öğrendim. NBA benim için sadece bir lig değil, aynı zamanda büyük bir aile oldu. Ve nerede olursam olayım, öğrendiğim her şeyi ve ülkemi yanımda taşıdım. En üst seviyede rekabet ederken köklerinizle bağlı kalabilmek, kariyerimin en belirleyici unsurlarından biri oldu. Bu yolculukta hayatıma dokunan çok özel insanlar oldu. Öncelikle aileme teşekkür etmek istiyorum. Kariyerimin en başından beri her anımda yanımda olan eşime; gösterdiğin sabır, yaptığın fedakarlıklar ve bana verdiğin sarsılmaz destek için sana minnettarım. Kızlarım Ela ve Lina; sizler benim en büyük ilham kaynağımsınız. Ve annem; duaların her zaman arkamdaki en güçlü desteklerden biri oldu. Kariyerim boyunca birlikte yol yürüdüğüm tüm takım arkadaşlarıma, antrenörlerime ve bana inanan herkese de teşekkür ediyorum. Özellikle iki değerli antrenörüme ayrı bir parantez açmak istiyorum. Aydın Örs; bana genç yaşta yol gösterdiğiniz ve bugün olduğum oyuncunun temellerini attığınız için teşekkür ederim. Stan Van Gundy; NBA’de bana duyduğunuz güven ve bana verdiğiniz sorumluluk için size ayrıca teşekkür ediyorum. Sizin bana olan inancınız ve katkılarınız bu yolculukta çok büyük bir yer tutuyor. Bu an, en az benim kadar sizin de. Ayrıca Türk halkına da içtenlikle teşekkür etmek istiyorum. Nerede oynarsam oynayayım, hissettiğim destek, güven ve aidiyet duygusu benim en büyük motivasyon kaynaklarımdan biri oldu. Kariyerim boyunca benim için en büyük gururlardan biri de gençlere ilham olabilmek, onları basketbola ve spora yönlendirebilmek oldu. En büyük dileğim, gelecekte çok daha fazla Türk sporcunun ve dünyanın dört bir yanından genç yeteneklerin bu sahnelerde yer almasıdır. Çünkü yeteneği gerçeğe dönüştüren; inanç, emek ve asla vazgeçmemektir. Basketbol bana sadece bir kariyer sunmadı. Bugün burada sadece bir teşekkürle değil, aynı zamanda bu oyuna geri verme sorumluluğuyla duruyorum. Çok teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. TBF’den yapılan açıklamada, "Milli takım kariyerinde 1994-2014 yılları arasında 309 kez ay-yıldızlı formayı giyen ve 3 bin 475 sayı kaydeden Hidayet Türkoğlu, uzun yıllar A Erkek Milli Takımımızın kaptanlığını üstlenerek Türk basketbolunun en önemli liderlerinden biri oldu. 2001 Avrupa Basketbol Şampiyonası ve 2010 FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası’nda kazanılan gümüş madalyalarda önemli pay sahibi olan Türkoğlu, Ay Yıldızlı forma altında elde edilen tarihi başarıların önemli parçalarından biri olarak öne çıktı. Kulüp kariyerinde ise NBA’de sergilediği performansla Türk basketbolunun uluslararası alandaki temsiline büyük katkı sağlayan Türkoğlu; ilk beşte maça çıkan ilk Türk oyuncu, 10 bin sayı barajını geçen tek Türk basketbolcu ve 997 maçla NBA’de en fazla forma giyen Türk oyuncu unvanlarını elinde bulunduruyor. 2008 yılında Orlando Magic formasıyla "En Çok Gelişme Gösteren Oyuncu" (MIP) ödülünü kazanan Türkoğlu, 2009 yılında NBA Finalleri’nde mücadele ederek kariyerine önemli bir başarı daha ekledi" ifadelerine yer verildi. FIBA Hall of Fame 2026 listesindeki tüm isimler şu şekilde oluştu: Hidayet Türkoğlu - Türkiye - 2001 EuroBasket ikincisi ve 2010 FIBA Dünya Kupası ikincisi Sue Bird - ABD - Beş kez Olimpiyat altın madalyası kazandı ve dört kez FIBA Dünya Kupası şampiyonu oldu Celine Dumerc - Fransa - EuroCup Women şampiyonu ve uzun yıllar Fransa Milli Takımı’nın oyun kurucusu Clarisse Machanguana - Mozambik - 1993 AfroBasket başarısında önemli rol oynayan ve uzun yıllar uluslararası arenada forma giyen oyuncu Dirk Nowitzki - Almanya - 2002 Dünya Kupası MVP’si ve 2005 EuroBasket MVP’si Ismenia Pauchard - Şili - Güney Amerika’nın öne çıkan isimlerinden biri olup, Şili basketboluna önemli katkılar sağladı Ludwik Mietta-Mikolajewicz - Polonya - Tanınmış Polonyalı antrenör
Şenol Güneş: "Galatasaray - Fenerbahçe rekabeti öne çıkıyor, bu iki takıma da zarar veriyor"
05 Şubat 2026 Perşembe - 15:16 Şenol Güneş: "Galatasaray - Fenerbahçe rekabeti öne çıkıyor, bu iki takıma da zarar veriyor" Türk futbolunun önemli teknik direktörlerinden Şenol Güneş, "Galatasaray-Fenerbahçe rekabeti, biraz ön plana çıkıyor. Bu hem Galatasaray’a hem de Fenerbahçe’ye zarar veriyor. Zirvede 5-6 takım mücadele etse, futbolda daha adaletli bir yarışma olur" dedi. Türk sporunun önemli isimlerini bir araya getiren Brand&Sport Summit organizasyonunda Trabzonspor, Beşiktaş ve A Milli Futbol Takımı’nı da çalıştıran Teknik Direktör Şenol Güneş de yer aldı. Güneş, önce oturuma katılıp ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Futboldaki bahis soruşturmasına değinen Güneş, "Futbolda şu anda bahis olayı sakıncalı. Gündemde olan şey o. Herkesin bundan rahatsız olduğunu düşünüyorum. Bunlardan uzak durmak, toplumun yararına olur. Bahis, bilmediğim bir konu. Bahislerin olumsuzluklarını konuşacak zaman da yok. Artarak gidiyor. Bu durum futbola yansıdı. Suç varsa, cezasını biri çekmelidir" şeklinde konuştu. "Bahis soruşturmasında zamanlama yanlışlığı var" Bahis soruşturmasının zamanlamasının hatalı olduğunu belirten tecrübeli çalıştırıcı, "Soruşturmayı ya sezon başında ya da sezon sonunda yapmalıydık. Bunu sezon ortasında yaptığınızla lig bitiyor. Profesyonel futbolculuk ve antrenörlük, meslek olarak hala tam oturmadı. Alt liglerde bu işler daha fazla. Süper Lig’de iki tane isim var. Cezaevine giriyorlar ve üzülüyorsunuz. Başka bir oyuncu da Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’ndan ceza yiyor. Bir takımdan 9-10 oyuncunun ceza aldığını düşünün. Lig bitiyor. Zamanlama yanlışlığı var" ifadelerini kullandı. "Futbol hayatımla ilgili kitap ve belgesel hazırlıyorum" Yaklaşık 1 yıldır takım çalıştırmadığını, futbol hayatıyla ilgili kitap ve belgesel hazırladığını aktaran Güneş, "Teknik direktörlüğe devam eder miyim, bilmiyorum. Onunla ilgili kararım yok. Beklentim de yok. Yapay zekaya soruyorum. İtibarımı zedelemeyecek bir iş yapmalıyım. Ben şu anda dinlenmeden yanayım. Futbol hayatımla ilgili kitap ve belgesel hazırlıyorum. Teknik direktörlükle ilgili henüz net bir kararım yok" açıklamasında bulundu. "Galatasaray’ın Juventus maçının iyi geçeceğini düşünüyorum" Türk kulüplerinin bu sezon Avrupa kupalarındaki performanslarını değerlendiren deneyimli teknik adam, "Avrupa kupalarında mart ayını görüyoruz. Bu çok güzel. Yatırımlar çok büyük. Daha da iyi sonuçlar bekliyoruz. Samsunpsor’un başarısını tebrik ediyorum. Tecrübeleri yok ama gayet iyi gidiyorlar. Galatasaray ve Fenerbahçe’nin tecrübeleri var. Galatasaray’ın UEFA Şampiyonlar Ligi’nde şansı var. Lig aşamasında biraz aşağıda kaldı ama tekrar yukarıya çıkabilir. Juventus maçının iyi geçeceğini düşünüyorum. Fenerbahçe’nin de UEFA Avrupa Ligi’nde şansı var. Bütün takımlara başarılar diliyorum" şeklinde konuştu. "Dünya Kupası için çok büyük şansımız var" A Milli Futbol Takımı’nın Dünya Kupası şansına ilişkin görüşlerini de paylaşan Şenol Güneş, "Genel olarak çok büyük şansımız var. Garanti demek doğru değil. Kağıt üzerinde Romanya, Slovakya ve Kosova’yı geçebiliriz. Takımın iyi bir ambiyansı var. İyi bir hocamız var. Yönetim ve Türkiye çok heyecanlı. Bizim dönemimizde yarım asır sonra Dünya Kupasına katılmıştık. Şimdi çeyrek asır sonra katılma şansımız var. İnşallah Dünya Kupası’na katılırız" cümlelerine yer verdi. "Galatasaray-Fenerbahçe rekabeti öne çıkıyor, bu iki takıma da zarar veriyor" Son olarak Trendyol Süper Lig’deki şampiyonluk yarışına dair de görüşlerini bildiren Güneş, "Kağıt üzerinde Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor’un iddiası var. Galatasaray-Fenerbahçe rekabeti, biraz ön plana çıkıyor. Bu hem Galatasaray’a hem de Fenerbahçe’ye zarar veriyor. Zirvede 5-6 takım mücadele etse, futbolda daha adaletli bir yarışma olur. Takım sayısı azaldıkça, iki kulüp arasındaki rekabet, kavgaya dönüşüyor. Hak edenin kazanacağı bir yarış olması için kaybettiği zaman karşı tarafa saygı duymalısınız. Şu anda böyle olmuyor. Kazanmak için hakem ve federasyon suçlanıyor. Bu dört takım, Türkiye’nin lokomotifi. Diğer takımlar da bu kulüpleri örnek alıyor. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor, diğer takımlara örnek olmalılar" diyerek sözlerini tamamladı.
Güngören’de bir babanın 2 kızı tarafından silahla öldürülmesine ilişkin 14 yaşındaki kızın dosyası birleştirildi
05 Şubat 2026 Perşembe - 15:10 Güngören’de bir babanın 2 kızı tarafından silahla öldürülmesine ilişkin 14 yaşındaki kızın dosyası birleştirildi Güngören’de, bir babanın 2 kızı tarafından silahla öldürülmesine ilişkin yürütülen dava dosyasında olay tarihinde 14 yaşında olan kızına yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede E.D. hakkında 15 yıla kadar hapsi istenirken, dava dosyası, 18 yaşından büyük aile üyelerinin yargılandığı Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’nde ki dosya ile birleştirildi. Olay, 9 Aralık 2024 tarihinde Güngören Sanayi Mahallesi’nde 5 katlı binanın 2’nci katındaki dairede meydana gelmişti. Polisi arayan Eylem Dilsiz, eşinin intihar ettiğini söylemiş ve olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilmişti. Ekipler, başından silahla vurulmuş halde yerde yatan Murat Dilsiz’in hayatını kaybettiğini tespit etmiş ve incelemede Dilsiz’in yanında silah da bulunmuştu. Murat Dilsiz’in ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca olayla ilgili soruşturma başlatılmıştı. Hazırlanan iddianamede, anne Eylem Dilsiz ve kızı Rojin Dilsiz hakkında ‘üstsoydan birine karşı tasarlayarak kasten öldürme’ ve ‘ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 5 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edilmişti. İntihar süsü vermek için silahtan parmak izlerini temizlemişler Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Çocuk Suçları Soruşturma Bürosunca hayatını kaybeden Murat Dilsiz’in 14 yaşındaki kızı E.D.’ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianameye de ulaşıldı. İddianamede, Murat Dilsiz ‘maktul’ kızı E.D. ise ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. İddianamede, E.D.’nin, babasının cenaze işleri için gittiği Diyarbakır’da, kuzeni B.D.’ye babasını silahla öldürdüğünü itiraf edip, silahı maktulün başucuna koyarak intihar süsü verdiği, koymadan önce parmak izlerini ve kanları silme amacıyla bir bezle temizlediği ve bezi camdan aşağı attığı anlatıldı. Otopsi raporu iddianamede yer aldı Hayatını kaybeden Murat Dilsiz’e yapılan otopsi raporu da iddianamede yer aldı. Rapora göre, maktulün sağ temporal bölgesinde saçlı deride, sağ kulağın 2 buçuk santim üst hizasında, is bulaşı, yanmamış barut taneleri bulunan ateşli silah mermi çekirdeği yarası bulunduğu, bu yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu ifade edildi. Ayrıca, ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası cilt ve cilt altı bulgularına göre atışın yakın atış mesafesinden meydana getirilmiş olduğu belirtildi. Rapora göre, cesetten 7.65 santim çapında olduğu değerlendirilen, bir adet ateşli silah mermi çekirdeği çıkarıldığı, kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası kırığı ile beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu meydana geldiği aktarıldı. Öte yandan, suça sürüklenen çocuk E.D.’nin yanı sıra, Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede ‘sanık’ sıfatıyla yargılanan Rojin Dilsiz’in (23) ifadeleri de iddianamede yer aldı. Her iki şahısta babalarının ölümleriyle ilgilerinin olmadığını beyan ettikleri aktarıldı. 15 yıla kadar hapis talebi Hazırlanan iddianamede, E.D. hakkında ‘tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek’ ve ‘sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri satın alma ve bulundurma’ suçlarından toplamda 12 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Hazırlanan iddianame, Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dosya ile birleştirildiği öğrenildi. Sanıklar önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.
Sancaktepe’de hizmet hız kesmiyor: Üç yeni park törenle açıldı
05 Şubat 2026 Perşembe - 15:06 Sancaktepe’de hizmet hız kesmiyor: Üç yeni park törenle açıldı Sancaktepe Belediyesi, ilçedeki yaşam kalitesini artırmak için vites yükseltti. Son 10 gün içerisinde 3 büyük açılış ve 1 temel atma törenine imza atan belediye, son olarak Pir Sultan Abdal, 23 Nisan Spor ve Ayşe Dağ parklarını düzenlenen toplu törenle hizmete açıldı. Sancaktepe’nin çehresini değiştiren ve mahalle kültürünü modern donatılarla birleştiren sosyal alan yatırımlarında mutlu sona ulaşıldı. "Daha Yeşil Bir Sancaktepe" vizyonuyla hareket eden belediye, üç farklı mahallede eş zamanlı olarak tamamlanan park projelerini halkın kullanımına açtı. Atatürk Mahallesi’ne 23 Nisan Spor Parkı, Atatürk Mahallesi Süvari Sokak üzerinde, 1010 metrekare gibi geniş bir alan üzerine kurulan 23 Nisan Spor Parkı, mahallenin yeni buluşma noktası oldu. Özellikle gençleri ve çocukları sevindiren parkın içerisinde; modern bir futbol sahası, 2 kuleli macera oyun grubu, 115 metrelik yürüyüş ve bisiklet yolu ile fitness aletleri ve özel peyzaj alanları yer alıyor. İnönü Mahallesi yeni "nefes alanına" kavuştu İnönü Mahallesi sakinlerinin heyecanla beklediği Pir Sultan Abdal Parkı da kapılarını açtı. 953 metrekarelik inşaat alanında titizlikle tamamlanan park, estetik peyzaj düzenlemeleri ve yeni nesil çocuk oyun gruplarıyla mahalleye hem görsel bir değer hem de yeni bir dinlenme alanı kazandırdı. Sancaktepe Belediye Başkanı ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleştirilen törende, Ayşe Dağ Parkı ile birlikte toplam üç parkın kurdelesi kesildi. Başkan, açılış konuşmasında parkların sadece birer yeşil alan değil, komşuluk ilişkilerinin güçleneceği ve çocukların güvenle büyüyeceği sosyal merkezler olduğunu vurguladı. "Sancaktepe parsel parsel satılırken biz Sancaktepe’yi parsel parsel halkın hizmetine açıyoruz" Törende konuşan Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, Sancaktepe’ye hizmet etmekten ve komşularının isteklerini yerine getirmekten mutluluk duyduğunu dile getirerek, şu ifadelere yer verdi: "Sancaktepe için çalışıyoruz, Sancaktepeliler için çalışıyoruz. Bu heyecanımıza ve mutluluğumuza sizleri de ortak etmek istiyoruz. Farklı mahallelerde neler yaptığımızı, hangi projeleri hayata geçirdiğimizi sizlerle paylaşmak istiyoruz; hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Bugün bulunduğumuz yerin aslında bir anlamı var. Bu arsa normalde bir şansa ait ancak 2010 imar planlarında spor alanı olarak ilan edilmiş. Tabii itiraz süreçleri başlamış ve yıllar sonra mahkeme sonuçlanmış, o günün parasıyla 4-5 milyon gibi bir rakam çıkmış ve ödenmemiş. Çeşitli itirazlar sonucu 21 milyon TL gibi bir bedelle vatandaşın arsasının kamulaştırılacağı kararı çıkmış. Bizim bunu dava etme ve istinafa götürme hakkımız vardı; yani gelecek yönetimlere bir sorun daha bırakabilirdik. Ama biz mahkeme kararını bir üst mahkemeye taşımadan arsa sahipleriyle anlaşıp belediyenin vatandaşımıza ödediği 14 milyon TL bedel ile burası kamulaştırıldı. Yani biz park yapmak için para verip arsa satın aldık. Sancaktepe parsel parsel satılırken biz Sancaktepe’yi parsel parsel halkın hizmetine açıyoruz. Kreşler, mahalle evleri, sağlık ocakları, gençlik merkezleri, yürüyüş alanları, spor parkları ve parklar yapıyoruz. Bir kentte yaşadığınızda kamu hizmetlerinde ihtiyaç olarak aklınıza ne geliyorsa hepsini bir bir yerine getiriyoruz. Bizleri park yaptığımız için eleştiren bir muhalefet anlayışı var. Bununla eleştirilelim, hiç umurumuzda değil. Biz doğru bir şey yapıyoruz, halk bizden bunları istiyor. Bu projelerin gerçekleştirilmesinde emeği geçen herkese teşekkürlerimi iletiyorum. Biz hakça, adil bir düzen için çalışıyoruz. Bunun için ’Sancaktepe kazanacak’ diyoruz. Bu anlayışla Sancaktepelilere çok fazla hizmet ediyoruz." Tören sonrası futbol sahasında ilk vuruşu yapan çocuklar ve aileleri, mahallelerine kazandırılan bu yatırımlar için belediyeye teşekkürlerini iletti.
Japon Konutları S26 projesinde yeni dönem
05 Şubat 2026 Perşembe - 14:47 Japon Konutları S26 projesinde yeni dönem Japon Konutları S26 projesinde, C50 beton, geniş kolonlar ve Japonya’dan örnek alınan deprem izolasyonlu sistemlerle ‘sıfır hasar’ hedefleniyor. Japon Konutları’nın İstanbul Sancaktepe’de hayata geçirdiği ikinci etap projesi S26’da beton döküm süreci başladı. Japonya’daki deprem güvenliği uygulamalarını örnek alan proje, sismik izolatör sistemi, beton kalitesi ve standartların çok üzerinde taşıyıcı elemanlarıyla öne çıkıyor. Japon Konutları CEO’su Okan Hocaoğlu, projelerinde yalnızca yönetmeliklere uygunluğu değil, sıfır hasar hedefini esas aldıklarını belirterek, "Japonya’da deprem mühendisliği yalnızca ayakta kalmayı değil, deprem sonrasında da güvenle yaşamayı hedefler. Biz de Japon Konutları projelerini bu anlayışla geliştiriyoruz. Projelerimizde sismik izolatör sisteminin yanı sıra C40 ve C50 kalite betonlar kullanıyoruz. Oysa C25 beton, konut yapıları için yeterli kabul ediliyor. Biz standartların ötesine geçiyoruz" şeklinde konuştu. Japonya’dan ilham alan taşıyıcı sistem Hocaoğlu, "Raylı sistem olarak da bilinen sismik izolatör teknolojisiyle geliştirilen projede, beton kalitesi kadar taşıyıcı sistem boyutları da öne çıkıyor. Türkiye’de yaygın olarak kullanılan 60x60 cm kolonlar yerine, Japon Konutları projelerinde 130x130 cm ölçülerinde devasa kolonlar tercih ediliyor. Bu yaklaşım, deprem güvenliğini bir adım ileri taşıyor. Hedefimiz kontrollü hasar değil, hiç hasar almayan yapılar üretmek. Binalar depremden önce de sonra da insanlara güven vermeli" dedi. Projeye dair şu bilgiler verildi: Metroya yürüme mesafesinde, 144 dairelik yaşam alanı S26 projesi, İstanbul Sancaktepe’de metroya yürüme mesafesinde konumlanıyor. Toplam 3 bloktan oluşan projede 144 daire yer alıyor. Açık ve kapalı sosyal alanlarıyla dikkat çeken projede; yüzme havuzu, spor salonu, kütüphane, çocuk oyun alanları, oyun parkı ve çardak alanları bulunuyor. Hedef: Deprem güvenliği ile birlikte konfor Japon Konutları projelerinde yalnızca yapısal güvenlik değil, daire içi konfor da öncelikli olarak ele alınıyor. S26’da daha önce başlanan S25 projesinde olduğu gibi tüm dairelerde yerden ısıtma sistemi, tüm odalarda klima altyapısı ve tüm pencerelerde panjur yer alıyor. Ebeveyn yatak odalarında ise giyinme dolabı ve hayalet baza, daire sahiplerine hediye ediliyor. Ayrıca bloklarda çöp şut sistemi bulunuyor. Yeni proje Pendik’te merkezi bir lokasyonda Markanın yeni projesinin Pendik’te, merkezi bir lokasyonda hayata geçirileceği bilgisi de paylaşıldı. Yeni proje de tıpkı S25 ve S26 gibi aile yaşamına uygun ve Japonya’dan örnek alınan deprem güvenliği sistemleri ve yüksek mühendislik standartlarıyla inşa edilecek.
Sevgi Uzun: "Umarım geçen seneyi telafi edip, bu yıl Avrupa’yı şampiyonlukla bitireceğiz"
05 Şubat 2026 Perşembe - 14:35 Sevgi Uzun: "Umarım geçen seneyi telafi edip, bu yıl Avrupa’yı şampiyonlukla bitireceğiz" Fenerbahçe’nin milli basketbolcusu Sevgi Uzun, Avrupa kupalarında bu sezon şampiyonluk hedefiyle oynadıklarını ve geçen seneyi telafi etmek istediklerini söyledi. Fenerbahçe’nin milli basketbolcusu Sevgi Uzun, katıldığı Brand&Sport Summit etkinliğinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. İlk olarak Fenerbahçe’nin bu sezonki Avrupa serüvenini değerlendiren Uzun, "Avrupa serüvenimiz çok iyi gidiyor. Bir mağlubiyetle bitirdik. Ama iyi bir yolda olduğumuzu düşünüyorum. Şu an en kritik noktadayız. Play-in’ler oynayacağız. Bizim için ondan sonra da Final Four ve şampiyonluk maçı inşallah. Güzel hazırlandığımızı düşünüyorum. Tabii ki hedefimiz her zaman olduğu gibi şampiyonluk. Umarım geçen seneyi telafi edip, bu sene Avrupa’yı şampiyonlukla bitireceğiz" şeklinde konuştu. "WNBA’in bir parçası olabilmek inanılmaz bir şey" WNBA kariyerine ilişkin de açıklamalarda bulunan 28 yaşındaki basketbolcu, "Çok farklı bir kültür ve çok farklı bir basketbol seviyesi var. Ben oraya hedeflerimi gerçekleştirmek, kendimi geliştirmek için gittim. Oranın bir parçası olabilmek gerçekten inanılmaz bir şey. Çok da keyif aldım. Çok zor dönemler de geçirdik. O yüzden hem kariyerime hem de basketbolu görüş açıma çok şey kattı, kendimi de çok geliştirdim. Umarım eğlenceli bir şekilde devam eder. Çok sakatlıklar yaşadığım bir dönem oldu. O yüzden biraz şanssızdı da ama ben yine de çok keyif aldım" ifadelerini kullandı. "2 Türk oyuncu kuralı bizi milli takımda da pozitif anlamda etkiledi" Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’ndeki iki Türk oyuncu kuralının milli takımı olumlu etkilediğini söyleyen Sevgi Uzun, "Bence federasyonumuzun karar verdiği iki Türk oyuncunun sahada olması bizim için çok önemli bir kuraldı. Bizi milli takımda da pozitif anlamda etkiledi. Çünkü çok fazla Türk oyuncu, yabancı oyuncuların yanında farklı sorumluluklar almaya başladı. Bence bu gözle görülebilir şekilde ortada. O yüzden bunun ekmeğini yiyip inşallah önce martta Dünya Şampiyonası elemelerinde sonra nasip olursa Dünya Şampiyonası’nda çok güzel mücadele ortaya koyup doğru bir karar verildiğini, bize emek verilebileceğini ortaya koyacağımızı düşünüyorum. Bence çok pozitif gerçekten" dedi.
Serap Özçelik Arapoğlu: "Karatenin tekrar ayağa kalkacağı günü sabırsızlıkla bekliyorum"
05 Şubat 2026 Perşembe - 14:33 Serap Özçelik Arapoğlu: "Karatenin tekrar ayağa kalkacağı günü sabırsızlıkla bekliyorum" Eski milli karateci Serap Özçelik Arapoğlu, Türkiye’de karate sporunu olimpiyatlardan önce ve sonra diye ayırmak gerektiğini, bu sporun yeniden ayağa kalkacağı günü sabırsızlıkla beklediğini söyledi. Spor dünyasının önemli isimlerini bir araya getiren Brand&Sport Summit, Söğütlüçeşme Terminal’de gerçekleştiriliyor. Eski milli karateci Serap Özçelik Arapoğlu da katıldığı oturum sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Arapoğlu, "Benim için çok zor bir karar oldu. Açıklarken gözlerim doldu. Ama verdiğim karardan sonra gelen tepkilere baktığımda iyi ki bu sporu yapmışım. İyi ki bu kararı vermişim. Burada da öncesinde sporcu olarak oturuma katılmıştım. Şimdi kadın ve spora konuşmacı olarak katıldım. Benim için burada olmak inanılmaz bir keyif" diye konuştu. "Bilgi ve tecrübelerimi gençlere aktarmak isterim" Emekliliğinin ardından karate ile ilgili çalışmalarına devam edeceğini belirten Serap Özçelik Arapoğlu, "Baktığınız zaman 25 senedir bu sporun içerisindeydim. Öğrendiğim bilgi ve tecrübeleri gençlere aktarmak tabii ki isterim. Bunun için bir görev verilirse hazırım. Ama öncesinde aslında çocuğumu da zaman ayırıp biraz dinlenmek isterim" ifadelerini kullandı. "Tekrardan ayağa kalkacağımız günü sabırsızlıkla bekliyorum" Karate sporunun yeniden ayağa kalkmasını sabırsızlıkla beklediğini aktaran Arapoğlu, "Aslında ben Türkiye’de karate sporunu olimpiyatlardan önce ve sonra olarak değerlendirebilirim. Çünkü olimpiyat zamanı çok büyük bir değer gördüm. İlgi biraz düşmüştü sonrasında. Biz şimdi bunu tekrar ayağa kaldırmaya çalışıyoruz. Geçen haftalarda ülkemizde Premier Lig yapıldı. Bu gerçekten önemli bir adımdı. Ben tekrardan ayağa kalkacağımız günü sabırsızlıkla bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.