Yerel Haberler
İzmir
Uzundere’de çalışmalar hızla sürüyor 18 Nisan 2026 Cumartesi - 20:34:52 İzmir Büyükşehir Belediyesi, Uzundere Kentsel Dönüşüm Projesi’nin ilerleyişine dair son durumu kamuoyu ile paylaştı. Proje kapsamında 1. ve 2. etapların tamamlanarak 817 bağımsız bölümün hak sahiplerine teslim edildiği, 3. ve 4. etaplarda yapımı devam eden 1902 bağımsız bölümün 2027 yılı sonuna kadar tamamlanacağı duyuruldu. 1575 bağımsız bölümünün ihalesinin yapılacağı belirtilerek projeyi en kısa sürede tamamlamak için kararlılıkla çalışıldığı vurgulandı. Açıklamada şu bilgilere yer verildi: "Uzundere Kentsel Dönüşüm Alanı, 9 Eylül 2012 tarihli Resmi Gazete kararıyla ilan edilmiştir. 2013 yılında başlatılan çalışmalar kapsamında hak sahipleriyle uzlaşı sağlanmış ve imzalanan sözleşmeler ile belediye adına tapu devir işlemlerini yapmıştır. 1. etap kapsamında 2016 yılında yapılan ihale sonucunda konutlar 2018 yılında, 2. etap kapsamında 2018 yılında yapılan ihale sonucunda konutlar 2020 yılında hak sahiplerine teslim edilmiştir. Bugüne kadar 1. ve 2. etaplar kapsamında toplam 817 bağımsız bölüm vatandaşlarımıza kazandırılmıştır. 4. etapta 2016-2020 yılları arasında tapu devirleri tamamlanmış, ardından imar uygulamaları yapılarak parseller birleştirilmiş ve tescil işlemleri gerçekleştirilmiştir. Mülkiyet birliğinin sağlanmasıyla ihale sürecine geçilmiş; teklif alınamaması üzerine İzbeton AŞ sürece dahil edilmiştir. Uzundere 4. etap için 14 Nisan 2023’te yer teslimi yapılmış, hak sahipleri tahliye edilmiş ve kira yardımları başlatılmıştır. İzbeton AŞ yükümlülüğündeki etaplarda kooperatiflerin işe girmesi ile gelişen süreç kamuoyunun bilgisi dahilindedir. Bakanlık ve denetimden sorumlu kurumların, Belediye Başkanlığımızın değerlendirmeleri neticesinde İzbeton AŞ’nin kooperatifler ile yürütmeye çalıştığı inşaat yapımına esas teşkil eden sözleşmelerin sonlandırılması yönünde karar alınmıştır. Uzundere’de İzbeton AŞ yükümlülüğünde bulunan 3. ve 4. etaplar için mahkemeler aracılığı ile seviye tespiti yapılmıştır. Vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması adına, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 21/b maddesi kapsamında hızlı bir şekilde ikmal ihaleleri gerçekleştirilmiştir. Halihazırda 3. ve 4. etaplarda toplam 1902 bağımsız bölümün inşaatı devam etmekte olup, teslimatların 2027 yılı sonuna kadar tamamlanması hedeflenmektedir. 1575 bağımsız bölümün ihalesi yapılacaktır. 490 riskli yapıda 1150 bağımsız bölüm yıkılmıştır. Tüm etapların tamamlanmasıyla birlikte toplam 4294 bağımsız bölüm, güvenli konutlar olarak vatandaşlarımıza teslim edilmiş olacaktır. Bölgede sosyal donatı alanları güçlendirilmiş; Engelli Merkezi hizmete alınmış, dere ıslahı ve altyapı yenileme çalışmaları ise kesintisiz şekilde sürdürülmektedir. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak kurumumuza güvenerek tapularını devreden vatandaşlarımıza karşı sorumluluğumuzun bilinciyle hareket ediyor; konutları en kısa sürede tamamlamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Kentsel dönüşüm sürecini sekteye uğratmaya ve kamuoyunda yanıltıcı algı oluşturmaya yönelik gerçek dışı iddialara karşı hukuki haklarımızı kullanacağımızı da önemle bildiririz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
18 Nisan 2026 Cumartesi - 17:13 Başkan Tugay: "Bu şehrin başını öne eğdirmeyeceğiz" İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ESHOT Genel Müdürlüğü’nün 2025 yılı faaliyet raporları, nisan ayı olağan meclis toplantısında oy çokluğu ile kabul edildi. Tartışmaların yaşandığı meclis oturumunda konuşan Başkan Tugay, İzmir’in merkezi bütçeden aldığı payın düşük olduğunu savundu, TOKİ’nin Karşıyaka’daki satışına tepki gösterdi. Tugay, "Biz bu şehrin başını öne eğdirmeyeceğiz" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin nisan ayı olağan meclis toplantısının üçüncü birleşimi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay yönetiminde gerçekleştirildi. Meclis oturumunda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ve ESHOT Genel Müdürlüğü’nün faaliyet raporları görüşüldü. Yaklaşık 6 saat süren meclis oturumunun ardından iki faaliyet raporu da oy çokluğu ile kabul edildi. Meclis oturumunda, siyasi partilerin meclis üyeleri İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ESHOT’un 2025 yılı faaliyet raporu hakkında konuşma yaptı. Meclis oturumunda konuşmalar sırasında protestolar yaşandı. AK Partili meclis üyelerinin Başkan Tugay’a yönelik açıklamalarının ardından meclis oturumunda kısa süreli arbede yaşandı. Eleştirilere yanıt vermek üzere Başkan Tugay’ın kürsüye gelmesinin ardından AK Parti grubu meclis oturumunu terk etti. "Bizim muhatabımız İzmir halkıdır" Başkan Cemil Tugay, "Biz bu tabloya daha önceki görüşmelerden alışığız. Maalesef bazı AK Partili meclis üyeleri insanların kabul edemeyeceği kötü sözler ederek, insanların adeta onuruyla oynayacak ifadeler kullanarak, işi tahammül edilemeyecek noktaya getiriyorlar. Bunu bilinçli yapan birkaç kişi var. Ancak bizim muhatabımız İzmir halkıdır" dedi. "Yalan söylemekten utanmayan insanlar var" Çiğli Atıksu Artıma Tesisi’nde yaşamını yitiren personel üzerinden söylenen ifadelere ilişkin konuşan Başkan Tugay, "Alalen yalan söylemekten utanmayan insanlar var. Aile hassas durumda, onları üzmememiz lazım. Konu hem adli hem de idari soruşturma altında. Bir yalan söyleniyor dedim. Vinci aile çağırdı, o vincin parasını İZSU ödemedi deniyor dedim. Bunları söyledikten sonra İzmir’in milletvekili olan ama maalesef çok kötü huyları olan kişi, yanına kameraları alarak bu insanların evine gidiyor. Ondan sonra benim buradaki konuşmamdan bir cümleyi insanlara dinletiyor. Vincin parasını aile ödemedi cümlesini dinletiyorlar. Aile de hayır biz ödedik diyor. Sonra bir fatura çıkıyor ortaya. Bu parayı MHP ilçe başkan yardımcısı ödemiş. Arkasından sizin milletvekiliniz bizi suçladığında biz neden o faturayı o ilçe başkan yardımcısının ödediğini anlıyoruz. Milletvekiliniz o insanların duygularını istismar ediyor. Biz o insanların üzüntüsünü ilk andan beri paylaşıyoruz. Sanki ben aileyi parayı ödememekle suçluyormuşum gibi yansıtıyorlar. Bize bu iftiraları atarken onurumuz inciniyor. Bunlar nasıl insanlar, nasıl vicdansızlık... Buna tepki göstereceğiz, çünkü insanız. İftira atacaksınız, saygısızlık yapacaksınız, ondan sonra tepki göstermeyin diyeceksiniz. Bu memleketi mahvettiniz" şeklinde konuştu. "İzmir öyle ayaklar altına alınıp paspas edilecek bir şehir değil" İzmir’in "ayaklar altına alınıp paspas edilecek bir şehir olmadığını" ifade eden Tugay, "İzmir halkının iradesine kimse bu kadar saygısızlık yapamaz. 12 bin kilometrekareden fazla bir alanda, 30 ilçede, 1296 mahallede binlerce kilometrelik yolu olan bir şehirden bahsediyoruz. Bu şehir bu sene aşırı yağışlarla kaç tane afete maruz kaldı? Şehrimizin altyapı sorunları tabii ki var. Türkiye’de hangi şehrin altyapı sorunu yok? AK Partili şehirleri su basmadı mı? Tabii ki sorun var. Bunun için gece gündüz bütün mahallelerde çalışmıyor muyuz? Bu şehrin her köşesine gittik. Biz bu ülkenin bir parçasıyız" ifadelerini kullandı. "Kur farkından oluşan yük 7 milyar 800 milyon lira" İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan kesintilere ve artan yüküne rağmen hiçbir kredisinin onaylanmamasına tepki gösteren Başkan Tugay, "Biz bu dönem yurt dışından hiçbir kredi alamadık. En az iki yıldır bekleyen krediler var. Geçmişte krediler alınmıştı, bugün ödemesini yapıyoruz. Geçmiş dönemde alınan kredilerden dolayı geçen yılda oluşan kur farkı 7 milyar 800 milyon lira. Bu kur farkına bu ülkeyi yönetenler sebep olmadı mı? Belediyeler halka hizmet eden kurumlar, destek olun diyoruz. Elimizdeki kaynakları kes, kredileri onaylama, yapman gereken işleri yapma, sorumlulukları reddet, bizi burada sorunlar içinde boğ, biz cansiperhane hizmet edelim. Ondan sonra diyin ki belediyeler çalışmıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarihinde en çok borç ödemiş belediyedir" ifadelerini kullandı. "İzmir 77’inci sırada" İzmir’de merkezi hükümet tarafından yapılması beklenen ve seçim döneminde AK Parti tarafından İzmirlilere vaat eden çevreyolu gibi yatırımları hatırlatan Başkan Tugay, "İzmir’den toplanan vergilerin sadece yüzde 3,45’i İzmir’e yatırım olarak dönmüş. Türkiye’de toplanan vergiyle yatırım oranı açısından İzmir 77’nci sırada. Bu İzmir’e düşmanlık değil de nedir? Belediyeyi suçlamaktan başka işleri yok" diye konuştu. "Bu devlet kurumları ne zaman sorumluluk alacak" Kamuoyunda yapılan eleştirilere rağmen İzmir halkının sahada İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı çalışmaların farkında olduğunu ifade eden Başkan Tugay, "Halk bunların farkında, bizi sahada görüyor. Yangın oluyor oradayız, sel oluyor oradayız. DSİ Kınık’ta sorumluluğunda olan ve çöken köprüyü yapmıyor, ben arkadaşlarımıza yapın dedim. Biz ne zaman işin sorumluluğunu üstümüzden attık? Körfez’i temizleme sorumluluğu bizde değil ama biz temizliyoruz. Biz bu devletin her kurumuna yardımcı olmak için her yere koşturuyoruz. Bana bir tane devlet kurumu göstersinler. Biz ne zaman zorluk çıkardık, hangi devlet kurumunun işine engel olduk? Yapmadık, yapmayız. Çünkü biz bu memleketin evladıyız" diye konuştu. "Nerede iyilik, nerede vicdan, hani hizmet" Başkan Tugay, "Ben Allah’ın kuluyum. Ben Allah’tan korkuyorum ve yalan söyleyemiyorum. Devletin bütün imkanları elinizde, ne yapıyorsunuz? Bir telefonla istediğinizi yaptırıyorsunuz, ama o telefonla aynı şekilde yapılan işe de engel oluyorsunuz. Olmayacaksınız. Buna hakkınız yok. Bizler sizin koyun sürüleriniz değiliz. Bu insanlar bu ülkenin vatandaşı. İzmir’e verdiğiniz her kuruş, bu şehrin halkının ödediği vergilerdir" ifadelerini kullandı. "Ulaşımda en ucuz şehir" ESHOT’un faaliyet raporu hakkında konuşan Başkan Tugay, "ESHOT için bizim aylık sübvansiyonumuz 1 milyar lira. 90 dakika uygulamasıyla 2 milyar lira insanların cebinde kaldı. İzmir, ulaşımda en ucuz hizmeti veren şehirdir. Zam yapmış halimizle en düşük bilet fiyatına sahibiz. İnsafı olan bu otobüslerin yakıtından ÖTV almayalım der" dedi. "TOKİ belediye hizmet alanını kime niye sattı" Kamuoyuna soru soran Başkan Tugay, "Dün Karşıyaka’da TOKİ belediye hizmet alanı sattı. Belediye hizmet alanını kim niye alsın? TOKİ tarihinde ilk defa alımda öncelik verdiği bir şartnameyle çıktı ihaleye. Dedi ki burada hissesi olana alımda öncelik veriyoruz dedi. Arkadaşlarıma belediye hizmet alanı olduğu için ihaleye girmelerini söyledim. Gittiler, hissemiz olmadığı için ihaleye giremediler. Başka kimse de giremedi. Orayı satışa çıktığı fiyattan, metrekaresi 45 bin liradan sadece bir kişi alabildi. TOKİ öyle bir ihale yaptı ki başka kimse alamaz o binayı. Yapılan şeytanlığa nutkum tutuldu. Meğerse bir buçuk ay önce 94 metrekarelik hazine hissesini birilerine satmışlar, ondan sonra satışı sadece onun alacağı şekilde planlamışlar. Biz buna dava açacağız. Biz bu halkın bir parçasıyız. Buraya çalışmak için geldik. Bu halkın hakkını aramak için geldik. Onun için bize hakaret edilmesini içerliyoruz. Biz bu şehrin başını öne eğdirmeyeceğiz" şeklinde konuştu. Büyükşehir bütçesi 77, 8 milyar lira İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 yılı çalışma döneminde toplam bütçe, 77,8 milyar TL olarak gerçekleştirildi. Bu bütçenin 16, 2 milyar lirası yatırımlara ayrıldı. 5 stratejik alanda 161 faaliyet ve 245 performans hedefi yürütüldü. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından alınan yüksek notlar, İzmir’in finansal piyasalardaki gücünü ve bütçe esnekliğini bir kez daha kanıtladı. Yüksek enflasyona rağmen sergilenen dirençli duruş, belediyenin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleriyle birleşerek verimli projelerin önünü açtı. En son 2016 yılında Moodys’ten alınan AAA derecelendirme notu yeniden kazanıldı. Bütçenin yüzde 36’sına tekabül eden 17,2 milyar liralık pay Buca Metrosu, Buca Onat Tüneli, yol yapım ve asfalt çalışmalarına ayrıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet kalitesini artıran çok sayıda yapı kente kazandırıldı. Sosyal belediyecilik vizyonu doğrultusunda ihtiyaç sahiplerine yönelik 291 milyon 131 bin TL sosyal yardım yapıldı. Emeklilere, öğrencilere ve çocuklara binlerce kalem destekler ulaştırıldı. Dirençli kent ve yeşil İzmir hedefi doğrultusunda Karşıyaka’da 22 bin 767 yapıyı kapsayan yapı envanteri çalışması sürdürüldü; kentsel dönüşüm projeleri büyük hız kazandı. Çevreci yatırımlar kapsamında ise 781 bin metrekareden fazla yeşil alan kente kazandırıldı. "Tek Sağlık" politikasıyla 15 binden fazla sokak hayvanı kısırlaştırıldı ve 97 bin sahipsiz hayvan tedavi edildi. ESHOT’un hat sayısı 448’e, hizmet alanı bin 311 kilometrekareye ulaştı ESHOT Genel Müdürlüğü 2025 yılında ekonomik dalgalanmalara rağmen hizmet ağını genişletmeyi sürdürdü. 2025 yılı boyunca 28 yeni hat açıldı, 179 hattın güzergâhı güncellendi, 581 yeni durak hizmete alındı. Toplam hat sayısı 448’e, hizmet alanı bin 311 kilometrekareye ulaştı. 1731 otobüs ve 12 bini aşkın durak ile ESHOT, yüzde 45 biniş payıyla liderliğini korurken, İZTAŞIT dahil edildiğinde bu oran yüzde 51’e yükseldi. Başkan Tugay’ın göreve geldiği günden bugüne 125 yeni otobüs hizmete alındı; 95 otobüs tamamen yenilenerek tekrar kullanıma kazandırıldı. Veri temelli bakım ve kontrol süreçleri sayesinde arıza oranı yüzde 15,95’ten yüzde 10,29’a gerileyerek önemli bir başarı elde edildi. Toplu ulaşımda sosyal destek politikaları 2025 yılında da sürdürüldü. Bir binişin maliyeti 61,73 liraya yükselirken, yolcudan elde edilen ortalama gelir 11,27 lirada kaldı. Aradaki farkın büyük bölümü belediye tarafından sübvanse edildi ESHOT’a sağlanan toplam destek 12,7 milyar liraya ulaştı. 90 dakika Ücretsiz Aktarma Sistemi ile 87 milyon aktarma gerçekleştirildi; yaklaşık 2 milyar lira İzmirlinin cebinde kaldı Genç İzmirim Kart başta olmak üzere sosyal tarifelerle her 10 binişin yaklaşık 6’sı ücretsiz ya da indirimli olarak yapıldı. ESHOT’un atölye üretimi ve geri kazanım çalışmaları sayesinde, 132 milyon TL tasarruf sağlandı. Telemetri sistemiyle 192 bin litre yakıt tasarrufu elde edildi. Bu tasarruf, yaklaşık 11 otobüs maliyetine denk bir katkı oluşturdu. "Eşitliğe Sür" projesi kapsamında, kadın şoför sayısı 290’a ulaştı. Kadın sürücü oranı yüzde 11’e çıkarak dünya ortalamasının iki katına yükseldi. 80 milyon Euro finansman desteği öngörülen ve 400 otobüsü kapsayan Dinamik Şarjlı Elektrikli Otobüs Projesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı onayı bekleniyor.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 16:02 İlber Ortaylı, İzmir’de adını taşıyan kütüphane önünde anıldı Geçtiğimiz ay hayatını kaybeden Prof. Dr. İlber Ortaylı için İzmir’de anma programı düzenlendi. Programa Ortaylı’nın ailesi de katıldı. İzmir Kitap Fuarı kapsamında, Kültürpark İlber Ortaylı Kütüphanesi önünde düzenlenen programa Ortaylı’nın kardeşi Nuriye Ortaylı, kızı Tuna Ortaylı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır katılım gösterdi. Programda konuşan Tuna Ortaylı, babasının İzmir’e her zaman ayrı bir sevgisi olduğunu belirtti. Babasının hayata karşı dev bir merakı olduğunu ifade eden Tuna Ortaylı, "Merakıyla hareket etmeyi, gezmeyi çok önemsiyordu" dedi. "Renkli bir kişilikti" Prof. Dr. Ortaylı ile gezi arkadaşı olduklarını ve dünyanın çeşitli yerlerine gittiklerini aktaran Tuna Ortaylı, "Gezi arkadaşı olarak da eğlenceli bir insandı. Benim için çok kıymetli anlardı. Bunların yaşanmış olması mutluluk veriyor, bir daha olmayacak olması da burukluk ama yaşamış olduklarımız yanımıza kar. Renkli bir kişilikti" diye konuştu. "Yaşarken sevildiğini görebildi" Babasının medyada görüldüğü gibi gerçek hayatta da aynı karaktere sahip olduğunu vurgulayan Tuna Ortaylı, "Hayatı büyük yaşayan, büyük kahkahalı, eğlenceli bir insandı. Böyle insanlar her zaman ne kadar sevildiklerini yaşarken görme şansına erişemiyorlar. Sizler sayesinde babam bunu ölmeden görebildi. Kendi ismine adanmış bir kütüphanenin olması bile çok önemli" ifadelerini kullandı. "Kitaplar hayatının merkeziydi" Kardeşi Nuriye Ortaylı ise Prof. Dr. Ortaylı’nın kitapları çok sevdiğini, evini ve hayatını kitaplara göre düzenlediğini söyledi. Kütüphanenin çok anlamlı olduğunu ifade eden Nuriye Ortaylı, "Yaşarken açılmış olması da ayrı bir hoşluk. Kendi adına bir kütüphane olduğunu gördü, bu çok iyi oldu. İlber, bilginin tek kaynağı olarak kitabı gören biri değildi. Anadolu’yu ve dünyayı karış karış dolaşırdı. Her kesimden insanlarla konuşurdu" dedi. "Topluma bağlayan şey seyahatti" Prof. Dr. Ortaylı’nın insanları merak edip fikirlerini öğrenmeye çalıştığını belirten Nuriye Ortaylı, "Beslenme kaynaklarından birisi, onu topluma bağlayan şeylerden biri buydu. Bir ikincisi de seyahatti. Seyahatleri çok önemliydi" diye konuştu. Eşsiz üslubuyla kabul gördü İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır da Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın kendine has ve şahsına münhasır bir üslubu olduğunu kaydetti. Yıldır, "Bilgilerin güncellenmesi, günümüze taşınması ve günümüzde anlamlı bir değer kazanması için çok fazla gayret gösteren ve o eşsiz üslubuyla da toplumda çok büyük kabul gören bir insandı" dedi.
Başkan Cemil Tugay: "Mücadeleyi lafta değil, gerçekte yapmak gerekir"
08 Mart 2026 Pazar - 16:31 Başkan Cemil Tugay: "Mücadeleyi lafta değil, gerçekte yapmak gerekir" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Güzelbahçe’de hizmete giren Gülşah Durbay Yaşam Merkezi’nin açılışına katıldı. Tugay, konuşmasında hem merhum Gülşah Durbay’ı andı hem kadın mücadelesine vurgu yaparak, "Bugün, Gülşah gibi mücadele eden kadınları anma ve onların hak ve özgürlük mücadelesini kutlama günüdür. Annesine, kardeşine, kız çocuğuna saygısı olan herkesin bu mücadelenin parçası olması gerekir. Bu mücadeleyi lafta değil, gerçekte yapmak gerekir" dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Güzelbahçe Belediyesi tarafından Yelki Mahallesi’nde yapımı tamamlanan Gülşah Durbay Yaşam Merkezi’nin açılışına katıldı. Manisa’da seçilen ilk kadın belediye başkanı olarak Şehzadeler Belediye Başkanlığı görevini yürütürken mücadele ettiği hastalık nedeniyle hayatını kaybeden merhum Gülşah Durbay’ın adını taşıyan merkez, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde kapılarını açtı. Durbay’ın anne ve babası Fatma ile Osman Durbay’ın da yer aldığı programa Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, CHP İzmir milletvekilleri Ednan Arslan ve Salih Uzun, Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, CHP Genel Merkez yöneticileri, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ve yönetim kurulu üyeleri, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, CHP İzmir Örgütü’nün ilçe başkanları ve yöneticileri, İzmir ve Manisa’da görev yapan belediye başkanları, önceki dönem milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, belediye meclis üyeleri, bürokratlar, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda konuşmalar öncesinde, Gülşah Durbay’ın hayatından kesitlerin yer aldığı ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile kadın mücadelesinin önemini anlatan kısa filmler gösterildi. "Kaybından sonra üzüntümüz dinmedi" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, açılışta yaptığı konuşmada Gülşah Durbay’ın adının böyle bir yaşam merkezinde yaşatılmasının çok anlamlı olduğunu belirtti. Durbay’ı uzun yıllardır tanıdığını ifade eden Tugay, "Kaybından sonra üzüntümüz dinmedi. Nezaketi, zarafeti ve ilkeleriyle çok iyi bir CHP’liydi. Manisa’da ilk kadın belediye başkanı olarak tarihe geçti. Çalışkanlığı ve dürüstlüğüyle özellikle genç kızlara örnek oldu. Onu kaybetmiş saymıyoruz; adını ve hatırasını yaşatmaya devam edeceğiz" dedi. "İzmir Cumhuriyet’in kentidir" Güncel konulara değinen Başkan Tugay, "Türkiye’de kadınların ve gençlerin en özgür yaşadığı, haklarının en çok korunduğu ve sosyal ile iş yaşamında saygı gördüğü kent İzmir’dir. İzmir, Cumhuriyet’in kentidir. Atatürk’ün en değer verdiği şehirlerden biri olmuş; annesini bize emanet etmiş, buradan bir kadınla evlenmiş ve İktisat Kongresi’ni burada düzenlemiştir. Kentimiz cumhuriyetçi, yurtsever ve doğaya, insana saygılıdır. Atatürk’ün bu mirasını hep koruduk ve gereken duruşu gösterdik. Geriye gitmeyi amaçlayanların İzmir’i sevmesini beklemiyoruz. Biz ise sadece İzmir’de değil, Türkiye’nin her yerinde yaptığımız ve yapacağımız hizmetlerle örnek olmaya devam edeceğiz. İzmir’le, İzmir’in kadınları ve cumhuriyetçi insanlarıyla gurur duyuyoruz ve onları temsil etmeye devam edeceğiz" dedi. "Mücadeleyi lafta değil gerçekte yapmak gerekir" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü özelinde konuşan Başkan Tugay, "8 Mart sadece kutlama günü değildir; hak arama ve mücadele günüdür. Ancak ben yine de bir kutlamanın yapılması gerektiğini düşünüyorum. Bugün, Gülşah gibi mücadele eden kadınları anma ve onların hak ve özgürlük mücadelesini kutlama günüdür. Kadın hakları için mücadele edecek kişiler sadece kadınlardan ibaret değildir. Annesine, kardeşine, kız çocuğuna saygısı olan herkesin bu mücadelenin parçası olması gerekir. Bu mücadeleyi lafta değil, gerçekte yapmak gerekir. Kadınların yanında yer almak ve onları desteklemek şarttır. Atatürk’ün de dediği gibi ‘Yeryüzünde her şey kadının eseridir.’ Türkiye’nin ilerlemesi ve sorunların çözümü için kadınların her alanda erkeklerle eşit olması şarttır. Önce kafalarda değişim, sonra eylemlerde değişim gereklidir. Bunu gerçekleştirecek olan sizlersiniz. Bu güzel tesis Güzelbahçe’mize hayırlı olsun" dedi. Atabay’dan Durbay ailesine teşekkür CHP Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay ise şu ifadelere yer verdi: "Gülşah’ın ailesine teşekkür ediyorum. Bir anne ve babanın ne kadar yol açtığını biliyorum; gözyaşlarıma hakim olamadım. Bu büyük ve acı bir kayıp. Gülşah gibi başkanlar çoğalacak; aramızda varlar ve çıkacaklar. Onların savaşçı ruhlarına destek olan, özgüveni yüksek erkeklerle çalışıyoruz, bu çok önemli. İzmir’deki eşitlik ve özgürlük ruhunu yaymayı amaçlıyoruz. Kadın yoksulluğunun farkındayım. Kadın, toplumun yüzde 50’sine sahip önemli bir güçtür. Ailesine, böylesine değerli ve güçlü bir kadın yetiştirdiği için teşekkür ediyorum." "Durbay ailesinin mütevazılığını gördüm" Törende konuşan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum. Durbay ailesinin tevazusunu ve halkla bütünleşik duruşunu cenazede görmüştüm. Bu mütevazılık Ferdi Başkan’da da, İzmir’de Cemil Başkan’da da ve vekillerimizde de var. Mücadele ediyoruz ve halkın arasındayız. Bu merkezin hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum" dedi. "Bir tabela olarak kalmayacak" Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay da, "Açtığımız yaşam merkezi ile Gülşah her yönüyle Güzelbahçe’de yaşayacak. Burası sadece bir tabela olarak kalmayacak. Merkez, her zaman kadınlar için en büyük mücadeleyi vereceğimiz bir yer olacak. Kadının ve gencin olmadığı yerde iktidar kurulamaz. Hep birlikte ayağa kalkalım" şeklinde konuştu. "Artık onun hayallerini gerçekleştirmek bizlere düşecek" Durbay’ın vefatından dolayı büyük üzüntü duyduğunu ifade eden CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu da, "Gülşah çok inatçı, çalışkan, inançlı birisiydi. Hastalığına rağmen çalıştı. Hayalleri vardı, onları söylerken bile heyecanlanıyordu. Bu merkez onun hayallerinden biri olacak. Artık onun hayallerini gerçekleştirmek bizlere düşecek" diye konuştu. Mor balonlar gökyüzüne bırakıldı Güzelbahçe Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Duygu Yılmaz, Yelki Mahalle Muhtarı Ayşe Görgülü, Güzelbahçe Belediyesi Meclis Üyesi Gizem Göçtü ve CHP Güzelbahçe İlçe Başkanı Devrim Seyrek de konuşmalarında yaşam merkezinin ilçeye kazandırılmasından dolayı duydukları memnuniyeti paylaştı. Şiddet ve kadınlara yönelik cinayetlere tepki göstermek amacıyla mor balonlar gökyüzüne bırakıldı. Ardından merkezin açılış kurdelesi kesildi. Başkan Tugay ve protokol üyeleri yeni açılan yaşam merkezini gezdikten sonra tören sona erdi.
Menemen’de 8 Mart coşkusu yaşandı
08 Mart 2026 Pazar - 14:25 Menemen’de 8 Mart coşkusu yaşandı Menemenli kadınlar 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü, iftar programıyla karşıladı. Binden fazla kadının katılımıyla düzenlenen iftar programında Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Kadın güçlü olursa aile güçlü olur, toplum güçlü olur, Menemen güçlü olur, İzmir güçlü olur, Türkiye güçlü olur. Gururla ifade etmek gerekirse Menemen güçlü kadınların kentidir" dedi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Menemen’de birlik, beraberlik ve dayanışma içinde iftar sofrasında karşılandı. Menemen Belediyesi Tepe Sosyal Tesisleri’nde Kadınlar Günü için özel olarak düzenlenen iftar programına, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ile birlikte AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Gerçek Tekin, AK Parti İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Emel Dalkıran, AK Parti Menemen İlçe Başkanı Hakkı Durmaz, MHP Menemen İlçe Başkanı Barbaros Çalışçı ve Menemen’in dört bir yanında yaşayan kadınlar katıldı. İlahi dinletisiyle başlayan programda, son günlerde çok popüler olan "Kâbe’de hacılar" ilahisinin okunmasına kadınlar da ellerindeki karanfillerle eşlik etti. "Kadın güçlü olursa, toplum güçlü olur" Gecenin açılış konuşmasını yapan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Kadın; sevgidir, şefkattir, sabırdır, emek ve berekettir. Kadın; yuvadır. Kadın; umuttur. Kadın; hayatın ta kendisidir. Bir çocuğun ilk öğretmeni annedir. Bir ailenin en güçlü direği kadındır. Bir toplumun geleceğini şekillendiren yine kadındır. İşte bu yüzden biz her zaman şunu söylüyoruz; bir şehrin gücü, kadınlarının gücü kadardır. Kadın güçlü olursa; aile güçlü olur, toplum güçlü olur, Menemen güçlü olur. Ne mutlu bize ki Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk kadınına birçok Avrupa ülkesinden önce seçme ve seçilme hakkını vererek, kadının toplumdaki yerini bir lütuf olarak değil, bir hak olarak teslim etmiştir. Onun ’Kadınlarını geride bırakan toplum, geride kalmaya mahkumdur’ sözü bizim yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Cumhurbaşkanımızn Recep Tayyip Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi; ’Kadınlarını ihmal eden bir toplum, gücünün yarısını kaybetmiş demektir.’ Biz de Menemen’de bu anlayışla çalışıyoruz. Kadınların akşam huzurla yürüyebildiği, çocuklarını güvenle parka götürebildiği, sosyal hayatın içinde daha güçlü yer aldığı bir Menemen için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Ve artık büyük bir gururla söylüyoruz: Menemen güçlü kadınların şehridir" dedi. "Kadınlar, geleceği yetiştiren kahramanlardır" Başkan Pehlivan’ın yoğun alkış alan konuşması sonrası kürsüye çıkan isimse AK Parti Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Gerçek Tekin oldu. Tekin, "Ramazan sadece aç kalmak değil, gönülleri doyurmaktır. Sadece sofraları değil, gönülleri birleştirmektir. Bu mübarek ayda aynı sofranın etrafında buluşmak çok kıymetlidir. Bugün aynı zamanda 8 Mart Dünya Kadınlar Günü... Kadın hayatın merkezidir, kadın merhametin, emeğin, fedakarlığın adıdır. Toplumun vicdanı, ailenin temeli ve mimarıdır. Kadınların daha güçlü ve söz sahibi olması için var gücümüzde çalışıyoruz. Kadınların toplumda daha güçlü olması, yalnızca ekonomik değil, toplumsal gelişimin de önemli şartlarından biridir. Kadınlar yalnızca evlat yetiştiren anneler değil, geleceği yetiştiren kahramanlardır" dedi. "Kadın demek cesaret demektir" AK Parti İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Emel Dalkıran ise, "Bugün sizlerin heyecanı ve coşkusu, bizlere de heyecan ve coşku veriyor. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim etsin. Emeğiyle, fedakarlığıyla yaşama katkı sunan tüm kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun. Kadın demek emek demek, kadın demek fedakarlık demek, cesaret demek. Kadın varsa başarı, huzur ve mutluluk vardır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kadınlara verdiği destekle, bugün siyasetten sanayiye kadar kadının olmadığı hiçbir yer yok. Her alanda sayımız her geçen gün artıyor. Cumhurbaşkanımıza kadınlara verdiği değerden dolayı şükranlarımızı sunuyorum. İyi ki sizlerle kocaman bir aile olduk" ifadelerini kullandı. "Siyasetin de devletin de özü insan, aile ve kadındır" Menemen’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için düzenlenen iftar programında kürsüye gelen AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı da siyasetin ve devletin de özünün insan, aile, kadın olduğuna dikkat çekti. Çankırı, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın her fırsatta ifade ettiği gibi, ’Kadını dışlayan bir toplum, gücünün yarısından vazgeçmiş demektir.’ Emine Erdoğan hanımefendinin de belirttiği gibi, ’Kadın eli değen her iş, merhametle, zarafetle ve adaletle büyür.’ Bizler; mutfaktaki tencerenin kaynamasından, devletin en kritik karar masalarına kadar her yerdeyiz! AK Parti’mizin 24 yıllık başarı hikayesinin arkasında da dev bir ordu vardır. Bu ordu; yüreğinde iman ve vatan sevgisiyle yaşayan, güçlü, çalışkan, cefakar AK Kadınlardır. Sokak sokak, kapı kapı gezerek gönülleri fetheden, Türkiye’nin en büyük kadın hareketi olan Kadın Kollarımızın her bir ferdine şükranlarımı sunuyorum" dedi. "Menemen, ’İzmir nasıl yönetilir’ sorusuna en net ve güçlü cevaptır" Konuşmasında Menemen’deki belediyecilik başarısına da değinen Çankırı, "Gelelim Menemen’e; bugün burada neden yüzümüz gülüyor? Neden burada başımız dik? Çünkü burada, laf kalabalığına yer yok; burada samimiyet var. Menemen, AK Parti belediyeciliği ile buluştuğu günden beri sadece çehresini değiştirmedi, özgüvenini geri kazandı. Biz burayı devraldığımızda Menemen; yönetim krizleriyle, ödenemeyen borçlarla ve vizyonsuzlukla boğuşuyordu. Bugün ise Aydın Pehlivan Başkanımızla birlikte; asfaltlanan yolların çok ötesinde, sosyal belediyecilik nedir tüm İzmir’e öğretiyoruz. Kadınlarımızın huzurla vakit geçirdiği tesislerden, gençlerimizin geleceğe hazırlandığı merkezlere kadar Menemen artık bir hizmet şantiyesine dönüşmüştür. Menemen, İzmir’in ’nasıl yönetilir’ sorusuna verilen en net, en güçlü cevaptır" dedi. Çankırı’nın konuşması sonrası iftar programı günün anısına dair fotoğraf çekimleriyle son buldu. İftar sonrası da programlar devam etti Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ve AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı’nın iftar sonrasında da programları yoğundu. Başkan Pehlivan ve Çankırı ilk olarak Belen Köyü Muhtarı Birol Oğuz’a, vefat eden annesi için taziye ziyaretinde bulundu. Daha sonra Eski Belen Kahve işletmesini ziyaret eden Başkan Pehlivan ve Çankırı’nın bir sonraki durağı Asarlık oldu. Filiz İlhan’a gerçekleştirilen ziyaret sonrası Gaybi Mahallesi’nde de Aktan ailesini ziyaret eden Başkan Pehlivan ve Çankırı’nın son durağı ise Menemen Cumhuriyet Meydanı’nda AK Parti Gençlik Kolları tarafından kurulan çadır oldu. Çankırı ve Pehlivan burada gençlerle langırt oynayıp sohbet etti. Keyifli sahur buluşması hep birlikte kahvaltı edilmesinin ardından sona erdi.
Karşıyaka’da yükseliş sürüyor
08 Mart 2026 Pazar - 13:22 Karşıyaka’da yükseliş sürüyor Karşıyaka, TFF 3. Lig 4. Grup’ta oynanan 24. hafta mücadelesinde Uşakspor’u deplasmanda mağlup ederek üst üste 4. galibiyetini elde etti. TFF 3. Lig 4. Grup’ta 24. hafta mücadelesinde Karşıyaka, deplasmanda karşılaştığı Uşakspor’u 2-1 mağlup etti. Yeşil-kırmızılı ekip, bu sonuçla üst üste dördüncü galibiyetini elde ederek puanını 53’e yükseltti. İzmir ekibi, 3. sıradaki yerini korurken bir maç eksiği bulunan 2. sıradaki Eskişehirspor ile arasındaki puan farkını da 1’e indirdi. 4 maçlık zorlu periyot Son haftalarda gösterdiği performansla yükselişe geçen Karşıyaka’yı zorlu bir fikstür bekliyor. Play-off mücadelesi veren Uşakspor’u mağlup eden yeşil-kırmızılılar, önümüzdeki hafta yine play-off hattında yer alan ve kendisinin bir basamak altında bulunan Ayvalıkgücü ile sahasında karşı karşıya gelecek. Kaf-Kaf, bu mücadelenin ardından deplasmanda play-off hattının hemen altında bulunan ve ilk altıya girmeye çalışan Denizli İdman Yurdu ile karşılaşacak. Bu maçın sonrasında ise Burhanettin Basatemür ve öğrencileri, ikinci sırada yer alan ve doğrudan rakibi konumundaki Eskişehirspor’u taraftarı önünde ağırlayacak. İzmir temsilcisi, zorlu periyodun son maçında ise düşme hattından uzaklaşmaya çalışan bir diğer İzmir ekibi Bornova 1877’ye deplasmanda konuk olacak. Yeşil-kırmızılıların bu dört karşılaşmanın ardından play-off hattındaki konumu büyük ölçüde netlik kazanacak.
Göztepe’de düşüş devam ediyor
08 Mart 2026 Pazar - 11:54 Göztepe’de düşüş devam ediyor Göztepe, Trendyol Süper Lig’de oynadığı son 5 karşılaşmada galibiyet sevinci yaşayamadı. Göztepe’de son haftalardaki düşüş devam ediyor. Trendyol Süper Lig’e etkili bir başlangıç yapan ve ilerleyen süreçte hedefini Avrupa kupaları olarak belirleyen İzmir temsilcisi, ligin ilk devresini 9 galibiyet, 5 beraberlik ve 3 mağlubiyetle toplam 32 puan toplayarak 4. sırada tamamladı. İkinci devreye de iyi bir başlangıç yapan sarı-kırmızılı ekip, 18. haftada Çaykur Rizespor’u 3-1 mağlup etti. 19. haftada Fenerbahçe deplasmanından 1-1’lik beraberlikle dönen Göztepe, 20. haftada ise sahasında Fatih Karagümrük’ü 2-1 yenerek çıkışını sürdürdü. Ancak Stanimir Stoilov’un öğrencileri bu maçın ardından ciddi bir düşüş yaşadı. Kötü gidişatın başladığı süreçte deplasmanda Konyaspor ile golsüz berabere kalan Göztepe, 22. haftada sahasında Kayserispor karşısında da golsüz eşitliğe razı oldu. Sonraki hafta Beşiktaş deplasmanında 4-0 mağlup olan İzmir ekibi, ardından evinde Eyüpspor ile de golsüz berabere kaldı. Ligin 25. haftasında dün Başakşehir’e konuk olan Göztepe, Avrupa yarışındaki doğrudan rakibine 2-1 mağlup olarak önemli bir kayıp yaşadı. Bu sonuçla 5. sırayı Başakşehir’e kaptıran sarı-kırmızılılar 6. basamağa geriledi. Böylece Göztepe, ligde oynadığı son 5 maçta galibiyet alamazken 2 mağlubiyet ve 3 beraberlik yaşayarak galibiyete hasret kaldı.
Alevlere meydan okuyan bir kadının öyküsü
08 Mart 2026 Pazar - 11:26 Alevlere meydan okuyan bir kadının öyküsü İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde 9 ay önce göreve başlayan İrem Gül Altundaş, çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürdü. Küçük yaşta mahallesinde çıkan yangında alevlerle mücadele eden itfaiyecilerden etkilenen Altundaş, bugün aynı üniformayla kentin güvenliği için zorlu görevlerde yer alıyor. Cesareti ve kararlılığıyla dikkat çeken genç nefer, kadınların zorlu mesleklerdeki varlığına da güçlü bir örnek oluşturuyor. İzmir’de yaşayan 24 yaşındaki İrem Gül Altundaş bundan 9 ay önce Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda göreve başlayarak çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürdü. Erkeklerin egemen olduğu bir meslekte görev yapan genç itfaiyeci, özverili çalışması ve kararlılığıyla dikkat çekiyor. Küçük yaşta mahallesinde çıkan bir yangında itfaiye ekiplerinin mücadelesine tanık olan Altundaş, o günü dün gibi hatırlıyor. Alevlerle savaşan, insanların yardımına koşan itfaiyecileri gördükten sonra bu mesleğe gönül veren genç kadın, yıllar sonra hayalini kurduğunu üniformayla hayat kurtarmaya başladı. Zorlu sınavları geçerek göreve başladı Hayalinin peşinden giderek lise eğitimini itfaiye bölümünde tamamlayan Altundaş, üç yıllık eğitimin ardından staj yaptı. Dokuz aylık staj sürecinin mesleğe olan bağlılığını pekiştirdiğini belirten Altundaş, itfaiyecilikten vazgeçmeyeceğini o dönemde anladığını ifade etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin memur alım ilanını görür görmez başvurduğunu aktaran genç itfaiyeci, girdiği sınavlarda önemli başarılar elde ettikten sonra zorlu eğitimleri tamamlayarak göreve başladı. Altundaş, göreve başladığı günü hayatının en mutlu anlarından biri olarak tanımladı. Halen Narlıdere İtfaiye Grubu’nda görev yapan ve İzmir’de çalışmaktan büyük gurur duyduğunu dile getiren Altundaş, her sabah işine aynı heyecanla başladığını söyledi. "Bu mesleği yapıyorsam güçlü olmak zorundayım" İtfaiyeciliğin yalnızca koruyucu elbiseyi giyip sahaya çıkmaktan ibaret olmadığını vurgulayan Altundaş, mesleğin hem fiziksel hem de psikolojik dayanıklılık gerektirdiğine dikkat çekti. Göreve çıktıkları her olayda farklı ve zorlu şartlarla karşılaşabileceklerini belirten Altundaş, "Gittiğimiz vakalarda her türlü duruma karşı hazırlıklı olmamız gerekiyor. Ekipmanımızı doğru kullanmalı, insanlarla doğru iletişim kurmalıyız. Bu mesleği yapıyorsam güçlü olmak zorundayım" dedi. "İyi ki vazgeçmedim" İtfaiyeciliği seçtiği dönemde çevresinden sık sık "Yapabilir misin" sorusunu duyduğunu anlatan Altundaş, zaman zaman zorlandığını ancak hiçbir zaman pes etmediğini söyledi. İrem Gül Altundaş, "İlk başladığım gün kendime ‘İrem, zor bir meslek, eminsin değil mi?’ diye sordum. Ama bugün ‘İyi ki vazgeçmemişim’ diyorum. Her sabah büyük bir mutlulukla görevime geliyorum" ifadelerini kullandı. Görev yaptığı ekipte tek kadın olduğunu belirten genç itfaiyeci, bugüne kadar herhangi bir ayrımcılıkla karşılaşmadığını da sözlerine ekledi. "Bizi cinsiyetimizle değil, yaptığımız işle değerlendiriyorlar" diyen Altundaş, kadınların her alanda var olabileceğini vurguladı. Altundaş, "Hangi meslek olursa olsun kadınların her şeyin üstesinden gelebileceğine inanıyorum. Tüm kadınlara sesleniyorum; ne olursa olsun yılmayın. Kendimizin en iyi versiyonu için çalışmaya devam edelim" diye konuştu.
Meslek Fabrikası’nda aldığı eğitimler sonunda kendi işinin patronu oldu
08 Mart 2026 Pazar - 11:05 Meslek Fabrikası’nda aldığı eğitimler sonunda kendi işinin patronu oldu İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası’nda kuaförlük alanında farklı kurslara katılan Sevinç Tokcan, aldığı eğitimlerin ardından kendi kuaför salonunu açarak girişimcilik hayalini gerçeğe dönüştürdü. Kendi işinin patronu olan Tokcan, "Ben sürekli kısıtlanan, ‘yapamazsın’ denilen bir kadındım. Meslek Fabrikası sayesinde cesaretlendim. İyi ki bu dükkanı açmışım" dedi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde bir başarı hikayesi de İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası sayesinde hayatı değişen 35 yaşındaki Sevinç Tokcan’dan geldi. Bir çocuk annesi Tokcan, kuaförlük alanında teknik bilgi almak üzere Meslek Fabrikası Karabağlar Kurs Merkezi’ne kayıt oldu. Burada kuaförlük alanındaki çok sayıda farklı kurslara katılan Tokcan, Karabağlar’da kendine ait kuaför salonu açtı. Kadınlara iş hayatına atılmaları için tavsiyede bulunan Tokcan, "Ben sürekli kısıtlanan, ‘yapamazsın’ denilen bir kadındım. Meslek Fabrikası sayesinde cesaretlendim. Hocaların, arkadaşlarımın desteği çok önemliydi. İyi ki bu dükkanı açmışım, bütün kadınlara tavsiye ediyorum. Kendilerine inansınlar. İsterlerse başaramayacakları hiçbir şey yok. Küçük çocuk da, eşinin istememesi de bahane değil. Herkes isterse her şeyi başarabilir" diye konuştu. "Kurslara gidip kendimi geliştirdim" Meslek Fabrikası’na gitmeden önce sektörde çalışmaya başladığını ancak teknik eğitim alıp kendi işini kurmayı hayal ettiğini belirten Tokcan, "Teknik eğitim alayım, belgelerim olsun, dükkan açabileyim istedim. Meslek Fabrikası’na başvurdum, sürekli kurslara gidip kendimi geliştirdim. Çevre edindim, yeni arkadaşlarım oldu. Hocalarımız her konuda destek oldu. Gece gündüz demeden, bıkmadan usanmadan her sorunumuza yardımcı oldular. Beni sürekli ‘yapabilirsin’ diyerek teşvik ettiler. Daha önce hep ‘yapamazsın, beceremezsin’ diyenler çoktu ve cesaret edemiyordum. Hocalarımızın desteği ile dükkân açtım, iyi ki açmışım. Meslek Fabrikası’nda aldığım kurslarda materyaller çok yeterliydi. Her şey için çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Güler yüzlü ve kaliteli hizmet" Sevinç Tokcan’ın müşterisi Feray Özdemir de "Sevinç Hanım hem güler yüzlü bir esnaf hem de kaliteli hizmet veriyor. Ortam samimi, kendimizi rahat hissediyoruz. Yaptığı işlemlerden de memnunuz. Meslek Fabrikası’nın bu eğitimleri vermesi çok güzel. Kadınların iş hayatında olmasını destekliyorum. Herkesin bunu değerlendirmesini isterim" sözlerine yer verdi.
Almanya’dan cinayet için gelmiş: Ablasını öldürdü eniştesini ağır yaraladı
08 Mart 2026 Pazar - 10:51 Almanya’dan cinayet için gelmiş: Ablasını öldürdü eniştesini ağır yaraladı İzmir’de arsa anlaşmazlığı nedeniyle Almanya’dan gelerek ablasını öldürüp eniştesini ağır yaralayan cinayet zanlısı, polis ekiplerine teslim oldu. Olaydan sağ kurtulan adam ve kızı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde katil zanlısının en ağır cezayı alması için adalet çağrısında bulundu. Olay, 7 Şubat sabahı saat 06.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, Almanya’dan Türkiye’ye gelen A.Ç., arsa anlaşmazlığı yaşadığı ablası ve eniştesinin evine gitti. Bahçeden gelen sesler üzerine dışarı çıkan Mesut Tarhan (47) omuz bölgesinden bıçaklanırken, yardıma koşan eşi Adile Tarhan (53) da kardeşi tarafından defalarca bıçak darbesi aldı. Adile Tarhan 18, Mesut Tarhan ise 9 bıçak darbesiyle kanlar içerisinde kaldı. Olayın ardından kaçan zanlı daha sonra polise teslim olurken, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Adile Tarhan 2 gün sonra hayatını kaybetti. Yoğun bakımdaki tedavisinin ardından taburcu olan Mesut Tarhan, 26 yıllık eşinin öldüğünü günler sonra öğrendi. "Sırtıma bıçak saplandığını hissettim" Yaşadığı dehşet anlarını anlatan Mesut Tarhan, "O gün gece geç yatmıştık. Saatin tam kaç olduğunu hatırlamıyorum ama yaklaşık 12.30 civarıydı. Eşim beni uyandırdı ve yan taraftan bir ses geldiğini söyledi. Ben tam o sırada kapının kapanma sesini duydum. Bunun üzerine birlikte kalkıp dışarı çıktık. Oturduğumuz ev müstakil olduğu için bahçeye çıktık. Bahçedeki lambalar yanmıyordu; yalnızca kapının önündeki bir lamba açıktı, diğer taraflar karanlıktı. Düz zeminde yürüyordum. Kapının önünden yaklaşık 4-5 metre ilerledikten sonra sağ tarafta zeminin yükseldiği karanlık bir alan var. Tam oraya doğru dönerken bir anda omzuma bir bıçak saplandığını hissettim. O anda sırt üstü yere düştüm. Eşim sağ tarafımdaydı, biraz da gerimde kalıyordu. O sırada saldırgan eşime yöneldi ve ona da üst üste bıçak darbeleri indirdi. Ben kendimi doğrultmaya çalıştım. Yaram hâlâ sıcaktı. O sırada saldırganı gördüm; Aslan Çoban’dı. Kendimi toparlayıp ayağa kalktım, ensesinden tutup yere attım ve elindeki bıçağı almaya çalıştım. Bıçağı almaya çalışırken sağ kolum kesildi. Bıçak onun sağ elindeydi, ben de sağ elimle müdahale ettim. Sağ elim tamamen kesildi. İki parmağım neredeyse kopmuştu, sadece deri parçası tutuyordu. Üç parmağım kesilmişti, sonradan onlara tendon transferi yapıldı" dedi. "Eşimin vefat ettiğini sonradan öğrendim" Tedavi sürecinden bahseden Mesut Tarhan, "Ondan sonrasını hatırlamıyorum. Ne oldu, ne bitti bilmiyorum. Kendime geldiğimde çocukların ve komşumun seslerini duyuyordum. Kızım ambulansı arıyordu. Daha sonra beni ambulansla hastaneye götürdüler. Yaklaşık 5-6 gün entübe kaldım ve o süreçte ne yaşandığını hatırlamıyorum. Ardından 13-14 gün boyunca yoğun bakımda ve serviste yoğun antibiyotik tedavisi gördüm. Geçen hafta taburcu oldum. Kendime geldiğimde hastanedeydim. Doktor bana günün hangi gün olduğunu ve saatin kaç olduğunu sordu, ancak hatırlamıyordum. Sonradan öğrendim ki olay 7 Şubat’ta olmuş. Kendime geldiğimde eşimin vefat ettiğini bilmiyordum. Bunu daha sonra öğrendim" ifadelerini kullandı. "Ortak alınan evin üzerine çökmek istedi" Olayın geçmişine değinen Mesut Tarhan, "Bu olayın arkasında aslında iki yılı aşkın süredir devam eden bir mesele vardı. Biz zaten konuşmuyorduk. Eşim açıkça annesine de söylemişti; ’Huzurumuzu kaçırıyorsunuz, uzak durun’ demişti. Oturduğumuz evi eşimle birlikte almıştık ancak ev onların üzerineydi ve vermiyordu. Bana ’bugün yarın vereceğim’ diyordu ama eşime de vermeyeceğini söylemiş. Eşim ayrıca ona para da vermişti, onu da vermeyeceğini söylemiş. Evet, ortak alınan evi sahiplenmek ve üzerine çökmek istedi. Kendisi o evde oturmuyordu. Yaklaşık iki buçuk yıl önce Almanya’ya kaçmıştı, çocuklarıyla birlikte gitmişti. Benimle bir sorunu yok gibi görünüyordu ama meğer eşimle arasında ciddi sorunlar varmış. Eşim evi istiyormuş, o ise vermiyormuş. ’Annem yanımda kalmak istemedi, sen istemedin’ gibi sudan bahaneler ileri sürüyormuş" diye konuştu. "Cinayet işlemek için Türkiye’ye gelmiş" Saldırganın tehditlerde bulunduğunu belirten Mesut Tarhan, "Almanya’da da sorunlar yaşamış. Psikolojisinin iyi olmadığı söylenmiş. Eşi ve çocuklarıyla birlikte Türkiye’ye dönmek istemiş ancak onlar kabul etmemiş. Onları orada bırakıp tek başına Türkiye’ye gelmiş ve böyle bir olaya kalkışmış. Gelmeden önce bize geldiğini ya da evde olduğumuza dair hiçbir telefon etmedi. Ocak ayının 15’i ya da 16’sında eşimi aramış. Eşim bana söyledi ama telefonu açmamış. Ben de ’Aç, kardeşindir. Bugün kavga edersiniz yarın barışırsınız’ dedim. Eşim de ’Açıyorum ama bana çok ağır küfürler ediyor, tehdit ediyor’ dedi. Daha sonra eşim tekrar konuştuğunda ona ’Ayın birinde geleceğim, orada seni görmeyeyim, öldüreceğim’ dediğini söyledi. Ben de kendisine mesaj yazdım. ’Bir sıkıntı mı var? Varsa konuşalım’ dedim. Bana ’Seninle bir sıkıntım yok, gelince konuşuruz’ diye cevap verdi. Bana açıkçası bu olay çok şaşırtıcı gelmedi. Çünkü aile içinde bu tür meseleler daha önce de yaşanmış. Urfa’da bir evleri var ve o ev yüzünden beş kardeşin hiçbiri birbiriyle konuşmuyor. Ben 2000 yılında evlendim. Yani 26 yıllık eşimi kaybettim. Onu öz kardeşi öldürdü" dedi. "Annem kanlar içindeydi ve babana koş dedi" Olay anını anlatan Sevgi Tarhan (21), "O sırada evdeydim ve en arka odadaki kendi odamda uyuyordum. Kardeşimin seslenmesiyle uyandım. Bana ’Dayım geldi, annemle babam yaralı, kapının önündeler’ dedi. İlk başta gürültüyü duymamıştım ama yataktan kalktıktan sonra annemin bağırışını duydum. Hemen telefonumu şarjdan alıp kapıya doğru koşmak istedim. Tam o sırada annem içeri girdi. Annem kanlar içindeydi ve bana ’Babana koş’ diye bağırdı. O anda babamın yaralandığını düşündüm. Kapının önüne çıktım. Tam o sırada babam bana doğru yürüyordu. Birkaç adım attıktan sonra bayıldı. Babam bayılırken onu tuttum. Yaralarına tampon uyguladım ve kanamanın durması için baskı yaptım. Kardeşime seslenerek telefonu getirmesini söyledim ve ambulansı aradım. Aynı zamanda ailemizi de arayıp haber verdim. Babama baskı uygularken annem içeriden komşuları aradı. Komşu geldi. Ona babamın yarasına nasıl baskı yapması gerektiğini gösterdim ve babamı ona bıraktım. Daha sonra anneme bakmak için içeri koştum" sözlerini kaydetti. "Dayını yaptı kızım dedi ve bayıldı" Sağlık ekipleri gelene kadar ailesine müdahale ettiğini söyleyen Sevgi Tarhan, "İlk çıktığımda kapının önünde saldırganı görmemiştim. Babam tek başınaydı ve bana doğru yürüyüp kapının önünde yere yığılmıştı. Çok kısa bir süre içinde olmuştu her şey. Babamın bilincinin kapalı olduğunu fark ettim. O sırada annem ayaktaydı ve konuşuyordu. Babam bir ara kendine gelir gibi oldu ve ’Dayını yaptı kızım, dayını yaptı’ dedi. Yaralarına baskı yaparken acıdan bağırıyordu. Komşuya ’Sen tut’ dedim, ’Ben anneme bakmam lazım’ dedim ve içeri koştum. Annemin üstündeki tişört ilk gördüğümde hafif kanlıydı. Ancak içeri girdiğimde tişörtünün tamamen kana bulandığını gördüm. Tişörtünü kaldırdığımda daha derin yaralarının olduğunu fark ettim. O sırada ambulans çok kısa sürede geldi. Yaklaşık 5-6 dakika içinde olay yerine ulaştılar. Ondan sonrasını sağlık ekiplerine bıraktık" dedi. "8 Mart’ta annem için adalet istiyorum" Annesini kaybettiği için büyük üzüntü duyduğunu ifade eden Sevgi Tarhan, "Daha önce hayatımda böyle büyük bir korku yaşamamıştım. Ne yapacağımı bilmiyordum. Bir yandan şok içindeydim, bir yandan da müdahale etmeye çalışıyordum. Dayımın böyle bir şey yapabileceğini hiç düşünmemiştim. Kapının önüne çıktığımda annemle babamı kanlar içinde görünce büyük bir şok yaşadım. Olay 7 Şubat’ta oldu. Annem ise 9 Şubat sabahı saat 05.30’da hayatını kaybetti. Çok garip bir durumdu. Bir yandan annemi kaybetmenin acısını yaşıyorum, diğer yandan babamın hayatta olduğu haberini alıyoruz. Çok karmaşık duygular içerisindeydik. Ben dayımın suçunun en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Annemi elimizden aldı. Babam da ağır yaralandı. Almanya’dan Türkiye’ye cinayet işlemek için gelmiş. Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve ben annemi katleden kişinin en ağır cezayı almasını istiyorum. Bunun için ne gerekiyorsa yapılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.
İzmir’de taksi direksiyonunda kadın gücü
08 Mart 2026 Pazar - 10:50 İzmir’de taksi direksiyonunda kadın gücü İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadınları taksi şoförü olmaya davet etti. İzmir’de 5 yıldır taksicilik yapan Tuğba Bozkurt ise kadınların direksiyon başında olmasının müşterilere büyük güven verdiğini belirtti. Dünya genelinde kutlanan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların iş gücündeki yerini ve önemini bir kez daha gündeme getiriyor. Hayatın her alanında aktif rol alan kadınlar, zorlu bir meslek olarak bilinen taksicilik sektöründe de başarıyla görev yapıyor. Kadınların çalışma azmi ve gücü taksi duraklarında da kendini gösterirken, kadın şoförler trafikteki dikkatleri ve yolculara verdikleri güvenle öne çıkıyor. "Kadın sürücüleri bekliyoruz" İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, kadınların hayatın her alanında varlık gösterdiğini belirterek, "Sektörümüzde de kadınlarımızı görmek bize ayrıca mutluluk veriyor. Kadının elinin değdiği her yer çok daha mükemmel, verimli ve güzel oluyor. Kadının şefkat eli daha fazla hissediliyor. İzmir’de 5 yıldır taksi şoförlüğü yapan Tuğba hanımı örnek gösteriyoruz. Kendisini tebrik ederek topluma bir mesaj vermek istiyoruz. Taksi direksiyonunda çok daha fazla kadın sürücü görmek istiyoruz. Kadınlarımızın olduğu yerde disiplin, saygı, sevgi ve şefkat oluyor. Biz de bunları müşterilerimize yansıtmak istiyoruz. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası olarak bu konuda öncülük yapmak istiyoruz. Kadın sürücüleri odamıza bekliyoruz. Şoför tanıtım kartı alım süreçlerinde kadınlara gereken kamusal kolaylığı sağlayacağız. ESHOT araçlarında ve şehirlerarası otobüslerde olduğu gibi İzmir sokaklarındaki sarı taksilerde de kadın sürücüleri direksiyon başında görmek bizi mutlu edecek. Şu an İzmir’de 6 veya 7 kadın taksi şoförümüz bulunuyor. Biz bu sayının artmasını ümit ediyoruz. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası olarak, şoför tanıtım kartları hususunda Esnaf Birliği ile birlikte kadın sürücülerimize destek olacağımızı beyan ediyorum" dedi. "Kadın şoförler güven veriyor" İzmir’de 5 yıldır taksi şoförlüğü yapan Tuğba Bozkurt, kadınların direksiyon başında bir hemcinslerini gördüklerinde büyük mutluluk duyduklarını vurgulayarak, "Kadınlarımız kendilerini çok güvende hissediyor. Yaşlılar ve küçük kız çocukları da aynı güveni duyuyor. Aileler çocuklarını gönül rahatlığıyla bize teslim ediyor. Bu görevi üstlendiğim için çok mutluyum. Mesleğin teknik ve fiziki birçok zorluğu bulunuyor. Profesyonellik tam da bu noktalarda devreye giriyor. Bir gün İzmir Otogarı’ndaki yangının ortasında kaldım. Arabada yolcularım vardı. Hemen ceketimi yırtıp ıslattım. Camları kapatıp yüzümüzü bağladık ve yolcularımı o yangından sağ salim çıkardım. Olayın ardından yarım saat kendime gelemedim. Ancak önemli olan yangın bölgesinden güvenle geçmek ve görevimizi sonuna kadar eksiksiz icra etmekti. Bunun gururunu yaşıyorum" diye konuştu. "Yeri geldiğinde ambulans şoförü, yeri geldiğinde itfaiyeci de olabiliyoruz" Taksi şoförü deyip geçmemek gerektiğinin altını çizen Bozkurt, "Bir keresinde yapay kalbi olan ve pili bittiği için aracımda fenalaşan bir yolcuyu hastaneye yetiştirdim. Biz yeri geldiğinde ambulans şoförü, yeri geldiğinde itfaiyeci de olabiliyoruz. Yolda giderken kilit arızası nedeniyle kaput açılabiliyor. Ön cam kırılabiliyor. Ellerinize camlar batabiliyor. Ancak siz o yolcuyu sağ salim evine ulaştırmak zorundasınız. 25 yıllık şoförlük ve 5 yıllık taksicilik geçmişimle bu konuda iyi olduğumu düşünüyorum. Kendine güvenen tüm kadınlarımızı Şoförler Odası’na bekliyoruz. Avrupa’daki kadınların başardığı her şeyi Türkiye’deki güçlü kadınlar da rahatlıkla yapabilir. Güçlü kadın unvanını taşımak tam da buradan geliyor. Elbette herkesin yapabileceği bir iş değil. Araca binen yolcunun beden dilini çok iyi okumanız ve mutlaka yakın savunma bilmeniz gerekiyor. Taksicilik kolay değil. Şoförlüğünüzün de çok üst düzey olması şart. Bütün araçlarımızda ses ve kamera kaydı bulunuyor. Emniyet güçlerimiz ve Gece Kartalları her zaman yanımızda. Gece Kartalları, kadın şoför gördükleri zaman aracı mutlaka durdurup yanımızdaki yolcuları sorguluyorlar. Bu meslekte korkulacak hiçbir şey yok. Kadınların kendilerine güvenmeleri ve ’yaparım’ demeleri her şeyin başlangıcı olabilir" ifadelerini kullandı.
Çiğli’deki trafik yükü azalacak
08 Mart 2026 Pazar - 10:45 Çiğli’deki trafik yükü azalacak İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çiğli Ataşehir ile Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ni birbirine bağlayacak Çiğli Kipa Taşıt Köprüsü’nün yapımına başladı. Köprü tamamlandığında çevre yolundaki trafik yükü azalacak. Üç kilometrelik güzergah 100 metreye düşecek; hastane ve fabrikaların yoğun olduğu bölgede ulaşım süresi 15 dakikadan 1 dakikaya inecek. Böylece acil müdahale araçlarının bölgeye erişimi de önemli ölçüde hızlanacak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın kent trafiğindeki düğümleri çözmeye yönelik ulaşım yatırımlarından biri daha hayata geçirildi. Çiğli Ataşehir Mahallesi ile Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ni (AOSB) dere üzerinden birbirine bağlayacak Çiğli Kipa Taşıt Köprüsü’nün yapımına başlandı. Tamamlandığında çok sayıda hastane ve sağlık kuruluşunun yer aldığı Ataşehir Mahallesi’ne ulaşımı büyük ölçüde rahatlatacak köprü sayesinde yaklaşık 3 kilometrelik güzergah 100 metreye; trafik süresi ise 15 dakikadan 1 dakikaya düşecek. Çevre yolunun yükü iki projeyle hafifleyecek AOSB ve Çiğli Kipa’ya ulaşımı kolaylaştıracak köprü ile Caher Dudayev Bulvarı ve çevre yolu üzerindeki trafik yükü alternatif bağlantıyla azalmış olacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin eş zamanlı sürdürdüğü Şemikler Taşıt Üst Geçidi Projesi’nin de tamamlanmasıyla, uzun yıllardır sıkışıklığa neden olan çevre yolunun Çiğli-Karşıyaka aksı büyük ölçüde rahatlayacak. İtfaiye ve ambulans ulaşımı hızlanacak Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı İnşaat Mühendisi Aşkın Şenyürekli, Çiğli Kipa Alışveriş Merkezi’nin bulunduğu bölgede Ataşehir’deki hastane yoğunluğuna hizmet edecek çelik bir taşıt üst geçidi inşa ettiklerini belirterek, "Bu köprünün öncelikli amacı ambulans ve itfaiye araçlarının hızlı erişimini sağlamak. Şu anda bölgeye gelen araçlar çevre yolunu kullanarak uzun bir güzergah kat etmek zorunda kalıyor. Özellikle fabrika giriş-çıkış saatlerinde ciddi trafik oluşuyor. Yapacağımız düzenlemeyle mesafe 100 metreye inecek ve ulaşım 1 dakika içinde sağlanabilecek. Böylece çevre yolundaki yoğunluk da önemli ölçüde azalacak" dedi. Afete dayanıklı uzun ömürlü çelik köprü İzmir’in deprem bölgesi olduğunu hatırlatan Şenyürekli, köprünün Türkiye’nin güncel deprem yönetmeliğine uygun olarak projelendirildiğini vurgulayarak, "Fore kazık ve derin karıştırma yöntemiyle zemin güçlendirmeleri planlandı, çelik imalatlarımız başladı. Çalışmalar yaklaşık bir yıl sürecek. Zemin sıvılaşmasına karşı gerekli önlemleri aldık. Yaklaşım duvarlarının kalıp ve demir imalatına başladık, önümüzdeki günlerde zemin ve çelik imalatları hız kazanacak. Dayanıklı ve uzun ömürlü bir köprü inşa ediyoruz. Tamamlandığında İzmir’e uzun yıllar hizmet edecek. Planladığımız süreden daha kısa sürede bitirerek bir an önce hizmete açmayı hedefliyoruz" diye konuştu. Bisiklet ve yaya yolu da yer alacak Çiğli Ataşehir Mahallesi’nde yapımına başlanan köprü, Çiğli KİPA Alışveriş Merkezi’nin bulunduğu 8280 Sokak ile Ataşehir Mahallesi’ne yeni giriş sağlayacak 8019/14 Sokak’ı birbirine bağlayacak. Yaklaşık 65 metre uzunluğunda ve 13 metre genişliğinde inşa edilecek çelik köprüde, tek gidiş-tek geliş olmak üzere iki şeritli taşıt yolu ile birlikte bisiklet ve yaya yolu da yer alacak.
İzmir’de taksi direksiyonunda kadın gücü
08 Mart 2026 Pazar - 10:40 İzmir’de taksi direksiyonunda kadın gücü İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadınları taksi şoförü olmaya davet etti. İzmir’de 5 yıldır taksicilik yapan Tuğba Bozkurt ise kadınların direksiyon başında olmasının müşterilere büyük güven verdiğini belirtti. Dünya genelinde kutlanan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların iş gücündeki yerini ve önemini bir kez daha gündeme getiriyor. Hayatın her alanında aktif rol alan kadınlar, zorlu bir meslek olarak bilinen taksicilik sektöründe de başarıyla görev yapıyor. Kadınların çalışma azmi ve gücü taksi duraklarında da kendini gösterirken, kadın şoförler trafikteki dikkatleri ve yolculara verdikleri güvenle öne çıkıyor. "Kadın sürücüleri bekliyoruz" İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, kadınların hayatın her alanında varlık gösterdiğini belirterek, "Sektörümüzde de kadınlarımızı görmek bize ayrıca mutluluk veriyor. Kadının elinin değdiği her yer çok daha mükemmel, verimli ve güzel oluyor. Kadının şefkat eli daha fazla hissediliyor. İzmir’de 5 yıldır taksi şoförlüğü yapan Tuğba Hanım’ı örnek gösteriyoruz. Kendisini tebrik ederek topluma bir mesaj vermek istiyoruz. Taksi direksiyonunda çok daha fazla kadın sürücü görmek istiyoruz. Kadınlarımızın olduğu yerde disiplin, saygı, sevgi ve şefkat oluyor. Biz de bunları müşterilerimize yansıtmak istiyoruz. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası olarak bu konuda öncülük yapmak istiyoruz. Kadın sürücüleri odamıza bekliyoruz. Şoför tanıtım kartı alım süreçlerinde kadınlara gereken kamusal kolaylığı sağlayacağız. ESHOT araçlarında ve şehirlerarası otobüslerde olduğu gibi İzmir sokaklarındaki sarı taksilerde de kadın sürücüleri direksiyon başında görmek bizi mutlu edecek. Şu an İzmir’de 6 veya 7 kadın taksi şoförümüz bulunuyor. Biz bu sayının artmasını ümit ediyoruz. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası olarak, şoför tanıtım kartları hususunda Esnaf Birliği ile birlikte kadın sürücülerimize destek olacağımızı beyan ediyorum." dedi. "Kadın şoförler güven veriyor" İzmir’de 5 yıldır taksi şoförlüğü yapan Tuğba Bozkurt, kadınların direksiyon başında bir hemcinslerini gördüklerinde büyük mutluluk duyduklarını vurgulayarak, "Kadınlarımız kendilerini çok güvende hissediyor. Yaşlılar ve küçük kız çocukları da aynı güveni duyuyor. Aileler çocuklarını gönül rahatlığıyla bize teslim ediyor. Bu görevi üstlendiğim için çok mutluyum. Mesleğin teknik ve fiziki birçok zorluğu bulunuyor. Profesyonellik tam da bu noktalarda devreye giriyor. Bir gün İzmir Otogarı’ndaki yangının ortasında kaldım. Arabada yolcularım vardı. Hemen ceketimi yırtıp ıslattım. Camları kapatıp yüzümüzü bağladık ve yolcularımı o yangından sağ salim çıkardım. Olayın ardından yarım saat kendime gelemedim. Ancak önemli olan yangın bölgesinden güvenle geçmek ve görevimizi sonuna kadar eksiksiz icra etmekti. Bunun gururunu yaşıyorum." diye konuştu. "Taksicilik kutsal bir meslek" Taksiciliğin kutsal bir meslek olduğunun altını çizen Bozkurt, "Bir keresinde yapay kalbi olan ve pili bittiği için aracımda fenalaşan bir yolcuyu hastaneye yetiştirdim. Sadece taksi şoförü deyip geçmemek lazım. Biz yeri geldiğinde ambulans şoförü, yeri geldiğinde itfaiyeci de olabiliyoruz. Yolda giderken kilit arızası nedeniyle kaput açılabiliyor. Ön cam kırılabiliyor. Ellerinize camlar batabiliyor. Ancak siz o yolcuyu sağ salim evine ulaştırmak zorundasınız. 25 yıllık şoförlük ve 5 yıllık taksicilik geçmişimle bu konuda iyi olduğumu düşünüyorum. Kendine güvenen tüm kadınlarımızı Şoförler Odası’na bekliyoruz. Avrupa’daki kadınların başardığı her şeyi Türkiye’deki güçlü kadınlar da rahatlıkla yapabilir. Güçlü kadın unvanını taşımak tam da buradan geliyor. Elbette herkesin yapabileceği bir iş değil. Araca binen yolcunun beden dilini çok iyi okumanız ve mutlaka yakın savunma bilmeniz gerekiyor. Taksicilik kolay değil. Şoförlüğünüzün de çok üst düzey olması şart. Bütün araçlarımızda ses ve kamera kaydı bulunuyor. Emniyet güçlerimiz ve Gece Kartalları her zaman yanımızda. Gece Kartalları, kadın şoför gördükleri zaman aracı mutlaka durdurup yanımızdaki yolcuları sorguluyorlar. Bu meslekte korkulacak hiçbir şey yok. Kadınların kendilerine güvenmeleri ve ’Yaparım’ demeleri her şeyin başlangıcı olabilir." ifadelerini kullandı.
Çiğli’deki trafik yükü azalacak
08 Mart 2026 Pazar - 10:38 Çiğli’deki trafik yükü azalacak İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çiğli Ataşehir ile Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ni birbirine bağlayacak Çiğli Kipa Taşıt Köprüsü’nün yapımına başladı. Köprü tamamlandığında çevre yolundaki trafik yükü azalacak. Üç kilometrelik güzergah 100 metreye düşecek; hastane ve fabrikaların yoğun olduğu bölgede ulaşım süresi 15 dakikadan 1 dakikaya inecek. Böylece acil müdahale araçlarının bölgeye erişimi de önemli ölçüde hızlanacak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın kent trafiğindeki düğümleri çözmeye yönelik ulaşım yatırımlarından biri daha hayata geçirildi. Çiğli Ataşehir Mahallesi ile Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ni (AOSB) dere üzerinden birbirine bağlayacak Çiğli Kipa Taşıt Köprüsü’nün yapımına başlandı. Tamamlandığında çok sayıda hastane ve sağlık kuruluşunun yer aldığı Ataşehir Mahallesi’ne ulaşımı büyük ölçüde rahatlatacak köprü sayesinde yaklaşık 3 kilometrelik güzergah 100 metreye; trafik süresi ise 15 dakikadan 1 dakikaya düşecek. Çevre yolunun yükü iki projeyle hafifleyecek AOSB ve Çiğli Kipa’ya ulaşımı kolaylaştıracak köprü ile Caher Dudayev Bulvarı ve çevre yolu üzerindeki trafik yükü alternatif bağlantıyla azalmış olacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin eş zamanlı sürdürdüğü Şemikler Taşıt Üst Geçidi Projesi’nin de tamamlanmasıyla, uzun yıllardır sıkışıklığa neden olan çevre yolunun Çiğli-Karşıyaka aksı büyük ölçüde rahatlayacak. İtfaiye ve ambulans ulaşımı hızlanacak Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı İnşaat Mühendisi Aşkın Şenyürekli, Çiğli Kipa Alışveriş Merkezi’nin bulunduğu bölgede Ataşehir’deki hastane yoğunluğuna hizmet edecek çelik bir taşıt üst geçidi inşa ettiklerini belirterek, "Bu köprünün öncelikli amacı ambulans ve itfaiye araçlarının hızlı erişimini sağlamak. Şu anda bölgeye gelen araçlar çevreyolunu kullanarak uzun bir güzergah kat etmek zorunda kalıyor. Özellikle fabrika giriş-çıkış saatlerinde ciddi trafik oluşuyor. Yapacağımız düzenlemeyle mesafe 100 metreye inecek ve ulaşım 1 dakika içinde sağlanabilecek. Böylece çevre yolundaki yoğunluk da önemli ölçüde azalacak" dedi. Afete dayanıklı uzun ömürlü çelik köprü İzmir’in deprem bölgesi olduğunu hatırlatan Şenyürekli, köprünün Türkiye’nin güncel deprem yönetmeliğine uygun olarak projelendirildiğini vurgulayarak, "Fore kazık ve derin karıştırma yöntemiyle zemin güçlendirmeleri planlandı, çelik imalatlarımız başladı. Çalışmalar yaklaşık bir yıl sürecek. Zemin sıvılaşmasına karşı gerekli önlemleri aldık. Yaklaşım duvarlarının kalıp ve demir imalatına başladık, önümüzdeki günlerde zemin ve çelik imalatları hız kazanacak. Dayanıklı ve uzun ömürlü bir köprü inşa ediyoruz. Tamamlandığında İzmir’e uzun yıllar hizmet edecek. Planladığımız süreden daha kısa sürede bitirerek bir an önce hizmete açmayı hedefliyoruz" diye konuştu. Bisiklet ve yaya yolu da yer alacak Çiğli Ataşehir Mahallesi’nde yapımına başlanan köprü, Çiğli KİPA Alışveriş Merkezi’nin bulunduğu 8280 Sokak ile Ataşehir Mahallesi’ne yeni giriş sağlayacak 8019/14 Sokak’ı birbirine bağlayacak. Yaklaşık 65 metre uzunluğunda ve 13 metre genişliğinde inşa edilecek çelik köprüde, tek gidiş-tek geliş olmak üzere iki şeritli taşıt yolu ile birlikte bisiklet ve yaya yolu da yer alacak.