Yerel Haberler
Kastamonu
08 Nisan 2026 Çarşamba - 15:11 Başkan Arslan’dan Park Dedeman’a 5 yıldızlı teşekkür Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, "7 Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" isimli kısa filmin fragman gösterimi ve galasına ev sahipliği yapan Park Dedeman Kastamonu Otel yönetimine teşekkürlerini iletti. Taşköprü Belediyesi’nin tamamı yapay zeka destekli olarak hazırlattığı, yapımcılığını Muazzam İşler firması ve Taşköprülü yapımcı Zeynep Kahreman’ın üstlendiği 14 dakikalık "7 Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" isimli kısa filmin galası, Park Dedeman Kastamonu’da düzenlendi. Gala gecesi, Kastamonu protokolü ve davetlilerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Kastamonu ve ülke genelinde önemli ve örnek bir projeye imza atan Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, gala programının ardından gerek gala organizasyonuna gerekse Ramazan ayında düzenlenen fasın fragman gösterimine ev sahipliği yapan Park Dedeman Kastamonu Otel yönetimine teşekkürlerini iletti. Otelde düzenlenen gala gecesi, yoğun katılım ve büyük beğeniyle gerçekleşirken, Taşköprü’nün tarihi mirasını konu alan yapım izleyicilerden tam not aldı. Programın ardından değerlendirmelerde bulunan Başkan Arslan, bu özel gecenin hem Taşköprü hem de Kastamonu adına önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Arslan açıklamasında, "Taşköprü olarak Kastamonu’nun tarihine bir ilki birlikte kazandırmanın gururunu yaşadık. Bu anlamlı süreçte, ilk günden itibaren bizlere sundukları kaliteli hizmet, güler yüzlü yaklaşımları ve kusursuz ev sahiplikleri dolayısıyla ve Kastamonu turizmine ve sektörlerinde şehre sağladıkları katma değerden dolayı Park Dedeman Kastamonu Otel yönetimine teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi. Gecenin gerçekleşmesinde emeği bulunan isimlere de değinen Arslan, organizasyona katkı sunan Pastabelle Cafe & Bistro ve Ebru Çiçekevi’ne desteklerinden dolayı teşekkür etti.
Kastamonu’da defne üretimi 3 bin hektarın üzerine çıktı
25 Mart 2026 Çarşamba - 18:58 Kastamonu’da defne üretimi 3 bin hektarın üzerine çıktı Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu’da yürütülen proje sayesinde defne üretiminin 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıktığını ve 70 ailenin geçimini defneden sağladığını söyledi. Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde Orman Fakültesi ile "Toprağın Hekimleri" adlı televizyon programı iş birliğinde gerçekleştirilen "Tarımda Geleceği Savunmak" konulu konferansta tarım ele alındı. İlahiyat Fakültesi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen programda, alanında uzman isimler tarımın geleceğini masaya yatırdı. "Toprağın Hekimleri" programı sunucusu Harun Göksel’in moderatörlüğünü yaptığı programda, tarımda sürdürülebilirlik, kırsal kalkınma, biyoçeşitlilik ve hayvancılık konuşuldu. "Defnenin üretimi, ekonomiye kazandırma projesiyle 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıktı" Programın açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, "Kastamonu Üniversitesi, özellikle ihtisaslaştığı ormancılık ve tabiat turizminde gerek iline gerek de bölgesine katma değerli üretim ve işbirlikleri noktasında önemli hizmetler vermektedir. Üniversitemiz özellikle kamu kurumları, kooperatifler, STK’lar, iş dünyasıyla beraber sektörel programlar kapsamında başta girişimcilik olmak üzere, akabinde nitelikli iş gücü eğitimi, devamında beraber ortaklaşa proje geliştirme kültürü noktasında önemli çalışmalara imza atmış, sahada karşılık bulmuş ve bunları devam ettirmektedir. Özellikle kırsal kalkınmada ormancılıkta önemli bir yere sahip olan odun dışı orman ürünlerinin ekonomiye kazandırılması ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesi noktasında Orman Genel Müdürlüğümüzün destekleri, Rektörümüz Ahmet Hamdi Topal’ın bu noktadaki işbirliğiyle beraber Cide’de başlatılan defnenin üretimi, ekonomiye kazandırma projesiyle 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıkmış ve ilerleyen süreçte daha da artırılması hedeflenmektedir. Orman Bölge Müdürlüğü’nün envanter verilerine baktığımızda sadece 3-4 yıl içerisinde bu bölgede üretilen defne yaprağının üretiminin 300 tondan 3 bin tona çıktığını görüyoruz. Bu ciddi bir gelişme ve yaklaşık 70 civarında ailenin burada istihdam edilip, gelir elde ettiğini görüyoruz. Kırsal kalkınma noktasında önemli çalışmalardan bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor" dedi. "Tabiat turizmi noktasında 60’ın üzerinde projeyi hayata geçirdik" Kastamonu ile özdeşleşen kestane balının da tescil edildiğini belirten Küçük, "Bunun katma değere dönüştürülmesi noktasında Merkezi Araştırma Laboratuvarı’nda uluslararası akredite noktasında analizler yapılarak, kamuoyuna, sektöre kazandırılması ve ticari değerinin hakikaten ekonomik olarak kat kat artması noktasında vesile oldu. Coğrafi işaretlerin alınmasında, bazı kadın girişimci derneklerin kurulmasında yine paydaşlarımızla iş birliği içerisinde bunlara destek olmaya çalıştık. Ormancılık ve tabiat turizmi adına sadece bunlar değil, orman emniyeti sektöründe sektörel iş birlikleriyle beraber, diğer taraftan da tabiat turizmi noktasında paydaşlarımızla iş birliğiyle 60’ın üzerinde projeyi hayata geçirdik. Bu projelerin olmazsa olmaz şartlarından bir tanesi de paydaşlarla iş birliğinin bu projenin içerisinde olmasıdır. Bunların yavaş yavaş sahada yansımasını görüyoruz. Kastamonu Üniversitesi olarak sadece kampüs sınırlarında değil, bütün paydaşlarımızla her daim sahada olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "250’ye yakın endemik bitkinin bulunduğu bir coğrafyada yaşıyoruz" Orman Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Kerim Güney ise, "Kastamonu’da bir şey üretmek isterseniz elinizde avantajlı bir alan var. Türkiye’de her yetişen bitkinin bulunduğu bir coğrafyaya sahibiz. Türkiye’de 600 tane soğanlı süs bitkisi var peyzajda kullanılabilecek. Bunların bir kısmı bizim kendi coğrafyamızın içerisinde. Tarım ve Orman Bakanlığımız belirli endemik türlerin üretilmesine müsaade etmiş. Belirli türleri koruyarak, rezerve alanı gibi düşünerek bu konuda çeşitli koruma tedbirleri almış. Amaç sadece korumak, kollamak mevzusu değil. Bunlardan yerli ve milli belli bir üretim potansiyelini oluşturmaya çalışmak. Türkiye’de 160’a yakın olan salep türü bölgemizde 50 civarındadır. Dolayısıyla da bu noktada hem biyokaçakçılığa hem kontrolsüz toplamaya sebebiyet verecek durumlar söz konusu. Niye salepten girdik konuya; çünkü ekonomik anlamda ciddi bir potansiyele sahip" şeklinde konuştu. "Kenevir bitkisinin sadece lif teknolojisi üzerinden değil, ilaç ham maddesi üretiminde kullanılması gerekiyor" Yüzde 67’si ormanlık olan Kastamonu’da orman köyünün fazla olduğunu belirten Güney, "Gelir seviyeleri ormandan istifade edebilmeyi şu anda yeterli kılmıyor. Yani sadece tomruk üzerinden odunu değerlendirme noktası. Burası için çok yetersiz kalan bir ekonomik yaklaşım tarzı. Bizim odun dışı orman ürünleri dediğimiz, bu tomruğun dışında kalan ürünleri biraz önce kaynak değerleri açısından sınıflandırılan noktalarda da değerlendirme olanağımız var. Biz kırsalı nerede görüyoruz; pazar yerinde görüyoruz. Topladıkları yenebilen bitki türleriyle, kendi yetiştirdikleri ürünlerle ama bu ürünler aradaki zincir durumu çok fazla olduğunda üreticiye bir şey bırakmıyor. O yüzden de üretici ile son tüketici arasındaki aracıları mümkün olduğunca kaldırıp, direkt olarak bir üretim modeli geliştirmek gerekiyor" ifadelerini kullandı. Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özkan Evcin de, insan ile yaban hayatı arasındaki ilişkiye değindi. Canlıların yaşam alanlarının giderek daraldığını belirten Doç. Dr. Evcin, yaban hayatının insan yaşamını destekleyen önemli bir unsur olduğunu hatırlatarak, bu dengenin korunmasının ortak sorumluluk olduğunu söyledi. Doç. Dr. Evcin, ayrıca insan ve yaban hayatının aynı coğrafyayı daha uyumlu nasıl paylaşabileceği sorusunun güncelliğini koruduğunu ifade etti. Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği (KÖYKOOP) Başkanı Erol Akar ise kooperatifleşmenin önemine değindi. Kastamonu Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Adem Canbaz da küçükbaş hayvancılığın orman ekosistemiyle ilişkisiyle ilgili konuşarak, doğru yönetildiğinde küçükbaş hayvancılığın doğaya zarar vermediğini dile getirdi. Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından katılımcılara teşekkür plaketlerinin takdim edilmesiyle sona erdi.
Kastamonu’da defne üretimi 3 bin hektarın üzerine çıktı
25 Mart 2026 Çarşamba - 18:40 Kastamonu’da defne üretimi 3 bin hektarın üzerine çıktı Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen "Tarımda Geleceği Savunmak" konulu programda konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu’da yürütülen proje sayesinde defne üretiminin 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıktığını ve 70 ailenin şu anda geçimini sağladığını söyledi. Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde, Orman Fakültesi ile "Toprağın Hekimleri" televizyon programı iş birliğinde gerçekleştirilen konferansta tarım ele alındı. İlahiyat Fakültesi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen programda, alanında uzman isimler tarımın geleceğini masaya yatırdı. "Toprağın Hekimleri" programı sunucusu Harun Göksel’in moderatörlüğünü yaptığı programda, tarımda sürdürülebilirlik, kırsal kalkınma, biyoçeşitlilik ve hayvancılık konuşuldu. "Defnenin ekonomiye kazandırma projesi 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıktı" Programın açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, "Kastamonu Üniversitesi, özellikle ihtisaslaştığı ormancılık ve tabiat turizminde gerek iline gerek de bölgesine katma değerli üretim ve işbirlikleri noktasında önemli hizmetler vermektedir. Üniversitemiz özellikle kamu kurumları, kooperatifler, STK’lar, iş dünyasıyla beraber sektörel programlar kapsamında başta girişimcilik olmak üzere, akabinde nitelikli iş gücü eğitimi, devamında beraber ortaklaşa proje geliştirme kültürü noktasında önemli çalışmalara imza atmış, sahada karşılık bulmuş ve bunları devam ettirmektedir. Özellikle kırsal kalkınmada ormancılıkta önemli bir yere sahip olan odun dışı orman ürünlerinin ekonomiye kazandırılması ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesi noktasında Orman Genel Müdürlüğümüzün destekleri, Rektörümüz Ahmet Hamdi Topal’ın bu noktadaki işbirliğiyle beraber Cide’de başlatılan defnenin ekonomiye kazandırma projesi 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıkmış ve ilerleyen süreçte daha da artırılması hedeflenmektedir. Orman Bölge Müdürlüğü’nün envanter verilerine baktığımızda sadece 3-4 yıl içerisinde bu bölgede üretilen defne yaprağının üretiminin 300 tondan 3 bin tona çıktığını görüyoruz. Bu ciddi bir gelişme ve yaklaşık 70 civarında ailenin burada istihdam edilip gelir elde ettiğini görüyoruz. Kırsal kalkınma noktasında önemli çalışmalardan bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor" dedi. "Tabiat turizmi noktasında 60’ın üzerinde projeyi hayata geçirdik" Kastamonu ile özdeşleşen kestane balının tescil edildiğini belirten Küçük, "Bunun katma değerlerine dönüştürülmesi noktasında Merkezi Araştırma Laboratuvarında uluslararası akredite noktasında analizler yapılarak kamuoyuna, sektöre kazandırılması ve ticari değerinin hakikaten ekonomik olarak kat kat artması noktasında vesile oldu. Coğrafi işaretlerin alınmasında, bazı kadın girişimci derneklerin kurulmasında yine paydaşlarımızla iş birliği içerisinde bunlara destek olmaya çalıştık. Ormancılık ve tabiat turizmi adına sadece bunlar değil, orman emniyeti sektöründe sektörel iş birlikleriyle beraber diğer taraftan da tabiat turizmi noktasında paydaşlarımızla iş birliğiyle beraber 60’ın üzerinde proje hayata geçirmektedir. Bu projelerin olmazsa olmasının şartlarından bir tanesi de belki de bu programın mihenk taşı oluşturacak olan muhakkak paydaşlarla iş birliğinin bu projenin içerisinde olmasıdır. Bunların yavaş yavaş sahada yansımasını görüyoruz. Kastamonu Üniversitesi olarak sadece kampüs sınırlarında değil, bütün paydaşlarımızla her daim sahada olmaya beraber olduk, devam edeceğiz" diye konuştu. "250’ye yakın endemik bitkinin bulunduğu bir coğrafyada yaşıyoruz" Orman Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Kerim Güney ise, "Kastamonu’da bir şey üretmek isterseniz elinizde avantajlı bir alan var. Türkiye’de her yetişen bitkinin bulunduğu bir coğrafyaya sahibiz. Türkiye’de 600 tane soğanlı süs bitkisi var peyzajda kullanılabilecek. Bunların bir kısmı bizim kendi coğrafyamızın içerisinde. Tarım ve Orman Bakanlığımız belirli endemik türlerin üretilmesine müsaade etmiş. Belirli türleri koruyarak, rezerve alanı gibi düşünerek bu konuda çeşitli koruma tedbirleri almış. Amaç sadece korumak, kollamak mevzusu değil. Bunlardan yerli ve milli belli bir üretim potansiyelini oluşturmaya çalışmak. Türkiye’de 160’a yakın olan salep türü bölgemizde 50 civarındadır. Dolayısıyla da bu noktada hem biyokaçakçılığa hem kontrolsüz toplamaya sebebiyet verecek durumlar söz konusu. Niye salepten girdik konuya, çünkü ekonomik anlamda ciddi bir potansiyele sahip" şeklinde konuştu. "Kenevir bitkisinin sadece lif teknolojisi üzerinden değil, ilaç ham maddesi üretiminde kullanılması gerekiyor" Yüzde 67’si ormanlık olan Kastamonu’da orman köyünün fazla olduğunu belirten Güney, "Gelir seviyeleri ormandan istifade edebilmeyi şu anda yeterli kılmıyor. Yani sadece tomruk üzerinden odunu değerlendirme noktası. Burası için çok yetersiz kalan bir ekonomik yaklaşım tarzı. Bizim odun dışı orman ürünleri dediğimiz, bu tomruğun dışında kalan ürünlerin biraz önce kaynak değerleri açısından sınıflandırılan noktalarda da çok sayıda değerlendirme olanağımız var. Biz kırsalı nerede görüyoruz, pazar yerinde görüyoruz. Topladıkları yenebilen bitki türleriyle, kendi yetiştirdikleri ürünlerle ama bu ürünler aradaki zincir durumu çok fazla olduğunda üreticiye bir şey bırakmıyor. O yüzden de üretici ile son tüketici arasındaki aracıları mümkün olduğunca kaldırıp direkt olarak bir üretim modeli geliştirmek gerekiyor" ifadelerini kullandı. Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özkan Evcin de, insan ile yaban hayatı arasındaki ilişkiye değindi. Canlıların yaşam alanlarının giderek daraldığını belirten Doç. Dr. Evcin, yaban hayatının insan yaşamını destekleyen önemli bir unsur olduğunu hatırlatarak, bu dengenin korunmasının ortak sorumluluk olduğunu söyledi. Doç. Dr. Evcin, ayrıca insan ve yaban hayatının aynı coğrafyayı daha uyumlu nasıl paylaşabileceği sorusunun güncelliğini koruduğunu ifade etti. Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği (KÖYKOOP) Başkanı Erol Akar ise kooperatifleşmenin önemine değindi. Kastamonu Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Adem Canbaz da küçükbaş hayvancılığın orman ekosistemiyle ilişkisiyle ilgili konuşarak, doğru yönetildiğinde küçükbaş hayvancılığın doğaya zarar vermediğini dile getirdi. Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından katılımcılara teşekkür plaketlerinin takdim edilmesiyle sona erdi.
KUZKA Yönetim Kurulunda bölgesel kalkınma, destek ve çalışmalar ele alındı
25 Mart 2026 Çarşamba - 15:20 KUZKA Yönetim Kurulunda bölgesel kalkınma, destek ve çalışmalar ele alındı Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu toplantısında, bölgesel kalkınma, destek programları ve 81 il 81 Ürün Programı değerlendirildi. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) Yönetim Kurulu, Sinop Valisi Mustafa Özarslan başkanlığında gerçekleştirdiği toplantıda, 2026 yılı teknik destek programları, Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) hazırlıkları ile 81 İl 81 Ürün Programı kapsamında yürütülen ürün seçimi süreçlerini görüştü. Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş’ın ev sahipliğinde Kastamonu Valisi Meftun Dallı’nın da katıldığı toplantıda, Genel Sekreter Mehmet Akif Eraslan, yönetim kurulu üyelerine Ajansın 2025 yılı faaliyetleriyle ilgili bilgilendirme sunumu gerçekleştirdi. Ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde yürütülen 81 İl 81 Ürün Programı kapsamında değerlendirme süreçleri tamamlanan Kastamonu, Çankırı ve Sinop’a ait aday ürünler Yönetim Kurulu gündeminde ele alındı. TR82 Bölgesi’ne yönelik yürütülen KUZKA çalışmaları ve bölgesel kalkınmaya yön verecek stratejik programları da değerlendiren yönetim kurulu, 2026 Yılı Ürün Ticarileştirme ve KOBİ Destek Merkezi Teknik Destek Programı ile Tarımda Verimlilik ve Katma Değerin Artırılması Teknik Destek Programı kapsamında gelen proje başvurularının detayları hakkında bilgi aldı. Programlara yoğun ilgi KUZKA, TR82 Bölgesi yöresel ürünlerinin markalaşmasını ve KOBİ’lerin kapasitesinin artırılmasını amaçlayan 10 milyon TL bütçeli 2026 Yılı Ürün Ticarileştirme ve KOBİ Destek Merkezi Teknik Destek Programı kapsamında toplamda 2 milyon TL’lik proje başvurusu alındığı belirtildi. Öte yandan, 5 milyon TL bütçeye sahip 2026 Yılı Tarımda Verimlilik ve Katma Değerin Artırılması Teknik Destek Programı" nda ise başvuru süreci devam ediyor. Toplantıda programlara yoğun ilgi gösterildiği belirtildi. SOGEP’te hazırlıklar devam ediyor Toplantıda ayrıca Sosyal Gelişmenin Desteklenmesi Programı (SOGEP) kapsamında 2026 yılı proje hazırlık süreçleri ele alındı. Çalışmalar kapsamında bölgedeki kurum ve kuruluşlardan toplanan proje fikirleri ile "proje havuzu" oluşturularak, KUZKA tarafından yürütülen destek programlarının yanı sıra, ulusal ve uluslararası kaynaklı programlarda değerlendirilebilecek.
Yerli üretime katkı sağlayacak: Yapay zeka destekli "akıllı imalat modülü" patent aldı
24 Mart 2026 Salı - 19:20 Yerli üretime katkı sağlayacak: Yapay zeka destekli "akıllı imalat modülü" patent aldı Kastamonu Üniversitesi öncülüğünde geliştirilen yapay zeka destekli "akıllı imalat modülü", üretimde verimliliği artırmayı hedefleyen özellikleriyle Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edildi. Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğretim Üyesi Erman Zurnacı’nın, Düzce Üniversitesi’nden Doç. Dr. Engin Nas ve Yalova Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Sabri Uzuner ile birlikte geliştirdiği "akıllı imalat modülü" başlıklı çalışma tescil aldı. TÜBİTAK öncelikli Ar-Ge ve Yenilik Konuları arasında yer alan buluş, yapay zeka destekli teknolojiler ile CNC üretim tekniklerini bir araya getiriyor. Üretim sırasında "CNC" (bilgisayarlı sayısal kontrol) tezgahı ve sensörlerden veri toplayan sistem, bu verileri analiz ederek imalat sürecini gerçek zamanlı olarak optimize ediyor. Modül ile enerji tüketiminin azaltılması, üretim kalitesinin artırılması ve arızaların önceden tespit edilmesi hedefleniyor. Modüler yapısıyla mevcut "CNC" cihazlarına kolayca entegre edilebilen sistem, yerli sanayinin yüksek maliyetlere katlanmadan dijital dönüşüm sürecine dahil olmasına imkan tanıyor. Operatörler ise üretime ilişkin tüm analiz sonuçlarını ekranlarından ya da uzaktan takip edebiliyor. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, patent tescili dolayısıyla çalışma ekibini tebrik ederek, farklı üniversitelerin iş birliğiyle ortaya çıkan projenin akademik ortaklığın önemli bir çıktısı olduğunu ifade etti. Topal, akademik bilginin tescilli ürüne dönüşmesinin ülkenin Ar-Ge kapasitesine ve rekabet gücüne katkı sunduğunu belirtti.
12 farklı ildeki öğrenciler Kur’an-ı Kerim’i en güzel okuyabilmek için yarıştı
24 Mart 2026 Salı - 17:30 12 farklı ildeki öğrenciler Kur’an-ı Kerim’i en güzel okuyabilmek için yarıştı Kastamonu’da 12 farklı ildeki öğrenciler Kur’an-ı Kerim’i en güzel okuyabilmek için yarıştı. Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü koordinesinde 2025-2026 eğitim öğretim yılı Genç Sada Kur’anı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması 4’üncü Bölge Finali Kastamonu’da gerçekleştirildi. Halk Eğitim Merkezi Salonu’nda yapılan bölge finali, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kastamonu Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Eray Köse tarafından okunan Kur’an-ı Kerim sonrası geçmişten günümüze İmam Hatipleri anlatan video filmi izlendi. Programın açılışında konuşan İl Milli Eğitim Müdür Vekili Yaşar Dolapcı, "Güzel bir etkinlik için buradayız. Bu etkinlik Kur’an ahlakı, insanın geleceği, gözyaşının dinmesi, muhabbet, merhamet, sevgiyi insan hayatına ilke edinmek amacıyla bin 400 yıldan beri ve geleceğe iletecek elçileri, öğrencilerimizi dinlemek için bir aradayız. Onlar kelimeleri seslere dönüştürecekler. Dönüştürecek sesler, bin 400 yıldır hayatımızdaki ahlakın, edebin, adaletin, merhametin sese dönüşmüş, Allah’ın yaradılış gayesindeki, insanın hayat şeklini tarif eden Kur’an-ı Kerim’i sese dönüştürecekler. Bu bizim için, insanlık için, gelecek için çok kıymetli" dedi. Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü Din Öğretimi Şube Müdürü Doğan Yıldız ise, "Bugün burada yapılacak olan yarışmada sadece derece alanlar değil, Kur’an’a gönül veren herkes kazanacaktır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) bir hadisi şerifinde ‘sizin en hayırlınız Kur’an-ı öğrenen ve öğretinizdir’ buyurarak, Kur’an-ı öğrenmenin, öğretmenin, anlamanın ve hayata tatbik etmenin ne kadar önemli olduğunu ifade etmiştir. Burada yarışacak gençlerimiz bu müjdeye talip olan gençlerdir. Onlar Kur’an’ın kelimelerini sadece dilleriyle, söz ve kelimeleriyle değil, gönülleri okumaya çalışan, Kur’an’ın sesini yüreklerinde taşıyan gençlerdir" diye konuştu. "Kur’an-ı okurken, anlamıyla da buluşmak bizim en görevimizdir" Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü YKS-LGS Koordinatörü Hüseyin Kazan da, "Kur’an-ı okurken, anlamıyla da buluşmak bizim en görevimizdir. Kur’an’ın amacı insanlara doğru yolu göstermek, Hak ile batılı ayırmak, bireyi bilinçlendirmek, toplumu dönüştürmektir. Adalet, merhamet ve sorumluluk temelli bir hayat kurmaktır. O hayatı değiştirmek için bir hitaptır, bir inkılaptır, bir devrimdir. Kur’an şirke, zulme, emek hırsızlarına, sömürgeye itirazdır. Kur’an tevhidi, eşitliği inşa eder. Kur’an sadece okunacak bir kitap değildir, canlı bir hitaptır. Okumak yetmez, anlamak gerekir" şeklinde konuştu. Genç Sada Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması Bölge Finaline Kastamonu’nun yanı sıra, Ordu, Samsun, Zonguldak, Tokat, Sinop, Çorum, Bartın, Karabük, Bolu, Amasya ve Çankırı illerinden ortaokul ve lise düzeyinde il birincisi öğrenciler katıldı. Yarışma sonunda ortaokulları arsında Samsun 15 Temmuz Şehitler İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi Emin Kayra Eke birinci, Kastamonu Seydiler Seyid Zülfikar M. Naim Karaman İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi Abdussamet Beltekoğlu ikinci ve Zonguldak Devrek Anadolu İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi Muhammed Kerim Bakır üçüncü seçildi. Liseler arasında yapılan yarışmada da Ordu Yusuf Bahri Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Harun Karataş birinci, Samsun Çarşamba Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Muhemmet Keleş ikinci ve Çorum Şehit Erol Olçok Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Tunahan Yücel ise üçüncü oldu. Bölge Finallerine birinci seçilen Samsun 15 Temmuz Şehitler İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi Emin Kayra Eke ve Ordu Yusuf Bahri Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Harun Karataş, 30 Nisan tarihinde Adana’da yapılacak olan Türkiye finallerinde yarışmaya katılmaya hak kazandı. Yarışma, ödül töreniyle sona erdi.