Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Kocaeli
Dilovası’ndaki yangın davasında annenin sözleriyle salon buz kesti
26 Mart 2026 Perşembe - 20:10:31
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği parfüm fabrikası yangınına ilişkin davada müşteki beyanları, ihmaller zincirini ve ailelerin yaşadığı derin acıyı bir kez daha gözler önüne serdi. Yangından yaralı kurtulan işçiler, sigortasız ve güvencesiz çalıştırıldıklarını, iş güvenliği önlemlerinin alınmadığını ve denetimlerin göstermelik yapıldığını öne sürerken, yangında kızı hayatını kaybeden bir anne, "Kızımın kefeni olmadı hakim bey" deyince salon sessizliğe gömüldü. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’nde bulunan Raviva Kozmetik isimli parfüm dolum tesisinde meydana gelmişti. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Gikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen yangınla ilgili davada müşteki ifadelerinin alınmasına devam edildi. "Dışarı çıkıp çığlık attım" Yangında yaralı olarak kurtulan Keriman Miskin, "4 senedir Raviva Kozmetik’te çalışıyordum. Yangın günü kapı tarafındaydım. Tuncay Yıldız ve Hürol E. ürün karıştırıyordu. Sonra patlama sesi duydum, alev yayıldı, kaçtık. Tuncay Yıldız da yanıyordu, dışarı çıkıp çığlık atmaya başladım. Daha sonra da hiçbir arkadaşımı göremedim. İtfaiye de geç geldi, daha sonra hastaneye gittik. Ben öncesinde masa görevlisiydim. Sonrasında mutfakçıydım ancak mutfakçı adı altında tüm işleri yaptırıyorlardı. Her alanda çalışıyordum. İlk yerde önce kolonya, sonrasında dolum işine girildi. İlk yerde dolum da yapıyorduk. Kurtuluş Oransal bize talimat veriyordu. Yeni yere geçtiğimizde tadilat yapıldığını sanmıyorum, sadece boya yapıldı. İsmail Oransal ve Altay Ali Oransal bize talimat vermedi. İsmail Oransal’ın Sheliq ürününü yapıyorduk. Shuran’da yapılıyor muydu bilmiyorum. Ben dönemsel çalışıyordum. Ataşehir’deki ofiste kremlerin paketlenmesine de gitmişliğim var" dedi. "Zabıtalar geldiklerinde onlara hediye olarak parfüm veriliyordu" Zabıtalar tarafından denetim yapılmadığını, denetim olacağı zaman da sigortasız işçilerin iş yerinden çıkarıldığını aktaran Miskin, "Bize iş güvenliği eğitimi verilmedi. Yangından bir hafta önce zabıtalar geldi ancak denetim yapmadılar. Kurtuluş Oransal’ın yanına girdiler, sonra çıktılar. Benim hiç sigortam olmadı. Bir gün denetim olacağı söylendi, bizi fabrikadan çıkardılar, ardından aynı gün tekrar çağırdılar. Zabıtalar geldiklerinde onlara hediye olarak parfüm veriliyordu. Gökberk Güngör’ü ürün dolumu yaparken gördüm. Çocuk işçi ve göçmen işçi çalışıyordu. Sağlıksız koşullarda paketlerin üstünde yemek yiyorduk. Yangın merdiveni maliyetli olduğu için Kurtuluş Oransal yaptırmak istemedi" dedi. "Alev aldım, koşarak kaçtım" Fabrikadan yaralı olarak çıkan Ayten Aras, "Pandemi zamanında çalışmaya başladım. Rahatsızlanınca bırakmak zorunda kaldım ancak sonrasında Kurtuluş Oransal yeniden çağırdı. Olay günü paketleme yapıyordum. Patlama sesi geldiğinde ateş yayıldı, ben de alev aldım ve koşarak dışarı kaçtım. İlk yerde dolum, ikinci yerde ise hem dolum hem üretim yapılıyordu. Eski yerde de Shauran ve Sheliq üretiliyordu, yeni yerde yapılmıyordu. Kurtuluş Oransal’ın iki oğlu da geliyordu, zaman zaman yardım ediyorlardı" diye konuştu. "Kızımın kefeni olmadı hakim bey" Yangında hayatını kaybeden Nisanur Taşdemir’in annesi Altun Taşdemir, "Kızım kömür oldu. Kızım ölmek istemiyordu. Kurtuluş Oransal’ın kötü davrandığını, çok çalıştırdığını ve mesai parası vermediğini bana söylüyordu. Ekipman vermiyormuş, ‘Param yok’ diyormuş. Tuğba Taşdemir ve Cansu Esatoğlu kızımın kuzenleriydi. Kızımın kefeni olmadı hakim bey" deyince salonda uzun süre sessizlik hakim oldu. Altun Taşdemir, "Çok acı çekiyoruz. Anneyim ben. Eşim kanserdi, kızım babasına bakmak için çalışmak istedi" dedi. "Kızımı kömür olarak aldım" Nisa Taşdemir’in babası Vedat Taşdemir ise, "Kanser tedavisi nedeniyle hastanede yattım. Kızımı toprak ve kömür olarak aldım fabrikadan. Maaşını da vermiyorlardı. Sanıkları hiçbir zaman affetmeyeceğim" dedi. "Sağ verdim, ölüsünü aldım" Tuğba Taşdemir’in annesi Saliha Taşdemir, "Tuğba’yı sağ verdim, ölüsünü aldım. Çocuklarımın hakkını yediler. Maddi imkansızlıklardan dolayı çalışmak zorunda kaldılar. Sigortalarını yapacaklarını söyleyerek sürekli oyaladılar. 18 yaşındaydı, ölümü hak etmedi. Ölüm Allah’tan gelir ancak buna onlar sebep oldu. Sonuna kadar şikayetçiyim" ifadelerini kullandı. "Çocuğumu torbaya koyup getirdim" Tuğba Taşdemir’in babası Şahin Taşdemir, "İçimiz yanıyor. Çocuklarımız birbirlerine sarılarak öldüler. Çocuklarımız kömür oldular. Çocuğumu torbaya koyup getirdim. Tuğba 4 yıldır çalışıyordu. Biz paketleme işi olarak gönderdik. Kimyasal olduğunu bilmiyorduk. Şikayetçiyiz" şeklinde konuştu. "Kızımın iskeletine sarıldım" Cansu Esatoğlu’nun annesi Filiz Esatoğlu, "Kızımın iskeletine sarıldım, kızım kömür oldu. Kötü çalışma şartlarından bahsediyordu. Mesaiye kalmazsan işten çıkarırım diye tehdit ediyorlardı. Sigortası yoktu, şikayetçiyim" ifadelerini kullandı. "Para hırsı ile çocuklarımızın hayatını aldılar" Cansu Esatoğlu’nun babası İbrahim Esatoğlu, "Para hırsı ile çocuklarımızın hayatını aldılar. İnsanların emeklerini sömürdüler. Kan emici vampirler olarak gözünüz doymadı. Çalıştıkları yer mayın tarlası gibiydi. Oturup yemek yiyecek yerleri bile yoktu. Bu kasıtlı cinayet. Sizler katilsiniz. Yangın merdiveni yok, iş güvenliği uzmanı yok. 7 can kömür oldu. Yoksul oldukları için köle gibi çalıştırdılar Suçu ölmüş babalarının üstüne atıyorlar. Babaları ile ortaktılar" dedi. "Üç çocuğum yetim kaldı" Ölen Esma’nın eşi Aytekin Gikan, "Ne yediğim yemekten ne de uyuduğum uykudan tat alıyorum. Üç çocuğum yetim kaldı. Bu şahısların daha fazla para kazanması için yetim kaldılar. Gözlerini hırs bürümüş. Eşimi işten çıkarmıştım. Sigorta yapacağız diyerek 3 ay oyaladılar. Sonra bu olay yaşandı. Zorla eşimi aldılar evden. Yaptıkları kremden eşimin elleri alerji oluyordu" şeklinde konuştu. "Denetleme Çorlu’dan geçiyor, Dilovası’nda üretim yapılıyordu" Tuncay Yıldız’ın oğlu Ali Yıldız, "Düzce’de Kurtuluş Oransal ile babam birlikte çalışıyordu. Sonra işten ayrıldı. Dilovası’nda babamı ziyaret ettiğimde Kurtuluş Oransal’ın fabrikada sigara içtiğini gördüm. Bu fabrika sadece Kurtuluş Oransal’ın değildi, çocukları ile birlikteydi. Çalışanların hiçbirinin iş tanımı yoktu. Herkesten şikayetçiyim. Denetleme Çorlu’dan geçiyor, Dilovası’nda üretim yapılıyordu. Bunu babamdan öğrendim" diye konuştu. "Zabıtalar parfümle gönderiliyordu" Tuncay Yıldız’ın kızı Nursena Yıldız, "Babamdan zabıtalar geldiğinde parfüm verilerek gönderildiklerini duydum. Tüm denetimin Ali Osman A.’nın Çorlu’daki fabrikasından geçtiğini söylemişti. Dün Ali Osman A.’nın güldüğünü gördüm. Ailesine selam veriyor. Yanan kendi ailesi olsaydı böyle davranabilir miydi? Şikayetçiyim" ifadelerini kullandı. "Bizimle iletişime geçmeye çalıştılar" Tuncay Yıldız’ın eşi İlknur Yıldız, "Bunlara finansal desteği veren Ali Osman A.’dır. Eşim, Kurtuluş Oransal’ın ‘arabada yattığını’ söylediğini anlattı. Kurtuluş ile eşi barışmıştı. Kurtuluş başta olmak üzere herkesten şikayetçiyim. Çetin A., Düzce’deki eski ev sahibi, olay sonrasında bizimle iletişime geçmeye çalıştı ancak kabul etmedik" dedi. "Kremlerin arkasında Tekirdağ adresi vardı" Şengül Yılmaz’ın kızı Eminenur Aldeniz, "Annem akşam beni aradı ancak konuşamadı. Hastane hastane annemi aradım, kimse öldüğünü söylemedi. Allah kimseye annesini o şekilde göstermesin. Annemin yanan kemikleri sayılıyordu. Kremlerin arkasında Tekirdağ’daki adresler yer alıyordu" ifadelerini kullandı. "Raviva’deki parfüm dolum makinelerinin üstünde İsmail Oransal’ın adı yazıyordu" Ölen Şengül’ün kız kardeşi Emine Bulut ise, "Daha önce 1 ay boyunca Raviva’de çalıştım ancak sağlıksız koşullar yüzünden işi bıraktım. Raviva’deki parfüm dolum makinelerinin üstünde İsmail Oransal’ın adı yazıyordu. Kurtuluş, insanlara hakaret ederek iş yaptırıyordu" dedi.
26 Mart 2026 Perşembe - 18:35
Kontrolden çıkan elektrikli araç otoparkı savaş alanına çevirdi
Kocaeli’nin İzmit ilçesinde bir apartmanın park alanında kontrolden çıkan Tesla marka elektrikli otomobil, otopark kapısını kırarak yolun karşısında bulunan park halindeki araca çarptı. Kazada iki araçta da ağır hasar oluştu. İzmit ilçesi Alikahya Mahallesi’nde bir sitenin otoparkında meydana gelen olayda, kontrolden çıkan Tesla marka elektrikli otomobil, dar alanda yüksek hıza çıkarak önce sitenin otopark kapısına, ardından yolun karşısında park halinde bulunan otomobile çarptı. Çarpışmanın etkisiyle Tesla otomobil yol kenarına savrulurken, park halindeki otomobil ise takla atarak ağır hasar aldı. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Kaza nedeniyle çift yönlü yolda trafik tek şeritten kontrollü şekilde sağlandı. Kazaya ilişkin inceleme başlatıldı.
26 Mart 2026 Perşembe - 16:04
Patrondan nezarethanede para teklifi iddiası: "Başını kaldır bana bak, sigortalı söyle"
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği parfüm fabrikası yangınına ilişkin davanın duruşmasında, olaydan yaralı kurtulan personel Gülhan Bendi yaşananları anlattı. Olaydan önce elektrik sorunları yaşandığını ve yangın merdiveninin maliyet gerekçesiyle yapılmadığını söyleyen Bendi, ayrıca fabrikada Defacto ve LC Waikiki gibi ünlü markalara parfüm dolumu yaptıklarını belirterek, üretimin iddiaların aksine aktif şekilde sürdüğünü söyledi. Bendi, "Kurtuluş Oransal bana nezarethanede ’Gülhan başını kaldır bana bak. İşçilerin SGK’lı olduğu söyle’ diyerek para teklif etti" dedi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki Ravive Kozmetik isimli parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Tutuklu sanık savunmaları tamamlandı Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu 9 sanık dinlenirken, tutuksuz sanıklar talimatla dinlenecek. Tutuklu savunmalarının tamamlanmasının ardından müşteki ifadelerinin dinlenmesine geçildi. Müştekilerden, patlamadan yaralı kurtulan çalışan Gülhan Bendi (40), fabrikanın çalışma düzeni, üretim süreci ve yangın öncesine ilişkin beyanlarda bulundu. "Yandım ama sesleri duyuyordum" Olaydan yaklaşık bir hafta önce elektrik tesisatında sıkıntıların başladığını ve şalterlerin sürekli attığını belirten Bendi, "Ravive Kozmetik’te yaklaşık 4,5-5 yıldır çalışıyordum. Olaydan 1 hafta önce elektrikte sıkıntı vardı. Tuncay Yıldız fişi taktıktan sonra patlama oldu. Ben çıktım ama diğerleri çıkamadı. Yandım ama sesleri duyuyordum, çıktığımda ben de yanıyordum. Saniyeler içinde fabrika tutuştu, herkes çığlık çığlıyaydı. Kurtuluş Bey de yoldan geri dönmüş" dedi. "Hafta sonu çalışmamız istendi" Fabrikadaki üretim süreci ve eksiklikler hakkında bilgi veren Bendi, "Kurtuluş Bey bize özellikle ’hafta sonu gelin, yetişmesi gereken ürünler var’ dedi. Defacto, LC Waikiki, Sheliq, Kiva, Shauran ürünleri o gün yapılacaktı. Önce hastaneye, sonrasında karakola gittik. Shauran üretimini de yapıyorduk, yapılmıyordu söylemleri yalandır. Biz Sheliq paketlemesine gidiyorduk, hatta Ataşehir’deki ofiste bizi görmedikleri, tanımadıkları iddiası yalandır. Olay günü Tuncay Yıldız Defacto’nun karışımını yaptı, biz de dolumunu yapacaktık. Tuncay alana getirdi ürünü. Aynı zamanda krem yapıyordu. Yaklaşık bir hafta boyunca şalter atıyordu ama bir problem olmuyordu, aynı zamanda elektrik faturası da geliyordu" diye konuştu. Tutuklu sanıklardan fabrika sahibinin gelini Aleyna Oransal’ın "iş yerine hiç gitmediği" yönündeki savunmasını yalanlayan Bendi, "Eski fabrikada bir makine vardı, ikinci fabrikaya geçince 2 makine alındı. Aleyna Oransal fabrikaya gelmediğini söylüyor ancak geldi, hatta işimiz yoğun olduğu zaman yardımcı da oldu. Çağatay ve Gökberk Güngör de ofise geliyordu" ifadelerini kullandı. "SGK yalanı için para teklif etti" Çalışanların sigortasız çalıştırıldığına ilişkin de konuşan Bendi, gözaltı sürecinde kendisine para teklif edildiğini ileri sürerek, "Kurtuluş Oransal bana nezarethanede ’Gülhan başını kaldır bana bak. İşçilerin SGK’lı olduğu söyle’ diyerek bana para teklif etti. Ben de 3 gün nezarethanede kaldım. Çok merak ediyorum, babaları yaşasaydı suçu yine babalarının üzerine atabilecekler miydi" diye konuştu. "Kurtuluş Oransal çok para dedi" Gülhan Bendi, sözlerine şöyle devam etti: "Tekirdağ’dan ürünler geliyordu, burada dolum yapıyorduk. Kiva, Defacto, LC Waikiki dolumlarını yapıyorduk. Hem kendi fabrikalarına hem de başka fabrikalara üretim ve dolum yapıyorduk. Altay Ali Oransal ve İsmail Oransal (tutuklu fabrika yetkilileri) yeni yere geliyordu. Bazen çalışıyor, müşteri de getiriyorlardı. Daha çok Altay müşterilerle görüşüyordu. Yangın merdiveni için 300 bin TL istediler, Kurtuluş Oransal ’Çok para’ dedi. İkinci kez gelenler 500 bin istedi, yaptırmadı." "Kurtuluş Oransal Kartepe’ye taşınmak istemişti, o da farkındaydı tehlikenin" Gülhan Bendi ayrıca, fabrikaya hiçbir resmi kurumun denetime gelmediğini söyleyerek, "Bize iş güvenliği eğitimi verilmedi. Hiçbir resmi kurum denetime gelmedi. Sadece zabıta geliyordu, çaylarını içip gidiyorlardı. Çevreden şikayet geliyordu, koku ve çöplerle ilgili. Kurtuluş Oransal Kartepe’ye taşınmak istemişti, o da farkındaydı tehlikenin. Zabıtalar parfüm alıp gidiyordu" cümlelerine yer verdi. Bendi’nin ifadesinin ardından duruşmaya ara verildi.
26 Mart 2026 Perşembe - 14:05
7 işçinin öldüğü yangın davasında sanık: "Ben ihbar ettim, şahısları ben yakalattım"
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davanın devam eden duruşmasında, "suçluyu kaçırma" suçundan yargılanan sanık Onay Y., Oransal kardeşlerle bir eve gittiğini ancak olayın detaylarını öğrendikten sonra şahısları kendi iradesiyle ihbar ettiğini söyledi. Aynı dosyada yargılanan sanık Ömer A. ise yalnızca ev bulduğunu belirterek suçlamaları reddetti. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen duruşmada savunma yapan tutuklu sanıklardan Onay Y., savunmasında tutuklu sanıklardan Ali Osman A.’nın yanında çalıştığını söyleyerek, "Ali Osman A. ile cezaevinden tanıştık. Bodrum’dan Çerkezköy’e geldim ve Ali Osman A.’nın yanında çalışmaya başladım. Olay günü şantiyedeyken Ali Osman A. aradı, ‘Yeğenlerimi ağırlayabilir misin?’ dedi. Sonra ’Haberleri gördün mü?’ dedi. ’Ne haberi? Anlamadım’ dedim. Link atmasını istedim ve internete baktım. İstanbul’da mı bir şey oldu diye baktım fakat bulamadım. Fabrikaya gittim, yeğenleri orada yoktu. Bir araç vardı. Fabrika müdürü A.D.’yi aradım. Orada kimsenin olmadığını söyledim. Mal yüklenen yerde 2 yeğeni ve Abdullah B. ile karşılaştım. Dayılarının isteğiyle onları almaya geldiğimi söyledim" diye konuştu. "Ben ihbar ettim şahısları, ben yakalattım" Altay Ali Oransal ile İsmail Oransal’ı saklama için götürmediğini belirten Onay Y., "Arkadaşım Ömer A.’ya mesaj attım, bir ev olduğunu söyledi. Onları oraya götürdüm. Saklanacak bir yer olarak değil, aslında işlek bir yerdi. Bu süreçte bana haber linki geldi ve olayı öğrendim. Ali Osman A., ’Yeğenlerimin babasının fabrikası’ dedi. Can güvenliklerinin olmadığını söyledi. Ben vicdanen bu durumu kabul etmeyeceğimi söyledim. Ailem bu davayla anıldığım için benimle görüşmeyi kesti. Bile isteye bu durumun içine girmedim, giremem. Fabrikanın yandığı ve fabrikanın sahibi olduğu sonradan bilgisi geldi. Can güvenliğinden buraya geldiklerini söylemelerine rağmen duruma tepki gösterdim. Ali Osman A., ’Emniyetle irtibat halindeyim, başlarında dur, bir yere dağılmasınlar’ dedi. Ben ihbar ettim şahısları, ben yakalattım. Böyle bir dosyayla yargılanmanın utancı içerisindeyim. Saat 15.30-16.00 arası Ali Osman A. beni aradı. Ben ara ara Ali Osman A. ile çalışırdım, iş çıktıkça çalışırdım. O götürdüğüm evi daha önce görmüştüm. Boş mu diye Ömer A.’ya sordum. Boş olduğunu öğrenince eve geçtik" dedi. "Ben kendi irademle ihbar ettim" Onay Y., "kaçırma" iddiasını reddederek şunları anlattı: "Ali Osman A. ’Rahat olsunlar, kaçmasınlar, her türlü gücümüz var’ dedi. Onları rahatlatma konusunda konuşmamı istedi. Kesinlikle ’Emniyete ihbar et’ demedi Ali Osman A. Ben kendi irademle ihbar ettim. Olayı öğrendikten 3-4 saat sonra ihbarda bulundum." "Polisi oyalamadım" Çapraz sorgu sırasında müşteki avukatlarının sorularını da yanıtlayan sanık Onay Y., olay günü polise geç haber verdiği ve ekipleri kasten oyaladığı yönündeki iddiaları kesin bir dille reddetti. Ekiplerle koordinasyon kurmaya çalıştığını savunan Onay Y., "Polise konum atmama rağmen internetim olmadığı için iletişim kopukluğumuz oldu, kesinlikle oyalamadım" şeklinde konuştu. "Arkadaşıma ev tuttuğum için yargılanmaktan utanıyorum" Duruşmada savunma yapan başka suçtan hükümlü olan diğer sanık Ömer A. ise suçlamaları reddederek, "Vahim olayda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum, başsağlığı diliyorum. Arkadaşıma ev tuttuğum için yargılanmaktan utanıyorum. Olay günü beni saat 13.30 gibi Onay Y. aradı. Onay ile ailecek tanışırız, başka cezaevinde kaldık beraber. ’Senin orada kiralık ev var, hala ilanda duruyor mu?’ dedi. Öğrendim ve sonrasında durduğunu söyledim. 15-16 gün kiralamak istediklerini söylediler. Ev sahibini aradım, günlük kiralamayacağını söyledi. Bunun üzerine başka bir ev olduğunu söyledim ve ona yöneldik. 15 bin TL’ye anlaştılar ancak ev sahibine 5 bin TL verdiler. Yarın 10 bin TL daha vereceklerini söylediler. Sonrasında biz oradan ayrıldık. Kiralanan ev turistik olan bir yerdi" ifadelerini kullandı. "Polise teslim edin dedim" Olayı sonradan öğrendiğini belirten Ömer A., "Daha sonra Onay Y. beni aradı, İsmail Oransal ve Altay Ali Oransal’a ulaşamadıklarını söylediler. Kiralanan eve gittim. Onay Y.’nin kendilerine ulaşamadıklarını söyledim. Benim telefonumdan konuştu, sonra döndüm. Haberlerde parfüm fabrikasında patlama olduğunu öğrendim. Onay Y.’yi aradım, cevap vermedi. Mesaj attım, dönmedi. Sonra tekrar aradım. Bu kişilerin olayla ilgisi var mı diye sordum. Fabrika sahiplerinin oğlu, sorun olmadığını söyledi. Dayılarını ara, polise mi dayılarına mı veriyorsun, evden çıkar’ dedim. Sanıkları tanımam" şeklinde konuştu. Ne olmuştu Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından yeniden revize edilerek kabul edilmişti. İstenen cezalar İddianamede; kozmetik firması yetkilileri tutuklu sanıklar İsmail Oransal ile ağabeyi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında ’olası kastla öldürme’ suçundan 7’şer kez müebbet, ’nitelikli mala zarar verme’ suçundan ise 3’er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. İddianamede ayrıca; fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi Ümit Ç., sorumlu müdürü Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi Güven D., binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.’nin ’bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti. Oransal kardeşlerin dayısı Ali Osman A., Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B. hakkında ise ’suçluyu kayırma’ suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 13:13
Tanker bariyerlere girip makasladı, ardından alev aldı
Kocaeli’nin Dilovası ilçesi D100 geçişinde, sürücüsünün kontrolünü kaybettiği tanker, bariyerlere dalarak makasladı. Sürücü yaralanırken tankerde bulunan yağ yola döküldü. Kaza, 11.00 sıralarında D100 kara yolu Tavşancıl mevki, Ankara istikametinde meydana geldi. A.D.’nin kullandığı 01 BG 578 plakalı tanker, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde, önce yön levhasına ardından bariyerlere girdi. Makaslayarak durabilen tır da yangın çıktı. Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri tankerde soğutma çalışması yaparken, yaralı sürücü A.D. sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından hastaneye sevk edildi. Ortalığın adeta savaş alanına döndüğü kazada, yol her iki istikamete de kısa süreli trafiğe kapandı. Yola ise yağ döküldü. Kara yolları ekiplerinin dökülen yağı temizlemesinin ardından yol kontrollü olarak tekrar trafiğe açıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 13:09
Tanker bariyerlere girip makasladı, ardından alev aldı
Kocaeli’nin Dilovası ilçesi D100 geçişinde sürücüsünün kontrolünü kaybettiği tanker bariyerlere dalarak makasladı. Sürücü yaralanırken tankerde bulunan yağ yola döküldü. Kaza, 11.00 sıralarında D100 karayolu Tavşancıl mevkii, Ankara istikametinde meydana geldi. A.D.’nin kullandığı 01 BG 578 plakalı tanker, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesi önce yön levhasına ardından bariyerlere girdi. Makaslayarak durabilen tır da yangın çıktı. Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri tankerde soğutma çalışması yaparken, yaralı sürücü A.D. sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından hastaneye sevk edildi. Ortalığı adeta savaş alanına döndüğü kazada, yol her iki istikamete de kısa süreli trafiğe kapandı. Yola ise yağ döküldü. Karayolları ekiplerinin dökülen yağı temizlemesinin ardından yol kontrollü olarak tekrar trafiğe açıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 11:46
Başiskele’ye 63 bin metrekarelik yeni sosyal alan yapılıyor
Başiskele ilçesindeki Yeşilyurt Mahallesi Tınaztepe mevkisinde 63 bin metrekarelik alanda yeni bir sosyal yaşam alanı projesinin yapımına devam ediliyor. Başiskele Belediyesi tarafından yürütülen "Tınaztepe Spor Vadisi Projesi" tamamlandığında içerisinde çeşitli sosyal donatılar yer alacak. Proje kapsamında alana tenis, basketbol ve futbol sahaları, engelli çocuklar için özel park, çocuk oyun grupları, yürüyüş yolları, mesire alanları ve otopark inşa edilecek. Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, hafta sonu proje alanına giderek devam eden çalışmaları yerinde inceledi ve teknik ekipten projenin ilerleyişi hakkında bilgi aldı. Başkan Özlü, incelemelerinin ardından yaptığı açıklamada, "Şehrin kalbinde, doğayla iç içe, yaşamın her alanına dokunan 63 bin metrekarelik bir hayat alanı inşa ediyoruz. Spor sahalarıyla gençlerimizin enerjisine, oyun alanlarıyla evlatlarımızın gülüşlerine, engelsiz parklarımızla her bir canımıza, yürüyüş yollarımız ve mesire alanlarımızla ailelerimizin huzuruna nefes oluyoruz. Bizim belediyecilik anlayışımız; milletimizin hayatına dokunan, şehrimize değer katan ve geleceği inşa eden eserler ortaya koymaktır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği gibi; ’Şehirler, medeniyetimizin aynasıdır’ Biz de Başiskele’mizde, bu aynaya gururla bakılacak projeler kazandırmaya devam ediyoruz" ifadesini kullandı.
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 11:41
Kılavuz Gençlik’ten motivasyon kampı
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, lise öğrencilerine yönelik 3 günlük "Tematik Yaz Kampı" gerçekleştirdi. Kılavuz Gençlik Merkezleri tarafından düzenlenen kamp, Başiskele ilçesindeki Aytepe Diriliş Gençlik Kampı’nda yapıldı. Öğrencilerin yaz döneminden en verimli şekilde yararlanabilmeleri için gerçekleştirilen kampta gençler, doğa yürüyüşünden okçuluğa, açık hava sanatından kamp ateşi sohbetlerine kadar dopdolu bir programla 3 günü geride bıraktı. Akşamları ise kamp ateşi yakılarak sohbet programları düzenlendi. Tüm ihtiyaçların Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılandığı kampın sonunda gençler, Başkan Tahir Büyükakın’a teşekkür etti.
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 11:36
Dünyanın en büyükleri arasında, İzmit Körfezi’ne demir attı
Rus iş insanı Roman Abramoviç’e ait, dünyanın en büyük ve lüks yatlarından biri olan "Solaris", İzmit Körfezi’nde görüldü.
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 11:10
Uzmanından kadınlara uyarı: "Diz ağrısını hafife almayın"
Kocaeli’de kadınlara yönelik diz sağlığının korunması ve tedavi yöntemleri hakkında bilgilendirme semineri yapıldı. Seminerde katılımcılara, "bu ağrıyı hafife almayın" uyarısında bulunuldu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığına bağlı Anne Şehir Merkezi Akasya’da gerçekleştirilen etkinlikte, fizyoterapist Hatice Kübra Gür sunum yaptı. Gür, katılımcılara diz ekleminin yapısı, menisküs, bağ yaralanmaları, kireçlenme ve romatoid artrit gibi yaygın diz problemleri hakkında bilgi verdi. Doğru teşhisin doğru tedavi planının temeli olduğunu vurgulayan Gür, şunları kaydetti: "Diz ağrısının kaynağı doğru tespit edilmeden yapılan uygulamalar bazen sorunu büyütebilir. Bu yüzden bu ağrıyı hafife almayın. Diz sağlığı için uygun zeminlerde yürümenin, doğru egzersizlerin ve ayak basış problemlerinin düzeltilmesi önemlidir. Diz eklemini zorlayacak tekrarlayıcı aktivitelerden kaçınmak, sağlıklı beslenme ve kilo kontrolü sağlamak, doğru egzersizleri tercih etmek ve doğru ayakkabı seçmek diz sağlığını korumada en önemli adımlardır" Sunumun ardından Gür, katılımcıların sorularını yanıtladı.
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 10:08
KO-MEK kursiyerleri 500 litre atık yağ topladı
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitimi Kursları (KO-MEK) tarafından yürütülen kampanya kapsamında, 500 litre bitkisel atık yağ geri dönüşüme kazandırıldı. Büyükşehir tarafından, "sıfır atık" hedefi doğrultusunda çevre bilincini artırmaya yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Bu kapsamda, KO-MEK bünyesinde "Bitkisel Atık Yağ Toplama Kampanyası" düzenlendi. Kampanyayla, KO-MEK kurs merkezlerinde ve kursiyerlerin hanelerinde biriken atık yağlar toplandı. Çalışmalar sonucunda biriktirilen 500 litre atık yağ, biyodizel üretiminde kullanılmak üzere lisanslı bir firmaya teslim edildi. Kampanyaya destek veren kurs merkezlerine belediye ekiplerince çeşitli ödüller verildi.
17 Ağustos 2025 Pazar - 23:37
Dere yatağına düşen kamyonet alev aldı
Kocaeli’nin Körfez ilçesinde park halindeyken freni boşalan kamyonet, dere yatağına düşerek alev aldı. Olay, saat 22.00 sıralarında Ağadere Caddesi Yosun Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokak üzerinde park halinde bulunan 41 AON 760 plakalı kamyonetin freni boşaldı. Kontrolden çıkan araç, yaklaşık 5 metrelik istinat duvarını aşarak dere yatağına düştü. Düşmenin etkisiyle alev alan kamyoneti gören çevredeki vatandaşlar, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekiplerin müdahalesiyle söndürülen yangında kamyonet kullanılamaz hale geldi.
17 Ağustos 2025 Pazar - 23:33
Dere yatağına düşen kamyonet alev aldı
Kocaeli’nin Körfez ilçesinde park halindeyken freni boşalan kamyonet dere yatağına düşerek alev aldı. Olay, saat 22.00 sıralarında Ağadere Caddesi Yosun Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokak üzerinde park halinde bulunan 41 AON 760 plakalı kamyonetin freni boşaldı. Kontrolden çıkan araç, yaklaşık 5 metrelik istinat duvarını aşarak dere yatağına düştü. Düşmenin etkisiyle alev alan kamyoneti gören çevredeki vatandaşlar, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekiplerin müdahalesiyle söndürülen yangın sonrası kamyonet kullanılamaz hale geldi. Olayda yaralanan olmadı.
17 Ağustos 2025 Pazar - 20:43
Kocaeli’deki orman yangını 1 saatlik müdahaleyle kontrol altına alındı
Kocaeli’nin İzmit ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle büyümeden söndürüldü. Edinilen bilgiye göre, saat 16.00 sıralarında Umuttepe mevkisindeki Kent Ormanı’nda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Ormanlık alandan dumanların yükseldiğini gören vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Ekiplerin yaklaşık 1 saat süren yoğun müdahalesi sonucu alevler, geniş bir alana yayılmadan kontrol altına alınarak söndürüldü. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, "Umuttepe’de çıkan orman yangını, ekiplerimizin hızlı müdahalesiyle kısa sürede kontrol altına alındı. Unutmayalım, ormanlarımızı korumak hepimizin görevi. Doğamıza birlikte sahip çıkalım" ifadelerini kullandı.
17 Ağustos 2025 Pazar - 17:00
Depremde onlarca canı kurtardı, ailesinden 5 kişiyi kaybetti: "Mahşer günü gibiydi"
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde ağabeyi, yengesi ve üç yeğenini kaybeden ambulans şoförü Muharrem Uzuner, hem yaşadığı büyük acıyı hem de o gece enkaz altındaki yaralıları kurtarmak için verdiği mücadeleyi anlattı. "Mahşer günü gibiydi" diyen Uzuner, binin üzerinde yaralı taşıdığını belirtti.
17 Ağustos 2025 Pazar - 15:34
Ayrımcılığa karşı en eğlenceli protesto
Kocaeli’den yola çıkan özel gereksinimli çocuklar öğretmeni Zeynep Bulut, geçtiğimiz aylarda Ankara’da bir oyun alanına alınmayan down sendromlu Mert Affan ve onun gibi 100’e yakın özel çocuğu lunaparkta bir araya getirerek, özel çocukların "dışlanmasına" en güzel cevabı eğlenceyle verdi. Geçtiğimiz nisan ayında, Etimesgut’ta bir AVM’deki oyun alanına görevlilerce alınmayan Mert Affan’ın öğretmeni tarafından çekilen görüntüleri, sosyal medyada büyük tepki toplamıştı. Olayın ardından ruhsatsız olduğu tespit edilen işletme mühürlenmişti. Bu olayın ardından harekete geçen Sevgi Varsa Engel Yok Derneği Başkanı Zeynep Bulut, özel çocukların "dışlanmasına" en güzel cevabı eğlenceyle verdi. Ankara’nın Çubuk ilçesindeki bir lunaparkta gerçekleşen organizasyona, Kocaeli ve Ankara’dan yaklaşık 100 özel birey ve ailesi katıldı. Sabah kahvaltısıyla başlayan etkinlikte bir araya gelen özel bireyler, gün boyunca lunaparktaki oyuncaklara binerek unutulmaz anlar yaşadı. "Kimsenin onların kalbini kırmasına izin vermeyeceğiz" Etkinliğin, ayrımcılığa karşı bir duruş niteliği taşıdığını belirten Zeynep Bulut, "Bundan birkaç ay önce Ankara’da bir oyun alanına alınmayan down sendromlu bir çocuğumuz vardı. Onun yaşadığı bu olumsuz durum bizi çok derinden etkiledi. Özel çocuklarımız hayatın her alanında yer almalılar. Her çocuk özeldir, her çocuk eşittir. Her çocuğun eşit derecede bu hayatta yaşamaya, bu hayatta yer almaya, mutlu olmaya, gülmeye, eğlenmeye ihtiyacı vardır. Bizler onların yüzlerinde küçücük bir tebessüm bırakabilmek için bu kadar mücadele veriyorken kimsenin onların kalbini kırmasına izin vermeyeceğiz" dedi. "Özel bireyleri ağırlamaktan onur duyduk" Özel çocukları ağırlamaktan mutluluk duyduğunu belirten lunapark işletmecisi Selahattin Akdoğan, "Onurlandık, gururlandık ve onlar kadar da mutluyuz. Onları da mutlu edebildiysek ne mutlu bize. Sizlere de bizlere bu imkanı tanıdığınız için ayrıca teşekkür ediyorum. Bu çocuklar bizim özellerimiz. Aileleri de takdir ediyorum. Bu çocuklara sahip çıkalım. Bu bizim insanlığımızın görevidir" diye konuştu. "Her çocuk gibi üzüldü" Oyun alanına alınmayan Mert Affan’ın annesi Hatice Yücel, olayı ilk duyduğunda hissettiklerini anlattı. Yücel, "Çocuğum bu durumu yaşadığında ben yanında yoktum, öğretmenimiz yanındaydı. Her çocuk gibi üzüldü. Hocam, olayı kameraya aldı. Görüntüler medyaya yansıdı. Görüntüleri ilk izlediğimde açıkçası, bende ’normal şeylerle karşılaşıyoruz’ hissi oluştu. Zaten bu aşamaya gelene kadar ben, benim gibi birçok aile birçok yerde kırılma noktalarını yaşıyor" dedi. "Bu uygulamalar yükümüze yük katıyor" Sürekli benzer zorluklarla karşılaştıklarını belirten Yücel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Verdiğim röportajlarda da gelen soru, ’Bu duruma üzüldünüz mü?’ oluyor. Tabii ki üzüldüm ama bizler bundan daha çok üzüleceğimiz şeyler yaşıyoruz. Bu durum açıkçası düşük dozajlı üzüntü yaşadığım durum oldu. Eğitimde ciddi sıkıntılar yaşıyoruz, sağlık kuruluşlarında daha dün çok ciddi sıkıntılar yaşadım. Yani birçok alanda zaten biz özel gereksinimli çocuklarla ilgilenen anneler olarak yorgun durumdayız. Ama toplumun içerisine çıktığımızda da bu uygulamalar yükümüze yük katıyor açıkçası. Buradan yetkililerden bu konulara duyarlılık göstermelerini rica ediyorum" "Gurur duydum" Yücel, öğretmen Zeynep Bulut’un düzenlediği etkinliğin kendisini çok duygulandırdığını belirterek, "Zeynep Hocam bana telefonda ulaştı. Telefonda gözlerim dolarak kendisini dinledim. Çünkü ’Bu etkinliğin vesilesi sizlersiniz’ dedi. Bizim yaşadığımız sorundan bir ilham almış. Çok güzel bir organizasyon. Bu şekilde vicdan sahibi, iyi yürekli insanların kendi alanlarında farkındalık oluşturması çok değerli. Kendisine yürekten teşekkür ediyorum. Gerçekten gurur duydum ve onore oldum" ifadesini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder