Yerel Haberler
Kocaeli
+60 Yaş Kulübü’nde spor ve zihinsel egzersiz bir arada 24 Şubat 2026 Salı - 10:34:48 Körfez’de +60 Yaş Aktif Yaşlanma Kulübü’nde katılımcılar hem fiziksel egzersizlerle aktif kalıyor hem de Alzheimer hastalığına karşı yapılan zihinsel çalışmalarla sağlıklı yaş alıyor. Körfez Belediyesi bünyesinde kurulan +60 Yaş Aktif Yaşlanma Kulübü, ilçede yaşayan 60 yaş üstü vatandaşlara yönelik sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle dikkat çekiyor. Yarımca Sahili’nde düzenlenen egzersiz programlarıyla katılımcılar hem fiziksel olarak hareket ediyor hem de zihinsel aktivitelerle sağlıklı yaş almaya teşvik ediliyor. Haftanın belirli günlerinde gerçekleştirilen çalışmalarda katılımcılar, uzman antrenörler eşliğinde açık havada spor yapma imkânı buluyor. Sosyal etkinliklerle desteklenen program kapsamında, ileri yaş grubuna yönelik hem bedensel hem de bilişsel gelişimi destekleyen uygulamalar hayata geçiriliyor. Kulüp faaliyetlerine katılımın her geçen gün arttığı belirtilirken, projeyle yaşlı bireylerin sosyal hayattan kopmadan aktif bir yaşam sürmeleri hedefleniyor. "Alzheimer gibi hastalıklara karşı zihinsel egzersizler ve çeşitli oyunlar da oynatıyoruz" Sportif egzersiz ve faaliyetler hakkında bilgi veren Körfez Gençlerbirliği ve Körfez Belediyesi antrenörü Sinem Karakaynak, "İki antrenörümüzle fiziksel aktivitelerimizi yaptırıyoruz. Çalışmamızı egzersiz günü olarak adlandırıyoruz. Büyüklerimize ‘Hiçbir bahane fiziksel ve sportif aktivite yapmaya engel değildir’ ve ‘aktif olun, genç kalın’ diyoruz. Aynı zamanda Alzheimer gibi hastalıklara karşı da yoğun zihinsel egzersizler ve çeşitli oyunlar da oynatıyoruz. Hem spor yapıyoruz, hem de büyüklerimizle eğlenceli zamanlar geçiriyoruz. Çalışmamız 1 yıldır aralıksız devam ediyor" dedi.
24 Şubat 2026 Salı - 10:05 Marmara’nın fuarcılık faaliyetleri yeniden şekillenecek Kartepe’de inşa edilecek Kocaeli Uluslararası Fuar Merkezi için 30 Mart’ta ihaleye çıkılıyor. Marmara bölgesindeki fuarcılık faaliyetlerini yeniden şekillendirmesi hedeflenen merkezde, ilk etapta her biri 10 bin metrekare büyüklüğünde 3 fuar holü inşa edilecek. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Cengiz Topel Havalimanı’nın yanında bulunan 320 dönümlük alanda inşa edeceği Kocaeli Uluslararası Fuar Merkezi için ihale süreci başlatıldı. Fen İşleri Dairesi Başkanlığı Üst Yapı İşleri Şube Müdürlüğü tarafından 30 Mart Pazartesi günü saat 11.00’de gerçekleştirilecek ihale açık usulle yapılacak ve teklifler EKAP üzerinden alınacak. İlk etapta 3 hol yapılacak Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın, "Sadece fuar değil, sosyal yaşam merkezi inşa edeceğiz" mesajıyla duyurduğu projede altyapı ve hafriyat çalışmaları tamamlandı. Marmara bölgesindeki fuarcılık faaliyetlerini yeniden şekillendirmesi hedeflenen merkezde, ilk etapta her biri 10 bin metrekare büyüklüğünde 3 fuar holü inşa edilecek. Ön bölümde ise kongre merkezi, konferans salonları ve geniş giriş hollerinden oluşan yapılar yer alacak. 6 holden oluşan sosyal yaşam merkezi Uzun vadede fuar merkezinin toplam 6 hole ulaşması planlanıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte otel, ticari alanlar ve merkezin parklanma ihtiyacını karşılayacak ek yapılar da alana kazandırılacak. Bu yatırımla birlikte Kocaeli’nin, ulusal ve uluslararası fuarcılığın önemli merkezlerinden biri haline gelmesi hedefleniyor. 181 bin 900 metrekare alanda inşa edilecek Toplam 181 bin 900 metrekarelik alan üzerinde projelendirilen fuar merkezinin 65 bin 445,6 metrekarelik inşaat alanı bulunuyor. Projede ayrıca peyzaj düzenlemeleri ile 706 araç kapasiteli açık otopark da yapılacak. Fuar merkezinin yapım süresi ise 540 gün olarak belirlendi.
Planlı cinayette 3 sanığa ağırlaştırılmış müebbet talebi
10 Şubat 2026 Salı - 16:42 Planlı cinayette 3 sanığa ağırlaştırılmış müebbet talebi Kocaeli’de kaybolduktan sonra cesedi ormanlık alanda gömülü bulunan Serdar Arslan’ın öldürülmesine ilişkin 3 sanığın yargılandığı davada savcı, sanıkların ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi. Sanıklardan Mahsun Ö., abisinin azmettiresiyle olayı işlediğini iddia ederken, abisi Habil Ö. ise "Ben Mahsun’u bakkala ekmek almaya dahi göndermem" savunmasını yaptı. Kocaeli’de 20 Ocak 2025’te kaybolan Serdar Arslan’ın (44) cesedi, yapılan çalışmalar sonucu ormanlık alanda gömülü halde bulunmuştu. Soruşturma kapsamında Arslan’ın ortağı olduğu iddia edilen Habil Ö. (46), kardeşi Mahsun Ö. (30), Sevban T. (32), D.Ö., H.R.A., Ü.G. ve M.M. isimli 7 şüpheli gözaltına alınmış; Habil Ö., Mahsun Ö. ve Sevban T. tutuklanmıştı. Cinayetin işlendiği bağ evinde delilleri karartmak için parkelerin söküldüğü ve cesedin olaydan iki gün sonra kireçlenerek gömüldüğü tespit edilmişti. Bağ evinde sırtından vurularak öldürülen Serdar Arslan’ın, Habil Ö. ile cezaevinde tanıştıkları, Serindere’de balık restoranı açtıkları ancak aralarında alacak-verecek meselesi nedeniyle gerginlik yaşandığı ve cinayet planı yapıldığı ortaya çıkmıştı. "Habil, ’Serdar İstanbul’dadır’ diyerek beni yanlış yönlendiriyordu" Olayla ilgili davanın 2. celsesi, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam etti. Duruşmaya, tutuklu sanıklar Habil Ö, kardeşi Mahsun Ö. ve Sevban T. ile taraf avukatları ve maktulün yakınları katıldı. Duruşmada tanık olarak dinlenen Serdar Arslan’ın dini nikahlı eşi Gamze K., eşinin kaybolduğu sürece ilişkin, "Serdar benim adıma ev almıştı, bundan kaynaklı aralarında sorun olup olmadığını bilmiyorum. Eşim kayıp olduğu 16 gün boyunca Habil beni her gün arayıp, ’Ev senin üstüne ama idareten’ gibi şeyler söylüyordu, ’Serdar İstanbul’dadır’ diyerek beni yanlış yönlendiriyordu. Sürekli başkalarının üstüne suçu atıyordu. Arabanın kullanan kişinin tespit edildiğini söylediğimde Habil bana, ’Kim o? Bana söyle intikamını ben alacağım’ dedi. Arabanın içinde sigara izmaritleri olup olmadığını da sordu. Ayrıca Mert isimli kişinin de Gürcistan’a kaçtığını söyledi. Sevban’ı ise tanımıyorum" dedi. Serdar Arslan’ın zaman zaman öldürüldüğü bağ evine gittiğini söyleyen Gamze K., "Bu sebeple kayıp olduğu zamanda bağ evini kontrol etmek istediğimizde Habil orada tadilat olduğunu, orada kimsenin olmadığını söyleyerek sürekli bizi İstanbul’a yönlendirdi. Son günlerde Habil ile Serdar arasında ortaklık sebebiyle sorun olmaya başladı" diye konuştu. "Habil ile Serdar kardeş gibiydiler" Tutuklu sanıkların kardeşi Derya Y. ve babaları Şerafettin Ö. de tanık olarak dinlendi. Derya Y., "Maktul ile aralarında husumet olduğunu bilmiyorum. Habil ile Serdar kardeş gibiydiler. Mahsun, Habil’in sözüyle birini öldürecek yapıda biri değil. Silahı nasıl temin ettiler bilmiyorum" şeklinde konuştu. "Oğlum, madde etkisiyle Serdar’ı öldürmüş olabilir" Şerafettin Ö. ise tarafların arasında husumet olup olmadığını bilmediğini belirterek, "Maktulle aralarında husumetleri var mı bilmiyorum ancak abi kardeş arasında yer davasına aralarında husumet vardı. İki oğlumda madde kullanır. Oğlum, madde etkisiyle Serdar’ı öldürmüş olabilir ancak Mahsun abisini dinleyecek yapıda biri değildir" ifadelerini kullandı. "Birbirlerinden ’Can kardeş’ diye bahsediyorlardı" Sanık Habil Ö.’nün eşi tanık Seviye Ö., "Serdar ile eşim arasında husumet ve kavgaya şahit olmadım. Kardeş gibiydiler. ’Can kardeş’ diye birbirlerinden bahsediyorlardı. Ev meselesinden haberim yok. Serdar ile aralarında motor davasını duymuştum. Eşim her ne kadar abi de olsa Mahsun onun lafıyla hareket etmez, zaten görüşmüyorlardı. Serdar ile eşim arasında herhangi resmi veya gayri resmi ortaklıkları yoktu. Eşlerimiz balık restoran işletiyorlardı, biz de maktulün eşi ile birlikte yanlarında çalışıyorduk. Habil öncülüğünde iş yürütülüyordu, Serdar oturuyordu" dedi. 3 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi Duruşmada okunan mütalaada, sanık Habil Ö. ile maktulün eski arkadaş oldukları ve gayriresmi ortaklık yaptıkları ancak aralarında yaşanan anlaşmazlık üzerine Habil Ö’nün maktulü öldürmeye karar verdiği belirtildi. "Kardeşini ve akrabasını cinayete teşvik etti" Mütalaada, Habil Ö.’nün bu planını kardeşi Mahsun Ö. ve akrabası Sevban T. ile paylaştığı, onları suça dahil etmek için çeşitli yöntemler kullandığı kaydedildi. Habil Ö.’nün, kardeşi Mahsun Ö.’yü, "Maktul beni dolandırdı, paramla eşine ev aldı ve beni öldürtmek için kiralık katil tuttu" iddialarıyla ikna etmeye çalıştığı vurgulandı. Ayrıca Habil Ö.’nün, cinayeti işlemesi halinde cezaevine girecek olan kardeşine "Ailene ben bakarım" vaadinde bulunarak eyleme teşvik ettiği aktarıldı. Diğer sanık Sevban T.’nin ise Habil Ö. tarafından, "Serdar senin eşin hakkında dedikodu yapıyor" şeklinde mesajlarla manipüle edilerek suça iştirakinin sağlandığı ifade edildi. Delilleri karartmak için parkeleri değiştirdiler Cinayetin ardından sanıkların delilleri yok etmek için organize hareket ettiklerine dikkati çekilen mütalaada, olayın gerçekleştiği bağ evinde tadilat yapıldığı ve kan izlerini gizlemek amacıyla yer döşemelerinin sökülerek yenilendiği bilgisine yer verildi. Savcı, sanıklar Habil Ö., Mahsun Ö. ve Sevban T.’nin "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca Habil Ö. ve Mahsun Ö. hakkında "6136 sayılı kanuna muhalefet" suçundan da ceza istendi. "Cani değilim, abimin sözüyle hareket ettiğim için çok pişmanım" Mütalaaya karşı söz verilen sanık Mahsun Ö., ağabeyi Habil Ö.’nün kendisini azmettirdiğini öne sürerek, "Beni kullandılar. Durduk yere kimseyi öldürecek, cani bir insan değilim. Abimin sözüyle hareket ettiğim için çok pişmanım" dedi. "Mahsun’u bakkala ekmek almaya dahi göndermem" Sanık Habil Ö. ise kardeşinin iddialarını reddederek, "Serdar 20 yıllık arkadaşımdı, ölümünden bir çıkarım yok. Ben Mahsun’u bakkala ekmek almaya dahi göndermem. Onun başına bir şey gelmesin diye olayı sakladığım doğrudur" savunmasını yaptı. Diğer sanık Sevban T. de cinayet aşamasında rol almadığını, sadece tanık olduğunu ve korktuğu için konuşamadığını iddia etti. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
Planlı cinayetin 3 sanığına müebbet hapis talebi
10 Şubat 2026 Salı - 16:28 Planlı cinayetin 3 sanığına müebbet hapis talebi Kocaeli’de kaybolduktan sonra cesedi ormanlık alanda gömülü bulunan Serdar Arslan’ın öldürülmesine ilişkin 3 sanığın yargılandığı davada savcı, sanıkların ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi. Sanıklardan Mahsun Ö., abisinin azmettiresiyle olayı işlediğini iddia ederken, abisi Habil Ö. ise "Ben Mahsun’u bakkala ekmek almaya dahi göndermem" savunmasını yaptı. Kocaeli’de 20 Ocak 2025’te kaybolan Serdar Arslan’ın (44) cesedi, yapılan çalışmalar sonucu ormanlık alanda gömülü halde bulunmuştu. Soruşturma kapsamında Arslan’ın ortağı olduğu iddia edilen Habil Ö. (46), kardeşi Mahsun Ö. (30), Sevban T. (32), D.Ö., H.R.A., Ü.G. ve M.M. isimli 7 şüpheli gözaltına alınmış; Habil Ö., Mahsun Ö. ve Sevban T. tutuklanmıştı. Cinayetin işlendiği bağ evinde delilleri karartmak için parkelerin söküldüğü ve cesedin olaydan iki gün sonra kireçlenerek gömüldüğü tespit edilmişti. Bağ evinde sırtından vurularak öldürülen Serdar Arslan’ın, Habil Ö. ile cezaevinde tanıştıkları, Serindere’de balık restoranı açtıkları ancak aralarında alacak-verecek meselesi nedeniyle gerginlik yaşandığı ve cinayet planı yapıldığı ortaya çıkmıştı. "Habil, ’Serdar İstanbul’dadır’ diyerek beni yanlış yönlendiriyordu" Olayla ilgili davanın 2. celsesi, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam etti. Duruşmaya, tutuklu sanıklar Habil Ö, kardeşi Mahsun Ö. ve Sevban T. ile taraf avukatları ve maktulün yakınları katıldı. Duruşmada tanık olarak dinlenen Serdar Arslan’ın dini nikahlı eşi Gamze K., eşinin kaybolduğu sürece ilişkin, "Serdar benim adıma ev almıştı, bundan kaynaklı aralarında sorun olup olmadığını bilmiyorum. Eşim kayıp olduğu 16 gün boyunca Habil beni her gün arayıp, ’Ev senin üstüne ama idareten’ gibi şeyler söylüyordu, ’Serdar İstanbul’dadır’ diyerek beni yanlış yönlendiriyordu. Sürekli başkalarının üstüne suçu atıyordu. Arabanın kullanan kişinin tespit edildiğini söylediğimde Habil bana, ’Kim o? Bana söyle intikamını ben alacağım’ dedi. Arabanın içinde sigara izmaritleri olup olmadığını da sordu. Ayrıca Mert isimli kişinin de Gürcistan’a kaçtığını söyledi. Sevban’ı ise tanımıyorum" dedi. Serdar Arslan’ın zaman zaman öldürüldüğü bağ evine gittiğini söyleyen Gamze K., "Bu sebeple kayıp olduğu zamanda bağ evini kontrol etmek istediğimizde Habil orada tadilat olduğunu, orada kimsenin olmadığını söyleyerek sürekli bizi İstanbul’a yönlendirdi. Son günlerde Habil ile Serdar arasında ortaklık sebebiyle sorun olmaya başladı" diye konuştu. "Habil ile Serdar kardeş gibiydiler" Tutuklu sanıkların kardeşi Derya Y. ve babaları Şerafettin Ö. de tanık olarak dinlendi. Derya Y., "Maktul ile aralarında husumet olduğunu bilmiyorum. Habil ile Serdar kardeş gibiydiler. Mahsun, Habil’in sözüyle birini öldürecek yapıda biri değil. Silahı nasıl temin ettiler bilmiyorum" şeklinde konuştu. "Oğlum, madde etkisiyle Serdar’ı öldürmüş olabilir" Şerafettin Ö. ise tarafların arasında husumet olup olmadığını bilmediğini belirterek, "Maktulle aralarında husumetleri var mı bilmiyorum ancak abi kardeş arasında yer davasına aralarında husumet vardı. İki oğlumda madde kullanır. Oğlum, madde etkisiyle Serdar’ı öldürmüş olabilir ancak Mahsun abisini dinleyecek yapıda biri değildir" ifadelerini kullandı. "Birbirlerinden ’Can kardeş’ diye bahsediyorlardı" Sanık Habil Ö.’nün eşi tanık Seviye Ö., "Serdar ile eşim arasında husumet ve kavgaya şahit olmadım. Kardeş gibiydiler. ’Can kardeş’ diye birbirlerinden bahsediyorlardı. Ev meselesinden haberim yok. Serdar ile aralarında motor davasını duymuştum. Eşim her ne kadar abi de olsa Mahsun onun lafıyla hareket etmez, zaten görüşmüyorlardı. Serdar ile eşim arasında herhangi resmi veya gayri resmi ortaklıkları yoktu. Eşlerimiz balık restoran işletiyorlardı, biz de maktulün eşi ile birlikte yanlarında çalışıyorduk. Habil öncülüğünde iş yürütülüyordu, Serdar oturuyordu" dedi. 3 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi Duruşmada okunan mütalaada, sanık Habil Ö. ile maktulün eski arkadaş oldukları ve gayriresmi ortaklık yaptıkları ancak aralarında yaşanan anlaşmazlık üzerine Habil Ö’nün maktulü öldürmeye karar verdiği belirtildi. "Kardeşini ve akrabasını cinayete teşvik etti" Mütalaada, Habil Ö.’nün bu planını kardeşi Mahsun Ö. ve akrabası Sevban T. ile paylaştığı, onları suça dahil etmek için çeşitli yöntemler kullandığı kaydedildi. Habil Ö.’nün, kardeşi Mahsun Ö.’yü, "Maktul beni dolandırdı, paramla eşine ev aldı ve beni öldürtmek için kiralık katil tuttu" iddialarıyla ikna etmeye çalıştığı vurgulandı. Ayrıca Habil Ö.’nün, cinayeti işlemesi halinde cezaevine girecek olan kardeşine "Ailene ben bakarım" vaadinde bulunarak eyleme teşvik ettiği aktarıldı. Diğer sanık Sevban T.’nin ise Habil Ö. tarafından, "Serdar senin eşin hakkında dedikodu yapıyor" şeklinde mesajlarla manipüle edilerek suça iştirakinin sağlandığı ifade edildi. Delilleri karartmak için parkeleri değiştirdiler Cinayetin ardından sanıkların delilleri yok etmek için organize hareket ettiklerine dikkati çekilen mütalaada, olayın gerçekleştiği bağ evinde tadilat yapıldığı ve kan izlerini gizlemek amacıyla yer döşemelerinin sökülerek yenilendiği bilgisine yer verildi. Savcı, sanıklar Habil Ö., Mahsun Ö. ve Sevban T.’nin "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca Habil Ö. ve Mahsun Ö. hakkında "6136 sayılı kanuna muhalefet" suçundan da ceza istendi. "Cani değilim, abimin sözüyle hareket ettiğim için çok pişmanım" Mütalaaya karşı söz verilen sanık Mahsun Ö., ağabeyi Habil Ö.’nün kendisini azmettirdiğini öne sürerek, "Beni kullandılar. Durduk yere kimseyi öldürecek, cani bir insan değilim. Abimin sözüyle hareket ettiğim için çok pişmanım" dedi. "Mahsun’u bakkala ekmek almaya dahi göndermem" Sanık Habil Ö. ise kardeşinin iddialarını reddederek, "Serdar 20 yıllık arkadaşımdı, ölümünden bir çıkarım yok. Ben Mahsun’u bakkala ekmek almaya dahi göndermem. Onun başına bir şey gelmesin diye olayı sakladığım doğrudur" savunmasını yaptı. Diğer sanık Sevban T. de cinayet aşamasında rol almadığını, sadece tanık olduğunu ve korktuğu için konuşamadığını iddia etti. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
Dereye sürüklenen araç ertesi gün ortaya çıktı
10 Şubat 2026 Salı - 15:54 Dereye sürüklenen araç ertesi gün ortaya çıktı Kocaeli’nin Gebze ilçesinde sağanak yağışta dereye sürüklenen otomobil, bir gün sonra sahibi tarafından bulundu. Suların çekilmesiyle ortaya çıkan ve ekiplerce dereden çıkarılan araç kullanılamaz hale geldi. Olay, 8 Şubat’ta Tavşanlı Mahallesi Elmacık Dere mevkisinde meydana geldi. Bölgede etkili olan sağanak, dere yatağındaki su seviyesini yükseltti. Yağışa bağlı toprak kayması sonucu, Ali Güvenç’e ait park halindeki otomobil dereye düşerek sel sularına kapıldı. Ertesi gün ters dönmüş halde bulundu Durumun 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine bölgeye jandarma ekipleri sevk edildi. Suyun yüksek olması ve akıntının şiddeti nedeniyle ilk gün yapılan aramalarda araca ulaşılamadı. Ertesi gün sabah saatlerinde kendi imkanlarıyla arama çalışması yapan araç sahibi Güvenç, saatler sonra otomobilini olay yerinin ilerisinde derede ters dönmüş halde buldu. İhbar üzerine bölgeye gelen jandarma ve Gebze Belediyesi ekiplerinin çalışmasıyla sudan çıkarılan aracın kullanılamaz hale geldiği görüldü. "Saatlerce aradık bulamadık" Deredeki otomobilini cep telefonunun kamerasıyla kaydeden ve yaşananları anlatan araç sahibi Ali Güvenç, "Park halindeki otomobilimiz toprak kaymasının da etkisiyle sel sularına karışarak sürüklenmeye başladı. Dün saatlerce derede aracı aradık ama bulamadık. Jandarmaya bilgi verdik, olay yerine geldiler ve tutanak tutuldu. Arabayı göremediğimiz için araç hakkında bir de kayıp ilanı verdik. Bugün sabah saat 09.00’dan itibaren kendi imkanlarımızla arabamızı aramaya başladık ve öğle sıralarında bulduk. 112’yi aradık ve jandarma ekipleri geldi" dedi. Güvenç, olayın doğal afet ve altyapı sorunlarından kaynaklandığını savunarak, maddi zararının karşılanması için ilgili yetkililerden yardım talep etti.
Lastik sektöründe 4 bin 500 işçiyi ilgilendiren toplu sözleşme görüşmeleri başladı
10 Şubat 2026 Salı - 14:35 Lastik sektöründe 4 bin 500 işçiyi ilgilendiren toplu sözleşme görüşmeleri başladı Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Alaaddin Sarı, sendikanın örgütlü olduğu Brisa, Pirelli ve Prometeon fabrikalarıyla gerçekleştirilen ilk oturumun ardından yaptığı açıklamada, sürecin müzakereyle yürütüleceğini ancak kazanılmış haklardan taviz verilmeyeceğini vurguladı. Lastik sektöründe yeni dönem toplu iş sözleşmesi süreci Kocaeli’de başladı. Lastik-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu Brisa, Pirelli ve Prometeon fabrikalarında çalışan yaklaşık 4 bin 500 işçiyi kapsayan görüşmelerin ilk toplantısının ardından Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Alaaddin Sarı, sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Biz tavize karşıyız ama müzakereye açığız" Müzakereye açık olduklarını belirten Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Alaaddin Sarı, "Toplu sözleşmemizi Brisa, Pirelli ve Prometeon ile yaptık. Gün içerisinde de Goodyear fabrikasıyla toplu sözleşme görüşmemiz olacak. Görüşmelerde karşılıklı sunumlar yapıldı; işverenler kendi sıkıntılarını, problemlerini ve rekabet şartlarındaki genel durumlarını anlattı. Yapılan müzakere neticesinde Brisa fabrikasında 9 madde, Prometeon ve Pirelli fabrikalarında ise 8 madde geçtik. Önümüzdeki toplantı tarihleri belli, süreç bu doğrultuda devam edecek. Biz tavize karşıyız ama müzakereye açığız; bu, kazanılmış olan haklarımızı hiçbir şekilde vermeyeceğimiz anlamına geliyor. Daha adil, karşılıklı bir anlaşma istiyoruz. İşverenlerin sorunlarını biliyoruz ancak çalışan arkadaşlarımızın taleplerini ve kazanılmış haklarını da biliyoruz" dedi. "Kolay bir sözleşme olmayacak" Toplu sözleşmenin 4 bin 500 işçiyi kapsadığını belirten Sarı, "Bu toplu sözleşme sürecini sadece 4 bin 500 işçi olarak değerlendirmemek gerekir; aileleriyle birlikte Kocaeli’yi yakından ilgilendiren bir süreçtir. Şu ana kadar ağırlıklı olarak idari maddeler görüşüldü, maddi maddelere henüz geçilmedi. Bu nedenle kolay bir toplu sözleşme olmayacak. Dünyada ve Türkiye’de yaşanan gerilim ortamına rağmen biz meseleleri müzakere ortamında, karşılıklı sulh ile masada çözmekten yanayız" diye konuştu.
Lastik sektöründe 4 bin 500 işçiyi ilgilendiren TİS görüşmeleri başladı
10 Şubat 2026 Salı - 13:47 Lastik sektöründe 4 bin 500 işçiyi ilgilendiren TİS görüşmeleri başladı Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Alaaddin Sarı, sendikanın örgütlü olduğu Brisa, Pirelli ve Prometeon fabrikalarıyla gerçekleştirilen ilk oturumun ardından yaptığı açıklamada, sürecin müzakereyle yürütüleceğini ancak kazanılmış haklardan taviz verilmeyeceğini vurguladı. Lastik sektöründe yeni dönem toplu iş sözleşmesi süreci Kocaeli’de başladı. Lastik-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu Brisa, Pirelli ve Prometeon fabrikalarında çalışan yaklaşık 4 bin 500 işçiyi kapsayan görüşmelerin ilk toplantısının ardından Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Alaaddin Sarı, sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Biz tavize karşıyız ama müzakereye açığız" Müzakereye açık olduklarını belirten Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Alaaddin Sarı, "Toplu sözleşmemizi Brisa, Pirelli ve Prometeon ile yaptık. Gün içerisinde de Goodyear fabrikasıyla toplu sözleşme görüşmemiz olacak. Görüşmelerde karşılıklı sunumlar yapıldı; işverenler kendi sıkıntılarını, problemlerini ve rekabet şartlarındaki genel durumlarını anlattı. Yapılan müzakere neticesinde Brisa fabrikasında 9 madde, Prometeon ve Pirelli fabrikalarında ise 8 madde geçtik. Önümüzdeki toplantı tarihleri belli, süreç bu doğrultuda devam edecek. Biz tavize karşıyız ama müzakereye açığız; bu, kazanılmış olan haklarımızı hiçbir şekilde vermeyeceğimiz anlamına geliyor. Daha adil, karşılıklı bir anlaşma istiyoruz. İşverenlerin sorunlarını biliyoruz ancak çalışan arkadaşlarımızın taleplerini ve kazanılmış haklarını da biliyoruz" dedi. "Kolay bir sözleşme olmayacak" Toplu sözleşmenin 4 bin 500 işçiyi kapsadığını belirten Sarı, "Bu toplu sözleşme sürecini sadece 4 bin 500 işçi olarak değerlendirmemek gerekir; aileleriyle birlikte Kocaeli’yi yakından ilgilendiren bir süreçtir. Şu ana kadar ağırlıklı olarak idari maddeler görüşüldü, maddi maddelere henüz geçilmedi. Bu nedenle kolay bir toplu sözleşme olmayacak. Dünyada ve Türkiye’de yaşanan gerilim ortamına rağmen biz meseleleri müzakere ortamında, karşılıklı sulh ile masada çözmekten yanayız" diye konuştu. (RBA-HFV-
Darıcalı sporcular 2025 yılını 459 madalyayla kapattı
10 Şubat 2026 Salı - 11:47 Darıcalı sporcular 2025 yılını 459 madalyayla kapattı Geçtiğimiz yıl ulusal ve uluslararası müsabakalarda 459 madalya kazanan Darıca Belediyesi Eğitim ve Spor Kulübü’nün başarıları, düzenlenen törenle kutlandı. Darıca Belediyesi Eğitim ve Spor Kulübü sporcuları, "Bizim Çocukların Başarı Hikayesi" adıyla Darıca Konferans Salonu’nda düzenlenen yıl sonu değerlendirme toplantısında, 2025 yılı faaliyetleri ve elde edilen dereceler ele alındı. Toplantıya Darıca Kaymakamı Yaşar Dönmez, Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, Darıca İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Resul Kotan, Kocaeli Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı Murat Aydın ve Darıca Belediyesi Eğitim ve Spor Kulübü Başkanı Enver Demirci ile birlikte siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri, mahalle muhtarları ve sporcular katıldı. 13 farklı branşta eğitim veren kulübün sporcularının, geçen yıl bölgesel, ulusal ve uluslararası şampiyonalarda 138 altın, 150 gümüş ve 171 bronz olmak üzere toplam 459 madalya kazandığı açıklandı. "Hedefimizden geri adım atmayacağız" Programda konuşan Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, sporu sadece yarış alanı olarak değil, gençleri geleceğe hazırlayan bir karakter eğitimi süreci olarak gördüklerini söyledi. Sporcuların elde ettiği başarıların tesadüf olmadığını, emek ve planlamanın ürünü olduğunu vurgulayan Bıyık, "Darıca, yalnızca sporcu yetiştiren değil, büyük spor organizasyonlarına ev sahipliği yapan bir ilçe konumundadır. Spor şehri Darıca vizyonuyla spora desteğimiz artarak devam edecek. İlçemizde spor tesislerinin artırılması, mevcut tesislerin iyileştirilmesi yönündeki çalışmalarımız kararlılıkla sürmektedir. Darıca’yı sporla anılan, sporla büyüyen bir kent haline getirme hedefimizden geri adım atmayacağız. Önümüzdeki dönemde branş çeşitliliğini artıran, altyapıyı daha da güçlendiren ve başarıyı sürdürülebilir kılan bir kulüp yapısını hep birlikte inşa edeceğiz" dedi. Darıca Kaymakamı Yaşar Dönmez de ilçede spora verilen desteğin önemine işaret ederek, kulüp yöneticilerini ve sporcuları tebrik etti. Konuşmaların ardından başarılı sporculara ve kulübe katkı sunanlara plaket verildi. Törende ayrıca, aktif sporculuk kariyerini noktalayan olimpiyat madalyalı milli karateci Eray Şamdan’a, Türk sporuna ve ilçeye katkılarından dolayı özel hediye takdim edildi.
KOSTÜ, stratejik planını YÖK’ün 2030 vizyonuna göre güncelledi
10 Şubat 2026 Salı - 10:47 KOSTÜ, stratejik planını YÖK’ün 2030 vizyonuna göre güncelledi Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi (KOSTÜ), stratejik planını Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından belirlenen "2030’a Doğru Türk Yükseköğretiminin Yol Haritası" hedefleri doğrultusunda revize etti. Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, güncelleme çalışmaları girişimcilik, dijital dönüşüm, kalite güvencesi ve uluslararasılaşma eksenlerinde kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi amacıyla gerçekleştirildi. Yeni plan kapsamında, öğrencilerin yenilikçi düşünme ve proje geliştirme becerilerinin artırılması hedefleniyor. Bu doğrultuda sertifika programlarının genişletilmesi, sektörün gerçek sorunlarına çözüm arayan proje temelli öğrenme modellerinin güçlendirilmesi, mentörlük mekanizmalarının yaygınlaştırılması ve staj imkanlarının artırılması planlanıyor. Yapay zeka destekli analiz sistemi Dijital dönüşüm hedefleri çerçevesinde, Rektör Prof. Dr. Muzaffer Elmas öncülüğünde geliştirilen "Yapay Zeka Destekli Öğrenci Başarı Analizi Sistemi"nin de stratejik plana entegre edildiği bildirildi. Geçen ay tanıtımı yapılan sistemle, eğitim programlarının güncelliğinin korunması ve öğrencilerin yetkinlik gelişiminin mezuniyete kadar veriye dayalı olarak izlenmesi amaçlanıyor. Rektör Prof. Dr. Muzaffer Elmas, sürecin hedef odaklı yürütüldüğünü belirterek, "Üniversitelerin, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından belirlenen 2030 hedeflerini kendi stratejik planlarına entegre etmeleri ve bu hedeflerin Yükseköğretim Kalite Kurulu tarafından izlenerek değerlendirilmesiyle birlikte süreç tamamlanmış olacaktır. Üniversitemiz bu anlamda gerekli adımları atmıştır" ifadelerini kullandı. Üniversite yönetimi ayrıca, kurumsal akreditasyonun güçlendirilmesi, uluslararası işbirliklerinin artırılması ve mezun ağının genişletilmesi konularında da çalışmaların sürdüğünü kaydetti.