Yerel Haberler
İstanbul
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 00:21 Emre Akbaba: "Yıllardır Süper Lig’deyim, böyle bir hikaye görmedim" Eyüpspor’un futbolcusu Emre Akbaba, yaşadıkları tüm zorluklara rağmen ligde kalmayı başardıkları için mutlu olduklarını belirterek, "Yıllardır Süper Lig’deyim, böyle bir hikâye görmedim" dedi. Trendyol Süper Lig’in 34. haftasında Eyüpspor, deplasmanda Fenerbahçe ile 3-3 berabere kaldı. Bu sonuçla birlikte ligde kalan Eyüpspor’da Emre Akbaba, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Son haftalarında elde ettikleri başarılı sonuçların ardından ligde kaldıkları için mutlu olduklarını söyleyen Akbaba, "Ben oyuna girerken diğer maçların skorlarını sormadım. Yedek kulübesindeki o yüz ifadelerinden dolayı durumu anladım. 3-2 geriye düştük. Bizim için zor bir mücadele oldu. Yeni kurulan, genç oyuncular, Süper Lig tecrübesi olmayan oyuncular. Takım arkadaşlarım inanılmaz bir mücadele verdi. Genç arkadaşlarıma tecrübeli arkadaşlarım yardım etti. Atila hocam ekibiyle bize inanılmaz destek oldu. Güzel bir hikaye yazdık. Çünkü ikinci devre başında herkesin bu takım kesin düştü dediği bir takımdı. Yıllardır Süper Lig’deyim, böyle bir hikaye görmedim. Takım arkadaşlarımı tebrik ediyorum, alınlarından öpüyorum. Güzel bir hikaye yazdık diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Bizim için kolay olmadı ama çok şükür başardık" Maçın son bölümünde 3-2 geriye düşmelerine rağmen attıkları golle ligde kalmayı başarmalarının hatırlatılması üzerine Akbaba, "Gerçekten zor, maddi anlamda da sıkıntılar yaşadık. Takım arkadaşlarım, özellikle tecrübeli oyuncular bunu hiçbir zaman yansıtmadı. Birlik, beraberlik içerisinde tuttu. Bizim için kolay olmadı ama çok şükür başardık" cümlelerine yer verdi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 00:18 Talha Ülvan: "Golün nasıl olduğunun önemi yok" Eyüpspor’un futbolcusu Talha Ülvan, mücadelede 2-0 öne geçmelerine rağmen 3-2 geriye düştükleri maçta attığı golle takımının ligde kalmasını sağladı. Golüyle ilgili konuşan Ülvan, "Golün nasıl olduğunun bir önemi yok. İsterse kulağına çarpsın, gol goldür" dedi. Trendyol Süper Lig’in 34. haftasında Eyüpspor, deplasmanda Fenerbahçe ile 3-3 berabere kaldı. Karşılaşmanın ardından takımının 3. golünü atan Eyüpsporlu futbolcu Talha Ülvan basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Maç öncesi ısınma sırasında takım arkadaşı Anıl Yaşar’a bu karşılaşmada gol atacağını söylediğini belirterek sözlerine başlayan Ülvan, "Buna inandım. Tüm takıma inandım. Bunu zaten her maçtan önce söylüyorum herkese. Tüm camia bunu hak ediyor. Böyle bir senaryo bizi çok sevindirdi. Fenerbahçe geri dönmeseydi yine çok sevinecektik ama bu şekilde gerçekten dizi gibi oldu. Bu seneyi heyecanlı bir dizi gibi yorumlayabilirim" şeklinde konuştu. "Golün nasıl olduğunun önemi yok" Attığı golle takımının Süper Lig’de kalmayı başardığının hatırlatılması üzerine Ülvan, "Ben şut atmayı severim. Şut çalışıyorum, uzaktan vurmayı severim. Rotario da nasıl bir oyuncu olduğumu biliyor ve topu bana yumuşak bıraktı. Top gelince kaleye vurmam gerektiğini biliyordum. Allah da yardım etti, top Oosterwolde’nin sırtına çarptı. Golün nasıl olduğunun önemi yok. İsterse kulağına çarpsın, gol goldür. Şu anda belki duygu gösteremiyorum ama hala golün şokunu yaşıyorum. Ne zaman anlayacağım hala bilmiyorum" ifadelerini kullandı. "Gerçekten dizi senaryosu gibiydi" Maçın son dakikalarında yaşadıkları heyecana da değinen Ülvan, "Gerçekten dizi senaryosu gibiydi. Herkes sandalyenin ucunda oturuyordu. Yardımcı hocamız rahatsızlandı, kendisine geçmiş olsun diliyorum. Ama bu heyecanla bunun olması normal. Ligde tutunma mücadelesinden sonra ortamın kötü olması imkansız" cümlelerine yer verdi. "Eyüpspor formasıyla elimden gelenin fazlasını vereceğim" Talha Ülvan, son olarak kariyerinin ilerleyen dönemiyle ilgili ise şunları söyledi: "Hala 2 sene sözleşmem var Eyüpspor’da. Bu sezon Süper Lig’de ilk senem. Eyüpspor formasıyla elimden gelenin fazlasını vereceğim. Bunu zaten maçlarda gösterdim. Eyüpspor’da yüzde 100 devam."
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 00:15 Umut Bozok: "Olsam da olmasam da inşallah güzel bir Dünya Kupası geçer" Eyüpspor’un golcüsü Umut Bozok, A Milli Futbol Takımı’nın 2026 FIFA Dünya Kupası geniş kadrosunda yer almayı beklediğini belirtirken, kendisi olsun ya da olmasın milli takım adına başarılı bir turnuva geçirilmesini temenni etti. Trendyol Süper Lig’in 34. haftasında Eyüpspor, deplasmanda Fenerbahçe ile 3-3 berabere kaldı. Mücadelenin sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Eyüpspor’un golcüsü Umut Bozok, "Fenerbahçe’ye karşı Kadıköy’de öne geçmek çok tehlikeli. Bu sezon kaç maç çevirdiler bilmiyorum. Böyle bir takıma karşı ilk yarıda 2-0 öne geçmek büyük bir iş. Ama sonrasında panik olduk. Ama sağ olsun Talha oyuna girdi. Şansımız varmış demek ki. Her şeyi yaptık ligde kalmak için. Top Oosterwolde’ye çarpıp girdi. Bu senaryonun filmi çekilebilir. Eyüpspor’u ligde tutmak büyük bir iş, herkesi tebrik etmek istiyorum" diye konuştu. "Herkes düştüğümüzü söyledi, biz de düşmediğimizi gösterdik" Karşılaşmada skorun 3-2’ye gelmesinin ardından yaşadıkları duyguları anlatan Bozok, "Maçların sonuçlarıyla ilgili hiç bilgimiz yoktu ama oyuna giren arkadaşları görünce biraz panik olduğunu anladık. Onguene oyuna girdi ama sonrasında oyundan çıktı. Bunu görünce işlerin iyi gitmediğini anladım. Skorlara hala bakmadım. Küme düşüyorduk. Gerçekten inanılmaz bir durum. Bu takım ligde kalmayı başardı. Bazı başkanlar var, isimlerini vermeye gerek yok ama Fatih Karagümrük’le Eyüpspor’un kesin düştüğünü söylediler. Biz de düşmediğimizi gösterdik. Herkesi tebrik ediyorum" şeklinde konuştu. "Olsam da olmasam da inşallah güzel bir Dünya Kupası geçer" Son haftalarda yükselen performansıyla birlikte A Milli Futbol Takımı’nın 2026 FIFA Dünya Kupası geniş kadrosuna seçilmeyi hedeflediğini belirten Bozok, "Herkes bekler. Listede olsaydım herhalde bugün haberim olurdu. Milli takıma başarılar diliyorum. Olsam da olmasam da inşallah güzel bir Dünya Kupası geçer. Son haftalardaki performanslar sonrasında olmak isterim. Tabii iyi forvetler var milli takımda. İnşallah orada olurum" cümlelerine yer verdi. "Herkes bizi alt ligde görüyordu" Teknik Direktör Atilla Gerin’in kendisi için kullandığı ‘O benim Suarez’im’ sözleriyle ilgili konuşan Bozok, "Atilla hoca benim Guardiola’m. Onu da tebrik etmek gerekiyor. Gerçekten nereden nereye geldik. Herkes bizi alt ligde görüyordu. Hoca inandı, bizi de inandırdı. Bu takımı ligde tuttuk. İnşallah seneye de Eyüpspor ligde kalır çünkü bu takım ligde kalmayı hak ediyor. Hocamın saçları bembeyaz oldu, yazık oldu hocama" ifadelerini kullandı. "Emre Akbaba, Umut Meraş, Taşkın İlter’le konuşup takımı ligde tutalım dedik" Sezonun ilk yarısında takım içinde kaotik bir ortam yaşanmasına rağmen mücadeleyi bırakmayarak sezonu birlikte tamamlamak istediklerini aktaran Bozok, "Biz ilk yarı bitince gitsek mi diye düşündük. Kaos ortamı vardı. Kaçalım mı diye düşündük. Çünkü burası zor olacaktı. Ama çok yetenekli gençler var. Bu takımı tutalım dedik. Emre Akbaba, Umut Meraş, Taşkın İlter’le konuşup takımı ligde tutalım dedik. Alanya deplasmanında 1-0 gerideyken 3-1 kazandık. Bütün iş burada başladı. Şimdi kontratım bitti. Emre Akbaba ve Umut Meraş’ın da kontratı bitti. Yarın eşimle balayına gideceğim, onu düşünüyorum. Tabii Montella hoca ararsa hemen dönüş bileti almam gerekecek" konuşmasını tamamladı.
Miras anlaşmazlıklarında arabuluculuk
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:53 Miras anlaşmazlıklarında arabuluculuk Miras gibi birçok dava uyuşmazlıklarında arabuluculuğun hem zaman hem de maliyet açısından büyük avantaj sağladığını belirten Avukat Filiz Metin, "Arabuluculuk tarafların süreçleri kendi yürüttüğü bir yasal düzenleme. Taraflar mahkemeye gitmeden kısa sürede uzlaşabiliyor. Arabuluculuk yoluyla tarafların istediği sonuç elde ediliyor" dedi. Miras gibi birçok dava uyuşmazlıklarında yaşanan anlaşmazlıkların uzun yıllar süren davalara ve aile içi kırgınlıklara yol açabildiğini belirten Avukat Filiz Metin, arabuluculuğun bu sorunlara etkili bir çözüm sunduğunu vurguladı. Metin, arabuluculuk sayesinde mirasçıların kısa sürede, düşük maliyetle ve dostane bir ortamda anlaşabildiğini, imzalanan tutanakların ise mahkeme kararı niteliği taşıdığını ifade etti. "Arabuluculukta tarafların istediği sonuç elde ediliyor" Arabuluculuğun önemine değinen Filiz Metin, "Vefat eden kişilerin, son arzusu mirasçılarının birbiriyle düşman olmadan miras paylaşımı olmasıdır. Bu sürecin sağlıklı yürütülmesi çok önemli. Miras hukuku alanında arabuluculuk mümkün. Yasalarımız bunu sağlıyor. Kardeşlerin ve akrabaların birbiriyle mahkemelik olması hem kırıcı oluyor hem de uzun soluklu dava sürelerine neden oluyor. Arabuluculuk yoluyla ise bunları çözebiliyoruz. Arabuluculuk sayesinde mirasçılar birbiriyle oturup çay kahve içip miraslarını çözebiliyor. İmzaladıkları tutanak mahkeme kararı niteliğinde oluyor. Bu durum tarafları rahatlatırken, uzun soluklu davaları da ortadan kaldırmış oluyor. Bazı durumlarda 3-4 yıl süren davalar oluyor. Bu süreçte düşmanlıklar bile ortaya çıkabiliyor. Arabuluculukta bu durum 3-4 hafta sürüyor sadece. Arabuluculuk her geçen gün ülkemizde daha çok tanınıyor. Arabuluculukta tarafların istediği sonuç elde ediliyor. Mahkemede ise bu durum tam tersi hakimler karar verir" şeklinde konuştu. "Arabuluculuk ücretleri avukat ücretleri gibi yüksek değildir" Mahkemeye başvurulduğu zaman belirli harçların olduğunu vurgulayan Metin, "Mahkemede başvurulduğu zaman avukatlık ücretleri ve bilirkişi raporları gibi birçok masraf çıkmakta. Mahkemeyi tercih etmek hem zaman hem de maliyet açısından bir avantaj sağlamaz. Neticede mahkemenin kararı ise satış oluyor. Gayrimenkul satılarak paylaştırılıyor. Sonucu belli olan durumda dava açmakta çok mantıklı değil. Özellikle bu durumda icradan da satılması söz konusu olunca değerinin altında satılması gibi durumlar olabiliyor. Arabuluculukta ise bu durum tam tersi. Arabuluculukta harç söz konusu değildir, başvurmak çok kolaydır. Mahkemeden de başvurabilirsiniz. Kendiniz araştırıp da bulabilirsiniz. Süreç sonunda arabuluculuk ücretleri avukat ücretleri gibi yüksek değildir. Dolayısıyla hem mutlu olursunuz hem de az maliyet ödersiniz" ifadelerini kullandı. "Arabuluculuk tarafların süreçleri kendi yürüttüğü bir yasal düzenleme" Tarafların arabuluculuk seçme konusunda özgür olduklarını vurgulayan Metin, "Arabuluculuk tarafların süreçleri kendi yürüttüğü bir yasal düzenleme. Dava açmak istiyorsanız mahkemeye gitmek zorundasınız. Arabuluculuk seçme konusunda istediğiniz arabulucuyu seçebilirsiniz. Süreç içerisinde birkaç arabulucuda olabilir. Her adliyede arabuluculuk büroları var. Adliyeden başvuru yapıp o şekilde başvuru yapabilirsiniz. İnternet üzerinden de sonucu takip edebilirsiniz" diyerek sözlerini tamamladı.
Aksa Enerji’nin Gana Kumasi Santrali’nin ilk fazı basit çevrimde 130 MW kurulu güce ulaştı
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:39 Aksa Enerji’nin Gana Kumasi Santrali’nin ilk fazı basit çevrimde 130 MW kurulu güce ulaştı Aksa Enerji’nin Gana’da inşa ettiği Kumasi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin 179 MW’lık ilk fazı basit çevrimde 130 MW kurulu güce ulaştı. İki fazdan oluşan santral toplamda 350 MW kurulu güce sahip olacak ve Gana’da enerji arz güvenliğine katkı sağlayacak. 7 ülkede 11 santral operasyonu yürüten ve 3.000 MW’ı aşan kurulu güce sahip Aksa Enerji, Gana’daki Kumasi Santrali yatırımında önemli bir eşiği daha geride bıraktı. İlk faz çalışmaları kapsamında Aralık 2025’te kısmi ticari üretime başlayan santral, basit çevrimde 130 MW kurulu güce ulaştı. Toplam 350 MW kurulu güce sahip olarak tasarlanan Kumasi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin, 2026 yılının ilk çeyreğinde 179 MW kapasiteyle kombine çevrim modunda devreye alınması hedefleniyor. Santral, Gana’nın artan elektrik talebine uzun vadeli ve sürdürülebilir bir çözüm sunmayı hedefliyor. Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Cemil Kazancı, gelişmeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Gana Kumasi santralimizde kısmi ticari üretimin ardından 130 MW kurulu güce ulaşmamız, bu stratejik yatırımın planlanan şekilde ve yüksek bir operasyonel disiplinle ilerlediğini gösteriyor. Aksa Enerji olarak bulunduğumuz ülkelerde enerji arz güvenliğini güçlendiren, uzun vadeli ekonomik değer oluşturan ve şebeke istikrarına katkı sağlayan altyapılar geliştiriyoruz. Gana’da attığımız bu adım, entegre yatırım ve işletme modelimizin sahadaki başarısının güçlü bir göstergesidir." Uzun vadeli anlaşma, güçlü altyapı, kademeli büyüme Kumasi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali, 20 yıl süreli ve ABD doları bazlı garantili satış anlaşması kapsamında hayata geçirilirken; santralin finansmanı, inşası, işletmesi ve bakım süreçleri tamamen Aksa Enerji tarafından üstleniliyor. Bu entegre yapı, yatırımın hem operasyonel sürekliliğini hem de uzun vadeli finansal öngörülebilirliğini destekliyor. Basit çevrimde 130 MW’a ulaşılmasıyla birlikte Kumasi Santrali, Gana’nın ulusal şebekesindeki arz güvenliğine katkı sunarken; ilerleyen süreçte iki fazda tam kapasiteyle devreye girecek kombine çevrim santrali yüksek verimlilik ve sürdürülebilir üretim sağlayacak. Proje, aynı zamanda yerel istihdama ve bölgesel kalkınmaya sağladığı katkıyla da öne çıkıyor. Aksa Enerji, Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalarda küresel büyüme stratejisini sürdürüyor. Kumasi Santrali’nin, şirketin bu yaklaşımının Afrika’daki önemli yapı taşlarından biri olarak konumlandığı aktarıldı.
Türksat ve Vodafone’dan fiber altyapıda stratejik iş birliği
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:36 Türksat ve Vodafone’dan fiber altyapıda stratejik iş birliği Türksat ile Vodafone, Türkiye’nin dijital altyapısını güçlendirmek ve fiber internet erişimini yaygınlaştırmak amacıyla stratejik bir iş birliği protokolüne imza attı. Türkiye’nin dijital dönüşüm hedefleri kapsamında kamu ve özel sektörün fiber yetkinliklerini birleştirecek olan "Toptan Seviyede Veri Akış Erişimi Hizmeti, TV Hizmeti ve Destek Hizmetleri Çerçeve Sözleşmesi Ek Protokolü", Türksat Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay ve Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy tarafından imzalandı. İmzalanan anlaşma çerçevesinde Vodafone, Türksat’ın fiber altyapısını kullanarak 1,3 milyon haneye daha fiber internet hizmeti ulaştırmaya başlayacak. Bu stratejik adım ile Vodafone’un fiber altyapı üzerinden erişim sağladığı toplam hane sayısı 23,7 milyona yükselecek. Atılan imzalarla birlikte mükerrer yatırımlar önlenerek mevcut fiber kaynaklar daha verimli kullanılacak ve dijital erişimin kapsayıcılığı artırılacak. Kamu-özel sektör ortaklığının bu modeli ile Türkiye’nin dijital altyapı ekosisteminde yeni bir dönem başlayacak. Ayrıca iş birliği kapsamında yüksek hız ve düşük gecikme süreli fiber teknolojisi daha geniş kitlelere ulaştırılacak. Altyapı paylaşım modeli sayesinde Türksat’ın bugüne kadar gerçekleştirdiği fiber yatırımların etkinliği de artırılacak. Türksat Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay, Türksat ve Vodafone arasında kurulan bu iş birliği ile Türkiye’de hanelerin ve kurumların dijitalleşme sürecinin hız kazanacağını belirterek, "Türksat’ın güçlü fiber altyapısını Vodafone’un hizmet ağıyla birleştirerek, Türkiye’nin dijitalleşme vizyonuna stratejik bir katkı sunduk. Mükerrer yatırımların önüne geçen bu model sayesinde teknolojik kaynaklarımızı yüksek verimliliğe dönüştürecek ve ülke ekonomimize doğrudan katma değer sağlayacağız. Bu iş birliği, sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda Türkiye’nin en büyük iletişim ve teknoloji firmaları arasındaki ortaklığın en güçlü örneklerinden biri olacak" dedi. Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy da fiber internet ağının genişlemesinin Türkiye’nin dijital geleceği için taşıdığı önemi vurgulayarak, "Vodafone olarak, müşterilerimize en iyi deneyimi sunma taahhüdümüz doğrultusunda, Türksat gibi güçlü bir yerli teknoloji ortağıyla bir araya gelmenin mutluluğu içindeyiz. Bu stratejik iş birliği, Türksat ile Vodafone arasında artarak devam eden internet altyapı iş birliklerinin de katkısıyla, müşterilerimize daha hızlı, güvenilir ve yüksek deneyim sunan fiber internet hizmeti vermemizi sağlayacak. Fiber internet erişim ağımızı artırarak daha fazla ev ve işyerine kesintisiz, yüksek hızlı internet sunacağız. Böylece, Türkiye’nin dijitalleşme vizyonuna önemli katkı sağlayacağız. Aynı zamanda, bu anlaşmayla, fiber internet teknolojisini Türkiye’de en fazla sayıda haneye verme imkânına sahip telekom operatörü olacağız. Bu değerli iş birliği için Türksat yetkililerine teşekkür ediyor; önümüzdeki sürecin her iki taraf için de hayırlı olmasını diliyoruz" diye konuştu.
Paslanmaz çeliğe ilişkin Adnan Demirci’den uyarı
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:25 Paslanmaz çeliğe ilişkin Adnan Demirci’den uyarı Makina mühendisi ve sanayici Adnan Demirci, Türkiye’nin paslanmaz çelik üretiminde dışa bağımlılığının ekonomi ve ulusal güvenlik açısından ciddi bir risk oluşturduğunu belirterek, devlet öncülüğünde yatırım çağrısında bulundu. Adnan Demirci, paslanmaz çeliğin yalnızca sanayi girdisi değil, aynı zamanda bir beka meselesi olduğunu vurguladı. Türkiye’de yıllık ortalama 700 bin ton paslanmaz çelik uzun mamul tüketildiğini belirten Adnan Demirci, bu miktarın tamamının ithalat yoluyla karşılandığını ve bunun ülke ekonomisine yaklaşık 3 milyar dolarlık maliyet oluşturduğunu söyledi. Demirci, bu tablonun cari açığı derinleştirdiğini ifade etti. Türkiye’nin sıvı çelik üretim kapasitesinde dünyada 8’inci, Avrupa’da ise Almanya ile başa baş konumda olduğunu hatırlatan Adnan Demirci, buna rağmen paslanmaz çelik üreten ülkeler arasında yer alınmamasını stratejik bir eksiklik olarak değerlendirdi. Demirci, Türkiye’nin dünya krom rezervlerinde üçüncü sırada yer aldığını ve yüksek kaliteli krom cevherine sahip olduğunu belirterek, buna rağmen üretilen ferrokromun tamamının ihraç edilmesini eleştirdi. Kullanılmış paslanmaz çelik hurdasının dahi yurt dışına satıldığını vurgulayan Demirci, katma değerin ülke dışında bırakıldığını söyledi. Paslanmaz çeliğin savunma sanayii için hayati öneme sahip olduğunu dile getiren Demirci, jet motorları, roket sistemleri, top namluları, denizaltılar, radar ve sensör sistemleri gibi kritik alanlarda bu malzemenin vazgeçilmez olduğunu kaydetti. Olası bir savaş ortamında tedarik zincirlerinin kesilmesinin savunma sanayiini doğrudan felç edeceğini ifade etti. Böylesine stratejik bir yatırımın ancak devletin öncülüğünde hayata geçirilebileceğini söyleyen Adnan Demirci, uluslararası ortaklık seçeneğine de dikkat çekti. Çin Halk Cumhuriyeti’nin mevcut üretim gücü ve anti-damping baskıları nedeniyle Türkiye’de yatırım yapmaya sıcak bakabileceğini belirtti. Türkiye’nin lojistik avantajları, gümrük birliği ve serbest ticaret anlaşmaları sayesinde Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarlarına hızlı ve düşük maliyetli ihracat yapılabileceğini ifade eden Adnan Demirci, Türkiye’de üretilecek paslanmaz çeliğin anti-damping vergilerinden daha az etkileneceğini söyledi. Demirci, paslanmaz çelik üretimine geçilmesi halinde ithalatın cari açık üzerindeki etkisinin ortadan kalkacağını, aynı zamanda yüksek katma değerli ürün ihracatıyla ekonomiye güçlü katkı sağlanacağını belirterek, bu yatırımın sanayileşme tarihinde yeni bir sayfa açacağını sözlerine ekledi.
Kısa vadeli dış borç stoku Kasım ayında 163,7 milyar dolar oldu
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:25 Kısa vadeli dış borç stoku Kasım ayında 163,7 milyar dolar oldu Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç (KVDB) stoku, bir önceki aya göre yüzde 1,3 oranında azalarak Kasım ayı itibarıyla 163,7 milyar dolar oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı Kasım ayı Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri Gelişmeleri’ni paylaştı. Buna göre, Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç (KVDB) stoku, bir önceki aya göre yüzde 1,3 oranında azalarak Kasım ayı itibarıyla 163,7 milyar ABD doları oldu. Orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış borçları gösteren kalan vadeye göre KVDB stoku, 224,0 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Bankalar kaynaklı KVDB stoku, bir önceki aya göre yüzde 0,4 oranında artarak 73,8 milyar ABD doları olurken, Merkez Bankası yükümlülükleri yüzde 8,7 oranında azalarak 25,2 milyar ABD doları oldu. Yurt içi bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, bir önceki aya göre yüzde 1,7 oranında artarak 8,2 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Yurt dışı yerleşik bankaların yurt içindeki mevduatı yüzde 2,3 oranında azalışla 18,9 milyar ABD doları oldu. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 1,0 oranında azalışla 20,9 milyar ABD doları olurken, TL cinsinden mevduatları yüzde 3,4 oranında artarak 25,7 milyar ABD doları oldu. Diğer sektörler kaynaklı KVDB stoku, bir önceki aya göre yüzde 0,1 oranında azalarak 64,7 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşti. Dış ticaret işlemlerinden kaynaklanan ticari kredi yükümlülükleri, yüzde 0,9 oranında azalarak 58,7 milyar ABD doları olurken, nakit kredi kaynaklı yükümlülükler yüzde 8,4 artarak 6,0 milyar ABD doları oldu. Döviz kompozisyonu incelendiğinde, KVDB stokunun yüzde 34,2’sinin ABD doları, yüzde 27,2’sinin Euro, yüzde 24,0’ünün Türk lirası ve yüzde 14,6’sının diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü. Kalan vadeye göre KVDB stokunda, bankalar ve diğer sektörlerin kredi ve tahvil yükümlülükleri yaklaşık 67,5 milyar dolara yükselirken, Merkez Bankası ve Genel Yönetim yükümlülükleri 31,7 milyar dolara düştü.
Arnavutköy’de kar küreme aracından çocuklara çay ikramı
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:20 Arnavutköy’de kar küreme aracından çocuklara çay ikramı İstanbul’da etkili olan kar yağışıyla birlikte Arnavutköy’de hem tebessüm ettiren hem de iç ısıtan anlar yaşandı. Arnavutköy Belediyesi’nde görevli kar küreme aracı şoförü Bünyamin Özkan, kendisine kar topu atan çocuklara kızmak yerine onları yanına çağırarak termosundan çay ikram etti. Olay, Arnavutköy İstiklal Mahallesi’nde meydana geldi. Kar yağışı sonrası sokakta kar topu oynayan çocuklar, yoldan geçen kar küreme aracına kar topu attı. Aracı kullanan Bünyamin Özkan ise aracı durdurarak çocukları yanına çağırdı. Özkan, araç içerisinde bulunan termosundaki sıcak çayı çocuklara ikram etti. O anlar çevrede bulunan bir vatandaşın cep telefonu kamerası tarafından saniye saniye görüntülendi. "Çocukların mutluluğu beni daha çok mutlu ediyor" Kar küreme aracı şoförü Bünyamin Özkan yaşananlarla ilgili, "Bu aslında benim o mahallede sürekli karşılaştığım bir olay. Oraya ben de çok severek gidiyorum. İlk geçtiğimde çocuklar bana kar topu attılar. Ben de onlara bir şeyler ikram etmek istedim. Tekrar oradan geçerken yine kar topu atınca onları yanıma çağırdım. Çay ikram ettim ve ‘Bakın hızınız biraz yavaşlamış, çay için gücünüz yerine gelsin’ dedim. Onlar da çok güzel karşıladılar" dedi. "Ben kışın o bölgenin sorumlusuyum" Kış aylarında o bölgede görev yaptığını ifade eden Özkan, "Ben kışın o bölgenin sorumlusuyum, bu araçta çalışıyorum. Gündüz çalışan bir arkadaşım da var. Yaptığım bu hareketi aslında tüm iş arkadaşlarım adına yaptım. Çocukların sokakta oynaması, kar topu atması, o mutlulukları beni de çok mutlu ediyor" diye konuştu. "İçimizdeki çocuğu kaybetmeyelim" Kar yağdığında işi daha eğlenceli hale getirmeye çalıştığını söyleyen Özkan, "Eşim bazen bana evden erken çıkıyorum diye kızıyor ama kar yağdığında bu işi biraz daha eğlenceli hale getirmeye çalışıyorum. Hatta bazen tuzlamam gereken sokaklarda çocuklar oyun oynuyorsa bırakıyorum, sabaha karşı trafik durumuna göre gelip tuzluyorum. Yeter ki mutlu olsunlar. Çünkü bu anlar çok nadir yaşanıyor. Herkes sevgiyle kalsın, içimizdeki çocuğu kaybetmeyelim" ifadelerini kullandı. Kar küreme aracı şoförünün sempatik tavırları ve çay ikramının ardından çocuklar kar topu oynamaya devam ederken, yaşanan o anlar izleyenlerin yüzünde tebessüm oluşturdu.