Yerel Haberler
İzmir
AK Parti’den Karşıyaka Belediyesi’ne ’yönetim krizi’ tepkisi: "Artık yönetilemiyor" 07 Mayıs 2026 Perşembe - 23:24:53 AK Parti Karşıyaka İlçe Başkanı Selahattin Köse, Karşıyaka Belediye Meclisinin CHP’li meclis üyelerinin boykotu nedeniyle toplanamamasına tepki göstererek, "Bugün Karşıyaka Belediyesi’nde yaşanan tablo artık bir yönetim zafiyeti değil, doğrudan bir yönetememe krizidir" dedi. İzmir’de Karşıyaka Belediye Meclisinin mayıs ayı ikinci oturumu, CHP’li 18 meclis üyesinin toplantıya katılmaması nedeniyle yeter sayıya ulaşılamadığı için gerçekleştirilemedi. Yaşanan yönetim krizine karşı tavrını ortaya koymak amacıyla AK Parti grubu da meclise katılım sağlamadı. Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan AK Parti Karşıyaka İlçe Başkanı Selahattin Köse, Karşıyaka Belediyesi’nin siyasi çekişmelerin ve şahsi hesapların esiri haline geldiğini belirtti. "Belediye dışarıdan dayatılan isimlerle yönetilmeye çalışılıyor" Meclisin toplanamamasını CHP içerisindeki çatlağın açık bir göstergesi olarak nitelendiren Köse, "Bugün Karşıyaka Belediyesi’nde yaşanan tablo artık bir yönetim zafiyeti değil, doğrudan bir yönetememe krizidir. Belediye Başkanı Behice Yıldız Ünsal, Karşıyaka’yı ortak akılla değil, dışarıdan dayatılan isimlerle ve tek merkezden gelen talimatlarla yönetmeye çalışmaktadır" ifadelerini kullandı. Kararların dar bir kadro tarafından alındığını öne süren Köse, sürecin CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş ve belediyede etkili olduğu iddia edilen Utku Yılmaz üzerinden yürütüldüğünü iddia ederek şunları kaydetti: "Karşıyaka halkının oylarıyla oluşmuş belediye yönetimi bugün fiilen başka isimlerin kontrolüne bırakılmıştır. Meclis iradesi ve Belediye Başkanı’nın iradesi yok sayılmakta, Karşıyaka’nın şansı birkaç kişinin iki dudağı arasına sıkıştırılmaktadır. Özellikle Utku Yılmaz’ın tek imzayla belediyede belirleyici hale gelmesi, CHP’li meclis üyelerinin dahi artık isyan ettiği bir noktaya ulaşmıştır. Karşıyaka’nın taşınmazlarının ve değerlerinin yetkili kişilerin yönettiği iştiraklere devredilmesi, bu yönetim zaafının en somut örneğidir." "Kişisel kavgaların bedelini Karşıyakalılar ödüyor" Mevcut yönetim ile geçmiş dönem Karşıyaka Belediye Başkanı olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay arasındaki siyasi gerilimin ilçeyi felç ettiğini kaydeden Köse, "Karşıyaka Belediyesi’nin her geçen gün kan kaybetmesinin en büyük sebeplerinden biri de Sayın Cemil Tugay ile mevcut yönetim arasında yaşanan siyasi ve kişisel kavgalardır. Karşıyaka halkına hizmet etmek yerine birbirleriyle hesaplaşan bir anlayış ortaya çıkmıştır. Bu kavganın bedelini ise sokakta çöp gören vatandaş, maaşını alamayan işçi ve hizmet bekleyen Karşıyakalı ödemektedir" değerlendirmesinde bulundu. "Meşruiyet kazandırmamak adına meclise katılmadık" AK Parti grubunun meclise katılmama kararının siyasi bir şov değil, halka karşı sorumluluğun bir gereği olduğunun altını çizen Başkan Köse, açıklamalarını şöyle tamamladı: "Biz AK Parti grubu olarak bu çürümüş yönetim anlayışına meşruiyet kazandırmamak adına meclise katılmadık. Çünkü ortada ne mali disiplin ne kurumsal ciddiyet ne de belediyeyi yönetecek irade kalmıştır. İşçisinin maaşını ödeyemeyen, memuruyla kavgalı, esnafıyla karşı karşıya gelen ve kendi meclis çoğunluğunu dahi bir arada tutamayan bir yönetimle karşı karşıyayız. Karşıyaka Belediyesi bugün borç batağı içerisinde, siyasi hiziplerin savaş alanına dönüşmüş durumdadır. Karşıyaka’nın kaybedecek bir günü dahi kalmamıştır. Belediye kişisel hesapların değil, halkın makamıdır."
07 Mayıs 2026 Perşembe - 17:49 Foça’da okul çevrelerine sıkı denetim: Kaymakam Aydın’dan "Güvenli Eğitim" talimatı İzmir’in Foça ilçesinde, son dönemde ülke genelinde okul çevrelerinde meydana gelen üzücü olaylar sonrası harekete geçildi. Foça Kaymakamı İhsan Emre Aydın imzasıyla yayınlanan talimat doğrultusunda, öğrencilerin fiziksel ve ruhsal güvenliğini korumak amacıyla eğitim kurumları, emniyet ve jandarma birimleri eşgüdümlü bir çalışma başlattı. Kaymakam Aydın’ın talimatında, güvenliğin sadece yüksek duvarlar ve kameralarla sağlanamayacağı, sürecin pedagojik boyutuyla bir bütün olduğu vurgulandı. Bu kapsamda İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde, rehberlik servisleri, öğrencilerin ders başarılarındaki ani düşüşleri ve içe kapanma durumlarını mercek altına alacak, akran zorbalığına karşı tavizsiz bir tutum sergilenirken; öğrencilerin sosyal medya paylaşımları, resim ve kompozisyon çalışmaları şiddet eğilimi açısından uzmanlarca incelenecek ve müfredat dışı etkinliklerle ’Sosyal ve Duygusal Öğrenme’ faaliyetlerine öncelik verilerek okul ikliminde sevgi dili hakim kılınacak. Okullarda ’tek giriş’ ve 24 saat takip Fiziki güvenlik zafiyetlerini ortadan kaldırmak amacıyla okul yerleşkelerinde sıkı bir denetim modeli uygulanacak. Alınan kararlar uyarınca: Okul giriş ve çıkışları kontrollü olarak tek noktadan sağlanacak, ziyaretçi kayıtları dijital ve yazılı olarak eksiksiz tutulacak. ve tüm kör noktaları kapsayan kamera sistemleri 24 saat kesintisiz kayıt yapacak. Evdeki silahlara sıkı denetim Saha güvenliği boyutunda ise İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri mesai gözetmeksizin görev başında olacak. Özellikle dijital mecralarda gençler arasında yayılan ’silahlanma özentisi’ ve ’çeteleşme’ faaliyetlerine karşı önleyici siber devriyeler gerçekleştirilecek. Risk grubunda olduğu değerlendirilen öğrencilerin aileleriyle kolluk birimleri koordinesinde hassas görüşmeler yapılacak. Bu görüşmelerde, ev ortamında ateşli silaha erişim imkanının olup olmadığı ve silahların mevzuata uygun muhafaza edilip edilmediği titizlikle kontrol edilecek. Kurumlar arası "tek seslilik" ilkesiyle yürütülen bu geniş çaplı operasyonla, Foça’daki eğitim yuvalarının tamamen güvenli hale getirilmesi hedefleniyor.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:11 Ege Üniversitesi ve Tüpraş iş birliği ile Temel Rafinericilik Staj Programı Enerji şirketi Tüpraş’ın Ege Üniversitesi iş birliği ile hayata geçirdiği Temel Rafinericilik Staj Programı başvuruları açıldı. Program, rafinericilik alanında kariyer yapmayı hedefleyen genç yeteneklerin teknik bilgi ve becerilerini sahada geliştirmelerine olanak sağlayan kapsamlı bir deneyim sunuyor. Tüpraş, rafinerilerinin bulunduğu illerde üniversite iş birlikleriyle enerji sektörüne nitelikli iş gücü yetiştirmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Ege Üniversitesi ile düzenlenen Temel Rafinericilik Staj Programı, öğrencilerin teorik bilgilerini saha deneyimiyle pekiştirmelerine imkân vererek mesleki gelişimlerini destekliyor. Üniversite bünyesindeki Aliağa Meslek Yüksekokulu ve Ege Meslek Yüksekokulu’nda öğrenim gören Rafineri ve Petrokimya, Elektrik, Makine ve Kimya Teknolojisi öğrencilerinin başvurularına açık olan program 20 Temmuz - 14 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Katılımcılar, Temel Rafinericilik Eğitimi’nin yanı sıra rafineri sahasında yürütülen işbaşı uygulamalara dahil olacak. Öğrenciler, üretim ve operasyon süreçlerini yerinde deneyimleyerek mesleki yetkinliklerini geliştirme imkanı yakalayacak. Programı başarıyla tamamlayan katılımcılara, Tüpraş Akademi tarafından "Temel Rafinericilik Katılım Sertifikası" verilecek. Program sonunda Tüpraş İnsan Kaynakları ve rafineri yöneticileri, öğrencilere teknik kariyer yolculuğuna ilişkin deneyimlerini aktaracak. Protokolün imza töreni, Ege Üniversitesi Senato Salonunda gerçekleştirildi. Törene EÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Aydoğan Savran, Prof. Dr. Murat Boyacı, Rektör Danışmanları Prof. Dr. Mehmet Ali Yurdusev, Prof. Dr. Fevzi Bedir, Aliağa Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Sevil Şener, Ege Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Emre Ercan, Tüpraş İzmir Rafineri Müdürü Volkan Demirtaş ve Tüpraş Kurumsal İletişim Direktörü Çiler Teber katıldı. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı iş birliği protokolüne ilişkin şunları söyledi: "Program, Meslek Yüksekokullarımızın Rafineri ve Petro-Kimya, Elektrik, Makine ve Kimya Teknolojisi programlarında eğitim gören öğrencilerimizi kapsıyor. Öğrencilerimiz, teorik eğitimlerini doğrudan sahada, sektörün profesyonelleriyle birlikte deneyimleme fırsatı bulacak. YÖK’ün uygulamalı eğitimde başlattığı dönüşüm doğrultusunda, Meslek Yüksekokullarında eğitim gören öğrencilerimizi, sanayi ile buluşturmaya ve mesleklerine daha kolay adapte olabilmeleri için çalışmaya devam edeceğiz. İmzalanan protokolün her iki kurum ve öğrencilerimiz için hayırlı olmasını diliyorum." Tüpraş İzmir Rafineri Müdürü Volkan Demirtaş ise programın önemine şu sözlerle dikkat çekti: "Ege Üniversitesi ile hayata geçirdiğimiz Temel Rafinericilik Staj Programı ile öğrencilerimizin teorik bilgilerini doğrudan sahada, gerçek rafineri ortamında deneyimlemelerini sağlıyoruz. Böylece mezun olduklarında enerji sektörüne daha hazır, daha donanımlı bireyler olarak katılmalarını hedefliyoruz. Aynı zamanda bu iş birliği, enerji sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını bugünden yetiştirme yaklaşımımızın önemli bir parçası. Gençlerimizi yalnızca izleyen değil, sürecin içinde yer alan, sorumluluk alan ve değer üreten bireyler olarak yetiştirmeyi önemsiyoruz. Bu programın hem öğrencilerimizin gelişimine hem de sektörümüz ve ülkemizin insan kaynağının gelişimine güçlü bir katkı sağlayacağına inanıyoruz." Yerel ekonomiye ve yetenek gelişimine katkı sağlanmasını hedefleyen program, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlü ve sürdürülebilir örneklerinden biri olarak konumlanıyor. Şirket, aynı zamanda Ege Üniversitesi tarafından düzenlenen Danışma Kurulu toplantılarında da rol alarak akademi-sanayi etkileşimini çok yönlü olarak destekliyor. Başvuru süreci boyunca Ege Üniversitesi’nde düzenlenecek bilgilendirme toplantıları ile öğrencilere programın kapsamı ve başvuru süreçlerine ilişkin detaylı bilgi sunulacak. Tüpraş, bu programı rafinerilerinin bulunduğu Kırıkkale, Batman ve Kocaeli illerinde de gerçekleştiriyor.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:09 Çeşme’de 3. Kitap Takas Şenliği İzmir’in Çeşme ilçesinde bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Kitap Takas Şenliği", renkli görüntülere sahne oldu. Çocukların kitap kahramanlarını canlandırdığı kostümlü kortej yürüyüşü, meydanda gerçekleştirilen etkinlikler ve kitap takasıyla tamamlanan organizasyon, vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Çeşme Kaymakamlığı himayesinde yürütülen "Hayatın Anlamı Kitap" projesi kapsamında düzenlenen şenlik, ilçe merkezinde gerçekleştirilen kortej yürüyüşüyle başladı. Yürüyüşe, Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, "Hayatın Anlamı Kitap" projesi koordinatörü Arzu Güleryüz Maraşlı, Çeşme Belediyesi Başkan Yardımcısı Banu Ayhan, İlçe Milli Eğitim Müdürü Şahan Çöker ve siyasi parti temsilcileri de katıldı. İlçedeki 30 okuldan yaklaşık 200 öğrenci, okudukları kitapların kahramanlarını temsil eden kostümlerle yürüyüşe katıldı. Cumhuriyet Meydanı’na kadar süren yürüyüş boyunca protokol üyeleri vatandaşlara ve esnafa kitap hediye ederek kitap okuma alışkanlığına dikkat çekti. Protokol üyeleri ve öğrenciler, meydanda kurulan minderlerde bir araya gelerek birlikte kitap okudu. Meydanda kurulan renkli stantlar ve öğrencilerin kostümleri etkinliğe görsel bir şölen havası kattı. Etkinlikte konuşan Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, kitap sevgisinin çocukların geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Kitap Takas Şenliği’nin artık geleneksel hale geldiğini belirten Maraşlı, "En güzel hediye, en güzel yardımlaşma kitapla olan hediyeleşme ve yardımlaşmadır" diyerek öğrencilerin kitap sevgisini yaygınlaştırma konusunda örnek olduğunu ifade etti. "Hayatın Anlamı Kitap" projesi kapsamında öğrencilerin düzenli olarak kitap okuduğunu, yazar söyleşilerine katıldığını ve sanat etkinlikleri eşliğinde kitaplarla buluştuğunu kaydeden Maraşlı, özellikle dijital ekranların hayatın merkezinde olduğu günümüzde kitapların çocuklar için önemli bir yol arkadaşı olduğuna dikkat çekti. Konuşmasında öğrencilere seslenen Maraşlı, yalnızca ders kitaplarının değil, değerleri öğreten ve geleceğe ışık tutan eserlerin de okunması gerektiğini belirterek, "Türkiye Yüzyılı’nda geleceğe umutla bakan nesiller sizlersiniz. Sizlerin kitapla buluşmasını çok önemsiyoruz" ifadelerini kullandı. Konuşmanın ardından öğrenciler, canlandırdıkları kitap karakterleriyle çeşitli gösteriler sundu. Renkli kostümler ve sahne performansları izleyenlerden alkış alırken, etkinliğin sonunda gökyüzüne balonlar bırakıldı. Programın devamında Kaymakam Mehmet Maraşlı ve beraberindeki protokol üyeleri, Cumhuriyet Meydanı’nda okullar tarafından kurulan stantları ziyaret ederek öğrencilerle sohbet etti. Katılımcılar, yanlarında getirdikleri kitapları birbirleriyle değiş tokuş ederek etkinliği kitap takasıyla tamamladı. Çeşme’de geleneksel hale gelen Kitap Takas Şenliği, çocuklara kitap sevgisi kazandırmayı ve okuma kültürünü yaygınlaştırmayı amaçlayan etkinliklerden biri olarak bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirildi.
İzmir’de 5 kişinin öldüğü ’Torbalı patlaması’ davasında karar çıktı
12 Kasım 2025 Çarşamba - 16:50 İzmir’de 5 kişinin öldüğü ’Torbalı patlaması’ davasında karar çıktı İzmir’in Torbalı ilçesinde geçtiğimiz yıl 5 kişinin hayatını kaybettiği, 63 kişinin yaralandığı patlamaya ilişkin davada mahkeme kararını açıkladı. Tüpü değiştiren işçi 10 yıl 10 ay, işletme sahibi 8 yıl 4 ay hapis cezası alırken, gaz firması yetkilisinin cezası para cezasına çevrildi. 30 Haziran 2024 günü saat 15.00 sıralarında, Torbalı ilçesi Ayrancılar Mahallesi Barış Manço Caddesi’nde şırdan satışı yapılan bir iş yerinde tüp patlaması meydana gelmiş, olayda Ruken Çağur (31), Evin Aslan (36), Birgül Sarsılmaz (44), Havin Ergin (17) ve Dilek Bağ (24) hayatını kaybederken, 63 kişi yaralanmıştı. Patlama çevredeki 10 binada hasara neden olmuş, iş yerinin 6 aydır ruhsatsız olduğu ortaya çıkmıştı. Patlamayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, tüp değiştirdiği öne sürülen M.K. ile Menderes ilçesinde yakalanan işletme sahibi G.K., jandarma tarafından gözaltına alındı. 2 şüpheli, jandarmadaki işlemlerini ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Patlamanın meydana geldiği iş yerinin 6 aydır ruhsatsız olduğu ortaya çıktı. Şüpheliler hakkında Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ’taksirle birden fazla insanın ölümüne ya da yaralanmasına neden olma’ suçundan 15’er yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame, Torbalı Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilmişti. Torbalı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Mustafa K. ile tutuksuz sanıklar Gülden K. ve Osman İ. katıldı. Duruşmada, hayatını kaybedenlerin yakınları ile taraf avukatları da hazır bulundu. Mahkeme başkanı, cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının dosyaya eklendiğini belirtti. Avukatlar mütalaaya karşı savunmalarını sundu. Mağdur ailelerinin avukatı Mustafa Sağ, iş yerinde ruhsat, gaz sensörü ve uygun havalandırma bulunmadığını, sanayi tipi tüpün eğitim ve sertifikası olmayan bir kişi tarafından değiştirildiğini vurgulayarak, "Bu kadar ihmal varken olayı basit taksir olarak değerlendirmek, benzer suçların önünü açar" dedi. Sanık savunmaları alındı İşletme sahibi Gülden K., tüpü değiştiren Mustafa K.’nin aceleci davrandığını iddia ederek, "Olay beni derinden üzüyor. Keşke gerekli kontrolleri yapsaydı. Bizim havalandırmamız vardı, belediyeye de başvurumuz olmuştu. En doğru kararı vereceğinize inanıyorum" ifadelerini kullandı. Tutuklu sanık Mustafa K. ise contasını taktığını ve gerekli kontrolleri yaptığını savunarak, "Günde birkaç defa tüp takıyorum. Hangi tüpün gaz kaçırdığını anlarım. Bağlantımda sorun olsaydı patlama daha önce olurdu. Belgemi alamadım ama tedbirsiz davranmadım" dedi. Sanıklardan Osman İ. ise belediye denetimlerinin yetersiz olduğunu öne sürerek, "Belediye zamanında kapatma işlemi yapsaydı bu olay yaşanmazdı. Bizim servis elemanını denetleme yetkimiz yok" diye konuştu. Mahkeme kararını açıkladı Mahkeme heyeti, sanıklardan Mustafa K.’yi ’taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 10 yıl 10 ay, işletme sahibi Gülden K.’yi ise aynı suçtan 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı. Gülten K. hakkında uygulanan konutu terk etmeme adli kontrol tedbirinin devamına karar verildi. Gaz firması bölge sorumlusu Osman İ.’ye verilen 2 yıl 6 ay hapis cezası ise 364 bin TL adli para cezasına çevrildi.
Aliağa- Midilli seferleri için kasım ayı fırsatları başladı
12 Kasım 2025 Çarşamba - 14:46 Aliağa- Midilli seferleri için kasım ayı fırsatları başladı Heyecanla beklenen Aliağa-Midilli feribot seferlerinde bilet satışı resmen başladı. Kasım ayına özel indirimlerle satışa sunulan biletler, açık bilet olarak düzenleniyor ve 2026 yılı sonuna kadar istenilen tarihte kullanılabiliyor. Böylece yolcular, hem uygun fiyat avantajından yararlanıyor hem de seyahat tarihlerini diledikleri zaman belirleme özgürlüğüne sahip oluyor. Kasım ayı kampanyaları kapsamında 22 Euro’dan başlayan fiyatlarla satışa çıkan Aliağa - Midilli biletlerinde Aliaporta özel liman vergisi alınmayacak. Ayrıca kasım ayı sonuna kadar geçerli kampanya kapsamında, biletler açık bilet olarak düzenlenecek ve Aralık 2026 sonuna kadar istenilen tarihte kullanılabilecek. Böylece Aliağa, Midilli’ye en uygun ulaşıma ev sahipliği yapmış olacak. Vatandaşlar kasım ayı indirimli biletlerine; feribotlines.com, bilet.com, PSD TUR ile Ege Ceylan Tour gibi bilet satış platformlarından ulaşabiliyor. 200 araçlık ücretsiz otopark ve izban ile kolay ulaşım imkânı Aliağa Belediyesi’nin deniz turizmini canlandıracak dev projesi Aliaport Deniz Yolcu İskelesi, ilk seferlerine hazırlıklarını tamamladı. Aliağa Belediyesi ile İMEAK Deniz Ticaret Odası Aliağa Şubesi iş birliğiyle inşa edilen Aliaport Deniz Yolcu İskelesi, 5.320 metrekarelik modern iskele alanıyla hizmete hazır. Toplam 26 bin 877 metrekarelik proje alanında 200 araçlık ücretsiz otopark, yeşil alanlar ve sosyal yaşam alanları bulunuyor. Yolcular, İZBAN Aliağa durağında inerek şehir içi dolmuşlarla iskeleye kolayca ulaşabiliyor.
Bornova Naldöken Mahallesi çöp tesisine karşı
12 Kasım 2025 Çarşamba - 14:42 Bornova Naldöken Mahallesi çöp tesisine karşı İzmir Büyükşehir Belediyesinin Bornova Naldöken Mahallesi’nde yapmayı planladığı Atık Geri Kazanım Tesisi’ne tepki gösteren mahalle muhtarları ve sakinleri, projeye karşı bir araya gelerek seslerini yükseltti. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Naldöken’de Atık Geri Kazanım Tesisi kurmayı planlıyor. Belediye Başkanı Cemil Tugay, Naldöken, Bornova ve Harmandalı bölgelerinde çöp bertaraf tesisleri kurulması için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan ön onay alındığını açıkladı. Tugay, İzmir genelinde 7 ila 8 farklı noktada benzer tesislerin yapılmasının planlandığını da duyurdu. Açıklamanın ardından bir araya gelen Naldöken Mahallesi sakinleri, bölgelerinde kurulması planlanan çöp depolama tesisine tepki gösterdi. Atık Geri Kazanım Tesisi’ne karşı olduklarını belirten Naldöken Mahallesi Muhtarı Cemil Buz, "Bu başımıza gelen belayı defetmek için, buna karşı bir tepki göstermemiz gerekiyor. Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki de bizim arkamızda. Bu durumun Bornova Belediyesi ile bir ilgisi yok. Bizim işimiz İzmir Büyükşehir Belediyesi’yle. Çünkü bugün bu durum bizim başımıza geliyorsa, yarın Bornova Belediyesi de aynı şeyi yaşayacak. Hepimiz bu konuda duyarlı olalım. Mahallemizde resmi olarak 11 bin 400 nüfus var, ancak fiilen 20 bini aşan bir nüfusa sahibiz. Mahallemize sahip çıkmamız gerekiyor" dedi. Muhtarlar çöp tesisine karşı ses yükseltti Çöp sorunun İzmir için büyük bir sorun olduğunu dile getiren Çiçekli Köy Muhtarı Zeki Güler, "Ancak bu sorunu Bornova’nın kalbinde çözmeyelim. Bunu, yerleşim alanlarının dışında ve kırsal bölgelerde tesis kurarak çözmek zorundayız. Çünkü görüyoruz ki İzmir genelinde büyük bir çöp sorunu var. Bu sorunu çözmek için Cemil Tugay Başkanımız elinden geleni yapıyor. Ancak Sayın Başkanım, yer konusunda çok yanlış bir seçim yaptınız. Biz, her zaman "sen-ben" değil, "biz" olarak bu mücadelenin içinde olacağız. Ömer Eşki Başkanımız bu konuda karşı duruyor ve çöp tesisinin burada yapılmasını istemiyor. Bu duruş, yapacağımız eylemde bizi daha da güçlendirdi." İfadelerini kullandı. Atık Geri Kazanım Tesisi’ne karşı olduğunu ifade eden Kızılay Mahallesi Muhtarı Besra Girgör, "Havalar hala soğumadan karasinek bile bu mevsimde büyük bir sorun olmaya devam ediyor. Buraya çöp tesisi kurulması halinde bunun ne kadar artacağını artık hesaplayabilecek durumda değiliz. Bu durum fare sorununa da yol açar ve çevre kirliliğine neden olur. Bu nedenle Bornova’da doğmuş, büyümüş bir insan olarak burada çöp tesisi kurulmasına kesinlikle karşıyım. Buradan Cemil Tugay Başkan’a sesleniyorum. Bunun için daha uygun bir yer bulsun ve bizi çöpe mahkum etmesin. Harmandalı zaten bir çöp alanı olarak kurulmuştu, yerleşime açılmamalıydı. Önce çöp alanını yerleşime açtılar, şimdi de yerleşimi çöpe açıyorlar. Buna kesinlikle vatandaşlarımızla birlikte karşı duracağıma söz veriyorum" diye ekledi.
İzmirli iş insanlarından Kazablanka çıkarması
12 Kasım 2025 Çarşamba - 13:51 İzmirli iş insanlarından Kazablanka çıkarması İzmir’de baskı, kâğıt ve ambalaj sektörlerinde faaliyet gösteren 16 firmadan 24 temsilci, ticari ilişkileri güçlendirmek ve yeni iş fırsatları oluşturmak amacıyla Fas’ın ticari başkenti Kazablanka’ya bir ziyaret gerçekleştirdi. İzmirli heyetin, baskı, kâğıt ve ambalaj sektörlerinde Kazablanka’ya giden ilk Türk ticaret heyeti olduğuna dikkat çeken İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Fas pazarının Türk firmaları açısından yüksek potansiyel taşıyan stratejik bir bölge olduğunu vurguladı. Özgener, "Fas, coğrafi konumu, lojistik avantajları ve Afrika pazarına açılan kapı niteliğiyle İzmirli firmalarımız için yeni ihracat ve yatırım imkânları sunuyor. Bu ziyaretin, iki ülke arasındaki ticari bağların güçlenmesine ve kalıcı iş birliklerinin gelişmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz." dedi. Bakanlık destekli UR-GE Projesi İzmir Ticaret Odası heyeti, T.C. Ticaret Bakanlığı desteği ile İzmir Ticaret Odası koordinasyonunda yürütülen "Baskı, Kağıt ve Ambalaj UR-GE Projesi" kapsamında Kazablanka’ya gitti. Proje katılımcısı üyelerden oluşan heyet, Kazablanka Ticaret Müşaviri Burcu Özergül Çolak, Kazablanka Settat Ticaret, Sanayi ve Hizmet Odası Başkan Yardımcısı Yusef Zahidi, Derb Omar İşadamları ve Profesyoneller Birliği Derneği Başkanı Aziz Bowano ile görüşmeler gerçekleştirdi. Özgener: "Baskı, kağıt ve ambalaj sektöründe Kazablanka’ya ziyaret gerçekleştiren ilk heyet" Temasların İzmir ile Kazablanka arasında orta ve uzun vadeli iş birlikleri için somut bir zemin oluşturduğunu ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "Heyetimiz, baskı, kâğıt ve ambalaj sektöründe Kazablanka’ya ziyaret gerçekleştiren ilk Türk ticaret heyeti olma özelliğini taşıyor. Fas ile aramızdaki kültürel yakınlık, benzer tüketici alışkanlıkları, lojistik avantajlar ve Türk markalarına duyulan güven, iş birliğimizin gelişmesi açısından sağlam bir temel oluşturuyor. Heyetimizin gerçekleştirdiği görüşmeler, Fas pazarında ambalaj, baskı ve kâğıt ürünlerine yönelik talebin, Türk firmalarına üretim, tedarik, ortak yatırım ve dağıtım alanlarında değerli fırsatlar sunduğunu gösterdi. 2025 yılı sonunda oynanacak Afrika Uluslar Kupası ve 2030 yılında düzenlenecek FIFA Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında hızla yenilenen ve büyüyen Fas pazarının, Türk firmaları için mevcut fırsatların değerlendirmesinde stratejik bir zaman dilimi sunduğunu vurgulamak isterim. Tüketim talebinin artması; pek çok farklı sektörde faaliyet gösteren Türk firmaları için önemli avantajlar sağlıyor. İzmir Ticaret Odası olarak kentimizin ticaret potansiyelini güçlendirmek, üyelerimizin yeni pazarlara açılımını desteklemek ve İzmirli markaların uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." dedi. Yenişehir ile Derb Omar benzerliği Ziyaretler kapsamında, Fas’ta iş yapış kültürü, pazara girişte dikkat edilmesi gereken hususlar, ülkenin ekonomik ve ticari konjonktürü ile gümrük ve ödeme süreçleri hakkında kapsamlı bilgilendirmeler yapıldı. Türkiye ve Fas’ın kültürel ve coğrafi yakınlığının, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin gelişmesine zemin hazırladığı vurgulandı. Fas’ın siyasi ve ekonomik açıdan istikrarlı yapısı, gelişmiş lojistik ağları ve stratejik konumu sayesinde Afrika kıtasında iş yapmak için en elverişli ülkelerden biri olduğu ifade edildi. Toplantılarda, İzmir’deki Yenişehir Ticaret Merkezine benzer yapısıyla öne çıkan Derb Omar bölgesinin, Kazablanka’nın en önemli ticaret merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekildi. Bölgedeki işletme yapısının, İzmir’deki toptan satış merkezlerine benzer biçimde organize olması, Türk firmalarının ürünlerini pazara sunarken hız, esneklik ve doğrudan müşteri temasında avantaj sağlamasına imkân tanıyor. Yenişehir’de olduğu gibi, küçük üreticiler, tedarikçiler ve toptancıların bir arada faaliyet gösterdiği canlı ticaret ekosistemi, Fas pazarına yönelik baskı, ambalaj ve kâğıt çözümleri sunmak isteyen İzmirli firmalar için güçlü bir giriş kapısı olarak değerlendirildi. Katılımcılar memnun Program kapsamında görüşmelere katılan firmalar, organizasyonun oldukça başarılı geçtiğini ve son derece verimli temaslar gerçekleştirdiklerini ifade etti. Görüşmelerde, Fas pazarının hâlâ büyük ölçüde bakir bir potansiyele sahip olduğu, Türk firmaları için ciddi fırsatlar barındırdığı değerlendirildi. Firmalar, Çinli rakiplerle kıyaslandığında Türkiye’nin coğrafi yakınlığının ve lojistik maliyet avantajının rekabet gücünü artırdığına dikkat çekti. Ayrıca, Faslı firmaların teknik bilgi birikimi (know-how) açısından gelişime açık olduğu, bu durumun Türk üreticiler için teknoloji, tasarım ve kalite odaklı iş birlikleri kurmak adına önemli bir fırsat sunduğu vurgulandı. Katılımcılar, Kazablanka’da olası yatırımların hayata geçirilmesi durumunda İzmir ile Fas arasında karşılıklı ticaret hacminin hızla artabileceğini, iki kent arasında baskı, kâğıt ve ambalaj sektörlerinde kalıcı tedarik zincirleri ve ortak üretim modelleri oluşturulabileceğini belirtti. Bu kapsamda, Fas pazarının sadece ihracat değil, aynı zamanda yatırım, ortak üretim ve bölgesel dağıtım merkezi kurma açısından da cazip fırsatlar sunduğu ifade edildi. 300’ün üzerinde ikili iş görüşmesi Organizasyonun ikinci gününde, İzmirli firmalar Faslı iş insanlarıyla birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Toplam 111 yabancı alıcının katılımıyla düzenlenen ikili iş görüşmeleri (B2B) programı kapsamında, 300’ün üzerinde ticari temas sağlandı. Görüşmeler sırasında İzmirli katılımcılar, yanlarında getirdikleri ürün numuneleri ve tanıtım katalogları aracılığıyla geniş ürün portföylerini Faslı firmalara sunma imkânı buldu. Bu sayede, hem İzmir markalarının kalitesi ve üretim gücü doğrudan tanıtıldı, hem de potansiyel iş ortaklıkları için somut adımlar atıldı. Katılımcı firmalar, Faslı alıcıların Türk ürünlerine duyduğu ilgiden memnuniyet duyduklarını belirterek, görüşmelerin önümüzdeki dönemde yeni ihracat anlaşmalarına ve uzun vadeli iş birliklerine dönüşebileceğini ifade etti.
Yumurta alerjisi olanlara ’grip aşısı’ uyarısı
12 Kasım 2025 Çarşamba - 11:47 Yumurta alerjisi olanlara ’grip aşısı’ uyarısı Gribin nezle ile karıştırılmaması gerektiğini belirten Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Nuran Katgı, grip hastalığının ciddiye alınmasında fayda olduğunu belirtti. Doç. Dr. Nuran Katgı, her yıl mutasyona uğrayan influenza virüsünün, özellikle kronik hastalar, yaşlılar, hamileler ve çocuklar için ciddi tehlike oluşturduğunu belirtti. Gripten korunmanın en etkili yolunun her yıl güncellenen grip aşısı olduğunu dile getiren Doç. Dr. Nuran Katgı, "Aşının koruyuculuk oranı yüzde 70’e kadar çıkabiliyor. Ancak yumurta alerjisi olanlar yaptırmadan önce mutlaka doktoruna danışmalı" ifadelerini kullandı. Havaların soğumasıyla beraber bulaşıcı hastalıklara da gün doğdu. Özellikle influenza virüslerinin neden olduğu grip, her yıl bu dönemlerde yüzlerce insanı yatak döşek yatırır duruma getiriyor. Hal böyle olunca uzmanlar da gribe karşı dikkat edilmesi gerekenler hakkında vatandaşları uyarıyor. Gribin, kamuoyunda basit bir hastalık olarak görüldüğüne ve de en çok nezle ile karıştırıldığına dikkat çeken Medicana International İzmir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nuran Katgı, grip hastalığının ne olduğunu ve de bu hastalığa karşı nasıl kişinin kendini koruması gerektiğini anlattı. Doç. Dr. Nuran Katgı, "Grip, influenza virüslerinin neden olduğu, yüksek ateş, kas ağrısı, halsizlik ve öksürükle seyreden bir solunum yolu enfeksiyonudur. Nezle ise daha hafif seyirli virüslerle oluşur. Nezlede burun akıntısı ve boğaz ağrısı ön plandayken, gripte ani başlayan ateş ve kırgınlık dikkat çeker" dedi. Her yıl aşı mutlaka yenilenmeli Grip aşısı, vücudu influenza virüsünün yüzey proteinlerine karşı antikor üretmeye yönlendirdiğini ve böylece kişinin virüsle karşılaştığında bağışıklık sisteminin hızlı yanıt verebildiğini aktaran Doç. Dr. Nuran Katgı, "Grip aşısı olan kişilerde hastalık ya hiç gelişmez ya da hafif seyreder" açıklamasını yaptı. Grip aşısının her yıl yenilenmesiyle ilgili de açıklama yapan Doç. Dr. Nuran Katgı, "Grip virüsü sürekli genetik değişim geçirir; bu sürece ‘antijenik drift’ denir. Küçük mutasyonlar virüsün yüzey yapısını değiştirir, önceki yıl oluşan bağışıklık yeni suşlara tam koruma sağlayamaz. Bu nedenle her yıl güncellenmiş aşılar uygulanır" dedi. Öte yandan özellikle grip aşısı olması gereken gruplara dikkat çeken Doç. Dr. Nuran Katgı, "65 yaş üstü bireyler, kronik hastalığı olanlar, hamileler, sağlık çalışanları ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler öncelikli gruplardır. Özellikle akciğer hastalığı olan bireyler (KOAH, astım vb.) fazla risk altındadır. Çünkü bu hastalarda solunum kapasitesi sınırlıdır. Grip, bronşlarda iltihap ve daralmaya yol açarak solunumu zorlaştırır ve zatürre riskini artırır" diye konuştu. Öte yandan hamileler ve emziren annelerin grip aşısından çekinmemesi gerektiğine vurgu yapan Doç. Dr. Nuran Katgı, "Hamileler ve emziren anneler için de grip aşısı güvenlidir. Özellikle ikinci ve üçüncü trimesterde yapılması önerilir. Anne ve bebeği hem gripten hem de komplikasyonlardan korur. Ayrıca 6 ayın üzerindeki tüm çocuklara da yıllık grip aşısı önerilir. İlk kez aşılanacak 6 ay-8 yaş arası çocuklara iki doz arayla uygulanır" mesajını verdi. Kanser hastaları, immün yetmezliği olanlar ve kronik hastalar için aşı güvenliği konusuna da ayrıca değinen Doç. Dr. Nuran Katgı, "İnaktive (ölü) grip aşıları güvenlidir. Bu gruplarda canlı virüs içermediği için enfeksiyon riski oluşturmaz, ancak bağışıklık yanıtı daha zayıf olabilir" diye konuştu. Şiddetli yumurta alerjisi olanlar dikkat Grip aşısının koruyuculuk oranı ve yan etkileri hakkında merak edilenleri yanıtlayan Doç. Dr. Nuran Katgı, "Koruyuculuk oranı genellikle yüzde 50-70’tir. Bu oran düşük görünse de hastalığın şiddetini, hastaneye yatış ve ölüm riskini önemli ölçüde azaltır. Aşının yan etkileri olarak kişide hafif kas ağrısı, enjeksiyon yerinde hassasiyet ve düşük ateş görülebilir. Şiddetli yumurta alerjisi olanlarda dikkatli olunmalıdır" sözlerini kaydetti. KOAH ve astım gibi hastalıkları olan kişilerin gribe karşı öncelikle aşı olarak önlem almasında fayda olduğunu dile getiren Doç. Dr. Nuran Katgı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Grip, bu hastalıklarda alevlenmelere neden olur. Solunum yolu iltihabı artar, oksijen düşer ve hastane yatışı gerekebilir. Aşılanmayan solunum hastalarında grip bazı komplikasyonlara neden olabilir. Zatürre, solunum yetmezliği ve sepsis gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Grip aşısı doğrudan zatürreye karşı değil, ancak grip sonrası gelişen bakteriyel zatürreyi önlemede etkilidir. Dörtlü aşı ise iki A ve iki B tipi influenza suşuna karşı koruma sağlar. Özellikle riskli gruplarda tercih edilir." Bu ay aşınızı yaptırabilirsiniz Grip aşısı yaptırmak için en uygun dönemin Ekim ve Kasım ayları olduğunu aktaran Doç. Dr. Nuran Katgı, "Aşı yaptırdıktan sonra bağışıklık 2 hafta içinde gelişir, grip sezonu öncesinde koruma başlar. Aşı sayesinde vücutta oluşan koruyuculuk 6-12 ay sürer. Grip aşısıyla birlikte aynı dönemde COVID ve zatürre aşıları da farklı vücut bölgelerine yapılmak şartıyla aynı gün uygulanabilir. Etkileşimleri yoktur. Aile hekimliklerinde grip aşısı risk grubundakilere ücretsiz yapılır. Diğer kişiler eczanelerden reçete ile temin edebilir" bilgisini paylaştı. Grip aşısı konusunda toplumda bazı mitlerin olduğuna da dikkat çeken Doç. Dr. Nuran Katgı, ‘Güçlü bağışıklığa sahip olanların aşıya ihtiyacı yok’ ve ‘Her yıl aşı olunca bağışıklık tembelleşiyor’ gibi söylemlere şu cevabı verdi: "Bu yaklaşımlar yanlıştır. Güçlü bağışıklık sistemi bile yeni suşlara karşı savunmasız olabilir; aşı özgül koruma sağlar. Aşılar bağışıklığı tembelleştirmez, aksine doğal enfeksiyon yaşamadan koruyucu bellek oluşturur. Vitamin takviyeleri genel bağışıklığı destekler ama gribe özgül koruma sağlamaz. Etkili yöntem grip aşısıdır. Grip, basit bir soğuk algınlığı değildir; ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Aşı güvenlidir, her yıl milyonlarca kişiye uygulanır."
İzmir Otogarı’na haciz işlemi başlatıldı
12 Kasım 2025 Çarşamba - 11:36 İzmir Otogarı’na haciz işlemi başlatıldı İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Otogarı’nın haksız işgali nedeniyle ecrimisil bedellerinin tahsili için işletmeci konumundaki İZOTAŞ’a yönelik haciz işlemi başlatıldığını duyurdu. Tahliyeye ilişkin tedbir kararının kaldırılmasını takiben İzmir Otogarı’nda yenileme ve işletme çalışmalarının da hayata geçirileceği belirtilerek "En kısa vadede İzmir’in hakkettiği bir terminal yapılanması oluşturulacaktır" denildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada İzmir Otogarı ile ilgili sorunların çözüme kavuşturulması için kararlı adımlar atıldığı belirtilerek, yasalar çerçevesinde gerekli girişimlerin yapıldığı vurgulandı. İzmir Otogarı’nın haksız işgali nedeni ile ecrimisil bedellerinin tahsili için mevzuatın verdiği yetki kapsamında haciz işlemleri başlatıldığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak kentin uzun yıllardır süregelen sorunlarını çözüme kavuşturma kararlılığı çerçevesinde İzmir Otogarı ile ilgili yaşanan olumsuzlukları da gidermeye yönelik çalışmalarımızı yasalar çerçevesinde sürdürmekteyiz. Kente giriş noktalarından biri olan İzmir Otogarı’nın bu anlamda şehrimize yakışır bir görüntü arz etmediği tüm kamuoyunun malumudur. İzmir Otogarı yap-işlet-devret modeli ile 1997 yılında hayata geçirilmiş, 1999 yılında yapılan ek sözleşme ile sözleşmenin başlangıç tarihi 1998 yılı ve sözleşme süresi de 25 yıl olarak belirlenmiştir. Sözleşmeye göre 25 yıllık süre 14.12.2023 tarihinde sona ermiş ancak yap-işlet-devret sözleşmesinin tarafı olan İZOTAŞ, pandemi dönemini gerekçe göstererek kullanma süresinin 7 yıl uzatılmasını talep eden bir dava açmıştır. Mahkeme, 2023 yılında İZOTAŞ lehine tahliyeyi engelleyen bir tedbir kararı almıştır. 31 Mart 2024 seçimlerinden hemen sonra İzmir’e yaraşır bir otogar yapısı ve işletmesinin tesisi için girişimlerimiz hız kazanmış, İzmir Otogarı İzmir Büyükşehir Belediyesi şirketlerinden İZULAŞ AŞ’ye üst hakkı tanıyarak ayni sermaye olarak verilmiştir. Yine hukuksal süreç titizlikle takip edilerek dava, ilk derece mahkemesinde ve istinaf sürecinde İzmir Büyükşehir Belediyesi lehine sonuçlanmıştır. Böylece şirketin 7 yıl uzatma talebi ilk derece mahkemesinde ve istinaf yargılamasında reddedilmiştir. Bu anlamda, belediyemizin haklılığı ve sözleşmenin bittiği istinaf ve ilk derece mahkemesi tarafından tespit edilmiş bulunmaktadır. Ancak tahliyeyi engelleyen tedbir kararı henüz kaldırılmamış şekilde temyiz incelemesi devam etmektedir. Yargılamanın İzmir Büyükşehir Belediyesi lehine sonuçlanmasını takiben yap-işlet-devret sözleşmesinin yargı kararı ile de 2023 yılında sona ermiş olduğu tespit edildiğine istinaden 217.626 metrekarelik İzmir Otogarı alanının haksız işgali nedeniyle tahliye yapılmaksızın İZOTAŞ’tan ecrimisil talep edilmiş, İZOTAŞ tarafından yürütmenin durdurulması talebi ile konu yeniden yargıya taşınmış ancak yerel mahkeme tarafından yürütmenin durdurulması talebi reddedilmiştir. İZOTAŞ yetkilileri ile tüm bu süreçte yapılan görüşmelerde olumlu sonuç alınamamış, İzmir’in yararına olacak projeler hayata geçirilememiştir. İZOTAŞ bünyesinde kiracı sıfatı ile mevcut olan esnaf, otobüs işletmeleri açısından da belirsizliği bir nebze olsun giderebilmek amacı ile hukuk sınırları içinde gerekli tüm işlemler başlatılmış bulunmaktadır. Bu anlamda, a. İzmir Büyükşehir Belediyesine ait İzmir Otogarı’nın haksız işgali nedeni ile ecrimisil bedellerinin tahsili için mevzuatın verdiği yetki kapsamında haciz işlemleri yapılacaktır. b. Alacağın bu anlamdaki tahsili için kiracılık ve benzeri hukuki ilişkideki tüm muhataplara 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca yasal bildirimler gönderilecektir. c. Söz konusu hukuki işlemler alacağın tamamı tahsil edilinceye kadar devam edilecektir. d. Tahliyeye ilişkin tedbir kararının kaldırılmasını takiben İzmir Otogarı’nda yenileme ve işletme çalışmaları başlatılacak, en kısa vadede İzmir’in hakkettiği bir terminal yapılanması oluşturulacaktır. Belediye, açıklamasını "İzmirlilerin taleplerinin takipçisi olacağımızı, şehrin her alandaki sorunlarını çözerek görevimizi yerine getireceğimizi kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız" ifadeleriyle tamamladı.
Göztepe, kalesini en fazla maçta gole kapatan takım
12 Kasım 2025 Çarşamba - 10:54 Göztepe, kalesini en fazla maçta gole kapatan takım Göztepe, Trendyol Süper Lig’de ilk 12 haftada oynanan 8 maçta kalesini gole kapatarak bu alanda en iyi takım konumunda bulunuyor. Göztepe, Trendyol Süper Lig’de verilen milli maç arasına 22 puanla 5. sırada girdi. Sarı-kırmızılılar bu süreçte oynadığı 12 müsabakada 6 galibiyet, 4 beraberlik ve 2 mağlubiyet aldı. İzmir ekibi özellikle savunmadaki istikrarıyla öne çıkıyor. Stanimir Stoilov yönetimindeki Göztepe, ligde sadece 6 gol yiyerek lider Galatasaray’la birlikte ligin en az gol yiyen takımı konumunda bulunuyor. Savunma başarısını istatistiklere de yansıtan Göztepe, oynadığı 12 maçın 8’inde kalesini gole kapatarak bu alanda ligin zirvesine yerleşti. Çaykur Rizespor, Karagümrük, Beşiktaş, Başakşehir, Gençlerbirliği ve Kasımpaşa maçlarını hem kazanıp hem de gol yemeden tamamlayan sarı-kırmızılılar; Fenerbahçe ve Eyüpspor karşılaşmalarında da rakiplerine gol şansı tanımadı. Bu performansıyla Göztepe, Trendyol Süper Lig’in en fazla maçta kalesini gole kapatan takımı olmayı başardı. Savunma hattı duvar ördü Göztepe’de üçlü defans hattı geçit vermiyor. Bu bölgede şimdiye kadar 6 farklı oyuncu görev aldı. Malcom Bokele, Heliton ve Allan Godoi defansın vazgeçilmez isimleri olurken, zaman zaman Furkan Bayır, Miroshi ve Taha Altıkardeş de bu rotasyona dahil oldu. Göztepe’nin savunmacıları defansta güven verirken 8 maçta da rakiplerinin skor üretmesine izin vermedi. Lis’in performansı dikkat çekti Geçtiğimiz sezon eleştirilerin hedefi olan kaleci Mateusz Lis, bu sezon sergilediği performansla dikkat çekti. Polonyalı kaleci, yalnızca 4 karşılaşmada 6 gole engel olamadı. 28 yaşındaki file bekçisi, istikrarlı performansıyla Göztepe’nin başarısında büyük bir pay sahibi olmayı başardı.
Kış sebzesi ıspanakta hasat bolluğu
12 Kasım 2025 Çarşamba - 10:39 Kış sebzesi ıspanakta hasat bolluğu İzmir’in Menemen ilçesinde kış aylarının vazgeçilmez sebzelerinden ıspanağın hasadı devam ediyor. Gediz Ovası’nın verimli topraklarında yüksek rekolte elde eden çiftçiler, ürünün tarladan pazara kadar fiyatının artmasından şikayet ediyor. İzmir’in önemli tarım merkezlerinden biri olan Menemen’de ıspanak hasadı sürüyor. Ağustos ayında ekimi yapılan ıspanak, kasım ayı itibarıyla tarlalardan toplanmaya başlandı. Kış aylarının vazgeçilmez sebzesi olan ıspanağın hasadı Nisan ayına kadar devam edecek. Sabahın ilk ışıklarıyla tarlalara gelen kadın işçiler, gün boyunca ıspanak toplayarak aile bütçelerine katkı sağlıyor. Toplanan ürünler, erkek işçiler tarafından köyün ortak kullanım alanındaki havuzlarda yıkanıyor ve kamyonlara yüklenerek sevkiyata hazırlanıyor. Menemen bölgesinde yılda ortalama 40 bin ton ıspanak üretiliyor. Hasadı tamamlanan ıspanaklar, İzmir ve çevre illerdeki pazarlara gönderiliyor. Menemenli çiftçiler, ıspanağın hale 6 liradan satıldığını, ancak pazarlarda kilogram fiyatının ortalama 40 liraya kadar çıktığını belirtiyor. Fiyat farkları el yakıcı Yaklaşık 25 yıldır çiftçilik yapan ve babadan kalma mesleğini severek sürdüren Turgay Yıldırım, ıspanak ekiminin genellikle Ağustos ayında başladığını belirtti. Daha sonra kademe kademe dikim yaparak, bu işin Nisan ayına kadar sürdüğünü ifade eden Yıldırım, "Hasat ise Ekim ayında başlıyor ve son hasadımız Nisan ayında tamamlanıyor. Yani yaklaşık 7-8 aylık bir süreç söz konusu. Ancak bu süre, yılın şartlarına göre değişebiliyor; aynı toprakta bazen 1-2, bazen de 3 kez ekim yapılabiliyor. Örneğin, yılın yağmurlu veya sıcak geçmesi veya toprağın durumu buna etki ediyor. Şu anda ıspanağın bir kilosu tarlada 6-7 lira civarında, hale ise 10 lira civarına gidiyor. Oradan pazara gelince fiyat 30, 40, hatta 50 liraya kadar çıkıyor. Biz bu mesleğe gerçekten merakımız ve sevgimizle başladık, ancak şu an çocuklarım bu işe hiç ilgi göstermiyor; böyle devam ederse, kimse bu işi yapmayacak. Çünkü çok zor bir meslek; zaman ve emek isteyen bir iş. Bu nedenle herkesin uğraşabileceği veya yapabileceği bir iş değil" dedi. Günün ilk ışıklarında hasat Ispanak hasadının Ekim ayında başladığını ve hava gidişatına göre Nisan veya Mayıs ayına kadar sürdüğünü kaydeden tarım işçisi Serap Bora, "Bu süreç sürekli devam ediyor. Hiç durmadan devamlı olarak ıspanak kazıyoruz ve bu yaklaşık 8-9 ay kadar sürüyor. Gün doğmadan başlıyoruz hasada; ancak kasa hesabı olduğu için eve biraz daha erken dönüyoruz. Genellikle saat 11.00-12.00, en geç öğle vakitlerinde eve varıyoruz. İşimiz çok çaba isteyen, yorucu bir iş; çünkü hiç soluk almadan sürekli kazıyoruz. Günlük yevmiyemiz ise 800 TL, oysa dayıbaşı ile gidenler 770 TL alıyor; biz ise dayıbaşıyla değil, direkt patronla anlaşarak 800 TL alıyoruz." dedi. Ispanağı sevdiğini aktaran Bora, "Çünkü çok lezzetli. Böreği güzel, yemeği güzel, pirinci her şeyi güzel; dolayısıyla ıspanak herkes tarafından seviliyor. Ispanak böreği özellikle güzel oluyor ve meşhurdur; bu yüzden ev açması olarak böreği tavsiye ediyoruz. Bu kış bol bol yiyin" ifadelerini kullandı.