Yerel Haberler
İzmir
17 Mayıs 2026 Pazar - 16:51 EFES 2026 Tatbikatı ’Savunma Sanayi Sergisi’ kapılarını vatandaşlara açtı EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında düzenlenen Savunma Sanayi Sergisi, halk günü etkinliğiyle kapılarını vatandaşlara açtı. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayi teknolojilerinin sergilendiği etkinlikte, vatandaşlar Türkiye’nin askeri ve teknolojik alanda ulaştığı gücü yakından görme fırsatı buldu. Sergi alanını ziyaret eden vatandaşlar, ilk olarak EFES 2026 Tatbikatı’nın son hazırlık ve uygulama aşamalarına dair yürütülen çalışmaları ilgiyle takip etti. Ardından teknoloji stantlarını gezen ziyaretçiler, insansız hava araçlarından roket sistemlerine, robot köpeklerden tanklara, hava savunma sistemlerinden kamikaze dronlara kadar çok sayıda modern askeri teçhizatı ve yerli üretim silah çeşidini yakından inceledi. Türk savunma sanayisinin küresel ölçekteki gelişimini gözler önüne seren sergide, milli imkanlarla üretilen her sınıftan teknolojik ürün yoğun ilgi gördü. Alanda sergilenen ürünler hakkında yetkililerden teknik kabiliyetler dalında detaylı bilgiler alan vatandaşlar, yerli savunma sanayisinin ne kadar ileri bir seviyeye geldiğini yerinde gözlemleme imkanı yakaladı. Vatandaşlardan yoğun ilgi Duygularının son derece yüksek ve gurur verici olduğunu belirten Emine Demirel, "Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Savunma sanayimiz o kadar üst seviyelere çıktı ki artık dünya karşımızda titriyor. ’Artık bir Türkiye var, onların sanayisi güçlü’ diyorlar. Bizlerden korkuyorlar. Biz bunlarla; KAAN’larla, tanklarımızla, uçaklarımızla ve insansız hava araçlarımızın hepsiyle gurur duyuyoruz" ifadelerini kullandı. Gurbetçilerin gururu Almanya’dan geldiğini ve yurt dışından gelen biri olarak Savunma Sanayii Sergisi’nde gördüklerinin kendileri için çok daha farklı ve gurur verici olduğunu belirten Mehtap Tanrısever, "Türk vatandaşı olmak bizim için başlı başına ayrı bir özellik ve gurur kaynağı. Yurt dışında bildiğiniz üzere biraz zorluk çekiyoruz, çünkü orada hala ırkçılık var. Buraya geldiğimizde ve bu eserleri gördüğümüz zaman bir Türk olarak gerçekten daha da gururlanıyoruz. Alana henüz yeni geldik ama gözümüzü alamıyoruz. O kadar kaliteli ve büyük eserler var ki hayranlıktan adeta ağzım açık kaldı. Büyük bir heyecan doluyuz" şeklinde konuştu. Yerli silahlar ilgi gördü Tankların ve silahların oldukça etkileyici olduğunu, ülkenin yerli mühimmatlarını yakından görmenin kendisine büyük heyecan verdiğini belirten Samet Kuran, "Silahları gördük, çok güzellerdi. Ülkenin o güzel mühimmatlarını ve araçlarını görmek, onlara dokunabilmek ve ayrıntılarını öğrenmek insanı ister istemez heyecanlandırıyor. Hedefim Hava Harp Okulu’na girip pilot olmak. Burada anlatılacak ve övülecek çok fazla şey var. Hepsini teker teker gezmek, farklı teknolojileri tanımak ve askerlerin yaşadığı duyguların bir neticesini hissetmek çok güzel bir duygu. Bence herkes buraya gelmeli ve bu atmosferi görmeli" ifadelerini kullandı. Ülke teknolojisinin ne kadar iyi olduğunu gördüğünü söyleyen Ata Görmenoğlu ise, "Sarsılmaz gibi ünlü markalarımızı deneyimleme şansım oldu. Ne kadar gelişmiş olduğumuzu görme fırsatı bulduk. Özellikle tanklarımız, askeri teknolojide ne kadar üstün olduğumuzu gösteriyor. Buraya geldiğinizde gururlanmamak mümkün değil. Hem silah teknolojisi hem de araçlar olarak çok gelişmişiz ve bunu buraya gelince rahatlıkla görebiliyoruz. Burayla ilgili söyleyecek çok şey var, anlatarak bitiremeyiz. İmkanı olan herkesin gelip deneyimlemesi lazım. Beni zırhlı araçlar ve tabanca gibi silah teknolojileri daha çok heyecanlandırdı. Onların daha gelişmiş olduğunu düşünüyorum. Tanklarımız da oldukça gelişmiş ve birçok sistematiği var ama zırhlı araçların ve silahların hissi çok ayrı" diye konuştu.
17 Mayıs 2026 Pazar - 15:29 Aliağa’da ’Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’ açıldı Aliağa’da faaliyetlerine başlayan Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’nin açılış ve tanışma konferansı, Aliağa Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Konferansa Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz, Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı Sonay Vural ve yönetim kurulu üyeleri, özel eğitim öğretmenleri ile aileler katıldı. Programda otizmli bireylerin eğitim, spor ve sosyal yaşamda daha görünür olması gerektiği vurgulanırken, toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekildi. Başkan Acar: "O çocuklar benim de çocuklarım" Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa’nın özel eğitim alanında önemli imkanlara sahip olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Aliağa olarak çok nitelikli rehabilitasyon merkezlerine ve alanında başarılı eğitimcilere sahibiz. Belediyemizin Atla Terapi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde de eğitimci arkadaşlarımız çocuklarımızın gelişimine çok önemli katkılar sunuyor. Ne mutlu ki bugün Kaanlarımız, Erenlerimiz, Doruklarımız, Tolgalarımız ve Keremlerimiz var; inanıyorum ki başarı hikâyelerimiz her geçen gün daha da artacak. Siz değerli ailelerimiz çocuklarınız için her şeyinizi ortaya koyuyorsunuz ama şunu bilmenizi isterim ki o çocuklar benim de çocuklarım. Biz büyük bir aileyiz ve her zaman birlikteyiz. Çocuklarımız için en iyisini yapacak, onları en güzel yerlere hep birlikte taşıyacağız. Bugün artık yeni bir paydaşımız daha var. Derneğimiz, belediyemiz, ailelerimiz ve eğitimcilerimizle çocuklarımız için omuz omuza çalışacağız. Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’nin Aliağa’mıza hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum." Sonay Vural: "Çocuklarımız her yerde dimdik ayakta duracak" Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Sporcusu Kaan Vural’ın annesi Sonay Vural, yaşadıkları zorlu süreci anlatarak şunları söyledi: "Çok emek verdik, çok mücadele ettik. Pek çok yere gittik, birçok kapı yüzümüze kapandı ama o kapıları açan güzel yürekli insanlar da vardı. Çocuklarımız istenseler de istenmeseler de hayatın içinde olacak ve her yerde dimdik duracaklar. Hocalarımız bize her zaman destek oldu, Başkanımız Serkan Acar ise önümüze çıkan pek çok engeli aşmamızda yanımızda durdu. Çocuklarımız çok güzel gelişimler gösterdi. Kaan, milli sporcu olma yolunda ilerliyor. Bu yıl Aliağa Belediyemizin desteğiyle yüzmede Ege Birinciliği elde ettik. Çocuklarımızı hayatın içine katalım, sosyal yaşamın her alanında var olmalarını sağlayalım." Mazlum Yılmaz: "Küçük bir adım büyük başarılara dönüştü" Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Öğretmeni Mazlum Yılmaz, öğrencisi Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Sporcusu Eren Yüzbaşıoğlu’nun spor alanındaki başarılarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Bizim umut ışığı olarak gördüğümüz bu çalışmaya katkı sunan herkese şimdiden teşekkür ediyorum. Eren ile birlikte Konya’daki Masa Tenisi Müsabakaları’ndan geldik. Eren, okul sporlarında Türkiye üçüncüsü olmayı başardı. Kursumuzda temel eğitim süreciyle başladık. Daha sonra çocuklarımızı nasıl daha ileri taşıyabileceğimizi düşündük ve masa tenisine yöneldik. O gün atılan küçük bir adım bugün Aliağa Belediyemizin takımında önemli başarılara dönüştü. Destek veren herkese teşekkür ediyorum." "Çocuklarımızın hayata karışmaya ihtiyacı var" Özel Eğitim Öğretmenleri ve Artı Çocuk Gelişim Merkezi Kurucuları Şeyma Çelikkaya ve Abdurrahman Altunkaynak ise konuşmalarında toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yaparak şunları söylediler: "Bu derneğin en önemli amacı hiçbir ailenin kendisini yalnız hissetmemesidir. Biz, hiçbir çocuğun yalnızca farklı gelişim gösterdiği için eğitim hakkından mahrum kalmasını, ailelerin çaresizlik içinde kaybolmasını istemedik. Çocuklarımızın yalnızca terapi odalarıyla sınırlı bir yaşam sürmesini değil, hayatın içinde aktif bireyler olarak yer almasını istiyoruz. Çünkü bizim çocuklarımızın yalnızca eğitim almaya değil, topluma karışmaya ve sosyal yaşamın içinde var olmaya ihtiyacı var. Bugün burada bulunan kıymetli yöneticilerimizin desteği bizim için son derece değerli. Çünkü bu mücadele yalnızca ailelerin omzuna bırakılabilecek bir mücadele değil; eğitimin, yerel yönetimlerin, uzmanların, öğretmenlerin ve toplumun hep birlikte sahip çıkması gereken ortak bir sorumluluktur."
17 Mayıs 2026 Pazar - 13:59 İzmir’de genç beyinlerin uzay yarışı: ’Ay ve Mars Köyü Projesi’ final yaptı İzmir’de Radikal Okulları tarafından hayata geçirilen ve öğrencilerin uzayda yaşam alanları tasarladığı ’Ay ve Mars Köyü Projesi’, Radikal Konak Okulları’nda düzenlenen görkemli finalle sona erdi. Radikal Okulları bünyesinde yürütülen ve İzmir genelindeki 15 farklı okuldan öğrencileri bir araya getiren ’Ay ve Mars Köyü Projesi’nin final heyecanı, Radikal Konak Okulları ev sahipliğinde yaşandı. Okul yönetimi, öğretmenler, veliler, yarışmacı öğrenciler ve üniversiteli mentörlerin katılımıyla gerçekleştirilen final etkinliğinde, 7 ayrı grup podyuma çıktı. Geleceğin bilim insanı adayı olan öğrencilerin, geri dönüşüm materyallerini kullanarak uzayda bir yaşam fikriyle geliştirdikleri projeler katılımcılardan büyük ilgi gördü. Jüri değerlendirmesinin ardından ilk üç sırayı paylaşan öğrencilere para ödülü ve burs hediyesi takdim edildi. "Geleceğin bilim insanlarını yetiştiriyoruz" Yaklaşık 8 aydır sürdürülebilir bir vizyonla hareket ettiklerini ve projenin final aşamasına gelmesinden gurur duyduklarını belirten Radikal Okulları ARGE Koordinatörü Şule Baş, "Ekim ayında aslında bir hayalimizi gerçekleştirmeye başladık. İzmir’in farklı ortaokul ve liselerindeki öğrencilerden bilim toplulukları oluşturmak gibi bir hayalimiz vardı. Bu çocuklara her ay yeni bilim seminerleri, bilim atölyeleri düzenleyerek süreç boyunca birer bilim insanı olarak yetişmelerini amaçladık. Yaklaşık 8 aydır bu vizyonu devam ettirmeyi başardık. Çocukları astronomi alanında ve dünyanın, geleceğin şekillendirilmesi konularında bilinçlendirmeye özen gösterdik" dedi. "Geri dönüşüm materyalleriyle gelecek inşa ettiler" Yarışma gününün büyük bir heyecana sahne olduğunu kaydeden Baş, "Şimdi de bu sürecin meyvelerini topladığımız bir yarışma düzenliyoruz. 15 farklı okuldan öğrencimiz burada yarışıyor. Herkes kendi Ay ve Mars yaşam üssünü tasarlıyor. ’Orada bir gelecek yaşam alanı tasarlasaydık nasıl bir şey yapardık?’ diye yarışmaya başladılar. Biz öğrencilerimize geri dönüşüm materyalleri verdik ve bu materyallerden yola çıkarak kendi yaşam üslerini tasarladılar. Sabah 10.00’da başladık ve 15.00’e kadar alanda canlı bir şekilde projelerini gerçekleştirdiler" ifadelerini kullandı. Üniversiteli mentörler ve uzman jüri eşlik etti Projelerin çok yönlü bir süzgeçten geçirildiğini aktaran Şule Baş, "Sürdürülebilirliğe, tasarımın güzelliğine, mühendisliğe ve bilim ayağına bakıyoruz. Böyle beş-alt kategoride değerlendirdiğimiz; Prof. Dr. Serdar Evren ve Mimar Rafet hocamızın bizlerle olduğu kıymetli bir jürimiz var. Ayrıca her grubumuzda bir tane mentör öğrenci desteği sağladık. Ege Üniversitesi Astronomi Bölümü öğrencilerimiz de yarışma boyunca kardeşlerinin başında durarak onlara mentörlük yaptı" şeklinde konuştu. Sıra dünya sahnesinde: Hedef NASA Projelerin yerel bir yarışmayla sınırlı kalmayacağını, başarılı fikirleri uluslararası boyuta taşıyacaklarını müjdeleyen Baş, "Bu yarışmanın sonrasında dereceye giren ya da dereceye girmese de fikri çok başarılı olan öğrencilerimizi NASA’nın kendi projelerinin yapıldığı, öğrencilerden başvuruların toplandığı diğer ayaklara da taşımayı düşünüyoruz. Astronom Duygu ve Murat hocalarımızın desteğiyle birlikte öğrencilerimizi, kısmetse NASA’nın bir araya getirdiği projelere göndereceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
Kemalpaşa’da çöp dağları oluştu
05 Ağustos 2025 Salı - 18:52 Kemalpaşa’da çöp dağları oluştu İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde belediye tarafından toplanan çöplerin İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenli olarak alınmadığı, çöplerin gelişi güzel araziye boşaltıldığı öğrenildi. İzmir ve ilçelerinde yaşanan çöp sorununa bir yenisi daha eklendi. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Kemalpaşa’da bulunan çöp transfer merkezinden düzenli olarak çöp alınmadığı için ilçe belediyesi tarafından toplanan çöplerin kamyonlarla araziye boşaltıldığı görüldü. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan ve aynı zamanda doktor olan AK Parti Kemalpaşa İlçe Başkanı Dr. Metin Yaşar, olayın her açıdan sıkıntılı olduğunu belirterek, hem Büyükşehir Belediyesinin hem de ilçe belediyesinin bir an evvel bu soruna çözüm bulması gerektiğini vurguladı. Yaşar, "Düşünebiliyor musunuz? Zaten CHP’li Kemalpaşa belediyesi tarafından ilçeye yapılması gereken rutin belediye hizmetleri tam anlamıyla yerine getirilmiyordu. Şimdi yarım-yamalak toplanan çöpler de ovaya dökülüyor. Adeta çöp dağları oluşmuş. Bu çöpler halk sağlığı başta olmak üzere yar altı suları, tarım arazilerine zarar verir, yangınlara yol açabilir. Yaz aylarında olduğumuz için koku ve sinek istilası ile başbaşa kalabiliriz. Hem halk sağlığı hem çevre sağlığı açısından içler acısı bir durum yaşanıyor. Çöp transfer merkezinden çöpler düzenli alınmadığı için çöp araçları ilçeden toplanan çöpleri ovaya döküyorlar. Bu çöpler ne zaman alınacak. Zaten günlük toplanan çöpler düzenli olarak alınmazken ve çöp yığınları ne kadar kalacak. Biz Kemalpaşalılar olarak bu sorunun giderilmesini istiyoruz" diye konuştu. Çöp döküm alanının hem ilçe merkezine hem de sanayi kuruluşlarına oldukça yakın bir yerde olduğunu da vurgulayan İlçe Başkanı Metin Yaşar, alanın aynı zamanda ilçe mezarlığının da hemen alt kısmında olduğunu belirtti. Döküm alanında hayvan leşlerinin de olabileceğine dikkat çeken Yaşar, köpeklerin buradan insanlara salgın hastalık bulaştırabileceğini dile getirdi.
İzmir’in çöpünün Tire’ye dökülmesi krize neden oldu
05 Ağustos 2025 Salı - 15:11 İzmir’in çöpünün Tire’ye dökülmesi krize neden oldu İzmir’de Harmandalı çöplüğünün kapanmasının ardından İzmir Büyükşehir Belediyesinin, çöpleri Tire’nin Karateke Mahallesi’ndeki mera alanına döktüğü iddiaları ilçede büyük tepkiye neden oldu. Mahalle sakinlerinin itiraz ve protestolarına rağmen, bölgede vahşi depolama devam ediyor. İlçedeki çevre felaketine tepki gösteren AK Parti Tire İlçe Başkanı A. Kadir Uğurlu, "İzmir Büyükşehir Belediyesi, Harmandalıda çözemediği sorunu Tire’nin köylerinde çözmeye çalışıyor. Kanuna aykırı bir şekilde, adeta göz göre göre bir çevre katliamına imza atılıyor" dedi. Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’nün defalarca ceza kesmesine rağmen bu durumun devam etmesini "akıl tutulması" olarak nitelendiren Uğurlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "İzmir Büyükşehir Belediyesi, Harmandalı’daki çöp sorununu yıllardır çözüme kavuşturamadı. Şimdi ise bu beceriksizliğin faturasını Tire’mize kesmeye çalışıyor. Göz göre göre ilçemizin verimli tarım arazileri ve mera alanları, yasa dışı vahşi depolamayla çöplüğe çevriliyor. Bu uygulama, hemşehrilerimizin sağlığını tehdit etmekte, doğamıza ve geleceğimize zarar vermektedir. Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’nün kestiği cezalara rağmen, İzmir Büyükşehir Belediyesinin bu sorumsuzluğu sürdürmesi akıl almaz bir vurdumduymazlıktır. Üstelik, çevre temizliği ve atık yönetimi gibi en temel belediyecilik görevlerini yıllardır yerine getirmeyen bir anlayışla karşı karşıyayız. Organik atıkların ayrıştırılması, geri dönüşüm sistemlerinin kurulması, katı atık işleme tesislerinin hayata geçirilmesi için bugüne kadar hiçbir somut adım atılmamıştır. Sorun büyüdükçe, çözüm üretmek yerine kaçak yollarla vahşi depolamaya yönelen bu zihniyet, artık sadece Tire’nin değil; Küçük Menderes Havzası’nın, Bakırçay’ın, Ödemiş’in, ki Çiğli’nin, Harmandalı’nın ortak sorunu haline gelmiştir. Çözüm çok basittir, Bakırçay da bizim, Ödemiş de bizim, Küçük Menderes de bizim, Harmandalı da bizim… Biz her nerede olursa olsun vahşi depolamaya karşıyız! Bu sorun, çöp entegre tesisleri kurularak, ayrıştırma ve geri dönüşüm sistemleriyle yıllar önce çözülmeliydi. Ancak İzmir Büyükşehir Belediyesi sorunu çözmek yerine görmezden gelmeyi, doğayı ve insan sağlığını hiçe saymayı tercih etti." Çöp sorununun İzmir’in değil, İzmir Büyükşehir Belediyesinin yıllardır süregelen kötü yönetiminin sonucu olduğunu değerlendiren Uğurlu, "Cumhurbaşkanımızın da vurguladığı gibi, ’çöp, çukur, çamur’ zihniyeti maalesef hâlâ İzmir’de hüküm sürmektedir. AK Parti Tire İlçe Teşkilatı olarak bu çevre katliamına sessiz kalmayacağız. Tire’mize yapılan bu haksızlığa karşı dur diyecek, bu yanlıştan dönülmesi için her platformda mücadele edeceğiz. Doğamıza, toprağımıza, geleceğimize sahip çıkacağız" diye konuştu.
İzmir’in içme suyu, musluk yerine sokaklara akıyor
05 Ağustos 2025 Salı - 14:51 İzmir’in içme suyu, musluk yerine sokaklara akıyor Yarın geceden itibaren kuralık nedeniyle zorunlu su kesintilerinin yaşanacağı İzmir’de, su borularındaki kaçaklar nedeniyle bazı sokaklar adeta göle döndü. Vatandaşlar bu duruma tepki göstererek, "Hem su yok diyorlar hem de günlerdir boşa akan suları tamir etmiyorlar" ifadelerini kullandı. Kuraklığın etkisini artırdığı İzmir’de su krizi büyüyerek devam ediyor. İlk olarak Çeşme ilçesinde başlayan su kesintileri, tüm kenti etkisi altına almaya devam ediyor. İZSU Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan Su Kurulu da geçtiğimiz günlerde açıklama yaparak azalan su kaynakları ve süregelen kuraklık nedeniyle 6 Ağustos 2025 tarihinden (yarın) itibaren her gece saat 23.00 ile sabah 05.00 arasında İzmir genelinde kısmi su kesintileri uygulanacağını duyurdu. Alınan kararla birlikte vatandaşlar tedirginlik yaşarken, kentin bazı bölgelerinde yaşanan su israfı tepkilere yol açtı. Özellikle su borularında meydana gelen arızalar nedeniyle birçok sokak ve mahallede suyun boşa aktığı, bazı yerlerin adeta göle döndüğü görüldü. Duruma tepki gösteren vatandaşlar, "Susuzluk var deniyor ama günlerdir patlayan borular tamir edilmiyor" diyerek yetkilileri göreve çağırdı. "3 gündür su boşa akıyor" Üç gündür mahalledeki boru patlağı yüzünden suların boşa aktığını ifade eden emekli vatandaş Ali Yıldız, "Belediyeyi arıyoruz telefonlara hiç kimse cevap vermiyor. Açan da yüzüme telefonu kapatıyor. Adamlar hiç oralı bile olmuyor. Şu suya bak. Maaşlarını mı alamıyorlar da acaba bu işe gelmiyorlar? Susuzluk yok deniliyor ama durum böyle. Böyle boşa akan su olursa susuzluk olur. Bir bardak suya hasret olanlar var. Ama şu suyu akışını hiç gören yok. Yazık günah. Bu doğalgaz çalışmaları başladı. Su kesintisi ve su arızası devamlı oluyor. Günlerdir bu yol kapalı. Boşa giden suyun kıymetini bilen yok. Şu su 3 gündür akıyor. Bir mahalleye yetecek su akıyor şurada. İki tane araba çukura battı burada. Dün neredeyse yüklü araba devriliyordu. Hiçbir Allah’ın kulu gelip de onarmaya çalışmıyor" diye konuştu. "İlgilenen kimse yok" Yetkililerin ilgilenmediğini dile getiren tekstil işçisi Cafer Önder, "Üç günden beri böyle su boşa akıyor. Kim bilir ne kadar fatura gelecek insanlara. Çöp sorunumuz var. Bu mahalleyi yok sayıyorlar. Nasıl olacak bu bilmiyorum. Şu doğalgaz çalışmalarını yaptılar ve daha sonra borular patladı. Ne gelen var ne giden var. İhbar ediyoruz, söylüyoruz, arıyoruz ama hiç kimse hiçbir şekilde ilgilenmiyor. Suyu kesiyorlar. Ama gel gelelim buna hiçbir şekilde çözüm bulunmuyor. Yani akan suya engel olan yok. Bir yetkilinin bu sorunu çözmesi lazım. Biz yetkilileri arıyoruz ama hiçbir şekilde bize dönüş olmuyor. Hatta dün ben aradığımda ‘akan su faturalara yansımayacak’ dendi. Üstten bir konuşma şekli vardı. Bu beni çok rahatsız etti. Ama buna bir gerçekten bir çözüm bulunması lazım. Dün üç tane araba girdi buraya. Çekiciyi çağırıp mecburen adamlar ekstra para verip arabalarını çıkardılar. Yazık günah. Su hayattır diye boşuna demiyorlar. Ama durum ortada görüyorsunuz" dedi. Susuzluk olmasına rağmen boşa akan sulardan dolayı belediyeye tepki gösteren İdris Bakır, sözlerini şöyle sürdürdü: "4 gündür, 5 gündür arıyoruz kimse cevap vermiyor. Ulaştığımız kişiler yapacağız diyor geriye dönen olmuyor. Bir de susuzluk çekiyoruz. Böyle belediyecilik olmaz olsun. Halkın suyunu boşa akıtıyorsunuz. Ondan sonra faturalara yansıtıyorsunuz."
Ege Üniversitesi mezunu milli yüzücü Bengisu Avcı tarihi bir başarıya daha imza attı
05 Ağustos 2025 Salı - 11:17 Ege Üniversitesi mezunu milli yüzücü Bengisu Avcı tarihi bir başarıya daha imza attı Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi mezunu milli yüzücü Bengisu Avcı, dünyada 7 açık su kanalından oluşan Oceans Seven (Okyanus Yedilisi) parkurunun son etabı Tsugaru Kanalı’nı başarıyla geçti. Ege Üniversitesi mezunu milli yüzücü Bengisu Avcı, tarihi bir başarıya imza attı. Ultra maraton yüzücüsü, Ocean’s 7’yi bitiren ilk Türk olma hedefiyle Japonya’nın Tsugaru Kanalı’nda yüzmeye başladı. İklim değişikliğine dikkat çekmek amacıyla suya giren milli yüzücü, parkuru 14 saatlik zorlu bir mücadelenin ardından tamamladı. Japonya’da yer alan Tsugaru Kanalı’nı yüzerek geçen Avcı, bu parkuru da tamamlayarak Okyanus Yedilisi gurur tablosuna adını yazdıran ilk Türk oldu. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, "Japonya’daki Tsugaru Boğazı’nı geçerek ‘Oceans Seven’ı tamamlayan ilk Türk sporcu olan üniversitemiz mezunu Bengisu Avcı’yı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum" dedi. Bengisu Avcı’nın ‘Okyanus Yedilisi’ serüveni Manş Denizi’ni 2018’de 11 saat 29 dakikalık rekor dereceyle tamamlayan Bengisu Avcı, 2022’de Catalina Kanalı’nı 11 saat 59 dakikada geçti. Cebelitarık Boğazı’nı 2023’te 3 saat 24 dakikada yüzen milli sporcu, 2024’te Cook Boğazı’nı 10 saat 14 dakikada, aynı yıl Molokai Kanalı’nı da 12 saat 10 dakikada yüzmeyi başardı. Avcı, 19 Temmuz 2025’te ise Kuzey Kanalı’nı 10 saat 48 saniyede geçti. Milli sporcu, Okyanus Yedilisi parkurunun son ayağı olan Japonya’daki Tsugaru Boğazı’nı 14 saatlik zorlu bir mücadelenin ardından tamamladı.
Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü, güçlü araştırma altyapısı ve projeleriyle ön plana çıkıyor
05 Ağustos 2025 Salı - 11:15 Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü, güçlü araştırma altyapısı ve projeleriyle ön plana çıkıyor Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü eğitimde teori ve pratiği buluşturan yaklaşımıyla güçlü araştırma altyapısı ve projeleri ile ön plana çıkarak gıda sektörüne yön veren nitelikli mühendisler yetiştiriyor. Ege Üniversitesi (EÜ) Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü, Türkiye’de alanında ilk kurulan bölüm olmanın sorumluluğuyla eğitim faaliyetlerini sürdürüyor. Yüzde 100 İngilizce eğitim veren bölüm, çağın gereklerine uygun laboratuvar altyapısı ve uluslararası düzeyde projeleriyle dikkat çekiyor. Türkiye’de Gıda Mühendisliği eğitimi veren ilk bölüm olmanın gururunu taşıdıklarını ifade eden Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurcan Koca, "2025 yılının bizim için ayrı bir önemi var. Çünkü gıda mühendisliği eğitimine başlamamızın 50. yılı. Sahip olduğumuz 50 yıllık akademik miras, kurumsal kültür ve sürekli gelişim anlayışı ile geçmişten aldığı güçle geleceğe yön veriyor ve etik değerlere bağlı, bilimsel yetkinliği yüksek ve çözüm odaklı gıda mühendisleri yetiştiriyoruz. Mühendislik Eğitim Programları Akreditasyon Kurumu (MÜDEK) tarafından verilen ‘EUR-ACE’ etiketi ile eğitim kalitemiz Avrupa standartlarında tescillenmiştir. Eğitim programımızda, teorik altyapı uygulama ile destekleniyor, laboratuvarlarımız, pilot tesislerimiz ve araştırma projelerimiz ile öğrencilerimize geniş bir pratik deneyim alanı sunuluyor. Nitelikli gıda mühendisleri yetiştirmek amacıyla yürüttüğümüz sosyal sorumluluk projeleri ile bilimsel projelerde kaliteyi ön planda tutuyoruz. Öğrencilerimizi; gıdaların işlenmesi ve korunmasında farklı teknolojileri uygulayan, gıda güvenirliliğinin sağlanmasında etkin rol alan, bilimsel gelişmeleri takip eden ve bunlara katkı sunan, etik değerlere sahip bireyler olarak mezun ediyoruz" dedi. "Yüzde 100 İngilizce eğitim veriyoruz" Gıda Mühendisliği Bölümü’nde yüzde 100 İngilizce eğitim verildiğini belirten Prof. Dr. Koca, "Gıda Teknolojisi ve Gıda Bilimleri Anabilim Dallarımızda güçlü eğitim kadromuz ile öğrencilerimize zengin bir akademik ortam sunuyoruz. Çift anadal ve yandal imkânları sayesinde farklı mühendislik disiplinlerinden faydalanabiliyorlar. Ayrıca Erasmus+ Programı kapsamında her yıl çok sayıda öğrencimiz Avrupa üniversitelerinde eğitim alıyor. Bölümümüz, dünya üniversite sıralamalarında ilk 500 arasında, Türkiye’de ise ilk beş içinde yer alıyor. TÜBİTAK başta olmak üzere, ulusal ve uluslararası birçok kuruluş tarafından desteklenen çok sayıda bilimsel proje yürütüyoruz" diye konuştu. Gelişmiş laboratuvar altyapısı Bölüm bünyesinde çok sayıda laboratuvar ve pilot tesis bulunduğunu aktaran Prof. Dr. Koca, " Mikrobiyoloji, Gıda Kimyası, Enstrümantal Analiz, Mikotoksin, Beslenme, Süt Teknolojisi, Meyve-Sebze Teknolojisi, Yağ Teknolojisi, Et Teknolojisi, Hububat Teknolojisi, Biyoteknoloji, Temel İşlemler, Ambalaj, Isısal Özellikler ve Elektriksel İşlemler laboratuvarlarının yanı sıra bilgisayar uygulamalarına yönelik iki laboratuvarımız mevcuttur. Ayrıca, İzmir Kalkınma Ajansı desteğiyle kurulan Moleküler Biyoloji Laboratuvarımızda genetik analizler gerçekleştirilmektedir. Araştırma ve uygulamaya yönelik; Meyve Sebze İşleme, Süt İşleme, Et İşleme, Ekmekçilik, Temel İşlemler, Biyoteknoloji, Hububat gibi pilot tesislerimizde öğrencilerimiz teorik bilgilerini uygulamaya aktarma imkanı bulmaktadır" ifadelerini kullandı. "Öğrencilerimizi sektörle buluşturuyoruz" Öğrencilerin sektöre hazırlıklı mezun olmaları için uygulamalı eğitimlerin önemine değinen Prof. Dr. Koca, "Gıda sanayisi ile yürüttüğümüz iş birlikleri kapsamında öğrencilerimize yönelik seminerler, ‘Kariyer ve Sanayi Günleri’ ile ‘Mezunlar Günü’ gibi etkinlikler düzenliyoruz. Öğrencilerimiz, sektörün önde gelen firmalarının insan kaynakları uzmanları ve gıda mühendisleri ile aldıkları farklı dersler kapsamında bir araya gelme imkânı buluyor. Böylece öğrencilerimiz hem sektör temsilcileriyle buluşuyor hem de iş dünyasına dair farkındalık kazanıyor" sözlerini kullandı. Bölüm olarak yürütülen çalışmalara da değinen Prof. Dr. Koca konuşmasını şu şekilde noktaladı: "Alanında uzman öğretim elemanlarımız, gerek ulusal ve uluslararası akademik çalışmaları gerekse sanayi işbirlikleriyle gıda mühendisliği disiplinine önemli katkılar veriyor. Gıda proses optimizasyonu, sistem tasarımı, gıda üretim teknolojileri, ısıl ve ısıl olmayan gıda işleme teknikleri, gıda üretiminde yenilikçi yaklaşımlar, sürdürülebilir gıda işleme, gıda kalite ve güvenirliği, yeni ürün geliştirme, fonksiyonel gıdalar, çeşitli gıda atıklarının değerlendirilmesi, gıda ve sağlık ilişkisi, gıda sindirim simülasyonu, optimum beslenme yaklaşımı, ürün kusurları ve çözüm yolları, taklit ve tağşiş, kemometrik ve biyoinformatik çalışmalar, biyoteknolojik ve genetik çalışmalar, gıda ambalajlama sistemleri, raf ömrü gibi daha birçok konuda ulusal ve uluslararası projeler yürütüyoruz. Ayrıca, sanayiye yönelik danışmanlık ve eğitim hizmetleri de sunuyoruz."