Yerel Haberler
İzmir
Genç veri bilimciler DATAFEST’te sektörün uzman isimleriyle buluştu 09 Mart 2026 Pazartesi - 15:12:38 Dokuz Eylül Üniversitesi İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026, veri bilimi ve teknoloji alanına ilgi duyan öğrencileri sektör profesyonelleriyle bir araya getirdi. Etkinlikte siber güvenlik, bulut teknolojileri ve dijital dönüşüm başlıkları ele alınırken, gençlere teknoloji dünyasındaki kariyer fırsatlarına ilişkin önemli bilgiler aktarıldı. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) bünyesinde faaliyet gösteren İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026 etkinliği, akademi ile teknoloji sektörünü buluşturan önemli organizasyonlardan biri olarak öne çıktı. Veri bilimi, yazılım ve dijital teknolojilere ilgi duyan çok sayıda öğrencinin katıldığı etkinlikte, sektör temsilcileri hem güncel teknolojik gelişmeleri değerlendirdi hem de gençlere kariyer yolculuklarına ilişkin deneyimlerini aktardı. Siber güvenlik ve bulut teknolojileri ele alındı Etkinlik kapsamında teknoloji sektörünün deneyimli isimlerinden Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CEO’su Perviz Altay tarafından gerçekleştirilen sunumda, dijital dönüşüm sürecinde kurumların karşı karşıya kaldığı siber güvenlik tehditleri ve bu tehditlere karşı geliştirilen yeni nesil çözümler ele alındı. Altay, güvenli dijital altyapıların kurumlar için stratejik önem taşıdığına dikkat çekerken, bulut teknolojilerinin kurumların operasyonel verimliliğini artıran önemli bir dönüşüm aracı haline geldiğini vurguladı. Sunumun ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde öğrenciler, sektörün güncel ihtiyaçları ve teknoloji alanındaki kariyer fırsatlarına ilişkin merak ettikleri soruları doğrudan uzmanlara yöneltme imkânı buldu. Gençlere kariyer yolculuğu tavsiyeleri Etkinlikte ayrıca Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CTO’su Barış Bayram da öğrencilerle bir araya geldi. Bayram, yazılım geliştirme, veri analitiği ve siber güvenlik alanlarında kariyer hedefleyen gençlere sektörün beklentileri ve teknoloji dünyasında öne çıkmanın yolları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Teknoloji alanında sürdürülebilir başarı için sürekli öğrenmenin ve disiplinler arası bilgi birikiminin önemine dikkat çekti. Üniversite–sektör iş birliğine katkı DEÜ İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026, öğrencilerin sektör profesyonelleriyle doğrudan temas kurmasına imkan sağlayan önemli bir platform olarak değerlendirildi. Topluluğun başkanlığını yürüten Dokuz Eylül Üniversitesi İstatistik Bölümü 2. sınıf öğrencisi Batuhan Yiğit Hazar, etkinliğin veri bilimi ve teknoloji alanına ilgi duyan gençler için önemli bir deneyim sunduğunu ifade etti. Etkinlik çekilişle tamamlandı Programın sonunda düzenlenen çekilişte etkinliğe katılan öğrenciler arasında çeşitli hediyeler dağıtıldı. DATAFEST 2026, akademi ile teknoloji sektörü arasındaki etkileşimi güçlendiren ve genç yeteneklerin teknoloji dünyasıyla buluşmasına katkı sağlayan bir organizasyon olarak tamamlandı.
09 Mart 2026 Pazartesi - 15:10 Dünyanın en küçük kitabı İzmir’de Türkiye’nin ilk kağıt ve kitap sanatları müzesi olan Ege Üniversitesi Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi, 2.4 x 2.9 milimetre ölçülerindeki dünyanın en küçük kitabına ev sahipliği yapıyor. Tarihi bir köşkte hizmet veren müze, kağıdın ve kitabın binlerce yıllık yolculuğunu nadide eserlerle meraklılarına sunuyor. Ege Üniversitesine bağlı eski Levanten köşklerinden 19. yüzyıla ait Ballian Konutu’nda 12 Aralık 2012’de kurulan müze, uluslararası alanda benzersiz bir konuma sahip bulunuyor. İçinde bir sanat galerisi de barındıran müzede, bin civarında obje kişi, kurum ve sanatçıların bağışlarıyla bir araya getirildi. Müzenin üst katında sergilenen ve ipek kağıda elle basılan milimetrik boyutlardaki kitap, ziyaretçilerin en çok dikkatini çeken eserlerin başında geliyor. Müzenin giriş katında kağıdın üretiminden sanat eserine dönüştüğü aşamalar sergilenirken, üst katında ise kitap sanatları, matbaa, sanatçı kitapları ve minyatür kitaplar gibi bölümler yer alıyor. Nadir eserler dikkat çekiyor Zengin bir koleksiyona sahip olan müzede; organik yazı malzemeleri, 15. yüzyıldan günümüze uzanan dünya renkli kağıtları, modern kağıt sanatı ve exlibris örnekleri sergileniyor. Matbaa bölümünde Gutenberg Matbaası’nda basılan orijinal inkunabel sayfası ile İbrahim Müteferrika Matbaası’nda basılan orijinal Vankulu Lügatı ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. Sanatçı kitapları bölümünde Andy Warhol’a ait üç boyutlu kitaplar yer alırken, çocuk kitapları bölümünde ise Küçük Prens, Moby Dick ve Alice Harikalar Diyarında gibi eserlerin üç boyutlu versiyonları bulunuyor. Kitaplardaki ustalar bölümünde ise Picasso, Chagall ve Matisse gibi sanatçıların özgün baskı resimlerini içeren eserler yer alıyor. Müze, hafta içi her gün 09.00 ile 17.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Milimetrik kitap büyük ilgi görüyor Ege Üniversitesi Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Seda Ağırbaş, karanlık odalarda sergilenen eserlerin cilt ve sanatsal detaylarının yakından incelenebildiğini aktardı. Müzenin evrensel bir nitelik taşıdığını vurgulayan Ağırbaş, "Alt katta kağıdın tarihçesi, papirüs ve parşömen gibi organik yazı malzemeleri ile kağıdın oluşum süreci yer alıyor. Ardından dünyanın renkli kağıdı ve uluslararası ile yerel sanatçıların eserleriyle kağıt sanatının geldiği nokta sergileniyor. Ölçüleri 2.4 x 2.9 milimetre olan, ipek kağıda elle basılmış çok minik bir kitabımız da müzemizde ziyaretçilerin beğenisine sunulmaktadır." dedi. Eğitim işlevi ön planda Tarihi binanın iki katında hat, tezhip, minyatür, katı’ ve ebru gibi geleneksel kitap sanatlarına ait orijinal eserlerin yer aldığını kaydeden Ağırbaş, müzenin çok sayıda çalıştay, seminer ve sergiye ev sahipliği yaptığını söyledi. Her yıl Müzeler Haftası’nda koleksiyona uygun etkinlikler gerçekleştirdiklerini anlatan Ağırbaş, "Ziyaretçilerimiz sadece eserleri görmekle kalmayıp, kağıt ve kitap sanatları alanındaki pek çok etkinliğe de katılarak bu çalışmaları çok beğendiler. Müzelerin sadece sergileme değil, eğitim işlevi de bulunmaktadır. Nitekim hedef kitlemiz ilk ve ortaöğretimden üniversiteye kadar uzanıyor. Ağaç yaşken eğileceği düşüncesiyle çoğunlukla çocuklarımızı ve gençlerimizi hedefliyoruz." ifadelerini kullandı. Dünyayı ayaklarımıza sermişler Müzede kağıda ve kitaba dair bine yakın objenin bulunduğunu dile getiren Ağırbaş, Türkiye’de bir ilk olan müzenin 2013 yılında özel müze statüsü kazandığını hatırlattı. Ziyaretçi defterine bırakılan bir notu çok anlamlı bulduğunu belirten Ağırbaş, "Defterimizde yer alan ’Dünyayı ayaklarımıza sermişler, haberimiz yok’ yazısı, müzenin kağıdın ve kitabın kültürel tarihine eşlik eden evrensel boyutunu kanıtlıyor" şeklinde konuştu.
09 Mart 2026 Pazartesi - 14:36 Tarihi Arasta’da kadın emeği fotoğraflarla sergilendi İzmir’in Bergama ilçesinde açılan ’Arasta’da Kadın Olmak’ isimli sergi yoğun ilgi gördü. Bergama Arasta Kültür Sanat ve Eğitim Derneği’nce (BAKSED) 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla 7- 8 Mart tarihlerinde düzenlenen "Arasta‘da Kadın Olmak" isimli sergide Arasta‘da farklı alanlarda çalışan kadınların günlük yaşamları, emekleri ve mesleklerini icra ederken olan anları objektiflere yansıdı. Bergama Arasta Kültür Sanat ve Eğitim Derneği (BAKSED) Yönetim Kurulu Başkanı Av. Ahu Rubacı düzenledikleri etkinlik ile ilgili "Bugün burada 8 Mart Kadınlar Günü kapsamında bir çalışma gerçekleştiriyoruz. Bu çalışmayı üç adımda planladık. Video tanıtımları, Arastada dükkân sahibi olan zanaatkar, sanatçı ve esnaf kadınlarımızın dükkanlarına bir etiket tasarladık. Bu dükkanı ayakta tutan kadının adının ve dükkanın yerinin yazılı olduğu etiketleri dükkanlarının camlarına astık. Video çalışmasında ise "Burada Olmak Zor mu?" sorusunun cevabını aldık kadınların. Bugün de bunun üçüncü adımını gerçekleştiriyoruz. Aslında bu bir sergi değil bu bir tanıklık. Arastada bulunan halen faaliyette olan zanaatkar, sanatkar ve esnaf emekçi kadınların ellerinin fotoğraflarını çalıştık. Çünkü üretimin, emeğin ve hayatın en büyük yatırımının eller olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu. Tarihi Osmanlı Arastası’ndaki ’Arasta’da Kadın Olmak’ isimli sergiye Bergamalılar yoğun ilgi gösterdi.
Başkan Özkan: "Yeniden yargılanıp beraat etmedikçe Celil Anık’ın aday olma şansı yok"
18 Kasım 2025 Salı - 10:58 Başkan Özkan: "Yeniden yargılanıp beraat etmedikçe Celil Anık’ın aday olma şansı yok" İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasının 11 Ocak’ta yapılan genel kurulunda, eski başkan Celil Anık’ın tekrar aday olacağı iddiaları üzerine gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başkanı Erkan Özkan, eski başkanın zimmet suçundan hüküm giydiğini ve kararın kesinleştiğini belirtti. Özkan, "Eski başkan dört suçlamanın üçünden beraat ederken, zimmet suçundan hüküm giydi ve karar kesinleşti. Esnafta ‘tamamen beraat etti’ algısı oluşturmaya çalışıyor. Yeniden yargılanıp beraat etmedikçe kongrede aday olma şansı yok" dedi. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın genel kurulu öncesinde, Oda Başkanı Erkan Özkan gazetecilere açıklamalarda bulundu. Eski başkan Celil Anık’ın yargılanıp hüküm giydiği dosyaya ilişkin kesinleşmiş karar tebligatının kendilerine ulaştığını aktaran Başkan Özkan, "Basında ve duraklardaki arkadaşlar aracılığıyla eski başkanın ‘beraat ettim, adaylığımı açıklayacağım’ şeklinde spekülatif bir algı oluşturan söylemlerinin dolaştığını duyduk. Biz de esnafı temsil eden bir kurum olarak gerçeği öğrenmek için hukukçularımızla 48 sayfalık bu kesinleşmiş kararı değerlendirdik. Eski başkanın dört ana başlıkta yargılandığı dosyada üç suçlamadan beraat ederken, zimmete para geçirme suçundan hüküm giydi ve karar kesinleşti. Kendisi ise yalnızca beraat ettiği sayfaları gösterip son maddeyi gizleyerek, esnafta ‘tamamen beraat etmiş’ algısı oluşturmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı. "Yeniden yargılanıp beraat etmedikçe aday olma şansı yok" Karar tebligatının ardından odanın avukatları ile yapılan değerlendirmede, mevcut kanunlar çerçevesinde eski başkanın aday olmasının mümkün olmadığı ifade eden Özkan, "Eski başkan, daha önce de Balçova’da yaptığı toplantıda benzer açıklamalarla cuma günü adaylığını ilan edeceğini söylemişti; bugün yaşananlar da bunun devamı niteliğinde. Elinde kesinleşmiş mahkeme kararı varken hala ‘Yargıtay’a taşıyacağım’ söylemleriyle algı oluşturmaya çalışması, adaylık önünü açma çabasından başka bir şey değil. Hukukçularımızın ifadesine göre; zimmet ve irtikap gibi suçlardan hüküm giyen kişilerin yeniden yargılanıp beraat etmedikçe aday olma şansı yok. Hatta 2029’da bitecek olan 5 yıllık süresinin ardından bile yeniden yargılanma ile beraat etmediği takdirde, kamu görevlerinden ömür boyu mahrumiyeti devam edecek" diye ekledi. "Kimseye verilmeyecek hesabımız yok" İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’na 20 yıl başkanlık yapmış bir kişinin, görev süresi bitmesine rağmen oda üzerinde algı oluşturmaya çalışmasını kamuoyunun ve esnafın takdirine bıraktığını belirten Özkan, sözlerini şu şekilde noktaladı: "Ben Erkan Özkan olarak ve yönetim kurulu arkadaşlarım olarak, esnafımıza hizmet vermekle mükellefiz ve genel kurula kadar da bu sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam edeceğiz. Kimseye verilmeyecek hesabımız yok; esnafımız kadirşinastır ve hakkı olana hakkını verecek. Sonuç olarak, söz konusu şahsın mevcut şartlarda aday olma ihtimali yok. Bu bir algı operasyonu ve farklı sorunlarını örtbas etmek için oda genel kurulunu kullanmakta. Tüm esnafımızı bu konuda uyanık ve dikkatli olmaya çağırıyorum."
İzmir’de polis merkezine saldırı soruşturmasında yeni gelişme
18 Kasım 2025 Salı - 10:56 İzmir’de polis merkezine saldırı soruşturmasında yeni gelişme İzmir’de 3 polisin şehit olduğu Balçova Salih İşgören Polis Merkezine yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, Ebu Hanzala kod isimli Halis Bayancuk, Ebu Haris kod isimli Haris Karadağ, Ebu Ubeyde kod isimli İlyas Aydın hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerden, Halis Bayancuk ve Haris Karadağ gözaltına alınırken, İlyas Aydın’ın yurt dışında olduğu tespit edildi. 8 Eylül Pazartesi günü sabah saat 08.30 sıralarında gerçekleşen olayda, Balçova Salih İşgören Polis Merkezine 16 yaşındaki E.B. tarafından pompalı tüfekle ateş açıldı. Nöbet kulübesi yakınında bulunan polis memuru Hasan Akın, Murat Dağlı ve Ömer Amilağ’ın vücuduna saçmalar isabet ederken, saldırgan kaçmaya başladı. Silah sesini duyan ve polis merkezinin üstünde bulunan lojmanda kaldığı öğrenilen 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir, silahını alarak aşağı indi. Kısa sürede aynı sokakta polis ekiplerince kıstırılan saldırganla polis arasında çıkan çatışmada, Muhsin Aydemir ve sivil bir vatandaş yaralandı. Saldırgan da polis ekiplerince bacaklarından vurularak etkisiz hale getirildi ve gözaltına alındı. Olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi yönlendirilirken, sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ve Polis Memuru Hasan Akın’ın şehit olduğu belirlendi. Saldırıda yaralanan Polis Memuru Ömer Amilağ ise saldırıdan 23 gün sonra şehit düştü. Murat Dağlı ile sokaktaki bir vatandaş ise tedavilerinin ardından taburcu oldu. Soruşturma kapsamında saldırgan E.B, annesi A.B. ve babası N.B, ’terör amaçlı kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürme’, ’silahlı terör örgütüne üye olma’, ’anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme’ dahil toplam 12 suçtan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Şüphelilerden M.A, K.N, C.T, F.S.A, M.E. ve B.Y ise ’silahlı terör örgütüne üye olma’ suçundan tutuklama talebiyle, T.Y. ve F.Ç’nin de aynı suçtan adli kontrol şartı talebiyle mahkemeye sevkleri yapıldı. Saldırgan, babası N.B. ile M.A, K.N, C.T, F.S.A. ve M.E. çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı, saldırganın annesi A.B ile T.Y, B.Y ve F.Ç. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ebu Hanzala, Ebu Haris ve Ebu Ubeyde gözaltında Soruşturma çerçevesinde ’Ebu Hanzala’ kod adlı Halis Bayancuk, ’Ebu Haris’ kod adlı Haris Karadağ ve ’Ebu Ubeyde’ kod adlı İlyas Aydın hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince 18 Kasım sabahı gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda; Halis Bayancuk İstanbul’da, Haris Karadağ ise İzmir’de yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerden İlyas Aydın’ın yurtdışında bulunduğunun değerlendirildiği öğrenildi. Gözaltına alınan şüphelilerin, saldırıyı gerçekleştiren 16 yaşındaki E.B. ile bağlantılarının araştırıldığı, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin sürdüğü bildirildi.
Gümüşçü cinayeti sanığına müebbet hapis
18 Kasım 2025 Salı - 10:14 Gümüşçü cinayeti sanığına müebbet hapis İzmir’de gümüşçü esnafı Hasan Çınar’ı pompalı tüfekle öldüren B.T., yargılandığı davada kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Maktulün avukatı Kenan Demirezen, sanığın kız arkadaşının da tanık olarak dinlendiğini belirterek, mahkemedeki ifadesinde maktulün kendisine yönelik herhangi bir sarkıntılıkta bulunmadığını, onu işinde gücünde biri olarak tanıdığını söyledi. Olay, 8 Temmuz 2024 tarihinde Buca ilçesi Şirinyer Mahallesi Menderes Caddesi’nde meydana gelmişti. Edinilen bilgiye göre, gümüşçü esnafı Hasan Çınar (45), iş yerine kız arkadaşıyla birlikte gelen B.T.’nin (30) pompalı tüfekli saldırısına uğradı. Saldırının ardından çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Saldırıda ağır yaralanan esnaf Hasan Çınar, ambulans ile Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Talihsiz adam hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay yerinden kaçan B.T., polis ekipleri tarafından suç aletiyle birlikte cinayeti işlediği dükkanın yakınlarında yakalanmıştı. Çınar’ın cenazesi, İzmir Adli Tıp Kurumu morgundaki otopsi işlemlerinin ardından Bornova’da bulunan Işıkkent Çarşı Camisi’ne getirildi. Namazın ardından Çınar’ın cenazesi, götürüldüğü Işıkkent Mezarlığı’na defnedildi. Müebbet hapis Gümüşçü esnafı Hasan Çınar’ın ölümüyle ilgili görülen davada, 23 Ekim’de beşinci duruşma yapıldı. Duruşmada hakim karşısına çıkan sanık B.T. hakkında karar açıklandı. Mahkeme, sanığın Hasan Çınar’a yönelik eylemini bir bütün halinde değerlendirdiğinde, fiilin kasten öldürme suçunu oluşturduğunu belirledi. Bu kapsamda, B.T. sabit bulunan eylemine uyan TCK 81/1 maddesi gereğince müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sanığın akıl sağlığı yerinde Maktulün avukatı Kenan Demirezen, davayla ilgili açıklamalarda bulunarak, "Gümüşçü olarak faaliyet gösteren Hasan Çınar, aynı bölgede esnaflık yapan ve kuyumcu tamiri işiyle uğraşan bir kişi tarafından pompalı silahla ateş edilerek öldürüldü. Sosyal medya ve bazı ulusal basında olayın başlangıçta sanığın kız arkadaşına yönelik bir sarkıntılık nedeniyle gerçekleştiği yönünde haberler yer alsa da, yargılama sürecinde bunun doğru olmadığı ortaya çıktı. Yargılama boyunca sanığın uyuşturucu madde kullandığı, bu konuda sabıkasının bulunduğu ve akıl sağlığının yerinde olmadığı yönünde iddialar bulunduğu görülmüş; ancak adli tıp raporunda akıl sağlığının yerinde olduğu tespit edildi. Maktulün sanığın kız arkadaşına yönelik herhangi bir sarkıntılık eylemi olmadığı, aksine çevredeki esnaflarla birlikte sanığı uyuşturucu bağımlılığından ve kötü alışkanlıklarından kurtarmak amacıyla iyi niyetle telkinlerde bulunduğu belirlendi. Tanık beyanları da bu yönde olup iddiaları destekledi" sözlerini kullandı. İndirimsiz müebbet hapis cezası İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın beşinci duruşmasında kararın çıktığını aktaran Demirezen, "Yargılama sonucunda mahkeme, sanığa hiçbir indirim uygulanmadan müebbet hapis cezası verdi. Ayrıca olay sırasında orada bulunan sanığın kız arkadaşı da tanık olarak dinlenmiş ve hem savcılıktaki hem mahkemedeki ifadelerinde maktulün kendisine yönelik herhangi bir sarkıntılıkta bulunmadığını, onu kendi işinde gücünde, efendi bir insan olarak tanıdığını belirtti. Böylece sarkıntılık iddiası tamamen çürütüldü. Yerel mahkemenin hiçbir indirim uygulamadan verdiği bu karar, maktul Hasan Çınar’ın ailesinin adalete olan inancını güçlendirdi. Süreç istinaf mahkemesinde devam edecek olsa da, adaletin yerini bulduğunu düşünüyor ve benzer eylemlerin de hiçbir indirim yapılmadan cezalandırılması temennisinde bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.
Gümüşçü cinayeti sanığına müebbet hapis
18 Kasım 2025 Salı - 10:12 Gümüşçü cinayeti sanığına müebbet hapis İzmir’de gümüşçü esnafı Hasan Çınar’ı pompalı tüfekle öldüren B.T., yargılandığı davada kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Maktulün avukatı Kenan Demirezen, sanığın kız arkadaşının da tanık olarak dinlendiğini belirterek, mahkemedeki ifadesinde maktulün kendisine yönelik herhangi bir sarkıntılıkta bulunmadığını, onu işinde gücünde biri olarak tanıdığını söyledi. Olay, 8 Temmuz 2024 tarihinde Buca ilçesi Şirinyer Mahallesi Menderes Caddesi’nde meydana gelmişti. Edinilen bilgiye göre, gümüşçü esnafı Hasan Çınar (45), iş yerine kız arkadaşıyla birlikte gelen B.T.’nin (30) pompalı tüfekli saldırısına uğradı. Saldırının ardından çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Saldırıda ağır yaralanan esnaf Hasan Çınar, ambulans ile Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Talihsiz adam hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay yerinden kaçan B.T., polis ekipleri tarafından suç aletiyle birlikte cinayeti işlediği dükkanın yakınlarında yakalanmıştı. Çınar’ın cenazesi, İzmir Adli Tıp Kurumu morgundaki otopsi işlemlerinin ardından Bornova’da bulunan Işıkkent Çarşı Camii’ne getirildi. Namazın ardından Çınar’ın cenazesi, götürüldüğü Işıkkent Mezarlığı’na defnedildi. Müebbet hapis Gümüşçü esnafı Hasan Çınar’ın ölümüyle ilgili görülen davada, 23 Ekim’de beşinci duruşma yapıldı. Duruşmada hakim karşısına çıkan sanık B.T. hakkında karar açıklandı. Mahkeme, sanığın Hasan Çınar’a yönelik eylemini bir bütün halinde değerlendirdiğinde, fiilin kasten öldürme suçunu oluşturduğunu belirledi. Bu kapsamda, B.T. sabit bulunan eylemine uyan TCK 81/1 maddesi gereğince müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sanığın akıl sağlığı yerinde Maktulün avukatı Kenan Demirezen, davayla ilgili açıklamalarda bulunarak, "Gümüşçü olarak faaliyet gösteren Hasan Çınar, aynı bölgede esnaflık yapan ve kuyumcu tamiri işiyle uğraşan bir kişi tarafından pompalı silahla ateş edilerek öldürüldü. Sosyal medya ve bazı ulusal basında olayın başlangıçta sanığın kız arkadaşına yönelik bir sarkıntılık nedeniyle gerçekleştiği yönünde haberler yer alsa da, yargılama sürecinde bunun doğru olmadığı ortaya çıktı. Yargılama boyunca sanığın uyuşturucu madde kullandığı, bu konuda sabıkasının bulunduğu ve akıl sağlığının yerinde olmadığı yönünde iddialar bulunduğu görülmüş; ancak adli tıp raporunda akıl sağlığının yerinde olduğu tespit edildi. Maktulün sanığın kız arkadaşına yönelik herhangi bir sarkıntılık eylemi olmadığı, aksine çevredeki esnaflarla birlikte sanığı uyuşturucu bağımlılığından ve kötü alışkanlıklarından kurtarmak amacıyla iyi niyetle telkinlerde bulunduğu belirlendi. Tanık beyanları da bu yönde olup iddiaları destekledi" sözlerini kullandı. İndirimsiz müebbet hapis cezası İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın beşinci duruşmasında kararın çıktığını aktaran Demirezen, "Yargılama sonucunda mahkeme, sanığa hiçbir indirim uygulanmadan müebbet hapis cezası verdi. Ayrıca olay sırasında orada bulunan sanığın kız arkadaşı da tanık olarak dinlenmiş ve hem savcılıktaki hem mahkemedeki ifadelerinde maktulün kendisine yönelik herhangi bir sarkıntılıkta bulunmadığını, onu kendi işinde gücünde, efendi bir insan olarak tanıdığını belirtti. Böylece sarkıntılık iddiası tamamen çürütüldü. Yerel mahkemenin hiçbir indirim uygulamadan verdiği bu karar, maktul Hasan Çınar’ın ailesinin adalete olan inancını güçlendirdi. Süreç istinaf mahkemesinde devam edecek olsa da, adaletin yerini bulduğunu düşünüyor ve benzer eylemlerin de hiçbir indirim yapılmadan cezalandırılması temennisinde bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.
Yaşar Üniversitesi’nden yeni nesil eğitim binası
18 Kasım 2025 Salı - 09:33 Yaşar Üniversitesi’nden yeni nesil eğitim binası Yaşar Üniversitesi’nin 10 katlı yeni eğitim binası; enerji verimliliği, akıllı sistemleri ve yenilikçi öğrenme teknolojileriyle geleceğin kampüs yaşamına yön veriyor. Yaşar Üniversitesi’nin sürdürülebilir gelecek için yürüttüğü yeniden yapılanma çalışmaları kapsamında inşa edilen 10 katlı yeni eğitim binası düzenlenen törenle hizmete açıldı. Selçuk Yaşar Kampüsü’nde düzenlenen törene Bornova Kaymakamı Muzaffer Şahiner, Selçuk Yaşar Spor ve Eğitim Vakfı Başkanı ve Yaşar Topluluğu Yönetim Kurulu Başkan Vekili İdil Yiğitbaşı, Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ahmet Yiğitbaşı, Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, Yaşar Holding Yönetim Kurulu Üyesi - İcra Başkanı Mehmet Aktaş, Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyet Üyesi Hikmet Altan, Romanya Başkonsolosu Lilian Zamfırou, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, KOSGEB İzmir Müdürü Levent Aslan, Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyet Eski Üyesi Selahattin Karakaş, akademisyenler, çalışanlar ve öğrenciler katıldı. Törende iş dünyası, kamu yöneticileri, eğitim, medya dünyası, akademisyenler ve öğrencilerle duygularını ve düşüncelerini paylaşan Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ahmet Yiğitbaşı, yeni eğitim binasının çevreye duyarlı, enerji verimliliği yüksek, yeşil ve akıllı yaşam alanı olarak hayata geçirildiğini söyledi. Ahmet Yiğitbaşı sözlerini şöyle sürdürdü: "Binamızın çatısında yer alan güneş panelleriyle enerji ihtiyacının bir kısmını temiz ve yenilenebilir kaynaklardan karşılıyoruz. Aynı zamanda, yağmur suları binanın altındaki özel bir sarnıçta toplanarak, kampüsümüzün yeşil dokusuna hayat veriyor. Peyzaj tasarımında ise yeşil bina kriterleri gözetilerek düşük su ihtiyaçlı bitkiler tercih edildi. Bu sayede, yeni eğitim binamız LEED Yeşil Enerji Sertifikası almaya aday örnek bir yapı niteliği taşıyor." Akıllı bina yönetim sistemi Yeni binanın ‘Akıllı Bina Yönetim Sistemine’ de sahip olduğunu belirten Ahmet Yiğitbaşı, konuşmasına şunları da vurguladı: "Binamızda ısıtma, soğutma, havalandırma, aydınlatma ve enerji tüketimleri merkezi olarak izlenip yönetiliyor. Isıtma ve soğutma sistemleri, mekânlardaki doluluk oranına göre; havalandırma sistemleri ise karbondioksit miktarına göre otomatik olarak ayarlanarak enerji kullanımını optimize ediyor. Akıllı jeneratör ve varlık sensörleri gibi teknolojiler sayesinde gereksiz enerji tüketimi de önleniyor. Tüm bu çevreci özellikler sayesinde, binamız enerji verimliliğini en üst seviyede tutarken çalışma ve araştırma ortamının verimliliğine olumlu katkılar sağlayarak üniversitemizin akademik niteliğini destekleyecek.’’ İleri teknoloji eğitim ortamı Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller ise yeni eğitim binasının öğrencilerin öğrenme deneyimini zenginleştirmeyi ve farklı disiplinler arasında güçlü bir etkileşim ortamı oluşturmayı hedeflediğini belirterek şöyle konuştu: "Sınıflarımızdaki yeni nesil akıllı tahtalarla akademisyenler; NFC kartlarını kullanarak hızla oturum açabilir, bulut depolarına anında erişebilir ve bilgisayar zorunluluğu olmadan derslerini verimli şekilde işleyebilirler. Öğrenciler ise kendi mobil cihazlarıyla derse aktif katılım sağlayarak anlık etkileşim kurabilmektedir. Öğretim üyelerimiz, akıllı tahta uygulamasına diledikleri zaman erişip içeriklerini uzaktan hazırlayabilir. Ders sonunda tüm içeriğin QR kodla anında öğrencilere ulaştırılması ise öğrenme sürekliliğini doğrudan desteklemektedir. Binanın her katı bilgi, üretim, tasarım, yaratıcılık ve paylaşım ruhuyla dolup taşacak. Öğrencilerimiz burada derslerin ötesine geçerek fikirlerini tartışacak, araştırmalarını uygulamaya dönüştürecek ve birlikte üretecekler. Yeni binamızın, üniversitemizin araştırma kapasitesine, yenilikçi projelerine ve sürdürülebilirlik hedeflerine de güçlü katkılar sağlayacak."
Her beş kadından biri bu nedenle ameliyat oluyor
18 Kasım 2025 Salı - 09:27 Her beş kadından biri bu nedenle ameliyat oluyor Prof. Dr. İsmail Mete İtil, rahim sarkması ve buna bağlı gelişen idrar kaçırma, dışkılama zorluğu, aşağı doğru basınç hissi, idrar yapmada güçlük gibi sorunların hem dünyada hem de Türkiye’de artış gösterdiğine dikkat çekti. 80 yaşına kadar her beş kadından birinin bu tür sorunlar nedeniyle ameliyat geçirdiğini belirten Prof. Dr. İtil, "Bu ameliyatlarda anatomik düzelme sağlanıyor, yaşam kalitesi artıyor, tekrar operasyon gereksinimi azalıyor." dedi. Acıbadem Kent Hastanesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölüm Başkanı olarak göreve başlayan Prof. Dr. İtil, kadınların en önemli jinekolojik sorunlarından biri olan rahim sarkması ve tedavisi konusunda bilgi verdi. Rahim sarkmasının, pelvik taban kaslarının zayıflamasıyla rahmin vajinaya doğru kaymasından kaynaklandığını belirten Prof. Dr. İtil, bu duruma hamilelik, doğum, yaşlanma, hormonal değişiklikler ve kronik zorlanmaların yol açabileceğini söyledi. Rahim sarkması ve buna bağlı olarak idrar kaçırmadan dışkılama zorluğuna, idrar yapmada güçlüğe kadar çeşitli sorunların gelişebileceğini vurgulayan İtil, bu sorunlarda artış görüldüğünü ifade etti. Her 5 kadından birinin 80 yaşına gelinceye kadar bu tür sorunlar nedeniyle ameliyat masasına yattığını belirten İtil, hafif sarkmaların ameliyatsız düzelebileceğine dikkat çekti. Prof. Dr. İtil, hafif sarkmalarda egzersizler ve yaşam tarzı değişikliklerinin yeterli olabileceğini, ileri dereceli sarkmaların cerrahi müdahale gerektirebileceğini kaydetti. İtil, rahim sarkması tedavisinde vajinal yolla yapılan ameliyatların son yıllarda ön plana çıktığını vurgulayarak, bu yöntemin hem yüksek başarı oranı hem de hasta konforu açısından önemli avantajlar sunduğunu söyledi. Yaşam Kalitesini artırıyor Vajinal yolla yapılan ameliyatların anatomik düzelme sağladığını belirten Prof. Dr.İtil, "Bu ameliyatlarda anatomik düzelme sağlanıyor, yaşam kalitesi artıyor, tekrar operasyon gereksinimi azalıyor. Ayrıca sarkmaya bağlı idrar, barsak ve cinsel fonksiyon bozuklukları da düzeliyor" diye konuştu. Bu ameliyatlarda cerrahi zorluğun ve komplikasyon olasılığının da düşük olduğunu ifade eden Prof. Dr. İtil sözlerini şöyle tamamladı: "Vajinal yolla yapılan bu ameliyatlarda karın bölgesine herhangi bir kesi yapılmadığını belirten Prof. Dr. İtil, "Operasyon tamamen vajinal yoldan gerçekleştiriliyor. Hastalar genellikle bir gün içinde taburcu ediliyor. Ağrının azlığı, karında iz olmaması ve kısa sürede normal hayata dönüş bu yöntemin en önemli avantajları arasında. Ayrıca rahmin alınmasını gerektiren durumlarda da vajinal yoldan ameliyat yapılabiliyor. İdrar kaçırma şikayeti bulunan hastalarda, aynı seansta askı ameliyatları da uygulanabiliyor."