Yerel Haberler
Kocaeli
23 Şubat 2026 Pazartesi - 22:21 Orhan Dönmez ev hapsi cezası aldı Bahis ve şike soruşturması kapsamında gözaltına alındıktan 3 gün sonra hakim karşısına çıkan Kocaelispor yönetici Orhan Dönmez adliyeden ev hapsi kararıyla ayrıldı. Kocaelispor Başkanı Recep Durul, "Yargılama sürüyor, kesin hüküm yok. Aksiyon almamız doğru değil. Orhan Abi’yi seviyoruz" dedi. İstanbul Başsavcılığı tarafından yürütülen ‘futbolda bahis ve şike soruşturması’ kapsamında 9 farklı ilden gözaltına alınan 32 kulüp yöneticisinden 11’i tutuklama, 21’i ise adli kontrol talebiyle mahkemeye sevk edildi. Kocaelispor’un yöneticilerinden Orhan Dönmez’e ev hapsi verildi. Cuma gününden beri gözaltına tutulan ve bugün adliyeye sevk edilen Dönmez’in emniyet sürecinde hafif sağlık sorunu yaşadığı ancak şu an durumunun iyi olduğu öğrenildi. "Kesin hüküm yok. Yargılama sürüyor" Kulüp yöneticisi Orhan Dönmez ile ilgili yargılama sürecinin devam ettiğinin ve verilen herhangi bir hükmün olmadığının altını çizen Kocaelispor Başkanı Recep Durul, "Yasal bahis sitesinden geçmişte hazır kupondan oynamış. Kendisi özel bir kupon yapmamış. 30 küsur yöneticiden birkaçı tutuklanmış. Orhan Abi’ye ev hapsi verdiler. Şu an Kocaelispor için yaptırım uygulamak söz konusu değil. Tabii ki kesin hüküm verilmediği sürece bizim de hiçbir şekilde aksiyon almamız doğru değil. Sevdiğimiz bir yönetici arkadaşımız. Sonuç olarak herkes oynamış. Yargı süreci şu anda bizim karar almamızı gerektirecek bir durumda değil. Çünkü yargılama devam ediyor ve kesin bir hüküm yok. Yargılama sonucunda büyük ihtimalle beraat etmesini arzu ediyorum" dedi. "Bence çoğu bilmeden, farkında olmadan oynamıştır" Yöneticilerin çoğunun ‘yasal’ sitelerden iddia oynamanın da yasal olmadığının farkında olmadığına inandığını belirten Recep Durul, "Ev hapsi süresi belli değil. Yargılama devam edecek ama ne kadar sürer; 1 ay mı olur, 2 ay mı olur bilmiyoruz. Orhan Abi ile ilgili herhangi bir karar almadık. Oturup konuşacağız. O da arkadaşımız. Burada şikeden bahsetmek söz konusu değil. Orhan Abi’yi seviyoruz. Kendine gelsin, ziyaret edeceğiz. Sonuç olarak hazır kupondan herkes oynuyor. Yönetici olarak kendi kulübünün rakip takımına oynamış. Bence işin bu boyutta olduğunu birçok insan bilmiyordu. Sorgulama başlayınca Türkiye’de bunun yasal olmadığı anlaşıldı. Bence yöneticilerin çoğu bu işi bilinç dışı yaptı. Bilmeden, farkında olmadan yapılmış bir durum. Zira bilenler zaten oynamamıştır" sözlerini kaydetti.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 21:52 Kocaeli Büyükşehir İtfaiyesi, taşkın riskine karşı Edirne’de Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi, Edirne’de artan taşkın riskine karşı alarma geçti. Tam donanımlı araç, deneyimli personel ve gelişmiş ekipmanlarla yola çıkan ekipler, Edirne’de taşkın tehlikesine karşı yürütülen çalışmalara tam destek verecek. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, ülke genelinde afetlere karşı sergilediği hızlı ve koordineli müdahale anlayışını bir kez daha ortaya koyarak Edirne için harekete geçti. Edirne ve çevresinde son günlerde etkisini artıran yoğun yağışlar, Meriç Nehri ve Tunca Nehri’nin su seviyelerinde ciddi yükselişe neden oldu. Bulgaristan’daki barajlardan gerçekleştirilen kontrollü su salımları ise bölgedeki taşkın riskini artırdı. Bu gelişmeler üzerine ilgili kurumlar alarma geçerken, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’na bağlı ekipler de artan taşkın riskine karşı destek vermek amacıyla Meriç Havzası’nda konuşlandı. AFAD ile koordineli müdahale Su baskınlarına hızlı ve etkin müdahale edilmesi için hazırlıklarını tamamlayan Kocaeli İtfaiyesi, AFAD personelleri ile koordineli şekilde yola çıktı. Kocaeli İtfaiyesi, güçlü teknik altyapı ve tecrübesiyle taşkın riskine karşı sahada aktif rol üstlenecek. Tam donanımlı araç, deneyimli personel ve gelişmiş ekipmanlarla bölgeye hareket eden ekipler, taşkın ve su baskınlarına karşı yürütülen çalışmalara tam destek verecek. Yıldırım: "Etkin görev üstlendik" Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanı Şemsettin Yıldırım, Büyükşehir Belediyesi olarak Edirne’de etkin görev üstleneceklerini ifade etti. Gelen ihbarlar doğrultusunda hareket edeceklerini belirten Yıldırım, su tahliyesini rahatlatacak müdahalelerle ulaşımda yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçeceklerini söyledi.
Kandıra sahillerinin turizm geleceği masaya yatırıldı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:00 Kandıra sahillerinin turizm geleceği masaya yatırıldı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen "Kandıra Sahilleri Turizm Çalıştayı"nda bir araya gelen akademisyenler ve sektör temsilcileri, ilçenin turizm potansiyelini görüştü. Çalıştayda, Kandıra’nın sadece deniz ve güneşle değil, sürdürülebilir ve bütüncül bir planlamayla dört mevsim turist çeken bir merkez olması hedeflendi. Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen çalıştay, Büyükşehir Belediyesi ŞURA Kent Politikaları ve Araştırma Merkezi ile Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı işbirliğinde düzenlendi. Karadeniz’e kıyısı bulunan Kandıra ilçesindeki 82 kilometrelik sahil şeridinin turizm planlaması ele alındı. Çalıştayda, kontrolsüz büyümenin önüne geçilmesi, dört mevsim yaşayan ve yerel kalkınmayı destekleyen sürdürülebilir turizm modelinin oluşturulması amaçlandı. Katılımcılar, doğa, ulaşım, konaklama ve kıyı kullanımı dengesinin sağlanmasına yönelik görüş alışverişinde bulundu. "Yeni bir hikaye yazma zamanı" Programın açılışında konuşan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hayri Baraçlı, turizmi sadece ekonomik bir faaliyet olarak değil, yaşam kalitesini artıran bir unsur olarak gördüklerini belirtti. Kocaeli’nin iki denize kıyısı olan bir şehir olduğunu vurgulayan Baraçlı, "Nikomedya’dan Akçakoca’ya uzanan süreçte turizm odaklı şehir anlayışımızı daha ileri taşımamız gerekiyor. Artık yeni bir hikaye yazma zamanı. Bu toplantı da o hikayenin başlangıcı olacak" dedi. Turizmde yeni yaklaşımlara dikkati çeken Baraçlı, "Akıllı destinasyon şehirleri arasında Kocaeli’yi ön plana çıkarmalıyız. Kandıra bu noktada çok önemli bir faktör. Denize girmek ve piknik yapmanın ötesine geçen, dijital ayak izi çerçevesinde açığa çıkmamış turizm potansiyelini değerlendiren bir anlayışla hareket etmeliyiz" diye konuştu. Kıyı yönetiminde esnafından vatandaşına kadar herkesin sürece dahil edilmesinin önemine değinen Dr. Baraçlı, "Bütüncül kıyı yönetimi modeli bu çalıştayın en önemli çıktılarından biri olacak. Babalı’dan Ağva’ya uzanan 82 kilometrelik sahil şeridini etkin ve verimli kullanarak Kandıra’da dört mevsim yaşayan bir turizm ekosistemi oluşturmayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu. 365 güne yayılan bir turizm anlayışıyla hareket edileceğini belirten Baraçlı, 2041 Kocaeli vizyonu doğrultusunda çalışmaların hız kesmeden sürdüğünü ve turizm master planının en stratejik halkasını Kandıra’nın oluşturduğunu vurguladı. Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilsen Bilgili de turizm alışkanlıklarının değiştiğini, ziyaretçilerin artık alternatif turizm etkinliklerine yöneldiğini aktardı.
Kocaeli’nin "afet mutfağı" Hızır 41 birinci yılını doldurdu
11 Şubat 2026 Çarşamba - 09:32 Kocaeli’nin "afet mutfağı" Hızır 41 birinci yılını doldurdu Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraki Antikkapı A.Ş. bünyesinde kurulan ve Türkiye’nin en büyük kamu afet mutfağı olma özelliğini taşıyan Hızır 41 Afet Mutfağı Üretim Tesisi, hizmetteki ilk yılını tamamladı. Geçen yıl 5 Şubat’ta hizmete alınan tesis, bir yıllık süreçte hem afetlere hazırlık altyapısı hem de sosyal hizmetlere sunduğu katkıyla kentin en stratejik yatırımlarından biri haline geldi. Hızır 41, günlük 150 bin kişilik çorba, 20 bin kişilik üç çeşit yemek ve 22 bin adet ekmek üretim kapasitesiyle dikkati çekiyor. Altı ayrı üretim bölümünden oluşan tesiste; et işleme, unlu mamuller ve pastörize yemek üretimi gibi alanlarda yüksek hijyen standartlarında çalışma yürütülüyor. Antikkapı’nın tüm restoran, kafe ve sosyal tesislerinin ana lojistik merkezi olarak görev yapan tesis, aynı zamanda "Kasap Hızır 41" projesiyle veteriner hekim kontrolünde et ürünleri üretimi gerçekleştiriyor. Afetlerde kritik rol üstleniyor Tesis, sadece günlük üretimle değil, olağanüstü durumlarda üstlendiği rolle de öne çıkıyor. Mobil afet tırları aracılığıyla deprem ve acil durumlarda ilk saatlerden itibaren sıcak yemek ve ekmek üretimi yapabilen sistem, Türkiye’nin birçok noktasındaki afet bölgelerinde aktif görev alabilecek kapasitede tutuluyor. "Gönül Kazan" projesine tam destek Sosyal belediyecilik çalışmaları kapsamında yürütülen "Gönül Kazan" projesinin üretim merkezi olan Hızır 41, her gün evde yalnız yaşayan, yaşlı, hasta ve engelli vatandaşların sofralarına sıcak yemek ulaştırılmasını sağlıyor. Ayrıca kent genelindeki 42 Halk Ekmek noktasına da kesintisiz ürün tedariki sunuyor. Genel Sekreter Baraçlı’dan tebrik ziyareti Tesisin birinci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla incelemelerde bulunan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hayri Baraçlı, profesyonel kadroyla bir araya gelerek başarı dileklerini iletti. Antikkapı A.Ş. Genel Müdürü İsmail Yıldırım’ın eşlik ettiği ziyaret, tesisin başarılı yılı anısına gerçekleştirilen adak kesimiyle sona erdi.
Planlı cinayette 3 sanığa ağırlaştırılmış müebbet talebi
10 Şubat 2026 Salı - 16:42 Planlı cinayette 3 sanığa ağırlaştırılmış müebbet talebi Kocaeli’de kaybolduktan sonra cesedi ormanlık alanda gömülü bulunan Serdar Arslan’ın öldürülmesine ilişkin 3 sanığın yargılandığı davada savcı, sanıkların ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi. Sanıklardan Mahsun Ö., abisinin azmettiresiyle olayı işlediğini iddia ederken, abisi Habil Ö. ise "Ben Mahsun’u bakkala ekmek almaya dahi göndermem" savunmasını yaptı. Kocaeli’de 20 Ocak 2025’te kaybolan Serdar Arslan’ın (44) cesedi, yapılan çalışmalar sonucu ormanlık alanda gömülü halde bulunmuştu. Soruşturma kapsamında Arslan’ın ortağı olduğu iddia edilen Habil Ö. (46), kardeşi Mahsun Ö. (30), Sevban T. (32), D.Ö., H.R.A., Ü.G. ve M.M. isimli 7 şüpheli gözaltına alınmış; Habil Ö., Mahsun Ö. ve Sevban T. tutuklanmıştı. Cinayetin işlendiği bağ evinde delilleri karartmak için parkelerin söküldüğü ve cesedin olaydan iki gün sonra kireçlenerek gömüldüğü tespit edilmişti. Bağ evinde sırtından vurularak öldürülen Serdar Arslan’ın, Habil Ö. ile cezaevinde tanıştıkları, Serindere’de balık restoranı açtıkları ancak aralarında alacak-verecek meselesi nedeniyle gerginlik yaşandığı ve cinayet planı yapıldığı ortaya çıkmıştı. "Habil, ’Serdar İstanbul’dadır’ diyerek beni yanlış yönlendiriyordu" Olayla ilgili davanın 2. celsesi, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam etti. Duruşmaya, tutuklu sanıklar Habil Ö, kardeşi Mahsun Ö. ve Sevban T. ile taraf avukatları ve maktulün yakınları katıldı. Duruşmada tanık olarak dinlenen Serdar Arslan’ın dini nikahlı eşi Gamze K., eşinin kaybolduğu sürece ilişkin, "Serdar benim adıma ev almıştı, bundan kaynaklı aralarında sorun olup olmadığını bilmiyorum. Eşim kayıp olduğu 16 gün boyunca Habil beni her gün arayıp, ’Ev senin üstüne ama idareten’ gibi şeyler söylüyordu, ’Serdar İstanbul’dadır’ diyerek beni yanlış yönlendiriyordu. Sürekli başkalarının üstüne suçu atıyordu. Arabanın kullanan kişinin tespit edildiğini söylediğimde Habil bana, ’Kim o? Bana söyle intikamını ben alacağım’ dedi. Arabanın içinde sigara izmaritleri olup olmadığını da sordu. Ayrıca Mert isimli kişinin de Gürcistan’a kaçtığını söyledi. Sevban’ı ise tanımıyorum" dedi. Serdar Arslan’ın zaman zaman öldürüldüğü bağ evine gittiğini söyleyen Gamze K., "Bu sebeple kayıp olduğu zamanda bağ evini kontrol etmek istediğimizde Habil orada tadilat olduğunu, orada kimsenin olmadığını söyleyerek sürekli bizi İstanbul’a yönlendirdi. Son günlerde Habil ile Serdar arasında ortaklık sebebiyle sorun olmaya başladı" diye konuştu. "Habil ile Serdar kardeş gibiydiler" Tutuklu sanıkların kardeşi Derya Y. ve babaları Şerafettin Ö. de tanık olarak dinlendi. Derya Y., "Maktul ile aralarında husumet olduğunu bilmiyorum. Habil ile Serdar kardeş gibiydiler. Mahsun, Habil’in sözüyle birini öldürecek yapıda biri değil. Silahı nasıl temin ettiler bilmiyorum" şeklinde konuştu. "Oğlum, madde etkisiyle Serdar’ı öldürmüş olabilir" Şerafettin Ö. ise tarafların arasında husumet olup olmadığını bilmediğini belirterek, "Maktulle aralarında husumetleri var mı bilmiyorum ancak abi kardeş arasında yer davasına aralarında husumet vardı. İki oğlumda madde kullanır. Oğlum, madde etkisiyle Serdar’ı öldürmüş olabilir ancak Mahsun abisini dinleyecek yapıda biri değildir" ifadelerini kullandı. "Birbirlerinden ’Can kardeş’ diye bahsediyorlardı" Sanık Habil Ö.’nün eşi tanık Seviye Ö., "Serdar ile eşim arasında husumet ve kavgaya şahit olmadım. Kardeş gibiydiler. ’Can kardeş’ diye birbirlerinden bahsediyorlardı. Ev meselesinden haberim yok. Serdar ile aralarında motor davasını duymuştum. Eşim her ne kadar abi de olsa Mahsun onun lafıyla hareket etmez, zaten görüşmüyorlardı. Serdar ile eşim arasında herhangi resmi veya gayri resmi ortaklıkları yoktu. Eşlerimiz balık restoran işletiyorlardı, biz de maktulün eşi ile birlikte yanlarında çalışıyorduk. Habil öncülüğünde iş yürütülüyordu, Serdar oturuyordu" dedi. 3 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi Duruşmada okunan mütalaada, sanık Habil Ö. ile maktulün eski arkadaş oldukları ve gayriresmi ortaklık yaptıkları ancak aralarında yaşanan anlaşmazlık üzerine Habil Ö’nün maktulü öldürmeye karar verdiği belirtildi. "Kardeşini ve akrabasını cinayete teşvik etti" Mütalaada, Habil Ö.’nün bu planını kardeşi Mahsun Ö. ve akrabası Sevban T. ile paylaştığı, onları suça dahil etmek için çeşitli yöntemler kullandığı kaydedildi. Habil Ö.’nün, kardeşi Mahsun Ö.’yü, "Maktul beni dolandırdı, paramla eşine ev aldı ve beni öldürtmek için kiralık katil tuttu" iddialarıyla ikna etmeye çalıştığı vurgulandı. Ayrıca Habil Ö.’nün, cinayeti işlemesi halinde cezaevine girecek olan kardeşine "Ailene ben bakarım" vaadinde bulunarak eyleme teşvik ettiği aktarıldı. Diğer sanık Sevban T.’nin ise Habil Ö. tarafından, "Serdar senin eşin hakkında dedikodu yapıyor" şeklinde mesajlarla manipüle edilerek suça iştirakinin sağlandığı ifade edildi. Delilleri karartmak için parkeleri değiştirdiler Cinayetin ardından sanıkların delilleri yok etmek için organize hareket ettiklerine dikkati çekilen mütalaada, olayın gerçekleştiği bağ evinde tadilat yapıldığı ve kan izlerini gizlemek amacıyla yer döşemelerinin sökülerek yenilendiği bilgisine yer verildi. Savcı, sanıklar Habil Ö., Mahsun Ö. ve Sevban T.’nin "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca Habil Ö. ve Mahsun Ö. hakkında "6136 sayılı kanuna muhalefet" suçundan da ceza istendi. "Cani değilim, abimin sözüyle hareket ettiğim için çok pişmanım" Mütalaaya karşı söz verilen sanık Mahsun Ö., ağabeyi Habil Ö.’nün kendisini azmettirdiğini öne sürerek, "Beni kullandılar. Durduk yere kimseyi öldürecek, cani bir insan değilim. Abimin sözüyle hareket ettiğim için çok pişmanım" dedi. "Mahsun’u bakkala ekmek almaya dahi göndermem" Sanık Habil Ö. ise kardeşinin iddialarını reddederek, "Serdar 20 yıllık arkadaşımdı, ölümünden bir çıkarım yok. Ben Mahsun’u bakkala ekmek almaya dahi göndermem. Onun başına bir şey gelmesin diye olayı sakladığım doğrudur" savunmasını yaptı. Diğer sanık Sevban T. de cinayet aşamasında rol almadığını, sadece tanık olduğunu ve korktuğu için konuşamadığını iddia etti. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
Planlı cinayetin 3 sanığına müebbet hapis talebi
10 Şubat 2026 Salı - 16:28 Planlı cinayetin 3 sanığına müebbet hapis talebi Kocaeli’de kaybolduktan sonra cesedi ormanlık alanda gömülü bulunan Serdar Arslan’ın öldürülmesine ilişkin 3 sanığın yargılandığı davada savcı, sanıkların ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi. Sanıklardan Mahsun Ö., abisinin azmettiresiyle olayı işlediğini iddia ederken, abisi Habil Ö. ise "Ben Mahsun’u bakkala ekmek almaya dahi göndermem" savunmasını yaptı. Kocaeli’de 20 Ocak 2025’te kaybolan Serdar Arslan’ın (44) cesedi, yapılan çalışmalar sonucu ormanlık alanda gömülü halde bulunmuştu. Soruşturma kapsamında Arslan’ın ortağı olduğu iddia edilen Habil Ö. (46), kardeşi Mahsun Ö. (30), Sevban T. (32), D.Ö., H.R.A., Ü.G. ve M.M. isimli 7 şüpheli gözaltına alınmış; Habil Ö., Mahsun Ö. ve Sevban T. tutuklanmıştı. Cinayetin işlendiği bağ evinde delilleri karartmak için parkelerin söküldüğü ve cesedin olaydan iki gün sonra kireçlenerek gömüldüğü tespit edilmişti. Bağ evinde sırtından vurularak öldürülen Serdar Arslan’ın, Habil Ö. ile cezaevinde tanıştıkları, Serindere’de balık restoranı açtıkları ancak aralarında alacak-verecek meselesi nedeniyle gerginlik yaşandığı ve cinayet planı yapıldığı ortaya çıkmıştı. "Habil, ’Serdar İstanbul’dadır’ diyerek beni yanlış yönlendiriyordu" Olayla ilgili davanın 2. celsesi, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam etti. Duruşmaya, tutuklu sanıklar Habil Ö, kardeşi Mahsun Ö. ve Sevban T. ile taraf avukatları ve maktulün yakınları katıldı. Duruşmada tanık olarak dinlenen Serdar Arslan’ın dini nikahlı eşi Gamze K., eşinin kaybolduğu sürece ilişkin, "Serdar benim adıma ev almıştı, bundan kaynaklı aralarında sorun olup olmadığını bilmiyorum. Eşim kayıp olduğu 16 gün boyunca Habil beni her gün arayıp, ’Ev senin üstüne ama idareten’ gibi şeyler söylüyordu, ’Serdar İstanbul’dadır’ diyerek beni yanlış yönlendiriyordu. Sürekli başkalarının üstüne suçu atıyordu. Arabanın kullanan kişinin tespit edildiğini söylediğimde Habil bana, ’Kim o? Bana söyle intikamını ben alacağım’ dedi. Arabanın içinde sigara izmaritleri olup olmadığını da sordu. Ayrıca Mert isimli kişinin de Gürcistan’a kaçtığını söyledi. Sevban’ı ise tanımıyorum" dedi. Serdar Arslan’ın zaman zaman öldürüldüğü bağ evine gittiğini söyleyen Gamze K., "Bu sebeple kayıp olduğu zamanda bağ evini kontrol etmek istediğimizde Habil orada tadilat olduğunu, orada kimsenin olmadığını söyleyerek sürekli bizi İstanbul’a yönlendirdi. Son günlerde Habil ile Serdar arasında ortaklık sebebiyle sorun olmaya başladı" diye konuştu. "Habil ile Serdar kardeş gibiydiler" Tutuklu sanıkların kardeşi Derya Y. ve babaları Şerafettin Ö. de tanık olarak dinlendi. Derya Y., "Maktul ile aralarında husumet olduğunu bilmiyorum. Habil ile Serdar kardeş gibiydiler. Mahsun, Habil’in sözüyle birini öldürecek yapıda biri değil. Silahı nasıl temin ettiler bilmiyorum" şeklinde konuştu. "Oğlum, madde etkisiyle Serdar’ı öldürmüş olabilir" Şerafettin Ö. ise tarafların arasında husumet olup olmadığını bilmediğini belirterek, "Maktulle aralarında husumetleri var mı bilmiyorum ancak abi kardeş arasında yer davasına aralarında husumet vardı. İki oğlumda madde kullanır. Oğlum, madde etkisiyle Serdar’ı öldürmüş olabilir ancak Mahsun abisini dinleyecek yapıda biri değildir" ifadelerini kullandı. "Birbirlerinden ’Can kardeş’ diye bahsediyorlardı" Sanık Habil Ö.’nün eşi tanık Seviye Ö., "Serdar ile eşim arasında husumet ve kavgaya şahit olmadım. Kardeş gibiydiler. ’Can kardeş’ diye birbirlerinden bahsediyorlardı. Ev meselesinden haberim yok. Serdar ile aralarında motor davasını duymuştum. Eşim her ne kadar abi de olsa Mahsun onun lafıyla hareket etmez, zaten görüşmüyorlardı. Serdar ile eşim arasında herhangi resmi veya gayri resmi ortaklıkları yoktu. Eşlerimiz balık restoran işletiyorlardı, biz de maktulün eşi ile birlikte yanlarında çalışıyorduk. Habil öncülüğünde iş yürütülüyordu, Serdar oturuyordu" dedi. 3 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi Duruşmada okunan mütalaada, sanık Habil Ö. ile maktulün eski arkadaş oldukları ve gayriresmi ortaklık yaptıkları ancak aralarında yaşanan anlaşmazlık üzerine Habil Ö’nün maktulü öldürmeye karar verdiği belirtildi. "Kardeşini ve akrabasını cinayete teşvik etti" Mütalaada, Habil Ö.’nün bu planını kardeşi Mahsun Ö. ve akrabası Sevban T. ile paylaştığı, onları suça dahil etmek için çeşitli yöntemler kullandığı kaydedildi. Habil Ö.’nün, kardeşi Mahsun Ö.’yü, "Maktul beni dolandırdı, paramla eşine ev aldı ve beni öldürtmek için kiralık katil tuttu" iddialarıyla ikna etmeye çalıştığı vurgulandı. Ayrıca Habil Ö.’nün, cinayeti işlemesi halinde cezaevine girecek olan kardeşine "Ailene ben bakarım" vaadinde bulunarak eyleme teşvik ettiği aktarıldı. Diğer sanık Sevban T.’nin ise Habil Ö. tarafından, "Serdar senin eşin hakkında dedikodu yapıyor" şeklinde mesajlarla manipüle edilerek suça iştirakinin sağlandığı ifade edildi. Delilleri karartmak için parkeleri değiştirdiler Cinayetin ardından sanıkların delilleri yok etmek için organize hareket ettiklerine dikkati çekilen mütalaada, olayın gerçekleştiği bağ evinde tadilat yapıldığı ve kan izlerini gizlemek amacıyla yer döşemelerinin sökülerek yenilendiği bilgisine yer verildi. Savcı, sanıklar Habil Ö., Mahsun Ö. ve Sevban T.’nin "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca Habil Ö. ve Mahsun Ö. hakkında "6136 sayılı kanuna muhalefet" suçundan da ceza istendi. "Cani değilim, abimin sözüyle hareket ettiğim için çok pişmanım" Mütalaaya karşı söz verilen sanık Mahsun Ö., ağabeyi Habil Ö.’nün kendisini azmettirdiğini öne sürerek, "Beni kullandılar. Durduk yere kimseyi öldürecek, cani bir insan değilim. Abimin sözüyle hareket ettiğim için çok pişmanım" dedi. "Mahsun’u bakkala ekmek almaya dahi göndermem" Sanık Habil Ö. ise kardeşinin iddialarını reddederek, "Serdar 20 yıllık arkadaşımdı, ölümünden bir çıkarım yok. Ben Mahsun’u bakkala ekmek almaya dahi göndermem. Onun başına bir şey gelmesin diye olayı sakladığım doğrudur" savunmasını yaptı. Diğer sanık Sevban T. de cinayet aşamasında rol almadığını, sadece tanık olduğunu ve korktuğu için konuşamadığını iddia etti. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
Dereye sürüklenen araç ertesi gün ortaya çıktı
10 Şubat 2026 Salı - 15:54 Dereye sürüklenen araç ertesi gün ortaya çıktı Kocaeli’nin Gebze ilçesinde sağanak yağışta dereye sürüklenen otomobil, bir gün sonra sahibi tarafından bulundu. Suların çekilmesiyle ortaya çıkan ve ekiplerce dereden çıkarılan araç kullanılamaz hale geldi. Olay, 8 Şubat’ta Tavşanlı Mahallesi Elmacık Dere mevkisinde meydana geldi. Bölgede etkili olan sağanak, dere yatağındaki su seviyesini yükseltti. Yağışa bağlı toprak kayması sonucu, Ali Güvenç’e ait park halindeki otomobil dereye düşerek sel sularına kapıldı. Ertesi gün ters dönmüş halde bulundu Durumun 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine bölgeye jandarma ekipleri sevk edildi. Suyun yüksek olması ve akıntının şiddeti nedeniyle ilk gün yapılan aramalarda araca ulaşılamadı. Ertesi gün sabah saatlerinde kendi imkanlarıyla arama çalışması yapan araç sahibi Güvenç, saatler sonra otomobilini olay yerinin ilerisinde derede ters dönmüş halde buldu. İhbar üzerine bölgeye gelen jandarma ve Gebze Belediyesi ekiplerinin çalışmasıyla sudan çıkarılan aracın kullanılamaz hale geldiği görüldü. "Saatlerce aradık bulamadık" Deredeki otomobilini cep telefonunun kamerasıyla kaydeden ve yaşananları anlatan araç sahibi Ali Güvenç, "Park halindeki otomobilimiz toprak kaymasının da etkisiyle sel sularına karışarak sürüklenmeye başladı. Dün saatlerce derede aracı aradık ama bulamadık. Jandarmaya bilgi verdik, olay yerine geldiler ve tutanak tutuldu. Arabayı göremediğimiz için araç hakkında bir de kayıp ilanı verdik. Bugün sabah saat 09.00’dan itibaren kendi imkanlarımızla arabamızı aramaya başladık ve öğle sıralarında bulduk. 112’yi aradık ve jandarma ekipleri geldi" dedi. Güvenç, olayın doğal afet ve altyapı sorunlarından kaynaklandığını savunarak, maddi zararının karşılanması için ilgili yetkililerden yardım talep etti.