Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Tüm paydaşlar buluştu ’Sağlık turizminin’ reçetesi ortaya çıktı
13 Nisan 2026 Pazartesi - 10:57:03
Sağlık ve turizm sektöründe faaliyet gösteren tüm paydaşların katılımıyla İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı’nın ardından ortaya çıkan 26 maddelik "Sağlık Turizmi Manifestosu" kamuoyuyla paylaşıldı. Her biri alanında uzman isimlerin katıldığı Paneller ve 5 konu başlığının tüm detaylarıyla tartışıldığı Çalıştayda konuşulan konuların net bir özetini sunan manifestoda, İzmir’in sağlık turizminde istenilen noktaya gelmesi için yapılması gerekenler net bir şekilde ortaya konuldu. Özgener: "Önemli olan somut adımlar atabilmek" Ortaya çıkan yol haritasını değerlendiren İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "İzmir Ticaret Odası olarak kentimize katma değer sağlayacağına inandığımız konularda tüm paydaşlarımızla bir araya gelmeyi önemsiyoruz. Bu kapsamda çatı kuruluşumuz Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği iş birliğiyle sağlık turizmi alanında çok verimli bir toplantıya imza atmaktan memnuniyet duyuyoruz. Elbette tüm kurumlarla bir araya gelmek tek başına bir çözüm değil. Toplantıların ardından ortaya ‘somut sonuçlar’ koymak önem arz ediyor. Bu konuda fikir yürüten tüm uzmanların katkılarıyla hazırlanan bu manifesto, tüm kurumların dikkatini vermesi halinde kentimizin hızlı bir şekilde dünya ligine çıkacağını gösteriyor. Biz İzmir Ticaret Odası olarak bu anlamda üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız. Katkı sağlayan herkese teşekkür ediyoruz" dedi. Özkardeş: "Hedefimiz bu manifestoyu güncel tutmak" Sağlık Turizmi Manifestosu’nun tüm paydaşlarla paylaşılacağını ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Oğuz Özkardeş ise, "Uzun süredir üzerinde çalıştığımız, her platformda ifade ettiğimiz konuların, sağlık turizmi alanında İzmir’de söz sahibi olan çok kıymetli isimlerle birlikte ele alınmasını çok önemsiyoruz. Toplantımızın her bölümünde çok kıymetli fikirler ve çözüm önerileri ortaya kondu. Bundan sonraki hedefimiz, kılavuz niteliğindeki bu manifestoyu güncel bilgiler ve gelişmeler doğrultusunda güncellemek ve daha işlevsel hale getirmek. Önümüzde net bir harita olması İzmir’in sağlık turizmi alanında güçlü bir destinasyon olarak konumlanmasına katkı sunacaktır" diye konuştu. İzmir Sağlık Turizmi Stratejik Manifestosu’nda şu maddeler yer aldı: "1. İzmir, sağlık turizminde güvenilir, kaliteli ve sürdürülebilir bir uluslararası destinasyon olarak konumlandırılmalıdır. 2. Sağlık turizmi; yalnızca tedavi hizmetlerinden ibaret değil, ulaşım, konaklama, wellness, yaşlı bakım ve deneyim odaklı hizmetleri kapsayan bütüncül bir ekosistem olarak ele alınmalıdır. 3. İzmir’in rekabet gücünü artırmak için doğrudan uluslararası uçuş sayıları artırılmalı, hava ulaşımı güçlendirilerek erişilebilirlik öncelikli politika haline getirilmelidir. 4. Sağlık turizmi faaliyetleri, belirli hedef pazarlara odaklanan stratejik bir yaklaşım ile yürütülmeli; Afrika, İskandinav ülkeleri, Körfez ülkeleri ve Okyanusya gibi pazarlara özel politikalar geliştirilmelidir. 5. Sağlık turizmi alanında tüm paydaşları kapsayan entegre dijital platform (mega dijital rehber) oluşturulmalı; hasta yolculuğu baştan sona dijital olarak yönetilebilir hale getirilmelidir. 6. Veri temelli yönetim anlayışı yeniden tesis edilmeli; ortak veri toplama, analiz ve karşılaştırma sistemleri kamu-özel iş birliğiyle hayata geçirilmelidir. 7. Sağlık turizmi tanıtımında doğru, şeffaf ve etik iletişim esas alınmalı; dezenformasyonla mücadele için yapay zeka destekli sistemler etkin şekilde kullanılmalıdır. 8. Reklam ve tanıtım faaliyetleri, kanunilik ilkesi çerçevesinde güncellenmeli, sektörde güven kaybına yol açan agresif ve yanıltıcı pazarlama uygulamalarının önüne geçilmelidir. 9. Sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren tüm kurumlar için standart eğitim ve sertifikasyon sistemi oluşturulmalı; özellikle yabancı dil yeterliliği zorunlu ve ölçülebilir hale getirilmelidir. 10. Hasta deneyimi, sürecin merkezine alınmalı; hastanın ülkeye girişinden tedavi sonrası sürece kadar kesintisiz, güvenli ve şeffaf bir hizmet modeli oluşturulmalıdır. 11. Aracı kuruluşların rolü yeniden tanımlanmalı; görev, yetki ve sorumlulukları netleştirilerek sistem içindeki konumları düzenlenmelidir. 12. Sağlık turizminde fiyatlandırma politikaları, belirli standartlar ve denetim mekanizmaları çerçevesinde düzenlenmeli; sürdürülebilir rekabet ortamı sağlanmalıdır. 13. Komplikasyon yönetimi sağlık turizminin ayrılmaz bir parçası olarak ele alınmalı; komplikasyon sigortası sistemleri geliştirilerek hasta ve hekim güvence altına alınmalıdır. 14. Sağlık turizmi sigortası kapsamı genişletilmeli; uluslararası örneklerle uyumlu, erişilebilir ve güvenilir sigorta modelleri oluşturulmalıdır. 15. Olağanüstü durumlarda, hastanın tedavi sürecine ilişkin tüm koordinasyonun hizmeti sunan sağlık kuruluşu ve hekim tarafından kesintisiz şekilde yürütülmesi temel ilke olarak benimsenmelidir. 16. İzmir’de sağlık turizmine yönelik entegre sağlık kampüsü ve kümelenme modeli hayata geçirilmeli; sağlık, konaklama ve sosyal donatılar aynı yapı içinde planlanmalıdır. İnciraltı bölgesi, İzmir için bu konuda çok önemli bir fırsattır. 17. Sağlık kampüsleri, ulaşılabilir, çevresel sürdürülebilirliği gözeten ve hasta deneyimini önceleyen alanlarda konumlandırılmalıdır. 18. İzmir’in güçlü olduğu alanlar doğrultusunda estetik cerrahi, diş sağlığı, göz, saç ekimi, geriatri, termal ve longevity gibi branşlarda ihtisaslaşma sağlanmalıdır. 19. Sağlıklı yaşlanma ve longevity alanları, İzmir için stratejik öncelik olarak belirlenmeli; bilimsel, sürdürülebilir ve uluslararası standartlara uygun merkezler kurulmalıdır. 20. Termal turizm potansiyeli, bilimsel altyapı ile desteklenerek sağlık turizmine entegre edilmeli; mevcut kaynaklar etkin şekilde değerlendirilmelidir. 21. Yaşlı turizmi ve uzun süreli bakım hizmetleri için yaşam köyleri ve entegre bakım modelleri geliştirilmelidir. 22. İzmir Kalkınma Ajansı başta olmak üzere ilgili kurumlar, sağlık turizmi yatırımlarını destekleyen aktif teşvik ve finansman mekanizmaları oluşturmalıdır. 23. Meslek odaları ve sektör kuruluşları, üyelerine yönelik düzenli bilgilendirme ve farkındalık çalışmaları yürütmeli; sektörel gelişime aktif katkı sağlamalıdır. 24. Sağlık turizmi alanındaki çalıştay ve toplantılar süreklilik arz eden, erişilebilir ve düzenli platformlar haline getirilmelidir. 25. Sektörle ilgili kurum / kuruluşların İzmir’de daha güçlü temsil edilmesi sağlanmalı; bölgesel yapılanma güçlendirilmelidir. 26. Tüm bu süreçler, kamu, özel sektör, akademi ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle yürütülmeli; çok paydaşlı ve entegre bir yönetim modeli benimsenmelidir. İzmir Ticaret Odası ve TOBB Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclisi iş birliğiyle düzenlenen Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ile TOBB Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan’ın açılış konuşmalarıyla başladı. Açılış konuşmalarının ardından gerçekleşen panel bölümünün TOBB Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan moderatörlüğündeki "Türkiye’de Sağlık Turizmi ve Kamu Stratejileri" başlıklı ilk oturumunda, T.C. Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı A. Alperen Kaçar, T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sağlık Turizmi Daire Başkanı Seher Taş, Türkiye Turizm Geliştirme Ve Tanıtma Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Dr. Elif Balcı Fisunoğlu ve TÜRSAB Sağlık Turizmi İhtisas Başkanı Şehnaz Atak Askeroğlu konuşmacı olarak yer aldı. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Oğuz Özkardeş moderatörlüğünde gerçekleşen "Ege’den Dünyaya: İzmir’in Sağlık Turizmindeki Potansiyeli ve Gelişim Stratejileri" başlıklı ikinci oturumda ise İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi ve İzmir Medical Point Hastaneler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Veysi Kubba ve TÜRSAB İzmir Bölge Temsil Kurulu Yönetim Kurulu Üyesi Yasemin Demirtaş konuşmacı olarak yer aldı. Panellerin ardından gerçekleşen Çalıştay bölümünde her biri alanında uzman isimlerin yer aldığı 5 çalışma masası oluşturuldu. Masalarda ele alınan konu başlıkları: - Medikal Turizm (Moderatör: Dr. Zeki Hozer, Megapol Yönetim Kurulu Üyesi, Etik Yönetim Kurulu Üyesi ve Sağlık Turizmi Komitesi Başkanı, Dr. Remzi Karşı Medicana Hastanesi, Op. Dr. Özer Gürbüz Central Hospital, Salih Baz Ekol Hastanesi, Dr. Muzaffer Keskin Özel Can Hastanesi, Dr. Hamit Öztürk Medicalpark Hastanesi, Dr. Ertuğrul Ercan Medical Point Hastanesi, Ahmet Nasır Egepol Sağlık Grubu, Çetin Amato Gazi Hastanesi, Arzu Karataş İzmir Acıbadem Kent Hastanesi, Prof. Dr. Gökhan Akbulut Tınaztepe Üniversitesi Galen Hastanesi) - Sağlık Turizmi Altyapısı ve Kümelenme: Medikal kampüs Yaklaşımı, Sağlık Turizmi Yatırım Stratejileri (Moderatör: Jülide Tutan, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi, Şenol Alkan İZTO 33. Ağız ve Diş Sağlığı Grubu Meslek Komitesi Başkanı, Fatma İpek Gürses İzmir Büyükşehir Belediyesi Mekansal Planlama Şube Müdürlüğü, Berk Çergun Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, Dr. Saygın Can Oğuz İzmir Kalkınma Ajansı, Gökçe Kesikçiler Buğday İzmir Ticaret Odası 43. Konaklama Meslek Komite Üyesi, Dr. Aysu Gök İzmir Planlama Ajansı, Buse Gültekin Medical Point Hastanesi, Alper Kocatürk Medical Point Hastanesi, Gülümcan Örs İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Daire Başkanlığı) - İyi Yaşam, Üçüncü Yaş Turizmi ve Termal Turizm (Moderatör: Doç. Dr. Didem Dereli Akdeniz İzmir Ekonomi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi, Halil Ömür Koçyiğit Balçova Termal Otel, Dr. Ilgaz Nacakoğlu ÇEŞTOB, Fatma Kara TGA Destinasyon Uzmanı, Prof. Dr. Çağrı Büke Acıbadem Hastanesi, Furkan Çoker Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü, Esra Atak İZFAŞ Fuarlar Sorumlusu, Ömer Faruk Kayıran İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Daire Başkanlığı, Prof. Dr. Filiz ÖĞCE AKTAŞ İzmir Ekonomi Üniversitesi Sağlık Fakültesi Dekanı) - Sağlık Turizminde Dijitalleşme, Sağlık Turizminde Ulusal ve Uluslararası Tanıtım (Moderatör: Prof. Dr. Işıl Özgen, Dokuz Eylül Üniversitesi Turizm Fakültesi, Dekan, Prof. Dr. Cem Çelebi İYTE Rektör Yardımcısı, Elif Akşahin İZFAŞ Fuarlar Koordinatörü, Ertan Yolcu İzmir Ticaret Odası 31. Tıbbi Cihaz Grubu Meslek Komitesi Meclis Üyesi, Ali Özgenç Medical Point Hastanesi, Kerem Yaman Medical Point Hastanesi, Cansu Durmaz TGA Ürün Pazarlama, Ceren Ülgen Dikmen İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Daire Başkanlığı, Yasemin Demirtaş TÜRSAB İzmir Temsil Kurulu Yönetim Kurulu Başkanı, Seyhan Müşerref Kuralı İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm ve Fuarlar Komisyonu Başkanı - Sağlık Turizmi Mevzuatı ve Sigorta Uygulamaları (Moderatör: Zeynep Şebnem Korkut, 48. Sigortacılık Grubu Komite Başkanı, Seher Taş T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sağlık Turizmi Daire Başkanı, Av. Özge Özmen Korkut İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu, Selçuk Altındağ Apsis Danışmanlık, Pelin Kutlu Medical Point Hastanesi, Bahtiyar Kurtulgil Medical Point Hastanesi, Ezgi Soylu Medical Point Hastanesi, Sinemis Gizem Çoşar İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Daire Başkanlığı, Mehmet Sabri Kıran İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Daire Başkanlığı)".
13 Nisan 2026 Pazartesi - 10:55
12. Yargı Paketi ile boşanma davalarında iki aşamalı yargılama dönemi başlıyor
Gündemde olan 12. Yargı Paketi kapsamında boşanma davalarında "iki aşamalı yargılama" ve "aile arabuluculuğu" sistemlerinin hayata geçirilmesi planlanıyor. Yeni düzenleme ile taraflar boşanma konusunda hemfikir ise süreç hızlıca sonuçlanırken, maddi ve hukuki anlaşmazlıklar ayrı bir aşamada görülmeye devam edecek. Hazırlıkları süren 12. Yargı Paketi’nin, 2026 yılının ilkbahar aylarında TBMM’ye sunulması ve boşanma davalarının yıllarca sürmesinin önüne geçmesi hedefleniyor. Yeni paketle birlikte birinci aşamada mahkeme öncelikli olarak tarafların boşanmasına ve velayet gibi acil durumlara hükmedecek. Nafaka, maddi ve manevi tazminat ile mal paylaşımı gibi çekişmeli mali uyuşmazlıklar ise ikinci aşamada veya ayrı bir dava dosyası üzerinden değerlendirilecek. Ayrıca çekişmeli davalarda aile arabuluculuğu müessesesi devreye girecek. Hakimin yönlendirmesiyle arabuluculuk sürecine dâhil olan tarafların uzlaştığı hususlar hızla kesinleşecek. Yeni paketin; usul ekonomisini sağlamayı, mahkemelerin iş yükünü hafifletmeyi ve tarafların boşanma sürecinde yaşadığı psikolojik ile ekonomik yıpranmayı en aza indirmeyi amaçlayan pratik bir sistem reformu olması öngörülüyor. Yargılama süreleri kısalacak 12. Yargı Paketi ile boşanma süreçlerinin hızlanacağını belirten Avukat Yasin Ulu, düzenlemenin davaların kolaylaşacağı anlamına gelmediğini vurguladı. Ulu, "Adalet Bakanımız Akın Gürlek’in açıklamalarına baktığımızda, bu paketteki ana hedefin yargılama sürelerinin kısaltılması ve mahkemelerin iş yoğunluğunun azaltılması olduğunu görüyoruz. Anlaşmalı boşanmada her iki taraf da tam bir mutabakat sağladığı için tek celsede boşanma gerçekleşiyor. Asıl problem, her iki tarafın boşanmayı istediği fakat boşanmanın sonuçlarında anlaşamadığı durumlarda ortaya çıkıyor. Nafaka, velayet, tazminat ve mal paylaşımı gibi konulardaki anlaşmazlıklarda yeni paket devreye giriyor. Düzenleme, şayet her iki taraf da boşanmayı istiyorsa boşanmanın hızlıca karara bağlanarak kesinleşmesini öngörüyor. Boşanmanın sonuçları olan velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı gibi konuların yargılamasına ise devam edilecek" diye konuştu. Yeni bir hayat kurma imkanı Düzenlemenin vatandaşlar için önemli bir avantaj sağladığını kaydeden Ulu, "Boşanmanın sonuçları 8-10 yılı bulabildiği için kişiler mutlu olmadıkları bir evlilikte uzun süre kalmak zorunda kalmayacak. Her iki taraf boşanmayı istediğinde derhal bir uzlaştırmacı tarafından boşanma gerçekleşecek. Boşanmanın sonuçlarına ilişkin yargılama devam ederken, taraflar kendi yaşamlarına odaklanıp yeni bir evlilik dahi yapabilecek" şeklinde konuştu. Dava dilekçelerine dikkat Sosyal medyadaki yorumlarda vatandaşların sürecin kolaylaşmasına dair bazı yanılgılara düştüğüne dikkat çeken Ulu, "Vatandaşların yorumlarına ve anketlere baktığımızda kafaların biraz karışık olduğunu görüyoruz. ’Madem boşanmalar hızlanıyor, o zaman basit bir dava dilekçesiyle hemen boşanmayı sağlayabilirim’ düşüncesi büyük bir yanılgı olur. Adalet Bakanımızın buradaki ana hedefi yargılama sürecini hızlandırmaktır. Şayet boşanma davalarını delilsiz, hazırlıksız ve boş bir dilekçe ile açarsanız, aynı hızla ret kararıyla karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu tasarı Meclis’e sunulduktan sonra en kısa sürede yasalaşacaktır" ifadelerini kullandı.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 10:40
12. Yargı Paketi ile boşanma davalarında iki aşamalı yargılama dönemi başlıyor
Gündemde olan 12. Yargı Paketi kapsamında boşanma davalarında "iki aşamalı yargılama" ve "aile arabuluculuğu" sistemlerinin hayata geçirilmesi planlanıyor. Yeni düzenleme ile taraflar boşanma konusunda hemfikir ise süreç hızlıca sonuçlanırken, maddi ve hukuki anlaşmazlıklar ayrı bir aşamada görülmeye devam edecek. Hazırlıkları süren 12. Yargı Paketi’nin, 2026 yılının ilkbahar aylarında TBMM’ye sunulması ve boşanma davalarının yıllarca sürmesinin önüne geçmesi hedefleniyor. Yeni paketle birlikte birinci aşamada mahkeme öncelikli olarak tarafların boşanmasına ve velayet gibi acil durumlara hükmedecek. Nafaka, maddi ve manevi tazminat ile mal paylaşımı gibi çekişmeli mali uyuşmazlıklar ise ikinci aşamada veya ayrı bir dava dosyası üzerinden değerlendirilecek. Ayrıca çekişmeli davalarda aile arabuluculuğu müessesesi devreye girecek. Hakimin yönlendirmesiyle arabuluculuk sürecine dâhil olan tarafların uzlaştığı hususlar hızla kesinleşecek. Yeni paketin; usul ekonomisini sağlamayı, mahkemelerin iş yükünü hafifletmeyi ve tarafların boşanma sürecinde yaşadığı psikolojik ile ekonomik yıpranmayı en aza indirmeyi amaçlayan pratik bir sistem reformu olması öngörülüyor. Yargılama süreleri kısalacak 12. Yargı Paketi ile boşanma süreçlerinin hızlanacağını belirten Avukat Yasin Ulu, düzenlemenin davaların kolaylaşacağı anlamına gelmediğini vurguladı. Ulu, "Adalet Bakanımız Akın Gürlek’in açıklamalarına baktığımızda, bu paketteki ana hedefin yargılama sürelerinin kısaltılması ve mahkemelerin iş yoğunluğunun azaltılması olduğunu görüyoruz. Anlaşmalı boşanmada her iki taraf da tam bir mutabakat sağladığı için tek celsede boşanma gerçekleşiyor. Asıl problem, her iki tarafın boşanmayı istediği fakat boşanmanın sonuçlarında anlaşamadığı durumlarda ortaya çıkıyor. Nafaka, velayet, tazminat ve mal paylaşımı gibi konulardaki anlaşmazlıklarda yeni paket devreye giriyor. Düzenleme, şayet her iki taraf da boşanmayı istiyorsa boşanmanın hızlıca karara bağlanarak kesinleşmesini öngörüyor. Boşanmanın sonuçları olan velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı gibi konuların yargılamasına ise devam edilecek." diye konuştu. Yeni bir hayat kurma imkanı Düzenlemenin vatandaşlar için önemli bir avantaj sağladığını kaydeden Ulu, "Boşanmanın sonuçları 8-10 yılı bulabildiği için kişiler mutlu olmadıkları bir evlilikte uzun süre kalmak zorunda kalmayacak. Her iki taraf boşanmayı istediğinde derhal bir uzlaştırmacı tarafından boşanma gerçekleşecek. Boşanmanın sonuçlarına ilişkin yargılama devam ederken, taraflar kendi yaşamlarına odaklanıp yeni bir evlilik dahi yapabilecek." şeklinde konuştu. Dava dilekçelerine dikkat Sosyal medyadaki yorumlarda vatandaşların sürecin kolaylaşmasına dair bazı yanılgılara düştüğüne dikkat çeken Ulu, "Vatandaşların yorumlarına ve anketlere baktığımızda kafaların biraz karışık olduğunu görüyoruz. ’Madem boşanmalar hızlanıyor, o zaman basit bir dava dilekçesiyle hemen boşanmayı sağlayabilirim’ düşüncesi büyük bir yanılgı olur. Adalet Bakanımızın buradaki ana hedefi yargılama sürecini hızlandırmaktır. Şayet boşanma davalarını delilsiz, hazırlıksız ve boş bir dilekçe ile açarsanız, aynı hızla ret kararıyla karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu tasarı Meclis’e sunulduktan sonra en kısa sürede yasalaşacaktır." ifadelerini kullandı.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 10:39
Günde 30 dakika ile 10 yıl genç kalmak mümkün
Yapılan bilimsel çalışmalar, günde sadece 30 dakikalık fiziksel aktivitenin sağlıklı yaşam için kritik bir rol oynadığını gösteriyor. Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uzm. Dr. Duygu Keskin, yaşla beraber gelişen kas kaybının (sarkopeni) yalnızca fiziksel gücü azaltmakla kalmayıp, hücresel düzeyde yaşlanmayı da tetiklediğine dikkat çekti. Uzm. Dr. Duygu Keskin, "Günde, hareket etmek için ayrılan 30 dakika, aslında 10 yıl sonraki kendinize verebileceğiniz en değerli hediyedir" diye konuştu. Takvimler kronolojik yaşınız hakkında bilgi verse de bedeninizin aslında kaç yaşında olduğunu kaslar söylüyor. Bu noktada takvim yaprakları eksilse dahi bilinenin aksine daha genç ve sağlıklı görünmenin yolu, kasları güçlü tutmaktan geçiyor. Bu nedenle aktif yaşamında fiziksel aktiviteyi dahil eden kişilerin zamana meydan okuyabileceğini aktaran Medicana International İzmir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Duygu Keskin, "Bu durum yalnızca doğal bir yaşlılık belirtisi olarak görülmemelidir. Kas kaybı, tüm vücudu etkileyen sistemik yaşlanma sürecinin önemli bir parçasıdır. Kas dokusu sadece hareketi sağlayan bir yapı değildir; metabolizma, hormon dengesi, bağışıklık sistemi ve beyin sağlığıyla doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle kas kaybı, yaşlanmanın pasif bir sonucu olmaktan çok, süreci hızlandıran bir etken olarak değerlendirilebilir. Ancak bu durum kaçınılmaz değildir. Düzenli fiziksel aktivite, özellikle direnç egzersizleri, yeterli protein alımı ve aktif bir yaşam tarzı ile kas kaybı büyük ölçüde yavaşlatılabilir" açıklamasını yaptı. Sarkopeni biyolojik yaşlanmayı hızlandırıyor Yaşın ilerlemesiyle birlikte sarkopeninin (kas kaybı) yalnızca fiziksel gücü azaltmakla kalmadığını aynı zamanda metabolik ve hücresel düzeyde yaşlanmayı da hızlandırdığını aktaran Uzm. Dr. Duygu Keskin, "Kas dokusu, vücudun en aktif metabolik yapılarından biridir. Kas kütlesi azaldıkça bazal metabolizma hızı düşer, bu da yağ oranının artmasına ve insülin direncinin gelişmesine zemin hazırlar. Bu süreç, diyabet ve kalp-damar hastalıkları gibi kronik hastalık riskini artırır. Kas kaybı ayrıca hareket kabiliyetini ve dengeyi bozarak düşme ve yaralanma riskini yükseltir. Hücresel düzeyde ise kas dokusunun azalması, inflamasyonun artmasına ve vücudun onarım kapasitesinin zayıflamasına neden olur. Tüm bu süreçler, biyolojik yaşlanmanın hızlanmasına katkıda bulunur. Bu nedenle kas kütlesini korumak, yalnızca güçlü kalmak için değil, daha genç ve sağlıklı bir biyolojik yaşı sürdürebilmek için büyük önem taşır" sözlerini kaydetti. Hareket hücresel yaşlanmayı da yavaşlatabiliyor Fiziksel aktivitenin sadece dış görünüşü değil, hücrelerin en derinindeki "yaşlanma saatini" de etkilediğini belirten Uzm. Dr. Duygu Keskin, telomer korumasının önemine dikkat çekti. Uzm. Dr. Duygu Keskin, "Kromozomlarımızın uçlarında bulunan ve her hücre bölünmesinde kısalan telomerler, biyolojik yaşlanmanın en net göstergelerinden biridir. Bilimsel çalışmalar, düzenli egzersizin bu yapıları koruyabildiğini gösteriyor. Özellikle haftada en az 4 gün yapılan tempolu yürüyüş, yüzme veya bisiklet gibi orta şiddetli aerobik aktiviteler, hücrelerimizin daha uzun süre genç kalmasına yardımcı olabilir. Yani her gün ayıracağınız 30-40 dakika, aslında hücrelerinizin ömrünü uzatmak için verdiğiniz bir mücadeledir" diye konuştu. Hareketsizliğin sadece kasları değil, zihni de körelttiğini vurgulayan Keskin, "Kaslarımızı korumak aslında zihnimizi korumaktır. Egzersiz sırasında beyne giden oksijen miktarının artması; hafıza, dikkat ve öğrenme gibi işlevleri doğrudan güçlendirir. Hareketsizlik, hormon dengesizliğini tetikleyerek hem fiziksel hem de zihinsel çöküşü hızlandırır. Bu yüzden egzersizi sağlıklı yaşamın ayrılmaz bir parçası, koruyucu bir yöntem olarak değerlendirmeliyiz" dedi. Günde 30 dakika egzersiz yapmak yeterli Sadece yürümenin biyolojik saati geri döndürmek için yeterli olmadığını ifade eden Uzm. Dr. Duygu Keskin, "Biyolojik yaşı yavaşlatmak için hareketin çeşitlendirilmesi şarttır. Tek başına yürüyüş sağlıklı bir alışkanlıktır ancak tam bir ’gençleşme’ için programa direnç, esneklik ve tempo eklenmelidir. Kalp hızını artıran kardiyo egzersizleri dayanıklılığı artırırken, ağırlık veya direnç çalışmaları kas kütlesini korur. Esneme hareketleri ise sakatlık riskini azaltarak vücudun esnekliğini muhafaza eder. Vakti kısıtlı olanlar için gün içine yayılan kısa ’hareket molaları’ iyi bir başlangıç olsa da, kalıcı sonuç için planlı ve düzenli 30 dakikalık rutinden vazgeçilmemelidir" açıklamasını yaptı. Geleceğe yapılacak en büyük yatırımın bugünden atılan adımlar olduğunu hatırlatan Keskin, "Bugün hareket etmek için ayrılan o 30 dakika, aslında 10 yıl sonraki kendinize verebileceğiniz en değerli hediyedir. Bu hediye; daha bağımsız, daha enerjik ve kronolojik yaşından çok daha genç bir biyolojik yaşa sahip olmanızı sağlayacaktır" mesajını verdi.
29 Mart 2026 Pazar - 19:37
İzmir’de öğrenci yurduna girerek uygunsuz hareketlerde bulunan şüpheli tutuklandı
İzmir’in Çiğli ilçesinde iddiaya göre girdiği kız öğrenci yurdunda uygunsuz hareketlerde bulunan ve polis ekiplerince gözaltına alınan şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, dün akşam Balatçık Mahallesi’nde bulunan bir kız öğrenci yurdunda meydana geldi. İddiaya göre, binanın içine giren şüpheli şahıs içeride hayasızca hareketlerde bulundu. Durumu fark eden öğrencilerin bildirmesi üzerine olay yerine yurt güvenlik görevlileri geldi. Güvenlik görevlileri tarafından dışarı çıkarılan şahıs için polis ekiplerine ihbarda bulunuldu. İhbar üzerine bölgeye intikal eden polis ekipleri, şüpheli U.K.’yi (27) gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen U.K., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
29 Mart 2026 Pazar - 18:45
TFF 2. Lig: Aliağa FK: 1 - Isparta 32 Spor: 5
TFF 2. Lig Kırmızı Grup’un 30. haftasında Aliağa FK, konuk ettiği Isparta 32 Spor’a 5-1 mağlup oldu. Stat: Aliağa Atatürk Hakemler: Feridun Daldaş, Muhammed Yıldız, Anıl Çiftçi Aliağa FK: Kubilay Anteplioğlu (Ahmet Pekgöz dk. 46), Oğuzhan Yıldırım, Kerem Paykoç (Sergen Piçinciol dk. 46), Erhan Kartal, Alberk Koç, Mertcan Açıkgöz, Burak Süleyman (Emre Keskin dk. 41), Harun Kavaklıdere (Suat Kaya dk. 59), Muammer Sarıkaya, Yusuf Erdem Gümüş (Koray Kılınç dk. 42), Malik Karaahmet Isparta 32 Spor: Onur Behiç Özalgan, Kamil İçer, Ertuğrul Kurtuluş, Abdulkerim Canlı, Kerem Baykuş (Oğulcan Başol dk. 46), Ziya Alkurt (Yasin Eratilla dk. 73), Uğur Can (Oltan Karakullukçu dk. 80), Alperen Pak, İsmail Hakkı Doğan, Rıdvan Dönmez (Hüseyin Öztürk dk. 82), Hasan Kaya (Caner Bağ dk. 73) Goller: Hasan Kaya (dk. 25, 33 ve 37), Ziya Alkurt (dk. 35), Uğur Can (dk. 39) (Isparta 32 Spor), Mertcan Açıkgöz (dk. 47) (Aliağa FK) Sarı kartlar: Hasan Kaya, Uğur Can, Abdulkerim Canlı (Isparta 32 Spor), Alberk Koç, Erhan Kartal (Aliağa FK)
29 Mart 2026 Pazar - 17:08
Bayındır’da acı olay: Dereden geçmek isterken hayatını kaybetti
İzmir’in Bayındır ilçesine bağlı Sarıyurt Mahallesi’nde meydana gelen olayda, Hilmi Dınga motosikletiyle dereden geçmek isterken hayatını kaybetti. Edinilen bilgilere göre, Sarıyurt Mahallesi’nde saat 15.00 sıralarında derede hareketsiz halde bulunan Dınga’yı fark eden köylüler durumu hemen yetkililere bildirdi. İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ekipleri ve jandarma sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Hilmi Dınga’nın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Dınga’nın cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla İzmir Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
29 Mart 2026 Pazar - 15:12
İzmir’de sporcuları taşıyan otobüs devrildi: 4 yaralı
Narlıdere Belediye Gençlik ve Spor oyuncularını taşıyan otobüsün stada giriş yaptığı sırada devrilmesi sonucu 4 sporcu yaralandı. Yaralanan sporcuların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi. Kaza, saat 13.15 sıralarında Seferihisar ilçesi Mersinalanı Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Narlıdere Belediyesine ait 35 EB 8702 plakalı otobüs, Şehit Osman Koç Stadı’na giriş yaptığı esnada yağışın da etkisiyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazanın ardından olay yerine sağlık ve güvenlik ekipleri sevk edildi. Devrilen otobüste bulunan sporculardan 4’ü yaralanırken, yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
29 Mart 2026 Pazar - 14:26
Menderes’te araç dereye uçtu, İzmir itfaiyesi seferber oldu
İzmir’in Menderes ilçesinde dereye uçan araçta mahsur kalan vatandaş, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle kurtarıldı.
29 Mart 2026 Pazar - 13:53
Hasan Ali Yücel’in adı Kültürpark’ta yaşayacak
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Kültürpark’ta uzun süredir atıl duran binayı, modern ve teknolojik altyapısıyla doğayla iç içe bir kütüphaneye dönüştürdü. Köy Enstitülerinin kurucusu, eski Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in adını taşıyacak kütüphanede 20 bin eser bulunacak ve 250 kişilik kapasitesiyle nisan ayında İzmirlilerin hizmetine açılacak. 30 Mart-5 Nisan tarihleri arasındaki Kütüphaneler Haftası, okuma kültürünün önemini bir kez daha hatırlatırken, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği yeni projeler dikkat çekiyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın Prof. Dr. İlber Ortaylı Kütüphanesi’nin ardından Kültürpark’a kazandırma müjdesini verdiği ikinci kütüphane için sona gelindi. Fen İşleri Dairesi Başkanlığı, kullanılmayan İzmir Tarih ve Sanat Müzesi Taş Eserler Bölümü’nü modern ve erişilebilir bir kütüphaneye dönüştürdü. 2 bin metrekarelik alanın 1.500 metrekarelik kapalı kısmı estetik ve fonksiyonel hale getirilirken, 500 metrekarelik bahçeye çim serimi yapıldı. Kültür Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı, kütüphaneyi gençler ve tüm İzmirlilerin kullanımına sunacak. Kütüphane, Köy Enstitüleri’nin kurucusu eski Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in adını taşıyacak. Atıl durumdaki yapı yeniden canlandırıldı Fen İşleri Dairesi Başkanlığı Tesisler Bakım ve Onarım Şube Müdürü Nihat Kurtar, atıl durumda olan Taş Eserler Müzesi’nin Büyükşehir’in öz kaynaklarıyla kütüphaneye dönüştürüldüğünü belirtti. Çatı başta olmak üzere asma tavan, duvarlar, ıslak hacimler, elektrik ve havalandırma sistemlerinin baştan sona yenilendiğini aktaran Kurtar, "Dijital alan, ders çalışma ve sosyal etkinlik bölümleri oluşturduk. İşi bitirme aşamasındayız. Başkanımızın İzmirlilere vermiş olduğu söz doğrultusunda nisan ayına kütüphanemizi yetiştireceğiz" dedi. "Çocuklarımızı düşünerek çalıştık, 25 günde tamamladık" Ekibin alanı kendi çocuklarının odasını hazırlar gibi özenle düzenlediklerini belirten Nihat Kurtar, "Normalde üç ay sürecek çalışmayı kendi ekiplerimizle 25 günde bitirdik. Başkanımız buraya geldiğinde çalışanlarımızla güzel bir diyalog kurdu. ‘Sizin çocuklarınız burada gelip ders çalışacaklar, kitap okuyacaklar düşünceleriniz nedir? diye sordu. Çocuklarımızın burada ders çalışacaklarını ve kitap okuyacaklarını düşünmek bizi daha da motive etti. Kütüphanenin bir an önce açılması için şevkle çalışıyoruz" diye konuştu. Doğa ile iç içe teknolojik, modern bir kütüphane Kültürpark’ta doğayla iç içe modern bir kütüphane olarak tasarlanan mekanın medyatek alanı, Braille alfabesiyle kitapların bulunduğu bölümler, basım alanları, bilgisayarlı çalışma alanları ve bahçede okuma alanlarını içerdiğini belirten Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kütüphane Şube Müdürlüğü personeli Erdal Şimşek, 250 kişi kapasiteli kütüphanede yaklaşık 20 bin eser yer alacağını belirtti. Şimşek, "Burada Türk ve dünya edebiyatının önde gelen eserleri, araştırma kaynakları, güncel dergiler ve süreli yayınlar bulunacak. İçeride yeme içme ve öğrencilere yemek ikram alanları da olacak. Öğrencilerin çalışma alanlarına duyduğu ihtiyaç Başkanımız Cemil Tugay’ın vizyonuyla modern bir kütüphane olarak halkın hizmetine sunuldu" dedi. Hasan Ali Yücel’in adı ve eserleriyle yaşayacak İzmir Büyükşehir Belediyesi kentin yeni kütüphanesine meclis kararıyla, cumhuriyet dönemi modernleşme sürecinin mimarlarından, Köy Enstitülerinin kurucusu eski Milli Eğitim Bakanı ve öğretmen Hasan Ali Yücel’in adını verdi. Kütüphanede Hasan Ali Yücel’in dünya klasiklerini Türkçeye kazandırdığı ve literatürde Hasan Ali Yücel klasikleri olarak da geçen eserlere de yer verilecek. 1961 yılında hayata gözlerini yuman Hasan Ali Yücel, Köy Enstitüleri ve kurduğu Tercüme Bürosu’ndan Türkçeye kazandırılan eserlerin yanı sıra üniversite reformu, resmi ve telifli ilk Türkçe ansiklopedi olan Türk Ansiklopedisi çalışmaları, Devlet Konservatuvarı’nın kurulması, Türkiye’nin UNESCO’ya girişi, Üniversiteler Yasası’nın çıkartılması gibi önemli çalışmalarda öncü oldu.
29 Mart 2026 Pazar - 12:06
Karşıyaka Stadı için kritik imza atıldı
Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Karşıyaka Stadı için Gençlik ve Spor Bakanlığı ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasında hazırlanan ortak kullanım protokolünün bakanlık tarafından imzalandığını açıkladı. Kasapoğlu, "Bakanlık resmi yazıyı belediyeye iletecek. Belediye artık her an kazmayı vurabilir" dedi. Karşıyaka Stadı projesinde uzun süredir beklenen önemli bir gelişme yaşandı. AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasında hazırlanan ortak kullanım protokolünün bakanlık tarafından imzalandığını duyurdu. Kasapoğlu, belediyenin süreci başlatabileceğini belirterek, stat için artık yapım aşamasına geçilebileceğini söyledi. Bakanlığı döneminde İzmir’de önemli spor yatırımlarının hayata geçirildiğini hatırlatan Kasapoğlu, "Alsancak Mustafa Denizli Stadı ve Gürsel Aksel Stadı pandemi şartlarına rağmen tamamlandı. Karşıyaka Stadı’nda ise yaklaşık 500 milyon liralık temel kazık çalışması yapılmıştı. Mevcut zemin ciddi bir maliyetle hazır hale getirildi ve belediye bu zemin üzerine inşa edecek" ifadelerini kullandı. Protokol belediyenin taleplerine göre düzenlendi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın göreve geldikten sonra stat projesini üstlenmek istediğini dile getirdiğini belirten Kasapoğlu, sürece ilişkin şu bilgileri verdi: "Biz de ‘Elbette, neden olmasın’ dedik. Başkan istiyorsa destek oluruz. Bakanlığımız bir protokol taslağı hazırladı. Bu taslağı bizzat ben, Genel Sekreterimiz Eyyüp Kadir İnan ve İl Başkanımız Bilal Saygılı ile birlikte belediyeye ilettik. Süreçte belediyeden bazı düzenleme talepleri geldi ve bunlar doğrultusunda çalışma yapıldı. Sonuçta tamamen belediyenin istediği şekliyle ortak kullanım protokolü onaylandı." Kasapoğlu, bakanlığın resmi yazıyı kısa süre içinde belediyeye ileteceğini belirterek, "Ama ben daha erken gidersem yazıyı bizzat ben takdim edeceğim başkana" dedi. "İzmir’de spor yatırımları sürecek" Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’a desteklerinden dolayı teşekkür eden Kasapoğlu, İzmir’de spor yatırımlarının devam edeceğini vurguladı. Kasapoğlu, "Amacımız İzmir’in ve İzmirlilerin mutluluğu. Şehrin dört bir yanında spor yatırımlarımız devam ediyor. İzmir’in bir evladı ve milletvekili olarak üretim odaklı anlayışla çalışmayı sürdüreceğiz" dedi. Kasapoğlu ayrıca Göztepe, Altay ve Altınordu camialarına kazandırılan modern statları hatırlatarak, Karşıyaka için de aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.
29 Mart 2026 Pazar - 11:35
İzmir’de sinir krizi geçiren manav ortalığı birbirine kattı
İzmir’in Bornova ilçesinde sinir krizi geçiren bir manav, yoldan geçen vatandaşlara kasa fırlatıp satırla saldırdı. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri şüpheliyi etkisiz hale getirerek gözaltına aldı.
29 Mart 2026 Pazar - 10:21
Geleceği tehdit eden üçgen: Madde, kumar, dijital
Türkiye’de kumar bağımlılığı başvuruları son 3 yılda 2,5 kat artarken, başlangıç yaşı 15’e kadar düşmüş durumda. Yaşar Üniversitesi’nde düzenlenen "Bağımlılık 360: Birlikte Güçlüyüz" etkinliğinde, uzmanlar kumar, madde ve dijital bağımlılık konularında bilgiler verdi. Dünyada her bir dakikada sosyal medya platformlarından 138,9 milyon videonun izlendiğini gösterirken kumar bağımlılığında yaşın 15’e düştüğü ve her 10 kişiden birinin kumar oynadığı paylaşılarak bağımlılığın hızla arttığına dikkat çekildi. Uzmanlar, madde kullanımı durdurulduğu takdirde şizofreni ve bipolar bozukluk gibi ağır ruhsal rahatsızlıkların 4’te 1’inin hiç ortaya çıkmayacağını söyledi. Yaşar Üniversitesi ve Bornova Belediyesi iş birliğinde, Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü, Yeşilay ve Bornova Kent Konseyi’nin katkılarıyla "Bağımlılık 360: Birlikte Güçlüyüz" eğitim seminerlerinin lansman toplantısı düzenlendi. Selçuk Yaşar Kampüsü’ndeki etkinliğe; Bornova Kaymakamı Muzaffer Şahiner, Bornova Belediye Başkan Yardımcısı Cem Arıkan, Yaşar Üniversitesi Araştırma ve Yenilikçilikten Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu, Bornova İlçe Sağlık Müdürü Dr. Vahap Tevfik Oğuz ve Bornova Kent Konseyi Başkanı Avukat Doğan Baran Mengüş katıldı. Etkinlik, aynı zamanda moderatör olarak yer alan oyuncu Yüksel Ünal’ın "Bir Muhabbet Hali" gösterisiyle başladı. "Güçlü toplum bilinçli bireylerle mümkün" Açılış konuşmasını yapan Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Bağımlılıkla Mücadele Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu, topluma hizmetin üniversitelerin asli unsurlarından biri olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: "Üniversitede ‘biz bir aileyiz’ diyoruz, o zaman her ailenin potansiyel olarak başına gelebilecek sıkıntılardan biri de bağımlılık mevzusu. Çalışanlarımız ve öğrencilerimize yönelik bu eğitimleri farklı kulvarlarda veriyoruz. Dijital bağımlılık, alkol ve madde bağımlılığı ile kumar bağımlılığı birbirinden bağımsız değil. Geçişleri iyi anlamalıyız çünkü karşımızdaki düşman ayrı ayrı savaşmıyor. Aralarındaki köprüleri yıktığımız an bir adım öne geçmiş olacağız. Bağımlılığa karşı önce bilinçlenmeyi, sonra korumayı en son ise birlikte çözüm üretmeyi planlıyoruz. Güçlü bir toplum ancak bilinçli bireylerle mümkün." Bornova Belediyesi Başkan Yardımcısı Cem Arıkan ise, "Yerel yönetim olarak çözümün bir parçası olurken en önemli görevimiz birçok kurumun bir araya gelmesini sağlayıp ortak bir çalışma grubu oluşturmak. Bunu da paydaşlarımızın katkılarıyla gerçekleştirdik. Umarım Bornova’dan ektiğimiz tohum yeşerir ve tüm Türkiye’yi sarar" dedi. Dijital dünyanın devasa boyutu Yaşar Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Hasan Koltuksuz tarafından paylaşılan veriler, dijitalleşen dünyanın hızını ve bu süreçte karşılaşılan siber risklerin ciddiyetini gözler önüne serdi. Küresel dijital pazarlama ajansı We Are Social’ın Ekim 2025 verilerine göre, dünya nüfusu 8,25 milyar seviyesine ulaşırken, bu nüfusun yüzde 73,2’si (6,04 milyar kişi) aktif internet kullanıcısı haline gelmiş durumda. Mobil cihaz sahipliği ise dünya genelinde 5,78 milyar ile nüfusun yüzde 70,1’ini kapsıyor. Sosyal medya platformları ise 5,66 milyar kullanıcı kimliğiyle küresel çapta devasa bir iletişim ağı oluşturuyor. Her dakika milyonlarca veri üretiliyor İnternet dünyasında sadece bir dakika içerisinde gerçekleşen trafik, dijital ekosistemin büyüklüğünü kanıtlıyor. Prof. Dr. Koltuksuz, Domo yazılım şirketi tarafından hazırlanan verileri paylaştı: "Dünyada her 1 dakika içinde; 251,1 milyon e-posta gönderiliyor, 5,9 milyon Google araması yapılıyor, sadece Facebook ve Instagram platformlarında 138,9 milyon ’Reels’ videosu izleniyor. Bu yoğun trafik içerisinde güvenlik ihlalleri de dikkat çekici boyutlarda; her dakika ortalama 4 bin 80 veri kaydı siber saldırılar sonucu tehlikeye giriyor." Prof. Dr. Koltuksuz, dijital dünyada paylaşım yapmadan önce iki kere düşünmek gerektiğini söyleyerek çocuk istismarı, banka hesap numarası kullandırma ve kiralama, cinsel taciz ve sanal kumar sorunlarına dikkat çekti. 10 kişiden biri kumar oynuyor Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Oya Mortan Sevi ise kumar bağımlılığının ortaya çıkış şekli, sürecin devamı ve tedavisiyle ilgili bilgiler aktardı. Doç. Dr. Sevi’nin paylaştığı verilere göre, Türkiye’de kumar bağımlılığı başvuruları son 3 yılda 2,5 kat artarken, başlangıç yaşı 15’e kadar düşmüş durumda. 2025 Yeşilay raporu her 10 kişiden birinin kumar oynadığını gösterirken, dünya genelinde ergenlerin yüzde 17,9’u son bir yılda bu riskle tanışmış görünüyor. Tablonun en sarsıcı yanı ise bu bağımlılığa eşlik eden 1/4 oranındaki intihar riski olarak öne çıkıyor. Madde bağımlısı hükümlü sayısı artıyor Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü’nden Doç. Dr. Umut Kırlı ise İçişleri Bakanlığı verilerine göre madde nedeniyle tutuklu hükümlü sayısı 7 yıl içinde 36 binden 128 bine yükseldiğine, Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre ise madde nedenli mahkum sayısının ise 341 bin 497 olduğuna dikkat çekti. Öte yandan, kendi yaptığı araştırmanın sonuçlarını paylaşan Doç. Dr. Kırlı, madde kullanımının psikolojik rahatsızlıkların ortaya çıkmasını tetiklediğini söyleyerek "Maddeyi durdurursak, şizofreni ve bipolar bozukluk gibi ağır ruhsal rahatsızlıkların 4’te 1’i hiç ortaya çıkmayacak" dedi. İzmir Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Bircan Birkan da uyuşturucu suçları ile ilgili hukuksal boyuttan bahsetti.
29 Mart 2026 Pazar - 10:20
İzmir’de mezarlıklar doldu
Artan nüfus ve dolan mezarlıklar karşısında harekete geçen İzmir Büyükşehir Belediyesi, 12 ilçede 487 bin metrekarelik yeni mezarlık alanı açtı. Kent için 3,5 milyon metrekarelik dev plan da yolda. İzmir Büyükşehir Belediyesi ilçe merkezinde mezarlıkların gömü kapasitesinin dolması, nüfus artışı, göç gibi nedenlerle yaşanan yoğunluğa çözüm üretmek ve kentin mezar ihtiyacını karşılamak için çalışmalarını sürdürüyor. Her yıl en az 200 bin metrekare yeni mezarlık alanına ihtiyaç duyulan kentte son iki yılda yaklaşık 70 futbol sahası büyüklüğünde 487 bin metrekarelik mezarlık alanı kazandırıldı. Neler yapıldı Gaziemir Sarnıç Mezarlığı’nın bitişiğindeki 55 bin, Kemalpaşa Örnekköy Mahallesi’nde 11 bin, Menderes Yeniköy ve Çakaltepe mahallerinde 22 bin, Menemen Yayla Mahallesi’nde 26 bin, Kemalpaşa Ansızca Mahallesi’nde 19 bin, Bornova Naldöken Mezarlığı’nın devamında 13 bin, Bayraklı Doğançay Mezarlığı’nın bitişiği ve devamında 15 bin, Karşıyaka Örnekköy Mahallesi’nde 60 bin metrekarelik, Çiğli Harmandalı Mahallesi’nde 15 bin metrekarelik olmak üzere 236 bin metrekarelik alan defin hizmetine açıldı. Bornova Kayadibi Mahallesi’nde 100 bin, Buca Zafer Mahallesi’nde 107 bin, Güzelbahçe Yaka Mahallesi’nde 20 bin, Seferihisar Turgut Mahallesi’nde 24 bin metrekarelik olmak üzere toplam 251 bin metrekarelik mezarlık alanı önümüzdeki günlerde hizmete girecek. 2 yeni mezarlık daha geliyor Kemalpaşa ve Çiğli’de ise toplam 60 bin metrekarelik alan için projelendirme ve yapım ihalesi süreçleri devam ediyor. Kent genelinde yeni mezarlık alanı ihtiyacını karşılamak amacıyla birçok bölgede devir ve tahsis işlemleri de gerçekleştirildi. Buca, Bornova, Bergama, Kınık, Torbalı ve Urla’nın da aralarında bulunduğu ilçelerde toplam 369 bin metrekarelik alanın belediye adına devir ve tahsis işlemleri tamamlandı. Kısa ve orta vadeli planlar Bununla birlikte farklı aşamalarda yürütülen planlama, tahsis ve imar çalışmalarıyla birlikte İzmir’e kısa ve orta vadede yaklaşık 3,5 milyon metrekare yeni mezarlık alanı kazandırılması hedefleniyor. Mezarlık alanlarında fiziki düzenleme çalışmaları da sürüyor. Birçok ilçedeki mezarlıklarda tel çit, kapı, su deposu, drenaj hattı, konteyner, parke ve bordür gibi altyapı imalatları gerçekleştirildi. Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı, yaklaşık 23 milyon metrekarelik alana yayılan 2 bine yakın mezarlıkta; bakım, onarım ve defin hizmetlerini sürdürüyor.
29 Mart 2026 Pazar - 10:12
İEÜ İşletme Fakültesi’nden sınırları aşan başarı
İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) İşletme Fakültesi, finans ve muhasebe alanında dünyanın en saygın kuruluşlarından biri olan Association of Chartered Certified Accountants (ACCA) tarafından akredite edilerek eğitim kalitesini uluslararası düzeyde bir kez daha tescilledi. Güçlü sektör bağlantıları, öğrencilerine sunduğu imkanlar ve geliştirdiği iş birlikleriyle fark oluşturan İEÜ İşletme Fakültesi, küresel ölçekte mezunlar yetiştirmek hedefiyle attığı stratejik adımların karşılığını aldı. ACCA Türkiye Ülke Müdürü Seval Sır, üniversiteye gerçekleştirdiği ziyarette; İşletme, Muhasebe ve Denetim ile Uluslararası Ticaret ve Finansman bölümlerini kapsayan akreditasyon belgelerini, bölüm başkanlarına takdim etti. İzmir Ekonomi Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Burcu Güneri Çangarlı, ACCA’nın dünya genelinde 180’den fazla ülkede faaliyet gösteren, son derece saygın ve etkili bir meslek kuruluşu olduğuna dikkat çekti. Fakülte olarak, uluslararası standartlarda güçlü bir eğitim altyapısına sahip olduklarını söyleyen Prof. Dr. Çangarlı, bu akreditasyon sayesinde mezunların iş dünyasına önemli avantajlarla adım atacağını ve kariyer yolculuklarında yüksek rekabet gücüne sahip olacağını ifade etti. "Küresel iş dünyasına hazırlar" Prof. Dr. Çangarlı, "ACCA akreditasyonu, sadece eğitim kalitemizin uluslararası düzeyde onaylanması anlamına gelmiyor; aynı zamanda öğrencilerimizin küresel iş dünyasına hazır bireyler olarak yetiştiğinin de güçlü bir göstergesi. Öğrencilerimiz, mezun olmadan önce uluslararası mesleki standartlarla tanışıyor; analitik düşünme, etik karar alma ve finansal yetkinlikler gibi kritik becerilerini geliştiriyor. Uluslararası akreditasyonlar ve sektör iş birlikleriyle eğitim altyapımızı sürekli güçlendirmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Başarı ekosistemi oluşacak" Prof. Dr. Çangarlı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu akreditasyon, fakültemizin geleceğe yönelik stratejik hedeflerini daha da ileri taşıyan önemli bir kaldıraç olacaktır. Uluslararası akreditasyonlarla desteklenen eğitim yapımız; küresel iş birliklerini artırma ve uluslararası öğrenci sayısını yükseltme açısından önemli fırsatlar sunuyor. ACCA gibi güçlü bir kuruluşla sağlanan bu iş birliği, fakültemizin finans ve muhasebe alanlarında küresel ölçekte referans noktalarından biri olma yolculuğunu hızlandıracak. Bu sayede öğrencilerimiz ve mezunlarımız için sürdürülebilir bir başarı ekosistemi oluşturulacaktır."
28 Mart 2026 Cumartesi - 15:29
AK Partili Saygılı’dan yıllardır bitirilemeyen Halkapınar Yeraltı Metro depolama alanı tesisi çıkışı
AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, 10 yıldır tamamlanamayan Halkapınar Yeraltı Metro Depolama Projesi’ni eleştirirken, hemen yanı başında 2,5 yılda tamamlanan Halkapınar Olimpik Yüzme Havuzu’nu örnek gösterdi. Saygılı, "Bir tarafta; İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2016 yılında büyük umutlarla başlattığı Halkapınar Yeraltı Metro Depolama ProjesiAradan geçen 10 yılHer yıl bütçeden pay ayrılan, her yıl "devam ediyor" denilen ama bir türlü tamamlanamayan bir yatırım. Diğer tarafta; Gençlik ve Spor Bakanlığımız tarafından, hemen yanı başında 2,5 yılda tamamlanan Halkapınar Olimpik Yüzme Havuzu. CHP belediyeciliği; bitmeyen projelerin, ertelenen sözlerin ve kaybolan yılların adı haline gelmiştir" dedi AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı yaptığı açıklamada şunları kaydetti, "İzmir Konak’ta yan yana duran iki projeAma aslında iki farklı anlayış, iki farklı hizmet. Bir tarafta; İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2016 yılında büyük umutlarla başlattığı Halkapınar Yeraltı Metro Depolama ProjesiAradan geçen 10 yılHer yıl bütçeden pay ayrılan, her yıl "devam ediyor" denilen ama bir türlü tamamlanamayan bir yatırım. Diğer tarafta; Gençlik ve Spor Bakanlığımız tarafından, hemen yanı başında 2,5 yılda tamamlanan Halkapınar Olimpik Yüzme Havuzu. Bugünkü maliyetle 1 milyar 300 milyon TL’lik yatırım, 15 bin metrekare kapalı alanı ile modern bir tesis binlerce gence ve sporcuya hizmet. Aynı şehir, aynı bölge. Ama ortaya çıkan tablo bambaşka. CHP anlayışında; kaynak var ama sonuç yok, vaat var ama eser yok, geçen yıllar var ama ilerleme yok. AK Parti’de ise; irade var, plan var, sonuç var Kısa sürede tamamlanan, yaşayan ve hizmet üreten bir eser var. Bu artık sadece iki proje arasındaki fark değil; iki yönetim anlayışının açık bir karşılaştırmasıdır. CHP belediyeciliği; bitmeyen projelerin, ertelenen sözlerin ve kaybolan yılların adı haline gelmiştir. AK Parti ise; başlayan, yapan ve tamamlayan bir hizmet anlayışının temsilidir."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder