Yerel Haberler
İstanbul
15 Mayıs 2026 Cuma - 20:02 Beykoz’da dev istihdam hamlesi: 782 kişilik İşgücü Uyum Programı başladı Beykoz Kaymakamlığı, Beykoz Belediyesi ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) iş birliğiyle, ilçedeki istihdamı artırmak ve sosyal kalkınmayı desteklemek amacıyla hazırlanan 782 kişilik İşgücü Uyum Programı (İUP) kamuoyuna tanıtıldı. Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel, Ümraniye İŞKUR Şefi Recep Şentürk ve Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Deliak’ın katılımıyla gerçekleştirilen lansman programında, projenin detayları paylaşıldı. İşsizliğin azaltılması, vatandaşların işgücü piyasasına kazandırılması ve sosyal istihdamın desteklenmesi amacıyla uygulanacak program kapsamında katılımcılar; kamusal alanların temizlik, bakım ve onarım çalışmalarından park, bahçe ve yeşil alanların korunması ile geliştirilmesine kadar birçok alanda görev alacak. Program kapsamında ayrıca engelli, yaşlı ve hasta bakımına yönelik destek hizmetleri, geri dönüşüm ve atık yönetimi çalışmaları ile spor ve kültürel faaliyetlerin desteklenmesine yönelik hizmetlerde de katılımcılar aktif rol üstlenecek. "Vatandaşlarımıza yeni fırsat kapısı aralıyoruz" Programın tanıtım toplantısında konuşan Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel, projenin toplumsal önemine vurgu yaparak şunları söyledi: "Biz bu projeyi planlarken sadece işsizliği azaltmayı değil, aile yılı kapsamında sorumlulukları nedeniyle tam zamanlı çalışamayan ev hanımlarımıza, ilk iş tecrübesini yaşayacak ev gençlerimize, adli kontrol şartıyla yaşamına devam eden komşularımıza yeni bir imkân sunmayı da hedefledik. 782 komşumuzla Beykoz için el birliğiyle, gönül birliğiyle çalışacağız." Gürzel, ayrıca projeye destek veren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a, Türkiye İş Kurumu yetkililerine, Ümraniye İŞKUR Müdürlüğü’ne ve Beykoz Kaymakamlığı’na teşekkür etti. Programın ilk 4 haftasında haftada 5 gün, devam eden süreçte ise haftada 3 gün çalışma modeli uygulanacak. Katılımcılara programa katıldıkları her gün için günlük 1375 TL cep harçlığı ödemesi yapılacak. Katılımcıların iş kazası ve meslek hastalığı sigortası ile genel sağlık sigortası primleri İŞKUR tarafından karşılanacak. Programın esnek yapısı sayesinde vatandaşlar, program dışında kalan günlerde başka bir işte de çalışabilecek. Başvurular 15 Mayıs Cuma itibarıyla İŞKUR üzerinden online olarak başladı. Vatandaşlar 19 Mayıs Salı saat 24:00’a kadar başvurularını İŞKUR E-Şube veya ALO 170 hattı üzerinden gerçekleştirebilirler. Başvuru yapacak vatandaşların 18 yaşını tamamlamış olması, İŞKUR’a kayıtlı işsiz olması, son 1 ay içerisinde sigortalı olarak çalışmamış olması ve İstanbul Anadolu Yakası’nda (Beykoz, Üsküdar, Ümraniye, Çekmeköy, Şile, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Tuzla, Ataşehir) ikamet etmesi gerekiyor. Ayrıca emekli aylığı, yaşlılık veya malullük aylığı almaması ve hane toplam gelirinin 2026 yılı için belirlenen 56 bin 150 TL (net asgari ücretin 1,5 katı) sınırının altında olması şartı aranacak.
Sultangazili gençler modern bir spor merkezine daha kavuşuyor
23 Ocak 2026 Cuma - 13:33 Sultangazili gençler modern bir spor merkezine daha kavuşuyor Sultangazili gençlerin voleybol, basketbol, taekwondonun yanı sıra yarı olimpik bir havuzda yüzme sporunu yapabileceği Yunus Emre Gençlik, Spor ve Yaşam Merkezi’nde sona yaklaşıldı. Sultangazi’de özellikle gençlere hitap eden yeni bir merkez yakında hizmete açılacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Sultangazi Belediyesi işbirliğiyle kısa bir süre önce temeli atılarak tamamlanma aşamasına getirilen merkezde, yarı olimpik bir yüzme havuzunun yanı sıra voleybol ve basketbol sahası ile taekwondo salonu bulunuyor. Merkezde ayrıca bir kadın spor merkezi ile kütüphane, kafeterya ve otopark da yer alıyor. İnşaatı tamamlanan merkez, kapılarını açmak için gün sayıyor. Yunus Emre Gençlik, Spor ve Yaşam Merkezi’nin gençlerin ve Sultangazililerin uğrak noktası olacağını vurgulayan Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, "Yunus Emre Mahallemizi ihtiyaç duyduğu güzel bir hizmet tesisine kavuşturuyoruz. İnşaatını tamamladık, ekiplerimiz artık çalışmalarının da sonuna geliyor. Yüzme havuzu ile dikkatleri üzerine çekecek olan merkezimizde voleybol, basketbol, taekwondo gibi sporlar yapılabilecek. Kütüphanesinde gençlerimiz ders çalışıp araştırma yapabilecek. Kafeteryasında güzel vakit geçirebilecek. Ayrıca kadınlarımız da spor salonunda fitness ve spor yapma imkanı bulacak. Otoparkımız ise park sorununu hafifletecek. Merkezimiz şimdiden tüm komşularımıza hayırlı uğurlu olsun" diye konuştu.
Türk Eximbank, ihracatçılara yönelik sunduğu alıcı kredilerinin kapsamını genişletti
23 Ocak 2026 Cuma - 13:22 Türk Eximbank, ihracatçılara yönelik sunduğu alıcı kredilerinin kapsamını genişletti Türk Eximbank, ihracatçılara yönelik olarak sunduğu alıcı kredilerinin kapsamını genişletti ve rekabetçi finansman imkanlarını uygulamaya aldı. Müjdeyi Türk Eximbank’ın Alıcı Kredileri Programı Tanıtım Toplantısında konuşan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat verdi. Türkiye İhracat Kredi Bankası-Türk Eximbank’tan, ihracatçılara müjde geldi. Banka, alıcı kredilerinin kapsamını dış ticaret ürünleri ve iskonto programlarını da ekleyerek genişletti, ülke ve banka ağını büyüttü. İhracatçılar için müjde niteliğindeki kararları Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat duyurdu. Bakan Bolat, Türk Eximbank’ın düzenlediği Alıcı Kredileri Programı Tanıtım Toplantısında yaptığı konuşmada, "Alıcı kredilerinde; Türk Eximbank’ın uyguladığı faiz oranı ile OECD’nin belirlemiş olduğu referans faiz oranı (CIRR) arasındaki farkın Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenmesini öngörüyoruz" dedi. Yeni düzenleme ile akreditif iskontosu gibi dış ticaret ürünlerinin de kapsama alındığını belirten Bakan Bolat, "Yeni model ile yurt dışında üstlenilen müteahhitlik projeleri kapsamında ihraç edilen yatırım mallarına da alıcı kredisi finansman maliyeti desteği sağlanacak. Böylelikle yabancı alıcıya sunulan finansman imkânları uluslararası standartlarda ve rekabetçi maliyetle sağlanabilecek. İhracatçılarımız ise peşin tahsilat imkânına kavuşacaktır" ifadelerini kullandı. Desteklenen ülke sayısı 94 oldu Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı ve Türk Eximbank Yönetim Kurulu Başkanı Osman Çelik, Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney, Ticaret Bakan Yardımcısı ve Türk Eximbank Yönetim Kurulu Başkan Vekili Özgür Volkan Ağar, DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Nail Olpak, Türk Eximbank Yönetim Kurulu Üyeleri Didem Bahar Özgün Yılmaz ile Şeyh Mehmet Boz, ihracatçı birlik başkanları ve ihracatçıların katıldığı toplantıda konuşan Bolat, "Türk Eximbank İhracat Kredi Sigortası Tazmin Desteği ile ihracatçılarımızın ticari ve politik risklerini güvence altına alan alacak sigortalarımızı özellikle riskli pazarlarda güçlendirmeyi hedefliyoruz. İlaveten, alıcı kredisi destek sistemimizin etkin ve sürdürülebilir yapıda kullanılabilmesi, özellikle riskli pazarlarda sunulabilmesi amacıyla Alıcı Kredisi Tazmin Desteği de sağlamaya da başlandık. Bu destekler ile ihracatımızı sadece ürünle değil finansman imkânı ile de rekabetçi olmasını temin ediyoruz. Ayrıca, söz konusu destek mekanizmasına konu olacak yatırım mallarının da kapsamını genişleterek desteklediğimiz yatırım malı sayısını (GTIP bazında) 821’e çıkararak; alıcı kredileri destek mekanizmamızı, toplam mal ihracatımızın yüzde 26,8’ini kapsar hale getirdik. Bununla birlikte, yurt dışındaki muhabir bankalara limit tahsis çalışmalarımızı hızlandırdık ve 94 ülkede 1 milyar doların üzerinde alıcı kredisi limiti kullanılabilir hale getirdik. Bu limitin kısa süre içerisinde daha fazla ülkede daha yüksek tutarlarda tahsisi konusunda da çalışmalarımız kesintisiz olarak devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Bilgilendirme programları düzenlenecek Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle yatırım malı ihracatçılarına yönelik alıcı kredileri tanıtım toplantıları ve geniş katılımlı bilgilendirme programları düzenleneceğini dile getiren Bakan Bolat, "Bakanlığımız bunun yanında, Türk Eximbank ve ihracatçı firmaların katılımıyla hedef ülkelere yönelik sektörel ticaret heyetleri düzenlenecektir. Ticaret Müşavirliklerimiz de networkleri kullanılarak yerel yatırım malı ithalatçılarına yönelik tanıtım faaliyetleri yürütülecektir. Alt yapı ve insan kaynağının güçlendirilmesi amacıyla da destek programının etkin ve sürdürülebilir uygulanması için Destek Yönetim Sistemi (DYS) entegrasyonu tamamlanmıştır. Türk Eximbank’ın alıcı kredileri ve akreditifli işlemlerine yönelik sistem alt yapısı ve insan kaynağı yatırımları da hızlandırılmıştır" dedi. ’’Misyonumuz ihracatçılarımızın yanında olmak’’ Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı ve Türk Eximbank Yönetim Kurulu Başkanı Osman Çelik de yaptığı konuşmada, "Türk Eximbank’ın kurulduğu günden beri temel misyonu hiç değişmedi: Üreten, ihraç eden ve küresel pazarlarda rekabet eden firmalarımızın yanında olmak. Dünyada ticaretin dinamikleri hızla değişirken, artık ihracatın finansmanı da çok boyutlu ve stratejik bir nitelik kazanmıştır. Bugün ihracat sadece bir satış faaliyeti değil; üretimden yatırıma, risk yönetiminden proje finansmanına kadar uzanan bütüncül bir ekosistemdir. Banka olarak bu dönüşümü doğru okuyarak; güçlü bilanço yapımız sayesinde uluslararası piyasalardan sağladığımız uzun vadeli kaynaklar ve geniş ürün yelpazemizle ihracatçılarımıza daha etkin destek sunmayı sürdürüyoruz" dedi. Ticaret Bakanlığı’nın koordinasyonu ve desteğiyle alıcı kredilerinde yeni bir atılım sürecine girdiklerini belirten Çelik, "Yatırım malı ihracatı ve yurt dışı müteahhitlik projelerinde daha kapsamlı ve rekabetçi finansman imkânları sunulabilecek şekilde Ticari Faiz Referans Oranından (CIRR) sağladığımız desteğin kapsamını genişletiyoruz. Diğer taraftan, ihracatçılarımıza tek noktadan ve entegre çözümler sunan yeni bir yapıyı da hayata geçiriyoruz. Amacımız, ihracatçılarımızın dış ticaretin her aşamasında ihtiyaç duyduğu finansman ve hizmetlere daha hızlı, daha pratik ve daha etkin şekilde erişebilmesidir" ifadelerini kullandı. Desteklenen ihracatçıların yüzde 83’ü KOBİ Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney de konuşmasında Türk Eximbank’ın bu zamana kadar ihracatçılara verdiği destekleri anlattı. Güney, Türk Eximbank’ın faaliyete başladığı 1987 yılında bu yana, ihracatçıların en güçlü ve en güvenilir destekçisi olduğuna vurgu yaptı. Güney, "2024 yılında ihracatçılarımıza toplam 48,7 milyar ABD doları destek sağladık. 2025 yıl sonu itibariyle ise 26,8 milyar doları kredi, 27,5 milyar doları sigorta olmak üzere, bir önceki yıla kıyasla yüzde 11 artışla toplam 54,3 milyar dolar tutarında rekor seviyede destek sunduk. Bugün itibariyle, aktiflerimizin yüzde 90’ını ihracatçılarımıza kredi olarak tahsis ediyoruz. Toplam aktif büyüklüğümüz 1,3 trilyon TL seviyesine ulaştı. 2025 yılında uluslararası sermaye piyasaları ve finansal kuruluşlardan 8,7 milyar dolar tutarında kaynak temin ettik. Yine 2025 itibariyle aktif olarak destek verdiğimiz 18 bin 500 ihracatçımızın yüzde 83’ünü KOBİ’lerimiz oluşturuyor. Son beş yılda 6 bin yeni KOBİ firmamız Türk Eximbank desteklerinden faydalanmaya başlamış, ihracat ekosistemimizin kapsayıcılığı önemli ölçüde artmıştır" dedi. Güney, alıcı kredilerinin yeni küresel ticaret düzeninde tüm ihracat destek kuruluşları tarafından etkin bir şekilde kullanılan, dış ticarette rekabeti belirleyen stratejik bir ihracat destek aracı haline geldiğini vurguladı. Güney, alıcı kredilerini, dış ticaretin finansmanı ürünleri ile tamamlayarak ihracatçılara uçtan uca çözümler sunduklarını sözlerine ekledi. Toplantının ardından Türk Eximbank Yönetim Kurulu Osman Çelik ve Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney, günün anısına istinaden Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’a bir hediye takdim etti.
Verem geçmişte kalmadı: Uzmanlardan "hala aramızda" uyarısı
23 Ocak 2026 Cuma - 13:13 Verem geçmişte kalmadı: Uzmanlardan "hala aramızda" uyarısı Bir dönem geçmişte kaldığı düşünülen verem, artan vaka sayılarıyla birlikte günümüzde yeniden gündemde. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Nurten Elkin,"Verem hastalığı denince çoğumuzun aklına sanatoryumlar ve geçmişte kalmış hastalıklar gelmektedir, oysa gerçek şu ki verem ne tarihe karıştı ne de etkisini yitirdi" ifadelerini kullandı. Dünya genelinde çarpıcı rakamlar Verem vakalarında dünya genelindeki tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Nurten Elkin, Dünya Sağlık Örgütü verilerine dikkat çekti. Elkin, "Dünya Sağlık Örgütü’nün en güncel verileri çarpıcı: 2023 yılında dünyada 10,8 milyon kişi vereme yakalandı, 1,25 milyon kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetti. Yani verem, COVID-19 sonrası dönemde yeniden en ölümcül bulaşıcı hastalıklar arasında ilk sıraya yerleşti. Bu rakamlar bize şunu söylüyor: Verem hâlâ aramızda ve sandığımızdan çok daha yakın" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin veremle mücadelede önemli mesafeler katettiğini de vurgulayan Elkin, buna rağmen riskin sürdüğünü belirtti. Elkin, "Türkiye veremle mücadelede başarılı ülkelerden biri. Güçlü aşı programı, ücretsiz tanı ve tedavi imkanları sayesinde vaka sayıları geçmişe kıyasla ciddi biçimde azaldı. Ancak bu başarı, rehaveti beraberinde getirmemeli. Güncel verilere göre ülkemizde verem insidansı yaklaşık 11,2/100.000. Bu, her yıl binlerce kişinin bu hastalıkla tanıştığı anlamına geliyor" dedi. Verem bireysel değil, toplumsal bir hastalık Veremin yalnızca bireysel bir hastalık olarak görülmemesi gerektiğini de ayrıca ifade eden Elkin, "Veremi yalnızca "hasta olan kişinin sorunu" olarak görmek en büyük hata. Çünkü verem hava yoluyla bulaşıyor. Tedavi edilmeyen bir hasta, aylarca çevresindekilere hastalığı farkında olmadan bulaştırabiliyor. Bu nedenle verem, sadece bir enfeksiyon hastalığı değil; doğrudan bir halk sağlığı sorunudur. Bir kişide geciken tanı, toplumda onlarca yeni vakaya zemin hazırlayabilir" değerlendirmesinde bulundu. Tedaviyi yarım bırakmak büyük tehlike Verem tedavisinin uzun süreli olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Nurten Elkin, hastaların sık yaptığı hatalara da dikkat çekti. Elkin, "Verem tedavisi uzun sürelidir. Genellikle en az 6 ay düzenli ilaç kullanımı gerekir. Hastaların en sık yaptığı hata ise şudur: ‘Şikâyetlerim geçti, iyileştim’ düşüncesiyle ilaçları erken bırakmak. Oysa belirtilerin kaybolması, mikrobun tamamen yok olduğu anlamına gelmez. Tedavi yarım bırakıldığında hastalık geri döner, kişi tekrar bulaştırıcı hale gelir ve en önemlisi, mikrop ilaçlara direnç kazanır" dedi. Dirençli verem tedaviyi zorlaştırıyor Açıklamasında dirençli veremin ortaya çıkış nedenlerine de değinen Elkin, "Dirençli tüberküloz, kullanılan verem ilaçlarının artık etkili olmadığı durumdur. Bu tablo çoğu zaman düzensiz ya da yarım bırakılan tedaviler sonucunda ortaya çıkar. Dirençli veremde tedavi süresi aylar değil, yıllar sürebilir, kullanılan ilaçlar daha fazla yan etkiye sahiptir, tedavi hem hasta hem sağlık sistemi için çok daha zorludur. Kısacası, ilaçları zamanında ve eksiksiz kullanmamak, sadece bireyi değil, toplumun tamamını riske atan bir sonuç doğurur" ifadelerini kullandı. Aşı ve erken tanı hayat kurtarıyor BCG aşısının önemine de değinen Elkin, "BCG aşısı özellikle bebekleri ve çocukları veremin en ağır ve ölümcül formlarından korur. Menenjit ve yaygın verem gibi hayati risk taşıyan tabloların önüne geçer. Bu nedenle aşı programları, veremle mücadelenin temel taşlarından biridir. Aşının sağladığı koruma, toplum sağlığı açısından vazgeçilmezdir" dedi. Erken tanının önemine de özellikle vurgu yapan Elkin, "Uzun süren öksürük, gece terlemesi, kilo kaybı, halsizlik. Bu belirtiler "geçer" diye ertelenmemeli. Çünkü verem erken yakalandığında tamamen tedavi edilebilen bir hastalıktır. Erken tanı tedavi süresini kısaltır, bulaşmayı önler, ilaç direnci gelişme riskini azaltır, ölüm oranlarını belirgin biçimde düşürür ve geç kalındığında ise bedeli hem birey hem toplum için ağır olur" şeklinde konuştu. "Veremle mücadele bitmedi" Tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına ve hatta ölüme yol açabilen bir hastalık olan verem hastalığı konusunda; İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Elkin, "Veremle mücadele bitmedi. Aşıya güvenmek, belirtileri ciddiye almak ve zamanında sağlık kuruluşlarına başvurmak, hem bireysel hem de toplumsal korunmanın en etkili yoludur" ifadelerini kullandı.
Balkan Barış Platformu’nun ikinci toplantısı İstanbul’da başladı
23 Ocak 2026 Cuma - 12:56 Balkan Barış Platformu’nun ikinci toplantısı İstanbul’da başladı Balkan Barış Platformu’nun ikinci toplantısı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde İstanbul’da başladı. Toplantıda Bakan Fidan’ın, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Karadağ, Kosova, Kuzey Makedonya ve Sırbistanlı mevkidaşlarıyla ikili görüşmelerde bulunacağı öğrenildi. İlk toplantısı geçtiğimiz yılın Temmuz ayında yapılan Balkan Barış Platformu’nun ikinci toplantısı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde İstanbul Beşiktaş’ta bulunan Çırağan Sarayı’nda başladı. Toplantıya Bakan Fidan’ın yanı sıra Arnavutluk Avrupa ve Dışişleri Bakanı Elisa Spiropali, Bosna-Hersek Dışişleri Bakanı Elmedin Konakoviç, Karadağ Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ervin İbrahimoviç,Kosova Başbakan Yardımcısı, Dışişleri ve Diaspora Bakanı Donika Gervalla-Schwarz, Kuzey Makedonya Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Timco Mucunski, Sırbistan Dışişleri Bakanı Marko Curiç katıldı. Ayrıca Bakan Fidan mevkidaşlarıyla ikili görüşmelerde de bulunacak. Dışişleri Bakanı Fidan’ın ve ikili görüşmelerinde; Bölgesel sahiplenme ilkesinin önemini vurgulaması, Balkan Barış Platformu’nun, mevcut bölgesel ve uluslararası süreçlerin alternatifi değil, tamamlayıcısı ve destekleyicisi niteliğinde olduğunu teyit etmesi, Türkiye’nin Balkanlar’da barış, diyalog ve refaha katkı sağlayacak somut projelere dayanan bir iş birliği zemini oluşturma yönündeki iradesinin altını çizmesi, AB’nin genişleme sürecinin, bölgesel hassasiyetleri gözeten ve birleştirici bir çerçevede yürütülmesinin önemine dikkat çekmesi bekleniyor.