Yerel Haberler
İzmir
Uzundere’de çalışmalar hızla sürüyor 18 Nisan 2026 Cumartesi - 20:34:52 İzmir Büyükşehir Belediyesi, Uzundere Kentsel Dönüşüm Projesi’nin ilerleyişine dair son durumu kamuoyu ile paylaştı. Proje kapsamında 1. ve 2. etapların tamamlanarak 817 bağımsız bölümün hak sahiplerine teslim edildiği, 3. ve 4. etaplarda yapımı devam eden 1902 bağımsız bölümün 2027 yılı sonuna kadar tamamlanacağı duyuruldu. 1575 bağımsız bölümünün ihalesinin yapılacağı belirtilerek projeyi en kısa sürede tamamlamak için kararlılıkla çalışıldığı vurgulandı. Açıklamada şu bilgilere yer verildi: "Uzundere Kentsel Dönüşüm Alanı, 9 Eylül 2012 tarihli Resmi Gazete kararıyla ilan edilmiştir. 2013 yılında başlatılan çalışmalar kapsamında hak sahipleriyle uzlaşı sağlanmış ve imzalanan sözleşmeler ile belediye adına tapu devir işlemlerini yapmıştır. 1. etap kapsamında 2016 yılında yapılan ihale sonucunda konutlar 2018 yılında, 2. etap kapsamında 2018 yılında yapılan ihale sonucunda konutlar 2020 yılında hak sahiplerine teslim edilmiştir. Bugüne kadar 1. ve 2. etaplar kapsamında toplam 817 bağımsız bölüm vatandaşlarımıza kazandırılmıştır. 4. etapta 2016-2020 yılları arasında tapu devirleri tamamlanmış, ardından imar uygulamaları yapılarak parseller birleştirilmiş ve tescil işlemleri gerçekleştirilmiştir. Mülkiyet birliğinin sağlanmasıyla ihale sürecine geçilmiş; teklif alınamaması üzerine İzbeton AŞ sürece dahil edilmiştir. Uzundere 4. etap için 14 Nisan 2023’te yer teslimi yapılmış, hak sahipleri tahliye edilmiş ve kira yardımları başlatılmıştır. İzbeton AŞ yükümlülüğündeki etaplarda kooperatiflerin işe girmesi ile gelişen süreç kamuoyunun bilgisi dahilindedir. Bakanlık ve denetimden sorumlu kurumların, Belediye Başkanlığımızın değerlendirmeleri neticesinde İzbeton AŞ’nin kooperatifler ile yürütmeye çalıştığı inşaat yapımına esas teşkil eden sözleşmelerin sonlandırılması yönünde karar alınmıştır. Uzundere’de İzbeton AŞ yükümlülüğünde bulunan 3. ve 4. etaplar için mahkemeler aracılığı ile seviye tespiti yapılmıştır. Vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması adına, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 21/b maddesi kapsamında hızlı bir şekilde ikmal ihaleleri gerçekleştirilmiştir. Halihazırda 3. ve 4. etaplarda toplam 1902 bağımsız bölümün inşaatı devam etmekte olup, teslimatların 2027 yılı sonuna kadar tamamlanması hedeflenmektedir. 1575 bağımsız bölümün ihalesi yapılacaktır. 490 riskli yapıda 1150 bağımsız bölüm yıkılmıştır. Tüm etapların tamamlanmasıyla birlikte toplam 4294 bağımsız bölüm, güvenli konutlar olarak vatandaşlarımıza teslim edilmiş olacaktır. Bölgede sosyal donatı alanları güçlendirilmiş; Engelli Merkezi hizmete alınmış, dere ıslahı ve altyapı yenileme çalışmaları ise kesintisiz şekilde sürdürülmektedir. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak kurumumuza güvenerek tapularını devreden vatandaşlarımıza karşı sorumluluğumuzun bilinciyle hareket ediyor; konutları en kısa sürede tamamlamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Kentsel dönüşüm sürecini sekteye uğratmaya ve kamuoyunda yanıltıcı algı oluşturmaya yönelik gerçek dışı iddialara karşı hukuki haklarımızı kullanacağımızı da önemle bildiririz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
18 Nisan 2026 Cumartesi - 17:13 Başkan Tugay: "Bu şehrin başını öne eğdirmeyeceğiz" İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ESHOT Genel Müdürlüğü’nün 2025 yılı faaliyet raporları, nisan ayı olağan meclis toplantısında oy çokluğu ile kabul edildi. Tartışmaların yaşandığı meclis oturumunda konuşan Başkan Tugay, İzmir’in merkezi bütçeden aldığı payın düşük olduğunu savundu, TOKİ’nin Karşıyaka’daki satışına tepki gösterdi. Tugay, "Biz bu şehrin başını öne eğdirmeyeceğiz" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin nisan ayı olağan meclis toplantısının üçüncü birleşimi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay yönetiminde gerçekleştirildi. Meclis oturumunda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ve ESHOT Genel Müdürlüğü’nün faaliyet raporları görüşüldü. Yaklaşık 6 saat süren meclis oturumunun ardından iki faaliyet raporu da oy çokluğu ile kabul edildi. Meclis oturumunda, siyasi partilerin meclis üyeleri İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ESHOT’un 2025 yılı faaliyet raporu hakkında konuşma yaptı. Meclis oturumunda konuşmalar sırasında protestolar yaşandı. AK Partili meclis üyelerinin Başkan Tugay’a yönelik açıklamalarının ardından meclis oturumunda kısa süreli arbede yaşandı. Eleştirilere yanıt vermek üzere Başkan Tugay’ın kürsüye gelmesinin ardından AK Parti grubu meclis oturumunu terk etti. "Bizim muhatabımız İzmir halkıdır" Başkan Cemil Tugay, "Biz bu tabloya daha önceki görüşmelerden alışığız. Maalesef bazı AK Partili meclis üyeleri insanların kabul edemeyeceği kötü sözler ederek, insanların adeta onuruyla oynayacak ifadeler kullanarak, işi tahammül edilemeyecek noktaya getiriyorlar. Bunu bilinçli yapan birkaç kişi var. Ancak bizim muhatabımız İzmir halkıdır" dedi. "Yalan söylemekten utanmayan insanlar var" Çiğli Atıksu Artıma Tesisi’nde yaşamını yitiren personel üzerinden söylenen ifadelere ilişkin konuşan Başkan Tugay, "Alalen yalan söylemekten utanmayan insanlar var. Aile hassas durumda, onları üzmememiz lazım. Konu hem adli hem de idari soruşturma altında. Bir yalan söyleniyor dedim. Vinci aile çağırdı, o vincin parasını İZSU ödemedi deniyor dedim. Bunları söyledikten sonra İzmir’in milletvekili olan ama maalesef çok kötü huyları olan kişi, yanına kameraları alarak bu insanların evine gidiyor. Ondan sonra benim buradaki konuşmamdan bir cümleyi insanlara dinletiyor. Vincin parasını aile ödemedi cümlesini dinletiyorlar. Aile de hayır biz ödedik diyor. Sonra bir fatura çıkıyor ortaya. Bu parayı MHP ilçe başkan yardımcısı ödemiş. Arkasından sizin milletvekiliniz bizi suçladığında biz neden o faturayı o ilçe başkan yardımcısının ödediğini anlıyoruz. Milletvekiliniz o insanların duygularını istismar ediyor. Biz o insanların üzüntüsünü ilk andan beri paylaşıyoruz. Sanki ben aileyi parayı ödememekle suçluyormuşum gibi yansıtıyorlar. Bize bu iftiraları atarken onurumuz inciniyor. Bunlar nasıl insanlar, nasıl vicdansızlık... Buna tepki göstereceğiz, çünkü insanız. İftira atacaksınız, saygısızlık yapacaksınız, ondan sonra tepki göstermeyin diyeceksiniz. Bu memleketi mahvettiniz" şeklinde konuştu. "İzmir öyle ayaklar altına alınıp paspas edilecek bir şehir değil" İzmir’in "ayaklar altına alınıp paspas edilecek bir şehir olmadığını" ifade eden Tugay, "İzmir halkının iradesine kimse bu kadar saygısızlık yapamaz. 12 bin kilometrekareden fazla bir alanda, 30 ilçede, 1296 mahallede binlerce kilometrelik yolu olan bir şehirden bahsediyoruz. Bu şehir bu sene aşırı yağışlarla kaç tane afete maruz kaldı? Şehrimizin altyapı sorunları tabii ki var. Türkiye’de hangi şehrin altyapı sorunu yok? AK Partili şehirleri su basmadı mı? Tabii ki sorun var. Bunun için gece gündüz bütün mahallelerde çalışmıyor muyuz? Bu şehrin her köşesine gittik. Biz bu ülkenin bir parçasıyız" ifadelerini kullandı. "Kur farkından oluşan yük 7 milyar 800 milyon lira" İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan kesintilere ve artan yüküne rağmen hiçbir kredisinin onaylanmamasına tepki gösteren Başkan Tugay, "Biz bu dönem yurt dışından hiçbir kredi alamadık. En az iki yıldır bekleyen krediler var. Geçmişte krediler alınmıştı, bugün ödemesini yapıyoruz. Geçmiş dönemde alınan kredilerden dolayı geçen yılda oluşan kur farkı 7 milyar 800 milyon lira. Bu kur farkına bu ülkeyi yönetenler sebep olmadı mı? Belediyeler halka hizmet eden kurumlar, destek olun diyoruz. Elimizdeki kaynakları kes, kredileri onaylama, yapman gereken işleri yapma, sorumlulukları reddet, bizi burada sorunlar içinde boğ, biz cansiperhane hizmet edelim. Ondan sonra diyin ki belediyeler çalışmıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarihinde en çok borç ödemiş belediyedir" ifadelerini kullandı. "İzmir 77’inci sırada" İzmir’de merkezi hükümet tarafından yapılması beklenen ve seçim döneminde AK Parti tarafından İzmirlilere vaat eden çevreyolu gibi yatırımları hatırlatan Başkan Tugay, "İzmir’den toplanan vergilerin sadece yüzde 3,45’i İzmir’e yatırım olarak dönmüş. Türkiye’de toplanan vergiyle yatırım oranı açısından İzmir 77’nci sırada. Bu İzmir’e düşmanlık değil de nedir? Belediyeyi suçlamaktan başka işleri yok" diye konuştu. "Bu devlet kurumları ne zaman sorumluluk alacak" Kamuoyunda yapılan eleştirilere rağmen İzmir halkının sahada İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı çalışmaların farkında olduğunu ifade eden Başkan Tugay, "Halk bunların farkında, bizi sahada görüyor. Yangın oluyor oradayız, sel oluyor oradayız. DSİ Kınık’ta sorumluluğunda olan ve çöken köprüyü yapmıyor, ben arkadaşlarımıza yapın dedim. Biz ne zaman işin sorumluluğunu üstümüzden attık? Körfez’i temizleme sorumluluğu bizde değil ama biz temizliyoruz. Biz bu devletin her kurumuna yardımcı olmak için her yere koşturuyoruz. Bana bir tane devlet kurumu göstersinler. Biz ne zaman zorluk çıkardık, hangi devlet kurumunun işine engel olduk? Yapmadık, yapmayız. Çünkü biz bu memleketin evladıyız" diye konuştu. "Nerede iyilik, nerede vicdan, hani hizmet" Başkan Tugay, "Ben Allah’ın kuluyum. Ben Allah’tan korkuyorum ve yalan söyleyemiyorum. Devletin bütün imkanları elinizde, ne yapıyorsunuz? Bir telefonla istediğinizi yaptırıyorsunuz, ama o telefonla aynı şekilde yapılan işe de engel oluyorsunuz. Olmayacaksınız. Buna hakkınız yok. Bizler sizin koyun sürüleriniz değiliz. Bu insanlar bu ülkenin vatandaşı. İzmir’e verdiğiniz her kuruş, bu şehrin halkının ödediği vergilerdir" ifadelerini kullandı. "Ulaşımda en ucuz şehir" ESHOT’un faaliyet raporu hakkında konuşan Başkan Tugay, "ESHOT için bizim aylık sübvansiyonumuz 1 milyar lira. 90 dakika uygulamasıyla 2 milyar lira insanların cebinde kaldı. İzmir, ulaşımda en ucuz hizmeti veren şehirdir. Zam yapmış halimizle en düşük bilet fiyatına sahibiz. İnsafı olan bu otobüslerin yakıtından ÖTV almayalım der" dedi. "TOKİ belediye hizmet alanını kime niye sattı" Kamuoyuna soru soran Başkan Tugay, "Dün Karşıyaka’da TOKİ belediye hizmet alanı sattı. Belediye hizmet alanını kim niye alsın? TOKİ tarihinde ilk defa alımda öncelik verdiği bir şartnameyle çıktı ihaleye. Dedi ki burada hissesi olana alımda öncelik veriyoruz dedi. Arkadaşlarıma belediye hizmet alanı olduğu için ihaleye girmelerini söyledim. Gittiler, hissemiz olmadığı için ihaleye giremediler. Başka kimse de giremedi. Orayı satışa çıktığı fiyattan, metrekaresi 45 bin liradan sadece bir kişi alabildi. TOKİ öyle bir ihale yaptı ki başka kimse alamaz o binayı. Yapılan şeytanlığa nutkum tutuldu. Meğerse bir buçuk ay önce 94 metrekarelik hazine hissesini birilerine satmışlar, ondan sonra satışı sadece onun alacağı şekilde planlamışlar. Biz buna dava açacağız. Biz bu halkın bir parçasıyız. Buraya çalışmak için geldik. Bu halkın hakkını aramak için geldik. Onun için bize hakaret edilmesini içerliyoruz. Biz bu şehrin başını öne eğdirmeyeceğiz" şeklinde konuştu. Büyükşehir bütçesi 77, 8 milyar lira İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 yılı çalışma döneminde toplam bütçe, 77,8 milyar TL olarak gerçekleştirildi. Bu bütçenin 16, 2 milyar lirası yatırımlara ayrıldı. 5 stratejik alanda 161 faaliyet ve 245 performans hedefi yürütüldü. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından alınan yüksek notlar, İzmir’in finansal piyasalardaki gücünü ve bütçe esnekliğini bir kez daha kanıtladı. Yüksek enflasyona rağmen sergilenen dirençli duruş, belediyenin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleriyle birleşerek verimli projelerin önünü açtı. En son 2016 yılında Moodys’ten alınan AAA derecelendirme notu yeniden kazanıldı. Bütçenin yüzde 36’sına tekabül eden 17,2 milyar liralık pay Buca Metrosu, Buca Onat Tüneli, yol yapım ve asfalt çalışmalarına ayrıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet kalitesini artıran çok sayıda yapı kente kazandırıldı. Sosyal belediyecilik vizyonu doğrultusunda ihtiyaç sahiplerine yönelik 291 milyon 131 bin TL sosyal yardım yapıldı. Emeklilere, öğrencilere ve çocuklara binlerce kalem destekler ulaştırıldı. Dirençli kent ve yeşil İzmir hedefi doğrultusunda Karşıyaka’da 22 bin 767 yapıyı kapsayan yapı envanteri çalışması sürdürüldü; kentsel dönüşüm projeleri büyük hız kazandı. Çevreci yatırımlar kapsamında ise 781 bin metrekareden fazla yeşil alan kente kazandırıldı. "Tek Sağlık" politikasıyla 15 binden fazla sokak hayvanı kısırlaştırıldı ve 97 bin sahipsiz hayvan tedavi edildi. ESHOT’un hat sayısı 448’e, hizmet alanı bin 311 kilometrekareye ulaştı ESHOT Genel Müdürlüğü 2025 yılında ekonomik dalgalanmalara rağmen hizmet ağını genişletmeyi sürdürdü. 2025 yılı boyunca 28 yeni hat açıldı, 179 hattın güzergâhı güncellendi, 581 yeni durak hizmete alındı. Toplam hat sayısı 448’e, hizmet alanı bin 311 kilometrekareye ulaştı. 1731 otobüs ve 12 bini aşkın durak ile ESHOT, yüzde 45 biniş payıyla liderliğini korurken, İZTAŞIT dahil edildiğinde bu oran yüzde 51’e yükseldi. Başkan Tugay’ın göreve geldiği günden bugüne 125 yeni otobüs hizmete alındı; 95 otobüs tamamen yenilenerek tekrar kullanıma kazandırıldı. Veri temelli bakım ve kontrol süreçleri sayesinde arıza oranı yüzde 15,95’ten yüzde 10,29’a gerileyerek önemli bir başarı elde edildi. Toplu ulaşımda sosyal destek politikaları 2025 yılında da sürdürüldü. Bir binişin maliyeti 61,73 liraya yükselirken, yolcudan elde edilen ortalama gelir 11,27 lirada kaldı. Aradaki farkın büyük bölümü belediye tarafından sübvanse edildi ESHOT’a sağlanan toplam destek 12,7 milyar liraya ulaştı. 90 dakika Ücretsiz Aktarma Sistemi ile 87 milyon aktarma gerçekleştirildi; yaklaşık 2 milyar lira İzmirlinin cebinde kaldı Genç İzmirim Kart başta olmak üzere sosyal tarifelerle her 10 binişin yaklaşık 6’sı ücretsiz ya da indirimli olarak yapıldı. ESHOT’un atölye üretimi ve geri kazanım çalışmaları sayesinde, 132 milyon TL tasarruf sağlandı. Telemetri sistemiyle 192 bin litre yakıt tasarrufu elde edildi. Bu tasarruf, yaklaşık 11 otobüs maliyetine denk bir katkı oluşturdu. "Eşitliğe Sür" projesi kapsamında, kadın şoför sayısı 290’a ulaştı. Kadın sürücü oranı yüzde 11’e çıkarak dünya ortalamasının iki katına yükseldi. 80 milyon Euro finansman desteği öngörülen ve 400 otobüsü kapsayan Dinamik Şarjlı Elektrikli Otobüs Projesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı onayı bekleniyor.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 16:02 İlber Ortaylı, İzmir’de adını taşıyan kütüphane önünde anıldı Geçtiğimiz ay hayatını kaybeden Prof. Dr. İlber Ortaylı için İzmir’de anma programı düzenlendi. Programa Ortaylı’nın ailesi de katıldı. İzmir Kitap Fuarı kapsamında, Kültürpark İlber Ortaylı Kütüphanesi önünde düzenlenen programa Ortaylı’nın kardeşi Nuriye Ortaylı, kızı Tuna Ortaylı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır katılım gösterdi. Programda konuşan Tuna Ortaylı, babasının İzmir’e her zaman ayrı bir sevgisi olduğunu belirtti. Babasının hayata karşı dev bir merakı olduğunu ifade eden Tuna Ortaylı, "Merakıyla hareket etmeyi, gezmeyi çok önemsiyordu" dedi. "Renkli bir kişilikti" Prof. Dr. Ortaylı ile gezi arkadaşı olduklarını ve dünyanın çeşitli yerlerine gittiklerini aktaran Tuna Ortaylı, "Gezi arkadaşı olarak da eğlenceli bir insandı. Benim için çok kıymetli anlardı. Bunların yaşanmış olması mutluluk veriyor, bir daha olmayacak olması da burukluk ama yaşamış olduklarımız yanımıza kar. Renkli bir kişilikti" diye konuştu. "Yaşarken sevildiğini görebildi" Babasının medyada görüldüğü gibi gerçek hayatta da aynı karaktere sahip olduğunu vurgulayan Tuna Ortaylı, "Hayatı büyük yaşayan, büyük kahkahalı, eğlenceli bir insandı. Böyle insanlar her zaman ne kadar sevildiklerini yaşarken görme şansına erişemiyorlar. Sizler sayesinde babam bunu ölmeden görebildi. Kendi ismine adanmış bir kütüphanenin olması bile çok önemli" ifadelerini kullandı. "Kitaplar hayatının merkeziydi" Kardeşi Nuriye Ortaylı ise Prof. Dr. Ortaylı’nın kitapları çok sevdiğini, evini ve hayatını kitaplara göre düzenlediğini söyledi. Kütüphanenin çok anlamlı olduğunu ifade eden Nuriye Ortaylı, "Yaşarken açılmış olması da ayrı bir hoşluk. Kendi adına bir kütüphane olduğunu gördü, bu çok iyi oldu. İlber, bilginin tek kaynağı olarak kitabı gören biri değildi. Anadolu’yu ve dünyayı karış karış dolaşırdı. Her kesimden insanlarla konuşurdu" dedi. "Topluma bağlayan şey seyahatti" Prof. Dr. Ortaylı’nın insanları merak edip fikirlerini öğrenmeye çalıştığını belirten Nuriye Ortaylı, "Beslenme kaynaklarından birisi, onu topluma bağlayan şeylerden biri buydu. Bir ikincisi de seyahatti. Seyahatleri çok önemliydi" diye konuştu. Eşsiz üslubuyla kabul gördü İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır da Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın kendine has ve şahsına münhasır bir üslubu olduğunu kaydetti. Yıldır, "Bilgilerin güncellenmesi, günümüze taşınması ve günümüzde anlamlı bir değer kazanması için çok fazla gayret gösteren ve o eşsiz üslubuyla da toplumda çok büyük kabul gören bir insandı" dedi.
İzmir’de fahiş fiyat uygulayanlara 9 milyon 500 bin lira ceza
10 Mart 2026 Salı - 12:38 İzmir’de fahiş fiyat uygulayanlara 9 milyon 500 bin lira ceza İzmir’de yılın 2 ayında yapılan denetimlerde fahiş fiyat uygulayan iş yerlerine toplam 9 milyon 500 bin TL idari para cezası uygulandı. Ticaret Bakanlığı’nın Ramazan ayı boyunca tüketicilerin ve vatandaşların haksız fiyat artışı, stokçuluk ve fiyat etiketi konularında mağduriyet yaşamamaları için 81 ildeki denetimleri aralıksız devam ediyor. İzmir’de de günde ortalama 8 ilçede 10 ekiple her gün düzenli bir şekilde haksız fiyat artışı, fiyat etiketi ve iç ticarete ilişkin tüm mevzuat uyarınca yaygın ve yoğun denetim gerçekleştiriliyor. Tüketicilerin ekonomik çıkarlarını engelleyecek ve fahiş fiyata konu olabilecek eylemlerden dolayı herhangi bir olumsuz durumla karşılaşılmaması adına gerek temel gıda ürünleri gerekse hızlı tüketim malları olmak üzere birçok sektör yakından izleniyor ve denetleniyor. Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince ürünlerin fiyatlarına haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen işletmeler bakanlığa bildiriliyor ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunca bu işletmelere her bir aykırı eylemi için 1 milyon 806 bin 177 TL’ye varan idari para cezası uygulanıyor. Kentte faaliyet gösteren market, kafeterya, fırın, lokanta ve tüm perakende işletmeler fiyat etiketi mevzuatı kapsamında da aralıksız denetleniyor. Mevzuata aykırılık tespit edilen işletmelere her bir aykırılık için 3 bin 973 TL idari yaptırım uygulanıyor. Yılın ilk 2 ayında 3 bin 500 işletme denetlendi İzmir’de ocak ve şubat aylarında 3 bin 500’ün üzerinde işletmenin yaklaşık 575 bin ürünü haksız fiyat ve fiyat etiketi mevzuatı kapsamında denetlenirken, yaklaşık 9 milyon 500 bin TL idari para cezası uygulandı. Ticaret İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, "Gerek vatandaşlarımızın huzur ve refahı için gerekse mevzuata uygun bir biçimde ticari faaliyetlerine devam eden işletmelerimizi haksız rekabetten korumak için denetimlerimize aralıksız devam edilmektedir" denildi.
İş kadını Leyla Alaton İzmirli kadınlarla buluştu
10 Mart 2026 Salı - 11:12 İş kadını Leyla Alaton İzmirli kadınlarla buluştu İzmir Ticaret Odası’nda iş kadınlarına seslenen Alarko Holding Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton, kadınların daha yukardaki mevkilerde görev alması gerektiğini belirterek, "Türk kadını uyandı. Pandora’nın kutusu açıldı. Artık geriye dönüş yok" dedi. İzmir Ticaret Odası tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen "İş Yaşamı ve Kadın" konulu söyleşi; Alarko Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi ve Alvimedica Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Alaton’un katılımı ve Gazeteci Banu Şen’in moderatörlüğünde gerçekleşti. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Hatice İmer’in açılış konuşmalarıyla başlayan etkinliğe; İzmir Milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı ve Seda Kaya Ösen, Foça Belediye Başkanı Saniye Fıçı, İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, yönetim kurulu başkan yardımcıları ve üyeleri, her yaştan İzmirli kadınlar katıldı. Özgener: "Kadının güçlenmesi toplumun güçlenmesidir" Konuşmasında İzmir’in tarih boyunca kadınların sosyal ve ekonomik hayatta güçlü olduğu bir şehir olduğuna dikkat çeken İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "Cumhuriyet’in aydınlık yüzünü taşıyan bu kent, kadın girişimciliğinde ve kadın istihdamında her zaman öncü olma iddiasını sürdürdü. Bizler de İzmir iş dünyası olarak; kadın girişimciliğini desteklemeyi, kadın istihdamını artırmayı, genç kızlarımızın eğitim ve kariyer yolculuklarında yanlarında olmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Çünkü biliyoruz ki; kadının güçlenmesi yalnızca bireysel bir başarı değildir. Kadının güçlenmesi; ailenin güçlenmesidir. Toplumun güçlenmesidir. Ekonominin güçlenmesidir" dedi. 8 Mart farkındalık günüdür Özgener sözlerini şöyle sürdürdü: "8 Mart, yalnızca bir kutlama günü değil, eşitliğin, fırsatlara erişimin, temsil gücünün ve adaletin yeniden hatırlatıldığı güçlü bir farkındalık günüdür. Kadınların hayatın her alanında daha görünür, daha etkili ve daha karar verici konumda olması gerektiğini hatırladığımız bir gündür. İş dünyasında kadın varlığı arttıkça yalnızca şirketler değil, toplum da güçleniyor. Kadınların yönetim kademelerinde yer aldığı kurumların sürdürülebilirlik, şeffaflık ve sosyal duyarlılıkta fark yarattığını görüyoruz. Tam da bu nedenle bugün aramızda bulunan Sayın Leyla Alaton’un hayat yolculuğu bizler için çok kıymetli. Sayın Alaton; cesaretiyle, bağımsız duruşuyla ve üretkenliğiyle Türkiye’de kadın liderliğinin sembol isimlerinden biri. Kendisi yalnızca bir iş kadını değil; aynı zamanda fikir üreten, sınırları zorlayan, genç kadınlara ilham veren bir rol model. Bugün burada kendisini dinleyecek olmanın; özellikle genç kadınlarımız için çok değerli bir fırsat olduğuna inanıyorum" İmer: "Bu toplantı bir sorumluluk çağrısı" Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Hatice İmer ise, "Bugün burada iş yaşamında kadınların yerini, emeğini ve liderliğini konuşmak üzere bir aradayız. Bu toplantı yalnızca bir değerlendirme değil; aynı zamanda bir sorumluluk çağrısıdır. Kadınlar çalışıyor, üretiyor, yönetiyor. Ama hâlâ eşit ücret için, eşit temsil için, karar masalarında hak ettikleri yer için mücadele ediyorlar. Bu bir yetkinlik meselesi değil; bir sistem meselesidir. Eşitlik beklenmez. İnşa edilir. Ve bu inşa, cesaretle başlar. Bizim dönem mottomuz bunu hatırlatıyor: "Köklerimiz Gücümüz, Kadınlar Umudumuz." Köklerimizden aldığımız güçle, kadınların potansiyelini sınırlayan görünmez engelleri kaldırmak zorundayız. Çünkü kadınların ekonomik güçlenmesi, toplumun güçlenmesidir. Bugün burada atacağımız her adım, yarının daha adil iş dünyasını şekillendirecek. Ve biz, sadece konuşan değil, dönüştüren tarafta olacağız" dedi. Alaton: "Kadınlar yönetimlerde daha etkin olmalı" Açılış konuşmalarının ardından Gazeteci Banu Şen’in sorularını yanıtlayan İş Kadını Leyla Alaton, "İzmir’de çok sayıda girişimci, sanayici, yurtdışından dönmüş kadın var. Girişimci olmak doğurmaktır. Bunların çoğalmasını ve bayrağı başka yerlere götürmesini diliyorum" dedi. Kadınların yönetimlerde daha etkin olması gerektiğini savunan Alaton, "Alarko Holding’in toplantısını yapıyorduk. Yönetimde kadınların oranının dört kişide iki kişi olmalıydı. Altta hamallığı kadınlar yapıyor. Önemli olan karar mekanizmasında yer almalarıdır. ‘Sizin şu anda yaptığı görevi bir kadının yapamayacağını düşünen var mı?’ diye sordum. Bir parmak bile kalkmadı. Bu mevkilere, bu koltuklara kendimizi layık görmeliyiz. Ben de 40 sene oldu, yeni uyandım. Başkaldırmadığım senelerin verdiği şeyle daha güçlü konuşuyorum. Daha yukarılara oynamalıydım ya da daha fazlasını istemeliydim. Kadınlarda güven eksikliği var. İnşallah yeni nesilde bu olmayacak diye düşünüyorum" dedi. Kadınların sektörlerinde dernekleşmesi gerektiğini vurgulayan Alaton, mevcut kadın derneklerinin de birlikte hareket etmesini önerdi. "Savaşçı bir ruhum var" Kadınlara da önerilerde bulunan Leyla Alaton, şunları söyledi: "Ne kadar az şeyle ne kadar mutlu olduğunu bildiğim için daha dik durabiliyorum. Savaşçı bir ruhum var. Babama benziyorum biraz. Armut dibine düşüyor. Rol modeller önemli. Kıskanılacak bir şey varsa Üzeyir ve İshak beyle yakın çalışma imkanı bulmamdır. Tsunami de gelse bina yerinde duruyor. O manevi değerlere önem vermek faydalı ve kurtarıcı. Miras problemi kadar iğrenç bir şey olamaz. Neredeyse bir şey bırakmasalar daha iyi olacak. O kadar üzücü şeyler ki bunlar. Değerlerin de yok olmasına neden oluyor. Ayrılırken çıkış planı çok önemli. Evlilik ön anlaşması gibi. Onu oturup medeni şekilde konuşmalısınız. Bunu yaparsan ya o an ayrılırsın ya da hiç ayrılmazsın." Söyleşinin ardından, İzmir Ticaret Odası Sergi Salonu’nda Ressam Haydar Ekinek’in "Barışın Kadınları" adlı resim sergisinin açılış töreni gerçekleştirildi.
Bornova’da metro hattında raylar yenileniyor
10 Mart 2026 Salı - 11:11 Bornova’da metro hattında raylar yenileniyor İzmir Metrosu’nda güvenliği artırmak amacıyla Evka 3 ile Ege Üniversitesi İstasyonları arasında ray değişim çalışması yapılacak. 14 Mart’ta başlayacak ve dört gün sürecek çalışmalar kapsamında son istasyon Bornova olacak. Ege Üniversitesi ve Evka-3’e ulaşım ESHOT takviyesiyle sağlanacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, güvenli, konforlu ve sürdürülebilir ulaşım hedefi doğrultusunda kent genelindeki çalışmalarını sürdürüyor. İzmir Metrosu’nun Evka-3-Narlıdere Kaymakamlık hattında bakım, onarım ve yenileme çalışmaları kapsamında Fahrettin Altay İstasyonu’nda makas sistemlerini yenileyen Büyükşehir Belediyesi, bu kez Evka 3 ile Ege Üniversitesi İstasyonları arasında ray değişim çalışması yapacak. 14 Mart 2026 tarihinde başlayacak çalışmalar kapsamında 576 metre ray değişecek. Dört gün sürmesi planlanan çalışmalar süresince son istasyon Bornova olacak. Ege Üniversitesi ve Evka-3’e ulaşım ESHOT desteğiyle sağlanacak. Ray değişim çalışmalarının önemi Raylı sistemlerde raylar; trenlerin güvenli ve kontrollü şekilde hareketini sağlayan, işletme esnekliği ve sefer sürekliliği açısından kritik öneme sahip demiryolu elemanları. Yoğun işletme şartları, yüksek dinamik yükler ve çevresel etkenler nedeniyle demiryolu raylarında zamanla yıpranma ve performans kaybı oluşabiliyor. Gerekli müdahalelerin zamanında yapılmaması durumunda; arıza risklerinin artması, hız kısıtlarının uygulanması ve işletme güvenliğini olumsuz etkileyebilecek aksaklıkların yaşanması söz konusu olabiliyor. Planlanan demiryolu ray değişim çalışmasıyla; işletme güvenliğinin en üst düzeyde korunması, arıza ve beklenmedik sefer aksaklıklarının önlenmesi, hat performansı ile uzun vadeli işletme sürekliliğinin sağlanması ve bakım-onarım maliyetlerinin uzun vadede azaltılması hedefleniyor.
Balçova’da Ramazan dayanışması: "Maarifin kalbinde Ramazan"
10 Mart 2026 Salı - 11:05 Balçova’da Ramazan dayanışması: "Maarifin kalbinde Ramazan" Millî Eğitim Bakanlığı’nın öncülüğünde eğitim aracılığıyla toplumsal değerleri pekiştirme ve paylaşma kültürünü yayma hedefi doğrultusunda "Maarifin Kalbinde Ramazan" temasıyla gerçekleştirilen etkinlikler, Balçova’da anlamlı bir dayanışma örneğine dönüştü. Balçova Halk Eğitimi Merkezi kursiyerleri, Ramazan ayının manevi atmosferini yaşatmak ve ihtiyaç sahiplerine destek olmak amacıyla geleneksel bir ramazan sofrası hazırladı ve hazırlanan kumanyaları, ihtiyaç sahibinin evlerine titizlikle ulaştırdı. Halk Eğitim Kursiyerleri, Ramazan’ın birlik ve dayanışma ruhunu somut bir şekilde yaşatırken Yiyecek İçecek Bölümü usta öğreticisi Yıldırım Algül’ün katkılarıyla hazırlıklar başarıyla tamamlandı. "Ramazan’ın manevi atmosferini birlikte paylaşıyoruz" Balçova İlçe Millî Eğitim Müdürü İbrahim Doğru, etkinliğe bizzat katılarak kumanyaların hazırlanmasına yardım etti ve ihtiyaç sahiplerine dağıtım sürecinde eşlik etti. Doğru, etkinlik hakkında şunları ifade etti: "Ramazan ayı, paylaşmanın, dayanışmanın ve yardımlaşmanın en güçlü şekilde yaşandığı müstesna bir zaman dilimidir. Bu anlamlı etkinlik, öğrencilerimiz ve kursiyerlerimizle birlikte toplumumuzun her kesimine dokunmamızı sağladı. Bizler, eğitim yoluyla sadece bilgi değil; aynı zamanda değerleri, empatiyi ve insan sevgisini de kuşaklara aktarmayı hedefliyoruz. Ramazan’ın bu manevi atmosferini birlikte paylaşmak, toplumsal birlikteliğimizin en güzel örneğidir." Etkinlik, kursiyerlerin özverisi ve öğrencilerin desteğiyle, Ramazan ruhunun güçlendiği ve toplumda farkındalık oluşturan bir dayanışma etkinliği olarak tamamlandı.
EGİAD üyelerine, ’Yönetimde eşitlik için kadın perspektifi’ konulu seminer
10 Mart 2026 Salı - 10:46 EGİAD üyelerine, ’Yönetimde eşitlik için kadın perspektifi’ konulu seminer Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında iş dünyasında kapsayıcı liderlik anlayışını güçlendirmek ve karar alma mekanizmalarında kadın temsilinin önemine dikkat çekmek amacıyla önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. EGİAD Başkanı Kaan Özhelvacı, "Özellikle yönetim kurulları gibi stratejik kararların alındığı yapılarda kadınların bilgi birikimi, liderlik yaklaşımı ve farklı perspektifleri, kurumların geleceğini şekillendiren önemli bir değer oluşturmaktadır." dedi. EGİAD, 35 yıllık kurumsal birikimiyle iş dünyasında kapsayıcı, sürdürülebilir ve eşitlikçi bir yönetim anlayışının yaygınlaşmasına katkı sunmayı sürdürüyor. EGİAD Toplum, Sanat ve Spor Komisyonu koordinasyonunda ve Yönetim Kurulunda Kadın Derneği (YKKD) iş birliğiyle "Karar Masasında Eşitlik: Yönetim Kurullarında Kadın Perspektifi" başlıklı toplantı düzenlendi. İş dünyasında eşitlik, kapsayıcı liderlik ve sürdürülebilir yönetişim konularının ele alındığı toplantı EGİAD merkezinde gerçekleştirildi. Toplantıda, YKKD Yönetim Kurulu Üyesi ve İş Birlikleri Komitesi Lideri Ayşe Ayşin Işıkgece, YKKD Yönetim Kurulu Üyesi ve Gelişim-Sertifika Komitesi Lideri Ela Kulunyar çevrim içi olarak katılarak değerlendirmelerini paylaştı. Toplantının moderasyonunu EGİAD Yönetim Kurulu Üyesi Rebia Rezzan Özduran üstlenirken, etkinliğe EGİAD üyeleri yoğun ilgi gösterdi. "Kadınların karar mekanizmalarındaki rolü kurumsal gücü artırıyor" Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün yalnızca bir kutlama günü değil; eşitlik, adalet ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin yeniden hatırlandığı önemli bir toplumsal farkındalık günü olduğunu vurguladı. Özhelvacı konuşmasında, günümüz dünyasında güçlü kurumların ve sürdürülebilir ekonomilerin yalnızca finansal başarıyla değil; çeşitlilik, kapsayıcılık ve farklı bakış açılarıyla şekillendiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Özellikle yönetim kurulları gibi stratejik kararların alındığı yapılarda kadınların bilgi birikimi, liderlik yaklaşımı ve farklı perspektifleri, kurumların geleceğini şekillendiren önemli bir değer oluşturmaktadır. Kadınların karar alma mekanizmalarında yer almasını yalnızca bir eşitlik ya da sosyal sorumluluk meselesi olarak değil; kurumsal kalite, sağlıklı yönetişim ve rekabet gücü meselesi olarak görüyoruz." EGİAD’da eşitlik söylemde değil, kurumsal yapıda EGİAD’da kadın üye oranının yüzde 36’ya ulaştığını belirten Özhelvacı, yeni katılan üyelerde kadın oranının yüzde 39 seviyesine yükseldiğini ifade ederek şunları söyledi: "Bizim için bu oranlar yalnızca istatistik değildir. Bu tablo, EGİAD’ın yönetim kültürünün bir yansımasıdır. Yönetim Kurulumuzun ve EGİAD Melekleri İcra Kurulumuzun yüzde 30’u kadınlardan oluşurken, idari kadromuzun yüzde 67’si kadınlardan meydana gelmektedir. Derneğimizin fikir ve proje üretim merkezi olan komisyon başkanlıklarımızın ise yüzde 50’si kadın yöneticiler tarafından yürütülmektedir." Özhelvacı ayrıca EGİAD tarihinde bir ilki temsil eden önemli bir gelişmeye de dikkat çekerek, EGİAD Danışma Kurulu Başkanlığı görevini İnci Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve TÜRKONFED ile TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Perihan İnci’nin yürütmesinin, kurumun eşitlik vizyonunun güçlü bir göstergesi olduğunu ifade etti. Daha güçlü ekonomi için eşit temsil EGİAD olarak kadınların iş dünyasındaki varlığının güçlendirilmesini stratejik bir öncelik olarak gördüklerini belirten Özhelvacı, önümüzdeki dönemde kadın üyelerin ve kadın liderlerin sayısını artırmaya yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade ederek, "Eşitlik yalnızca bir kadın meselesi değildir. Daha güçlü bir toplum ve daha güçlü bir ekonomi inşa etmenin temel şartlarından biridir. Kadınların girişimcilik, melek yatırımcılık ve liderlik süreçlerindeki etkinliğini artırmak için çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz." dedi. İş dünyasında kapsayıcı liderlik vurgusu Toplantıda gerçekleştirilen konuşmalarda, yönetim kurullarında kadın temsilinin artırılmasının yalnızca sosyal bir gereklilik değil; aynı zamanda kurumsal sürdürülebilirlik, inovasyon kapasitesi ve stratejik karar kalitesi açısından da kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. YKKD Yönetim Kurulu Üyeleri Ayşe Ayşin Işıkgece ve Ela Kulunyar, çevrim içi olarak katıldıkları toplantıda Türkiye’de ve dünyada yönetim kurullarında kadın temsiline ilişkin güncel gelişmeleri paylaşırken, kapsayıcı liderlik anlayışının kurumların geleceği açısından taşıdığı stratejik değere dikkat çektiler. Konuşmalarda ayrıca; kurumlarda fırsat eşitliği kültürünün güçlendirilmesi, kadınların yönetim kademelerinde daha fazla yer alması ve iş dünyasında çeşitlilik odaklı yönetişim modellerinin yaygınlaştırılması konularında yürütülen çalışmalar ele alındı.
Yeni Dikili Devlet Hastanesi hizmete başladı
10 Mart 2026 Salı - 10:27 Yeni Dikili Devlet Hastanesi hizmete başladı İzmir’in sağlık altyapısını güçlendirecek önemli yatırımlardan biri olan 75 yataklı yeni Dikili Devlet Hastanesi hizmete açıldı. Modern mimarisi ve donanımıyla dikkat çeken yeni hastane, Dikili ve çevre ilçelerde yaşayan vatandaşlara daha nitelikli ve kapsamlı sağlık hizmeti sunacak. Toplam 15 bin 10 metrekare açık alan, 3 bin 969 metre kare kapalı alan üzerine kurulan ve 4 kattan oluşan yeni hastane binası, hasta ve sağlık çalışanlarının konforu düşünülerek tasarlandı. Yeni Dikili Devlet Hastanesi bünyesinde 14 bakslı, 2 terapi ve 1rehabilitasyon odalı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ünitesi, 15 yataklı acil servis, 10 üniteli hemodiyaliz merkezi, 20 poliklinik odası, 2 Sancılı Doğum Lohusa (SDL) odalı doğumhane, 5 yataklı erişkin yoğun bakım ünitesi, 4 kuvöz kapasiteli yenidoğan yoğun bakım ünitesi bulunuyor. Hastanede ayrıca 2 genel ameliyathane (bunlardan biri ortopedi ameliyatları için kurşun kaplı olarak tasarlandı) ve 1 lokal ameliyathane olmak üzere toplam 3 ameliyathane salonu yer alıyor. Sağlık hizmetlerinin geniş bir yelpazede sunulacağı hastanede; eskiden tek karma olan servisten palyatif bakım birimi de olmak üzere 3 servis oluşturuldu. Servislerde 26 tek kişilik nitelikli odaların yanında 14 âdet çift kişilik oda bulunuyor. Tanı ve teşhis süreçlerinin hızlı ve etkin şekilde yürütülmesi amacıyla bilgisayarlı tomografi, ultrason, röntgen ve kemik dansitometresi gibi modern görüntüleme cihazları da hastanede hizmete sunuldu. "İzmir’de sağlık yatırımlarımız aralıksız sürüyor" İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul, yeni hastanenin hizmete başlamasıyla ilgili yaptığı açıklamada, İzmir genelinde sağlık yatırımlarının devam ettiğini belirtti. Kul, "İzmir’de vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine daha hızlı ve nitelikli şekilde ulaşabilmesi için yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Yeni Dikili Devlet Hastanemiz de bu vizyonun önemli bir parçasıdır. Modern altyapısı, güçlü teknolojik donanımı ve sağlık çalışanlarımızın özverili hizmetiyle Dikili ve çevre ilçelerde yaşayan vatandaşlarımıza önemli katkı sağlayacaktır." dedi. Yeni hastanenin bölge için önemli bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Kul, "Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak, tanı ve tedavi süreçlerini daha hızlı ve etkin hale getirmek öncelikli hedefimizdir. Yeni Dikili Devlet Hastanemizin ilçemize ve bölgemize hayırlı olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı. Yeni Dikili Devlet Hastanesi ile birlikte ilçede sağlık hizmetlerinin kapasitesi artırılırken, vatandaşların ileri tetkik ve tedavi için farklı merkezlere gitme ihtiyacının da önemli ölçüde azaltılması hedefleniyor.
Çamdibi’nde binlerce kişilik iftar sofrası
10 Mart 2026 Salı - 10:17 Çamdibi’nde binlerce kişilik iftar sofrası İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Bornova Çamdibi’nde kurulan iftar sofrasında vatandaşlarla bir araya geldi. Ramazanın dayanışma ruhuna dikkat çeken Tugay, "Birlik beraberlik içerisinde bir sofranın etrafında inançla, duayla, sevgiyle, saygıyla ve eşit bir şekilde yer almak çok kıymetli" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iftar sofrası bir kez daha Bornova’da kuruldu. Çamdibi’nde binlerce ilçe sakinini buluşturan iftar sofrasında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay da yer aldı. Vatandaşlarla buluşan Başkan Dr. Cemil Tugay, duaların ardından iftarını yaptı. Programda konuşan Başkan Tugay, dayanışmanın önemine değindi. Kürsüden iftara katılan kalabalığa baktığı zaman çok anlamlı bir tablo gördüğünü ifade eden Başkan Tugay, "Birlik beraberlik içerisinde bir sofranın etrafında inançla, duayla, sevgiyle, saygıyla ve eşit bir şekilde yer almak çok kıymetli. Galiba Allah’ın gözünde sadece kul olmanın, ülke gözünde sadece bir vatandaş olmanın, insan olmanın gereği ve güzelliği bu" dedi. İyiliğin gücüne değindi İyilik yapmanın, iyi duygular paylaşmanın önemli olduğunu vurgulayan Tugay, "Bizler hepimiz iyilik için çalıştığımızda büyüyoruz. Daha iyi oluyoruz. Bu mübarek ayda tuttuğunuz oruçların, ettiğiniz duaların, Allah katında kabulünü yürekten diliyorum" diye konuştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sıkıntıda olan, yardıma ihtiyaç duyan vatandaşların yanında olduğunu söyleyen Başkan Cemil Tugay şunları söyledi: "Yüce Allah da hepimize yardımcı olsun. Bizlere güç versin. Ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntılardan en kısa zamanda çıkarsın. Artık adım adım bayrama da gidiyoruz. Şimdiden Ramazan Bayramı’nızı kutluyorum. Hayatınız bayram tadında, bayram güzelliğinde olsun." Konuşmasının ardından vatandaşlarla sohbet eden Başkan Dr. Cemil Tugay, çocuklara da pamuk şekeri verdi.
EKOAYRA’dan afet uyarısı: "Bu işin şakası yok"
10 Mart 2026 Salı - 10:10 EKOAYRA’dan afet uyarısı: "Bu işin şakası yok" İzmir’de afet riskinin azaltılmasına yönelik çalışmalar yapmak amacıyla İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) bünyesinde kurulan EKOAYRA, ilk danışma kurulu toplantısını gerçekleştirdi. Deprem, yangın, kuraklık ve sel gibi doğal afetlere karşı dirençli bir kent oluşturulması için yapılacak projelerin ele alındığı toplantıda konuşan EKOAYRA Müdürü Prof. Dr. Gökhan Kılıç, "Sadece depreme odaklanamayız, İzmir’de tüm afetlere hazırlıklı olmalıyız. Daha önce nadir görülen afet türleri, son yıllarda art arda yaşandı. İzmir, doğadan gelen ciddi bir uyarıyla karşı karşıya. Bu işin şakası, kaybedecek zaman yok" dedi. İzmir Ekonomi Üniversitesi Afet Yönetimi ve Risk Azaltma Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (EKOAYRA) yoğun katılımla düzenlenen danışma kurulu toplantısı, kampüste gerçekleştirildi. Toplantıda; İzmir Vali Yardımcısı İsmail Çorumluoğlu, AFAD İl Müdürü Nazif Ekinci, İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aslı Ceylan Öner, İEÜ Önceki Dönem Rektörü Prof. Dr. Murat Aşkar, Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Levent Eren, Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, Doç. Dr. Sıtkı Egeli, Dr. Ebru Dığrak, Dr. Meriç Karagözler, Öğretim Görevlisi Dr. Serkan Bolat ve Nursun Üstünkarlı, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Alper Baba ve İzmir Ticaret Odası (İZTO) Afet Yönetimi Uzmanı Mert Aşçı hazır bulundu. Uzaktan bağlantı ile katıldılar AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu United States Geological Survey’den Prof. Dr. Mehmet Çelebi ve Washington Geological Survey’den Dr. Recep Çakır da çevrim içi bağlantı ile toplantıya katılarak bilgi, tecrübe ve önerilerini paylaştı. Dirençli yerleşim alanları Yaklaşık 2 saat süren toplantıda, İzmir’de afetle mücadele alanında atılması gereken adımlar ve çözüm önerileri konuşuldu. Kent genelinde afet riskinin azaltılmasının yanı sıra dirençli yerleşim alanlarının oluşturulması, toplumsal farkındalığın artırılması ve akademik bilginin İzmir için faydaya dönüşmesi için hayata geçirilecek yol haritasının da görüşüldüğü toplantıda; akademi, kamu ve özel sektör arasındaki iş birliklerinin güçlendirilmesinin önemine de vurgu yapıldı. Somut adımlar atılmalı Toplantıda, merkezin yapısı ve hedeflerine ilişkin bir sunum yapan EKOAYRA Müdürü Prof. Dr. Kılıç, İzmir için bütüncül bir risk azaltma yaklaşımının zorunlu hale geldiğini ifade etti. İzmir’in son yıllarda deprem, yangın, sel ve kuraklık gibi farklı afet türlerini yaşadığını hatırlatan Prof. Dr. Kılıç, "Bu tablo, İzmir’in doğrudan ve açık bir tehdit altında olduğunu gösteriyor. Bu nedenle yapılması gereken, yalnızca afet sonrası müdahaleyi konuşmak değil; afet gerçekleşmeden önce riskleri azaltacak somut adımları da hızla atmak" diye konuştu. Afetlere hazırlıksız bir kentin ekonomik olarak da kırılgan hale geleceğini belirten Prof. Dr. Kılıç, afet risk azaltımının aynı zamanda bir kalkınma ve sürdürülebilirlik meselesi olduğunu ifade etti. Afet hazırlık modeli Önümüzdeki dönemde hayata geçebilecek bazı projelere ilişkin hazırlık yaptıklarını ve tüm detaylar netleştikten sonra bunları kamuoyu ile paylaşacaklarını söyleyen Prof. Dr. Kılıç, "Okullar, kampüsler, sanayi bölgeleri ve kamu binaları için afet hazırlık modeli geliştirilebilir. EKOAYRA olarak, bu konuda pilot uygulamalar yaparak İzmir geneline örnek olacak bir sistem kurabiliriz. Toplumsal farkındalık ve eğitim de çok önemli. Afet riskini azaltmak, sadece teknik bir konu değil. Davranış değişikliği ve toplumsal bilinç de gerekli. Bu amaçla öğrencilere, ailelere ya da işletmelere yönelik düzenli eğitimler, atölye çalışmaları ve saha uygulamaları yapılabilir. Tüm bunları, ne derece uygulayabiliriz diye düşünüp planlamayı yapacağız" diye konuştu. ‘Dijital ikiz’ modeli gelebilir Üzerine yoğunlaşmayı düşündükleri bir "dijital ikiz" çalışmasının da bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Kılıç, "Dijital ikiz; bir yerleşim yerinin fiziksel, çevresel ve işleyişsel unsurlarının analiz edilerek dijital ortamda bir kopyasının oluşturulması anlamına geliyor. Yani bölgedeki yolların, binaların, altyapının, nüfus hareketlerinin, trafik akışının ve su hatlarının dijital ortamda modellenip analiz edildiği bir sistem. Bu yaklaşım, afet meydana gelmeden önce risklerin görülmesini ve azaltılmasını hedefliyor. Bir bölgenin dijital ikizinin oluşturulabilmesi için drone fotogrametrisi, LiDAR taramaları, uydu görüntüleri, belediyelere ait GIS verileri, yapı envanteri ve sensör verileri gibi farklı kaynakların entegre edilmesiyle bölgenin detaylı bir sayısal modeli oluşturulmalı ve kapsamlı envanter bilgileri toplanmalı. Bölge yeterince tanındıktan sonra ise afet anında kaçış yollarının neresi olacağı, ilk müdahalenin hangi bölgelere yapılacağı, trafiğin ne yönde akacağı gibi farklı senaryolar üzerinde çalışılarak çözüm önerileri geliştirilebilir. Ayrıca farklı afet türleri için de ayrı senaryolar hazırlanabilir. Bazı pilot bölgelerde bunu hayata geçirme fikrimiz var. Planlamalar sürüyor; bunu başarabilirsek İzmir geneli için de örnek bir model ortaya koymuş oluruz" dedi.
Genç veri bilimciler DATAFEST’te sektörün uzman isimleriyle buluştu
09 Mart 2026 Pazartesi - 15:12 Genç veri bilimciler DATAFEST’te sektörün uzman isimleriyle buluştu Dokuz Eylül Üniversitesi İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026, veri bilimi ve teknoloji alanına ilgi duyan öğrencileri sektör profesyonelleriyle bir araya getirdi. Etkinlikte siber güvenlik, bulut teknolojileri ve dijital dönüşüm başlıkları ele alınırken, gençlere teknoloji dünyasındaki kariyer fırsatlarına ilişkin önemli bilgiler aktarıldı. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) bünyesinde faaliyet gösteren İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026 etkinliği, akademi ile teknoloji sektörünü buluşturan önemli organizasyonlardan biri olarak öne çıktı. Veri bilimi, yazılım ve dijital teknolojilere ilgi duyan çok sayıda öğrencinin katıldığı etkinlikte, sektör temsilcileri hem güncel teknolojik gelişmeleri değerlendirdi hem de gençlere kariyer yolculuklarına ilişkin deneyimlerini aktardı. Siber güvenlik ve bulut teknolojileri ele alındı Etkinlik kapsamında teknoloji sektörünün deneyimli isimlerinden Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CEO’su Perviz Altay tarafından gerçekleştirilen sunumda, dijital dönüşüm sürecinde kurumların karşı karşıya kaldığı siber güvenlik tehditleri ve bu tehditlere karşı geliştirilen yeni nesil çözümler ele alındı. Altay, güvenli dijital altyapıların kurumlar için stratejik önem taşıdığına dikkat çekerken, bulut teknolojilerinin kurumların operasyonel verimliliğini artıran önemli bir dönüşüm aracı haline geldiğini vurguladı. Sunumun ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde öğrenciler, sektörün güncel ihtiyaçları ve teknoloji alanındaki kariyer fırsatlarına ilişkin merak ettikleri soruları doğrudan uzmanlara yöneltme imkânı buldu. Gençlere kariyer yolculuğu tavsiyeleri Etkinlikte ayrıca Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CTO’su Barış Bayram da öğrencilerle bir araya geldi. Bayram, yazılım geliştirme, veri analitiği ve siber güvenlik alanlarında kariyer hedefleyen gençlere sektörün beklentileri ve teknoloji dünyasında öne çıkmanın yolları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Teknoloji alanında sürdürülebilir başarı için sürekli öğrenmenin ve disiplinler arası bilgi birikiminin önemine dikkat çekti. Üniversite–sektör iş birliğine katkı DEÜ İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026, öğrencilerin sektör profesyonelleriyle doğrudan temas kurmasına imkan sağlayan önemli bir platform olarak değerlendirildi. Topluluğun başkanlığını yürüten Dokuz Eylül Üniversitesi İstatistik Bölümü 2. sınıf öğrencisi Batuhan Yiğit Hazar, etkinliğin veri bilimi ve teknoloji alanına ilgi duyan gençler için önemli bir deneyim sunduğunu ifade etti. Etkinlik çekilişle tamamlandı Programın sonunda düzenlenen çekilişte etkinliğe katılan öğrenciler arasında çeşitli hediyeler dağıtıldı. DATAFEST 2026, akademi ile teknoloji sektörü arasındaki etkileşimi güçlendiren ve genç yeteneklerin teknoloji dünyasıyla buluşmasına katkı sağlayan bir organizasyon olarak tamamlandı.
Dünyanın en küçük kitabı İzmir’de
09 Mart 2026 Pazartesi - 15:10 Dünyanın en küçük kitabı İzmir’de Türkiye’nin ilk kağıt ve kitap sanatları müzesi olan Ege Üniversitesi Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi, 2.4 x 2.9 milimetre ölçülerindeki dünyanın en küçük kitabına ev sahipliği yapıyor. Tarihi bir köşkte hizmet veren müze, kağıdın ve kitabın binlerce yıllık yolculuğunu nadide eserlerle meraklılarına sunuyor. Ege Üniversitesine bağlı eski Levanten köşklerinden 19. yüzyıla ait Ballian Konutu’nda 12 Aralık 2012’de kurulan müze, uluslararası alanda benzersiz bir konuma sahip bulunuyor. İçinde bir sanat galerisi de barındıran müzede, bin civarında obje kişi, kurum ve sanatçıların bağışlarıyla bir araya getirildi. Müzenin üst katında sergilenen ve ipek kağıda elle basılan milimetrik boyutlardaki kitap, ziyaretçilerin en çok dikkatini çeken eserlerin başında geliyor. Müzenin giriş katında kağıdın üretiminden sanat eserine dönüştüğü aşamalar sergilenirken, üst katında ise kitap sanatları, matbaa, sanatçı kitapları ve minyatür kitaplar gibi bölümler yer alıyor. Nadir eserler dikkat çekiyor Zengin bir koleksiyona sahip olan müzede; organik yazı malzemeleri, 15. yüzyıldan günümüze uzanan dünya renkli kağıtları, modern kağıt sanatı ve exlibris örnekleri sergileniyor. Matbaa bölümünde Gutenberg Matbaası’nda basılan orijinal inkunabel sayfası ile İbrahim Müteferrika Matbaası’nda basılan orijinal Vankulu Lügatı ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. Sanatçı kitapları bölümünde Andy Warhol’a ait üç boyutlu kitaplar yer alırken, çocuk kitapları bölümünde ise Küçük Prens, Moby Dick ve Alice Harikalar Diyarında gibi eserlerin üç boyutlu versiyonları bulunuyor. Kitaplardaki ustalar bölümünde ise Picasso, Chagall ve Matisse gibi sanatçıların özgün baskı resimlerini içeren eserler yer alıyor. Müze, hafta içi her gün 09.00 ile 17.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Milimetrik kitap büyük ilgi görüyor Ege Üniversitesi Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Seda Ağırbaş, karanlık odalarda sergilenen eserlerin cilt ve sanatsal detaylarının yakından incelenebildiğini aktardı. Müzenin evrensel bir nitelik taşıdığını vurgulayan Ağırbaş, "Alt katta kağıdın tarihçesi, papirüs ve parşömen gibi organik yazı malzemeleri ile kağıdın oluşum süreci yer alıyor. Ardından dünyanın renkli kağıdı ve uluslararası ile yerel sanatçıların eserleriyle kağıt sanatının geldiği nokta sergileniyor. Ölçüleri 2.4 x 2.9 milimetre olan, ipek kağıda elle basılmış çok minik bir kitabımız da müzemizde ziyaretçilerin beğenisine sunulmaktadır." dedi. Eğitim işlevi ön planda Tarihi binanın iki katında hat, tezhip, minyatür, katı’ ve ebru gibi geleneksel kitap sanatlarına ait orijinal eserlerin yer aldığını kaydeden Ağırbaş, müzenin çok sayıda çalıştay, seminer ve sergiye ev sahipliği yaptığını söyledi. Her yıl Müzeler Haftası’nda koleksiyona uygun etkinlikler gerçekleştirdiklerini anlatan Ağırbaş, "Ziyaretçilerimiz sadece eserleri görmekle kalmayıp, kağıt ve kitap sanatları alanındaki pek çok etkinliğe de katılarak bu çalışmaları çok beğendiler. Müzelerin sadece sergileme değil, eğitim işlevi de bulunmaktadır. Nitekim hedef kitlemiz ilk ve ortaöğretimden üniversiteye kadar uzanıyor. Ağaç yaşken eğileceği düşüncesiyle çoğunlukla çocuklarımızı ve gençlerimizi hedefliyoruz." ifadelerini kullandı. Dünyayı ayaklarımıza sermişler Müzede kağıda ve kitaba dair bine yakın objenin bulunduğunu dile getiren Ağırbaş, Türkiye’de bir ilk olan müzenin 2013 yılında özel müze statüsü kazandığını hatırlattı. Ziyaretçi defterine bırakılan bir notu çok anlamlı bulduğunu belirten Ağırbaş, "Defterimizde yer alan ’Dünyayı ayaklarımıza sermişler, haberimiz yok’ yazısı, müzenin kağıdın ve kitabın kültürel tarihine eşlik eden evrensel boyutunu kanıtlıyor" şeklinde konuştu.
Tarihi Arasta’da kadın emeği fotoğraflarla sergilendi
09 Mart 2026 Pazartesi - 14:36 Tarihi Arasta’da kadın emeği fotoğraflarla sergilendi İzmir’in Bergama ilçesinde açılan ’Arasta’da Kadın Olmak’ isimli sergi yoğun ilgi gördü. Bergama Arasta Kültür Sanat ve Eğitim Derneği’nce (BAKSED) 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla 7- 8 Mart tarihlerinde düzenlenen "Arasta‘da Kadın Olmak" isimli sergide Arasta‘da farklı alanlarda çalışan kadınların günlük yaşamları, emekleri ve mesleklerini icra ederken olan anları objektiflere yansıdı. Bergama Arasta Kültür Sanat ve Eğitim Derneği (BAKSED) Yönetim Kurulu Başkanı Av. Ahu Rubacı düzenledikleri etkinlik ile ilgili "Bugün burada 8 Mart Kadınlar Günü kapsamında bir çalışma gerçekleştiriyoruz. Bu çalışmayı üç adımda planladık. Video tanıtımları, Arastada dükkân sahibi olan zanaatkar, sanatçı ve esnaf kadınlarımızın dükkanlarına bir etiket tasarladık. Bu dükkanı ayakta tutan kadının adının ve dükkanın yerinin yazılı olduğu etiketleri dükkanlarının camlarına astık. Video çalışmasında ise "Burada Olmak Zor mu?" sorusunun cevabını aldık kadınların. Bugün de bunun üçüncü adımını gerçekleştiriyoruz. Aslında bu bir sergi değil bu bir tanıklık. Arastada bulunan halen faaliyette olan zanaatkar, sanatkar ve esnaf emekçi kadınların ellerinin fotoğraflarını çalıştık. Çünkü üretimin, emeğin ve hayatın en büyük yatırımının eller olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu. Tarihi Osmanlı Arastası’ndaki ’Arasta’da Kadın Olmak’ isimli sergiye Bergamalılar yoğun ilgi gösterdi.