Yerel Haberler
Kastamonu
01 Mart 2026 Pazar - 13:40 Kastamonu Üniversitesi 16 patent ve tasarım başvurusu yaptı Kastamonu Üniversitesi tarafından 2025 yılında 16 patent ve tasarım başvurusu yapıldı. Kastamonu Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi tarafından hazırlanan 2025 yılı "Patent, Faydalı Model ve Tasarım Raporu", Kastamonu Üniversitesinin fikri mülkiyet performansına ilişkin verileri ortaya koydu. 2018-2025 dönemini kapsayan raporda başvuru ve tescil verilerine yer verildi. Rapora göre, 2021 yılından itibaren patent başvurularında düzenli artış kaydedildi. 2023 yılında yükselen başvuru sayıları 2024’te artarken 2025 yılında patent başvuru sayısı dönem içindeki en yüksek seviyeye ulaştı. Uluslararası patent başvurularında da 2023’te başlayan artış 2025’te 8 başvuru olarak kaydedildi. Patent süreçlerinin ortalama 2-3 yıl sürdüğü dikkate alındığında, 2022-2025 yılları arasındaki tescil verileri ayrıca değerlendirildi. 2018-2025 döneminde başvuru süreci tamamlanan 48 dosyanın 7’si PCT (uluslararası) başvurusu olup süreci tamamlanan tüm buluşlar esas alındığında Kastamonu Üniversitesinin tescil oranı yüzde 66 olarak gerçekleşti. Yalnızca ulusal başvurular baz alındığında bu oran yüzde 78 olarak gerçekleşti. Raporda, son yıllardaki başvuru artışı ve değerlendirme süreçlerinin uzunluğu nedeniyle değerlendirme aşamasında bulunan dosya sayısının yüksek olduğu belirtildi. Tasarım alanındaki verilere göre, 2015 ve 2018’de birer başvuru ile başlayan süreç, 2021’de 3, 2022 ve 2023’te 8’er başvuru ile devam etti. 2024 yılında 15 başvuru yapılırken, 2025’te 16 başvuru kaydedildi. Toplam 52 tasarım başvurusunun 38’i tescil edildi, 1 başvuru reddedildi. Diğer başvuruların değerlendirme süreci devam ediyor. Neticelenen dosyalar esas alındığında tasarım alanındaki tescil oranı yüzde 97 olarak gerçekleşti. Rapora göre, 2025 yılı içerisinde 22 ulusal patent, 8 uluslararası patent (PCT), 4 faydalı model ve 16 tasarım olmak üzere toplam 50 müracaat gerçekleştirildi. Bu başvurular, Kastamonu Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi koordinasyonunda yürütülen süreçler kapsamında hazırlanarak ilgili ulusal ve uluslararası kurumlara sunuldu. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, rapora ilişkin yaptığı değerlendirmede, Kastamonu Üniversitesi’nde yürütülen araştırma faaliyetlerinin fikri mülkiyet boyutunun Teknoloji Transfer Ofisi bünyesinde faaliyet gösteren Proje Destek Ofisi aracılığıyla düzenli olarak takip edildiğini belirtti. 2025 yılı patent ve tasarım başvuru verilerine değinen Rektör Topal, "Üniversitemiz, bilimsel bilginin toplumsal ve ekonomik faydaya dönüştürülmesine yönelik çalışmalarını sürdürmektedir. Patent, faydalı model ve tasarım başvurularındaki artış, araştırma çıktılarının korunmasına yönelik süreçlerin kurumsal bir çerçevede yürütüldüğünü göstermektedir. Ulusal patentlerde yüzde 78, tasarım alanında ise yüzde 97 olarak hesaplanan tescil oranları, neticelenen dosyalar esas alınarak belirlenmiştir" dedi. Başvuruların farklı akademik birimlere yayılmasının önemine değinen Rektör Topal, önümüzdeki dönemde akademik birimlerde fikri mülkiyet farkındalığının artırılmasına, disiplinlerarası çalışmaların desteklenmesine ve akademisyenlerin sanayi ile iş birliğinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti.
Türk profesör, Asya’da ilk kez keşfedilen "denizlerin dinozoru"nu anlattı
25 Ekim 2025 Cumartesi - 16:16 Türk profesör, Asya’da ilk kez keşfedilen "denizlerin dinozoru"nu anlattı Hacettepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Tunoğlu’nun memleketi Kastamonu’nun Devrekani ilçesinde 1999’da dünyadaki sayılı örneklerden biri olan ve Asya kıtasında ilk kez keşfedilen "denizlerin dinozoru" olarak bilinen "Mosasaurus hofmanni" fosilini nasıl keşfettiğini anlattı. Kastamonu Kent Tarihi Müzesi tarafından 13’üncüsü düzenlenen Bilim Günleri’nin konuğu Hacettepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyeliğinden emekli olan Prof. Dr. Cemal Tunoğlu oldu. Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odasında gerçekleştirilen Bilim Günleri’nde emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Cemal Tunoğlu, Kastamonu’nun da aralarında bulunduğu dünya genelinde 7 lokasyonda tespit edilen "denizlerin dinozoru" veya "dinozorların kuzeni" olarak adlandırılan "Mosasaurus hofmanni" fosiline ulaşma hikayesini ve özelliklerini anlattı. Hacettepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Genel Jeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Tunoğlu, memleketi Kastamonu’nun Devrekani ilçesinin Beyler Barajı üst savak noktasında 1999 yılında çene ve 5-7 santimetre uzunluğunda bir dizi sivri, konik dişlerden oluşan fosil kalıntıları buldu. Tunoğlu, incelediği fosilin yaklaşık 65-70 milyon yıl öncesine ait Mosasaurus hoffmanni olduğunu tespit etti. Türkiye’de o tarihten sonra başka bir örneği bulunmayan ve Hacettepe Üniversitesi’nde sergilenen "Denizlerin dinozoru", dünya genelinde bulunan 7 örnekten biri olarak dikkat çekmeyi sürdürüyor. "Asya kıtasında tek fosil, başka bir keşif yok" Prof. Dr. Cemal Tunoğlu, "Devrekâni bölgesinde yaklaşık 450 kilometrekarelik veya jeolojik olarak 3 paftalık bir bölgede doktora tezi yaptım. Doktora tezimi bitirdikten sonra bölgede dolaşmaya, gezmeye, bilimsel olarak araştırmalara devam ettim. Sadece Türkiye’de değil koskoca Asya’da 44 milyon kilometrekarelik büyük bir Asya coğrafyasında tek fosil, başka bir keşif yok. Bu bölgede Mosasaurus hoffmanni, özellikle Kastamonu için, Devrekani için mutlaka sahiplenilmesi gereken önemli bir fosildir. Dolayısıyla burasını önemli fosil sit noktası haline de mutlaka getirmemiz lazım. Dünyada burası altıncı lokalite. Daha sonra 2014 yılında İtalya’da da bulundu ve yedinci bir lokalite oluyor. Bizim bulduğumuz fosil, Anadolu’da ve Asya’da ilk olma özelliğini korumaya devam ediyor. Dünyada sadece 95 milyon yıl ile 65 milyon yıl arasında 30 milyon yıl dünyada hakimiyetini sürdürmüş ve 65 milyon yıl önce de yeryüzünden silinmiş, bir daha görünmüyor" dedi. 26 yıl önce 1999 yılında Devrekani’de Beyler Barajı üst savak bölgesinde fosili bulduklarını söyleyen Tunoğlu, "Taşkın savak dediğimiz bir barajın inşaat alanında bulunmuş olan bir fosil, yani iskelet yapısı koskoca 17 metre uzunluğunda. Çene bölgesinden kuyruk bölgesine kadar devasa bir candı, o dönemin okyanuslarında ve denizlerin en büyük canlısı, en iri canlısı. Bu lokalite kazılmaya başlayıp kamyonlara dolduruldu. İş makineleri tarafından büyük bir kısmı, o devasa kemikler, kaburga kemikleri, kuyruk kemikleri ve kafatasının diğer parçaları kamyonlara doldurularak götürülmüş ve bir yere bırakılmış, atılmış. Ben tesadüfen o kamyondan mı düştü yoksa kepçeden mi düştü bilemiyorum, o 60-70 santimetrelik 2 parça ile 30 santimetrelik 2 parçayı tesadüfen buldum. Baktım birtakım materyaller var, şüphelendim ve onun üzerine çekicim ile kırmaya başladım. Çekicimle kırmaya başlayınca görüntülerle karşılaştım. Çene ve çeneye bağlı 6-7 santimetre uzunluğunda dişlerle karşılaştım" diye konuştu. "Mosasaurus hoffmanni, Türkiye’de ve Asya’da ilk keşiftir" Keşfi yaptıktan sonra kendisinin Mosasaurus hoffmanni üzerinde uzman olmadığını belirten Tunoğlu, "Fransa’da bilim insanı olan Paris Tabiat Tarihi Müzesi’nde Dr. Nathalie Bardet ile temasa geçtim. Kendisini Türkiye’ye davet ettim. Hacettepe Paleontoloji Laboratuvarında fosili inceledi, dişlerden bir tanesini 2 gün çalışarak ortaya çıkardık. Çünkü o tek diş çok önemliymiş. Söz konusu fosil parçaların Mosasaurus hoffmanni olduğunu ve Türkiye’de ve Asya’da ilk keşif olduğunu söyledi. Bu fosil hala günümüzde devasa Asya kıtasında bile şimdiye kadar bulunmuş değil. Böylelikle 6 farklı lokalite de fosili bulmuş olduk. Şu ana kadar Hollanda, Belçika, Fransa, Polonya, Bulgaristan ve Türkiye bulunmuştu, son olarak İtalya’da da bulundu. Dünya üzerinde toplam 7 lokalite de bulunmuş oldu. "Yaşadığı dönemin okyanus ve kararlarının da en iri canlısıdır" Mosasaurus hoffmanni, ilk kez 1780 yılında Belçika’da bulunduğunu anlatan Tunoğlu, "Okyanusların ve denizlerin en iri ve en büyük canlısı, dinozorlarla kıyaslanıyor. Bu canlılar denizlerdeki balıklarla, yengeçlerle besleniyorlar. Bu canlılar, karasal canlılar gibi kısa dönem solunum gerçekleştiriyorlar. Mosasaurus hoffmanni, 1999 yılında 26 yıl önce Devrekani’de keşfedilmiştir. Lokalitesi de Devrekani Beyler Barajının üst savak bölgesidir. Türkiye’de ve Asya’da ilk keşiftir. Bu yani 45 milyon kilometrekarelik Asya kıtasında, Türkiye’de yapılan ilk keşiftir. Şimdiye kadar sadece Kuzey yarım kürede bulunmuş, güney yarım kürede hiç bulunmamıştır. Mosasaurus hoffmanni, bu yüzden de güney yarım kürede yapılan ilk keşiftir. Ülkemiz 6’ıncı lokalite de yer almaktadır. 65 milyon yıl öncesinde yani en geç kretase dönemi dediğimiz dönemde yaşamıştır. Yaş olarak da çok önemlidir ve Mosasaurus hoffmanni yeryüzü okyanuslarında 30 milyon yıl hüküm sürmüşlerdir. Yani 95 ila 65 milyon yıl arasında hüküm sürmüşlerdir. Dinozorlar ise 65 milyon ile 150 milyon yıllık bir yaşam periyoduna sahiptir. Şimdiye kadar bulunmuş en genç Mosasaurus hoffmannidir. Yani şimdiye kadar 7 lokalite de bulunan Mosasaurus hoffmanni fosilleri arasında en gencidir. En genç derken yani en son yok olan anlamında söylüyorum. Yaşadığı dönemin okyanus ve kararlarının da en iri canlısıdır" şeklinde konuştu. "Dünyadaki en önemli olan bu keşfi, şehrin kentsel imajı haline getirmeliyiz" Kastamonu Kent Müzesi Müdürü Arkeolog Dr. Murat Karasalihoğlu ise "Kastamonu’nun kesinlikle evrene bir armağanı ve bu armağan maalesef başta Kastamonu olmak üzere çok fazla bilinmiyor. 1999 yılında bugün konuşmacımız olan çok değerli hocamız aynı zamanda hemşehrimiz Cemal Tunoğlu tarafından muazzam bir keşif yapıldı. 19. yüzyılda keşifler çağı bitti aslında. 20. yüzyılda bir kaşif ile tanışıyor olmak, onunla yan yana olmakta ayrı bir onur hepimiz açısından ve 1999 yılında 70 milyon yaşında evrenin jeolojik tarihi, sessiz tanıklarından bir tanesi değerli hocamızın mahlasıyla çekiciyle gün yüzüne çıkartıldı ve bilim dünyasına sunuldu. Bu keşif boyutları bakımından dünyanın en büyük olması nedeniyle gerçekten çok önemli, müzemizde ki en büyük ikinci odayı biz, Mosasaurus hoffmanni’ye ayırdık. Mesele oradaki grafik uygulamalarımız ya da imitasyonlarımız ya da haritalarımızı insanlara eğlenceli vakit geçirmek ya da sadece bilgilendirmek değil, dünyadaki en önemli olan bir buluntuyla aslında bir kentsel imajı oluşturma çabasının içinde olmamızdır. Çok fazla değerimiz var ama değerlerimizin büyük birçoğunu hem Anadolu’ya hem de dünyayla da paylaşıyoruz. Eğer, siz bir kentsel imajı oluşturmak istiyorsanız sizin ünik bir buluntunuz, ünik bir özelliğiniz olması gerekiyor ve biz de bunu düşünerek Mosasaurus’a böylesine önemli bir yer ayırdığımızı da düşünüyorum" dedi.
Türk profesör, Asya’da ilk kez keşfedilen "denizlerin dinozoru"nu anlattı
25 Ekim 2025 Cumartesi - 16:12 Türk profesör, Asya’da ilk kez keşfedilen "denizlerin dinozoru"nu anlattı Hacettepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Tunoğlu’nun memleketi Kastamonu’nun Devrekani ilçesinde 1999’da dünyadaki sayılı örneklerden biri olan ve Asya kıtasında ilk kez keşfedilen "denizlerin dinozoru" olarak bilinen "Mosasaurus hofmanni" fosilini nasıl keşfettiğini anlattı. Kastamonu Kent Tarihi Müzesi tarafından 13’üncüsü düzenlenen Bilim Günleri’nin konuğu Hacettepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyeliğinden emekli olan Prof. Dr. Cemal Tunoğlu oldu. Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odasında gerçekleştirilen Bilim Günleri’nde emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Cemal Tunoğlu, Kastamonu’nun da aralarında bulunduğu dünya genelinde 7 lokasyonda tespit edilen "denizlerin dinozoru" veya "dinozorların kuzeni" olarak adlandırılan "Mosasaurus hofmanni" fosiline ulaşma hikayesini ve özelliklerini anlattı. Hacettepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Genel Jeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Tunoğlu, memleketi Kastamonu’nun Devrekani ilçesinin Beyler Barajı üst savak noktasında 1999 yılında çene ve 5-7 santimetre uzunluğunda bir dizi sivri, konik dişlerden oluşan fosil kalıntıları buldu. Tunoğlu, incelediği fosilin yaklaşık 65-70 milyon yıl öncesine ait Mosasaurus hoffmanni olduğunu tespit etti. Türkiye’de o tarihten sonra başka bir örneği bulunmayan ve Hacettepe Üniversitesi’nde sergilenen "Denizlerin dinozoru", dünya genelinde bulunan 7 örnekten biri olarak dikkat çekmeyi sürdürüyor. "Asya kıtasında tek fosil, başka bir keşif yok" Prof. Dr. Cemal Tunoğlu, "Devrekâni bölgesinde yaklaşık 450 kilometrekarelik veya jeolojik olarak 3 paftalık bir bölgede doktora tezi yaptım. Doktora tezimi bitirdikten sonra bölgede dolaşmaya, gezmeye, bilimsel olarak araştırmalara devam ettim. Sadece Türkiye’de değil koskoca Asya’da 44 milyon kilometrekarelik büyük bir Asya coğrafyasında tek fosil, başka bir keşif yok. Bu bölgede Mosasaurus hoffmanni, özellikle Kastamonu için, Devrekani için mutlaka sahiplenilmesi gereken önemli bir fosildir. Dolayısıyla burasını önemli fosil sit noktası haline de mutlaka getirmemiz lazım. Dünyada burası altıncı lokalite. Daha sonra 2014 yılında İtalya’da da bulundu ve yedinci bir lokalite oluyor. Bizim bulduğumuz fosil, Anadolu’da ve Asya’da ilk olma özelliğini korumaya devam ediyor. Dünyada sadece 95 milyon yıl ile 65 milyon yıl arasında 30 milyon yıl dünyada hakimiyetini sürdürmüş ve 65 milyon yıl önce de yeryüzünden silinmiş, bir daha görünmüyor" dedi. 26 yıl önce 1999 yılında Devrekani’de Beyler Barajı üst savak bölgesinde fosili bulduklarını söyleyen Tunoğlu, "Taşkın savak dediğimiz bir barajın inşaat alanında bulunmuş olan bir fosil, yani iskelet yapısı koskoca 17 metre uzunluğunda. Çene bölgesinden kuyruk bölgesine kadar devasa bir candı, o dönemin okyanuslarında ve denizlerin en büyük canlısı, en iri canlısı. Bu lokalite kazılmaya başlayıp kamyonlara dolduruldu. İş makineleri tarafından büyük bir kısmı, o devasa kemikler, kaburga kemikleri, kuyruk kemikleri ve kafatasının diğer parçaları kamyonlara doldurularak götürülmüş ve bir yere bırakılmış, atılmış. Ben tesadüfen o kamyondan mı düştü yoksa kepçeden mi düştü bilemiyorum, o 60-70 santimetrelik 2 parça ile 30 santimetrelik 2 parçayı tesadüfen buldum. Baktım birtakım materyaller var, şüphelendim ve onun üzerine çekicim ile kırmaya başladım. Çekicimle kırmaya başlayınca görüntülerle karşılaştım. Çene ve çeneye bağlı 6-7 santimetre uzunluğunda dişlerle karşılaştım" diye konuştu. "Mosasaurus hoffmanni, Türkiye’de ve Asya’da ilk keşiftir" Keşfi yaptıktan sonra kendisinin Mosasaurus hoffmanni üzerinde uzman olmadığını belirten Tunoğlu, "Fransa’da bilim insanı olan Paris Tabiat Tarihi Müzesi’nde Dr. Nathalie Bardet ile temasa geçtim. Kendisini Türkiye’ye davet ettim. Hacettepe Paleontoloji Laboratuvarında fosili inceledi, dişlerden bir tanesini 2 gün çalışarak ortaya çıkardık. Çünkü o tek diş çok önemliymiş. Söz konusu fosil parçaların Mosasaurus hoffmanni olduğunu ve Türkiye’de ve Asya’da ilk keşif olduğunu söyledi. Bu fosil hala günümüzde devasa Asya kıtasında bile şimdiye kadar bulunmuş değil. Böylelikle 6 farklı lokalite de fosili bulmuş olduk. Şu ana kadar Hollanda, Belçika, Fransa, Polonya, Bulgaristan ve Türkiye bulunmuştu, son olarak İtalya’da da bulundu. Dünya üzerinde toplam 7 lokalite de bulunmuş oldu. "Yaşadığı dönemin okyanus ve kararlarının da en iri canlısıdır" Mosasaurus hoffmanni, ilk kez 1780 yılında Belçika’da bulunduğunu anlatan Tunoğlu, "Okyanusların ve denizlerin en iri ve en büyük canlısı, dinozorlarla kıyaslanıyor. Bu canlılar denizlerdeki balıklarla, yengeçlerle besleniyorlar. Bu canlılar, karasal canlılar gibi kısa dönem solunum gerçekleştiriyorlar. Mosasaurus hoffmanni, 1999 yılında 26 yıl önce Devrekani’de keşfedilmiştir. Lokalitesi de Devrekani Beyler Barajının üst savak bölgesidir. Türkiye’de ve Asya’da ilk keşiftir. Bu yani 45 milyon kilometrekarelik Asya kıtasında, Türkiye’de yapılan ilk keşiftir. Şimdiye kadar sadece Kuzey yarım kürede bulunmuş, güney yarım kürede hiç bulunmamıştır. Mosasaurus hoffmanni, bu yüzden de güney yarım kürede yapılan ilk keşiftir. Ülkemiz 6’ıncı lokalite de yer almaktadır. 65 milyon yıl öncesinde yani en geç kretase dönemi dediğimiz dönemde yaşamıştır. Yaş olarak da çok önemlidir ve Mosasaurus hoffmanni yeryüzü okyanuslarında 30 milyon yıl hüküm sürmüşlerdir. Yani 95 ila 65 milyon yıl arasında hüküm sürmüşlerdir. Dinozorlar ise 65 milyon ile 150 milyon yıllık bir yaşam periyoduna sahiptir. Şimdiye kadar bulunmuş en genç Mosasaurus hoffmannidir. Yani şimdiye kadar 7 lokalite de bulunan Mosasaurus hoffmanni fosilleri arasında en gencidir. En genç derken yani en son yok olan anlamında söylüyorum. Yaşadığı dönemin okyanus ve kararlarının da en iri canlısıdır" şeklinde konuştu. "Dünyadaki en önemli olan bu keşfi, şehrin kentsel imajı haline getirmeliyiz" Kastamonu Kent Müzesi Müdürü Arkeolog Dr. Murat Karasalihoğlu ise, "Kastamonu’nun kesinlikle evrene bir armağanı ve bu armağan maalesef başta Kastamonu olmak üzere çok fazla bilinmiyor. 1999 yılında bugün konuşmacımız olan çok değerli hocamız aynı zamanda hemşehrimiz Cemal Tunoğlu tarafından muazzam bir keşif yapıldı. 19. yüzyılda keşifler çağı bitti aslında. 20. yüzyılda bir kaşif ile tanışıyor olmak, onunla yan yana olmakta ayrı bir onur hepimiz açısından ve 1999 yılında 70 milyon yaşında evrenin jeolojik tarihi, sessiz tanıklarından bir tanesi değerli hocamızın mahlasıyla çekiciyle gün yüzüne çıkartıldı ve bilim dünyasına sunuldu. Bu keşif boyutları bakımından dünyanın en büyük olması nedeniyle gerçekten çok önemli, müzemizde ki en büyük ikinci odayı biz, Mosasaurus hoffmanni’ye ayırdık. Mesele oradaki grafik uygulamalarımız ya da imitasyonlarımız ya da haritalarımızı insanlara eğlenceli vakit geçirmek ya da sadece bilgilendirmek değil, dünyadaki en önemli olan bir buluntuyla aslında bir kentsel imajı oluşturma çabasının içinde olmamızdır. Çok fazla değerimiz var ama değerlerimizin büyük birçoğunu hem Anadolu’ya hem de dünyayla da paylaşıyoruz. Eğer, siz bir kentsel imajı oluşturmak istiyorsanız sizin ünik bir buluntunuz, ünik bir özelliğiniz olması gerekiyor ve biz de bunu düşünerek Mosasaurus’a böylesine önemli bir yer ayırdığımızı da düşünüyorum" dedi.
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "Teknolojiyi bir kalkan olarak kullanmak zorundayız"
24 Ekim 2025 Cuma - 17:08 Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "Teknolojiyi bir kalkan olarak kullanmak zorundayız" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, artan dünya nüfusu ve iklim değişikliğinin etkileri sebebiyle daha verimli tarımsal üretimin zorunlu hale geldiğini ifade ederek, "Bu risklere karşı teknolojiyi bir kalkan olarak kullanmak zorundayız" dedi. Kastamonu Üniversitesi’nde 2025-2026 Akademik Yılı, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katıldığı törenle başladı. Törende konuşan Bakan Yumaklı, gençlere önemli tavsiyelerde bulundu. Türkiye’nin stratejik önemine değinen Yumaklı, "Ülkemiz Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarının kesişim noktasında. Bunu biliyorsunuz ama bir kere de ben tekrar etmek istiyorum. Sadece 4 saatlik bir uçuş alanında dünya nüfusunun yüzde 40’ına ulaşıyoruz. Bu dünya nüfusunun üretmiş olduğu ticaret hacmi ise 9 trilyon dolar. New York’tan Tokyo’ya kadar 16 saatlik zaman dilimi içerisinde bütün pazarlara aynı gün ulaşma imkanımız var. Kıtalar arası kara, hava, deniz bağlantıları ve enerji yolları sayesinde ülkemiz, bahsettiğimiz bu coğrafya içerisinde güvenli bir liman anlamını taşıyor. Özellikle İstanbul Havalimanı’nın kırmış olduğu rekorlar da bunun en büyük teyidi ve ispatıdır. Bu potansiyel, başta tarımsal üretim olmak üzere tüm alanlarda nitelikli iş gücüne ihtiyaç duyulması anlamına gelir" dedi. "Bütün imkanların sizler için seferber edildiğine emin olun" Gençlere Türkiye’nin hedefleri için önemli görev düştüğünü kaydeden Bakan Yumaklı, "Ben öğrenciyken ülkemizin gayri safi yurt içi hasılası 151 milyar dolardı. Bugün 8 kat artışla 1,3 trilyon dolara çıkmış durumda. Bunun daha da geliştirilmesi için çok ciddi bir potansiyel var. Bunlar sizi bekleyen gelecekteki en büyük hedefler. Yine o dönemlerde, ülkemizin ihracatı 13 milyar dolar civarındaydı, bugün 270 milyar dolara ulaşmış durumdayız. Ülkemizi bu seviyeye gelmesini sağlayan o gün sizler gibi bu koltuklarda oturan kardeşlerimizdi. İnanıyorum ki bizlerden çok daha iyi imkanlara sahip siz kardeşlerim bu başarıyı sağlamak için bütün imkanların sizler için seferber edildiğine emin olun" diye konuştu. "Teknolojiyi bir kalkan olarak kullanmak zorundayız" "Ülkemizin güçlü olduğu, savunma sanayii kadar stratejik öneme sahip bir sektör de tarım sektörüdür" diyen Bakan Yumaklı, "Dünya nüfusu 8 milyara yaklaştı ve 2050 yılında 10 milyara ulaşması öngörülüyor. Dolayısıyla bu durum suya ve gıdaya olan talebi daha da arttırmış durumda. Gençlerimizin bu manadaki çalışmalarına, vizyonlarına, Ar-Ge konularındaki bütün çalışmalara katılmalarına, onların yenilikçi fikirlerine ihtiyacımız var. Çok zorlu bir süreç, riskin çok fazla olduğu bir dönem, durmadan daha fazla, daha verimli üretim yapmamızı bize zorumlu hale getirmiş durumda. Bu risklere karşı teknolojiyi bir kalkan olarak kullanmak zorundayız. Bunu hepimiz yaşıyoruz. Sadece ülkemizde değil, dünyada artık meteorolojik olayların anormal durumlara sebep olduğunu müşahade ediyoruz. Son birkaç gündür 3 farklı ilimizde yağışları beklerken, lokal bir şekilde çok kısa bir zamanda dar bir alanda yağışın olması maalesef bizlere farklı sorunları getirdi. Bir yandan iklim değişikliği, kuraklık, bizim yağış ihtiyacımız, diğer tarafta da yağdığı zaman başka bir sorunu, hasarı bizim önümüze getirmesi. Dolayısıyla teknolojiyi kalkan olarak kullanmalıyız dememdeki kasıt bu" şeklinde konuşu. "Genç kardeşlerimin bu projelere mutlaka katılımını bekliyorum" Tarım ve Orman Bakanlığı olarak Türkiye’nin en büyük ve en yaygın Ar-Ge kurumlarından biri olduklarını vurgulayan Yumaklı, "Bu manada genç araştırmacı kardeşlerimizi destekliyoruz. Kırsal Kalkınmada Uzman Eller, ORKÖY Projeleri, Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme Programı, IPARD-TKDK projeleri, bu manada gençlerin ve kadınların pozitif ayrımcılığa tabii tutulduğu programlar olarak önümüzde. TKDK ve IPARD projelerinin özellikle nitelik olarak önemli olduğunu ifade etmek istiyorum. Yaklaşık 14 bin 540 projeyi desteklemişiz, bu projelere 1,3 milyar avro hibe desteği sağlamışız. Gençlerin projelerden bugüne kadar yüzde 67 yararlandırıldığını göz önünde tutarsak, önümüzdeki dönemde ben genç kardeşlerimin bu projelere mutlaka katılımını beklediğimi ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Akademik yılın hayırlara vesile olmasını dileyen AK Parti Milletvekili Fatma Serap Ekmekci de, "Kastamonu Üniversitemizin sadece akademik alanda değil ilimiz için ve hatta bölgemiz için kalkınma ve gelişmede büyük katkısı olduğunu, yer yer özne görevi gördüğünü, sanayiden turizme, spordan sağlığa pek çok alanda görüyoruz. Bu katkısından dolayı üniversitemizin tüm unsurlarına kalbi teşekkürlerimi sunuyorum. Kastamonu’muzu her alanda Türkiye Yüzyılı’nın yıldız illerinden biri yapmak için çıktığımız yolda şundan eminim ki en büyük imecelerimizden biri Kastamonu Üniversitesi. Bilimin ve aklın rehberliğinde birlikte çok yol alacağımızdan ve Kastamonu’muzu hedeflerimizin de ötesine taşıyacağımızdan eminim. Birlikte yürüdük ve birlikte yürümeyi sürdüreceğiz. Birlikte başaracağız" dedi. Diş Hekimliği Fakültesi ve Hastanesi seneye hizmete girecek Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise, bin 692’si yabancı uyruklu toplam 26 bin 862 öğrenci, 973 akademik, 715 idari personel, 15 fakülte, 1 lisansüstü eğitim enstitüsü, 2 yüksekokul, 13 meslek yüksekokulu, Teknokent, Teknoloji Transfer Merkezi ve Merkezi Araştırma Laboratuvarı ve diğer birimleriyle faaliyetlerini devam ettirdiklerini belirterek, bu yıl Tıp Fakültesi’nde ilk mezunlarını vereceklerini, Tıp Fakültesi bünyesinde 250 yataklı yeni eğitim ve araştırma hastanesinin Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığınca 2026 yılı yatırım programına alındığını ifade etti. Diş Hekimliği Fakültesi bünyesinde faaliyet gösterecek olan fakülte ve hastane binasının da önümüzdeki yıl hizmete girmesini ve ilk öğrencilerini almayı planladıklarını kaydeden Rektör Topal, Kastamonu Üniversitesi bünyesinde faaliyete geçen Hayvan Hastanesi’nin de 2 yıldır öğrencilerin mesleki becerisine katkı sağladığını dile getirdi. 2025 yılı itibarıyla akredite olan lisans program sayısı 14’e yükseldi 2025 yılında robotik ve yapay zeka, yapay zeka operatörlüğü, insansız araç teknikerliği, dijital tarım teknolojileri, su ve atık yönetimi teknikerliği, doğa koruma ve biyoçeşitlilik yönetimi gibi alanlarda yeni program ve bölümler açarak 2025-2026 eğitim öğretim yılında ilk öğrencilerini aldıklarını belirten Topal, uygulamalı eğitimleri yaygınlaştırmayı hedeflediklerini söyledi. Kastamonu Üniversitesi’nde 2025 yılı itibarıyla akredite olan lisans program sayısının 14’e yükseldiğini dile getiren Topal, engelsiz kampüs kapsamında fiziki alt yapıyı iyileştirme çalışmalarının önemli kısmını tamamlayarak 2024 yılında YÖK Engelsiz Üniversite Ödülleri’nde 38 bayrakla Türkiye birincisi olduklarını vurguladı. Topal, Yükseköğretim Kurulu ve Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından üniversitelerde sağlıklı yaşamı ve spor kültürünü teşvik etmek amacıyla yürütülen "Spor Dostu Kampüs" projesi kapsamında Kastamonu Üniversitesi’nin 2025 yılında "Spor Dostu Kampüs" unvanı almaya hak kazandığını belirtti. 5 yılda Kastamonu Üniversitesi’ndeki yaklaşık 900 TÜBİTAK öğrenci projesi desteklenmeye hak kazandığını ifade eden Topal, öğrencilerin TEKNOFEST’te 2023’te En İyi Girişim Ödülü, 2024 yılında İkincilik Ödülü, 2025 yılında ise farklı kategorilerde birincilik, ikincilik ve üçüncülük ödüllerine layık görüldüğünü söyledi. Kastamonu Üniversitesi’nin ulusal ve uluslarası alandaki değerlendirmelerde gösterdiği başarılarla sıralamada yükselmeye devam ettiğini vurgulayan Topal, Kastamonu Üniversitesi’nin ihtisaslaştığı ormancılık ve tabiat turizmi alanında da 61 adet bölgesel kalkınma odaklı ihtisas projesi yürüttüğünü açıklayarak, "Üniversite olarak hiçbir zaman yaptıklarımız yeterli görmüyor, yeni hedefler oluşturmaya odaklanıyoruz. Üniversite şehir iş birliğini önemsiyor özellikle şehrin ilmi, iktisadi, tarihi, coğrafi, sosyal, ekonomik, kültür, sanat, spor ve turizme dair potansiyeline yönelik çalışmalara da imza atıyoruz. Başlattığımız Kastamonu Raporları dizisiyle şehrin gelecek projeksiyonu için sanayicilerimize, iş adamlarımıza ve derdi Kastamonu olan hemşehrilerimize rehber olmaya çalışıyoruz. Mülki, mahalli, kamu, özel ayırt etmeksizin tüm kurum ve kuruluşlarımızla iş birliğini önemsiyor, odağında ilim, insan, toplum ve şehir olan her türlü iş birliğine açık olduğumuzu bir kez daha yinelemek istiyoruz" dedi. Rektör Topal, sözlerini İsrail zulmü altındaki Filistinlilerin yanında olduklarını ifade ederek sonlandırdı. Törene Kastamonu Valisi, Meftun Dallı AK Parti milletvekilleri Fatma Serap Ekmekci ve Halil Uluay, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, il protokolü, üniversite yönetimi, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Bakan Yumaklı, Kastamonu’daki temasları kapsamında Vali Meftun Dallı’yı da makamında ziyaret ederek, ildeki proje ve çalışmalarla ilgili bilgi aldı.
Kastamonu Üniversitesi’nde yabancı öğrencilere üniversite anlatıldı
24 Ekim 2025 Cuma - 14:41 Kastamonu Üniversitesi’nde yabancı öğrencilere üniversite anlatıldı Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen oryantasyon programında yapanca öğürencilerine eğitim sistemi ve üniversite hakkında bilgiler verildi. Kastamonu Üniversitesi tarafından düzenlenen 2025-2026 Akademik Yılı TÖMER Oryantasyon Programı, 22 Ekim 2025 tarihinde İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programa, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, Dış İlişkiler Genel Koordinatörü Doç. Dr. Mustafa Öztürk Akcaoğlu ve TÖMER Müdürü Doç. Dr. Onur Hasdedeğlu, akademisyenler ve çok sayıda uluslararası öğrenci katıldı. Toplantıda konuşan Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, Üniversitemizin uluslararası öğrencilere büyük önem verdiğini belirterek, bin 689 yabancı uyruklu öğrencinin eğitim gördüğünü ifade etti. Öğrencilere Türkçeyi öğrenmenin yanı sıra Kastamonu’nun kültürünü ve insanını da tanıma imkânı bulacaklarını vurguladı. Prof. Dr. Kaymakcı, "Yeni bir coğrafyaya, yeni bir üniversiteye, yeni insanlara kavuşmak için çok uzak yollardan geldiniz. Dileğimiz, burada istediğiniz şekilde bir eğitim-öğretim hayatı sürdürmeniz ve Kastamonu’dan ayrılırken güzel hatıralar biriktirmiş, geleceğe umutla bakan bireyler olarak mezun olmanızdır" ifadelerini kullandı. Öğrencilerin TÖMER aracılığıyla hem Türkçeyi hem de Türkiye’yi yakından tanıma fırsatı bulacaklarını dile getiren Prof. Dr. Kaymakcı, "TÖMER’le birlikte Türkçeyi öğrenirken aynı zamanda Kastamonu’yu, kültürümüzü ve insanımızı da tanıyacaksınız. Hocalarımızın planladığı etkinliklerle çevreyi ve şehri yakından tanıma imkânı bulacaksınız. Bizler de bu süreçte sizlere destek olmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı’nın açılış konuşmalarının ardından TÖMER Müdürü Doç. Dr. Onur Hasdedeğlu önemli bilgiler aktararak, "Bugün sizler için sadece bir eğitim yılı başlangıcı değil; Türkiye’nin zengin tarihine, kadim kültürüne ve en önemlisi güzel Türkçemize açılan bir kapının ilk adımıdır. Türkçe öğrenmek Mevlana’nın, Yunus Emre’nin düşünce dünyasını anlamak, bir Türk kahvesinin kırk yıl hatırını bilmek, bir lokumun tadını hissetmek ve en önemlisi kendinizi bu dilde ifade edebilmektir" diye konuştu. Programda öğrencilere akademik birimler, öğrenci hizmetleri ve sosyal aktiviteler hakkında ayrıntılı bilgiler verildi. Ayrıca, Türkiye’deki yaşamı kolaylaştırmak için rehberlik ve danışmanlık hizmetlerinin önemi vurgulandı. Bu tür programların uluslararası öğrencilerin kültürel adaptasyon süreçlerine katkı sağladığı ve öğrencilerin üniversite hayatına daha hızlı uyum sağlamalarına yardımcı olduğu ifade edildi. Oryantasyon etkinliğine Kazakistan, Sudan, Endonezya, Yemen, Fas ve Afganistan gibi farklı ülkelerden gelen öğrenciler katıldı. Öğrenciler hem birbirleriyle tanışma fırsatı buldu hem de Üniversitemizin sunduğu imkânları yakından deneyimleme olanağı elde etti. Program kapsamında Türkiye’nin kültürel değerleri ve coğrafi zenginliklerinin tanıtıldığı stant yer aldı. Etkinlikte öğrencilere Türk lokumu ikram edildi
Kastamonu’da bölgesel deprem tatbikatı: Yüzlerce personel seferber oldu
23 Ekim 2025 Perşembe - 21:52 Kastamonu’da bölgesel deprem tatbikatı: Yüzlerce personel seferber oldu Kastamonu’da düzenlenen bölgesel deprem tatbikatında, senaryo gereği Kastamonu’nun Tosya ilçesi merkezli, Çankırı, Çorum, Karabük ve Sinop’u etkileyen 7.0 büyüklüğündeki depremde enkaz altında kalan vatandaşlar titizlikle kurtarıldı. AFAD koordinesinde Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında Kastamonu’da bölgesel deprem tatbikatı gerçekleştirildi. Kastamonu İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü öncülüğünde gerçekleştirilen tatbikat kapsamında, Kastamonu’nun Tosya ilçesi merkezli meydana gelen ve Çankırı, Çorum, Karabük ve Sinop’u da etkileyen 7.0 büyüklüğündeki bir deprem canlandırıldı. Deneyim kazanmak ve eksikliklerin tespit edilmesi amacıyla gerçekleştirilen tatbikatta arama-kurtarma, sağlık hizmetleri, barınma, beslenme, yangın başta olmak üzere birçok alanda görevli ekipler görev aldı. Tatbikat senaryosu gereği meydana gelen depremin ardından Kastamonu merkez, Tosya, Taşköprü, İhsangazi, Araç ve Daday ilçelerinde saha faaliyetleri yürütüldü. Tatbikatta Samsun, Amasya, Kırıkkale, Bolu, Düzce, Zonguldak ve Bartın gelen AFAD ekipleri, Kastamonu’nun 6 ilçesinde görev aldı. Ekipler görev aldıkları bölgelerde arama ve kurtarma, sağlık müdahalesi, yangın, uçak tahliyesi, bina tahliyesi, trafik kazası, geçici barınma ve KBRN olaylarına müdahale etti. AFAD Başkanlığı tarafından Kastamonu’nun Tosya ilçesinde konuşlandırılan koordinasyon tırında, koordinasyon sağlandı. Tatbikatta helikopter de görev aldı. "Bu yıl ülkemiz genelinde 74 tatbikat gerçekleştirdik" Tatbikata çevrimiçi olarak katılan AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, "Bu yıl ülkemiz genelinde 74 tatbikat gerçekleştirdik. Bunun 14’ü yerel 59’u bölgesel nitelikteydi. İnşallah Kasım ayının sonuna doğru da uluslararası 4’üncü seviyedeki tatbikatımızı gerçekleştireceğiz. Ne kadar hazır olursak tedirginliğimiz de o kadar azalır" dedi. "Tatbikatta, senaryo gereği 23 afet grubuna ilişkin 558 olay sürümü kullanılmıştır" Tatbikatla ilgili bilgi veren Kastamonu Valisi Meftun Dallı ise, "Tatbikat, Afet Yönetimi ve Karar Destek Sistemi (AYDES) üzerinden masa başı ve sahada gerçek müdahalelerle icra edildi. Tatbikatta, Tosya başta olmak üzere Merkez, Taşköprü, Daday, Araç ve İhsangazi ilçelerindeki binalarda yıkım meydana gelmiş, enkazlar da yaralanan ve hayatlarını kaybeden vatandaşlarımız olmuş, gündelik hayat kesintiye uğramıştır. Deprem sonucu meydana gelen yangınların söndürülmesi, vatandaşlarımızın güvenli alanlara tahliyesi, geçici barınma ihtiyaçlarının karşılanması, sağlık, beslenme, ulaşım, iletişim, enerji, güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi, hasar tespiti yapılması, alt yapı hizmetlerinin sağlanması, enkaz kaldırma çalışmaları gibi faaliyetleri yürütecek 23 afet çalışma grubunun konusunu oluşturan alanlarda masa başı ve saha uygulamaları icra edilmiştir. Senaryo gereği meydana gelen depremde Türkiye Afet Müdahale Planı’nda yer alan afet çalışma grupları aktif rol almıştır. Tatbikat mesajının alınmasıyla TAMP hizmet grupları Kastamonu İl Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezimizde toplanmış, ilk durum değerlendirmesi yapılarak AYDES uygulaması üzerinden çalışmalara başlamıştır. Koordinasyon toplantısının ardından ilçelerde enkaz alanları gezilerek sahada incelemelerde bulunulmuştur. Arama kurtarma çalışmaları için 7 destek il, tatbikat mesajının iletilmesiyle Kastamonu il merkezi ve 5 ilçedeki Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezlerine intikal etmişlerdir. Samsun AFAD İl Müdürlüğü ekipleri Taşköprü ve il merkezine, Amasya ve Kırıkkale AFAD İl Müdürlüğü ekipleri Tosya’ya, Düzce AFAD İl Müdürlüğü ekipleri Taşköprü’ye, Bartın AFAD İl Müdürlüğü ekipleri Daday’a, Zonguldak AFAD İl Müdürlüğü ekipleri İhsangazi’ye, Bolu AFAD İl Müdürlüğü ekipleri Araç’a gelerek arama ve kurtarma çalışmalarına destek vermiştir" diye konuştu. Tatbikatta bin 460 personelin görev aldığını kaydeden Vali Dallı, "Bu tür tatbikatlar, afet anında görevli kurumlarımızın işbirliği kapasitesini artırarak birlikte hareket etme kabiliyetini güçlendirmekte, eksikliklerin tespit edilerek hızla giderilmesini sağlamaktadır. Ülkemizin afetlere karşı hazır hale getirilmesi ve dirençli şehirlerin oluşturulması için İçişleri Bakanlığımız ve AFAD öncülüğündeki çalışmalar hızla sürdürülmektedir. Vatandaşlarımızdan da bu konuda gerçekleştirilen çalışmalara duyarlılık göstermelerini, ‘afet farkındalığı’ eğitimlerine katılmalarını ve AFAD gönüllüsü olarak toplumun afet bilincine katkı sunmalarını bekliyoruz. Buradan bir kez daha hatırlatmak istiyorum, afet anında resmi bilgilendirmeler yalnızca AFAD ve yetkili kurumlar tarafından yapılmaktadır. Kriz anında dezenformasyon üreterek toplumu manipüle etmeye çalışan kişi ya da kişilere fırsat vermeyelim. Resmi kurumlar dışında yapılan açıklamalara itibar etmeyelim" şeklinde konuştu.